Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Kapsayıcılık

Kapsül Haber Ajansı - Sosyal Kapsayıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Kapsayıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer Belediyesi’nin Sosyal Projelerini DSÖ’de Anlattı Haber

Nilüfer Belediyesi’nin Sosyal Projelerini DSÖ’de Anlattı

Nilüfer Belediyesi, kentsel sağlık ve sosyal kapsayıcılık odağıyla geliştirdiği vizyon projelerini uluslararası arenaya taşıdı. Portekiz’in Viana do Castelo kentinde düzenlenen Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı Yıllık İş Toplantısı ve Teknik Konferansı’na katılan Nilüfer Belediyesi, kente değer katan uygulamalarıyla küresel ölçekte dikkat çekti. DSÖ Siyasi Komite Üyesi olan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan, ilgili birim müdürleri ve proje koordinatörleri ile birlikte toplantıya geniş bir katılım sağladı. Konferansa geniş bir katılım sağlayan Nilüfer Belediyesi’ni, Nilüfer Belediye Başkanı ve aynı zamanda DSÖ Siyasi Komite Üyesi Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan ile ilgili birim müdürleri ve proje koordinatörleri temsil etti. Nilüfer Belediyesi tarafından hazırlanan ve odağına kentsel sağlık, adalet ile sosyal kapsayıcılığı alan dört bilimsel bildirinin tamamı, konferansın Bilimsel Komitesi tarafından kabul edildi. Nilüfer Belediyesi, bu küresel organizasyonda, toplam beş projesini dünya kentlerinin temsilcilerine ve uzmanlara aktardı. Konferansta beğeni toplayan çalışmalardan “İş Koçu Destekli Engelli İstihdamı” projesiyle nöroçeşitliliğe sahip bireylerin iş gücüne katılımı anlatılırken, “Nilüfer Belediyesi Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi” ile bilişsel sağlık alanındaki bütüncül bakım modeli paylaşıldı. Sağlık hizmetlerine erişimde adaleti hedefleyen “Anne Taksi” ve döngüsel yardımlaşmayı esas alan “Giymiyorsan Giydir” projeleri de sunumlarda anlatıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, konferansın ardından yaptığı değerlendirmede, yerel düzeyde ürettikleri çözümlerin küresel ölçekte karşılık bulmasından gurur duyduklarını belirtti. Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’de hayata geçirdiğimiz insan odaklı, eşitlikçi ve kapsayıcı projelerin Dünya Sağlık Örgütü platformunda takdir görmesi, doğru yolda olduğumuzun en somut göstergesidir. Amacımız sadece fiziki belediyecilik değil; dezavantajlı grupları gözeten, dayanışmayı büyüten ve toplumsal refahı her alanda destekleyen sürdürülebilir bir kent modeli inşa etmektir. Bursa’da ürettiğimiz bu yerel başarı hikâyelerini uluslararası arenada paylaşmaya ve dünya kentlerine model olmaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TETZ 2026’da Yapay Zekâ Çağında Etik Değerler ve Eğitim Diplomasisi Masaya Yatırıldı Haber

TETZ 2026’da Yapay Zekâ Çağında Etik Değerler ve Eğitim Diplomasisi Masaya Yatırıldı

