Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Fayda

Kapsül Haber Ajansı - Sosyal Fayda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Fayda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş Bankası’na Yaklaşık 1,3 Milyar ABD Doları Sürdürülebilir Sendikasyon Kredisi Haber

İş Bankası’na Yaklaşık 1,3 Milyar ABD Doları Sürdürülebilir Sendikasyon Kredisi

Yaklaşık 1,3 milyar ABD Doları kredi, Bankanın sürdürülebilir finansman çerçevesi doğrultusunda çevresel ve/veya sosyal fayda odaklı faaliyetlerinin finansmanında kullanılacak. Küresel piyasalarda risk iştahının dalgalı seyrettiği bir ortamda önceki döneme göre daha düşük bir fiyat seviyesinden tamamlanan işleme Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Amerika’daki 18 ülkeden 47 banka katıldı. İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye’nin sürdürülebilir ekonomik gelişimine sundukları desteğin devamı niteliğindeki bu işlemle, geçtiğimiz yılın aynı döneminde temin ettikleri sendikasyon kredisini yenileyerek uluslararası piyasalarda hem Bankaya hem de ülkemiz ekonomisine duyulan güveni bir kez daha teyit ettiklerini vurguladı. Aran: “Reel sektörün düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine ve müşterilerimizin yeşil dönüşüm yolculuğuna öncülük etmeyi sürdüreceğiz” Kredinin, Bankanın sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürüttüğü ve ülkemizin Kasım ayında düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapmasıyla daha da önem kazanan çok boyutlu çalışmalar için güçlü bir kaynak niteliği taşıdığını ifade eden Aran, şöyle dedi: “Sağlanan finansmanı etkin bir şekilde kullanarak bir yandan sürdürülebilir ekonomik büyümeye katkı sunarken, diğer yandan net sıfır hedeflerimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz iklim dönüşüm planının uygulanmasını destekleyeceğiz. Finansmanın dönüştürücü gücünden yararlanarak, emisyon yoğun sektörlerde belirlediğimiz azaltım hedeflerine ulaşmak ve sektörel dönüşümü hızlandırmak amacıyla müşterilerimize sunduğumuz yeşil finansman çözümlerini çeşitlendirmeye devam edeceğiz. Gerçekçi, iddialı ve uygulanabilir adımlarla şekillendirdiğimiz iklim stratejimiz ve sektörler bazında oluşturduğumuz somut yol haritalarıyla, reel sektörün düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine ve müşterilerimizin yeşil dönüşüm yolculuğuna öncülük etmeyi sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atma Bağışla Projesiyle 6 Binden Fazla Çocuğa Eğitim Desteği Haber

Atma Bağışla Projesiyle 6 Binden Fazla Çocuğa Eğitim Desteği

Her yıl 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü, çevresel sorunlara dikkat çekmek ve sürdürülebilir bir gelecek için bireylerin, kurumların ve toplumların sorumluluklarını yeniden değerlendirmelerine olanak tanıyor. İklim krizi, doğal kaynakların tükenmesi ve hızla artan atık miktarı, çevresel farkındalığın yalnızca belirli günlerde değil, yaşamın her alanında somut adımlarla desteklenmesini gerekli kılıyor. Bu anlayışla hareket eden Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 2017 yılında hayata geçirdiği Atma Bağışla projesi ile kullanılmayan elektronik eşyaların geri dönüşümünü sağlayarak hem çevrenin korunmasına hem de çocukların eğitimine katkı sunan sürdürülebilir bir model oluşturuyor. Elektronik atıklar çevre için risk, gelecek için fırsat olabilir Teknolojik cihazların kullanım ömrünün kısalmasıyla birlikte elektronik atık miktarı her geçen yıl artıyor. Doğru şekilde geri dönüştürülmeyen elektronik atıklar; içerdikleri ağır metaller ve zararlı bileşenler nedeniyle toprak, su ve hava üzerinde ciddi çevresel riskler oluşturuyor. Ancak aynı atıklar, doğru kanallarla değerlendirildiğinde hem doğal kaynakların korunmasına katkı sağlayabiliyor hem de sosyal fayda yaratabiliyor. TEGV’in T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Yetkilendirilmiş Kuruluş olarak görevlendirilen Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) ile ortak hareket ederek 2017 yılında hayata geçirdiği ‘Atma Bağışla’ projesi çevre ve eğitimi ortak bir amaç etrafında buluşturuyor. 6 binden fazla bireysel, 700’den fazla kurumsal bağışçı Proje kapsamında evlerde, okullarda ve iş yerlerinde kullanılmayan elektronik cihazlar bağışlanarak lisanslı geri dönüşüm tesislerinde çevreye duyarlı şekilde geri dönüştürülüyor. Elde edilen gelir ise TEGV’in çocuklara sunduğu nitelikli eğitim desteğine kaynak olarak aktarılıyor. Bugüne kadar 6 binden fazla bireysel bağışçı ve 700’den fazla kurumsal bağışçının desteğiyle; 725 ton elektronik atık geri dönüşüme kazandırıldı ve elde edilen gelirle 6 bin 460’dan fazla çocuk nitelikli eğitim desteğiyle buluştu. Atma Bağışla projesi, atıkların yalnızca bertaraf edilmesi gereken unsurlar olmadığını; doğru şekilde değerlendirildiğinde hem doğanın korunmasına hem de çocukların geleceğinin desteklenmesine katkı sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Bireyler ve kurumlar için somut bir katkı alanı Atma Bağışla, sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sunmak isteyen kurumlar için kolay, erişilebilir ve ölçülebilir bir katılım modeli sunuyor. Kullanılmayan elektronik cihazların bağışlanmasıyla başlayan süreç, çevresel etkinin yanı sıra eğitime doğrudan destek sağlayan toplumsal faydaya dönüşüyor. Projeye destek olmak isteyen kurumlar e-atıkların dönüşümüyle Türkiye’nin dört bir yanındaki çocukların TEGV’de nitelikli eğitim desteği almasına katkı sağlıyor. Ödüllerle tescillenen sürdürülebilir etki Atma Bağışla projesi, çevresel ve toplumsal faydayı bir araya getiren yaklaşımıyla bugüne kadar birçok prestijli ödüle layık görüldü. Proje; İstanbul Marketing Awards'ta "Sürdürülebilirlik / Geri Dönüşüm" kategorisinde; TÜHİD Altın Pusula Ödülleri kapsamında "Alâeddin Asna Kurumsal Sorumlulukta Tutarlılık ve Süreklilik Ödülü" ile; Kurumsal Sorumluluk Zirvesi'nde "Atık Yönetimi" kategorisinde Bronz Ödül ile; Sürdürülebilir İş Ödülleri'nde "Atık Yönetimi" kategorisinde Bronz Ödül ile ödüllendirildi. Dünya Çevre Günü vesilesiyle TEGV, kullanılmayan elektronik cihazlarını geri dönüşüme kazandırarak hem çevrenin korunmasına hem de çocukların eğitim yolculuğuna destek olmaya davet ediyor. Proje hakkında detaylı bilgi almak ve e-atık bağışı yapmak için TEGV’in resmi web sitesi www.tegv.org ziyaret edilebiliyor. Atma Bağışla Projesi hakkında: Masaüstü ve dizüstü bilgisayar, tablet, monitör, yazıcı, bilgisayar parçaları, ses, görüntü ve müzik sistemleri, DVD okuyucu ve uydu alıcılar, masa ve cep telefonları, elektrikli ev aletleri, kablo ve adaptörler ve bahsi geçmeyen tüm elektrikle çalışan aletler, ‘Atma Bağışla Projesi’ kapsamında geri dönüştürülebilen ürünler arasında yer alıyor. ‘Atma Bağışla Projesi’ kapsamında olmayan ürünler ise; cam ve ahşap ağırlıklı (floresan ve ampüller, ahşap mobilya ve aksesuar) eşyalar, yazıcı kartuş ve tonerleri, buzdolabı, akü ve piller. Kurumsal bağış yapmak ve proje hakkında daha detaylı bilgi almak için www.atmabagisla.org adresini ziyaret edebilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) 27 Yaşında Haber

