Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şölen

Kapsül Haber Ajansı - Şölen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şölen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bilecik Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Devam Ediyor Haber

Bilecik Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Devam Ediyor

Şölen kapsamında 13 ilden 40 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısının katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı Bilecik Yaşayan Miras Şöleni, Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde ziyaretçilere el sanatlarının inceliklerini yakından deneyimleme ve yaşayan miras unsurları ile tanışma fırsatı sunuyor. Bileciklilerin yoğun ilgisiyle devam eden Şölen, ikinci gününde birbirinden anlamlı etkinliklerle sanatseverlerle buluştu. Şölen kapsamında; Cam İşçiliği, Sedefkârlık, Lüle Taşı İşlemeciliği, Alem Yapımı, Ahşap Baskı/ Yazmacılık, Çarpana Dokuma, Bez Dokuma, Bıçakçılık, Cam Boncuk Yapımı, Ahşap Oyuncak Yapımı, Baston Yapımı, Şimşir Kaşık Yapımı, Naht, Çömlekçilik ve Mücevher Sadekarlığı gibi geleneksel el sanatlarımızın usta temsilcileri, Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtıyor. Bilecik Yaşayan Miras Şöleni kapsamında Türkiye’de ilk kez “Anadolu’nun Çömlekçileri Bilecik’te” buluşması düzenleniyor. Şölen kapsamında Çömlekçilik alanında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kayıtlı Çömlek ustalarının katılımıyla “Anadolu’nun Çömlekçileri Bilecik’te” buluşması düzenleniyor. Çeşitli illerden Çömlekçilik alanında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kayıtlı Çömlek ustaları Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde oluşturulan ayrı bir alanda kendileri için özel olarak hazırlanan stantlarda, ürettikleri ürünlerini sergiliyor. Bilecik Yaşayan Miras Şöleni; Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının farklı birçok etkinliğinin yanısıra Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi; İbrahim Atalar’ın Osmanlı kıyafetleri ve günlük yaşayışını konu alan Deri İşleme Sergisi ile Türk süsleme sanatçıları Emre Özdemir’in Hüsn-i Hat ve Büşra Sayi Çelik’in Ebru sergilerine de ev sahipliği yapıyor. Şölen’de çocuklara yönelik olarak; Karagöz sanatçısı Sibel Tomaç (Hayali Kibele) Karagöz ve Kukla gösterisiyle çocuklarla bir araya geldi. Mangala, Seksek, Dokuztaş gibi geleneksel çocuk oyunlarının yer aldığı alanlarda, Şölen kapsamında minik ziyaretçileri geleneksel çocuk oyunlarıyla tanıştırdı. Ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle devam eden Bilecik Yaşayan Miras Şöleni’nde Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürü Kürşat Bozkurt ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak El Sanatları Stantlarını gezerek katılan sanatçılara katılım belgelerini sundu. Yaşayan Miras Şöleni kapsamında, ülkemizin tanınmış sanatçılarından Ekin Uzunlar 11 Nisan Cumartesi akşamı Cumhuriyet Meydanı’nda ücretsiz halk konseri sanatseverlerle buluşacak. Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği Bilecik Yaşayan Miras Şöleni 12 Nisan Pazar günü sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Özellikle Pandemiden Sonra Çözüm Ülkesi Oldu Haber

