Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Etki

Kapsül Haber Ajansı - Sosyal Etki haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Etki haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

75 Binden Fazla Kişiye Doğa Bilinci Kazandıran Projede Yeni Hedefler Belirlendi Haber

75 Binden Fazla Kişiye Doğa Bilinci Kazandıran Projede Yeni Hedefler Belirlendi

Daha sürdürülebilir bir dünya hedefiyle çalışmalarını sürdüren Vodafone, elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik etmeye ve bu konuda farkındalık yaratmaya devam ediyor. Şirketin e-atıkların geri dönüştürülerek hem doğanın korunması hem de doğa bilinci yüksek, sorumlu nesillerin yetişmesi amacıyla, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği işbirliğiyle başlattığı “Dünya İçin Lazım” projesi bir yılı geride bıraktı. Bu süreçte 37 tonu aşkın e-atık geri dönüşüme kazandırılırken, projeye destek veren gönüllü sayısı 500’ü, doğayı koruma eğitimleriyle ulaşılan kişi sayısı ise 75 bini aştı. Projenin ikinci yılında 650 gönüllü eğitmen ile 68 bin çocuğa daha ulaşılması ve 50 ton e-atığın geri dönüşüme kazandırılması hedefleniyor. “Dünya İçin Lazım” projesinin yeni dönem hedefleri, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcıları Hasan Süel ve Meltem Bakiler Şahin’in yanı sıra WWF-Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula ve Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Koyuncu’nun katılımıyla, 5 Haziran Dünya Çevre Günü öncesi düzenlenen toplantıda paylaşıldı. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: “Vodafone olarak, ‘Herkes için dijital ve yeşil bir gelecek inşa etme’ vizyonumuz doğrultusunda doğayı korumak en önemli amaçlarımız arasında. Şirketimizde döngüsel ekonomi yaklaşımını benimsiyor; operasyon, ürün ve hizmetlerimiz sonucu ortaya çıkan e-atıkların hem oluşmasını azaltmaya, hem de geri dönüşümünü artırmaya odaklanıyoruz. Şirket içinde olduğu gibi şirket dışında da e-atık konusunda önemli çalışmalar yapıyoruz. Bir yıl önce, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği işbirliğiyle ‘Dünya İçin Lazım’ projesini hayata geçirdik. Amacımız, e-atıkları dönüştürerek doğamıza sıfır atık katkısında bulunmak ve doğayı koruma eğitimleri sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Projemizin gördüğü yoğun ilgi sayesinde, toplamayı hedeflediğimiz e-atık miktarına hedef tarihimizden önce ulaştık ve bugüne kadar toplam 37 tonu aşkın e-atığı geri dönüşüme kazandırdık. Projemizin ölçülebilir sosyal değerini de hesapladık. Buna göre, projemize yapılan her 1 TL'lik yatırım 4,56 TL’lik sosyal değer üretti. Elde ettiğimiz sonuçlar, yarattığımız etkinin yalnızca erişimle sınırlı kalmadığını; ölçülebilir ve kalıcı bir dönüşüme dönüştüğünü gösteriyor. Projenin ikinci yılında amacımız, geliştirdiğimiz eğitim müfredatıyla 81 ilde yüz yüze ve online eğitimler ile 68 bin çocuğa daha ulaşmak ve 50 ton e-atığı geri dönüşüme kazandırmak. Yeni dönemde de aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmalarımıza devam ederek etkimizi büyütmeyi hedefliyoruz. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nden hemen önce paylaştığımız, projemizin çevresel ve sosyal etkileri ile gururluyuz. Müşterimiz olsun olmasın herkesi bir gün lazım olur diye çekmecelerde duran e-atıkları getirerek projemize destek vermeye davet ediyoruz.” Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları kaydetti: “Vodafone olarak, içinde bulunduğumuz çevresel ekosisteme karşı taşıdığımız sorumluluğun her zaman farkındayız. Bu farkındalıkla, ticari aksiyonlarımızın yanı sıra sürdürülebilirlik odaklı aksiyonlarımıza da büyük önem veriyoruz. Bu düşünceyle, sürdürülebilirlik ekibimizle beraber pazarlama departmanı olarak, ‘Dünya İçin Lazım’ projesi için de güçlü bir lansman planı yaptık. Medya stratejimizi TV, radyo, açıkhava, dijital ve basılı mecraları kapsayan 360 derece bir yapı üzerine kurduk. Projeyi mobil uygulamamız Vodafone Yanımda ve mağaza kanallarımızda yaptığımız çalışmalarla da destekledik. Projemize destek veren tüm Vodafone'lu müşterilerimiz Yanımda uygulaması üzerinden form doldurarak e-atıklarını bağışladıktan sonra 5 GB hediye kazandı. Türkiye'nin dört bir yanındaki 760 mağazamızın tamamında aktif olarak e-atık topladık. Bir yılda topladığımız toplam 37 ton atığın 32 tonu mağazalarımızdan geldi. Sürdürülebilirliği önceliklendiren kurum olma vizyonumuz doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz.” WWF-Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula, şöyle konuştu:“‘Dünya İçin Lazım’ diyerek çıktığımız yolculukta, attığımız adımların, bugün çocukların üretimlerinde, okulların dönüşümünde, yerelin ve kamuoyunun ilgisinde karşılık bulduğunu görmek son derece kıymetli. ‘Dünya İçin Lazım’ projesi kapsamında geçtiğimiz yıl doğa koruma, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, e-atık ve ileri dönüşüm konularında çocuklara yönelik eğitim içerikleri geliştirdik. Yeni dönemde ise bu içerikleri daha da güçlendirerek daha fazla çocuk ve öğretmene ulaşmayı, doğa koruma bilincinin daha geniş bir alanda yaygınlaşmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Çocukların doğayla kurduğu bağı güçlendirmeyi yalnızca bir eğitim hedefi olarak değil, geleceğe dair ortak bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu nedenle, çocukların aktif katılımını ön plana çıkaran uygulamalarla doğa elçileri yaklaşımını daha da güçlendirmek istiyoruz. Çünkü doğa korumanın; kurumların, sivil toplumun, öğretmenlerin, gençlerin ve çocukların birlikte hareket ettiği bir gelecekte mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu yolculukta birlikte ürettiğimiz ve etkiyi büyüttüğümüz, Vodafone ve Habitat Derneği başta olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, daha sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam ediyoruz.” Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Koyuncu ise şunları ifade etti: “‘Dünya İçin Lazım’ projesi, ilk yılında yalnızca geniş bir erişim yaratmakla kalmadı; çocukların bilgi, tutum ve davranışlarında ölçülebilir bir dönüşüm sağladı. Habitat Derneği olarak Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllü ağımız ve saha deneyimimizle bu dönüşümün uygulama tarafında yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Vodafone ve WWF-Türkiye işbirliğiyle yürüttüğümüz ‘Dünya İçin Lazım’ projesiyle, ikinci yılımızda da yalnızca çevre farkındalığı oluşturmayı değil; bilgi, tutum ve davranış dönüşümünü birlikte destekleyen kalıcı bir etki yaratmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz bir yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanında gönüllü eğitmenlerimizle birlikte yürüttüğümüz eğitimler, atölyeler, web seminerleri ve yaratıcı etkinliklerle 75 bini aşkın kişiye ulaştık. Çocukların çevre konularını yalnızca öğrenmesini değil; günlük yaşamlarında davranışa dönüştürmesini hedefledik. Sosyal etki analizimizde ortaya çıkan sonuçlar da bu yaklaşımın güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdi. Katılımcıların bilgi düzeyinde ortalama 50 puanlık artış ve sürdürülebilir davranış oranında 60 puanlık yükseliş sağlandı. Yeni dönemde 650 gönüllü eğitmenimizle 68 bin çocuğa daha ulaşmayı; Doğa Elçileri Programı, AI For Planet, Dünya İçin Lazım Festivali ve güncel eğitim modüllerimizle çocukların doğayla bağını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bizim için Dünya İçin Lazım, bir eğitim projesinden öte; çocuklardan ailelere, öğretmenlerden gönüllülere uzanan güçlü bir toplumsal dönüşüm hareketi. Biz inanıyoruz ki sürdürülebilir bir gelecek yalnızca bilgi aktarmakla değil; kalıcı alışkanlıklar oluşturmakla mümkün olabilir.” Hem çocuklara hem yetişkinlere eğitimler verildi “Dünya İçin Lazım” projesi kapsamında, ülke genelinde 7-14 yaş arasındaki çocuklara, ebeveynlere ve eğitmenlere e-atık ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırmak amacıyla eğitimler verildi. Doğayı koruma eğitimlerinin verilebilmesi için eğitmen eğitimleri, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının hem evde hem okulda desteklenmesi amacıyla ebeveyn ve eğitmenlere yönelik web seminerleri düzenlendi. Çocuklarda sürdürülebilirlik farkındalığı yaratmak amacıyla yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katılımıyla “Dünya İçin Lazım - GreenFest” etkinliği gerçekleştirildi. Diğer yandan, çocukların doğayla bağ kurmasını; e-atık ve çevre konularına yönelik farkındalık geliştirmesini; gözlem, düşünme ve yaratıcı üretim yoluyla öğrenmesini desteklemek üzere “Doğa Elçileri” adıyla yeni bir program da başlatıldı. Bu program kapsamında seçilen toplam 23 Doğa Elçisi, mentorlarıyla birlikte e-atık, doğa koruma, sürdürülebilirlik odaklı yaratıcı eserlerini dijital bir sergi için üretmeye devam ediyor. Projenin yeni döneminde 20 Doğa Elçisi daha seçilecek. Proje için yaklaşık 40 milyon TL’lik medya yatırımı yapıldı “Dünya İçin Lazım” projesinin ilk yılında, toplumun her kesiminde e-atık farkındalığını artırmaya yönelik 360 derece iletişim faaliyetleri yürütüldü. Vodafone’un marka yüzü Demet Evgâr’ın rol aldığı reklam filmi, televizyonda 38 milyon, dijital mecralarda 50 milyon kişiye ulaştı. Bu film aynı zamanda son 2 yıllık dönemde Vodafone’un tüm reklamları arasında en yüksek performansı gösteren reklam filmi oldu. İletişim döneminde yapılan testte (YouTube Search Lift) “e-atık” aramalarında %30, “elektronik atık” aramalarında %27 artış görüldü. Vodafone, çocuklarda çevre farkındalığını artırmak ve e-atıkların eğitime dönüşümünü desteklemek amacıyla toplamda yaklaşık 40 milyon TL’lik medya yatırımı yaptı. E-atık bağışlayana internet hediye edildi “Dünya İçin Lazım” projesi, Vodafone Yanımda mobil uygulaması ve Vodafone mağazalarında yapılan çalışmalarla da desteklendi. Vodafone'lular Yanımda uygulaması üzerinden form doldurarak e-atıklarını bağışladıktan sonra 5 GB mobil internet hediyesi kazandı. Kampanyaya destek vermek isteyen herkes Vodafone mağazalarını ziyaret ederek e-atık bağışlarken, mağazaya gitme fırsatı bulamayanlara e-atıklarını kargoyla ulaştırma opsiyonu sunuldu. Ülke genelinde 760 Vodafone mağazasında e-atık toplanarak kampanya penetrasyonunun %100’e ulaşması sağlandı. Bir yılda toplanan toplam 37 ton atığın 32 tonu mağazalardan geldi. E-atık toplama kampanyasına toplam 15 bin kişi katıldı ve kişi başı ortalama 2,5 kg'lık atık toplandı. Her 1 TL'lik yatırım 4,56 TL’lik sosyal değer üretti “Dünya İçin Lazım” projesinin sosyal etki analizi de yapıldı. Buna göre, projeye yapılan her 1 TL'lik yatırım 4,56 TL’lik sosyal değer üretti. Proje katılımcılarının bilgi düzeyinde ortalama 50 puan artış sağlanırken, e-atık konusunda farkındalık oranı %39'dan %81'e yükseldi. Bu öğrenme etkisi, günlük yaşamda uygulanabilir davranışlara dönüştü. Davranışa dönüşme oranı %90’ın, e-atık toplama davranışı %86’nın, çevreyi korumaya yönelik adım atma oranı %95’in üzerine çıktı. Proje sayesinde, kararsız ve dağınık tutumlar olumlu ve bilinçli yaklaşımlara dönüşürken; katılımcıların çevresel sorumluluk algısı güçlendi ve “çevre için bireysel katkı” bilinci arttı. Bu sonuçlar, “Dünya İçin Lazım” projesinin yalnızca farkındalık oluşturan bir eğitim programı olmadığını; aynı zamanda ölçülebilir öğrenme çıktıları üreten, tutumları dönüştüren ve davranış değişikliği potansiyeli yaratan güçlü bir sosyal etki modeli sunduğunu ortaya koydu. Doğayı korumak için yapay zekâdan yararlanılacak “Dünya İçin Lazım” projesinin yeni döneminde “AI for Planet” adı verilen yeni bir modül devreye alınacak. Buna göre, kırsal bölgelerde yer alan 4 ilde Vodafone ve proje gönüllülerinin katkılarıyla etkinlikler düzenlenecek. Bu etkinliklerde yapay zekâ, iklim ve sürdürülebilirlik temalarına odaklanan içerikler katılımcılarla buluşturulacak. Söz konusu faaliyetler, hedef yaş grubundaki çocukların bu alanlarda farkındalık kazanmalarını ve temel bilgi edinmelerini desteklemeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Gençlere Sürdürülebilir Finans Eğitimi ve Staj İmkanı Haber

