Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Soğuk Zincir

Kapsül Haber Ajansı - Soğuk Zincir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soğuk Zincir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akdenizrack, SIAL Paris’te Gıda Sektörünün Otomasyon İhtiyaçlarına Çözüm Sunuyor Haber

Akdenizrack, SIAL Paris’te Gıda Sektörünün Otomasyon İhtiyaçlarına Çözüm Sunuyor

Gıda üretiminde depolama alanlarının verimli kullanılması, kapasitenin artırılması ve soğuk zincirin korunması, üretim ve lojistik süreçlerinin temel unsurları arasında yer alıyor. AkdenizRack, bu ihtiyaçlara yönelik geliştirdiği depolama ve otomasyon sistemleriyle gıda sektörünün farklı operasyonel gereksinimlerine yanıt veriyor. 17–21 Ekim tarihleri arasında Paris’te düzenlenen SIAL Paris, şirketin gıda ve içecek üreticileriyle doğrudan temas kurduğu, mühendislik çözümlerini uluslararası sektör temsilcilerine aktardığı önemli buluşma noktalarından biri. AkdenizRack, otomatik depolama sistemleri ve Shuttle teknolojilerinin yanı sıra soğuk hava depolarına yönelik uygulamalarıyla depolama süreçlerinde kapasite ve alan verimliliğine odaklanıyor. Uluslararası pazarlarda güçlü iş bağlantıları AkdenizRack’in uluslararası pazarlardaki faaliyetlerinde Afrika, Avrupa ve Orta Doğu önemli bir yer tutuyor. Batı ve Kuzey Afrika ile Güney Afrika’nın yanı sıra Kafkasya ve Avrupa ülkeleri, şirketin sektör temsilcileriyle temas kurduğu pazarlar arasında bulunuyor. SIAL Paris kapsamında bu bölgelerden gelen satın almacılar, yatırımcılar ve gıda sektörü temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmeler, farklı pazarlardaki depolama ihtiyaçlarının değerlendirilmesine ve yeni proje bağlantılarının kurulmasına zemin hazırlıyor. Şirket, üretim ve mühendislik birikimini farklı ölçeklerdeki depolama operasyonlarına uyarlayarak uluslararası faaliyetlerini sürdürüyor. Saniye Kurt: “Türk üretiminin dünya standartlarında otomasyon çözümleri sunabildiğini göstermekten gurur duyuyoruz” AkdenizRack, 30 yıllık deneyimini kendi üretim altyapısı ve mühendislik yetkinliğiyle bir araya getirerek gıda üreticilerinin depolama ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyor. Daha az alanda daha fazla depolama kapasitesi sağlayan sistemler ve soğuk zincir süreçlerini destekleyen uygulamalar, şirketin bu alandaki uzmanlığının önemli parçalarını oluşturuyor. AkdenizRack Yönetim Kurulu Başkanı Saniye Kurt, şirketin üretim yaklaşımını ve SIAL Paris’in önemini şu sözlerle değerlendiriyor: “30 yıllık tecrübemiz, kendi üretimimiz ve mühendislik gücümüzle gıda üreticilerine daha az alanda daha fazla depolama kapasitesi sağlayan, soğuk zincir süreçlerini de destekleyen çözümler sunuyoruz. SIAL Paris’te sistemlerimizi doğrudan son kullanıcılara anlatıyor, ihtiyaçlarına nasıl karşılık verebildiğimizi paylaşıyoruz. Türk üretiminin dünya standartlarında otomasyon çözümleri sunabildiğini göstermekten gurur duyuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde Uzmanından Tüketicilere Uyarı Haber

16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde Uzmanından Tüketicilere Uyarı

