Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sorumlu Yapay Zekâ

Kapsül Haber Ajansı - Sorumlu Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumlu Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EY, ‘Future of Audit. Now.’ ile denetim hizmetlerinde teknoloji destekli yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyor Haber

EY, ‘Future of Audit. Now.’ ile denetim hizmetlerinde teknoloji destekli yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyor

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY; denetim süreçlerini teknoloji ve yapay zekâ ile destekleyen yeni küresel denetim dönüşüm programı “Future of Audit. Now.” ile denetimdeki çalışma yaklaşımını ileri bir aşamaya taşıyor. EY’ın küresel “All in” stratejisi kapsamında yürütülen bu program, yılda yaklaşık 1,4 trilyon muhasebe kaydını işleyen EY Canvas platformuna doğrudan entegre şekilde çalışıyor. Bu entegrasyon, 150’den fazla ülkede görev yapan 130.000’den fazla denetim profesyonelinin denetim çalışmalarını kapsayan iş akışlarını modernize ederek denetim kalitesini destekliyor, süreçleri sadeleştiriyor ve risk değerlendirmelerinin daha dinamik şekilde ele alınmasına katkı sağlıyor. Bu yaklaşım, EY’ın denetim kalitesi, teknoloji kapasitesi ve insan kaynağına yönelik uzun vadeli yatırımlarının bir parçasını oluşturuyor. Daha kapsamlı analiz ve daha güçlü güvence EY’ın bu yeni yaklaşımı, denetim süreçlerinde modern teknolojilerin kullanımını temel alırken; denetimin merkezinde yer alan bağımsızlık, mesleki şüphecilik ve profesyonel değerlendirme ilkelerinin korunmasını esas alıyor. Yapay zekâ, denetimin ilgili aşamalarında denetçilerin analiz ve sorgulama süreçlerini destekleyen bir unsur olarak konumlandırılıyor ve nihai denetim muhakemesinin her zaman insan profesyoneller tarafından yapılması temel ilke olarak korunuyor. EY’ın güncellenmiş metodolojisi ve sorumlu yapay zekâ ilkeleriyle uyumlu olarak yürütülen bu dönüşüm, denetim sürecinde daha geniş veri setleri üzerinden değerlendirme yapılmasına olanak tanıyarak denetimin güvence değerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Şirketlerin dönüşüm süreçlerine yapılandırılmış destek Şirketlerin yapay zekânın potansiyelini değerlendirmeye çalıştığı bir dönemde güncellenen EY denetim metodolojisi ve çerçeveleri, yapay zekâya ilişkin yönetişim ve güvence uygulamalarının gelişmekte olduğu bir ortamda denetim süreçlerine daha fazla yapı ve tutarlılık kazandırmayı hedefliyor. EY, sunduğu yapay zekâyı tanımlama, yönetme, risk değerlendirmesi ve kontrolleri kapsayan güvence odaklı hizmet seti ile şirketlerin yapay zekâya yönelik risklerini anlamalarına, mevcut yönetişim yapıları içinde değerlendirmelerine ve modernleşme süreçlerini ölçülebilir ve hesap verebilir şekilde ele almalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Microsoft ile gerçekleştirilen stratejik iş birliği ve kapsamlı test süreçleriyle desteklenen bu teknoloji yaklaşımı, aynı zamanda küresel ölçekte yürüttüğü eğitim programlarıyla denetim ve teknoloji risk ekiplerinin yapay zekâ yetkinliklerini güçlendirmeye devam ediyor. EY Europe Central Güvence Hizmetleri Bölüm Başkanı Damla Harman, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Teknolojnin gelişmesi, verinin hızla artması ve yapay zekâ kullanımının yaygınlaşması, şirketlerin iş yapış biçimlerini sürekli olarak gözden geçirmelerini gerektiriyor. EY olarak insan odaklı ve sorumlu yapay zekâ altyapılarına yatırım yapmayı sürdürüyoruz. Küresel dönüşüm sürecimizin bir parçası olarak hayata geçirdiğimiz Future of Audit. Now. programı ile denetimde teknolojiyi, insan uzmanlığını ve profesyonel muhakemeyi destekleyen bir araç olarak konumlandırıyoruz. Microsoft teknolojileriyle entegre çalışan bu yaklaşım, karmaşık denetim süreçlerini daha yapılandırılmış hale getirirken, denetçilerin sorgulama ve değerlendirme yetkinliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda hem denetim ekiplerimizin verimliliğini desteklemeyi hem de müşterilerimizin risk yönetimi ve karar alma süreçlerine daha tutarlı bir güvence perspektifi sunmayı hedefliyoruz. Yapay zekâyı, denetimde nihai sorumluluğun her zaman insan profesyonellerde olduğu bir çerçeve içinde; güven, şeffaflık ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen bir unsur olarak ele alıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Yapay Zekâ Kullanımı Güven Endişelerine Rağmen Yaygınlaşıyor Haber

