Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Destek

Kapsül Haber Ajansı - Sosyal Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin Büyükşehir Evde Bakım Hizmetleri ile Herkesin Kimsesi Oluyor Haber

Mersin Büyükşehir Evde Bakım Hizmetleri ile Herkesin Kimsesi Oluyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler, Mersin’in en ücra köşesine kadar bakım hizmeti götürüyor. İhtiyaç duyulan her alanda vatandaşların yanında olan ekipler, uzakları yakın etmeye ve tüm yurttaşların hayatını kolaylaştırarak herkesin kimsesi olmaya devam ediyor. Doğumdan yaşlılığa kadar yaşamın her aşamasında, kapsamlı sağlık ve sosyal destek hizmetleri ile vatandaşların yanında olan Mersin Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışının en güzel örneklerinden birini ‘Evde Sağlık ve Bakım Hizmetleri’ ile sürdürüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler, Mersin’in en ücra köşesine kadar bakım hizmeti götürüyor. İhtiyaç duyulan her alanda vatandaşların yanında olan ekipler, uzakları yakın etmeye ve tüm yurttaşların hayatını kolaylaştırarak herkesin kimsesi olmaya devam ediyor. Anamur ilçesinde onlarca vatandaşa ulaşan ekipler, en ücra köşelere kadar ulaşarak sosyal belediyeciliği yaşamın içinde var ediyor. Büyükşehir; ‘Evde Sağlık ve Bakım Hizmetleri’ ile kilometreleri aşıyor Yaş almış, engelli ve bakıma ihtiyacı olan vatandaşlar için bir telefon kadar yakın olan Mersin Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışını Toros Dağları’nın eteklerinden kent merkezine kadar 13 ilçede yaşatarak vatandaşların takdirini topluyor. Kilometrelerce mesafeleri aşarak vatandaşların bakım ihtiyacına koşan Evde Sağlık ve Bakım Birimi ekipleri, kişisel bakımdan ev temizliğine kadar her aşamada özveri ile çalışıyor. Ekipler bu kapsamda; yaş almış, ilgi ve bakıma ihtiyaç duyan vatandaşların evlerine kadar giderek, bedensel bakım, banyo ihtiyacı, tıraş, ev temizliği, sağlık kontrolleri gibi işlemleri tamamlıyor. Ev temizliği, kişisel bakım ve sağlık muayenelerini yapan ekipler, evde bulunan arızalarda da vatandaşlara hizmet ediyor. Evlerin her köşesini titizlikle temizleyen ekipler, vatandaşların tüm ihtiyaçlarını sorarak eksik bırakmadan görevlerini tamamlıyor. İnsan odaklı hizmetler ardında gülen yüzler ve sıcak bağlar bırakıyor Vatandaşlara güler yüzle hizmet eden Evde Sağlık ve Bakım Birimi ekipleri, Büyükşehir’in insan odaklı hizmetlerini, doğumdan ölüme belediyecilik anlayışını, ‘memnuniyetle çalışıyoruz’ yaklaşımını evlere ve sıcak kalplere taşıyor. Anamur’dan Tarsus’a, Çamlıyayla’dan Gülnar’a kadar kentin her noktasına yetişen ekipler, vatandaşların sadece fiziksel ihtiyaçlarına değil, bir evlat sevgisiyle duygusal ihtiyaçlarına da dokunuyor. Vatandaşlarla kurulan samimi iletişim ardında gülen yüzler ve sıcak bağlar bırakıyor. Hizmetten duyulan memnuniyet ise vatandaşlara moral ve neşe kaynağı oluyor. Tüm vatandaşlar, kentin her köşesine hizmet götürmeyi ilke edinen Büyükşehir’in Evde Sağlık ve Bakım Birimi’ne Alo 185 Çağrı Merkezi üzerinden ulaşarak talep oluşturabiliyor. Yıldız: “Anamur, Bozyazı, Aydıncık’ın en ücra köşelerine kadar hizmet götürüyoruz” Anamur, Bozyazı, Aydıncık Evde Bakım ve Temizlik Birim Sorumlusu Hüseyin Yıldız, evde bakım ve temizlik hizmetlerini aralıksız sürdürdüklerini belirterek, “Anamur, Bozyazı, Aydıncık’ın en ücra köşelerine kadar hizmet götürüyoruz. Vahap Başkanımın selamlarını iletiyoruz. Zorlu yollardan geçiyoruz ama işimizi severek yapıyoruz. Hizmet alan vatandaşımızın kişisel bakım hizmetinde banyosunu yaptırıyoruz. Saç, sakal tıraşını yapıyor, tırnaklarını kesiyoruz. Evde temizlik hizmetimizde ise ne gerekiyorsa hepsini dört dörtlük yapıp vatandaş memnuniyetini kazanarak geri dönüyoruz” dedi. “Uzak yakın, yağmur çamur demeden yaş almış ve engelli vatandaşlarımızın yanındayız” Hizmetlerden yararlanmak isteyen vatandaşların Alo 185 Çağrı Merkezi aracılığıyla başvuru yapabileceğini söyleyen Yıldız, “Sosyal inceleme ekiplerimiz geliyor, ‘hizmete ihtiyacı vardır’ diyor, bizler de gidip hizmetimizi yapıp dönüyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak Vahap Başkanımın önderliğinde hizmetleri severek yapıyoruz. Mersin’in 13 ilçesinin en ücra köşesine kadar hizmet götürmeye çalışıyoruz. Bugün geldiğimiz vatandaşımızın evi Toros dağlarının eteklerinde güzide bir mahallede yer alıyor. Biz; uzak, yakın, yağmur, çamur demiyoruz. Her zaman yaş almış, engelli vatandaşlarımızın yanındayız” ifadelerine yer verdi. Tomuç: “Başkanımız sayesinde her türlü bakımımızı yapıyorlar” Eşi Hüseyin Tomuç ile birlikte Büyükşehir’in evde bakım ve temizlik hizmetlerinden yararlanan İklime Tomuç, “Ekiplerimizden çok memnunum. Eşimin banyosunu, tıraşını yaptırıyorlar, tırnaklarını kesiyorlar. Benim bakımımı da yapıyorlar. Başkanımız sayesinde her türlü bakımımızı yapıyorlar. Evlerimizi, süpürüyorlar, temizliyorlar, siliyorlar. Buzdolabını temizliyorlar. Vahap Başkanımdan Allah razı olsun. Ekiplerinden de kendinden de çok memnunum” sözleriyle memnuniyeti dile getirerek Büyükşehir ekiplerini evladı gibi sevdiğini dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ramazan Ayı Psikolojik İyi Oluşa Katkı Sağlayabiliyor!  Haber

