Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Son Dakika Ekonomi

Kapsül Haber Ajansı - Son Dakika Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Son Dakika Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ekonomi Bülteni Nasıl Hazırlanır? Haber

Ekonomi Bülteni Nasıl Hazırlanır?

Piyasada veri eksikliği yok. Eksik olan şey, veriyi karar verdiren bir çerçeveye oturtmak. Tam da bu yüzden ekonomi bülteni nasıl hazırlanır sorusu, yalnızca editoryal bir mesele değil; kurumların görünürlüğü, yayınların güvenilirliği ve profesyonel okurun zamanı açısından stratejik bir konudur. Ekonomi bülteni, günün verilerini peş peşe sıralayan bir metin değildir. İyi hazırlanmış bir bülten, okuyucuya şu üç sorunun cevabını aynı anda verir: Ne oldu, neden oldu, bundan sonra ne izlenmeli? Özellikle dijital gazeteler, kurumsal iletişim ekipleri ve sektör yayınları için değerli olan da budur. Çünkü profesyonel okur ham bilgi değil, bağlamlandırılmış ve hızla kullanılabilir içerik ister. Ekonomi bülteni neden ayrı bir editoryal disiplin ister? Ekonomi haberciliği ile ekonomi bülteni aynı şey değildir. Haber, çoğu zaman tek bir gelişmeye odaklanır. Bülten ise bir zaman dilimini tarar, öne çıkan başlıkları seçer, bunları bir mantık sırasına koyar ve okuyucu için önceliklendirir. Buradaki esas beceri, veri toplamak değil; gürültü içinden sinyal seçmektir. Kurumsal hedef de bu noktada devreye girer. Yatırımcı ilişkileri için hazırlanan bir ekonomi bülteni ile genel yayın akışına girecek bir sabah özeti aynı yoğunlukta yazılmaz. Birinde faiz, kur, emtia ve şirket bilançoları merkezde olabilir. Diğerinde ise makro verilerin yanında enerji, lojistik, savunma, tarım veya teknoloji sektörlerine etkiler daha görünür hale gelir. Kısacası iyi bülten tek tip değildir; hedef kitleye göre şekillenir. Ekonomi bülteni nasıl hazırlanır: önce amaç netleşir Bülten hazırlama süreci başlıktan önce başlar. İlk karar, bu metnin ne işe yarayacağıdır. Okuru piyasaya mı hazırlayacak, gün içi gelişmeleri mi toparlayacak, yoksa haftalık eğilimleri mi analiz edecek? Amaç net değilse içerik hızla dağılır. Sabah bültenleri genellikle beklenti yönetir. O gün açıklanacak veriler, merkez bankası gündemi, küresel piyasaların açılış eğilimi ve sektörleri etkileyebilecek kritik başlıklar öne çıkar. Gün sonu bültenleri ise gerçekleşen fiyatlamayı, açıklamaların etkisini ve ertesi güne sarkabilecek riskleri işler. Haftalık bültenlerde kısa vadeli gürültü biraz geri çekilir; trend, yön ve kırılma noktaları daha önemli hale gelir. Burada sık yapılan hata, her formatı aynı dille yazmaktır. Oysa sabah bülteni daha kısa, daha ritmik ve daha öngörü odaklı olmalıdır. Haftalık bültende ise neden-sonuç ilişkisi daha geniş kurulabilir. İyi editoryal sonuç için önce yayın ritmi belirlenmelidir. Veri seçimi: çok bilgi değil, doğru bilgi Ekonomi bülteninin omurgası veridir. Ancak veri bolluğu, kalite anlamına gelmez. Güvenilir resmi kurumlar, merkez bankaları, düzenleyici otoriteler, şirket bildirimleri ve doğrudan piyasa kaynakları temel referans alanı olmalıdır. Teyit edilmemiş sosyal medya yorumları ya da ikincil özetler üzerine kurulan bültenler, kısa sürede güven kaybeder. Veri seçerken iki ölçüt birlikte düşünülmelidir. İlki etkidir. Yani bu gelişme fiyatlamayı, iş dünyasını veya sektörleri gerçekten etkiliyor mu? İkincisi kullanışlılıktır. Okur bu bilgiyi gördüğünde bir pozisyon, yorum veya yayın kararı üretebilir mi? Bu iki koşuldan biri eksikse, veri teknik olarak doğru olsa bile bülteni güçlendirmeyebilir. Örneğin enflasyon verisi tek başına haber değeri taşır. Ama iyi bir bültende bununla