Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Son Dakika

Kapsül Haber Ajansı - Son Dakika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Son Dakika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OSD’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Yeniden Cengiz Eroldu Seçildi! Haber

OSD’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Yeniden Cengiz Eroldu Seçildi!

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu ve T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın katıldığı Genel Kurul’da konuşan Cengiz Eroldu, “2025 yılı, Türk otomotiv sanayisinin yatırımlarına devam ettiği, yeni projelerini hayata geçirdiği, üretim ve mühendislik gücü ile ihracat kapasitesini bir kez daha ortaya koyduğu bir yıl oldu. Yeni dönemde de önceliğimiz, kamu başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ile iş birliği içerisinde, sanayimizin güçlü yönlerini koruyarak değişen küresel koşullara uyumunu desteklemek ve rekabet gücünü kalıcı biçimde güçlendirmek olacak. Özellikle en önemli ihraç pazarımız olan Avrupa Birliği ile ticari entegrasyonumuzun daha ileriye taşınması yönündeki çalışmaları odağımıza almaya devam edeceğiz” dedi. Genel Kurul’da ayrıca “Başarı Ödülleri” sahiplerini buldu. Türkiye otomotiv sanayisine yön veren 13 büyük üyesiyle sektörün en köklü çatı kuruluşu olan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 51’inci Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Cengiz Eroldu beşinci döneminde yeniden Başkan olarak seçilirken, Başkan Vekili Süer İsmail Sülün, Başkan Yardımcıları Güven Özyurt, Lionel Jaillet ve Murat Bülbül, Muhasip Üye Yusuf Tuğrul Arıkan oldu. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu ve T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın katıldığı Genel Kurul’da konuşan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, “2025 yılı, Türk otomotiv sanayisinin yatırımlarına devam ettiği, yeni projelerini hayata geçirdiği, üretim ve mühendislik gücü ile ihracat kapasitesini bir kez daha ortaya koyduğu bir yıl oldu. 41,5 milyar dolarlık rekor seviyede gerçekleşen ihracat, sanayinin uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu teyit etti. İçinde bulunduğumuz dönemde küresel ortamda yaşanan ticaret savaşları ve değişen dünya düzeni bizleri daha belirsiz, daha rekabetçi ve daha yerelleşme odaklı politikalar ile karşı karşıya bırakıyor. Bu yeni dönemde de önceliğimiz, kamu başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ile iş birliği içerisinde, sanayimizin güçlü yönlerini koruyarak değişen küresel koşullara uyumunu desteklemek ve rekabet gücünü kalıcı biçimde güçlendirmek olacak. Özellikle en önemli ihraç pazarımız olan Avrupa Birliği ile ticari entegrasyonumuzun daha ileriye taşınması yönündeki çalışmaları odağımıza almaya devam edeceğiz” dedi. Başarı Ödülleri sahiplerini buldu! Olağan Genel Kurul’da ayrıca, 1990’lı yıllardan bu yana düzenlenen ve geleneksel hale gelen OSD Başarı Ödülleri’nin sahipleri açıklandı. Bu kapsamda, OSD üyeleri arasında tutar bazında en yüksek ihracatı gerçekleştiren 3 üye ve yıllık bazda ihracatını tutar bazında yüzdesel olarak en fazla artıran 1 üye İhracat Başarı Ödülü’nü almaya hak kazandı. 2025 yılında en fazla patent tescili yapan 3 OSD üyesi “Teknoloji Başarı Ödülü” almaya hak kazanırken, ilk kez 2019 yılında takdim edilmeye başlanan, bağımsız bir jürinin değerlendirmesi sonucunda belirlenen “Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi Başarı Ödülü” için ise 1 OSD üyesi ödüle layık bulundu. Tedarik Sanayi Başarı Ödülleri kapsamında ise, 3 firmaya “Tedarik Sanayi Başarı Ödülü”, 3 firmaya “Tedarik Sanayi Teknoloji ve Yenileşme Ödülü”, 1 üyeye “Tedarik Sanayi Sürdürülebilirliğe Katkı Ödülü”, 1 üyeye “Tedarik Sanayi Doğal Afet Farkındalık ve Süreç Yönetimi Ödülü” takdim edildi. İHRACAT BAŞARI ÖDÜLLERİ 2025 Yılında Değer Olarak En Fazla İhracat Yapan Üç OSD Üyesi Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. (11,3 milyar dolar ihracat) Oyak Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş. (4,3 milyar dolar ihracat) Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş. (3,9 milyar dolar ihracat) 2025 Yılında İhracatını Değer Bazında En Fazla Artıran OSD Üyesi Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (Yüzde 78 artış) TEKNOLOJİ BAŞARI ÖDÜLLERİ 2025 Yılında En Fazla Patent tescili Yapan Üç OSD Üyesi Mercedes Benz Türk A.Ş. (113 Tescilli Patent) Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (42 Tescilli Patent) MAN Türkiye A.Ş. (26 Tescilli Patent) KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ ÖDÜLÜ Türk Traktör ve Ziraat Makine A.Ş. (DEI Kültür Programı ile) TEDARİK SANAYİ BAŞARI ÖDÜLLERİ Tüm OSD Üyelerinin Tercihleri ile Seçilen Tedarik Sanayi Firması Kansai Altan Boya Sanayi ve Ticaret A. Ş. Üretim Kapasitesi 100 Bin adet üzerinde olan OSD Üyeleri Tercihleri ile Seçilen Tedarik Sanayi Firması Benteler Gebze Taşıt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Üretim Kapasitesi 100 Bin adet altında olan OSD Üyeleri Tercihleri ile Seçilen Tedarik Sanayi Firması Teknik Makina Otomotiv Tekstil İnşaat San.ve Tic. TEDARİK SANAYİ TEKNOLOJİ VE YENİLEŞME ÖDÜLLERİ Aisin Otomotiv Parçaları Sanayi ve Ticaret A.Ş. Magna Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. Mobilitas Teknoloji Yazılım Ltd. Şti. TEDARİK SANAYİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE KATKI ÖDÜLÜ Yeşilova Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. TEDARİK SANAYİ DOĞAL AFET FARKINDALIK VE SÜREÇ YÖNETİMİ ÖDÜLÜ Marelli Mako Turkey Elektrik San. ve Tic. A.Ş. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung Galaxy S26 serisi ile birlikte Quick Share’e AirDrop desteği geliyor Haber