Ramazan Ayı Psikolojik İyi Oluşa Katkı Sağlayabiliyor! 

Oruç tutmanın sabır, öz disiplin ve stres yönetimini destekleyebilirken, değişen uyku ve beslenme düzeni bazı kişilerde kaygı ve huzursuzluğa yol açabileceğine dikkat çeken Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Manevi ritüeller bireyin ruh halini olumlu etkileyebilirken, rutin değişiklikleri bazı bireylerde stres yaratabilir.” dedi. Özellikle depresyon ve anksiyete gibi ruhsal rahatsızlıkları olan bireylerin Ramazan sürecinde kendilerini zorlamadan hareket etmesi gerektiğine vurgu yapan Taşkın, bu dönemin doktor veya terapiste danışılarak bireysel ihtiyaçlara göre planlanması gerektiğini aktardı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, Ramazan ayının ruh sağlığı üzerindeki hem olumlu hem de zorlayıcı etkileri ile özellikle ruhsal rahatsızlığı olan bireylerin süreci nasıl geçirmeleri gerektiği hakkında bilgi verdi. Oruç, bireyin iradesini güçlendirerek psikolojik dayanıklılığını artırabilir! Ramazan ayının, bireyler için hem fiziksel hem de ruhsal bir arınma süreci olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Oruç tutmak, sabır ve öz disiplin geliştirirken, stres yönetimine de katkıda bulunabilir.” dedi. Ancak, uyku ve beslenme düzeninin değişmesinin bazı bireylerde kaygıyı artırabileceğine dikkat çeken Taşkın, “Oruç, bireyin iradesini güçlendirerek psikolojik dayanıklılığını artırabilir. Manevi yönelim ve ibadetler, stres seviyelerini azaltabilir. Ancak, açlık ve susuzluk bazı bireylerde sinirlilik ve huzursuzluk yaratabilir. Bu nedenle, dengeli beslenmek ve yeterli uyumak önemlidir.” şeklinde konuştu. Ramazan ayı hem olumlu hem zorlayıcı etkiler yaratabilir! Ramazan ayının, bireylerin kendilerini değerlendirdiği, geçmişiyle yüzleştiği ve yeni hedefler belirlediği bir dönem olabileceğini kaydeden Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Bu süreç, duygusal dayanıklılığı artırarak psikolojik iyi oluşa katkı sağlayabilir. Ayrıca, toplumsal dayanışma ve yardımlaşma ruhu, bireylerin yalnızlık hissini azaltır.” dedi. Depresyon, anksiyete veya diğer ruhsal rahatsızlıkları olan bireyler için Ramazan’ın hem destekleyici hem de zorlayıcı olabileceğine vurgu yapan Taşkın, “Manevi ritüeller bireyin ruh halini olumlu etkileyebilirken, rutin değişiklikleri bazı bireylerde stres yaratabilir. Bu yüzden, uzman görüşü almak, sağlıklı beslenmek ve uyku düzenine dikkat etmek gereklidir.” açıklamasını yaptı. Ruhsal rahatsızlığı olanlar Ramazan’ı uzman görüşü alarak geçirmeli! Ruhsal rahatsızlığı olan bireylerin, Ramazan sürecinde kendilerini zorlamadan hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Taşkın, sözlerini şöyle tamamladı: “Oruç tutma konusunda doktor veya terapistlerine danışmalı, yaşam tarzına özen göstermeli ve sosyal destek almaya önem vermelidirler. Sonuç olarak, Ramazan ayı bireylerin ruh sağlığı üzerinde farklı etkiler yaratabilir. Bu süreç, bireysel ihtiyaçlara uygun şekilde deneyimlenmeli ve dengeli bir yaklaşım benimsenmelidir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Ramazan’a Hazır Haber