 Yapay Zekâ Kullanımı Güven Endişelerine Rağmen Yaygınlaşıyor

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY’ın Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi (AI Sentiment Index) araştırmasının ikinci sayısı yayımlandı. Son altı aylık dönemde yapay zekânın günlük yaşamdaki yerini ve ne ölçüde kullanıldığını ortaya koymayı amaçlayan araştırma, kullanıcıların yapay zekâya yönelik tercihlerini incelerken, bu alanda güven inşa edilmesi için hangi adımların önem kazandığına da ışık tutuyor. Endeks sonuçları net bir tablo ortaya koyuyor: yapay zekânın benimsenme hızı, güven endişelerini geride bırakıyor. Yapay zekâ, yardımcı rolden karar süreçlerine doğru ilerliyor Araştırma, yapay zekânın hızlı benimsenmesinin artan güven düzeyinden çok, düşük riskli ve günlük kullanım alanlarında oluşan aşinalıkla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Yol tarifi, müşteri hizmetleri, seyahat planlama ve içerik önerileri gibi kullanım alanları artık günlük rutinin bir parçası haline gelirken, bu konfor alanı daha fazla yetki devrinin de zeminini hazırlıyor. Araştırmaya göre; katılımcıların %9’u otonom araç veya sürücüsüz taksi kullandığını, %10’u kendi adına ürün satın alan bir yapay zekâ uygulamasını deneyimlediğini, %11’i ise yapay zekânın alışveriş sepetini otomatik doldurmasına veya bankacılık işlemlerini yönetmesine izin verdiğini belirtiyor. Otonom yapay zekâyı henüz deneyimlememiş kişiler arasında da bu teknolojilere açık olma durumu dikkat çekiyor. Katılımcıların %36’sı indirimlerin otomatik uygulanmasını, %34’ü müşteri hizmetleri sorunlarının kendi müdahalesi olmadan çözülmesini, %30’u ev güvenliğinin ve %21’i de randevu planlamasının yapay zekâ tarafından yönetilmesini tercih edebileceğini ifade ediyor. Benimsenme artıyor, ancak güven aynı hızda ilerlemiyor Endeks sonuçlarına göre, yapay zekâ kullanımı hızla artarken, bu teknolojinin nasıl yönetildiğine ve kontrol edildiğine yönelik güven aynı hızda gelişmiyor. Kullanıcıların güvenlik, kontrol, hesap verebilirlik ve gerçeklik konularındaki endişeleri devam etse de bu kaygılar benimsenmeyi yavaşlatmıyor; daha çok, otonom yapay zekâ sistemlerinin nasıl tasarlanması ve sunulması gerektiğine ilişkin beklentileri şekillendiriyor. Araştırma bulgularına göre; katılımcıların %66’sı yapay zekâ sistemlerinin siber saldırıya uğramasından endişe ediyor, %66’sı insan denetiminin hâlâ gerekli olduğunu düşünüyor, %73’ü ise gerçek olanla yapay zekâ tarafından üretileni ayırt edememekten kaygı duyuyor. Öncü pazarlar daha erken sinyal veriyor Araştırma, yapay zekâ kullanımının daha yaygın, daha sık ve günlük yaşama daha derin entegre olduğu sekiz öncü pazarı ortaya koyuyor: Hindistan, Çin, Brezilya, Meksika, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hong Kong ve Güney Kore. Bu pazarlarda yapay zekâ kullanım oranı %94’e, otonom yapay zekâyı deneyimleme oranı ise %24’e ulaşıyor. Diğer pazarlar ise daha yavaş ama artan benimsenmenin görüldüğü geçiş pazarları ile daha temkinli ve seçici kullanımın öne çıktığı geride kalan pazarlar olarak ayrışıyor. Bu pazarlar, öncü pazarlara kıyasla genel yapay zekâ kullanımında %12–15, otonom kullanımda ise %11–13 oranında daha geride seyrediyor. EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Yapay Zekâ Hizmetleri Lideri Reyzi Devrim Pamir konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “EY Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi araştırması önemli bir eşiğe işaret ediyor: yapay zekâya yönelik tam güven oluşmadan, kullanım ve yetki devri hızla artıyor. İnsanlar yapay zekâyı önce düşük riskli ve günlük işlerde benimsiyor; ancak bu aşinalık zamanla daha kritik karar alanlarına da taşınıyor. Kurumlar açısından asıl konu artık yapay zekâyı kullanıp kullanmamak değil; hangi görevlerin, hangi sınırlar içinde, nasıl bir insan denetimi ve hesap verebilirlik çerçevesiyle yapay zekâya devredileceğini tasarlamak. Bu nedenle güven, sonradan eklenecek bir unsur değil; en baştan sistemin mimarisine yerleştirilmesi gereken temel bir prensip. İş dünyasının, şeffaflığı, denetlenebilirliği ve sorumlu yapay zekâ yaklaşımını merkeze alan bir dönüşümü hızla hayata geçirmesi kritik önem taşıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CEO’ların Gelir, Yapay Zekâ Ve Geleceğe Dair Güveni Neden Hızla Azalıyor? Haber