Samsung Galaxy S26 serisi ile birlikte Quick Share’e AirDrop desteği geliyor

Samsung Electronics, yeni Galaxy S26 serisi ile kullanıcı deneyimini bir adım ileri taşıyarak bilgi, belge, fotoğraf gibi içerik paylaşım süreçlerini daha hızlı ve zahmetsiz hale getiriyor. Yeni ikonik serisi Galaxy S26 modellerine eklenen AirDrop desteği sayesinde kullanıcılar, üçüncü taraf uygulamalara ihtiyaç duymadan Quick Share üzerinden cihazlar arasında fotoğraf, video ve belgelerini anında aktarabiliyor. Karmaşık adımları ortadan kaldıran bu deneyim, özellikle günlük kullanımda hız ve kolaylık arayan kullanıcılar için fark yaratıyor. Samsung’un yeni Galaxy S26 Serisi, bu yeni özellikle farklı cihazlar arasında da hızlı paylaşım deneyimi sunuyor. Galaxy S26, sadece güçlü donanımıyla değil, hayatı kolaylaştıran akıllı özellikleriyle de öne çıkıyor. Yeni Galaxy S26 serisi; gelişmiş yapay zekâ destekli özellikleri, üst düzey kamera performansı ve mobil cihazlarda ilk ve tek olan Gizlilik Ekranı (Privacy Display) özelliği ile kullanıcılara üçüncü nesil bir AI Phone deneyimi sunarken, AirDrop desteği ile günlük dijital alışkanlıkları daha akıcı ve kesintisiz hale getiriyor. AirDrop desteği Galaxy S26 serisinden başlayarak farklı cihazlara da yayılacak. Desteğin hangi cihazlara genişletileceği daha sonra duyurulacak. Türkiye’de de belirli modellerde 25 Mart'tan itibaren güncelleme başlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ammann Abg 7820; “Efsane Geri Döndü!” Haber

Ammann Abg 7820; “Efsane Geri Döndü!”

Yaygın satış ve satış sonrası hizmetler ağı ile dikkat çeken TSM GLOBAL, geniş ürün yelpazesine kattığı ABG finişerleri ile yol müteahhitlerinin beklediği üstün hizmet anlayışına ileri teknoloji içeren bir çözüm sunuyor. ABG 7820 finişerleri ileri teknolojisi ve üstün özellikleri ile dikkat çekiyor. Dünyanın önde gelen yol ve asfalt makineleri üreticisi İsviçre merkezli Ammann Group’un ürün gamında yer alan ABG 7820 finişer serisi, gösterdiği performans ve ileri teknolojisi ile “efsane geri döndü” diyor. Yüksek serim kapasitesi ve vuruş gücü ile fark yaratan hidrolik tablasıyla dikkat çeken ABG 7820 finişerler, üstün çekiş gücü ve performans sunan çevreci motoru ile düşük yakıt sarfiyatına sahiptir. ABG finişerler, kullanım kolaylığı, güvenilirlik, ileri teknoloji ve yüksek kalite ve sağlamlık ile tanınırken, gelişmiş elektronik finişer yönetimi (EPM3) ile bir adım öne çıkmaktadır. Tamamen kullanıcı odaklı ve serim verimliliği esaslı tasarlanan EMP sistemi ile ABG 7820 finişerleri, kusursuz serim yapmanızı sağlamaktadır. Hidrolik olarak 3-6 metre, eklerle 10 m’ye kadar serme genişliği ve saatte 900 ton serim kapasitesi ile öne çıkan ABG 7820, dengeli ve pürüzsüz serim için mükemmel malzeme akışına sahiptir. Asfalt sektörünün ihtiyacı gece çalışma yeteneği, ABG finişerler ile yeni farklı bir deneyim oldu.; tam gece aydınlatma, ön, arka ve yan ışıklarla donatılmış ABG finişerler, gece çalışmaları için kusursuz bir aydınlatma sunuyor. ABG Finişerlerde Güç Birliği: Ammann ve TSM GLOBAL İş Birliği Ammann, Alman teknolojisi ile üretilen ve asfalt sektörünün lider markalarından olan ABG finişerlerini satın alarak önemli bir stratejik adım attı. ABG finişerleri TSM GLOBAL tarafından Türkiye pazarında satışa sunulmaya başlandı. Satış ve servis ağı ile ABG finişerlerinin pazara hızlı bir şekilde girmesini sağlayan TSM GLOBAL, Türkiye’de tüm asfalt projelerinde bu teknolojiyi ilk tercih haline getirmeyi amaçlıyor. 1945 yılında Almanya’nın Hameln kentinde temelleri atılan ABG, zaman içinde dünya çapında tanınan ve tercih edilen bir marka haline geldi. ABG finişerleri, 80 yılı aşkın geçmişiyle hidrolik olarak ayarlanabilen ilk yüksek sıkıştırmalı asfalt serici tabla gibi birçok yeniliği sektöre kazandırmış ve sektördeki standartları belirleyen öncü markalardan biri oldu. ABG finişer ailesinin, 1,5 metreden 13 metreye kadar uzayan serim genişliği, sabit ve Variomatic asfalt serici tablaları, paletli ve lastikli finişer versiyonları ile geniş bir yelpazede ürün seçeneği sunuyor. Havaalanları, otoyollar ve yüksek kaliteli serim gerektiren projeler için ideal çözümler sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ormanların Ekonomik Gücüne Dikkat Çekildi Haber

