Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sivil Toplum

Kapsül Haber Ajansı - Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KIRCAALİSİAD İftarında Birlik, Dayanışma ve İş Birliği Mesajı Haber

KIRCAALİSİAD İftarında Birlik, Dayanışma ve İş Birliği Mesajı

Bulgaristan kökenli iş dünyasını tek çatı altında buluşturan Kırcaali Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD) tarafından Bursa’da düzenlenen iftar programı, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen programda birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları öne çıktı. KIRCAALİSİAD Başkanı Osman Güler’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar programında Bursa ve çevre illerden gelen Balkan kökenli derneklerin başkanları, yöneticileri ve üyeleri aynı sofrada buluştu. Program, farklı sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirerek güçlü bir dayanışma ortamı oluşturdu. Programda konuşan KIRCAALİSİAD Başkanı Osman Güler, Ramazan ayının paylaşma ve birlik ruhunu bir araya getirdiğini söyledi. Güler, “Bu akşam burada yalnızca bir iftar sofrasını değil, birlik ve beraberliğimizi paylaşıyoruz. Bursa ve çevre illerden gelen Balkan derneklerimizin yöneticileriyle aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Tüm KIRCAALİSİAD üyeleri olarak bu beraberlikten büyük mutluluk duyuyoruz” dedi. Osman Güler: Artık perde arkasında değil, sahnede olacağız Dernek olarak yalnızca hemşeri dayanışmasıyla sınırlı kalmadıklarını belirten Güler, KIRCAALİSİAD’ın aynı zamanda Türkiye ile Bulgaristan arasında ekonomik ve ticari köprü olma vizyonuyla çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. İki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirecek projeler üzerinde çalıştıklarını vurgulayan Güler, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları arasında güçlü bir ağ oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Küresel belirsizlikler ve bölgesel gelişmelerin birlik ve dayanışmanın önemini daha da artırdığını belirten Güler, “Artık perde arkasında değil, sahnede olacağız. Sorumluluktan kaçan değil, elini taşın altına koyan bir anlayışla hareket edeceğiz. Fikir üreten, proje geliştiren ve iş birliklerini somutlaştıran bir dernek olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Güler, Ramazan ayının barış, huzur ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini dile getirerek, tüm dünyada barış ve adaletin hâkim olması temennisinde bulunarak sözlerine son verdi. Çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcileri katıldı KIRCAALİSİAD’ın düzenlediği iftar programına Balkantürksiad, RUMELİSİAD, ERİAD, BALGÖÇ Genel Merkezi, BALGÖÇ İzmir, Sakarya, Yalova ve Karacabey şubeleri, KALDER, Kartal Balkanlılar Derneği, Mestanlılar Derneği, Eğridereliler Derneği, Koşukavak Derneği, Cebelliler Derneği, Filibeliler Derneği, Tunaboylular Derneği, Killiler Derneği ve BİZSİAD başta olmak üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcileri katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kamu Kurumlarına Yönelik Şiddet Alarm Veriyor Haber

