Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Etki

Kapsül Haber Ajansı - Sosyal Etki haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Etki haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nda Dördüncü Dönem Başlıyor Haber

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nda Dördüncü Dönem Başlıyor

Bu dönemde iklim kriziyle mücadele ve eşitsizliklerin azaltılması odak alanlarında yapay zeka ve/veya inovatif çözümler üreten 3 projenin her birine 600.000 TL hibe desteği sağlanacak. "Herkesin Faydasına" sloganıyla devam eden programın yeni dönem başvuruları, bir ay boyunca surdurulebilirfayda.com adresi üzerinden kabul edilecek. Borusan Holding, çevresel, sosyal ve toplumsal meselelere çözüm üreten yenilikçi projeleri desteklemek amacıyla yürüttüğü Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönem başvurularını 24 Şubat itibarıyla başlattı. "Herkesin Faydasına" sloganıyla devam eden program, bu yıl da “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” odak alanlarını koruyor. Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, programın yeni dönemiyle ilgili şunları söyledi: “Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönemine başlarken adeta ilk günkü gibi heyecan duyuyoruz. Çünkü geride bıraktığımız dönemlerde, doğru destekle buluşan fikirlerin nasıl büyük bir faydaya dönüştüğüne bizzat tanıklık ettik. İklim krizi ve eşitsizlikler gibi zorlu sorunlar karşısında çözümü başkalarından beklemek yerine elini taşın altına koyan girişimcilerle yol yürümek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu sene de dünyayı iyileştirme cesareti gösteren proje sahiplerini aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz.” “Daha yaşanabilir bir dünya” için kapsamlı destek Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı, çevre ve toplumsal refah için kritik öneme sahip “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” başlılarında yenilikçi, uygulanabilir ve etki odaklı projeleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu yıl hibe tutarını artıran Borusan, projeler arasından seçilecek üç girişime 600.000 TL destek sağlayacak. Seçilen girişimler ayrıca ihtiyaç analizleri, iş modeli geliştirme eğitimleri, mentorluk, görünürlük, proje tanıtımı, iletişim yönetimi gibi kapsamlı bir desteğe erişecek. Girişimciler aynı zamanda Borusan ve Impact Hub İstanbul’un geniş iletişim ağlarına dahil olarak, projelerini daha geniş kitlelere ulaştırabilecek. Projesiyle sürdürülebilir bir gelecek için katkı sunmak isteyen girişimciler, 24 Mart tarihine kadar https://surdurulebilirfayda.com/ linki üzerinden başvuru yapabilecekler. Sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim, insan, inovasyon odak alanlarında güçlendiren Borusan Holding, 2022 yılında “daha yaşanabilir bir dünya” hedefiyle Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nı başlattı. Impact Hub İstanbul iş birliğiyle hayata geçirilen program, her geçen yıl etkisini artırarak sürdürülebilir kalkınmaya somut katkılar sağlıyor. Yeni teknoloji trendleri, toplumsal değişimler ve sürdürülebilirlik alanındaki en güncel yaklaşımlar doğrultusunda düzenli olarak güncellenen program böylece daha geniş kitlelere ulaşıp daha derin bir sosyal etki yaratıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Masal Yolcuları” 5 Bin Öğrencinin Hayal Dünyasına Misafir Olacak Haber

“Masal Yolcuları” 5 Bin Öğrencinin Hayal Dünyasına Misafir Olacak

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik, toplumsal fayda anlayışı doğrultusunda çocuklara yönelik sosyal etki projelerini hayata geçirmeye devam ediyor. “Yeteri Kadar En Doğru Karar” kampanyası kapsamında Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile imzalanan protokol çerçevesinde başlatılan ‘Masal Yolcuları’ projesiyle ilk olarak 400’ü aşkın çocuğa masallarla eğitim verildi. Dünya Masal Anlatma Günü öncesi gerçekleştirilen etkinlikte, Çınar ilçesindeki Sırımkesen İlkokulu’nda 175, Yenişehir ilçesindeki Kesikağaç İlkokulu’nda ise 230 öğrenciyle bir araya gelindi. Etkinlik sonunda çocuklara, “Yeteri Kadar” yaklaşımı kapsamında hazırlanan Dicle ve Arkadaşları Doğa Dostu Etkinlik Kiti, boya kalemi ve sırt çantası hediye edildi. Sürdürülebilir gelecek fikri somut deneyime dönüşüyor Müzik ve interaktif masal anlatımını bir araya getiren proje, çocukları pasif bir dinleyici olmaktan çıkararak sürecin aktif bir parçası haline getiriyor. Projenin ana anlatılarından biri olan “Koca Çınar ve Minik Karınca” masalında, sabır, azim ve kararlılıkla atılan küçük adımların büyük dönüşümlere kapı aralayabileceği mesajı veriliyor. Masalın sonunda çocuklarla birlikte fidan dikimi vurgusu yapılırken, doğa sevgisi ve sürdürülebilir gelecek fikri somut bir deneyime dönüştürülüyor. Masal anlatımı sırasında fidan üzerinden ağaçların yaşam döngüsü, canlılar için taşıdığı önem ve enerji kaynaklarının bilinçli kullanımı çocukların anlayabileceği bir dilde aktarılıyor. Böylece sahnede başlayan hikaye, çocukların günlük yaşam pratiklerine uzanan kalıcı bir farkındalığa dönüşüyor. Çocukların erken yaşta doğa bilinciyle, kaynakların sorumlu kullanımıyla ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla tanışmasının hedeflendiği projeyle, 2027 yılı sonuna kadar 5 bin öğrenciye ulaşılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nda Dördüncü Dönem Başlıyor Haber

