Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sıvı Soğutma

Kapsül Haber Ajansı - Sıvı Soğutma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sıvı Soğutma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

750 MW’lık Yapay Zekâ Kampüsüne 290 Milyon Dolarlık Schneider Electric İmzası Haber

750 MW’lık Yapay Zekâ Kampüsüne 290 Milyon Dolarlık Schneider Electric İmzası

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric ile dijital altyapıya yönelik sıvı soğutma teknolojisinde öne çıkan yenilikçi Motivair by Schneider Electric, TeraWulf’un hızla büyüyen Lake Mariner veri merkezi kampüsü için 290 milyon doları aşkın yapay zekâ altyapı çözümünün aşamalı teslimat sürecini başarıyla ilerlettiğini duyurdu. İş birliği; üç şirketin yapay zekâ çağı için hızlandırılmış, ölçeklenebilir ve güvenilir hesaplama kapasitesini mümkün kılma yönündeki ortak kararlılığını ortaya koyuyor. “Güce erişim süresi” ABD’deki yapay zekâ büyümesinin belirleyici kısıtı hâline gelmişken proje; entegre güç, soğutma ve dijital zekânın yeni kapasiteyi yapay zekâ çağının gerektirdiği hızla devreye alabileceğini gösteriyor. Tüm yapılanma tamamlandığında Lake Mariner’ın 750 MW’a varan güç talebini desteklemesi öngörülüyor. Kampüs, mevcut endüstriyel sahayı ve var olan güç altyapısını değerlendirerek bu alanı yeni nesil bir dijital altyapı kampüsüne dönüştürüyor. Buffalo yakınlarındaki Barker, New York’ta (ABD) yer alan kampüs; HPC, bulut ve yapay zekâ iş yüklerini desteklemek için Motivair’in sektör lideri sıvı soğutma çözümlerinden ve Schneider Electric’in entegre güç altyapısından yararlanıyor. İş birliği; teknik tasarımı, mühendislik uzmanlığını, ileri enerji altyapısını, yenilikçi soğutma teknolojilerini ve destekleyici yazılım ve hizmetleri bir araya getirerek TeraWulf’un yapay zekâya hazır veri merkezlerine yönelik artan talebi karşılamasına yardımcı oluyor. Böylece enerji kullanımı ve operasyonel performansın iyileştirilmesine katkı sağlanıyor. Düşük maliyetli, güvenilir güç ve ölçeklenebilir altyapıdan yararlanmak üzere stratejik bir konumda kurulan Lake Mariner kampüsü; ana kiracıları Core42 ve Google destekli Fluidstack’in uzun vadeli kiralama taahhütleriyle destekleniyor. Saha, enerji bileşimi yaklaşık %89 oranında sıfır karbon olan New York bölgesel elektrik şebekesinden besleniyor ve müşterilerin HPC ve yapay zekâ iş yüklerini desteklemek için kayda değer ek güç kapasitesi sunuyor. TeraWulf Operasyon Direktörü (COO) Sean Farrell, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “TeraWulf’un stratejisinin merkezinde, yapay zekâ ve HPC iş yüklerinin artan yoğunluğunu destekleyebilecek ölçeklenebilir ve enerji açısından verimli bir altyapı sunmak yer alıyor. Schneider Electric ve Motivair gibi sektör liderleriyle yakın iş birliği içinde çalışarak Lake Mariner tesislerimizde yapay zekâya hazır kapasitenin gelişimini hızlandırıyor; aynı zamanda uzun vadeli müşteri talebini karşılamak için gereken güçlü operasyonel temelleri sağlamlaştırıyoruz.” Projenin önde gelen stratejik enerji teknolojisi ortağı olarak Schneider Electric ve Motivair’in, zorlu inşaat ve operasyon takvimlerini karşılaması gerekiyordu. Çünkü TeraWulf, sahayı on iki aylık bir süre içinde amaca özel tasarlanmış bir dizi yapay zekâ veri merkezine dönüştürmeyi hedefliyordu. TeraWulf ayrıca Schneider Electric Galaxy VX Kesintisiz Güç Kaynağı (UPS), Galaxy Lityum-iyon Batarya Sistemleri, Motivair Soğutucu Dağıtım Üniteleri (CDU), In-Rack Manifold’lar ve ChilledDoors ile NetShelter Raf ve Kabinlerini devreye almak için teknik tasarım ve mühendislik desteğine ihtiyaç duydu. Bunlara ek olarak, gelişmiş izleme ve dijital zekâ için Schneider Electric’in ödüllü yazılım çözümü EcoStruxure IT Data Center Expert entegre edildi; Motivair Client Services ise riski öngörmek, kesintileri en aza indirmek ve soğutma yatırımından en yüksek verimi almak amacıyla devreye alındı. Schneider Electric Güvenli Güç ve Veri Merkezlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Manish Kumar ise şunları söyledi: “Yapay zekâ altyapısına yönelik talep hızlanırken ‘güce erişim süresi’, büyümenin belirleyici kısıtı hâline geldi. Operatörlerin; büyük ölçekli yapay zekâ veri merkezi kurulumlarını hızla hayata geçirmek için ileri altyapıyı, hizmetleri ve enerji teknolojisi uzmanlığını bir araya getirebilecek ortaklara ihtiyacı var. TeraWulf ile iş birliğimiz; mevcut bir endüstriyel sahada saha içi gücü, yapay zekâ destekli otomasyonu, ileri sıvı soğutmayı ve dijital zekâyı bir araya getiren stratejik bir model ortaya koyuyor. Bu yapay zekâ çağının gerektirdiği hız ve ölçekte dayanıklı, verimli ve ölçeklenebilir veri merkezi çözümleri sunuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB ve Yüce Auto-Škoda'dan Mobil Hızlı Şarj Çözümünde İş Birliği Haber