yetinilmez. Çekirdek göstergeler ne söylüyor, hangi kalemler ayrıştı, üretici fiyatlarıyla tüketici fiyatları arasındaki makas ne durumda, sektör bazında olası etkiler neler? İşte bu katmanlar bülteni yüzeysel bir özetten ayırır. Kurgu sırası güven duygusunu belirler Ekonomi bülteni okuyan profesyonel kitle, metnin nereye gittiğini ilk birkaç satırda anlamak ister. Bu nedenle kurgu tesadüfi olmamalıdır. En pratik akış genellikle büyük resimden ayrıntıya doğrudur. İlk bölümde ana gündem verilir. Piyasanın o gün neden dikkat kesildiği tek paragrafta anlatılır. Sonrasında makro başlıklar gelir: enflasyon, faiz, kur, büyüme, istihdam, dış ticaret gibi temel alanlar. Ardından sektör etkileri açılır. Enerji maliyetleri, lojistik fiyatlamaları, sanayi üretimi, teknoloji yatırımları ya da savunma sanayii sipariş akışı gibi başlıklar burada anlam kazanır. En sonda ise izlenecek ajanda yer alır. Bu sıralama her zaman değişmez değildir. Çok sert bir kur hareketi yaşanmışsa metin doğrudan oradan da açılabilir. Ancak temel prensip aynıdır: okuyucu önce resmi görmeli, sonra ayrıntıya inmeli. Veri parçalı, başlıklar dağınık, geçişler zayıfsa bülten bilgi veriyor gibi görünür ama yön tayin ettirmez. Dil ve ton: teknik ama erişilebilir Ekonomi bültenlerinde en zor denge, uzmanlık ile okunabilirlik arasındadır. Fazla teknik dil, metni dar bir uzman grubuna sıkıştırır. Aşırı sadeleştirme ise analitik gücü düşürür. Doğru yaklaşım, terimi koruyup anlamı açmaktır. "Çekirdek enflasyon yükseldi" cümlesi tek başına yeterli olmayabilir. Hangi nedenle yükseldiği, bunun para politikası açısından ne çağrıştırdığı ve şirket maliyetleri ya da tüketici beklentileri üzerindeki potansiyel etkisi kısa şekilde eklenmelidir. Aynı şekilde "küresel risk iştahı zayıfladı" ifadesi de soyut kalabilir. Bunun nedeninin tahvil faizleri, jeopolitik gerilim veya resesyon beklentisi olup olmadığı belirtilirse metin daha işlevsel hale gelir. Başlık dili de önemlidir. Gösterişli ama muğlak başlıklar yerine, hareketi ve etkisini söyleyen net başlıklar kullanılmalıdır. Ekonomi bülteninde güven, çoğu zaman ilk cümlenin açıklığıyla başlar. Yorum ile bilgi arasındaki çizgi korunmalı Her ekonomi bülteni bir ölçüde editoryal seçim içerir. Bu kaçınılmazdır. Ancak seçim yapmak ile görüşü veri gibi sunmak arasında fark vardır. Özellikle kurumsal yayınlarda ve yeniden kullanıma açık içeriklerde bu çizgi daha da kritiktir. Yorum yapılacaksa bunun dayanağı görünür olmalıdır. Bir verinin "piyasada baskı yaratabileceği" söyleniyorsa nedenleri somutlaştırılmalıdır. Tersi de geçerlidir. Her veri için kesin hüküm vermek de sorunludur. Bazen en doğru ifade, olasılık alanını dürüstçe tarif etmektir. Çünkü ekonomi, tek değişkenli bir alan değildir. Bu nedenle iyi bir bülten kesinlik iddiası yerine editoryal netlik taşır. Okura yol gösterir ama onu tek bir sonuç cümlesine zorlamaz. Özellikle faiz, kur ve emtia gibi alanlarda bu yaklaşım güvenilirliği artırır. Ekonomi bülteninde başlık seçimi nasıl yapılmalı? Başlıklar yalnızca dikkat çekmek için değil, taramayı kolaylaştırmak için vardır. Profesyonel okuyucu çoğu zaman metni lineer değil, tarayarak okur. Bu yüzden ara başlıkların işlevi yüksektir. İyi başlık kısa olur, iddiasını açık söyler ve bölümün içeriğini doğru temsil eder. "Piyasalar karışık" gibi genel ifadeler yerine, "Faiz beklentisi kur ve tahvil cephesini öne çıkardı" gibi çerçeve sunan başlıklar daha etkilidir. Aynı durum bültenin ana başlığı için de geçerlidir. Hedef kitlenin aradığı şeyi doğrudan söyleyen bir yapı tercih edilmelidir. Dağıtım kanalı içeriği değiştirir Aynı ekonomi bülteni e-posta, internet