“Dijital Çağda Barış, Güven ve İş Birliği: Kurumlar Perspektifi” başlıklı oturumda; UNESCO Eski Genel Direktörü Irina Bokova ile Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO'su José María Figueres Olsen, yapay zekâ çağında küresel dijital uçurumu kapatmanın, etik sınırları çizmenin ve eğitimde "karakter ile bilgelik" yetiştirmenin yollarını kapsamlı bir şekilde masaya yatırdı. Millî Eğitim Bakanlığı himayelerinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde dünya çapında isimlerin katıldığı önemli panellerle devam ediyor. Küresel dönüşümü “Devletler”, “Kurumlar” ve “Şirketler” olmak üzere üç farklı perspektiften ele alan TETZ 2026 kapsamında, günün ikinci büyük oturumu olan “Dijital Çağda Barış, Güven ve İş Birliği: Kurumlar Perspektifi” başlıklı panel gerçekleştirildi. Sektörel standartları ve küresel iş birliklerini şekillendiren uluslararası kurumların temsil edildiği panelde; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Eski Genel Direktörü ve Küresel Eğitim Diplomasisi Lideri Irina Bokova ile Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO'su José María Figueres Olsen konuşmacı olarak yer aldı. Irina Bokova: “Hala 2,3 milyar insan internete erişemiyor ve bunların çoğunluğu kadın” Konuşmasına sosyal kapsayıcılık, ekonomi, refah ve barış temalı bu zirveye davet edilmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan UNESCO Eski Genel Direktörü ve Küresel Eğitim Diplomasisi Lideri Irina Bokova, Birleşmiş Milletler şemsiyesi altındaki UNESCO'nun, dünyada "herkes için eğitim" kavramını öne süren kurum olduğunu hatırlattı. Eşitlik arayışında eğitimde kalitenin ve yaşam boyu öğrenimin kritik bir rol oynadığını vurgulayan Bokova, yapay zekânın eğitim dahil olmak üzere nasıl etik bir şekilde kullanılabileceği konusunun, teknolojinin kamunun yararına hizmet etmesi gereken kesişim noktasında durduğunu belirtti. “Yapay zekada da ilaç sektöründeki gibi denetim süreci olmalı” Yapay zekânın olumsuz durumlar için ikna edilebilmesi, ahlak ve değerler konusunda açık kapılar barındırması ve bazen insanlara zarar vermeye teşvik edebilmesi gibi risklerin kontrol edilip edilemeyeceğine dair soruyu yanıtlayan Bokova, şu açıklamada bulundu: “Örneğin ilaç sektöründe çok büyük bilimsel araştırmalar var ama bugün sahip olduğunuz ilaçlar ve tıbbi cihazlar ciddi testlerden geçiyor ve bir onaylama süreci oluyor. Bence benzer bir onaylama ve denetim süreci yapay zekâ için de geçerli olmalı. Yapay zekâyı durdurmadan ama çok net kurallarla bunun takip edilmesi gerekiyor. İnsan haklarıyla ilgili kaygılar da var ve ben inanıyorum ki bu işin temelinde mutlak surette etik olmalı.” Dünyada daha önce yaklaşık 4 milyar kişinin internete erişimi olmadığını, UNESCO bünyesinde kurulan Geniş Bant Komisyonu sayesinde insanlara dijital araçlara erişim imkânı sunulduğunu belirten Bokova, şunları kaydetti: “Bakın bugün dünyada hâlâ 2,3 milyar insan internete erişemiyor ve bunların büyük bir çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Kovid-19 döneminde okullar kapanınca her şeyin online yapılabileceğini düşündük ama maalesef öyle olmadı. Öğretmenler bu dijital araç gereçleri kullanmak için eğitimli değildi ve geniş bant internet kullanımında eşitsizlikler vardı. Bugünü düşündüğümüzde yapay zekayla ilgili karşımızda duran en büyük görev, küresel ve adil bir alan yaratmaktır. Bu konuyla ilgili öğretmenlere içerik ve gerekli imkanlar verilmeli. Sadece çocuklara tablet dağıtarak iş bitmiyor. Mevcut programların dili yerel kültürlere uymuyor, bu yüzden yazılımların dili yerel kültüre adapte edilmeli ve daha fazla açık kaynak sunulmalı. Çocukların bunlara doğrudan erişmesi gerekiyor. Birçok alanda büyük bir sıçrama yapmak için fırsatımız var ama bunun için doğru yaklaşımı seçmeliyiz. Ancak o zaman doğru potansiyeli ortaya koyabiliriz.” Uluslararası kurumsal düzeydeki dijital ayrımı kapatmak için paydaşların birlikte nasıl çalışabileceğine değinen Bokova; akademisyenlerin, uzmanların, liderlerin, özel sektörün ve kamunun hepsinin bu sürece dahil olduğu bir ekosistem kurulması gerektiğini kaydetti. Sürdürülebilir bir gelecek için çevre bilincinin önemine de değinen Irına Bokova, sorulan soru üzerine Emine Erdoğan’ın öncülük ettiği Sıfır