ABB ve Yüce Auto-Škoda'dan Mobil Hızlı Şarj Çözümünde İş Birliği

Yüce Auto-Škoda’nın mobil şarj çözümleri kapsamında van gövdeli ticari araçlar, her marka ve model elektrikli araçlar için hızlı şarj istasyonlarına dönüştürülüyor. Potansiyel elektrikli araç alıcıları ve mevcut elektrikli araç kullanıcıları için en önemli beklenti haline gelen menzil kaygısı ve hizmet kesintisini ortadan kaldırmak amacıyla geliştirilen bu projede; kullanıcı şarjı bittiğinde ya da şarj istasyonuna erişemediğinde bulunduğu lokasyona mobil şarj istasyonunu bir uygulama yardımıyla çağırarak hizmet alabiliyor. Bu projedeki hızlı şarj çözümlerinin ana bileşenleri; şarj ünitesi, bir elektrikli araç bataryası, sıvı soğutma sistemi, kontrol ünitesi ve yardımcı ekipmanlardan oluşuyor. Ayrıca araçların sıklıkla zorlu yollarda ve engebeli arazilerde çalışması gerektiğinden, araç içi ekipmanlar darbelere dayanıklı özellikleriyle hizmeti kesintisiz hale getiriyor. Mobil şarj araçları, tahrik sistemini güvenilir şekilde çalıştırabilmek için yüksek sıcaklıklara dayanıklı, aynı zamanda kontrol sistemleriyle kolayca entegre edilip yapılandırılabilen kompakt bir yapıyla çalışıyor. Bu gereksinimleri karşılamak üzere -Yüce Auto-Škoda, ABB’nin HES880 mobil invertörünü kullanıyor. ABB’nin sağladığı çözüm, yalnızca invertörü değil, aynı zamanda sistemin sorunsuz çalışmasını destekleyen alçak gerilim yardımcı ekipmanlarını da kapsıyor. Yüce Auto-Škoda Genel Müdürü Zafer Başar, “ABB ile sabit şarj istasyonları alanında başlattığımız güçlü iş birliğimizi, mobil şarj hizmetlerimizle daha da ileriye taşıyoruz. Yüce Auto-Škoda olarak elektrikli araçlarımızı Türkiye pazarına sunduğumuz andan itibaren, bir üründen ziyade eko sistem ve kesintisiz elektrikli araç deneyimi oluşturma hedefiyle yola çıktık. Bu eko sistem içinde tüm marka ve model elektrikli araç sahiplerine hizmet verecek mobil şarj istasyonlarımız şüphesiz en dikkat çekici projelerden biri olarak yer alıyor. Ayrıca Türkiye’nin en hızlı şarj istasyonu altyapısına sahip bayi ağımız da bu sistemin bir parçası olarak öne çıkıyor. Otomotiv endüstrisinin elektrik dönüşümünde böylesine geniş çaplı bir yatırımı ABB gibi global çapta teknoloji lideri bir şirketle hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz” dedi. Zor uygulamalar için dayanıklı invertörler ABB Global Raylı Sistem Retrofit İş Birim Müdürü ve Türkiye Tahrik Sistemler Divizyon Müdürü Saim Baran, “360 kW DC teknolojisiyle Türkiye’nin en hızlı şarj altyapısına sahip bayi ağı olan Yüce Auto-Škoda Türkiye ile başlayan iş birliğinin mobil DC hızlı şarj çözümleri ile artarak devam etmesinden memnuniyet duyuyoruz. ABB teknolojileriyle geliştirilmiş kompakt ve dayanıklı yapısıyla öne çıkan bu çözümler, yüksek sıcaklıkların yanı sıra titreşim ve zorlu saha koşullarında güvenilir performans sunacak şekilde tasarlandı. Bu özellikleri sayesinde de mobil hızlı araç şarj sistemleri için ideal bir çözüm oluşturuyor. ABB’nin küresel mühendislik gücü ile iş ortaklarının uygulama uzmanlığını bir araya getiren bu iş birliği, e-Mobilite alanında yenilikçi ve güvenilir çözümlerin geliştirilmesine de katkı sağlamaktadır.” Yüce Auto-Škoda çözümlerinde kullanılan ABB HES880 mobil invertörler, DC/DC dönüştürücü olarak esnek bir çalışma yapısı sunarak elektrikli araç şarj süreçlerinde hem yavaş hem de hızlı şarj imkânı sağlamaktadır. ABB’nin gelişmiş yerleşik yazılım altyapısı sayesinde sistem, ihtiyaç halinde hızlı deşarj özelliği ile sahada kalan elektrikli araçlara kısa sürede enerji desteği verebilmektedir. Enerji maliyetlerinin optimize edilmesine katkı sağlayan bu yapı, düşük tarifeli saatlerde yavaş şarj ve acil durumlarda yaklaşık 20 dakika içinde %20’den %80’e hızlı şarj imkânı sunmaktadır. Fonksiyonel güvenlik ilkesinin en temel kriteri hatayı yerinde izole etmeden önce muhtemel hata ihtimallerini minimize etmektir.Bakım gerektirmeyen kapalı sistem tasarımı ve HVIL (yüksek voltaj kilitleme döngüsü) güvenlik özelliği ile kullanıcı güvenliğini ön planda tutan HES880 mobil invertörler, farklı güç ihtiyaçlarına uygun çalışma modları ve akım seçenekleriyle elektrikli araç altyapısında esnek ve güvenilir bir çözüm oluşturmaktadır. Bu teknolojiler, sıfır emisyonlu mobiliteyi desteklerken aynı zamanda kullanım ömrünü tamamlamış bataryaların yeniden değerlendirilmesiyle döngüsel ekonomi yaklaşımına da katkı sağlamaktadır. ABB ve Yüce Auto-Škoda arasındaki bu iş birliği, yalnızca bir teknoloji ortaklığı değil, e-Mobilite’nin sahada daha esnek, hızlı ve erişilebilir hale gelmesine yönelik ortak bir vizyonun yansımasıdır. Bu gelişim, sabit altyapıdan mobil çözümlere uzanarak iki şirketin gücünü elektrikli araç kullanıcıları için daha kesintisiz, pratik ve yüksek verimli bir deneyim sunma hedefinde buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow, PowerTitan 3.0 ile Türkiye’deki Enerji Depolama Projelerine İvme Kazandıracak Haber

