Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şirket Değeri

Kapsül Haber Ajansı - Şirket Değeri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şirket Değeri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Her 10 yöneticiden 7'si sürdürülebilirliği biliyor, yalnızca 2'si finansal etkisini ölçebiliyor Haber

Her 10 yöneticiden 7'si sürdürülebilirliği biliyor, yalnızca 2'si finansal etkisini ölçebiliyor

Günümüzde şirket yöneticilerinin sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatlara ilişkin farkındalığı artsa da bu fırsatlar; finansal modellere, yatırım değerlendirmelerine ve stratejik planlama süreçlerine henüz tutarlı ve güvenilir biçimde yansıtılamıyor. Bu durum, sürdürülebilirliğin iş kararları üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasına neden oluyor. KPMG'nin hazırladığı “Sürdürülebilirlikte Değerleme Açığını Kapatmak” raporu sürdürülebilirlik ile değerleme arasındaki açığı ortaya koyarken bu açığın nasıl kapatılabileceğine ilişkin KPMG uzmanlarının değerlendirmelerine ve şirketler için öne çıkan uygulama alanlarına yer veriyor. Küresel çapta 2 binden fazla üst düzey yönetici ve karar alıcının katılımıyla yapılan anketin sonuçlarına dayanan rapora göre yöneticilerin yüzde 72'si sürdürülebilirlik stratejisi, göstergeleri ve performansları hakkında kapsamlı bilgiye sahip veya temel unsurlara aşina. Yüzde 60'ı finansal planlama süreçlerinde sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatları dikkate aldığını, yüzde 50'si ise sürdürülebilirliğin kurumsal stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ediyor. Buna karşın, katılımcıların yalnızca yüzde 19'u sürdürülebilirliğin finansal performans, operasyonel kazanımlar ve inovasyon üzerindeki etkisini ölçülebilir hale getirmek için gelişmiş analitik yaklaşımlar kullandığını belirtiyor. Bu sonuç, birçok şirketin sürdürülebilirlikle bağlantılı risklerden kaynaklanabilecek potansiyel kayıpları ölçülebilir hale getirmek için hâlâ yeterince gelişmiş analitik yaklaşımlara sahip olmadığını ortaya koyuyor. Düzenlemelerin rolü ve bölgesel farklılıklar KPMG'nin anketine göre sürdürülebilirlikle ilgili düzenlemeler, yöneticilerin bu konudaki farkındalığını artırmada kilit bir rol oynuyor. Özellikle Avrupa'daki düzenlemelerin etkisi açıkça görülüyor. Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat stratejisi kapsamındaki düzenlemeler, sürdürülebilirliği şirketlerin stratejik gündeminin merkezine taşıyor. TCFD, ISSB ve CSRD gibi çerçeveler ise şirketlerin sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatları stratejik ve finansal planlama süreçleri ile yatırım kararlarına entegre etmelerini teşvik ediyor. Aynı zamanda bu çerçeveler, şirketlere ve yatırımcılara sürdürülebilirlik faktörlerinin finansal performans ve şirket değeri üzerindeki etkilerini daha sistematik şekilde değerlendirebilecekleri bir yapı sunuyor. Bölgesel olarak bakıldığında İtalya'da, yöneticilerin yaklaşık üçte ikisi (yüzde 64) sürdürülebilirliğin şirket stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve yönetim kurulu toplantıları ile yıllık raporlarda yer aldığını belirtiyor. İspanya'da ve Fransa'da da yöneticiler büyük oranda (yüzde 61) aynı görüşü paylaşıyor. Yol haritası: Sürdürülebilir kaynaklı değer yaratımının ölçülmesi Raporda kurumların sürdürülebilirlik ile şirket değeri arasındaki bağı kurabilmesi için sistematik bir yaklaşım benimseyerek şu adımları atması tavsiyesinde