Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Mühendislik

Kapsül Haber Ajansı - Sosyal Mühendislik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Mühendislik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Balina Avı Saldırıları Yöneticileri Hedef Alıyor Haber

Balina Avı Saldırıları Yöneticileri Hedef Alıyor

Balinalar avı saldırılarında mağdur edebilecek kişi sayısı sıradan çalışanlara göre daha az olduğu için siber saldırganlar için ilgi çekici bir alan hâline geliyor. Üst düzey yöneticiler (C-suite dâhil) genellikle üç temel özelliğiyle öne çıkıyorlar. Zamanları kısıtlıdır yani kimlik avı e-postasına tıklayabilir, kötü amaçlı bir eki açabilir veya sahte bir transfer talebini düzgün bir şekilde incelemeden onaylayabilirler. Zaman kazanmak için çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) gibi güvenlik kontrollerini kapatabilir veya atlayabilirler. Çevrimiçi ortamda oldukça görünürler. Bu, tehdit aktörlerinin, astlarından veya asistanlarından geliyormuş gibi görünen e-postalar gibi ikna edici sosyal mühendislik saldırıları oluşturmak için bilgi toplamasına olanak tanır. Son derece hassas ve kazançlı kurumsal bilgilere erişme ve büyük miktarlı para transferlerini onaylama veya talep etme yetkisine sahiptir. Tipik bir balina avı saldırısı nasıl görünür? Normal bir spearphishing veya BEC saldırısı gibi, balina avı saldırısının da başarılı olması için belirli bir hazırlık gerekir. Bu, tehdit aktörlerinin hedefleri hakkında ayrıntılı keşif yapma olasılığının yüksek olduğu anlamına gelir. Sosyal medya hesapları, şirket web sitesi, medya röportajları ve önemli videolar dâhil olmak üzere, onlara yardımcı olacak kamuya açık bilgilerin eksiği olmamalıdır. Temel bilgilerin yanı sıra kilit alt çalışanlar ve meslektaşlar hakkında bilgiler veya sosyal mühendislik için bahane olarak kullanılabilecek kurumsal bilgiler, örneğin birleşme ve satın alma faaliyetleri veya şirket etkinlikleri hakkında bilgiler de öğrenmek isteyeceklerdir. Bu, tehdit aktörünün kişisel çıkarlarını ve nihai hedef "balina"yı taklit etmekse tehdit aktörünün kişisel ilgi alanlarını ve hatta iletişim tarzını anlamasına da yardımcı olabilir. Sosyal mühendislik yöntemleri kullanılıyor Bu bilgileri elde ettikten sonra, saldırgan genellikle bir spearphishing veya BEC e-postası hazırlar. Bu, büyük olasılıkla güvenilir bir kaynaktan gönderilmiş gibi görünen, sahte bir e-posta olacaktır. Ayrıca alıcının karar verme sürecini hızlandırması için klasik sosyal mühendislik taktiği olan aciliyet yaratma yöntemi kullanılacaktır. Nihai hedef bazen kurbanı, giriş bilgilerini ifşa etmeye veya farkında olmadan bilgi hırsızlığı amaçlı kötü amaçlı yazılım ve casus yazılım yüklemeye ikna etmektir. Bu kimlik bilgileri, paraya çevrilebilir kurumsal sırlara erişmek için ya da balina kimliğine bürünerek daha küçük balıkları büyük para transferleri yapmaya ikna etmek için astlarına BEC saldırıları başlatarak e-posta hesaplarını ele geçirmek için kullanılabilir. Alternatif olarak dolandırıcı, fon transferini onaylamaları için onları kandırmak amacıyla "balina"nın patronu gibi davranabilir. Yapay zekâ balina avı kurallarını değiştiriyor Ne yazık ki yapay zekâ bu görevleri kötü niyetli kişiler için daha da kolaylaştırıyor. Kurbanları keşfetmek için hedefler hakkında büyük miktarda veri toplamak üzere yapay zekâ araçlarından yararlanabilirler. Kusursuz doğal dilde ikna edici e-postalar veya metinler oluşturmak için üretken yapay zekâ (GenAI) kullanabilirler. Bu araçlar, yararlı bağlam eklemek veya gönderenin yazım stilini taklit etmek için bile kullanılabilir. GenAI, hedefleri para transferi yapmaya ikna etmek için derin sahtecilik teknolojisini son derece ikna edici vishing saldırılarında kullanmak hatta üst düzey yöneticileri taklit eden videolar oluşturmak için kullanılabilir. Büyük bir BEC saldırısı, milyonlarca dolarlık gelir kaybına neden olabilir. Hassas kurumsal verilerin ihlali ise yasal cezalar, toplu davalar ve operasyonel aksaklıklara yol açabilir. Şirketler için itibar kaybı daha da kötü olabilir. Daha kişisel bir açıdan bakıldığında bu tür olayların ardından kandırılan yöneticiler genellikle üstleri tarafından günah keçisi ilan edilir. Saldırıların önüne nasıl geçilebilir? Güvenlik ekipleri, spearphishing ve BEC saldırılarının risklerini azaltmaya yardımcı olmak için çeşitli yöntemler kullanabilir. Ancak kuralların kendileri için geçerli olmadığını düşünen üst düzey yöneticilerle karşı karşıya kaldıklarında bu yöntemler her zaman başarılı olmaz. Bu nedenle, simülasyonları içeren yöneticiye özel eğitim alıştırmaları çok önemlidir. Bu alıştırmalar, son derece kişiselleştirilmeli ve deepfake video veya ses dâhil olmak üzere en son tehdit aktörlerinin TTP'lerini içeren kısa ve yönetilebilir dersler şeklinde olmalıdır. Bunlar, iyileştirilmiş güvenlik kontrolleri ve süreçleriyle desteklenmelidir. Buna, büyük meblağlı fon transferleri için sıkı bir onay süreci dâhil edilebilir; bu süreçte iki kişinin imzası veya alternatif bir güvenilir kanal aracılığıyla doğrulama gerekebilir. Yapay zekâ savunma stratejisinin bir parçası olabilir Yapay zekâ araçları da ağ savunucularına yardımcı olabilir. Şüpheli iletişim kalıplarını, gönderenleri ve içeriği tespit etmek için tasarlanmış yapay zekâ tabanlı e-posta güvenliğini göz önünde bulundurun. Ayrıca potansiyel olarak kötü niyetli aramaları gerçek zamanlı olarak işaretlemek için deepfake algılama yazılımları da mevcut. Sıfır Güven yaklaşımı da yararlı bir direnç sağlayabilir. En az ayrıcalık ve tam zamanında erişim uygulayarak yöneticilerin erişebileceği bilgileri en aza indirir ve oturum açma bilgilerinin varsayılan olarak asla güvenilir olmamasını sağlar. Kuruluşunuz kamuya açık olarak paylaştığı kurumsal bilgilerin türünü sınırlamaya başlamak isteyebilir. Yapay zekânın her yerde olduğu bir dünyada, bu tür bilgileri bulma ve silah olarak kullanma araçları artık azınlığın değil, çoğunluğun elindedir.

