Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Soc

Kapsül Haber Ajansı - Soc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soc haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zeka-SOC Paradoksu: Yüksek Beklentiler Uygulama Zorluklarıyla Karşı Karşıya Haber

Yapay Zeka-SOC Paradoksu: Yüksek Beklentiler Uygulama Zorluklarıyla Karşı Karşıya

Yüksek kaliteli eğitim verisi eksikliği, YZ yetkinliğine sahip uzman açığı, yüksek entegrasyon maliyetleri ve YZ kaynaklı yeni tehditler bu zorlukların başında geliyor. Şirketlerin SOC süreçlerini nasıl inşa ettiğini ve sürdürdüğünü inceleyen Kaspersky, YZ’nin SOC performansını artırmadaki rolüne dair öncelikleri, beklentileri ve zorlukları mercek altına alan kapsamlı bir küresel araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sonuçları, katılımcıların %99 gibi ezici bir çoğunluğunun güvenlik operasyonlarına yapay zekayı dahil etmeyi planladığını gösteriyor. Türkiye özelindeki verilere bakıldığında; katılımcıların %71'i yapay zekayı operasyonlarına "muhtemelen" dahil edeceğini söylerken, %29'u "kesinlikle" dahil edeceğini belirtiyor. Bu tablo, yapay zekanın tehdit tespitini güçlendirme, inceleme süreçlerini hızlandırma ve SOC verimliliğini artırmadaki rolünün yaygın biçimde kabul gördüğünü ortaya koyuyor. Pratik kullanım senaryolarına bakıldığında kurumlar, yapay zekadan öncelikle veri analizi süreçlerini otomatikleştirerek anormallikleri ve şüpheli faaliyetleri tespit etme kapasitesini güçlendirmesini (%57) ve önceden tanımlanmış olay müdahale senaryolarını hızlı şekilde devreye almayı mümkün kılan yanıt otomasyonunu desteklemesini (%50) bekliyor. Bu beklentiler, SOC’lerde yapay zekayı benimsemesini yönlendiren temel motivasyonlarla da örtüşüyor: genel tehdit tespit etkinliğini artırmak (%51), rutin görevleri otomatikleştirmek (%42) ve yanlış pozitifleri azaltarak doğruluğu yükseltmek (%43). Büyük ölçekli işletmelerin ise yapay zekayı SOC fonksiyonlarının daha geniş bir yelpazesinde ve daha iddialı kullanım senaryolarıyla konumlandırdığı görülüyor. Bununla birlikte, yapay zekanın uygulanması aşamasında belirgin bir yürütme açığı ortaya çıkıyor. En temel engel olarak kurumların %25’i, YZ modellerinin doğruluğunu ve bağlamsal uygunluğunu sınırlayan yüksek kaliteli eğitim verisi eksikliğine işaret ediyor. Buna ek olarak; kurum içi ekiplerde nitelikli yapay zeka uzmanı bulunmaması (%35), YZ kullanımına bağlı yeni tehdit ve zafiyetlerin ortaya çıkması (%24) ve YZ tabanlı çözümlerin geliştirilmesi ile sürdürülebilirliğine ilişkin yüksek maliyetler (%19) kritik risk başlıkları arasında yer alıyor. Tüm bu unsurlar, YZ stratejilerinin operasyonel başarıya dönüşmesini zorlaştırırken, daha yapılandırılmış ve güçlü şekilde desteklenen bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koyuyor. Kaspersky CTO’su Anton Ivanov konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söylüyor: “Kuruluşlar yapay zekanın SOC’lere sağlayabileceği değerin farkında. Ancak deneme aşamasından gerçek operasyonel etkiye geçiş hâlâ zorlu bir süreç. Siber güvenlik alanında yaşanan yetenek açığına ek olarak YZ uzmanlığının da sınırlı olması, SOC bünyesinde kurum içi YZ kabiliyetleri geliştirmeyi arzu edilen ancak ulaşılması güç bir hedef