İstanbul Ramazan’a Hazır

Ramazan ayı boyunca iftar programları, sosyal destek uygulamaları, kültür-sanat etkinlikleri ve ek ulaşım hizmetleriyle İstanbulluların yanında olunacak. Sosyal Destek İstanbulkart kapsamında aylık 200 bin haneye 2.000 TL destek sağlanmaya devam edilecek. İETT gece hatları ile Metro İstanbul’un gece metrosu uygulaması Ramazan süresince hizmet vermeyi sürdürecek. Ayrıca vapur ve iskelelerde, metro istasyonlarında iftar saatinde yolculara ikram yapılacak. SOSYAL DESTEKLER VE GIDA YARDIMLARI İBB, Ramazan ayı boyunca iftar çadırları, kent lokantaları, sosyal tesisler ve mobil dağıtım noktaları aracılığıyla toplam 500 bin kişiye iftar hizmeti sunmayı hedefliyor. Sosyal Destek İstanbulkart kapsamında aylık 200 bin haneye 2.000 TL destek sağlanırken;100 bin haneye 2.000 TL tutarında Ramazan Kupon Desteği, 23 bin ihtiyaç sahibine günlük Ramazan pidesi desteği, Halk Ekmek desteği, bebek destek paketleri, öğrencilere beslenme desteği, emeklilere pazar yardımları uygulamaya alınacak. Ramazan Kupon Desteğinde; şiddet mağduru kadınlar, bakım veren kadınlar, kronik hastalığı bulunanlar, tek yaşayan kadınlar ve ağır engelli yakınına bakanlar öncelikli gruplar arasında yer alıyor. İFTAR ORGANİZASYONLARI İBB Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından Bağcılar, Eminönü, Üsküdar ve Sancaktepe meydanlarında günlük 1.500 kişilik kapasiteyle toplam 174 bin kişiye iftar verilmesi planlanıyor. Beykoz’da ise iki çadır ile günlük 2.000 adet kumanya dağıtımı gerçekleştirilecek. Kent genelinde 10 adet 3x3 iftar çadırı ve 15 mobil büfe aracılığıyla toplam 25 bin adet iftar kumanyası 25 farklı noktada vatandaşlara ulaştırılacak.Kent Lokantalarında Ramazan boyunca toplam 58 bin iftar yemeği sunulması planlanırken, her akşam 2 bin kumanya dağıtımı yapılacak. Hastane acil servislerinde görev yapan sağlık çalışanları ve hasta yakınlarına günlük 4 bin sahur paketi ulaştırılacak; ay boyunca toplam 116 bin sahur hizmeti sunulacak. Ayrıca Üsküdar ve Kadıköy’den hareket eden teknelerde günlük 250 kişiye iftar yemeği verilecek; ay boyunca 2.500 kişi bu hizmetten yararlanacak. ÖĞRENCİLERE VE GENÇLERE YÖNELİK HİZMETLER İBB yurtlarında kalan öğrenciler için sahur ve iftar yemek hizmeti sunulacak; iftar saatinde hurma, zeytin, peynir ve pide içeren iftariyelik tabak verilecek. Hayat Boyu Öğrenme Şubelerinde eğitim gören kursiyerlere de program saatlerine uygun şekilde iftarlık kumanya dağıtımı yapılacak. Gençlik Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından gençlik merkezleri ile Sahnebüs ve Sinebüs araçları aracılığıyla çocuklara ve gençlere yönelik kültürel etkinlikler düzenlenecek. SOSYAL TESİSLERDE ONLINE REZERVASYON İBB, sosyal tesislerde iftar hizmetleri için online rezervasyon sistemini devreye aldı. Vatandaşlar, tesislerrezervasyon.ibb.istanbul adresi üzerinden rezervasyon oluşturabilecek. Rezervasyonlar haftalık ve kademeli olarak açılacak; her rezervasyon en fazla 10 kişi ile sınırlı olacak ve aynı hafta içinde tekrar rezervasyon yapılamayacak. Bu uygulamayla daha fazla vatandaşın eşit şekilde hizmetten yararlanması hedefleniyor. TARİHİ CAMİLER İBADETE HAZIR İBB Miras ekipleri, Ramazan ayı boyunca İstanbul’un tarihî camilerinde bakım ve temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Aralarında Eyüpsultan Camii, Süleymaniye Camii, Fatih Camii ve Sultanahmet Camii’nin de bulunduğu 44 camide uzman ekipler tarafından hizmet veriliyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile imzalanan protokol kapsamında yürütülen çalışmalarla, ibadetlerin huzurlu bir ortamda gerçekleştirilmesi amaçlanıyor. RAMAZAN’A ÖZEL KÜLTÜR-SANAT PROGRAMLARI Ramazan etkinlikleri Bağcılar, Üsküdar ve Beykoz meydanlarında kurulacak çadırlarla gerçekleştirilecek. Kültür merkezlerinde konserler, söyleşiler, tiyatrolar ve çocuk etkinlikleri düzenlenecek. Artİstanbul Feshane, Sultanahmet Turşucuzade Konağı ve çeşitli kültür merkezlerinde tasavvuf dinletileri, geleneksel gösteriler ve atölyeler Ramazan boyunca İstanbullularla buluşacak. İBB Orkestraları, konser programlarıyla Ramazan atmosferine katkı sunacak. KÜLTÜR A.Ş. VE RADAR TÜRKİYE ETKİNLİKLERİ İBB iştiraki Kültür A.Ş. tarafından yürütülen program kapsamında, Yerebatan Sarnıcı ve Şerefiye Sarnıcı belirli günlerde ücretsiz olarak ziyarete açılacak. Panorama 1453 Tarih Müzesi’nde çocuklara yönelik atölyeler ve gösteriler düzenlenecek. Şerefiye Sarnıcı’nda tasavvuf dinletileri gerçekleştirilecek; İstanbul Kitapçısı şubelerinde söyleşiler ve indirim kampanyaları yapılacak. İBB, Ramazan ayı boyunca sosyal destek, kültür-sanat etkinlikleri ve ibadet alanlarına yönelik hizmetleriyle İstanbul’un manevi iklimine katkı sunmayı sürdürecek. Dayanışma ve paylaşma ruhunun güçlenmesi amacıyla hazırlanan programlarla, Ramazan’ın huzur ve bereketinin tüm İstanbullulara ulaşması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

