Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Söyleşi

Kapsül Haber Ajansı - Söyleşi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Söyleşi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Porsuk Festivali’nde Sümerpark Sanatın Buluşma Noktası Oldu Haber

Porsuk Festivali’nde Sümerpark Sanatın Buluşma Noktası Oldu

Festivalin önemli duraklarından Sümerpark, gün boyunca sanat, tasarım, müzik ve farklı etkinliklere ev sahipliği yaparken, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de festival alanını ziyaret ederek sanatçılar ve gençlerle bir araya geldi. Sümerpark’a gelen Başkan Ayşe Ünlüce, festival alanını gezerek stantları tek tek ziyaret etti. Sanatçılarla ve gençlerle sohbet eden Başkan Ünlüce, “Sanatın, müziğin, tiyatronun ve birbirinden renkli etkinliklerin Porsuk’un kıyısında buluştuğu bu güzel atmosferi her yaştan birlikte yaşadık. Her köşesinde başka bir etkinliğin, başka bir heyecanın olduğu festival alanımızda özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin enerjisi bizleri çok mutlu etti.” ifadelerini kullandı. GENÇLERİN YARATICILIĞI TASARIM PAZARI’NDA BULUŞTU Festival alanının dikkat çeken etkinliklerinden biri, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğrencilerinin katılımıyla oluşturulan Tasarım Pazarı oldu. Genç tasarımcıların kendi fikirleri ve emekleriyle hazırladıkları özgün ürünlerin yer aldığı stantlar, ziyaretçilerden büyük beğeni topladı. Tasarım, yaratıcılık ve özgünlüğün ön plana çıktığı pazar, gençlerin üretimlerini sanatseverlerle buluştururken festival alanına da renk kattı. Tasarım Pazarı, festivalin cumartesi ve pazar günlerinde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. ATIK METALLER SANATA DÖNÜŞÜYOR Festival kapsamında gerçekleştirilen sanat çalıştayları ise sanat ve çevre duyarlılığını aynı çatı altında buluşturdu. “Atıktan Sanata Heykel Atölyesi” ve “Baycan Dalga Atölyesi” kapsamında Anadolu Üniversitesi Heykel Bölümü mezunları Mücahit Diyar Ariz, Işıl Afacan, Niyazi Kerem Bengi, Üveys Kınay ve Mustafa Tuğrul, ilk günden eserlerini şekillendirmeye başladı. Eskişehir’in sokaklarından ve atık alanlarından toplanan hurda metallerin kullanıldığı çalıştayda sanatçılar, atık malzemeleri canlı performans eşliğinde özgün heykellere dönüştürüyor. Türkiye’de atık metal malzemeler kullanılarak gerçekleştirilen heykel çalıştaylarının sayısının oldukça sınırlı olması, projeyi sanat ve çevre hareketi açısından dikkat çekici ve ilham verici bir çalışma haline getiriyor. “POPULOUS” SÜMERPARK’TA SANATLA HAYAT BULDU Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi iş birliğiyle gerçekleştirilen “Populous” sergisi de Sümerpark’ın dikkat çeken çalışmalarından biri oldu. Dr. Öğr. Üyesi Hasan Çimenci danışmanlığında Heykel Bölümü öğrencileri Selin Varol, Ergün Efe Günönü, Banu Tuğçe Öztopaç, Etem Aka Sözbilir, Deniz Aydın ve Erim Can’ın hazırladığı seçki, kentin simgesi Porsuk Nehri ile Porsuk kıyısındaki doğanın kent yaşamındaki yansımalarını çağdaş sanat aracılığıyla görünür kılıyor. Serginin adı da özel bir kelime oyunundan doğuyor. İngilizcede “kalabalık” ve “topluluk” anlamına gelen Populous, Porsuk kıyısında sosyalleşen kent halkını temsil ederken, kelimenin Latince kökeni Populus ise “kavak ağacı” anlamına geliyor. Genç heykeltıraşların Sümerpark’ın farklı noktalarına yerleştirdiği eserler, Porsuk kıyısındaki kavak ağaçlarını ve bu alanda bir araya gelen insan topluluklarını çağdaş sanatın diliyle yeniden yorumluyor. “NEHİR ŞÖVALELERİ” PORSUK KIYILARI TUVALE DÖNÜŞTÜ Uluslararası sanat çalıştayı kapsamında gerçekleştirilen “Nehir Şövaleleri” etkinliğinde ise yerli ve yabancı sanatçılar, Porsuk Nehri kıyısında kurdukları şövalelerde eserlerini ortaya çıkarmaya başladı. Birleşik Krallık’tan Andrew Smith ve Simon J. Houlton, Rusya’dan Ekaterina Dunaeva, İtalya’dan Giulia Tosco, Mısır’dan Maha Sabry, Finlandiya’dan Petri Hilden, Romanya’dan Tudor Serbanescu, Hindistan’dan Ritu Aggarwal, Ritu Singh Panday, Sanju Jain, Shikha Gupta, Shilpa Kishore Patole, Shraddha Panday ve Sujata Vijay Achrekar’ın yanı sıra Türkiye’den Barış Özyurt, Bora Uluyol, Doğa Deniz Güler, Ece Zeber, Seyit Kurban ve Ülkü Usta çalıştaya katıldı. Farklı ülkelerden sanatçıların Porsuk’un doğal ve kent yaşamıyla iç içe atmosferini tuvallerine yansıttığı çalışma, festivalin uluslararası sanat boyutunu da güçlendirdi. SÜMERPARK’TA RED BULL HAREKETLİLİĞİ Sümerpark’taki festival deneyimine Red Bull aktivasyonları da renk kattı. Gün boyunca gerçekleştirilen dinamik etkinlikler, katılımcılara farklı deneyim ve etkileşim alanları sunarken festival alanındaki hareketliliği artırdı. GÜN BOYU MÜZİK KEYFİ Sümerpark’ta gün boyunca müzik de festival coşkusuna eşlik etti. Cengohaus DJ’leri Eren Coşan ve Furkan Boran, performanslarıyla katılımcılara müzik dolu saatler yaşattı. Ardından Efe Yılmaz ve Olgun Koçak mini konserleriyle festival alanını hareketlendirirken, Soup Opera da sahne alarak müzikseverlere keyifli anlar yaşattı. İSKELE26’DA NEHİR SOHBETLERİ VE SİNEMA GECESİ Festivalin bir diğer önemli buluşma noktası olan İskele26 da gün boyunca birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yaptı. Nehir Sohbetleri kapsamında oyuncu Tansu Biçer, Eskişehir ve kentle ilgili anılarını katılımcılarla paylaşarak keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Bir diğer söyleşide ise Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Çalışma Grubu’ndan Batuhan Bayram ve Merve Özkiremitçi, Porsuk Nehri’nin kent için taşıdığı öneme dikkat çekerek iklim krizi ve çevresel sorunlar üzerine değerlendirmelerde bulundu. İskele26’da ayrıca “Suare” adlı doğaçlama tiyatro oyunu sahnelenirken, Nehir Sineması kapsamında “Bildiğin Gibi Değil” filmi izleyiciyle buluştu. Filmin ardından yönetmen Vuslat Saraçoğlu ile gerçekleştirilen söyleşiyle sinemaseverler keyifli bir akşam yaşadı. “NORA 2” OYUNU SAHNELENDİ Diğer yandan festival kapsamında Sanat ve Kültür Merkezi de (Opera) tiyatroseverleri ağırladı. Bahçe Galata’nın “Nora 2” adlı oyunu sanatseverle eşsiz anlar yaşattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

