Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sivil Toplum Kuruluşları

Kapsül Haber Ajansı - Sivil Toplum Kuruluşları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum Kuruluşları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş Dünyası Aynı Masada Buluştu Haber

İş Dünyası Aynı Masada Buluştu

Program boyunca MÜSİAD’ın 16 ayrı sektörde yürüttüğü çalışmalar, yakın ve orta vadede planlanan tedarikçi günleri, sektörel çalıştaylar, MÜSİAD EXPO, finansmana erişim modelleri, dijital dönüşüm projeleri ve yeni dönem vizyonu kapsamlı şekilde ele alındı. MÜSİAD Mersin Şubesi tarafından düzenlenen Sektör Kurulları Tanıtımı ve Üye Buluşması toplantısına, Kurullarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Çınar, Sektör Kurulları Komisyonu Başkanı Cemal Özen, MÜSİAD Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı ve Komisyonu temsilcisi Mustafa Aksu, Sektör Kurulları Komisyonu Başkan Yardımcısı Cihan Kazan, MÜSİAD Mersin Şube Kadim Başkanları Serdar Yıldızgörer, Mekin Merter Salt, Abdullah Hamidi, yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda üye katılım sağladı. MÜSİAD’DA SEKTÖR KURULLARI: YERELDEN KÜRESELE GÜÇLÜ BİR YAPILANMA MÜSİAD bünyesinde faaliyet gösteren 16 sektör kurulu, doğrudan Genel Merkez koordinasyonunda çalışmalarını sürdürüyor. Aynı yapılanma Türkiye genelindeki şubelerde de oluşturularak, sektörlerin hem yerel hem de ulusal ölçekte temsil edilmesi hedefleniyor. Sektör kurullarından sorumlu yöneticiler, Mersin’de düzenlenen bu toplantıyla birlikte hem sahadaki üyelerle buluştu hem de yürütülen çalışmalar hakkında doğrudan bilgi paylaştı. Bu yapılanmanın temel amacı: Genel merkezin sektör bazlı faaliyetlerini anlatmak, üyelerin sektörel sorunlarını ve beklentilerini dinlemek, il bazındaki sektör kurullarının bölge ve genel merkezle temasını güçlendirmek, yakın ve orta vadede planlanan kurul toplantıları, çalıştaylar, tedarikçi günleri ve fuarlara katılımı artırmak olarak öne çıktı. MEHMET SAİT KAYAN: “MERSİN’İ ULUSLARARASI VİZYONLA TEMSİL EDEN BİR YÖNETİM ANLAYIŞIYLA ÇALIŞIYORUZ” Programın açılış konuşmasını yapan MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, Mersin’in ekonomik gücünü MÜSİAD’ın ulusal ve uluslararası vizyonuyla buluşturduklarını ifade etti. Kayan, konuşmasında MÜSİAD Mersin’in şehirle kurduğu güçlü bağa dikkat çekerek, “Vizyonuyla Mersin’imizi en iyi şekilde temsil etme noktasında bir çalışma yürütüyoruz. Yönetim kurulumuz ve üyelerimizle birlikte MÜSİAD’ımızın uluslararası vizyonunu, kurumsal duruşunu ve değerlerini Mersin’imizin tüm renkleriyle birleştirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Kayan, MÜSİAD Mersin’in yalnızca üyelerine değil, şehrin tamamına değer katan bir yapı olduğunu vurgulayarak, tüm kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası temsilcileriyle sürekli iletişim hâlinde olduklarını belirtti. MÜSİAD MERSİN’İN EKONOMİYE KATKISI RAKAMLARLA ORTAYA KONDU Konuşmasında somut veriler paylaşan Mehmet Sait Kayan, MÜSİAD Mersin üyelerinin şehir ve ülke ekonomisindeki ağırlığını rakamlarla açıklayarak, “Bugün Mersin’den yapılan ihracatın yaklaşık yüzde kırkını MÜSİAD Mersin üyeleri gerçekleştiriyor. Üyelerimiz yaklaşık otuz ila otuz beş bin kişiye istihdam sağlıyor. Bu tablo, MÜSİAD Mersin’in hem şehrimiz hem de ülkemiz için ne kadar güçlü bir ekonomik aktör olduğunu açıkça gösteriyor” şeklinde konuştu. Kayan, dünden alınan emaneti yarına daha güçlü bir şekilde devretme sorumluluğuyla hareket ettiklerini ifade ederek, önceki dönem başkanlara ve programa katılım sağlayan misafirlere teşekkür etti. ABDÜLKADİR ÇINAR: “MERSİN ŞUBESİ GENEL MERKEZ NEZDİNDE ÖRNEK GÖSTERİLEN ŞUBELERİMİZDEN BİRİ” Programda söz alan MÜSİAD Sektör Kurullarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Çınar, Mersin Şubesi’nin performansına özel bir parantez açtı. Çınar, Mersin’de yürütülen çalışmaların genel merkez tarafından yakından takip edildiğini belirterek, “Mersin’de yaptığınız faaliyetler gerçekten çok kıymetli. Genel Merkez nezdinde Mersin Şubemizi, örnek ve başarılı şubelerimiz arasında görüyoruz” dedi. Çınar, sektör kurullarının Türkiye genelindeki tüm şubelerle sürekli temas halinde çalıştığını ve üyeleri ortak hedefler etrafında bir araya getirmeyi amaçladıklarını söyledi. TEDARİKÇİ GÜNLERİ İLE ÜYELERE DOĞRUDAN TİCARET İMKANI Abdülkadir Çınar, MÜSİAD Genel Merkezi’nin yürüttüğü en önemli faaliyetlerden biri olan Tedarikçi Günleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Bu organizasyonların üyeler için doğrudan ticari fırsatlar sunduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “18 Şubat’ta İstanbul Genel Merkezimizde Turizm Sektör Kurulu Tedarikçi Günleri’ni düzenleyeceğiz. 31 Mart’ta ise TUSAŞ Genel Merkezi’nde Savunma Sanayii Tedarikçi Günlerini gerçekleştireceğiz. Bu programlar, üyelerimizin büyük kurumlarla birebir temas kurmasını sağlıyor.” MÜSİAD EXPO İLE KÜRESEL BULUŞMA Çınar ayrıca, iki yılda bir düzenlenen MÜSİAD EXPO Fuarına da dikkat çekti. Fuarın İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirileceğini belirten Çınar, sanayicilerin ürünlerini ulusal ve uluslararası katılımcılara tanıtma fırsatı bulacağını ifade etti. CEMAL ÖZEN: “16 SEKTÖR KURULU İLE TÜRKİYE’Yİ VE DÜNYAYI KUŞATAN BİR YAPI İNŞA ETTİK” MÜSİAD Sektör Kurulları Başkanı Cemal Özen, sektör kurullarının yapısını, çalışma modelini ve yeni dönem hedeflerini detaylı şekilde anlattı. Özen, MÜSİAD’ın sektörel gücünün her geçen gün daha da arttığını belirtti. Özen, “Bugün MÜSİAD bünyesinde 16 sektör kurulumuz, 415 sektör kurulu üyemiz ve Türkiye genelinde yaklaşık 14 bin üyemiz bulunuyor. Bu yapıyı Abdülkadir Başkanımızın liderliğinde, üç başkan yardımcımızla birlikte yönetiyoruz” diye konuştu. Özen, MÜSİAD Mersin Şubesi’nin 16 sektör kurulunu aktif şekilde oluşturan sayılı şubelerden biri olduğuna da dikkat çekti. SEKTÖR KURULLARINDA YENİ DÖNEM ÇALIŞMA MODELİ Cemal Özen, sektör kurullarının artık daha düzenli ve sistematik bir şekilde çalışacağını vurguladı. Özen yeni dönemde, “Tüm sektör kurulları 15 günde bir toplanacak, altı ayda bir sektör meclisleri düzenlenecek, deneyimli sanayiciler, genç girişimcilerle bilgi ve tecrübe paylaşacak. Ayrıca ilk kez Sektör Kurulları Genel İdare Kurulu oluşturularak, Türkiye genelindeki tüm sektör kurulu başkanları aynı masada buluşacak” şeklinde konuştu. TEDARİKÇİ GÜNLERİ SOMUT SONUÇLAR ÜRETİYOR Özen, tedarikçi günlerinin yalnızca toplantı değil, somut ticari çıktılar üreten organizasyonlar olduğunu rakamlarla ortaya koydu. Tarım ve Gıda Tedarikçi Günleri’nde çok sayıda görüşme yapılırken, Savunma Sanayii Tedarikçi Günleri sonucunda 73 firmanın Milli Savunma Bakanlığı’na akredite edildiğini belirtti. Özen, ayrıca, Ziraat Katılım Bankası ve Kredi Garanti Fonu ile imzalanan üçlü protokol imzalandığını belirterek, “Yaklaşık 15 milyar TL’lik finansman hacmi hedeflenen bu protokol sayesinde, teminat sorunu yaşayan MÜSİAD üyelerinin finansmana erişimi ciddi şekilde kolaylaşacak” dedi. MUSTAFA AKSU: “TEŞKİLAT SAHADA GÜÇLÜ VE DİNAMİK BİR YAPIYA SAHİP” MÜSİAD 4. Bölge Sorumlusu Mustafa Aksu, teşkilatın sahadaki gücüne dikkat çekti. Aksu, Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı’nın selamlarını ileterek, bölgesel istişare toplantılarının teşkilat içi motivasyonu artırdığını vurguladı. CİHAN KAZAN: “KÖKLÜ FİRMALAR AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞUYOR” Sektör Kurulları Komisyonu Başkan Yardımcısı Cihan Kazan ise köklü aile şirketlerinin MÜSİAD çatısı altında buluşmasının önemine değindi. Yurt içi ve yurt dışı lojistik faaliyetler yürüten firmaların MÜSİAD sayesinde güçlü bir network ağına eriştiğini ifade etti. MÜSİAD MERSİN YENİ DÖNEME GÜÇLÜ BİR VİZYONLA GİRİYOR MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, karşılıklı tanışma ve istişarelerle sona eren programın, MÜSİAD Mersin’in sektör kurullarıyla birlikte yerel gücü ulusal ve küresel vizyonla buluşturma hedefinin bir göstergesi olduğunu söyledi. Kayan, MÜSİAD Mersin'in, yeni dönemde de üretim, istihdam, ihracat ve toplumsal katkı odağında çalışmalarını sürdürmeye devam edeceğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara’nın 2050 Vizyonu Masaya Yatırıldı Haber

