Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Son Dakika

Kapsül Haber Ajansı - Son Dakika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Son Dakika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emeklinin Enflasyonu Yüzde 120'yi Geçti Haber

Emeklinin Enflasyonu Yüzde 120'yi Geçti

Gerçek enflasyon oranının yüzde 120 sınırını da aştığını dile getiren Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars, enflasyon farkı ile birlikte seyyanen zam talep etti. GERÇEK ENFLASYON YÜZDE 120'Yİ AŞTI SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin toplam enflasyona göre maaş zammı aldıklarını kaydeden TÜED Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars, "3 aylık resmi enflasyon yüzde 7,50 oldu. Yapılacak bu zam; Ocak ayı maaşlarına yansıyacağı için ekim, kasım ve aralık için aylık enflasyon oranında birikimli olarak hesaplanacak. Enflasyonun özellikle emeklilerin üzerindeki baskısının her geçen gün daha da arttığı bir dönemde yüzde 10'u bile bulmayan bir zam oranını konuşmak gerçekten acı verici. En düşük emekli aylığı, 3 aylık enflasyonla yüzde 7,50 oranında eriyerek 15 bin 615 liraya geriledi. Emeklinin sadece son 3 aydaki alım gücü kaybı bin 266 liraya karşılık geldi. Bu rakamlar, sadece TÜİK'in açıkladığı verilere göre. Ancak bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu ENAG'a göre 12 aylık enflasyon, yüzde 63,23 oranında. Emeklilere göreyse gerçek yıllık enflasyon oranı, yüzde 120'nin üzerinde. TÜİK'in enflasyon sepetindeki pinpon topu, buji gibi şeyler bizi ilgilendirmiyor. Emeklinin hissettiği yüzde 120'yi aşan enflasyonu, çarşı-pazara göre söylüyoruz. Bu tablo, nasıl görmezden gelinir? Enflasyon, emekliyi perişan ediyor." diye konuştu. YOKSULLUK SINIRI 4 ASGARİ ÜCRETİ GEÇTİ TÜRK-İŞ'in Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırmasının Eylül 2025 sonuçlarına da dikkati çeken Kenan Pars, "4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden 'açlık sınırı' 27 bin 970 lira oldu. Gıda, giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen 'yoksulluk sınırı' 91 bin 109 lira. Yoksulluk sınırı, 4 asgari ücreti geçmiş durumda. Bekâr bir çalışanın 'yaşama maliyeti' de aylık 36 bin 305 lira oldu. Bir kişinin yaşama maliyeti ile asgari ücret arasındaki fark, 14 bin 201 liraya ulaştı. Bu farkı, en düşük emekli maaşına göre hesaplarsak 19 bin 424 lira gibi bir rakam karşımıza çıkıyor. Yani emekli bir bekârın, çift emekli maaşı olmalı ki yaşayabilsin! Vatandaşımızın insani koşullarda yaşaması, asgari geçimini sağlayabilmesi için yapabileceği pek bir şey yok. Tüm emeklilere enflasyon oranı ile birlikte seyyanen bir refah payı talep ediyoruz. Hükumet, en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine getirerek insanımızın daha fazla çile çekmesinin önüne geçmelidir." ifadelerini kullandı.

Toygar Narbay: “Hazır giyim ve tekstil istihdamın sigortasıdır” Haber

Toygar Narbay: “Hazır giyim ve tekstil istihdamın sigortasıdır”