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) 27 Yaşında

Fırsat eşitliğini odağına alan çalışmalarıyla bireylerin gelişimini destekleyen vakıf, her geçen yıl etki alanını genişletiyor. Ulusal ve uluslararası programlarıyla TİKAV, toplumsal faydayı sürdürülebilir bir modele dönüştürerek geleceğe yatırım yapıyor. Akfen Holding’in kurucusu olduğu ve sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun farklı kesimlerine destek olmayı amaçlayan Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), kuruluşunun 27. yılında geride bıraktığı kapsamlı projeler ve yarattığı toplumsal etkisini sürdürülebilir projeleriyle gerçekleştirmeye devam ediyor. 1999 yılından bu yana “insana yatırım” yaklaşımıyla hareket eden TİKAV; eğitim, kişisel gelişim, toplumsal farkındalık ve fırsat eşitliği odağında geliştirdiği projelerle Türkiye’nin farklı bölgelerinde sürdürülebilir sosyal fayda yaratmayı sürdürüyor. GENÇLERİN HAYATINA DOKUNAN BİR MODEL: BİREYSEL GELİŞİM PROGRAMI (BGP) TİKAV’ın en köklü projelerinden biri olan Bireysel Gelişim Programı (BGP), özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde eğitim gören üniversite öğrencilerine fırsat eşitliği sunmayı hedefliyor. Program kapsamında gençler; kişisel gelişimden yabancı dile, gönüllülükten kültür-sanata uzanan çok boyutlu bir gelişim sürecinden geçerek iş ve sosyal hayata hazırlanıyor. Üniversite hayatlarının ilk yılından itibaren programa dahil olan bursiyerler; dört yıl boyunca eğitimler, seminerler, gönüllülük faaliyetleri, kültür-sanat programları ve mentorluk süreçleriyle desteklenerek yalnızca akademik değil, sosyal ve profesyonel anlamda da donanımlı bireyler olarak yetişiyor. Programın en önemli bileşenlerinden biri olan gönüllülük yaklaşımı, bursiyerlerin topluma katkı sağlayan bireyler olarak yetişmesini destekliyor. Bu kapsamda TİKAV bursiyerleri ve Akfen Gönüllüleri, her yıl İstanbul Maratonu’nda bir araya gelerek sosyal fayda odaklı projelere destek veriyor. Akfen Gönüllüleri, TİKAV’ın Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan ve eğitim ile kişisel gelişim olanaklarına erişimde zorluk yaşayan 64 bursiyere destek sağlamak amacıyla hayata geçirdiği “Geleceğin Liderleri” kampanyası için maratonda koşarak bağış topladı. Bu kapsamda elde edilen kaynaklarla bursiyerlere çeşitli eğitim programları için fon sağlanırken, teknolojik destek sunuluyor; gençlerin yurt içi ve yurt dışındaki kültür-sanat faaliyetlerine katılımları destekleniyor ve maddi burs imkânı sunuluyor. Bu yönüyle Bireysel Gelişim Programı, yalnızca bireylerin gelişimini destekleyen bir eğitim modeli olmanın ötesine geçerek; dayanışma kültürünü büyüten ve sürdürülebilir toplumsal fayda yaratan bir etki alanı oluşturuyor. Bugüne kadar toplam 411 gencin katıldığı Bireysel Gelişim Programı, gençlerin eğitim, kişisel gelişim ve sosyal hayata katılım süreçlerinde uzun soluklu bir destek modeli olarak büyümeye devam ediyor. TOPLUMUN FARKLI KESİMLERİNE ULAŞAN ULUSAL PROJELER TİKAV, yıllar içinde hayata geçirdiği ulusal projelerle toplumun farklı kesimlerine dokunan geniş bir etki alanı oluşturdu. Kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen çalışmalar, aile içi iletişimi güçlendirmeye yönelik programlar, engelli bireylerin ailelerine yönelik farkındalık projeleri ve eğitim ortamlarını iyileştirmeye yönelik okul yenileme çalışmaları bu kapsamda öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Gerçekleştirilen projelerle farklı yaş gruplarından ve sosyal kesimlerden binlerce kişiye doğrudan ulaşılırken, bu çalışmaların etkisi aileler ve yerel topluluklar aracılığıyla daha geniş bir alana yayılıyor. TİKAV’ın bugüne kadar hayata geçirdiği ulusal projeler aracılığıyla toplamda 12 binden fazla kadın ve ailelerine doğrudan ulaşıldı. AKFEN YENİLENEBİLİR ENERJİ İŞ BİRLİĞİYLE KIRSALDA GÜÇLÜ ETKİ Akfen Yenilenebilir Enerji’nin finansörlüğünde ve TİKAV koordinasyonunda hayata geçirilen ulusal projeler, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kadınlar ve aileler üzerinde uzun soluklu ve ölçülebilir bir etki yaratıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinde, farklı yıllarda hayata geçirilen bu projelerle, toplumsal farkındalık ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik önemli adımlar atıldı. 