Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Destek

Kapsül Haber Ajansı - Sosyal Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Orhangazi Belediyesi Gıda Bankası, İhtiyaç Sahiplerinin Yanında Haber

Orhangazi Belediyesi Gıda Bankası, İhtiyaç Sahiplerinin Yanında

Hanımlar Lokali yanında hizmet veren merkez, klasik yardım kalıplarını geride bırakarak modern anlayışla ihtiyaç sahiplerine market düzeninde, özgürce seçim yapma imkânı sundu. Bu imkandan bir çok aile yararlandı. Rakamlarla 2025: Sessiz Ama Derin Bir Etki • 305 aile destek sistemine dâhil oldu • 628 kez alışveriş gerçekleştirildi • Yapılan yardımların toplam ekonomik karşılığı: 1.770.520 TL Bu veriler, Gıda Bankası’nın yalnızca bir sosyal destek noktası değil; düzenli, planlı ve sürdürülebilir bir dayanışma merkezi hâline geldiğini gösterdi. Market Konforunda Destek Gıda Bankası’ndan faydalanan vatandaşlar; yaş, cinsiyet veya aile yapısı fark etmeksizin ihtiyaçlarını kendileri belirliyor. Raflardan ürün seçerek yapılan bu alışveriş modeli, yardımı alan kişiyi kendi hayatının belirleyicisi hâline getiriyor.Bu yaklaşım, hem israfı azaltıyor hem de bireylerde sorumlu tüketim bilinci oluşturuyor. Başkan Aydın: “Biz Yardım Dağıtmıyoruz, Güveni İnşa Ediyoruz” Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, konuyla ilgili değerlendirmesinde Gıda Bankası’nın felsefesine dikkat çekti: “Biz bu merkezde yalnızca gıda ya da temizlik ürünü vermiyoruz. Burada esas olan; insanlara ‘sen değerlisin’ duygusunu hissettirmek. Vatandaşımızın neye ihtiyacı olduğuna biz değil, kendisi karar veriyor. Bu, sosyal belediyeciliğin olması gerektiği noktadır. 2025 yılı boyunca bu anlayışı kararlılıkla sürdürdük, bundan sonra da sürdüreceğiz.” Orhangazi Belediyesinden Örnek Bir Uygulama Gıda Bankası modeli, Orhangazi’de sosyal adalet duygusunu güçlendirirken; diğer yerel yönetimler için de uygulanabilir ve çoğaltılabilir bir örnek sunuyor. Yardımlaşmayı sistematik bir yapıya kavuşturan bu yaklaşım, sosyal belediyeciliğin geleceğine dair güçlü bir referans oluşturuyor. Orhangazi Belediyesi, 2025 yılı boyunca olduğu gibi önümüzdeki dönemde de insanı merkeze alan, onur ve saygıyı esas alan sosyal projelerle ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam edecek.

Bursa Büyükşehir’den 100 Bin Kişiye Ulaşan Hizmet Haber

Bursa Büyükşehir’den 100 Bin Kişiye Ulaşan Hizmet

Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü bünyesinde yıl boyunca engelli danışmanlık, yönlendirme, sosyal destek, Engelli Araçları Tamir ve Bakım Atölyesi (SEYYAH), engelsiz şehir içi ulaşım desteği, akü şarj dolum istasyonu, erişilebilirlik çalışmaları, eğitim ve kurs, sosyal- kültürel ve sportif projeler olmak üzere 9 başlıkta hizmetler yürütüldü. Bu hizmetlerden 2025 yılı içerisinde toplam 100 bin özel gereksinimli kişi faydalandı. SEYYAH İLE 1053 MALZEME DESTEĞİ Engelli danışmanlık, yönlendirme ve rehberlik hizmetlerinden 5394 kişi yararlanırken, 789 kişiye 1419 adet malzeme ile tıbbi malzeme desteği sağlandı. SEYYAH aracılığıyla 892 kişiye 1053 adet malzeme desteği ile akülü/manuel tekerlekli sandalye tamir ve bakımı gerçekleştirildi. Lift donanımlı 3 engelli aracı ile akülü ve manuel tekerlekli sandalye kullanan 163 kişiye ulaşım desteği sağlandı. 17 ilçede 22 adet akü şarj istasyonu hizmet verirken, 2025 yılında bina ve hizmet alanlarında erişilebilirlik çalışmalarına da ağırlık verildi. Eğitim ve kurs hizmetleri kapsamında çeşitli branşlarda 4 bin 164 saat eğitim düzenlenirken, sosyal-kültürel ve sportif etkinlikler kapsamında 142 toplantı ve 59 farkındalık çalışması yapıldı. HER ALANDA DESTEK Toplumun tüm kesimlerinin kentin imkanlarından adil ve eşit şekilde faydalanabilmesi için projeler geliştiren Büyükşehir Belediyesi, ‘Pastam Glütensiz Olsun’ projesiyle 17 ilçede 1142 adet glütensiz ve düşük proteinli pasta dağıttı. ‘Spora Engel Yok’ projesiyle 240 özel gereksinimli bireye engelsiz spor dersleri verilirken, 796 kez engelsiz spor dersi düzenlendi. Engelsiz spor kış dönemi kapsamında ise 5 spor tesisinde 51 özel gereksinimli gence 6 branşta bin 980 saat eğitim verildi. ‘Engelli İstihdamı’ projesi kapsamında İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı İş ve Meslek Edindirme Şube Müdürlüğü İş Ofisi işbirliğiyle ‘Destekli Engelsiz İstihdam Ofisi’, ‘Engelsiz Atölyeler’ ve ‘Korumalı İş Yeri’ çalışmaları yürütülüyor. Ayrıca gazi ve şehit ailelerinin ihtiyaçlarını karşılamak ve yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik hizmetler gerçekleştirmek amacıyla Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü bünyesinde ‘Gazi ve Şehit Aileleri Koordinasyon’ birimi kuruldu. ENGELSİZ ŞEHİR BURSA Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, ‘herkes için daha eşit ve yaşanabilir bir Bursa’ hedefi doğrultusunda tüm engelleri ortadan kaldırmak için çalıştıklarını söyledi. Özel gereksinimli bireylerin karşılaştığı sorunlara her zaman duyarlı olduklarını ve çözüm üretmek için projeler geliştirdiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “‘Erişilebilir Bursa’ hedefi bir vicdan meselesidir. Bursa, toplumun yalnızca bir kesiminin değil, herkesin kentidir. Özel gereksinimli bir hemşehrimizin de kentidir. Göreve geldiğimizde ‘Bu kentte hiç kimse geride kalmayacak’ demiştim. O sözün gereğini yerine getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli'nde 1.834 Kişiye 19.923 Kez Öz Bakım Hizmeti Haber