Sungrow, PowerTitan 3.0 ile Türkiye’deki Enerji Depolama Projelerine İvme Kazandıracak

Güneş enerjisi (PV) invertörleri ve enerji depolama sistemleri (ESS) alanında dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Sungrow, SolarEX İstanbul 2026’da sergilediği yenilikçi çözümleriyle sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Şirket, Türkiye’de ilk kez tanıttığı PowerTitan 3.0 başta olmak üzere geniş ürün portföyüyle enerji dönüşümünün geleceğine dair güçlü bir vizyon ortaya koydu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemine entegrasyonu; şebeke tıkanıklıkları, artan üretim kısıntıları ve negatif fiyatlar gibi bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. Avrupa güneş enerjisi sektörünün çatı kuruluşu SolarPower Europe (SPE), esnek güç talebine olan ihtiyacın 2030 yılına kadar %40 seviyesine çıkacağını öngörüyor. Bu tablo, büyük ölçekli batarya enerji depolama sistemlerinin (BESS) hayata geçirilmesini kritik hale getiriyor. PowerTitan 3.0: Yeni Nesil Şebeke Ölçekli Enerji Depolama Sistemi SolarEX İstanbul 2026 kapsamında Türkiye’de ilk kez sergilenen PowerTitan 3.0, fuar boyunca ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği çözümler arasında yer aldı. Şebeke ölçekli projeler için geliştirilen sistem; sıvı soğutma teknolojisi, gelişmiş termal yönetim altyapısı, yüksek güvenlik standartları ve şebeke oluşturma (grid-forming) yetenekleriyle öne çıkıyor. Modern enerji sistemlerinin karşılaştığı zorluklara yanıt verecek şekilde tasarlanan PowerTitan 3.0, 6 metrelik bir konteyner içerisinde 1,78 MW kapasiteli güç dönüştürme sistemi (PCS) ile 7,14 MWh batarya kapasitesini bir araya getiriyor. Sistem, 4 saatlik konfigürasyonda tek bir blokta 7,2 MW / 28,5 MWh seviyesine ulaşabiliyor. 600Ah ve üzeri istiflenmiş batarya hücreleri, 2 ila 8 saat arasında çalışma süresi sunarken bu yapı, daha yüksek güvenlik ve verimlilik sağlayarak sistem genelinde %92 gidiş-dönüş verimliliğine (RTE) katkı sağlıyor. AC blok tasarımı sayesinde PowerTitan 3.0, fabrikada önceden kurulu ve devreye alınmış olarak teslim ediliyor; ayrıca bir saat içinde kendi kendine konfigürasyon ve kontrol süreçlerini gerçekleştirebiliyor. Bu özellik, 1 GWh kapasiteli bir projenin yalnızca 12 gün içinde devreye alınmasına imkân tanıyor. Sistem, -40°C’ye kadar düşük sıcaklıklarda performans kaybı yaşamadan çalışabiliyor; bu da onu sert iklim koşullarına sahip Türkiye’nin iç bölgelerinin yanı sıra kıyı ve yüksek nemli alanlar için de uygun hale getiriyor. “Enerjiyi Üretmek Yeterli Değil, Enerjiyi Yönetmek Gerek” Sungrow Türkiye Genel Müdürü Candaş Gültekin, Türkiye’nin enerji dönüşümünde yeni bir aşamaya geçtiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye, güneş ve rüzgar enerjisinde son yıllarda önemli bir mesafe kat etti ve bu büyüme önümüzdeki dönemde de devam edecek. Sistemin sürdürülebilirliği ve şebeke dengesinin sağlanması açısından artık yeni bir aşamadayız. Bu yeni dönemde enerji depolama sistemleri bir opsiyon değil, bir zorunluluk haline geliyor. Artık enerjiyi üretmek yeterli değil, enerjiyi yönetmemiz gereken bir aşamadayız. ESS yatırımları; arz-talep dengesinin sağlanması, şebeke esnekliğinin artırılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılması açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacak. Sungrow olarak bu dönüşümün merkezinde yer almayı ve geliştirdiğimiz ileri teknoloji çözümlerle sektöre değer katmayı hedefliyoruz.” Türkiye’deki ürün portföyünü genişletmek üzere çalışmalar yaptıklarını belirten Sungrow Türkiye Satış Müdürü Ozan Çivlik, “Türkiye’de şebeke ölçekli çözümler öncelikli konumda. Ancak pazarın dönüşümünü pozitif yönde etkileyecek regülasyon ve teşviklerle birlikte, ticari işletmeler ve konut segmentinde de pazarın gelişmesini bekliyoruz. Biz de konutların enerji bağımsızlığını destekleyecek gelişmiş çözümlerimizle pazardaki varlığımızı güçlendireceğiz.” dedi. Yenilikçi Temiz Enerji Çözümleri Sungrow, fuar kapsamında ayrıca kamu hizmeti ölçeğindeki güneş enerjisi santralleri için geliştirilen 1+X Modüler İnvertör çözümlerini de ziyaretçilerle buluşturdu. Merkezi ve string invertör teknolojilerinin avantajlarını bir araya getiren bu çözüm; yüksek kullanılabilirlik, esnek kapasite artışı ve düşük işletme maliyetleriyle öne çıkıyor. Konut segmentine yönelik çözümler de fuarda dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. SH25T hibrit invertör, SBH batarya sistemi ve AC22E elektrikli araç şarj çözümü; yüksek verimlilik, akıllı enerji yönetimi ve entegre güvenlik özellikleriyle ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Küresel Güven, Yerel Güç BloombergNEF (BNEF) tarafından yayımlanan 2025 Inverter Bankability Survey sonuçlarına göre altıncı kez dünyanın en “bankable” invertör markası seçilen Sungrow, küresel ölçekte güvenilirliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Sungrow, Türkiye’de kurduğu güçlü organizasyon yapısı, yerel servis merkezi, teknik destek altyapısı ve eğitim faaliyetleriyle yalnızca bir teknoloji sağlayıcısı olmanın ötesine geçiyor. Türkiye genelinde 7 bölgeyi kapsayan servis ağı ve yerel servis merkezi sayesinde hızlı ve yerinde çözümler sunan şirket, Sungrow Akademi ile sektör profesyonellerinin bilgi birikimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Sungrow, tüm bu güçlü altyapısı ve ileri teknoloji çözümleriyle Türkiye’de enerji depolama başta olmak üzere temiz enerji dönüşümünün en önemli paydaşlarından biri olmayı ve sektöre katma değer sağlayan projelere imza atmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow, PowerTitan 3.0'ı Türkiye'de İlk Kez SolarEX'te Sergileyecek Haber