Türkiye Özellikle Pandemiden Sonra Çözüm Ülkesi Oldu

2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor. Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor. Zirvenin ikinci paneli, “Küresel Ticarette Yeni Dengeler ve Türkiye İçin Yol Haritası” başlığıyla düzenlendi. Şölen’in sponsor olduğu panelin moderatörlüğünü yapan LC Waikiki Mağazacılık Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Berna Akyüz Öğüt, küresel gelişmelerden bahsederek bunların Türkiye ekonomisine etkilerine değindi. Şölen İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Erdoğan Çoban, son dönemde artan maliyet baskılarına ve küresel tedarik zincirindeki kırılmalara dikkat çekti. Kakao fiyatlarının son iki yılda yaklaşık beş kat arttığını belirten Çoban, “En büyük hammaddemiz olan kakaoyu 2 bin pound seviyesinden 10 bin pound seviyesine almak zorunda kaldık. Bu, bizim gibi büyük üreticiler için ciddi bir maliyet şoku anlamına geliyor. Ancak bu süreci etkin şekilde yönetiyoruz. Bu tablo, gıda güvenliği açısından küresel tedarik zincirlerinin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu net şekilde ortaya koyuyor.” dedi. Her sektörün kendine özgü zorlukları bulunduğunu vurgulayan Çoban, Türkiye’nin bu yeni dönemde öne çıkan üç temel avantajına işaret etti. Türkiye’nin lojistik açıdan stratejik bir konumda bulunduğunu belirten Çoban, Asya’dan Avrupa ve Afrika’ya sevkiyat sürelerinin 30-45 günlerden krizlerle birlikte 2-3 aya kadar uzadığını, buna karşın Türkiye’den aynı pazarlara 2-3 gün içinde erişim sağlanabildiğini ifade etti. Güvenilirliğin de en az maliyet kadar kritik hale geldiğini vurgulayan Çoban, Türkiye’nin uluslararası anlaşmalar ve jeopolitik konumu sayesinde bu alanda güçlü bir pozisyona sahip olduğunu dile getirdi. Gıda arz güvenliği konusunda ise Türkiye’nin stratejik bir partner olabileceğini belirten Çoban, artan korumacılık eğilimleri ve iklim değişikliğinin yarattığı risklerin bu alanı daha da kritik hale getirdiğini söyledi. Türkiye’nin bu süreçte bölge ülkeleriyle stratejik gıda anlaşmaları geliştirmesi gerektiğine dikkati çeken Çoban, şunları kaydetti: “Türk şirketleri küresel krizler karşısında o kadar kuvvetli ki bunun gerçekten ben çok büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Hem coğrafyanıza hem de yakın coğrafyaya bakarsak. Bu avantajı kullanmalıyız. Çünkü Türkiye, özellikle pandemiden sonra bakarsak, çözüm ülkesi oldu. Yani Türkiye, en büyük krizlerin normale çeviren bir ülke pozisyonuna giriyor. Biz de Şölen olarak, Türkiye'nin stratejik pozisyonunun bizim avantajımız olduğunu düşünüyorum.” “Talep artışı düşük emisyon kaynaklarıyla karşılanmalı” SHELL Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, jeopolitik gerginliklere değinerek 70’lerden bu yana böyle bir dönem yaşanmadığını söyledi. Erdem, şöyle konuştu: “Hemen hemen her ülkenin ekonomisine yansır bir durum söz konusu oldu. Enerjiyi farklı kaynaklardan almaya çalıştıkları için fiyatlarda yükselme oldu. Dünyanın en büyük petrol üretim, refinaj sistemleri var. Orada çalışanların da güvenliğinin sağlanması lazım. Savaşın insani boyutu var. Buradan üretilen ürünlerin dünyaya ulaştırılması lazım. Başka kaynaklardaki üretimlerin artırılması, rotaların değiştirilmesi gibi yollar uygulanabilir. Bunlar kısmi çare oldu ama çok da etkili olmadı. Ateşkesin devamı ve belki de sonra kalıcı barışın sağlanmasıyla körfezden geçen serbest bir yapıya kavuşması olabilir. Yenilebilir enerji kaynaklarına erişimin hızlı olmadığını da görüyoruz. Bildiğimiz bir şey var. Talep artışı devam edecek. Bizim bunu daha az emisyon kaynaklarıyla karşılamamız lazım.” “Küresel ticaret kuralları yeniden yazılıyor” Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural ise değerlendirmesinde, son yıllarda küresel ölçekte ardı ardına yaşanan kırılmalara işaret etti. Pandemi sürecinin ardından yeni bir ekonomik düzene geçildiğini belirten Kural, mevcut savaş ortamının da bu dönüşümü derinleştirdiğini anlattı. Küresel ticaret kurallarının yeniden yazıldığına dikkati çeken Kural, dayanıklı tüketim sektörünün bu değişimi doğrudan hissettiğini vurguladı. Faaliyet gösterilen ülkelerde yerel regülasyonların sık sık değiştiğini, bu yerel etkilerin küresel ticarete doğrudan yansıdığını belirten Kural, pandemi döneminde yaşanan talep patlaması ve arz sıkıntılarının ardından talebin normalleşmeye başladığını ancak bu sürecin savaşın etkileriyle yeniden sekteye uğradığını dile getirdi. Cem Kural, geçmişte rekabetin Kore ve Japonya merkezli konuşulurken bugün Çin eksenine kaydığını belirterek, rekabetin dinamik yapısının devam edeceğini vurguladı. Kural, bu süreçte asıl belirleyici unsurun globalleşme ile birlikte operasyonel mükemmelliğin sağlanması olduğunu ifade ederek, yapay zeka destekli verimlilik artışlarının tüm değer zincirine entegre edilmesinin kritik hale geldiğini sözlerine ekledi. “Bilgi ve iletişim teknolojileri pazarı 2026’da 6,15 trilyona ulaşabilir” Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu, teknolojinin günlük yaşamla giderek daha fazla entegre hale geldiğini vurgulayarak, küresel bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) pazarının mevcut durumu ve büyüme dinamiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Büyümenin ana itici güçlerinin veri merkezleri, yapay zekâ odaklı yazılımlar ve servisler olduğunu belirten Hantaloğlu, 2025 yılında küresel BİT pazarının yüzde 10 büyüyerek 5,5 trilyon dolara ulaştığını, 2026 yılında ise yüzde 11’lik büyümeyle 6,15 trilyon dolara çıkmasının beklendiğini ifade etti. Türkiye özelinde bilgi teknolojileri tarafında güçlü bir ivme yakalandığını vurgulayan Hantaloğlu, iletişim segmenti hariç tutulduğunda pazarın son 4-5 yılda yaklaşık iki kat büyüyerek 10 milyar dolardan 23 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirtti. Bilgi ve iletişim teknolojileri toplam pazar büyüklüğünün ise 2025 yılı için henüz resmi olarak açıklanmadığını, ancak kendi öngörüsünün yaklaşık 40 milyar dolar seviyesinde olduğu bilgisini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Burdur Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Devam Ediyor Haber