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nda Dördüncü Dönem Başlıyor

Borusan Holding, çevresel, sosyal ve toplumsal meselelere çözüm üreten yenilikçi projeleri desteklemek amacıyla yürüttüğü Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönem başvurularını 24 Şubat itibarıyla başlattı. "Herkesin Faydasına" sloganıyla devam eden program, bu yıl da “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” odak alanlarını koruyor. Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, programın yeni dönemiyle ilgili şunları söyledi: “Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönemine başlarken adeta ilk günkü gibi heyecan duyuyoruz. Çünkü geride bıraktığımız dönemlerde, doğru destekle buluşan fikirlerin nasıl büyük bir faydaya dönüştüğüne bizzat tanıklık ettik. İklim krizi ve eşitsizlikler gibi zorlu sorunlar karşısında çözümü başkalarından beklemek yerine elini taşın altına koyan girişimcilerle yol yürümek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu sene de dünyayı iyileştirme cesareti gösteren proje sahiplerini aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz.” “Daha yaşanabilir bir dünya” için kapsamlı destek Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı, çevre ve toplumsal refah için kritik öneme sahip “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” başlılarında yenilikçi, uygulanabilir ve etki odaklı projeleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu yıl hibe tutarını artıran Borusan, projeler arasından seçilecek üç girişime 600.000 TL destek sağlayacak. Seçilen girişimler ayrıca ihtiyaç analizleri, iş modeli geliştirme eğitimleri, mentorluk, görünürlük, proje tanıtımı, iletişim yönetimi gibi kapsamlı bir desteğe erişecek. Girişimciler aynı zamanda Borusan ve Impact Hub İstanbul’un geniş iletişim ağlarına dahil olarak, projelerini daha geniş kitlelere ulaştırabilecek. Projesiyle sürdürülebilir bir gelecek için katkı sunmak isteyen girişimciler, 24 Mart tarihine kadar https://surdurulebilirfayda.com/ linki üzerinden başvuru yapabilecekler. Sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim, insan, inovasyon odak alanlarında güçlendiren Borusan Holding, 2022 yılında “daha yaşanabilir bir dünya” hedefiyle Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nı başlattı. Impact Hub İstanbul iş birliğiyle hayata geçirilen program, her geçen yıl etkisini artırarak sürdürülebilir kalkınmaya somut katkılar sağlıyor. Yeni teknoloji trendleri, toplumsal değişimler ve sürdürülebilirlik alanındaki en güncel yaklaşımlar doğrultusunda düzenli olarak güncellenen program böylece daha geniş kitlelere ulaşıp daha derin bir sosyal etki yaratıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’nın Workup Girişimcilik Programı Yeni Döneminde Başvuruları Bekliyor Haber

