Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sivas

Kapsül Haber Ajansı - Sivas haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivas haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Pist Bisikletinin Geleceği Konya’da Şekilleniyor Haber

Pist Bisikletinin Geleceği Konya’da Şekilleniyor

Konya Velodromu’nun ev sahipliğinde düzenlenecek 2026 Puanlı Pist Bisikleti Kupası; Türkiye Bisiklet Federasyonu, Konya Büyükşehir Belediyesi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Meram Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilecek. Dört yarıştan oluşan seri, genç sporculara rekabet ortamı sunarken gelişimlerine de önemli katkı sağlamayı hedefliyor. 12 yaş ve üzeri sporculara açık olarak planlanan organizasyon Nisan, Temmuz, Eylül ve Kasım aylarında düzenlenecek dört etaplı takvimiyle sezon boyunca devam edecek. Seride sporcuların sezon içinde elde ettikleri en iyi üç derece, yıl sonu genel klasman sıralamasını belirleyecek. Genel klasmanda ilk üç sırayı elde eden sporcular ise kupaların sahibi olurken, Gençlik ve Spor Bakanlığı Sporcu Eğitim Merkezleri (SEM) projesi kapsamında desteklenme imkânı elde edecek. Pist bisikletinde sürdürülebilir başarı hedefi doğrultusunda hayata geçirilen bu organizasyon, kapsamlı sporcu gelişim projesinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Müsabakalar aracılığıyla erken yaşta yetenekli sporcuların keşfedilmesi, performanslarının bilimsel yöntemlerle geliştirilmesi ve uluslararası arenaya hazırlanması hedefleniyor. Puanlı Pist Bisikleti Kupası’na Spor Toto ve Türk Telekom destek sağlarken, “Bisiklet Şehri” unvanıyla öne çıkan Konya Büyükşehir Belediyesi de genç sporcuların gelişimine önemli katkılar sunuyor. Farklı yaş kategorilerinden yıldız genç sporcular aynı pistte yarışıyor 2026 Puanlı Pist Bisikleti Kupası’nın ilk etabında 12 farklı ilden 33 kulüp ve toplam 190 sporcu mücadele ediyor. Antalya, Manisa, İzmir, Ankara, İstanbul, Karaman, Konya, Giresun, Nevşehir, Kocaeli, Aydın ve Sivas’tan gelen sporcular, Konya Velodromu’nda kıyasıya rekabet sergiliyor. U13, U15, U17, Genç ve Büyük kategorilerinde kadın ve erkek sporcuların mücadele ettiği ligde; sprint, zamana karşı, bireysel takip, scratch ve takım takip disiplinleri yer alıyor. Sporcular, her yarış öncesinde düzenlenen gelişim kamplarında Milli Takım antrenörleri eşliğinde hazırlanma fırsatı bulurken; bu süreçte teknik ve fiziksel gelişimlerini destekleyerek hız, dayanıklılık ve taktik becerilerini üst seviyeye taşıyor. Organizasyon kapsamında her etapta kendi kategorilerinde dereceye giren sporculara madalya verilirken sezon sonunda genel klasmanda ilk üçe giren sporcular kupayla ödüllendirilecek ve SEM kapsamında sporcu burs desteği almaya hak kazanacak. 2026 Puanlı Pist Bisikleti Kupası Takvimi: 1. Yarış: 11–12 Nisan 2026 2. Yarış: 11–12 Temmuz 2026 3. Yarış: 26–27 Eylül 2026 4. Yarış: 7–8 Kasım 2026 Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sivas Belediyesi, Yerli ve Milli Akıllı Su Sayacını Tanıttı Haber