 Burdur Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Devam Ediyor

Şölen kapsamında 13 ilden 50’ye yakın Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısının katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı Burdur Yaşayan Miras Şöleni, Burdur Kültür Merkezi’nde ziyaretçilere el sanatlarının inceliklerini yakından deneyimleme ve yaşayan miras unsurları ile tanışma fırsatı sunuyor. Burdurluların yoğun ilgisiyle devam eden Şölen, ikinci gününde birbirinden anlamlı etkinliklerle sanatseverlerle buluştu. Şölen kapsamında; Çalgı Yapımcılığı (Sipsi, Cura, Kabak Kemane, Çoban Kavalı), Bez Dokuma, Dastar ve Alaca Dokuma, Bıçakçılık, Eşme Kilimi Dokumacılığı, Cam Üfleme, Ahşap Baskı/ Yazmacılık, İğne Oyacılığı, Milas Halısı Dokumacılığı, Çarpana Dokuma, Ahşap Oyuncak Yapımı, Filografi, Bakır Tel İşleme, Çini, Mücevher Sâdekârlığı, Lüle Taşı İşlemeciliği gibi geleneksel el sanatlarının usta temsilcileri, Burdur Kültür Merkezi’nde kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtıyor. Burdur Yaşayan Miras Şöleni; Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının farklı birçok etkinliğinin yanısıra Zülfiye Nur Sağlamer’in ‘’Keçe’’ sergisine de ev sahipliği yapıyor. Şölen’de çocuklara yönelik olarak; Ahmet Örmeci Karagöz gösterisiyle, Serkan Bilgin Kukla gösterisiyle, Havva Koçak Masal-Hikâye anlatımıyla çocuklarla bir araya geldi. Mangala, Seksek, Dokuztaş gibi oyunların yer aldığı alanlarda minik ziyaretçileri geleneksel çocuk oyunlarıyla tanıştırdı. Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği Burdur Yaşayan Miras Şöleni 5 Nisan Pazar günü (Bugün) sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Isparta Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Sürüyor Haber