İş Bankası’nın Workup Girişimcilik Programı Yeni Döneminde Başvuruları Bekliyor

Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu, girişimlerin hızlanmalarına ve ölçeklenmelerine yardımcı olan Workup Girişimcilik Programı 2017 yılından bu yana girişimcilik ekosisteminin büyümesini ve gelişmesini destekliyor. Bugüne kadar 18 bine yakın başvuru alan programın mezun sayısı 182'ye ulaştı. Bu yıl Türkiye’nin farklı şehirlerindeki girişimcilere de ulaşmak hedefiyle gerçekleştirilecek program için çeşitli illerde girişimcilerle buluşma etkinlikleri de düzenlenecek. Başvurular için son gün 31 Mart Workup’ın çevrimiçi düzenlenecek 14. dönemine, Türkiye’nin tüm şehirlerinden tarım, oyun, turizmin yanı sıra sürdürülebilirlik ve sosyal etki odaklı tüm teknoloji girişimleri dikey ayrımı olmaksızın 31 Mart’a kadar www.workup.ist üzerinden başvurabiliyor. Başvuruların ön değerlendirmesi, Entrapeer platformunun yapay zekâ ajanları tarafından gelişmiş skorlama algoritmalarıyla yapılacak. Ön değerlendirmenin ardından İş Bankası yöneticileri, Workup ekibi ve program yürütücüsü Yapay Zekâ Fabrikası ekibinin değerlendirmesiyle programa seçilen girişimler belirlenecek. Programa kabul edilen girişimlerle birebir görüşülerek ihtiyaç analizleri yapılacak ve her girişime özel kişiselleştirilmiş bir program oluşturulacak. Seçilen girişimler 6 ay boyunca: Alanında uzman mentorlarla çalışma,İş Bankası Grubu iştirakleri başta olmak üzere iş birlikleri,İş Bankası’nın kurucusu ve yatırımcısı olduğu fonlar başta olmak üzere yatırım fırsatlarına erişim,Tecrübeli girişimcilerle deneyim paylaşımı, teknik çalıştaylar ve ilham etkinliklerine katılım,İş Kule Workup Alanı’nda ücretsiz ofis,Ücretsiz bulut sunucu kullanım hakkı ve altyapı destek paketlerine erişim,Yurt içi ve yurt dışı fiziki ya da çevrimiçi etkinliklere katılım,Basılı ve dijital mecralarda görünürlük olanaklarından yararlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AR-GE ve İnovasyon Artık Zorunluluk! Haber

AR-GE ve İnovasyon Artık Zorunluluk!