bulunuluyor: Değer yaratım alanlarının belirlenmesi: Sektör dinamikleri, düzenleyici eğilimler, benzer şirket uygulamaları ve şirketin mevcut performansı analiz edilerek sürdürülebilirlikle bağlantılı değer yaratma potansiyeli taşıyan alanlar belirlenir.Sürdürülebilirlik unsurlarının finansal performans ve değer yaratımıyla ilişkilendirilmesi: Belirlenen sürdürülebilirlik unsurları; büyüme, rekabet avantajı, operasyonel verimlilik, pazar konumu ve risk profili gibi şirket değerini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen unsurlarla ilişkilendirilir.Finansal etkilerin modellenmesi: Sürdürülebilirlikle bağlantılı girişimlerin kârlılık, gelir yaratma kapasitesi ve şirket değeri üzerindeki potansiyel etkileri aşağıdaki başlıklar altında analiz edilir. “Sistemik riskler söz konusu olduğunda, asıl risk eylemsizlik” Raporun sonuçlarını değerlendiren KPMG Türkiye Sürdürülebilirlik Şirket Ortağı Sertuğ Özkan, “Günümüzde sürdürülebilirlik, yönetim kurullarının gündeminde giderek daha merkezi bir yer edinirken, bu gündemin finansal planlama ve yatırım kararlarıyla aynı hızda entegre edilemediğini görüyoruz. Sürdürülebilirliğin ‘finansal dile' çevrilememesi stratejik bir kırılma noktasını da oluşturuyor. Hedef belirleme mekanizmalarının büyük ölçüde yerleşmiş olduğu mevcut ortamda asıl ihtiyaç; sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların yatırım kararları ve stratejik planlama süreçleriyle doğrudan ilişkilendirilebildiği bir finansal çerçevenin oluşturulmasıdır. Sistemik riskler söz konusu olduğunda, belirsizliği gerekçe göstererek aksiyon almamak giderek daha yüksek bir maliyet doğuruyor. Raporumuzun da vurguladığı gibi, asıl risk eylemsizliktir. KPMG olarak geliştirdiğimiz metodolojiler ve iş birlikleriyle kurumların sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarının finansal etkilerini ölçülebilir hale getirmelerine ve bu etkileri finansal planlama ile yatırım kararlarına yansıtmalarına destek oluyoruz.” ifadelerini kullandı. “Sürdürülebilirlik, yalnızca raporlama veya uyum perspektifiyle ele alınacak bir konu olmaktan çıkmış durumda” KPMG Türkiye Değerleme ve Modelleme, Şirket Ortağı Burak Şahin ise değerlendirmesinde şunları söyledi: “Değerleme perspektifinden bakıldığında, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların FAVÖK, nakit akışları, iskonto oranları, devam eden değer ve değerleme çarpanları üzerindeki etkilerinin yeterince analiz edilememesi, şirket değerinin doğru şekilde belirlenmesini zorlaştırıyor. Bu durum, yatırım kararları, kaynak kullanım öncelikleri ve stratejik karar alma süreçlerinde ek belirsizlikler yaratırken, kaynakların etkin kullanımını ve uzun vadeli değer yaratımını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik, yalnızca raporlama veya uyum perspektifiyle ele alınacak bir konu olmaktan çıkmış; finansal planlama, değerleme, yatırım değerlendirmesi ve kaynakların önceliklendirilmesine ilişkin kararların ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. KPMG olarak, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların şirket değeri üzerindeki etkilerinin ölçülmesini, şirketlerin uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini daha bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirebilmeleri açısından oldukça önemli görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Yatırımı Haber Analizi Nasıl Okunur? Haber

Enerji Yatırımı Haber Analizi Nasıl Okunur?