Sivas Belediyesi, Yerli ve Milli Akıllı Su Sayacını Tanıttı

Düzenlenen lansman toplantısında, Sivas’ın su yönetimini dijitalleştiren ve kayıp-kaçağı minimize eden sistemin detayları paylaşıldı. Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’ndeki tanıtım toplantısına Türkiye’nin farklı şehirlerinden çok sayıda belediye başkanı, başkan yardımcısı, birim müdürü ve teknik ekiplerin yanı sıra kaymakamlıklar, il özel idareleri ve köylere hizmet götürme birliklerinden yetkililer yoğun ilgi gösterdi. Toplantıda ilk olarak söz alan Özbelsan A.Ş. Genel Müdürü Yunus Kantar, “Bizim asli görevimiz Belediye Başkanımızın yapmış olduğu hizmetlere ve çalışmalara en üst seviyede destek vermektir. Aynı zamanda üretmek, ürettiklerimizi Sivas halkının menfaatleri doğrultusunda yatırıma dönüştürmektir. Bugün burada Özbelsan olarak sadece bir ürünün lansmanı değil aynı zamanda bir dönüşümün, kararlı ve güçlü bir vizyonun tanıtımına da şahitlik edeceğiz. Bu süreçte şirketimizi daha kurumsal, daha sistematik ve en önemlisi üreten bir yapı haline getirmek için kararlı adamlar attık. Yapmış olduğumuz her çalışmayı şehrimizin ve belediyemizin menfaatleri doğrultusunda yapmaktayız” dedi. “ALTERNATİF KAYNAKLAR ÜRETMEMİZ ŞART” Göreve geldikleri ilk günden itibaren Belediyenin kendi kaynaklarını üretmesi konusunda ciddi bir çalışma içerisine girdiklerini dile getiren Başkan Dr. Adem Uzun ise “Üzerinde en hassasiyette durduğumuz konuların başında altyapı çalışmaları geliyor. Altyapıdaki çalışmayı su sayaçlarına kadar taşımamız lazım diye hedef belirledik. Çünkü göreve geldiğimizde %53 kayıp-kaçak olan, 2022 sonu itibariyle 4 Eylül Barajı’nın kuruduğu, bir buçuk ay su kesintileriyle karşı karşıya kalmış olan bir şehir vardı. Uluslararası verirler ne diyor; dünyayı kuraklık bekliyor, iklim krizleri bekliyor. O zaman bizim acilen altyapıya girip, aynı zamanda da alternatif kaynaklar üretmemiz lazım dedik. Çok büyük bir altyapı dönüşümünü başlattık” dedi. “ALTYAPIDA TÜRKİYE EN ÖNEMLİ TEKNOLOJİK HAMLELERİNDEN BİRİNİ YAPIYORUZ” Yapılan çalışmalar hakkında rakamları paylaşan Başkan Uzun, “Şimdiye kadar 36 kilometre uzunluğunda yağmur hattı, 46 kilometre uzunluğunda kanalizasyon, 71 kilometre uzunluğunda içme suyu attı değiştirdik. Yetmedi, İlbank ile bir proje hazırladık. 1 milyar 400 milyon TL İlbank'tan alacağız. Yaklaşık 800-900 milyon TL’de biz koyacağız. Böylece 45 kilometre yağmur hattı, 49 kilometre kanalizasyon hattı, 120 kilometre de içme suyu hattı yapacağız. Sadece içme suyunda ortalama 600 ila 800'lük borularla Sivas'tan Kayseri'ye kadar bir hat döşemiş olacağız. Kayıp kaçakta büyük mücadeleye girdik. Hiç kimsenin cesaret edemediği çelik hatların değişimine girdik. Şehrin en önemli, en yoğun bölgelerindeki çelik hatları değiştirdik. Sadece kayıp kaçak değil, vatandaşın sağlığını önceleyen de bir belediyecilik anlayışı ortaya koyduk. Gece dinlemeleri yaptık ama en önemli yaptığımız çalışmalardan birisi SCADA çalışmamız… Yerli ve milli teknolojiye dayalı, altyapıda Türkiye en önemli teknolojik hamlelerinden birini yapmaya başladık. Göreve geldiğimizde %6 civarında olan barajdaki doluluk oranı şu an itibariyle %23’ü geçti. İnşallah Haziran ayı sonuna doğru daha da artacak” şeklinde konuştu. "EVİNİZDEKİ DAMLAYAN MUSLUĞU SİSTEMDEN GÖRÜYORUZ" Altyapı çalışmalarının en hassas konularından