Ormanların Ekonomik Gücüne Dikkat Çekildi

Ormanların yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmanın da temel unsurlarından biri olduğuna vurgu yapılan etkinlikte, küresel ormancılık eğilimleri ve Türkiye’nin bu alandaki çalışmaları kapsamlı şekilde ele alındı. Etkinlik, FAO’nun Uluslararası Orman Günü video gösterimiyle başlarken, FAO Roma’dan iletilen video mesaj ile küresel perspektif katılımcılarla paylaşıldı. Açılış konuşmalarında, ormanların doğal sermaye olarak taşıdığı değer, sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle ilişkisi ve bioekonomi içindeki rolü vurgulandı. Programda bir konuşma yapan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, “Ormanlarımız, Türkiye ekonomisi için stratejik bir değerdir. Yerli üretimi güçlendiren, dışa bağımlılığı azaltan ve milyonlarca vatandaşımıza gelir sağlayan bir yapıdan söz ediyoruz. Diktiğimiz her fidan ise yalnızca doğaya değil, ülkemizin geleceğine yapılmış bir yatırımdır. 2025 yılında 129 bin hektarı aşan alanda ormanlaştırma çalışması gerçekleştirdik. 517 milyon fidanı toprakla buluşturduk. 2003’ten bu yana ise toplam 8 milyar fidanı ülkemize kazandırdık. Hedefimiz, 2030 yılına kadar 10 milyar tohum ve fidanı toprakla buluşturarak Yeşil Vatan’ı daha da güçlendirmek.” dedi. Program kapsamında FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi Ormancılık Sorumlusu Ekrem Yazıcı tarafından gerçekleştirilen ana konuşmada, FAO’nun Küresel Orman Kaynakları Değerlendirmesi (FRA) 2025 raporunun öne çıkan bulguları paylaşıldı. Sunumda, küresel orman varlığındaki değişim eğilimleri ile sürdürülebilir orman yönetiminin ekonomik ve çevresel boyutları detaylı şekilde ele alındı. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat ve FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık’ın da katılımları ile gerçekleşen etkinliğin devamında düzenlenen “Ormanlar ve Ekonomi: Küresel Veriden Politika ve Uygulamaya Geçiş” başlıklı panel oturumunda ise farklı disiplinlerden uzman isimler bir araya geldi. Panelde, ormanların ekonomik kalkınma, bioekonomi ve sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi açısından oynadığı kritik rol tartışıldı. Katılımcılar, orman ekosistem hizmetlerinin ekonomik politikalara entegrasyonu, odun dışı orman ürünlerinin kırsal kalkınmadaki önemi ve yeşil dönüşüm sürecinde orman temelli çözümlerin sunduğu fırsatlar üzerine görüşlerini paylaştı. Panelde ayrıca küresel verilerin ulusal politikalara nasıl yansıtılabileceği ve Türkiye’nin sürdürülebilir orman yönetimi alanındaki deneyimlerinin önemi vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Park Elektrik’te Kayyım Kararı Kaldırıldı: Mahkemeden Önemli Karar Haber