Ankara’nın 2050 Vizyonu Masaya Yatırıldı

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Ankara il sınırlarının tamamını kapsayan 2050 yılı hedefli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (ÇDP) çalışmaları kapsamında Kocatepe Kültür Merkezi’nde geniş katılımlı bir tanıtım toplantısı düzenledi. İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı tarafından ele alınan “Ankara 2050 Çevre Düzeni Planı”, geçmişte hazırlanan parçacıl planlama anlayışını sona erdirerek kentin doğal, kültürel ve ekonomik değerlerini sürdürülebilir bir yaklaşımla korumayı ve geliştirmeyi amaçlıyor. 600’DEN FAZLA PAYDAŞ BİR ARAYA GELDİ Planlama sürecinin şeffaflık ve katılımcılık ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi hedefiyle düzenlenen toplantıya; Ankara Milletvekilleri Semra Dinçer, Aylin Yaman, Aliye Timisi Ersever, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir Belediye Meclis üyeleri, kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler ve akademik çevreler, meslek odaları ile sivil toplum kuruluşlarından oluşan 55 farklı paydaş kurumdan 600’den fazla temsilci katıldı. Toplantıda, Çevre Düzeni Planı için yürütülen hazırlık çalışmaları ve planlama modeli detaylarıyla paylaşıldı. RANT İÇİN BAŞKA KAMU KURULUŞLARINA BAŞVURULUYOR Tanıtım toplantısının açılış konuşmasını yapan ABB Başkanı Mansur Yavaş, daha önce sosyal medya hesaplarından yayınladığı “Bir Şehir Nasıl Katledilir” başlıklı paylaşımında Dodurga, Alacaatlı Mahallesi, İncek ve Ovacık’ı konu alan ranta dayalı imar planlarını eleştirerek, “Ben 2004 yılında Beypazarı Belediye Başkanıyken o günlerde Büyükşehir Yasası konuşuluyordu ve imar yetkisinin de büyükşehirlerden onaylanmak suretiyle geçeceği belirtiliyordu. ‘Buna niye ihtiyaç duydunuz’ diye sorulduğunda ise ‘her ilçe kendine kafasına göre yapıyor, bütüncül bir plan olsun’ dediler. Sayısı belirsiz bir şekilde 20 kadar kendi kendine imar planı yapıp bunu onaylayan kuruluş var. Rant almak isteyenler bunu gidip bazı kamu kuruluşlarından plan yaptırmak suretiyle bizi aşarak götürdüler. Bizim bunlara sadece itiraz yetkimiz var. Mahkemeye vermeye yetkimiz var. Oysa bu yasa yapılırken tek bir bütüncül bir planı olacaktı. Binaların yapısından mimari dokusuna kadar hepsi ortak olacaktı. Bunun böyle yürümediği belli” diye konuştu. Tartışmalara konu olan geçmiş dönemde verilen imar rantlarından örnekler vererek açıklamalarını sürdüren Yavaş, “Çevre Düzeni Planı Büyükşehir Belediye Meclisimizden oy birliğiyle kesinleşirse en azından hepimizi bağlayacak ve bundan sonra bunlarla karşılaşmayacağız. Biz şuna inanıyoruz; yapılan iş, bu işin tekniğine uygun, bilimine uygun bir şekilde yapılırsa bundan sonrası için en azından ortaya çıkacak sorunların da büyük ölçüde giderileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle, bu planı ben çok önemsiyorum” ifadelerini kullandı. “GELECEĞE BIRAKACAĞIMIZ EN BÜYÜK MİRAS” İmar yetkilerini kullanan kamu kurum ve kuruluşlarına, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarına ÇDP Toplantısına temsilci gönderdikleri için teşekkürlerini sunan Yavaş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu plan bu kuruluşlar katılmayınca hiçbir şey ifade etmez. Yarın ufak bir yasa değişikliğiyle yaptığımız Çevre Düzeni Planı’na uymadan yürüyebilirler. Bizim geleceğe, 2050 yılına bırakacağımız en büyük hizmet, en büyük mirasın bu olacağına inanıyorum. Özellikle bu iş için sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerimiz de sağ olsunlar bolca temsilci gönderdiler. Onların da katkısıyla, Belediyemizin katkısı, imar yetkisi yapan kamu kuruluşları ve üniversitelerimizle birlikte inşallah bu işi başarırız diye düşünüyorum. Katılan herkese, emek veren herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Ankara'mıza hayırlı uğurlu olsun.” CANDAŞ: “DÜZGÜN YAPILMIŞ BİR KENTLEŞME ANAYASASINA İHTİYACIMIZ VARDI” ABB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ertuğrul Candaş ise konuşmasında ÇDP’nin Ankara’nın kronikleşmiş kentsel ve kırsal sorunlarına kalıcı çözümler üretmeyi hedeflediğini söyledi. Önceki döneme ait 2038 yılı hedefli ÇDP’nin Başkente yakışır bir plan niteliği taşımadığını ve şehircilik ilke ve esaslarıyla uyuşmadığı için mahkeme kararıyla iptal edildiğini hatırlatan Candaş, “Başkent Ankara’daki yeni yönetim anlayışına uygun olarak katılımcı, şeffaf, doğal ve kültürel değerlere duyarlı, bilimsel bilgiye dayalı, örnek bir planlama çalışmasının yürütülmesi olanağı doğmuştu. Tam da bu nedenle, mahkemenin verdiği iptal kararı istinafa götürülmemiştir ve Başkanımız Mansur Yavaş vizyonuna uygun yeni bir plan yapılmasına karar verilmiştir. Bugün bilginize sunuyor olduğumuz 2050 yılı hedefli Çevre Düzeni Planı Başkentimiz için ertelenemez ve vazgeçilemez bir ihtiyaçtı. Düzgün yapılmış bir Kentleşme Anayasasına ihtiyacımız vardı. Çevre Düzeni Planı hazırlanması süreci kapsamında; belediye başkanlığımız bünyesinde büyük ve güçlü bir planlama ekibi oluşturuldu” dedi. ÇDP SUNUMUNU PROF. DR. SAVAŞ ZAFER ŞAHİN YAPTI Toplantıda, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ankara Kent Konseyi Başkan Vekili Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, planlama modeline ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumuna “Planlama belirsiz koşullarda ortak geleceği şekillendirme çabasıdır” sözüne vurgu yaparak başlayan Şahin, dünyadaki üst ölçek planlamada güncel tartışmalara, Ankara’nın başkent olduğu günden bugüne uzanan planlama uygulamalarına ve bu süreçteki güncel yaklaşımlara, Ankara’nın plan sorunsallarına, Ankara’daki ÇDP süreci ile bu kapsamdaki; yürütülen çalışmalara, katılımcılık ilkesine, iletişim tasarımına ve açık veri yaklaşımına değindi. Şahin; iklim, ulaşım ve çevre gibi pek çok farklı konuda başlatılacak diğer planlama çalışmalarının ÇDP ile eş zamanlı ve koordinasyon içinde yürütülmesi gerektiğinin altını çizerek şöyle devam etti: “Meslek odalarıyla, üniversitelerdeki hocalarımızla, sivil toplum örgütleriyle, kent konseyi gibi yapılarla da süreci ortaklaştırmak çok önemli ve bunun bir mimarisini inşa etmek zorundayız. Bu şekilde kentin ihtiyacı olan gelişim biçimine ilişkin senaryoları hazırlarken, insan-doğa-kent ilişkilerini de sağlıklı bir çerçevede ele alabilecek aracı geliştirmiş olacağız. Bu, çevre düzeni ile başlayacak ve hiç bitmeyecek bir süreç; mahalle ölçeğine kadar inecek planlarla daha da devam edecek. Sürecin henüz başındayız ama önemli mesafeler aldık. Planlama, planı nasıl yapacağımızı planlamakla başlar.” Program, Bilimsel Danışma Kurulu Paneli ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özyeğin Üniversitesi, Türkiye’dE TS ISO 46001 Sertifikası Alan İlk Üniversite Oldu Haber

Özyeğin Üniversitesi, Türkiye’dE TS ISO 46001 Sertifikası Alan İlk Üniversite Oldu