Kocaeli'nde 1.834 Kişiye 19.923 Kez Öz Bakım Hizmeti

Buna göre yıl boyunca 1.834 kişiye 19.923 kez öz bakım hizmeti sağlanarak, kişisel hijyen ve bakım ihtiyaçları düzenli şekilde karşılandı. SOSYAL DESTEKLER 2025’TE DE HIZ KESMEDİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yaşlılık, engellilik ve hastalık nedeniyle günlük yaşamını tek başına sürdüremeyen vatandaşlara yönelik sosyal destekler 2025 yılı boyunca kesintisiz sürdü. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü bünyesinde yürütülen “Evde Bakım Hizmeti” ile dezavantajlı bireylerin hem kişisel bakımları hem de yaşam alanları güvenle desteklendi. ÖZ BAKIM HİZMETİYLE YAŞAMA KOLAYLIK Öz bakım ihtiyacını kendi imkânlarıyla karşılayamayan ve bu konuda destek alabileceği yakını bulunmayan vatandaşlar için sunulan hizmet, 2025 yılında önemli bir kapsama ulaştı. Yıl boyunca 1.834 kişiye 19.923 kez öz bakım hizmeti sağlanarak, kişisel hijyen ve bakım ihtiyaçları düzenli şekilde karşılandı. Saç kesimi, sakal tıraşı, tırnak kesimi, vücut temizliği ve banyo hizmetlerini kapsayan çalışmalar, vatandaşların daha sağlıklı ve konforlu bir yaşam sürmesine katkı sundu. TEMİZ VE SAĞLIKLI YAŞAM ALANLARI SAĞLANDI Günlük temizlik işlerini yapabilecek durumda olmayan, sosyal destek ağı sınırlı ya da bu hizmeti ücretli olarak alma imkânı bulunmayan vatandaşlar da Büyükşehir’in desteğiyle yalnız bırakılmadı. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen ev temizliği çalışmaları kapsamında 1.529 hanede toplam 3.871 kez temizlik hizmeti gerçekleştirildi. Evlerin tozlarının alınmasından yerlerin süpürülüp silinmesine, perdelerin yıkanmasından banyo ve tuvalet temizliğine kadar kapsamlı bir çalışma yürütülerek, yaşlı ve engelli bireyler için hijyenik yaşam koşulları oluşturuldu. SOSYAL SORUMLULUĞUN GÜÇLÜ BİR ÖRNEĞİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen “Evde Bakım Hizmeti”, 2025 yılı boyunca ulaşılan kişi ve hizmet sayılarıyla sosyal destek çalışmalarının önemli ayaklarından biri olmayı sürdürdü. Yıl boyunca gerçekleştirilen öz bakım ve ev temizliği hizmetleriyle dezavantajlı grupta yer alan vatandaşların temel ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlandı.

Kayseri Büyükşehir'den 2025'te 110 Milyon TL'yi Aşan "Sosyal" Yatırım Haber

Kayseri Büyükşehir'den 2025'te 110 Milyon TL'yi Aşan "Sosyal" Yatırım

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı aracılığıyla 2025 yılında ekmekten eğitime, ulaşımdan gıdaya, öğrenci ve aile desteklerinden anne ve çocuk projelerine kadar uzanan geniş bir yelpazede, sosyal destek ve yardım hizmetleri için 110 milyon TL’yi aşan bir kaynağı vatandaşın hizmetine sundu. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışı doğrultusunda yürüttüğü sosyal belediyecilik politikaları kapsamında, 2025 yılında Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı aracılığıyla kent genelinde geniş çaplı sosyal destek yatırımlarını hayata geçirdi. Çocuklardan öğrencilere, annelerden yaşlılara, engelli bireylerden dar gelirli ailelere kadar toplumun tüm dezavantajlı kesimlerini kapsayan hizmetler; planlı, ölçülebilir ve maliyet temelli bir yaklaşımla yürütüldü. Yıl boyunca gerçekleştirilen çalışmalar, Kayseri’de sosyal belediyeciliğin ulaştığı boyutu somut rakamlarla ortaya koydu. Temel İhtiyaçlara Yönelik Sürekli Destek Büyükşehir Belediyesi, ihtiyaç sahibi ailelere yönelik günlük ekmek yardımı uygulamasını 2025 yılı boyunca kesintisiz sürdürdü. Kocasinan, Melikgazi ve Talas ilçelerinde belediyeye ait 25 büfe üzerinden gerçekleştirilen bu hizmet kapsamında yıl içinde toplam 1 milyon 138 bin 351 adet ekmek ücretsiz olarak vatandaşlara ulaştırıldı. Söz konusu hizmetin 2025 yılı toplam maliyeti 17 milyon 246 bin 17,65 TL olarak gerçekleşti. Sosyal Destek Kartı Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’na yapılan başvurular ve saha incelemeleri sonucunda, sosyal ve ekonomik yoksunluk içerisinde olduğu tespit edilen ailelere Sosyal Destek Kartı aracılığıyla nakdi yardım sağlandı. 2025 yılı içerisinde 10 bin aileye verilen bu destek için 5 milyon TL kaynak kullanıldı. Öğrencilere Yönelik Eğitim ve Beslenme Destekleri Üniversite öğrencilerine yönelik sıcak çorba ikramı uygulaması, 2025 yılında da devam etti. Üniversitelerde ve belediyeye ait kütüphanelerde gerçekleştirilen hizmet kapsamında 1 milyon 400 bin adet sıcak çorba ikramı yapılırken, bu hizmetin toplam maliyeti 13 milyon 536 bin 187,57 TL oldu. Öte yandan, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde öğrenim gören öğrenciler için sağlanan kırtasiye ve beslenme yardımları kapsamında 5 bin 842 ailenin 10 bin 582 öğrencisi için toplam 42 milyon 328 bin TL nakdi destek sağlandı. Üniversite Öğrencisi Olan Ailelere Önemli Katkı Kayseri il sınırları içerisinde ikamet eden ve üniversitede örgün öğrenim gören çocuğu bulunan dar gelirli ailelere yönelik nakdi yardım uygulaması da 2025 yılında sürdürüldü. Bu kapsamda 2 bin 681 aileye toplam 20 milyon 107 bin 500 TL destek verildi. Uygulama, artan eğitim ve yaşam giderleri karşısında ailelerin ekonomik yükünü hafifletmeyi hedefledi. Ulaşım ve Anne Destekleri Dar gelirli ailelerin ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde öğrenim gören çocukları için sağlanan öğrenci abonman ulaşım kartı desteği kapsamında 1.982 öğrenci için 3 milyon 925 bin 358 TL kaynak kullanıldı. Yeni doğum yapan annelere yönelik hayata geçirilen Anne Ulaşım Destek Kartı uygulamasıyla ise 815 anneye toplam 457 bin 598,25 TL tutarında ulaşım desteği sağlandı. Çocuklar İçin Süt, Aileler İçin Güvence 24–60 ay arası çocuğu bulunan dar gelirli ailelere yönelik süt yardımı kapsamında 2025 yılında 100 bin litre süt dağıtıldı. Bu hizmet için 8 milyon 113 bin 732,96 TL harcama yapıldı. 2025 Yılında Sosyal Hizmetlere Ayrılan Toplam Kaynak Yaklaşık 110 milyon TL’yi Aştı Kayseri Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından 2025 yılı içerisinde yalnızca doğrudan sosyal destek ve yardım kalemleri kapsamında gerçekleştirilen hizmetlerin toplam maliyeti yaklaşık 110 milyon TL’yi aştı. Bu rakam, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyeciliği bir yan hizmet olarak değil, temel bir yatırım alanı olarak gördüğünün en açık göstergesi oldu. Yaşlılara Yönelik 7/24 Kurumsal Bakım Hizmeti Ayrıca, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Hacı Rukiye Gazioğlu Huzurevi, 60 yaş ve üzeri, ekonomik ve sosyal yoksunluk içerisinde bulunan yaşlı bireylere 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet sunuyor. Engelsiz Çocuk Evi ile Ailelere Güvenli Destek Yine Zihinsel engelli çocuğa sahip ailelerin, çocuklarını güvenle emanet edebilmeleri ve kendilerine zaman ayırabilmeleri amacıyla hayata geçirilen Engelsiz Çocuk Evi, önemli bir sosyal destek hizmeti yerine getiriyor. Ulu Çınarlar Yaşlı Yaşam ve Dayanışma Merkezi Mustafa Kumlu Ulu Çınarlar Yaşlı Yaşam ve Dayanışma Merkezi de 65 yaş üstü bireylerin etkin ve sağlıklı yaşlanmasını hedefliyor. Merkez bünyesinde psikososyal destek, fizyoterapi, hemşirelik hizmetleri ve çeşitli uğraş terapileri sunulmakta; bunun yanı sıra evde sosyal destek hizmetleri de sağlanıyor. Evde Sosyal Destek ve Bakım Hizmetleri Büyükşehir Belediyesi, yaşam alanlarının temizliğini uzun süredir yaptıramayan ve öz bakım ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan 65 yaş üzeri yaşlılar için aylık periyotlar halinde düzenli hizmet sunuyor. Bu kapsamda Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin Yaşlı Destek ve Koordinasyon Merkezi (YADES) projesi ile her bireye ayda bir kez destek sağlanıyor. Büyükkılıç: “Sosyal Hizmet, Belediyeciliğin Vicdanıdır” Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 2025 yılı boyunca yürütülen sosyal hizmet çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sosyal belediyeciliği, belediyeciliğin asli unsurlarından biri olarak gördüklerini vurgulayan Başkan Büyükkılıç, yapılan hizmetlerin geçici yardımlar değil, kalıcı sosyal yatırımlar olduğunun altını çizdi. Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal hizmet alanında ayırdığı kaynağın büyüklüğünün, bu anlayışın en somut göstergesi olduğunu belirterek, “Bizim belediyecilik anlayışımızın merkezinde insan var. Sosyal hizmeti bir lütuf değil, belediyeciliğin vicdanı olarak görüyoruz. Yaklaşık 110 milyon TL’yi aşan bir sosyal destek yatırımını hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Bu şehirde kimse kendini yalnız hissetmesin diye çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