 Gençlere Sürdürülebilir Finans Eğitimi ve Staj İmkanı

İklim riskleri, dönüşen regülasyonlar ve sürdürülebilir finans alanında artan yetkinlik ihtiyacı doğrultusunda tasarlanan program, gençlerin sürdürülebilirlik perspektifini bankacılık uygulamalarıyla birlikte değerlendirmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Program aynı zamanda finans sektörünün düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde ihtiyaç duyduğu yeni nesil yetkinliklerin gelişimini destekliyor. “SEGM & QNB Sürdürülebilir Finans Staj Programı” genç yetenekleri sürdürülebilir finansın geleceğine hazırlıyor. Program, altı haftalık hibrit bir gelişim sürecinden oluşuyor: İlk iki haftada katılımcılar, SEGM Akademi tarafından gerçekleştirilen çevrimiçi eğitimlere dahil olarak sürdürülebilir finansın temel dinamikleriyle tanışıyor. Eğitim içerikleri kapsamında ESG yaklaşımları, yeşil finansman araçları, etki yatırımları, karbon piyasaları, sürdürülebilir bankacılık uygulamaları ve raporlama standartları gibi başlıklar ele alınıyor. Programın uygulamalı aşamasını oluşturan sonraki dört haftada ise öğrenciler: QNB Türkiye bünyesinde bankanın çeşitli bölümlerinde sürdürülebilir finans alanında çalışma fırsatı elde ediyor. Katılımcılar bu süreçte etki ölçümü, müşteri sürdürülebilirlik değerlendirmeleri ve proje destek çalışmaları gibi alanlarda deneyim kazanarak teorik bilgilerini saha pratiğiyle pekiştiriyor. Eğitim ve staj süreci, İktisadi ve İdari Bilimler, Finans ve Bankacılık, Mühendislik, Çevre Bilimleri, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinde öğrenim gören 3. ve 4. sınıf üniversite öğrencilerine açık olarak yürütülüyor. Katılımcılar, program sonunda “Sürdürülebilir Finans- SEGM Sertifikası” almaya hak kazanırken, en başarılı 3 öğrenci için mezuniyet sonrası kariyer fırsatları da sunuluyor. QNB Türkiye, sürdürülebilir finans yaklaşımını yalnızca finansal performans odağında değil; uzun vadeli değer yaratımı, risk yönetimi, çevresel ve sosyal etki perspektifinde ele alıyor. Banka, gençlerin bu dönüşümün aktif bir parçası olmasını stratejik öncelikleri arasında konumlandırıyor. Program kapsamında verilen eğitimler ile katılımcıların; sürdürülebilir finans araçlarını tanımlayabilmesi, ESG faktörlerinin yatırım ve kredi süreçlerine etkisini analiz edebilmesi, sürdürülebilirlik raporlaması ve uluslararası çerçeveler konusunda bilgi sahibi olması amaçlanıyor. Eğitim içerikleri arasında uluslararası sürdürülebilirlik raporlama standartları, iklim hedefleri, iklim risklerinin finansal etkileri, iş hayatında kadınların güçlendirilmesi gibi pek çok farklı konu başlıkları yer alıyor. Program, gençlerin sürdürülebilir finans alanındaki bakış açılarını sektörle buluşturarak bilgi paylaşımını ve çok paydaşlı iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Sürdürülebilir finans alanında yaşanan dönüşüm, finans sektöründe yeni nesil yetkinliklere olan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. Gençlerin bu dönüşümün bir parçası olması ve sürdürülebilir bankacılığın geleceğine yön verecek bilgi ve deneyimi kazanması QNB Türkiye için büyük önem taşıyor. SEGM iş birliğiyle hayata geçirilen bu programın, genç yeteneklerin gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor. Program sonunda katılımcılar, uygulamalı öğrenme deneyimlerini SEGM “Ortak Miras – Ortak Gelecek” Buluşması’nda sektör profesyonelleriyle paylaşma imkânı da bulacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİKAV, Business Honors Awards'da İki Ödüle Birden Layık Görüldü Haber