36. Akbank Caz Festivali 26 Eylül’de Başlıyor Haber

36. Akbank Caz Festivali 26 Eylül’de Başlıyor

26 Eylül - 11 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek festival öncesinde konuşan Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “36 yıldır İstanbul’un müzik hayatının içinde olan Akbank Caz Festivali’nin bundan sonra da İstanbul’un müzik kültürüne yön veren, yeni seslere alan açan ve kendi izini bırakan bir ekol olarak yoluna devam etmesini diliyoruz” dedi. Türkiye’nin en köklü kültür sanat geleneklerinden Akbank Caz Festivali, 36. kez İstanbul’da müzikseverlerle buluşuyor. Sanatı her disipliniyle destekleyen Akbank Sanat ile BKM organizasyonunda düzenlenen festival, bu yıl 26 Eylül - 11 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek. Farklı müzik türlerini içeren geniş yelpazeli programda, 15’ten fazla ülkeden gelen 200’e yakın sanatçının yer aldığı 36 konserin yanı sıra çok yönlü panel, atölye ve ustalık sınıfı etkinlikleri yer alıyor. Akbank Caz Festivali, bu yıl da cazın farklı kuşaklarını, türlerini ve ifade biçimlerini İstanbul’un çeşitli sahnelerinde buluşturan zengin programıyla müzikseverleri kapsamlı bir keşif rotasına davet ediyor. Programda Arturo Sandoval, James Carter, Bugge Wesseltoft, Emin Fındıkoğlu, İmer Demirer, Sibel Köse, Dhafer Youssef, Savina Yannatou, Cochemea ve Nicole Zuraitis gibi cazın usta isimleri; genç caz müzisyenleri, uluslararası sahnenin dikkat çeken temsilcileri, özel tribute projeleri, söyleşi, dinleme kulübü ve çocuk atölyeleriyle birlikte yer alıyor. Festival, cazın sahnedeki enerjisini müziğin hafıza, arşiv, görsel kültür ve eğitimle kurduğu bağlarla birlikte ele alıyor. ‘İstanbul’un Müzik Kültürüne Yön Veren ve Kendi İzini Bırakan Bir Ekol’ 36. Akbank Caz Festivali’nin program duyurusu için düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank Caz Festivali, 36 yıldır İstanbul’un müzik hayatının içinde. Bugün geldiği noktada da kendi geleneğini yaratmış, kendi dinleyicisini oluşturmuş, kendine özgü bir ekol haline gelmiş güçlü bir hikayeyi temsil ediyor. Yıllar içinde değişen müzik dünyasına ayak uydururken cazın özgür ruhunu, yaratıcı gücünü ve sınırları aşan etkisini İstanbul’a taşıyor. Akbank Caz Festivali’nin bundan sonra da İstanbul’un müzik kültürüne yön veren, yeni seslere alan açan ve kendi izini bırakan bir ekol olarak yoluna devam etmesini diliyoruz” dedi. ‘Her Kuşakta Kendini Yenileyen Ruhuyla Geleceğe İlham Veriyor’ Akbank Caz Festivali’nin bu yıl da dünya çapında önemli isimlerin eşliğinde müzikseverlere ilham verici bir buluşma alanı sunacağını belirten Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı, “Akbank Caz Festivali’ni 36. yılında da güçlü programıyla cazın özgür, çoğulcu ve yenilikçi ruhunu İstanbul’un farklı noktalarına taşıyoruz. Cazın doğasında var olan doğaçlama, diyalog ve birlikte üretme kültürü, bugün özellikle gençler için çok güçlü bir ilham kaynağı. Festivalimizle bu ruhu sahnelerden atölyelere, söyleşilerden genç müzisyenlere yönelik özel projelere kadar geniş bir alana yayıyoruz. JAmZZ Masterclass Programı ile de genç caz müzisyenlerine ustalarıyla bir araya gelme, sahne deneyimi kazanma ve yurt dışında eğitim fırsatlarına erişme imkânı sunarak onların gelişim yolculuklarına katkı sağlıyoruz. Cazın her kuşakta kendini yenileyen ruhuyla, festivalimizin geleceğe ilham vermeye devam edeceğine inanıyoruz” dedi. Akbank Caz Festivali Proje Danışmanı Ayşegül Turfan Mumcuoğlu ise şöyle konuştu: “Uzun soluklu iş birliğimizin 36. yılında, BKM organizasyonu ile, İstanbul’un farklı noktalarındaki 24 mekana yayılan Akbank Caz Festivali deneyimini her yıl yaşatmayı sürdürüyoruz. Bu yolculukta yanımızda olan, festivalin gerçekleşmesine katkı sunan tüm partnerlerimize, sanatçılarımıza ve dinleyicilerimize teşekkürlerimizi sunuyoruz. Festivalimizin kuruluşundan 2013’e kadar direktörlüğünü üstlenen sevgili Mehmet Uluğ’u ve İstanbul’un müzik hayatına bıraktığı derin izleri anmak üzere bu yıl da özel bir projede bir araya geliyoruz. 30 yıl önce yayımladığı ilk albümü New Conception of Jazz’den ismini alan projesiyle Bugge Wesseltoft’a çelloda Gülşah Erol eşlik edecek. Bu özel projeyi ve daha pek çok özel sanatçıyı Akbank Caz Festivali’nde sanatseverlerle buluşturuyoruz.” Akbank Caz Festivali Yöneticisi Gözde Sivişoğlu ise düzenlenen basın toplantısında festivalin tüm programını paylaştı. Festivalin son açıklanan isimleri şöyle: Genç caz müzisyenlerinin gelişimine ve sahne deneyimine alan açan JAmZZ Masterclass, farklı enstrümanlardan müzisyenleri ustalık sınıflarında bir araya getirirken programın öne çıkan isimlerine Akbank Caz Festivali’nde konser verme imkânı da sunuyor. Geçtiğimiz yıl 35. Akbank Caz Festivali kapsamında gerçekleşen programın ardından seçilen yedi müzisyen, bu yıl JAmZZ Sessions için aynı sahnede buluşuyor. Saksafonda İdil Duru Koyuncu, trompette Kemal Mutluergil, gitarlarda Efe Selvi ve Emre Başer Alp, kontrbasta Muhammed Habib Haznedar, davullarda Emin Poyraz Urhan ve Abdullah Örs’ten oluşan kadro; farklı eğitim, üretim ve sahne deneyimlerini bu buluşmaya taşıyor. 21. Nardis Genç Caz Müzisyeni Yarışması’nda Akbank Caz Festival Ödülü kazanan Barış Alp Dönmez, Doruk Liman, Ulaş Özdemir ve Öykü Damla Gözel’i, yarışmanın birincisi Selami Baysal ile birlikte Corda Quintet çatısı altında sahneye taşıyor. 17 yaşında tam bursla Berklee College of Music'e kabul edilen, Şarkı Yazarlığı ile Kayıt ve Prodüksiyon alanlarında eğitim gören 2026 mezunu Ada Canata da vokal ve arpı buluşturan özgün repertuvarıyla festival programında yer alıyor. Bunun yanı sıra James Hakan Dedeoğlu da folk ve ambient estetiklerini sinematografik bir anlatımla birleştiren TSU! projesiyle uzun bir aranın ardından festival sahnesine dönüyor. Projede Dedeoğlu’na Mert Aslan Üçer ve görselleriyle Aylin Güngör eşlik ediyor. Her sene programda yer verdiği Caz Kulüpleri Gecesi serisi de festivalin yerli sahneyle kurduğu güçlü bağı öne çıkarıyor. Rişe Özkan, hocası Sheila Jordan’a ithaf ettiği özel tribute performansıyla; Öner Karaçuha Quartet ise İdil Meşe ve Dipnot’un konuk olacağı konseriyle seri kapsamında dinleyiciyle buluşacak. Ezgi Sevgi Can, kayıp, yas ve anımsama temalarını merkezine alan Karanfiller albümünden besteleriyle; Cansu Nihal Akarsu klasik müzik altyapısını caz vokal çalışmalarıyla genişleten yorumuyla; Cenk Esen ise çağdaş cazı soul, elektronik ve deneysel müzikle buluşturan özgün diliyle dinleyiciyle buluşacak. Barış Doğukan Yazıcı Quintet ise piyanist Marko Churnchetz ile birlikte Miles Davis Centennial Celebration projesiyle Miles Davis’in zamansız müziğini günümüz caz anlayışıyla yeniden yorumlayacak. Miles Davis’in 100. doğum yılı, festival programında farklı etkinliklerle selamlanıyor. Miles: Bir Caz İkonunun Anatomisi söyleşisi, Davis’i yaşamı, efsanevi kayıtları ve az bilinen yönleriyle ele alırken Hakan Rauf Tüfekçi moderatörlüğünde Hakan Atala, Atilla Ayginin ve Eray Düzgünsoy’u bir araya getirecek. fugamundi x Can Sürmen Caz Dinleme Kulübü, groove’un insan hâline odaklanan özel oturumuyla; Hafıza, Caz ve Görsel Kültür: İMÇ’de Bir Zaman Yolculuğu ise Müjde Yazıcı ve Görkem Kızılkayak’ın anlatımıyla müzik hafızası ve görsel kültür arasında bir köprü kuracak. Programın düşünsel hattında İlhan Mimaroğlu'nun Yapıtlarında Caz Ögeleri başlıklı söyleşide Leyla Diana Gücük ve Alper Maral, Mimaroğlu’nun caz kültürüyle kurduğu çok katmanlı ilişkiye odaklanacak. Radyo, Televizyon ve Caz buluşmasında ise Hülya Tunçağ moderatörlüğünde Sibel Köse ve Cem Tuncer, yayıncılık kurumlarının cazın gelişimindeki rolünü ve orkestraların bu tarih içindeki yerini örneklerle ele alacak. Bant Mag.’in sevilen buluşması Beni Bu Şarkılar Mahvetti’nin festivale özel edisyonunda da Heja Bozyel ve Mert Aslan Üçer, gönüllerine damga vuran şarkıların hikâyelerini paylaşacak. Festivalin özel geceleri ve tematik buluşmaları da programda geniş yer buluyor. Aramızdan ayrılışının 13’üncü yılına özel olarak düzenlenen Mehmet Uluğ Gecesi’nde, cazı elektronik, ambient ve kulüp müziğiyle buluşturan Norveçli müzisyen Bugge Wesseltoft, New Conception of Jazz projesiyle sahnede olacak; kendisine çelloda Gülşah Erol eşlik edecek. Türkiye caz sahnesinin usta trompetçilerinden İmer Demirer ise 50. sanat yılını kutladığı özel konseriyle festival programında yer alacak. ACT Music iş birliğiyle düzenlenen Off the Record with ACT Music buluşmasında ise Andreas Brandis, Revna Karacabeyli Küçükşahin ve Halit Tansu Özyurt, bağımsız plak şirketi kültürünü, katalog inşasını ve sanatçılarla uzun soluklu ortaklıklar kurmanın dinamiklerini konuşacak. Uzun zamandır çocuklarla Soundpainting atölyeleri düzenleyen Burcu Yılmaz ise ses, hareket ve doğaçlamayı bir araya getiren Çılgın Çocuk Orkestrası atölyeleri ile çocukların yaratıcı ifade alanlarını genişletmeye ve birlikte üretmenin farklı yollarını keşfetmeye odaklanacak. Berrin Çopur ile Pırlangıç Çocuk Caz Konseri de festivali farklı yaş gruplarına uzanan kapsayıcı bir programa dönüştürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çanakkale Kültür Yolu Festivali İlk Gününü Dopdolu Programıyla Geride Bıraktı Haber