gazetesi, mobil bildirim veya kurumsal rapor formatında aynı şekilde kullanılmaz. E-posta bülteni daha hızlı okunur, internet haberi ise daha fazla bağlam ister. Mobil kullanımda ilk paragrafın taşıma gücü çok daha önemlidir. Kurumsal dağıtımda ise nötr ton ve kaynak disiplini öne çıkar. Bu nedenle bülten hazırlarken yayın mecrası sona bırakılmamalıdır. Metnin uzunluğu, ara başlık yoğunluğu, veri kutuları kullanılıp kullanılmayacağı ve giriş paragrafının ritmi daha en başta buna göre kurgulanmalıdır. Kapsül Haber Ajansı gibi çok alanlı ve yeniden kullanıma uygun içerik üreten yapılarda bu esneklik ayrıca değer yaratır. Sık yapılan hatalar En yaygın sorunlardan biri, veri yığılmasını analiz sanmaktır. Rakamlar art arda dizildiğinde metin dolu görünür ama okur için anlam üretmeyebilir. Bir diğer hata, küresel ve yerel gündem arasında köprü kurmamaktır. Oysa ABD tahvil faizindeki hareketin Borsa İstanbul, döviz kuru ya da sektör finansmanı üzerindeki etkisi anlatılmadığında bülten eksik kalır. Bir başka zayıf halka da zamanlama hatasıdır. Sabah bültenine gece kapanış mantığıyla, haftalık bültene ise gün içi kırılım diliyle yaklaşmak metni işlevsizleştirir. Ayrıca eski veriyle güncel yorum yapmak da güveni aşındırır. Ekonomi bülteni hız kadar takvim disiplini de ister. Etkili bir ekonomi bülteni için editoryal kontrol listesi Yayına girmeden önce birkaç kritik soruya bakmak yeterlidir. Ana gündem ilk paragrafta net mi? Veriler güvenilir ve güncel mi? Başlıklar taramayı kolaylaştırıyor mu? Metin, olanı anlatmakla kalmayıp neden önemli olduğunu gösteriyor mu? Ve en önemlisi, hedef okur bu bültenden sonra hangi başlığı daha yakından izlemesi gerektiğini anlıyor mu? Bu soruların cevabı evetse bülten yalnızca yayınlanmaz, kullanılır. Zaten ekonomi içeriklerinde gerçek başarı da burada başlar. Okura zaman kazandıran, kuruma güven kazandıran ve gündemi sadeleştirirken değer üreten bültenler, yoğun haber akışı içinde her zaman öne çıkar. Ekonomi bülteni hazırlarken asıl hedef daha fazla şey söylemek değil, daha doğru şeyi zamanında söylemektir. Karar vericiler için farkı yaratan da çoğu zaman bu editoryal isabettir.

BMD: Anneler Günü’nde Perakendeye 6 Milyar TL Ek Ciro Bekleniyor Haber

BMD: Anneler Günü’nde Perakendeye 6 Milyar TL Ek Ciro Bekleniyor

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), Anneler Günü öncesinde perakende sektörüne ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Dernek, özel günün etkisiyle yaklaşık 6 milyar TL’lik ek ciro artışı beklendiğini açıkladı. Son dönemde indirimlere rağmen satış adetlerinde sınırlı artış yaşanırken, ciroların enflasyonun gerisinde kaldığına dikkat çekiliyor. Ancak Anneler Günü gibi özel günler, özellikle hediyelik ürün kategorilerinde sektöre geçici de olsa hareketlilik kazandırıyor. En Çok Tercih Edilen Hediyeler Belli Oldu Anneler Günü, Türkiye’de en yoğun alışveriş yapılan özel günlerin başında geliyor. Bu dönemde tüketiciler en çok: Mücevher ve takı Kozmetik ürünler Giyim ve aksesuar Elektronik eşyalar Küçük ev aletleri Çiçek gibi ürünleri tercih ediyor. Kartlı Harcamalarda Büyük Artış Merkez Bankası verilerine göre, 2025 yılı Anneler Günü haftasında hediyelik kategorilerde kartlı harcamalarda 4,7 milyar TL’lik artış kaydedildi. Bir önceki hafta 114,5 milyar TL olan harcama tutarı, Anneler Günü haftasında 119,2 milyar TL’ye yükseldi. 