Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Güvenlik

Kapsül Haber Ajansı - Sosyal Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İnsan ve Kültür Liderliği Sahneye Çıkıyor Haber

İnsan ve Kültür Liderliği Sahneye Çıkıyor

İş dünyasında İnsan ve Kültür liderliği, yalnızca süreçleri yöneten bir fonksiyon olmaktan çıkarak kurumların güven kültürünü, sürdürülebilir performansını ve uzun vadeli başarısını şekillendiren stratejik bir role evriliyor. Değişen çalışma modelleri, artan regülasyonlar ve çalışan beklentilerindeki dönüşüm, bu liderlik alanını her zamankinden daha kritik bir konuma taşıyor. Temmuz ayında başlatılan Best People & Culture Leaders™ 2025 Listesi ve araştırması, Eylül ayında tamamlandı. Araştırmanın çıktıları, 19 Kasım 2025 tarihinde Great Place To Work® Türkiye tarafından düzenlenen özel bir etkinlikte paylaşıldı. Etkinlik kapsamında yalnızca araştırma sonuçları aktarılmakla kalınmadı; aynı zamanda İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte geleceğe dönük güçlü bir diyalog ve ortak akıl alanı oluşturuldu. Bununla birlikte, Türkiye'de İnsan ve Kültür alanına ilham veren liderler onurlandırılarak süreç anlamlı bir kutlamayla tamamlandı. İnsan ve Kültür Liderliğinin Karar Masasındaki Gücü Best People & Culture Leaders™ 2025 araştırma bulguları, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de stratejik karar alma süreçlerindeki konumunun belirgin biçimde güçlendiğini ortaya koyuyor. Listede yer alan liderlerin %64'ü, şirketlerinin yönetim veya icra kurulunda aktif rol aldığını belirtiyor. Bu oran, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de hâlâ ağırlıkla operasyonel bir fonksiyon olarak konumlandığı yönündeki yerleşik algıyı açık biçimde sorgulatıyor. İnsan ve Kültür liderliği artık yalnızca kararları hayata geçiren değil; kararların şekillendiği, kurumun yönünü belirleyen masanın doğrudan bir parçası haline geliyor. Gelecek Dönem Öncelikleri Araştırma kapsamında liderlere, şirketlerinin önümüzdeki dönemde hangi alanlara öncelik vereceği soruldu. Yanıtlar, %21 ile dijitalleşme ve yeni teknolojilerin kullanımının ilk sırada yer aldığını gösteriyor. Bunu, %15 ile yetenek yönetimi ve çalışan deneyimi; %13 ile çalışan bağlılığı ve refahı başlıkları takip ediyor. Bu dağılım, İnsan ve Kültür liderlerinin geleceği yalnızca teknolojik bir dönüşüm olarak tanımlamadığını net biçimde ortaya koyuyor. Dijitalleşme, bu liderlik perspektifinde bir hedef değil; çalışan deneyimini güçlendiren, aidiyet duygusunu derinleştiren ve sürdürülebilir performansı destekleyen stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Liderlerin Çalışanların Kişisel İyi Oluşuna Duyarlılığı Çalışanlara insani düzeyde duyarlılık göstermek, güçlü liderliği ayırt eden en kritik faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderlerin %93'ü, şirketlerinin çalışanların kişisel iyi oluşunu ve bireysel önceliklerini önemseme konusunda hassas davrandığını belirtirken; bu oran listede yer almayan liderlerde %75'te kalıyor. Ortaya çıkan 18 puanlık fark, yalnızca bir algı farklılığına işaret etmiyor. Bu sonuç, liderlik yaklaşımlarındaki insan odaklılık seviyesinin, organizasyonlar arasında yapısal bir ayrışma yarattı ğını gösteriyor. Yüksek performanslı organizasyonlarda liderlik pratiği; çalışanların yalnızca iş sonuçlarına değil, duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarına da sistematik biçimde yanıt veren bir anlayış üzerine inşa ediliyor. Araştırma bulguları, bu organizasyonlarda: Duygusal zekâ ve empati becerilerinin liderlik pratiğinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini,Psikolojik güvenlik ve güven kültürünün teknik yönetim becerileri kadar kritik kabul edildiğini,Çalışanlara yalnızca rol, unvan ve çıktılar üzerinden değil; insan olarak yaklaşmanın bir yönetim standardına dönüştüğünü,Aidiyet ve bağlılığın performansın yan ürünü değil; sürdürülebilir performansı mümkün kılan temel ön koşullardan biri olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Eyüp Toprak: "İnsan ve Kültür Liderliği, Bugünü Anlamak Kadar Geleceği Okumayı da Gerektiriyor" Great Place To Work® Türkiye CEO'su Eyüp Toprak, Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'na ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'nı, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin mevcut olgunluk seviyesini ve gelişim yönünü bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymak amacıyla hayata geçirdik. Bu çalışma kapsamında, İnsan ve Kültür uygulamalarını yalnızca İK perspektifiyle değil; iş sağlığı ve güvenliği ile iş ve sosyal güvenlik mevzuatı yaklaşımlarıyla birlikte ele alarak liderliğin kapsamını genişleten bir değerlendirme çerçevesi oluşturduk. Araştırmayla amacımız, İnsan ve Kültür alanında fark yaratan liderlik pratiklerini görünür kılmak, bu pratikleri veriye dayalı ve objektif bir zeminde analiz etmek ve tüm ekosistem için anlamlı karşılaştırma alanları yaratmaktı. Elde ettiğimiz bulgular, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin güçlü yönlerine, gelişim alanlarına ve geleceğe dönük önceliklerine dair önemli içgörüler sunuyor. Bu sürece katkı sunan tüm liderlere teşekkür ediyor; Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderleri gönülden kutluyoruz. Great Place To Work® Türkiye olarak, İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte etki yaratan, öğrenen ve dönüştüren bu yolculuğu kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