Park Elektrik’te Kayyım Kararı Kaldırıldı: Mahkemeden Önemli Karar

Şirket tarafından yapılan bilgilendirmeye göre karar, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 6 Mart 2026 tarihli ve 2026/1909 Değişik İş sayılı kararı ile İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 6 Mart 2026 tarihli ve 2026/2292 Değişik İş sayılı kararı kapsamında alındı. Mahkeme Kararı Şirkete Tebliğ Edildi Park Elektrik tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kararların şirkete bugün itibarıyla tebliğ edildiği belirtildi. Mahkeme kararıyla birlikte şirket ve hakim ortağı Park Holding hakkında daha önce yürürlükte bulunan denetim kayyımlığı uygulamasının sona erdiği ifade edildi. Şirketten KAP’a yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Şirketimize bugün tebliğ edilen İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin 06.03.2026 tarihli ve 2026/1909 Değişik İş sayılı ve İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 06.03.2026 tarihli ve 2026/2292 Değişik İş sayılı kararları ile; Şirketimiz ile hakim ortağı Park Holding A.Ş. hakkında daha önce uygulanmakta olan denetim kayyımlığı tedbirinin kaldırılmasına karar verilmiştir.” Yatırımcılar Yakından Takip Ediyor Mahkeme tarafından alınan bu kararın ardından şirketin borsa performansı ve yatırımcı tepkileri de piyasalar tarafından yakından izleniyor. Denetim kayyımlığı tedbirinin kaldırılması, şirketin yönetim ve faaliyet süreçleri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnternet Gazeteleri İçin Ücretsiz İçerik Haber