CEO’ların Gelir, Yapay Zekâ Ve Geleceğe Dair Güveni Neden Hızla Azalıyor?

Türkiye dahil 95 ülkeden 4.454 CEO'nun katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, CEO'ların yalnızca %30'unun önümüzdeki 12 ayda şirketlerinin gelir büyümesine çok güvendiğini ortaya koyuyor. Bu oran 2025'te %38 düzeyindeydi. Dönüşümün hızı, stratejinin önüne geçmemeli Araştırma sonuçlarını değerlendiren PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu şunları söyledi: "29. Küresel CEO Araştırmamız, iş dünyasının bir 'bekle-gör' döneminden ziyade 'hızlı adaptasyon' sınavı verdiğini gösteriyor. Türkiye'deki CEO'larımızın gelir büyümesine olan güveninin %24'e gerilemesi, makroekonomik belirsizliklerin ve teknolojik dönüşüm baskısının bir yansıması. CEO'ların %42'sinin dile getirdiği 'hız' endişesi, yapay zekâ yatırımlarının somut bir büyüme motoruna dönüşmesi için doğru liderlik ve yetkinlik dönüşümüyle yönetilmelidir. Belirsizlik çağında fark yaratacak olan; sadece teknolojiye yatırım yapmak değil, bu teknolojiyi operasyonel çeviklikle birleştirip sürdürülebilir bir iş modeline dönüştürebilmektir." CEO'ların teknolojik hız karşısında "Dönüşüm" kaygısı Araştırma CEO'ların teknolojik değişim hızı karşısında ciddi bir baskı hissettiğini gösteriyor. Küresel CEO'ların %42'si "iş süreçlerimizin yapay zekâ dahil teknolojik değişimin hızına ve kapsamına yetişecek kadar hızlı dönüşüp dönüşmediği" sorusunu en büyük endişe kaynağı olarak görüyor. Ayrıca, %24'ü inovasyon kapasitelerinin belirsiz bir geleceğe hazır olup olmadığını sorgularken, %19'u şirketlerinin orta ve uzun vadede ayakta kalmasını sağlayacak adımların yeterliliğinden emin olmadığını ifade ediyor. Yapay zekânın finansal sonuçlara yansıması sınırlı düzeyde Yapay zekâ (YZ) kullanımı yaygınlaşsa da finansal sonuçlara yansıması dünya genelinde henüz başlangıç aşamasında ve sınırlı düzeyde. Küresel olarak CEO'ların %30'u YZ yatırımlarından henüz net bir geri dönüş alamadığını belirtiyor. Hem maliyet tasarrufu hem de gelir artışını aynı anda başaran "lider" şirketlerin oranı ise küresel ölçekte %12' düzeyinde kalmış durumda. CEO'lar için tehditlerde siber güvenlik, enflasyon ve jeopolitik gerilimler başı çekiyor Önümüzdeki 12 aya ilişkin risk algısında CEO'lar için siber riskler (%30), enflasyon (%25) ve jeopolitik gerilimler (%23) en büyük tehditler olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra, gümrük