2025 yılında yürütülen “Önlem Al, Güvende Kal” projesi kapsamında 28 farklı lokasyonda gerçekleştirilen çalışmalarla afet bilinci oluşturulması hedeflenirken yaklaşık 3.000 kişiye ulaşıldı. Bir önceki yıl hayata geçirilen “Dijitaldeki Ayak İzimiz” projesi ile 27 farklı bölgede kadınlara dijital güvenlik ve bilinçli internet kullanımı konusunda eğitimler verilerek yaklaşık 2.500 kişiye erişim sağlandı. Enerji ve su tasarrufu bilinci oluşturmayı amaçlayan “Tasarruf Evimizde, Gelecek Elimizde” projesi kapsamında yine Türkiye genelinde 27 lokasyonda yürütülen çalışmalarla 2.500 kişiye ulaşılırken; “Hijyen Sağlıktır” projesi ile 26 farklı bölgede yaklaşık 1.900 kişiye hijyen ve sağlıklı yaşam konularında eğitim verildi. Kadın sağlığı ve temel sağlık farkındalığını artırmayı hedefleyen “Önce Sağlık” projesi kapsamında 17 farklı lokasyonda 1.500 kişiye ulaşılırken; erken çocukluk gelişimine odaklanan “Evde Okullu Olduk” projesi ile 0–6 yaş arası çocuk sahibi annelere yönelik çalışmalarla 800 katılımcıya destek sağlandı. Bu projeler aracılığıyla yalnızca bireylerin değil, ailelerin ve dolaylı olarak toplumun genelinde bilinç düzeyinin artırılması hedeflenirken; sürdürülebilir sosyal fayda yaklaşımı her geçen yıl daha geniş kitlelere ulaşıyor. EĞİTİM VE DAYANIŞMA ODAKLI BURS PROGRAMLARI TİKAV, burs programları aracılığıyla gençlerin eğitim yolculuklarını desteklemeye devam ediyor. Farklı iş birlikleriyle hayata geçirilen burs programları sayesinde, ekonomik zorluklara rağmen eğitimine devam eden gençlere uzun vadeli destek sağlanıyor. Özellikle deprem sonrası hayata geçirilen “El Ele Birlikteyiz” burs programı kapsamında depremzede 3.000 üniversite öğrencisine eğitim hayatları boyunca destek sağlanırken, farklı burs programlarıyla da yüzlerce öğrencinin gelişimine katkıda bulunuluyor. ULUSLARARASI ÖLÇEKTE BİR GELİŞİM MODELİ: ULUSLARARASI GENÇLİK ÖDÜLÜ PROGRAMI TİKAV’ın Türkiye temsilciliğini yürüttüğü Uluslararası Gençlik Ödülü Programı, gençlerin bireysel ve sosyal gelişimini destekleyen, dünya çapında kabul görmüş en kapsamlı gençlik gelişim modellerinden biri olarak öne çıkıyor. 1956 yılında Birleşik Krallık’ta başlatılan ve bugün 130’dan fazla ülkede 13 milyondan fazla gence ulaşan program, Türkiye’de TİKAV koordinasyonunda uygulanıyor. Program kapsamında bugüne kadar Türkiye’de 21 bini aşkın gence doğrudan ulaşılırken, 10 binin üzerinde mezun verildi. Gençlerin Gönüllü Hizmet, Beceri Geliştirme, Fiziksel Gelişim ve Macera ve Keşif Yolculuğu gibi alanlarda kendilerini geliştirmelerine imkân tanıyan program; yalnızca bir sertifika sürecinden öte, gençleri hayata hazırlayan bütüncül bir gelişim deneyimi sunuyor. Türkiye genelinde 163 aktif Ödül Merkezi, yaklaşık bin gönüllü Ödül Lideri ve Supervisor ve binlerce aktif katılımcı ile sürdürülen Ödül Programı, her yıl daha fazla gence ulaşarak büyümeye devam ediyor. Son dönemde gerçekleştirilen ulusal ödül törenlerinde ise yüzlerce genç bu yolculuğu başarıyla tamamlayarak ödüllerine kavuştu. 26. Ulusal Gümüş Ödül Töreni ile 7. Bağımsız Katılımcılar Bronz ve Gümüş Ödül Törenleri kapsamında 250’den fazla genç Ödül alırken, 19. Altın Ödül Töreni’nde ise 59 genç Altın Ödül’e layık görüldü. HÜLYA KIRÇUVAL: “FIRSAT EŞİTLİĞİYLE ŞEKİLLENEN 27 YILLIK YOLCULUK” TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, vakfın 27 yıllık yolculuğuna ilişkin şunları söyledi: “27 yıl boyunca hayata geçirdiğimiz her projede odağımıza insanı ve fırsat eşitliğini aldık. Çünkü biliyoruz ki bir bireyin hayatına dokunmak, aslında bir toplumun geleceğine dokunmaktır. Bu anlayışla, eğitimden sağlığa, gençlerden kadınlara uzanan geniş bir alanda geliştirdiğimiz projelerle toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı ve kalıcı bir etki yaratmayı hedefledik.” TİKAV olarak yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren değil, aynı zamanda geleceği şekillendiren sürdürülebilir çözümler üretmeye odaklandıklarına değinen Kırçuval, “Bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri ve topluma katkı sağlayabilecekleri bir zemin oluşturmak, bizim için en önemli önceliklerden biri. Bugün geldiğimiz noktada, farklı bölgelerde, farklı ihtiyaçlara yönelik geliştirdiğimiz çalışmalarla binlerce insanın hayatına doğrudan ya da dolaylı olarak dokunmanın gururunu yaşıyoruz. Özellikle gençlerin eğitimine, kadınların güçlenmesine ve toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlayan projelerimizin yarattığı etkiyi görmek, bu yolculuğun en değerli çıktılarından biri.” ifadelerine yer verdi. Kırçuval, önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla; gençlerin, kadınların ve fırsat eşitliğine ihtiyaç duyan bireylerin yanında olmaya, onların potansiyellerini ortaya çıkaracak fırsatları sunmaya ve toplumsal faydayı büyütmeye devam edeceklerini belirterek sürdürülebilir bir geleceğin ancak güçlü bireyler ve bilinçli toplumlarla mümkün olduğuna inandıklarını söyledi. 27 YILDIR DEĞİŞMEYEN HEDEF: TOPLUMSAL FAYDA TİKAV, 27 yıldır eğitim, sağlık ve sosyal gelişim alanlarında hayata geçirdiği projelerle toplumun farklı kesimlerine ulaşarak sürdürülebilir sosyal fayda üretmeye devam ediyor. Toplumsal ve evrensel değerlere saygılı, çevreye duyarlı ve sosyal sorumluluk bilinci yüksek bireylerin yetişmesine katkı sağlamayı temel hedef olarak benimseyen vakıf, önümüzdeki dönemde de bu vizyon doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank Gençlik Akademisi  5 Yılda Yaklaşık 360 Bin Gence Ulaştı Haber