Her yıl 16 Ekim’de kutlanan Dünya Gıda Günü, güvenli ve yeterli gıdaya erişimin, sağlıklı beslenmenin ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin önemine dikkat çekiyor. Küresel tedarik zincirleri ve değişen tüketim alışkanlıkları, gıda güvenliğinin üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda ele alınmasını gerektiriyor. Bu konuda üreticilerin sorumluluklarını yerine getirmesi, etkin denetim sistemleri, tüketici örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının şeffaf, bilimsel temelli bilgilendirmeleri belirleyici rol oynuyor. Ancak elbette gıda güvenliği söz konusu olduğunda, tüketicilerin bilinçli olması, doğru bilgiye ulaşması ve karar süreçlerinde yanıltıcı iddiaları bilimsel verilerden ayırt edebilmesi de büyük önem taşıyor. Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nde uzun yıllar akademik çalışmalar yürüten, gıda teknolojileri ve yağ işleme alanındaki araştırma ve sektörel iş birlikleriyle tanınan Dr. Fahri Yemişçioğlu, gıda güvenilirliğini değerlendirirken gıdanın bileşiminin ve üretim teknolojisinin birlikte ele alınması gereken unsurlar olduğuna dikkat çekiyor. Yemişçioğlu, “Gıda teknolojileri; ürünlerin güvenliğinin korunmasına ve kalitesinin sürdürülmesine katkı sağlıyor. Soğuk zincir, kurutma, dondurarak kurutma (liyofilizasyon), rafinasyon, uygun ambalajlama ve kalite kontrol uygulamaları gıda zincirinin önemli bileşenleri arasında yer alıyor. Bu nedenle bir gıdanın güvenilirliğini değerlendirirken yalnızca içeriğine veya üretim yöntemine değil; üretim, işleme, saklama, ambalajlama ve kalite kontrol süreçlerinin tamamına bakmak gerekiyor. Tek bir bileşen, üretim yöntemi veya ambalaj özelliği üzerinden genelleme yapmak yerine, bilimsel veriler ışığında bütüncül bir yaklaşım benimsemek gerekiyor. Ayrıca değerlendirmeler algılara değil, bilimsel verilere dayanmalı” diyor. Dr. Fahri Yemişçoğlu’nun tüketicilerle gıda güvenliği için paylaştığı 5 temel ipucu şöyle: Gıdaları tek bir bileşene göre değerlendirmeyin: Bir ürünün güvenliği yalnızca içerdiği bileşene bakılarak belirlenemez. Üretim ve işleme koşullarını, kalite kontrol uygulamalarını ve saklama sürecini de dikkate alın. Tek bir unsurdan hareketle bütün bir gıda grubunu güvenli veya güvensiz ilan etmek yanıltıcı olabilir. Etiketleri dikkatle okuyun: Bir ürünü satın alırken yalnızca ambalajın ön yüzüne veya reklam mesajlarına bakmayın. İçindekiler listesini, alerjen bildirimlerini, son tüketim veya tavsiye edilen tüketim tarihini ve saklama koşullarını kontrol edin. Gıda teknolojileri ve ambalaj hakkında bilimsel bilgiye başvurun: Ambalajlama ve işleme teknolojileri, gıdaların korunmasında önemli rol oynar. Bir ürünün ambalajlı olması veya belirli bir teknolojiyle üretilmesi tek başına olumsuz bir değerlendirme gerekçesi değildir. Örneğin rafinasyon, palm yağı dâhil birçok bitkisel yağın üretiminde uygulanan bir işlemdir; yalnızca palm yağına özgü değildir ve tek başına ultra işleme göstergesi olarak değerlendirilmemelidir. Sosyal medyadaki iddiaları sorgulayın: Gıda ve beslenme alanında yayılan her bilgi bilimsel temele dayanmayabilir. Korku yaratan paylaşımlar yerine bilimsel araştırmaları, uzman görüşlerini ve güvenilir kurumların açıklamalarını esas alın. Özellikle tek bir bileşeni veya teknolojiyi hedef alan kesin yargıları sorgulamadan benimsemeyin. Saklama koşullarına uyun, beslenmenizde çeşitliliği gözetin: Ürünlerin etiketlerinde belirtilen saklama koşullarına uyun ve soğukta tutulması gereken gıdaları uygun sıcaklıklarda muhafaza edin. Sağlıklı bir yaşam için gıda güvenliğinin yanı sıra dengeli ve çeşitli beslenmeye ve fiziksel aktiviteye de önem verin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Önen Gıda’dan Sushi’de Yenilikçi Üretim Hamlesi Haber

Önen Gıda’dan Sushi’de Yenilikçi Üretim Hamlesi

Çanakkale’de 2025 yılında faaliyete geçen fabrikada üretilen sushi çeşitleri, soğuk zincir korunarak Türkiye’nin uzak satış noktalarına ve ihracat pazarlarına ulaştırılabilecek. Türk tüketicisinin damak zevkine uygun pişmiş malzemelerle hazırlanan sushiler altılı ambalajlarda satışa sunuluyor. Ar-Ge ve inovasyon odaklı üretim anlayışıyla geliştirilen Sushida, lezzeti ve pratik tüketim deneyimiyle öne çıkıyor. İçinde chopstick, wasabi ve soya sosu ile yemeye hazır şekilde sunulan Sushida, sushi keyfini daha geniş kitlelere ulaştırıyor. Niyazi Önen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen, ürünlerin gıda sektöründe önemli bir yenilik olduğunu belirterek, “Katkı maddesi ve koruyucu kullanmadan 30 gün raf ömrüne sahip sushi üretmeyi başardık. Çanakkale’deki tesisimizde, Türk damak tadına uygun pişirilmiş balık ve deniz ürünleriyle hazırladığımız sushiyi en lezzetli haliyle sunuyoruz. Bu yenilik sayesinde ürünlerimizin Türkiye çapında daha etkin dağıtımını yaparak sushiyi daha fazla tüketiciyle buluşturacağız. Önümüzdeki dönemde yakın coğrafyamızdaki ülkelere de ihracat yaparak ürünlerimizi uluslararası pazara taşımayı hedefliyoruz” dedi. Sushida ürünlerinin Türkiye genelindeki satış ve dağıtımı, Dardanel Önentaş’ın yüzde 100 iştiraki Dardanel Dağıtım tarafından gerçekleştiriliyor. Önen Gıda, güçlü dağıtım ağı ile, Sushida ürünlerini indirim marketler dâhil olmak üzere gıda satışı yapılan tüm noktalarda tüketicilerle buluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akca Lojistik LOGISTECH 2026’da Lojistiğin Yeni Dönemini Değerlendirdi Haber

