Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sınır Ötesi

Kapsül Haber Ajansı - Sınır Ötesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sınır Ötesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tether ve Fasanara Capital’den 400 Milyon Dolarlık Özel Kredi Fonu Haber

Tether ve Fasanara Capital’den 400 Milyon Dolarlık Özel Kredi Fonu

Dijital varlık sektörünün en büyük şirketi Tether ile teknoloji destekli özel kredi alanında uzmanlaşmış önde gelen varlık yönetim şirketi Fasanara Capital, Tether-Fasanara Lending Fund adıyla da anılan StableFund’ın kuruluşunu duyurdu. Ortak sponsorlu ve sürekli yatırım yapısına sahip özel kredi fonu, iki sponsorun toplam 400 milyon dolarlık ortak yatırımıyla destekleniyor ve üçüncü taraf kurumsal yatırımcılardan 3 milyar dolara kadar sermaye çekmeyi hedefliyor. Fonun kuruluşu, özel kredi piyasasının küresel ölçekte yaklaşık 3 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşması ve 2029 yılına kadar 5 trilyon dolara yükselmesinin beklenmesiyle birlikte gerçekleşti. KOBİ’lerin finansmana erişimini destekleyecek StableFund, kurumsal sermayeyi küresel ölçekte yaklaşık 5,7 trilyon dolarlık finansman açığıyla karşı karşıya olan küçük ve orta ölçekli işletmelere yönlendirmek üzere tasarlandı. Fasanara Capital, yatırım yöneticisi olarak görev yapacak ve küresel fintech kredi ağı aracılığıyla sermayeyi kısa vadeli, varlık teminatlı kredi stratejilerine yönlendirecek. Tether ise ortak sponsor olarak, USDT bağlantılı finansman fırsatlarını tespit eden ve stablecoin tabanlı takas altyapısını sağlayan kaynak oluşturucu ve danışman rolünü üstlenecek. Bu altyapı; geleneksel sistemlere kıyasla sermayenin sınır ötesi hareketini daha verimli hale getiren para giriş-çıkış bağlantılarını ve hazine altyapısı entegrasyonunu da kapsıyor. Fon yapısı, 60’tan fazla ülkede faaliyet gösteren fintech platformlarındaki KOBİ ve tüketici kredisi süreçlerine USDT’yi entegre ederek, geleneksel finansman kanallarının tarihsel olarak yeterince hizmet sunamadığı borçlulara ulaşmayı hedefliyor. Stablecoin altyapısı özel kredi piyasalarına taşınıyor Girişim, Tether’in sınır ötesi takas ve dijital likidite alanlarında önemli bir rol oynayan küresel stablecoin altyapısı üzerine inşa ediliyor. Bu altyapı, hız, sermaye verimliliği ve küresel erişimin giderek daha kritik hale geldiği özel kredi piyasalarına taşınıyor. Fasanara Capital’in reel ekonomiye yönelik yerleşik kredi platformu, kredi değerlendirme uzmanlığı ve özel teknolojisiyle birleşen fon; küresel fintech kaynak oluşturma kanalları üzerinden kısa vadeli ve varlık teminatlı kredilere odaklanan, stablecoin destekli bir özel kredi stratejisini hayata geçirmeyi amaçlıyor. “Sermayenin ihtiyaç duyan işletmelere ulaşmasını sağlıyoruz” Tether CEO’su Paolo Ardoino, “USDT; sınırlar arasında, günün her saatinde ve herhangi bir engelle karşılaşmadan her yerde kullanılabilen bir para olarak tasarlandı. Tether, bu fon aracılığıyla en güçlü olduğu alanda rol üstleniyor: USDT bağlantılı finansman fırsatlarını tespit ediyor ve sınır ötesi kredilendirmeyi sorunsuz hale getiren stablecoin altyapısını sağlıyor. Fasanara ile birlikte Tether’ın kaynak oluşturma ağını, sermayenin en fazla ihtiyaç duyan işletmelere ve topluluklara ulaşmasını sağlayan doğrudan bir kanala dönüştürüyoruz.” dedi. Fasanara Capital CEO’su Francesco Filia ise, “Kurumsal sermayeyi, geleneksel finans sisteminin sistematik olarak yeterince destekleyemediği borçlulara yönlendirmek için gerekli özel teknolojiyi, kaynak oluşturma ilişkilerini ve kredi değerlendirme disiplinini oluşturmak üzere yıllar boyunca çalıştık. Tether bu yapıya dünyanın en büyük stablecoin ağı, önemli sermaye kapasitesine sahip kripto yerel yatırımcı tabanı ve kredinin erişimini geleneksel finansman yapılarının sağlayabileceğinin ötesine taşıyan USDT altyapısıyla benzersiz bir katkı sunuyor. Birlikte, sermayenin reel ekonomi kredilendirme piyasalarına aktarılma biçimini geliştiriyor ve sınır ötesi kredi akışlarını daha verimli hale getiriyoruz.” ifadelerini kullandı. Fasanara–Tether Lending Fund, stablecoin altyapısının küresel finansal sistemin işleyişinde önemli bir bileşen olduğuna yönelik kurumsal farkındalığın arttığını ortaya koyuyor. Bu önem, özellikle geleneksel takas sistemlerinin daha yavaş veya daha parçalı işlediği alanlarda öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GDV Çalıştayında Güvenli ve Sürdürülebilir Geri Dönüş İçin Yol Haritası Haber