Sahte Tedarikçi E-postları KOBİ’leri Hedef Alıyor    Haber

Sahte Tedarikçi E-postları KOBİ’leri Hedef Alıyor  

Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ), sınırlı güvenlik bütçeleri nedeniyle saldırganların radarında olsa da asıl tehdit her zaman zararlı bir yazılımla gelmiyor Bazen sadece iyi yazılmış bir e-posta felakete yol açabiliyor. Siber saldırganlar, hedef aldıkları şirketin sistemlerine sızdıktan sonra aylarca sessiz kalarak tedarikçilerle olan yazışmaları, fatura tarihlerini ve ödeme alışkanlıklarını adım adım izliyor. Tam ödeme zamanı geldiğinde ise devreye girerek, "Muhasebe departmanımız değişti", "Mevcut hesabımız denetimde" veya "Acil nakit akışı düzenlemesi" gibi son derece makul ve profesyonel bahanelerle yeni bir IBAN paylaşıyorlar. Şüphe uyandırmayan bu değişiklik talebi, genellikle şirketin güvendiği bir ismin e-posta adresinden veya tek bir harf farkıyla oluşturulmuş kopyasından geldiği için muhasebe çalışanları tarafından sorgulanmadan işleme alınıyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, bu yöntemin teknik bir sızıntıdan çok psikolojik bir manipülasyon içerdiğini, bu yüzden geleneksel güvenlik duvarlarını kolayca aşabildiğini vurguluyor. “Bu E-postayı Aldığınızda Klavyeyi Bırakın ve Telefonu Açın” Bu dolandırıcılık türünün tamamen sosyal mühendisliğe dayandığını belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, “Bir sabah yıllardır çalıştığınız toptancınızdan veya iş ortağınızdan bir e-posta alırsınız. Logo aynıdır, imza aynıdır, hitap şekli tanıdıktır. Sadece, 'Ödemeyi lütfen ekteki yeni hesabımıza yapın' yazar. İşte o an, işletmeniz büyük bir risk altındadır. Saldırganlar ya tedarikçinizin mailini hacklemiştir ya da gözle fark edilemeyecek kadar benzer sahte bir alan adı (örn: laykonbilisim yerine laykonbiilisim) almıştır. Bu tuzağa düşen işletmeler, parayı kendi elleriyle dolandırıcılara gönderir ve durumu fark ettiklerinde iş işten geçmiş olur” dedi. Şirketinizi Fatura Dolandırıcılığından Korumak Dikkat Etmeniz Gereken 5 Nokta Alev Akkoyunlu, işletmelerin binlerce liralık zarara uğramaması ve ticari ilişkilerinin zedelenmemesi için alması gereken önlemleri şöyle sıralıyor: 1. Farklı Kanaldan Teyit Edin. Eğer bir tedarikçinizden ödeme bilgilerinin değiştiğine dair bir e-posta alırsanız, asla sadece e-posta ile yanıt verip onay istemeyin. Mutlaka karşı tarafı telefonla arayın ve güvendiğiniz bir yetkiliye durumu sözlü olarak doğrulatın. 2. E-posta Adreslerini Harf Harf Kontrol Edin. Gelen iletinin "Gönderen" kısmını dikkatlice inceleyin. Kurumsal alan adlarında yapılan küçük harf oyunları (örneğin 'm' yerine 'rn' yazılması veya '.com' yerine '.co' kullanılması) en sık kullanılan yöntemdir. 3. "Acil" Baskısına Aldanmayın. Dolandırıcılar, düşünmenize fırsat vermemek için "Ödeme bugün yapılmazsa sevkiyat duracak" gibi aciliyet ifadeleri kullanır. Finansal işlemlerde aciliyet talebi, genellikle bir dolandırıcılık belirtisidir. Sakin olun ve prosedürlerinizi uygulayın. 4. Çalışanlarınızı Eğitin. Muhasebe ve finans departmanındaki çalışanlarınızı bu tür sosyal mühendislik yöntemlerine karşı bilinçlendirin. "Banka değişikliği" taleplerinin, standart bir onay sürecinden geçmeden işleme alınmayacağı bir şirket politikası oluşturun. 5. E-posta Güvenliğini Sıkılaştırın. Şirket e-postalarınızda mutlaka İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) kullanın. Ayrıca, oltalama (phishing) girişimlerini ve sahte e-postaları gelen kutusuna düşmeden engelleyen, Bitdefender GravityZone gibi kurumsal güvenlik çözümlerinden faydalanın.