biri olan sayaç meselesini de gündeme alarak bu yönde önemli bir yatırım yaptıklarını dile getiren Başkan Uzun, “Özbelsan Müdürümüz, ekibi ile birlikte güzel bir çalışma ortaya koydu. Önce yurt dışı izinlerini aldık, akreditasyon belgelerini aldık ve tüm uluslararası belgeleri tamamladık. İlk olarak Eğri Köprü Mahallesi'nde şu an itibariyle sayaçlar tamamıyla kurulabilir bir hale geldi. Peki, bu sayaç bize ne getiriyor? Hassas bir ölçüm getiriyor. Yerli ve milli teknoloji olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. SCADA sisteminde de yerli ve milli teknolojiyi tercih ettik. Dünyada SCADA’nın iki tane lideri var. Biri İngiltere, diğeri İsrail… İleride savaş olur, herhangi bir sıkıntı olur diye biz yerli ve milli yazılım tercih ettik. Basıncı yönetebiliyoruz, uzaktan kayıp kaçakları görebiliyoruz, uzaktan birileri altyapımıza müdahale edebilir diye düşündük ve Türkiye'nin bu konuda en iyi firmalarıyla çalışmaya başladık. Bu sayede vatandaşın cebine para yansımıyor, kayıp ve kaçağı tespit ediyoruz. Arkadaşlarımız pilot denemeleri yaparken vatandaşımızın birinin evine gidiyorlar ve kapıyı çalıyorlar. Diyorlar ki ‘evinizde damlayan musluk var’. Çünkü sistem bizi uyarıyor. Vatandaş diyor ki ‘benim evimdeki damlayan musluğu nereden görüyoruz’. Şu an bu sayaçlar bize evlerde damlayan musluğa kadar uyarı veriyor. Böylece vatandaşı uyarıyoruz. Bu durum kayıp kaçağı ciddi anlamda azaltacak. Sistem uzaktan erişim imkanı sağlıyor, cep telefonundan belediyemizin sitesine giriyoruz, burada e-devlet kullanıcı adı ve şifresi ile giriş yapıyoruz. Tıpkı motorlu taşıtlar vergisi öder gibi kaç ton su yükleyeceğimizi seçiyor, kredi kartı ödeme yaptıktan sonra 15-20 saniye içinde su yükleniyor. Artık kartla su yükleme dönemi sona eriyor. Türkiye'de örnek bir sayaç olduğunu ifade etmek istiyorum. Uzun ömürlü bir pil özelliği taşıyor. En önemlisi vatandaşlarımıza büyük bir kolaylık sağlıyor” ifadelerini kullandı. SİVAS’IN YENİ MARKASINDA HEDEF “İHRACAT” Sürecin şimdiye kadar profesyonel bir ekip tarafından yürütüldüğüne işaret eden Başkan Uzun, “Bu sayacımızı Türkiye'ye yaymak, daha sonra da inşallah ihracatını yapmayı hedefliyoruz. Bu sayaçların üretimini Cumhuriyet Üniversitesi Teknokent’te gerçekleştiriyoruz. En hassas kalibrasyon merkezlerinden birisini burada kurduk. Her şeyi profesyonel bir şekilde bu noktaya kadar getirdik. Çok büyük yatırımlar yaptık. İnşallah bu yatırımların karşılığı vatandaşımıza kolaylık, bize de hizmet olarak geri döner. Şehrimiz bir marka üretiyor, üreten belediyecilik, güçlü belediyecilik, güçlü Sivas en önemsediğimiz konular… Üretmeye devam edeceğiz. Yakın bir tarihte de Özbelsan çok daha büyük bir işe girecek. Yakında bunun da müjdesini vereceğiz. Özellikle şehrimizin ticari bölgelerine hayat verecek bir proje olacak. Bu kadar teknolojik, bu kadar gelişmiş, vatandaşa kolaylık sağlayan, zaman tasarrufu sağlayan, arabasına binip gecenin bir yarısı ATM'ye gidip su yüklemek zorunda bırakmayan bir sistem için bizim belirlediğimiz fiyat ise 5 bin 500 TL oldu, hayırlı uğurlu olsun” dedi. Konuşmaların ardından akıllı su sayaçları üretimi ve servis hizmetleri konusunda katılımcılara sunum eşliğinde bilgi verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pet Ebeveynleri Parazit Riskleri Konusunda Yeterli Farkındalığa Sahip Değil Haber