SOBE Rehberlik Birimi Otizmli Bireyler ve Ailelerine Çok Yönlü Destek Sunuyor Haber

SOBE Rehberlik Birimi Otizmli Bireyler ve Ailelerine Çok Yönlü Destek Sunuyor

Rehberlik Birimi bünyesinde ailelere yönelik bireysel psikolojik danışmanlık hizmetleri sunulurken, benzer süreçlerden geçen ailelerin bir araya gelerek deneyimlerini paylaşabildiği grupla psikolojik danışma çalışmaları da gerçekleştiriliyor. Bu sayede aileler hem duygusal açıdan destekleniyor hem de sosyal dayanışma duygusu güçleniyor. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanısı bulunan öğrencilere yönelik gelişim değerlendirmeleri, izleme çalışmaları ve bireysel rehberlik hizmetleri düzenli olarak yürütülüyor. İhtiyaç halinde otizmli çocukların kardeşlerine de bireysel psikolojik destek, psiko-sosyal grup çalışmaları ve gelişim değerlendirmeleri sağlanarak tüm aile sistemi destekleniyor. Kurum dışından başvuran ailelere ücretsiz rehberlik ve danışmanlık desteği Yeni tanı almış ailelerden eğitimcilere kadar geniş bir kitleye hizmet sunan SOBE Rehberlik Birimi, kurum dışından başvuran ailelere de ücretsiz rehberlik ve danışmanlık desteği veriyor. Farklı kurumlarla iş birliği içinde yürütülen psiko-sosyal destek ve önleyici rehberlik çalışmalarıyla toplum temelli projelere katkı sağlanıyor. Ailelerin bilgi ve farkındalık düzeyini artırmak amacıyla düzenlenen aile eğitimleri, seminerler ve atölyeler rehberlik hizmetlerinin önemli bir ayağını oluşturuyor. Bunun yanı sıra hazırlanan broşür, afiş, poster ve bilgilendirici materyallerle ailelerin otizm konusunda doğru ve güncel bilgilere ulaşmaları destekleniyor. Rehberlik Birimi, eğitim sürecinin ev ortamında da sürdürülebilir olması amacıyla ailelere bireyselleştirilmiş aile eğitim programları sunuyor. Bu programlar kapsamında ev içi uygulama örnekleri, oyun temelli öğrenme, davranış yönetimi, kardeş ilişkileri ve stresle baş etme konularında ailelere rehberlik ediliyor. Mezun olan öğrenciler belirli aralıklarla takip edilerek ailelere ihtiyaç duydukları durumlarda yeniden destek sağlanıyor; okul ziyaretleri ve öğretmenlerle yapılan görüşmelerle çocuğun eğitim süreci çok yönlü ele alınıyor. Yeni eğitim dönemlerinde gerçekleştirilen oryantasyon çalışmaları da ailelerin ve öğrencilerin sürece uyumunu kolaylaştırıyor. “Otizmli çocukların kardeşleri de değerlendirilip yönlendiriliyor” SOBE Rehberlik Biriminin 2021 Eylül ayı itibarıyla hizmet vermeye başladığını belirten Psikolojik Danışman Halime Karaçoban, yeni tanı almış ailelerle otizm konusunda bilgilendirme ve sürece yönelik rehberlik görüşmeleri yapıldığını ifade etti. Karaçoban, SOBE hakkında bilgi almak isteyen velilere bilgilendirici görüşmeler sunulduğunu, rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin yüz yüze, telefon ve online seçeneklerle erişilebilir şekilde yürütüldüğünü belirtti. Kurum bünyesinde 0-6 yaş arası tüm öğrencilere gelişim değerlendirmeleri uygulandığını aktaran Karaçoban, ailelerin talebi doğrultusunda otizmli çocukların kardeşlerine de değerlendirmeler yapılarak gerekli yönlendirmelerin gerçekleştirildiğini vurguladı. Ayrıca farkındalık ve erken yönlendirme amacıyla çocuklara yönelik dikkat ve değerlendirme testlerinin de uygulandığını söyledi. “2025 yılında 259’u kurum dışı olmak üzere bin 282 görüşme gerçekleştirildi” Psikolog Ş. Beyza Soysal Metin ise, 2025 yılı boyunca rehberlik çalışmalarının kapsamının genişletildiğini belirterek, 9’u kurum dışı olmak üzere toplam 69 eğitim, seminer ve atölye düzenlendiğini kaydetti. Bu çalışmalar kapsamında evde oyun becerilerini destekleme, etkili kitap okuma, etkili iletişim, okula uyum gibi başlıklarda eğitimler verildiğini; film izleme, ebru atölyesi gibi sosyal etkinliklerle ailelerin ve çocukların sosyal etkileşimlerinin desteklendiğini ifade etti. Metin ayrıca üniversiteler ve kamu kurumlarıyla iş birlikleri kapsamında öğrencilere, ailelere ve eğitimcilere yönelik çeşitli seminer ve psikoeğitim programlarının hayata geçirildiğini söyledi. Kasım ve Aralık aylarında kurum bünyesinde annelere yönelik gerçekleştirilen ‘Psikolojik İyi Oluş’ temalı grupla psikolojik danışma çalışmalarının etkililiğinin araştırma olarak sunulmasının planlandığını aktaran Metin, 2025 yılı içerisinde 259’u kurum dışı olmak üzere toplam bin 282 görüşme gerçekleştirildiğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NADMEX 2025 Kapılarını Açtı Haber

