Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sistem Tasarımı

Kapsül Haber Ajansı - Sistem Tasarımı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sistem Tasarımı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hastane İklimlendirmesinde Sağlık, Güvenlik ve Enerji Verimliliğini Birlikte Yönetmenin   5 Kritik Unsuru Haber

Hastane İklimlendirmesinde Sağlık, Güvenlik ve Enerji Verimliliğini Birlikte Yönetmenin 5 Kritik Unsuru

Hastaneler; 7 gün 24 saat işletilmeleri kritik alanlarda yüksek hijyen, iç hava kalitesi ve basınç kontrolü gerektirmeleri nedeniyle enerji tüketimi açısından yüksek potansiyele sahip yapılardır. Ameliyathane, yoğun bakım, izolasyon odası, laboratuvar, görüntüleme alanları, hasta odaları ve poliklinikler gibi farklı bölümlerin iklimlendirme ihtiyaçları birbirinden ayrışırken, sistemlerin kesintisiz ve güvenilir şekilde çalışması gerekiyor. Bu nedenle hastanelerde enerji verimliliği, tek bir ekipmanın verimlilik değerinden ziyade binanın tüm HVAC sisteminin yıllık çalışma performansı üzerinden değerlendirilmelidir. Klima santralleri, soğutma grupları, pompalar, fanlar, soğutma kuleleri ve otomasyon sistemlerinin birbiriyle uyumlu çalışması hem enerji tüketiminin optimize edilmesi hem de işletme sürekliliğinin sağlanması açısından kritik önem taşıyor. Hastanelerde iklimlendirme sistemlerinin enerji performansının sistem tasarımından işletme stratejilerine kadar bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiğini belirten Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Hastanelerde enerji verimliliğini cihazın tam yük kapasite ve verileri üzerinden değerlendirmek yeterli değil. HVAC sistemleri yıl boyunca değişken yüklerde çalışıyor. Bu nedenle ekipmanların kısmi yük verimlilikleri, basınç kayıpları, debilerin kontrolü, kapasite kademelendirmesi ve otomasyon stratejileri de toplam enerji tüketimini doğrudan etkiliyor.” dedi. Form Endüstri Ürünleri, merkezi iklimlendirme alanındaki deneyimi ve geniş ürün portföyüyle hastanenin iklimlendirme sistemi için entegre bir çözüm yaklaşımı sunuyor. Pınar Gürler, hastane projelerinde entegre iklimlendirme yaklaşımının öne çıkan 5 unsurunu şöyle sıralıyor: 1. HVAC proje ve sistem ihtiyaçlarına uygun ürün ve sistem çözümü sunuyor. Form Endüstri Ürünleri, proje ihtiyaçları doğrultusunda merkezi soğutma sistemleri, klima santralleri, fancoiller, soğutma kuleleri, kuru soğutucular ve farklı HVAC uygulamalarına yönelik ürün ve sistem çözümlerinin teminini gerçekleştiriyor. Form’un sunduğu çözümlerin önemli bir parametresi ise satış sonrası teknik destek ve servis hizmetleri oluşturuyor. Ekipmanların doğru şekilde devreye alınması, işletme sürecinde performanslarının korunması ve ihtiyaç halinde teknik servis desteğinin sağlanması, hastaneler gibi 7 gün 24 saat çalışan tesislerde sistemlerin güvenilirliği ve işletme sürekliliği açısından önem taşıyor. 2. Klima santralleriyle kritik alanlarda güvenli ve verimli hava yönetimi sağlıyor. Hastanelerde hava tarafındaki ekipmanların enerji performansı, HVAC sisteminin toplam işletme maliyetleri açısından önemli bir rol oynuyor. Form Endüstri Ürünleri, proje ihtiyaçlarına uygun standart ve hijyenik klima santralleri ile hava tarafında gerekli debi, filtrasyon ve hijyen koşullarının karşılanmasına yönelik çözümler sunuyor. Klima santrallerinde kullanılan yüksek verimli fan teknolojileri ve değişken hızlı sürücüler, ihtiyaç duyulan hava debisinin çalışma koşullarına göre kontrol edilmesine ve fan enerji tüketiminin optimize edilmesine katkı sağlıyor. Özellikle hastane gibi kritik mahallerde, gerekli hava kalitesi ve hijyen koşullarından ödün vermeden enerji verimliliğinin sağlanması esas oluyor. Bu nedenle klima santralinin kapasitesi, fan seçimi, filtrasyon kademeleri ve sistemin çalışma koşulları birlikte değerlendirilerek, enerji performansı ile kritik mahallerin ihtiyaçları arasında optimum dengenin kurulması gerekiyor. 