Atık Vakfı çalışmalarını çok kıymetli olduğunu belirterek, doğayla kurulan bu dengede eğitimin de kurucu bir rol üstlendiğini vurguladı. José María Figueres Olsen: “Pusulamız doğru değilse yapay zekânın yıkıcı ve tahrip edici etkileri olur” Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO'su José María Figueres Olsen ise konuşmasına TETZ gibi bir zirveyi gerçekleştirmek için insanlık tarihini şekillendiren İstanbul’dan daha iyi bir yer olamayacağını belirterek, eğitimin insanları birleştiren bir köprü olduğunu vurguladı. Yapay zekânın genellikle sadece teknolojik bir devrim olarak adlandırıldığını ifade eden Olsen, bu durumun sıradan bir teknoloji hamlesinden çok daha büyük, “medeniyetler bağlamında” bir devrim olduğunu söyledi. Makinelerin giderek daha akıllı hale geldiğini ve gelmeye de devam edeceğini belirten Olsen, bu durumun insanlığa "akıllı olmanın ne demek olduğunu yeniden tanımlama" fırsatı verdiğine dikkati çekti. “Bu yüzyılda yetkinlik değil artık karakter ödüllendirilmeli” Geçtiğimiz yüzyıl boyunca eğitim ve iş dünyasında hep teknik "yetkinliğin" ödüllendirildiğine dikkat çeken Olsen, içinde bulunduğumuz yapay zekâ çağında ise yetkinlikten ziyade "karakterin" ödüllendirilmesi gerektiğini kaydetti. Dünyanın her yerinde çatışmaların yaşandığı zorlu bir dönemden geçildiğini, demokratik kurumlara duyulan güvensizliğin ve yıkıcı değişimlerin etkilerinin hissedildiğini belirten Olsen, şu ifadeleri kullandı: “Değerler bu çağda çok önemli. Çünkü eğer bizim ahlaki pusulamız doğru değilse ve yapay zekâyı doğru yönlendiremezsek, teknolojinin çok ciddi yıkıcı ve tahrip edici etkileri olabilir; toplumdaki güvensizliği daha da artırabilir. Etik ve ahlaki değerler konusuna baktığımızda yapay zekâ çok kritik bir eşikte duruyor ancak bazen bu kısmı gözden kaçırabiliyoruz. Çünkü teknoloji bu insani hususları kendi kendine çözmüyor. Ben şahsen yapay zekâ teknolojisine hayranım; bize sağladığı ilave kabiliyetler ve katkılar tartışılmaz ancak bir yandan da etik konuları ıskalamamalıyız. Yapay zekâ bir araçtır, iyi ya da kötü amaçla kullanılabilir, istendiğinde kötü şeyler de yapabilir. İşte tam da bu yüzden öğretmenlerin rolü günümüzde çok daha önemli hale geldi. Çocuklara etik değerlerin öğretilmesinde öğretmenler her zaman önemli olacak.” Yapay zekânın bir medeniyet devrimi olurken aynı zamanda dijital ayrımı ve eşitsizliği artırıp artırmayacağına yönelik soru üzerine yakın tarihte Afrika’daki cep telefonun yaygınlaşması ve güneş enerjisinden faydalanılması gibi iki büyük örnek veren Olsen, geçmişteki devrimlerin de ilk başta kötülük getireceğinin ve uçurumları artıracağının düşünüldüğünü ancak aksine insanları bir araya getirdiğini belirtti. José María Figueres Olsen, konuşmasını şöyle tamamladı: “Yapay zekâ neredeyse her şeyi yapabilir ve yapmaya devam edecek ancak muhakeme, etik ve liderlik alanında asla usta olamayacaklar. Yapay zekânın geleceği ve yönetimi sadece hükümetlerin eline bırakılacak bir konu değildir. Tüm insanlığın ve toplumun bu yeni toplum sözleşmesine aktif olarak katkı sağlaması gerekmektedir.” Fuar stantları ve interaktif alanlar ziyaretçilerini bekliyor Zirveyle eş zamanlı düzenlenen fuarda ise teknolojiyle ilişkili çok sayıda şirket stant açtı. Girişimcilik oturumları ve deneyim alanlarıyla katılımcılara etkileşimli bir ortam sağlanıyor. Fuar alanının temel hedeflerinden biri, yerli ve millî eğitim teknolojisi şirketlerini uluslararası platformlarla buluşturmak ve girişimlerin küresel pazara açılımını desteklemek olarak belirlendi. Ziyaretçilere çok sayıda oturum, workshop ve sürpriz etkinliklerle eşsiz bir deneyim sunan TETZ 2026 kapsamında, interaktif alanlar da sektöre yön verecek. Etkinlik süresince “Açık Sahne, Çocuk Dijital Deneyim Alanı, İnteraktif Öğrenme Sınıfı ve Kuluçka Merkezi” gibi özel alanlar, 28 Haziran’a kadar teknoloji ve eğitim meraklılarının ziyaretine açık olacak. Millî Eğitim Bakanlığı'nın öncülüğünde hayata geçen TETZ 2026, yapay zekayı merkezine alan uluslararası bir eğitim teknolojileri etkinliği olarak Türkiye'nin bu alandaki kararlılığını ve küresel vizyonunu güçlü biçimde yansıtmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Belediyesi Stratejik Planını Güncelliyor Haber