2026 yılı için yapılan tahminler ise daha dikkat çekici. BMD, bu yıl Anneler Günü haftasında kartlı harcamaların 150 milyar TL seviyesine ulaşabileceğini ve haftalık bazda yaklaşık 6 milyar TL’lik ek artış yaşanabileceğini öngörüyor. Alışverişte Zirve Cumartesi Günü Bekleniyor Markalar, Anneler Günü’ne özel kampanya ve indirimlerini devreye alırken, online alışverişte hareketlilik şimdiden başladı. Fiziki mağazalarda ise yoğunluğun özellikle 9 Mayıs Cumartesi günü zirveye ulaşması bekleniyor. BMD’ye göre: Mücevher, takı ve kozmetikte satışlar %100 artabilir Giyim, aksesuar ve küçük ev aletlerinde ise %25-30 artış öngörülüyor Perakende Sektörü İçin Kritik Dönem Uzmanlar, Anneler Günü gibi özel günlerin, durgunluk yaşayan perakende sektörü için kısa vadeli canlanma sağladığını belirtiyor. Özellikle hediyelik kategorilerde yaşanan artışın, sektörün genel performansına olumlu katkı sunduğu ifade ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercedes-Benz VLE Türkiye Yolunda mı? Yeni Elektrikli Lüks MPV İsveç’te Satışa Çıktı Haber

Mercedes-Benz VLE Türkiye Yolunda mı? Yeni Elektrikli Lüks MPV İsveç’te Satışa Çıktı

Mercedes-Benz VLE, markanın yeni nesil elektrikli lüks MPV modeli olarak sahneye çıktı. Tanıtımından sadece bir ay sonra İsveç’te satışa sunulan model, sunduğu teknoloji, menzil ve konfor özellikleriyle dikkat çekiyor. 700 Km’ye Varan Menzil ve Ultra Hızlı Şarj Yeni Mercedes-Benz VLE, 800 volt mimarisi sayesinde üst düzey performans sunuyor. Araç, tek şarjla 700 kilometrenin üzerinde menzil sunabiliyor. Hızlı şarj tarafında da iddialı olan model, 300 kW şarj desteği ile sadece 15 dakikada yaklaşık 350 kilometre menzil kazanabiliyor. Lüks ve Esneklik Bir Arada Mercedes-Benz VLE, klasik MPV anlayışını tamamen değiştiriyor. Araç, hem lüks hem de çok yönlü kullanım sunacak şekilde tasarlandı. 5, 6 veya 7 koltuk seçeneği İlerleyen dönemde 8 koltuk seçeneği Modüler koltuk yapısı Koltuk düzeni, kullanıcı ihtiyacına göre tamamen değiştirilebiliyor. İlk Model: VLE 300 Electric İsveç’te satışa çıkan ilk versiyon VLE 300 electric oldu. Araç iki farklı donanım seviyesiyle sunuluyor: Advance Plus Premium Plus Fiyatı Ne Kadar? Mercedes-Benz VLE’nin başlangıç fiyatı 947.700 İsveç kronu olarak açıklandı. Premium Plus paketi tercih edildiğinde fiyat yaklaşık 122.000 kron artıyor. Donanım Özellikleri Dikkat Çekiyor Advance Plus Donanımı 19 inç jantlar Havalı süspansiyon Yarı otonom sürüş sistemleri Panoramik cam tavan Ortam aydınlatması Arka aks yönlendirme Premium Plus Donanımı Dijital farlar (projeksiyonlu) Masajlı ve havalandırmalı koltuklar Burmester 3D ses sistemi 20 inç jantlar MBUX Superscreen Artırılmış gerçeklik head-up display Esnek Oturma Seçenekleri Kullanıcılar isteğe bağlı olarak: 7 koltuk için ekstra koltuk (5.190 kron) 6 koltuklu VIP düzen (11.150 kron) 8 koltuklu versiyonun ise yıl içinde satışa çıkması bekleniyor. Daha Fazla Versiyon Yolda Mercedes-Benz, VLE için gelecekte: Dört tekerlekten çekiş (4MATIC) Farklı donanım seviyeleri Daha uzun aks mesafesi Yeni renk ve opsiyonlar sunmayı planlıyor. Türkiye’ye Ne Zaman Gelecek? Modelin ilk teslimatları İsveç’te sonbaharda başlayacak. Türkiye’ye geliş tarihi henüz açıklanmadı ancak premium segmentte önemli bir alternatif olması bekleniyor. Sıkça Sorulan Sorular Mercedes VLE elektrikli mi? Evet, tamamen elektrikli bir modeldir. Menzili ne kadar? 700 kilometreye kadar çıkabiliyor. Hızlı şarj süresi ne kadar? 15 dakikada yaklaşık 350 km menzil eklenebiliyor. Kaç kişilik? 5, 6, 7 ve ileride 8 kişilik seçenekler sunulacak. Fiyatı ne kadar? 947.700 İsveç kronundan başlıyor. Türkiye’ye gelecek mi? Henüz resmi açıklama yok, ancak gelmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karsan, Otonom e-JEST ile Amerika’dan İlk 10 Araçlık Siparişini Aldı! Haber

Karsan, Otonom e-JEST ile Amerika’dan İlk 10 Araçlık Siparişini Aldı!