NADMEX 2025 Kapılarını Açtı

Açılış töreni, İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, Türk Kızılay Afet Yönetimi ve İklim Değişikliği Genel Müdürü Doç. Dr. Kurtuluş Açıksarı, AFAD Afet Risklerini Azaltma ve Önlem Dairesi Başkanı Abdulkadir Tezcan, TAM Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu, ARÜSDER Başkanı Musa Ertunç, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetimler ve Afet Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ersoy ve TG Expo Uluslararası Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü H. Cem Şenel’in katılımıyla gerçekleştirildi. Bu güçlü protokol yapısı, afet yönetimi konusunda koordinasyonun, kurumlar arası iş birliğinin ve bilimsel yaklaşımın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. AFET YÖNETİMİNİN TÜM PAYDAŞLARINI BİR ARAYA GETİREN ETKİNLİK Bir TG Expo grup şirketi olan Sektörel Fuarcılık tarafından Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen NADMEX; AFAD, Türk Kızılay, UMKE, İstanbul Valiliği, İPKB, TBB, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul İtfaiyesi, AKOM, AFETTEK, AKÜDER, ANDA, DEGÜDER, DİD, IADM, KRYD, TAM Vakfı, TİGİAD, TUYAD, Türkiye İMSAD ve YDDMD gibi çok sayıda kurumun desteğiyle yürütülüyor. NADMEX 2025’in üç gün sürecek zirve programı, deprem, sel, taşkınlar, iklim değişikliği, orman yangınları, risk azaltma, afet finansmanı, yapay zekâ uygulamaları, dijitalleşme, kentsel dönüşüm ve afet sonrası iyileştirme gibi kritik başlıkları kapsıyor. “AFETLERE HAZIRLIK BİR ZORUNLULUK VE ORTAK SORUMLULUKTUR” Bu zirvenin, afet konusunun kamuoyunda güncel tutulmasına ve farkındalığın artırılmasına önemli katkı sağlayacağına inandığını belirten İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, açılış konuşmasında; “Türkiye’de afet riski taşımayan bir bölgemiz neredeyse yok. Dolayısıyla afetlere hazırlıklı olmak bizim için bir tercih değil, zorunluluktur. Bu nedenle afet yönetiminin kimlerle yürütüleceği kritik önem taşıyor. Kamu sektörü, özel sektör ve vatandaşlarımız, özellikle de gönüllülerimiz bu sürecin ayrılmaz birer parçasıdır. Devletimiz, afet yönetiminde kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ve yasal altyapının güncellenmesi konusunda son yıllarda önemli adımlar attı. illerimizde valiliklere bağlı İl AFAD Müdürlükleri kuruldu ve teşkilatları tamamlandı. Yasal düzenlemeler güncellendi, İl Afet Risk Azaltma Planları hazırlandı ve bu planların uygulanması valiliklerimizce düzenli olarak takip ediliyor. Tatbikatlarla personelin hazırlığı sürekli canlı tutuluyor. Ancak tüm bunlar tek başına yeterli değildir. Az önce belirttiğim gibi iki önemli aktör daha var: Özel sektör ve vatandaşlar. Bugün özel sektörün burada güçlü şekilde yer aldığını görmek memnuniyet verici; sayıların daha da artmasını diliyoruz. Vatandaşlarımızın, özellikle gönüllülerimizin ve sivil toplum örgütlerimizin bu konuya artan ilgisi bizleri umutlandırıyor. Arama-kurtarma derneklerimizin ve gönüllü sayımızın çoğalması, büyük afetlerde hem kamu kurumlarına hem de özel sektörün kapasitesine önemli destek sağlamaktadır.” dedi. YARALARI EN HIZLI SARAN MİLLETİZ AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ) Afet Risklerini Azaltma ve Önlem Dairesi Başkanı Abdulkadir Tezcan gerçekleştirdiği açılış konuşmasında; “AFAD olarak afetin öncesi, anı ve sonrasını kapsayan bütünleşik bir yönetim sistemi yürütüyoruz. Bizim için en kritik unsur, tüm kurum ve paydaşlarla aynı hedefe odaklanan güçlü bir iş birliği kültürüdür. Bu kültürün bir parçası olan her çalışma bizim için son derece kıymetli. Çünkü afet dediğimiz şey; toplumların baş etmekte zorlandığı, can ve mal kayıplarına yol açan olaylardır. Biz afetlere müdahale ederken toplumun tüm kesimlerinin sahip olduğu organizasyon kabiliyetine ve eksikleri kapatma gücüne inanıyoruz. Bu, bizim karakterimizde ve kimliğimizde var. Biz millet olarak o yaraları sarma konusunda hızlı ve aktif hareket edebilen bir yapıya sahibiz. Bugün katılımcı profiline baktığımda da bunu çok net görüyorum. Zaten sahada birlikte çalıştığımız pek çok kamu kurumu, sivil toplum kuruluşu, belediye ve paydaş burada. Bu birliktelik, müdahale alanındaki başarımızı risk azaltma alanına taşımamız açısından çok değerli. Bizler, 81 ilde risk azaltma planlarımızı tamamladık, Türkiye Afet Risk Azaltma Planı’nı uygulamaya aldık ve her bir adımı sahada takip ediyoruz. Amacımız afet olmadan önce riski azaltmak, can ve mal kayıplarını en aza indirmek. Yerli üretimi destekleyen, teknolojiyle güçlenen bir afet yönetimi anlayışıyla Türkiye’nin afetlere karşı direncini artırmak için çalışıyoruz.” dedi. “AFETLERDE MÜDAHALE KADAR RİSK AZALTMA DA HAYATİ ÖNEME SAHİP” Açılış konuşmasında Türk Kızılay olarak afetin ilk anından, iyileşme sürecine kadar milletimizin yanında olduklarının altını çizen Türk Kızılay Afet Yönetimi ve İklim Değişikliği Genel Müdürü Doç. Dr. Kurtuluş Açıksarı; “Bugün NADMEX Afet Yönetimi Fuarı ve Zirvesi’nde insan hayatını merkeze alan çok güçlü bir temayla bir aradayız: ‘Hayat Değerlidir’, bu ifade bizim için bir slogan değil, 157 yıllık Kızılay mirasında afet sahasında defalarca sınanmış insanlık ilkesinin bir karşılığıdır. Deprem, sel ve yangın gibi afetlerden sonra yeniden ayağa kalkmayı başaran büyük bir milletiz. 6 Şubat depremlerinden sonra da aynı dayanışma ruhumuzla, merhametimizle ve birlikte iyileşme gücümüzle bunu yeniden gösterdik. Türk Kızılay olarak 6 Şubat depremlerinin ilk saatlerinden itibaren binlerce personel ve gönüllümüzle sahadaydık; milyonlarca sıcak yemek ulaştırdık. 66.000’den fazla haneyi ziyaret ettik, 206.000 kişiye sosyal destek sunduk, 552.000 haneye toplam 3,4 milyar TL nakit yardım sağladık. 