65+ Yaşlı Hakları Derneği’nden Meclis’e Çağrı Haber

65+ Yaşlı Hakları Derneği’nden Meclis’e Çağrı

Dernek tarafından yapılan açıklamada, en düşük emekli aylığında öngörülen artışa rağmen mevcut düzeyin hâlen açlık sınırının altında kaldığına dikkat çekilerek, bu durumun “yoksullaşmadan, yoksunlaşmadan ve yalnızlaşmadan onurlu yaşlanma hakkı”nın fiilen kullanılmasını zorlaştırdığı vurgulandı. 65+ Yaşlı Hakları Derneği, ilk aşamada Kanun Teklifi’ni görüşecek olan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine yönelik çağrısında, onurlu yaşlanma hakkının yalnızca sosyal bir talep değil; Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel bir hak olduğunu hatırlattı. Hukuki Dayanaklar Hatırlatıldı Dernek açıklamasında aşağıdaki hukuki düzenlemelere dikkat çekildi: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Başlangıç bölümünde, her vatandaşın onurlu bir hayat sürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hakkına doğuştan sahip olduğu belirtilmektedir.Anayasa’nın 60. maddesi, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunu; 61. maddesi ise yaşlıların devletçe korunacağını hükme bağlamaktadır.Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 22. ve 25. maddeleri, sosyal güvenlik hakkını ve yaşlılık döneminde refah ve güvenlik içinde yaşama hakkını temel bir insan hakkı olarak tanımlamaktadır.Türkiye’nin 2007 yılında kabul ettiği Avrupa Sosyal Şartı’nın 23. maddesi, taraf devletlerin yaşlı bireylerin iyi bir yaşam sürmelerini ve toplumsal hayata etkin biçimde katılmalarını sağlayacak yeterli kaynakları temin etmeyi taahhüt ettiğini belirtmektedir.Birleşmiş Milletler Yaşlı Bireylere İlişkin İlkeler (1991), yaşlı bireylerin toplumsal kaynaklara erişimini ve itibar ile güven içinde yaşamalarını temel ilke olarak kabul etmektedir.Türkiye’nin 1985 yılında taraf olduğu Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW), özellikle yaşlı kadınların yoksulluk, izolasyon ve her türlü ayrımcılıktan korunması için devletlerin özel önlemler almasını öngörmektedir. “Ekonomik Büyümenin İmkânları Toplumsal Dayanışmayla Değerlendirilmeli” 65+ Yaşlı Hakları Derneği açıklamasında, Plan ve Bütçe Komisyonu’nun önünde emekli aylıklarının onurlu yaşlanma hakkını gözeten bir düzeye yükseltilmesi için kritik bir fırsat bulunduğu vurgulandı. Dernek, ülke ekonomisinin 21 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünün resmi olarak açıklandığını hatırlatarak, bu imkânların partilerüstü bir anlayış ve toplumsal dayanışma bilinciyle değerlendirilmesi çağrısında bulundu. “Emeklilik, yoksullukla özdeşleştirilen bir yaşam evresi değil; yıllarca çalışmış bireylerin güven, saygınlık ve insan onuruna yakışır koşullarda yaşamalarının teminatı olmalıdır.”

