Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyalleşme

Kapsül Haber Ajansı - Sosyalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyalleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Türkiye’nin Gençleri” Araştırmasının Sonuçları İlk Kez Açıklandı Haber

“Türkiye’nin Gençleri” Araştırmasının Sonuçları İlk Kez Açıklandı

anbean tarafından düzenlenen ve 95 şirketten yaklaşık 120 profesyoneli bir araya getiren etkinlikte, FutureBright Group tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Gençleri” araştırmasının sonuçları ilk kez açıklandı. Gün boyunca gençlerin değişen beklentileri, geleceğin çalışma hayatı ve gençlerle iletişim farklı perspektiflerden ele alındı. Garanti BBVA, gençlerin dünyasındaki değişimi daha yakından anlamak ve gençlik alanında çalışan profesyonelleri ortak bir zeminde buluşturmak amacıyla hayata geçen “Youniverse: Gençlerin Evrenine Yolculuk” etkinliğinin ikincisine de ev sahipliği yaptı. Etkinlikte FutureBright Group ve anbean tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Gençleri” araştırmasının sonuçları ilk kez Youniverse katılımcılarıyla paylaşıldı. Farklı sektörlerden profesyonellerin katıldığı etkinlikte, gençlerin değerleri, beklentileri ve geleceğe bakışları üzerinden iş dünyasının dönüşümü konuşuldu. Türkiye’de yaşayan 17–26 yaş aralığındaki 1.007 gençle gerçekleştirilen araştırma; 403 öğrenci, 403 çalışan ve 201 ev genciyle yapılan görüşmelere dayanıyor. Araştırma gençlerin yapay zekâyla kurduğu ilişki, çalışma hayatından beklentileri, gelecek planları ve sosyalleşme tercihleri hakkında dikkat çeken bulgular ortaya koyuyor. Gençlerin yüzde 65’i kendini kötü hissettiğinde en az bir kez bir yakını yerine yapay zekâyla konuştuğunu söylüyor Araştırmaya göre gençler için yapay zekânın “yeni” olma hali giderek geride kalırken, “gerekli” olma hali öne çıkıyor. Gençlerin yüzde 43’ü yapay zekâyı hayatının bir parçası olarak gördüğünü ve hemen her gün kullandığını belirtiyor. Yüzde 53’ü ise geliştirdiği fikirleri yapay zekâya danışıyor. Yapay zekânın kullanım alanı, bilgiye erişim ve fikir geliştirmeyle sınırlı kalmıyor. Gençlerin yüzde 65’i kendini kötü hissettiğinde en az bir kez bir yakını yerine yapay zekâyla konuştuğunu söylüyor. Diğer yandan gençler, yapay zekânın düşünme ve yaratıcılık üzerindeki etkilerine ilişkin endişeler de taşıyor. Gençlerin yüzde 26’sı yapay zekâ yaygınlaştıkça insanların daha az düşünerek hareket etmeye başlayacağını, yüzde 24’ü ise hazır cevaplara alışılmasıyla sorgulamanın azalacağını düşünüyor. Gençlerin çalışma hayatına ilişkin beklentilerinde de değişim görülüyor. Gençlerin geleceğe ilişkin umutları güçlü kalmaya devam ediyor. Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 80’i geleceğe dair planlarını ve hayallerini gerçekleştirebileceğine inanıyor. Çalışma hayatına ilişkin beklentilerde de değişim görülüyor. Geçen yıla kıyasla gençlerin iyi anlaşabilecekleri insanlarla çalışma ve iş güvencesi arayışı yükselirken, iyi gelir ve uzaktan çalışma gibi rasyonel faydalara ilişkin beklentiler geriliyor. İstediği firmada işe başlayabileceğini düşünenlerin oranı ise yüzde 73. Sosyalleşme ve kültür-sanat deneyimlerinde erişimin ötesinde ihtiyaçlar var Araştırma, gençlerin tek bir gençlik trendiyle tanımlanamayacağına ilişkin görüşü de öne çıkarıyor. Gençler, gençlik deneyimlerinin farklılaşabileceğini düşünüyor. Araştırma bulguları, gençlerin sosyalleşme tercihlerine ve kültür-sanat deneyimlerine ilişkin içgörüler de sunuyor. Gençlerin yüzde 41’i yüz yüze sosyalleşmeyi tercih ederken, yüzde 31’i çevrim içi ve yüz yüze sosyalleşmeyi dengeli biçimde sürdürüyor. Kültür-sanat alanında gençlerin deneyimlere katılımını yalnızca bilet fiyatları belirlemiyor. Ulaşım, zaman, planlama ve arkadaşlarla organizasyon yapma gibi unsurlar da katılımı etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Youniverse’te gençler, profesyoneller ve uzmanlar bir araya geldi Salt Galata’da gerçekleşen Youniverse: Gençlerin Evrenine Yolculuk etkinliği, 95 şirketten yaklaşık 120 profesyoneli bir araya getirdi. Gün boyunca gençlerin değişen beklentileri, geleceğin çalışma hayatı ve gençlerle iletişim farklı perspektiflerden ele alındı. Program kapsamında Garanti BBVA Yetenek ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, Evrim Kuran moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Gençlerin Evreninden Geleceğe Bakmak” başlıklı oturumda gençlerin değişen dünyasının kurumlara ve çalışma hayatına yansımalarını değerlendirdi. HBR Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan’ın moderatörlüğündeki genç panelinde ise gençlerin çalışma hayatına ve geleceğe bakışı konuşuldu. FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, “Türkiye’nin Gençleri” araştırmasının bulgularını değerlendirdi. “Gençleri dinlemek, geleceğin nasıl şekilleneceğine dair bize çok şey söylüyor” Garanti BBVA Yetenek ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, gençlerin dünyasındaki hızlı değişimin geleceği anlamak açısından önemli ipuçları sunduğunu belirterek, “Gençlerin beklentileri, hayata ve çalışma hayatına bakışları hızla dönüşüyor. Gençlerin fikirleri, merakı ve farklı bakış açıları da geleceğin nasıl şekilleneceğine dair hepimize çok değerli ipuçları sunuyor. FutureBright Group tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin Gençleri’ araştırmasının ortaya koyduğu bulguların, gençlerin dünyasını, önceliklerini ve geleceğe dair beklentilerini daha yakından anlamak açısından değerli bir kaynak olduğuna inanıyorum. Garanti BBVA olarak gençleri dinleyen, gençlerle birlikte üreten ve geleceği birlikte şekillendiren bir kurum olmayı önemsiyoruz. anbean tarafından düzenlenen ve gençlerin dünyasına dair çarpıcı başlıkların ele alındığı Youniverse buluşmasının ana partneri olmaktan da bu nedenle büyük mutluluk duyuyoruz. Farklı sektörlerden profesyonellerin gençlerin dünyasını birlikte anlamaya çalıştığı bu buluşmanın, hepimize yeni sorular, yeni bakış açıları ve değerli içgörüler kazandırdığına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde de gençlerle bir araya gelmeye, onları dinlemeye ve onlarla birlikte düşünmeye devam edeceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Moxy İzmir Kapılarını Açıyor Haber

