Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Koruma

Kapsül Haber Ajansı - Sosyal Koruma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Koruma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş Dünyası Gençlere Ne Kadar Hazır? Haber

İş Dünyası Gençlere Ne Kadar Hazır?

INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, Özbekistan’ın Semerkant kentinde gerçekleştirilen 12. IPU Genç Parlamenterler Küresel Konferansı’nda konuşmacı olarak yer aldı. Gerçekleşen konferansta “Gençlerin Ekonomik Hakları ve Belirsiz Bir Gelecekte İstihdam” başlıklı oturumda konuşan Öztürk; gençlerin iş hayatına katılımının önündeki yapısal engellere, yapay zekanın başlangıç seviyesi işler üzerindeki etkisine ve bakım politikalarının kapsayıcı istihdam açısından önemine dikkat çekti. Konuşmasında, gençlerin çalışma hayatına hazır olup olmadığını sorgulamanın tek başına yeterli olmadığını belirten Öztürk, “İş dünyası gençlere hazır mı?” sorusunun da gündeme alınması gerektiğini ifade etti. İstihdam tek başına ekonomik güvence sağlamıyor Konferansta paylaşılan verilere göre dünya genelindeki gençlerin yüzde 25’i ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Gençlerin işsiz kalma olasılığı yetişkinlere kıyasla yaklaşık 3,4 kat daha yüksek seyrederken, düşük ve alt-orta gelirli ülkelerde çalışan her 10 gençten yaklaşık 9’u kayıt dışı işlerde çalışıyor. Bu tablonun yalnızca genç istihdama yönelik net bir bakış açısı olmayacağını belirten Bahar Taşkın Öztürk, “Gençlerin istihdama katılımını yalnızca işe yerleşme rakamlarıyla ölçemeyiz. Nasıl bir işte çalıştıklarına, ne kadar kazandıklarına, hangi sosyal güvencelere sahip olduklarına ve çalışma hayatında kalıp kalamadıklarına da bakmalıyız. Kurumların yetenek, potansiyel ve çeşitliliğe önem verdiklerini açıklaması kıymetli; ancak gerçek erişim, işe alım sonuçları değiştiğinde sağlanabilir. Niyetleri değil, gençlerin gerçekten kapıdan içeri girip giremediğini ölçmeliyiz.” dedi. Yapay zekâ gençlerin deneyim kazanma yollarını değiştiriyor Yapay zekânın genç istihdamı üzerindeki etkilerine de değinen Öztürk, teknolojinin başlangıç seviyesi işleri tamamen ortadan kaldırmasının tek risk olmadığını dile getirdi. İlk taslakların hazırlanması, temel analiz, basit kodlama ve müşteri taleplerinin sınıflandırılması gibi genç çalışanların deneyim kazandığı görevlerin giderek daha fazla otomasyona devredildiğine dikkat çekti. Öztürk, “Yapay zekâ, başlangıç seviyesindeki işleri tümüyle ortadan kaldırmayabilir; ancak bu işlerin gerektirdiği yetkinlikleri ve öğrenme süreçlerini şimdiden değiştiriyor. Gençlerin deneyim kazandığı işleri otomatikleştiriyorsak, bu deneyimin nasıl kazanılacağını da yeniden tasarlamak zorundayız. Aksi hâlde gençler yalnızca ilk işlerini değil, ilk öğrenme fırsatlarını da kaybedebilir.” dedi. Genç kadınların istihdama katılımında bakım politikaları belirleyici Türkiye’de 15-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 23,3’ünün ne eğitimde ne de istihdamda bulunduğunu aktaran INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, bu oranın genç kadınlarda yüzde 30,9’a yükseldiğini belirtti. Bakım hizmetlerinin yalnızca bir sosyal politika alanı değil, iş gücü piyasasının temel unsurlarından biri olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Anneliğe yönelik koruyucu düzenlemelerin önemini koruduğunu vurgulayan Öztürk, bakım politikalarının yalnızca kadınlar üzerinden tasarlanmasının bakım sorumluluğunun kim tarafından üstlenileceğine ilişkin mevcut eşitsizlikleri güçlendirebileceğini ifade etti. Öztürk, koruyucu uygulamaların azaltılması yerine bakım sisteminin daha geniş, erişilebilir ve eşitlikçi bir yapıya kavuşturulması gerektiğini dile getirdi. Uyum tek taraflı bir sözleşme olamaz Gençlerin çalışma hayatına geçişini kolaylaştırmak için parlamenterlere ve karar vericilere üç temel alanda çağrıda bulunan Öztürk; giriş pozisyonlarında deneyim şartlarının kaldırılmasını, ücretli staj ve ilk iş programlarının kamu ile işverenler tarafından birlikte desteklenmesini, sosyal koruma ve bakım altyapısının gençlerin günümüzdeki çalışma ve yaşam biçimleriyle uyumlu hâle getirilmesini önerdi. Bahar Taşkın Öztürk sözlerini, “Uyum tek taraflı bir sözleşme olamaz. Gençlerin değişen dünyaya uyum sağlamasını beklerken hükümetlerin, işverenlerin ve kurumların da dönüşmesi gerekiyor. Başarıyı açıklamalarla değil; kimin işe alındığı, kimin işinde kalabildiği, ne kadar kazandığı ve kimin daha başlangıçta sistemin dışında kaldığı üzerinden değerlendirmeliyiz. Gençlerin yalnızca hazırlanmasını değil, geleceğin çalışma hayatına gerçekten katılabilmesini sağlamalıyız.” mesajıyla tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış Haber