Nilüfer Belediyesi Stratejik Planını Güncelliyor

Nilüfer Belediyesi, 2025 – 2029 Stratejik Planı’nı yeniden ele alıyor. Değişen idari ve mali koşullara uyum sağlamak amacıyla başlatılan “2027 – 2029 Stratejik Plan Revizyon Çalıştayı”nın ilk ayağı Nilüfer Barış Meclisi’nde, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları ve birim müdürlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın açılışında, planda revizyona gidilmesinin gerekçeleri ile önümüzdeki süreçte izlenecek yol haritasını içeren bir sunum yapıldı. Sunumun ardından katılımcılar; kentin ve kurumun geleceğini doğrudan ilgilendiren ana başlıkları masaya yatırdı. Çalıştay kapsamında yapılan anket çalışmasıyla, Nilüfer Belediyesi’nin mevcut durumu ve geleceğe yönelik potansiyeli değerlendirildi. Katılımcılar; “Güçlü Kurumsal Yapı ve Etkin Yönetişim”, “Sürdürülebilir, Dirençli ve Yaşanabilir Kent”, “Toplumsal Refah ve Sosyal Kapsayıcılık”, “Çevre ve Ekolojik Denge”, “Ekonomik ve Kırsal Kalkınma” ile “Teknoloji ve Yenilikçilik” olmak üzere 6 temel başlık altında kurumun güçlü ve zayıf yönlerini oylayarak belirledi. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “KAYNAKLARIMI EN DOĞRU VE VERİMLİ ŞEKİLDE KULLANACAĞIZ” Çalıştayda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, dinamik bir kent yapısına sahip olan Nilüfer’de ihtiyaçların da aynı hızla değiştiğine dikkat çekti. Göreve geldiklerinden bu yana Nilüfer’i daha dirençli, daha yaşanabilir ve mali yapısı daha güçlü bir kent haline getirmek için çalıştıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Değişen ekonomik şartlar ve kurumsal yapılanmamız, stratejik planımızı daha gerçekçi ve uygulanabilir hedeflerle güncellemeyi zorunlu kıldı. Bu revizyon çalışmasıyla amacımız, belediyemizin tüm kaynaklarını en doğru, en verimli ve tasarruflu şekilde halkımızın hizmetine sunmaktır. Ortak akılla, tüm çalışma arkadaşlarımızın katkısıyla Nilüfer’i geleceğe taşıyacak en doğru rotayı birlikte çizeceğiz” dedi. Çalıştayın ikinci kısmında ise Nilüfer Belediyesi Nikahevi’nde birim müdürleri ve belediye personelinin katılımıyla bir ortak akıl toplantısı düzenledi. Nilüfer Belediyesi’nin 2027 – 2029 Plan Revizyon Süreci takvimi, müdürlükler düzeyinde gerçekleştirilecek odak grup çalışmalarıyla devam edecek. Çalıştaylar ve teknik hazırlıkların tamamlanmasının ardından hazırlanan revize plan, Nilüfer Belediye Meclisi’nin onayına sunularak resmiyet kazanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadıköy Belediyesi’ne “Onur Bayrağı” Ödülü Haber