Dünyanın önde gelen toplu ulaşım aracı markalarından Karsan, ekim ayı başında Busworld Europe 2025 fuarında Avrupa lansmanını gerçekleştirdiği Otonom e-JEST’in Amerika lansmanını da kasım ayı başında Orlando’da yaptı. Özel bir etkinlikle ilk kez Kuzey Amerika pazarının beğenisine sunulan Otonom e-JEST, Amerika’nın farklı bölgelerinden gelen müşteri, distribütör ve basın mensupları tarafından test edilerek büyük ilgi gördü. Etkinliğin hemen ardından, 5–7 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Florida Autonomous Vehicle Summit (FAV Summit) kapsamında da sergilenen araç, zirve katılımcılarına dış alanda otonom yolculuk deneyimi yaşatarak Amerika’daki ilk gösteriminde yoğun ilgi topladı. Bu güçlü ilgi, Karsan’ın otonom mobilite alanındaki yenilikçi vizyonunu ve küresel ölçekteki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Bu vizyonu kısa sürede somut bir başarı ile taçlandıran Karsan, Amerika’dan 10 adet Otonom e-JEST siparişi alarak global arenada yeni bir dönüm noktasına imza attı. Bu sipariş, yalnızca ticari bir başarı değil; teknoloji partneri ADASTEC, Kuzey Amerika distribütörü Damera ve otonom araç orkestrasyon partneri Beep ile birlikte kurulan güçlü iş birliği ekosisteminin de bir göstergesi oldu. Karsan, bu iş birlikleri sayesinde yalnızca bir araç sunmuyor; üretim hattından açık trafikte operasyona kadar uzanan uçtan uca bir otonom mobilite deneyimi yaratıyor. 2026 yılında Atlanta bölgesi ve Florida merkezinde açık trafikte hizmete girmesi planlanan Otonom e-JEST’ler, Amerika’da ilk elektrikli ve otonom şehir içi toplu ulaşım minibüsleri olarak yollara çıkacak. Böylece Karsan, Avrupa’daki başarı hikayesini Amerika’ya taşıyarak, otonom toplu taşımada iki kıtada da öncü marka konumunu güçlendiriyor. Konu hakkında değerlendirme yapan Karsan CEO’su Okan Baş, “Bu adımla birlikte, Avrupa’daki başarılarımızın ardından Amerika’daki otonom varlığımızı da güçlendirmiş oluyoruz. Kuzey Amerika’ya 2022’de giriş yaptığımız e-JEST modelimiz kısa sürede büyük bir ilgiyle karşılandı ve ‘Cute Bus’, yani Sevimli Otobüs olarak anılmaya başladı. Şimdi ise bu sevilen modelimizin, en son otonom teknolojisiyle donatılmış versiyonu olan Otonom e-JEST ile pazardaki yerimizi bir adım öteye taşıyoruz. Amerika’dan gelen 10 adetlik Otonom e-JEST siparişi, Karsan’ın otonom mobilitedeki teknolojik gücüne ve kurduğu güçlü iş birliklerine duyulan güvenin en somut göstergesi. e-JEST’in çevik ve verimli yapısı, e-ATAK modelimizde kanıtlanan otonom teknolojimizle birleşerek şehir içi mobilitede yeni bir dönemin kapılarını açıyor. Bu yeni hamlemizle, Kuzey Amerika pazarında da markamızın elektrikli, otonom ve geleceğin şehirlerine hazır çözümler sunabilir hale geldiğini bir kez daha kanıtlamış oluyoruz”dedi. Dünyada toplu ulaşımın elektrikli ve otonom araçlara dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, kısa bir süre önce tanıttığı yeni Otonom e-JEST ile yeni pazarlara açılmaya devam ediyor. Şehir içi mobilite çözümlerinde öncü rolünü sürdüren Karsan, Busworld Europe 2025 fuarındaki Avrupa lansmanının ardından şimdi de Amerika’da gerçekleştirdiği tanıtımla otonom dönüşüm yolculuğunda yeni bir sayfa açıyor. Otonom e-JEST, Karsan’ın teknoloji partneri ADASTEC, Kuzey Amerika distribütörü Damera ve otonom servis orkestrasyonu partneri Beep iş birliğiyle Amerika’da operasyonlara başlamaya hazırlanıyor. Amerika’dan alınan 10 adetlik Otonom e-JEST siparişi, Karsan’ın yalnızca teknoloji gücünü değil, aynı zamanda global