Elektrik fiyatındaki sert bir hareket, bir depolama ihalesi, yeni bir YEKA duyurusu ya da doğal gaz altyapısına ilişkin tek satırlık bir açıklama, piyasada olduğundan daha büyük bir etki yaratabilir. Bu yüzden enerji yatırımı haber analizi, yalnızca gündemi takip etmek için değil; sermaye tahsisi, risk yönetimi ve kurumsal pozisyon alma açısından da temel bir okuma disiplinidir. Haberin kendisi kadar, neyi söylemediği de yatırım kararını etkiler. Enerji haberinde asıl soru nedir? Enerji sektöründe haber akışı yoğun, teknik ve çoğu zaman katmanlıdır. Bir üretim lisansı, kapasite artışı, bağlantı görüşü, finansman anlaşması veya satın alma haberi ilk bakışta pozitif görünebilir. Ancak profesyonel okuma burada başlar. Piyasa için kritik soru, haberin şirket değeri, nakit akışı, proje takvimi ve rekabet dengesi üzerinde somut bir değişim üretip üretmediğidir. Örneğin bir güneş enerjisi santrali yatırım haberi, yalnızca megavat büyüklüğü üzerinden okunmamalıdır. Arsanın durumu, trafo kapasitesi, çağrı mektubu, ekipman tedarik zinciri, döviz bazlı maliyet yapısı ve satış modelinin niteliği birlikte değerlendirilmelidir. Aynı yatırım, doğru bağlantı noktası ve uygun finansmanla yüksek verimlilik vadederken; zayıf altyapı veya geciken izin süreçleri nedeniyle beklenenden daha düşük performans gösterebilir. Enerji yatırımı haber analizi neden yüzeysel yapılamaz? Enerji, diğer birçok sektörden farklı olarak yoğun sermaye, uzun geri dönüş süresi ve güçlü regülasyon etkisi taşır. Bu nedenle haberin tonu ile ekonomik gerçeklik her zaman aynı yönde ilerlemez. Şirketler, kamu kurumları ve sektör oyuncuları doğal olarak olumlu başlıklarla görünmek ister. Fakat karar verici için başlık değil, haberin işlem gören veri üretip üretmediği önemlidir. Bir yatırım açıklamasında toplam proje bedeli yazıyor olabilir, ancak özkaynak-borç dengesi belirtilmiyorsa finansman riski açıktır. İnşaat süresi veriliyor olabilir, fakat ekipman tedarikçisi veya EPC yapısı net değilse takvim riski sürer. Elektrik satışına ilişkin beklenti sunuluyor olabilir, ancak ikili anlaşma mı, serbest piyasa mı, YEKDEM benzeri mekanizma mı kullanılacağı belirsizse gelir tahmini erken kalır. Burada temel yaklaşım şudur: Haber, dikkat çekici olabilir; ama yatırımcı, editör veya kurumsal iletişim yöneticisi için esas değer, doğrulanabilir iş etkisidir. Hangi başlıklar yatırım açısından daha belirleyicidir? Enerji alanında her haber aynı ağırlığa sahip değildir. Bazı gelişmeler kısa vadeli algı üretir, bazıları ise gerçekten bilanço ve sektör yönü değiştirir. Özellikle dört başlık, enerji yatırımı haber analizi içinde daha dikkatli ele alınmalıdır. Regülasyon ve teşvik kararları Sektörde çoğu zaman en yüksek etkili haberler regülasyon kaynaklıdır. Lisans süreçleri, kapasite mekanizmaları, depolama düzenlemeleri, şebeke erişimi, yerli katkı modelleri ve teşvik yapıları doğrudan yatırım iştahını değiştirir. Buradaki kritik nokta, düzenlemenin ilan edilmesi ile uygulanabilir olması arasındaki farktır. Kâğıt üzerinde yatırım dostu görünen bir düzenleme, ikincil mevzuat netleşmeden fiili hız yaratmayabilir. Bu nedenle yalnızca kararın açıklanmasına değil, uygulama takvimi ve operasyonel çerçevesine bakmak gerekir. Finansman ve ortaklık haberleri Uluslararası kalkınma finansmanı, ticari banka kredileri, yeşil tahvil ihracı veya stratejik ortaklıklar, bir projenin gerçekleşme olasılığını ciddi biçimde artırabilir. Ancak finansman haberlerinde de detay seviyesi belirleyicidir. Niyet