Çanakkale Kültür Yolu Festivali İlk Gününü Dopdolu Programıyla Geride Bıraktı

Ziyaretçiler, kültür ve sanatın farklı alanlarında Çanakkale’nin köklü tarihine dair detaylı bilgi edinme fırsatı buldu. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin açılış programında yaptığı konuşmanın ardından beraberindeki heyetle birlikte festival kapsamında yer alan sergileri gezdi. Anadolu Tabyası Hangar’da yer alan “Yaşayan Miras: Çanakkale Sergisi”ni ziyaret eden Yazgı ve beraberindeki heyet, kentin tarihsel ve kültürel zenginliğini geleneksel sanat ve zanaatlar üzerinden inceledi. TROYA’NIN İZLERİ ÇANAKKALE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE ANLATILDI “Homeros’un Dünyasında Troya: Mit, Tarih, Arkeoloji” söyleşisi Çanakkale Mehmet Akif Ersoy İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlendi. Yerel yazar Prof. Dr. Rüstem Aslan’ın katılımıyla gerçekleşen söyleşide, Çanakkale’nin binlerce yıllık geçmişi; mitolojik anlatılar, tarihsel kaynaklar ve arkeolojik bulgular ışığında ele alındı. Katılımcılar, Troya Savaşı’nın izlerini, Homeros’un ölümsüz eseri İlyada Destanı’nı ve Homeros’un edebi dünyasını farklı perspektiflerle keşfederken, Troya’nın yalnızca antik bir kent değil, mitoloji, tarih ve arkeolojinin kesiştiği eşsiz bir kültürel miras olması hakkında da detaylı bilgiler edinme fırsatı yakaladı. ÇANAKKALE HALILARI YAKINDAN İNCELENDİ Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da gerçekleştirilen “Yaşayan Miras Söyleşisi: Çanakkale Halıları” şehrin somut olmayan kültürel miras unsurları arasında yer alan Ayvacık ve Çan Halıları sanatını ele aldı. Öğr. Gör. Dr. Hanife Güneş Yarmacı eşliğinde düzenlenen söyleşide katılımcılar, Çanakkale halılarının tarihsel gelişimi, üretim ve işleme süreçleri, kullanılan teknikler ve nesilden nesile aktarılan geleneksel ustalıklar hakkında kapsamlı bilgiler edindi. Halıların yakından da incelendiği etkinlikte, ziyaretçiler kültürel mirasa dair yeni bilgiler edindi. ÇİNİ VE EBRU ATÖLYESİ ZİYARETÇİLERLE BULUŞTU Çini Atölyesi, Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar’da Gamze Yüksel eşliğinde gerçekleştirildi. Katılımcılar atölye ile birlikte mimariden günlük eşyalara kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan geleneksel Türk çini sanatı hakkında detaylı bilgiler edindi. Çini süslemesini de atölye kapsamında deneyimleyen ziyaretçiler, kendi çalışmalarını ortaya çıkarmanın keyfini yaşadı. Aynı alanda Mustafa Çakar eşliğinde düzenlenen Ebru Atölyesi ise katılımcıları geleneksel Türk kağıt süsleme sanatıyla buluşturdu. Sanatseverler, kitre ile yoğunlaştırılmış su yüzeyine boyaları serperek farklı desenler oluşturdu ve bu desenleri kağıda aktardı. Çocuk ve yetişkinlere özel olarak düzenlenen Ebru Atölyesi’nde her çalışmada özgün eserler üretilirken, yetişkinler kendi eserlerini üretme, çocuklar da el becerilerini geliştirerek renklerle yaratıcılıklarını geliştirdi. ŞEHRİN KÖKLÜ TARİHİ ARKEOLOGLARLA KEŞFEDİLDİ Çanakkale Kültür Yolu Festivali, şehrin köklü tarihini ve arkeolojik mirasını “Uzman Eşliğinde Gezi” etkinliğiyle gözler önüne serdi. Troya Antik Kenti Ören Yeri’nde düzenlenen etkinlik, alanında uzman arkeolog eşliğinde katılımcılarla buluşturuldu. Antik kent içerisinde gerçekleştirilen gezi boyunca geçmişten günümüze ulaşan yapılar, arkeolojik kalıntılar ve Troya’nın tarihsel gelişimine ışık tutan izler yerinde incelendi. Tarihin izlerini günümüzle buluşturan etkinlik, katılımcılara Troya’nın eşsiz mirasını uzman anlatımıyla keşfetme ve Çanakkale’nin binlerce yıllık kültürel geçmişine farklı bir perspektiften bakma imkanı sundu. ÇOCUKLAR KİTAPLARIN EDEBİ DÜNYASINA DAHİL OLDU Çanakkale Mehmet Akif Ersoy İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen “Gelincik Neden Kırmızı?” etkinliği, çocukları kitaplarla buluşturmak ve erken yaşta okuma alışkanlığını desteklemek için gerçekleştirildi. Prof. Dr. Ebru Aktan Acar ve Ayşegül Dede’nin çocuklarla bir araya geldiği söyleşi aynı adlı kitap üzerinden gerçekleştirilirken, minikler edebi dünyanın renkli atmosferine dahil oldu. Çocuklar aynı zamanda hikayeler üzerine düşünme, soru sorma ve fikirlerini paylaşma fırsatı da yakaladı. MİNİK KATILIMCILAR SİNEMA VE SANATLA BİR ARAYA GELDİ TÜRSAK Vakfı tarafından bu yıl 22’ncisi düzenlenen Çocuk Filmleri Festivali, Çanakkale 17 Burda AVM’de minik katılımcılarla buluştu. Çocukları sinema ve sanatla bir araya getirmeyi hedefleyen festival kapsamında Paribu Cineverse’de ücretsiz film gösterimleri düzenlendi. Festival programında düzenlenen atölyelerde ise çocuklar, sinema deneyiminin yanı sıra sanatla iç içe keyifli vakit geçirdi. ÇANAKKALE’NİN SOKAKLARI FOTOMARATON İLE ÖLÜMSÜZLEŞTİRİLDİ Kentin sokakları, FotoMaraton Çanakkale ve FotoMaraton Çocuk etkinlikleriyle festivalin ilk gününde kadraja alındı. Amatör ve profesyonel fotoğraf tutkunları, Kordon Truva Atı’ndan başlattıkları yürüyüşte belirlenen temalar doğrultusunda kendi bakış açılarıyla çekim yaptı. Çanakkale’nin günlük yaşamı, insanları ve festival atmosferi fotoğraf kareleriyle ölümsüzleştirildi. Çocuklar ise FotoMaraton Çocuk etkinliğinde şehre bambaşka gözle bakma fırsatı yakaladı. Hayal güçleri ve kendi kadrajlarını etkinlikle birlikte gözler önüne seren çocuklar eşsiz bir deneyimin parçası oldu. FESTİVALİN RİTMİ 6 EYLÜL’E DEK ÇANAKKALE’DE SÜRECEK Çanakkale’de beşinci kez gerçekleştirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali, kentin farklı noktalarında düzenlenecek sergi, söyleşi, atölye, tiyatro, çocuk etkinliği ve daha birçok etkinlikle 6 Eylül’e dek devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