Pet Ebeveynleri Parazit Riskleri Konusunda Yeterli Farkındalığa Sahip Değil

Her yıl 20 Mart'ta kutlanan Dünya Parazit Farkındalık Günü; pire, kene ve iç parazitlerin dünya genelindeki patili dostlarımız için en yaygın sağlık tehditlerinden biri olduğunu, ancak bu durumun kolayca önlenebileceğini hatırlatan önemli bir gündür. Türkiye dahil çeşitli ülkelerden toplam 6.500 pet ebeveyninin katılımıyla gerçekleştirilen küresel bir araştırma1; parazitlere sık maruz kalınmasına rağmen, dünya genelindeki pet ebeveynlerinin daha yüksek bir farkındalığa, daha net yönlendirmelere, eğitime ve çok daha güçlü koruyucu alışkanlıklara ciddi bir ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Katılımcıların %27'si parazit riskleri hakkında çok az bilgi sahibi olduğunu veya hiçbir fikri olmadığını belirtirken, büyük bir çoğunluk (%75) korunma yolları hakkında daha net tavsiyeler almaya ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Aynı zamanda, katılımcıların %43'ü patili dostlarının daha önce bir parazit enfeksiyonu geçirdiğini, her beş vakadan birinin ise son bir yıl içinde yaşandığını belirtiyor. Bu bulgular, yaşanan deneyim ile bilgi düzeyi arasındaki kritik boşluğu gözler önüne sererken, farkındalığın artırılmasına ve daha tutarlı koruyucu adımlar atılmasına duyulan ihtiyacı da vurguluyor. Sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde 1,2 milyondan fazla köpeğin kalp kurdu taşıdığı tahmin ediliyor2. Avrupa'da aynı hastalık yeni ülkelere yayılırken; Latin Amerika, Afrika ve Asya'nın bazı bölgelerinde kalp kurdu vakaları bölgesel koşullar nedeniyle yüksek seyretmeye devam ediyor. Dış parazitler açısından bakıldığında ise keneler, dünya çapında evcil hayvanlarda yaygın olarak görülüyor. Örneğin, İtalya'da yakın zamanda yapılan bir araştırma, köpeklerin %47'sinden fazlasının enfekte olabileceğini gösterirken3; Güneydoğu Asya'daki benzer çalışmada ise bir ebeveyne sahip köpeklerin %67'ye varan bölümünde en az bir kene tespit edildiği belirtiliyor4. Kanla beslenen bu parazitler; Lyme hastalığı (eklem ağrısına ve bazen böbrek hasarına yol açan), babesioz (kırmızı kan hücrelerini yok eden bir enfeksiyon) veya ehrlichiosis (ateş ve kanama eğilimi yaratan bakteriyel bir enfeksiyon) gibi şiddetli ve yaşamı tehdit edebilen hastalıkları bulaştırabiliyor. Patili dostlarımızda yarattıkları rahatsızlık ve hastalıkların yanı sıra, bazı parazitler insanlara da bulaşarak enfeksiyon yayabiliyor. Türkiye’ye baktığımızda ise köpeklerde görülen kalp kurdu hastalığı oldukça yaygın ancak ülkenin her yerinde aynı sıklıkta görülmüyor. Hastalık dağılımına bakıldığında, bu rahatsızlığın deniz kıyısındaki bölgelerde daha fazla, iç kesimlerde ise daha az görüldüğü rapor ediliyor. Türkiye genelinde hastalığın görülme sıklığının %2 ile %40 arasında değiştiği belirtiliyor⁵. Farklı illerde yapılan çalışmalar da bu durumu doğruluyor: Sivas'ta laboratuvar testleriyle yapılan bir araştırmada hastalığa rastlanma oranı %2,9 olarak bulunurken⁶; Kayseri'de 280 köpeğin incelendiği bir çalışmada bu oran %9,6 olarak bildiriliyor⁷. Ege Bölgesi'nde, Aydın ve İzmir'de sokak köpekleri üzerinde yapılan bir araştırmada hastalığın görülme oranının %13,9 olduğu rapor ediliyor⁸. Hatay'da gerçekleştirilen başka bir araştırmada ise 269 köpeğin %26'sında kalp kurdu tespit edilirken; özellikle deniz ve nehir kenarındaki bölgelerde bu oranın %30'un üzerine çıktığı belirtiliyor⁹. Tüm bu veriler, Türkiye'de kalp kurdu hastalığının görülme sıklığının, bulunulan bölgenin iklim ve coğrafi koşullarına göre büyük ölçüde değişiklik gösterdiğini ortaya koyuyor. Artan sıcaklıklar ve sıklaşan seyahatler nedeniyle parazitler giderek daha geniş alanlara yayıldıkça, koruyucu önlemlerin değeri her zamankinden daha fazla gündeme geliyor. Veteriner hekimler; risklerin değerlendirilmesinde, uygun koruma yöntemlerinin önerilmesinde ve bilinçli bakımın desteklenmesinde kilit bir rol oynuyor. Evcil hayvan sahiplerinin %70'inin birinci derecede referans kabul ettiği veteriner hekimler, evcil hayvan sağlığı konusunda en güvenilir bilgi kaynağı olmaya devam ediyor. Parazit riski, yaşanılan bölgeye, mevsime ve yaşam tarzına göre değişiklik gösterdiği için; hem patili dostları hem de insanları korumak adına kişiselleştirilmiş tavsiyeler, düzenli kontroller ve koruyucu çözümlerin bilinçli kullanımı büyük önem taşıyor. Hayvan sağlığı alanında küresel bir lider olan Boehringer Ingelheim, Dünya Parazit Farkındalık Günü'nü, parazitlerin ne kadar kolay önlenebileceği konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan "Küçük sevgi adımları, hayatın büyük anları" kampanyasının lansmanıyla kutluyor. Boehringer Ingelheim Pet İş Birim Müdürü Veteriner Hekim Orkun Bürün, kampanya ile ilgili şunları söyledi: “Parazitlerden korunma, pet ebeveynlerinin patili dostlarına verdikleri değeri göstermelerinin en basit ve anlamlı yollarından biri. Ancak araştırmamız, farkındalığın her zaman düzenli bir eyleme dönüşmediğini gösteriyor. Bu kampanya aracılığıyla, pet ebeveynlerinin koruyucu rutinleri 'küçük bir sevgi adımı' olarak benimsemelerini hedefliyoruz. Çünkü bu adımlar, patili dostlarımızı güvende tutarak onlarla daha mutlu ve sağlıklı anlar paylaşmamızı sağlıyor.” Koruyucu bakımı geliştirmeye odaklanan Boehringer Ingelheim; araştırmalara yatırım yapmaya, veteriner hekimlerle yakın iş birliğini sürdürmeye ve pet ebeveynlerinin bilinçli kararlar almasını güçlendiren bilinçlendirme girişimlerini desteklemeye devam ediyor. Kuzey Yarımküre'de ilkbaharın başlarına ve Dünya Parazit Farkındalık Günü'ne denk gelen bu kampanya, birçok bölgede parazit aktivitesinin artmaya başladığı bir dönemde hayata geçiriliyor. Kampanya, patili dostların sağlığını korumaya yardımcı olan ve ebeveynleriyle kurdukları bağı güçlendiren basit bakım alışkanlıklarını teşvik ederek, araştırma bulgularını somut bir adıma dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Sakarya Doğalgaz’da Yeni Atama Haber