ölçekte kurduğu güven temelli iş birliklerinin başarısını da ortaya koyuyor. Bu iş birlikleri kapsamında, ilk Otonom e-JEST’lerin 2026 yılında Atlanta bölgesi ve Florida merkezinde açık trafikte hizmete başlaması planlanıyor. JEST ailesi güvenin ve başarının simgesi oldu! Karsan’ın Amerika pazarındaki varlığını güçlendirmeye devam ettiğini söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, “Bu adımla birlikte, Avrupa’daki başarılarımızın ardından Amerika’daki otonom varlığımızı da güçlendirmiş oluyoruz. Kuzey Amerika’ya 2022’de giriş yaptığımız e-JEST modelimiz kısa sürede büyük bir ilgiyle karşılandı ve ‘Cute Bus’, yani Sevimli Otobüs olarak anılmaya başladı. Şimdi ise bu sevilen modelimizin, en son otonom teknolojisiyle donatılmış versiyonu olan Otonom e-JEST ile pazardaki yerimizi bir adım öteye taşıyoruz” dedi. Karsan’ın küçük elektrikli otobüs platformuyla kendini kanıtlamış bir dünya markası olduğunu vurgulayan Okan Baş şöyle devam etti: “2016 yılında doğan JEST model ailesi, kısa sürede şehir içi toplu taşımada güvenin ve başarının simgesi haline geldi. 10 bini aşkın üretim adediyle Avrupa ve diğer pazarlarda güçlü satış başarıları elde eden JEST modelimiz, 6 metrelik (19ft) elektrikli segmentinde sınıfının lideri konumunda. Kompakt tasarımı, çevre dostu yapısı ve yüksek manevra kabiliyetiyle JEST, toplu taşımada gerçek bir ‘gamechanger’ oldu. Öte yandan, Otonom e-ATAK modeliyle 4 yılı aşkın süredir gerçek operasyonel deneyim kazandık ve farklı pazarlarda başarıyla test ettik. Bu süreçte elde ettiğimiz deneyim, Karsan’ın otonom toplu taşımadaki liderliğini daha da pekiştirdi. Artık bu bilgi birikimini e-JEST platformuna taşıyoruz. Amerika lansmanıyla birlikte, e-JEST’in çevik ve verimli yapısı, Otonom e-ATAK’ta kanıtlanmış otonom teknolojiyle birleşiyor ve şehir içi mobilitede yeni bir dönemin kapılarını açıyor. Bu yeni hamlemizle, Kuzey Amerika pazarında da markamızın elektrikli, otonom ve geleceğin şehirlerine hazır çözümler sunabilir hale geldiğini en güçlü şekilde ortaya koyuyoruz. Karsan Otonom e-JEST, başarısını kanıtladıkça yalnızca yeni pazarlara değil, şehir içi mobilitenin geleceğine de yön vermeye devam edecek.” Amerika’daki İlk Otonom e-JEST Operasyonları İçin Hazırlıklar Başladı! Karsan, Amerika’da otonom ekosistemini birlikte şekillendirdiği teknoloji partneri ADASTEC, Kuzey Amerika distribütörü Damera ve otonom servis orkestrasyonu partneri Beep ile Amerika’da 2026 yılında Florida ve Georgia’da operasyona girmesi planlanan ilk 10 adetlik Otonom e-JEST projelerinin devreye alınması için hazırlık sürecini başlattı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Karsan Global Ticari İşler Genel Müdür Yardımcısı Deniz Çetin, “Amerika’daki ilk Otonom e-JEST projeleri, Karsan’ın global vizyonunun somut bir yansıması. Otonom mobilite konusunda yıllardır açık trafikte, otonom sürüş modunda biletli yolcu taşıyarak edindiğimiz deneyimi şimdi Amerika’ya taşıyacak olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu iş birlikleri, markamızın küresel ölçekteki dönüşüm gücünü pekiştiren çok değerli bir adım” dedi. ADASTEC CEO’su Dr. Ali Peker ise: “Gerçek yol koşullarında kamuya açık yollarda 150.000 kilometreden fazla otonom sürüşü başarıyla tamamladıktan ve 60.000 yolcuyu güvenli bir şekilde taşıdıktan sonra ADASTEC'in teknolojisi bir sonraki adıma hazır. ADASTEC tarafından otonom hale getirilen, Karsan'ın resmi distribütörü Damera Corp aracılığıyla sunulan ve Beep'in Servis Orkestratörü