GDV Çalıştayında Güvenli ve Sürdürülebilir Geri Dönüş İçin Yol Haritası

Ulusal ve uluslararası düzeyde akademisyen, uzman ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen organizasyonda, bölgesel göç hareketlerinin ortak sorumluluk ve küresel iş birliği gerektirdiği vurgulandı. İki gün süren oturumların ardından açıklanan kapanış deklerasyonunda; geri dönüş süreçlerindeki hukuki ve bürokratik engellerin azaltılması, sınır ötesi koordinasyonun güçlendirilmesi ve ülkeler arasında düzenli veri paylaşım ağlarının kurulmasının kritik öneme sahip olduğu belirtildi. Çalıştay çıktılarında geri dönüş bölgelerinin sosyo-ekonomik açıdan desteklenmesi gerektiğine dikkat çekilerek şu temel öncelikler sıralandı: Sürdürülebilir Kalkınma: Geri dönüş bölgelerinde istihdamın artırılması, bölgesel finansman mekanizmalarının oluşturulması ve yerel ekonominin canlandırılması. Toplumsal Uyum ve Mülkiyet Hakları: Yerel istikrarın korunması, mülkiyet haklarının yasal güvence altına alınması ve dönen bireylere yönelik psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi. Kalıcı İş Birliği Ağları: Kamu kurumları, akademi, düşünce kuruluşları ve STK’lar arasında gelecekteki göç krizlerini etkin yönetebilecek kurumsal ağların tesisi. Akademik Dünyadan Güçlü Destek Organizasyonun moderasyon ve bilimsel katkı süreçlerinde akademik alandan önemli isimler yer aldı. Çalıştaylara moderatörlükleriyle yön veren Nihal Unus Kocaağa, Doç. Dr. Hülya Yiğit Özüdoğru, Doç. Dr. Kürşat Tutar, Doç. Dr. Levent Ersin Orallı ve Dr. Damla Taşkın başta olmak üzere, tüm konuşmacı ve raportörlerin katkılarıyla elde edilen verilerin uygulanabilir kamu politikalarına dönüştürülmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çerkezköy’den Plovdiv’e Stratejik Hamle: Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi Masaya Yatırıldı Haber

Çerkezköy’den Plovdiv’e Stratejik Hamle: Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi Masaya Yatırıldı

Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası heyeti, Bulgaristan temasları kapsamında Plovdiv Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Angel Hronev ile görüştü. Görüşmenin ana gündemini, Türk firmalarının Bulgaristan ve Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştırması hedeflenen Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi oluşturdu. Projenin ilerlemesinde Türkiye’nin Plovdiv Ticaret Ataşesi Armağan Al’ın yoğun girişimleri ve sağladığı koordinasyonun önemli rol oynadığı belirtildi. Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticari ilişkileri geliştirmeye yönelik çalışmalarına Plovdiv’de devam etti. Çerkezköy TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Bulgaristan programının ilk gününde Plovdiv Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret etti. Heyet, Plovdiv Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Angel Hronev ile gerçekleştirdiği görüşmede karşılıklı yatırım, ihracat, lojistik ve yeni iş bağlantıları konusunda değerlendirmelerde bulundu. Toplantının en önemli gündem maddesi, Çerkezköy TSO öncülüğünde Plovdiv’de hayata geçirilmesi planlanan Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi oldu. Türk firmalarının Avrupa’ya açılan yeni kapısı olacak Çerkezköy TSO heyeti, Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi’nin amacı, planlanan faaliyetleri ve bölge şirketlerine sunacağı imkânlar hakkında Plovdivli yetkililere bilgi verdi. Projenin, başta Trakya’daki sanayi kuruluşları olmak üzere Bulgaristan ve Avrupa pazarlarına açılmak isteyen Türk firmalarına operasyonel destek sağlaması hedefleniyor. Merkezin ihracatçı şirketlere lojistik, ticari bağlantı, pazar geliştirme ve yerel koordinasyon alanlarında yeni imkânlar sunması bekleniyor. Çerkezköy’ün güçlü sanayi altyapısı ile Plovdiv’in Balkanlar’daki stratejik konumunu bir araya getirecek proje, yalnızca bir lojistik merkez olarak değil, Türkiye ile Bulgaristan iş dünyası arasında kalıcı bir ticaret köprüsü olarak konumlandırılıyor. Görüşmede merkezin faaliyete geçmesinin ardından bölge firmalarının ihracat süreçlerine sağlayacağı katkılar ve ulaşılması hedeflenen ticaret hacmi de ele alındı. Projenin sınır ötesi ticarette karşılaşılan operasyonel zorlukları azaltabileceği ve yeni iş birliklerinin kurulmasını hızlandırabileceği değerlendirildi. Plovdiv’in konumu projeye stratejik değer katıyor Bulgaristan’ın önemli üretim, lojistik ve ticaret merkezlerinden biri olan Plovdiv, Türkiye’den Avrupa’ya uzanan güzergâh üzerindeki konumuyla dikkati çekiyor. Kentin kara yolu ve demir yolu bağlantıları, Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi projesini bölgesel ölçekte önemli hale getiriyor. Merkezin faaliyete geçmesiyle Çerkezköy ve çevresindeki üreticilerin Bulgaristan pazarındaki görünürlüğünün artırılması, yerel firmalarla doğrudan bağlantı kurulması ve Avrupa’ya yönelik ihracat operasyonlarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Projenin aynı zamanda Bulgar şirketlerinin Türkiye’deki tedarikçiler ve yatırım fırsatlarıyla daha kolay buluşmasına katkı sunması bekleniyor. Böylece merkezin tek yönlü değil, iki ülke iş dünyasına da hizmet eden bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Armağan Al’ın yoğun çabası projeye ivme kazandırdı Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi’nin Plovdiv’de karşılık bulmasında ve ilgili kurumlar arasında gerekli temasların kurulmasında, Türkiye’nin Plovdiv Ticaret Ataşesi Armağan Al’ın çalışmaları önemli rol oynadı. Projenin fikir aşamasından kurumsal görüşmelere taşınmasına kadar yürütülen süreçte yoğun çaba gösteren Al, Türk ve Bulgar iş dünyası temsilcileri arasındaki iletişimin güçlendirilmesine katkı sundu. Yerel kurumlarla bağlantıların kurulması, yatırım ortamının doğru değerlendirilmesi ve projenin iki ülkenin ortak çıkarları üzerinden anlatılması noktasında sağlanan koordinasyon, merkezin hayata geçirilme çalışmalarına ivme kazandırdı. Armağan Al’ın sahadaki etkin yaklaşımı, ticaret müşavirliği ve ataşeliklerinin yalnızca firmalara bilgi sunan yapılar olmadığını; doğru projelerin geliştirilmesi ve kamu ile özel sektör arasında güvene dayalı ilişkilerin kurulmasında da belirleyici görev üstlenebileceğini ortaya koydu. Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi’nin ilerleyen aşamalarında da Plovdiv Ticaret Ataşeliğinin kurumsal rehberliği ve yerel iş dünyasıyla oluşturduğu iletişim ağının projenin başarısı bakımından önemli olması bekleniyor. Plovdiv iş dünyasına Çerkezköy Endüstriyel Fuarı daveti Görüşmede, 2026 yılında 10’uncu kez düzenlenecek Çerkezköy Endüstriyel Fuarı da gündeme geldi. Çerkezköy TSO heyeti, 9-10-11 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyon hakkında Plovdiv Ticaret ve Sanayi Odası yetkililerine bilgi verdi. Plovdiv iş dünyası, fuara katılarak Trakya’daki sanayi kuruluşlarıyla doğrudan görüşmeye ve yeni ticari bağlantılar kurmaya davet edildi. Bulgar şirketlerinin fuara katılımının, iki kent arasındaki ekonomik ilişkilerin somut iş birliklerine dönüşmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Çerkezköy Endüstriyel Fuarı’nın makine, otomotiv yan sanayi, elektrik-elektronik, enerji, lojistik ve üretim teknolojileri başta olmak üzere farklı sektörlerden firmaları bir araya getirmesi bekleniyor. Çerkezköy-Plovdiv hattında yeni iş birlikleri hedefleniyor Çerkezköy TSO’nun Bulgaristan temaslarının ilk günü; karşılıklı ticaret olanakları, yatırım fırsatları ve yeni iş bağlantıları üzerine gerçekleştirilen görüşmelerle tamamlandı. Tarafların önümüzdeki dönemde kurumlar arası iletişimi sürdürmesi ve Trakya Ticaret ve Lojistik Merkezi’nin hayata geçirilmesine yönelik teknik çalışmaların ilerletilmesi bekleniyor. Projenin planlandığı şekilde uygulanması halinde Çerkezköy ile Plovdiv arasında daha güçlü bir ticaret koridoru oluşabileceği, Türk firmalarının Bulgaristan ve Avrupa pazarlarındaki hareket kabiliyetinin artabileceği değerlendiriliyor.