Akca Lojistik LOGISTECH 2026’da Lojistiğin Yeni Dönemini Değerlendirdi

İş ortaklarına 2007’den bu yana yenilikçi ve kişiselleştirilmiş çözümler sunan Akca Lojistik, 7-9 Ekim tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenen LOGISTECH 2026 – Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı’nda sektör paydaşlarıyla buluştu. Üç gün boyunca gerçekleştirilen görüşmelerde lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde değişen ihtiyaçlar, teknolojinin operasyonlara entegrasyonu ve Ege Bölgesi’nin lojistik potansiyeli öne çıktı. Fuarda lojistik ve tedarik zinciri çözümlerinin yanı sıra soğuk zincir depolama ve taşımacılığı alanındaki hizmetlerini de paylaşan Akca Lojistik; teknoloji, otomasyon, izlenebilirlik ve operasyonel verimlilik ekseninde sektörün gelecek dönem ihtiyaçlarını değerlendirdi. “Müşterilerin beklentileri değişiyor” Lojistikte teknolojinin operasyonel süreçlerdeki rolüne dikkat çeken Akca Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Erkam Akça, “Lojistikte teknoloji artık yalnızca operasyonları hızlandıran bir unsur değil; verimlilik, izlenebilirlik ve süreçlerin daha etkin yönetilmesi açısından önemli bir rol üstleniyor. LOGISTECH boyunca gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde de sektörün teknoloji ve otomasyon odağındaki dönüşümünü yakından değerlendirme fırsatı bulduk. Akca Lojistik olarak operasyonlarımızda otomasyon seviyesini artırmayı, veri odaklı karar mekanizmalarımızı güçlendirmeyi ve sistemler arasındaki entegrasyonu geliştirmeyi önceliklendiriyoruz. Operasyonlarımızı anlık takip edebildiğimiz altyapımız ve gerçek zamanlı entegrasyonlarımızla süreçleri daha görünür ve yönetilebilir hale getirirken, teknoloji yatırımlarımızla operasyonel verimliliği ve hizmet kalitemizi artırmaya odaklanıyoruz” dedi. Ege’de sefer sayısı yaklaşık iki katına çıktı Akca Lojistik’in 2026 yılında büyümesini hızlandırdığı bölgelerin başında Ege geldi. Yıl içinde farklı sektörlerden yeni firmaları müşteri portföyüne dahil eden şirketin bölgedeki sefer sayısı, artan operasyon hacmiyle birlikte bir önceki yıla göre yaklaşık iki katına çıktı. Bölgede ağırlıklı olarak enerji ve gıda sektörlerine hizmet veren Akca Lojistik; beyaz eşya, tarım ve kimya alanlarında da operasyonlarını sürdürüyor. 2027’de yeni iş birlikleri gündemde Akca Lojistik, 2027 yılında Ege Bölgesi’ndeki faaliyetlerini farklı sektörlerde hayata geçireceği yeni operasyonlarla genişletmeyi planlıyor. Şirket, büyümesine paralel olarak bölgedeki istihdamını da artırmayı hedefliyor. Ege’nin şirketin gelecek dönem planlarında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erkam Akça, “Ege, güçlü sanayisi, üretimi ve ticaret yapısıyla lojistik açısından önemli fırsatlar barındırıyor. 2027 yılı için farklı sektörlerde yeni operasyonlara yönelik görüşmelerimiz sürüyor. Yeni iş birlikleriyle büyürken, bu büyümeyi taşıyacak operasyon kapasitesini ve ekip yapısını da birlikte planlıyoruz. Bölgedeki istihdamımızı artırmayı, hizmet kalitemizi güçlendirmeyi ve müşterilerimizle uzun vadeli iş birlikleri kurmayı hedefliyoruz. Bizim için büyümenin karşılığı, müşterimizin işini kolaylaştırmak ve kendi işini büyütürken güvenle yanında olabileceğimiz bir yapı sunmak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lojistik Sektörünü Buluşturan LOGISTECH Kapılarını Açtı Haber