haline getiriyor. Bu nedenle siber güvenlik şirketleri, amiral gemisi ürünlerine YZ destekli özellikler entegre etmeye yatırım yapıyor. Kaspersky olarak geçtiğimiz yıl boyunca B2B portföyümüz genelinde kapsamlı bir YZ destekli çözümler setini devreye aldık. Amacımız, daha gelişmiş tehditlere karşı zamanında tespit kapasitesini artırmak ve çözümlerimizi daha verimli ve kullanıcı dostu hale getirmek.” Başarılı ve güvenilir bir SOC kurmak ve işletmek için Kaspersky şu önerilerde bulunuyor: SOC kurulumunun ilk aşamasında ya da mevcut güvenlik operasyonlarınızı geliştirme sürecinde Kaspersky SOC Consulting hizmetlerinden yararlanın. Kapsamlı danışmanlık hizmetlerimiz, sağlam bir SOC mimarisi oluşturmanıza ve süreçlerinizi optimize etmenize yardımcı olur.Gelişmiş YZ kabiliyetleriyle güçlendirilen Kaspersky SIEM çözümüyle güvenlik performansınızı artırın. Bu çözüm, BT altyapınız genelindeki log verilerini merkezi olarak toplar, analiz eder ve saklar; bağlamsal zenginleştirme ve aksiyona dönüştürülebilir tehdit istihbaratı içgörüleri sunar. Çözüm yakın zamanda, dinamik bağlantı kütüphanesi (DLL) hijacking belirtilerini tespit edebilen YZ yeteneğiyle daha da güçlendirilmiştir.Her ölçekten ve sektörden kuruma yönelik, gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü ile YZ destekli EDR ve XDR araştırma ve yanıt kabiliyetleri sunan Kaspersky Next ürün ailesiyle şirketinizi geniş bir tehdit yelpazesine karşı koruyun.Siber güvenlik ekibinizi, kuruluşunuzu hedef alan tehditlere ilişkin derinlemesine görünürlükle donatın Kaspersky Threat Intelligence’ın en güncel versiyonu, olay yönetimi döngüsünün tamamında zengin ve bağlamsal içgörüler sunarak siber risklerin zamanında tespit edilmesini sağlar. Çözüm, yakın zamanda YZ destekli açık kaynak istihbaratı (OSINT) arama yetenekleriyle güçlendirilerek yeni ve gelişen tehditlerin daha hassas biçimde ortaya çıkarılmasına katkı sağlamıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurumların %88’i SOC Kurulumunda Dış Kaynak veya Hibrit Modelleri Tercih Ediyor Haber

Kurumların %88’i SOC Kurulumunda Dış Kaynak veya Hibrit Modelleri Tercih Ediyor

Bu stratejik hamle, kurumların 7/24 kesintisiz koruma sağlamasına, yasal düzenlemelere uyum göstermesine ve genellikle kurum içi imkanlarla karşılanması güç olan ileri düzey siber güvenlik çözümleri ile uzman iş gücüne erişmesine olanak tanıyor. Siber tehditlerin giderek daha karmaşık hale gelmesiyle birlikte, kurumlar Güvenlik Operasyon Merkezlerini nasıl yapılandıracaklarını ve yöneteceklerini yeniden değerlendiriyor. Bu doğrultuda Kaspersky, SOC planlama ve uygulama süreçlerine ilişkin temel motivasyonları, stratejik hedefleri ve potansiyel zorlukları ortaya koymak amacıyla kapsamlı bir küresel araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sonuçları, Türkiye’deki şirketlerin %59’unun SOC yetkinliklerinin bir bölümünü dış kaynak kullanımıyla yürütmeyi planladığını ve kurum içi kabiliyetleri dış uzmanlıkla birleştiren hibrit modelleri benimsediğini gösteriyor. Katılımcıların %29’u ise SOC-as-a-Service (SOCaaS) modelini tamamen hayata geçirmeye hazır olduklarını belirtiyor. Buna karşılık, SOC’u tamamen kurum içinde kurmayı planlayanların oranı yalnızca %12 seviyesinde kalıyor. Bu tablo, 7/24 