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak Haber

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, Huawei, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi. Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor  Haber

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor 

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi.j Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ŞARA Teknoloji, Moldova'nın Enerji Geleceğini İnşa Ediyor Haber

ŞARA Teknoloji, Moldova'nın Enerji Geleceğini İnşa Ediyor

İmza törenine; Moldova Cumhuriyeti Enerji Bakanı Dorin Junghietu, S.E. "Moldelectrica" Genel Müdürü Sergiu Carmanschi, ŞARA Teknoloji Genel Müdürü Kerem Onar ve EBRD Moldova Bankacılık Birimi Başkanı Giuseppe Grimaldi katıldı. Moldelectrica (Moldova Elektrik İletim Sistemi Operatörü) ile imzalanan 17.567.731,78 Euro (yaklaşık 945.870.000 TL) tutarındaki sözleşme çerçevesinde yürütülecek proje, Moldova'nın Avrupa enerji pazarına entegrasyonunda kritik bir rol oynayacak. Sözleşme büyüklüğü, ŞA-RA Enerji'nin 2025 yılı hasılatının yaklaşık %13'ü seviyesindedir. Projenin 2028 yılında tamamlanması planlanıyor. ŞARA Teknoloji, Moldova'nın enerji altyapısını modernize etme hedeflerine önemli bir katkı sağlamaya hazırlanıyor. Proje, Avrupa Bankası için Yeniden İnşa ve Kalkınma (EBRD), Avrupa Yatırım Bankası (EIB) ve Avrupa Birliği Komşuluk Yatırım Platformu tarafından finansman desteği almaktadır. ŞA-RA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mertay Türk, projeyle ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı Projesi, yalnızca Moldova'nın enerji altyapısını güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda bölgenin enerji arz güvenliğine stratejik bir katkı sunacaktır. Türkiye'deki başarılı projelerimizin tecrübesini uluslararası standartlarla birleştirerek, Doğu Avrupa'nın enerji geleceğine yönelik önemli bir adım atıyoruz. ŞARA Teknoloji olarak, bu tür stratejik projelerde sadece bugünün değil, yarının enerji ihtiyaçlarına yanıt vermek için çalışıyoruz. Balti-Suceava Hattı, Moldova'nın Avrupa enerji pazarına entegrasyonunda ve bölgesel istikrarın sağlanmasında önemli bir rol oynayacaktır." Moldova'nın “Dayanıklılık Hattı” Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı Projesi, Moldova Enerji Bakanlığı tarafından "Linia Rezilienței" (Dayanıklılık Hattı) olarak adlandırılmıştır. Bu isim, projenin Moldova'nın enerji güvenliğini ve dayanıklılığını artırmadaki stratejik önemini yansıtmaktadır. Proje, Moldelectrica'nın işveren olarak görev aldığı ve ŞARA Teknoloji - ŞA-RA Enerji iş ortaklığının uluslararası ihale sonucunda yüklenici olarak seçildiği bir EPC (Tasarım, Tedarik, İnşaat, Test ve Devreye Alma) projesidir. Yaklaşık 48 kilometrelik hat uzunluğu ile Moldova'nın kuzey bölgesini Romanya'nın elektrik sistemine bağlayacak olan bu proje, 17.567.731,78 Euro sözleşme bedeli ile 2028 yılında tamamlanması hedeflenmiştir. Balti-Suceava hattı, Glodeni, Fălești, Bălți ve Râșcani ilçelerinin 12 kırsal yerleşim alanından geçerek, Moldova'nın enerji haritasını kalıcı olarak değiştirecek olan üç stratejik enerji iletim hattından biridir. Kapsamlı Altyapı Kurulumu ŞARA Teknoloji - ŞA-RA Enerji iş ortaklığı tarafından yürütülecek proje, kapsamlı bir enerji iletim altyapısı kurulumunu içermektedir. Yaklaşık 48 kilometrelik 400 kV enerji iletim hattının tasarımı ve inşası, direk temelleri, çelik yapılar ve montaj işlerini kapsayan iletim hattı inşası çalışmaları gerçekleştirilecektir. Projeye dahil edilen malzemelerin tedariki kapsamında, iletkenler, izolatörler ve koruma sistemlerinin tedariki ve montajı yapılacak; topraklama ve