Sungrow, PowerTitan 3.0'ı Türkiye'de İlk Kez SolarEX'te Sergileyecek

"Herkes için Temiz Enerji" vizyonuyla dünya genelinde temiz enerji projeleri yürüten şirket, konut segmentinden şebeke ölçekli uygulamalara kadar uzanan geniş ürün yelpazesindeki en yeni çözümlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Güneş enerjisi (PV) invertörleri ve enerji depolama sistemleri (ESS) alanında dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Sungrow, SolarEX İstanbul 2026'da sektör profesyonellerini yenilikçi çözümleriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Şirket, 8–10 Nisan tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek fuarda; şebeke ölçekli, endüstriyel ve konut segmentlerine yönelik en yeni enerji depolama, PV invertör ve elektrikli araç şarj çözümlerini ziyaretçilerle buluşturacak. BloombergNEF (BNEF) tarafından yayımlanan 2025 Inverter Bankability Survey sonuçlarına göre altıncı kez dünyanın en bankable (finansal güvenir) invertör markası seçilen Sungrow, küresel ölçekte güvenilirliği ve teknolojik liderliğiyle öne çıkıyor. Şirket, geliştirdiği yenilikçi çözümlerle hem Türkiye'de hem de dünyada sürdürülebilir enerji dönüşümüne katkı sağlamayı sürdürüyor. SolarEX İstanbul kapsamında Sungrow'un öne çıkan çözümlerinin başında, Avrupa lansmanı kısa süre önce gerçekleştirilen ve Türkiye'de ilk kez sergilenecek olan PowerTitan 3.0 yer alıyor. Bununla birlikte şirket, şebeke ölçekli projelerden konut segmentine kadar uzanan geniş ürün ekosistemini de ziyaretçilerin deneyimine sunacak. PowerTitan 3.0: Maksimum Güvenlik ve Performans için Yeni Nesil Enerji Depolama Şebeke ölçekli projeler için özel olarak geliştirilen PowerTitan 3.0, sıvı soğutma teknolojisi, şebeke oluşturma (grid-forming) yetenekleri ve gelişmiş termal yönetim altyapısıyla öne çıkıyor. Yüksek güvenlik standartları ve optimize edilmiş performans sunan sistem, enerji üretimi ve tüketimi arasındaki dengeyi daha etkin şekilde yöneterek şebeke kararlılığına katkı sağlıyor. Fabrika çıkışında ön montajlı yapısı sayesinde hızlı kurulum avantajı sunan çözüm, yüksek verimlilik oranı ve gelişmiş kontrol kabiliyetleri ile büyük ölçekli enerji depolama projelerinde operasyonel verimliliği artırıyor. PowerTitan 3.0, yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin entegrasyonunu mümkün kılarak enerji dönüşümünün kritik yapı taşlarından biri olarak konumlanıyor. Sungrow, SolarEX İstanbul'da ayrıca şebeke ölçekli güneş enerjisi santralleri için geliştirilen 1+X Modüler İnvertör çözümlerini de sergileyecek. Merkezi ve string invertör teknolojilerinin avantajlarını bir araya getiren bu çözüm; yüksek kullanılabilirlik, esnek kapasite artışı ve düşük işletme maliyetleriyle öne çıkıyor. Konut segmentine yönelik çözümler de Sungrow standında ziyaretçilerle buluşacak. Yüksek verimlilik ve akıllı enerji yönetimi sunan SH25T hibrit invertör, SBH batarya sistemi ve AC22E elektrikli araç şarj çözümü; kullanıcı dostu yapıları ve entegre güvenlik özellikleriyle öne çıkan ürünler arasında yer alıyor. Sungrow, 8–10 Nisan 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek SolarEX İstanbul kapsamında, Hall 8'de yer alan B02 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow’dan Avrupa’da 2 GWh’lik Enerji Depolama Anlaşması Haber