Aksa Sakarya Doğalgaz’da Yeni Atama

Türkiye’nin lider, Avrupa’nın dördüncü büyük doğal gaz dağıtım şirketi Aksa Doğalgaz’ın geçtiğimiz yılın sonunda birleşme sürecini tamamladığı Sakarya bölgesinde yeni bir atama gerçekleşti. Hizmet verdiği bölgelerde vatandaşların konforlu bir yaşam sürmesine katkı sağlarken, sürekli gelişim ve güçlü büyüme ilkesiyle hareket eden Şirket’in Sakarya bölgesine Şirket Müdürü olarak Resul Korkmaz atandı. 2007 yılından itibaren Aksa Doğalgaz bünyesinde yer alan Korkmaz, 2022 yılından bu yana Aksa Sivas Doğalgaz’ın da Şirket Müdürü olarak görev yapıyor. Resul Korkmaz kimdir? Karadeniz Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Resul Korkmaz, kariyerine 2005-2006 yıllarında doğal gaz sektöründe proje mühendisi olarak başladı. Ardından proje ve kontrol mühendisi olarak devam etti. Elazığ Fırat Üniversitesi’nde Afet ve Kriz Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisansını tamamlayarak akademik alanında uzmanlaşan Korkmaz, İstanbul Rumeli Üniversitesi İşletme Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. 2007 yılında Aksa Sivas Doğalgaz’da tesisat kontrol mühendisi olarak görev alan Korkmaz, 2008 yılında Aksa Tokat Amasya Doğalgaz’a Tokat Şube Şefi olarak atandı ve ilerleyen süreçte Tokat İl Müdürü olarak görevine devam etti. Korkmaz, 2017-2022 yıllarında Aksa Elazığ Doğalgaz Şirket Müdürü olarak görev yaptı. 2022 Ağustos ayında Aksa Sivas Doğalgaz Şirket Müdürlüğü görevine atanan Korkmaz, 2026 yılı itibarıyla Aksa Sakarya Doğalgaz’ın Şirket Müdürü olarak görevini sürdürecektir. Aksa Doğalgaz Hakkında Faaliyet alanında yer alan 30 il, 375 ilçe ve beldede 8,3 milyon aboneye hizmet veren Aksa Doğalgaz, Türkiye’nin en büyük doğal gaz dağıtım şirketi konumunda bulunmaktadır. Yatırımlarını “Şehirler Doğal Gazla Nefes Alıyor” sloganıyla Türkiye’nin her yerine hızla ulaştırmayı amaçlayan Aksa Doğalgaz, genişleyen dağıtım bölgelerine yönelik yatırımlarıyla ülke ekonomisine katkıda bulunmayı sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSM GLOBAL, İsviçreli Ammann Gücüyle Asfalt Sektöründe Yeni Dönem Başlatıyor Haber