Isparta Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Sürüyor

Zengin sanatsal ve kültürel birikimiyle Yaşayan Miras Şöleni’ne ev sahipliği yapan Isparta’da Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal envanterine kayıtlı 60 unsur ve Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı 22 sanatçı bulunuyor. 10 ilden toplam 35 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’nın katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı Isparta Yaşayan Miras Şöleni, Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde ziyaretçilere el sanatlarının inceliklerini yakından deneyimleme ve yaşayan miras unsurları ile tanışma fırsatı sunuyor. Ispartalıların yoğun ilgisiyle devam eden Şölen, ikinci gününde birbirinden anlamlı etkinliklerle sanatseverlerle buluştu. Şölen kapsamında; Deri İşleme, Keçecilik, Ahşap Oymacılığı, Folklorik Giysili Bebek Yapımı, Bıçakçılık, Ahşap Oyuncak Yapımı, Çini, Kemik ve Boynuz İşçiliği, Gılamık Bezi Dokuma, İpek Dokuma, Yumurta Kabuğu Oyma Sanatı, Cam İşleri, Ahşap Baskı/Yazmacılık, İğne Oyacılığı, Geleneksel Türk Okçuluğu, Hakkak, Dival İşleme (Maraş işi), Gümüş Kazaziye, Çömlekçilik, Çarpana Dokuma, Mücevher Sâdekârlığı gibi geleneksel el sanatlarının usta temsilcileri, Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtıyor. Isparta Yaşayan Miras Şöleni; Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının farklı birçok etkinliğinin yanısıra Türk Süsleme Sanatları Sergileri’ne de evsahipliği yapıyor. Aynur Demir’in Minyatür, Menel Hüzmeli’nin Mozaik, Havva Genç’in Ebru, Senay Şeyranlı’nın Tezhip sergileri ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Akordeon sanatçısı Dr. Evrim Kaşıkçı ‘’Kökler, Kadın ve Göç’’ temalı müzikli söyleşisiyle ziyaretçilerle bir araya geldi. Şölen de ayrıca çocuklara yönelik olarak Bahadır Bıyıklı Karagöz gösterisi minik ziyaretçilerle buluştu. Mangala, Topaç Çevirme, Seksek, Dokuztaş gibi oyunların yer aldığı alanlar da Şölen kapsamında minik ziyaretçileri geleneksel çocuk oyunlarıyla tanıştırdı. Şölen 28 Mart Cumartesi akşamı Türk Halk Müziği sanatçıları Salih Gündoğdu ve Eren Can Yıldız’ın Isparta Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştireceği ücretsiz halk konseri ile devam edecek. Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği Isparta Yaşayan Miras Şöleni 29 Mart Pazar günü sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Isparta'da "Yaşayan Miras Şöleni" Coşkusu Haber