Sungrow’dan Avrupa’da 2 GWh’lik Enerji Depolama Anlaşması

Güneş enerjisi (PV) invertörleri ve enerji depolama sistemleri (ESS) alanında dünyanın lider teknoloji şirketlerinden Sungrow, Avrupa genelinde enerji depolama yatırımlarını genişletmeye devam ediyor. Sungrow, Avrupa’da şebeke ölçekli batarya enerji depolama projeleri geliştiren İsviçre merkezli Delta Capacity ve Romanya merkezli enerji çözümleri şirketi ENEVO Group ile 1’er GWh olmak üzere toplam 2 GWh kapasiteli iki önemli iş birliğine imza attı. Bu anlaşmalar, Avrupa genelinde artan esnek, güvenilir ve yüksek performanslı enerji depolama ihtiyacına yanıt verirken, Sungrow’un ileri teknolojiye sahip ve finansman açısından güvenilir çözümlerine duyulan güveni de ortaya koyuyor. Her iki anlaşma kapsamında Avrupa’da şebeke ölçekli batarya enerji depolama yatırımlarında Sungrow’un sıvı soğutma teknolojisine sahip, yüksek güvenlik ve verimlilik sunan PowerTitan 2.0 çözümü kullanılacak. Delta Capacity iş birliği kapsamında İskandinavya, Almanya ile Güney ve Orta Avrupa başta olmak üzere farklı bölgelerde hayata geçirilecek projelerde sevkiyat ve kurulumların 2026 yılı içinde tamamlanması öngörülüyor. ENEVO Group ile yürütülen iki fazlı iş birliğinde ise ilk etapta 440 MWh’lik kapasitenin Aralık 2026’ya kadar teslim edilerek devreye alınması planlanırken, ikinci fazda 660 MWh’lik ek kurulum gerçekleştirilecek. Delta Capacity Kurucusu ve CEO’su Patrik Hes iş birliği hakkında yaptığı değerlendirmede, “Avrupa’nın farklı pazarlarını kapsayan en yüksek kaliteli batarya enerji depolama sistemi (BESS) portföylerinden birini oluşturmayı ve bu varlıkları uzun vadeli olarak elde tutmayı hedefliyoruz. Bu nedenle sağlam tasarım, verimlilik ve güvenilirliğe büyük önem veriyor; aynı zamanda büyük ölçekli projeleri hayata geçirebilen iş ortaklarıyla çalışmayı önceliklendiriyoruz. Sungrow yaklaşımımız için son derece güçlü bir eşleşme sunuyor. 1 GWh’lik bu çerçeve anlaşması hem hızlı büyümemizi hem de büyük projeleri yüksek standartları koruyarak hızlı şekilde hayata geçirme kabiliyetimizi yansıtıyor.” açıklamasında bulundu. ENEVO Group CTO’su ve Kurucu Ortağı Radu Brașoveanu ise: “Sungrow ile iş birliğimiz güneş enerjisi alanında başladı ve zamanla daha geniş kapsamlı bir stratejik ortaklığa dönüştü. Bu 1 GWh’lik anlaşmayla birlikte iş birliğimizi batarya enerji depolama alanına da taşıyoruz. Birlikte, enerji depolama sistemlerinin yenilenebilir üretimle entegrasyonunu hızlandırırken, ENEVO’nun bölgede büyük ölçekli batarya depolama projelerinde önde gelen bir EPC oyuncusu olma hedefini de ileri taşıyoruz.” dedi. Sungrow Avrupa ESS Başkan Yardımcısı James Li ise şunları söyledi: “Avrupa genelinde gerçekleştirdiğimiz bu iş birlikleri, enerji depolama alanındaki teknolojimize duyulan güveni yansıtırken, yenilenebilir enerji dönüşümünü destekleyen yüksek performanslı projeleri hayata geçirme konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. İş ortaklarımızla birlikte uzun vadeli değer yaratmaya devam edeceğiz.” Sungrow’dan yüksek performanslı enerji depolama teknolojisi BloombergNEF tarafından dünyanın finansal açıdan en güvenilir enerji depolama sistemi (ESS) ve güç dönüşüm sistemi (PCS) sağlayıcısı olarak gösterilen Sungrow, projeler kapsamında sıvı soğutmalı PowerTitan 2.0 enerji depolama sistemini sağlayacak. Önceden monte edilmiş batarya modülleri ve PCS içeren hepsi-bir-arada AC-DC blok tasarımı sayesinde sistem entegrasyonunu kolaylaştıran PowerTitan 2.0 teknolojisi, kurulum sürelerini önemli ölçüde kısaltırken yatırım ve işletme maliyetlerini önemli ölçüde azaltıyor. Sungrow’un Avrupa’daki enerji depolama projeleri arasında Belçika’da gerçekleştirilen 800 MWh kapasiteli kıta Avrupa’sının en büyük BESS projelerinden biri ile Birleşik Krallık’taki 330 MWh kapasiteli Bramley enerji depolama projesi de yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow'dan Avrupa'da 2 GWh'lik Enerji Depolama Anlaşması Haber