Yapay Zekânın Vergi Alanındaki Fırsatları ve Zorlukları Konuşuldu Haber

Yapay Zekânın Vergi Alanındaki Fırsatları ve Zorlukları Konuşuldu

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY tarafından geleneksel olarak her sene düzenlenen EY Vergi Konferansı bu yıl 18-19 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleşti. “Vergide yapay zekâ: Bir fırsat mı yoksa zorluk mu?" temasıyla düzenlenen çevrim içi konferansta; iki gün boyunca 19 farklı oturumda 60’dan fazla konuşmacı yer aldı. Oturumlarda vergi dünyasının güncel gündemi, dijitalleşmenin etkileri ve yapay zekâ uygulamalarının sunduğu fırsatlar ile olası riskler EY liderlerinin ve farklı sektörlerden profesyonellerin katılımıyla tüm boyutlarıyla ele alındı. Denetimlerin kitleselleşmesi süreci Etkinliğin açılış oturumunda, moderatör EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Feridun Güngör vergi denetimleri konusunda, “Günümüzde teknolojinin denetimde daha yoğun kullanılması, denetimin kitleselleşmesi sürecini de beraberinde getiriyor. Geleneksel yöntemlerle çok daha az sayıda inceleme yapılırken, şimdilerde ise çok daha fazla mükellefe ve daha fazla konuya dokunulması söz konusu. Bu durum şirketlerin ve meslek mensuplarının hayatlarında çok önemli değişiklikler yaratıyor.” ifadelerini kullandı. Oturumda Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Yusuf Karakoç yapay zekânın kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara yönelik önerilerini paylaşırken, Vergi Denetim Kurulu Eski Başkanı ve Yeminli Mali Müşavir Hüseyin Karakum da dijitalleşen denetim çalışmaları hakkında bilgi vererek risk analiz sistemindeki sorunları masaya yatırdı. Limak Holding Vergi Direktörü Erdal Aydın ise konuşmasında sahte belge konusundaki caydırıcılığa yönelik ceza algısının önemine işaret etti. Geleceğe şimdiden hazırlık yapmalıyız EY Türkiye Vergi Bölümü Başkanı Erkan Baykuş yaptığı açılış konuşmasında şunları söyledi: “EY olarak, teknolojiyi her alanda daha verimli kullanmak amacıyla uzun bir süredir çeşitli yatırımlar yapıyoruz. Ülkemizde de paralel olarak önemli ilerlemeler kaydediliyor. Ekim ayı itibarıyla vergi denetim sürecinde kullanılan KURGAN sistemi de bunun en önemli örneklerinden biri. Günümüzde tüm alanlarda yapay zekâ ile çalışma şekillerinin nasıl dönüşeceği tartışılıyor. Bu doğrultuda, her birimizin beş yıl sonrasını düşünmesi ve ona göre hazırlık yapması gerekiyor. Bu noktada, mükellef uyumunu da maksimum seviyeye çıkarmak, işlerin daha az maliyetle riskleri ortadan kaldırarak daha etkili ve verimli bir yapıya dönüştürmek önemli. Biz de EY olarak özellikle KDV iadesi, gümrük ve yeminli mali müşavirlik hizmetlerimizde teknolojiyi yoğun şekilde kullanıyoruz. Vergi denetimi hizmetlerimizde, oluşturduğumuz elliden fazla algoritmayla yapay zekâyı kullanıyor; yaşanan mevzuat ve yaklaşım gelişmelerine paralel olarak yeni teknolojik çözümlerle sistemlerimizi anlık olarak güncelliyor ve geliştiriyoruz.” Vergi alanındaki yenilikler ve verginin geleceği İki gün boyunca devam eden konferansta dijital ekonomide vergi reformu, vergi denetimlerindeki yenilikler, gümrük denetiminde dijital uygulamalar, yatırım teşvik sistemleri, bankacılık ve finans sektöründeki vergi gündemi, yapay zekâ ile hukuk ilişkisi, e-Belge uyum süreçleri, sosyal güvenlik düzenlemeleri, gayrimenkulün finansallaşması, değişen regülasyonlarla ücret stratejisi, transfer fiyatlandırması gibi vergi alanındaki birçok konu farklı perspektiflerden değerlendirildi. Birçok sektörden üst düzey yöneticinin ve EY profesyonellerinin katılımıyla, vergi dünyasındaki gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığı EY Vergi Konferansı, verginin bugününe ve geleceğine ışık tutmaya önümüzdeki yıllarda da devam edecek.