Moxy İzmir Kapılarını Açıyor

8 Eylül 2026’da kapılarını açan Moxy İzmir, yalnızca yeni bir konaklama alternatifi değil; Neva Yalı ile başlayan ve bölgeyi yeni bir yaşam ve çekim merkezine dönüştüren büyük dönüşümün de önemli kilometre taşlarından biri olacak. Marriott International’ın genç ruhu, cesur tasarımı ve sosyal konaklama anlayışıyla öne çıkan markası Moxy Hotels, İzmir’deki ilk oteli Moxy İzmir ile 8 Eylül 2026 itibarıyla misafirlerini ağırlamaya başlıyor. Moxy İzmir, Bayraklı’da bağımsız bir otel yatırımının ötesinde, Rönesans Gayrimenkul Grubu bünyesinde REV imzasıyla geliştirilen Neva Yalı karma kullanım projesinin önemli bir parçası olarak konumlanıyor. İZMİR’İN YENİ KIYISINDA DÖNÜŞÜM “İzmir’in yeni kıyısı” vizyonuyla geliştirilen Neva Yalı; konut, ofis, otel, gastronomi, sosyal yaşam ve kültür-sanat fonksiyonlarını aynı bölgede buluşturuyor. Böylece uzun yıllar daha çok bir geçiş noktası olarak algılanan kıyı hattı; yaşanan, çalışılan, konaklanan ve sosyalleşilen yeni bir kent merkezine dönüşüyor. Tamamlanan konutları, deniz manzaralı ofisleri ve sosyal alanlarıyla Neva Yalı’da başlayan yaşam, Moxy İzmir’in açılmasıyla yeni bir aşamaya geçiyor. Bölgede Riva Yalı ile devam eden yatırımlar ve yapılması planlanan Performans Sanatları Merkezi de bu dönüşümün önümüzdeki dönemde daha da güçlenmesini hedefliyor. DÖNÜŞÜMÜN OTEL AYAĞI: MOXY İZMİR Moxy İzmir, Neva Yalı’nın günün farklı saatlerinde yaşayan bir kent merkezi oluşturma yaklaşımını konaklama ve sosyal yaşamla tamamlıyor. Otel; konut sakinlerini, ofis kullanıcılarını, iş dünyasını, İzmir’e gelen yerli ve yabancı ziyaretçileri ve kent sakinlerini aynı sosyal ortamda buluşturmayı hedefliyor. Ortak çalışma alanları, barı ve etkinlik mekanlarıyla Moxy İzmir, yalnızca konaklama için değil, çalışma ve sosyalleşme için de yeni bir buluşma noktası sunuyor. Neva Yalı’daki ofisler ile otelin aynı yaşam alanı içinde yer alması; çalışma, toplantı, konaklama, yeme-içme ve sosyal yaşam ihtiyaçlarının tek bir destinasyonda karşılanmasına da olanak sağlıyor. MOXY’NİN “PLAY ON” RUHU İZMİR’DE Moxy İzmir, klasik otel anlayışının dışına çıkarak şehre daha özgür ve sosyal bir konaklama deneyimi getiriyor. Otelin lobisi yalnızca bir bekleme alanı değil, gün boyu yaşayan bir sosyal merkez olarak tasarlandı. Ege’nin samimi atmosferini Moxy’nin global “Play On” felsefesiyle buluşturan otel; iş dünyasının profesyonellerinden İzmir’i keşfetmek isteyen gezginlere ve kent sakinlerine kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. 186 akıllı odaya sahip Moxy İzmir’de Ege Denizi manzaralı oda seçenekleri ve uzun konaklamalara uygun kitchenette’li süitler bulunuyor. Geleneksel resepsiyon yerine misafirleri karşılayan Moxy Bar, check-in deneyimini markanın sosyal yaklaşımının bir parçasına dönüştürüyor. Otelde ayrıca tamamı gün ışığı alan 318 metrekarelik toplantı ve etkinlik alanları, ortak çalışma mekanları, 24 saat açık yeme-içme alanı, fitness merkezi ve evcil hayvan dostu konaklama seçenekleri yer alıyor. YENİ BİR YAŞAM VE ÇEKİM MERKEZİNİN PARÇASI Neva Yalı ile başlayan yaşam ve Moxy İzmir’in açılışı, İzmir kıyısındaki uzun soluklu dönüşümün önemli adımlarını oluşturuyor. Konut, ofis, konaklama, gastronomi, kültür-sanat ve sosyal yaşamın aynı bölgede buluşmasıyla “İzmir’in yeni kıyısı”; yaşamak, çalışmak, konaklamak ve sosyalleşmek için yeni bir şehir destinasyonuna dönüşüyor. Moxy İzmir de Marriott International’ın global lifestyle otel deneyimini, Rönesans’ın Neva Yalı ile İzmir’e kazandırdığı yeni kıyı yaşamının enerjisiyle buluşturarak bu dönüşümün önemli parçalarından biri oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konut Projelerinde Sosyal Alan Yarışı Haber