mektubu ile kapanmış kredi anlaşması aynı şey değildir. Azınlık ortaklık ile kontrol değişimi de aynı etkiyi üretmez. Haber metninde vade, para birimi, faiz yapısı, teminat çerçevesi ve fon kullanım amacı görünüyorsa, analiz daha sağlam zemine oturur. Bunlar yoksa haber daha çok kurumsal görünürlük işlevi taşıyor olabilir. Teknoloji ve ekipman tarafı Batarya depolama, hibrit santral yapıları, elektrolizör, offshore rüzgar, karbon yakalama veya akıllı şebeke yatırımları teknoloji eksenli haberlerin başında gelir. Bu alanda en sık yapılan hata, teknolojik yeniliği doğrudan ticari başarıyla eşitlemektir. Bir teknoloji haberinin değeri, pilot aşama mı yoksa ticarileşme aşaması mı olduğuna göre değişir. Yerli üretim vurgusu önemli olabilir, ancak sertifikasyon, ölçeklenebilirlik ve birim maliyet rekabeti olmadan tek başına yeterli değildir. Birleşme, satın alma ve varlık devri M&A haberleri sektörde fiyatlama açısından güçlü sinyal üretebilir. Çünkü bu işlemler, yalnızca mevcut varlık değerini değil, geleceğe dönük beklentiyi de yansıtır. Yine de çarpanları, portföy kalitesini, lisans durumunu ve operasyonel verimliliği görmeden işlem büyüklüğü üzerinden sonuca gitmek yanıltıcıdır. Özellikle yenilenebilir tarafta portföyün kurulu gücü kadar kapasite faktörü, şebeke erişimi ve sözleşme yapısı da önem taşır. İyi bir enerji yatırımı haber analizi nasıl yapılır? Sağlıklı bir analiz, haberin üç katmanda okunmasını gerektirir: ne açıklandı, ne anlama geliyor ve ne kadar uygulanabilir. İlk katman veri toplama aşamasıdır. Şirket adı, proje türü, kapasite, lokasyon, yatırım tutarı, finansman modeli ve takvim net biçimde ayrıştırılmalıdır. İkinci katmanda haberin iş etkisi değerlendirilir. Bu proje şirket için dönüştürücü ölçekte mi, yoksa toplam portföy içinde sınırlı mı kalıyor? Yeni gelir alanı mı açıyor, mevcut operasyonu mu güçlendiriyor? Marjları artırma ihtimali var mı, yoksa yalnızca ölçek büyümesi mi getiriyor? Üçüncü katman ise uygulanabilirliktir. Türkiye gibi regülasyon etkisinin yüksek olduğu pazarlarda, izinler, bağlantı kapasitesi, finansman koşulları ve tedarik süreleri çoğu zaman proje ekonomisini değiştirir. Bu nedenle en etkileyici basın bülteni bile, sahadaki gerçeklik testinden geçmeden stratejik anlam taşımaz. Haber dilindeki sinyaller nasıl okunmalı? Profesyonel okuyucu için dil de veridir. “Planlanıyor”, “hedefleniyor”, “değerlendiriliyor” gibi ifadeler ile “imzalandı”, “devreye alındı”, “finansman kapandı” gibi ifadeler aynı güven seviyesini taşımaz. Haberde kullanılan fiiller, projenin olgunluk düzeyi hakkında önemli ipuçları verir. Aynı şekilde haberin kim tarafından servis edildiği de önemlidir. Şirket açıklamaları, kamu duyuruları, düzenleyici kurum kararları ve bağımsız piyasa verileri farklı güven katmanlarına sahiptir. Kurumsal açıklama ilk sinyali verebilir, fakat yatırım açısından daha güçlü okuma için ikinci kaynak teyidi çoğu zaman gerekir. Bu çerçevede, Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayın akışlarının değeri, haberi yalnızca duyurmakla sınırlı kalmayıp iş dünyasının okuyabileceği bağlama yerleştirmesinde ortaya çıkar. En sık yapılan okuma hataları Enerji yatırımı haberlerinde en yaygın hata, kapasite artışını otomatik olarak değer artışı saymaktır. Oysa megavat büyüklüğü tek başına yeterli değildir. Aynı kapasite, farklı lokasyon, farklı finansman maliyeti ve farklı satış modeli nedeniyle bambaşka ekonomik sonuçlar doğurabilir. Bir diğer hata, kısa vadeli haber