13 kütüphanemizden 91.000 kişi yararlandı, 494 milyon TL’nin üzerinde ekonomik destekle üretici ve esnafın toparlanmasına katkı verdik. Tüm bu deneyim bize şunu gösteriyor: Müdahale kadar afet öncesi risk azaltmak da hayati önem taşıyor. Teknoloji, iş birliği ve yerel kapasiteyi güçlendirerek Türkiye’nin afetlere karşı dayanıklılığını artırmaya devam edeceğiz. Çünkü hayat değerlidir.” açıklamalarında bulundu. “TÜRKİYE’Yİ AFET TEKNOLOJİLERİNDE BÖLGESEL MERKEZ HALİNE GETİRMEYİ HEDEFLİYORUZ” Açılış konuşmasında 6 Şubat depremi sonrası kamu kurumlarımız, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum bir araya gelerek kurduğu AFETTEK’in önemine dikkat çeken TAM Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu, “Ulusal bir afet teknolojileri ekosistemi kurmak amacıyla kurduğumuz AFETTEK, bugün 166 üyesiyle geniş ve güçlü bir yapı haline geldi. Bu fuarın da bu ekosistemi büyüten çok değerli bir platform olduğuna inanıyoruz. NADMEX yalnızca bir sergi alanı değil; geleceğin afet politikalarının konuşulduğu, üniversite-sanayi-kamu iş birliklerinin güçlendiği stratejik bir buluşma noktasıdır. Bu katkıyla birlikte AFETTEK olarak kısa vadede, afet teknolojileri kümesini oluşturmak, AR-GE programlarını başlatmak ve afet eğitimlerini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Uzun vadede ise Türkiye’yi afet teknolojilerinde bölgesel bir merkez haline getirmek ve ulusal politikalara bilimsel rehberlik sağlayan kalıcı bir yapı oluşturmaktır.” açıklamalarında bulundu. TÜRK ARAÇ ÜSTÜ EKİPMAN SEKTÖRÜ BÖLGENİN YENİ ÇEKİM MERKEZİ OLUYOR Araç ve Araç Üstü Ekipman İş Makinaları Üreticileri Derneği (ARÜSDER) Başkanı Musa Ertunç: “Büyük afetlerde araçlarımızın arama–kurtarma çalışmalarındaki kritik rolü, sektörümüzü daha dayanıklı, daha güçlü ve daha akıllı çözümler geliştirmeye zorunlu kılıyor. Bugün NADMEX ile birlikte sektörümüz için yeni bir dönemin kapısını aralayarak VEMEX Fuarı’nın doğuşuna tanıklık ediyoruz. Bu fuarın Türkiye’yi araç üstü ekipman ve iş makineleri alanında bölgenin en önemli çekim merkezi haline getireceğine inanıyoruz.” dedi. “GELECEĞİ GEÇMİŞTEN DAHA İYİ İNŞA EDEBİLİRİZ” NADMEX 2025’in bu yılki akademik danışmanı olan ve açılış konuşmasında afetlerin Türkiye ve dünya için oluşturduğu çok yönlü risklerden, ekonomik kayıpların büyüklüğünden ve afetlere hazırlığın artık “insani bir zorunluluk” haline geldiğinin altını çizen Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetimler ve Afet Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ersoy; “Afetler yalnızca günlük yaşamı kesintiye uğratan olağanüstü durumlar değildir; ülkelerin ekonomik yapısını, toplumsal düzenini ve gelecek vizyonunu etkileyen derin krizlerdir. Son 55 yılda deprem gibi afetlerin dünya ekonomisine maliyeti 2 trilyon dolara yaklaşırken, sel, fırtına, kuraklık ve aşırı hava olaylarının oluşturduğu doğrudan etkiler 5 trilyon doları aşmıştır. Ülkemizde 6 Şubat 2023 depremlerinin yarattığı 53 binden fazla can kaybı ve 104 milyar dolarlık ekonomik yıkım, risklerin ne kadar ağır olduğunu acı bir şekilde hatırlatmaktadır. Bugün dünya nüfusunun yüzde 60’ı, Türkiye nüfusunun büyük bölümü ise yoğun kent merkezlerinde yaşıyor. Nüfusun ve yapı stokunun bu kadar yoğun olduğu alanlarda afetlere karşı dayanıklılığı artırmak, teknik olduğu kadar insani bir sorumluluktur. Afetleri yönetmek, afet tarafından yönetilmekten çok daha maliyetli ve çok daha acı verici sonuçlar doğurur. Bu nedenle doğru bir afet risk yönetimi ile geleceği geçmişten daha iyi inşa edebiliriz. Afetleri uzaktan izlemek ve hiçbir şey yapmamak, insanlık için her zaman kaybedilecek bir kumardır. Toplumsal dayanıklılığımızı bilimle, teknolojiyle, doğru planlamayla ve iş birliğiyle artırdığımız sürece daha güvenli bir geleceğe adım atabiliriz.” dedi. “NADMEX VE VEMEX, TÜRKİYE’NİN AFET VE EKİPMAN SEKTÖRÜNDE YENİ STRATEJİK BULUŞMA NOKTASI OLUYOR” TG Expo olarak, Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliği ve AFAD’ın desteğiyle düzenlenen NADMEX Afet Yönetimi Fuarı ve Zirvesi ile ARÜSDER’in katkılarıyla hayata geçirilen VEMEX Araç ve Araç Üstü Ekipman Fuarı’nı ikinci kez gerçekleştirdiklerini vurgulayan TG Expo Uluslararası Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü H. Cem Şenel; “Afetler yalnızca kriz anı değil; şehirleşmeden ekonomiye kadar hayatın her alanını etkileyen çok boyutlu bir gerçek. Bu nedenle NADMEX’i; afet risklerinin azaltılması, hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi, teknoloji ve bilim temelli çözümlerin yaygınlaştırılması için ülkemizin kritik bir buluşma noktası olarak görüyoruz. Bu yıl 17 oturumda 45 uzmanı ağırlayan zirve, 20 oturum ve 50 konuşmacıyla özel sektörün yenilikçi çözümlerini sunan Expert Talks programı ve 5 tatbikat ile 11 uygulamalı eğitimin yer aldığı tatbikat alanıyla kapsamını genişletti. Araç üstü ekipman sektöründe artan ilgi doğrultusunda ise VEMEX’i bağımsız bir fuar olarak konumlandırdık. VEMEX 2025, belediye hizmet araçlarından özel amaçlı araçlara, hidrolik sistemlerden endüstriyel çözümlere kadar geniş bir ürün yelpazesini bir araya getirerek sektör için yeni bir bölgesel çekim merkezi olma hedefiyle yola çıktı. Her iki organizasyonun da ülkemizin afet bilincini güçlendireceğine ve ihracat potansiyelini artıracağına inanıyoruz.” dedi. “ÖĞREN, UYGULA, KURTAR” TATBİKAT ALANLARI Fuar alanında oluşturulan Tatbikat Alanı, “Öğren, Uygula, Kurtar” yaklaşımıyla, yangınlara müdahaleden göçük altında arama yöntemlerine, acil durum prosedürlerinden profesyonel ekipman kullanımına kadar pek çok uygulamanın gerçek senaryolara en yakın şekilde deneyimlendiği güçlü bir eğitim atmosferi sunuyor. Bu alan, afet anında doğru davranışın önemini göstermekle kalmayıp, ziyaretçilerin kriz anlarını yakından hissetmelerine de olanak tanıyor. NADMEX boyunca devam eden Expert Talks oturumlarında özel sektör temsilcileri, teknoloji üreticileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları geliştirdikleri yenilikçi ürünleri, dijital çözümleri, haberleşme sistemlerini, yapay zekâ tabanlı uygulamaları ve afet yönetimine ilişkin ileri teknoloji projelerini ziyaretçilerle paylaşıyor. Bu oturumlar, afet yönetiminin geleceğine yön veren fikirlerin ve teknolojilerin tartışıldığı önemli bir platform niteliği taşıyor. NADMEX 2025, afet yönetiminin bütün bileşenlerini bir araya getiren geniş kapsamlı yapısıyla hem Türkiye’nin afetlere hazırlık vizyonuna hem de sektörün gelişimine değer katmayı amaçlıyor. Fuara ilişkin ücretsiz online bilet ve etkinlik programına nadmex.com adresi üzerinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Psikolojik Dayanıklılık Engelleri Aşmayı Kolaylaştırıyor! Haber

Psikolojik Dayanıklılık Engelleri Aşmayı Kolaylaştırıyor!