Sahte Tedarikçi E-postları KOBİ’leri Hedef Alıyor Haber

Sahte Tedarikçi E-postları KOBİ’leri Hedef Alıyor

Bitdefender’ın son raporu, işletmelerin en büyük korkusunun fidye yazılımları değil, güvenilir tedarikçi kılığına giren fatura dolandırıcıları olması gerektiğini ortaya koyuyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, şirket kasalarını boşaltan bu sinsi yönteme karşı işletmeleri uyararak ödeme süreçlerinde mutlaka "çift doğrulama" mekanizmasının işletilmesi gerektiğini vurguluyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ), sınırlı güvenlik bütçeleri nedeniyle saldırganların radarında olsa da asıl tehdit her zaman zararlı bir yazılımla gelmiyor Bazen sadece iyi yazılmış bir e-posta felakete yol açabiliyor. Siber saldırganlar, hedef aldıkları şirketin sistemlerine sızdıktan sonra aylarca sessiz kalarak tedarikçilerle olan yazışmaları, fatura tarihlerini ve ödeme alışkanlıklarını adım adım izliyor. Tam ödeme zamanı geldiğinde ise devreye girerek, "Muhasebe departmanımız değişti", "Mevcut hesabımız denetimde" veya "Acil nakit akışı düzenlemesi" gibi son derece makul ve profesyonel bahanelerle yeni bir IBAN paylaşıyorlar. Şüphe uyandırmayan bu değişiklik talebi, genellikle şirketin güvendiği bir ismin e-posta adresinden veya tek bir harf farkıyla oluşturulmuş kopyasından geldiği için muhasebe çalışanları tarafından sorgulanmadan işleme alınıyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, bu yöntemin teknik bir sızıntıdan çok psikolojik bir manipülasyon içerdiğini, bu yüzden geleneksel güvenlik duvarlarını kolayca aşabildiğini vurguluyor. “Bu E-postayı Aldığınızda Klavyeyi Bırakın ve Telefonu Açın” Bu dolandırıcılık türünün tamamen sosyal mühendisliğe dayandığını belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, “Bir sabah yıllardır çalıştığınız toptancınızdan veya iş ortağınızdan bir e-posta alırsınız. Logo aynıdır, imza aynıdır, hitap şekli tanıdıktır. Sadece, 'Ödemeyi lütfen ekteki yeni hesabımıza yapın' yazar. İşte o an, işletmeniz büyük bir risk altındadır. Saldırganlar ya tedarikçinizin mailini hacklemiştir ya da gözle fark edilemeyecek kadar benzer sahte bir alan adı (örn: laykonbilisim yerine laykonbiilisim) almıştır. Bu tuzağa düşen işletmeler, parayı kendi elleriyle dolandırıcılara gönderir ve durumu fark ettiklerinde iş işten geçmiş olur” dedi. Şirketinizi Fatura Dolandırıcılığından Korumak Dikkat Etmeniz Gereken 5 Nokta Alev Akkoyunlu, işletmelerin binlerce liralık zarara uğramaması ve ticari ilişkilerinin zedelenmemesi için alması gereken önlemleri şöyle sıralıyor: 1. Farklı Kanaldan Teyit Edin. Eğer bir tedarikçinizden ödeme bilgilerinin değiştiğine dair bir e-posta alırsanız, asla sadece e-posta ile yanıt verip onay istemeyin. Mutlaka karşı tarafı telefonla arayın ve güvendiğiniz bir yetkiliye durumu sözlü olarak doğrulatın. 2. E-posta Adreslerini Harf Harf Kontrol Edin. Gelen iletinin "Gönderen" kısmını dikkatlice inceleyin. Kurumsal alan adlarında yapılan küçük harf oyunları (örneğin 'm' yerine 'rn' yazılması veya '.com' yerine '.co' kullanılması) en sık kullanılan yöntemdir. 3. "Acil" Baskısına Aldanmayın. Dolandırıcılar, düşünmenize fırsat vermemek için "Ödeme bugün yapılmazsa sevkiyat duracak" gibi aciliyet ifadeleri kullanır. Finansal işlemlerde aciliyet talebi, genellikle bir dolandırıcılık belirtisidir. Sakin olun ve prosedürlerinizi uygulayın. 4. Çalışanlarınızı Eğitin. Muhasebe ve finans departmanındaki çalışanlarınızı bu tür sosyal mühendislik yöntemlerine karşı bilinçlendirin. "Banka değişikliği" taleplerinin, standart bir onay sürecinden geçmeden işleme alınmayacağı bir şirket politikası oluşturun. 5. E-posta Güvenliğini Sıkılaştırın. Şirket e-postalarınızda mutlaka İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) kullanın. Ayrıca, oltalama (phishing) girişimlerini ve sahte e-postaları gelen kutusuna düşmeden engelleyen, Bitdefender GravityZone gibi kurumsal güvenlik çözümlerinden faydalanın.

Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte İçerikler Dolandırılma Riskini 5 Kata Kadar Artırabiliyor! Haber

Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte İçerikler Dolandırılma Riskini 5 Kata Kadar Artırabiliyor!