Halihazırda 2025–2026 akademik yılını “Su Yılı” ilan eden üniversite, kampüs genelindeki su kaynaklarını sistematik, verimli ve sürdürülebilir bir şekilde yönettiğini belgelendiren TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Sertifikasını almaya hak kazandı ve bu alanda uluslararası standartlara sahip Türkiye’deki ilk üniversite oldu. Özyeğin Üniversitesinin TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Sertifikası’nı alma sürecinde, yıllardır sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesindeki uygulamaları ve çevresel duyarlılığı esas alan kurumsal yapısı önemli rol oynuyor. Üniversitenin sürdürülebilirlik uygulamaları sayesinde kampüsten dünyaya; su, enerji, atık yönetimi, ulaşım ve biyoçeşitlilik gibi birçok alanda sürdürülebilir bir yaşam önceliklendiriliyor. Bu kararlılık doğrultusunda 2025–2026 akademik yılını “Su Yılı” ilan eden Özyeğin Üniversitesi, suyun verimli kullanımı konusunda farkındalık yaratma ve kurumsal dönüşümü destekleme yönündeki stratejik yol haritasını hayata geçirdi. Üniversite “Su Yılı” kapsamında kampüsteki su tüketimine dair şeffaf verileri paylaşırken, öğrenci kulüpleriyle su tasarrufu projeleri üretiyor; kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile ortak farkındalık etkinlikleri düzenliyor. Su Verimliliğinde Uluslararası Bir Başarı Sürdürülebilirlik alanındaki bu öncü yaklaşımıyla Özyeğin Üniversitesi, su kaynaklarının etkin ve verimli yönetimine ilişkin uluslararası bir başarıya imza atarak Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından verilen TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Sertifikası’nı almaya hak kazandı ve Türkiye’de bu belgeyi alan ilk üniversite oldu. Bu kapsamda TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin ve beraberindeki heyet, Özyeğin Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret etti. Ziyarette, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkanı Mahmut Sami Şahin ile birlikte Enstitü yetkilileri de yer aldı. Rektör Prof. Dr. Barış Tan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada sürdürülebilirlik, su verimliliği ve kurumsal dönüşüm odağında karşılıklı değerlendirmelerde bulunulurken, ziyaret sertifika takdimi ile tamamlandı. “Türkiye’de bu sertifikayı alan ilk üniversite olmaktan gurur duyuyoruz” Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan, bu başarının uzun soluklu ve bütüncül bir yaklaşımın sonucu olduğuna dikkat çekerek “Doğal kaynakları stratejik bir değer olarak ele alan, ölçülebilir ve sürekli iyileştirmeyi esas alan sürdürülebilirlik vizyonumuzla çevresel sorumluluğu kurumsal yapımızın merkezine yerleştiriyoruz. Bu kapsamda TS ISO 46001 Sertifikasını, üniversitemizin sürdürülebilirlik yaklaşımını ölçülebilir ve denetlenebilir bir sistem olarak ele aldığının somut bir göstergesi olarak görüyoruz. Özyeğin Üniversitesinin bu alandaki liderliğinden ve Türkiye’de bu sertifikayı alan ilk üniversite olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu sürecin tüm yükseköğretim kurumlarına ilham olmasını diliyorum” dedi. “Su stratejik bir değerdir, Özyeğin Üniversitesinin bu yaklaşımı örnek teşkil etmektedir” Törende konuşan TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin, suyun sürdürülebilir yönetiminin önemine vurgu yaparak: “Su; hayatın, üretimin ve medeniyetin temeli olmasının yanı sıra etkin biçimde yönetilmesi, korunması ve hesap verebilir şekilde kullanılması gereken stratejik bir değerdir. TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi; kurumların suyu nasıl yönettiğini, izlediğini ve sürekli iyileştirdiğini ortaya koyan çağdaş bir yönetim yaklaşımı sunmaktadır” dedi. Özyeğin Üniversitesi’nin bu belgeyi almaya hak kazanmasının örnek bir uygulama olduğuna dikkat çeken Şahin: “Özyeğin Üniversitesi, sürdürülebilirliği kurumsal bir sistem olarak ele aldığını açıkça göstermiştir. Bu belge, çevresel sorumluluğun akademik bilinç ve kurumsal disiplinle bütünleşmesinin somut bir göstergesidir” diyerek Özyeğin Üniversitesi’ni vizyoner yaklaşımı dolayısıyla tebrik etti. Çevresel Sürdürülebilirlikte Entegre Yaklaşım Özyeğin Üniversitesi, su verimliliği alanındaki bu başarısını; enerji verimliliği ve atık yönetimi başta olmak üzere çevresel sürdürülebilirliğin farklı boyutlarını kapsayan bütüncül bir yönetim anlayışıyla destekliyor. Kampüs genelinde enerji tüketiminin izlenmesi ve azaltılmasına yönelik verimlilik odaklı altyapılar kullanılırken; atıkların kaynağında azaltılması, ayrıştırılması ve geri dönüşüme kazandırılması süreçleri de sistematik olarak yönetiliyor. Doğal kaynakların etkin kullanımını esas alan bu entegre yaklaşım, üniversitenin çevresel performansını sürekli iyileştirmeyi hedefleyen sürdürülebilirlik vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor. Özyeğin Üniversitesi, verimliliğini odağına alan bütüncül yaklaşımıyla sürdürülebilir geleceğe katkı sunmaya devam ediyor.