10. Çalı Köy Filmleri Festivali’nde Moğollar Rüzgârı Haber

10. Çalı Köy Filmleri Festivali’nde Moğollar Rüzgârı

Nilüfer Belediyesi ile Çalı Çevre ve Kültür Derneği (ÇEKÜDER) iş birliğiyle düzenlenen 10. Çalı Köy Filmleri Festivali, sanatseverleri buluşturdu. Çalı Futbol Sahası’ndaki festivalin ilk gününde Moğollar grubu sahne aldı. Festivalin ilk yılında da sahne alan Moğollar grubu, 10 yıl aradan sonra yeniden Çalı’da sanatseverlerle bir araya geldi. Konsere ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’, ‘Devlerin Aşkı’, ‘Ağrı Dağı Efsanesi’ filmlerinin müziklerini çalarak başlayan Moğollar, şarkılarını alanı dolduran coşkulu kalabalıkla birlikte seslendirdi. Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, festivalin ilk yılından itibaren her yıl üzerine koyarak, geliştirdiklerini söyledi. Festivalin kolektif bir ruhun eseri olduğunu vurgulayan Karagöz, “Yeni filmler keşfediyoruz, yeni yönetmenlerle tanışıyoruz ve en güzeli de bu süreçte yeni dostluklar kazanıyoruz. Bundan 10 yıl önce gençlerin bir hayaliydi bu festival. Burada gençlerin hayaline destek olan Nilüfer Belediyesi’nin vizyonu, bakış açısı ve sanata olan katkısı önemli” dedi. “GENÇLERİN HAYALİYDİ” Karagöz, festivalin temellerinin 1934 yılında Çalı’da çekilen “Aysel Bataklı Damın Kızı” filmine dayandığını ve gençlerin hayaliyle başladığını hatırlattı. Emre Karagöz, festivalin her yaştan kişiyi bir araya getirdiğini ifade ederek, “Şehir dışından sırt çantasını almış, çadırını kurup, kamp yapmaya gelmiş gençlerle, torunlarını almış, çay ve çekirdeği ile gelen ninelerin yan yana oturabildiği bir festival. İşte o yüzden bu festival güçlü. O yüzden bu festival zengin” diye konuştu. ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin de, festivalin 10’uncu yılında çok güzel bir kalabalığın alanda olduğunu söyledi. Sakin, “Bizler de bu sene öyle bir hayal kurduk ki; Moğollar gelsin 10 yıl sonra Çalı Köy Filmleri Festivali’nin onlarla başlayan hikayesinin şu an nasıl devam ettiğini görsünler istedik. O yüzden bu anları yaşadığımız için çok mutluyuz” dedi. Çalı Mahalle Muhtarı Kaan Doğan ise, festivalin daha da büyüyerek devam etmesinin kendilerine mutluluk verdiğini söyledi. YÖNETMENLE SÖYLEŞİ Açılışın ardından “İdea” filminin gösterimi yapıldı. Film gösteriminin sonunda ise Mehmet Açar’ın moderatörlüğünde yönetmen Tayfun Pirselimoğlu ile söyleşi gerçekleştirildi. Pazar akşamına kadar sürecek festivalde, film gösterimleri, söyleşiler, atölyeler yapılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kültür Yolu Festivali İlk Kez Ordu’da  Haber