izleme gereksinimini karşılamanın ve nitelikli uzmanları bünyede tutmanın giderek daha zor hale geldiğini açıkça ortaya koyuyor. SOC dış kaynak kullanımı, kuruluşların belirli SOC fonksiyonlarını veya tüm operasyonel döngüyü güvenilir bir üçüncü taraf sağlayıcıya devretmesini mümkün kılıyor. Bu kapsamda sunulan hizmetler arasında şunlar yer alıyor: SOC tasarımı ve mimarisinin oluşturulmasıSOC teknolojilerinin kurulumu ve bakımıHarici güvenlik analistleri tarafından izleme ve analizDanışmanlık ve eğitim hizmetleriTehditlerin tespiti, incelenmesi ve müdahalenin 7/24 esasına göre tamamen sağlayıcı tarafından yürütüldüğü uçtan uca SOCaaS hizmetleri Şirketler, stratejik sorumlulukları kurum içinde tutmayı tercih ederken; operasyonel ve ileri teknik iş yükleri için harici ekiplerden ve gelişmiş teknolojilerden yararlanmayı öne çıkarıyor. SOC fonksiyonlarını dış kaynakla yürütmeyi planlayan kuruluşlar arasında üçüncü taraflara en sık devredilen alanlar; çözüm kurulumu ve devreye alma (%63), çözüm geliştirme ve sağlama (%58) ile SOC tasarımı (%47) olarak öne çıkıyor. Harici SOC uzmanlarıyla çalışılırken, belirli rollerin güçlendirilmesine yönelik net bir tercih de dikkat çekiyor. Birinci seviye analistler (%77) ve ikinci seviye analistler (%68), dış uzmanlardan en fazla talep gören roller arasında yer alıyor. Bu veriler, şirketlerin tehdit izleme ve müdahale gibi ön saflarda yer alan operasyonel güvenlik görevlerine öncelik verdiğini gösteriyor. Kuruluşlar neden SOC dış kaynak kullanımını tercih ediyor? SOC dış kaynak kullanımının en önemli gerekçesi, %52 oranıyla 7/24 kesintisiz güvenlik ihtiyacı olarak öne çıkıyor. Bu gereksinim, çoğu kurum içi ekibin tek başına sürdürebilmesinin zor olduğu bir operasyonel yük oluşturuyor. İkinci önemli motivasyon ise, iç IT güvenlik ekiplerinin üzerindeki iş yükünü azaltmak (%48) ve bu ekiplerin daha stratejik alanlara odaklanabilmesini sağlamak. Bunun yanı sıra, ileri seviye çözümlere ve teknolojilere erişim (%37) ile regülasyonlara ve standartlara uyumun sağlanmasında harici uzman desteği (%49) de dış kaynak kullanımını teşvik eden önemli faktörler arasında yer alıyor. Bu durum, XDR, MDR, MXDR gibi gelişmiş güvenlik teknolojileri ve uzmanlık bilgisinin kurumlar açısından ne denli kritik olduğunu ortaya koyuyor. Bütçe optimizasyonu ise yalnızca %34’lük bir kesim için öncelikli bir unsur olarak öne çıkıyor; bu da SOC dış kaynak kullanımının temel değer önerisinin maliyet avantajından ziyade daha güçlü bir güvenlik seviyesi sunduğunu gösteriyor. Kaspersky Güvenlik Operasyon Merkezi Başkanı Sergey Soldatov konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “SOC fonksiyonlarının kısmen ya da tamamen dış kaynak kullanımıyla yürütülmesine yönelik eğilim, esas olarak operasyonel odağın güçlendirilmesi ve stratejik çevikliğin artırılması ihtiyacından kaynaklanıyor. Rutin ve teknik işlerin dış kaynaklara devredilmesi sayesinde kuruluşlar, stratejik karar alma ve karmaşık tehditlere yönelik yanıtların koordinasyonu gibi yüksek katma değerli faaliyetlere odaklanabiliyor. Bu yaklaşım aynı zamanda kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayarak önemli maliyet avantajları da yaratıyor. Sonuç olarak bu model, SOC’u iş sürekliliğine doğrudan katkı