65 Yaş Üstü Kadıköylülere Evde Ücretsiz Kuaförlük Hizmeti Haber

65 Yaş Üstü Kadıköylülere Evde Ücretsiz Kuaförlük Hizmeti

Kadıköy Belediyesi, 2012 yılından bu yana ücretsiz olarak sunduğu Evde Kuaförlük Hizmeti ile yaşlı bireylerin kişisel bakımlarına destek sağlanıyor. Kadıköy Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yürütülen hizmet için profesyonel ekipler oluşturuluyor. Ekipler, belirlenen randevular doğrultusunda vatandaşların evlerine giderek saç kesimi, saç boyama, sakal tıraşı ile el ve ayak tırnak bakımı gibi kişisel bakım hizmetlerini yerinde gerçekleştiriyor. ÜCRETSİZ HİZMET Bugüne kadar Kadıköy’de ikamet eden 5 bin 320 kişiye toplam 35 bin 386 kez evde kuaförlük hizmeti sunuldu. Hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlar, Kadıköy Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nün 0216 349 61 67 ve 0216 357 35 04 numaralı telefonlarından bilgi alarak başvuruda bulunabiliyor. Kadıköy Belediyesi’nin Evde Kuaförlük hizmetinden Kadıköylüler ücretsiz faydalanıyor. Evde kuaförlük hizmetinden faydalanan 90 yaşındaki Hasan Hüseyin Gürsel, evde kuaförlük hizmetinden büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek, belediyenin sunduğu desteğin kendisi için çok değerli olduğunu söyledi. “ÇOK BÜYÜK BİR DESTEK" Hasan Hüseyin Gürsel’in kızı Nagehan Gürsel ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Çok memnunuz. Babamı dışarıya götürmem çok zor; yürüyemiyor. Bu yüzden belediyenin bu hizmeti bizim için çok büyük bir kolaylık. Belediyeden çok memnunum, Allah razı olsun. Destek olduğunuz için çok mutluyum. Benim için büyük bir destek.” İLERİ YAŞTAKİ BİREYLERE YÖNELİK DESTEK HİZMETLERİ Kadıköy Belediyesi ayrıca 65 yaş üzeri vatandaşlar için; Evde Temizlik Hizmeti, Evde Sıcak Yemek Hizmeti, Evde Sağlık Hizmetleri ve tekerlekli sandalye kullanan yurttaşlar için Engelsiz Taksi Hizmeti sağlıyor. İleri yaştaki bireylerin toplumsal yaşama katılımını artırmak ve sağlıklı yaş almalarını desteklemek amacıyla Sosyal Yaşam Evleri hizmet veriyor. Ayrıca Huzur Vapuru Projesi ile yaş almış bireylerin boğaz turu yaparak sosyalleşmeleri hedefleniyor. Kadıköy’de artan Alzheimer hasta sayısına yanıt vermek amacıyla hizmet veren Alzheimer Merkezlerinde, hastalar ve hasta yakınlarına yönelik bilgilendirme toplantıları, seminerler ve fiziksel aktiviteler düzenleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Günleriniz Otomatik Pilotta Gibi Geçiyorsa Dikkat! İşlevsel Donma Yaşıyor Olabilirsiniz! Haber