tarifeleri de (%20) CEO'lar için önemli bir endişe kaynağı olarak çıkıyor. Gümrük tarifeleri konusunda ise, en fazla Çin (%28) ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki (%22) CEO'lar etkileneceğini belirtiyor. Öte yandan, CEO'ların %29'u gümrük tarifelerin kâr marjlarını azaltacağını söylüyor. Son 12 ayda küresel CEO'ların %33'ü veri kullanımı ve gizliliği, %29'u ise yapay zekâ güvenliği veya "Sorumlu Yapay Zekâ" konularında paydaşlarından (müşteri, yatırımcı vb.) gelen güven odaklı sorularla karşılaştığını belirtiyor. Bunun yanı sıra, liderlerin %20'si yükselen ticaret tarifelerinden endişe duyduğunu belirtiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten ‘Yapay Zekâ’da Bir İlk  Haber

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten ‘Yapay Zekâ’da Bir İlk 

Yapay zekânın sorumlu ve güvenilir şekilde geliştirilmesi, uygulanması ve yönetilmesi için gereksinimleri belirleyen uluslararası bir standart olan “ISO/IEC 42001:2023 Yapay Zekâ Yönetim Sistemi Sertifikası”nı finans sektöründe alan ilk kurum Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik oldu. Şirket bu sertifika ile yapay zekâ sistemlerini etik ilkeler, şeffaflık ve güvenlik esasları doğrultusunda; uluslararası standartlara uygun bir yönetişim modeliyle yönettiğini belgeledi. Söz konusu adımın teknoloji odaklı dönüşüm vizyonlarının ve sorumlu yapay zekâ yaklaşımlarının güçlü bir göstergesi olduğunu söyleyen Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Kılıç, şu değerlendirmede bulundu: “Finans sektöründe ISO/IEC 42001 Yapay Zekâ Yönetim Sistemi sertifikasını alan ilk kurum olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu sertifika ile; yapay zekâ tabanlı sistemlerimizi etik ilkeler, şeffaflık, güvenlik ve risk temelli yönetişim anlayışı çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun şekilde yönettiğimizi belgelemiş bulunuyoruz. AI politikamızın oluşturulmasından veri kalitesinin güvence altına alınmasına, şeffaflık ve hesap verebilirlik tedbirlerinden risk ve etki değerlendirmelerine, üst yönetim katılımından sürekli iyileştirmeye kadar uzanan kapsamlı bir çerçeveyi kurum genelinde hayata geçirdik. Bu başarı, yalnızca standartlara uyumumuzun değil; aynı zamanda öncü kimliğimizin ve geleceğe dönük kararlılığımızın da güçlü bir göstergesidir. Adımızdan aldığımız güçle, geleceği güvenle inşa etmeye devam edeceğiz.”