Türkiye Kültür Yolu Festivali İlk Kez Ordu’da 

Dokuz gün boyunca konser, sergi, söyleşi, atölye, çocuk etkinlikleri ve gastronomi rotalarıyla birbirinden özel programlara ev sahipliği yapacak şehir, kültür ve sanatseverleri bir araya getirecek. Festival kapsamında Ordu’nun yaylaları ve bereketli topraklarının şekillendirdiği zengin mutfak kültürü ise 40’tan fazla Lezzet Noktası’nda ziyaretçilerin keşfine sunulacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karadeniz’in eşsiz mavi ve yeşilinin buluştuğu Ordu’yu ilk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali ile buluşturmanın önemine dikkat çekti. Kentin doğal güzellikleri, Antik Çağlardan günümüze uzanan tarihi, Çepni kültürü ve köklü yayla geleneğinden beslenen mirasının; kültür, sanat ve gastronomiyle iç içe zengin bir programla ziyaretçilerle buluşacağını belirten Ersoy, Ordu Kültür Yolu Festivali ile şehrin kültürel değerlerini yaşatmayı, görünürlüğünü artırmayı ve gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini ifade etti. Bakan Ersoy, “Kurul Kalesi Yerleşkesi’nden Ünye Kalesi’ne, Yason Burnu’ndan Çambaşı ve Perşembe yaylalarına uzanan bu zengin miras, Ordu’nun geçmişten bugüne taşıdığı güçlü kültürel kimliğin en önemli göstergeleridir. İlk kez Ordu’da gerçekleştireceğimiz Türkiye Kültür Yolu Festivali ile şehrin tarihini, kültürünü, sanatını, gastronomisini ve doğal güzelliklerini aynı çatı altında buluşturacağız. Ordu’nun binlerce yıllık geçmişinden bugünün sanatına uzanan tüm renklerini Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerle paylaşacağız.” dedi. Bakan Ersoy, Karadeniz mutfak kültürünün özgün lezzetlerini yansıtan Ordu’da gastronominin de festivalin öne çıkan unsurlarından biri olacağını belirtti. 40’tan fazla Lezzet Noktası’ndan oluşan seçkiyle kentin zengin mutfak kültürünün yerli ve yabancı ziyaretçilere özel bir gastronomi rotası sunacağını ifade etti. ORDU MUTFAĞI 40’TAN FAZLA LEZZET NOKTASINDA TANITILACAK Ordu Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına Michelin rehberi tavsiye listesinde yer alan Şef Necati Yılmaz ev sahipliği yapacak. Michelin rehberi tavsiye listesinde bulunan Şef Ömer Bozyap, Şef Araz Aknam ve TV programcısı ve yazar Elif Korkmazel ile gastronomi yazarı Talip Bayram ise konuk olarak yer alacak. Karadeniz’in eşsiz doğasıyla şekillenen Ordu, festival boyunca zengin mutfak kültürüyle öne çıkacak. Kentin dört bir yanındaki gastronomi durakları, ziyaretçilere Karadeniz’in geleneksel tatlarını keşfetme ve Ordu’nun sofrasına konuk olma fırsatı sunacak. Yerel işletmelerin hazırlayacağı yöresel lezzetler, kentin üretim kültürünü ve mutfak mirasını festival atmosferine taşıyacak. Fındığı, yayla balı, mısır unu ve dağ çileği reçeliyle kendine özgü bir mutfak karakterine sahip olan Ordu’da, geleneksel tarifler kuşaktan kuşağa yaşatılıyor. Ordu mutfağının sevilen lezzetleri arasında Ordu yağlısı, mısır çorbası, pancar çorbası, melocan ve galdirik kavurmaları, kara lahana sarması, sakarca mıhlaması, keşkek ve yöresel tatlılar yer alıyor. Özellikle kentin simgesi haline gelen fındık ise hem geleneksel tariflerde hem de modern yorumlarda Ordu mutfağının başrolünü üstleniyor. BİRBİRİNDEN ÖZEL SANATÇILARIN SESLERİ ORDU’DA YANKILANACAK Tayfun Gürsoy Parkı’nda gerçekleştirilecek ücretsiz konserler, festival boyunca birbirinden ünlü sanatçıların performanslarına ev sahipliği yapacak. 22 Ağustos Cumartesi – Mert Demir 23 Ağustos Pazar – Ferhat Göçer 24 Ağustos Pazartesi – Merve Özbey 25 Ağustos Salı – Kıraç 26 Ağustos Çarşamba – Poizi 27 Ağustos Perşembe – Sagopa Kajmer 28 Ağustos Cuma – Murat Boz 29 Ağustos Cumartesi – Ebru Yaşar 30 Ağustos Pazar – Buray ORDU’DA DOKUZ GÜNLÜK KÜLTÜR SANAT MARATONU BAŞLADI 22 AĞUSTOS 2026 – CUMARTESİ ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. FOTOMARATON ORDU & FOTOMARATON ÇOCUK – ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BİNASI ÖNÜ – 10.00 – 12.00 (YETİŞKİN & ÇOCUK) FotoMaraton Ordu ve FotoMaraton Çocuk etkinlikleri, katılımcıları Ordu’nun sokakları ve insanlarıyla buluşturacak. Fotoğraf tutkunları, kentin farklı noktalarında belirlenen temalar doğrultusunda çekecekleri karelerle Ordu’nun özgün hikayesini kendi bakış açılarıyla yorumlama fırsatı bulacak. Yarışma kapsamında çekilen fotoğraflar jüri değerlendirmesinin ardından dereceye giren eserlerle birlikte görünürlük kazanırken, seçilen kareler sergilenerek Ordu’nun festival boyunca oluşan görsel hafızasının bir parçası olacak. Çocuklara özel olarak gerçekleştirilecek FotoMaraton Çocuk ise minik fotoğrafçıları kentin keşfine çıkaracak. Çocuklar, Ordu’ya kendi pencerelerinden bakarak günlük yaşamdan, şehir manzaralarından ve karşılaştıkları renkli detaylardan özgün kareler yakalayacak; fotoğraf aracılığıyla şehri keşfetmenin ve kendi hikayelerini anlatmanın keyfini yaşayacak. EBRU ATÖLYESİ – TAŞBAŞI SANAT ALANI – 11.00 – 13.30 (YETİŞKİN) / 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) Ordu Kültür Yolu Festivali, geleneksel Türk kağıt süsleme sanatı olan ebru sanatını Taşbaşı Sanat Alanı’nda ziyaretçilerle buluşturuyor. Renklerin su üzerindeki dönüşümü Taliye Koşdemir eşliğinde keşfedecek katılımcılar her biri eşsiz eserleri Ebru Atölyesi’nde üretecek. Fırçalar yardımıyla serpilen boyalar dinamik bir biçimde şekiller oluştururken, katılımcılar da keşif dolu bir atölye keyfi yaşayacak. YAŞAYAN MİRAS SÖYLEŞİSİ: FINDIKÇILIK – TAŞBAŞI SANAT ALANI – 12.30 Karadeniz’in tarımsal üretimin de ötesinde toplumsal dayanışmayı, ortak emeği, halk inanışlarını barındıran köklü kültürel mirası olan fındıkçılık geleneği söyleşide anlatılacak. Taşbaşı Sanat Alanı’nda düzenlenecek “Yaşayan Miras Söyleşisi: Fındıkçılık” moderator Dr. Serkan Emir Erkmen ve konuşmacı Dursun Oğuz Gürsoy ile gerçekleşirken, katılımcılar fındıkçılığın yerel yaşam biçimini ve kültürel aidiyet hissini yansıtan bir miras unsuru olduğunu keşfedecek. 23 AĞUSTOS 2026 – PAZAR ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. AHŞAP MAKET YAPIM ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI - 11.00 / 13.30 Somut olmayan kültürel mirasın korunmasında büyük rol oynayan zanaat ahşap maket yapımı, atölye ile birlikte yeniden keşfedilecek. Tarihi yapıların, yöresel mimarinin ve kültürel objelerin ahşap işleme tekniğiyle minyatür ölçekte yeniden inşa yapılması anlamına gelen ahşap maket yapımı, Cihan Ataş’ın eşliğinde katılımcılarda sabır, hassas ölçümlendirme ve el işçiliklerini geliştirme fırsatı yaratacak. HÜSN-İ HAT ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 Türk hat sanatı olan ve İstam’ın etkisiyle şekillenmiş kutsal bir sanat olan Hüsn-i Hat, Fatsa Kültür Sarayı’nda Serkan Ataç ile birlikte düzenlenecek atölyede hayat bulacak. Osmanlı döneminde zarif bir üsluba ulaşan sanat, Türk-İslam kültürel mirasının temel unsurlarından biri olarak katılımcıların keşfine sulunacak. Ziyaretçiler, atölyede estetik yazı formlarını deneyimleyecek. 