3. Kısmi yüklerde yüksek verimlilik ve yüksek kapasiteli soğutma çözümleri sunuyor. Hastanelerde mevsimsel koşullar, bina doluluk oranı, tıbbi cihazlar ve farklı mahallerin kullanım senaryoları, soğutma ve ısıtma yüklerinin sürekli değişmesine neden oluyor. Bu nedenle soğutma grubu, ısı pompası ve diğer HVAC ekipmanlarının nominal yükteki verimliliklerinin yanı sıra, kısmi yük koşullarındaki performansları da cihaz seçiminde özellikle dikkate alınıyor. Bu ihtiyaç, özellikle şehir hastaneleri gibi yüksek kapasiteli ve kesintisiz işletilen tesislerde daha da belirgin hale geliyor; zira merkezi soğutma sistemi bu tür projelerde toplam enerji tüketiminin önemli bileşenlerinden birini oluşturuyor. Özellikle şehir hastaneleri gibi yüksek kapasite ve kesintisiz işletme gerektiren yapılarda santrifuj soğutma grupları toplam enerji tüketimi ve işletme maliyetleri açısından kritik bir rol üstleniyor. Form Endüstri Ürünleri'nin satışını yaptığı Clivet VFD'li Santrifüj Soğutma Grupları, hastane projelerinde özellikle yüksek kapasite ve yüksek verimlilik değerleri nedeniyle tercih ediliyor. Clivet, Full Falling Film evaporatör teknolojisine sahip iki kademeli santrifüj kompresörlü soğutma grupları 10MW’a kadar kapasite aralığında soğutma sağlayan bu gruplar; fabrikalar, havaalanları, sergi salonları ve hastaneler gibi yüksek soğutma yüküne ihtiyaç duyan binalarda yaygın olarak tercih ediliyor. Patentli Full Falling Film evaporatör teknolojisi, soğutucu gaz şarj miktarını %40'a kadar azaltarak hem çevreci bir çözüm sunuyor hem de CO2 emisyonlarının önemli ölçüde düşmesini sağlıyor. 6,58'e kadar COP ve 10,69'a kadar IPLV değerleriyle yüksek enerji tasarrufu sunarken, 20'den fazla patentli tasarımıyla teknolojide öncü konumda yer alıyor. Ayrıca daha az soğutucu gaz kullanımı ve daha düşük ses seviyesiyle çevre dostu bir yapı sunan sistemler, daha kompakt boyutları ve daha geniş çalışma limitleriyle de projelere esneklik kazandırıyor. 4. Güvenilir sistemler, güçlü servis desteğiyle güvence sağlıyor. Hastanelerde HVAC sistemlerinin kesintisiz ve güvenilir şekilde çalışması, sağlık hizmetlerinin sürekliliği açısından kritik önem taşıyor. Özellikle kritik alanlarda olası arızalara karşı dayanıklılık ve sistem sürekliliği, tasarımın temel kriterleri arasında yer alıyor. Kapasite kademelendirmesi, yedek ekipman stratejisi, bağımsız devreler, bakım kolaylığı ve hızlı servis müdahalesinin birlikte değerlendirilmesi, hastane işletmesinin sürekliliğini destekliyor. Bu noktada, ekipman seçiminin ötesinde güçlü bir satış sonrası hizmet altyapısı da belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Form Endüstri Ürünleri, yıllardır sektöre sunduğu ürün ve çözümlerin yanı sıra teknik servis, yedek parça temini ve saha desteğiyle de hastane projelerinde işletmecilere güvence sağlıyor. Türkiye genelinde çok sayıda hastane projesinde yer alan geniş referans portföyü, markanın kritik sağlık tesislerindeki uygulama deneyimini ve güvenilirliğini ortaya koyuyor. Form'un yıllardır sürdürdüğü bilinirlik ve sektördeki köklü konumu, hastane işletmecileri için hem ekipman hem de hizmet sürekliliği açısından uzun vadeli bir güvence oluşturuyor. 5. Otomasyon destekli işletme ile geleceğin ihtiyaçlarına uyumlu altyapı sağlıyor. Enerji verimli bir HVAC sistemi yalnızca doğru ekipmanlardan oluşmuyor. Ekipmanların gerçek zamanlı ihtiyaçlara göre kontrol edilmesi ve sistem performansının izlenmesi de enerji tüketiminin optimize edilmesinde önemli rol oynuyor. Soğutma gruplarının, pompaların, fanların ve klima santrallerinin çalışma koşullarının merkezi otomasyon üzerinden izlenmesi; sıcaklık, basınç, debi ve çalışma süreleri gibi parametrelerin takip edilmesi, sistemin gereksiz enerji tüketmesini önlemeye yardımcı oluyor. Bu yaklaşım aynı zamanda bakım ihtiyaçlarının erken tespit edilmesine ve ekipmanların optimum çalışma aralıklarında tutulmasına katkı sağlıyor. Ayrıca, hastanelerin iklimlendirme altyapısının açılış dönemindeki ihtiyaçlar ve uzun vadeli işletme perspektifi birlikte değerlendirilerek tasarlanması gerekiyor. Yeni polikliniklerin açılması, yatak kapasitesinin artırılması, yeni tıbbi cihazların devreye alınması veya alanların kullanım amacının değişmesi gibi ihtiyaçlar zaman içerisinde sistemin genişletilmesini gerektirebiliyor. Modüler ve genişlemeye uygun tasarlanan merkezi sistemler, gelecekteki renovasyon ve kapasite