Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sınırlar

Kapsül Haber Ajansı - Sınırlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sınırlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Koç Üniversitesi, Uluslararası Bizans Araştırmacılarını Sempozyumda Bir Araya Getirdi Haber

Koç Üniversitesi, Uluslararası Bizans Araştırmacılarını Sempozyumda Bir Araya Getirdi

Yedinci Uluslararası Sevgi Gönül Bizans Araştırmaları Sempozyumu, Bizans Anadolu’sunun sınırlarını, komşuluk ilişkilerini ve kültürel dönüşüm süreçlerini disiplinlerarası bir yaklaşımla ele aldı. Dünyanın farklı ülkelerinden akademisyenleri İstanbul’da bir araya getiren sempozyumda, Bizans mirasına ilişkin güncel araştırmalar ve yeni bakış açıları tartışıldı. Koç Üniversitesi Sevgi Gönül Bizans Araştırmaları Merkezi (GABAM) tarafından düzenlenen Yedinci Uluslararası Sevgi Gönül Bizans Araştırmaları Sempozyumu, İstanbul’da gerçekleştirildi. “Mekânın Müzakeresi: Bizans Anadolu’sunda Sınırlar, Komşular ve Etkileşimler” temasıyla düzenlenen sempozyum, Bizans çalışmaları alanında dünyanın önde gelen araştırmacılarını bir araya getirdi. Koç Üniversitesi Sevgi Gönül Bizans Araştırmaları Merkezi (GABAM) Vekil Direktörü ve Koç Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Inge Uytterhoeven, açılış konuşmasında sempozyumun Bizans Anadolu'sunu sınırlar, komşuluk ilişkileri ve kültürel etkileşimler perspektifinden yeniden değerlendirmek için önemli bir platform sunduğunu vurguladı. Uytterhoeven, farklı disiplinlerden araştırmacıları bir araya getiren sempozyumun, Anadolu'nun çok katmanlı geçmişine ilişkin yeni bakış açılarını teşvik ettiğini belirtti. Sempozyumun açılış sunuşunu ise New York Metropolitan Müzesi Bizans Sanatı Küratörü Emerita Dr. Helen C. Evans yaptı. “Exploring Approaches to Byzantine Anatolia”, “Bizans Anadolu’suna Yaklaşımları Keşfetmek” başlıklı konuşmasında Evans, Bizans Anadolu'sunun yalnızca siyasi sınırlar üzerinden değil; ticaret, göç, kültürel etkileşimler ve farklı topluluklar arasındaki ilişkiler bağlamında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Üç gün boyunca devam eden sempozyumda, Geç Antik ve Bizans Anadolu’sunun değişen sınırları, Bizans ile İslam ve Türk dünyası arasındaki ilişkiler, kültürel alışveriş süreçleri, kentler, mimari miras, kutsal mekânlar ve farklı topluluklar arasındaki etkileşimler çok yönlü bir bakış açısıyla ele alındı. Avrupa, Kuzey Amerika ve Türkiye’den akademisyenler; tarih, arkeoloji, sanat tarihi, mimarlık tarihi ve kültürel miras alanlarındaki güncel araştırmalarını paylaştı. Sempozyumda; Bilkent Üniversitesi’nden Doç. Dr. Luca Zavagno, Notre Dame Üniversitesi’nden Prof. Dr. Alexander Beihammer, Boğaziçi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Koray Durak, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Keçiş ve Prof. Dr. Turhan Kaçar, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Pelin Yoncacı Arslan, Selanik Aristoteles Üniversitesi’nden Prof. Dr. Natalia Poulou, Avusturya Bilimler Akademisi’nden (ve bu yılın ANAMED kıdemli bursiyerlerinden) Dr. Rustam Shukurov, Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Elif Keser-Kayaalp, Koç Üniversitesi’nden Doç. Dr. Alessandra Ricci dahil olmak üzere dünyanın farklı üniversitelerinden çok sayıda araştırmacı sunum gerçekleştirdi. Sempozyumun kapanış konuşmasını Courtauld Sanat Enstitüsü’nden Prof. Dr. Anthony Eastmond yaptı. Kapanış oturumunda, Bizans Anadolu’suna yönelik araştırmaların geleceği, disiplinlerarası yaklaşımların önemi ve farklı coğrafyalar arasındaki kültürel ilişkilerin yeniden değerlendirilmesine yönelik yeni araştırma alanları ele alındı. Koç Üniversitesi ve Stavros Niarchos Vakfı’nın destekleriyle 2015 yılında kurulan GABAM, Türkiye’de Geç Antik ve Bizans sanatı tarihi, arkeolojisi ve kültürel miras alanlarında kurulan ilk bilimsel araştırma merkezi olma özelliğini taşıyor. Merkez, Geç Antik Çağ ve Bizans dönemlerine ilişkin araştırmaları destekleyerek uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine, akademik etkinliklerin düzenlenmesine ve Anadolu’nun çok katmanlı kültürel mirasının daha kapsamlı biçimde anlaşılmasına katkı sağlamayı sürdürüyor. Kültürel mirasın korunması ve Bizans araştırmalarının gelişmesine önemli katkılar sunan Sevgi Gönül’ün vizyonunu yaşatan Uluslararası Sevgi Gönül Bizans Araştırmaları Sempozyumu, yedinci kez düzenlenerek uluslararası akademik çevreleri İstanbul’da buluşturarak Geç Antik ve Bizans araştırmalarına yeni perspektifler kazandırdı. Sempozyum programı ve bildiri özetlerine https://sgsymposium.ku.edu.tr/ adresinden ulaşılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de “Sessiz Boşanmalar” Dönemi: Evli Çiftlerin Sadece Yüzde 5’i Mutlu Haber