akışını uzun vadeli sektör yönüyle karıştırmaktır. Örneğin ekipman fiyatlarında geçici gevşeme olumlu olabilir, ancak şebeke darboğazı sürüyorsa yatırım temposu beklenen kadar hızlanmayabilir. Benzer şekilde, kamu desteği pozitif algı yaratabilir; fakat uygulama detayları gecikirse piyasa coşkusu erken sönümlenebilir. Ayrıca enerji geçişi temalı her haberin eşit derecede yatırım değeri taşıdığı düşüncesi de yanıltıcıdır. Karbon azaltımı, depolama, hidrojen veya elektrifikasyon başlıkları stratejik açıdan güçlüdür; ancak her projenin ticari olgunluğu aynı seviyede değildir. Hikâye ile nakit akışını ayırmak gerekir. Karar vericiler için pratik okuma çerçevesi Bir enerji haberini hızlı ama sağlıklı değerlendirmek isteyen profesyoneller için birkaç temel soru yeterli olabilir: Bu gelişme hangi varlığı, şirketi veya alt sektörü etkiliyor? Etki kısa vadeli algı mı, orta vadeli nakit akışı mı yaratıyor? Regülasyon, finansman ve tedarik tarafında açık risk var mı? Açıklanan bilgi teyit edilebilir mi? Piyasadaki mevcut fiyatlama bu haberi zaten satın almış olabilir mi? Bu sorular, özellikle medya editörleri, kurumsal iletişim ekipleri, yatırımcı ilişkileri profesyonelleri ve sektör yöneticileri için ortak bir filtre işlevi görür. Çünkü enerji haberi yalnızca okunmaz; çoğu zaman yeniden yazılır, yorumlanır, sunumlara taşınır ve stratejik karar süreçlerine girer. Enerji sektöründe haber akışı hızlanırken avantaj, en çok haberi görmekte değil; gerçekten etkili olanı ayırabilmektedir. Gürültünün arttığı bir piyasada doğru analiz, çoğu zaman ilk bilgiden değil, doğru sorudan başlar.

Burçelik’ten 10 Milyon Dolarlık Satış Hamlesi: BURVA Payları İçin Anlaşma Sağlandı Haber

Burçelik’ten 10 Milyon Dolarlık Satış Hamlesi: BURVA Payları İçin Anlaşma Sağlandı

Burçelik Bursa Çelik Döküm Sanayii A.Ş. (BURCE), Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada, bağlı ortaklığı Burçelik Vana Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BURVA) paylarının satışına ilişkin önemli bir gelişmeyi duyurdu. Şirket, 17 Nisan 2026 tarihinde kamuoyuna açıkladığı satış görüşmeleri kapsamında, BURVA paylarının devri için Ümit Gümüş ile anlaşmaya varıldığını bildirdi. BURVA’nın Yüzde 40,22’lik Payı Satılıyor Açıklamaya göre, BURVA’nın yüzde 100 şirket değeri 25 milyon ABD doları olarak belirlendi. Bu değerleme kapsamında Burçelik’in mülkiyetinde bulunan yüzde 40,22 oranındaki payın devri konusunda mutabakat sağlandı. Satışa konu olan 2.955.042,07 adet pay, pay başına 3,40 ABD doları fiyatla devredilecek. İşlemin toplam bedeli ise 10 milyon 55 bin ABD doları olacak. Satış Bedeli Bağımsız Değerleme Raporlarıyla Uyumlu Burçelik, satış bedeli ve işlem koşullarının iki ayrı SPK lisanslı değerleme kuruluşu tarafından hazırlanan bağımsız değerleme raporlarıyla uyumlu olduğunu açıkladı. Şirket, ilgili değerleme çalışmalarının işlem fiyatının belirlenmesinde dikkate alındığını belirtti. BURVA’nın Finansallardaki Payı Açıklandı BURVA’nın Burçelik’in konsolide finansalları içerisindeki payına ilişkin bilgiler de kamuoyu ile paylaşıldı. Aktif toplamı içindeki oranı: %9,58 Hasılat içindeki oranı: %20,96 Bu oranlar, BURVA’nın özellikle şirket cirosu içindeki önemli katkısını ortaya koyuyor. Ödeme Planı Belli Oldu Taraflar arasında varılan anlaşmaya göre satış bedeli iki aşamalı olarak ödenecek. 4 milyon ABD doları peşin olarak ödenecek. 