Akbank Gençlik Akademisi 5 Yılda Yaklaşık 360 Bin Gence Ulaştı

Akbank gençlerin geleceğine yatırım yapmaya devam ediyor. Türkiye’deki üniversitelerin tamamında yapay zekadan girişimciliğe çok sayıda farklı konu ve kapsamdaki programlarıyla gençlerle buluşan Akbank Gençlik Akademisi etki alanını genişletiyor. Akademi, 2021 yılından bu yana yaklaşık 360 bin gence ulaşırken; 400’e yakın etkinlik gerçekleştirdi ve yaklaşık 5.000 saatlik içerik üretti. Katılımcıların %60’ını kadınlar oluşturdu. Banka gelecek dönemde ‘Export Talent’ gibi iş dünyasına yeni yetenekler kazandıran programlar sunmaya hazırlanırken; 11-15 Mayıs tarihlerinde düzenleyeceği Akbank Gençlik Haftası ile hem gençlere interaktif etkinlikler sunacak hem de Akbank Gençlik Akademisi’nin 5. yaşını kutlayacak. Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, konuya ilişkin değerlendirmesinde; “Günümüzde gençlere yatırım yapmak ve onların yanında yer almak; ülkelerin rekabet gücü, kurumların geleceği ve toplumların dayanıklılığı için stratejik bir sorumluluk. Akbank olarak biz de gençleri dönüşümü hızlandıran en önemli paydaşlarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu doğrultuda Akbank Gençlik Akademisi ile gençlerin eğitim, meslek ve kişisel gelişim ihtiyaçlarına yanıt veren güçlü bir ekosistem inşa ettik. Mezunlarımızın şimdiden iş dünyasında ve toplumumuzda yarattığı etkiyle gurur duyuyoruz. Ölçeği, sürekliliği ve kapsayıcılığı yüksek, kalıcı bir gelişim platformu olarak Akbank Gençlik Akademisi ülkemize hizmet etmeye devam edecek” dedi. Akbank gençlerin eğitim, kariyer ve kişisel gelişim ihtiyaçlarına yanıt veriyor Akbank Gençlik Akademisi; Yetkinliklere Giriş 101, Yetkinlik Gelişim ve Tamamlayıcı Programlar olmak üzere üç ana yapı altında çalışmalar yürütüyor. Gençler bu platformda üretken yapay zekâ, siber güvenlik, sürdürülebilir finansman, bankacılık, çeşitlilik ve kapsayıcılık gibi alanlarda hem teorik bilgiye hem de uygulamalı deneyime erişiyor. 2025’te Yetkinliklere Giriş programlarıyla yaklaşık 8 bin, Yetkinlik Gelişim programlarıyla ise 3 binden fazla genç desteklendi; programların başarıyla tamamlama oranı %89’a ulaştı. Ayrıca 5 yıllık süreçte 135 binden fazla genç yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanında yetkinlik geliştirdi. İhracata yeni yetenekler kazandıracak Akbank Gençlik Akademisi, gençlerin iş dünyasında ihtiyaç duyulan alanlarda gelişimini destekleyen çalışmalarıyla öne çıkıyor. Bu kapsamda tasarlanan ve bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek Export Talent Programı, hibrit ve 8 haftalık bir programla gençlere; dış ticaret hukuku, akreditif süreçleri, e-ihracat, dijital pazarlama, lojistik ve küresel marka yönetimi gibi alanlarda eğitim sunacak. İlki Sakarya’da düzenlenecek programı başarıyla tamamlayan katılımcılar, Akbank Dönüşüm Akademisi ağı içinde yer alan işletmelerde istihdam fırsatlarına erişebilecek. Akbank her alanda gençlerin yanında Akbank, Akbank Gençlik Akademisi’nin yanı sıra gönüllülükten finansal sağlığa, girişimcilikten kültür-sanata kadar her alanda gençlere özel çözümler ve hizmetler geliştiriyor. Akbank’ın Şehrin İyi Hali projesiyle bugüne kadar 22 bini aşkın üniversiteli genç; afet dayanıklılığından hayvan haklarına farklı alanlarda çalışmalarda gönüllü olarak yer aldı. Aynı zamanda Akbank, Dönüşümde Gelecek Var projesiyle genel müdürlük binasının renovasyon sürecinde kullanımını tamamlanan ofis mobilyalarını ileri dönüşümle okul mobilyalarına dönüştürdü. Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında bugüne kadar 18 bin yeni okul mobilyası üretildi; Hatay’da bini aşkın okulun eğitim ortamı iyileştirildi ve 200 bin öğrenciye fayda sağlandı. Projede İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde kurulan ileri dönüşüm atölyesinde görev alan meslek liseli gençler de hem sürdürülebilir üretim konusunda uygulamalı deneyim kazandı hem de bu sosyal fayda hareketinin parçası oldu. Akbank, gençlere yönelik yaklaşımını finansal yaşamın farklı alanlarına da taşıyor. Üniversiteli Akbanklı ve Genç Akbanklı programları ile gençlerin hayatına finansal sağlık, günlük yaşam, kariyer-gelişim, sosyal fayda ve deneyim alanlarında değer katıyor. Özel bankacılıkta ise Türkiye’de bir ilk olan Next Generation programı ile aile varlığını yönetecek yeni nesilleri varlık yönetimi, girişimcilik ve kültür-sanat başlıklarında destekliyor. Girişimcilik alanında Endeavor Türkiye iş birliğiyle yürütülen CaseCampus ile bugüne kadar 600’ü aşkın genç girişimcilik yolculuğuna ilk adımını atarken, Akbank Sanat çatısı altında genç sanatçıların üretimlerine, ifade alanlarına ve yaratıcı gelişimlerine alan açılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEGV ve MESARA işbirliğiyle hayata geçirilen “Gül Kapsül Koleksiyonu” tanıtıldı Haber