AR-GE ve inovasyonun günümüzde bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini dile getiren Doç. Dr. Özay, “Artık kurumlar yalnızca üretim kapasitesiyle değil, bilgi üretme ve bu bilgiyi ürüne dönüştürme becerisiyle yarışıyorlar.” dedi. 21.yüzyıl girişimcisinin yalnızca bir iş fikrine sahip olmasının yeterli olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Özay, “Günümüz girişimcisi yalnızca bir iş fikrine sahip olmakla yetinmeyip; proje yazma, fon kaynaklarına erişme, ulusal ve uluslararası destek programlarını yönetme, fikri hak süreçlerini anlama ve çok paydaşlı iş birlikleri kurabilme yetkinliğine sahip olmalı.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Başkan Yardımcısı, ARGE ve Yenilikçi Politikalar Direktörü Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “16 Şubat İnovasyon” Günü dolayısıyla girişimcilik ve inovasyonun dönüşümünü değerlendirdi. Yeni nesil girişimler ‘önce doğrula sonra ölçekle’ yaklaşımını benimsiyor Doç. Dr. Müge Ensari Özay, 21. yüzyılda girişimciliğin geleneksel modellerden hız, esneklik ve belirsizlik yönetimi açısından belirgin biçimde ayrıldığını belirterek, “Geçmişte girişimcilik daha çok sermaye, fiziksel yatırım ve uzun vadeli planlamaya dayanıyordu. Bugün ise dijital altyapılar sayesinde düşük maliyetle hızlı deneme-yanılma yapılabilen çevik yapılar öne çıkıyor. Yeni nesil girişimler ‘önce kur sonra büyüt’ yerine, ‘önce doğrula sonra ölçekle’ yaklaşımını benimsiyor. Bu dönüşüm, üniversiteleri yalnızca eğitim veren kurumlar olmaktan çıkararak girişimcilik ekosisteminin aktif bir parçası haline getirmektedir. Nitekim Üsküdar Üniversitesi BrainPark Teknoloji transfer ofisin bünyesinde yürütülen çalışmalar, akademik bilginin ticarileşmesi ve toplumsal faydaya dönüşmesi açısından bu yeni yaklaşımın somut örneklerini oluşturmaktadır.” dedi. Rekabet artık bilgi üretme kapasitesiyle ölçülüyor Ar-Ge ve inovasyonun günümüzde bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini dile getiren Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Artık kurumlar yalnızca üretim kapasitesiyle değil, bilgi üretme ve bu bilgiyi ürüne dönüştürme becerisiyle yarışıyorlar. Bu noktada teknoloji transfer ofisleri, akademik araştırmalar ile sanayi arasındaki köprüyü kurarak bilginin ekonomik değere dönüşmesini sağlıyor. Üniversite içinde geliştirilen projelerin fikri mülkiyet süreçlerinin yönetilmesi, patentlenmesi, lisanslanması ve şirketleşmesi gibi adımlar, sistematik destek mekanizmalarıyla mümkün hale getirmektedir. Bu süreçler, Ar-Ge’nin teorik bir faaliyet olmaktan çıkıp doğrudan ekonomik kalkınmanın motoru olmasını amaçlamaktadır.” diye konuştu. Dijitalleşme girişim fikirlerini kökten dönüştürüyor Dijitalleşme, yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin girişimcilik anlayışını dönüştürdüğünü ifade eden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şöyle devam etti: “Dijitalleşme, yapay zekâ ve veri odaklı teknolojiler, girişim fikirlerinin şekillenmesini kökten değiştirirken, teknoloji transfer yapılarının da çalışma modelini dönüştürüyor. BrainPark Teknoloji Transfer Ofisi tarafından yürütülen mentorluk programları, proje geliştirme eğitimleri, üniversite-sanayi iş birliği organizasyonları ve girişim hızlandırma faaliyetleri; araştırmacıların ve genç girişimcilerin dijital temelli iş modelleri geliştirmesine olanak tanımaktadır. Üsküdar Üniversitesinde veri analitiği, sağlık teknolojileri, yapay zekâ uygulamaları, iş sağlığı ve güvenliği ve nöroteknoloji gibi alanlarda geliştirilen projeler, disiplinler arası çalışmanın girişimcilikteki belirleyici rolünü ortaya koymaktadır.” Girişimci kimliği çok boyutlu yetkinlik gerektiriyor 21.yüzyıl girişimcisinin yalnızca bir iş fikrine sahip olmasının yeterli olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “21. yüzyıl girişimcisinde bulunması gereken temel yetkinlikler, teknik uzmanlık ile yenilikçi düşünme becerisinin birleşimini gerektiriyor. Günümüz girişimcisi yalnızca bir iş fikrine sahip olmakla yetinmeyip; proje yazma, fon kaynaklarına erişme, ulusal ve uluslararası destek programlarını yönetme, fikri hak süreçlerini anlama ve çok paydaşlı iş birlikleri kurabilme yetkinliğine sahip olmalı. Teknoloji transfer ofisleri tarafından verilen eğitim, danışmanlık ve kuluçka destekleri bu yetkinliklerin gelişmesini sağlayarak araştırmacıları aynı zamanda girişimci kimliğiyle güçlendirmektedir.” ifadesinde bulundu. İnovasyon artık sosyal etki de üretmeli Sürdürülebilirlik ve yeşil inovasyon başlıklarının öne çıktığını belirten Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Sürdürülebilirlik, yeşil inovasyon ve sosyal etki konularının öne çıkması, girişimciliğin yalnızca ekonomik değil, çevresel ve toplumsal değer üretme sorumluluğu taşıdığını gösteriyor. Günümüzde destek programları ve yatırım mekanizmaları, sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu projelere öncelik veriyor. Üniversite-temelli girişimcilik yapıları da sağlık, çevre, toplumsal refah ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümleri destekleyerek ‘sosyal etki odaklı inovasyon’ anlayışını yaygınlaştırıyor.” dedi. Üniversiteler üretilen bilginin ticarileşmesini destekleyen stratejik merkezler haline geliyor Türkiye’de Ar-Ge temelli girişimciliğin gelişen teknoparklar, artan kamu destekleri ve üniversite-sanayi iş birlikleri sayesinde ivme kazandığını belirten Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Teknoloji geliştirme bölgeleri ve teknoloji transfer ofisleri; akademisyen, öğrenci ve sanayi temsilcilerini aynı ekosistemde buluşturarak araştırmanın ticarileşme sürecini hızlandırıyor. Önümüzdeki dönemde uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi ve derin teknoloji alanlarına yapılan yatırımların artmasıyla, üniversiteler yalnızca bilginin üretildiği değil, aynı zamanda üretilen bilginin ticarileşmesini destekleyen stratejik merkezler haline gelmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Harekete Geç, Gücünü Keşfet” Projesi Kadınların İşe Dönüş Yolculuğuna Işık Oldu Haber