İnternet Gazeteleri İçin Ücretsiz İçerik

Bir internet gazetesinin en pahalı kalemi her zaman görünür bir fatura değildir. Çoğu zaman asıl maliyet, haber akışının durduğu anda ortaya çıkar. Editör masasında içerik boşluğu oluştuğunda trafik düşer, ana sayfa zayıflar, kategori sayfaları güncelliğini kaybeder ve okuyucu sadakati sessizce aşınır. Bu yüzden internet gazeteleri için ücretsiz içerik meselesi, sadece bütçe avantajı değil, yayın sürekliliği ve editoryal kapasite konusudur. Dijital yayıncılıkta hız tek başına yeterli değildir. İçerik ücretsiz olsa bile telif riski taşıyorsa, yüzeysel kalıyorsa ya da yayın çizgisine uymuyorsa kısa vadede fayda sağlarken orta vadede kuruma zarar verebilir. Doğru yaklaşım, ücretsiz içeriği boşluk dolduran malzeme gibi değil, iyi kurgulanmış bir yayın zincirinin verimli halkası olarak görmekten geçer. İnternet gazeteleri için ücretsiz içerik neden stratejik bir ihtiyaç oldu? Bugün çok sayıda dijital yayın, sınırlı kadroyla geniş bir haber alanını yönetmeye çalışıyor. Ekonomi, teknoloji, enerji, tarım, savunma sanayii, lojistik, yapay zeka, sürdürülebilirlik ve şirket haberleri gibi başlıkların her biri ayrı uzmanlık gerektiriyor. Her alan için muhabir istihdam etmek çoğu internet gazetesi için gerçekçi değil. Tam bu noktada ücretsiz ve yeniden kullanılabilir içerik, operasyonel bir kaldıraç işlevi görüyor. Editörler, günün sıcak başlıklarını takip ederken aynı zamanda kurumsal gelişmeler, sektör analizleri, röportajlar, fotoğraf galerileri ve video destekli içeriklerle sayfalarını güçlü tutabiliyor. Bu model, özellikle yerel dijital gazeteler, dikey yayın yapan sektör portalları ve sınırlı insan kaynağıyla çalışan haber siteleri için ciddi avantaj sağlıyor. Ancak burada kritik bir ayrım var. Her ücretsiz içerik aynı değeri üretmez. Bazı içerikler yalnızca hacim sağlar, bazıları ise hem hacim hem güven hem de arama görünürlüğü oluşturur. Kurumsal okuyucuya hitap eden bir yayın için fark tam da burada başlar. Ücretsiz içeriğin değeri sadece maliyet avantajı değildir Yayıncıların ücretsiz içeriğe çoğu zaman ilk refleksi maliyet üzerinden olur. Bu anlaşılır bir yaklaşımdır, fakat eksiktir. Esas değer, editoryal üretim yükünü optimize ederken yayın standardını koruyabilmesidir. Nitelikli ücretsiz içerik, haber merkezine üç yönden katkı verir. İlki hızdır. Güncel gelişmelerin düzenli akışı, sitenin boş kalmasını önler. İkincisi çeşitliliktir. Tek bir editoryal ekip ile ulaşılamayacak sektör genişliği yakalanabilir. Üçüncüsü ise ölçeklenebilirliktir. Haber sitesi büyürken her kategori için ayrı ekip kurma baskısı azalır. Buna ek olarak, bazı içerik sağlayıcılar yalnızca metin vermez. Fotoğraf, video, röportaj, köşe yazısı ve çok dilli yayın desteği sunan kaynaklar, dijital gazetelerin hem kullanıcı deneyimini hem de ticari görünürlüğünü güçlendirir. Özellikle reklamverenlerin ve kurumsal paydaşların dikkat ettiği alanlarda, görsel destekli ve sektör odaklı içerik daha yüksek etki üretir. İçerik seçerken ilk bakılması gereken konu telif yapısıdır İnternet gazeteleri için ücretsiz içerik arayışında en sık yapılan hata, “ücretsiz” ifadesini otomatik olarak “güvenle kullanılabilir” şeklinde yorumlamaktır. Oysa ücretsiz erişim ile serbest kullanım aynı şey değildir. Bir içerik okunabiliyor olabilir, fakat yeniden yayınlama hakkı vermiyor olabilir. Bu nedenle yayıncıların ilk kontrol etmesi gereken konu, kullanım izninin açık biçimde tanımlanmış olmasıdır. İçerik kopyalanabilir mi, düzenlenebilir mi, başlık değiştirilebilir mi, kaynak gösterme şartı var mı, görseller de kullanım hakkına dahil mi? Bu sorular net yanıt bulmadan yapılan kullanım, ileride hukuki ve itibar riski doğurur. Profesyonel haber akışında telif konusu gri alana bırakılamaz. Özellikle kurumsal reklam ilişkileri bulunan, resmi kurumlar tarafından takip edilen veya yatırımcı kitlesine hitap eden yayınlar için bu daha da kritiktir. Bir içerik ne kadar hızlı gelirse gelsin, telif çerçevesi net değilse sürdürülebilir değildir. Kalite kontrolü olmadan ücretsiz içerik yayın standardını düşürebilir Ücretsiz içerik, doğru kaynaktan alınmadığında ana sayfayı doldurur ama markayı beslemez. Editoryal açıdan en büyük risk budur. Zayıf başlık kurgusu, doğrulanmamış bilgi, fazlasıyla promosyon dili, anahtar kelime doldurma ve bağlamsız sektör haberleri, kısa sürede yayın kimliğini aşındırır. Karar verici okura hitap eden internet gazeteleri için içerik kalitesi yalnızca dil bilgisi meselesi değildir. Haber değeri, veri disiplini, kaynak güvenilirliği ve bağlamsal isabet gerekir. Örneğin enerji sektörüne yönelik bir içerik, yalnızca şirket açıklamasını aktarmakla yetinmemeli; piyasa etkisi, yatırım yönü veya regülasyon boyutu da sezdirilmelidir. Aynı durum savunma, tarım teknolojileri, yapay zeka veya lojistik gibi alanlar için de geçerlidir. Bu yüzden yayıncılar ücretsiz içerik alırken şu dengeyi kurmalıdır: İçerik hızlı olmalı, evet. Ama aynı zamanda yayın çizgisine uyumlu, düzenlenebilir ve profesyonel bir editör süzgecinden geçmiş olmalıdır. Aksi halde haber odası zaman kazanmaz, tersine düzeltme yükü nedeniyle yeni bir maliyet üretir. Sektör odaklı içerik neden genel haberden daha yüksek değer üretir? Genel haber akışı geniş kitle getirir, fakat sektör odaklı içerik daha nitelikli trafik ve daha güçlü sadakat üretir. Çünkü ekonomi, sanayi, enerji, savunma, girişimcilik ya da yapay zeka gibi başlıkları takip eden okur, çoğu zaman tesadüfi değil amaçlı gelir. Bu kitle karar vericidir, etkileyicidir ve tekrar ziyaret etme olasılığı yüksektir. İnternet gazeteleri için ücretsiz içerik tedarikinde bu nedenle yalnızca sayfa sayısını artırmak değil, kategori kalitesini yükseltmek hedeflenmelidir. Bir yayın, sektör başlıklarında düzenli ve güvenilir akış kurabildiğinde arama motorlarında daha tutarlı görünür, sosyal paylaşım değeri yükselir ve kurumlar tarafından referans alınma ihtimali artar. Özellikle B2B yayıncılıkta bu fark nettir. Şirket haberleri, yönetici röportajları, yatırım ve üretim gelişmeleri, sürdürülebilirlik adımları ve teknolojik dönüşüm içerikleri, basit trafik kalemleri olmaktan öte marka çevresi oluşturur. Böyle bir çevre, yayın organının ticari potansiyelini de büyütür. Doğru içerik modeli nasıl kurulur? En verimli model, tüm yayın akışını dış kaynağa bırakmak değildir. Aynı şekilde her şeyi yalnızca iç ekip ile üretmeye çalışmak da çoğu zaman verimsizdir. Etkili yaklaşım hibrit yapıdır. Stratejik özel haberler, yerel gelişmeler ve yayın kimliğini belirleyen dosyalar kurum içinde kalır. Düzenli sektör akışı, kurumsal gelişmeler ve yeniden kullanılabilir haber setleri ise güvenilir dış kaynaklarla desteklenir. Bu modelde editörün rolü azalmaz, daha kritik hale gelir. Editör artık yalnızca içerik yazan kişi değil, yayın akışını yöneten, önceliklendiren, başlığı optimize eden ve kaynak güvenilirliğini denetleyen kişidir. Ücretsiz içeriğin gerçek değeri, editoryal süreci ikame etmesinde değil, onu daha akıllı kullanılır hale getirmesinde yatar. Burada kategorik planlama da önemlidir. Her haber aynı etkiyi üretmez. Ana sayfa için sıcak ve yüksek ilgi gören içerikler gerekirken, kategori derinliği için daha uzman dosyalar gerekir. Arama trafiği için kalıcı başlıklar, gündem etkisi için hızlı gelişmeler, kurumsal görünürlük için de röportaj ve açıklama bazlı içerikler dengelenmelidir. Güvenilir içerik sağlayıcıda hangi özellikler aranmalı? Bir içerik kaynağının güvenilirliği sadece haber sayısıyla ölçülmez. Düzenli akış, telif açıklığı, konu uzmanlığı ve yayınlanabilirlik seviyesi birlikte değerlendirilmelidir. Haber metninin doğrudan kullanılabilir olması ciddi avantajdır; ancak daha önemlisi, o içeriğin yayın organının kurumsal standardını aşağı çekmemesidir. Bu açıdan bakıldığında, çok sektörlü ama uzmanlık taşıyan ajans modeli öne çıkar. Ekonomi ile birlikte savunma, enerji, tarım, teknoloji, sürdürülebilirlik ve yapay zeka gibi alanlarda içerik üreten yapılar, internet gazetelerine yalnızca hacim değil editoryal çeşitlilik sunar. Eğer içerik seti röportaj, video, fotoğraf galerisi ve çok dilli yayın gibi unsurlarla destekleniyorsa, bu katkı daha da büyür. Kapsül Haber Ajansı gibi telifsiz ve ücretsiz kullanıma uygun haber akışı sunan yapılar, özellikle profesyonel yayınlar için bu ihtiyaca doğrudan yanıt verir. Buradaki temel avantaj, yalnızca haber temin etmek değil, dijital gazetelerin sürdürülebilir, güncel ve sektör duyarlı bir yayın ritmi kurmasına destek olmaktır. Arama görünürlüğü için içerik hacmi değil editoryal isabet gerekir Birçok yayıncı ücretsiz içeriği yalnızca içerik sayısını artırmak için kullanıyor. Bu kısa vadede hareketlilik yaratabilir, fakat kalıcı organik görünürlük için yeterli değildir. Arama motorları artık sadece yeni içerik ekleyen değil, belirli konularda tutarlı otorite kuran yayınları daha güçlü konumlandırıyor. Bu nedenle internet gazeteleri için ücretsiz içerik kullanımında hedef, rastgele çoğalma değil kontrollü genişleme olmalıdır. Aynı konu kümesinde düzenli yayın, doğru başlık yapısı, net kategori eşleştirmesi ve tekrar etmeyen haber seçimi çok daha iyi sonuç verir. Özellikle sektör haberciliğinde bu yaklaşım, genel haber kalabalığı içinde fark yaratır. Yayıncı için pratik gerçek şudur: Daha fazla içerik her zaman daha fazla değer anlamına gelmez. Doğru içerik, doğru kategori ve doğru yayın sıklığı daha yüksek çıktı üretir. Dijital habercilikte güçlü kalmak isteyen her yayın için mesele sadece içerik bulmak değil, kullanılabilir ve güvenilir içerik akışı kurmaktır. Ücretsiz içerik doğru yönetildiğinde maliyet avantajının ötesine geçer; haber merkezine zaman kazandırır, sektör kapsamasını büyütür ve yayın organını daha istikrarlı hale getirir. Asıl farkı yaratan ise şudur: İçeriği çoğaltmak değil, yayın değerini büyüten bir akış kurmak.