TİKAV, Business Honors Awards'da İki Ödüle Birden Layık Görüldü

Akfen Holding’in kurucusu olduğu Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), Türkiye iş dünyasının sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk alanlarındaki en iyi uygulamalarını ödüllendiren Business Honors Awards töreninde bu yıl iki ayrı kategoride birinci oldu. Holding sektöründe Kurumsal İletişim kategorisinde "Net Zero Sosyal Etki Ödülü"nü, Enerji sektöründe Kurumsal İletişim kategorisinde ise "En İyi Sürdürülebilirlik İletişimi Ödülü"nü alan TİKAV, sürdürülebilirlik alanındaki kararlı duruşunu bir kez daha tescilledi. Ödül töreninde TİKAV'ı Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval temsil etti. Akfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Akın Özalp ve TİKAV Yönetim Kurulu Üyesi Dilara Akın da törende hazır bulundu. “TİKAV OLARAK DEĞER YARATMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Törende konuşan TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval şunları söyledi: “TİKAV olarak 27 yıldır insanı merkeze alan projeler üretmeye, özellikle fırsat eşitliğine erişimi sınırlı olan bireylerin hayatına dokunmaya devam ediyoruz. Business Honors Awards kapsamında iki ayrı ödüle layık görülmek, yıllardır büyük bir özveriyle yürüttüğümüz çalışmaların değer gördüğünü göstermesi açısından bizim için son derece anlamlı. Akfen Yenilenebilir Enerji ile birlikte yürüttüğümüz projelerde yalnızca eğitim vermeyi değil; farkındalık yaratmayı, dayanışmayı büyütmeyi ve uzun vadeli bir dönüşüm sağlamayı hedefledik. Bugün 12 bini aşkın kadına doğrudan ulaşmış olmak bizim için çok kıymetli bir sonuç. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza, gönüllülerimize ve destekçilerimize teşekkür ediyoruz. TİKAV olarak önümüzdeki dönemde de toplumda kalıcı değer yaratacak projeler üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” 2017’DEN BU YANA KIRSAL BÖLGELERDE 12 BİN KADINA DİREKT EĞİTİM VERDİ TİKAV'ın bu ödüllere giden yolculuğunun temelinde, Akfen Yenilenebilir Enerji ile yürütülen uzun soluklu bir iş birliği yatıyor. Türkiye'nin dört bir yanında hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerjisi santrallerinin bulunduğu kırsal bölgelerde yaşayan kadınları güçlendirmeyi hedefleyen bu projeler, yıllar içinde binlerce haneye ulaştı. 2017 yılında başlayan bu yolculuğun ilk durağı "Evde Okullu Olduk" projesi oldu. 15 farklı bölgede 0-6 yaş grubu çocukların gelişimi konusunda 800 kadına ulaşılan bu proje, kırsal kesimdeki ailelere erken çocukluk eğitimi farkındalığı kazandırdı. "Önce Sağlık" projesiyle sağlık temalı eğitimler 17 bölgeye taşındı ve 1.500 kadına ulaşıldı. Ardından gelen "Hijyen Sağlıktır" projesiyle 26 farklı lokasyonda 2.000 kadına temel hijyen ve sağlıklı yaşam becerileri aktarıldı. "Tasarruf Evimizde, Gelecek Elimizde" projesi kapsamında ise enerji ve su tasarrufu başta olmak üzere çevresel ve ekonomik farkındalık eğitimleri 2.500 kadına ulaştı. "Dijitaldeki Ayak İzimiz" projesinin tamamlanmasıyla birlikte TİKAV, ulusal projeleri kapsamında yaklaşık 9.300 kadına yüz yüze eğitim verdi. 2025 yılında hayata geçirilen "Önlem Al, Güvende Kal" projesiyle bu rakam 12.000'i aştı. 27 YILDIR ÇEŞİTLİ PROJELERLE İNSANA YATIRIM YAPIYOR 1999 yılında Akfen Holding'in sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirmek amacıyla Akın Ailesi tarafından kurulan TİKAV, bugüne kadar 84.000'den fazla kişiye ulaştı, 50'yi aşkın proje gerçekleştirdi ve 2.191 etkinlik düzenledi. Vakfın üç temel faaliyet alanı Bireysel Gelişim Programı (BGP), Ulusal Projeler ve Uluslararası Gençlik Ödülü – Türkiye (UGO-TR) oldu. Bireysel Gelişim Programı kapsamında başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere Türkiye'nin farklı bölgelerinde öğrenim gören üniversite öğrencilerine burs, eğitim ve kişisel gelişim desteği sunuldu. Uluslararası Gençlik Ödülü – Türkiye programı ise 14-24 yaş arası gençleri kendi hayatlarında ve toplumda fark yaratmaya teşvik eden, 130 ülkede uygulanan prestijli bir gelişim programının Türkiye ayağını oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye 170 Yaşında Haber