artışlarının daha kolay karşılanmasına katkı sağlıyor. Farklı HVAC Bileşenlerini Tek Bir Sistem İçerisinde Birleştiriyor Form Endüstri Ürünleri'nin hastanelere sunduğu çözüm yaklaşımında geniş ürün portföyünün yanı sıra, farklı ürünlerin proje ihtiyaçları doğrultusunda bir sistem içerisinde konumlandırılabilmesi öne çıkıyor. Merkezi soğutma tarafında Clivet santrifüj veya vidalı soğutma grupları, hava tarafında Form yerli üretim Eurovent sertifikalı hijyenik ve standart klima santralleri ve fancoiller, su tarafında Eurovent ve CTI sertifikalı yerli üretimimiz Form Freva soğutma kuleleri ve kuru soğutucular ile özel uygulamalarda ısı pompaları ve hassas kontrollü klima çözümleri birlikte değerlendirilebiliyor. Bu yaklaşımın önemli örnekleri arasında Tekirdağ Kapaklı Devlet Hastanesi ve Dicle Devlet Hastanesi projeleri yer alıyor. Tekirdağ Kapaklı Devlet Hastanesi'nde toplam 21 adet klima santrali, bunların 9 adedinde hijyenik klima santrali uygulaması, 2 adet soğutma grubu ve 420 adet dört borulu gizli tavan tipi fancoil kullanıldı. Dicle Devlet Hastanesi'nde ise 7 adedi hijyenik olmak üzere toplam 21 adet klima santrali, 2 adet VFD'li vidalı soğutma grubu ve 322 adet gizli tavan tipi fancoil kullanıldı. Pamukkale Üniversitesi'nin 400 yataklı Hastanesi, Tıp Fakültesi ve Fakülte binalarının tamamında 23,5 MW kapasiteye sahip 24 adet Eurovent sertifikalı Clivet multifonksiyonel ısı pompası ile yeni nesil R513A gazlı Clivet VFD vidalı soğutma grupları kullanıldı. Yüksek kapasiteli sağlık tesislerinde merkezi soğutma çözümlerinin ölçeklenebilirliğini ortaya koyan referanslar arasında ise Samsun, Mardin, Sakarya ve Sancaktepe şehir hastaneleri bulunuyor. Samsun Şehir Hastanesi'nde 900 yatak, 200 yoğun bakım yatağı ve 40 ameliyathanenin ihtiyaç duyduğu soğutma altyapısında santrifüj soğutma grupları, VFD'li hava soğutmalı vidalı soğutma grupları, Form Freva soğutma kuleleri ve kuru soğutucular birlikte kullanıldı. Mardin Şehir Hastanesi'nde toplam 4.500 kW kapasiteli VFD'li, iki kademeli santrifüj chiller sistemi; Sakarya Şehir Hastanesi'nde ise 1.000 yataklı tesisin merkezi soğutma sisteminde santrifüj soğutma grupları tercih edildi. Sancaktepe Şehir Hastanesi'nde kullanılan 14 adet santrifüj soğutma grubu da önemli referanslar arasında yer alıyor. “Doğru İklimlendirme, Sağlık Hizmetinin Sürekliliğine Katkı Sağlıyor” Hastane projelerinde geleceğin iklimlendirme yaklaşımının yalnızca yüksek verimli cihazlardan oluşmadığını vurgulayan Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Geleceğin hastanelerinde iklimlendirme yaklaşımının; yüksek verimli cihazların yanı sıra entegre mühendislik, doğru sistem tasarımı, merkezi kontrol, enerji yönetimi, hijyen ve güçlü satış sonrası hizmetin birleşimiyle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Geniş ürün portföyümüz, merkezi iklimlendirme alanındaki deneyimimiz ve hastane projelerindeki referanslarımız, bu bütüncül yaklaşımın önemli yapı taşlarını oluşturuyor. Çünkü hastanelerde doğru iklimlendirme yalnızca konfor sağlamıyor; sağlık hizmetinin güvenilir, sürdürülebilir ve kesintisiz şekilde devam etmesine de katkı sağlıyor.” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji’den Karbon Nötr Hedefine Güçlü Destek Haber

CW Enerji’den Karbon Nötr Hedefine Güçlü Destek

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, sürdürülebilir enerji yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Şirket, bir firma için 9.868,5 kWp kurulu güce sahip arazi tipi güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu başarıyla tamamladı. Proje, temiz enerji üretimiyle hem karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sunuyor hem de enerji maliyetlerinde sürdürülebilir bir çözüm oluşturuyor. CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, projeye ilişkin değerlendirmesinde, yüksek verimlilik ve dayanıklılık standartlarına sahip güneş panelleriyle fark yaratmaya devam ettiklerini söyledi. Yılmaz, “Geliştirdiğimiz ileri teknolojiye sahip panellerimiz, zorlu saha koşullarında dahi maksimum performans sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Uzun ömürlü ve yüksek verimli ürünlerimizle