Engellilik bireyin mizacına göre olumlu veya olumsuz etkiler gösterebiliyor Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, engelliliğin doğuştan, kaza sonucu veya uzun süren bir hastalığa bağlı olarak organ bozukluğu ya da yokluğu nedeniyle bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yeteneklerde çeşitli derecelerde kayıp olarak tanımlandığını ifade ederek, “Bazı bireyler engelli olarak doğarken, bazıları için engellilik yaşamın herhangi bir döneminde aniden ortaya çıkabilir veya zaman içinde yavaş yavaş gelişebilir. Bu iki durumun psikolojik etkileri farklılık gösterebilir. Bireyin mizacı, kişilik özellikleri ve sahip olduğu psikolojik, sosyal, çevresel ve finansal kaynaklar, özellikli bireylerin iyi oluşu üzerinde olumlu veya olumsuz etkiler gösterebilir.” dedi. Özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığı şartlara da bağlı Psikolojik dayanıklılık, bireyin stresli ve zorlayıcı yaşam deneyimleri karşısında uyum sağlayabilme, esneklik gösterebilme ve güçlenerek ilerleyebilme yeteneği olduğuna dikkat çeken Aytop, “Engellilik deneyimi psikolojik dayanıklılığı hem olumlu hem olumsuz yönde etkileyebilir. Engellilik deneyimi, bireyleri yaşamın zorluklarına karşı daha sabırlı, esnek, uyumlu ve anlayışlı olmaya teşvik edebilir. Bu süreç, problem çözme becerilerini geliştirmelerine ve mevcut şartları daha yaratıcı ve işlevsel kullanmayı öğrenmelerine katkı sağlayabilir. Öte yandan, eşlik eden ruhsal ve fiziksel rahatsızlıklar, engele bağlı gelişen fiziksel sınırlılıklar, toplumsal önyargılara ve etiketlemelere maruz kalmak, dışlanmak, sosyal izolasyon, çeşitli imkanlara erişilebilirlik sorunları (eğitim, sağlık, istihdam gibi), ekonomik zorluklar bireyin öz-şefkatini, öz-saygısını, öz-değerini, öz yeterliğini, öz- farkındalığını, kendisi ve çevresi üzerindeki kontrol hissini, umudunu, yaşam doyumunu, motivasyonunu, kişiler arası ilişkilerini olumsuz yönde etkileyerek özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını zedeleyebilir.” diye konuştu. Özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını artıran faktörler neler? Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını artıran faktörlere işaret ederek, “Bireyin öz-şefkati, öz-saygısı, öz-değeri, öz-yeterliği, öz-farkındalığı, kendini kabulü, anlam ve amaç arayışı, erdemleri ve karakter güçleri ile etkili iletişim ve empati becerileri, dayanıklılığı güçlendiren önemli psikolojik kaynaklar arasında yer alıyor. Ayrıca aile içi sağlıklı iletişim, karşılıklı anlayış, adil görev dağılımı ve değişen koşullara uyum, bireyin kendini değerli hissetmesini ve zorluklarla başa çıkmasını destekliyor.” ifadesinde bulundu. Sosyal ve toplumsal desteklerin de kritik olduğunu belirten Aytop, “Sosyal çevreden algılanan destek, yalnızlık ve izolasyon hissini azaltarak kaygı ve depresyona karşı koruyucu rol oynuyor. Yapılandırılmış psikoterapi, bireylerin esneklik, farkındalık ve problem çözme becerilerini artırırken, erişilebilir fiziksel ortam, eğitim ve istihdam olanakları, zorbalık ve ayrımcılığın azaltılması; özellikli bireylerin hem günlük yaşamda hem de psikolojik olarak daha dayanıklı olmalarını sağlıyor.” şeklinde konuştu. Toplumdaki önyargılar özellikli bireyin kendini değerli hissetmesini zorlaştırıyor Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını zayıflatan risklere de dikkat çekerek, “Engelin getirdiği zorunlu sınırlamalara ek olarak, toplumdaki önyargılar, etiketleyici tutumlar ve ayrımcılık bireyin kendini değerli hissetmesini zorlaştırıyor; eğitim, istihdam ve sosyal yaşamda yaşanan eşitsizlikler aidiyet duygusunu azaltıyor. Sürekli mücadele gerektiren mimari ve sistemsel engeller, kronik stres, tükenmişlik ve yorgunluğa yol açarken, aşırı korumacı veya baskıcı aile ve çevre tutumları bireyin bağımsızlık, özgüven ve kendini gerçekleştirme çabalarını engelleyebiliyor. Özellikle sonradan özellikli olan bireyler kayıp ve yas süreciyle karşı karşıya kalıyor, umutsuzluk ve belirsizlik düşünceleri psikolojik dayanıklılığı zayıflatıyor; tüm bunlar depresyon ve kaygı bozuklukları gibi ruhsal sorunların ortaya çıkmasını kolaylaştırabiliyor.” dedi. Hobilerle ilgilenmek ruhsal dengeyi ve içsel güveni artırıyor Özellikli bireylerin günlük yaşamda psikolojik dayanıklılıklarını artırmak için duygusal farkındalık geliştirmelerinin, zor duyguları tanıyıp kabul etmelerinin ve bunları yargısızca deneyimlemelerinin önemli olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bireylerin güçlü yönlerine odaklanması, sanatsal ve sportif faaliyetler, problem çözme, teknoloji kullanımı gibi alanlarda kendini ifade etmesi özsaygı, öz-yeterlik ve motivasyonu artırıyor. Düzenli uyku, dengeli beslenme, fiziksel hareket ve planlı bir gün gibi günlük rutinler ile sosyal destek ağlarının güçlendirilmesi dayanıklılığı besliyor. Kendine zaman ayırmak, hobilerle ilgilenmek, öz-şefkat göstermek ve küçük, gerçekçi hedefler belirlemek ruhsal dengeyi ve içsel güveni artırıyor. Ayrıca rehabilitasyon programları, destek grupları ve gerektiğinde profesyonel psikolojik destek, bireyin kaynaklarını etkin şekilde kullanmasını, zorluklarla başa çıkmasını ve anlamlı, amaçlı bir yaşam sürmesini sağlıyor.” diye konuştu. Engellilere destekte toplumun rolü de büyük Özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığının yalnızca bireysel çabalarla sınırlı olmadığını, toplumun tutum, norm, değer ve fiziki yapılarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Aytop, “Toplumun özellikli bireyleri kabul eden, kapsayıcı ve çeşitliliği değerli gören bir atmosfer oluşturması, bireyin kendisini ait ve değerli hissetmesini sağlar. Fiziksel çevrede erişilebilirlik düzenlemeleri, eğitimde fırsat eşitliği ve kapsayıcı politikalar; bireyin bağımsızlık, özgüven ve sosyal aidiyet duygusunu güçlendirerek psikolojik dayanıklılığa katkı sunar. Ayrıca toplumun özellikli bireylere yönelik bilinçlenmesi ve farkındalık çalışmaları, yanlış inanç ve önyargıları azaltarak sosyal izolasyon ve psikolojik sıkıntı riskini düşürür.” şeklinde konuştu. Toplumun rolünün yalnızca farkındalıkla sınırlı kalmadığını; istihdam politikaları, sosyal destek sistemleri, gönüllü çalışmalar ve sosyal hizmet mekanizmaları da bireyin dayanıklılığını güçlendirdiğini ifade eden Aytop, “Özellikli bireylerin kamusal alanda görünür olması, karar alma süreçlerine dahil edilmesi ve haklarının uygulanabilir olması, kendilerini değerli ve güvende hissetmelerini sağlıyor. Sağlık hizmetlerine, rehabilitasyon ve psikolojik desteğe erişim imkânları ile sosyal güvenlik mekanizmaları; yaşam kalitesini artırarak, özellikli bireylerin hem zorluklarla başa çıkma kapasitesini hem de içsel güçlerini destekliyor.” ifadesinde bulundu. Yüksek psikolojik dayanıklılık sağlığı olumlu etkiliyor Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, yüksek psikolojik dayanıklılığın özellikli bireylerin hem fiziksel hem de sosyal sağlığını olumlu etkidiğini belirterek, şöyle devam etti: “Dayanıklı bireyler stresle daha sağlıklı başa çıkar, duygularını düzenler, sorunlarla etkili şekilde yüzleşir ve gerektiğinde sosyal veya profesyonel destek alarak ruhsal yüklerini hafifletir; bu durum bağışıklık sistemi ve iyileşme süreçleri üzerinde koruyucu etki sağlar. Aynı zamanda dayanıklılık, bireyin kendi sağlığına yönelik sorumluluklarını yerine getirmesini kolaylaştırır; düzenli kontroller, tedaviye uyum, ilaç kullanımı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları daha kolay benimsenir. Sosyal yaşamda da dayanıklılık, güvenli ilişkiler kurma, iletişimde rahatlık ve sosyal etkinliklere katılımı artırır; yalnızlık ve izolasyonu azaltarak yaşam doyumunu yükseltir. Dayanıklı bireyler zorluklarla karşılaştığında pes etmek yerine çözüm yolları üretir, eğitim, iş ve topluluk faaliyetlerinde aktif rol alır, özgüven ve öz-yeterlik duyguları sayesinde toplumsal rollere daha cesurca katılır. Bu tutum, hem sosyal başarıyı hem de yaşamdan keyif alma ve üretken olma kapasitesini artırarak özellikli bireylerin genel yaşam kalitesini güçlendirir.” Aileler aşırı koruyucu olmaktan kaçınmalı Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığında ailelerin ve bakıcıların rolünün belirleyici olduğuna vurgu yaparak, “Bireyin engelliliğini kabul etmek, eleştirel değil destekleyici bir tutum sergilemek ve güçlü yönlerine odaklanmak, özsaygı, yeterlilik inancı ve kendine güveni artırıyor. Aşırı koruyucu tutumlardan kaçınmak, bireyin bağımsızlık kazanmasını ve problem çözme becerilerini geliştirmesini sağlarken, etkili iletişim de duyguların ifade edilmesini kolaylaştırıyor. Bireyin günlük yaşamda sorumluluk almasına izin vermek, kişisel bakım, ev işleri veya sosyal aktivitelerde katkıda bulunmasını desteklemek; kontrol duygusunu ve dayanıklılığı güçlendiriyor.” dedi. Ailelerin duygusal destek sağlamasının, empati kurmasının ve bireyin duygularını geçerli bulmasının psikolojik sağlamlık için kritik olduğunu belirten Aytop, “Özellikli bireylerin toplumsal hayata katılımını teşvik etmek, eğitim ve sağlık süreçlerine aktif katılımını desteklemek, başarılarını fark edip takdir etmek dayanıklılığı artırıyor. Ayrıca ailelerin ve bakım verenlerin kendi fiziksel ve ruhsal sağlıklarına özen göstermesi, sosyal ve profesyonel desteklerden faydalanmaları; özellikli bireye sağlıklı ve sürdürülebilir bir destek sunabilmelerini sağlıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Engelli Sorunları ve Talepleri İzmir’de Masaya Yatırıldı Haber