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış

2026 yılı için asgari ücretin belirleneceği görüşmeler tartışmaların odağında başlıyor. İş dünyası temsilcileri artış oranının sadece büyüklüğünden değil, zamanlaması ve mali yapılar üzerindeki etkisinden de endişe ediyor. Kurumsal hizmet yönetimi sektöründe geniş bir iş gücünü yöneten Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. Kasım 2025 enflasyonu: yıllık %31,07 Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı Kasım 2025 TÜFE verilerine göre yıllık enflasyon %31,07, aylık artış %0,87 olarak gerçekleşti. Özel hesaplama yapan bağımsız enflasyon göstergeleri TÜİK verisinin üzerinde rakamlar verirken (ENAG gibi), resmi veri enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiğini teyit ediyor. Bu enflasyon ortamı, hane halklarının reel gelirini baskılarken, şirketlerin ücret maliyetlerini de artırıyor; dolayısıyla asgari ücrette yapılacak düzenlemeler hem sosyal koruma hem de istihdam dinamikleri için belirleyici olacak. İŞVEREN DESTEK BEKLİYOR Hükümet ve ilgili kurumlarca açıklanan 2025 yılı için uygulanan asgari ücret tutarı brüt 26.005,50 TL, net 22.104,67 TL olarak kayıtlarda yer alıyor. İşverene maliyet hesaplamalarında ise sektör ve prim yüklerine göre farklılıklar olmakla birlikte PwC ve ilgili kurumların hesaplarına göre işverene toplam maliyet örnekleri yıllık bazda yaklaşık 30–31 bin TL civarında hesaplanıyor. Bu rakamlar, 2026 için planlanacak artışların işverene getireceği ilave yükün büyüklüğünü göstermesi açısından önem taşıyor. “2026 İÇİN RASYONEL ARTIŞ YÜZDE 25–30 BANDI” Asgari ücret artış oranı sorulduğunda Akyüz, üç temel kriterin—enflasyon, şirket maliyetleri ve çalışan yaşam koşulları—birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti: “2026 için en rasyonel artış yüzde 25–30 bandı. Bu oran çalışanı kısmen korur, işverenin maliyet yapısını bir anda bozmaz. Önemli olan tüm tarafların sürdürülebilir bir zeminde buluşması.” Akyüz’e göre bu bant, hem reel ücretleri toparlamaya yönelik bir adım anlamına gelecek hem de şirketlerin ani nakit baskısı ile karşılaşmasını sınırlayacak. İŞVERENLERİN ÖNCELİĞİ: ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK Akyüz, iş dünyasının sadece “yüzde” ile ilgilenmediğini; artışın önceden duyurulması, takvime bağlanması ve planlanabilir olması gerektiğini vurguladı: “Bugün işverenlerin en büyük beklentisi öngörülebilirlik. Şirketler ani ve yüksek artışlara hazırlanmakta zorlanıyor. Rakamdan çok sürecin planlanabilir olması önemli.” Geçmiş yıllarda tek seferlik büyük artışların KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı hatırlatılırken, orta yolun bulunmasının istihdamı koruyacağı belirtiliyor. YILDA İKİ ZAM TARTIŞMASI: UYGULANABİLİR AMA MEKANİZMA GEREKLİ Akyüz, enflasyonist dönemlerde yılda iki zammın çalışanları koruyabileceğini ancak bunun şeffaf, önceden belirlenmiş bir takvime bağlanması gerektiğini söyledi: “Yıl içinde güncelleme yapılabilir; ancak bunun mutlaka öngörülebilir bir mekanizmaya bağlanması gerekir. Belirsizliği azaltan her adım hem işçiyi hem işvereni rahatlatır.” Uzmanlar, geçmiş uygulamalardan hareketle çift zammın kısa vadede alım gücünü desteklediğini, ancak işletmelerin likidite planlamasında öngörülemeyen dalgalanmalar yaratabileceğini belirtiyor. DEVLETE İŞVEREN TALEPLERİ: SGK VE VERGİ YÜKÜNDE HAFİFLEME Akyüz, işverenlerin artışla birlikte toplam işçilik maliyetinin paylaşılmasına yönelik taleplerini şu sözlerle özetledi: “İşverenler, SGK primleri ve vergi yüklerinde bir miktar hafifleme talep ediyor. Bu sadece işverenin rahatlaması için değil; istihdamın korunması, kayıt dışılığın önlenmesi ve şirketlerin büyüme kapasitesinin devamı için de önemli.” Resmi veriler ve işletme hesaplamaları, işçiden ve işverenden kaynaklanan sosyal güvenlik maliyetlerinin toplam işçilik maliyetinde belirleyici olduğunu gösteriyor; bu nedenle kamu destek mekanizmalarının kapsamı tartışmanın merkezinde olacak. Akyüz şirket politikalarını anlatırken, ücret belirlerken yalnızca yasal asgari normların değil; motivasyon, verimlilik, sektör ortalamaları ve müşteri memnuniyetinin de göz önünde bulundurulduğunu ifade etti: “Doğru ücret politikası, çalışanın emeğinin karşılığını aldığı; işverenin de sürdürülebilir bir yapıyı koruyabildiği sistemdir. Bu denge sağlandığında hem hizmet kalitesi hem şirket performansı güçlenir.” 2026’DA BELİRLEYİCİ KRİTERLER — ENFLASYON, ÖNGÖRÜ VE KAMU DESTEĞİ Ekonomistler ve sektör temsilcileri, 2026 asgari ücret kararının enflasyonun seyri, kamu maliyesinin destek kapasitesi ve işverenlerin mali dayanıklılığı çerçevesinde alınacağını belirtiyor. Akyüz’ün vurguladığı gibi, izlenecek yol “denge” olacak: çalışan korunacak; ancak işverenlerin iflas, istihdam daralması veya kayıt dışına yönelme risklerine karşı korunması da benzer ölçüde değerlendirilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.