yatırımcılarımıza güvenilir çözümler sunarken, çevreye duyarlı üretim anlayışımızdan da taviz vermiyoruz. AR-GE çalışmalarımıza yaptığımız yatırımlarla ürün kalitemizi sürekli geliştiriyor, sektördeki rekabet gücümüzü artırıyoruz. Aynı zamanda yenilenebilir enerji çözümlerimizle ülke ekonomisine ve sürdürülebilir geleceğe katkı sağlamayı sürdürüyoruz” dedi. Yeşil dönüşüme katkı sağlanıyor CW Enerji olarak yalnızca enerji üretimine değil aynı zamanda doğanın korunmasına da katkı sağlamayı öncelik olarak gördüklerine dikkat çeken Yılmaz, bu doğrultuda hayata geçirilen her projenin çevresel etkilerini titizlikle değerlendirdiklerini kaydetti. Yılmaz, yenilenebilir enerji yatırımlarının iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir rol üstlendiğini dile getirerek, “Temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda hem yurt içinde hem de yurt dışında gerçekleştirdiğimiz projelerle yeşil dönüşüme katkı sağlamayı hedefliyoruz. Enerji sektöründe teknolojik çözümler geliştirerek daha verimli ve çevre dostu sistemleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Firmaların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında güçlü iş ortağı Firmaları güneş panelleri ile donatmaya devam ettiklerini ifade eden Yılmaz, bir firma için 5.890,56 kWp kurulu güce sahip arazi tipi güneş enerji santralinin kurulumunu tamamladıklarını belirterek, “Söz konusu proje ile yılda yaklaşık 692 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 4.585.730 kg karbondioksit salınımını önlenecek. Karbon nötr hedefleri doğrultusunda attığımız bu adımlar, şirketlerin çevresel sürdürülebilirlik performanslarını güçlendirmelerine de katkı sunuyor. Yenilenebilir enerji çözümlerimizle iş dünyasının sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında güçlü bir iş ortağı olmaya devam edeceğiz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow BESS ve Solar İnvertör Sıralamasında Lider Oldu Haber

Sungrow BESS ve Solar İnvertör Sıralamasında Lider Oldu

Sungrow, Wood Mackenzie’nin 2025 yılı performanslarını temel alarak hazırladığı küresel batarya enerji depolama sistemi entegratörleri ve solar invertör üreticileri sıralamalarında birinci oldu. Şirket ayrıca teknoloji, güvenlik, Ar-Ge, tedarik zinciri ve finansal dayanıklılık kriterleri kapsamında A Sınıfı derecelendirme aldı. Küresel temiz enerji teknolojileri pazarında rekabet hızlanırken Sungrow, enerji depolama sistemleri ve solar invertörler olmak üzere iki önemli kategoride liderliğe yükseldi. Uluslararası araştırma ve danışmanlık şirketi Wood Mackenzie tarafından hazırlanan “Küresel BESS Entegratörleri Kapsamlı Sıralaması” ile “Küresel Solar İnvertör Üreticileri Kapsamlı Sıralaması”nda Sungrow birinci sırada yer aldı. Şirketlerin 2025 yılı performansları üzerinden değerlendirildiği araştırmalar; teknoloji olgunluğu, güvenlik, üretim kapasitesi, Ar-Ge yatırımları, finansal güç, tedarik zinciri dayanıklılığı ve proje uygulama yetkinliği gibi başlıklara odaklandı. Batarya depolama kurulumları 100 GW sınırını aştı Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik şebekelerindeki payının artması, batarya enerji depolama sistemlerine yönelik ihtiyacı da büyütüyor. Üretimin tüketimle eşleştirilmesi, şebeke dengesinin korunması ve kesintilerin önlenmesi açısından kritik rol üstlenen BESS yatırımları dünya genelinde hız kazandı. Yıllık batarya enerji depolama sistemi kurulumları, 2025 yılında ilk kez 100 GW seviyesinin üzerine çıktı. Bu gelişme, enerji depolama sektörünün niş bir teknoloji alanından elektrik altyapısının temel bileşenlerinden birine dönüştüğünü gösterdi. Proje ölçeklerinin büyümesiyle birlikte yatırımcıların tedarikçilerden beklentileri de değişti. Artık yalnızca batarya veya ekipman sağlayabilmek yeterli görülmüyor; sistem tasarımı, mühendislik, devreye alma, güvenlik, bakım ve uzun vadeli teknik destek gibi kabiliyetler de tedarikçi seçiminde belirleyici oluyor. Sungrow’un bütünleşik BESS çözümleri öne çıktı Wood Mackenzie’nin BESS sıralamasında, farklı enerji depolama bileşenlerini fabrikada monte edilmiş tek bir AC bağlantılı sistem içinde buluşturan çözümler değerlendirildi. Bu sistemlerde şu temel