Siemens Türkiye 170 Yaşında

Siemens Türkiye, Türkiye’nin sanayi ve teknoloji ekosisteminde uzun yıllardır faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak konumlanıyor. Şirketin faaliyetlerinin odağında kısa vadeli sonuçların ötesinde uzun vadeli değer üretimi yer alıyor. Siemens Türkiye, yerel mühendislik gücünü, operasyonel yetkinliklerini ve küresel teknoloji birikimini bir araya getirerek çalışmalarını sürdürüyor. Geleceğe bakış: Dijitalleşme, endüstriyel yapay zekâ ve sorumlu büyüme Siemens Türkiye, stratejik odağını dijital dönüşüm, endüstriyel yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilere yönlendiriyor. Şirket, sanayide dijitalleşmenin hızlandırılmasını, yeşil teknolojilerin yaygınlaştırılmasını ve daha verimli, dayanıklı sistemlerin geliştirilmesini önceliklendiriyor. Yapay zekâ, dijital ikizler, otomasyon ve akıllı enerji sistemleri, Siemens Türkiye’nin gelecek vizyonunun temel yapı taşlarını oluşturuyor. Siemens Türkiye’den sosyal etki ve sürdürülebilirlik odağında bütüncül yaklaşım Siemens Türkiye, insan odağını merkeze alarak yetenek gelişimi, kapsayıcılık ve etik değerler alanlarında çalışmalar yürütüyor. Şirket, çevresel yaklaşımı kapsamında enerji verimliliğini artıran, kaynak kullanımını optimize eden ve emisyonların azaltılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyor. Bu bütüncül yaklaşım, Siemens Türkiye’nin sosyal etki çalışmalarına da yansıyor. Türkiye, Siemens’in küresel inovasyon ağında stratejik rol oynuyor Türkiye, Siemens’in küresel inovasyon ve mühendislik ağı içinde stratejik bir rol üstleniyor. Siemens Türkiye, 800’ü aşkın mühendis ve araştırmacıdan oluşan kadrosu ve 3 milyar TL’ye ulaşan Ar-Ge yatırımıyla global inovasyon ağının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Bu yapı, Türkiye’yi yalnızca üretim yapılan bir ülke olmaktan çıkararak teknoloji geliştirilen bir merkez haline getiriyor. Türkiye’de geliştirilen mühendislik çözümleri ve dijital teknolojiler, Siemens’in global portföyüne entegre edilerek farklı coğrafyalarda kullanılıyor. Üretim gücü ve ihracat kapasitesi Siemens Türkiye yerli üretim gücü ve mühendisliği ile Gebze'de 100.000'den fazla orta gerilim dağıtım panosu üretimi gerçekleştirdi. Dünya da pek çok ülkeye ihracat yapan tesis, çevre dostu teknolojileri, uzun ömürlü yapısı ve düşük bakım ihtiyacıyla enerji altyapılarına çözüm sunuyor. Dijital üretim altyapısı sayesinde tesis; otomasyon, dijital ikiz teknolojileri ve entegre üretim yönetimiyle modern sanayi üretiminin gelişmiş örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Bunun yanı sıra Siemens’in Türkiye’deki alçak gerilim üretim faaliyetleri de küresel değer zincirinde önemli bir rol üstleniyor. 1961 yılında kurulan tesis, yıllık yaklaşık 20 milyon adet üretim kapasitesiyle faaliyet gösteriyor. Liderlerden 170. yıl mesajları Hüseyin Gelis: “Yenilik ve sorumlu büyüme ile geleceği şekillendiriyoruz” Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis: Geçmişten bugüne taşıdığımız deneyimi, yenilik odağımız ve güçlü mühendislik kabiliyetimizle birleştiriyoruz. Türkiye’deki köklü sanayi ve teknoloji geçmişimiz, bu yaklaşımın önemli bir göstergesidir. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz; dijital dönüşümü hızlandırmak, endüstriyel yapay zekâ ve veri odaklı teknolojileri sanayiye entegre etmek, yeşil teknolojilerin kullanımını yaygınlaştırmak ve sorumlu büyüme yaklaşımıyla sanayi ve altyapının geleceğini şekillendirmek olacaktır. Siemens Türkiye olarak teknolojiyi yalnızca geliştiren değil, ekonomik, çevresel ve toplumsal etkileri birlikte ele alan bir bakış açısıyla hareket ediyoruz. Bu anlayışla ‘zamanın ötesinde’ bir şirket olma hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.” Thomas Kolbinger: “Uzun vadeli ve dengeli büyümeye odaklanıyoruz” Siemens Türkiye CFO’su Thomas Kolbinger ise şirketin uzun vadeli değer yaratma yaklaşımına dikkat çekerek şunları söyledi: 170 yıl boyunca temel odağımız, teknolojiyi ve mühendisliği kullanarak değer üretmek oldu. Siemens Türkiye olarak finansal başarımızı inovasyon ve toplumsal etki yaklaşımıyla birlikte ele alıyoruz. Türkiye, Siemens için yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda stratejik bir üretim ve inovasyon merkezi olmayı sürdürüyor. Güçlü Ar-Ge yatırımlarımız, ihracat kapasitemiz ve toplumsal fayda odaklı çalışmalarımızla Türkiye’de uzun vadeli değer üretmeye devam ediyoruz. 170 yıldır zamanın ötesinde olmaktan ve Türkiye için değer yaratmaktan gurur duyuyoruz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Kadın Girişimcileri 19. Kez Ödüllerine Kavuştu Haber