sunan stratejik bir yetkinliğe dönüştürüyor.” SOC kurmayı planlayan kuruluşlar için Kaspersky’nin önerileri ise şöyle: Güvenlik operasyonlarınızı ilk aşamadan itibaren doğru şekilde yapılandırmak veya mevcut yapınızı geliştirmek için Kaspersky SOC Consulting hizmetlerinden yararlanın. Kapsamlı danışmanlık hizmetlerimiz, sağlam bir SOC inşa etmenize ve süreçlerinizi optimize etmenize yardımcı olur.Gelişmiş yapay zekâ yetkinlikleriyle desteklenen Kaspersky SIEM ile güvenlik performansınızı artırın. Bu çözüm, tüm BT altyapınız genelindeki log verilerini toplayarak analiz eder ve saklar; bağlamsal zenginleştirme ve aksiyona dönüştürülebilir tehdit istihbaratı sunar.Her ölçekten ve sektörden kuruluş için EDR ve XDR yetkinlikleri sunan Kaspersky Next ürün ailesiyle, gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü, inceleme ve müdahale kabiliyetleri elde edin.En güncel Kaspersky Threat Intelligence ile kurumunuzu hedef alan siber tehditlere ilişkin derinlemesine ve bağlamsal içgörüler edinin. Bu istihbarat, olay yönetimi döngüsünün tamamında risklerin zamanında tespit edilmesini sağlar.

WatchGuard, Open MDR ile MSP’ler için MDR Hizmetlerini Genişlettiğini Duyurdu Haber

WatchGuard, Open MDR ile MSP’ler için MDR Hizmetlerini Genişlettiğini Duyurdu

Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri olan WatchGuard Technologies’in geliştirdiği Open MDR, WatchGuard çözümlerinin yanı sıra üçüncü taraf güvenlik ortamlarında da bütünleşik görünürlük sunarak, tehditlerin 7/24 izlenmesini ve hızlı şekilde yanıtlanmasını mümkün kılıyor. Tek satıcıya bağlı güvenlik modellerinin yarattığı kısıtlamaları ortadan kaldıran bu yaklaşım, MSP’lerin farklı müşteri altyapılarına uyum sağlama sürecini kolaylaştırırken pazara giriş sürelerini de önemli ölçüde hızlandırıyor. Pek çok güvenlik sağlayıcısı daha iyi sonuçlar vadederken, uygulamada bu vaatler çoğu zaman daha fazla araç, artan uyarı trafiği ve yanlış sinyaller nedeniyle zaman kaybına dönüşüyor. WatchGuard Open MDR ise gerçek dünyadaki karmaşık müşteri ortamları göz önünde bulundurularak geliştirilen, dikkat dağıtan unsurları eleyen ve kritik tehditleri önceliklendiren bir yapı sunuyor. 7/24 çalışan uzman bir SOC tarafından desteklenen bu kurumsal düzeydeki hizmet, MSP’lerin en kritik anlarda hızlı ve etkili aksiyon almasını sağlayarak kesintisiz güvenlik sunmasına yardımcı oluyor. Zorunlu Geçişler Olmadan Kurumsal Düzeyde MDR Deneyimi WatchGuard Open MDR, WatchGuard’ın yerel entegrasyonları ile üçüncü taraf güvenlik ortamlarını tek bir operasyonel görünüm altında birleştirerek MSP’lere daha hızlı entegrasyon, yenileme süreçlerinde daha az sorun ve zorunlu platform geçişleri olmadan farklı müşteri ortamlarında hizmet sunumunu standartlaştırma imkânı tanıyor. Bu yapı, güvenlik ekiplerinin daha fazla araç ve uyarı karmaşasıyla zaman kaybetmesinin önüne geçerken, gerçekten kritik olan tehditlere odaklanılmasını sağlıyor. Tescilli yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojileri sayesinde gürültü önemli ölçüde azaltılıyor, tehditler doğrulanıyor ve altı dakikadan kısa sürede yanıt aksiyonları başlatılarak ayda birden az yanlış pozitif sonuç üretiliyor. Open MDR ile MSP’ler, uç nokta, kimlik, ağ, bulut ve üretkenlik araçları