Başkan Dutlulu Gelenbe’de 4 Milyon Euro'luk Altyapı Yatırımını Başlattı Haber

Başkan Dutlulu Gelenbe’de 4 Milyon Euro'luk Altyapı Yatırımını Başlattı

Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek 4 milyon Euro bütçeli proje için Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla yüklenici firma ile resmi yapım sözleşmesi imzalandı. ‎Mahalle meydanında düzenlenen törenle resmen başlatılan projeyle bölgenin 57 yıllık köhnemiş altyapısının tamamen yenilenmesi hedefleniyor. Dünya Bankası finansmanıyla gerçekleştirilecek olan bu dev yatırımın imza törenine, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu katıldı. Törende yüklenici firma ile yapım sözleşmesi imzalandı. Törene; Başkan Dutlulu’nun yanı sıra CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Kırkağaç Belediye Başkanı Üstün Dönmez, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ahmet Ata Temiz ve Erk Kayabaş, MASKİ Genel Müdür Yardımcıları Özgür Avşar ve Bircan Kaynak, Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ daire başkanları, CHP Akhisar ve Kırkağaç ilçe örgütü ile mahalle muhtarları katıldı. Projenin Kapsamı Geniş Gelenbe Mahallesi’nin altyapısının tamamen yenileneceği proje kapsamında; 23 kilometre içme suyu hattı, 13 kilometre kanalizasyon hattı, 2 kilometre terfili içme suyu isale hattı, 1 adet pompa istasyonu ve 400 metreküp kapasiteli içme suyu deposu inşa edilecek. ‎‎ ‎“Yıllarca Beklenen Önemli Bir Yatırım”‎ ‎Törende konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Gelenbe Mahallesi’nde hayata geçirilecek çalışmanın uzun yıllardır beklenen önemli bir yatırım olduğunu belirtti. Başkan Dutlulu, merhum Ferdi Zeyrek’i rahmetle anarak başladığı konuşmasında, Gelenbe’nin kronikleşen altyapı sorununu çözmenin kendilerine nasip olduğunu belirtti. “Hedefimiz 12 Aylık İşi 8 Ayda Tamamlamak” Projenin İller Bankası himayesinde, çok titiz bir ihale süreciyle hayata geçirildiğini vurgulayan Dutlulu, şunları söyledi: “Altyapı çalışmaları doğası gereği meşakkatlidir; yolların kazılması, toz ve çamur kaçınılmazdır. Ancak bu zahmetin sonunda Gelenbe, modern bir altyapıya kavuşacak. İhale süresini 12 ay olarak planladık ancak hedeflerimiz doğrultusunda bu süreci 8 aya indirerek çalışmaları daha hızlı bitirmeyi amaçlıyoruz. Kırkağaç’taki en büyük yatırımlardan birini gerçekleştiriyoruz; süreci bizzat yakından takip edeceğiz.” Başkan Dutlulu, projenin Kırkağaç ilçesine kazandırılmasında emeği geçen tüm bürokratlara ve paydaşlara teşekkürlerini iletti.