Lojistik Sektörünü Buluşturan LOGISTECH Kapılarını Açtı

İzmir’in limanları, güçlü sanayi ve ticaret altyapısı ile kara, demir ve hava yolu bağlantılarının sunduğu lojistik olanakların paydaşlarla buluşacağı LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı kapılarını açtı. LOGISTECH, 7-9 Ekim tarihleri arasında Fuar İzmir’de sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Altyapının yeni iş birlikleri ve ticari bağlantılara dönüşmesine katkı sağlaması hedeflenen LOGISTECH'in açılışında İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, oda, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının başkanları ile temsilcileri, lojistik sektörünün önemli paydaşları yer aldı. Cumalıoğlu: Geniş bir ekosistemi bir araya getiriyoruz İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, “Lojistik artık bir ürünün bir noktadan diğerine taşınmasından çok daha fazlasını ifade ediyor. İzmir ise bu alanda çok güçlü bir geçmişe ve potansiyele sahip. 8 bin 500 yıllık tarihi boyunca limanıyla, ticaretiyle ve üretimiyle dünyaya açık olmuş bir kentten söz ediyoruz. LOGISTECH'i hayata geçirirken çıkış noktamız tam olarak buydu: İzmir'in sahip olduğu bu lojistik, üretim ve ihracat gücünü ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir ticaret platformuna dönüştürmek. 2022 yılında yaklaşık 100 katılımcı ve 6 bin ziyaretçiyle başladığımız LOGISTECH, bugün beşinci yılında alan olarak yaklaşık üç kat büyümüş durumda. Ancak bizim için bir fuarın başarısı, yalnızca metrekare, katılımcı ya da ziyaretçi sayısıyla ölçülmüyor. Asıl önemli olan; burada yeni ticari ilişkilerin kurulması, iş birliklerinin doğması ve firmalarımızın fuardan somut bir değerle ayrılması. Bu anlayışla LOGISTECH'te karayolu, denizyolu, demiryolu ve havayolu taşımacılığından liman işletmeciliğine; depolamadan dijital teknolojilere kadar sektörün geniş bir ekosistemini bir araya getiriyoruz” dedi. Hedef: Lojistik sektörünü ve uluslararası iş dünyasını aynı platformda buluşturmak Uluslararası bağlantıları fuara taşıdıklarını söyleyen Cumalıoğlu, “İZFAŞ olarak yıllardır şuna inanıyoruz; bir fuar, sektöründen bağımsız büyüyemez. Fuarı sektörle birlikte geliştirirseniz, sektör güçlendikçe fuar, fuar güçlendikçe de sektör büyür. LOGISTECH için de hedefimiz tam olarak bu. İzmir'in ve Ege'nin üretim gücünü, ihracatçısını, lojistik sektörünü ve uluslararası iş dünyasını aynı platformda daha güçlü biçimde buluşturmak istiyoruz” dedi. 19 yabancı firma yer alıyor Kara, deniz ve hava yolu taşımacılığından liman ve antrepo işletmeciliğine, soğuk zincir ve depolamadan otomasyon, yapay zeka ve yeni nesil dijital lojistik teknolojilerine kadar sektörün farklı alanlarından firmalar, 7-9 Ekim tarihleri arasında Fuar İzmir’de yer alacak. LOGISTECH, ihracatçı firmalar, satın alma karar vericileri ve uluslararası sektör temsilcileri için de yeni iş fırsatları sunacak. Fuar kapsamında gerçekleştirilecek ikili iş görüşmeleriyle ticari bağlantıların geliştirilmesi ve yeni iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. Uluslararası katılımın her yıl arttığı fuarda; Japonya, İspanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Çin, Tayland, Vietnam, Azerbaycan’dan toplam 19 yabancı firma yer alıyor. Sergiler ve atölyeler de ziyaretçileri bekliyor Fuar kapsamında sektör buluşmalarının yanı sıra farklı etkinlikler de düzenlenecek. “Logistech Art of the Sea” ve “Culture of Logistics” sergileri fuar boyunca ziyaret edilebilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası tarafından düzenlenecek Barista Atölyesi’nde kahve çekirdeğinin tarladan fincana uzanan yolculuğu, farklı demleme teknikleri ve aroma profilleri ele alınacak. Fuar alanında, ayrıca, sürüş simülasyonu gibi farklı etkinliklerle ziyaretçilere interaktif bir deneyim sunulacak. LOGISTECH, 7-9 Ekim tarihleri arasında Fuar İzmir’de, 10.00 - 18.00 saatlerinde sektör profesyonellerini ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tavuk Dünyası’ndan Gebze’ye 20,5 Milyon Dolarlık Yatırım Haber