Türkiye’nin Kadın Girişimcileri 19. Kez Ödüllerine Kavuştu

Garanti BBVA’nın, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle bu yıl 19.sunu gerçekleştirdiği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nın sonuçları açıklandı. 28 Nisan akşamı gerçekleştirilen ödül töreninde, beş kategorinin birincileri ödüllerini aldılar. Yarışmada, Gurvita kurucusu Bahar Şamhili Tanju, “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” seçildi. Bahar Alan, Novavera girişimiyle “Türkiye'nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi”, Hülya Tomak Blueit girişimiyle “Türkiye'nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi” oldu. İpek Tüysüzoğlu, Yugen girişimiyle “Türkiye'nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi” seçilirken, “Türkiye'nin Kadın Kooperatifi” ödülünü ise Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi adına Sıla Elevli aldı. “Her hikaye kendi içinde eşsiz ve değerli” Ödül töreninde konuşan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, “Bu akşam sadece bir ödül töreni için değil, 20 yıla yayılan güçlü bir dönüşümün parçası olarak buradayız. Kadın girişimciliğini geçmişten bugüne hep bütünsel bir yaklaşımla ele aldık. Finansman, eğitim, pazar erişimi ve cesaretlendirme olmak üzere dört temel alanda kurguladığımız modelimizle somut etki yaratmayı hedefledik ve bu yolda emin adımlarla yürüyoruz. Son beş yılda kadın girişimcilere sağladığımız finansman 350 milyar TL’yi aştı. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi ile 6.000 kadın girişimciye ulaştık; Ticaretin Kadınları platformu ile onları yeni pazarlara taşıdık. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması da bu yaklaşımımızın en güçlü yansımalarından biri. 2007 yılında 103 başvuruyla başlayan bu yolculuk bugün 50 bini aşkın başvuruya ulaşarak ekosistem içinde başlı başına bir markaya dönüştü. Başvuruların ve ilginin her geçen gün artması, bize bu alanda yapacak daha çok işimiz olduğunu da gösteriyor. Bugün girişimcilik daha erken başlıyor, yeni nesil girişimciler ise daha en başından global düşünüyor. Verdiğimiz desteklerin yanı sıra, kadın girişimcileri küresel ağlarla buluşturarak uluslararası başarı hikâyelerine katkı sağlamayı da hedefliyoruz. İnanıyoruz ki kadınların ekonomiye eşit katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda güçlü bir kalkınma meselesi. Bu akşam burada gördüğümüz tüm girişimciler yalnızca kendi başarılarını değil, başka kadınlara ilham veren güçlü hikâyeleri temsil ediyor. Biz de bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyor, ‘Birlikte yaparız’ diyerek bu hikâyeyi birlikte büyütmeye devam ediyoruz.” dedi. KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, “Garanti BBVA ve Ekonomist Dergisi ile birlikte sürdürdüğümüz iş birliğinin, kadın girişimciliğini destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir etki alanına dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, 19 yılı geride bırakırken bir yarışma olmanın ötesine geçerek; kadınların potansiyelini görünür kılan, ilham veren ve cesaretlendiren güçlü bir platform haline gelmiştir. 2007 yılında 103 kadının ‘ben de varım’ diyerek başvurduğu bu yolculuk, bugün 50 bini aşkın girişimcinin hikâyesine ev sahipliği yapıyor. Bugün her başvuruyla birlikte karşımıza çıkan hikâyeler, kadınların üretme gücünü, kararlılığını ve dönüşüm yaratma kapasitesini açıkça ortaya koyuyor. Kadın girişimciler yalnızca ekonomik değer üretmekle kalmıyor; geliştirdikleri yenilikçi, sürdürülebilir ve kapsayıcı iş modelleriyle de toplumsal fayda yaratarak daha kapsayıcı bir geleceğin inşasına katkı sağlıyor. Ödüllendirdiğimiz her başarı; cesaretin, azmin ve istikrarlı emeğin güçlü bir yansıması olurken, başka kadınlara ilham veren ve “ben de yapabilirim” duygusunu pekiştiren çok kıymetli örnekler de sunuyor. KAGİDER olarak inancımız çok net: Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi sürdürülebilir kalkınmanın en önemli anahtarlarından biridir. Bu nedenle kadın girişimcilerin yolculuklarını desteklemeye, onları görünür kılmaya ve başarı hikâyelerini çoğaltmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; kadınların güçlenmesi yalnızca bugünü değil, geleceği de dönüştürür” dedi. Ekonomist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Talip Yılmaz, “Ekonomist Dergisi, kadın konusuna ayrıca önem veren, önceliklendiren bir yayın politikası izliyor. Kadının iş hayatındaki yerini önceliklendiren haber ve araştırmalar hazırlıyor. Etkinlikler düzenliyor. Bu kapsamda Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, alanında Türkiye’nin en uzun soluklu çalışması. Garanti BBVA ve KAGİDER gibi çok değerli iki kuruluşla birlikte hayata geçirdiğimiz ve 19 yaşında olan bu yarışma, Türkiye’nin kadın girişimciliği ekosisteminin gelişmesine büyük katkı sundu. Bu güne kadar 50 binin üzerinde kadın girişimci yarışmayı katıldı. Kadın girişimciliği ekosisteminin girişimcilik ekosisteminden aldığı pay yüzde 3-4’erden aradan geçen yıllar içinde yüzde 18’lere yükseldi. Yine kadın girişimciliğinde geleneksel sektörlerin yanında bugün e-ticaret, oyun teknoloji, bilimin farklı dallarında alanında işler olduğunu görüyoruz. Bu başarıda muhakkakki topluma rol model olan yarışmanın ve yarışmacılarımızın büyük etkisi oldu,” dedi. Kazananlar hakkında Bahar Şamhili Tanju – “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” / Gurvita Gurvita, geleneksel üretim yöntemlerini modern tüketim alışkanlıklarıyla buluşturarak katma değerli gıda ürünleri geliştiren bir girişim olarak öne çıkıyor. Kemik suyu gibi yüksek besin değerine sahip ürünleri daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir modelle Türkiye’de ve yurt dışında başarıyla sunuyor. Bahar Alan – “Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi” / Novavera Zeytinyağı Novavera, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla yüksek kaliteli zeytinyağı üretimi gerçekleştirerek hem yerel kalkınmaya katkı sağlıyor hem de uluslararası pazarlarda Türkiye’yi temsil ediyor. Hülya Tomak – “Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi” / Blueit Blueit, su tüketimi ve yönetimi konusunda farkındalık yaratmayı hedefleyen teknoloji tabanlı çözümleriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına ve daha yaşanılabilir bir dünyaya katkı sunuyor. İpek Tüysüzoğlu – “Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi” / Yugen Yugen, nar kabuğu gibi doğal atıklardan alternatif deri üretimi gerçekleştirerek döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim alanında yenilikçi bir model ortaya koyuyor. Sıla Elevli – “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” / Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi fındık tarımını geleneksel sınırlarının ötesine taşıyarak modern teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleriyle yeniden kurgulayan bir yapı sunuyor. Yürütülen çalışmalarla bölge tarımını veri odaklı ve yüksek verimli bir yapıya dönüştürürken, kadın üreticilerin ekonomik hayata katılımını güçlendiren ve yerel kalkınmaya somut katkı sağlayan kapsayıcı bir model geliştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç’a Global Liderlik Ödülü Haber

Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç’a Global Liderlik Ödülü

Uçan Raketler sosyal sorumluluk projesiyle ortaya koyduğu sosyal etki yaklaşımı ve topluma sağladığı katkılar doğrultusunda, uluslararası jüri değerlendirmesi sonucunda bu ödüle layık görülen Karaağaç, ödülünü Londra’da düzenlenen törende aldı. Havayolu ve seyahat teknolojileri alanında küresel çözümler sunan Hitit’in Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç, toplumsal etki odaklı liderliğiyle önemli bir başarıya imza attı. Karaağaç, bu yıl ilk kez düzenlenen The Source Awards 2026’da “Yılın Lideri” seçilerek global birincilik ödülünün sahibi oldu. Ödül, Türkiye’de ve dünyada görev yapan C-level yöneticilerin toplumsal katkılarını görünür kılmayı amaçlayan The Source Awards kapsamında verildi. Değerlendirme süreci; Bayes Business School, University of Cambridge, King’s College London, Imperial College London ve benzeri prestijli kurumlarda görev yapan akademisyenlerden oluşan uluslararası jüri tarafından gerçekleştirildi. Ödül töreni, 17 Nisan’da Londra’daki Bayes Business School’da düzenlendi. Uçan Raketler Projesi Uluslararası Ölçekte Takdir Gördü Nevra Onursal Karaağaç’a verilen bu ödülün temelinde, Hitit’in 2018 yılında başlattığı ve Türkiye’nin ilk sürdürülebilir masa tenisi projesi olan “Uçan Raketler” yer alıyor. BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında bulunan sağlıklı ve kaliteli yaşam, eşitsizliklerin azaltılması ve nitelikli eğitim hedeflerini odağına alarak hayata geçirdiği Uçan Raketler, çocukların spora erişimini artırmayı, fırsat eşitliğini desteklemeyi ve uzun vadeli sosyal fayda yaratmayı hedefliyor. Bugüne kadar proje kapsamında Türkiye genelinde 411 devlet okuluna ulaşıldı ve 160 binden fazla öğrenci masa tenisi ile tanışma fırsatı buldu. Aynı zamanda 430 beden eğitimi öğretmeni, Türkiye Masa Tenisi Federasyonu iş birliğiyle antrenörlük eğitimi alarak projenin sürdürülebilirliğine katkı sağladı. Proje kapsamında ekipman desteği sağlanan okullarda masa tenisi takımları kurulurken, yerel turnuvalar ve Türkiye Şampiyonası ile sürdürülebilir bir spor ekosistemi oluşturuldu. Ayrıca deprem sonrası Kahramanmaraş ve Malatya’da gerçekleştirilen çalışmalarla çocukların psikososyal iyileşme süreçlerine de katkı sağlandı. “Gerçek Etki, İhtiyaç Olan Yere Dokunmakla Mümkün” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç şunları söyledi: “Uçan Raketler, bizim için bir sosyal sorumluluk projesinden çok daha fazlası. Çocukların hayatında kalıcı bir iz bırakmayı hedefleyen bir yolculuk. Teknoloji alanında faaliyet gösteren bir şirket olarak, doğrudan iş kolumuzla bağlantılı olmayan bir alana yatırım yapmayı bilinçli bir tercih olarak hayata geçirdik. Çünkü gerçek etki, ihtiyaç duyulan yerde var olmakla mümkün. Her ilde sahada olmak, çocuklarla birebir temas kurmak ve bu süreci sahiplenmek benim için çok kıymetli. Bu ödül de aslında bu yaklaşımın bir yansıması.” “Sürdürülebilir Stratejilerden Sahada Kalıcı Sonuçlara” Hitit’in Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı döneminde başlattığı Uçan Raketler projesini, Genel Müdür olduktan sonra da aynı kararlılıkla sahiplenmeye devam ettiğini vurgulayan Karaağaç, sözlerine şöyle devam etti: “2024 yılında Genel Müdür olmamla birlikte ajandamın ve sorumluluklarımın değişmesi ve büyümesi, Uçan Raketler’e olan bağlılığımı değiştirmedi. Çünkü bu proje, çocukların hayat rotasında küçük ama kritik bir açı değişimi yaratıyor: Bir gün sporcu olmak isteyebilirler; ancak her koşulda asıl hedefimiz çocukların; özgüvenli, sağlıklı ve takım ruhu yüksek bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlayabilmek. Çocukların spordan giderek uzaklaştığı bir dünyada, erişimi kolay ve gelişim üzerindeki etkileri somut biçimde gözlemlenebilen bir branş olması nedeniyle masa tenisini sahiplendik. Projeyi kurgularken yalnızca sağlıklı yaşamı teşvik etmeyi değil; aynı zamanda disiplin, düzen ve süreklilik gibi temel alışkanlıkları çocuklara kazandırmayı hedefledik. Liderliğim; önce bu hedefleri sürdürülebilir bir strateji üzerine kurgulamak, ardından bu stratejiyi sahaya yansıtmak ve nihayetinde sahadaki enerjiyi ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek üzerine kurulu.” Küresel Ölçekte Büyüme Hedefi Kamu, özel sektör ve ilgili STK iş ortaklığı ile hayata geçirilen Uçan Raketler projesinin, önümüzdeki dönemde Hitit’in uluslararası iş ortaklarıyla birlikte yurt dışına taşınması planlanıyor. Birleşmiş Milletler’in “Sağlıklı Yaşam”, “Nitelikli Eğitim” ve “Eşitsizliklerin Azaltılması” hedefleriyle uyumlu ilerleyen proje, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir yapısıyla öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vorwerk Group, DSN Global 100 Listesi’nde 3. Sırada Yer Aldı Haber

Vorwerk Group, DSN Global 100 Listesi’nde 3. Sırada Yer Aldı

Doğrudan satış sektörünün en prestijli küresel sıralamalarından biri olarak kabul edilen DSN Global 100 Listesi’nde Vorwerk Group, 2026 yılında da güçlü konumunu koruyarak ürün satan başarılı şirketler kategorisinde 3. sırada yer aldı. Yıllık geliri 100 milyon doların üzerinde olan şirketlerin değerlendirildiği listede bu yıl 63 şirket yer alırken, sıralama yalnızca finansal büyüklüğü değil; sektörün ekonomi, istihdam ve toplumsal etki alanındaki gücünü de ortaya koyuyor. Vorwerk Group’un listede üst sıralarda konumlanması, şirketin global ölçekte sürdürülebilir büyüme performansını ve doğrudan satış modeline getirdiği yenilikçi yaklaşımı bir kez daha teyit ediyor. “Doğrudan satış, ekonomik ve sosyal etki yaratan güçlü bir model” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Vorwerk Türkiye Genel Müdürü Gül Kayadeniz, doğrudan satış sektörünün yalnızca ticari bir yapı olmadığını, aynı zamanda geniş bir ekonomik ve sosyal etki alanı yarattığını vurguladı. Kayadeniz konuya ilişkin, “DSN Global 100 Listesi’nde üst sıralarda yer almak, Vorwerk Group’un global ölçekte istikrarlı büyümesinin ve güçlü iş modelinin önemli bir göstergesi. Doğrudan satış modeli, milyonlarca insan için girişimcilik fırsatı yaratırken; aynı zamanda ekonomiye ve istihdama doğrudan katkı sağlayan bir yapı sunuyor. Bu başarının arkasında, kullanıcı odaklı yaklaşımımız ve sürdürülebilir değer yaratma vizyonumuz yer alıyor”dedi. Küresel ölçekte büyüyen etki DSN Global 100 Listesi, doğrudan satış kanalının dünya genelindeki ekonomik etkisini görünür kılmayı amaçlıyor. Liste, hem halka açık hem de özel şirketleri kapsayarak sektörün geniş ölçekli yapısını ve küresel erişimini ortaya koyuyor. Vorwerk Group’un bu listede üst sıralarda yer alması, yalnızca finansal başarıyı değil; aynı zamanda tüketiciyle kurduğu güçlü bağ, yaygın temsilci ağı ve deneyim odaklı iş modeliyle yarattığı uzun vadeli etkiyi de yansıtıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Leasing, 100 Milyon ABD Dolarlık Murabaha Sendikasyonu ile Uluslararası Kaynak Erişimini Güçlendirdi Haber

Garanti BBVA Leasing, 100 Milyon ABD Dolarlık Murabaha Sendikasyonu ile Uluslararası Kaynak Erişimini Güçlendirdi