Kadıköy Belediyesi’ne “Onur Bayrağı” Ödülü

Kadıköy Belediyesi, Avrupa değerlerine bağlılığı ve uluslararası alandaki etkin çalışmaları nedeniyle Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi tarafından “Onur Bayrağı (Flag of Honour)” ödülüne layık görüldü. Avrupa Konseyi’nin 1955 yılından bu yana düzenlediği ve kentlerin uluslararası iş birlikleri, kardeş şehir ilişkileri ile yerel dayanışma çalışmalarını ödüllendirdiği Avrupa Ödülleri programında 2026 yılı kazananları açıklandı. Kadıköy Belediyesi, bu kapsamda dört aşamalı ödül sürecinin ikinci basamağı olan “Onur Bayrağı” ödülünü kazandı. Aynı kategoride Türkiye’den Eskişehir Büyükşehir Belediyesi de ödül alan belediyeler arasında yer aldı. Kadıköy Belediyesi, sürecin ilk aşaması olan “Avrupa Diploması”nı 2023 yılında kazanarak önemli bir başarı elde etmişti. 2026 değerlendirmelerinde performansını daha da ileri taşıyan Kadıköy, “Onur Bayrağı” ödülüyle birlikte bir sonraki aşama olan “Onur Plaketi” ve ardından verilecek en yüksek ödül olan “Avrupa Ödülü” için adaylık sürecine resmen geçmiş oldu. KADIKÖY’ÜN HANGİ ÇALIŞMALARI ÖNE ÇIKTI? Kadıköy’ün bu ödüle layık görülmesinde; kardeş şehir ilişkileri, kültür ve gençlik projeleri, sürdürülebilirlik uygulamaları, sosyal kapsayıcılık çalışmaları ve Avrupa Birliği programları kapsamında yürütülen projeler etkili oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa Herkes İçin Spor Birliği’nin Yeni Başkanı Doç. Dr. İrfan Kurudirek Oldu  Haber

Avrupa Herkes İçin Spor Birliği’nin Yeni Başkanı Doç. Dr. İrfan Kurudirek Oldu 

Ocak 2026’da İtalya’da gerçekleştirilen UESpT Genel Kurulu’nda yapılan seçimle Birliğin yeni Başkanı olan Kurudirek, Avrupa genelinde “herkes için spor” yaklaşımının güçlendirilmesine yönelik çalışmalara liderlik edecek. Spor yönetimi temelli lisans ve lisansüstü eğitim altyapısını, ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarında edindiği yöneticilik deneyimiyle birleştiren Doç. Dr. İrfan Kurudirek; Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu ve Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu başta olmak üzere birçok kurum ve yapıda aktif görevler üstlendi. Akademik çalışmaları spor yönetimi, federasyon yapılanmaları ve iyi yönetişim konularına odaklanan Kurudirek, sporun toplumsal etkisini artırmaya yönelik çok sayıda projede yer aldı. Halihazırda Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu’nda Genel Koordinatör olarak görev yapan Kurudirek; tabana yaygın spor politikaları, federasyon yapılanmaları, iyi yönetişim, fair play ve sosyal kapsayıcılık alanlarında yürütülen çalışmalara liderlik ediyor. Yeni göreviyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. İrfan Kurudirek, şu ifadeleri kullandı: “Öncelikle Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu Başkanı Sayın Kerim Çomoğlu’na teşekkür etmek istiyorum. Elde ettiğimiz bu başarı, şüphesiz federasyonumuzun uluslararasılaşma vizyonunun bir sonucudur. Ülkemizde hayata geçirdiğimiz etkili projelerle; sporun tabana yayılması, sağlıklı yaş alma ve aktif yaşam kültürü gibi konuları Avrupa genelinde yaygınlaştırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” Yeni görevinde Doç. Dr. İrfan Kurudirek, Avrupa genelinde herkes için spor yaklaşımının daha da güçlendirilmesi, üye ülkeler arasındaki iş birliklerinin artırılması ve sporun toplumsal kapsayıcılığını destekleyen sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi hedefiyle çalışmalarını sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank Şehrin İyi Hali’nin 11. Yılında Gençleri Gönüllülükle Buluşturdu Haber

