Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şirket Kültürü

Kapsül Haber Ajansı - Şirket Kültürü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şirket Kültürü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şirketler Küçülürken Onlar Büyüdü! Yarım Asırlık Şirketten Yeni Nesil Büyüme Hamlesi Haber

Şirketler Küçülürken Onlar Büyüdü! Yarım Asırlık Şirketten Yeni Nesil Büyüme Hamlesi

Türkiye’de son yıllarda inşaat, mobilya ve yapı sektörlerinde yaşanan dalgalanmalar birçok üretici için zorlu bir dönemi beraberinde getirirken, bazı köklü markalar ise değişime uyum sağlayarak büyümesini sürdürüyor. Özellikle üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve yeni nesil yönetim anlayışını bir araya getiren şirketler sektörde dikkat çekmeye başladı. 1982 yılında Gebze’de kurulan BakiDoor ise bugün ulaştığı üretim kapasitesi ve 20’yi aşkın ülkeye uzanan ihracat ağıyla bu değişimin öne çıkan oyuncuları arasında yer alıyor. Yaklaşık yarım asırlık geçmişiyle ahşap, kapı sektörü, profil, panel iç oda kapısı ve yangın dayanımlı oda kapılarında faaliyet gösteren marka, değişen tüketici beklentileri ve üretim anlayışına paralel olarak kendini dönüştürmeye devam ediyor. 8 bin 500 metrekarelik üretim alanı, geniş ürün gamı ve yıllık artan sipariş hacmiyle faaliyetlerini sürdüren Baki Door, yalnızca üretim kapasitesiyle değil; nesilden nesile aktarılan şirket kültürü ve yeni dönem vizyonuyla da dikkat çekiyor. Birçok Şirket Yavaşladı, Onlar Üretimi Büyüttü Ekonomik dalgalanmalar, artan maliyetler ve değişen pazar dinamikleri yapı sektöründe birçok markanın küçülme kararı almasına neden olurken, sektörde üretim ve ihracat gücünü koruyan şirketler ayrışmaya başladı. Uzmanlara göre özellikle uzun vadeli bakış açısına sahip aile şirketleri, değişime hızlı uyum sağlayan yapılarıyla yeni dönemde daha güçlü konuma geliyor. BakiDoor da son yıllarda üretim altyapısını güçlendiren yatırımlarıyla dikkat çekiyor. Sürekli yenilenen makine parkuru, üretim süreçlerindeki teknoloji yatırımları ve müşteri odaklı yaklaşımıyla marka, sektörde büyümesini sürdüren şirketler arasında gösteriliyor. Nesilden Nesile Aktarılan Bir Şirket Kültürü Türkiye’de aile şirketlerinin önemli bir bölümü ikinci ve üçüncü kuşak dönüşüm süreçlerinde zorluk yaşarken, uzmanlar sürdürülebilirliğin yalnızca finansal güçle değil kültür aktarımıyla mümkün olduğuna dikkat çekiyor. BakiDoor’un hikayesinde de yalnızca üretim değil, nesiller arasında aktarılan bir çalışma kültürü öne çıkıyor. Çocuk yaşlardan itibaren sektörün içinde büyüyen yeni kuşak yöneticiler, şirketi yalnızca bir işletme değil aynı zamanda bir emanet ve sorumluluk olarak görüyor. Yeni dönem yönetim anlayışında dijitalleşme, marka yatırımları, ihracat odaklı büyüme ve genç bakış açısı ön plana çıkarken; sektör temsilcileri aile şirketlerinde kuşak dönüşümünün önümüzdeki dönemin en önemli gündemlerinden biri olacağını değerlendiriyor. Türkiye'den Dünyaya Uzanan Üretim Ağı Türk yapı ve dekorasyon ürünleri son yıllarda uluslararası pazarlarda daha fazla talep görmeye başladı. Özellikle kalite-fiyat dengesi ve üretim esnekliği sayesinde Türk üreticiler Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Amerika pazarlarında daha görünür hale geliyor. 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren BakiDoor da Balkan ülkelerinden Arap coğrafyasına, Kuzey Amerika’dan Afrika pazarlarına kadar geniş bir ihracat ağıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Fil Dişi Sahili, Fas, Kanada ve ABD gibi farklı pazarlarda yürütülen çalışmalar, markanın küresel büyüme stratejisinin önemli ayaklarını oluşturuyor. Sektör temsilcileri önümüzdeki dönemde özellikle özel üretim kabiliyeti yüksek şirketlerin ihracatta daha güçlü bir rol üstleneceğine dikkat çekiyor. “Bizde Yapamayız Diye Bir Cümle Yok” Yapı sektöründe standart üretim anlayışının yerini giderek özel projeler ve kişiselleştirilmiş çözümler almaya başladığı belirtiliyor. Müşteri beklentilerinin değişmesiyle birlikte üreticilerin yalnızca seri üretim değil, esnek üretim kabiliyetiyle de öne çıkması gerekiyor. Duvar panellerinden düz ve fugalı melamin kapılara, yangın kapılarından yarı mamul ürünlere kadar geniş bir ürün yelpazesiyle faaliyet gösteren BakiDoor, özel üretim gücü ve çözüm odaklı yaklaşımıyla sektörde farklılaşmayı hedefliyor. Şirketin üretim anlayışında müşteri taleplerine göre çözüm geliştirmek, AR-GE süreçlerini güçlendirmek ve zor projelerde hızlı aksiyon almak öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Fikir Liderleri Bir Araya Geldi Haber