TSM GLOBAL, İsviçreli Ammann Gücüyle Asfalt Sektöründe Yeni Dönem Başlatıyor

Yüksek performans, düşük işletme maliyeti, sağlam ve dayanıklı yapısı, ileri teknolojisi ile fark yaratan ABG finişerler, TSM GLOBAL’in yaygın ve güçlü satış sonrası hizmetler ağı ile artık çok daha güçlü. İş ve istif makineleri alanında dünya devlerini bünyesinde bulunduran TSM GLOBAL, Doğu Avrupa’da 13 ülke ile Türkiye, Türki Cumhuriyetler ve Ukrayna dahil toplam 21 ülkede faaliyet gösteriyor. Yurt içi ve yurt dışında 50’nin üzerinde yetkili bayisiyle küresel ölçekte projelere çözüm sunan TSM GLOBAL, Sivas’ta sektörün önde gelen temsilcilerinin bir araya geldiği iftar lansman daveti ile İsviçre merkezli Ammann’ın ABG 7820 model finişerini tanıttı. TSM GLOBAL’den Asfalt Pazarında Büyüme Hamlesi Lansmana ilişkin açıklamalarda bulunan TSM GLOBAL Genel Müdürü Burak Ertuğrul, sektöre sundukları Ammann ABG Titan finişerlerini ve büyüme hedeflerini anlattı. Dünya devlerini aynı çatı altında bulundurmanın müşterilerin farklı ihtiyaçlarına doğru çözümler üretmelerini sağladığını belirten Ertuğrul, İsviçre merkezli Ammann’ın ABG 7820 serisi finişerinin işletme maliyetlerini azaltırken üretkenliği artırdığını vurguladı. TSM GLOBAL’in yol ve asfalt silindirleri ürün gruplarında önemli bir pazar payına sahip olduğunu kaydeden Burak Ertuğurul, ABG finişerleri ile birlikte yol ve asfalt ekipmanları alanındaki güçlerini daha da pekiştirdiklerinin altını çizdi. Burak Ertuğurul, “Bu lansmanla birlikte siz kıymetli müşterilerimize tanıtımını yaptığımız ABG finişerleriyle pazarda güçlü bir alternatif olma yönünde önemli bir adım attık. Önümüzdeki dönemde mevcut asfalt ve yol pazarında payımızı artırmaya yönelik çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi. Ertuğrul, TSM GLOBAL’in geniş marka portföyüne de değinerek: ‘’Japonya merkezli Sumitomo paletli ekskavatörleri, İsviçre merkezli Ammann yol ve asfalt ekipmanları, Amerikan forklift ve liman ekipmanları üreticileri Hyster ve Yale ile Japon mini iş makinesi markası Yanmar başta olmak üzere birçok dünya lideri markayı temsil ediyoruz. Yurt içi ve yurt dışındaki 50’nin üzerinde yetkili bayi ağıyla sanayi ve altyapı projelerine küresel ölçekte çözüm sunuyoruz’’ şeklinde konuştu. “Ayarlar Yöneticisi ile Yüksek Kalitede ve Verimli Asfaltlama” TSM GLOBAL Genel Müdür Yardımcısı Cem Bingöl, pazara sundukları finişerlerin asfalt yapım süreçlerinde önemli ihtiyaçlara çözüm getirdiğini belirtti. Bingöl, ‘’TSM GLOBAL olarak halihazırda Ammann’ın toprak, asfalt, pnömatik ve yama silindirleri ile el kompaktörü ürün grubuyla pazarda güçlü bir konuma sahibiz. Markanın ileri teknolojisi, geniş ürün gamı ve yaygın satış ve satış sonrası hizmet ağıyla Türkiye’de güvenilir bir çözüm ortağı olarak öne çıkıyoruz. Global ölçekte de tanınan Ammann ABG finişerler, TSM GLOBAL çatısı altında sektöre önemli bir değer katacak’’ dedi. Yarım yüzyılı aşkın asfaltlama deneyimi ve yenilikçi mühendislikle geliştirilen ABG finişerlerin; yakıt tüketimini ve gürültüyü azaltırken uzun ömürlü ve sürdürülebilir bir performans sunduğunu vurgulayan Bingöl, sözlerini şöyle sürdürdü: “ABG finişerler yenilikçi bakış açısına sahip üstün teknolojisi ile verimlilik odaklı çözüm sunmaktadır. Her projeye kolayca uyum sağlayan ‘Ayarlar Yöneticisi’ sistemi sayesinde operatörler standartları koruyarak tutarlı ve yüksek kaliteli asfaltlama yapabiliyor. Bu teknoloji hem iş verimliliğini artırıyor hem de kullanıcıya satış ve satış sonrası hizmetlerde üst düzey bir deneyim sunuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yenilenebilir Enerji'de Acwa ve Enerji Bakanlığı Arasında Dev Anlaşma Haber