bileşenler aynı yapı altında bir araya getiriliyor: Batarya modülleri Güç dönüşüm sistemi (PCS) Batarya yönetim sistemi (BMS) Termal yönetim altyapısı Kontrol ve enerji yönetim sistemleri Araştırmada üreticilerin yalnızca ürün teknolojisi değil, projenin bütün yaşam döngüsünde hizmet sunma yetkinliği de incelendi. Satış öncesi mühendislik, sistem tasarımı, kurulum, devreye alma, işletme ve bakım hizmetleriyle garanti süreçleri değerlendirmeye dahil edildi. Sungrow’un şebeke ölçeğindeki projelere yönelik bütünleşik çözüm yaklaşımı, BESS entegratörleri kategorisindeki liderliğinde etkili oldu. Solar invertör üreticileri kapsamlı kriterlerle değerlendirildi Wood Mackenzie tarafından yılda iki kez yayımlanan solar invertör üreticileri sıralaması ise sektörün üretim, teknoloji ve finansal yapısını karşılaştırmalı olarak ele alıyor. Değerlendirmede şirketlerin üretim kapasiteleri ve sevkiyat hacimlerinin yanında kapasite kullanım oranları, üretim deneyimi, satış sonrası hizmetleri ve bağımsız kuruluşlardan aldıkları sertifikalar da incelendi. Solar invertör sıralamasında dikkate alınan başlıca kriterler arasında şunlar yer aldı: Değerlendirme alanı İncelenen başlıklar Üretim Kapasite, deneyim ve kapasite kullanım oranı Teknoloji Ürün olgunluğu, verimlilik ve inovasyon Ar-Ge Araştırma bütçesi ve yeni ürün geliştirme kabiliyeti Finans Mali yapı ve uzun vadeli dayanıklılık Hizmet Satış sonrası destek ve yerel servis kapasitesi ESG Çevresel, sosyal ve yönetişim performansı Sertifikasyon Bağımsız kuruluşların test ve onayları Tedarik zinciri Dikey entegrasyon ve tedarik güvenliği Sungrow’un hem BESS hem de solar invertör kategorisinde lider olması, şirketin ürün tedariğinden uzun vadeli sistem işletmesine kadar uzanan geniş bir çözüm kapasitesine sahip olduğunu ortaya koydu. Sungrow A Sınıfı derecelendirme aldı Wood Mackenzie, Sungrow’u yaptığı kapsamlı değerlendirme sonucunda A Sınıfı kategorisinde derecelendirdi. Bu derecelendirmede teknoloji olgunluğu, Ar-Ge yatırımları, ürün güvenliği, dikey entegrasyon, tedarik zinciri dayanıklılığı, ESG performansı ve finansal güç gibi alanlar dikkate alındı. Araştırmada kullanılan veriler; üretici anketleri, kamuya açıklanan finansal bildirimler, Wood Mackenzie’nin sektörel veri tabanları ve şirketlerle gerçekleştirilen görüşmelerden derlendi. Sıralamaların enerji hizmeti şirketleri, bağımsız enerji üreticileri ve proje geliştiricileri için tedarikçi seçiminde karşılaştırmalı bir referans oluşturması hedefleniyor. “Müşteriler uzun vadeli destek sunan ortaklar arıyor” Sungrow’un Almanya, Avusturya, İsviçre, Benelüks, Nordik ülkeler ve Türkiye bölgelerinden sorumlu Avrupa Başkan Yardımcısı Moritz Rolf, Wood Mackenzie sıralamalarında elde edilen sonucun şirketin küresel enerji pazarındaki konumunu yansıttığını söyledi. Enerji projelerinin giderek büyüdüğünü ve teknik açıdan daha karmaşık hâle geldiğini belirten Rolf, müşterilerin gelişmiş teknolojinin yanında kanıtlanmış proje uygulama kabiliyeti ile uzun vadeli yerel destek sunabilen iş ortaklarına ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Araştırma sonuçları da enerji yatırımcılarının satın alma kararlarında sistemlerin bütün yaşam döngüsünü dikkate almaya başladığını gösterdi. Özellikle büyük ölçekli depolama projelerinde tasarım, devreye alma tecrübesi ve uzun vadeli işletme performansı, üreticileri birbirinden ayıran temel unsurlar arasına girdi. PowerTitan 3.0 büyük ölçekli projelere odaklanıyor Sungrow’un şebeke ölçeğindeki batarya depolama çözümlerinin merkezinde PowerTitan 3.0 platformu bulunuyor. Platform; farklı proje ihtiyaçlarına uyarlanabilen esnek konfigürasyonlarının yanında elektrik şebekesinin dengelenmesine yönelik gelişmiş özellikler sunuyor. Bunlar arasında şebekenin harici enerji kaynağı olmadan yeniden başlatılmasını sağlayan black start, atalet desteği ve milisaniye seviyesindeki gerilim regülasyonu yer alıyor. PowerTitan 3.0’ın ön kurulum ve ön devreye alma işlemlerinin fabrikada tamamlanması, sahadaki montaj süresinin kısaltılmasını ve sistemin daha hızlı işletmeye alınmasını sağlıyor. Şirket, sistem verimliliğini ve güvenliği artırmanın yanı sıra enerji