Geleceğin Fikir Liderleri Bir Araya Geldi

Türkiye’nin en büyük medya gruplarından Turkuvaz Medya tarafından hayata geçirilen ve dünyanın en saygın teknoloji ve inovasyon markalarından biri olan WIRED Türkiye, 15 Mayıs’ta Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleşen lansman etkinliğinde iş dünyası, teknoloji, girişimcilik ve medya ekosisteminden önemli isimleri bir araya getirdi. WIRED Türkiye, global vizyonu yerel dinamiklerle buluşturarak Türkiye’nin teknoloji, bilim ve kültür dünyasına yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Etkinliğin açılış konuşmaları; WIRED Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Hülya Güler, Turkuvaz Medya Grubu İcra Kurulu Üyesi ve Turkuvaz Dergi Genel Müdürü Yasemin Gebeş ve Condé Nast Stratejik İçerik ve Özel Projeler Başkan Yardımcısı Amy Mangino tarafından gerçekleştirildi. Hülya Güler: Wired yalnızca bir yayın değil, geleceğin ekosistemi Etkinliğin açılış konuşmalarında WIRED Türkiye’nin yayın vizyonu, teknoloji ve kültür odağındaki yaklaşımı ile geleceğin dünyasına dair perspektifi paylaşıldı. WIRED Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Hülya Güler, WIRED Türkiye’nin yalnızca bir yayın değil; farklı disiplinlerden düşünce liderlerini, yaratıcı endüstrileri ve yeni nesil fikirleri bir araya getiren yaşayan bir ekosistem olmayı hedeflediğini vurguladı. Güler konuşmasında, “WIRED, yalnızca teknoloji anlatan bir yayın değil; bilim ve teknolojinin dönüştürdüğü dünyayı daha iyi anlamak isteyenler için geleceğe dair güçlü bir bakış açısı sunuyor. Biz de WIRED Türkiye ile insanı merkeze alan, umut veren, ilham veren ve geleceği birlikte şekillendirmeye davet eden bir platform kuruyoruz. Çünkü inanıyoruz ki gezegenimizin en güzel günleri hâlâ gelecekte. WIRED Türkiye Founding Member topluluğu ise kendi alanlarında fikirleri, üretimleri ve vizyonlarıyla fark yaratan isimleri aynı ekosistemde buluşturarak geleceğin hikâyesini birlikte yazmayı hedefliyor.” ifadelerini kullandı. Condé Nast Stratejik İçerik ve Özel Projeler Başkan Yardımcısı Amy Mangino ise konuşmasında, “Condé Nast olarak son yıllarda Vogue ve GQ’nun ardından şimdi de WIRED’ın Türkiye yolculuğuna tanıklık etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Güçlü ve nitelikli gazeteciliğe yatırım yapmak bugün her zamankinden daha fazla vizyon, sorumluluk ve cesaret gerektiriyor. Hülya Güler, Yasemin Gebeş ve tüm WIRED Türkiye ekibi, bu markayı hayata geçirirken büyük bir tutku ve özveri ortaya koydu. WIRED Türkiye’nin çok başarılı bir yolculuğa imza atacağına yürekten inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Etkinliğin sabah oturumlarında teknoloji, yapay zekâ ve girişimcilik ekosisteminin geleceğine ışık tutan konuşmalar gerçekleştirildi. Kerem Dündar: Yapay zekâ çağında fark yaratacak olan şey, doğru soruları birlikte sorabilmek olacak Program kapsamında ilk özel oturumda yazar Kerem Dündar, “Geleceği Yapay Zeka–İnsan Etkileşimi ile Şekillendirmek” başlıklı konuşmasıyla sahne aldı. Dündar konuşmasında, “Bugün yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, insanın düşünme ve üretme biçimini kökten değiştiren yeni bir çağ olarak konuşuyoruz. Daha birkaç ay önce yapay zekânın problem çözme kapasitesinin insan ortalamasının çok üzerine çıktığını gösteren araştırmalar paylaşılırken, asıl ihtiyaç duyduğumuz şeyin doğru soruları sorabileceğimiz güçlü platformlar ve topluluklar olduğunu görüyoruz. WIRED Türkiye’nin farklı disiplinleri bir araya getirerek bu dönüşümü insan odağında tartışan önemli bir fikir alanı yaratacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Geleceğe hazır olmak, yalnızca teknolojiyi değil insanı da merkeze koyabilmekten geçiyor Ardından Fütürist, Future Readiness Forum ve Xponential Başkanı & CEO’su Tariq Qureishy, “Geleceğin Sesi, Geleceğin Denklemi” başlıklı oturumda teknoloji ve insanlığın dönüşümünü değerlendirdi. Qureishy konuşmasında, “2030 yılında var olacak işlerin yaklaşık yüzde 70’i bugün henüz mevcut değil. Yapay zekâ ve teknolojinin hızlandırdığı bu dönüşümde kurumların yalnızca dijital değil, aynı zamanda AI odaklı organizasyonlara dönüşmesi gerekiyor. Ancak bu yeni çağda asıl mesele yalnızca teknolojiye adapte olmak değil; güveni, yaratıcılığı, etik bakış açısını ve insan odağını koruyarak geleceğe hazır hale gelmek. WIRED Türkiye’nin farklı disiplinleri bir araya getirerek bu dönüşümü tartışan güçlü bir fikir platformu oluşturmasını son derece kıymetli buluyorum.” dedi. Türkiye, teknoloji ve oyun girişimlerinde önemli başarı hikâyeleri yazıyor; şimdi hedef küresel ölçekte daha güçlü bir konum “Türkiye Girişim Tarihinin Dünü, Bugünü, Yarını” panelinin moderatörlüğünü Boğaziçi Ventures Kurucusu ve CEO’su Barış Özistek üstlendi. Panelde Vuvy Kurucusu ve Endeavor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kurttepeli