koruma sistemlerinin kurulması sağlanacaktır. Yeni altyapının Moldelectrica'nın operasyonel mimarisi ile entegrasyonu, teknik, çevresel ve güvenlik standartlarına uygunluk sağlama çalışmaları ve test ile devreye alma işlemleri de proje kapsamında yer almaktadır. Proje kapsamında, Bălți trafo merkezinin modernizasyonu da gerçekleştirilecek olup, toplam proje değeri yaklaşık 77 milyon euro olarak belirlenmiştir. Enerji Güvenliğinin Güçlendirilmesi Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı, Moldova'nın enerji güvenliğini birden fazla yönden güçlendirecektir. Proje, Romanya ve Avrupa enerji pazarı ile bağlantı kurarak sınır ötesi enerji alışverişi kapasitesini artıracak; tek bir enerji kaynağına bağımlılığın azaltılması yoluyla sistem dayanıklılığını önemli ölçüde iyileştirecektir. Elektrik iletim ağının yönetiminde daha fazla seçenek sunacak olan operasyonel esneklik sağlanırken, kriz durumlarında sistem tepkisinin iyileştirilmesi ile acil durum müdahale kapasitesi geliştirilecektir. Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu'nun vurguladığı üzere, bu proje yalnızca altyapı değil; daha fazla güvenlik, daha fazla pazar rekabeti ve vatandaşlar ile ekonomi için daha fazla seçenek anlamına gelmektedir. Uluslararası Finansman Desteği Proje, Avrupa Birliği'nin Growth Plan kapsamında desteklenmektedir ve çok katmanlı bir finansman yapısına sahiptir. Avrupa Birliği tarafından 15,4 milyon euro hibe sağlanırken, EBRD ve EIB destekleyici finansman sağlamaktadır. Toplam proje maliyeti yaklaşık 77 milyon euro olarak belirlenmiş olup, AB hibesi projenin yaklaşık yüzde 20'sini karşılamaktadır. Avrupa Birliği Büyükelçisi Iwona Piórko, AB'nin desteğinin önemini vurgulamış ve "Avrupa Birliği, bu ulusal öneme sahip projeyi desteklemekten gurur duyuyor. 15,4 milyon euro hibe ile EBRD ve EIB'nin yanı sıra, insanların günlük yaşamında gerçek faydalar yaratıyoruz" ifadelerini kullanmıştır. Bu finansman yapısı, projenin uluslararası düzeyde desteklenen ve stratejik öneme sahip bir yatırım olduğunun açık göstergesidir. ŞARA Teknoloji’den Avrupa'da Stratejik Konumlanma ŞARA Teknoloji, Balti-Suceava projesiyle, Avrupa enerji pazarında stratejik bir konuma yerleşiyor. Şirket, Türkiye'deki başarılı enerji altyapı projelerinin tecrübesini, uluslararası standartlarla birleştirerek, Moldova gibi stratejik ülkelerde enerji güvenliğine katkı sağlamaktadır. Bu proje, ŞARA Teknoloji'nin uluslararası rekabet gücünü Avrupa enerji pazarında güvenilir bir ortak olarak konumlandırırken; yüksek gerilim enerji iletim hatları tasarımı ve inşasında öncü rol oynamasını pekiştirmektedir. Doğu Avrupa enerji güvenliğine stratejik katkı sağlayan bu proje, aynı zamanda Avrupa enerji pazarına entegrasyon yoluyla bölgesel istikrarın sağlanması ve sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesi yönünde de önemli bir adımdır. Moldova'nın Enerji Geleceğine Yatırım Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı Projesi, Moldova'nın enerji bağımsızlığı ve Avrupa entegrasyonu yolunda stratejik bir adımdır. ŞARA Teknoloji'nin liderliğinde yürütülecek bu proje, sadece bir altyapı yatırımı değil, bölgesel enerji güvenliğini ve ekonomik kalkınmayı destekleyen bir stratejik hamle olacaktır. Proje tamamlandığında, Moldova Romanya ve Avrupa enerji pazarı ile doğrudan bağlantı kurabilecek; enerji arz güvenliğini önemli ölçüde artıracak ve bölgesel enerji ticaretinde aktif rol oynayabilecektir. ŞARA Teknoloji, bu stratejik projede, Türkiye'nin enerji sektöründeki başarısını uluslararası arenaya taşıyor ve Moldova'nın enerji geleceğini güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi Haber