depolama tesislerinin uzun vadeli işletme performansını geliştirmeye odaklanıyor. Masdar’dan 7,5 GWh’lik sipariş aldı Sungrow, PowerTitan 3.0 teknolojisi için Abu Dabi’de kurulacak gigawatt ölçekli, kesintisiz güneş enerjisi ve depolama projesi kapsamında Masdar’dan 7,5 GWh kapasiteli sipariş aldı. Güneş enerjisi üretimiyle batarya depolamayı aynı altyapıda birleştirecek projenin, yenilenebilir kaynaklardan günün 24 saati elektrik sağlanmasına yönelik büyük ölçekli uygulamalardan biri olması planlanıyor. Sungrow ayrıca 2026 yılı boyunca Avrupa genelinde toplam 10 GWh kapasiteli PowerTitan 3.0 teslimatı gerçekleştirmeyi öngörüyor. Şirketin enerji depolama sistemleri; güvenlik donanımları, kolaylaştırılmış devreye alma süreçleri ve sistemin bütün kullanım ömrünü kapsayan işletme-bakım hizmetleriyle destekleniyor. Avrupa’daki yerel yapılanmasını güçlendiriyor Sungrow, küresel üretim ve teknoloji kapasitesini Avrupa’daki bölgesel satış, servis ve teknik destek ekipleriyle birleştiriyor. Şirket; Birleşik Krallık, Belçika ve İspanya başta olmak üzere Avrupa’daki büyük ölçekli enerji projelerinde yer alıyor. Avrupa’nın yanı sıra Asya-Pasifik, Orta Doğu ve Latin Amerika’daki yüksek kapasiteli projeler de Sungrow’un enerji depolama portföyünün büyümesine katkı sağlıyor. Şirket, BloombergNEF değerlendirmelerinde de PV invertör, enerji depolama sistemi ve PCS kategorilerinde finansal güvenilirlik açısından öne çıkan markalar arasında gösteriliyor. Wood Mackenzie’nin iki ayrı sıralamasında elde edilen liderlik, Sungrow’un güneş enerjisinin elektrik şebekesine aktarılmasından fazla üretimin bataryalarda depolanmasına kadar uzanan enerji altyapısının iki kritik alanındaki konumunu güçlendirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Oyun Pazarı 2025’te 188.8 Milyar Doları Buldu Haber

Küresel Oyun Pazarı 2025’te 188.8 Milyar Doları Buldu

Dijital oyun sektörü yalnızca eğlence üretmiyor; veri odaklı tasarım, yapay zekâ entegrasyonu ve küresel yayın stratejileriyle çok katmanlı bir yaratıcı teknoloji ekosistemi inşa ediyor. İstinye Üniversitesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi İsmail Ergen, oyun tasarımcısını “deneyim mimarı” olarak tanımlıyor. Ona göre tasarımcı; oyun mekaniğinden ekonomi modeline, kullanıcı deneyiminden live operasyonlara kadar tüm sistemi kurgulayan, test eden ve veriye dayalı olarak geliştiren bir yaratıcı teknoloji mühendisi. Yapay zekâ destekli adaptif mekaniklerden oyuncu analitiğine uzanan bu yeni yaklaşım hem eğitim modelini dönüştürüyor hem de Türkiye’yi küresel rekabette daha görünür bir konuma taşıyor. “Sadece fikir üretmez; sistemi tasarlar, test eder ve veriye dayalı olarak iterasyon yapar” Dr. Öğr. Üyesi İsmail Ergen, dijital oyun tasarımcısının neler yaptığını şöyle özetledi: “Dijital oyun tasarımı yalnızca eğlence ürünü üretmek değildir; insan deneyimini, etkileşimini ve hikâyesini kapsayan disiplinlerarası bir sistem tasarımı sürecidir. Oyun, kullanıcıya hissettirdiği deneyimle anlam kazanır. Bu nedenle tasarımcı yalnızca mekanik kurmaz; psikoloji, ekonomi, hikâye anlatımı ve teknoloji bileşenlerini aynı anda kurgular. Dijital oyun tasarımcısı, oyunun ‘deneyim mimarisini’ inşa eden kişidir. Sadece fikir üretmez; sistemi tasarlar, test eder ve veriye dayalı olarak iterasyon yapar. Temel sorumluluklar şunlardır: Core loop & progression: Oyuncunun tekrar ettiği döngü, ilerleme ve ödül sistemiSistem tasarımı & dengeleme: Karakter, combat, ekonomi, kaynaklar, difficulty curveLevel & quest tasarımı: Görev akışları, seviye ritmi, onboarding süreçleriUX ve oyuncu yolculuğu: Menü akışı, kullanıcı testleri, erişilebilirlikPrototipleme: Unity/Unreal ile hızlı prototip ve playtestLive Ops & metrik okuma: Retention, ARPDAU, churn, A/B testPlatform & yayın stratejisi: Steam, konsol ve mobil için optimizasyon Ben oyun tasarımını bir sanat alanından öte yaratıcı teknoloji mühendisliği olarak görüyorum. Tasarım, veri ve teknoloji eş zamanlı çalışır.” “Disiplinlerarası eğitim modeli gerekli” Dijital oyun tasarımcısı olmak için nasıl bir eğitim gerektiğiyle ilgili de bilgi veren Ergen, şunları söyledi: “Tek bir doğru yol yoktur; ancak güçlü