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından düzenlenen ve sektörün en büyük buluşması olan İstanbul Hazır Giyim Konferansı başladı. Bu yıl 18’incisi düzenlenen ‘Yeni Düzenin Pusulası’ temalı konferansın açılışını TGSD Başkanı Toygar Narbay, İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz ve İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan yaparken TİM Başkanı Mustafa Gültepe ise video mesaj ile katılım sağladı. İki günlük konferansın ilk gününde, ‘yeni ekonomik dengeler’, ‘yeni pazarlar’, ‘inovasyon’ ve ‘markalaşma’ olmak üzere ‘Yeni Düzenin Pusulası’nı oluşturan dört rota farklı yönleriyle ele alındı. Toygar Narbay: “Belirsizliklerin çoğaldığı dünyada yolumuzu bulmaya çalışıyoruz” İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nın ilkini 2008 yılında düzenlediklerini ve o tarih itibarıyla dünyada bilinen tüm kuralların adeta yeniden yazılmaya başladığını söyleyen TGSD Başkanı Toygar Narbay, “2008’deki küresel finans kriziyle başlayan süreç, siyasi ve jeopolitik fay hatlarının kırıldığı, milyonlarca insanın göç ettiği, yeni güç dengelerinin oluştuğu bir dönemle devam etti. BRICS ülkeleri dünya ticaretinde ağırlığını artırıyor, yakından tedarik giderek daha fazla önem kazanıyor. Korumacılığın yükseldiği, belirsizliklerin çoğaldığı, bilimin, teknolojinin ve doğanın yüksek dalgalar yarattığı bu çok kutuplu, karmaşık dünyada, ‘Yeni Düzenin Pusulası’ ile yolumuzu bulmaya çalışıyoruz” dedi. “Dünyadaki gelişmeler dönüşümü zorunlu kılıyor” Dünyadaki bu köklü değişimin hazır giyim sektörü üzerindeki etkilerine değinen Narbay, “Pazarın adeta dijital bir oyun alanına dönüşmesiyle birlikte, ticaret ve rekabetin tanımı da yapısı da değişti. Rekabet artık yalnızca fiyat, ürün ya da lojistik üzerinden tanımlanmıyor; büyük veriyi yorumlama, sosyal medya kullanımı ve sürdürülebilirlik gibi başlıklar da belirleyici hale geliyor. Dün ortaya çıkan bir girişim, onlarca yıllık markalarla aynı sahada yarışabiliyor, niş alanlarda yeni fırsatlar doğuyor. Ticaret bir yandan hızla ve yenilikçi biçimde gelişirken diğer yandan tarifeler, ikili anlaşmalar ve ticaret savaşları yeni engeller yaratıyor. Bu tablo Türk hazır giyim sektörünün dönüşümünü de zorunlu kılıyor” diye konuştu. “Sektör olarak sorumluluklarımızın farkındayız” Bu dönüşüm sürecinin yanı sıra son yıllarda yaşanan küresel daralma, jeopolitik krizler ve içerideki ekonomi politikalarının hazır giyim sektörünü olumsuz etkilediğini anlatan Narbay, “Özellikle 2022 yılı ve sonrasında enflasyon ile mücadelede seçilen yüksek faiz-baskılanan kur politikası rekabetçiliğimizi aşındırıp maliyetlerimizi dolar bazlı %26,5 artırırken; %22 üretim, %28 istihdam kaybına ve işletme sermayelerinin erimesine yol açtı. Tüm bunların neticesinde 35 yıl sonra ilk defa dünya pazarından aldığımız pay %3’ün altına düştü. TGSD olarak bu süreci aşmak için çözüm önerilerimizi kamu ve ekonomi yönetimiyle paylaşıyoruz, paylaşmayı da sürdüreceğiz. Çünkü sebebi olmadığımız bu krizi tek başımıza atlatmamız mümkün görünmüyor. Dolayısıyla devlet desteği bir tercih değil zorunluluktur. Öte yandan sektör olarak elbette biz de sorumluluklarımızın farkındayız. Bu kapsamda öncelikle yeni hedefler koymamız ve birlikte hareket etmemiz gerektiğini biliyoruz. Eğer bunları başarabilirsek değişim ve dönüşümü yönetmekle kalmaz, küresel rekabette öncü olmanın yolunu da açarız” açıklamasında bulundu. “Türkiye Markası rekabet gücümüzü artırır” Yeni hedefler koyulduğu ve birlikte hareket edildiği takdirde bir ‘Türkiye Markası’ yaratılabileceğini vurgulayan Narbay şöyle devam etti; “Hazır giyim, tekstil, moda, turizm, gastronomi ve dizi-film gibi alanlarda ülke olarak çok güçlü bir birikime sahibiz. Ancak bugüne kadar bu potansiyel bir iş birliğine dönüşmedi. Eğer bu birikimi nitelikli bir tedarik zinciri ve üretim markasıyla bütünleştirirsek güçlü bir Türkiye Markası yaratabilir, ürünlerimizin, hizmetlerimizin ve markalarımızın küresel rekabet gücünü artırabiliriz. Bu nedenle bu sektörlerimizin temsilcilerine bir çağrı yapıyoruz: Gelin; kendi özgün değerlerimizle ortak bir vizyon etrafında birleşelim. Sanayi ile hizmetleri buluşturan bir kümelenme anlayışını ortaya koyalım. Kamunun ve üniversitelerin de katkısıyla ‘Türkiye Markası’nı nasıl oluşturacağımızı ve dünyaya nasıl duyuracağımızı konuşalım. Biz TGSD ve hazır giyim sektörü olarak elimizi taşın altına koymaya hazırız.” “Dünya hazır giyim ihracatında 2026 denge, 2027 yükseliş yılı” Küresel hazır giyim ticaretinin önümüzdeki dönemine ilişkin öngörülerini de paylaşan Narbay, “Son üç yıldır yaşadığımız zorlu sürecin artık sonuna yaklaşıyoruz. 