Kamu Kurumlarına Yönelik Şiddet Alarm Veriyor

Yargı süreci devam eden ve hakkında yayın kısıtlaması bulunan son gelişmelerin ardından sivil toplum kuruluşlarından art arda açıklamalar gelmeye başladı. Sağlık Hizmetleri Sendikası (Sahim-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, yaptığı yazılı açıklamada şiddetin artık münferit bir sorun olmaktan çıktığını belirterek, tüm sivil toplum yapılarının ortak ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini vurguladı. Son dönemde kamu hizmeti sunan kurumlara ve görev başındaki çalışanlara yönelik artan şiddet vakaları, toplum vicdanında derin bir endişe yaratmaktadır. Sahim-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şiddetin hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını vurgulayarak tüm sivil toplum kuruluşlarına ortak duruş çağrısında bulundu. Akarken, “Görevini kamu adına, insan hayatına ve toplumsal geleceğe hizmet için icra eden çalışanlara yönelik her türlü şiddet, yalnızca bireysel bir saldırı değil; devletin kurumlarına, kamu düzenine ve toplumsal barışa yönelmiş bir tehdittir. Şiddetin normalleşmesine asla izin vermemeliyiz. Bu noktada yalnızca sendikaların değil, tüm sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin ve toplumsal paydaşların aralıksız şekilde ses yükseltmesi gerekmektedir.” dedi. “Kurumlara Yönelen Şiddet, Toplumsal Güvene Zarar Veriyor” Kamu hizmeti sunan alanlarda güven ortamının zedelenmesinin, hizmet kalitesini ve toplumsal huzuru doğrudan etkilediğini belirten Akarken, “Şiddetin önlenmesine yönelik daha etkin, caydırıcı ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmeli. Şiddet; sağlıkta, eğitimde, adliyede ya da herhangi bir kamu kurumunda yaşandığında yalnızca bir çalışanı değil, hizmet bekleyen milyonları da mağdur etmektedir. Güvenli çalışma ortamı sağlanmadan nitelikli kamu hizmetinden söz edilemez. Bu nedenle koruyucu ve önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.” İfadelerini kullandı. Sivil Toplum Kuruluşlarına Ortak Mücadele Çağrısı SAHİM-SEN olarak şiddete karşı sıfır tolerans ilkesini savunduklarını belirten Özlem Akarken, “Toplumsal vicdanı yaralayan her şiddet olayında ortak bir ses çıkarmak zorundayız. Bu mesele yalnızca bir meslek grubunun değil, tüm toplumun meselesidir. Tüm sivil toplum kuruluşlarını, meslek örgütlerini ve demokratik kitle yapılarını; kurumlara ve kamu çalışanlarına yönelik şiddete karşı kararlı ve aralıksız bir duruş sergilemeye davet ediyoruz. Şiddetin karşısında birlikte ve güçlü bir ses olmalıyız.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABD’de Greenpeace’e 345 Milyon Dolarlık Tazminat Kararı Haber

ABD’de Greenpeace’e 345 Milyon Dolarlık Tazminat Kararı

Kararın ardından Greenpeace tarafı temyize gideceğini açıkladı. Greenpeace Almanya’nın ise davadan etkilenmediği bildirildi. Energy Transfer – Greenpeace Davası Neden Açıldı? Davanın temelinde, yaklaşık 10 yıl önce planlanan bir petrol boru hattı projesine karşı yerli toplulukların düzenlediği protestolara Greenpeace USA’in verdiği destek bulunuyor. Energy Transfer, bu destek nedeniyle çevre örgütüne karşı dava açmıştı. Mahkeme süreci, kamuoyunda “SLAPP davası” (Strategic Lawsuit Against Public Participation – Kamu Katılımına Karşı Stratejik Dava) olarak tartışılıyor. SLAPP davaları, yüksek tazminat talepleri yoluyla sivil toplum kuruluşları ve aktivistleri ekonomik baskı altına almayı hedefleyen hukuki girişimler olarak tanımlanıyor. Greenpeace’ten “İfade Özgürlüğü” Vurgusu Greenpeace’in uluslararası kriz müdahaleleri sözcüsü Nina Noelle, karara ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu sürecin ifade özgürlüğüne yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Noelle, “Bu karar yalnızca ABD’de değil, küresel ölçekte ifade özgürlüğü açısından önemli sonuçlar doğurabilecek bir gelişme. Yargı sisteminin, sivil toplum kuruluşlarını ekonomik olarak zayıflatmak için kullanılmaması gerekir” ifadelerini kullandı. Greenpeace USA ve Greenpeace International, karara karşı yeni bir hukuki süreç başlatacaklarını ve gerekirse North Dakota Yüksek Mahkemesi’ne temyiz başvurusu yapacaklarını duyurdu. SLAPP Davaları ve Avrupa’daki Gelişmeler SLAPP davaları son yıllarda uluslararası hukuk gündeminde daha sık tartışılmaya başlandı. Avrupa Birliği, bu tür davalara karşı bir Anti-SLAPP Direktifi kabul etti. Almanya’da da benzer bir düzenleme için Bundestag’da yasa çalışmaları devam ediyor. Uzmanlara göre bu tür davalar, yalnızca ilgili tarafları değil, genel olarak demokratik katılım ve sivil toplum faaliyetlerini etkileyebilecek nitelikte. Süreç Nasıl İlerleyecek? Mahkeme kararının ardından gözler temyiz sürecine çevrildi. Greenpeace’in üst mahkemeye başvurması halinde dosyanın yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Karar, hem çevre örgütleri hem de uluslararası hukuk çevreleri tarafından yakından takip ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konteyner Kentlerde İftar Sofraları Kuruluyor Haber