Yenilenebilir Enerji'de Acwa ve Enerji Bakanlığı Arasında Dev Anlaşma

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımıyla gerçekleşen imza töreninde; Acwa Enerji Bakanlığı ile 5 GW kapasiteli yenilenebilir enerjiye yönelik Yatırım Anlaşmasına İlişkin Temel Şartları ve EÜAŞ ile Elektrik Alım Anlaşmasına İlişkin Temel Şartları imzaladı. Toplam 5 GW kapasiteli yenilenebilir enerji projeleri geliştirecek olan Acwa, 5 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım hacmiyle Türkiye’nin 2035 yılı için 120 GW’lık yenilenebilir enerji hedefine önemli bir katkı sunacak. Şirketin 2017 yılında devreye aldığı mevcut 927 MW’lık Kırıkkale Elektrik Üretim Santrali yatırımından sonra bu kapsamlı yenilenebilir enerji yatırım programı; rekabetçi ve sabit fiyatlı elektrik arzı sağlayarak enerji ithalatını azaltmayı ve Türkiye’nin net sıfır karbon vizyonuna katkı sağlaması hedefliyor. Dünyanın en büyük özel desalinasyon şirketi olmasının yanı sıra enerji dönüşümünde lider ve yeşil hidrojen alanında öncü enerji şirketi Acwa; toplam 5 GW’lık yenilenebilir enerji projeleri geliştirmek üzere Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Yatırım Anlaşması Temel Şartları’nı (IA Key Terms) imzaladı. Programın ilk aşaması Sivas ve Taşeli'de kurulacak toplam 2 GW’lık iki güneş enerjisi üretimin santrali ile başlayacak. Yatırım Anlaşması Temel Şartları’na göre Acwa her iki tesisin geliştirilmesinden, finansmanından, inşaatından, devreye alınmasından ve işletilmesinden sorumlu olacaktır. Santrallerde üretilecek elektrik enerjisinin satışı için Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) ile ayrı bir Enerji Alım Anlaşması Temel Şartları (PPA Key Terms) imzalandı. Acwa’nın yaklaşık 930 milyon ABD doları değerindeki 927 MW’lık Kırıkkale Elektrik Üretim Santrali’nden sonra Türkiye’deki ilk büyük yatırımı olacak bu program yıllık 1.8 milyon ton CO2 salımını engelleyecek. Çok Stratejik Bir Adım Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaklaşık iki hafta önce Riyad’da Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdülaziz bin Selman ile Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetler Arası Anlaşmayı imza altına aldıklarını anımsatarak “Yaptığımız bu anlaşma, her iki ülke için enerji alanında atılmış çok stratejik bir adımdır.” dedi. 2 bin megavatlık iki projenin yaklaşık 2 milyar dolarlık bir yatırım anlamına geldiğini kaydeden Bakan Bayraktar, “Sivas ve Taşeli GES projeleri ile toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacağız. Burada önemli bir diğer husus da yerlilik. Hem Sivas’ta hem Taşeli’nde yerlilik oranı en az yüzde 50 olacak. İnşallah bu projelerin temellerini bu yıl içerisinde atacağız. 2028 yılı başlarında da her iki santral, ticari işletmeye geçecek ve en kısa zamanda tam kapasiteye ulaşacak. Toplam 5 bin megavatlık anlaşmanın ikinci fazında ise 3 bin megavatlık ilave güneş ve rüzgâr enerjisi santralleri yatırımı yapılacak. Elbette ki bunları depolamayla birleştirebiliriz, veri merkezleriyle de birleştirebiliriz.” diye konuştu. İş Birliği ve Vizyon Çok Önemli Bakan Bayraktar, “Sivas ve Taşeli projelerinin uygulanır hale gelmesinde Sayın Cumhurbaşkanımız ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Sayın Muhammed bin Selman’ın ortaya koyduğu iş Birliği ve vizyon, hakikaten çok önemli. Ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini, karşılıklı yatırımları ileri götürme noktasındaki güçlü iradeleri, bizlerin hızla yol almasını sağladı.” dedi. Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a şükranlarını iletti. Acwa Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Raad Al-Saady konuya ilişkin şunları söyledi: “Yatırım Anlaşması ve Enerji Alım Anlaşması Temel Şartlarının imzalanması, Acwa’nın Türkiye ile olan ortaklığında dönüm noktası niteliği taşıyor. Bu adım, Türkiye’nin temiz enerji lideri ve bir üretim merkezi olma yolundaki güçlü potansiyelini yansıtıyor. 5 GW’lık yenilenebilir enerji programımız, Türkiye’nin karbon salımını 2030’a kadar yüzde 41 oranında azaltma, 2053’te net sıfıra ulaşma ve yenilenebilir enerji kapasitesini 2035’e kadar 120 GW’a çıkarma hedeflerini de destekleyecek. 2017 yılında devreye alınan 927 MW’lık Kırıkkale santralimizle başlayan Türkiye hikayemiz, bu yeni adımla ortaklığımızı tamamen farklı bir seviyeye taşıyor.” Programın Etkisi 5 GW'lık yenilenebilir enerji programı sabit fiyatlı elektrik sağlayarak elektrik şebeke planlaması ve elektrik enerjisi maliyetlerinde öngörülebilirlik sağlayacak. İthal fosil yakıtlarının yerini yerli üretim temiz enerjinin alması Türkiye’nin küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalara karşı direncini artırarak enerji bağımsızlığını güçlendirecek ve uzun vadeli enerji maliyetlerini düşürecektir. Programın ekonomik faydaları 5 milyar ABD Dolara varan doğrudan yabancı yatırımın çok ötesine geçerek, inşaat ve işletme safhalarında çeşitli seviyelerde binlerce istihdam yaratacak. Yerlileştirme ve Ortaklık Türkiye’de yeni yatırımları, Acwa’nın Türk mühendisliğine, inşaat ve üretim kapasitesine duyduğu güveni yansıtıyor. Yerlileştirme, Acwa’nın küresel portföyünde uyguladığı stratejik bir öncelik olmakta ve Türkiye'deki mevcut yatırımında yüzde 100 yerel istihdam oranına ulaşmış durumdadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yenilenebilir Enerjide Uluslararası Yatırımlarla Yeni Bir Faza Geçiyor Haber