Engelli Sorunları ve Talepleri İzmir’de Masaya Yatırıldı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in engellilik alanındaki çalışmalarıyla Türkiye’ye örnek olduğunu belirterek “Bugün de yapacağımız çalışmalarla geldiğimiz noktayı çok daha iyi bir seviyeye götürmeliyiz. İçinde bulunduğumuz çağı da düşünerek, teknolojiyi olabildiğince engellilerin yaşamını kolaylaştıracak şekilde kullanarak, çok başarılı işler yapabileceğimizi biliyoruz” dedi. Engelli bireylerin toplumsal hayata katılımlarının güçlendirilmesi, karşılaştıkları sorunların tespit edilmesi ve bu sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi amacıyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı (TBMM) Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu’nun İzmir İktisat Kongresi Binası’nda düzenlenen Ege Bölgesi İstişare Toplantısı, komisyon başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, komisyon üyeleri, İzmir, Afyonkarahisar, Aydın, Denizli, Kütahya, Manisa, Muğla ve Uşak illerinden yetkililer, engellilik alanında çalışan sivil toplum kuruluşu temsilcileri, engelliler ve aileleri katıldı. Toplantı öncesinde İzmir Otizm Orkestrası (İZOT) ve İzmir Demokrasi Üniversitesi Otizm Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin konseri gerçekleştirildi. Başkan Tugay, görünmeyen engelliliğe dikkat çekti Toplantının açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bu buluşma fırsatını bize verdikleri için çok değerli komisyonumuza ve komisyon üyelerimize teşekkür ediyoruz. Bugün sizlerden gelecek öneri, talep ve değerlendirmeleri dinlemek bu toplantının en değerli kısmı ama kısaca İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak engellilik konusuna nasıl baktığımızı ifade etmek isterim. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı altında Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğümüz var. Burada hak temelli, bütüncül ve kapsayıcı bir modelle engelli yurttaşlarımıza hizmet vermeye çalışıyoruz. Engellilik konusunun, görünür engelliliğin ötesinde görünmeyen engelliliği de kapsaması gerekiyor. Görünmeyen engellilik yaşayan da pek çok yurttaşımız var. Aslında yüz binlerce insanın zorluk yaşadığını, desteğe ihtiyacı olduğunu biliyoruz” dedi. Başkan Tugay, bu yılki 3 Aralık Dünya Engelliler Günü etkinliklerinin görünen ve görünmeyen engelliliklere dikkat çekmek amacıyla uğur böceği logosu ve “Farkında olalım, birlikte olalım” sloganı ile yapıldığını belirtti. Bu yıl 30 bin 829 kişi, merkezlerden hizmet aldı İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve tüm engel gruplarını kapsayan ilk yerel eylem planı olma özelliğini taşıyan Engelli Hizmetlerine Yönelik İzmir Yaklaşımı ve Eylem Planı’nı anlatan Başkan Tugay, “Bu eylem planında 7 ana amaç 22 alt hedef ve 90 faaliyet alanı belirlendi. Amacımız, engelli yurttaşlarımızın hizmetlere, olanaklara erişim konusunda karşılaştıkları zorlukları ortadan kaldırmak, onları iş yaşamında, sosyal yaşamda, eğitimde diğer yurttaşlarımızla eşit duruma getirmek. Spor, sanat, kültürel faaliyetler, hepsi değerli alanlar. Bugün kentin farklı yerlerinde 10 engelli merkezimiz var. Bu merkezlerde özel eğitim, psikososyal danışmanlık, spor ve sanat atölyeleri, duyusal destek, izcilik, doğa temelli programlarda çalışılıyor. Okuma yazmadan sosyal beceriye kadar pek çok farklı başlıkta eğitimler veriliyor. 2025 yılında bu merkezlerde 30 bin 829 kişiye eğitim, danışmanlık, destek sağlandı ve atölye çalışmaları yapıldı” diye konuştu. “İzmir Türkiye’ye örnek oldu” 500 binden fazla engelli yurttaşın İzmir’de yaşadığını sözlerine ekleyen Başkan Tugay, “Yapacak mutlaka çok işimiz var. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2000’li yılların başından bu yana sivil toplum kuruluşlarıyla, ilgili kurumlarla, Engelsiz İzmir Komisyonu ile İzmir’de pek çok çalışma yürüttü ve bu açıdan Türkiye’ye örnek oldu. Bugün de yapacağımız çalışmalarla geldiğimiz noktayı çok daha iyi bir seviyeye götürmeliyiz. İçinde bulunduğumuz çağı da düşünerek, teknolojiyi olabildiğince engellilerin yaşamını kolaylaştıracak şekilde kullanarak, çok başarılı işler yapabileceğimizi biliyoruz. Her türlü başarı, katılımcı bir anlayışla gerçekleşir. Samimi olarak sizlerin önerilerinize her zaman açık olduğumuzu ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı. “Partiler üstü bir konu” Komisyon Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, “Bu toplantılar komisyon çalışmaları için kıymetli ve aydınlatıcı. Toplantıları, komisyon çalışmalarının omurgasını oluşturan ve yerinden dinleme mekanizmasının en önemli aşaması olarak görüyoruz. Bu buluşmalarda engellilere ilişkin kurulan her cümleyi veri olarak kaydediyoruz. Sizlerin tespiti altın kadar kıymetli” ifadelerini kullandı. Toplantıda erişilebilirlik, eğitim, istihdam, sosyal destek ve bağımsız yaşam konuları üzerinde durulacağını belirten Kasapoğlu, “Bu çalışma, Türkiye’nin çalışmasıdır, 86 milyonun konusudur, partiler üstüdür. Tüm komisyon üyelerinin de bu bilinçle burada olmasını kıymetli buluyoruz” dedi. Kasapoğlu, İzmir’e ilişkin de “İzmir’in vizyonu kıymetli. İzmir, Türkiye’nin öncü şehri ve alanda marka bir şehir. Bireylerin bağımsız yaşamın temel aktörü olmaları için iyi uygulamalar önemli” diye konuştu. “Denetim ve çalışmalar devam ediyor” İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban da resmi verilere göre İzmir’in 4 milyon 479 bin nüfusa sahip olduğunu ifade ederek “Nüfusun yüzde 5,88’i engelli. Yani resmi verilere göre 260 bin engelli vatandaş var. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda 30 bin 627 yavrumuz özel eğitimden yararlanıyor. Engellilerle ilgili barınma konusunda resmi tesisler, yüzde 100’e yakın dolulukla hizmet veriyor. Erişilebilirlik konusunda kamu kurum ve kuruluşlarında eksiklikleri gidermek için denetim ve çalışmalar devam ediyor. Bu denetimlerde kurallara uymayan yerlere yasal müeyyideleri uyguluyoruz. Aynı zamanda o eksikliğin giderilmesi konusunda takipçi oluyoruz. Kanunlarla engellilerle ilgili çıkarılan hakların tamamını takip ediyoruz” sözlerine yer verdi. “Yalnız hissettirmediler” Toplantıda, engellilik alanında yaşanan sorunlar, talepler ve öneriler tek tek dinlenerek notlar alındı. Cebelitarık Boğazı’nı solo yüzerek geçen dünyadaki ilk otizmli maraton yüzücüsü ve Manş Denizi’ni yüzerek geçen ilk otizmli erkek sporcu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ultra maraton yüzücüsü Tuna Tunca ve annesi Gülnur Tunca da toplantıda söz aldı. Gülnur Tunca, “Engellilik, çok katmanlı bir konu ama hep birlikte bunun çözülmemesi mümkün değil. Tuna mutlu, ailesi olarak biz çok mutluyuz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Başkan Cemil Tugay’ın, Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun bakanlık dönemindeki destekleri çok önemliydi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübünün yanımızda olması çok değerliydi. Yalnız hissettirmediler. Bütün engel gruplarının yalnız hissetmediği bir Türkiye olsun” diye belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmit’te 3 Aralık İçin Anlamlı Buluşma Haber