“Harekete Geç, Gücünü Keşfet” Projesi Kadınların İşe Dönüş Yolculuğuna Işık Oldu

Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF) Türkiye ile YenidenBiz Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Harekete Geç, Gücünü Keşfet’ projesi, 12 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen kapanış toplantısıyla tamamlandı. Proje, 6 aydan uzun süredir iş hayatına ara vermiş kadınların, profesyonel koçluk desteğiyle iş yaşamına dönüşlerini güçlendirmeyi hedefledi. Kadınların iş hayatına dönüşü için sürdürülebilir bir model! Aralık 2024’te iş birliği kararı alınan proje, 9 Mayıs 2025’te hayata geçirildi. Türkiye genelinde yürütülen proje kapsamında 50 kadın katılımcı programa dahil edildi. Projede görev alan 50 profesyonel koç, 50 kadın katılımcı ile eşleştirildi. Her eşleşmede altı görüşme olmak üzere, toplamda 300 saatin üzerinde bire bir koçluk görüşmesi gerçekleştirildi. Böylece proje, kadınların kariyerlerine yeniden yön verebilmeleri için yapılandırılmış ve sürdürülebilir bir iş birliği modeli sundu. Balcı: “Proje, kadınların kendilerine yeniden güvenmeyi hatırladıkları güçlü bir dönüşüm alanı oldu” ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı, projenin yarattığı etkiye dikkat çekerek şunları söyledi: “Harekete Geç, Gücünü Keşfet; yalnızca bir koçluk projesi değil, kadınların kendilerine yeniden güvenmeyi hatırladıkları güçlü bir dönüşüm alanı oldu. 300 saatin üzerinde gerçekleşen koçluk görüşmesi, bu dönüşümün ne kadar somut ve derinlikli olduğunu gösteriyor.” YenidenBiz Derneği adına değerlendirme yapan Genel Müdür Tülay Cerit Tiryaki ise iş birliğinin anlamını şu sözlerle ifade etti: “Kadınların iş hayatına dönüş yolculuğunda en kritik ihtiyaç, yalnız olmadıklarını hissetmeleri. Bu projede kurulan güvenli alan ve profesyonel destek, başvuran 60 kadından 50’sinin süreci kararlılıkla tamamlamasını sağladı.” Kadınlardan dönüşüm mesajları… Projeye katılan kadınlar, sürecin hayatlarında yarattığı değişimi şu ifadelerle dile getirdi: “Bazı günlük rutinlerimi değiştirdim. Özgüvenimi aşağı çektiğini fark ettiğim konularda adımlar attım. Her şeyin mükemmel ve eksiksiz olmasını beklemeden yaptığım kadarını ortaya çıkarmayı, sunmayı, gerekli yerlere iletmeyi ve ‘ben buradayım’ demeyi tecrübe ediyorum. Olmayanlara değil, olacaklara odaklandım… Bu benim motivasyonumu çok artırdı.” “Daha planlı, kendine saygılı ve hedeflerini belirleyip uygulamaya koyan biri oldum. Uzun süredir kendimi ihmal ediyordum.” “Düşünce yapımda değişiklikler oldu. İçimdeki gücün farkına varmamı ve farklı bakış açıları kazanmamı sağladı.” “Koçluk süreci boyunca biriyle birlikte düşünmek, sorgulamak ve hesap verebilir olmak benim için çok fark yarattı. Artık durumlara daha bilinçli, kararlı ve proaktif bir şekilde yaklaştığımı fark ediyorum.” “Konsantrasyonum arttı. Yarım kalan her şeyi tamamlamaya çalışıyorum.” ‘Harekete Geç, Gücünü Keşfet’ projesi, uluslararası ölçekte güçlü bir sosyal etki örneği oldu! ‘Harekete Geç, Gücünü Keşfet’ projesi, ICF Global Ignite programı kapsamında dünya genelinde 35 projeden birisi olarak yer aldı.. Ignite projesi, toplamda 1.710 koçluk görüşmesi ile yüzde 93 memnuniyet oranına ulaştı. Proje, bu küresel çerçeve içinde Türkiye’den güçlü bir sosyal etki örneği olarak yer aldı. Süreç boyunca anketlerle ölçülen geri bildirimler raporlanırken; süpervizyon çalışmaları ve sürekli iletişim sayesinde profesyonel koçlar ve katılımcılar için yüksek standartlarda bir deneyim sunuldu. Kapanış toplantısında emeği geçen tüm profesyonel koçlara, katılımcılara ve paydaşlara teşekkür edilirken; kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen benzer projelerin önümüzdeki dönemde artarak devam edeceği vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapılan Her 1 TL’lik Yatırım, Topluma 4,80 TL Değer Kattı Haber