TEGV ve MESARA işbirliğiyle hayata geçirilen “Gül Kapsül Koleksiyonu” tanıtıldı

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), geleneksel Türk sanatlarının zarafetini dünyaya tanıtma misyonuyla yola çıkan MESARA ile anlamlı bir iş birliğine imza attı. Bu özel iş birliği kapsamında hazırlanan “Gül Kapsül Koleksiyonu” 7 Mayıs’ta Pera Müzesi Pera Kafe’de düzenlenen lansmanla ilk kez tanıtıldı. Anneler Günü öncesinde satışa sunulan ve “sınırlı sayıda üretilen” koleksiyon; eşarp, omuz çantası ve el çantasından oluşuyor. Koleksiyondaki tüm ürünler www.tegvdukkan.com üzerinden TEGV Dükkân’da ve Pera Müzesi Mağazası’nda satışa sunulurken, etkinlikte elde edilen gelirin tamamı 100’den fazla TEGV çocuğunun nitelikli eğitimle buluşmasına katkı sağlayacak. Kültürel miras, çağdaş tasarımla buluşuyor MESARA markası, geleneksel Türk sanatlarının asaletini dünyaya tanıtma arzusuyla doğdu. Markanın ilham kaynağı ise, tezhip ve minyatür sanatlarının yaşayan en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Gülbün Mesara. İstanbul’da doğan ve sanat yolculuğunu burada başlatan Mesara’nın eserleri; zarif çiçek kompozisyonları, tezyini hat formları ve yüzyıllara dayanan estetik anlayışın izlerini taşıyor. Koleksiyonda yer alan gül motifleri başta olmak üzere tüm desenler; tarihi el yazmaları, mimari süslemeler ve geleneksel dekoratif sanat örneklerinden besleniyor. 16. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan köklü bir sanat geleneğinden ilham alan tasarımlar, Osmanlı tezhip ve minyatür sanatlarının yalnızca bir süsleme değil; aynı zamanda bir hikâye anlatımı ve kültürel aktarım aracı olduğunu vurguluyor. Bu yönüyle Gül Kapsül Koleksiyonu, kültürel mirası genç nesillere tanıtmayı ve yaşatmayı amaçlıyor. “Gül, benim için bir anlam dünyası” Gül Koleksiyonu’na dair değerlendirmelerde bulunan Gülbün Mesara şunları söyledi: “Gül, benim için sevginin, tutkunun ve güzelliğin güçlü bir sembolü; bu anlamlar hem kişisel hikâyem hem de kültürel mirasımız ile iç içe. Elli yılı aşkın süredir eski Türk el yazmaları ve el sanatlarındaki süslemeleri inceliyorum; bu ‘gül yolculuğu’, çiçeğin sanattaki merkezi rolünü ve zengin üslup çeşitliliğini ortaya koydu. Bu özel koleksiyonda yer alan eserler, bu uzun tutkunun ve titiz araştırmaların bir sonucu. TEGV ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu özel proje için samimi dileğim, üretilen özel ürünlerde yer alan eserlerle herkesin benim bulduğum neşe ve güzelliği hissetmesi ve çocuklara hep beraber anlamlı bir katkıda bulunmaktır.” “Her ürün, çocukların eğitim yolculuğuna umut olacak.” TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı ise iş birliğine ilişkin şöyle konuştu “Çocukların çağdaş eğitim fırsatlarına erişmesini sağlayacak sürdürülebilir ve yaratıcı iş birliklerine büyük önem veriyoruz. Gülbün Mesara’nın geleneksel Türk sanatlarını yıllardır büyük bir ustalıkla yaşatan özgün sanat yaklaşımını, çocuklarımızın geleceğine katkı sağlayan bir sosyal fayda projesiyle buluşturmak bizim için çok kıymetli. MESARA iş birliğiyle hayata geçirilen Gül Kapsül Koleksiyonu, kültürel mirasımızı çağdaş tasarımla yeniden yorumlarken, aynı zamanda çocukların eğitim yolculuğuna umut olacak anlamlı bir desteğe dönüşüyor. Her bir ürünün, hem sanatın zarafetini hem de eğitimin dönüştürücü gücünü taşıdığına inanıyoruz” Sanat ve sosyal fayda aynı çatı altında 7 Mayıs’ta gerçekleşen lansmanda sınırlı sayıda ve özel olarak tasarlanmış ipek eşarp ve günlük kullanıma uygun çantalar sergilenirken, katılımcılar ürünleri yakından inceleme ve satın alarak eğitime destek olma fırsatı buldu. MESARA’nın ilk kez TEGV ile lanse edildiği bu iş birliği, hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda geleneksel sanatların daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Aynı zamanda Anneler Günü dönemine denk gelen tanıtım, anlamlı bir hediye alternatifi sunarken 100’den fazla çocuğun eğitimine destek olmayı amaçlıyor. Koleksiyondaki tüm ürünler www.tegvdukkan.com üzerinden TEGV Dükkân’da ve Pera Müzesi Mağazası’nda çocukların eğitimi için satışta olacak. Gül Kapsül Koleksiyonu, kültürel mirası çağdaş tasarımla buluştururken, sanatın dönüştürücü gücünü sosyal faydaya dönüştüren örnek bir proje olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençlerin İstihdamında Küresel İş Birliği Çağrısı Haber