Tavuk Dünyası’ndan Gebze’ye 20,5 Milyon Dolarlık Yatırım

Türkiye’de yeme-içme sektörünün en büyük restoran zincirlerinden biri olan Tavuk Dünyası, büyüme stratejisinin önemli adımlarından biri olan Gebze Üretim Tesisini faaliyete geçirdi. 10.200 metrekare arazi üzerine kurulu tesis için yaklaşık 20,5 milyon dolarlık yatırım gerçekleştiren Tavuk Dünyası, Gebze ile üretimi ve lojistik operasyonlarını Marmara Bölgesi’ne yaklaştırdı. Ankara’daki ilk tesisle birlikte toplam 19 bin metrekarelik üretim alanına ulaşan Tavuk Dünyası, bu yatırımla mevcut operasyonel kapasitesini güçlendirirken gelecekteki büyüme hedefleri için de önemli bir altyapı oluşturdu. Yeni tesis, Tavuk Dünyası’nın restoran ağı büyürken lezzet ve kalite standartlarını koruma, tedarik sürekliliğini destekleme ve ürünleri restoranlarına daha kısa sürede ulaştırma hedeflerine hizmet ediyor. Ankara ve Gebze tesisleriyle birlikte 800 restorana kadar hizmet verebilecek kapasiteye ulaşan marka, gelecekteki büyüme ihtiyaçları için de güçlü bir altyapı oluşturdu. Bugün Türkiye’nin 59 şehrinde 343 restoran ile misafirlerine ulaşan Tavuk Dünyası, 2026 yılının ilk 9 ayında 17 yeni restoran açtı. Yıl sonuna kadar yeni restoran açılış sayısını 25’e çıkararak toplam restoran sayısını 350’nin üzerine taşımayı hedefleyen marka, 2027’de de 30’dan fazla yeni restoran açmayı planlıyor. Tavuk Dünyası & Dürümle Grup CEO’su Volkan Mumcu, Gebze yatırımını şöyle değerlendirdi: “Türkiye’de kârlı ve sürdürülebilir büyümemizi desteklemek için üretim ve lojistik altyapımızı geliştiriyoruz. Gebze yatırımı bu stratejinin somut adımlarından biri. İşimizin yaklaşık yüzde 55’inin bulunduğu Marmara Bölgesi’nde üretimi talebe yaklaştırırken, Ankara ve Gebze tesislerimizle birlikte gelecekte ihtiyaç duyacağımız kapasiteyi bugünden oluşturuyoruz. Restoran ağımızı büyütürken lezzet ve kalite standartlarımızı korumayı odağımıza alıyoruz. Gebze’yi aynı zamanda bölgeye istihdam sağlayan ve nitelikli iş gücünü destekleyen önemli bir yatırım olarak görüyoruz.” Gebze’de istihdam 105 kişiye ulaşacak Gebze Üretim Tesisi’nde bugün 69 kişiye doğrudan istihdam sağlayan Tavuk Dünyası, 2026 sonuna kadar bu sayıyı 105’e çıkarmayı hedefliyor. Tesiste bugün yüzde 26 seviyesinde bulunan kadın çalışan oranının da yakın dönemde yüzde 44’e çıkarılması planlanıyor. Şirket, yerel tedarikçi ve hizmet sağlayıcılardan gerçekleştireceği alımlarla bölge ekonomisine katkı sağlamayı amaçlıyor. Üretimden restorana gıda güvenliği Gebze tesisinde, Türkiye’nin en büyük tavuk eti üreticilerinden tedarik edilen göğüs ve but etleri Tavuk Dünyası’na özel reçetelerle 12–14 saat marine ediliyor. Ardından paketlenen ürünler, restoranların ihtiyaçlarına göre soğuk zincir korunarak sevk ediliyor. Üretimin Marmara’daki restoranlara yaklaşmasıyla uzun mesafeli ürün hareketinin azaltılması hedefleniyor. Tavuk Dünyası, Gebze tesisinde de Ankara üretim tesisinde uyguladığı gıda güvenliği ve kalite standartlarını hayata geçiriyor. BRCGS, IFS, HALAL, ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 22000 sertifikasyonlarına sahip Ankara tesisindeki yapının Gebze’de de oluşturulması planlanıyor. Ham madde girişinden sevkiyata kadar ürün izlenebilirliği sağlanırken, soğuk zincir süreçleri mal kabulden restoran teslimine kadar dijital sistemlerle takip ediliyor. Tedarikçiler risk analizlerine göre düzenli olarak denetleniyor. Sürdürülebilir Fabrika LEED Gold sertifikası hedefiyle tasarlanan Gebze Üretim Tesisinde yüksek verimli ekipmanlar, yüzde 100 LED aydınlatma ve akıllı otomasyon sistemleri kullanılıyor. Su tüketimini azaltmaya yönelik debi sınırlayıcı ve sensörlü sistemlerden yararlanılıyor. Üretimin Marmara’daki restoranlara yaklaşmasıyla lojistik kaynaklı karbon salımının da azaltılması hedefleniyor. Tavuk Dünyası, yenilenebilir enerji kullanımını artırmak amacıyla güneş enerjisi yatırımı için de başvurularını gerçekleştirdi. Tavuk Dünyası Hakkında 2012 yılında kurulan Tavuk Dünyası, bugün Türkiye’nin 59 şehrinde, 340’ı aşkın restoranında ve KKTC’de tavuk ağırlıklı menülerini tüketicilerle buluşturuyor. Kurulduğu günden bu yana herkese kaliteli, lezzetli ve ulaşılabilir fiyatlı bir yemeği kendini iyi hissedebileceği mekânlarda sunma hedefiyle ilerleyen Tavuk Dünyası, Türkiye’de “fast-casual” restoran deneyiminin en güçlü temsilcilerinden biri. Ipsos araştırmasına göre “Türkiye’nin en sevilen tavuk restoran zinciri” olan Tavuk Dünyası, Ankara’da ve Gebze’de yer alan yüksek standartlardaki iki üretim merkezi, restoran operasyon yönetim sistemi, geniş dağıtım ağı ve büyüyen franchising modeliyle Türkiye’de yeme-içme sektörünün öncü markalarından biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Detaylı bilgi için: www.tavukdunyasi.com Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Botoks Artık Tutmuyorsa Nedeni İlaç Olmayabilir! Haber

Botoks Artık Tutmuyorsa Nedeni İlaç Olmayabilir!