Konut Projelerinde Sosyal Alan Yarışı

Yeni nesil konut projelerinde spor alanlarından yürüyüş parkurlarına, çocuk oyun alanlarından dinlenme ve sosyalleşme noktalarına kadar pek çok unsur, konutun değerini belirleyen temel kriterler arasında öne çıkıyor. Konutun değeri dört duvarın ötesine taşınıyor… Konut sektöründe değişen tüketici beklentileri, proje geliştirme anlayışını da dönüştürüyor. Günümüzde konut alıcıları için dairenin büyüklüğü, fiyatı ve konumu kadar; projenin sunduğu sosyal imkanlar, yeşil alanlar, çocuklara yönelik kullanım alanları, spor ve dinlenme imkanları da yaşam kalitesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, konut projelerinde sosyal alanların giderek daha stratejik bir konuma geldiğini belirterek, "Bir konut projesini değerlendirirken artık yalnızca dairenin metrekaresine bakılmıyor. İnsanlar günün nasıl geçeceğini, çocuklarının nerede oynayacağını, sporunu nerede yapacağını, dinlenebileceği ve sosyalleşebileceği alanların olup olmadığını da düşünüyor. Dolayısıyla konutun değeri, dört duvarın dışına taşan bir yaşam deneyimiyle birlikte değerlendiriliyor" ifadelerinde bulundu. Sosyal alanlar artık projenin tamamlayıcısı değil Konut projelerinde sosyal donatıların geçmişte daha çok tamamlayıcı bir özellik olarak görüldüğünü ifade eden Yılmaz, yeni dönemde bu yaklaşımın değiştiğine dikkat çekti. Yılmaz, "Sosyal alanları artık projenin son aşamasında eklenen unsurlar olarak görmemek gerekiyor. Bunların konutlarla, peyzajla ve ortak kullanım alanlarıyla birlikte düşünülmesi, yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesi gerekiyor. Biz Medar İnşaat olarak proje geliştirirken bu bütünlüğü önemsiyoruz" ifadelerinde bulundu. Konut alıcısının beklentisinin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, ailelerin uzun vadeli yaşamlarını da dikkate aldığını söyledi. Yılmaz, "İnsanlar satın aldıkları evin kendilerine birkaç yıl sonra da aynı yaşam konforunu sunmasını istiyor. Çocukların büyümesi, farklı yaş gruplarının ihtiyaçları ve günlük yaşam alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte sosyal alanların niteliği daha da önemli hale geliyor" ifadelerinde bulundu. Rekabet yaşam kalitesi üzerinden şekilleniyor Sektörde artan proje çeşitliliğinin geliştiricileri farklılaşmaya yönelttiğini belirten Yılmaz, önümüzdeki dönemde rekabetin yalnızca fiyat ve metrekare üzerinden yürümeyeceğini ifade ederek, "Konut sektöründe rekabetin giderek yaşam kalitesi üzerinden şekilleneceğine inanıyoruz. Aynı bölgede benzer metrekare ve fiyat seçenekleri sunan projeler arasında farkı yaratacak unsur, insanlara nasıl bir yaşam sunduğunuz olacak. Bu nedenle sosyal alanların niteliği, tasarımı ve gerçekten kullanılabilir olması her geçen gün daha fazla önem kazanıyor" ifadelerinde bulundu. Medar İnşaat, konut projelerinde mimari ve teknik özelliklerin yanı sıra sosyal yaşamı destekleyen alanları da bütüncül proje yaklaşımının bir parçası olarak ele alıyor. Şirket, konutun yalnızca fiziksel bir yapı değil, sakinlerinin günlük yaşamına değer katan bir çevre olması gerektiği anlayışıyla hareket ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizmde Çalışanlara Sadece İş Değil Sosyal Yaşam da Sunuluyor Haber