2026, dünya hazır giyim ticaretinin mevcut durumu koruyacağı ve dengeyi yeniden bulacağı bir yıl olacak. 2027’den itibaren ise zirveyi gördüğü 2022 yılı seviyelerine yeniden ulaşacağını öngörüyoruz. Eğer gerekli destekler sağlanırsa Türk hazır giyim ve tekstil sektörleri de kayıplarını geri almaya başlayabilir. Ancak destek sağlanmazsa dünya hazır giyim ticaretinden negatif yönlü ayrışabiliriz” şeklinde konuştu. “Hazır giyim ve tekstil istihdamın sigortasıdır” 2030’a doğru ise iş dünyasını bambaşka bir dönüşümün beklediğine işaret eden Narbay sözlerini şöyle tamamladı; “Dünya Ekonomik Forumu’nun raporları, iş gücü piyasasında gerekli becerilerin büyük ölçüde değişeceğini ortaya koyuyor. Dünya Bankası verileri ise büyümenin giderek sanayi yerine hizmetler üzerinden şekillendiğini gösteriyor. Türkiye’de de benzer bir tablo var; mal ve hizmet ihracatımızın GSYH içindeki oranı her yıl daha da azalıyor. Öyle ki bu oran 2022’de %27,2 iken 2024’te %18,7’ye geriledi. OVP’ye göre 2028’de de %16,4 olacak. Bu noktada soruyoruz: Yapay zeka ve robotik teknolojiler hizmetlerde hızla yaygınlaşırken yarın o alanda ortaya çıkması muhtemel işsizlik dalgası nasıl önlenecek? Sanayisiz bir ekonomi bu ilave atıl istihdamı nereden karşılayacak? Hazır giyim ve tekstil sektörleri her ne kadar dijitalleşse de hala en yüksek istihdam sağlayan alan olmaya devam ediyor. Sanayide karanlık fabrikaların, hizmette robotların öne çıktığı bir dünyada bile her makinenin başında bir insan emeği var. İşte bu nedenle hazır giyim ve tekstil istihdamın sigortasıdır. Bu iki sektör, bugün 850 bin kişilik istihdam, 40 milyar doların üzerinde yatırım, 27 milyar doları aşan ihracat ve 45 milyar doların üzerinde üretim gücüne sahiptir. Bu tablo göz ardı edilmemelidir. Hazır giyim ve tekstil sektörlerini feda etmek, geleceğimizi feda etmektir.” Dr. Ümit Özüren: “Birlikle hareket ettiğimiz sürece yolumuzu kaybetmeyeceğiz” Konferans kapsamında konuşan TGSD Başkanı Dr. Ümit Özüren ise şunları söyledi; “Türk hazır giyim ve tekstil sektörleri, üretim gücünün ötesinde yarattıkları değer, istihdama katkıları ve topluma sağladıkları faydalarla da önemini ortaya koyuyor. Kumaş ve iplikle başlayan yolculuğumuz aslında geleceği dokuduğumuz bir sürece dönüşüyor. Her üründe emek, alın teri ve yarınlara dair bir umut var. Köklü tecrübemiz, güçlü üretim kapasitemiz, genç nüfusumuz ve yenilikçi ruhumuzla önümüzdeki zorlukları aşmaya, küresel rekabette yerimizi sağlamlaştırmaya hazırız. Birlikte hareket ettiğimiz sürece yolumuzu kaybetmeyeceğiz ve Türk hazır giyim sektörü olarak, yarının dünyasında da kalıcı bir iz bırakacağız.” Konferansa güçlü destek 18. İstanbul Hazır Giyim Konferansı'nın ana sponsorluğunu Anadolu Sigorta ve Türkiye İş Bankası, tema sponsorluğunu ise Uçak Tekstil üstlendi. Etkinliğe ayrıca bluesign, Control Union, Cotton Council, DHL Express, Eurofins, Galata Taşımacılık, GIZIA, IFCO, Kumaş Tekstil, Nebim, Permess, Polytropon, Power FM, Refabric, SGS, Shein, SML Seamless, Tradewind, Teknik Fuarcılık, Texhibition, Tüyap Tüm Fuarcılık ve YKK destek verdi. İkinci gün B2B görüşmeleri yapılacak 18. İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nın ikinci ve son günü olan 8 Ekim Çarşamba günü ise her yıl olduğu gibi ‘B2B İkili İş Görüşmeleri’ yapılacak. Bu kapsamda başta Avrupa olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki markaları temsil eden alım grupları; Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformları ve yerli üreticiler ile bire bir temas kuracak.