24 AĞUSTOS 2026 – PAZARTESİ ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. HESAP İŞİ İŞLEME ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00-13.00 Türk işleme sanatının geleneksel tekniklerinden biri olan hesap işi, kumaş iplikleri sayılarak uygulanan, geometrik ve simetrik desenleriyle öne çıkan bir nakış tekniğidir. Fatsa Kültür Sarayı’nda Reyhan Can Aktürk ile gerçekleştirilecek Hesap İşi İşleme Atölyesi’nde katılımcılar, bu geleneksel nakış tekniğini uygulamalı olarak tanıma ve deneyimleme fırsatı bulacak. Atölye süresince hesap işinde kullanılan malzemeler ve temel uygulama yöntemleri tanıtılırken, kumaş üzerinde ipliklerin sayımı, desenlerin oluşturulması ve işleme teknikleri detaylı olarak aktarılacak. TEZHİP ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 13.30 / 16.00 Geleneksel Türk bezeme sanatı olan tezhip, Fatsa Kültür Sarayı’nda ziyaretçilerle buluşacak. Katılımcılar Nalan Topkaya’nın eşliğinde düzenlenen Tezhip Atölyesi ile birlikte simetri, bitkisel motifler ve ince işçiliği öğrenirken, maneviyatı ve Türk sanat geleneğinin zenginliğiye de tanışacak. Atölye ile birlikte eserler canlı renklerle süslenecek. KÜTÜPHANEDE DRAMA – ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 Kütüphane Drama etkinliği, Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda Çocuk Gelişimi Mezunu ve Gönüllü Eğitmen Ayşegül Güçtaş’ın katılımıyla gerçekleştirilecek. Kitaplar ve hikayeler yaratıcı drama teknikleriyle canlandırılarak çocukların kütüphane aidiyet duygusu güçlendirilecek. Etkinlikle birlikte çocukların yaratıcılıkları, empati yetenekleri ve kişisel gelişimleri desteklenecek. 25 AĞUSTOS 2026 – SALI ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. KÖRÜKLÜ ÇİZME YAPIM ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 Anadolu’da özellikle kırsal yaşam ve atlı kültürle ilişkili olarak gelişmiş geleneksel deri işçiliği ürünü olan körüklü çizme yapımı atölye kapsamında Fatsa Kültür Sarayı’nda yer alacak. Diz altına kadar uzanan ve körük adı verilen katlı yapılı çizmeler, Türkay Yavaş ile düzenlenecek Körüklü Çizme Yapım Atölyesi katılımcıları tarafından yakından incelenerek deneyimlenecek. Günümüzde folklorik değerleriyle öne çıkan bu ürün, zanaatkarlık geleneğinin yaşayan bir örneği olarak ziyaretçilerle buluşacak. KÜÇÜK İYİLİKLER SOKAĞI - ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 Erken yaşta okuma alışkanlığını desteklemek, çağdaş çocuk edebiyatı eserlerini çocuklarla buluşturmak ve yerel değerleri yeni nesillere aktarmak amacıyla, Ordulu çocuk kitapları yazarı Gökhan Akçiçek ile “Küçük İyilikler Sokağı” adlı kitabı üzerine söyleşi gerçekleştirilecek. Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda düzenlenecek söyleşide; kitapta ele alınan iyilik, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi temel değerler çocukların dünyası üzerinden değerlendirilecek. BİTKİSEL ÖRÜCÜLÜK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 Fatsa Kültür Sarayı’nda Bahar Karaoğlu ile düzenlenecek Bitkisel Örücülük Atölyesi’nde doğal liflerin ve bitkisel materyaller el emeğiyle şekillendirilerek sepet, hasır, çanta gibi eşyalar hazırlanacak. Köklü bir geleneksel sanat olan bitkisel örücülük, atölye katılımcılarına anlatılırken aynı zamanda tasarımsal ürünler hazırlanabilecek. Ziyaretçiler, yeni bir zanaat öğrenirken ev dekorasyonunda da kullanılabilen eşyalar hazırlayarak keyifli anlar yaşayacak. 26 AĞUSTOS 2026 – ÇARŞAMBA ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. FİLOGRAFİ ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 Fatsa Kültür Sarayı’nda gerçekleşecek Filografi Atölyesi’nde çivi ve teller kullanılarak el sanatı tanıtımı yapılacak. Ahşap yüzey üzerine belirli aralıklarla çakılan civiler arasından renkli tellerin geçirilerek estetik desenlerin oluşturulduğu bu sanat dalı Ayşegül Aydemir eşliğinde düzenlenen atölye katılımcıları tarafından deneyimlenebilecek. Ziyaretçiler, el becerilerini ve tasarımsal yönlerini geliştirirken benzersiz bir geleneksel süsleme sanatıyla tanışma fırsatı yakalayacak. AİLE VE OKUMA KÜLTÜRÜ - ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 Ordulu Şair ve Yazarlar Birliği Derneği katkılarıyla eğitimci yazar Hicran Tercan Aktürk ve şair Gülten Özgül ile “Aile ve Okuma Kültürü” söyleşisi Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda katılımcılarla bir araya gelecek. Çocuklara rol model olma yöntemleri ve edebiyatın aile bağları üzerindeki etkileri sosyo-kültürel bir perspektifle aktarılırken, okuma kültürünün aileden topluma uzanan etkilerinin konuşulacağı bu anlamlı buluşmada, söyleşi ortamı katılımcıların deneyim ve görüşleriyle zenginleştirecek. SERAMİK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) Kökeni Orta Asya’ya uzanan ve Anadolu’da gelişerek özgün bir kimlik kazanan köklü zanaat seramik, Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında çocuklarla buluşuyor. Çamurun eşyaya dönüşüm yolculuğuna Yasemin Kurt eşliğinde Seramik Atölyesi’nde tanıklık edecek minikler, estetik dünyalarını biçimlendirerek yaratma fırsatı yakalayacak. Üretim süreciyle birlikte yepyeni bir deneyim kazanan çocuklar, Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenecek atölyede keyifli zaman geçirecek. 27 AĞUSTOS 2026 – PERŞEMBE ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. TESPİH YAPIMI ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 – 13.00 İbadet sırasında zikrin sayısını takip etmek amacıyla geliştirilen köklü zanaat Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında katılımcılarla buluşacak. Kadir Sağır ile düzenlenecek Tespih Yapımı Atölyesi festival kapsamında Fatsa Kültür Sarayı’nda yer alacak. Katılımcılar, tespihin yapım sürecini detaylarıyla keşfederken, aynı zamanda ölçü ve malzemeler açısından uyumlu olacak şekilde üretim yapmayı da öğrenecek. ÇİNİ ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 13.30 – 15.30 (YETİŞKİN) & 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) İznik ve Kütahya’da gelişen çini sanatı, zengin renkleri ve çiçek ile geometrik motifleriyle Fatsa Kültür Sarayı’nda yer alacak. İlkay Özdemir eşliğinde düzenlenecek Çini Atölyesi, katılımcıları kültürel mirasın sanatsal zenginliğiyle buluştururken, estetik ve zanaatkarlık alanlarında da bilgiler verecek. BELLEĞİNİ YİTİREN TİLKİNİN ÖYKÜSÜ P4C - ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 Erken yaşta okuma alışkanlığı, sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerini desteklemek amacıyla, “Çocuklar İçin Felsefe” (P4C) tekniğiyle “Belleğini Yitiren Tilkinin Öyküsü” adlı kitap üzerinden okuma ve farkındalık etkinliği Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda çocuklarla buluşacak. Aktivite ile birlikte çocukların hikayeyi yalnızca dinleyen değil, sorgulayan ve yorumlayan bireyler olmaları hedeflenirken; aynı zamanda öykü üzerinden neden-sonuç ilişkileri kurması, farklı bakış açılarını değerlendirmesi, düşüncelerini gerekçeleriyle ifade etmesi gibi becerileri de etkinlikle birlikte desteklenecek. ZEKİ MÜREN ŞARKILARI – ORDU DEVLET TİYATROSU SAHNESİ – 20.00 Türk müziğinin unutulmaz ismi Zeki Müren’in farklı makamlardan oluşan bestelerinin seslendirileceği “Zeki Müren Şarkıları” konseri, Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosu tarafından Ordu Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde gerçekleştirilecek. Müzikseverlerin nostalji dolu şarkılarla duygu dolu anlar yaşayacağı konserde, Zeki Müren’in birbirinden değerli eserleri solistler Berrak Seçkin ve Haydar Farabi Felamur tarafından seslendirilecek. Sanatçıların takdimiyle gerçekleştirilecek konser, Türk sanat müziğinin eşsiz eserleriyle izleyicilere benzersiz ve unutulmaz bir akşam yaşatacak. 