Türkiye Yenilenebilir Enerjide Uluslararası Yatırımlarla Yeni Bir Faza Geçiyor

Anlaşma kapsamında, toplam 5 bin megavat büyüklüğündeki yenilenebilir enerji yatırımlarının ilk fazını oluşturan 2 bin megavatlık güneş enerjisi projeleri, Sivas ve Karaman Taşeli bölgelerinde hayata geçirilecek. Yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımı kapsayan projelerde, üretilen elektriğin kilovatsaat başına 1,99 avro/sent bedelle 25 yıl boyunca satın alınması öngörülürken, yatırım modelinde yüzde 50 yerlileştirme şartı yer alıyor. Tamamlandığında yaklaşık 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye ulaşması hedeflenen projelerin, 2027’de temelinin atılması, ilk fazın 2027 sonunda devreye alınması ve tüm sürecin 2028–2029 döneminde tamamlanması planlanıyor. YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARI RÜZGÂR VE GÜNEŞ EKOSİSTEMİNİ BİRLİKTE GÜÇLENDİRİYOR Söz konusu anlaşmanın Türkiye’nin uzun vadeli yenilenebilir enerji hedefleri açısından kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden, “Türkiye’nin 2035 yılı için ortaya koyduğu yenilenebilir enerji hedefleri, yalnızca kurulu güç artışını değil; yatırım ölçeği, finansman yapısı ve uluslararası iş birliklerini birlikte ele alan bütüncül bir dönüşümü ifade ediyor. Suudi Arabistan ile imzalanan bu büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımı, enerji arz güvenliğini güçlendiren, elektrik maliyetlerini aşağı çeken ve yenilenebilir kaynakların sistemdeki payını artıran son derece stratejik bir adım. Güneş enerjisinde atılan bu adımın, rüzgâr enerjisi başta olmak üzere tüm yenilenebilir enerji ekosistemine güçlü bir yatırım ivmesi kazandıracağını değerlendiriyoruz. Güneş ve rüzgâr enerjisinin birlikte, dengeli ve entegre biçimde büyümesi; yerli sanayi, istihdam ve teknolojik gelişim açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacaktır,” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÇEKÜL Vakfı, Bir Yılda 116 Bin Fidanı Toprakla Buluşturdu Haber

ÇEKÜL Vakfı, Bir Yılda 116 Bin Fidanı Toprakla Buluşturdu

30 yılı aşkın bir süredir gönüllülerinin ve destekçilerinin katkılarıyla ağaçlandırma çalışmaları yürüten ÇEKÜL Vakfı, 2025 y ılında tam 116 bin 186 fidanı toprakla buluşturdu. 7 Ağaç Ormanları programı kapsamında yapılan dikimler geçen yıl Balıkesir, Sivas, Manisa, Çanakkale ve İstanbul'daki sahalarda yapıldı. Doğaseverlerin yıl boyunca doğaya katkı amaçlı yaptığı destekler ile doğum, nikah, sevgililer günü gibi özel günlerde sevdiklerine hediye ettikleri fidanlar ve kurumsal katkılarla desteklenen 7 Ağaç Or manları programı, 1992 yılında İstanbul'un Beykoz ilçesinde başlatılmıştı. O tarihten günümüze kadar Türkiye'nin birçok ilinde, farklı sahalarda dikim çalışmalarını sürdüren ÇEKÜL Vakfı'nın "7 Ağaç" programı, bir yıl boyunca tükettiğimiz doğal varlıkların yerine fidan dikerek, doğaya verdiğimiz zararın bir bölümünü gidermeyi amaçlıyor. Her ay 10 bin fidan ÇEKÜL Vakfı Genel Sekreteri Ilgın Sözen, "Geçtiğimiz yıl orman yangınları nedeniyle Türkiye'nin orman varlığında önemli bir kayıp oldu. Biz de çabalarımızı artırdık, doğaseverlerin desteğiyle ağaçlandırma programımızı hızlandırdık. Hem bireysel hem de kurumsal bağışlarla 116 bin fidan dikmeyi başardık. Her ay yaklaşık 10 bin fidanı 7 Ağaç Ormanları'na kazandırdık" açıklamasını yaptı. 2025 yılında kurumsal bağışların da öne çıktığına dikkat çeken Ilgın Sözen, "İki bin fidanla koru, 10 bin fidanla orman oluşturan destekçilerimiz oldu. İstanbul Maratonu'nda birlikte koştuk. Bazı kurum ve bireyler 35 yıldır bizimle birlikte; ormanların, ÇEKÜL'ün bir parçası oldular. Kendilerine ne kadar teşekkür etsek az" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.