bir portfolyo, teknik altyapı ve sistem düşünme becerisi şarttır. Günümüzde oyunlar yalnızca eğlence değil; eğitim, sağlık, simülasyon, XR ve yapay zekâ uygulamalarında da kullanılmaktadır. Bu nedenle disiplinlerarası eğitim modeli gereklidir. Amerika’dan Türkiye’ye döndüğümde sıklıkla vurguladığım bir tespit vardı: Türkiye, oyun ve yaratıcı teknolojiler alanında Avrupa ve Amerika’nın yaklaşık 5 yıl gerisinden gelmektedir. Bunu bir yakınma değil, bir çalışma çerçevesi olarak ele aldık. Bu doğrultuda: Müfredatı yeniden yapılandırdık. Ders içeriklerini teknik derinlik kazandıracak şekilde güncelledik. Yapay zekâ ve makine öğrenmesini entegre ettik. Sektörle sürekli etkileşimli bir model kurduk. Bugün lisans düzeyinde yapay zekâ ve makine öğrenmesini sistematik biçimde oyun tasarımı eğitimine entegre eden tek bölüm konumundayız. Öğrencilerimiz teknik olarak şu alanlarda eğitim almaktadır: Data-driven design, oyuncu analitiği, oyun ekonomisi modelleme, prosedürel içerik üretimi, AI destekli adaptif mekanikler, monetizasyon mimarisi, platform bazlı yayın stratejileri.” “Sektör 2030’a doğru 500 milyar dolara yaklaşabilir” Dijital oyun tasarımının geleceğinin ve istihdamının olduğunu belirten Ergen, pazarla ilgili şu bilgiler verdi: “Küresel oyun pazarı büyümeye devam ediyor. Newzoo verilerine göre, 2024’te 187.7 milyar dolar, 2025’te 188.8 milyar dolar, 2028 projeksiyonu ise 206.5 milyar dolar. Oyuncu sayısının 2028’de 3.9 milyara yaklaşması bekleniyor. Daha geniş tanımlı araştırmalarda sektörün 2030’a doğru 500 milyar dolara yaklaşabileceği öngörülüyor. Bu büyüme yalnızca eğlence ekonomisi değildir. Oyun teknolojileri: Eğitim teknolojileri, XR ve metaverse, sağlık simülasyonları, savunma sistemleri, otomotiv arayüzleri gibi alanlara da entegre olmaktadır. Maaş skalası ülke, deneyim ve uzmanlık alanına göre değişir. Özellikle sistem tasarımcıları, oyun ekonomisi uzmanları, live ops yöneticileri ve AI destekli tasarım uzmanları küresel ölçekte yüksek talep görmektedir.” “Türkiye, mobil oyun üretiminde EMEA bölgesinin en görünür merkezlerinden biri” Dr. Öğr. Üyesi İsmail Ergen, küresel oyun ve Türkiye pazarı ile ilgili ise şunları söyledi: “Newzoo’nun 2025 raporuna göre küresel oyun pazarı 2025’te 188.8 milyar dolar seviyesindedir. Daha geniş tanımlı pazar analizlerinde 2024’te yaklaşık 298 milyar dolarlık hacim ve 2030’da 505 milyar dolara ulaşma projeksiyonu bulunmaktadır. Bu, oyun sektörünü yaratıcı endüstriler içinde en büyük ve en hızlı büyüyen alanlardan biri haline getirmektedir. Türkiye için 2025 projeksiyonları yaklaşık 3.33 milyar dolar seviyesindedir. Ancak önemli olan yalnızca iç pazar büyüklüğü değil; Türkiye’nin mobil oyun üretiminde küresel ölçekte görünürlük kazanmış olmasıdır. Türkiye, mobil oyun alanında global başarılar elde etti. Peak’in 2020’deki exit’i ekosistem için dönüm noktası oldu. Dream Games gibi şirketler milyar dolarlık değerlemelere ulaştı. Resmi bir ‘dünya sıralaması’ yoktur; ancak Türkiye, mobil oyun üretiminde EMEA bölgesinin en görünür merkezlerinden biridir.” Uluslararası çalışma fırsatları da sunuyor Bu alanın uluslararası çalışma fırsatları da sunduğunu belirten Ergen, “Oyun sektörü doğası gereği küreseldir. Remote ve hybrid çalışma yaygındır. Üretim pipeline’ları uluslararasıdır. Portfolyo güçlü olduğunda ülke bariyeri azalır. Tasarımcılar publisher’larda, AAA stüdyolarda, outsource ekiplerde veya bağımsız yapımcı olarak çalışabilir” dedi. “Öğrencilerimizi ürün düşünebilen yaratıcı teknoloji girişimcileri olarak yetiştiriyoruz” İstinye Üniversitesi’ndeki başarı hikâyelerinden de bahseden Ergen, şöyle devam etti: “Başarıyı üç ana kanalda görüyoruz: Üretim kültürü: Game Design Club ve düzenli Game Jam’ler. Başarı örnekleri: Üniversite içi ve dışı yarışmalarda dereceler. Mezun görünürlüğü: LinkedIn ve sektör yerleşimleri. Bölüm olarak yılda ortalama: 20’den fazla sektör etkinliği, 5 büyük Game Jam (200+ katılımcı), yüzlerce prototip üretim süreci, uluslararası konuşmacı ve yatırımcı buluşmaları gerçekleştiriyoruz. Game Jam’lerimiz yalnızca yarışma değil; ürünleştirme ve girişim kültürü kazandırma platformlarıdır. Öğrencilerimizi yalnızca