Günleriniz Otomatik Pilotta Gibi Geçiyorsa Dikkat! İşlevsel Donma Yaşıyor Olabilirsiniz!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, işlevsel donmanın ne olduğu, kronik stres ve sinir sistemi ile ilişkisi ile belirtileri hakkında bilgi verdi. Dış işlevsellik korunurken içsel regülasyon bozuluyor! İşlevsel donmanın, bireyin dış dünyadaki sorumluluklarını sürdürebilmesine rağmen içsel denge ve regülasyonunun bozulduğu; zihin, duygu ve beden arasındaki entegrasyonun zayıfladığı, iyilik hâlinin askıya alındığı bir durum olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bu hâl, travmatik bir deneyimle ilişkili olabileceği gibi travma dışı, kronik stres temelli de gelişebilir. Kişi günlük işlevselliğini korur ancak içsel olarak donukluk, kopukluk ve otomatik pilotta yaşama hissi yaşar.” dedi. Stresin, bireyin bedensel ve psikolojik bütünlüğünü tehdit eden uyaranlar karşısında ortaya çıkan zihinsel, duygusal, fiziksel ve davranışsal tepkilerin bütünü olduğunu hatırlatan Aytop, “Hans Selye’ye göre stres, bedenin değişim talebidir; stresörü izleyen bu tepkiler uyum sağlamaya yöneliktir. Bedenin stresle başa çıkma kapasitesi allostaz olarak tanımlanır. Ancak stres kronikleştiğinde allostatik yük birikir ve bu durum fiziksel ve psikolojik yıpranmaya yol açar.” şeklinde konuştu. İşlevsel donma, akut ve geçici bir donma tepkisinden farklı olarak süreğen bir hâli tanımlar! Akut stres durumlarında beyin ve beden alarm sisteminin devreye girdiğini aktaran Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Kortizol, adrenalin ve noradrenalin salınımı artar ve ‘savaş, kaç, donma ya da ödün verme’ tepkileri ortaya çıkar. Donma tepkisi, başlangıçtaki yüksek uyarılmanın ardından sinir sisteminin aktivasyonu belirgin biçimde azaltmasıyla oluşur. Hareket, duygu ve düşünce yavaşlar; dikkat dağılır, bedende ağırlık ve uyuşma hissi ön plana çıkar.” dedi. Polyvagal teoriye göre bu tepkinin, parasempatik sinir sisteminin dorsal vagal yoluyla ilişkili olduğunu dile getiren Aytop, şunları söyledi: “Evrimsel olarak en ilkel savunma yanıtlarından biridir. İşlevsel donma, akut ve geçici bir donma tepkisinden farklı olarak süreğen bir hâli tanımlar. Kişi iş, okul ve sosyal yaşamını sürdürebilir; ancak içsel olarak kopuk, donuk ve regülasyonu bozulmuş hisseder. Günler otomatik pilotta geçiyormuş gibi yaşanır; başlanmış işleri sürdürmek görece kolayken yeni başlangıçlar zorlayıcıdır. Zihinsel olarak dikkat ve karar verme zorlaşır; duygulara erişim azalır. Bedensel olarak yorgunluk ve ağırlık hissi görülür. Bu durum çoğu zaman dışarıdan fark edilmez ve kişi de yaşadığı kopukluğu net biçimde tanımlayamayabilir. Uzun vadede yaşam kalitesi, ilişkiler ve kişisel gelişim olumsuz etkilenir.” Bazı bireylerde alarm sistemi kapanmaz ve işlevsel donma gelişebilir! Travmanın gerçek ya da tehdit edilen ölüm, ciddi yaralanma veya cinsel şiddete maruz kalma durumlarını kapsadığını kaydeden Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Travmatik yaşantılar tek seferlik, kronik veya karmaşık biçimde ortaya çıkabilir. Travma sonrası belirtiler, olayın kendisinden çok beynin ve bedenin verdiği stres yanıtlarıyla ilişkilidir.” dedi. Bazı bireylerde bu alarm sisteminin tehdit ortadan kalksa bile kapanmadığına; stresin kronikleştiğine ve işlevsel donmanın bu süreçte ortaya çıkabilen durumlardan biri hâline geldiğine işaret eden Aytop, bu tablonun depresyon ve travma ile ilişkili bozukluklarla birlikte ya da bağımsız olarak görülebildiğini aktardı. Modern yaşam koşulları, beyin ve bedeni işlevsel donma moduna itebilir! İşlevsel donmanın, erken dönem ihmal ve istismar, güvensiz bağlanma, kronik stres, tekil ya da karmaşık travmalar, yetersiz psikolojik dayanıklılık ve öz-değer gibi faktörlerle ilişkili olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Modern yaşam koşulları da bu durumu tetikleyebilir. Dijital yük, sürekli ekran ve haber maruziyeti, yoğun iş temposu, belirsizlik, ekonomik kaygılar ve yüksek beklentiler beynin ve bedenin kendini koruma amacıyla işlevsel donma moduna geçmesine zemin hazırlayabilir.” dedi. İşlevsel donmanın, depresyon ve tükenmişlik sendromu ile benzer belirtiler gösterebileceğini vurgulayan Aytop, “Ancak temel fark işlevsellik düzeyidir. Depresyon ve tükenmişlikte işlevsellik belirgin biçimde azalırken, işlevsel donmada kişi dışarıdan ‘iyi işleyen’ biri gibi görünebilir. Bu nedenle tanınması daha zordur.” açıklamasını yaptı. Sorun motivasyon eksikliği değil, sinir sisteminin aşırı yük altında olması! İşlevsel donmada sorunun motivasyon eksikliği değil, sinir sisteminin aşırı yük altında olması olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Daha fazla çabalamak, zaten yorgun olan sistemi zorlayarak donma hâlini derinleştirebilir ve ek psikolojik sorunlara zemin hazırlayabilir.” dedi. İşlevsel donma fark edildiğinde, daha çok zorlamak yerine regülasyonu yeniden inşa etmek gerektiğinin altını çizen Aytop, sözlerini şöyle tamamladı: “Topraklama, farkındalık, nazik fiziksel aktivite, ekran ve stres yükünü azaltma, sosyal destek ve gerektiğinde profesyonel yardım, sinir sisteminin güvenliğe yeniden dönmesini destekler. Psikolojik destek, bireyin içsel kaynaklarını güçlendirmesine, regülasyon becerilerini geliştirmesine ve travmatik ya da kronik stres deneyimlerini güvenli bir bağlamda işlemesine olanak tanır. Bu süreç yalnızca belirtileri hafifletmekle kalmaz; kişinin kendisiyle, ilişkileriyle ve yaşamıyla yeniden temas kurmasını sağlayarak travma sonrası büyümeyi mümkün kılar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Kızılay, Ramazan’da 1,8 Milyar TL Destekle 7,5 Milyon Kişiye Ulaşacak Haber