ile Yemeksepeti Kurucusu ve Yatırımcı Nevzat Aydın, Türkiye girişimcilik ekosisteminin dönüşümünü, yatırımcılık kültürünün gelişimini ve yapay zekâ çağında girişimciliğin geleceğini değerlendirdi. Panelde konuşan Nevzat Aydın, yapay zekâ ile birlikte girişimcilik dünyasında fırsatların daha da demokratikleştiğine dikkat çekerek, “Doğru kurgulanan projelerin bugün dünyanın her yerine ulaşma ve ölçeklenme şansı çok daha yüksek. Aynı şekilde rekabet de artık global ölçekte yaşanıyor. Ancak teknoloji dönüşümleri her dönemde yeni fırsatlar yaratıyor ve girişimcilik ekosistemi bu dönüşümle birlikte büyümeye devam ediyor” dedi. Emre Kurttepeli ise Türkiye girişimcilik ekosisteminin özellikle yeni nesil teknoloji alanlarında önemli bir dönüşümden geçtiğini belirterek, “Yapay zekâ çağında fonlama kapasitesi, güçlü insan kaynağı ve global ölçekte düşünme becerisi her zamankinden daha kritik hale geldi. Türkiye oyun ve teknoloji girişimlerinde önemli başarı hikâyeleri çıkarıyor ancak küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabilmek için teknoloji üretimi ve yatırım ekosisteminin daha da büyümesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürü Sadullah Uzun : 150 milyon dolarlık kamu desteğiyle 750 milyon dolarlık girişim yatırım hacmi hedefliyoruz “Turcorn Yolculuğu” panelinde T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürü Sadullah Uzun moderatörlüğünde; Türkiye girişimcilik ekosistemi, oyun teknolojileri ve küresel büyüme potansiyeli ele alındı. e2vc Yönetici Ortağı Enis Hulli ile Loom Games Kurucu Ortakları Kübra Gündoğan ve Emre Çelik’in katıldığı panelde, Loom Games’in kısa sürede global ölçekte dikkat çeken büyüme hikâyesi ve Türkiye’nin yeni nesil teknoloji girişimciliği vizyonu konuşuldu. Loom Games Kurucu Ortağı ve CEO’su Kübra Gündoğan, “Yaklaşık 60 yatırımcıdan ret aldığımız dönemler oldu ancak girişimcilikte en kritik konulardan birinin, bu süreçleri kişisel algılamadan yoluna devam edebilmek olduğuna inanıyorum. Biz de elimizdeki tüm kaynakları yeni oyunumuza yatırarak devam ettik ve bugün hâlâ burada bu hikâyeyi konuşuyoruz” dedi. Sadullah Uzun ise Türkiye’de bugün itibarıyla 8 Turcorn bulunduğunu hatırlatarak, girişimcilik ekosistemini büyütmeye yönelik destek mekanizmalarına dikkat çekti. Uzun, “Seri A aşamasındaki girişimleri desteklemek amacıyla 150 milyon dolarlık kamu katkısını devreye aldık. Bu destekle birlikte en az 750 milyon dolarlık bir girişim yatırım hacmi oluşturmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Trendyol Grubu CTO’su Cenk Çivici : Teknolojinin merkezinde hâlâ insan deneyimi var Trendyol Grubu CTO’su Cenk Çivici, etkinlik kapsamında gerçekleştirdiği oturumda yapay zekânın e-ticaret ekosistemindeki dönüştürücü etkisini ve Trendyol’un teknoloji vizyonunu paylaştı. Çivici, bugün Trendyol’un 36 ülkede faaliyet gösterdiğini ve şirketin yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, tüm operasyonun merkezinde konumlanan stratejik bir dönüşüm alanı olarak değerlendirdiğini anlattı. Çivici, “Yapay zekâya yalnızca teknoloji üretmek için değil; müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve ekiplerimiz için daha iyi deneyimler oluşturabilmek adına yaklaşıyoruz. Önemli olan insanı ortadan kaldırmak değil; ekiplerin üretkenliğini ve etki alanını güçlendirebilmek” dedi. Etkinliğin öğleden sonra devam eden oturumlarında ise finans teknolojilerinden dijital içerik dünyasına, yapay zekâdan küresel vizyona kadar farklı başlıklar ele alındı. Longevity ve Biyoteknolojiyle Sağlıkta Yeni Dönem Klinik Psikolog Esra Çavuşoğlu, “Longevity: Geleceğin Sağlık Algısı” başlıklı özel oturumda sağlık teknolojileri, biyolojik veri takibi ve uzun yaşam yaklaşımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu, “Yapay zekâ ve biyoteknolojiyle birlikte insanlar artık kendi bedenini daha yakından tanıdığı ve yönettiği yeni bir döneme giriyor” dedi. Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanlığın Geleceği Tartışıldı Doğuş Üniversitesi İş Dünyası ve İnovasyon Hub Direktörü Turhan Karakaya, “Yapay Zekâ, Robotik ve Üstün İnsan İlişkisi” başlıklı özel oturumda, “Teknoloji artık yalnızca bizim kullandığımız bir araç değil; insan hayatının, şehirlerin ve karar mekanizmalarının doğrudan bir parçasına dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde mesele yalnızca teknolojiyi kullanmak değil, onunla nasıl bir insanlık modeli kuracağımız olacak” ifadelerini kullandı. “Topluluk Çağı 2.0” panelinde YouTube Türkiye Stratejik İçerik Partnerlikleri Müdürü Bora Başman moderatörlüğünde içerik üreticileri Mert Bayantemur ve Ada Büyük dijital topluluk kültürünü değerlendirdi. Finans Dünyasında Yeni Dönem: Görünmez Bankacılık ve Yapay Zekâ AIONIRE Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceğin Bankası” panelinde dijital bankacılık, görünmez finans ve yapay zekâ destekli finansal hizmetlerin geleceği ele alındı. Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, bankacılığın artık müşterinin hayatına görünmez şekilde entegre olduğunu vurgulayarak, “Müşterinin bulunduğu yerde, ihtiyacını doğru anlayan ve hayatını kolaylaştıran yapılar geleceğin bankacılığını şekillendirecek” dedi. Wamo Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Deniz Güven ise yeni nesil finansal modellerde teknoloji kadar operasyonel dönüşümün de kritik hale geldiğini belirterek, yapay zekâ ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin finans dünyasının dönüşümünde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Küresel Liderlik, Teknoloji ve Adaptasyonun Geleceği Konuşuldu Global Turks Vakfı Kurucu Başkanı ve Heidrick & Struggles Türkiye Kurucusu Ayşegül Dicle Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceği Tasarlayan Küresel Vizyon” panelinde; liderlik, teknoloji dönüşümü ve küresel rekabette öne çıkan yeni nesil yetkinlikler ele alındı. IBM Türkiye CEO’su Işıl Kılınç Gürtuna, değişimden korkmamanın ve sürekli öğrenmenin yeni dönemin en kritik liderlik becerileri arasında yer aldığını vurguladı. Microsoft Güney Avrupa Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç ise küresel organizasyonlarda sürdürülebilir başarının teknik yetkinlik kadar empati, iletişim ve farklı kültürlerle birlikte çalışabilme becerisi gerektirdiğini ifade etti. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz de teknoloji yatırımlarında cesur davranmanın ve dünya standartlarında işler üretmenin kurumlar için artık temel bir gereklilik haline geldiğini söyledi. Meta’dan Yapay Zekâda Yeni Dönem Vurgusu: “Kişisel AI Asistanları Hayatın Parçası Olacak” Meta Türkiye Direktörü Gül Yüksel Akkaya, “Yapay Zekâ ile Bağlantıların Geleceği” başlıklı özel oturumda Meta’nın yapay zekâ vizyonunu ve yeni nesil AI asistanlarını anlattı. Akkaya, bugün Meta AI’ın yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ulaştığını belirtirken, Meta’nın yapay zekâ yatırımları kapsamında yaklaşık 62 milyar dolarlık bütçe planladığını aktardı. Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı moderatörlüğünde gerçekleşen “Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları” panelinde, Tera Teknoloji Holding CEO ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Cebrail Taşkın, klasik holding yapılarının yerini teknoloji, dönüşüm ve globalleşme odaklı yeni nesil organizasyon modellerine bıraktığını vurguladı. Taşkın, “Biz yalnızca sermaye koyan bir yapı değiliz; yatırım yaptığımız şirketleri dönüştürmeye, rekabetçi hale getirmeye ve global ölçekte büyütmeye odaklanıyoruz. Türkiye’de üretilen değerin dünya ölçeğinde büyümesini önemsiyoruz” dedi. Yapay Zekâ Çağında Şirket Kültürü, Eğitim ve Karar Mekanizmaları Dönüşüyor Dijital Stratejist ve Teknoloji Trend Anlatıcısı Hande Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Yapay Zekâ Çağında Strateji, Kültür, İnovasyon” panelinde; yapay zekânın şirket kültürü, eğitim ve karar süreçleri üzerindeki etkisi ele alındı. Connectmind AI Kurucu Ortağı Burcu Ağma, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir düşünce partnerine dönüştüğünü vurgularken; eğitim teknolojileri lideri Dr. Işıl Boy Ergül ise yeni dönemde yapay zekâ okuryazarlığı ve “öğrenmeyi öğrenme” becerisinin kritik hale geldiğine dikkat çekti. Teknoloji, Algoritma ve Creator Ekonomisinin Yeni Dönemi Havas İstanbul CEO’su Cüneyt Devrim moderatörlüğünde gerçekleşen “Merakın Algoritması: Teknoloji, İçerik ve Yeni İzleyici” panelinde, dijital içerik dünyasının dönüşümü, creator ekonomisi ve yapay zekânın içerik üretimine etkisi ele alındı. Youtube Yayıncısı Orkun Işıtmak ise içerik üreticiliğinin dönüşen yapısına dikkat çekerek, “Yapay zekâyı artık yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, üretimi hızlandıran ve geliştiren güçlü bir araç olarak görüyoruz. Ancak izleyicinin gerçekten bağ kurduğu şey hâlâ insan hikâyesi, samimiyet ve sürdürülebilir üretim” dedi. İnsanlık, Yapay Zekâ ve Geleceğin Felsefesi Üzerine Çarpıcı Bir Perspektif İş filozofu, yazar ve teknoloji yatırımcısı Anders Indset, “Tekillik Paradoksu: İnsanlık ile Yapay Zekâ Arasındaki Boşluğu Kapatmak” başlıklı özel oturumda yapay zekâ çağında insanlığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Indset, “Mesele yalnızca yapay zekâyı geliştirmek değil; bu teknolojinin geleceğini hangi değerler ve hangi insanlık anlayışıyla şekillendireceğimiz. Gelecek tahmin edilen değil, birlikte yazılan bir şey” dedi. Gün boyu süren paneller, özel oturumlar ve networking buluşmalarının ardından etkinlik, özel After Party ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknoloji Liderleri WIRED Türkiye Sahnesinde Buluştu Haber