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi

“Suriye’ye Güvenli ve Sürdürülebilir Dönüş Perspektifleri” temasıyla düzenlenen foruma Türkiye, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Mısır’dan kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Üç gün süren programda güvenli ve gönüllü geri dönüş, uluslararası hukuk, bölgesel koordinasyon, yeniden imar, toplumsal uyum, sınır yönetimi, insani yardım, kalkınma ve kurumsal işbirliği başlıkları ele alındı. Katılımcılar, ülkelerindeki uygulamaları ve sahada karşılaşılan sorunları farklı oturumlarda değerlendirdi. AÇILIŞTA GÜÇLÜ MESAJLAR VERİLDİ Forumun açılış konuşmalarını Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir yaptı. Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Suriye'de yeni bir dönemin başladığını belirterek, geri dönüş süreçlerinin yalnızca insani değil aynı zamanda bölgesel sahiplenme ve ortak sorumluluk anlayışıyla yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Seyyar, geri dönüş politikalarının ancak ilgili tüm ülkelerin ve özellikle Suriyeli aktörlerin karar alma süreçlerine aktif katılımıyla başarıya ulaşabileceğini vurguladı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, Türkiye'nin tarih boyunca kitlesel göç hareketlerine insan odaklı bir anlayışla yaklaştığını belirterek, Orta Doğu'da kalıcı barış ve istikrarın ancak bölgesel işbirliği, ortak kalkınma ve uluslararası hukuk temelinde kurulacak yeni bir güvenlik mimarisiyle mümkün olacağını ifade etti. İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye krizinin göç yönetiminin uluslararası koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir alan olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, Türkiye'nin krizin ilk gününden itibaren meseleyi insani sorumluluk anlayışıyla ele aldığını ve atılan her adımın merkezinde insan onurunun yer aldığını vurguladı. 1. Oturum: ÜST DÜZEYLİ PANELDE BÖLGESEL KOORDİNASYON ELE ALINDI Forumun “Bölgesel Göç Hareketlerinin Geleceği, Bölgesel İstikrar ve Gönüllü Geri Dönüşte Bölgesel Koordinasyon: Ortak Sorumluluk Modelleri” başlıklı ilk oturumu, Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, Suriye Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzez, Lübnan Sosyal İşler ve Aile Bakanı Hanin Esseyyid, Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Kerim Nuri ile Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür Vekili Reyhan Özgür değerlendirmelerde bulundu. Oturumda güvenli ve onurlu geri dönüş sürecinde devletler arası siyasi mutabakatın güçlendirilmesi, bölgesel sahiplenmenin artırılması ve kriz yönetiminde ortak bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. 2. Oturum: SINIR ÖTESİ YÖNETİŞİM VE KURUMLAR ARASI İLETİŞİM ELE ALINDI Forumun ikinci oturumu, “Sınır Ötesi Yönetişim ve Bölgesel Göçün Yönetiminde Güvenlik Algısı” başlığıyla, Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Irak Nehreyn Araştırmalar Merkezi Danışmanlar Kurulu Başkanı Dr. Ali Faris, Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli, Mısır El Hayr Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad ve Suriye Milletvekili Dr. Husam Hamdan görüşlerini paylaştı. Oturumda bölge ülkeleri arasında veri paylaşımının geliştirilmesi, kayıt sistemlerinin uyumlu hâle getirilmesi, sınır geçişlerindeki lojistik süreçlerin kolaylaştırılması ve kriz dönemlerinde kurumlar arasında doğrudan iletişim sağlayacak mekanizmaların oluşturulması ele alındı. ALTI ÜLKEDEN ÜST DÜZEY KATILIM Forum, yalnızca akademik ve sivil toplum çevrelerini değil, karar verici kamu otoritelerini de aynı masa etrafında buluşturdu. Katılımcılar arasında; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammet Selami Yazıcı Türkiye AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen Türkiye Milletvekilleri Dr. Abdurrahman Babacan, Dr. Ravza Kavakçı Kan Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür V. Reyhan Özgür Suriye Acil Durum ve Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzayez Suriye Dışişleri Bakanlığı Türkiye İkili İlişkiler Genel Müdürü Inas Al Najjar Lübnan Sosyal İşler Bakanı Dr. Hanin Sayyed Lübnan Arap Merkezi Müdürü Nasser Yassine Khaled Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Karim al - Nouri Suriye Milletvekilleri Dr. Husam Hamdan, Azzam Hancı Lübnan Başbakan Yardımcısı Danışmanı Sohaib Jawhar Mısır Eğitim ve Kalkınma Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli UNHCR Türkiye Temsilci Yardımcısı Daniela Carmela Cicchella Bölge Ülkelerinin Stratejik Araştırma Merkezleri Başkanları Üniversite Rektörleri Akademisyenler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri yer aldı. Bu üst düzey katılım, forumun bölgesel diplomasi ve göç politikaları açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu. ALTI ANA PANELDE ORTAK ÇÖZÜM ARAYIŞLARI Forum kapsamında düzenlenen altı ana oturumda, bölgesel göç yönetiminin siyasi, hukuki, idari, ekonomik ve sosyal boyutları kapsamlı biçimde değerlendirildi. İlk gün gerçekleştirilen Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel'de Türkiye, Suriye, Irak ve Lübnan başta olmak üzere bölge ülkelerinin üst düzey temsilcileri; güvenli ve gönüllü geri dönüş, ortak sorumluluk modelleri ve bölgesel koordinasyon mekanizmalarını ele aldı. Ardından düzenlenen Bakanlıklar ve Bürokrasi Paneli'nde sınır ötesi yönetişim, kayıt sistemlerinin entegrasyonu, veri paylaşımı, kriz yönetimi ve kurumlar arası koordinasyon başlıkları değerlendirildi. Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi oturumlarında ise Türkiye, Ürdün, Irak, Lübnan ve Suriye'den kamu temsilcileri ile araştırma merkezi yöneticileri, ülkelerindeki saha deneyimlerini ve başarılı uygulama örneklerini paylaştı. Forumun ikinci gününde gerçekleştirilen Stratejik Panel'de yeniden imar, güvenli yaşam alanlarının oluşturulması, konut, sağlık ve eğitim altyapısının güçlendirilmesi ile uluslararası finansman mekanizmaları üzerinde duruldu. Devam eden oturumlarda AFAD, UNHCR ve bölge ülkelerinin kamu kurumları ile üniversitelerinden temsilciler; göç yönetiminde kurumsal kapasitenin artırılması, insani yardım mekanizmaları ve ortak politika geliştirme süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEŞ YUVARLAK MASA ÇALIŞTAYI DÜZENLENDİ Forum süresince gerçekleştirilen beş ayrı yuvarlak masa çalıştayında; Hukuki ve lojistik engeller, Yeniden imar, Toplumsal uyum, Kamu-sivil toplum iş birliği, Bölgesel göç hareketlerinin geleceği başlıklarında politika önerileri geliştirildi. Araştırma merkezleri, düşünce kuruluşları ve uzmanların katkılarıyla hazırlanan öneriler, forumun sonuç bildirgesine temel oluşturdu. İKİLİ GÖRÜŞMELER VE KURUMLAR ARASI TEMASLAR Forum kapsamında ülkelerden gelen heyetler ile kamu kurumları, araştırma merkezleri, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri arasında ikili görüşmeler gerçekleştirildi. Görüşmelerde kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesi, ortak çalışma alanlarının geliştirilmesi ve bölgenin refahına katkı sağlayacak iş birliği imkânları ele alındı. Heyetler, göç yönetimi, gönüllü geri dönüş, yeniden imar, insani yardım ve kalkınma başlıklarında karşılıklı görüş alışverişinde bulunarak önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmalar üzerine değerlendirmeler yaptı. ANKARA'DAN İNSAN ONURU VE GÖNÜLLÜLÜK VURGUSU Forum boyunca yapılan değerlendirmelerde; güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüş süreçlerinin ancak uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda, bölgesel sahiplenme anlayışıyla ve ülkeler arasında güçlü koordinasyon mekanizmaları kurularak sürdürülebileceği ortak görüşü öne çıktı. Katılımcılar ayrıca göçün yalnızca güvenlik boyutuyla değil; insani, sosyal ve kalkınma boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Forum, 23 Temmuz 2026’da tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa'da MASKİ'den Türkiye’de Öncü Proje Haber