Bursa’da Fethin 700. Yıl Heyecanı Haber

Bursa’da Fethin 700. Yıl Heyecanı

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Bursa’nın Fethinin 700. Yılı’ kapsamında düzenlenecek etkinliklerin tanıtım toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Fethin 700. yılı kapsamında yapılacak olan bilimsel, akademik ve kültürel etkinlikler hakkında bilgilerin verildiği toplantıya, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, programın Danışma Kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve derneklerin temsilcileri, akademisyenler ve araştırmacılar katıldı. “BURSA, GEÇMİŞİN MİRASI, GELECEĞİN İMZASIDIR” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 7 asrı aşan bir hafızayı, yürüyüşü, iradeyi ve büyük medeniyeti hep birlikte geleceğe taşıma kararlılığını ortaya koymak için bir arada olduklarını söyledi. Bursa’nın 700 yıl önce başlayan büyük dönüşümünü ve yolculuğunu, köklerindeki eşsiz mirasa sahip çıkarak aynı kararlılıkla gelecek asırlara taşıyacaklarını ve miras bırakacaklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa, geçmişin mirası, geleceğin imzasıdır. Bu büyük yıl dönümünü yıl boyunca düzenleyeceğimiz etkinliklerle onurlandıracağız. Kentimizin her köşesinde geçmişten geleceğe güçlü bir bağ kuracağız. 2026 yılının tamamını ‘700. Fetih Yılı’ olarak ilan ettik” diye konuştu. “BİZLER BUGÜN O ÇINARIN GÖLGESİNDE DURUYORUZ” Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı bünyesinde; Bursa Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Düzce Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suna Çağaptay’dan oluşan Danışma Kurulu ile birlikte sürecin yönetileceğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Hazırlıklarımızı Ekim 2024’te başlattık. Bursa’nın özellikleri ve tarihsel kimliği hakkında araştırmalar yapan bilim insanlarını kentimize davet ettik. Bu yılı sadece anma yılı olarak değerlendirmiyoruz. Hatırlama, anlama, sahiplenme ve geleceğe taşıma yılı olarak görüyoruz. 700 yıl önce bu topraklara düşen tohum, sıradan bir tohum değildi. Adaletle filizlenen, emekle büyüyen, inançla kök salan, yüzyıllara meydan okuyan bir çınarın tohumudur. Bizler bugün o çınarın gölgesinde duruyoruz. Tarihimizin yeni bir eşiğine hep birlikte adım atmanın onurunu taşıyoruz” dedi. OSMANLI’YA ÜÇ KEZ BAŞKENTLİK YAPAN ŞEHİR, BURSA Bursa’nın, fethinin 700. yılında köklerinden aldığı güçle asırlara meydan okumaya devam ettiğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın dünya tarihine adını altın harflerle yazdıran bir milletin devlet olma iradesinin filizlendiği eşsiz bir kent olduğunu vurguladı. 1302 yılında Yenişehir Ovası ve çevresinin fethedilmesiyle Osmanlı’nın ilk merkezinin Yenişehir olduğunu, 1326 yılında Bursa’nın fethine kadar geçen 24 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin Yenişehir’de şekillendiğini, köklerini burada derinleştirdiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın 1326’daki fetihle birlikte bir ‘payitaht’ kimliği kazandığını anlattı. Orhan Gazi'nin, 1331’de İznik’in fethiyle birlikte şehri imar etmek ve İslam kültürünü yerleştirmek amacıyla başkenti bir süreliğine İznik’e taşıdığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, ilk Osmanlı Medresesi olan İznik Medresesi’nin de bu dönemde açıldığını ifade etti. 1335’de ise payitahtlık unvanının tekrar Bursa’ya döndüğünü belirten Başkan Mustafa Bozbey, kentin kuruluştan İstanbul’un fethine kadar geçen süreçte Osmanlı’ya üç kez başkentlik yaptığını, devletin asıl ruhunun şekillendiği yer olduğunu dile getirdi. “KÖKLERİMİZDEN GELECEĞE…” Bursa’nın sadece bir fetih kenti olmadığına, bir devlet aklının, bir yönetim anlayışının ve bir medeniyetin doğduğu merkez olduğuna dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, “Yalnızca 7 asırlık takvim yapraklarını çevirmiyoruz. Aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bu uzun yürüyüşün, bu topraklarda yeşeren ortak hafızasını geleceğe taşıyoruz. Bu noktada diyoruz ki: Köklerimizden geleceğe… Biliyoruz ki köklerini unutan bir gelecek güçlü olamaz. Geçmişiyle bağ kuramayan bir yarın, kalıcı olamaz. Bursamızın köklerinden aldığımız ilhamla, tarihten güç alarak, geleceğe güvenle bakıyoruz. Bu yüzden 700. Fetih Yılı’nı; yaşanan, hissedilen ve paylaşılan bir yıl haline getiriyoruz” diye konuştu. “2026 YILINDA, ÜÇ BAŞKENT KOL KOLA OLACAK” 2026 yılı boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerin tarihi sergilerden akademik buluşmalara, sanat etkinliklerinden çocuklara özel programlara, söyleşilerden keşif rotalarına kadar zengin ve kapsayıcı bir içerikle Bursa’nın dört bir yanına yayılacağını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, tarihin yalnızca kitaplarda değil, sokaklarda, meydanlarda ve insan hafızasında yaşadığını hatırlattı. Bu anlayışla 700. Fetih Yılı’nı Bursa’nın sınırlarının dışına taşıdıklarının altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “2026 yılında, üç başkent kol kola olacak. Bursa, Edirne ve İstanbul. Üç başkent… Üç dönem… Üç büyük hikâye… Bursamızda filizlenen çınar, Edirne’de köklerini sağlamlaştırdı. İstanbul’dan şahlanarak dünyayı kuşattı. Böylesi bir tarih, dünya tarihinde çok az kente nasip olmuştur. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Edirne ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri ile birlikte bu büyük mirasın sorumluluğunu omuzluyor, yıl boyunca yaşayarak ve yaşatarak gelecek nesillere aktarıyoruz” dedi. “TURİZM AÇISINDAN FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ” “Bu gurur hepimizin! Bu tarih hepimizin!” diyen Başkan Mustafa Bozbey, “Gelin, hep birlikte yedi asırlık bir çınarın hikâyesini kutlayalım. Gelin, Bursamızın 700. Fetih Yılı’nı 2026 yılı boyunca sürecek etkinliklerle birlikte yaşayalım, birlikte yaşatalım. Bursamızın fethinin 700. yılı, köklerimizden geleceğe uzanan bu büyük yürüyüşte hepimize kutlu olsun. Yedi asırlık çınarımızın gölgesi daim, yarınlarımız aydınlık olsun. Bursa’nın, fethin 700. yılını turizm açısından da fırsata dönüştürmesi gerektiğine inanıyorum. Bu fırsatı değerlendirmek, Bursa’yı dünyaya tanıtmak zorundayız” dedi. ÇARŞIBAŞI BÖLGESİNDE SES VE IŞIK GÖSTERİSİ Etkinlikler hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, anma törenlerinin Osmanlı’nın ilk kuruluş hutbesinin okunduğu Yenişehir Kumluk Camii’ndeki mevlit programıyla başlayacağını açıkladı. Çarşıbaşı bölgesinde dijital mapping teknolojisi, müzik, ışık ve sahne sanatlarının bir araya geldiği görkemli bir görsel şölen ve kutlama programı gerçekleştirileceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “3-4-5 Nisan’da ’Bursa’nın Fethinin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’ ve 14-15-16 Mayıs’ta ‘Topraktan Gelen Hafıza’ Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu düzenlenecek. İstanbul Heritage Fuarı’nın basın toplantısı da Bursa’da yapılacak. Hazırlayacağımız stantta 700. yıl etkinliklerini ve mirasa yaklaşımlarımızı aktaracağız. KUDEB aracılığıyla kentin çok katmanlı mirasının bilimsel ve denetimli restorasyon süreçleri yürütülerek gelecek kuşaklara aktarılması sağlanacak. Sur kapılarından türbelere ve saraylara uzanan bir hafıza yolculuğu sunan rota düzenlenecek” dedi. 700. YIL ANISINA ÖZEL GÜN PULU Osmanlı’nın ilk camilerinden biri olan Alaaddin Bey Camii’nin haziresinin aslına uygun olarak onarıldığını aktaran Başkan Mustafa Bozbey, ilk altı Osmanlı padişahının türbelerine yerleştirilen QR kodlar aracılığıyla Türkçe, İngilizce, Arapça sesli rehberlik hizmeti sunulacağını belirtti. Osmanlı hanedanlarına ait puşidelerin serim töreni yapılacağını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “‘İktidarın yüzü, gücün sembolü’ sikke sergisi, Yoğurtçu Baba haziresi restorasyonu, Emir Sultan Cami’nin hazire-mezarlık alanı restorasyonu, Tarihi Bursa Surları Fetihkapı kazamat mahali bakım onarımı yürütülecek. ‘Hüsn-i hat ve medeniyet’ hat levhaları sergisi düzenlenecek. ‘700. yılda Ortak Bellek: Çengiç Ailesi koleksiyonu sergisi’ tanıtılacak. ‘Yansımalar’ Bursa Kent Akademisi yıl sonu sergisi hazırlanacak. ‘Kutlu Rüya’ sanal gerçeklik gezici sergisini de Bursalılarla buluşturacağız. Pınarbaşı Parkı için hazırlanan ve fethi anlatan orijinal İznik çinisi pano, 6 Nisan’daki fetih yürüyüşünün ardından törenle açılacak. 700. yıl anısına özel gün pulu yaptırıyoruz. Hazırlanan pulda, kuruluş dönemine ait ilk altı padişahın minyatür portreleri yer alacak” diye konuştu. 700. YILI ANISINA 700 ÇINAR FİDANI Bursa’nın fethinin 700. yılı anısına 700 çınar fidanı dikileceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Fetih Kupası adı altında Geleneksel Türk Okçuluğu Yarışması düzenleneceğini ifade etti. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılına özel Uludağ zirve tırmanışı gerçekleştirileceğini aktaran Başkan Mustafa Bozbey, “Pınarbaşı Parkı’nda özel olarak tasarlanan zaman yolculuğu alanında çocuklar, Osmanlı dönemini oyun, canlandırma ve atölyeler aracılığıyla yaşayarak öğrenecek. UNIMA Bursa Şubesi tarafından hazırlanan ‘Fetih’ konulu gölge oyunu, yıl boyunca Karagöz Müzesi ve çeşitli dış alanlarda izleyiciyle buluşacak. 700. yıl temalı müze atölyeleri ve çocuk etkinlikleri düzenlenecek. Osmanlı mutfağı temasıyla düzenlenecek Gastronomi Festivali, 700. Yıla özel lezzetleri Bursa’nın günlük yaşamına taşıyacak. BURFAŞ sosyal tesislerinde 700. yıl menüsü adıyla Bursa’nın köklü mutfak kültürünü yansıtan ‘Osmanlı mutfağı menüsü’ eklenecek” dedi. Programın Danışma Kurulu üyeleri adına konuşan BUÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Bursa’nın fethiyle Osmanlı Beyliği’nin cihan devletine evrildiğini ve toprağa düşen bir tohumun asırlık çınara dönüştüğünü söyledi. Amerika, Avrupa ve Türkiye’den alanında uzman akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla 3-5 Nisan 2026’da ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu'nun düzenleneceğini açıklayan Abacı, sempozyumun sonunda bir kitap hazırlanarak kent tarihine kazandırılacağını anlattı. 2026 yılı boyunca tarih, arkeoloji, edebiyat, iktisat, mimari ve sanat tarihi alanlarında çalışmalar yapan akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla panel ve söyleşiler düzenlenerek Bursa’nın fethinden 700 yıl sonrasına kadar uzanan sürecin ele alınacağını belirten Abacı, tüm etkinliklerin Bursa’nın tarihsel ve kültürel belleğinde belirgin bir iz bırakmasını amaçladıklarını dile getirdi. Soru cevap bölümünün ardından Tiyatro Şube Müdürlüğü tarafından Orkestra Şube Müdürlüğü’nün katkılarıyla ‘Gök Kubbenin Altında Bir Gümüş Kubbe’ eserinin sunumu gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toplumsal Fayda Ödülleri Üçüncü Kez Sahiplerini Buldu Haber