Teknoloji Liderleri WIRED Türkiye Sahnesinde Buluştu

15 Mayıs’ta Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleşen WIRED Türkiye lansmanı; teknoloji, yapay zekâ, finans, içerik üretimi ve yeni nesil iş modellerine odaklanan oturumlarla sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Etkinliğin öğleden sonra devam eden oturumlarında ise finans teknolojilerinden dijital içerik dünyasına, yapay zekâdan küresel vizyona kadar farklı başlıklar ele alındı. Longevity ve Biyoteknolojiyle Sağlıkta Yeni Dönem Klinik Psikolog Esra Çavuşoğlu, “Longevity: Geleceğin Sağlık Algısı” başlıklı özel oturumda sağlık teknolojileri, biyolojik veri takibi ve uzun yaşam yaklaşımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu, “Yapay zekâ ve biyoteknolojiyle birlikte insanlar artık kendi bedenini daha yakından tanıdığı ve yönettiği yeni bir döneme giriyor” dedi. Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanlığın Geleceği Tartışıldı Doğuş Üniversitesi İş Dünyası ve İnovasyon Hub Direktörü Turhan Karakaya, “Yapay Zekâ, Robotik ve Üstün İnsan İlişkisi” başlıklı özel oturumda, “Teknoloji artık yalnızca bizim kullandığımız bir araç değil; insan hayatının, şehirlerin ve karar mekanizmalarının doğrudan bir parçasına dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde mesele yalnızca teknolojiyi kullanmak değil, onunla nasıl bir insanlık modeli kuracağımız olacak” ifadelerini kullandı. “Topluluk Çağı 2.0” panelinde YouTube Türkiye Stratejik İçerik Partnerlikleri Müdürü Bora Başman moderatörlüğünde içerik üreticileri Mert Bayantemur ve Ada Büyük dijital topluluk kültürünü değerlendirdi. Finans Dünyasında Yeni Dönem: Görünmez Bankacılık ve Yapay Zekâ AIONIRE Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceğin Bankası” panelinde dijital bankacılık, görünmez finans ve yapay zekâ destekli finansal hizmetlerin geleceği ele alındı. Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, bankacılığın artık müşterinin hayatına görünmez şekilde entegre olduğunu vurgulayarak, “Müşterinin bulunduğu yerde, ihtiyacını doğru anlayan ve hayatını kolaylaştıran yapılar geleceğin bankacılığını şekillendirecek” dedi. Wamo Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Deniz Güven ise yeni nesil finansal modellerde teknoloji kadar operasyonel dönüşümün de kritik hale geldiğini belirterek, yapay zekâ ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin finans dünyasının dönüşümünde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Küresel Liderlik, Teknoloji ve Adaptasyonun Geleceği Konuşuldu Global Turks Vakfı Kurucu Başkanı ve Heidrick & Struggles Türkiye Kurucusu Ayşegül Dicle Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceği Tasarlayan Küresel Vizyon” panelinde; liderlik, teknoloji dönüşümü ve küresel rekabette öne çıkan yeni nesil yetkinlikler ele alındı. IBM Türkiye CEO’su Işıl Kılınç Gürtuna, değişimden korkmamanın ve sürekli öğrenmenin yeni dönemin en kritik liderlik becerileri arasında yer aldığını vurguladı. Microsoft Güney Avrupa Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç ise küresel organizasyonlarda sürdürülebilir başarının teknik yetkinlik kadar empati, iletişim ve farklı kültürlerle birlikte çalışabilme becerisi gerektirdiğini ifade etti. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz de teknoloji yatırımlarında cesur davranmanın ve dünya standartlarında işler üretmenin kurumlar için artık temel bir gereklilik haline geldiğini söyledi. Meta’dan Yapay Zekâda Yeni Dönem Vurgusu: “Kişisel AI Asistanları Hayatın Parçası Olacak” Meta Türkiye Direktörü Gül Yüksel Akkaya, “Yapay Zekâ ile Bağlantıların Geleceği” başlıklı özel oturumda Meta’nın yapay zekâ vizyonunu ve yeni nesil AI asistanlarını anlattı. Akkaya, bugün Meta AI’ın yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ulaştığını belirtirken, Meta’nın yapay zekâ yatırımları kapsamında yaklaşık 62 milyar dolarlık bütçe planladığını aktardı. Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı moderatörlüğünde gerçekleşen “Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları” panelinde, Tera Teknoloji Holding CEO ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Cebrail Taşkın, klasik holding yapılarının yerini teknoloji, dönüşüm ve globalleşme odaklı yeni nesil organizasyon modellerine bıraktığını vurguladı. Taşkın, “Biz yalnızca sermaye koyan bir yapı değiliz; yatırım yaptığımız şirketleri dönüştürmeye, rekabetçi hale getirmeye ve global ölçekte büyütmeye odaklanıyoruz. Türkiye’de üretilen değerin dünya ölçeğinde büyümesini önemsiyoruz” dedi. Yapay Zekâ Çağında Şirket Kültürü, Eğitim ve Karar Mekanizmaları Dönüşüyor Dijital Stratejist ve Teknoloji Trend Anlatıcısı Hande Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Yapay Zekâ Çağında Strateji, Kültür, İnovasyon” panelinde; yapay zekânın şirket kültürü, eğitim ve karar süreçleri üzerindeki etkisi ele alındı. Connectmind AI Kurucu Ortağı Burcu Ağma, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir düşünce partnerine dönüştüğünü vurgularken; eğitim teknolojileri lideri Dr. Işıl Boy Ergül ise yeni dönemde yapay zekâ okuryazarlığı ve “öğrenmeyi öğrenme” becerisinin kritik hale geldiğine dikkat çekti. Teknoloji, Algoritma ve Creator Ekonomisinin Yeni Dönemi Havas İstanbul CEO’su Cüneyt Devrim moderatörlüğünde gerçekleşen “Merakın Algoritması: Teknoloji, İçerik ve Yeni İzleyici” panelinde, dijital içerik dünyasının dönüşümü, creator ekonomisi ve yapay zekânın içerik üretimine etkisi ele alındı. Youtube Yayıncısı Orkun Işıtmak ise içerik üreticiliğinin dönüşen yapısına dikkat çekerek, “Yapay zekâyı artık yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, üretimi hızlandıran ve geliştiren güçlü bir araç olarak görüyoruz. Ancak izleyicinin gerçekten bağ kurduğu şey hâlâ insan hikâyesi, samimiyet ve sürdürülebilir üretim” dedi. İnsanlık, Yapay Zekâ ve Geleceğin Felsefesi Üzerine Çarpıcı Bir Perspektif İş filozofu, yazar ve teknoloji yatırımcısı Anders Indset, “Tekillik Paradoksu: İnsanlık ile Yapay Zekâ Arasındaki Boşluğu Kapatmak” başlıklı özel oturumda yapay zekâ çağında insanlığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Indset, “Mesele yalnızca yapay zekâyı geliştirmek değil; bu teknolojinin geleceğini hangi değerler ve hangi insanlık anlayışıyla şekillendireceğimiz. Gelecek tahmin edilen değil, birlikte yazılan bir şey” dedi. Gün boyu süren paneller, özel oturumlar ve networking buluşmalarının ardından etkinlik, özel After Party ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler Sağlık Sigortası Yerine Telefon İstiyorlar Haber