Partnerliğiyle desteklenen yeni Otonom e-JEST modeliyle, Atlanta bölgesi ve Florida'daki uygulamalarımızla ABD toplu taşımacılığına gerçek bir katkı sağlayacak ve güvenli ve üretim düzeyinde otonom mobiliteyi geliştireceğiz” dedi. Beep CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkanı Kevin Reid şunları söyledi: "Bu dönüm noktası, ABD genelinde ve küresel çapta paylaşımlı otonom mobilitenin evriminde önemli bir anı temsil ediyor. Karsan, Damera ve ADASTEC ile iş birliğimiz sayesinde, ölçeklenebilir ve güvenilir otonom çözümler arayan ulaşım operatörlerinin taleplerini karşılamaya hazır, kanıtlanmış, otomotiv sınıfı bir platform sunduk." Karsan Otonom e-JEST: Şehir İçi Ulaşımda Yeni Bir Dönem! Karsan, son 5 yıldır aralıksız olarak Avrupa’nın en fazla tercih edilen elektrikli minibüsü e-JEST’in Seviye-4 otonom sürüş teknolojisine sahip versiyonu Otonom e-JEST, insanı, şehri, gezegeni ve geleceği odağına alan tasarımıyla dikkat çekiyor. Dar sokaklar ve tarihi şehir merkezleri için özel olarak geliştirilen model, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisiyle güvenli, çevreci ve verimli bir toplu ulaşım çözümü sunuyor. Yüksek manevra kabiliyeti ve kompakt boyutları sayesinde şehir içi ulaşıma yeni bir standart getiren Otonom e-JEST, Otonom e-ATAK’ın 150.000 km’lik otonom yol deneyiminden de beslenerek Karsan’ın mobilite vizyonunun en güncel yansıması olarak öne çıkıyor. Karsan Otonom e-JEST: Şehir İçi Ulaşımda Yeni Bir Deneyim Karsan’ın şehir içi mobilitedeki en akıllı çözümü Otonom e-JEST, kompakt boyutları ve ileri teknolojisiyle şehir yaşamına geleceğin standartlarını getiriyor. 19 ft (6 m) uzunluğunda ve 135 kW motor gücüne sahip model, Amerika pazarına özel versiyonunda 16 yolcu kapasitesi, 88 kWh bataryası, 130 mil (210 km) menzili ve sadece 1 saat 25 dakikada tamamlanan hızlı şarj özelliğiyle dikkat çekiyor. Bağımsız süspansiyon sistemi sayesinde otomobil konforunda bir sürüş deneyimi sunan Otonom e-JEST, şehir içi ulaşımda konfor ve teknolojiyi bir araya getiriyor. Otonom e-JEST, çevresini 360 derece tarayan 23 sensörden oluşan gelişmiş algılama paketiyle güvenliği en üst düzeye taşıyor. LiDAR, radar, GNSS ve kameralardan oluşan bu sistem, aracın her yönden gelen verilerini analiz ederek şerit takibinden dönüş zamanlamasına kadar her kararı yapay zekâ destekli bir hassasiyetle veriyor. Kör noktalarda dahi tam görüş sağlayan sistem, yayaları, bisikletlileri veya ani hareketleri anında algılayarak tepki veriyor; böylece insan hatasına yer bırakmayan bir güvenlik kalkanı oluşturuyor. Yoğun şehir trafiğinde hiçbir detay gözden kaçmıyor, çünkü artık yol güvenliği Otonom e-JEST’in kontrolünde. Amerika pazarı için FMVSS ve ADA standartlarına tam uyumlu olan Karsan Otonom e-JEST, zorlu Altoona testlerini başarıyla tamamlayarak seri üretime hazır bir OEM modeli olarak sunuluyor. Bugüne kadar 10 binden fazla JEST üretildi; bunların 1.000’den fazlası elektrikli versiyon olarak Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya yollarında hizmet veriyor. Bu köklü üretim mirası ve global deneyim, Otonom e-JEST’in gerçek koşullarda kanıtlanmış güvenilirliğini, yüksek servis verimliliğini ve uzun ömürlü performansını temsil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arnik : “Kral Çıplak: Koltuk Rahat, Esnaf Zorda” Haber

Arnik : “Kral Çıplak: Koltuk Rahat, Esnaf Zorda”