Türkiye’de “Sessiz Boşanmalar” Dönemi: Evli Çiftlerin Sadece Yüzde 5’i Mutlu

Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, evliliğe karar verme süreçlerindeki dışsal faktörlerin ve duygusal farkındalık eksikliğinin boşanma riskini doğrudan artırdığını vurguluyor. İlişkisini sadece somut kazanımlar veya yalnızlık korkusu üzerine kuran çiftler, zamanla duygusal bir kopuş yaşayarak ayrılık noktasına geliyor. TÜİK tarafından paylaşılan güncel veriler, Türkiye’de yaklaşık 3,5 milyon kişinin boşanmış olduğunu ve yetişkin nüfus içinde bu oranın %5,20 seviyesinde seyrettiğini gösteriyor. Klinik gözlemler ve toplumsal araştırmalar, boşanmadan evliliğini sürdüren çiftlerin sadece yüzde 5 kadarının gerçek bir mutluluk yaşadığını ortaya koyuyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bu tablonun boşanmış olmanın ötesinde, aynı çatı altında duygusal paylaşım yaşamayan "sessiz boşanmış" kitlelerin varlığını kanıtladığını belirtiyor. Boşanma kararı, ilişkinin kalitesini göstermek yerine tarafların o ilişkide ne kadar var olmak istediğini simgeliyor. Hayat deneyimlerinden yola çıkarak kendi isteklerini netleştiren ve duygusal farkındalığı yüksek bireylerin kurduğu evliliklerde ise ayrılık ihtimali minimum seviyede kalıyor. Araftaki Evlilikler: İnsanlar Neden Boşan(a)mıyor? Mutsuzluğa rağmen evliliğin sürdürülmesinin ardındaki görünmez engelleri analiz eden Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bireyleri bir döngüye hapseden nedenleri açıklıyor. Düzenin Konforu ve Değişim Travması: Çiftler mutsuz olsalar dahi mevcut yaşam ritminin, sorumluluk paylaşımının ve kurulu düzenin bozulmasını istemiyor. Sıfırdan bir hayat kurma fikri, mutsuzluğun tanıdık güvenliğinden çok daha travmatik bir seçenek olarak algılanıyor. Finansal Prangalar: Evlilikteki bütçe paylaşımı, çiftler için korunaklı bir ekonomik sistem oluşturuyor. Boşanmayla gelecek olan ekstra mali yüklerin altına girmekten kaçınan bireyler, yeni yaşam giderlerini göze alamadıkları için mutsuzluğu sürdürmeyi tercih ediyor. Çocuk Odaklı Suçluluk ve İçsel Istırap: Anne ve babasından ayrı büyüyecek çocukların ruhsal dünyasına dair duyulan yoğun sorumluluk, çiftleri bir tıkanıklığa sürüklüyor. Hem eşiyle devam edemeyen hem de boşanmayı gerçekleştiremeyen bireyler, bu arafta kalmışlık haliyle yoğun bir içsel ıstırap yaşıyor. Evliliklerin İlk Beş Yılındaki Kritik Viraj TÜİK verilerine göre boşanmaların yüzde 34’ü evliliğin ilk beş yılında gerçekleşiyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bu dönemde kazanılan gelin, damat veya yenge gibi yeni kimliklerin beraberinde büyük sorumluluklar getirdiğini ifade ediyor. Kök ailesinden zihnen ayrışamayan ve hala ebeveynlerinin "küçük çocuğu" gibi davranan bireyler, eşiyle "biz" olma halini yaşamakta güçlük çekiyor. Geniş aile üyelerinin müdahaleleri, henüz temeli oturmamış evliliklerde büyük depremlere yol açıyor. Evlilikle gelen güven duygusunun yarattığı cinsel rehavet ise tutkunun yerini durağanlığa bırakmasına neden oluyor. Henüz ilişki zemini sağlamlaşmadan sadece evliliği kurtarmak amacıyla çocuk sahibi olmak, tahammül seviyesini hızla düşürerek ayrılık sürecini hızlandırıyor. On Yılı Aşan Evliliklerde Değişen Dinamikler Türkiye’de boşanmayla sonuçlanan evliliklerin ortalama 12 yıl sürmesi, zamanla biriken hasarların geri dönülemez bir noktaya ulaştığını gösteriyor. Uzun süreli evliliklerde boşanma sebeplerini analiz eden Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, özellikle "tükenen tahammül" faktörüne dikkat çekiyor. Sorun çıkmasın diye sürekli uyumlanan ve kendi isteklerini yok sayan partner, yıllar içinde biriken emek ve sevginin karşılıksız kaldığını fark ettiğinde boşanma kararı netleşiyor. Çocukların ihtiyaçlarının tüm enerjiyi tüketmesi eşlerin birbirine ayıracak vakit bulamamasına yol açarken, tarafların birbirini "sabit bir veri" olarak görmesi duygusal bağları zayıflatıyor. Bu süreçte bireylerin yaşadığı kişisel dönüşüm ve farkındalık artışı eşler arasında senkronize ilerlemediğinde, ortak bir rotada devam etmek imkansız hale geliyor. Dr. Psk. Sevilay Abudaram, gelişimsel farklılıkların çiftlerin aynı zaman diliminde farklı ihtiyaçlara sahip olmasına yol açtığını ve bu durumun evliliğin ilerleyen yıllarında boşanma kararını tetiklediğini belirtiyor. İlişkilerin ilk yıllarındaki sağlam sınırlar ve ilerleyen yıllardaki duygusal yatırım evliliğin ömrünü belirliyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bireysel gelişim süreçlerini eşzamanlı yönetebilen ve "biz" alanını koruyan çiftlerin mutsuzluk döngüsünden kurtulabildiğini ifade ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.