Sahte reklamlar ve yapay zekâ ile üretilmiş dolandırıcılık içerikleri sosyal medyada hızla artıyor. Visa’nın Avrupa genelinde gerçekleştirdiği araştırma, bu içeriklerin gerçek olduğuna inanan kullanıcıların dolandırılma riskinin yaklaşık beş kat daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, dijital ortamda yayılan yanlış bilgiler, kullanıcıları dolandırıcılık girişimlerine karşı oldukça savunmasız bırakabiliyor. Araştırmaya göre, online dolandırıcılık mağdurlarının ortalama kaybı 165 dolar olurken, dolandırıcılık vakaları Avrupa ekonomisine yıllık yaklaşık 9,5 milyar dolarlık zarar olarak yansıyor. Mağdurlar maddi kaybın çok daha ötesinde; duygusal stres, artan kaygı ve düşen verimlilik gibi ciddi etkilerle de karşı karşıya kalıyor. Ayrıca online dolandırıcılık vakalarının ardından yaşanan sorunları çözmek için ortalama 14 iş günü harcıyor; bu da bir aylık çalışma süresinin yaklaşık %70’ine denk geliyor. Kullanıcıların çevrim içi davranışları da dolandırıcılık riskinin artmasında kritik rol oynuyor. İçeriğin doğruluğunu kontrol etmeden paylaşım yapanlar, doğrulama yapanlara kıyasla iki kat daha fazla hedef alınıyor (%43 - %22). Sadece başlıkları taramak, içeriği doğrulamadan paylaşmak veya yapay zekâ ile üretilmiş içeriklere güvenmek gibi günlük alışkanlıklar, dolandırıcılar için yeni hedefler yaratıyor. Kullanıcıların %44’ü, gerçek sandığı içeriğin, yapay zekâ ile üretilmiş olduğunu sonradan fark ettiğini söylüyor.Katılımcıların üçte biri (%32) çoğu zaman içeriklerin sadece başlığını okuyor.Her beş kişiden biri (%19), içeriğin doğruluğunu teyit etmeden gönderi paylaştığını belirtiyor. “Amacımız dolandırıcılığı gerçekleşmeden durdurmak” Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, konu ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yapay zekâ, hayatımızı kolaylaştırırken iş süreçlerimizi de dönüştürüyor. Dolandırıcılar artık yapay zekâ araçlarını kullanarak insanları kandırıyor ve çevrimiçi kanallara olan güveni zedeliyor. Sahteyi gerçekten ayırt etmek her zamankinden daha zor ve bunun gerçek hayattaki sonucu; kaybedilen para, zaman ve güven. İşte bu yüzden Visa olarak, yapay zekâ destekli inovasyona yatırım yapıyor, sektör genelinde iş ortaklarıyla iş birliği yapıyor, tüketicileri güvende kalmaları için gerekli bilgi ve araçlarla güçlendiriyoruz. Visa olarak son 5 yılda, yapay zekâ destekli platformların geliştirilmesi de dahil olmak üzere dolandırıcılığı önlemeye yönelik 13 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Bu yatırımlarımız sayesinde, küresel güvenlik araçlarımızla her yıl 40 milyar doların üzerinde dolandırıcılık girişimini engelliyoruz. Örneğin, 2025 Kara Cuma döneminde bir önceki yıla kıyasla dünya genelinde yüzde 144 daha fazla dolandırıcılık girişimini tespit ettik ve durdurduk. Online dolandırıcılığı gerçekleşmeden durdurmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” Dolandırıcılığın ekonomi üzerindeki etkileri artıyor Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık yöntemleri daha karmaşık hâle geliyor. Bu durum, tüketici davranışlarını da değiştirerek ekonomi üzerinde belirgin bir etki yaratıyor. Avrupa’da yaklaşık 9 milyon kişinin, dolandırıcılığa maruz kaldıktan sonra çevrim içi alışveriş alışkanlıklarını değiştirdiği tahmin ediliyor. Dolandırılanların %28’i online alışverişi azalttıklarını, %4’ü ise tamamen bıraktıklarını söylüyor. Dolandırıcılığa karşı mücadele güçleniyor Yapay zekâ, Visa’nın dolandırıcılığı önleme stratejisinin merkezinde yer alıyor. Visa son 30 yıldır ödemelerin güvenliğini sağlamak amacıyla yapay zekâ destekli araçlar kullanıyor. Visa, sadece son beş yılda, şüpheli davranışları gerçek zamanlı tespit eden ve dolandırıcılık girişimlerini kullanıcıya ulaşmadan engelleyen akıllı, yapay zekâ destekli teknolojilere 13 milyar dolar yatırım yaptı. Farkındalık, teknoloji kadar kritik bir rol oynuyor. Araştırmalar, kullanıcıların %33’ünün yapay zekâ tarafından üretilmiş içeriklerin sosyal medyada dolandırıcılıkları tespit etmeyi zorlaştıracağını düşündüğünü ortaya koyuyor. Visa, “Dijitalde Güvendeyim” projesi ile dolandırıcılığa karşı farkındalığı artırıyor Visa’nın Türkiye’de UNDP ve Habitat iş birliğiyle yürüttüğü “Dijitalde Güvendeyim” projesi, dolandırıcılığı yalnızca teknik bir güvenlik riski olarak değil, toplumsal bir sorun olarak ele alıyor. Projede eğitimler, teorik anlatımlar yerine gerçek dolandırıcılık vakalarına dayanıyor; sosyal mühendislik, oltalama (phishing), kamu görevlisi taklidi gibi klasik yöntemlerin yanı sıra, yapay zekâ ile üretilen sahte ses ve görüntüler de işleniyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin projeyi şu sözlerle değerlendirdi: “Visa olarak güvenlik alanındaki uzun yıllara dayanan uzmanlığımızı, ‘Dijitalde Güvendeyim’ projesiyle toplumsal faydaya dönüştürüyoruz. Eğitimlerimizde sosyal mühendislik, oltalama ve yapay zekâ tabanlı saldırı gibi yöntemleri gerçek vakalarla anlatıyoruz. Dolandırıcılık özellikle 55 yaş üzeri bireylerde yoğun duygusal manipülasyonla karşımıza çıkan ciddi bir toplumsal sorun. Bu nedenle eğitimlerde gerçek vakaları ele alıyor ve ‘Dur – Düşün – Danış’ yani 3D Kuralını yaygınlaştırıyoruz. Daha güvenli bir dijital gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.”