Yapılan Her 1 TL’lik Yatırım, Topluma 4,80 TL Değer Kattı

KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu, “KAGİDER projelerinde yapılan her 1 TL’lik yatırım, paydaşlar için 4,80 TL değerinde sosyal fayda oluşturdu. Çarpan etkimizi Anadolu’nun her köşesine yayarak büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Türkiye’de kadın girişimciliğini desteklemek ve toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek amacıyla faaliyetlerini sürdüren Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), 2020-2025 dönemini kapsayan faaliyetlerinin sosyal etkisini ölçümlediği “Yatırımın Sosyal Getirisi Etki ve Kalitatif Araştırma Raporu” sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Dünyada en yaygın kullanılan etki analizi çerçevesi olan Yatırımın Sosyal Getirisi yöntemiyle hazırlanan araştırma sonuçlarına göre, KAGİDER’in 2020–2025 dönemindeki projelerinde yapılan her 1 TL’lik yatırım, paydaşlar için 4,80 TL değerinde sosyal fayda oluşturdu. “KAGİDER’İN ÇARPAN ETKİSİ ARTARAK DEVAM EDECEK” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, KAGİDER ile bugüne kadar yol arkadaşlığı yapan tüm paydaşlarına teşekkür ederek toplumsal fayda sağlamayı birlikte başardıklarını söyledi. Gerçekleştirdikleri araştırma raporunun geleceğe ışık tuttuğunu belirten Bezircioğlu, “Bu rapor, sadece geçmişimizin bir özeti değil, geleceğimizin de pusulasıdır. Yatırımın Sosyal Getirisi oranımızın 1:4,80 çıkması, toplumsal fayda üretme kapasitemizin ne kadar yüksek olduğunu kanıtlarken; kadınların hayatındaki o ‘cesaret’ ve ‘aidiyet’ duygusunu görmek bizler için en büyük başarı ödülüdür. Çarpan etkimizi Anadolu’nun her köşesine yayarak büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Geleceğe Dönük Kapsayıcı Yol Haritası Araştırmanın ortaya koyduğu bulgular doğrultusunda KAGİDER’in gelecek dönem stratejik önceliklerini değerlendiren Bezircioğlu, çalışmanın yalnızca etkiyi ölçen bir analiz değil, aynı zamanda derneğin güçlü yönleriyle birlikte gelişim alanlarını da bütüncül ve samimi bir biçimde ortaya koyan stratejik bir yol haritası sunduğunu ifade etti. Raporla birlikte gelecek yol haritasını da şekillendireceklerini belirten Esra Bezircioğlu, şöyle konuştu: “Dernek olarak, önümüzdeki dönemde Anadolu odaklı kapsayıcı stratejilere ağırlık vermeyi, kurumsal hafızayı dijital bir kütüphane aracılığıyla arşivleyerek bilginin sürdürülebilirliğini sağlamayı, farklı iş alanlarında kadın girişimciliğine alan açmayı ve teknoloji-yapay zeka odaklı içeriklerle kadınları güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda kamu/özel sektör iştiraklere ve tüm paydaşlara kapımız açıktır.” Anadolu Odaklı, Süreklilik Esaslı Gelecek Vizyonu Araştırma sonuçlarının KAGİDER’in gelecek döneme ilişkin stratejik yönelimini de net biçimde şekillendirdiğini belirten Bezircioğlu, daha kapsayıcı bir iletişim dilini merkeze alacaklarını, Anadolu odaklı stratejileri derinleştireceklerini ve mikro topluluklar üzerinden etkileşimi süreklilik kazanacak şekilde yapılandıracaklarını söyledi. Düzenli geri bildirim ve takip mekanizmalarıyla projelerin sahadaki etkisini daha yakından izlemeyi hedeflediklerini ifade etti. Kurumsal hafızanın korunması, bilginin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve stratejik yetenek yönetiminin önümüzdeki dönemin temel yapı taşları arasında yer aldığını vurgulayan