EY: Yapay Zekâda Etik ve Güvenilirlik Rekabet Avantajına Dönüşüyor Haber

EY: Yapay Zekâda Etik ve Güvenilirlik Rekabet Avantajına Dönüşüyor

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY, Responsible AI Araştırması’nı yayımladı. Küresel çapta 21 ülkeden çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin katıldığı araştırma kapsamında elde edilen bulgular, gelişmiş düzeyde sorumlu yapay zekâ (AI) önlemleri uygulayan şirketlerin rekabet avantajında öne geçtiğini gösteriyor. Bununla birlikte, araştırmaya katılan şirketlerin neredeyse tamamı; AI ile ilgili risklerden kaynaklanan maliyet baskılarıyla karşılaştıklarını belirtiyor. Şirketlerin yapay zekâ ile ilgili riskler için karşılaştıkları ortalama maliyet 4,4 milyon doları buluyor. Ancak henüz her 10 üst düzey liderden yalnızca 1'i bu riskleri nasıl etkin bir şekilde kontrol edeceği konusunda hazırlıklı görünüyor. En yaygın riskler ise, yapay zekâ düzenlemelerine uyumsuzluk (%57), sürdürülebilirlik hedeflerine olumsuz etkiler (%55) ve önyargılı çıktılar (%53) olarak sıralanıyor. Responsible AI, etik riskleri en aza indirmeyi hedefliyor Responsible AI (Sorumlu yapay zekâ), sistemleri geliştirirken ve kullanıma sunarken etik riskleri en aza indirgemeyi hedefleyen bir şablonu temsil ediyor. Yapay zekâ sistemlerinin toplum üzerindeki avantajları ve olası zararları göz önünde bulundurularak planlama sürecinde kişilerin önceliklendirilmesi amaçlanıyor. Bu noktadan yola çıkılarak gerçekleştirilen EY araştırması’na katılan üst düzey yöneticilerin büyük çoğunluğu, şirketlerinde sorumlu yapay zekâ uygulamalarına dair 10 önlemden 7’sini hayata geçirdiklerini belirtiyor. Araştırmada öne çıkan diğer bulgular ise şöyle sıralanıyor: Araştırmaya katılanların %81’i bu uygulamalar sonrasında şirketlerinin inovasyonu hızlandırdığını, %79’u ise verimlilik ve üretkenlik elde ettiğini belirtiyor. Katılımcıların yaklaşık yarısı da gelir artışı (%54), maliyet tasarrufu (%48) ve çalışan memnuniyeti (%56) gibi kazanımlar elde ettiklerini ifade ediyor. Uygulamaların benimsenme oranının ise teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektöründe daha da yüksek olduğu görülüyor. Bu sektörde, temel hizmetlerin sunumu büyük ölçüde teknoloji ve veriye dayandığı için sorumlu yapay zekâ uygulamaları kritik önem taşıyor. Yapay zekânın etkili uygulanmasında kontrol noktalarının belirlenmesi gerekiyor Araştırmada, birçok üst düzey liderin AI ile ilgili riskleri azaltmak için doğru kontrolleri nasıl uygulayacakları konusunda henüz net olmadığı görülüyor. Araştırmada ele alınan beş yapay zekâ riskine karşı uygun kontrol tanımlarının nasıl olması gerektiğine dair üst düzey yöneticilerin yalnızca %12’sinin doğru yanıt verdiği görülüyor. Yapay zekâ risklerinde nihai sorumlu olan risk yöneticileri ise %11 ile ortalamanın altında kalıyor. Çalışanların yapay zekâ faaliyetleri yaygınlaştıkça, bu risklere yönelik uygun kontrol ihtiyacının da artması bekleniyor. Ayrıca bazı şirketler, çalışanların bağımsız olarak yapay zekâ araçları geliştirme veya kullanmasıyla ilgili artan bir taleple karşı karşıya. Araştırmaya