Toplumsal Fayda Ödülleri Üçüncü Kez Sahiplerini Buldu

DÜNYA Gazetesi’nin ülke çapında toplumsal fayda bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlamayı ve toplumsal faydayı tabana yaymayı hedeflediği Toplumsal Fayda Ödülleri, üçüncü yılında da yoğun ilgiyle gerçekleşti. 200’den fazla başvuru seçkin jüri üyeleri tarafından gerçek bir soruna çözüm üretmek, özgünlük, sürdürülebilirlik ve ölçülebilirlik kriterlerine bağlı kalarak titizlikle incelendi. 27 Kasım Perşembe Günü gerçekleşen ödül töreninde 8 ana ve çeşitli alt kategorilerde ödül verilirken 3 sivil toplum kuruluşuna jüri özel ödülü ve bir kuruma da büyük ödül takdim edildi. Bankacılıktan sigortacılığa, perakendeden giyime, enerjiden ulaşıma kadar birçok farklı özel sektör kurumlarının yanında, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının büyük bir ilgiyle takip ettiği Toplumsal Fayda Ödülleri Türkiye’ye Yayılıyor… Toplumsal Fayda Ödülleri; bu yıl İstanbul’un yanında Adana, Bursa, Gaziantep, İzmir, Kars, Kocaeli, Tekirdağ gibi birçok ile ve Kıbrıs’a gitti. Trendyol ana sponsorluğunda gerçekleşen ödül programında CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul, İDO, Mega Insulation Solutions, TURKCELL ve Türk Telekom Co – Sponsor; Alternatif Bank, Türkiye Sigorta ve YapıKredi Destek Sponsoru; Ajans Press ve Faselis ise hizmet sponsoru olarak yer aldı. Toplumsal Fayda Ödülleri’nin kazananlarını ön eleme ve ana değerlendirme olmak üzere iki aşamalı süreçte titizlikle değerlendirerek belirleyen bağımsız jüri üyeleri, Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burak Küntay başkanlığında; Dünya Yatırım Holding A.Ş. Genel Müdürü Alişan Şengül, Sosyal Sorumluluk Danışmanı ve Köşe yazarı Arzu Çekirge Paksoy, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi, CIFAL İstanbul ve UNITAR Direktörü Prof. Dr. Çisil Sohodol, Politik Psikoloji Merkezi Kurucusu ve Akademisyen Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, DÜNYA Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Ece Ceyhun, SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, Stratejik İletişim Danışmanı, Girişimci, Sivil Toplum Gönüllüsü Fügen Toksü, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Işınsu Kestelli, TUHİD Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen, Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, Türkiye İş Bankası A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, Ekonomist, İş Futuristi, Stratejist, YK Danışmanı, M-GEN Agency CEO’su, DÜNYA Gazetesi Yazarı Ufuk Tarhan, Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay’idi. 2025 Toplumsal Fayda Ödülleri’ni Kazanan Projeler BÜYÜK ÖDÜL Hayalet Ağlar – CarrefourSA TOPLUMA DEĞER KATAN PROJELER – DKP DKP – Afet Yönetimi Hayat İyi Yaşam Merkezi – Hayat Holding DKP – Çevre Denizlerin Ormanları: Mercanlar – Türkiye İş Bankası DKP - Çocuk Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar – OPET DKP - Deprem Farkındalığı Afet Oyunları – VISA / Habitat Derneği / UNDP DKP - Dönüşüm ve Atık Yönetimi Dönüşümde Gelecek Var – Akbank DKP – Eğitim Köyde Meraklı Sınıflar – Bayer Türkiye DKP – Engelli Engelsiz Bankacılık – Alternatif Bank DKP - Fırsat Eşitliği Yarınlara Kartopu – Yapı Kredi DKP - Finansal Okuryazarlık Kendine Yatırım Yapan Kadınlar – Yapı Kredi Portföy DKP - Genç Hatay Sörf Merkezi’ne Destek – LC Waikiki DKP - Girişimcilik Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi – ÜNLÜ & Co DKP - İklim Krizi Ormanın Gözleri – Anadolu Sigorta DKP - Kadın Tarımın Kadın Yıldızları – SuperFresh DKP - Kültür Sanat Herkes İçin Sanat: Anadolu Sergileri – İş Sanat DKP - Sağlık Nadirler Sergisi – Takeda Türkiye DKP - Sivil Toplum Kuruluşları Sağlıklı Beslen Sevgiyle Büyü – AÇEV DKP - Spor Çolakoğlu Metalurji Spor Kulübü – Çolakoğlu Metalurji DKP - Tarım Toprağımız Hazinemiz – ETİ Gıda DKP - Üniversiteler Residential-IST - Yıldız Teknik Üniversitesi DKP - Yaşlılar Dijital Bahar – TURKCELL DKP - Yerel Değerler ve Turizm Zirvenin Şefleri – IC Holding DKP - Diğer Trakya'nın Kuşlarını Halkalıyoruz – Trakya Elektrik Dağıtım ÇEŞİTLİLİK, EŞİTLİK VE KAPSAYICILIK Filizlerin Mucizeleri Teknoloji ve İnovasyon Programı – Türk Traktör KURUMSAL GÖNÜLLÜLÜK FLO Group Gönüllüleri Adımlarımız İyiliğe – FLO Group TOPLUMSAL FAYDA YARATAN SOSYAL GİRİŞİMLER – SG SG - Sosyal Girişimler Bilim Virüsü SG - Sosyal Girişimci Kurum İş Birliği WeShape Girişimcilik Programı – CCN Yatırım Holding TOPLUMSAL FAYDA ODAKLI SOSYAL MEDYA ÇALIŞMALARI – SM SM - Sosyal Medya Kampanyaları Seyirci Kalma – Türk Ekonomi Bankası (TEB) SM - Influencer İş Birlikleri 21 Mart Dünya Down Sendromu Günü Farkındayım Yanındayım – Türkiye Down Sendromu Derneği TOPLUMSAL FAYDA YARATAN YEREL ÇALIŞMALAR – YÇ YÇ - Kurumlar Arıcılığı Geliştirme Projesi – Çayeli Bakır İşletmeleri YÇ - Yerel Yönetimler İstasyon Gaziantep – Gaziantep Büyükşehir Belediyesi YÇ - Yerelde İstihdam Girişimde Kadın Enerjisi – SOCAR Türkiye TOPLUMSAL FAYDA YARATAN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI – SÇ SÇ - Sürdürülebilir Fayda Sağlayan Ekip Hayalet Ağlar – CarrefourSA SÇ - Sürdürülebilir İş Birlikleri Genç İstihdamında Fırsat Eşitliği – Esas Sosyal SÇ - BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını Destekleyen Projeler Suya Saygı Koleksiyonu Projesi – Koton TOPLUMSAL FAYDA YARATAN ULUSLARARASI PROJELER - UP Kıbrıs Girişimci Kadınlar Kalkınma Kooperatifi – İstasyon JÜRİ ÖZEL ÖDÜLLERİ Kızımız Okuyacak – Buldan Eğitim ve Dayanışma Vakfı Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı – Nisan'da Adana'da Turizm Kültür Sanat Vakfı Sedefteki İnciler – Hasan Faydasıçok Eğitim Vakfı