Konteyner Kentlerde İftar Sofraları Kuruluyor

Bu dayanışma organizasyonuna Sivil Toplum için Destek Vakfı koordinasyonunda hibe desteği sağlayan McDonald’s Türkiye, çocuklar için oyuncak dağıtımı da yapıyor. Derin yoksulluk ve afetler nedeniyle gıdaya erişimde güçlük yaşayan bireylere destek veren TOKTUT Derneği, Ramazan ayı kapsamındaki saha çalışmalarını deprem bölgesinde yoğunlaştırdı. Sivil Toplum için Destek Vakfı koordinasyonunda McDonald’s Türkiye’nin desteklediği organizasyon doğrultusunda, Hatay’ın Kırıkhan ilçesindeki konteyner kentlerde yaşayanlar için her gün 1000 kişilik iftar yemeği dağıtımı gerçekleştiriliyor. “Depremlerden etkilenen bireylerle yan yana olmaya devam edeceğiz” Konuya ilişkin değerlendirmesinde afetin ardından hayatın yeniden inşasında ortak hareket etmenin önemini vurgulayan McDonald’s Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Tuğçe Altınsoy, “TOKTUT Derneği’nin Kırıkhan’daki konteyner kentlerde hayata geçirdiği bu çalışma, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunu en anlamlı şekilde yansıtıyor. Biz de sağladığımız destek ve çocuklara ulaştırdığımız oyuncaklarla iftar sofralarındaki mutluluğu büyütmeyi amaçlıyoruz. McDonald’s Türkiye olarak, depremlerden etkilenen bireylerle dayanışmamızı sürdürmeye ve onlarla yan yana yürümeye devam edeceğiz.” Deprem bölgesinde devam eden ihtiyaçlara dikkat çeken Sivil Toplum için Destek Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Betül Selcen Özer, McDonald's Türkiye ile kurulan iş birliğinin hem bu ihtiyaçların görünür kılınmasına hem de dayanışmanın büyümesine katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Deprem bölgesinde kurulan her dayanışma bağı, birlikte iyileşmenin mümkün olduğunu yeniden hatırlamamızı sağlıyor. Biz de bu dayanışmanın güçlenmesi için sivil toplum kuruluşlarıyla bağışçılar arasında köprü olmaya devam ediyoruz.” Bu iş birliğinin sahadaki yansımalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan TOKTUT Derneği Başkanı Melsen Tunca ise şunları kaydetti: “Ramazan ayı boyunca Kırıkhan’daki konteyner kentte yaşayanlara gıda desteği ulaştırmanın yanı sıra aynı sofrayı paylaşarak onların sesini dinlemek ve yalnız olmadıklarını hissettirmek istiyoruz. Destekleriyle bu faaliyetleri mümkün kılan ve gönüllüleriyle sahada bize eşlik eden değerli paydaşlarımız McDonald’s Türkiye’ye ve Sivil Toplum için Destek Vakfı’na sonsuz teşekkür ederiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İDSB 2026 Geleneksel İftar Programı İstanbul’da Yapıldı Haber

İDSB 2026 Geleneksel İftar Programı İstanbul’da Yapıldı

Programda birlik, kardeşlik ve insani krizlerin yaşandığı coğrafyalar için dayanışma mesajları öne çıktı. İDSB 2026 Geleneksel İftar Programı, bakan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, akademisyenler, kamu kurum temsilcileri, üyeler ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katılımıyla İstanbul’da düzenlendi. Programa; İstanbul Vali Yardımcısı Nail Anlar, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Halis Yunus Ersöz, Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan, Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı, Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, İstanbul Milletvekilleri Hasan Turan, Yahya Çelik, İsmail Erdem ve Yıldız Konar, Erzincan Milletvekili Serkan Bayram, Ak Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı-Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Mehmet Emin Özkaya, müstafi tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, TGTV Başkanı Av. İsmail Tuğrul, TGTV Kurucular Kurulu Başkanı Hamza Akbulut, İDSB Eski Genel Sekreterleri Necmi Sadıkoğlu ile Av. Ali Kurt, Albayrak Medya Grubu Genel Müdürü Abdullah Hanönü ve STK temsilcileri ile Sudan, Katar, Bangladeş ve Pakistan konsolosluklarından diplomatik temsilciler katıldı. İDSB Genel Sekreteri Eyüp Akbal etkinlikte yaptığı konuşmasında, Ramazan ayının birlik, merhamet ve dayanışma ruhuna dikkat çekerek İslam coğrafyasında yaşanan insani krizlere vurgu yaptı. Akbal, Gazze başta olmak üzere Suriye, Yemen, Sudan, Doğu Türkistan ve Arakan’da yaşanan acıların tüm insanlığın ortak vicdanını yaraladığını belirterek, bugün dünya coğrafyasında birçok kardeşimizin zulüm, savaş, yoksulluk ve ayrımcılıkla mücadele ettiğini vurguladı. İDSB’nin sahada sürdürülebilir yardım ve dayanışma mekanizmalarıyla hareket ettiğini belirten Akbal, insanlık onuruna zarar veren her türlü zulme karşı durmanın ve mağduriyet yaşayan toplumların yanında olmanın ortak sorumlulukları olduğunu dile getirdi. “Bizler sadece yardım ulaştıran gönüllüler değil, küresel adaletsizliğe karşı duran vicdan nöbetçileriyiz. Kardeşlik sadece konuşmakla değil; birlikte yürümekle ve birlikte destek olmakla anlam kazanır” ifadeleriyle birlik ve dayanışma mesajını güçlendirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ramazan Ayında Dijital Kartlarla İyilik Yapma Fırsatı Haber