Dolandırıcılar Instagram ve WhatsApp hesaplarını çalıyor Haber

Dolandırıcılar Instagram ve WhatsApp hesaplarını çalıyor

ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban Türkiye’de büyüyen bir sorun hâline gelen Instagram ve WhatsApp hesaplarının çalınması konusuna dikkat çekti; alınması gereken önlemler hakkında bilgi paylaşımında bulundu. Instagram ve WhatsApp hesap çalma saldırıları, teknik olarak çoğu zaman karmaşık istismar zincirlerinden çok; “insan davranışını hedef alan sosyal mühendislik ve kimlik avı” yöntemlerine dayanıyor. Türkiye’de hem sıradan kullanıcılar hem de kamuya mal olmuş kişiler bu saldırıların hedefinde. Dolandırıcılar, ele geçirdikleri güven ilişkisini de kullanarak çok kısa sürede büyük maddi kayıplara yol açabiliyor. ESET açısından çözüm, yalnızca bir antivirüs veya tekil bir güvenlik ürünü kurmaktan ibaret değil. Etkili koruma; kullanıcı farkındalığı, güçlü kimlik ve parola yönetimi, çok faktörlü doğrulama, mobil ve uç nokta güvenliği ile bütünleşik bir “sıfır güven” yaklaşımı gerektiriyor. En zayıf halka hâlâ insan ama doğru araçlar ve alışkanlıklarla bu halkayı güçlendirmek mümkün. Neden Instagram ve WhatsApp? Türkiye’de sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları günlük hayatın ayrılmaz bir parçası hâline geldi. İş hayatı, okul ve aile içi iletişimde WhatsApp ve Instagram, resmî kanallar kadar etkili. Bu da iki kritik sonucu beraberinde getiriyor: Ele geçirilen bir hesap, sadece sahibini değil; “tüm rehberi ve takipçi ağını” doğrudan etkiliyor. Dolandırıcılar, “gerçek bir arkadaş veya aile üyesi” kimliğine bürünerek, klasik telefon dolandırıcılığından çok daha ikna edici olabiliyor. Dünya genelinde dijital dolandırıcılık kayıplarının 2023 yılında 1 trilyon ABD dolarını aştığı tahmin ediliyor. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları da bu zararın önemli bir kısmını oluşturuyor. Meta hakkında açılan bir dava dosyasında, yalnızca 2022 yılında günde ortalama 100 bin WhatsApp hesabının ele geçirildiği, 2023’te ise bu sayının 400 bine kadar çıktığı iddia ediliyor. Bu rakamlar, hesap ele geçirme saldırılarının ölçeğini ortaya koyuyor. Bireysel kullanıcılar için ESET’ten öneriler WhatsApp’ta İki Adımlı Doğrulama özelliğini (PIN kodu) etkinleştirin. Instagram’da İki Faktörlü Kimlik Doğrulama’yı (uygulama tabanlı doğrulama tercih ederek) açın. Her iki platformda da kullandığınız parolaların benzersiz ve uzun olmasına dikkat edin (en az 12 karakter, harf–rakam–sembol karışımı). Size gelen 6 haneli doğrulama kodunu kimseyle paylaşmayın. Ne WhatsApp ne Instagram ne de “destek ekibi” bu kodu sizden istemez. Mesaj içeriği ne kadar inandırıcı olursa olsun, yüksek tutarlı para veya acil talep içeren her mesajı farklı bir kanaldan (telefon, görüntülü arama) doğrulayın. Bilinmeyen kaynaklardan gelen linklere tıklamadan önce, adres çubuğunu ve alan adını dikkatle kontrol edin. Küçük bir harf farkı bile sahte siteye işaret edebilir. Android’de mümkün olduğunca sadece resmî mağaza (Google Play) üzerinden uygulama indirin; bilinmeyen kaynaklardan gelen APK dosyalarını kurmayın. Telefonunuzda güncel bir mobil güvenlik çözümü (örneğin ESET Mobile Security) bulundurun. İşletim sistemi ve uygulamaları güncel tutun; eski sürümlerde kritik güvenlik açıkları bulunabilir. Hesabınız ele geçirilirse yapmanız gerekenler: Öncelikle e-posta hesabınızın güvende olduğundan emin olun; gerekirse parolayı değiştirin ve 2FA açın. Instagram ve WhatsApp’ın resmî destek sayfalarındaki “Hesabım ele geçirildi” adımlarını eksiksiz takip edin. Dolandırıcılık iddiası varsa ödeme dekontları ve yazışmalarla birlikte savcılık veya emniyet birimlerine başvurun. Çevrenizi bilgilendirin; sizin adınıza gelebilecek yeni mesajlara karşı uyarın.

Dolandırıcılar Instagram ve WhatsApp Hesaplarını Çalıyor! Haber

Dolandırıcılar Instagram ve WhatsApp Hesaplarını Çalıyor!