genelinde birleşik bir görünürlük elde ederek güvenlik hizmetlerini uçtan uca standartlaştırabiliyor. WatchGuard’ın 7/24 hizmet veren uzman SOC ekibi tarafından sağlanan izleme ve doğrulama desteği sayesinde, şirket içinde bir SOC kurma ya da ek personel istihdam etme ihtiyacı ortadan kalkıyor. Tehditlerin yayılmadan izole edilmesini sağlayan hızlı ve koordineli müdahale yaklaşımı, operasyonel kesintilerin önüne geçerken MSP’lerin yeni müşteri kazanımındaki sürtüşmeleri azaltmasına ve uzun vadeli müşteri ilişkilerini güçlendirmesine katkı sağlıyor. Sonuç olarak WatchGuard Open MDR, küçük ve orta ölçekli MSP’lerin ek operasyonel yükler olmadan kurumsal ölçekte rekabet edebilmesini mümkün kılarak, karmaşıklık yaratmadan güçlü MDR sonuçları sunuyor Tehdit Sinyallerini Kararlı ve Hızlı Eylemlere Dönüştürmek Pek çok kuruluş farklı güvenlik araçlarına sahip olsa da bu araçları sürekli ve etkili bir güvenlik operasyonuna dönüştürecek kaynaklara sahip değil. WatchGuard Open MDR, bu noktada fark yaratıyor. WatchGuard’ın SOC ekibi, ortamları 7/24 izleyerek tehditleri doğruluyor ve dakikalar içinde yanıt veriyor. Yapay zeka destekli, proaktif tehdit avcılığı yaklaşımı gizli risklerin daha erken aşamada tespit edilmesine yardımcı olurken, net ve anlaşılır raporlama güvenlik ekiplerinin belirsizlik yerine öngörüyle hareket etmesini sağlıyor. WatchGuard Open MDR, güvenliği büyük ölçekte sunan MSP’lerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmiş bir yapı sunuyor. MSP’ler müşteri ilişkilerinin sahipliğini elinde tutmaya devam ederken, WatchGuard arka planda SOC olarak konumlanıyor ve özel Teknik Hesap Yöneticileri desteğiyle eskalasyon yönetimi, kök neden analizi ve sürekli güvenlik rehberliği sağlıyor. Çapraz ortam desteği sayesinde WatchGuard Firebox, AuthPoint ve EPDR çözümlerinin yanı sıra Microsoft Defender, CrowdStrike Falcon, Okta Workforce Identity, Microsoft 365, AWS, Google ve üçüncü taraf güvenlik duvarlarıyla uyumlu bir yapı sunuluyor. Tüm bu entegrasyonlar, MSP’lerin mevcut araç setlerini değiştirmeye zorlanmadan kapsamlı ve ölçeklenebilir bir MDR hizmeti sunabilmesine olanak tanıyor. “Open MDR, Vizyonumuzun Doruk Noktası” Open MDR’ın eksiksiz, tek bir MDR çözümü sunma vizyonunun doruk noktası olduğunu ifade eden Watchguard Ürün Müdürü Andrew Young, “Bu durum ortakların köklü değişiklikler yapma veya operasyonel karmaşıklık yaşama zorunluluğu olmadan tutarlı, yüksek kaliteli yönetilen güvenlik sunmalarını sağlıyor.” açıklamasında bulundu. “Müşterilerimize Kurumsal Düzeyde Korumayı Güvenle Sunuyoruz” Sonit Systems Teknik Çözüm Danışmanı Don Lawson, “WatchGuard Open MDR, özellikle küçük ve orta ölçekli müşterilerimiz için kurumsal düzeyde korumayı netlik ve güvenle sunmamızı sağlıyor. Uyarı yorgunluğunu azaltıyor, işlemleri basitleştiriyor ve müşterilerimize gönül rahatlığı sağlıyor. WatchGuard ekibi de bize destek olmaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı. Open MDR, Total MDR'nin piyasaya sürülmesi ve 2025 yılında ActZero'nun satın alınmasının ardından WatchGuard'ın genişleyen MDR portföyünü temel alır ve şirketin açık, platform tabanlı güvenlik hizmetlerine yönelik uzun vadeli vizyonunu güçlendirir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.