Ramazan Ayında Dijital Kartlarla İyilik Yapma Fırsatı

Türkiye'nin lider e-ticaret platformu Trendyol, sivil toplum kuruluşlarını (STK) tek çatı altında toplayıp kaynaklarını artırmalarına katkı sağladığı Sepette İyilik programıyla, Ramazan ayında dayanışmayı büyütüyor. Toplumsal dayanışmanın güçlendiği ayda, iyilik hareketinin bir parçası olmak isteyenler, Sepette İyilik'te STK'ların satışa sunduğu binlerce ürüne ulaşabiliyor; sivil toplum çalışmalarına destek olabiliyor. Sepette İyilik'te yer alan STK’lar arasında kapsamlı bir yelpazede sosyal fayda sunan Türk Eğitim Vakfı, TEGV, Tohum Otizm, KAÇUV, TİDER, HAYTAP, Yeşilay, Kızılay, TOÇEV, AHBAP, AKUT, Mor Çatı gibi pek çok STK yer alıyor. Sepette İyilik ile STK’lara destek olmak isteyen Trendyol kullanıcıları, uygulama üzerindeki 'Hizmetlerim' alanında yer alan Trendyol Pozitif Etki bölümünü ziyaret ederek iyilik hareketine katılabiliyor. Trendyol, Sepette İyilik projesini sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık ilkelerini ön planda tutarak 2020 yılında, COVID-19 pandemisi devam ederken hayata geçirdi. Dünyada ilk kez büyük ölçekli bir e-ticaret platformunun altyapısıyla STK’lar için sürdürülebilir ve şeffaf bir kaynak yaratma modeli sunan Sepette İyilik, bugün 100'den fazla STK'yı tek çatı altında buluşturuyor. Projeyle Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren STK’lar kendi ürünlerinin ve dijital destek kartlarının satışıyla daha fazla bireysel destekçiye ulaşabiliyor. Elde edilen gelirin tamamı STK’lara aktarılırken, Trendyol ayrıca proje çerçevesinde STK’lara e-ticaret alanında eğitim, teknoloji ve operasyonel destek de veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşilay’dan Çocuk Dostu Dijital Oyunlar İçin Önemli Adım Haber