Turizmde Çalışanlara Sadece İş Değil Sosyal Yaşam da Sunuluyor

Kurumların çalışanlarına sunduğu imkanlar, artık yalnızca maaş, yan haklar ve çalışma koşullarıyla değerlendirilmiyor. Çalışanların sosyal yaşamına, kişisel gelişimine ve kültürel deneyimlerine alan açan uygulamalar da çalışan bağlılığının önemli unsurları arasında yer alıyor. Turizm sektörünün köklü kuruluşlarından Club Dedeman Bodrum da çalışan deneyimini bu anlayışın bir parçası olarak ele alarak, çalışanlarının sosyal ve kültürel yaşama katılımını destekleyen uygulamalara önem veriyor. Bitez ve Gümbet koyları arasında faaliyet gösteren Club Dedeman Bodrum, çalışanlarını kültür sanat etkinlikleriyle buluşturan yaklaşımıyla çalışan deneyimini iş hayatının sınırlarının ötesine taşıyor. Bodrum’un konser ve etkinlik takvimini çalışanlarıyla paylaşan tesis, ekip üyelerinin bu organizasyonlara katılımını destekleyerek birlikte zaman geçirme, sosyalleşme ve farklı deneyimler paylaşma imkânı sunuyor. Bu yaklaşım, yoğun sezon temposunda çalışanların kendilerine ve birbirlerine zaman ayırabilecekleri alanlar yaratırken, kurum içindeki iletişim ve aidiyet duygusunu da güçlendiriyor. Nefes Almak Da Çalışan Deneyiminin Bir Parçası Çalışan bağlılığının yalnızca çalışma koşulları veya mesleki gelişim fırsatlarıyla şekillenmediğine dikkat çeken Club Dedeman Bodrum, sosyal yaşamın da çalışan deneyiminin önemli bir parçası olduğuna inanıyor. Bu doğrultuda kültür sanat etkinlikleri, çalışanların yoğun sezon içerisinde iş dışındaki yaşamlarına alan açabilmeleri için bir fırsat olarak görülüyor. Çalışanların birlikte zaman geçirmesi, ortak kültürel deneyimler yaşaması ve sosyal çevrelerini iş hayatının dışında da geliştirebilmesi, kurum içindeki iletişimi destekleyen unsurlar arasında değerlendiriliyor. Birlikte Çalışmanın Ötesinde, Hayatı Da Paylaşıyoruz Çalışanların gelişiminin yalnızca mesleki eğitimlerle sınırlı olmadığına dikkat çeken Club Dedeman Bodrum Halkla İlişkiler Müdürü Fatoş Yavuz “Turizm sektörünün yoğun temposunda bazen günlük koşuşturma içerisinde kendimize zaman ayırmayı, sosyalleşmeyi ve bize iyi gelen şeyleri yapmayı unutabiliyoruz. Biz kurum olarak çalışanlarımızın yalnızca iş hayatındaki gelişimini değil, hayatın diğer alanlarında da kendilerine alan açabilmesini önemsiyoruz. Birlikte çalışmanın ötesinde, yaşamı birlikte paylaştığımıza inanıyoruz. Bu nedenle çalışanlarımızın bir konseri birlikte izleyebilmesi, farklı bir etkinlikte bir araya gelebilmesi veya sadece iş yoğunluğundan uzaklaşıp nefes alabilmesi bizim için değerli. Biz de kurum olarak çalışanlarımıza bu alanları yaratmayı ve zaman zaman onlara kendileri için de zaman ayırabileceklerini hatırlatmayı bir misyon olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı. Çalışan Deneyiminden Misafir Deneyimine Turizm sektöründe çalışanların motivasyonu ve bağlılığı, doğrudan misafir deneyimine de yansıyan unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle çalışanların kendilerini değerli hissettiği, sosyal açıdan desteklendiği ve kurumla bağ kurabildiği bir çalışma ortamı oluşturmak, hizmet kalitesinin de önemli bileşenlerinden biri olarak görülüyor. Club Dedeman Bodrum, çalışanlarına sosyal ve kültürel alanlar açan yaklaşımıyla çalışma hayatını yalnızca iş süreçlerinden ibaret görmeyen bir kurum kültürünü destekliyor. Kültür sanat etkinlikleriyle başlayan bu yaklaşım, birlikte zaman geçirmeyi, paylaşmayı ve yoğun çalışma temposu içinde herkesin kendine ait bir “nefes alma alanı” bulabilmesini çalışan deneyiminin doğal bir parçası haline getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çalı Mehmetçik Parkı açıldı Haber