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2023 verilerine göre erkek kullanıcıların yaklaşık yüzde 88,7’si WhatsApp, yüzde 72,6’sı ise Instagram kullanıyor. Kadın kullanıcılarda da oranlar benzer düzeyde. Bu kadar yoğun kullanım, bu platformları dolandırıcılar için de doğal bir hedef hâline getiriyor. ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban Türkiye’de büyüyen bir sorun hâline gelen Instagram ve WhatsApp hesaplarının çalınması konusuna dikkat çekti; alınması gereken önlemler hakkında bilgi paylaşımında bulundu. Instagram ve WhatsApp hesap çalma saldırıları, teknik olarak çoğu zaman karmaşık istismar zincirlerinden çok; “insan davranışını hedef alan sosyal mühendislik ve kimlik avı” yöntemlerine dayanıyor. Türkiye’de hem sıradan kullanıcılar hem de kamuya mal olmuş kişiler bu saldırıların hedefinde. Dolandırıcılar, ele geçirdikleri güven ilişkisini de kullanarak çok kısa sürede büyük maddi kayıplara yol açabiliyor. ESET açısından çözüm, yalnızca bir antivirüs veya tekil bir güvenlik ürünü kurmaktan ibaret değil. Etkili koruma; kullanıcı farkındalığı, güçlü kimlik ve parola yönetimi, çok faktörlü doğrulama, mobil ve uç nokta güvenliği ile bütünleşik bir “sıfır güven” yaklaşımı gerektiriyor. En zayıf halka hâlâ insan ama doğru araçlar ve alışkanlıklarla bu halkayı güçlendirmek mümkün. Neden Instagram ve WhatsApp? Türkiye’de sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları günlük hayatın ayrılmaz bir parçası hâline geldi. İş hayatı, okul ve aile içi iletişimde WhatsApp ve Instagram, resmî kanallar kadar etkili. Bu da iki kritik sonucu beraberinde getiriyor: Ele geçirilen bir hesap, sadece sahibini değil; “tüm rehberi ve takipçi ağını” doğrudan etkiliyor. Dolandırıcılar, “gerçek bir arkadaş veya aile üyesi” kimliğine bürünerek, klasik telefon dolandırıcılığından çok daha ikna edici olabiliyor. Dünya genelinde dijital dolandırıcılık kayıplarının 2023 yılında 1 trilyon ABD dolarını aştığı tahmin ediliyor. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları da bu zararın önemli bir kısmını oluşturuyor. Meta hakkında açılan bir dava dosyasında, yalnızca 2022 yılında günde ortalama 100 bin WhatsApp hesabının ele geçirildiği, 2023’te ise bu sayının 400 bine kadar çıktığı iddia ediliyor. Bu rakamlar, hesap ele geçirme saldırılarının ölçeğini ortaya koyuyor. Bireysel kullanıcılar için ESET’ten öneriler WhatsApp’ta İki Adımlı Doğrulama özelliğini (PIN kodu) etkinleştirin.Instagram’da İki Faktörlü Kimlik Doğrulama’yı (uygulama tabanlı doğrulama tercih ederek) açın.Her iki platformda da kullandığınız parolaların benzersiz ve uzun olmasına dikkat edin (en az 12 karakter, harf–rakam–sembol karışımı).Size gelen 6 haneli doğrulama kodunu kimseyle paylaşmayın. Ne WhatsApp ne Instagram ne de “destek ekibi” bu kodu sizden istemez.Mesaj içeriği ne kadar inandırıcı olursa olsun, yüksek tutarlı para veya acil talep içeren her mesajı farklı bir kanaldan (telefon, görüntülü arama) doğrulayın.Bilinmeyen kaynaklardan gelen linklere tıklamadan önce, adres çubuğunu ve alan adını dikkatle kontrol edin. Küçük bir harf farkı bile sahte siteye işaret edebilir. Android’de mümkün olduğunca sadece resmî mağaza (Google Play) üzerinden uygulama indirin; bilinmeyen kaynaklardan gelen APK dosyalarını kurmayın.Telefonunuzda güncel bir mobil güvenlik çözümü (örneğin ESET Mobile Security) bulundurun.İşletim sistemi ve uygulamaları güncel tutun; eski sürümlerde kritik güvenlik açıkları bulunabilir. Hesabınız ele geçirilirse yapmanız gerekenler Öncelikle e-posta hesabınızın güvende olduğundan emin olun; gerekirse parolayı değiştirin ve 2FA açın.Instagram ve WhatsApp’ın resmî destek sayfalarındaki “Hesabım ele geçirildi” adımlarını eksiksiz takip edin.Dolandırıcılık iddiası varsa ödeme dekontları ve yazışmalarla birlikte savcılık veya emniyet birimlerine başvurun.Çevrenizi bilgilendirin; sizin adınıza gelebilecek yeni mesajlara karşı uyarın.

Aşırı Paylaşım Yapmak Saldırıya Davetiye Çıkarabilir! Haber

Aşırı Paylaşım Yapmak Saldırıya Davetiye Çıkarabilir!

Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri ESET şirket bilgileri içeren paylaşımlara dikkat çekerek dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı. Profesyoneller işleri, şirketleri ve rollerini paylaşırken benzer düşünen profesyonellerin yanı sıra potansiyel müşteriler ve ortaklara da ulaşmayı hedeflerler. Bu bilgiler kamuya açık hâle geldiğinde genellikle hedef odaklı kimlik avı (spearphishing) veya iş e-postası dolandırıcılığı (BEC) tarzı saldırılar düzenlemek için kullanılır. Bilgi ne kadar fazla olursa kuruluşunuza ciddi zarar verebilecek kötü niyetli faaliyetler için o kadar fazla fırsat doğar. Şirket bilgileri nerede paylaşılıyor? Genellikle bu tür bilgilerin paylaşıldığı Linkedin, tahmin edilebileceği gibi belki de en bariz örnektir. LinkedIn, dünyadaki en büyük açık kurumsal bilgi veri tabanı olarak tanımlanabilir. İşe alım uzmanlarının iş ilanlarını paylaştıkları yer de burasıdır ve bu ilanlarda, daha sonra spearphishing saldırılarında kullanılabilecek teknik ayrıntılar aşırı derecede paylaşılabilir. GitHub, siber güvenlik bağlamında, dikkatsiz geliştiricilerin sabit kodlanmış sırları, IP ve müşteri bilgilerini paylaştıkları bir yer olarak daha iyi bilinir. Ayrıca Instagram ve X gibi klasik tüketici odaklı sosyal platformlarda da çalışanlar onferanslara ve diğer etkinliklere ilişkin seyahat planlarının ayrıntılarını paylaşabilirler. Bu bilgiler kendilerine ve kuruluşlarına karşı silah olarak kullanılabilir. Şirket bilgileri silah olarak kullanılır mı? Tipik bir sosyal mühendislik saldırısının ilk aşaması istihbarat toplamaktır. Bir sonraki aşama ise alıcıyı cihazına farkında olmadan kötü amaçlı yazılım yüklemeye ikna etmek için tasarlanmış bir spearphishing saldırısında bu istihbaratı silah olarak kullanmaktır. Ya da potansiyel olarak, ilk erişim için kurumsal kimlik bilgilerini paylaşmaya ikna etmektir. Bu, e-posta, kısa mesaj veya telefon görüşmesi yoluyla gerçekleştirilebilir. Ayrıca bu bilgileri kullanarak e-posta, telefon veya video görüşmesinde C düzeyinde bir yönetici veya tedarikçi kimliğine bürünerek acil bir havale talebinde de bulunabilirler. Aşırı paylaşımın risklerine karşı en güçlü silah eğitim Yöneticilerden tüm çalışanlara kadar herkesin sosyal medyada aşırı paylaşım yapmamanın önemini anlamasını sağlamak için güvenlik farkındalık programlarını güncelleyin. Çalışanları, kullanıcıyı tanıdıkları hâlde istenmeyen DM'ler yoluyla paylaşım yapmamaları konusunda uyarın; phishing, BEC ve deepfake girişimlerini tespit edebilmelerini sağlayın. Bunu, sosyal medya kullanımıyla ilgili katı bir politika ile destekleyin, paylaşılabilecek ve paylaşılamayacak şeyler konusunda kırmızı çizgiler belirleyin ve kişisel ve profesyonel veya resmî hesaplar arasında net sınırlar uygulayın. Kurumsal web siteleri ve hesaplar da silah olarak kullanılabilecek bilgileri kaldırmak için gözden geçirilip güncellenmesi gerekebilir. Profesyonel hesapların ele geçirilerek iş arkadaşlarını hedef alması ihtimaline karşı, çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ve güçlü parolalar (parola yöneticisinde saklanan) tüm sosyal medya hesaplarında zorunlu hâle getirilmelidir.