Gençlerin İstihdamında Küresel İş Birliği Çağrısı

Uluslararası sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren ve insan hakları ile demokratik yönetişim alanlarında politika üretimine zemin sağlayan Avrupa Konseyi’nin Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Konferansı, farklı ülkelerden yüzlerce temsilciyi genel kurulu kapsamında Strasbourg’da buluşturdu. Yatırım ve varlık yönetimi alanlarında faaliyet gösteren ESAS, 2015 yılında kurduğu sosyal fayda odaklı birimi Esas Sosyal aracılığıyla gençlik ve istihdam alanındaki sosyal yatırım programlarını uluslararası platformlara taşıyarak, Türkiye’den çıkan etki hikâyelerini küresel ölçekte görünür kılmayı hedefliyor. ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı; 15 Nisan’da düzenlenen konferansta, ‘Sivil Toplum ve Katılım Yoluyla Genç İstihdamının Güçlendirilmesi’ başlıklı panelde ‘örnek uygulama’ olarak Esas Sosyal’in gençleri STK iş birlikleriyle iş dünyasına hazırlayan modelini aktardı. Panelde ayrıca Avrupa Konseyi’ nin Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Konferansı Daimi Komite Üyesi ve panelin moderatörü Ece Çiftçi, Avrupa Konseyi Gençlik Dairesi Başkanı Dr. Tobias Flessenkemper ve Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat 3. Dönem Mezunu Hazal Elif Gollwitzer de yer aldı. Emine Sabancı Kamışlı, sivil toplum kuruluşlarının ülkelerin duyarlı gelişimlerine katkısına ve üçüncü sektörün gençlerle büyüyeceğine değindiği konuşmasında; “Avrupa’da 2025 yılı sonu itibariyle genç işsizliği %14,7 yani 2,8 milyon genç işsiz. Bu veri, genç işsizliğinin genel işsizlik oranı olan %5,9’un yaklaşık iki buçuk katı seviyesinde olduğunu gösteriyor.Türkiye’de ise 12 milyon gencin %15,3’ü işsiz. Bu oranları görmemizde farklı sebepler bulunuyor. Gençler çoğu zaman yeterli iş deneyimine sahip değil, eğitim kurumlarında kazanılan beceriler ile iş gücü piyasasının beklentileri arasında bir uyumsuzluk bulunuyor; bu da okuldan işe geçişi zorlaştırıyor. Bu pencereden baktığımızda kaynağı olan kurumların küresel bazda adım atması gerektiğine ve gençlere fırsat verilmesine gerektiğine inanıyoruz. Gençlere fırsat verildiğinde; yenilik üretir, değer yaratır ve değişime öncülük ederler. Bu inancımız, genç istihdamında fırsat eşitliğini sağlamayı gaye edindiğimiz Esas Sosyal’in açık bir misyonla kurulmasında büyük bir etkiye sahip. Bu misyonu hayata geçirmek için, araştırmalara dayalı, gençleri fırsat eşitliği ile buluşturmayı amaçladığımız sosyal etkisi yüksek çözüm modelleri hayat geçirdik. Bugüne kadar programlarımız etrafından yarattığımız 5 binden fazla paydaştan oluşan ekosistemimizden aldığımız güçle 2.000 gencin hayatına dokunduk. Çözüm modellerimizden biri olan Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat Programı’nın mezunu da şu an bu sahnede. Esas Sosyal’in yolculuğunu ve etkisini paylaşırken gençler için anlamlı fırsatlar yaratmanın ortak bir sorumluluk olduğunu belirtmek isterim. Karşılaştığımız zorluklar gerçek olmakla birlikte, aşılması imkânsız değildir. Sivil toplum kuruluşları, fon sağlayıcılar, şirketler ve sosyal yatırımcılar bir araya geldiğinde; gençlerin gelişmesini, topluma katkı sunmasını ve kendi topluluklarında fark yaratmasını mümkün kılan kapılar açabiliriz” dedi. Panelde deneyimlerini paylaşan Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat 3. Dönem Mezunu Hazal Elif Gollwitzer, kariyerine bir sivil toplum kuruluşunda başlamanın kendisi için önemli bir kırılma noktası olduğunu vurguladı. İş hayatına sosyal fayda üreten bir yapının içinde adım atmanın, ona sadece mesleki deneyim kazandırmakla kalmadığını; aynı zamanda sorumluluk alma, çözüm üretme ve farklı bakış açıları geliştirme konusunda da önemli katkı sağladığını belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarihi İlçede Sürdürülebilir Turizm Başlıyor Haber