6 milyon 55 bin ABD doları ise devir tarihinden itibaren 5 ay vadeli şekilde ödenecek. Satış Geliri Yeni Yatırımlarda Değerlendirilecek Burçelik, 7 Nisan 2026 tarihinde duyurduğu yeniden yapılanma planları çerçevesinde, söz konusu satıştan elde edilmesi planlanan nakit kaynağın yeni yatırım alanlarında kullanılacağını açıkladı. Şirket, bu kaynağın stratejik dönüşüm hedefleri doğrultusunda değerlendirileceğini bildirdi. Süreç Kamuoyu ile Paylaşılacak Burçelik, satış sürecine ilişkin gelişmelerin Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri ve Borsa İstanbul A.Ş. kuralları çerçevesinde kamuoyu ile paylaşılmaya devam edeceğini belirtti. Genel Değerlendirme Burçelik’in BURVA’daki yüzde 40,22 oranındaki payını 10 milyon 55 bin ABD doları bedelle devretmeye yönelik anlaşması, şirketin yeniden yapılanma ve stratejik dönüşüm sürecinde dikkat çeken bir adım olarak öne çıkıyor. Satıştan elde edilecek kaynağın yeni yatırım alanlarında değerlendirilmesi, Burçelik’in gelecek dönem büyüme stratejisi açısından yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı’dan Dev Çıkış: Akçansa’daki Tüm Hisseler Satılıyor! Haber

Sabancı’dan Dev Çıkış: Akçansa’daki Tüm Hisseler Satılıyor!

Sabancı Holding, çimento sektöründeki en önemli yatırımlarından biri olan Akçansa’daki hisseleriyle ilgili kritik bir gelişmeyi duyurdu. Şirket, Akçansa’daki %39,72 oranındaki payı için ortağı Heidelberg Materials AG’nin ön alım hakkını kullandığını açıkladı. Bu gelişme, Sabancı’nın Akçansa’daki varlığını tamamen sonlandıracak önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. 1,1 Milyar Dolarlık Dev Değerleme Söz konusu işlem, borç ve nakit düzeltmelerine tabi olmak üzere toplam 1,1 milyar dolar şirket değeri üzerinden gerçekleşiyor. Heidelberg Materials, Sabancı’ya gelen bağlayıcı teklifi baz alarak ön alım hakkını kullanma kararı aldı. Satış bedeli, Sabancı Holding’in sahip olduğu %39,72’lik paya karşılık gelen tutar üzerinden belirlenecek. Sabancı Akçansa’dan Tamamen Çıkıyor Pay devir işlemlerinin tamamlanmasının ardından Sabancı Holding’in Akçansa’da hiçbir hissesi kalmayacak. Böylece şirket, çimento sektöründeki bu önemli ortaklıktan tamamen çıkmış olacak. Bu adım, Sabancı’nın son dönemde hız verdiği stratejik dönüşüm ve odaklanma planının bir parçası olarak görülüyor. Süreç Resmi Onayları Bekliyor Devir işleminin tamamlanması için başta Rekabet Kurumu onayı olmak üzere gerekli tüm yasal süreçlerin tamamlanması gerekiyor. Onayların ardından hisse devri resmiyet kazanacak. Ön Alım Hakkı Nasıl Devreye Girdi? Sabancı Holding’in KAP açıklamasına göre, Akçansa’nın iki ana ortağı arasındaki sözleşme gereği taraflardan biri hisselerini üçüncü bir tarafa satmak istediğinde, diğer ortağın ön alım hakkı bulunuyor. Bu kapsamda Heidelberg Materials, Sabancı’ya gelen teklifi baz alarak bu hakkını kullanarak hisseleri satın alma yoluna gitti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Mağazacılık, Carrefoursa’daki Sabancı Holding ve Carrefour Grup hisselerini devralmaya hazırlanıyor Haber

Yeni Mağazacılık, Carrefoursa’daki Sabancı Holding ve Carrefour Grup hisselerini devralmaya hazırlanıyor