Gençler Sağlık Sigortası Yerine Telefon İstiyorlar

6'ncı Boğaziçi Zirvesi kapsamında düzenlenen ve moderasyonunu Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) Yönetim Kurulu Üyesi Şerif Kaynar'ın yaptığı 'Yönetmek Kolay, Yönetişim Zor' başlıklı panele Vodafone CEO'su Engin Aksoy, Allianz Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes, Indorama İplik COO'su Sandip Sharma ve UN Global Compact Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü katıldı. Panelde konuşan Vodafone CEO'su Engin Aksoy, yeni nesilde iş yeri tercihlerinin değişmeye başladığını ifade ederek, "Eskiden büyük uluslararası şirketlerde çalışmak en öncelikli unsur iken, artık öğrenme-gelişim, sosyal fayda, esneklik, çeşitlilik ve kapsayıcılık yeni neslin esas olarak aradığı şeyler haline geldi." dedi. Şeffaflık ve hesap verebilirliğin iş dünyasında nasıl stratejik avantaja dönüştüğünün tartışıldığı panelde konuşan Vodafone CEO'su Engin Aksoy, genç jenerasyonda çalışacakları işyeri kriterlerinin değişmeye başladığını belirterek, "20–30 yıl önce, yeni mezun, iyi eğitimli, değer yaratmak isteyen genç biri için yapılacak “en iyi şey”, büyük uluslararası şirketlere iş başvurusu yapmak olurdu. Bugün hâlâ böyle ama tablo biraz değişti. Gençler artık start-up’larda çalışmayı ya da kendi işlerini sıfırdan kurmayı da seçenek olarak görüyor." dedi. 'ÇALIŞANLARIN FİKİRLERİNDEN YOLA ÇIKAN BİR KÜLTÜR İNŞA ETMEYE ÇALIŞIYORUZ' Bunun ekonomik gerçeklikler yanında bir diğer önemli nedeninin esneklik olduğunu kaydeden Aksoy, "Vodafone olarak piyasaya getirdiğimiz en önemli şeylerden biri esneklik. ‘Geleceğin İşvereni’ başlığıyla bir çalışma grubu kurduk. Bu ekipte sadece insan kaynakları değil, tüm fonksiyonlardan insanlar var. 'Bu yeni beklentileri nasıl karşılayabiliriz, bunu gerçekten nasıl hayata geçirebiliriz?' diye çalışıyoruz. Burada kullandığımız ana araç esneklik. 15–20 yıl önce özel sağlık sigortası yan haklar arasında bir numaralı tercih iken artık bazı gençler 'Ben gencim, 25 yaşındayım; sağlık sigortasından çok daha iyi bir telefon isterim' diyebiliyor. Biz de yan hak paketlerimizi bu tür tercihlere göre esnetiyoruz. Burada önemli olan verdiğiniz toplam yan hak tutarından çok, çalışanlara sağladığınız seçenek özgürlük ve kişiselleştirme imkânı." ifadelerini kullandı. Çeşitlilik ve kapsayıcılık konularının da gençlerin şirket tercihlerinde önemli olduğunun altını çizen Aksoy, "Üst yönetim ekibimize baktığınızda, yaklaşık yüzde 60 erkek, yüzde 40 kadın lider oranımız var. Direktör ve üzeri seviyede ise yüzde 50 kadın lider oranına ulaştık. Genel şirket içinde kadın lider oranımız yaklaşık yüzde 44 ve bu, içinde bulunduğumuz sektör için oldukça yüksek. Bu da çalışanların markamıza duyduğu güveni ve saygıyı artırıyor. Elbette kapsayıcılık da bunun parçası. İnsanlar kararlara katkı sunmak istiyor. Bazı durumlarda yukarıdan aşağıya kararlar gerekebilir ama büyük çoğunlukla biz, çalışanların fikirlerinden yola çıkan bir kültür inşa etmeye çalışıyoruz. Örneğin bütçe ve stratejimizi her yıl gözden geçirirken süreç en alttaki çalışanlardan başlayıp üst yönetime bir öneri olarak geliyor. Üst yönetimin aşağıya dikte ettiği bir plan yerine, çalışanlardan yukarıya doğru gelen bir süreç kurguluyoruz." diye konuştu. 'SADECE DUVARA YAZMAKLA OLMAZ' Gençlerin tercihlerinde belirleyici olan iki unsurdan daha bahseden Aksoy, şöyle devam etti: "Bunlardan biri 'sosyal fayda'. Gençler toplum için bir şey yapmak istiyorlar. Bizim ‘Vodafone Vakfı’ adında bir vakfımız var. Bazı çalışanlarımız bu vakıfta gönüllü olarak çocuklara, gençlere ve teknolojiye erişimi kısıtlı kadınlara destek veriyor. Çalışanlarımız çeşitli STK’larda gönüllü olmaya başladı, hayvanlara yardım eden de var, gezegene odaklanan da, başka alanlarda çalışanlar da... Son unsur ise öğrenme ve gelişim. İnsanlar çalıştıkları şirketin onlara öğrenme araçları sunmasını, kendilerini geliştirmelerine imkân tanımasını bekliyor. Bizim ‘Red Academy’ adını verdiğimiz çevrim içi bir akademimiz var. Çok sayıda program içeriyor ve biz bu programları kişiselleştiriyoruz. Özetle öğrenme-gelişim, sosyal fayda, esneklik, çeşitlilik ve kapsayıcılık yeni neslin esas olarak aradığı şeyler." Tüm şirketlerde bazı yönetişim ilkeleri olduğunu ancak çalışanların bu ilkeleri hissetmesi gerektiğini anlatan Aksoy, "Kültürün tanımı işleri yapma biçimimizdir. Duvarlara yazdığınız ya da şirket dokümanlarına koyduğunuz bir şey değil, gerçekten nasıl davrandığınız olmalıdır. Dolayısıyla evet, yönetişim ilkeleri var, ancak şirket kültürü ve üst yönetim ekibinin bu kültürü yaşatma rolü son derece önemli. Eğer bu kültürü gerçekten yaşıyorsanız, bu, yönetişiminizin de çalıştığı anlamına gelir. Aksi takdirde yönetişim, sadece resmi olarak uyulan bir kural seti olmaktan öteye geçemez." diyerek sözlerini noktaladı. 'GÜVENİN TEMELİ ARTIK KURALLARA DEĞİL, SORGULAYICILIĞA VE ŞEFFAFLIĞA DAYANIYOR' Allianz Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes da iyi yönetişimin artık sadece bir “uyum” meselesi değil, aynı zamanda cesaret testi olduğunu belirterek, "Geleceğimizi, dedelerimizin ve ninelerimizin alışkanlıklarına göre inşa edemeyiz. Günümüzde güvenin temeli artık kurallara değil, sorgulayıcılığa ve şeffaflığa dayanıyor. Bugün pek çok geleneksel organizasyonda yönetim kurullarının dengeyi koruması, işleri hızlandırması ve kontrol mekanizması olması bekleniyor. " dedi. Türkiye’de bağımsız yönetim kurulu başkanı kavramının oldukça sınırlı olduğunu vurgulayan Symes, "Bu, büyük bir kültürel dönüşüm gerektiriyor. Şu anda pek çok şirkette, özellikle aile şirketlerinde, yönetim kurulu başkanlığı genellikle aileden kıdemli birine veriliyor. Uluslararası şirketlerde ise çoğu zaman CEO ya da merkezden gelen üst düzey bir yönetici bu sorumluluğu üstleniyor. Bu nedenle, sadece içeriden bir atama yapmak yerine, gerçekten bağımsız bir ismin göreve getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Benim bağımsız bir yönetim kurulu başkanı olarak görevim, hem titiz hem de açık fikirli olmaktır. Pek çok konuda konuları farklı açılardan görebiliriz ama her zaman aynı yöne bakarız. Asıl önemli olan, yönetim kurulunun CEO ile nasıl uyum sağladığı ve şirketin stratejisiyle nasıl birlikte 'aynı tonda' hareket ettiğidir. Allianz’da ben; şirketi, CEO ile karşılıklı anlayış temelinde, ama bağımsız bir bakış açısıyla birlikte yürütüyorum. Bizde yönetim kurulu başkanı en yüksek sesle konuşan kişi değil, en net konuşandır." ifadelerini kullandı.