Medikal estetik uzmanı Dr. Merve Demir Güzel, direncin nadir ancak geri dönüşü zor bir tablo olduğunu, en büyük risk faktörünün "biraz daha" isteyen hasta ile "evet" diyen klinik ikilisi olduğunu belirtiyor. Botoks, dünyada en sık uygulanan cerrahi olmayan estetik işlem. Yıllardır düzenli uygulama yaptıran hasta sayısı hızla artarken, kliniklerde yeni bir şikâyet profili öne çıkıyor: İlk yıllarda mükemmel sonuç veren uygulama, zamanla daha kısa süreli ve daha zayıf etki göstermeye başlıyor. Literatür bu tabloyu "ikincil yanıtsızlık" olarak adlandırıyor: Botoksun başlangıçta etkili olduğu, ancak tekrarlayan uygulamalar sonrasında etkisini kaybettiği durum. Estetik uygulamalardaki yanıtsızlık vakalarının büyük çoğunluğu bu tipte. Vücut botoksa direnç geliştirebilir mi? Evet, ancak nadir. Botulinum toksin bir protein ve bağışıklık sistemi, tekrarlayan maruziyet sonrasında bu proteine karşı nötralizan antikor üretebiliyor. Antikorlar toksini hedefine ulaşmadan etkisiz hâle getiriyor; sonuç, uygulamanın "tutmaması". Farklı endikasyonları kapsayan bir meta-analizde nötralizan antikor sıklığı yüzde 1,2 ile 2,3 arasında bildiriliyor. Estetik uygulamalarda düşük dozlar kullanıldığı için oran daha da düşük olabiliyor; ancak literatürde düşük dozlarda bile direnç gelişen vakalar mevcut. Medikal estetik uzmanı Dr. Merve Demir Güzel, direncin "tutmadı" şikâyetinin yalnızca bir nedeni olduğunu vurguluyor: "'Botoksum tutmadı' diyen hastada ilk düşündüğüm şey direnç değil. Önce ürün: Kaçak mı, sulandırılmış mı, soğuk zinciri kırık mı? Sonra teknik: Doz yeterli miydi, doğru noktaya mı yapıldı? Bunlar elendikten sonra, hastanın öyküsünde 'her seferinde daha kısa sürdü' deseni varsa, o zaman direnç aklıma geliyor. Direnç nadir; ama geliştiğinde geri almak çok zor. Bu yüzden önlemek, tedavi etmekten önemli." Riski artıran alışkanlıklar Literatürde antikor gelişimiyle ilişkilendirilen faktörler büyük ölçüde uygulama davranışıyla ilgili: Üç aydan kısa aralıklar — Etki bitmeden tekrar uygulama, bağışıklık sistemini sık uyarıyor Erken "rötuş" — İlk uygulamadan üç hafta içinde yapılan ek enjeksiyonlar, en yüksek riskli davranış olarak tanımlanıyor Yüksek kümülatif doz — Yıllar içinde biriken toplam miktar Tek seansta yüksek doz — Aynı anda çok bölgeye, yüksek ünite Formülasyon — Bazı ürünlerdeki yardımcı proteinlerin bağışıklık yanıtını güçlendirebildiği bildiriliyor "En riskli hasta, üç haftada bir 'şurası az olmuş' diye gelen hasta. Her rötuş, bağışıklık sistemine bir uyarı daha. Bir de bunu yapmaya istekli klinik varsa — 'tabii, hemen ekleyelim' — o hastayı birkaç yılda dirence götürüyorsunuz. Ben rötuş isteyene şunu söylüyorum: İki hafta bekle, tam etkiyi gör, sonra konuşalım. Üç aydan önce tekrar yok. Bu kural hastayı kızdırıyor bazen, ama hastanın geleceğini koruyor." Direnç gelişirse ne olur Nötralizan antikor gelişen hastada botoks etkisi giderek azalıyor ve bazı vakalarda tamamen kayboluyor. Bu durum yalnızca estetik uygulamayı değil, ileride gerekebilecek tıbbi botulinum toksin tedavilerini de — migren, aşırı terleme, kas spazmı gibi — etkileyebiliyor. Literatürde tanımlanan yönetim seçenekleri arasında uygulamaya ara verilmesi, aralıkların uzatılması ve yardımcı protein içermeyen formülasyonlara geçiş sayılıyor. Ancak antikorların vücuttan tamamen temizlenmesi uzun sürebiliyor ve her hastada gerçekleşmiyor. "Dirençli hastaya 'dozu artıralım' demek en kötü refleks. Daha fazla toksin, daha fazla antikor. Doğru yaklaşım tam tersi: Ara ver, bağışıklık sistemi sakinleşsin. Bazı hastalarda aylarca, bazılarında daha uzun. Bu sürede hasta 'çizgilerim geri geldi' diye üzülüyor. Ama alternatifi, botoksun bir daha hiç işe yaramaması. Bunu hastaya açıkça anlatmak gerekir." Sık sorulan sorular Botoksa direnç ne kadar sık görülür? Nadir; farklı kullanımları kapsayan çalışmalarda yüzde 1-2 civarında bildiriliyor. Estetik dozlarda daha düşük olabiliyor ancak sıfır değil. Direnç geliştiğini nasıl anlarım? Aynı ürün ve dozla yapılan uygulamaların etkisinin her seferinde daha kısa sürmesi ve zayıflaması tipik desen. Kesin tanı için laboratuvar testi gerekir. Rötuş yaptırmak zararlı mı? İlk uygulamadan sonraki ilk üç hafta içinde yapılan ek enjeksiyonlar, antikor gelişimi açısından en riskli davranış olarak tanımlanıyor. Direnç gelişirse botoks bir daha hiç işe yaramaz mı? Her zaman değil. Ara verme ve formülasyon değişikliğiyle bazı hastalarda yanıt geri dönebiliyor; ancak bu süreç uzun ve garantisi yok. Sık botoks yaptırmak güvenli mi? Üç ay ve üzeri aralıklarla, uygun dozda yapıldığında uzun süreli kullanım güvenli kabul ediliyor. Sorun sıklık ve doz aşımında başlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Supply Chain Türkiye ve Lilly Türkiye'den Yeni Soğuk Depo Yatırımı Haber