Finans Sektörü 2025’te Yapay Zeka, Blokzincir ve Organize Suç Tehditlerinin Hedefi Oldu Haber

Finans Sektörü 2025’te Yapay Zeka, Blokzincir ve Organize Suç Tehditlerinin Hedefi Oldu

Rapora göre finans sektörü, 2025 boyunca mesajlaşma uygulamaları üzerinden yayılan zararlı yazılımlar, yapay zekâ destekli saldırılar, tedarik zinciri ihlalleri ve NFC tabanlı dolandırıcılık gibi hızla değişen bir tehdit ortamında faaliyet gösterdi. Kaspersky Security Network istatistiklerine (Kasım 2024 – Ekim 2025 dönemi) göre finans sektöründeki kullanıcıların yüzde 8,15’i çevrim içi tehditlerle, yüzde 15,81’i ise yerel (cihaz üzerindeki) tehditlerle karşılaştı. Şirketin çözümleri tarafından toplam 1.338.357 bankacılık truva atı saldırısı tespit edildi. Buna ek olarak B2B finans kuruluşlarının yüzde 12,8’i bu dönemde fidye yazılımı saldırısına maruz kaldı; bu oran, 2024’ün aynı dönemine kıyasla benzersiz kullanıcı sayısında yüzde 35,7’lik bir artışa işaret ediyor. Kaspersky uzmanları, 2025’te finans sektörünü şekillendiren başlıca siber güvenlik trendlerini ve vakaları şöyle özetliyor: Büyük ölçekli tedarik zinciri saldırıları: Finans sektörü, üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarındaki zafiyetlerin ulusal ödeme ağlarına kadar uzanan zincirleme etkiler yarattığı, eşi görülmemiş tedarik zinciri saldırılarıyla karşılaştı. Bu saldırılar, üçüncü taraflara yönelik bir açığın kritik finansal sistemleri dahi etkileyebileceğini ortaya koydu. Organize suç ve siber suçun kesişimi: Organize suç grupları fiziksel ve dijital yöntemleri birleştirerek daha sofistike ve koordineli saldırılar düzenliyor. Sosyal mühendislik, içeriden manipülasyon ve teknik istismarın birleştiği hibrit tehditler, finans kuruluşları için büyüyen bir risk oluşturdu. Eski zararlı yazılımlar, yeni dağıtım kanalları: Siber suçlular, e-posta kimlik avcılığından sosyal kanallara yönelerek popüler mesajlaşma uygulamalarını kötü amaçlı yazılım yaymak için kullanmaya başladı. Bankacılık truva atları, mesajlaşma platformlarını yeni dağıtım vektörü olarak kullanacak şekilde yeniden yazılıyor ve geniş ölçekli enfeksiyonlara yol açıyor. Yapay zekâ ile ölçeklenen kötü amaçlı yazılımlar: 2025’te yapay zekâ destekli zararlı yazılımlar, otomatik yayılım ve kaçınma yetenekleri kazandı. Bu durum, saldırıların daha hızlı yayılmasını ve daha fazla hedefe ulaşmasını sağlıyor. Otomasyon, kötü amaçlı yazılım üretimi ile dağıtımı arasındaki süreyi de belirgin şekilde kısaltıyor. Mobil bankacılık saldırıları ve NFC dolandırıcılığı: ATS (Automated Transfer System) tekniğini kullanan Android kötü amaçlı yazılımları, kullanıcı fark etmeden işlem tutarlarını ve alıcılarını gerçek zamanlı olarak değiştirebiliyor. NFC tabanlı saldırılar ise hem kalabalık alanlarda fiziksel dolandırıcılık hem de sosyal mühendislik ve sahte banka uygulamaları üzerinden uzaktan dolandırıcılık şeklinde öne çıktı. Blokzincir tabanlı C2 altyapısının yükselişi: Suç grupları, kötü amaçlı yazılımlara ilişkin komutları blokzincir akıllı sözleşmelerine gömerek Web3 ortamını hedef alıyor ve kripto para hırsızlığı yapıyor. Bu yöntem, altyapının kalıcılığını artırıyor ve kaldırılmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor. Blokzincir tabanlı C2 yapıları, geleneksel sunucular kapatılsa dahi saldırganların kontrolü sürdürmesine olanak tanıyor. Fidye yazılımlarının varlığını sürdürmesi: Finans sektöründe fidye yazılımları hâlâ ciddi bir tehdit oluşturuyor. Kasım 2024 – Ekim 2025 döneminde B2B finans kuruluşlarının yüzde 12,8’i bu saldırılardan etkilendi. Bazı zararlı yazılım ailelerinin ortadan kaybolması: Belirli zararlı yazılım ailelerinin, faaliyetleri doğrudan ilgili suç gruplarının operasyonlarına bağlı olduğu için zamanla ortadan kalkması bekleniyor. Kaspersky GReAT Amerika ve Avrupa Birimleri Başkanı Fabio Assolini şunları söyledi: “2025’te finansal siber tehditler hem işletmeleri hem de son kullanıcıları etkileyen son derece karmaşık bir manzara haline geldi. Suç grupları dijital araçları, içeriden erişimi, yapay zekâyı ve blokzinciri bir