Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyalleşme

Kapsül Haber Ajansı - Sosyalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyalleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aileler Eğlenceye Ne Kadar Ayırıyor? Haber

Aileler Eğlenceye Ne Kadar Ayırıyor?

Eğlence, giderek lüks bir harcama olmaktan çıkarak planlı ve sürdürülebilir bir bütçe kalemi hâline dönüşüyor. Bu eğilim, şehirlerin gelişim rotasını da doğrudan etkiliyor. Perakende ve AVM yatırımlarında eğlence, oyun ve deneyim alanlarının payı artarken; parklar, spor ve aktivite alanları, bahçeler, havuzlar ile sosyal tesisler şehir planlamasının vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor. Eğlenceye yapılan yatırımlar ise şehir ekonomisine, istihdama ve iç tüketime doğrudan katkı sağlıyor. ATRAX, Eğlence ve Rekreasyon Ekonomisinin Buluşma Noktası Oluyor Bu dönüşümden yola çıkarak 15-17 Ocak 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı, bu yıl “Ciddi Eğlence – Yarının Mutlu Şehirleri İçin Eğlenceyi Ciddiye Alıyoruz” temasıyla sektörü bir araya getiriyor. “Şehirlerin Estetiği, Tesislerin Cazibesi, Eğlencenin Geleceği” sloganıyla düzenlenen fuar, eğlenceyi yalnızca bir tüketim alanı olarak değil; şehir yaşamının, toplumsal mutluluğun ve ekonomik gelişimin stratejik bir unsuru olarak ele alıyor. Eğlence ve rekreasyon alanlarının şehir yaşamındaki rolüne dikkat çeken Tureks Uluslararası Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı ve Fuar Organizatörü Nergis Aslan, “Bugün sinemadan dijital platformlara, çocuklara yönelik tematik alanlardan konserlere kadar uzanan geniş bir eğlence ekosisteminden söz ediyoruz. Özellikle çocuklu aileler, ekonomik belirsizliklere rağmen deneyim odaklı harcamaları hayatlarından çıkarmıyor. Bu tablo bize şunu net biçimde gösteriyor ki eğlence artık bir lüks değil, yaşam kalitesinin ayrılmaz bir parçası. Çocukla birlikte sosyalleşme ihtiyacının artması, ebeveynlerin ortak zaman geçirebilecekleri güvenli ve nitelikli alanlara yönelmesi, tematik çocuk eğlence merkezlerinin çoğalması ve deneyim odaklı tüketimin güçlenmesiyle birlikte eğlence harcamalarını daha görünür hâle getiriyor. 15–17 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı’nı da bu dönüşümün merkezinde konumlandırıyoruz. Eğlencenin yalnızca tüketilen bir alan olmadığını; şehirlerin estetiğini güçlendiren, gayrimenkulden turizme kadar pek çok sektöre değer katan stratejik bir unsur olduğunu vurguluyoruz. Spor ve rekreasyon yatırımlarının şehir planlamasında yarattığı katma değer her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. ATRAX, firmalara yalnızca ürünlerini sergileyecekleri bir platform değil; aynı zamanda ihracatlarını büyütecekleri, yeni iş birlikleri kuracakları ve uluslararası pazarlara açılacakları güçlü bir buluşma noktası sunuyor. Önümüzdeki dönemde, ailelerin eğlenceye ayırdığı payın dengeli bir şekilde artmaya devam etmesini; eğlence ve rekreasyon alanlarının ise şehirlerin geleceğinde çok daha merkezi ve stratejik bir rol üstlenmesini öngörüyoruz” dedi.