Esgastroder Başkanı Murat Arnik, artan maliyetler, finansmana erişim zorlukları ve devlet desteğinin yetersizliği nedeniyle esnafın ayakta kalamaz hale geldiğini belirtti. “Bir de bunun üstüne devletimizin kurumlarının e-haciz ile esnafın elini ayağını bağlaması kabul edilebilir bir durum değildir” diyerek tepkisini dile getirdi. E-HACİZ ADALETSİZLİĞİ: “BİR BORÇ, TÜM VARLIKLARA BLOKE” Sahadan gelen şikâyetlere değinen Murat Arnik, örneklerle konuştu: “Örneğin esnafın 10.000 lira borcu var; üstüne ne var ne yok hemen bloke koyuluyor. Bu adil değil.” Haciz işlemleri sadece borç kadar olmalı, diğer varlıklara dokunulmamalı. Bu uygulama esnafın krediye ulaşmasını ve işini sürdürmesini tamamen engelliyor. Çözüm: Borçlar ödenebilir hale getirilmeli, SGK ve kamu borçları taksitlendirilerek yapılandırma sağlanmalı. Böylece hem devlet alacağını zamanında tahsil eder hem de esnaf nefes alır. “ÖNCE BORCUNU KAPAT, SONRA GEL” ANLAYIŞI BİTİRİLMELİ Murat Arnik, Maliye Bakanlığı’na şu çağrıyı yaptı: “Bu tür uygulamalarla esnafın çalışma hayatını zorlaştırmaktan vazgeçilmeli. En azından bu aksaklıkları düzeltin ki vatandaş borcunu ödeyebilsin, devlet de alacağını tahsil edebilsin.” Eskişehir Gastronomi Derneği Başkanı Murat Arnik : "SİCİL AFFI ACİLEN ÇIKMALI" Arnik, sicil affının bir an önce çıkarılması gerektiğini vurguladı:“Vergi borçları ödenebilir bir rakamla yeniden yapılandırılmalı, böylece esnaf rahat bir nefes almalıdır. Üst üste gelen denetimler, yüksek cezalar ve ağır yükler karşısında esnaf çaresiz bırakılıyor. Bu tablo, küçük işletmelerin uzun vadeli yaşamasını imkânsız hale getiriyor" dedi. KÜÇÜK ESNAFIN ÖMRÜ 6 AY: “50 YILLIK ESNAF KALMADI” Arnik, çarpıcı tabloyu şöyle özetledi: Türkiye’de esnafın ayakta kalma süresi 6 aya düştü. İş umuduyla birikimini yatıran esnaf, artan maliyetlere dayanamayarak 6 ay içinde ya devrediyor ya kapatıyor. “5 yıllık, 10 yıllık, 20 yıllık, 30 yıllık, 50 yıllık esnaf bulmamız artık mümkün değil.” Eskişehir Gastronomi Derneği Başkanı Murat Arnik, ihtisas odalarının ve bazı temsilcilerin sahadan kopukluğunu sert sözlerle eleştirdi:“İhtisas odaları esnaf olup işyeri açandan da kapatandan da para aldığı için durumdan memnunlar. Ama bu, bilgisayar ekranındaki verilerin gerçeği yansıttığı anlamına gelmiyor.”diyerek KDV ADALETSİZLİĞİ: “%9’LUK FARK ESNAFI KAYIT DIŞINA İTİYOR” Arnik, yiyecek-içecek sektöründe %1 girdi KDV’si ile %10 satış KDV’si arasındaki farkın küçük işletmeleri ezdiğini söyledi: “%9’luk bu fark esnafı kayıt dışına itiyor.”Çözüm: Satış KDV’si en az %5’e indirilmeli, hizmet sektörüne özel ara oran modeli getirilmeli, kâr marjına göre vergilendirme uygulanmalı.Günde 3 ton helva satan %1 KDV ödüyor, vergi rekortmeni oluyor. Çorba satan Hasan Usta ise %1 ile alıyor, %10 ile satıyor. Vergi ve SGK borcunu ödeyemediği için her şeyine e-haciz uygulanıyor.” KİRA, STOPAJ, KOMİSYON VE FATURALAR BEL BÜKÜYOR Esnafın yükü yalnızca KDV değil:Yüksek kira ve stopaj oranları, elektrik, su, doğalgaz giderleri ,online sipariş sitelerinin %38’lere varan komisyonları. Bu tablo, küçük işletmeleri ayakta kalamaz hale getiriyor. “KÜÇÜK ESNAF, TÜRKİYE’NİN İSTİHDAM LOKOMOTİFİDİR” Esnaf alarm veriyor esnafa destek olunmazsa kepenkler kapanacak ışıklar sönecek. Küçük esnafı ceza ile değil destekle yaşatın Arnik, küçük esnafın önemini şu sözlerle vurguladı: “Vergi, kira, stopaj, SGK ve KDV gibi ağır yükleri sırtlayan esnafımız; üretim yapan, istihdam sağlayan ve milli gelire katkı sunan en önemli güçtür. Esnafın göz ardı edilmesi, ülke ekonomisinin can damarının kesilmesi demektir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.