Konuya ilişkin Pay Devir Sözleşmesi, 17 Nisan 2026 tarihinde imzalanırken, pay devri Sabancı Holding’in şirketteki yüzde 57,12’lik hissesinin yanı sıra Carrefour Grubu’na bağlı Carrefour Nederland BV.’nin yüzde 32,16’lık hissesini de kapsıyor. İşlemin tamamlanmasıyla birlikte, Carrefoursa sermayesinin toplam yüzde 89,28’sine karşılık gelen paylar Yeni Mağazacılık A.Ş. kontrolüne geçmiş olacak. Taraflar arasında imzalanan anlaşma kapsamında devir işlemi, 325 milyon dolarlık şirket değeri esas alınarak, kapanış tarihindeki net borç ve işletme sermayesi düzeltmelerine göre hesaplanacak nihai hisse değeri üzerinden gerçekleştirilecek. Devir işlemleri Rekabet Kurulu tarafından gerekli onayın alınması da dahil olmak üzere tüm kapanış koşullarının yerine getirilmesine bağlı olarak tamamlanacak; böylece Sabancı Holding’in ve Carrefour Grubu’nun Carrefoursa’da herhangi bir payı kalmayacak. “TECRÜBEMİZİ AKTARARAK YENİ BÜYÜME ALANLARI YARATMAYI HEDEFLİYORUZ” Yeni Mağazacılık A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi Erhan Bostan söz konusu işlemin uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası olduğunun altını çizerken, “Türkiye genelinde yaygın mağaza ağımız, güçlü tedarik zincirimiz ve operasyonel verimlilik odağımızla, organize perakende sektöründe sürdürülebilir değer yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşımımız; yalnızca mevcut operasyonlarımızı büyütmeyi değil, aynı zamanda farklı iş modelleri ve formatlar üzerinden yeni büyüme alanları yaratmayı da kapsıyor. Bu çerçevede Carrefoursa’nın köklü geçmişi ve güçlü mağaza ağı ile grubumuzun perakende tecrübesinin bir araya gelmesinin önemli bir potansiyel sunduğuna inanıyoruz. A101 ve Carrefoursa’nın faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürmesi öngörülmektedir. Bu doğrultuda temel hedefimiz, tüm paydaşlarımızla bir arada çalışarak, Carrefoursa’nın faaliyet gösterdiği iş alanlarında güçlü ve sürdürülebilir büyüme sağlamak ve daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşan, çeşitlenen bir perakende yapısı oluşturmaktır” dedi. “SERMAYE TAHSİSİMİZİ GELECEĞİN PORTFÖY YAPISINA GÖRE ŞEKİLLENDİRİYORUZ” Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı Gökhan Eyigün de, sahip oldukları portföyü geleneksel holding modelinin ötesine geçen, icrada çevikliği öne çıkaran, yatırımcılarına sürdürülebilir değer yaratmayı önceliklendiren bir anlayışla ele aldıklarının altını çizerken, “Bu yaklaşım; yalnızca mevcut varlıkları büyütmeyi değil, stratejik önceliklerimiz doğrultusunda portföye giriş ve çıkışları da kapsıyor. Bu kapsamda, yaptığımız değerlendirmeler ve tüm paydaşlarımızla paylaştığımız stratejik yol haritamız kapsamında, Sabancı Holding portföyünde bulunan Carrefoursa hisselerinin Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye devir sürecini başlattık. Dinamik portföy yaklaşımımız kapsamında, 30 yıllık ortağımız Carrefour ile birlikte aldığımız bu hisse devir kararı, gelecek hedeflerine çok daha odaklı ilerleyen bir Sabancı yaratma vizyonumuzun önemli bir parçasıdır. Bu vizyon doğrultusunda sermaye tahsisimizi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, geleceğin portföy yapısına göre de şekillendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde atacağımız yeni adımlarla, uzun vadeli değer yaratma potansiyeli gördüğümüz alanlarda odağımızı güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Kurulduğu ilk günden bu yana Türkiye’de ilkleri hayata geçiren Carrefoursa, ülkemizde organize gıda perakendesinin gelişimine de öncülük etmiştir. Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye teslim edeceğimiz bu bayrağın çok daha yükseklere taşınacağına olan inancımız tamdır. Bu kapsamda, bugüne kadar değer yaratan tüm çalışma arkadaşlarımıza, yöneticilerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyor; önümüzdeki dönemde de bu güçlü birikimin değer üretmeye devam edeceğine inanıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.