Çalı Mehmetçik Parkı açıldı

Nilüfer Belediyesi tarafından Çalı Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Mehmetçik Parkı için açılış töreni düzenlendi. Törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 24’üncü Dönem Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Gülmezer, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar, Çalı Mahalle Muhtarı Kaan Doğan ile mahalle sakinleri katıldı. Üç ayrı parsel üzerine kurulan park, toplam 3 bin 424 metrekarelik bir alanı kapsıyor. Bu alanın 2 bin 700 metrekaresinde yeşil alan, 270 metrekaresinde ise çocuk oyun alanı yer alıyor. Parkın içinde ayrıca dinlenme alanları da bulunuyor. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “PARKLAR MAHALLENNİN BULUŞMA NOKTASIDIR” Törenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bölgenin yeni yapılaşmayla birlikte artan sosyal alan ihtiyacına vurgu yaptı. Ekran bağımlılığı ve ekonomik şartların aile içi iletişimi kısıtladığını belirten Başkan Şadi Özdemir, şöyle konuştu: “İnsanlarımızın evlerinin dışına çıkıp vakit geçirebilecekleri alanlar ne yazık ki oldukça sınırlı. Parklarımız ise mahalle halkının buluşma noktası oluyor. Ailelerimiz çocuklarıyla birlikte buralarda güvenle vakit geçiriyor, sosyalleşme imkânı buluyor. Bu nedenle yeşil alanlarımızı ve parklarımızı çoğaltmayı öncelikli görev olarak görüyoruz.” 7 YENİ PARK MÜJDESİ Mehmetçik Parkı ile birlikte Nilüfer’deki park sayısının 431’e ulaştığını ve göreve geldikleri günden beri 14 park açtıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, söz konusu 14 parkla ilçeye 72 bin 526 metrekarelik yeşil alan kazandırıldığını belirtti. Bu yıl 7 parkın daha ihalesinin yapıldığını aktaran Başkan Şadi Özdemir, bunlardan dördünün inşaatının sürdüğünü kaydederek, “30 Ağustos, Kayapa, Esentepe ve Dumlupınar mahallelerimizdeki parkların inşaatı devam ediyor. Yolçatı, Akçalar ve Demirci mahallelerindeki parkların ise projeleri bitmek üzere; yapımına kısa sürede başlanacak” dedi. Esentepe Mahallesi Tuna Caddesi’nde yapımı süren Şehitler Parkı’na da değinen Başkan Şadi Özdemir, “Ülkesi için şehit olmuş insanları hatırlamak, onları anmak hepimizin vatan borcudur” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, parkın tamamlanmak üzere olduğunu, anıtın da yükseldiğini belirterek açılışı günün anlamına uygun biçimde 30 Ağustos’ta yapmayı hedeflediklerini söyledi. MUHTAR DOĞAN’DAN TEŞEKKÜR Çalı Mahalle Muhtarı Kaan Doğan ise parkın mahalleye kazandırılması emeği geçenlere teşekkür ederek, parkın adının Mehmetçik olmasının ayrı bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. Doğan, mahalle kültürünü pekiştirecek bu tür alanların önemine de vurgu yaptı. Konuşmaların ardından Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, açılış kurdelesini protokol üyeleri ve çocuklarla birlikte kesti. Başkan Şadi Özdemir, ardından parkı gezerek vatandaşlar ve çocuklarla sohbet etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeme İçme Sektörü Yaz Sosyalleşme Haritasını Yeniden Tanımlıyor Haber