THE PENINSULA,Jav Yerleşkesi Hatay 100. Yıl Köyü Projesi’ni Tamamladı Haber

THE PENINSULA,Jav Yerleşkesi Hatay 100. Yıl Köyü Projesi’ni Tamamladı

The Peninsula Hotels, 6 Şubat 2023 Pazartesi sabahı Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde meydana gelen 7,8 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin gerçekleştiği ilk günden itibaren, dünyanın dört bir yanındaki The Peninsula otelleri ve ekipleri ile birlikte, ihtiyaç sahiplerinin yaralarını sarmaya yardımcı olmak için Hope for Türkiye fonunu oluşturarak yerel resmi kurumlar ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içinde hareket etti. 2023 yılı boyunca, dünya çapındaki The Peninsula otellerinde gerçekleştirilen her konaklamadan ayrılan paylarla oluşturulan “Hope for Türkiye” fonu, depremden etkilenen Hatay halkına kalıcı bir destek sağlamak amacıyla, Mustafa Kemal Üniversitesi JAV Yerleşkesi 100. Yıl Köyü Projesi’nin üçüncü fazının tamamlanması için kullanıldı. Jandarma Asayiş Vakfı, Mustafa Kemal Üniversitesi, Gülmek İyileştirir Derneği ve Blocks for Hope gönüllülerinin paydaşlar arasında yer aldığı 100. Yıl Köyü Projesi, depremlerde evlerini kaybeden ve günlük rutinlerinden ayrılmak zorunda kalan öğrencilerin ve akademik kadronun eğitimlerine ve kampüs yaşamlarına kesintisiz devam edebilmelerini desteklemek amacıyla hayata geçirildi. The Peninsula, projenin üçüncü fazının bağışçısı olarak toplam 64 konutun inşasını üstlenirken; Mustafa Kemal Üniversitesi Yerleşkesi içinde yer alan projenin son fazının tamamlanmasını sağladı. Konutların hak sahipleri, kura yöntemiyle belirlenirken, 18 Kasım tarihinde gerçekleşen açılış töreni sonrası anahtar teslimleri gerçekleştirildi. The Peninsula Istanbul Genel Müdürü Jonathan H. Crook, 18 Kasım’da Hatay’da gerçekleşen, 100. Yıl Köyü Projesi üçüncü faz açılış törenindeki konuşmasında düşüncelerini şu sözlerle ifade etti: “Bugün yalnızca yeni konutların açılışı değil, bu bölgenin gösterdiği dayanıklılığı ve buradaki insanların taşıdığı gücü hatırladığımız bir gün. 64 yeni konutla, gençlerin ve akademik kadronun çalışmalarına ve eğitimlerine güvenle devam edebilecekleri bir ortam sunmayı amaçladık. The Hongkong and Shanghai Hotels olarak sorumluluğumuzun otellerimizin ötesine geçtiğine, birlikte çalıştığımız topluluklara da uzandığına inanıyoruz. Bu destek, The Hongkong and Shanghai Hotels’in ana sahipleri ve koruyucuları olan Sir Michael Kadoorie ve ailesinin değerlerini yansıtmaktadır. Birlikte ilerliyor, birlikte yeniden inşa ediyor ve geleceğe umutla bakıyoruz.” The Peninsula’nın “Hope For” yardım kampanyaları, yıllar boyunca Japonya ve Filipinler’de doğal afetlerden etkilenen binlerce insana destek olmuş; şirketin hem ekip üyelerine hem de faaliyet gösterdiği şehirlerdeki topluluklara duyduğu bağlılığın bir yansıması haline gelmiştir. Bu yaklaşım ile gerçekleştirilen “Hope for Türkiye” girişimiyle The Peninsula Hotels, bu depremlerden etkilenen topluluklara yönelik desteğini uzun vadeli bir iyileşme sürecine dönüştürmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OGM: 30 Milyon Fidan Sahiplenildi Haber