İzmit’te 3 Aralık İçin Anlamlı Buluşma

İzmit Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında toplumun tüm kesimlerini kapsayan özel bir programla İzmitlileri bir araya getiriyor. “Yaşamın İçindeyiz – Hep Birlikte!” sloganıyla hazırlanan etkinlik, 3 Aralık Salı günü saat 12.00’de İzmit Belediyesi önünden başlayacak Birlik Korteji ile başlayacak. Kortej yürüyüşü, Yunus Emre Kültür Merkezi’nde son bulacak. YARATICILIK VE GERİ DÖNÜŞÜM BİR ARADA Program, Yunus Emre Kültür Merkezi’nde saat 12.30 itibarıyla özel sergilerle devam edecek. Yaşama Destek Evi, Otizm Spor ve Yaşam Evi ile Kısa Molalardan faydalanan özel çocukların hazırladığı eserlerin yer aldığı Özel Sergi, ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Ayrıca KOÜ GSF Sıfır Atık Kulübü’nün hazırladığı “Atıkların Sanata Dönüşümü” temalı ileri dönüşüm sergisi ve atölyesi de sanatseverlerle buluşacak. Sıfır Atık Kulübü ortaklığında düzenlenen serginin küratörlüğünü Doç. Dr. Nermin Demirkol üstleniyor. KONFERANS, DEFİLE VE DAYANIŞMA Etkinlik kapsamında saat 13.00’te “Özel Gereksinimli Bireylerin Fiziksel ve Ruhsal Gelişimi” başlıklı konferans düzenlenecek. Konferansın moderatörlüğünü Doç. Dr. Figen Paslı, konuşmacılığını ise özel eğitim alanındaki çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Ayten Düzkantar yapacak. Gün, 14.30’daki çay–ikram molasının ardından 15.00’te İzmit Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü Engelli Hizmetleri Birimlerinin hazırladığı Engelsiz Dönüşüm Defilesi ile sürecek. TÜM İZMİT HALKI DAVETLİ Saat 15.30’da ise YADEV Ritim Grubu, “Sahnede Biz Varız!” gösterisiyle sahne alacak. Program, 16.00’da çekilecek Birlik Halayı ve hatıra fotoğrafı ile tamamlanacak. İzmit Belediyesi, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla düzenlenecek bu anlamlı etkinliğe tüm İzmit halkını davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.