Yeme İçme Sektörü Yaz Sosyalleşme Haritasını Yeniden Tanımlıyor

Özellikle büyük şehirlerde sosyal hayatın merkezine yerleşen yeme içme mekanları, gastronomi deneyimi sunan alanlar olmanın ötesine geçiyor. Misafirler, günün farklı saatlerinde değişen ihtiyaçlarına cevap veren, konforlu ve deneyim odaklı mekanları tercih ediyor. Bu değişim, sektörü de yeni bir dönüşüm sürecine sokuyor. Misafir davranışlarındaki bu dönüşümün yeme içme sektörünü yeniden şekillendirdiğini belirten HuQQabaz Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Ozan Bayraklı, bugün başarılı mekanların yalnızca gastronomi değil, sosyalleşme ihtiyaçlarını da doğru okuyabilen markalar olduğunu söylüyor. Bayraklı, sektöre yön veren başlıca sosyolojik eğilimleri şöyle sıralıyor: Birincisi, mekân arayışı öne çıkıyor; insanlar ev ve iş dışında zaman geçirebilecekleri, kendilerini ait hissedecekleri üçüncü yaşam alanları arıyor. İkincisi, aidiyet arayışı dikkat çekiyor; modern şehir yaşamında zayıflayan topluluk duygusu, sık gidilen restoran ve kafeleri insanların kendilerini ait hissettiği mekanlara dönüştürüyor. Bunun yanı sıra "birlikte yalnızlık" denilen bir eğilim de var; misafirler sosyal bir ortamın parçası olmak isterken kendi kişisel alanlarını da korumayı tercih ediyor. Diğer önemli bir eğilim, gerçek bağ kurma ihtiyacı (authentic connection); dijital iletişimin yoğunlaştığı bu dönemde insanlar yüz yüze ve samimi etkileşimlere daha fazla değer veriyor. Bununla bağlantılı olarak mikro topluluklar trendi de yükseliyor; büyük ve dağınık sosyal çevreler yerine, ortak ilgi alanları etrafında oluşan daha küçük ve anlamlı topluluklar tercih ediliyor. Ayrıca social wellness anlayışı öne çıkıyor; sosyalleşme artık yalnızca keyif değil, zihinsel ve duygusal iyi oluşun ayrılmaz bir parçası olarak görülüyor. Son olarak, kimlik ifadesi olarak mekân seçimi önem kazanıyor; misafirler tercih ettikleri mekanlarla yaşam tarzlarını ve sosyal kimliklerini yansıtıyor. Özellikle genç kuşaklar arasında topluluk arayışı belirleyici; mekanlar onlar için yeni insanlarla tanışma, arkadaş edinme ve sosyal çevre oluşturma alanları haline geliyor. Bayraklı, bu eğilimlerin sektöre yansımasını şöyle özetliyor: "Bu sosyolojik dönüşümler, yeme içme sektöründe başarının yalnızca menü kalitesiyle değil, insanların sosyal ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verilebildiğiyle de şekillendiğini gösteriyor. HuQQabaz, misafirlerine sunduğu çok katmanlı deneyim, paylaşımı teşvik eden atmosferi ve topluluk odaklı yaklaşımıyla bu yeni beklentilere yanıt vererek gastronomi ile sosyalleşmeyi aynı çatı altında buluşturuyor." Farklı şehirlerdeki şubeleriyle marka, yaz sezonuyla birlikte hareketlenen şehir hayatında dost buluşmalarından iş görüşmelerine, kutlamalardan günlük molalara kadar farklı ihtiyaçlara cevap veren yapısıyla öne çıkıyor. Yeme içme sektöründeki bu değişim, önümüzdeki dönemde sosyalleşme kavramının mekân deneyimiyle daha da iç içe geçeceğini gösteriyor. Yazın yeni sosyalleşme haritasında deneyim, erişilebilirlik ve topluluk hissi sunan markalar öne çıkarken, HuQQabaz geniş şube ağıyla bu haritanın önemli duraklarından biri olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gemi Turlarına İlgi Her Yıl Artıyor Haber