OMSAN'da Her iki Beyaz Yakalıdan Biri Kadın Haber

OMSAN'da Her iki Beyaz Yakalıdan Biri Kadın

Sektörde kadın çalışan sayısının sınırlı olduğu yönündeki yaygın algının aksine, OMSAN'da her iki beyaz yakalı çalışandan biri kadın. Üstelik şirketin yönetim kadrolarında da kadın çalışanların güçlü temsili dikkat çekiyor. 8 Mart'ın anlam ve önemine uygun olarak OMSAN'da çalışan tüm kadınlara, yine kadın emeğiyle hazırlanan özel hediye paketleri ulaştırıldı. Günün ilk saatlerinde ise erkek çalışma arkadaşları, kadın mesai arkadaşlarını kapıda çiçeklerle karşılayarak anlamlı bir jest gerçekleştirdi. Günün sembolü olan mor renk de OMSAN'da dayanışmanın simgesi oldu. Kadın çalışanlar yakalarına mor kokart takarken, erkek çalışanlar da desteklerini göstermek amacıyla mor kurdele taktı. Hazırlanan hediyeler şirket bünyesinde görev yapan tüm mavi ve beyaz yakalı kadın çalışanlara ulaştırıldı. OMSAN'ın yurt dışı operasyonlarında görev yapan kadın çalışanlar için de özel paketler hazırlandı. Son dönemde yakaladığı büyüme ivmesiyle dikkat çeken OMSAN Lojistik, bu çalışmayla kurum kültürünün temel unsurlarından biri olan fırsat eşitliği ve kadın emeğine verdiği değeri bir kez daha güçlü biçimde ortaya koydu. Sektördeki Algının Aksine Güçlü Kadın Temsili Lojistik sektöründe kadın çalışan sayısının sınırlı olduğu yönündeki yaygın algının aksine OMSAN, güçlü kadın temsiliyle öne çıkan şirketlerden biri. Şirket genelinde 115'i beyaz yakalı, 84'ü mavi yakalı olmak üzere toplam 199 kadın çalışan görev yapıyor. Genel Müdürlük kadrosunda ise 83 kadın ve 102 erkek çalışan bulunuyor. Yönetici pozisyonlarında görev yapan kadın çalışan sayısının da erkeklerden fazla olması, OMSAN'ın bu alandaki dikkat çekici profilini ortaya koyuyor. Bu yönüyle OMSAN, hem OYAK şirketleri içinde hem de lojistik sektöründe kadın temsili açısından öne çıkan kurumlardan biri olarak konumlanıyor. Arıburnu: "Eşitlik Bizim İçin Bir Tercih Değil, Kurumsal Bir Taahhüt" OMSAN Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "İş dünyasında gerçek başarı yalnızca rakamlarla ölçülmez. Bizim için sürdürülebilirlik, fırsat eşitliğinin kurum kültürümüze kök salmasıdır. Bugün lojistik grubumuzun her kademesinde sınırları zorlayan kadın çalışma arkadaşlarımızı saygı ve takdirle selamlıyorum. Sizlerin entelektüel birikimi ve fark yaratan liderliği yalnızca iş sonuçlarımıza değil, kurumumuzun ruhuna da değer katıyor. Eşitliği bir tercih değil, sarsılmaz bir kurumsal taahhüt olarak görüyoruz. Bu nedenle her gün daha adil ve kapsayıcı bir çalışma iklimi inşa etme sözümüzün arkasındayız. Çünkü biliyoruz ki güçlü yarınlar ancak eşit fırsatlarla kurulur. Varlığıyla işimizi ve dünyayı güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç kadınların yüzde 68’i gece sokakta güvenli hissetmiyor Haber