Manisa'da MASKİ'den Türkiye’de Öncü Proje

MASKİ Genel Müdürlüğünün Akdeniz Havzası Sınır Ötesi İş Birliği Programı kapsamında yürüttüğü projenin imza törenine MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Özgür Avşar, Atıksu Dairesi Başkanı Onur Artan ve yüklenici firma yetkilileri katıldı. Törende konuşan MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Manisa Merkez Atıksu Arıtma Tesisinde uygulanacak projeyle arıtma çamurunun piroliz yöntemiyle işleneceğini, bu sayede hem enerji üretileceğini hem de toprak düzenleyici elde edileceğini belirtti. “Atık Çamur Kendi Enerjisini Üretecek” Projenin önemine değinen Genel Müdür Kılıç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “MASKİ olarak yeni ve heyecan verici bir projeyi başlatıyoruz. Yüklenici firmamızla sözleşmemizi imzaladık. Yaklaşık 350 bin avro, yani 20 milyon lirayı bulan bu projeyle Manisa Merkez Arıtma Tesisimizden çıkan çamurun ısıl işlemle hacmini düşürmeyi ve ortaya çıkan ürünü toprak iyileştirici olarak değerlendirmeyi hedefliyoruz. Ekip arkadaşlarımızla uzun süredir üzerinde çalıştığımız bu çalışma, Türkiye'de öncü bir proje olacak. Tesis, atık çamurdan elde edilen gaz sayesinde ihtiyaç duyduğu enerjiyi kendi kendine karşılayacak. MASKİ’ye ve yüklenici firmamıza hayırlı olmasını diliyorum.” Proje %100 Hibe ile Gerçekleştirilecek Projenin teknik detaylarını paylaşan MASKİ Atıksu Arıtma Dairesi Başkanı Onur Artan ise şunları söyledi: “Yunanistan, İtalya ve Mısır gibi ülkelerin de yer aldığı 8 ortaklı bu projeyi %100 hibe ile hayata geçiriyoruz. Kuracağımız tesis sayesinde atıksu arıtma çamurunu hem daha çevreci bir yöntemle yöneteceğiz hem de piroliz süreciyle gerekli enerjiyi çamurun kendisinden sağlayacağız. 8 aylık sözleşme süremiz başladı. En kısa sürede sahada çalışmalara geçmek istiyoruz. Bu çevreci projelere sağladığı destekler için Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu’ya teşekkürlerimizi sunarız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Göç Ve Diaspora Vakfı Forumu Ankara’da Başladı Haber