Isparta'da "Yaşayan Miras Şöleni" Coşkusu

Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarına ve sanatseverlere ev sahipliği yapan, yaşayan mirasımızın parçası geleneksel el sanatlarımızı desteklemeyi, sanatları ve sanatçıları tanıtmayı ve bu eşsiz mirası gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan “Isparta Yaşayan Miras Şöleni” başladı. Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleşen açılış törenine; Isparta Valisi Sayın Abdullah Erin, Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Uğur Büyükçulcu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak katıldı. Isparta Valisi Abdullah Erin: “Kültür, Bir Milletin Olmazsa Olmazıdır” Isparta Valisi Abdullah Erin yaptığı açıklamada kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının hayati önemine dikkat çekerek; "Bugün, Yaşayan Miras Şölenimizin ikincisini güller diyarı Isparta’da gerçekleştiriyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. 27-29 Mart tarihleri arasında devam edecek olan bu şölenin; kültürümüzün, geleneğimizin, örf ve adetlerimizin ve bütün birikimimiz olan mirasımızın yaşamasına yaşatılmasına vesile olmasını diliyorum." dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü projelere değinen Vali Erin, "Bakanlığımız bir taraftan turizm sektöründe milletimizin gelirini zenginliğini arttırmaya çaba sarfederken, diğer taraftan kültürümüzü yaşatmaya gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarmaya yönelik çok önemli projelere imza atıyor. Bu vesileyle Kültür ve Turizm Bakanımıza, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm arkadaşlara Isparta’dan teşekkürlerimizi sunuyoruz." ifadelerini kullandı. Kültürün bir milletin temel yapı taşı olduğunu vurgulayan Vali Abdullah Erin; "Yaşayan Miras olarak nitelendirdiğimiz ve milletimizin binlerce yıllık geçmişinden bugüne aktardığı birikimimizi hatırlamak, hatırlatmak ve bu konudaki farkındalığı artırmak sorumluluğumuzdur. Özellikle gençlerimizin ve çocuklarımızın; özüne, geleneğine ve sanatına uygun, bilinçli bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla bu etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. Kültür bir milletin olmazsa olmaz esas unsurlarından biridir. Kültürünü koruyan ve gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktaran toplumlar başarılı olur." diye konuştu. Isparta’nın somut olmayan kültürel miras alanında zengin bir potansiyele sahip olduğunu belirten Vali Erin, "Şölen boyunca birçok ilimizden 35’e yakın sanatçımız bizimle birlikte olacak. Ürettiklerini ve Ustalarından devraldıkları mirası bizlere ve yeni çıraklara aktarmak için burada bizlerle olacaklar. Isparta’mızda somut olmayan kültürel miras alanında 60’ın üzerinde unsurumuz ve 22 sanatçımız bulunuyor. Bu mirasın devamını sağlamak için usta-çırak ilişkisinin korunması ve desteklenmesi önceliğimizdir." ifadelerini kullandı. Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Büyükçulcu: “Yaşayan miras; sadece hafızalarda kalan değil; yaşatılan, üretilen ve nesilden nesile aktarılan değerlerimizin tümüdür.” Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Büyükçulcu yaptığı konuşmada; “Hızla değişen ve gelişen dünyada bugün burada; geçmişten günümüze uzanan köklü değerlerimizi yaşatmak, kültürümüzün izlerini geleceğe taşımak ve bu anlamlı açılışta bir arada olmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Yaşayan miras dediğimiz kavram; sadece hafızalarda kalan değil; yaşatılan, üretilen ve nesilden nesile aktarılan değerlerimizin tümüdür. Bu miras; bir ustadan çırağa, bir anneden evlada, bir sanatçıdan başka bir sanatçıya aktarılarak toplumun ortak hafızasında hayat bulmaktadır.” ifadelerini kullandı. Kültürel mirası koruma sorumluluğuna vurgu yapan Büyükçulcu; “Bizler kültürel mirasımızı korumak, ona sahip çıkmak ve gelecek nesillerimize aktarmakla sorumluyuz. Unutmamalıyız ki; köklerinden kopan toplumlar geleceğe sağlam adımlarla yürüyemez. Bu nedenle kültürel değerlerimize sahip çıkmak, onları yaşatmak, korumak ve geliştirmek hepimizin ortak görevidir.” dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak: “Halk Kültürü Bir Milletin Hafızasıdır” Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak konuşmasında Halk kültürünün bir milletin en temel hafıza kaydı olduğunu vurgulayarak ‘’geleneklerin, el sanatlarının, müziğin ve tiyatronun toplumsal kimliği oluşturan en kıymetli değerler olduğunu belirtti. “Halk kültürü, bir