Mitsubishi Electric Türkiye’ye “En İyi İnsan ve Kültür Liderleri” Alanında İki Ödül Haber

Mitsubishi Electric Türkiye’ye “En İyi İnsan ve Kültür Liderleri” Alanında İki Ödül

GPTW “En İyi İnsan ve Kültür Liderleri” araştırması ve listesi, insan ve kültür profesyonellerinin liderlik yaklaşımlarını; iş sağlığı ve güvenliği, sosyal güvenlik, çalışan refahı ve kurum kültürü gibi kriterleri analiz ederek bu alandaki en iyi liderleri belirlemeyi amaçlıyor. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Mitsubishi Electric Türkiye İnsan Kaynakları – Kurumsal İletişim – İdari İşler & Satın Alma Direktörü Kaan Gürışık, insan kaynakları uygulamalarını ileri taşıyan çalışmaları ve etkili liderliğiyle “En İyi İnsan ve Kültür Liderleri” listesinde en üst derece olan “Altın” ödüle layık görüldü. Ayrıca Gürışık, “İş Sağlığı ve Güvenliği ile İş ve Sosyal Güvenlik” alanlarındaki dikkat çeken başarılarıyla “En İyi Mevzuat Uyumu ve İş Yeri Güvenliği” özel ödülünün de sahibi oldu. Kaan Gürışık, ödüllerle ilgili yaptığı değerlendirmede, çalışan memnuniyeti ve refahını en üst seviyede tutma kararlılıklarının kendileri için en büyük motivasyon kaynaklarından biri olduğunun altını çizerek şunları söyledi: “Mitsubishi Electric Türkiye olarak, insan odaklı bakış açımızla çalışanlarımızı sürekli dinliyor ve onları süreçlerimizin aktif bir parçası haline getiriyoruz. Yeni yetenekleri sektöre kazandırmak ve onların gelişim süreçlerini desteklemek adına özveriyle çalışmaya devam ediyoruz. İşe alım süreçlerimizde çeşitlilik ve kapsayıcılık ilkelerini odağımıza alarak farklı yetenekleri şirketimize katıyor ve çalışanlarımızı süreçlerimizin aktif bir parçası haline getiriyoruz. Bununla birlikte dijitalleşme ve teknoloji yatırımlarımız sayesinde çalışanlarımıza uluslararası deneyimler sunmayı ve gelişimlerini küresel bir perspektifle desteklemeyi amaçlıyoruz. İş sağlığı ve güvenliği alanında da uluslararası standartları referans alarak güvenli, konforlu ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı oluşturmak her zaman önceliğimiz.” Gürışık, “Bu iki ödüle layık görülmek benim için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı. Great Place To Work Türkiye’ye takdirleri için teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı. Mitsubishi Electric Türkiye, çalışan deneyimini sürekli geliştirmeye yönelik insan odaklı yaklaşımını sürdürerek, kurum kültüründe mükemmelliği gelecekte de kararlılıkla ileri taşımayı hedefliyor.

TÜİK Açıkladı: Sektörde En Büyük Enerji Faturası Yüzde 57 Pay ile Elektriğin. Haber

TÜİK Açıkladı: Sektörde En Büyük Enerji Faturası Yüzde 57 Pay ile Elektriğin.

TÜİK'in 13 bin 455 girişime uyguladığı web görüşmesi yöntemiyle derlediği verilere göre, sektörün enerji haritasında liderlik "toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı" sektörüne ait. Ticaret Lider, Kamu Yönetimi İkinci Sırada Araştırma sonuçlarına göre, alt sektörler bazında enerji tüketiminde en büyük pay şu şekilde sıralandı: Toptan ve Perakende Ticaret: %28,9 Kamu Yönetimi ve Savunma; Zorunlu Sosyal Güvenlik: %22,0 Konaklama ve Yiyecek Hizmeti Faaliyetleri: %15,0 Tüketimin Yarısından Fazlası Elektrikten Hizmet - Ticaret sektörünün toplam enerji tüketiminde kaynak dağılımı incelendiğinde, elektrik açık ara önde yer aldı. 286 bin 867 terajul ile elektrik, %57,2 ile en çok tüketilen kaynak oldu. Elektriği sırasıyla %33,8 ile doğal gaz ve %4,7 ile petrol ürünleri takip etti. Özellikle en çok enerji tüketen "toptan ve perakende ticaret" sektöründe ise elektriğin baskınlığı dikkat çekti. Bu sektördeki enerji tüketiminin %75,7'si elektrikten oluştu. Veri Merkezlerinin Elektrik Tüketimi Belli Oldu TÜİK, ikinci kez yayımlanan bu bültenle ilk kez kamu sektörü detaylarının yanı sıra veri merkezlerinin enerji tüketimi bilgilerini de paylaştı.Araştırma sonuçlarına göre, veri merkezlerinde 2024 yılında tüketilen toplam elektrik miktarı 645 GWh (Gigavat Saat) olarak kayıtlara geçti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.