Bezircioğlu, bu sistematik yaklaşımın KAGİDER’in mevcut etki alanını genişletirken kadınların güçlenmesine yönelik daha kalıcı, yaygın ve ölçülebilir bir dönüşüm yaratacağını söyledi. Kadınların Hayatında “Kalıcı Değişim” KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Gülin Yücel araştırma raporunun ayrıntıları basın mensuplarıyla paylaştı. Raporda, KAGİDER’in yarattığı etkinin sadece ekonomik verilerle sınırlı kalmadığını belirten Gülin Yücel, KAGİDER Etkisi’nin paydaşların hayatında üç ana başlıkta derinleştiğini söyledi: • Profesyonel Değişim: Kadın girişimciler iş süreçlerini daha bilinçli yönetmeye ve stratejik düşünmeye başladı; KAGİDER’den alınan destek ve eğitimler girişimciler için bir “onay ve güven kaynağı” haline geldi. • Sosyal Değişim: Benzer süreçlerden geçen kadınlarla kurulan temas, girişimcilikte sıklıkla hissedilen yalnızlık hissini azalttı. KAGİDER ile ilişkili olmak, hem bireysel hem kurumsal düzeyde prestij ve itibar artışı sağladı. • Duygusal Değişim: Derneğin dokunduğu kadınlarda özgüven ve cesaret artarken, “ben de yapabilirim” inancı en belirgin dönüşüm olarak öne çıktı. Genç Kadınlardan Şirketlere Geniş Etki Ağı Gülin Yücel araştırmanın, KAGİDER’in farklı paydaş grupları üzerindeki özgün etkilerini de kanıtladığını aktardı: • Genç Kadınlar: “Geleceğin Kadın Liderleri” (GKL) gibi projelerle gençlerde “Sen yeterlisin” farkındalığı oluşturuldu ve iş dünyasına dair özgüven kazandırıldı. • Girişimci Kadınlar: Özellikle Anadolu’dan katılan kadınlarda vizyon genişlemesi ve işlerini büyütme motivasyonu sağlandı. • Kurumsal Partnerler: Fırsat Eşitliği Modeli (FEM) sertifikası alan şirketlerde toplumsal cinsiyet eşitliği uygulamaları görünürlük kazanırken, kurum içi kültürün dönüşmesine katkı sağlandı. Güçlü Marka Algısı, Gelişen Kapsayıcılık Alanları Araştırmanın, KAGİDER’in dışarıdan bakıldığında güçlü, profesyonel ve yüksek itibara sahip bir sivil toplum markası olarak algılandığını ortaya koyduğunu belirten KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Gülin Yücel dernekle temas kuran paydaşlar açısından ise samimi, destekleyici ve güven veren bir topluluk deneyimi sunduğunu söyledi. İlk başta ‘ben nasıl KAGİDER’in parçası olabilirim’ çekincesinin, KAGİDER projelerine dahil olundukça hızla değiştiğini; güçlü bir aidiyet, destek ve dayanışma duygusunun öne çıktığını ve katılımcıların süreç boyunca son derece olumlu deneyimler yaşadığını vurguladı. Bu tespitlerin, erişilebilirlik, kapsayıcılık ve proje sürekliliği alanlarında önemli bir gelişim potansiyeline işaret ettiğini ifade etti. Kurumsal Güç, Dijital Hafıza ve Etkiyi Büyütme Alanları Proje ve insan kaynağı yönetimine ilişkin değerlendirmelerin, KAGİDER’in güçlü bir içerik üretim kapasitesine, profesyonel bir ekibe ve geniş bir gönüllü ile mezun ağına sahip olduğunu ortaya koyduğunu belirten Yücel, etkiyi daha da derinleştirmek için yapısal alanlarda çalışmaya devam edeceklerini iletti. Bu kapsamda kurumsal hafızanın dijitalleştirilmesi, bir “KAGİDER Kütüphanesi” oluşturulması, stratejik bir “Yetenek Havuzu” kurulması, paydaş segmentasyonunun güçlendirilmesi ve mezunlarla ilişkilerin daha sistematik biçimde sürdürülmesinin, KAGİDER’in çarpan etkisini artıracak önemli adımlar arasında yer aldığını vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tiryaki Agro’dan Anadolu’ya Sürdürülebilir Tarım Hamlesi Haber