Great Place To Work® Türkiye'den Yeni Akademik İş Birliği Haber

Great Place To Work® Türkiye'den Yeni Akademik İş Birliği

Great Place To Work® Türkiye, iş dünyasında güven temelli iş yeri kültürünün önemini genç kuşaklara aktarmak amacıyla Bahçeşehir Üniversitesi ile yeni bir iş birliğine imza attı. Güz döneminde başlayan ve CO-OP programı kapsamında açılan COP4535 "The Great Place To Work Playbook: How to Win at Work" markalı dersi öğrencileri iş yeri kültürü, çalışan deneyimi ve liderlik kavramlarıyla buluşturuyor. İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi İşletme bölümünde açılan ders kapsamında Great Place To Work® Türkiye ekibi tarafından geliştirilen özgün bir müfredat her hafta öğrencilerle paylaşılıyor. Eğitim öğretim dönemi boyunca düzenlenecek derslerde öğrenciler, güven kültürünün iş sonuçlarına etkisini, çalışan deneyiminin nasıl ölçüldüğünü ve yüksek güv en ortamına sahip kurumların başarı hikâyelerini inceleme fırsatı bulacak. Bir Şirket Kültürü Hikayesi Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri, farklı sektörlerden şirket CEO'larının derslere konuk olarak katılması. Konuk liderler, kendi şirket kültürlerini, çalışan deneyimi stratejilerini ve liderlik anlayışlarını öğrencilerle paylaşarak gençlerin iş dünyasının farklı dinamiklerini doğrudan uygulayıcılarından öğrenmelerine olanak tanıyacak. Dönem boyunca; Yapay zekâ trendleri, çalışan aidiyeti ve motivasyon, liderlikte güven kültürü, işveren markası, çeşitlilik ve yüksek güven kültürüne geçiş yol haritası gibi başlıklar ele alınacak. Teoriden Pratiğe: Kültür Odaklı Bir Öğrenme Deneyimi Dersin temel amacı, öğrencilerin geleceğin iş dünyasında yalnızca teknik bilgiyle değil, değer temelli bir bakış açısıyla yer almalarını sağlamak. Progra m kapsamında öğrenciler; vaka analizleri, proje sunumları ve gerçek şirket örnekleri üzerinden güvene dayalı şirket kültürünün bileşenlerini keşfediyor. Bu kapsamda öğrenciler, Great Place To Work® metodolojisinin bilimsel dayanaklarını ve küresel iyi uygulamaları derinlemesine öğrenme fırsatı elde ediyor. İlk Konuk Great Place To Work® Türkiye CEO'su Eyüp Toprak Yarıyıl açılış dersinde öğrencilerle bir araya gelen Great Place To Work® Türkiye CEO'su Eyüp Toprak, öğrencilere iş yeri kültürü ve çalışan deneyimi alanında Great Place To Work'ün genel vizyonunu aktardı. Toprak dersin ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Great Place To Work® olarak yıllardır şirketlerin güvene dayalı kültürler oluşturmasına destek veriyoruz. Şimdi bu yaklaşımı geleceğin liderleriyle paylaşarak, onların iş yaşamına değer odaklı bir perspektifle hazı rlanmalarını istiyoruz. Bahçeşehir Üniversitesi iş birliği, bu vizyonun eğitim dünyasındaki somut bir yansıması." Great Place To Work® Türkiye ve Bahçeşehir Üniversitesi arasındaki bu iş birliği, geleceğin liderlerinin güven kültürünü yalnızca teorik değil, uygulamalı olarak deneyimlemelerine olanak tanıyor ve Türkiye'de iş dünyasıyla akademi arasında kurulan en güncel köprülerden biri olarak öne çıkıyor. Great Place To Work® hakkında Great Place To Work®, iş yeri kültürü ve çalışan deneyimi konusunda uzman küresel otoritedir. 1992'den beri dünya çapında 100 milyondan fazla çalışanın dahil olduğu Trust Index™ anketinden elde edilen derin analizler, harika bir iş yeri deneyimini neyin oluşturduğunu tanımlıyor. Her şeyin temelinde Güven vardır. Great Place To Work®, tüm çalışanlar için yüksek güvene dayalı bir iş deneyimi yaratarak organizasyonların kültürlerini ölçmeler ine ve daha iyi iş sonuçları üretmelerine yardımcı oluyor. Kurum kültürü ve çalışan deneyimi analiz platformu Emprising®, liderlere veri ve insan odaklı kararlar verebilmeleri için ihtiyaç duydukları anketler, gerçek zamanlı raporlama ve içgörüler sağlıyor. Great Place To Work® aynı zamanda Great Place To Work-Certified™ şirketleri ve Türkiye'nin En iyi İşverenleri Listesi'nin yanı sıra sektörel, bölgesel ve demografik listeler açıklayarak çalışan deneyiminin en iyiler ile kıyaslayabileceğiniz benzersiz veri içerikleri sunuyor. Great Place To Work®'ün misyonu, organizasyonların herkes için harika iş yerleri haline gelmesine yardımcı olarak daha iyi bir dünya inşa etmek.