Genç kadınların yüzde 68’i gece sokakta güvenli hissetmiyor

Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, toplumun yüzde 78’inin Türkiye’de kadın olmanın zor olduğu konusunda hemfikir olduğunu belirterek, “18–29 yaş arası kadınların yüzde 68’i yaşadıkları bölgede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetmiyor” dedi. Araştırmaya sosyal medya verileri ile katkıda bulunan Ogilvy 4129’un CEO’su Leslie Krespin, “Sosyal medya dinleme verileri, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunun toplumda güçlü bir duyarlılık yarattığını gösteriyor. İstanbul Sözleşmesi, Türkiye’de kadın hakları ve hukuki koruma tartışmalarının merkezinde durmaya devam ediyor” diye konuştu. Araştırmaya göre eşitlik ve kapsayıcılıkta markalardan en güçlü beklenti yüzde 57 ile taciz ve ayrımcılığa karşı güvenilir şikâyet mekanizmaları kurmaları. Sosyal sorumlulukta ise öncelik yüzde 76 ile şiddet mağduru kadınlara güvenli istihdam sağlanması. Türkiye'nin yeni nesil sosyal araştırma ve veri analiz merkezi Veri Enstitüsü'nün her ay düzenli yaptığı araştırmanın sonuçlarını içeren Veri Pusulası yayımlandı. Türkiye’nin tek tam hizmet ajansı Ogilvy 4129’un da sosyal medya veri analizi ile katkıda bulunduğu araştırma, bu ay Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı konusunu tüm boyutlarıyla mercek altına alıyor. Eşitlik talebi "var olma" meselesine dönüşüyor Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı araştırmasının sonuçlarını değerlendiren Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır genç kadınlardaki endişe verici tabloya dikkat çekerek şunları ifade etti: "18–29 yaş grubundaki kadınların yüzde 68’i ve çalışan kadınların yüzde 63’ü yaşadıkları bölgede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetmiyor. Aynı yaş grubundaki kadınların yüzde 66’sı kıyafeti veya dış görünüşü nedeniyle yargılandığını belirtiyor. Toplumun yüzde 78’i Türkiye’de kadın olmanın zor olduğunu düşünüyor. Bu verilerin eşitlik meselesini yasal çerçevenin ötesine taşıyor. Güven duygusu zedelendiğinde, eşitlik talebi yalnızca bir hak meselesi olmaktan çıkıp bir var olma meselesine dönüşüyor." İstanbul Sözleşmesi bir kırılma noktası Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin sosyal medya konuşulmalarını değerlendiren Ogilvy 4129 CEO’su Leslie Krespin, toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili konuşmaların özellikle 8 Mart’ta zirveye ulaştığını belirterek son bir yıldaki gündemle ilgili de şöyle konuştu: “Sosyal medya dinleme verileri, İstanbul Sözleşmesi’nin dijital tartışmalarda yalnızca hukuki bir metin olarak görülmediğini, kadın hakları ve toplumsal değerler etrafındaki daha geniş bir tartışmanın sembolü haline geldiğini gösteriyor. Konuşmalarda sözleşmeyi kadınların yaşam hakkı açısından önemli bir güvence olarak görenlerle aile yapısı üzerindeki etkileri üzerinden eleştirenler olmak üzere iki farklı yaklaşım öne çıkıyor. Bununla birlikte sosyal medya konuşmaları, eşitsizliğin özellikle iş hayatındaki deneyimler üzerinden yoğun biçimde dile getirildiğini ortaya koyuyor. İşe alım süreçlerinde özel hayata dair sorular, ücret dengesizliği ve kariyer fırsatlarındaki eşitsizlik en sık dile getirilen başlıklar arasında. Bu tablo, eşitlik tartışmasının yalnızca ilkesel bir söylem olmadığını; insanların kurumların işe alım, fırsat eşitliği ve çalışma kültürü konusundaki yaklaşımına da dikkat ettiğini gösteriyor.” Toplumsal cinsiyet eşitliği markalar için bir samimiyet testi Araştırmaya göre eşitlik ve kapsayıcılıkta markalardan en güçlü beklenti yüzde 57 ile taciz ve ayrımcılığa karşı güvenilir şikâyet mekanizmaları kurulması. Bu beklenti 18–29 yaş kadınlarda yüzde 66’ya yükseliyor. Çocuk bakımına uygun çalışma düzenlemeleri yüzde 52, eşit ücret için ölçüm ve hedef konması ile şiddetle mücadele kurumlarıyla iş birliği yüzde 45 destek görüyor. Sosyal sorumlulukta ise açık ara öncelik yüzde 76 ile şiddet mağduru kadınlara güvenli istihdam sağlanması. Gençlerde bu oran yüzde 86’ya yükseliyor. Eşitlik söylemde, yük kadında Veri Pusulası’nın 3 binin üzerinde katılımcıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 58’i aile dengesi nedeniyle kadının çalışma hayatındaki rolünün farklılaşabileceğini düşünüyor. Erkeklerin yarıya yakını, çocuklu erkeklerin ise yarıdan fazlası ev işi ve çocuk bakımında sorumluluğun daha çok kadında olması gerektiği görüşünde. Bu sonuçlar, eşitlik söyleminin kamusal alanda kabul gördüğünü ancak hane içinde geleneksel rollerin direncini koruduğunu gösteriyor. Katılımcılara göre Türkiye’de kadınların iş hayatında hak ettikleri yere gelememesinin en büyük sebebi, yüzde 27 ile ev içi bakım yükünün (çocuk/yaşlı) çoğunlukla kadınların üzerinde olması. Bunu yüzde 23 ile "kadın işi/erkek işi" algısı ve toplumsal önyargılar takip ediyor. Çocuksuz kadınlar toplumsal önyargıları (yüzde 36) en büyük engel olarak görürken, çocuklu kadınların üçte biri bakım yükünü birincil sorun olarak tanımlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.