Akbank Şehrin İyi Hali’nin 11. Yılında Gençleri Gönüllülükle Buluşturdu

9 sivil toplum kuruluşunun iş birliğiyle yürütülen program kapsamında 615 gönüllü genç çevre ve sosyal kapsayıcılık alanlarında sahada aktif rol alarak toplumsal dayanışmaya katkı sağladı. Şehrin İyi Hali, 3 Kasım’da gerçekleşen Madrigal konseriyle sona erdi. Akbank’ın gençlerin topluma aktif katılımını teşvik eden, gönüllülüğü bir yaşam biçimine dönüştürmeyi ve daha geniş bir etki alanı yaratmayı amaçlayan Şehrin İyi Hali programı yeni dönemini tamamladı. Bu dönemde de gençleri çevreden sosyal kapsayıcılığa, afet dayanıklılığından hayvan haklarına uzanan farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla buluşturan Şehrin İyi Hali, gençlerin gönüllülük yoluyla toplumsal konularda farkındalık kazanmasına ve sahada aktif rol almasına olanak tanıdı. Toplam 6623 başvurunun yapıldığı 25 etkinliğe 215 üniversiteden 18–22 yaş arası 615 gönüllü genç katıldı. Projeleri tamamlayan gençlere gönüllülük sertifikaları verildi. Şehrin İyi Hali, 3 Kasım’da IF Beşiktaş’da düzenlenen ve 1000 kişinin katıldığı Madrigal konseriyle keyifli bir finale ulaştı. Şehrin İyi Hali programına bu yıl oyuncu Serenay Sarıkaya ve sevilen müzik grubu Madrigal destek verdi. Gençlerle sahada buluşarak onlara ilham veren sanatçılar, gönüllülüğün gücünü paylaşarak farkındalığın artmasına katkı sağladı. Sarıkaya, Kurtaran Ev Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, gönüllü gençlerle birlikte çalışarak korunmaya muhtaç hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesine katkı sağladı, gençlerle kendi deneyimlerini paylaştı. Madrigal üyeleri ise Türkiye Down Sendromu Derneği ile düzenlenen atölyelerde gönüllü gençler ve Down sendromlu bireylerle bir araya gelerek ihtiyaç sahibi aileler için “Hayata Merhaba” paketleri hazırladı ve pizza atölyesinde mutfağa girerek gönüllülük deneyimini paylaştı. Grup ayrıca, Çorbada Tuzun Olsun Derneği etkinliğine katılarak gönüllülerle birlikte yemek dağıtımında yer aldı ve toplumda evsizlik konusuna dikkat çekti. Akbank Marka ve İletişim Başkanı Beril Alakoç, “2015 yılından bu yana aralıksız devam eden Şehrin İyi Hali, on binlerce genci gönüllülükle tanıştırdı ve gençlerin gönüllülük aracılığıyla topluma değer kattığı, aynı zamanda kendilerini keşfettikleri güçlü bir platform haline geldi. Her yıl daha fazla gence ulaşarak gönüllülüğü yaygınlaştırmak ve bu bilinci kalıcı bir kültüre dönüştürmek için çalışıyoruz. Gençlerin enerjisi, katılımı ve yarattıkları etki, geleceğe dair en büyük umudumuz” dedi. Bu yıl Şehrin İyi Hali kapsamında gençler, farklı sosyal sorumluluk alanlarında faaliyet gösteren 9 sivil toplum kuruluşuyla bir araya geldi. Akbank gönüllüleri de sahada gençleri yalnız bırakmadı ve deneyimlerini onlarla paylaştı. Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile evsiz bireyler için yemek hazırlanması ve dağıtımına destek olundu. Kurtaran Ev Derneği ile korunmaya muhtaç hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesine, TURMEPA iş birliğiyle gerçekleştirilen kıyı temizliği etkinliklerinde ise deniz ekosisteminin korunmasına katkı sağlandı. Buğday Derneği iş birliğiyle ekolojik çiftlikte gerçekleştirilen fidan dikimi, üretim ve hasat çalışmalarıyla sürdürülebilir yaşam konusunda farkındalık oluşturuldu. Türkiye Down Sendromu Derneği ile düzenlenen atölyelerde gönüllüler, Down sendromlu bireylerle bir araya gelerek “Hayata Merhaba” paketleri hazırladı, birlikte mutfağa girip pizza yaptı ve fırsat eşitliği konusunda farkındalık kazandı. Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) aracılığıyla afet dayanıklılığı ve psikolojik sağlamlık eğitimleri gibi bir çok eğitim düzenlendi, DEM Derneği ile işaret dili eğitimleri verildi ve Hayat Tamircisi etkinliklerinde hayvanlar için özel yürüteçler tasarlandı. Akbank, “Sürdürülebilirlik hepimiz için” anlayışıyla, insanı merkezine alan bir yaklaşımla toplumsal fayda üretmeye devam ediyor. Şehrin İyi Hali de bu yaklaşımın en güzel örneklerinden biri olarak, gençlerin gönüllülük yoluyla yarattığı etkiyi geleceğe taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.