SMBC Bank International Plc koordinasyonunda sağlanan finansmanın, başta KOBİ finansmanı olmak üzere reel sektörü destekleyen büyüme odaklı leasing yatırımlarında kullanılması ve bu yolla ülke ekonomisinin kalkınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Garanti Finansal Kiralama A.Ş. (Garanti BBVA Leasing), uluslararası piyasalarda 100 milyon ABD doları tutarında murabaha sendikasyon finansmanı kapsamında yeni bir anlaşmaya imza attı. SMBC Bank International Plc’nin düzenleyici (mandated lead arranger) olarak görev aldığı işlem, uluslararası yatırımcılardan yoğun ilgi görerek geniş ve çeşitlendirilmiş bir yatırımcı tabanına ulaşılmasını sağladı. Söz konusu işlem, Garanti BBVA Leasing’in fonlama yapısını çeşitlendirme ve uluslararası piyasalardaki etkinliğini artırma stratejisiyle uyumlu olarak kurgulandı. Aynı zamanda katılım finansmanı prensiplerine dayalı alternatif kaynaklara erişimi güçlendirerek, kurumun sürdürülebilir finansman alanındaki konumunu daha da pekiştirdi. Yatırımcıların kuruma ve ülkemize duyduğu güvenin göstergesi Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Leasing Genel Müdürü Orhan Veli Çaycı şunları söyledi: “Uluslararası piyasalardan sağladığımız bu işlem, yatırımcıların hem kurumumuza hem de ülkemize duyduğu güvenin güçlü bir göstergesi niteliğinde. Reel sektörün dönüşümünü, KOBİ’lerin gelişimini desteklemeye ve sosyal etki yaratan projelerin finansmanına katkı sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz.” Somut katkı sağlayacak projelere yönlendirilecek Sağlanan bu yeni finansmanın başta KOBİ finansmanı olmak üzere reel sektörü destekleyen büyüme odaklı leasing yatırımlarında kullanılması ve bu yolla ülke ekonomisinin kalkınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Bu çerçevede finansman, istihdamın desteklenmesi ve çevresel etkilerin azaltılması yönünde somut katkı sağlayacak projelere yönlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Türkiye’nin 50 Sürdürülebilirlik Lideri Arasında Yer Aldı Haber

TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Türkiye’nin 50 Sürdürülebilirlik Lideri Arasında Yer Aldı

Kırsalda yaşayan kadınlardan üniversite öğrencilerine uzanan sosyal etki projeleriyle farklı kesimlere dokunan Kırçuval, sürdürülebilir bir gelecek için yürüttüğü çalışmalarla ödüle layık görüldü. Akfen Holding’in kurumsal sosyal sorumluluk çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Fast Company Türkiye tarafından her yıl düzenlenen “Sürdürülebilirlik Liderleri 50” listesinde bu yıl da yer alarak ‘Sürdürülebilirlik Lideri’ ödülünün sahibi oldu. Fast Company Türkiye’nin bu yıl “Daha İyi Bir Dünya İçin: Karar, Denge ve Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirdiği Sürdürülebilirlik Liderleri Zirvesi’nde takdim edilen ödül, Kırçuval’ın öncülüğünde TİKAV’ın yürüttüğü sürdürülebilir kalkınma alanındaki çok boyutlu çalışmaların bir yansıması olarak öne çıktı. 27 yıldır gerçekleştirdiği projelerle hayatın her alanından kesime ulaşarak kırsalda yaşayan kadınlardan üniversite öğrencilerine kadar farklı gruplara dokunan çalışmalara öncülük eden Kırçuval, yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma yolculuğuna katkı sunmaya devam ediyor. FIRSAT EŞİTLİĞİYLE ŞEKİLLENEN SÜRDÜRÜLEBİLİR ETKİ TİKAV çatısı altında hayata geçirilen projelerle fırsat eşitliğine ihtiyaç duyan bireylerin güçlenmesine odaklanan çalışmalar, eğitimden sosyal gelişime uzanan geniş bir etki alanı yaratıyor. Kadınların ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkaran bu projeler, yalnızca bireysel gelişimi değil, toplumsal dönüşümü de destekliyor. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel değil; sosyal ve ekonomik boyutlarıyla da ele alarak kalıcı bir değer yaratmayı hedefliyor. Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), hayata geçirdiği projelerle Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşayan bireylerin fırsat eşitliğine erişimini destekleyen sürdürülebilir bir etki alanı oluşturuyor. Kırsalda yaşayan kadın ve ailelerinden, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da eğitim hayatını sürdüren üniversite öğrencilerine kadar uzanan geniş bir hedef kitleye ulaşan TİKAV, bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri imkânlar yaratmayı amaçlıyor. Eğitimden kişisel gelişime, toplumsal farkındalıktan sosyal güçlenmeye uzanan bu çalışmalar, yalnızca bireysel kazanımlar değil, uzun vadeli toplumsal dönüşüm yaratma hedefiyle kurgulanıyor. TİKAV, sürdürülebilirliği; insana yatırım, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık temelinde ele alarak, Türkiye’nin farklı kesimlerinde kalıcı değer üretmeye devam ediyor. “BU ÖDÜL BUNDAN SONRA ATACAĞIMIZ ADIMLAR İÇİN ÖNEMLİ BİR MOTİVASYON” TİKAV’ın 27 yıldır gerçekleştirdiği projelerle toplumun her kesimine ulaşarak sürdürülebilir bir dönüşüm yaratmayı hedeflediklerini belirten TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, “Biz sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, toplumsal kalkınmanın temel bir unsuru olarak ele alıyoruz. Türkiye’nin farklı bölgelerinde, farklı ihtiyaçlara sahip bireyler için fırsat eşitliğini destekleyen projeler geliştirmek; özellikle kadınların ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri alanlar yaratmak bizim için büyük önem taşıyor. TİKAV olarak attığımız her adımda, bireylerin kendi hayatlarını dönüştürebilecekleri imkânlara erişimini artırmayı ve bu etkiyi kalıcı hale getirmeyi hedefliyoruz. Sürdürülebilir bir gelecek ise ancak bu kapsayıcı yaklaşımın yaygınlaşmasıyla mümkün olabilir.” ifadelerine yer verdi. Hülya Kırçuval, Fast Company Türkiye tarafından verilen bu anlamlı ödül, yalnızca bugüne kadar hayata geçirdikleri çalışmaların değil, aynı zamanda bundan sonra TİKAV’ın atacağı adımlar için de önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu da söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.