Başarısı ve Samimiyetiyle Örnek CEO: Haluk Dortluoğlu'nun Liderlik Sırları Haber

Başarısı ve Samimiyetiyle Örnek CEO: Haluk Dortluoğlu'nun Liderlik Sırları

Kurumsal dünyanın soğuk yüzünü, sıcak ve samimi bir liderlik anlayışıyla değiştiren isimlerden biri: Haluk Dortluoğlu. Yönettiği şirkette sadece rakamları değil, insanları da büyüten, başarıyı ekibiyle birlikte kutlayan ve her fırsatta samimiyetini ortaya koyan Dortluoğlu, CEO'luk koltuğuna oturduğu günden bu yana hem finansal başarıları hem de oluşturduğu pozitif şirket kültürüyle adından söz ettiriyor. Onun liderlik felsefesi, sadece ofis içinde değil, BİM ve File Marketler gibi perakende devlerinin mağaza katlarında da hissediliyor. Kapısı Herkese Açık Bir Lider ve Sahada Müşterisiyle Birlikte Haluk Dortluoğlu'nun liderlik tarzı, klasik CEO kalıplarının çok ötesinde. Kendisiyle sohbet edenlerin veya toplantılarına katılanların ilk fark ettiği şey, ulaşılabilirliği ve çalışanlarına verdiği değer. "Benim kapım herkese açık" felsefesiyle hareket eden Dortluoğlu, departmanlar arası hiyerarşiyi minimuma indirerek, her çalışanın fikrine ve katkısına değer verdiğini hissettiriyor. Koridorlarda yürürken selamlaştığı en genç çalışandan, uzun yıllar tecrübe edinmiş yöneticilere kadar herkesle kurduğu sıcak iletişim, şirket içindeki motivasyonu ve aidiyet duygusunu artırıyor. Dortluoğlu'nun samimiyeti, sadece şirket içi iletişimle sınırlı değil. Onu sıklıkla BİM ve File Marketler gibi şirketin amiral gemisi perakende zincirlerinin mağazalarında, müşterilerle doğrudan temas halinde görmek mümkün. Bu ziyaretlerde, protokolden uzak, basit bir vatandaş gibi rafların arasında dolaşıyor, ürünleri inceliyor ve hatta kasada bekleyen müşterilerle sohbet etmekten çekinmiyor. Müşterilerin dileklerini, şikayetlerini ve beklentilerini ilk ağızdan dinlemesi, ona pazarın nabzını tutma ve stratejilerini doğrudan müşteri geri bildirimleriyle şekillendirme imkanı sunuyor. Bu "sokaktaki vatandaş" yaklaşımı, hem müşteri sadakatini artırıyor hem de şirket imajına olumlu katkı sağlıyor. Sadece Rakamlar Değil, İnsan Odaklı Büyüme ve Perakende Vizyonu Başarılı CEO, sık sık "Biz bir aileyiz" ifadesini kullanıyor ve bu sözü sadece bir söylem olarak bırakmıyor. Çalışanların kişisel gelişimlerine yatırım yapmaktan, onların özel günlerini unutmamaya, hatta zor zamanlarında destek olmaya kadar pek çok konuda ekibinin yanında olduğunu gösteriyor. Bu samimi yaklaşım, çalışanların işlerine daha sıkı sarılmasına ve ortak hedefler doğrultusunda kenetlenmesine yol açıyor. Dortluoğlu'nun liderliğinde şirket, sadece finansal tablolarıyla değil, aynı zamanda mutlu çalışanlar endeksiyle de dikkat çekiyor. Yenilikçi projeler, cesur adımlar ve perakende pazarındaki lider pozisyonunu koruma stratejileri, onun vizyoner bakış açısının bir yansıması. Özellikle BİM ve File Marketler'in rekabetçi perakende pazarında büyümeye devam etmesi, Dortluoğlu'nun müşteri odaklı yaklaşımının ve operasyonel mükemmelliğe verdiği önemin bir göstergesi. Ona göre, bir şirketin gerçek değeri, çalışanlarının motivasyonu, o işe duydukları tutku ve en önemlisi müşterinin kalbini kazanabilmesidir. Haluk Dortluoğlu, iş dünyasının dinamik ve rekabetçi ortamında, insan odaklı bir liderlik modelinin de ne kadar başarılı olabileceğini kanıtlıyor. Samimi duruşu, ulaşılabilir karakteri, ekibine olan inancı ve en önemlisi müşteriye doğrudan temas eden perakende vizyonuyla o, modern CEO profilini yeniden tanımlayan isimlerden biri olarak öne çıkıyor. ##### #######

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.