28 AĞUSTOS 2026 – CUMA ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. BAKIRCILIK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 Fatsa Kültür Sarayı’nda Mehmet Kıyak eşliğinde düzenlenecek Bakırcılık Atölyesi ile saf bakır levhalar çekiç, kalem ve çeşitli el aletleri yardımıyla dövülerek, kazınarak ve şekillendirilerek estetik ve işlevsel eşyalara dönüştürülecek. Katılımcılar bu köklü zanaatla birlikte yepyeni bir el sanatı öğrenirken, kendi sanatlarını temsil eden eşyalar üretecek. SOKAK OYUNLARI – ORDU İL HALK KÜTÜPHANESİ BAHÇESİ – 14.00 Çocukları dijital ekran bağımlılığından uzaklaştırarak fiziksel aktiviteye yönlendirmek ve somut olmayan kültürel miras unsurlarını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla düzenlenen “Sokak Oyunları” atölyesi Ordu İl Halk Kütüphanesi Bahçesi’nde katılımcılarla buluşacak. Çocuk ve ebeveynlerin katılımıyla gerçekleşecek atölye ile birlikte geleneksel oyunlar oynanacak. Çocuklarda takım ruhu, arkadaşlık bağları ve aile içi iletişimler arasındaki bağ güçlendirilerek unutulmaz anlara imza atılacak. SERAMİK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 Kökeni Orta Asya’ya uzanan ve Anadolu’da gelişerek özgün bir kimlik kazanan köklü zanaat seramik, Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşuyor. Çamurun eşyaya dönüşüm yolculuğuna Yasemin Kurt ile Seramik Atölyesi’nde tanıklık edecek katılımcılar, estetik dünyalarını biçimlendirerek yaratma fırsatı yakalayacak. Üretim süreciyle birlikte yepyeni bir deneyim kazanan ziyaretçiler, Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenecek atölyede benzersiz zaman geçirecek. SAHRA SIHHİYE OKULU VE EĞİTİM MERKEZİ BÖLGE BANDO KOMUTANLIĞI – TAYFUN GÜRSOY PARKI – 19.00 Tayfun Gürsoy Parkı’nda “Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi Bölge Bando Komutanlığı” konseri gerçekleştirilecek. Dinleyiciler, 19 Mayıs Marşı’ndan Vatan Marşı’na ulaşan geniş repertuvar seslendirilen özel konserde unutulmaz bir akşam yaşayacak. 29 AĞUSTOS 2026 – CUMARTESİ KIRKYAMA ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 (YETİŞKİN) & 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) Fatsa Kültür Sarayı’nda Zeynep Çağan eşliğinde düzenlenecek Kırkyama Atölyesi’nde katılımcılar, çeşitli kumaş parçalarını bir araya getirerek değişik desenlerle dikecek. Eski tarihlerde ortaya çıkan bu sanatla birlikte ziyaretçiler hem geçmiş dönem zanaatıyla tanışacak hem de el sanatıyla tekniğe uygun bir şekilde birleştirerek el becerilerini geliştirecek. 30 AĞUSTOS 2026 – PAZAR MİNYATÜR ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI - 11.00 / 13.30 (YETİŞKİN) & 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenecek Minyatür Atölyesi, çocukları ve yetişkinleri sanatın renkli dünyasında keyifli bir yolculuğa davet ediyor. Filiz Demir eşliğinde gerçekleştirilecek atölyede katılımcılar, geleneksel minyatür sanatını yakından tanırken, birbirinden güzel minyatürleri kendi renkleri ve yaratıcılıklarıyla boyayacak. Hem sanatla iç içe olabilecekleri hem de birlikte üretmenin keyfini yaşayacakları atölyede, ortaya birbirinden renkli eserler çıkacak. FESTİVAL BOYUNCA SÜREN ETKİNLİKLER OSMANLI’NIN MUKADDES EMANETLERİ – ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BİNASI FUAYE ALANI – 08.00 – 17.00 Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri sergisi, Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında dokuz gün boyunca Ordulu sanatseverlerin ziyaretine sunulacak. Ordu Büyükşehir Belediyesi Binası Fuaye Alanı’nda düzenlenecek sergi, Osmanlı padişahları tarafından yazılmış hüsn-ü hat tablolarından, yüzyıllar boyunca büyük masraflarla hazırlanan surre alayları ile Haremeyn’e gönderilen surre kesesi, altınlar, Kâbe’nin iç ve dış örtüleri, Kâbe kuşağı parçaları ve Kur’an-ı Kerim’in usta hattatlarının yazdığı seçkin örnekleri bir araya getirecek. Eyüp Sultan’ın ardından Topkapı Sarayı’nda ziyarete açılmış olan kutsal örtü örneklerinin de bulunduğu sergide toplam 57 eser ziyaretçiler tarafından incelenebilecek. YAŞAYAN MİRAS: ORDU SERGİSİ – TAŞBAŞI SANAT ALANI – 10.00 – 19.00 Ordu’nun köklü kültürel birikiminden beslenen “Yaşayan Miras: Ordu Sergisi” seçkisinde, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış şehrin geleneksel sanatları, zanaatları, sözlü anlatım ve toplumsal birikimleri hayat bulacak. Festival boyunca her gün ziyarete açık olacak sergide; tezhip, minyatür, ebru, hat, çini, sepetçilik, seramik, dokuma işleri gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru yer alacak. Her bir unsur, yalnızca bir sanat ürünü değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir hafıza ve kimlik taşıyıcısı rolü üstlenirken; ziyaretçiler, sergi ile birlikte Ordu’nun kültürel hafızasına tanıklık etme ve geleneksel sanatların izini sürme fırsatı bulacak. YAŞAYAN MİRAS KISA FİLM GÖSTERİMLERİ - TAŞBAŞI SANAT ALANI – 10.00 – 19.00 Taşbaşı Sanat Alanı’nda gerçekleştirilecek “Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri”nde geleneksel sanatların görünmeyen yönleri sanatseverlerle bir araya gelecek. Gösterimde yer alan seçki ile birlikte kültürel mirasın yalnızca geçmişe ait değil, günümüzde de yaşayan bir değer olduğunu vurgulayan ustaların atölyelerinden yaşam hikayelerine değinilecek. Sanatseverler, 25 adet sanatçı ve zanaatkara yer verilen kısa film ile birlikte, geleneksel sanatların üretim süreçlerine, ustaların hikayelerine ve kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılma serüvenine tanıklık edecek. ÇOCUK KÖYÜ ETKİNLİKLERİ – DURUGÖL PARKI ÇOCUK ETKİNLİK ALANI – 15.00 – 20.00 Ordu, festival kapsamında çocukların da eğlence dünyasına ortak oluyor. Çocuk Köyü Etkinlikleri, Durugöl Parkı Çocuk Etkinlik Alanı’nda festival süresince her gün ziyarete açık olacak. Minikler, panayır çadırlarından şişme oyun parklarına, atölye çalışmalarından dijital oyunlara, yarışmalardan balon turuna dek uzanan sayısız etkinlikte hem öğrenecek hem de keyifli anlar yaşayacak. ASELSAN ÇOCUK ŞENLİĞİ - DURUGÖL PARKI ÇOCUK ETKİNLİK ALANI – 15.00 – 20.00 Müze gezisinden kitap okuma seanslarına, saha aktivitelerinden deneyim alanlarına uzanan geniş programıyla “Aselsan Çocuk Şenliği” çocukların eğlenceli vakit geçirmesini sağlayacak. Etkinlikler kapsamında yer alacak Tekno Macera Tırı ile ise katılımcı minikler, bilim ve teknoloji dolu faaliyetlerin içerisinde bulunma fırsatı yakalayacak. ETNOSPOR - DURUGÖL PARKI ÇOCUK ETKİNLİK ALANI – 15.00 – 20.00 Geleneksel sporları, oyunları ve kültürel değerleri farklı şehirlerde tanıtmak amacıyla hayata geçirilen mobil etkinlik platformu olan EtnoTır, Ordulu miniklere kültür deneyimi sunacak. Durugöl Parkı Çocuk Etkinlik Alanı’nda yer alacak Etnospor etkinlikleri, okçuluk, mas güreşi, mangala gibi alanlarda keyifli aktiviteler sunacak. Minikler bu alanlarda eğlence dolu anlar yaşarken aynı zamanda ebru, ıhlamur baskı gibi geleneksel el sanatları atölyeleriyle de üretim süreçlerine dahil olarak kültürel mirasla doğrudan temas kuracak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nevşehir Kültür Yolu Festivali’nde Toprak Sanata Dönüştü  Haber