milletin hafızasıdır. Geleneklerimiz, el sanatlarımız, geleneksel müziğimiz ve tiyatromuz bizi biz yapan en kıymetli değerlerdir. Genel Müdürlüğümüz; bu değerlerin belgelenmesi, kayıt altına alınması ve nesiller arasında aktarılması amacıyla Yaşayan Miras Şölenleri gibi pek çok etkinliğin yanı sıra alan araştırmaları yoluyla belgeleme ve tespit çalışmaları da yürütmektedir.” ifadelerini kullandı. Isparta özelindeki verileri paylaşan Pervin Oymak, kentin kültürel zenginliğine dikkat çekerek, “Bu çalışmalar kapsamında Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi'nde Isparta'ya ait toplam 2174 belge, 22 somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı ve ulusal envanterde kayıtlı 60 unsur bulunmaktadır.” diye konuştu. Yaşayan Miras Şölenleri’nin sanatçıları desteklemek ve geleneksel sanatları yaşatmak adına kritik bir rol oynadığını belirten Pervin Oymak; “2025 yılında toplam 10 ilde gerçekleştirdiğimiz şölenlerimize büyük bir heyecanla Isparta'dan başlamıştık. Bu yıl da 15 ilimizde yapılması planlanan şölen takvimimize yine Türkiye'nin gül bahçesi Isparta'dan başlamanın mutluluğu ve heyecanı içerisindeyiz. Misafirlerimiz, şölenimiz boyunca Isparta'dan ve ülkemizin diğer şehirlerinden gelen sanatçılarımızın el emeği göz nuru geleneksel el sanatları eserlerini yakından görme, kültürümüzün renklerini ve inceliklerini deneyimleme fırsatı bulacaklardır” dedi. Şölenin sadece sergilerden ibaret olmadığını, aynı zamanda birleştirici bir eğlence atmosferi sunduğunu kaydeden Oymak, “Konserlerimizle müziğin birleştirici gücünü hep birlikte hissederek neşemizi ve coşkumuzu paylaşacağız. Elbette, asırlardır güldüren, düşündüren ve öğreten geleneksel sahne sanatlarımızdan Karagöz ve kukla gösterilerimizle hem çocuklarımız hem de içindeki çocuğu yaşatan herkesle keyifli anlar yaşayacağız.” diye konuştu. Protokol ve beraberindeki heyet açılış töreninin ardından El Sanatları Stantlarında sanatçıların performanslarını izleyip Geleneksel Çocuk Oyunları Alanı ve Türk Süsleme Sanatları Sergileri’nin açılışına katıldı. DOLU DOLU FESTİVAL Zengin sanatsal ve kültürel birikimiyle Yaşayan Miras Şöleni’ne ikinci defa ev sahipliği yapan Isparta’da; Deri İşleme, Keçecilik, Ahşap Oymacılığı, Folklorik Giysili Bebek Yapımı, Bıçakçılık, Ahşap Oyuncak Yapımı, Çini, Kemik ve Boynuz İşçiliği, Gılamık Bezi Dokuma, İpek Dokuma, Yumurta Kabuğu Oyma Sanatı, Cam İşleri, Ahşap Baskı/Yazmacılık, İğne Oyacılığı, Geleneksel Türk Okçuluğu, Hakkak, Dival İşleme (Maraş işi), Gümüş Kazaziye, Çömlekçilik, Çarpana Dokuma, Mücevher Sâdekârlığı gibi geleneksel el sanatlarının usta temsilcileri, Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtıyor. Isparta Yaşayan Miras Şöleni; Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının farklı birçok etkinliğinin yanısıra Türk Süsleme Sanatları Sergileri’ne de evsahipliği yapıyor. Aynur Demir’in Minyatür, Menel Hüzmeli’nin Mozaik, Havva Genç’in Ebru, Senay Şeyranlı’nın Tezhip sergileri sanatseverlerle buluşurken, ayrıca çocuklara yönelik olarak Bahadır Bıyıklı Kukla ve Karagöz gösterisiyle minik ziyaretçilerle bir araya geliyor. Mangala, Topaç Çevirme, Seksek, Dokuztaş gibi oyunların yer aldığı alanlar da festival kapsamında minik ziyaretçileri geleneksel çocuk oyunlarıyla tanıştırıyor. Şölen kapsamında; Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak ve sanatçı Oğuz Aksaç, geleneksel el sanatları stantlarını gezerek sanatçılardan bilgi alıp katılım belgelerini sundu. Isparta Yaşayan Miras Şöleni’nde Akordeon sanatçısı Dr. Evrim Kaşıkçı ‘’Kökler, Kadın ve Göç’’ temalı müzikli söyleşisi ile ziyaretçilerle bir araya gelecek. Şölenin ilk gün akşamında ülkemizin tanınmış sanatçılarından Oğuz Aksaç ve 28 Mart Cumartesi akşamı Türk Halk Müziği sanatçıları Salih Gündoğdu ve Eren Can Yıldız ücretsiz halk konserlerinde sanatseverlerle buluşacak. Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal envanterine kayıtlı 60 unsur ve Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı 22 sanatçı bulunan Isparta’da, Şölen kapsamında geleneksel el sanatları ve sanatçıları da yer alıyor. 10 ilden toplam 35 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’nın katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı Isparta Yaşayan Miras Şöleni 29 Mart Pazar gününe kadar Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şölen, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (WEPs) İmzacısı Oldu Haber