Türk Kızılay, Ramazan’da 1,8 Milyar TL Destekle 7,5 Milyon Kişiye Ulaşacak

Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Ramazan kampanyasıyla ilgili düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Ramazan ayı boyunca 451 bin gönüllümüz 81 ilde her kapıyı çalacak, iyiliği ve dayanışmayı her sofraya taşıyacak” dedi. Ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında insani yardımlar, sosyal destek programları, kan bağışı organizasyonları ve uluslararası insani diplomasi faaliyetleriyle her yıl milyonlarca insana ulaşan Türk Kızılay, bu yıl da Ramazan kampanyasını başlattı. “Bu Ramazan’da da Bir Başına Olanların Yanı Başındayız” sloganıyla hayata geçen kampanyanın detayları, Türk Kızılay Kısıklı Merkez Binası’nda düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. “Nerede bir insani ihtiyaç varsa orada olacağız” Kampanya filminin gösterimiyle başlayan toplantıda konuşan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Bu Ramazan ayında da nerede bir insani ihtiyaç varsa orada olacağız” diyerek, şunları söyledi: “Geçtiğimiz yıl Ramazan ayı boyunca ülkemizde ve başta Gazze olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yürüttüğümüz yardım çalışmalarıyla toplam 5.2 milyon ihtiyaç sahibine ulaştık. Bu yıl da nakdi ve ayni yardımlar, aşevlerimiz vasıtasıyla yapacağımız iftarlık dağıtımları, bayramlık desteği, yurt içinde ve başta Filistin olmak üzere yurt dışında kuracağımız iftar sofralarıyla yurt içinde 4 milyon 485 bin, yurt dışında 2 milyon 965 bin ihtiyaç sahibi olmak üzere toplamda 7 milyon 450 bin ihtiyaç sahibine 1 milyar 779 milyon 274 bin TL yardım ulaştırmayı hedefliyoruz. Uzman personelimiz ve gönüllülerimizle sahada adeta Ramazan seferberliği yürüteceğiz. 451 bin gönüllümüz 81 ilde her kapıyı çalacak, iyiliği ve dayanışmayı her sofraya taşıyacak. Gönüllülerimizin gücü ve enerjisiyle bu Ramazan’da da bir başına olanların yanı başında olacağız. Bu vesileyle Türk Kızılay’ın kardeşlik sofrasına katkı sunmak isteyen hayırseverleri, ‘Bu Ramazan çorbada benim de tuzum olsun’ diyenleri bağışlarıyla destek olmaya davet ediyorum.” Gıda kolileri üç farklı tipte hazırlandı Kızılay, Ramazan boyunca Türkiye genelinde 891 bin 456 ihtiyaç sahibine 411 milyon 518 bin TL’lik nakdi; 47 bin 747 kişiye de 22 milyon 811 bin TL’lik ayni yardımda bulunacak. Gıda kolileri bu yıl hanelerin farklılaşan ihtiyaçları gözetilerek, üç farklı tipte hazırlandı. Koliler, 1 hafta, 15 gün ve 30 günlük mutfak ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde miktar ve içerik bakımından değişiklik gösterecek. Market kodlarıyla alışveriş, ‘Götür Bir İyilik’ hareketi Kızılay, gıda kolisi yardımları için bu yıl iki farklı iş birliği gerçekleştirdi. Buna göre Tarım Kredi Kooperatifleri iş birliği ile ihtiyaç sahipleri kooperatif mağazalarında geçerli 3000 TL değerinde market kodlarıyla temel gıda alışverişlerini yapabilecek. ‘Götür Bir İyilik’ temasıyla Migros ile yapılan iş birliğinde ise gıda kolileri Migros’ta online olarak satın alınıp bağışlanabilecek. Bu şekilde bağışlanan gıda kolileri, ihtiyaç sahibine ulaştığı anda bağışçı SMS yoluyla bilgilendirilecek. Gıda yardımları ülke genelinde 686 binden fazla kişiye ulaşacak. Kardeşlik sofraları kurulacak Ramazan’da 45 aşevi aracılığıyla günde 61 bin 718 kişiye iftarlık sıcak yemek dağıtacak Kızılay, şubeleri aracılığıyla da 570 bini aşkın kişilik iftar desteği sağlayacak. Başta İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirler olmak üzere pek çok şehrin meydanında 360 bin öğün çorba dağıtımı yapacak Kızılay, Ramazan’ın paylaşma ruhunu meydanlarda yaşatacak. Bayramlıklar seçilecek, harçlıklar verilecek Ramazan boyunca 118 milyon 61 bin TL değerinde bayramlık desteğinden 107 bin 907 kişi yararlanacak. İhtiyaç sahipleri Kızılay Butiklerinden ihtiyaçlarını karşılayabilecek. Bunun yanında Kızılay, bayramın neşesini çoğaltmak için çocuklara 250 TL’lik bayram harçlığı dağıtacak. Gazze’deki aşevinin kapasitesi iki katına çıkacak Kızılay başta Filistin olmak üzere 21 ülkede ihtiyaç sahiplerinin Ramazan ayında da yanında olacak. Kızılay, Gazze’de ilk günden beri devam eden ve halihazırda günlük 30 bin kişinin sıcak yemek ihtiyacını karşılayan aşevinin kapasitesini iftar ve sahurda iki katına çıkararak, ay boyunca 1 milyon 800 bin kişiye iftarlık desteği sunacak. Farklı bağış kanallarından ulaşmak mümkün Hayırseverler Kızılay’ın Ramazan yardımlarına zekât, fitre, fidye, yurt içi ve yurt dışı gıda yardımı, iftar sofrası ve bayramlık seçenekleriyle katkı sunabiliyor. Bağışlarını Kızılay’a yapmak isteyenler ‘fitre’, ‘fidye’, ‘iftar ve sahur sofrası’ yazıp 1877’ye gönderebiliyor. Aşevlerine destek olmak isteyenler 240 TL öğün bedeli ve katları olacak şekilde katkı sunabilirken, dileyen yardımseverler 2000 TL’lik bağışla bayramlık desteği verebiliyor. Ayrıca kizilay.org.tr internet sitesi üzerinden, kolay bağış uygulamasından, tüm bankalardan, mobil bankacılıktan, şubeler ve temsilcilikler aracılığıyla ya da 168 çağrı merkezini arayarak da Kızılay’a bağış ulaştırmak mümkün. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB Öğrencinin Yanında Haber