Prof. Dr. Semerci: Türkiye’deki Çocukların Yüzde 76’sı Ekonomiden Endişeli Haber

Prof. Dr. Semerci: Türkiye’deki Çocukların Yüzde 76’sı Ekonomiden Endişeli

​Nilüfer Belediyesi ve Tarih Vakfı işbirliğiyle düzenlenen “Tarih Buluşmaları” etkinliği 20 Kasım Çocuk Hakları Günü’ne yönelik bir söyleşi gerçekleştirdi. Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleşen etkinlikte, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, “Çoklu Krizler Çağı’nda çocuğun iyi olma halini düşünmek” başlıklı bir sunum yaptı. ​Şanlıurfa ve İstanbul’da yaptıkları bir araştırmanın sonuçlarını katılımcılarla paylaşan Semerci, günümüz çocuklarının geçmiş nesillere kıyasla daha yoğun bir kaygı ve baskı yaşadığına dikkat çekti. “Bizim çocukluğumuzla şu an çocuk olmak aynı şey değil” diyen Semerci, dijitalleşme, küresel krizler, doğduğu mahalle, yaşadığı aile gibi etkenlerin bugünün çocuklarını farklı bir gerçekliğe ittiğini vurguladı. Çocukların artık gelecek için endişeli olduğunu belirten Semerci, “Çocuk olmanın belki en temel özelliği o endişeyi biraz daha az taşımaktır. Belki düşünmemektir, özgürce hayal kurabilmektir. Bunları kaybediyoruz” dedi. ​Araştırma verilerine göre, çocukların yüzde 76’sının ekonomik durumdan endişelendiğini söyleyen Semerci, “Çocuktan bahsediyoruz. Bu çok yüksek bir oran. Aile bireylerinin başına bir şey gelmesi yüzde 72. Gelecekle ilgili planların gerçekleşmemesi yüzde 64” diye konuştu. ​ÇOCUK İŞÇİLİĞİ GERÇEĞİYLE YÜZLEŞME ÇAĞRISI ​Çocuk işçi ölümlerinin takip edildiği bir toplumda yaşandığını hatırlatan Semerci, bu konunun acilen ele alınması gerektiğini söyledi. Çocuk işçiliğini Türkiye’nin yüzleşmesi gereken büyük bir sorun olarak nitelendiren Semerci, “Çok konuşmamız gereken ve tek başımıza asla çözemeyeceğimiz büyük bir sorunlar yumağından bahsediyoruz. Her bir yetişkin kendi çocuğunu hiçbir zaman çalışan bir çocuk olarak görmüyor. Bununla yüzleşmemiz lazım” diye konuştu. ​SINAV BASKISI YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR ​Eğitim sisteminin çocuklar üzerindeki sınav baskısını arttırdığı ve bunun yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğü belirten Semerci, bu konunun araştırma sonuçlarında öne çıkan bir diğer başlık olduğunu kaydetti. Semerci, sistemin artık sadece sınav merkezli hale geldiğini ve sınavlarda başarısız olanların sistemden düşerek, neredeyse kimsenin ilgilenmediğini belirtti. Sınav odaklı bu baskı nedeniyle çocukların sanat ve spor gibi aktiviteleri bıraktığını ifade eden Semerci, her şeyi ikinci plana itmenin, çok mutlu olduğu bir şeyden vazgeçmesi anlamına geldiğini söyledi. ​ÇÖZÜM İÇİN PAYDAŞLIK VE DİJİTAL OKURYAZARLIK ​Sorunların ancak paydaşlıkla çözülebileceğini dile getiren Semerci, eğitimin her çocuğun kendi yapabilirliği çerçevesinde gelişmesini sağlaması ve sadece akademik başarıyla sınırlı kalmaması gerektiği vurguladı. Dijitalleşmenin çocuklar için bir sosyalleşme alanı olduğunu belirten Prof. Dr. Semerci, buradaki riskleri minimize etmek için çalışılması gerektiğini vurguladı. Semerci, ebeveynlere de yönelik dijital okuryazarlık becerilerinin kazandırılması gerektiğinin altını çizdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

6’ncı Genç Akademi Başkentlilerin Hizmetinde Haber

6’ncı Genç Akademi Başkentlilerin Hizmetinde

Kızılay Zafer Meydanı’nda yer alan merkez açıldığı günden beri Başkentli gençlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. ABB, toplam 3 bin metrekare kullanım alanına sahip Zafer Genç Akademi’yi Başkentli gençlerin hizmetine sundu. 15-35 yaş aralığındaki Başkentli öğrenciler, diğer tesislerde olduğu gibi Zafer Genç Akademi’ye üye olarak hem bireysel hem de grup çalışmaları yapabilme imkânı sunan modern ve konforlu çalışma ortamlarından yararlanabilecek. KIZILAY’IN KALBİNDE MODERN BİR ÇALIŞMA ALANI Kızılay Zafer Meydanı’nda hizmete açılan, toplam 3 bin metrekare kullanım alanına sahip olan Zafer Genç Akademi; sessiz çalışma odaları, bilgisayar salonu, toplantı ve fuar alanları, dinlenme ve sosyalleşme bölümleri ile gençlerin tüm ihtiyaçlarına cevap veriyor. Engelli erişimine uygun olarak tasarlanan merkez, aynı anda 500 kişiye kadar hizmet verebilecek kapasitede. Merkezde; • 7 sessiz çalışma odası, • 10 kişilik mini grup toplantı odası, • 16 kişilik bilgisayar kullanım alanı, • BelPa Kafe, • 30 kişilik kapalı toplantı odası, • 50 kişilik açık toplantı alanı, • fuar alanı, mescit, mutfak ve geniş dinlenme bölümleri bulunuyor. GENÇLERİN YENİ BULUŞMA NOKTASI Zafer Genç Akademi, kolay ulaşılabilir konumu, öğrenci dostu fiyat politikası ve işlevsel tasarımıyla kısa sürede gençlerin yeni buluşma noktası hâline geldi. GENÇLERDEN TAM NOT Açılışın ardından merkezi ziyaret eden gençler, alanın hem mimarisini hem de sunduğu imkânları çok beğendiklerini şu sözlerle dile getirdi: -Buse Esnaf: “Çalışmak için uygun bir ortam. Öncesinde Ulus’a gitmiştik. Şimdi Zafer Genç Akademi’deyiz. Beğendik, güzel bir ortam.” -Ayşenur Şaylı: “Çok sakin, sessiz bir yer. Çalışma alanları güzel düşünülmüş. Teşekkür ederiz.” -Mahmut Emir Tecir: “İlk kez geldim, çok beğendim. Kafe fiyatları uygun, her masada priz var. Belediye’ye teşekkür ederim.” -Yusuf Emre Ergün: “Yeri çok güzel, aktif bir ortam. Ders ve dinlenme alanları çok iyi. Artık burada olacağız herhâlde.” -Fulden Dağ: “Çalışma yerleri güzel, kafeterya öğrenci dostu. Ulaşım da çok kolay. Gerçekten çok beğendim.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.