araya getirerek operasyonlarını ölçeklendirdi. Bu durum, kurumların yalnızca sistemlerini değil, bu sistemleri destekleyen insan ağlarını da güvence altına almasını zorunlu kılıyor.” Kaspersky’nin 2026 finans sektörü için öngörüleri WhatsApp üzerinden dağıtılmak üzere yeniden yazılan bankacılık truva atları: Suç gruplarının bankacılık truva atlarını yeniden yazıp WhatsApp gibi mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla dağıtması bekleniyor. Bu yöntem özellikle masaüstü tabanlı çevrim içi bankacılığa bağımlı kurum ve kamu yapıları için risk oluşturacak. Derin sahte/AI tabanlı sosyal mühendislik hizmetlerinde artış: Gerçekçi deepfake üretimi ve yapay zekâ destekli sosyal mühendislik kampanyalarının yeraltı pazarında büyümesi; sahte iş görüşmeleri, sahte teklif dolandırıcılıkları ve KYC doğrulamalarını aşmaya yönelik araçların yaygınlaşması bekleniyor. Bölgesel bilgi hırsızlarının ortaya çıkışı: Lumma, Redline ve diğer bilgi hırsızlarının faaliyetlerinin sürmesiyle birlikte belirli ülke ve bölgeleri hedef alan yeni bölgesel bilgi hırsızlarının ortaya çıkması ve bu alanın hizmet olarak zararlı yazılım (MaaS) modelini genişletmesi bekleniyor. NFC ödemelerine yönelik saldırılarda artış: NFC, ödeme sistemlerinin temel teknolojilerinden biri olmaya devam ettikçe bu alana yönelik araçlar, kötü amaçlı yazılımlar ve saldırı türlerinin çeşitlenmesi öngörülüyor. Agentic AI yapay zekâ kötü amaçlı yazılımlarının yükselişi: Bu yeni nesil kötü amaçlı yazılımlar, çalışma anında davranışını dinamik olarak değiştirebiliyor. Önceden tanımlı komutlara bağlı olmayan Agentic AI zararlılar bulunduğu ortama göre analiz yaparak taktiklerini değiştirebiliyor; bu sayede tek bir zararlı yazılım hem sızma hem veri sızdırma hem de sistem bozma gibi farklı yetenekleri duruma göre sergileyebiliyor. Klasik dolandırıcılık yöntemlerinin yeni dağıtım kanalları: Dolandırıcılık kullanıcılar için önemli bir tehdit olmaya devam edecek, ancak saldırganlar mesajlaşma platformları ve yeni dijital hizmetlere hızla uyum sağlayarak yöntemlerini değiştirecek. Fabrika Çıkışlı (Önceden) Enfekte Cihaz Tehdidinin Sürmesi: Triada gibi truva atlarını barındıran sahte ya da kayıt dışı akıllı cihazların (telefon, TV vb.) piyasaya sürülmesi de devam edecek. Bu cihazlar, bankacılık bilgilerini çalabilen gelişmiş kötü amaçlı yazılımlarla önceden enfekte halde geliyor. Kaspersky uzmanları güvenliği sağlamak için şu önerilerde bulunuyor: Hesaplarınızı ve finansal işlemlerinizi düzenli olarak takip ederek şüpheli aktiviteleri kontrol edin.Uygulamaları yalnızca resmi mağazalardan indirin ve geliştirici bilgilerinin doğruluğunu teyit edin.NFC özelliğini kullanmadığınız durumlarda kapatın ve yetkisiz iletişimi engelleyen cüzdan çözümlerinden yararlanın.Kaspersky Premium’un Safe Money özelliğini kullanarak finansal işlemlerinizi güvence altına alın. Bu özellik, bilinen çevrimiçi ödeme sistemlerinin ve bankacılık sitelerinin doğruluğunu kontrol eder. Finansal kurumlar, insanları, süreçleri ve teknolojiyi bir araya getiren ekosistem temelli bir siber güvenlik stratejisi benimseyebilir: Tüm altyapıyı kapsamlı şekilde değerlendirerek zafiyetleri giderin ve gizli riskleri ortaya çıkarabilecek dış uzmanların desteğini değerlendirin.Tüm saldırı vektörlerinin izlenmesi ve kontrolü için entegre platformlar kullanın; hızlı tespit ve hızlı müdahaleyi mümkün kılın. Bu amaçla Kaspersky Next ürün ailesi, gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü, analiz, EDR/XDR ve ölçeklenebilirlik sağlayarak her büyüklükteki ve her sektördeki organizasyonlar için çözüm sunar.Tehdit ortamını yakından takip etmek için Kaspersky threat intelligence ve analitik hizmetlerinden yararlanın; düzenli farkındalık eğitimleriyle tehditleri tanıyabilen ve güvenlik politikalarını uygulayan bir “insan güvenlik duvarı” oluşturun. Riskleri azaltmaya yönelik uygun siber güvenlik çözümleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için finansal kuruluşlar web sitesini ziyaret edebilir.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.