Şölen, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (WEPs) İmzacısı Oldu

Şirket, toplumsal cinsiyet eşitliğini sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezine yerleştirerek kadınların iş gücüne katılımını artırmayı hedefliyor. Şölen CEO’su Erdoğan Çoban konuyla ilgili “Bu imza toplumsal eşitlik taahhüdümüzün küresel ifadesidir” açıklamasında bulundu. Atıştırmalık sektörünün global oyuncularından Şölen, kadınların iş hayatındaki rolünü güçlendirme hedefiyle önemli bir adım attı. Şirket, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles – WEPs) imzacısı olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki kararlılığını küresel ölçekte tescilledi. KADIN ÇALIŞAN ORANI HER YIL ARTIYOR Şölen CEO’su Erdoğan Çoban, WEPs imzasının şirketin uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin doğal bir adımı olduğunu belirterek “Kadınların iş yaşamına katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil; sürdürülebilir kalkınmanın, güçlü ekonomilerin ve refah toplumlarının temel koşuludur. Şölen olarak, kadınların iş gücüne katılımını artırmak, adil ücret ve yan haklara erişimlerini güvence altına almak, kişisel gelişim ve kariyer fırsatlarını güçlendirmek her zaman önceliğimiz oldu. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda, farklılıklardan beslenen, ortak aklı teşvik eden, çok sesli ve şeffaf bir çalışma kültürünü destekliyoruz. Çalışma arkadaşlarımızın bireysel deneyimlerinin ve yeteneklerinin kurum kültürümüzün en güçlü unsuru olduğuna inanıyoruz. 2030 yılına kadar kadın çalışan oranımızı beyaz yakada yüzde 45’e, toplam kadın çalışan sayımızı yüzde 10 artırmayı hedefliyoruz. WEPs Destek Beyanımızla bu kararlılığımızı global ölçekte kayıt altına alıyor; iş yerinde ve toplumda cinsiyet eşitsizliğini sona erdirmek için Birleşmiş Milletler ile dayanışma içinde olduğumuzu beyan ediyoruz. Bu imza toplumsal eşitlik taahhüdümüzün küresel ifadesidir” dedi. UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond, “Şölen’in Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ne (WEPs) katılması, iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini ilerletme konusundaki kararlı liderliğinin önemli bir göstergesidir. Dünyanın dört bir yanında özel sektörde dönüşüm yaratan WEPs’i, küresel düzeyde 11.706 şirket imzalarken, dünyada en çok imzacı şirketin bulunduğu ikinci ülke olan Türkiye’de 653 şirket, işyerinde, piyasalarda ve toplumda kadının güçlenmesini hedefleyen 7 prensibi desteklediğine dair taahhütte bulundu. Şölen’in kadın çalışan oranını artırma, fırsat eşitliğini güçlendirme ve kapsayıcı bir iş yeri kültürü inşa etme yönündeki taahhütlerinin, özel sektörde dönüşümü hızlandıracak güçlü bir adım olduğuna inanıyoruz. UN Women Türkiye olarak, iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğinin önceliklendirilmesini memnuniyetle karşılıyor, somut ilerleme, daha geniş etki ve kalıcı değişim için Şölen ile iş birliğimizi daha da güçlendirmeyi dört gözle bekliyoruz.” FIRSAT EŞİTLİĞİNİ ÖN PLANDA TUTUYOR Şölen, sürdürülebilirlik stratejisinde çeşitlilik, kapsayıcılık ve ortak akıl ilkelerini merkeze alıyor. Şirket, işe alımdan kariyer gelişimine kadar her aşamada fırsat eşitliği odaklı politikalar yürütüyor. Kadın çalışanlara yönelik eğitim programları, farkındalık projeleri ve mentorluk çalışmalarıyla eşitliği destekleyen Şölen, kadınların bilgi, yetenek ve deneyimleriyle hem yerelde hem de uluslararası arenada güçlü bir varlık göstermelerini hedefliyor. Şirketin bu adımı, yalnızca kurumsal bir imza değil; aynı zamanda iş dünyasında kadın emeğine verilen değerin ve kapsayıcı büyümenin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KADININ GÜÇLENMESİ PRENSİPLERİ - WEPs Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri - WEPs, UN Women ve UN Global Compact iş birliğiyle özel sektöre kadınların ekonomik yaşamdaki konumunu güçlendirmeye yönelik bir yol haritası sunuyor. Yedi temel ilke üzerine inşa edilen bu platform; eşit işe eşit ücret, kapsayıcı liderlik, fırsat eşitliği, iş-yaşam dengesi, eğitim ve gelişim fırsatları, tedarik zincirinde çeşitlilik ve toplumsal etki gibi konularda şirketlere rehberlik ediyor. Dünyanın dört bir yanında özel sektörde dönüşüm yaratan WEPs, Türkiye’de de işyerinde, piyasalarda ve toplumda kadının güçlenmesini destekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.