DHL Supply Chain Türkiye ve Lilly Türkiye'den Yeni Soğuk Depo Yatırımı

Dünyanın lider lojistik firması DHL Group bünyesinde faaliyet gösteren DHL Supply Chain Türkiye, 1995 yılından bu yana sağlık lojistiği alanındaki iş ortağı Lilly Türkiye’ye sunduğu hizmet kapsamını yeni yatırımlarıyla genişletti. Şirketin, Avrupa 3 tesisinde hizmete alınan yeni soğuk depo yatırımıyla dünyanın önde gelen ilaç şirketlerinden Lilly'nin büyüyen operasyonları desteklenirken, hassas sağlık ürünlerinin depolamadan son teslimat noktasına kadar güvenli, izlenebilir ve kalite standartlarına uygun şekilde yönetilmesine katkı sağlanacak. Otuz yılı aşkın iş ortaklığı boyunca DHL Supply Chain Türkiye ve Lilly Türkiye ilk etapta dört ilde başlayan taşıma operasyonları bugün yüzde 97’lik oranıyla neredeyse Türkiye'nin tamamına ulaşan bir dağıtım ağına dönüştü. 2025 yılından bu yana operasyonların hacmi iki katına, katma değerli hizmet (VAS) hacmi ise üç katına ulaştı. Bu geniş ağı destekleyen ve aktif taşıma sistemiyle çalışan sıcaklık kontrollü araçlar, taşıma boyunca gerekli sıcaklık aralıklarını koruyarak ürünleri doğrudan depodan nihai teslimat noktasına ulaştırıyor. Bu yaklaşım, strafor ambalaj ihtiyacını ortadan kaldırarak ambalaj atıklarının azaltılmasına katkıda bulunuyor ve daha sürdürülebilir operasyonlara imkân tanıyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox, "DHL Supply Chain Türkiye olarak Lilly Türkiye ile 1995 yılından bu yana güvene dayalı, uzun soluklu bir iş ortaklığı yürütüyoruz. Geçen 30 yılı aşkın sürede Lilly Türkiye’nin artan operasyonları ve değişen ihtiyaçları doğrultusunda, biz de bu ihtiyaçları karşılamak üzere kapasitemizi, altyapımızı ve yetkinliklerimizi sürekli geliştiriyoruz. Avrupa 3 tesisimizde hayata geçirdiğimiz yeni soğuk depo yatırımı da bu yaklaşımın önemli bir göstergesi. Sağlık lojistiğinde yalnızca depolama ve taşımacılık hizmeti sunmuyoruz. Katma değerli hizmetler, sıcaklık kontrollü dağıtım ve uçtan uca çözümlerle iş ortaklarımızın büyüme yolculuğuna katkı sağlıyoruz. Lilly Türkiye ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizi daha da ileriye taşımaktan ve önümüzdeki dönemde de birlikte değer yaratmayı sürdürmekten büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson ise “Lilly olarak 150 yıldır bilimi, insanların yaşamlarında anlamlı fark yaratabilecek tedavilere dönüştürmek için çalışıyoruz. Ancak bizim için inovasyon yalnızca yeni tedaviler geliştirmekten ibaret değil. Bir ilacın gerçek etkisinin, ona ihtiyaç duyan hastalara güvenilir ve kesintisiz şekilde ulaştığında ortaya çıktığına inanıyoruz. Bu nedenle ilaçlarımıza erişimin sürekliliğini sağlamak, yenilikçi tedaviler geliştirmek kadar kritik bir önceliğimizdir. Kardiyometabolik sağlık alanındaki hasta ihtiyaçlarını karşılamak adına sürekliliği ön planda tutuyor, güçlü tedarik zinciri altyapısına büyük önem veriyoruz. DHL Supply Chain Türkiye ile iş birliğimiz kapsamında hayata geçirilen bu yeni soğuk zincir depolama alanı da Türkiye’de büyüyen operasyonlarımız açısından önemli bir dönüm noktası. Lilly Türkiye olarak, hasta odaklı yaklaşımımız doğrultusunda iş ortaklarımızla birlikte büyümeye, Türkiye’nin sağlık ekosistemine değer katmaya devam edeceğiz" dedi. Bu yatırım aynı zamanda, Yaşam Bilimleri ve Sağlık Hizmetleri'ni küresel ölçekte ana büyüme sektörlerinden biri olarak tanımlayan DHL Group'un 2030 Stratejisi'ni de destekliyor. DHL Group, DHL Health Logistics aracılığıyla uzmanlaşmış altyapı ve soğuk zincir çözümleri de dahil olmak üzere dünya genelindeki sağlık lojistiği kapasitesini genişletmek için 2030 yılına kadar 2 milyar avro yatırım yapıyor. Avrupa 3 tesisindeki genişletme gibi yatırımlar, kurumsal stratejinin müşterileri ve büyüyen sağlık sektörünü doğrudan desteklemek amacıyla yerel düzeyde nasıl hayata geçirildiğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Metro Türkiye’den Bodrum Marinalarında Kesintisiz Soğuk Zincir Güvencesinde Çevreci Çözüm Haber