tasarımcı değil; ürün düşünebilen yaratıcı teknoloji girişimcileri olarak yetiştiriyoruz.” “AI yalnızca bir ders değil; tasarım metodolojisinin parçası” Oyun tasarımında yapay zekânın rolüne de değinen Dr. Öğr. Üyesi Ergen, “Yapay zekâ: Oyun deneyimini kişiselleştirme, adaptif zorluk üretme, prosedürel içerik üretimi, oyuncu davranış tahmini, ekonomi optimizasyonu gibi alanlarda kritik rol oynamaktadır. Akademik çalışmalar da AI entegrasyonunun oyuncu deneyimini derinleştirdiğini göstermektedir. Bu nedenle bölümümüzde AI yalnızca bir ders değil; tasarım metodolojisinin parçasıdır” diye konuştu. Oyunun artık yalnızca bir yazılım ürünü olmadığını belirten Ergen, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir ekonomi modeli, veri sistemi, dağıtım stratejisidir. Bir küresel rekabet alanıdır. Gelecek beklenen bir zaman dilimi değil; bugünden yapılan hazırlıkların doğal sonucudur. Biz bölüm olarak yalnızca mevcut açığı kapatmayı değil; Türkiye’nin yaratıcı teknoloji üretiminde öncü bir konuma gelmesini hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji’den Kadın Masa Tenisi Takımına Anlamlı Destek Haber

CW Enerji’den Kadın Masa Tenisi Takımına Anlamlı Destek

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, spora ve sporcuya verdiği desteği sürdürüyor. Firma bu kapsamda Samsun Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi Mezunları Spor Kulübü (Samsun Kolejliler) Kadın Masa Tenisi Takımı’na sponsor olarak kadın sporcuların gelişimine katkı sağlamayı ve genç nesillere sporu sevdirmeyi hedefliyor. Konu hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, spora verdikleri desteğin sadece bir sponsorluk değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk anlayışlarının bir parçası olduğunu söyledi. Sarvan, “CW Enerji olarak her zaman topluma değer katan projelerin içinde yer almayı önemsiyoruz. Spor disiplin, azim ve takım ruhu gibi kavramları genç nesillere kazandıran en güçlü alanlardan biridir. Bu bilinçle Samsun Kolejliler Kadın Masa Tenisi Takımı’na destek vererek, kadın sporcularımızın başarı yolculuğuna katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi. Kadınların sporda daha fazla yer almasının, ülkenin geleceği açısından büyük bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Sarvan, “Kadınların sporun her alanında görünür olması hem toplumsal gelişim hem de sürdürülebilir başarı açısından son derece kıymetli. Kadın sporcularımızın elde ettiği başarılar gençlerimize ilham veriyor, onlara cesaret kazandırıyor. Biz de CW Enerji olarak, bu ilhamın yayılmasına katkı sağlamayı görev biliyoruz. Bir kadın sporcu başarıya ulaştığında, aslında bir toplumun enerjisi yükseliyor. Onların azmi, kararlılığı ve mücadelesi hepimize örnek oluyor. Bu yüzden spora yapılan her destek geleceğe yapılan bir yatırımdır. Biz de CW Enerji olarak bu anlayışla hareket ediyoruz” diye konuştu. Başarı hikayelerinin bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz Sarvan, CW Enerji’nin sporun farklı branşlarına verdiği desteğin süreklilik arz ettiğini belirterek, bu alandaki yatırımların şirketin toplumsal değer yaratma vizyonunun önemli bir unsuru olduğunu kaydetti. Sarvan, “Enerji sektöründeki öncülüğümüzü sosyal alanlarda da sorumluluk bilinciyle desteklemeye çalışıyoruz. Türkiye Yağlı Güreş Ligi’ne ana sponsor olmamız da bu anlayışın bir sonucu. Geleneksel sporlarımızın yaşatılması kültürel mirasımızın korunması açısından büyük bir önem taşıyor. Bu tür organizasyonlarda yer almak hem spora hem de ülkemizin değerlerine olan bağlılığımızı gösteriyor” dedi. Amacımız toplumsal gelişime katkı sağlamak Sarvan, şirketin spora desteğinin yalnızca kısa vadeli başarılarla sınırlı olmadığını, sürdürülebilir bir yaklaşım benimsediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bizim için spor toplumun enerjisini yükselten, birlik ve motivasyonu artıran bir olgudur. Bu nedenle hem kadın sporcuların hem de farklı branşlardaki genç yeteneklerin yanında olmaya devam edeceğiz. Amacımız sadece enerji üretmek değil; ülkemize değer katmak, gençlerimize ilham olmak ve toplumsal gelişime katkı sağlamak.” CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.