Göç Ve Diaspora Vakfı Forumu Ankara’da Başladı

Göç ve Diaspora Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu 21 Temmuz 2026’da Ankara’da başladı. Türkiye, Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Mısır’dan üst düzey kamu temsilcileri, akademisyenler ve STK’ların katıldığı forumda, Suriyelilerin güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşü için bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluk vurgusu öne çıktı. Açılış oturumunda protokol konuşmalarının ardından; güvenli, onurlu ve sürdürülebilir geri dönüş perspektifleri çerçevesinde bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışının önemi öne çıktı. Gün boyunca gerçekleştirilen üç oturumda sırasıyla protokol ve yüksek düzeyli panel, bakanlıklar ve bürokrasi paneli ile bölgesel göç yönetimi tecrübesi özel oturumu ele alındı. Panellerin ardından düzenlenen yuvarlak masa çalıştaylarında; geri dönüşün önündeki hukuki ve lojistik engeller, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, sınır ötesi koordinasyon ve göçün sosyo-ekonomik boyutu üzerine kapsamlı istişarelerde bulunuldu. İlk gün, geri dönüş süreçlerinin yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini de şekillendireceğine dikkat çeken değerlendirmelerle tamamlandı. Forumun açılışını yapan Göç ve Diaspora Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı *Recep Seyyar*, geri dönüşün ancak bölgesel iş birliği ve ortak politika üretimiyle mümkün olacağını söyledi. Seyyar, “Suriyeli sığınmacıların gönüllü dönüşü, Suriye’nin karar verici aktörlerinin sürece aktif katılımına bağlıdır” dedi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Özel: “İnsan Odaklı Yaklaşım Sürüyor Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, açılış oturumundaki konuşmasında Türkiye'nin tarih boyunca göç hareketlerine insan odaklı bir anlayışla yaklaştığını belirterek, bölgesel barış, güvenlik ve refahın ancak iş birliği, ortak kalkınma ve bölgesel sahiplenme temelinde inşa edilebileceğini ifade etti. Ortak sınamalar karşısında dost ve kardeş ülkelerin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çeken Özel, Türkiye'nin uluslararası hukuk çerçevesinde koruma politikalarını sürdürürken küresel insani çabalara da katkı sunmaya devam ettiğini kaydetti. Özel, göç yönetiminde kalıcı çözümlerin ancak göçün temel nedenlerine odaklanan, iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışını esas alan politikalarla mümkün olacağını vurguladı. Çatışma, istikrarsızlık ve yoksulluk gibi göçü tetikleyen unsurlarla mücadelede bölgesel dayanışmanın önemine değinen Özel; uluslararası hukuk, insan onuru ve adil yük paylaşımı ilkelerinin göç politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini belirtti. İçişleri Bakan Yardımısı Cangir: “Merkezde İnsan Onuru Var” Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye'de son 15 yılda yaşanan gelişmelerin, göç yönetiminin uluslararası dayanışma ve koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Suriye krizinin milyonlarca insanı yerinden ettiğini ve komşu ülkelere önemli sorumluluklar yüklediğini belirten Cangir, Türkiye'nin sürecin ilk gününden itibaren meseleyi insani bir sorumluluk olarak ele aldığını vurguladı. Açık kapı politikası ve geçici koruma uygulamalarıyla milyonlarca Suriyeliye güvenli bir yaşam alanı sunulduğunu belirten Cangir, atılan her adımın merkezinde insan onurunun yer aldığını dile getirdi. Göç yönetiminin yalnızca koruma politikalarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Cangir, eğitimden istihdama uzanan çeşitli uyum politikalarıyla toplumsal uyumun güçlendirilmesi için önemli adımlar atıldığını, uluslararası kuruluşlarla yürütülen iş birliklerinin de bu sürece katkı sağladığını kaydetti. Yüksek Düzeyli Panelde Ortak Mesaj: Bölgesel Koordinasyon Vakıf Başkanı Recep Seyyar moderatörlüğünde yapılan Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel’de 5 ülkeden bakan ve bakan yardımcıları aynı masaya oturdu. Panelde; güvenli geri dönüş, sınır ötesi koordinasyon ve kriz yönetiminde ortak sorumluluk modelleri tartışıldı. Panele katkı sunan Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, Suriye Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzez, Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin Esseyyid, Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Kerim Nuri ve Dışişleri Genel Müdür Vekili Reyhan Özgür’e teşekkür plaketi takdim edildi. Panel sonrası düzenlenen “Hukuki ve Lojistik Engelleri Aşmak” çalıştayında bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi ve sınır ötesi koordinasyon ağlarının kurulması masaya yatırıldı. Kurumsal Boyut ve Saha Tecrübesi Masaya Yatırıldı Bakanlıklar ve Bürokrasi Paneli’nde Prof. Dr. Abdurrahman Babacan moderatörlüğünde; Irak’tan Dr. Ali Faris, Ürdün’den Dr. Hüseyin Muhammed Şibli, Mısır’dan Dr. Süheyr Awad ve Suriye’den Dr. Husam Hamdan konuştu. Panelde veri paylaşımı, kayıt sistemleri entegrasyonu ve kurumlar arası iş birliği mekanizmaları ele alındı. Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübeleri Paylaşıldı Prof. Dr. Veysel Kurt’un moderatörlüğünü yaptığı Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi Oturumu’nda bölge ülkelerinin saha deneyimleri masaya yatırıldı. Oturumda Uluslararası İslam Hayır Kurumu Ürdün Direktörü Dr. Mustafa Avvad, Irak Enki Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Ali El Mamuri, Lübnan Arap Merkezi Müdürü Nasır Yasin ve Suriye Afet Bakanlığı Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Genel Müdürü Dr. Eymen El-Akkad konuşmacı olarak yer aldı. “Sürdürülebilir Dönüş İçin Kalkınma Formülleri” çalıştayında ise geri dönüş bölgelerinde istihdam, bölgesel fon yönetimi ve ev sahibi ülkelerin yükünü hafifletecek modeller tartışıldı. Forum, bölgesel göç yönetiminde ortak vizyon ve somut iş birliği adımlarının atılması hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.