Metro Türkiye’den Bodrum Marinalarında Kesintisiz Soğuk Zincir Güvencesinde Çevreci Çözüm

Netlog Lojistik Grubu iş birliğiyle devreye alınan, -18°C’ye kadar soğutma kapasitesine sahip elektrikli yeni Musoshi Pop-Up Midi araçlar sayesinde Bodrum sıcağında kesintisiz soğuk zincir güvencesi sunulurken, taze ve güvenilir gıda teslimatı çevre dostu lojistik teknolojisiyle bir araya geliyor. Yat ve tekne turizminin en önemli duraklarından Bodrum'da, deniz tutkunu müşterilerinin tüm yeme-içme ihtiyaçlarını 2015 yılından bu yana marinalara kadar ulaştıran Metro Türkiye, bu özel sevkiyat hizmetinde yeni bir dönem başlattı. Netlog Lojistik Grubu bünyesinde yer alan Netfilo tarafından Metro Türkiye’ye özel olarak hazırlanan elektrikli ve soğutuculu yeni araç hizmeti, Bodrum Marina’da sevkiyata başladı. Teslimat kalitesini ve hızını artırmak üzere sahaya inen bu hizmet, sıcak yaz aylarında gıda güvenliğini en üst standartta sağlarken sürdürülebilir lojistik yaklaşımını da destekliyor. Metro Türkiye Satış ve Operasyon Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Benedykt Pacholczyk, “Tekne ve yat seyahatlerine özel olarak uzun yıllar önce başlattığımız sevkiyat hizmetimizi, müşterilerimize her zaman en güvenilir ve en kaliteli çözümleri sunmak adına yeni teknolojilerle sürekli geliştiriyoruz. Bodrum gibi sıcaklığı yüksek bir lokasyonda bizim için en büyük öncelik, ürünlerin tazeliğini ve kalitesini koruyarak gıda güvenliğinden ödün vermemek. Bu doğrultuda Netlog ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında devreye aldığımız frigo kasalı yeni araç hizmetimiz, -18°C’ye kadar inen soğutma kapasitesiyle en kritik ürün gruplarında bile kesintisiz bir soğuk zincir koruması sağlıyor. Sipariş anından teslimat anına kadar ürünlerimizin tazeliğini tam güvence altına alarak müşterilerimizin yeme-içme ihtiyaçlarını en üst kalitede karşılıyoruz” dedi. Gıda güvenliğinin yanı sıra sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik hedeflerine de dikkat çeken Pacholczyk, “Mavi yolculuğa çıkan müşterilerimizin taleplerini karşılarken, bu operasyonu çevreye duyarlı hale getirmeyi de önemsiyoruz. Yeni araç kaynağımızın tamamen elektrikli yapısı sayesinde karbon ayak izimizi azaltarak marinalarda çevre dostu bir lojistik süreç uyguluyoruz. Ayrıca genişleyen iç hacmi sayesinde tek seferde daha fazla siparişi teslim etme kolaylığı sunan, kompakt tasarımıyla da marinalardaki en dar alanlara bile sessizce erişebilen bu yeni araç yatırımıyla, müşterilerimize sunduğumuz pratik ve güvenilir hizmeti çok daha ileri bir boyuta taşımaktan mutluluk duyuyoruz” diye konuştu. Kesintisiz soğuk zincir ve yüksek taşıma kapasitesi bir arada Bodrum Marina’da hizmet vermeye başlayan Musoshi Pop-Up Midi elektrikli araçlar, özellikle marina, tekne, yat ve özel teslimat noktalarındaki dar alanlara erişim kolaylığı ve yüksek manevra kabiliyeti sunması için özel olarak tasarlandı. Sessiz çalışma performansı ve düşük emisyon avantajıyla öne çıkan yeni nesil araç hizmeti, daha geniş taşıma kapasiteleriyle operasyonel süreçlere büyük bir hız kazandırıyor. Araçta yer alan -18°C’ye kadar soğutma özellikli özel frigo kasa uygulaması taze balık çeşitlerinden et ve tavuk ürünlerine, mezelerden donmuş gıdalara kadar binlerce çeşit ürünün tazeliğini ilk günkü gibi koruyarak güvenle teslim edilmesini sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.