Tiryaki Agro’dan Anadolu’ya Sürdürülebilir Tarım Hamlesi

Küresel değer platformu Tiryaki Agro’nun sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda hayata geçirilen Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’nın ilki, bölgenin lider üreticilerinin katılımıyla Muş’taki Tiryaki Tarım İşletmesi’nde düzenlendi Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’nda “İklime Uyumlu Tarım Uygulamaları: Yenileyici ve Yeni Nesil Yaklaşımlar” başlığı altında kapsamlı bir eğitim verildi. Bölgenin lider çiftçilerinin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, Tiryaki agronomları ve alanında deneyimli uzmanların katkılarıyla; iklimle uyumlu tarım uygulamaları, buğdayda verim artışı, maliyetlerin azaltılması ve karbon ayak izinin ne anlama geldiği gibi başlıklarda somut örnekler ve hesaplamalar paylaşıldı. Program, çiftçilerin ihtiyaçları doğrultusunda, teorik eğitimin yanı sıra uygulama becerisi kazandırmaya da odaklandı. İklim uyumlu tarım uygulamaları eğitimine yoğun ilgi Eğitim programı, Tiryaki Tarım Bölge Müdürü Recep Mergen ve Tiryaki Tohum Bölge Müdürü Tevfik Fikret Köse’nin açılış konuşmalarının ardından Dr. Nihat Mıdıkoğlu’nun yürüttüğü eğitimden oluştu. İlk bölümde, yenileyici tarımın toprak sağlığı, su kullanımı ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri; konvansiyonel tarımla farkları ve Muş koşullarına uyarlanabilir teknikler ele alındı. Anlatımlar, üreticilerin sahadaki gözlemlerine ve mevcut üretim pratiklerine uygun örneklerle desteklendi. İkinci bölümde ise “yeni nesil uygulamalar” odağında, dijital tarım teknolojilerinin gübre, enerji ve bitki koruma ürünlerinin kullanımını optimize etme potansiyeli paylaşıldı. Program, yalnızca teorik bilgi aktarımıyla sınırlı kalmayarak uygulamaya da odaklandı. Eğitim öncesinde her katılımcı için gerçekleştirilen toprak analizleri doğrultusunda hazırlanan bütçeleme ve maliyet çalışmaları sayesinde, çiftçiler kendi üretim yapılarını gerçek veriler üzerinden değerlendirme imkânı buldu. Aynı zamanda eğitim sonrası yapılan değerlendirme anketleri ve soru-cevap oturumları da içeriğin bölge koşullarıyla güçlü bir uyum taşıdığını ortaya koydu. Program kapsamında yıl boyunca toprak analizleri, uydu tabanlı izleme verileri, bilgilendirme mesajları ve dijital platformlar aracılığıyla çiftçilere sürdürülebilir danışmanlık desteği sağlanacak. Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’nın Muş’taki pilot uygulamanın ötesine geçerek orta vadede Konya ve Gaziantep gibi farklı tarım havzalarında yaygınlaştırılması planlanıyor. Bu program, üretim verimliliğini artırmakla birlikte kırsal kalkınmayı desteklemeyi de amaçlayan bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Amaç; bilgi temelli, iklim değişikliğine dayanıklı ve sürdürülebilir üretimi benimseyen bir üretici topluluğunun oluşmasına katkı sunmak. Çiftçilerle birlikte sürdürülebilir üretimin altyapısını kuruyoruz Sahadaki iş birliğinin önemine dikkat çeken Tiryaki Tarım Bölge Müdürü Recep Mergen, “Muş’taki bu ilk buluşma ile bölgemizdeki çiftçilerle birlikte hem toprağın ihtiyaçlarını hem de iklim değişikliğinin getirdiği yeni koşulları değerlendirme fırsatı bulduk. Yenileyici tarım uygulamalarını doğru şekilde aktararak çiftçilerin verimliliğini artırmayı ve daha sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sunmayı amaçlıyoruz” dedi. Tiryaki Agro Holding Global Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Arzu Örsel ise programın sosyal etki boyutuna dikkat çekerek, “Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları, yalnızca bir eğitim girişimi değil; Anadolu’nun bereketli topraklarına ve üretimin asıl emekçilerine yapılan uzun vadeli bir yatırımdır. Bu programla hem iklim değişikliğine uyumlu üretim modellerini yaygınlaştırmayı hem de kırsal kalkınmayı destekleyen sosyal faydayı güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Sahada paylaşılan her bilgi, bölgenin ekonomik dayanıklılığına doğrudan katkı sunuyor” diye ekledi. Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’na katılan lider çiftçiler ise özellikle verim–maliyet dengesi ve bütçeleme çalışmasının kendileri için çok öğretici ve yol gösterici olduğunu; ele alınan konuların sahadaki kararlarını doğrudan etkileyen, faydalı içerikler sunduğunu ifade etti. Muş Alparslan Çiftliği: Tiryaki Agro’nun rejeneratif tarım üssü Tiryaki Agro Holding’in 60 bin dönümlük Tiryaki Tarım İşletmesi, son yıllarda bölge çiftçilerine yön veren yenilikçi tarım uygulamalarının merkezi haline geldi. Akıllı sulama sistemleri, sensörler, drone’lar ve toprak sağlığına yönelik uygulamalar, bölgede rejeneratif tarımın yaygınlaşması için kritik rol oynuyor. Bu nedenle Çiftçi Buluşmaları’nın ilk durağı olarak Muş’un seçilmesi, programın sahayla bütünleşik tasarımının doğal bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.