Bilimde Çığır Açan Gelişme: Sentetik Buz Artık Gerçek Buz Kayganlığında! Haber

Bilimde Çığır Açan Gelişme: Sentetik Buz Artık Gerçek Buz Kayganlığında!

Sentetik buzun kalitesini test etmek, genellikle buz pateninin en kritik anı olan başlangıç hareketinde yüksek sürtünme direncinin aşılmasıyla ilgiliydi. Fraunhofer Malzeme Mekaniği Enstitüsü (IWM) Proje Yöneticisi Prof. Dr. Matthias Scherge bu durumu, "Buz pateni yaparken ilk an özellikle kritiktir. Yüksek başlangıç direnci, patencinin güvenli kaymaya başlamasını engeller," sözleriyle açıkladı. Araştırmacılar, Glice’ın yeni malzemesini test etmek için, paten bıçağının polimer numuneler üzerinde gerçekçi koşullar altında kaymasını sağlayan özel bir sürtünme ölçüm cihazı geliştirdi. İnovasyon Malzemenin Kendisinde Gizli Bu atılım, malzemenin kimyasında yatıyor: Geliştirilmiş polietilenden yapılmış ultra sağlam bir taban, bıçağa minimum direnç sunan yüksek hareket kabiliyetine sahip bir yüzey katmanıyla birleştirildi. Yıllarca süren plaka bileşimi, temizleme ve şartlandırma süreçlerindeki hassas ayarlamalar, buz hokeyi profesyonellerinin bile onayladığı bir kaliteyi ortaya çıkardı. Son laboratuvar sonuçları, düşük kayma hızlarında donmuş buzunkinden biraz daha düşük olan, yaklaşık 0.035 sürtünme katsayıları gösteriyor. Bu değerler, buzun "hafif ve süzülme" hissini yakalamada bir dönüm noktası anlamına geliyor. Sürdürülebilir Patenin Geleceği Bu kilometre taşı sadece kayma performansını yeniden tanımlamakla kalmıyor, aynı zamanda sürdürülebilirlik alanında da büyük bir sıçrama yapıyor. Glice pistleri su, soğutucu veya elektrik gerektirmiyor, bu da çevresel etkilerini büyük ölçüde azaltıyor. Glice CEO'su ve Kurucu Ortağı Viktor Meier, "Bu atılım, vizyonumuzu gerçeğe dönüştürüyor: Deneyim açısından gerçek buzdan hiçbir şekilde geri kalmayan, dünya çapında sürdürülebilir paten imkanı," dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kapsül Haber Ajansı: Geleceğin Ekonomisini Şekillendiren Telifsiz Haberler İle Dijital Medyanın Yeni Gücü! Haber