Sungrow'dan Avrupa'da 2 GWh'lik Enerji Depolama Anlaşması

Şirket, İsviçre merkezli Delta Capacity ve Romanya merkezli enerji çözümleri şirketi ENEVO Group ile toplam 2 GWh kapasiteli batarya enerji depolama anlaşması imzaladı. Projelerin 2026 yılı itibarı yla devreye alınmaya başlanması planlanırken, bu projelerde Sungrow'un PowerTitan 2.0 enerji depolama çözümü kullanılacak. Bu önemli iş birlikleri, Sungrow'un ileri enerji depolama teknolojisine duyulan güveni ortaya koyarken, şirketin Avrupa'nın yenilenebilir enerjiye hızlı geçişini destekleme konusundaki kararlılığını da vurguluyor. Güneş enerjisi (PV) invertörleri ve enerji depolama sistemleri (ESS) alanında dünyanın lider teknoloji şirketlerinden Sungrow, Avrupa genelinde enerji depolama yatırımlarını genişletmeye devam ediyor. Sungrow, Avrupa'da şebeke ölçekli batarya enerji depolama projeleri geliştiren İsviçre merkezli Delta Capacity ve Romanya merkezli enerji çözümleri şirketi ENEVO Group ile 1'er GWh olmak üzere toplam 2 GWh kapasiteli iki önemli iş birliğine imza attı. Bu anlaşmalar, Avrupa genelinde artan esnek, güvenilir ve yüksek performanslı enerji depolama ihtiyacına yanıt verirken, Sung row'un ileri teknolojiye sahip ve finansman açısından güvenilir çözümlerine duyulan güveni de ortaya koyuyor. Her iki anlaşma kapsamında Avrupa'da şebeke ölçekli batarya enerji depolama yatırımlarında Sungrow'un sıvı soğutma teknolojisine sahip, yüksek güvenlik ve verimlilik sunan PowerTitan 2.0 çözümü kullanılacak. Delta Capacity iş birliği kapsamında İskandinavya, Almanya ile Güney ve Orta Avrupa başta olmak üzere farklı bölgelerde hayata geçirilecek projelerde sevkiyat ve kurulumların 2026 yılı içinde tamamlanması öngörülüyor. ENEVO Group ile yürütülen iki fazlı iş birliğinde ise ilk etapta 440 MWh'lik kapasitenin Aralık 2026'ya kadar teslim edilerek devreye alınması planlanırken, ikinci fazda 660 MWh'lik ek kurulum gerçekleştirilecek. Delta Capacity Kurucusu ve CEO'su Patrik Hes iş birliği hakkında yaptığı değerlendirmede, "Avrupa'nın farklı pazarlarını kapsayan en yüksek kalite li batarya enerji depolama sistemi (BESS) portföylerinden birini oluşturmayı ve bu varlıkları uzun vadeli olarak elde tutmayı hedefliyoruz. Bu nedenle sağlam tasarım, verimlilik ve güvenilirliğe büyük önem veriyor; aynı zamanda büyük ölçekli projeleri hayata geçirebilen iş ortaklarıyla çalışmayı önceliklendiriyoruz. Sungrow yaklaşımımız için son derece güçlü bir eşleşme sunuyor. 1 GWh'lik bu çerçeve anlaşması hem hızlı büyümemizi hem de büyük projeleri yüksek standartları koruyarak hızlı şekilde hayata geçirme kabiliyetimizi yansıtıyor." açıklamasında bulundu. ENEVO Group CTO'su ve Kurucu Ortağı Radu Brașoveanu ise: "Sungrow ile iş birliğimiz güneş enerjisi alanında başladı ve zamanla daha geniş kapsamlı bir stratejik ortaklığa dönüştü. Bu 1 GWh'lik anlaşmayla birlikte iş birliğimizi batarya enerji depolama alanına da taşıyoruz. Birlikte, enerji depolama sistemlerinin yenilenebilir ü retimle entegrasyonunu hızlandırırken, ENEVO'nun bölgede büyük ölçekli batarya depolama projelerinde önde gelen bir EPC oyuncusu olma hedefini de ileri taşıyoruz." dedi. Sungrow Avrupa ESS Başkan Yardımcısı James Li ise şunları söyledi: "Avrupa genelinde gerçekleştirdiğimiz bu iş birlikleri, enerji depolama alanındaki teknolojimize duyulan güveni yansıtırken, yenilenebilir enerji dönüşümünü destekleyen yüksek performanslı projeleri hayata geçirme konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. İş ortaklarımızla birlikte uzun vadeli değer yaratmaya devam edeceğiz." Sungrow'dan yüksek performanslı enerji depolama teknolojisi BloombergNEF tarafından dünyanın finansal açıdan en güvenilir enerji depolama sistemi (ESS) ve güç dönüşüm sistemi (PCS) sağlayıcısı olarak gösterilen Sungrow, projeler kapsamında sıvı soğutmalı PowerTitan 2.0 enerji depolama sistemini sağlayacak. Önced en monte edilmiş batarya modülleri ve PCS içeren hepsi-bir-arada AC-DC blok tasarımı sayesinde sistem entegrasyonunu kolaylaştıran PowerTitan 2.0 teknolojisi, kurulum sürelerini önemli ölçüde kısaltırken yatırım ve işletme maliyetlerini önemli ölçüde azaltıyor. Sungrow'un Avrupa'daki enerji depolama projeleri arasında Belçika'da gerçekleştirilen 800 MWh kapasiteli kıta Avrupa'sının en büyük BESS projelerinden biri ile Birleşik Krallık'taki 330 MWh kapasiteli Bramley enerji depolama projesi de yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Veri Merkezlerinin Tasarım ve Operasyonları Yeniden Şekillenecek Haber