İBB Öğrencinin Yanında

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentin kaynaklarını gençlerin geleceğine yatırım olarak sunmayı sürdürüyor. KIZ ÇOCUKLARININ EĞİTİMİNE “SEN OKU DİYE” DESTEĞİ Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla yürütülen destek programları kapsamında Ocak ayında 94 bin 303 kız öğrenciye “Sen Oku Diye” eğitim desteği çerçevesinde 282 milyon 909 bin lira destek sağladı. Program, özellikle eğitim hayatına devam etmekte zorlanan öğrencilerin okuldan kopmaması ve geleceğe güvenle bakabilmesi amacıyla sürdürülüyor. 15 BİN 655 ÖĞRENCİYE BESLENME DESTEĞİ İBB, çocukların eğitim hayatında başarıya ulaşabilmesi için sağlıklı beslenmenin önemini merkeze alan desteklerini de sürdürüyor. Bu kapsamda 15 bin 655 öğrenciye Ocak ayında toplam 31 milyon 310 bin lira beslenme desteği ulaştırıldı. 100 BİN ÜNİVERSİTELİYE 1 MİLYAR LİRALIK EĞİTİM DESTEĞİ Üniversite öğrencilerine yönelik destek programı kapsamında ise 100 bin öğrenciye verilen 20 bin liralık eğitim desteğinin ilk taksidi olan toplam 1 milyar lira, Ocak ayında gençlerin hesaplarına yatırıldı. Bu destekle öğrencilerin barınma, ulaşım ve eğitim giderlerinin hafifletilmesi hedefleniyor. KIŞ GÜNÜNDE GENÇLER YALNIZ DEĞİL İBB, kış aylarında gençlerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için sosyal desteklerini de sürdürüyor. Bu kapsamda 10 bin öğrenciye giysi desteği, 20 bin gence ise ulaşım desteği sağlandı. Böylece gençlerin eğitim hayatlarını kesintisiz sürdürebilmesi amaçlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Psikolojik Sağlamlık Bağışıklık Sistemini de Güçlendiriyor Haber

Psikolojik Sağlamlık Bağışıklık Sistemini de Güçlendiriyor

4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Kronik strese maruz kalmak bağışıklığı baskılar. Güçlü bir psikolojik duruş ise stres hormonlarının dengelenmesine hatta bazı durumlarda hastalığın ilerleme hızının yavaşlamasına katkıda bulunabilir.” dedi. Psikolojik desteğin belirsizlik, kaygı ve fiziksel zorlanmalarla baş etmeyi kolaylaştırdığını vurgulayan Erol, bilişsel davranışçı terapi, mindfulness ve şükran çalışmalarının, hastaların umut ve hayata bağlılıklarını korumalarına yardımcı olduğunu aktardı. Erol ayrıca psikolojik sağlamlığın kişiye özel destek planlarıyla artırılmasının tedavi sürecine olumlu katkı sağladığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla kanser hastalarının psikolojik sağlamlığının tedavi ve iyileşme süreçleri üzerindeki etkisi hakkında bilgi verdi. Psikolojik sağlamlık bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkili olabilir! Psikolojik sağlamlık olarak bilinen ‘resilience’ kavramının kişinin, kişilerarası ilişkilerde zorlanmalar, travmatik süreçler ve stresli yaşam olayları karşısında uyum sağlayabilme, toparlanabilme ve hatta bu süreçlerden güçlenerek çıkabilme kapasitesi olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Kanser tedavisi gibi hem fiziksel hem psikolojik olarak zorlayıcı olan bir süreçte psikolojik desteğin önemi büyüktür.” dedi. Psikolojik sağlamlığın kanser süreci açısından ele alındığında, tanı konduğu andan itibaren başlayan belirsizliğe, tedavi sürecindeki fiziksel ve ruhsal zorlanmalara, geleceğe dair kaygılar ve yaşam kalitesinde olası değişimlere rağmen ruhsal dengenin korunmasına yardımcı olduğunun bilindiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Araştırmalar, psikolojik sağlamlığın bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkili olabileceğini gösteriyor. Kronik olarak strese maruz kalmak ve depresif hissetmek, bağışıklık sistemini baskılayarak vücudun enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı direncini azaltabilir. Buna karşılık, güçlü bir psikolojik duruş, stres hormonlarının dengelenmesine, inflamasyon seviyelerinin azalmasına ve hatta bazı durumlarda hastalığın ilerleme hızının yavaşlamasına katkıda bulunabilir.” şeklinde konuştu. Önceki zorluklarla nasıl başa çıkıldığı hatırlanmalı! Psikolojik sağlamlığın kanser hastalarının tedavi sürecindeki olumlu etkilerinden birinin kişinin hayata bağlılığını arttırarak geleceğe dair umutlarını sürdürmesine katkıda bulunmak olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Hayata anlam katan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal bağları güçlendirmek kişinin tedavi uyumunu arttırır. Bu durum tedavi sürecinde ortaya çıkabilecek yan etkilerle daha iyi baş edebilmesini sağlar.” dedi. Psikolojik sağlamlığı arttırmak amacıyla uygulanabilecek pek çok farklı yöntem olduğuna değinen Erol, sözlerini şöyle sürdürdü: “Psikoterapilerde en çok kullanılan yaklaşım bilişsel davranışçı terapidir. Bu yöntem süreçte kişide görülen negatif inançları gerçekçi bir bakış açısıyla ele almayı hedefler. Örneğin tanıyı alan kişi ‘tanı aldım, hayatımın geri kalanı tamamen mahvoldu’ düşüncesine kapılabilir. Bu düşüncesine gerçekçi bir perspektif kazandırmaya çalışmalı, ‘evet, zor bir süreçten geçiyorum, ama hayatımda hala devam eden güzel şeyler var’ diye düşünebilmeli. Kişi önceki zorluklarla nasıl başa çıktığını hatırlamalı, ‘daha önce de zor zamanlar yaşadım ve üstesinden geldim’ gibi yeniden çerçevelemeler bilişsel müdahalelerin temelini oluşturur.” Şükran duygusu depresyon ve kaygıyı azaltmaya yardımcı oluyor! Mindfulness teknikleri, derin nefes egzersizleri, progresif kas gevşetme ve rehberli imgeleme gibi tekniklerin, hastaların kaygıyı azaltmasına, duygusal dalgalanmaları daha iyi yönetmesine ve zihinsel dayanıklılığı arttırmasına yardımcı olabileceğini aktaran Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Günlük şükran listeleri oluşturmak, küçük mutluluklara odaklanmak ve olumlu anları fark etmek, psikolojik sağlamlığı artırır. Araştırmalar, şükran duygusunun depresyon ve kaygıyı azaltmaya yardımcı olduğunu gösteriyor.” dedi. Psikolojik sağlamlığı artırmak, sadece zihinsel iyi oluşu değil, fiziksel iyileşmeyi de destekliyor! Aile, arkadaşlar ve destek grupları ile sosyal destek sistemi kurmanın, hastaların yalnız hissetmesini engelleyeceğini ve duygusal dayanıklılığı artıracağını vurgulayan Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Grup terapileri veya kanser hastalarına özel topluluklarla iletişim kurmak, hastaların deneyimlerini paylaşmalarına ve güçlenmelerine yardımcı olabilir.” dedi. Sanat ve müzik terapisinden de psikolojik sağlamlığı arttırmak için yararlanıldığını aktaran Erol, sözlerini şöyle tamamladı: “Estetik kaygısı gütmeden boyama, yazı yazma, enstrüman çalma gibi aktiviteler, hastaların duygularını ifade etmeleri için güvenli bir alan yaratır. Kanser hastalarında psikolojik sağlamlığı artırmak, sadece zihinsel iyi oluşu değil, aynı zamanda fiziksel iyileşmeyi de destekleyen önemli bir faktör. Psikolojik iyi oluş için kullanılabilecek teknik ve yaklaşımlar, hastaların bu zorlu süreçte daha dirençli olmalarına yardımcı olabilir. Her bireyin ihtiyaçları farklı olduğu için, psikolojik destek planları kişiye özel olarak hazırlanmalı ve hastanın kendisini en iyi hissettiği yöntemlerle uyumlu olmalı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orhangazi Belediyesi Gıda Bankası, İhtiyaç Sahiplerinin Yanında Haber