Gemi Turlarına İlgi Her Yıl Artıyor

Konforlu seyahat imkânı ve farklı destinasyonları tek tatilde keşfetme fırsatı sunan kruvaziyer turları, son yıllarda tatilcilerin en çok tercih ettiği turizm seçeneklerinden biri haline geldi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılında Türkiye limanlarına gelen kruvaziyer yolcu sayısı bir önceki yıla göre yüzde 13,2 artarak 2 milyon 138 bin 136’ya ulaştı. Aynı dönemde Türkiye limanlarına yanaşan kruvaziyer gemi sayısı da yüzde 15,1 artış göstererek 1375’e çıktı. Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı’ya göre, “uçuşsuz seyahat” isteğinin artması ve “yavaş seyahat” yaklaşımının yaygınlaşmasıyla birlikte, gemi turlarına geçtiğimiz yıl belirgin şekilde artan talebin bu yıl daha da güçlenmesi bekleniyor. Daha geniş kitleye hitap ediyor Gemi turları uzun yıllar belirli bir kitleye hitap ederken, son dönemde gençler ve yoğun tempoda çalışan profesyoneller tarafından da yoğun ilgi görüyor. Farklı destinasyonları tek plan içerisinde deneyimleme imkânı, zaman yönetimi açısından avantaj sağlarken, gemi üzerindeki sosyal alanlar ve etkinlikler bu tatili aynı zamanda bir sosyalleşme deneyimine dönüştürüyor. Daha konforlu ve stressiz bir seyahat deneyimi arayan misafirler, gemi turlarına yöneliyor. Yavaş seyahat yaklaşımı ise yolculuğun kendisini de deneyimin bir parçası haline getiriyor. Gemi turları, destinasyonlar arasında acele etmeden, planlı ve keyifli bir seyahat sunarak bu beklentiyi karşılıyor. Türkiye çıkışlı rotalar ve Yunan Adaları önde Türkiye çıkışlı gemi turları, pratiklik ve erişilebilirlik açısından öne çıkıyor. İstanbul ve Kuşadası kalkışlı programlar, misafirlere kolay ulaşım avantajı sağlıyor. Yunan Adaları, gemi turlarında en çok tercih edilen rotalar arasında yer alıyor. Kapıda vize veya vizeli seçeneklerle sunulan Mikonos, Santorini, Rodos ve Kos gibi destinasyonlar, özellikle kısa süreli tatillerde yoğun talep görüyor. Akdeniz ve Adriyatik rotalarında İtalya, Fransa ve İspanya kıyılarını kapsayan daha kapsamlı programlar da dikkatleri çekiyor. Kişiye özel kampanyalar sunuluyor Avrupa, Asya, Amerika dâhil dünyada limanı olan tüm ülkelerde misafirlerine çok sayıda Cruise Tur alternatifleri sunan Coral Travel, kampanyalarla da bu ilgiyi destekliyor. Yeşil pasaport sahibi misafirlere özel indirim fırsatları, belirli dönemlerde sunulan avantajlı fiyatlar ve farklı ödeme seçenekleri, tatil planlarını daha erişilebilir hale getiriyor. Coral Travel Türkiye, gemi turları dahil tüm ürünlerinde misafirlerine bütünleşik bir deneyim sunuyor. Yetkili acenteler, çağrı merkezi ve dijital kanallar üzerinden sunulan rezervasyon imkanları da gemi turlarına erişimi kolaylaştırıyor. Konfor ve deneyim odaklı tatil Mehmet Kamçı gemi turlarına ilginin son yıllarda giderek artışını şöyle değerlendirdi: “Gemi turlarına olan ilginin son yıllarda belirgin şekilde arttığını görüyoruz. Özellikle gençler ve yoğun iş temposunda çalışan profesyoneller, ulaşım stresi yaşamadan farklı destinasyonları deneyimleyebilecekleri tatil alternatiflerine yöneliyor. Uçuşsuz seyahat tercihleri ve yavaş seyahat yaklaşımı da bu ilgiyi destekliyor. Türkiye çıkışlı programlarımız ve Yunan Adaları başta olmak üzere sunduğumuz farklı rotalarla misafirlerimize konforlu ve deneyim odaklı bir tatil sunuyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.