Veri Merkezlerinin Tasarım ve Operasyonları Yeniden Şekillenecek

Kritik dijital altyapı ve süreklilik çözümlerinin küresel sağlayıcısı Vertiv'in yayımladığı rapora göre, veri merkezi inovasyonu, yapay zekâ odaklı makro dinamikler ve teknolojik trendlerin etkisiyle şekillenmeye devam ediyor. Kurum genelindeki uzmanların katkılarıyla hazırlanan Vertiv™ Frontiers raporu, yapay zeka (AI) için güç altyapısının dönüşümünden dijital ikizlere ve uyarlanabilir sıvı soğutma teknolojilerine kadar, bugün ve gelecekte inovasyonu yönlendiren başlıca teknoloji trendlerini mercek altına alıyor. Vertiv Ürün ve Teknoloji Direktörü Scott Armul, konuyla ilgili şunları söyledi: "Veri merkezi sektörü, yapay zeka uygulamalarının ihtiyaç duyduğu yüksek işlem gücü ve hızlı kurulum beklentilerine uyum sağlamak için tasarım, kurulum ve işletme süreçlerini hızla değiştiriyor. Artan işlem yoğunluğu, veri merkezlerinin artık gigawatt seviyelerinde ve çok daha büyük ölçekte kurulmasını gerektiriyor. Bu da daha yüksek voltajlı DC güç altyapıları ve gelişmiş sıvı soğutma sistemleri gibi yeni teknolojilerin öne çıkmasına yol açıyor. Ayrıc a, yerinde enerji üretimi ve dijital ikiz gibi çözümlerin, yapay zekânın daha hızlı yaygınlaşmasına ve ölçeklenmesine önemli katkı sağlamasını bekliyoruz." Vertiv Frontiers raporu, Vertiv'in önceki yıllarda paylaştığı Veri Merkezi Trendleri öngörülerini bir adım ileri taşıyor. Raporda, veri merkezlerini dönüştüren başlıca etkenler yer alıyor. Bunlar arasında, yapay zekâ ve yüksek performanslı bilişimin (HPC) yol açtığı işlem yoğunluğundaki hızlı artış, veri merkezlerinin artık çok daha büyük ölçekte ve çok daha kısa sürede, gigawatt seviyelerinde kurulması, tesislerin yapay zekâ çağında tek bir "bili im birimi" olarak tasarlanıp işletilmesi gereği ve artan çip ve işlemci çeşitliliğine uyum sağlama ihtiyacı öne çıkıyor. Raporda, bu büyük değişimlerin veri merkezlerinin farklı alanlarını etkileyen beş temel trendi nasıl şekillendirdiği detaylı şekilde ele alınıyor. 1. Yapay zekâ için güç altyapısının dönüşümü Günümüzde pek çok veri merkezi, şebekeden BT kabinlerine kadar uzanan hibrit AC/DC güç dağıtım sistemleriyle çalışıyor. Ancak bu yapı, birden fazla enerji dönüşüm aşaması içerdiği için verimlilik kayıplarına neden oluyor. Yapay zekâ uygulamalarının beraberinde getirdiği yüksek güç yoğunluğu ise mevcut sistemleri giderek daha fazla zorlamaya başladı. Daha yüksek voltajlı DC mimarilerine geçiş, akımın azalmasını, kablo kesitlerinin küçülmesini ve dönüşüm adımlarının sadeleşmesini sağlıyor. Ayrıc a güç dönüşümünün oda seviyesinde merkezi olarak yapılmasına imkân tanıyarak sistemi daha verimli ve ölçeklenebilir hale getiriyor. Bugün hibrit AC ve DC çözümler yaygın olsa da, tam DC standartları ve teknolojileri olgunlaştıkça, artan raf yoğunluklarıyla birlikte yüksek voltajlı DC altyapıların daha yaygın şekilde kullanılacağı öngörülüyor. Yerinde enerji üretimi ve mikro şebekeler de bu dönüşümü destekleyen ve hızlandıran önemli faktörler arasında yer alıyor. 2. Dağıtık Yapay Zekâ (Distributed AI) Bugüne kadar büyük dil modellerini (LLM) desteklemek için yapay zekâ veri merkezlerine yapılan milyarlarca dolarlık yatırımlar, yapay zekâ çözümlerinin hem bireyler hem de kurumlar tarafından yaygın şekilde kullanılmasını amaçladı. Vertiv'e göre yapay zeka, şirketler için artık kritik bir iş bileşeni haline geliyor; ancak bu servisler in nerede ve nasıl sunulacağı, her kurumun kendi ihtiyaçlarına ve çalışma koşullarına göre farklılık gösterecek. Finans, savunma ve sağlık gibi regülasyonun yoğun olduğu sektörlerde ise veri güvenliği, verinin bulunduğu ülke sınırları içinde kalması ve düşük gecikme gereksinimleri nedeniyle yapay zekâ uygulamalarının, bulut yerine özel ya da hibrit ortamlarda, kurum içi veri merkezleri üzerinden çalıştırılması gerekebilecek. Bu noktada esnek ve ölçeklenebilir, yüksek yoğunluklu sistemleri destekleyen güç altyapıları ile sıvı soğutma çözümleri; ister yeni veri merkezi yatırımlarıyla ister mevcut tesislerin dönüştürülmesiyle, dağıtık yapay zeka mimarileri için gerekli kapasitenin hızlı ve güvenli şekilde hayata geçirilmesini sağlayacak. 