Orhangazi Belediyesi Gıda Bankası, İhtiyaç Sahiplerinin Yanında

Hanımlar Lokali yanında hizmet veren merkez, klasik yardım kalıplarını geride bırakarak modern anlayışla ihtiyaç sahiplerine market düzeninde, özgürce seçim yapma imkânı sundu. Bu imkandan bir çok aile yararlandı. Rakamlarla 2025: Sessiz Ama Derin Bir Etki • 305 aile destek sistemine dâhil oldu • 628 kez alışveriş gerçekleştirildi • Yapılan yardımların toplam ekonomik karşılığı: 1.770.520 TL Bu veriler, Gıda Bankası’nın yalnızca bir sosyal destek noktası değil; düzenli, planlı ve sürdürülebilir bir dayanışma merkezi hâline geldiğini gösterdi. Market Konforunda Destek Gıda Bankası’ndan faydalanan vatandaşlar; yaş, cinsiyet veya aile yapısı fark etmeksizin ihtiyaçlarını kendileri belirliyor. Raflardan ürün seçerek yapılan bu alışveriş modeli, yardımı alan kişiyi kendi hayatının belirleyicisi hâline getiriyor.Bu yaklaşım, hem israfı azaltıyor hem de bireylerde sorumlu tüketim bilinci oluşturuyor. Başkan Aydın: “Biz Yardım Dağıtmıyoruz, Güveni İnşa Ediyoruz” Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, konuyla ilgili değerlendirmesinde Gıda Bankası’nın felsefesine dikkat çekti: “Biz bu merkezde yalnızca gıda ya da temizlik ürünü vermiyoruz. Burada esas olan; insanlara ‘sen değerlisin’ duygusunu hissettirmek. Vatandaşımızın neye ihtiyacı olduğuna biz değil, kendisi karar veriyor. Bu, sosyal belediyeciliğin olması gerektiği noktadır. 2025 yılı boyunca bu anlayışı kararlılıkla sürdürdük, bundan sonra da sürdüreceğiz.” Orhangazi Belediyesinden Örnek Bir Uygulama Gıda Bankası modeli, Orhangazi’de sosyal adalet duygusunu güçlendirirken; diğer yerel yönetimler için de uygulanabilir ve çoğaltılabilir bir örnek sunuyor. Yardımlaşmayı sistematik bir yapıya kavuşturan bu yaklaşım, sosyal belediyeciliğin geleceğine dair güçlü bir referans oluşturuyor. Orhangazi Belediyesi, 2025 yılı boyunca olduğu gibi önümüzdeki dönemde de insanı merkeze alan, onur ve saygıyı esas alan sosyal projelerle ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam edecek.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.