OGM: 30 Milyon Fidan Sahiplenildi

Bu yıl yürütülen çalışmalar konusunda değerlendirmelerde bulunan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, 11 Kasım öncesinde gelecegenefes.gov.tr platformu üzerinden 30 milyon fidan sahiplenildiğini duyurdu. “Yeşil Vatan Seferberliği” anlayışıyla yürütülen çalışmalar çerçevesinde, kamu kurumları, öğrenciler, sivil toplum kuruluşları, çiftçiler, gönüllüler gibi Türkiye’nin dört bir yanından vatandaşlar fidan dikim etkinliklerine katıldı. Orman Genel Müdürü Karacabey: “30 milyon fidan sahiplenildi” Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, 11 Kasım etkinlikleriyle ulaşılan sonuçları değerlendirerek şunları söyledi: “Bu yıl 81 ilimizde toplam 14 milyon 914 bin fidanı toprakla buluşturduk. Ülke genelinde 1 milyon 280 bin 491 vatandaşımızın doğaya el uzattığı bu anlamlı günde, toplumun her kesimiyle birlikte geleceğe nefes olduk. Ayrıca gelecegenefes.gov.tr platformu üzerinden vatandaşlarımız tarafından sahiplenilen 30 milyon fidan, Türkiye’nin doğaya olan duyarlılığını en güzel şekilde göstermektedir. Her fidan, geleceğe atılmış bir imzadır.” 600 Milyon Fidan Kapasitesiyle Sürdürülebilir Gelecek Karacabey, Türkiye’nin fidan üretim kapasitesine ilişkin olarak da şu bilgileri paylaştı: “Orman Genel Müdürlüğü olarak 136 orman fidanlığımızda 1.000’den fazla türde fidan üretimi gerçekleştiriyoruz. Yıllık üretim kapasitemiz 600 milyon fidan ve tohum seviyesine ulaştı. Türkiye, bu kapasiteyle bölgesinde lider, dünyada ise sayılı ülkelerden biridir.” Yangın sahaları yeniden yeşeriyor Bu yılki etkinliklerde, orman yangınlarında zarar gören bölgeler öncelikli olarak ele alındı. İstanbul’da yangında zarar gören 219 hektar alan için 788 bin 550 fidan toprakla buluşturuldu. Benzer şekilde Ege ve Akdeniz bölgelerinde de rehabilitasyon çalışmaları yoğunlaştırıldı. 81 ilde, 922 ilçede fidan dikimi Ülke genelinde 1391 noktada gerçekleşen fidan dikimleriyle, her yaştan vatandaş “Şahidimiz Toprak, İmzamız Fidan, Sevdamız Yeşil Vatan” sloganıyla doğaya katkı sundu. Millî Eğitim Bakanlığı da öğrenci ve öğretmenlerin aktif katılımıyla çevre bilincinin küçük yaşlardan itibaren güçlenmesine destek verdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında imzalanan "Her Bilet Bir Fidan Sevdamız Yeşil Vatan Kampanyası" protokolü kapsamında da 1 yıl boyunca yüksek hızlı trenlerle seyahat eden yıllık ortalama 13 milyon yolcu adına da fidanlar toprakla buluşturuldu.

Artan Maliyetler Turizmi Olumsuz Etkiledi Haber

Artan Maliyetler Turizmi Olumsuz Etkiledi

TÜRSAB Marmaris Bölge Temsil Kurulu Başkanı Suat Esin, Yönetim kurulu üyeleriyle birlikte, basınla buluştu. Aida Beach Restaurant’ta gerçekleşen toplantıda açıklamalarda bulunan Başkan Esin, “2025 sezonunun ilk aylarında düşük doluluk oranları yaşandığını, Temmuz’un ikinci yarısında ise fiyat indirimleriyle iç pazarda hareketlilik başladı. Temmuz’un ikinci yarısında büyük otellerin yüzde 40-50 civarında indirim yapmasıyla Türk turist sayısında artış yaşandı. Ancak Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz’un ilk yarısına kadar ciddi sıkıntılar yaşadık. Sezonumuz zaten 6 ay ama bu 6 ayı da dolu dolu geçiremiyoruz” dedi. YABANCI TURİST SAYISINDA DÜŞÜŞ VAR Dalaman Havalimanına inen yabancı yolcu sayısında da düşüş yaşandığını belirten Esin, şu verileri paylaştı: “2024 yılında Dalaman’a 1 milyon 936 bin yabancı yolcu geldi. 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde ise bu sayı 1 milyon 638 bine geriledi. Yaklaşık 300 bin kişilik bir düşüş söz konusu. Bu şekilde devam ederse önümüzdeki yıllarda turizm sezonu daha da daralabilir. MALİYET ARTIŞI TURİZMİ OLUMSUZ ETKİLEDİ Turizmdeki en büyük sorunlardan birinin maliyet artışları olduğuna dikkat çeken Başkan Esin, “Geçen yıla göre yüzde 150 oranında maliyet artışı yaşandı. Bu nedenle artık turizmciler kar etmiyor, sadece günü kurtarmaya çalışıyor. Pembe tablolara bakmayın, 60 milyon turist geldi deniyor ama bu rakamların hepsi gerçek turizm gelirini yansıtmıyor.” dedi. Marmaris ve bölge genelinde alternatif turizm türlerinin geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Başkan Esin, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve odalar arasında iş birliğinin önemini vurgulayarak;”Alternatif turizmleri geliştirebilmek için ciddi çalışmalar gerekiyor. Yerel yönetim, genel yönetim ve STK’lar el ele vermeli. Ancak şu anda tablo pek iç açıcı değil. Biz acentalar arasında iç denetim yapabiliyoruz ama yaptırım gücümüz yok. Bu yetkiler belediye ve devletin elinde. Standlar ve tekneler önündeki rahatsız edici görüntüler konusunda yerel yönetim, bize büyük destek verdi. Bu yıl da çalışmalar sürüyor. Turizmdeki bir diğer temel problem kalifiye eleman eksikliği. Şoförlere, acentalara meslek içi eğitimler veriyoruz ama katılım az. Kalifiye eleman bulamıyoruz, bulunanlar da 4 - 5 ay çalışıp daha uzun sezonu olan bölgelere gidiyor. Konaklama maliyetleri de astronomik boyutlara ulaştı. Artık turizmci zengin değil, aksine ayakta kalmaya çalışıyor. Bu gidişle önümüzdeki yıl düşüşün biraz daha artacağını tahmin ediyoruz. Fiyat politikası ve enflasyon dengesi yeniden düzenlenmezse, turizm sektörü için zor bir yıl olacak. “ dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.