3. Enerji Otonomisinin Hızlanması Veri merkezlerinde kısa süreli yerinde enerji üretimi, uzun yıllardır kesintilere karşı dayanıklılığı sağlamak için kullanılıyor. Ancak bugün, özellikle yapay zeka veri merkezlerinin hızla artan enerji ihtiyacı ve şebeke kapasitesindeki sınırlamalar, daha uzun süreli ve daha bağımsız bir enerji yapısına geçişi zorunlu kılıyor. Doğal gaz türbinleri ve benzeri teknolojilerle tesis içinde enerji üretimine yapılan yatırımlar; esneklik, güvenilirlik ve operasyonel süreklilik gibi önemli avantajlar sunsa da bu dönüşümün asıl itici gücü enerjiye erişimde yaşanan kısıtlar oluyor. Bu nedenle "Kendi Enerjini (ve Soğutmanı) Getir" gibi yaklaşımlar, veri merkezlerinin gelecekte daha otonom ve şebekeye daha az bağımlı çalışmasını sağlayacak stratejilerin temel parçaları arasında yer alacak. 4. Dijital İkiz Odaklı Tasarım ve Operasyonlar Yapay zekâ iş yüklerinin giderek yoğunlaşması ve GPU'ların daha güçlü hale gelmesi, bu karmaşık "AI fabrikalarının" çok daha hızlı şekilde devreye alınmasını zorunlu kılıyor. Yapay zekâ destekli araçlar sayesinde veri merkezleri artık dijital ikizler aracılığıyla sanal ortamda birebir modellenebiliyor. BT ve kritik altyapı sistemleri prefabrik ve modüler tasarımlar halinde entegre edilerek birer "bilişim birimi" (unit of compute) olarak sahaya kurulabiliyor. Bu yaklaşım, kurulum ve devreye alma sürelerini ciddi ölçüde kısaltarak, yapay zekâ uygulamalarında "time-to-token" süresini yüzde 50'ye varan oranlarda azaltma potansiyeli sunuyor. Dijital ikiz tabanlı bu model, gelecekte yapay zekâ için gerekli olacak gigawatt ölçeğindeki veri merkezi yatırımlarının daha hızlı ve verimli şekilde hayata geçirilmesinde kritik bir rol oynayacak. 5. Uyarlanabilir ve Dayanıklı Sıvı Soğutma Yapay zeka iş yükle rinin hızla artması, sıvı soğutma teknolojilerini veri merkezlerinin vazgeçilmez bir parçası haline getirdi. Ancak yapay zekâ sadece daha güçlü soğutma ihtiyacı yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda bu sistemlerin çok daha akıllı ve verimli çalışmasını da sağlıyor. Yapay zeka destekli izleme ve kontrol mekanizmaları sayesinde sıvı soğutma altyapıları, olası arızaları önceden öngörebilen, akışkanları ve ekipmanları en verimli şekilde yöneten ve kendi performansını sürekli optimize edebilen yapılara dönüşüyor. Bu yaklaşım, yüksek değerli donanımların ve üzerlerinde çalışan kritik iş yüklerinin daha güvenilir, kesintisiz ve dayanıklı bir şekilde çalışmasına olanak tanıyor. Vertiv, 130'dan fazla ülkede faaliyet göstererek dünya genelinde veri merkezleri, iletişim ağları ile ticari ve endüstriyel tesislere yönelik kritik dijital altyapı çözümleri sunuyo r. Güç yönetimi, ısı yönetim ve BT altyapısını kapsayan geniş ürün ve servis portföyü, buluttan ağın uç noktasına kadar uzanan tüm dijital ekosistemi destekliyor. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde müşteriler, giderek karmaşıklaşan dijital dünyada operasyonlarını kesintisiz sürdürebiliyor, yüksek performans elde edebiliyor ve güvenle ölçeklenebiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.