katılan şirketlerin üçte ikisi, bu tür faaliyetlere izin veriyor; ancak bunların sadece %60’ı bu araçların sorumlu yapay zekâ ilkelerine uygun şekilde kullanıldığından emin olmak için resmi politika ve çerçevelere sahip. Araştırmada yöneticilerin yapay zekâ yönetişimi ve kontrol mekanizmalarını güçlendirmek ve iş sonuçlarını iyileştirmek için atabilecekleri üç adım şu şekilde belirtiliyor: 1. Sorumlu yapay zekâya yönelik kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesi: Yapay zekâ yatırımlarından, özellikle finansal performans ve çalışan memnuniyeti gibi kritik alanlarda daha fazla değer elde etmek için şirketlerin yapay zekânın etik ve güvenilir kullanım yolculuğunda ilerlemesi gerekiyor. Kapsamlı bir yaklaşım; sorumlu yapay zekâ ilkelerinin net bir şekilde tanımlanmasını ve paylaşılmasını, bu ilkelerin kontrol mekanizmaları, anahtar performans göstergeleri (KPI’lar) ve eğitimlerle uygulanmasını içeriyor. 2. Üst yönetimde yapay zekâya yönelik bilgi seviyesinin güçlendirilmesi: Yapay zekâ, organizasyonları her açıdan etkiliyor. Bu nedenle, üst düzey yöneticilerin bu yenilikçi teknolojinin sunduğu potansiyeli ve beraberinde getirdiği riskleri anlaması kritik önem taşıyor. Bu kapsamda, en büyük bilgi eksikliklerin nerede olduğunun belirlenmesi ve hedefe yönelik eğitimlerle organizasyonda bu alanların güçlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca araştırmada yapay zekâ risklerine en yakın pozisyonların gerekli önlemler konusunda tam bilgi sahibi olduğundan emin olunması öneriliyor. 3. Gelişmekte olan agentic yapay zekâ risklerinin önüne geçilmesi: Agentic yapay zekâ (insan müdahalesine ihtiyaç duymadan otonom karar alabilme yeteneği) güçlü yeni yetkinlikler vaat ederken, aynı zamanda bazı riskler de getiriyor. İşletmelerin bu riskleri tanımlaması, uygun politikaları benimsemesi ve sağlam bir yönetişim ile izleme mekanizması kurması kritik önem taşıyor. EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı, Yapay Zekâ ve Data Hizmetleri Lideri Serter Baltacı araştırma sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Yapay zekâ iş süreçlerine giderek daha derinlemesine entegre oldukça, liderlerin önünde net bir tercih beliriyor: Sorumlu yapay zekâ yalnızca bir operasyon olarak mı ele alınacak, yoksa stratejik bir itici güç olarak mı görülecek? İkinci yolu seçenler güçlü yönetişim, net ilkeler ve bilinçli liderlik sayesinde potansiyel riskleri rekabet avantajına dönüştürebilirler. EY Responsible AI Araştırması’nda da görüldüğü üzere, şirketler etik ve güvenilir yapay zekâ uygulamalarını hayata geçirdiklerinde, hem olası riskleri azaltmada hem de değer kazanımı hızlandırmada büyük bir katkı sağlıyor. Üstelik bu sadece bir uyum sürecini değil; güven, inovasyon ve pazarda öne çıkmanın da itici gücünü oluşturuyor. Bu sebeple sorumlu yapay zekâ ilkelerini temel iş fonksiyonlarına dahil eden şirketler, verimlilik kazanımları elde etmeye, daha güçlü gelir artışı sağlamaya ve günümüzün yapay zekâ odaklı ekonomisinde rekabet avantajlarını sürdürmeye daha yatkın olacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.