Kapsül Haber Ajansı: Geleceğin Ekonomisini Şekillendiren Telifsiz Haberler İle Dijital Medyanın Yeni Gücü!

Dijital medyanın hızla değişen dünyasında, internet gazetelerinin en büyük ihtiyacı: kaliteli, özgün ve Google Keşfet dostu içerik. İşte tam da bu noktada, www.kapsulhaberajansi.com sahneye çıkıyor ve ekonomi gazeteciliğine yepyeni bir soluk getiriyor! Bursa merkezli Kapsül Haber Ajansı, geleceğin sektörlerine odaklanarak, internet gazeteleri için tamamen ücretsiz ve telifsiz haber üreten bir platform olarak öne çıkıyor. Geleceğin Sektörleri, Bugünden Sizin Sayfanızda! Kapsül Haber Ajansı, sadece güncel olaylara değil, aynı zamanda savunma sanayi, yapay zeka, teknoloji, iş dünyası ve tarım gibi geleceği şekillendirecek stratejik sektörlere yoğunlaşıyor. Bu sayede okuyucularınıza, yarının trendlerini bugünden sunma fırsatı yakalıyorsunuz. Her bir haber, uzman editörler tarafından SEO odaklı hazırlanarak, Google arama sonuçlarında ve özellikle Google Keşfet’te üst sıralarda yer alma fırsatı sunuyor. Neden Kapsül Haber Ajansı? İşte Fark Yaratan Özellikler: Tamamen Ücretsiz ve Telifsiz: Kapsül Haber Ajansı’nın tüm içerikleri, internet gazetelerinin kullanımına ücretsiz ve telif sorunu olmadan sunulur. Maliyet derdine düşmeden kaliteli içerik yayınlayın. SEO Odaklı Yaklaşım: Her haber, Google algoritmasının gereksinimleri dikkate alınarak, anahtar kelime optimizasyonu, başlık ve alt başlık yapılandırması ile hazırlanır. Bu sayede haberleriniz daha geniş kitlelere ulaşır. Google Keşfet Garantisi: İçeriklerin optimize edilmiş yapısı, Google Keşfet algoritmasıyla tam uyum sağlar. Bu da haberlerinizin milyonlarca kullanıcıya organik olarak ulaşması anlamına gelir. Gelecek Odaklı Sektörler: Savunma sanayiinden yapay zekaya, teknolojiden tarıma kadar, büyüme potansiyeli en yüksek sektörlerdeki en güncel gelişmeleri takip edin. Hızlı ve Güvenilir Haber Akışı: Abonelik veya karmaşık süreçler olmadan, istediğiniz anda güncel ve kaliteli haberlere erişin. Dijital medyanın rekabetçi ortamında öne çıkmak, güvenilir ve etkili içerikle mümkün. Kapsül Haber Ajansı, bu ihtiyacı en yenilikçi şekilde karşılayarak, internet gazetelerinin içerik stratejisine güç katıyor. Siz de haber sitenizi bir adım öne taşımak ve okuyucularınıza fark yaratacak içerikler sunmak istiyorsanız, www.kapsulhaberajansi.com'u ziyaret edin ve geleceğin ekonomisini bugünden sayfanıza taşıyın!

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.