Tarihi İlçede Sürdürülebilir Turizm Başlıyor

Enerjisa Enerji, UNDP Türkiye, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TGA tarafından hayata geçirilen SENTRUM Projesi kapsamında Balıkesir’in Ayvalık ilçesinin Küçükköy Mahallesi ve İzmir’in Ödemiş ilçesinin tarihi Birgi köyünün ardından projenin üçüncü durağı olacak Göynük’te yerel kalkınma odaklı ve doğa dostu turizm için imzalar atıldı. Enerjisa Enerji ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) öncülüğünde, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) destekleriyle hayata geçirilen Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi, etkisini genişletmeye devam ediyor. Projenin üçüncü destinasyonu olarak seçilen Bolu’nun tarihi mirasıyla ünlü ilçesi Göynük’te sürdürülebilir dönüşümü başlatacak protokol, 22 Nisan 2026 Çarşamba günü düzenlenen törenle imzalandı. Göynük’te düzenlenen imza törenine; Göynük Kaymakamı Talha Battal, Göynük Belediye Başkanı Ali Oral, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ve yerel protokol üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Törende, SENTRUM modelinin Göynük’te yaratacağı sosyal, çevresel ve ekonomik etkiler değerlendirilirken; enerji verimliliğinden kadınlar ve gençlerin istihdamına, kültürel mirasın korunmasından iklim değişikliği farkındalığına kadar pek çok alanda yürütülecek çalışmaların yol haritası paylaşıldı. SENTRUM projesinin yarattığı etkinin somut bir göstergesi olarak, 2025 yılında yapılan analizlerde her 1 TL’lik yatırımın 2,34 TL sosyal fayda yarattığı ortaya kondu. Yeşil destinasyon modeli Göynük’ün tarihi dokusuyla buluşacak SENTRUM Projesi kapsamında Göynük’te yürütülecek çalışmalar, ilçenin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterleriyle uyumlu bir “yeşil destinasyona” dönüşmesini destekleyecek. Uygulanan model ile turizmin sadece belirli dönemlerle sınırlı kalmayıp dört mevsime yayılması ve yerel kalkınmayı geliştirecek bir ekosistem oluşturulması hedefleniyor. Protokolün imzalanmasıyla birlikte; kamu binalarında enerji etütlerinin yapılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve yerel paydaşlara yönelik sürdürülebilir turizm eğitimleri gibi pek çok uygulama Göynük özelinde hayata geçirilecek. “SENTRUM ile Göynük’te hep birlikte yeni değerler üreteceğiz” İmza töreninde konuşan Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, “Enerjisa Enerji olarak ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuzla, enerji dönüşümünü sosyal sorumluluk ve yerel kalkınma ile birleştirmeye devam ediyoruz. SENTRUM Projemiz ile Ayvalık Küçükköy ve İzmir Birgi’de elde ettiğimiz somut başarıları ve edindiğimiz tecrübeyi, şimdi üçüncü destinasyonumuz olan Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, 1500’den fazla katılımcı, 30’dan fazla eğitim ve yüzlerce gönüllüyle büyüyen SENTRUM’un yerelde somut bir dönüşüm modeline dönüştüğünü görüyoruz. Bu birikimi Göynük’e taşıyarak etkimizi daha da büyütmeyi; mevcut kazanımlarımızın üzerine çıkmayı ve yerel paydaşlarla birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz.” “Göynük’ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde, ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz.” UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic törende şunları söyledi: “Göynük’te SENTRUM Projesi’nin üçüncü destinasyonunda faaliyetlere başlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Güçlü paydaşlık anlayışıyla; ulusal kalkınma önceliklerini destekleyen, küresel sürdürülebilir turizm gündemi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu, yerel değerleri merkeze alan daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Göynük’ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde, bu ortak yolculuğumuzda sürdürülebilir destinasyon oluşturma alanında ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç’a Global Liderlik Ödülü Haber

Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç’a Global Liderlik Ödülü

Uçan Raketler sosyal sorumluluk projesiyle ortaya koyduğu sosyal etki yaklaşımı ve topluma sağladığı katkılar doğrultusunda, uluslararası jüri değerlendirmesi sonucunda bu ödüle layık görülen Karaağaç, ödülünü Londra’da düzenlenen törende aldı. Havayolu ve seyahat teknolojileri alanında küresel çözümler sunan Hitit’in Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç, toplumsal etki odaklı liderliğiyle önemli bir başarıya imza attı. Karaağaç, bu yıl ilk kez düzenlenen The Source Awards 2026’da “Yılın Lideri” seçilerek global birincilik ödülünün sahibi oldu. Ödül, Türkiye’de ve dünyada görev yapan C-level yöneticilerin toplumsal katkılarını görünür kılmayı amaçlayan The Source Awards kapsamında verildi. Değerlendirme süreci; Bayes Business School, University of Cambridge, King’s College London, Imperial College London ve benzeri prestijli kurumlarda görev yapan akademisyenlerden oluşan uluslararası jüri tarafından gerçekleştirildi. Ödül töreni, 17 Nisan’da Londra’daki Bayes Business School’da düzenlendi. Uçan Raketler Projesi Uluslararası Ölçekte Takdir Gördü Nevra Onursal Karaağaç’a verilen bu ödülün temelinde, Hitit’in 2018 yılında başlattığı ve Türkiye’nin ilk sürdürülebilir masa tenisi projesi olan “Uçan Raketler” yer alıyor. BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında bulunan sağlıklı ve kaliteli yaşam, eşitsizliklerin azaltılması ve nitelikli eğitim hedeflerini odağına alarak hayata geçirdiği Uçan Raketler, çocukların spora erişimini artırmayı, fırsat eşitliğini desteklemeyi ve uzun vadeli sosyal fayda yaratmayı hedefliyor. Bugüne kadar proje kapsamında Türkiye genelinde 411 devlet okuluna ulaşıldı ve 160 binden fazla öğrenci masa tenisi ile tanışma fırsatı buldu. Aynı zamanda 430 beden eğitimi öğretmeni, Türkiye Masa Tenisi Federasyonu iş birliğiyle antrenörlük eğitimi alarak projenin sürdürülebilirliğine katkı sağladı. Proje kapsamında ekipman desteği sağlanan okullarda masa tenisi takımları kurulurken, yerel turnuvalar ve Türkiye Şampiyonası ile sürdürülebilir bir spor ekosistemi oluşturuldu. Ayrıca deprem sonrası Kahramanmaraş ve Malatya’da gerçekleştirilen çalışmalarla çocukların psikososyal iyileşme süreçlerine de katkı sağlandı. “Gerçek Etki, İhtiyaç Olan Yere Dokunmakla Mümkün” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç şunları söyledi: “Uçan Raketler, bizim için bir sosyal sorumluluk projesinden çok daha fazlası. Çocukların hayatında kalıcı bir iz bırakmayı hedefleyen bir yolculuk. Teknoloji alanında faaliyet gösteren bir şirket olarak, doğrudan iş kolumuzla bağlantılı olmayan bir alana yatırım yapmayı bilinçli bir tercih olarak hayata geçirdik. Çünkü gerçek etki, ihtiyaç duyulan yerde var olmakla mümkün. Her ilde sahada olmak, çocuklarla birebir temas kurmak ve bu süreci sahiplenmek benim için çok kıymetli. Bu ödül de aslında bu yaklaşımın bir yansıması.” “Sürdürülebilir Stratejilerden Sahada Kalıcı Sonuçlara” Hitit’in Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı döneminde başlattığı Uçan Raketler projesini, Genel Müdür olduktan sonra da aynı kararlılıkla sahiplenmeye devam ettiğini vurgulayan Karaağaç, sözlerine şöyle devam etti: “2024 yılında Genel Müdür olmamla birlikte ajandamın ve sorumluluklarımın değişmesi ve büyümesi, Uçan Raketler’e olan bağlılığımı değiştirmedi. Çünkü bu proje, çocukların hayat rotasında küçük ama kritik bir açı değişimi yaratıyor: Bir gün sporcu olmak isteyebilirler; ancak her koşulda asıl hedefimiz çocukların; özgüvenli, sağlıklı ve takım ruhu yüksek bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlayabilmek. Çocukların spordan giderek uzaklaştığı bir dünyada, erişimi kolay ve gelişim üzerindeki etkileri somut biçimde gözlemlenebilen bir branş olması nedeniyle masa tenisini sahiplendik. Projeyi kurgularken yalnızca sağlıklı yaşamı teşvik etmeyi değil; aynı zamanda disiplin, düzen ve süreklilik gibi temel alışkanlıkları çocuklara kazandırmayı hedefledik. Liderliğim; önce bu hedefleri sürdürülebilir bir strateji üzerine kurgulamak, ardından bu stratejiyi sahaya yansıtmak ve nihayetinde sahadaki enerjiyi ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek üzerine kurulu.” Küresel Ölçekte Büyüme Hedefi Kamu, özel sektör ve ilgili STK iş ortaklığı ile hayata geçirilen Uçan Raketler projesinin, önümüzdeki dönemde Hitit’in uluslararası iş ortaklarıyla birlikte yurt dışına taşınması planlanıyor. Birleşmiş Milletler’in “Sağlıklı Yaşam”, “Nitelikli Eğitim” ve “Eşitsizliklerin Azaltılması” hedefleriyle uyumlu ilerleyen proje, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir yapısıyla öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.