Yeşilay’dan Çocuk Dostu Dijital Oyunlar İçin Önemli Adım

Yeşilay, alkol, tütün, madde ve kumar bağımlılığıyla mücadelenin yanı sıra dijital bağımlılıklar alanında yürüttüğü farkındalık ve politika geliştirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Bu kapsamda ilki 4 Aralık’ta düzenlenen Çocukluk ve Çocuk Dostu Dijital Oyunlar Çalıştayı’nın ikincisi, 17 Şubat 2026 tarihinde Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleştirildi. Uygulanabilir ve sürdürülebilir bir “çocuk dostu oyun derecelendirme sistemi” geliştirilmesine katkı sunma hedefiyle düzenlenen ilk çalıştayda, farklı disiplinlerden akademisyenlerin katılımı ile ele alınan çocukluk anlayışları ve yaş evreleri tartışmaları, ikinci çalıştayda çocuklara hizmet veren kurumların katılımı ile daha somut bir zemine taşındı. Çocuklara hizmet veren kamu, sivil toplum ve özel sektörden 20’yi aşkın kurumun katılımı ile kurumların ve yayıncıların çocuklara yönelik yürüttüğü hizmetlere esas teşkil eden çocukluk kabulleri ve yaş evreleri ele alındı. Çalıştayda, çocukların dijital iyi olma hâlini esas alan, kültürel ve toplumsal farklılıkları gözeten, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir oyun derecelendirme sisteminin nasıl geliştirilebileceği çok boyutlu olarak müzakere edildi. Mevcut küresel derecelendirme sistemlerinin tek tip çocukluk anlayışına dayandığına dikkat çekilirken, Türkiye’nin kendi değer dünyasını ve çocuk gelişimi yaklaşımlarını merkeze alan bir model geliştirme ihtiyacı vurgulandı. Çalıştay süresince eğitim, televizyon yayıncılığı, sinema, dijital yayıncılık ve dijital oyun alanlarında kullanılan çocukluk yaş evreleri, içerik üretimi ve sınıflandırma kriterleri ile bu alanlarda karşılaşılan zorluklar değerlendirildi. Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve içerik üreticileri, çocuklara yönelik hizmetlerin dayandığı yaş gruplarını, mevcut sınıflandırmaların sınırlarını ve yeni bir dönemlendirme ihtiyacını tartışmaya açtı. Oturumlarda ayrıca, yapay zekâ destekli içerik üretimiyle birlikte ortaya çıkan yeni risk alanları, algoritmaların çocuk davranışları üzerindeki etkileri, dijital platformlarda çocukların korunmasına yönelik mekanizmalar ve ebeveyn rehberliğinin güçlendirilmesi gibi başlıklar ele alındı. Dijital oyunların yalnızca riskler üzerinden değil, çocukların gelişimine katkı sunabilecek yönleriyle de değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Çalıştay sonunda ortaya konan değerlendirme ve önerilerin, çocukların üstün yararını merkeze alan, önleyici ve koruyucu bir yaklaşımla geliştirilecek Çocuk Dostu Dijital Oyun Derecelendirme Sistemi için önemli bir zemin oluşturması hedefleniyor. Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin ev sahipliğinde, Medya Okuryazarlığı Araştırmaları Dergisi paydaşlığı ve editoryal ekibinin yürütücülüğünde başlatılan Dijital Oyun Araştırmaları Programı, Türkiye’de ve küresel ölçekte dijital oyun ekosistemini; üretim-dağıtım-iş modelleri, kullanıcı davranışları, düzenleyici çerçeve başlıklarıyla bütüncül olarak analiz etmek, elde edilen bulgularla çocukların üstün yararını önceleyen, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir oyun derecelendirme sistemi tasarlamak ve yaygınlaştırmaya yönelik politika mekanizmaları geliştirmeyi amaçlıyor. Yeşilay, bu alandaki çok paydaşlı iş birlikleri ile Türkiye için olduğu kadar bölgesel ve küresel ölçekte de örnek teşkil edebilecek bir model geliştirme çalışmalarına devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KEDV 8 Mart’ta Dayanışmayı Büyütüyor Haber

KEDV 8 Mart’ta Dayanışmayı Büyütüyor

Kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olan KEDV; kapasite geliştirme, kooperatifleşme, ekonomik güçlenme ile afet ve göç alanlarında programlar hayata geçiriyor. Kadınların bulundukları mahallelerde ve kentlerde değişimin öznesi olduğu bir toplumsal yapıyı güçlendirmeyi hedefliyor. Bu çerçevede 8 Mart, kadınların güçlenmesine katkı sunmak isteyenler için anlamlı bir fırsat sunuyor. KEDV de bu kapsamda, dayanışmayı somut bir desteğe dönüştüren iki farklı seçenek sunuyor. KEDV 8 Mart Sertifikaları, kişilerin kendileri ya da sevdikleri adına satın alabileceği ve kadınların yoksulluğa karşı güçlenmesine katkı sağlayacak alternatif bir dayanışma örneği oluşturuyor. Sertifikalar kişiselleştirilebiliyor; talep edilmesi halinde İngilizce olarak da hazırlanabiliyor. Özellikle kurumsal hediyeler için sosyal fayda yaratan anlamlı bir alternatif sunuyor. KEDV’in iktisadi işletmesi Nahıl ise, vakfın desteklediği kadın kooperatiflerinin ürünlerini satışa sunarak kadınların doğrudan gelir elde etmesine olanak sağlıyor. Nahıl’dan alınan her ürün, kadın emeğinin değer bulmasına, kadın kooperatiflerinin ve kadın üreticilerin sürdürülebilirliğine katkı anlamına geliyor. Bu 8 Mart’ta yapılacak tercihler, yalnızca bir kutlama değil; kadınların ekonomik olarak güçlenmesine yönelik bir destek yaratıyor. Sertifikalar ve Nahıl ürünleri aracılığıyla atılacak her adım, kadın dayanışmasını büyüten somut bir katkıya dönüşüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.