Nevşehir Kültür Yolu Festivali’nde Toprak Sanata Dönüştü 

Kapadokya Üniversitesi Ürgüp Fabrika Yerleşkesi’nde ikincisi düzenlenen Çömlekçilik Atölyesi, katılımcılara kentin simge kültürel değerlerinden biri olan çömlekçilik geleneğini yakından deneyimleme fırsatı sundu. Hammaddesi çamur olan ve Anadolu'da binlerce yıllık geçmişe sahip çömlekçilik sanatı, atölyede uygulamalı olarak tanıtıldı. Uzman eğitmen eşliğinde çamura şekil vererek geleneksel çömlek yapım tekniklerini ve çömlekçi çarkını kullanmayı öğrenen katılımcılar, hem geleneksel üretim teknikleriyle buluştu hem de Nevşehir'in zengin kültürel mirasıyla kendi eserlerini üretmenin keyfini yaşadı. SÖZÜN ETKİSİ FARKLI BAKIŞ AÇILARI KAZANDIRDI Nevşehir Damat İbrahim Paşa Halk Kütüphanesi'nde gerçekleştirilen "Bir Medeniyet Meselesi Olarak Söz" başlıklı söyleşide, yazar Yasin Temel okurlarla bir araya geldi. Söyleşide sözün birey ve toplum üzerindeki etkisi, medeniyetin inşasındaki belirleyici rolü ve kültürel mirasımızdaki yeri entelektüel bir perspektifle ele alındı. Katılımcılar, yazarın değerlendirmelerini ilgiyle takip ederken söyleşi boyunca farklı bakış açıları üzerine fikir alışverişinde bulunma fırsatı yakaladı. “DİSTOPİK EVRENİN KÖHNE YAPILARI” SANATSEVERLERLE BULUŞMAYI SÜRDÜRÜYOR Sanatçı Melih Şentürk’ün geri dönüşüm malzemeleriyle hazırladığı diorama çalışmalarından oluşan ve Zuhal Erol küratörlüğünde düzenlenen “Distopik Evrenin Köhne Yapıları” sergisi festivalin yedinci gününde de ziyaretçilerin keşfine sunuldu. Güray Müze'de yer alan sergide doğa ve kaynakların korunmasına dikkat çekilirken, geri dönüşüm malzemelerinin sanatsal bir anlatımla yeniden hayat bulduğu eserler de öne çıktı. Sanatseverler, sergi ile birlikte sürdürülebilirlik ve çevre bilinci üzerine sorgulamalar yaşadı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kapadokya Semaları Balonlarla Şenlendi Haber

Kapadokya Semaları Balonlarla Şenlendi

Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen 7. Kapadokya Balon Festivali, festivalin ilk gününe damgasını vurdu. Gün doğumunda Göreme Festival Alanı'nda gerçekleştirilen Balon Festivali Festival Uçuşu aralarında özel şekillere sahip olan toplam 35 sıcak hava balonunu aynı anda gökyüzü ile buluşturdu. Kapadokya'nın eşsiz siluetini rengarenk görüntülerle donatan Balon Festivali’ne katılan yerli ve yabancı ziyaretçiler büyüleyici manzaraya şahitlik etti. Etkinlik, Kapadokya'nın doğal güzelliklerini bir kez daha gökyüzünden izleme fırsatı sundu. Festival heyecanı akşam saatlerinde Paşabağ Ören Yeri'nde düzenlenen Balon Festivali Night Glow Balon Show ile devam etti. Müzik eşliğinde ışıklandırılan sıcak hava balonlarının oluşturduğu görsel şölen, geceyi adeta açık hava sahnesine dönüştürürken, ziyaretçiler Kapadokya'nın büyüleyici atmosferinde unutulmaz anlar yaşadı. NEVŞEHİR’İN SOKAKLARI FOTOMARATON İLE ÖLÜMSÜZLEŞTİ Kapadokya Su ve Işık Sahnesi'nde düzenlenen FotoMaraton Nevşehir ile FotoMaraton Çocuk, fotoğraf tutkunlarını aynı heyecan etrafında bir araya getirdi. Amatör ve profesyonel fotoğrafçılar, gün içerisinde belirlenen temalar doğrultusunda Kapadokya'nın doğal ve tarihi güzelliklerini kadrajlarına taşırken; çocuklar da FotoMaraton Çocuk ile kente kendi gözlerinden bakarak festivalin en renkli karelerine imza attı. FotoMaraton etkinliği, her yaştan fotoğraf tutkunu katılımcılarla birlikte Nevşehir’i yepyeni ve özgün fotoğraflarla buluşturdu. GEÇMİŞİN İZLERİ SÖYLEŞİ VE ATÖLYELERDE YER ALDI Nevşehir Kültür Yolu Festivali, şehrin köklü tarihini günümüze taşıyan etkinliklere imza atıyor. Festivalin ilk günü yazar Oğuz Özdem'in katılımıyla Nevşehir İl Halk Kütüphanesi'nde gerçekleştirilen "Geçmişten Günümüze Nevşehir" söyleşisinde, kentin tarihi gelişimi, toplumsal belleği ve kültürel birikimi farklı yönleriyle değerlendirildi. Söyleşi ile birlikte Nevşehir’in tarihi, mübadele dönemi ve birbirinden özel bilgiler katılımcılarla paylaşıldı. Kapadokya Üniversitesi Ürgüp Fabrika Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen Kilim Dokuma Atölyesi, ziyaretçileri Anadolu'nun köklü dokuma geleneğiyle buluşturdu. Ziyaretçiler, geleneksel kilim dokuma tekniklerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı bulurken, atölye kültürel mirasın yaşatılmasına yönelik önemli bir buluşma noktası oldu. Aynı yerleşkede düzenlenen "Yaşayan Miras Söyleşisi: Halı ve Kilim" programında ise halı ve kilim sanatının tarihsel gelişimi, motiflerin kültürel hafızadaki yeri ve bu kadim geleneğin günümüze taşınma süreci ele alındı. Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen söyleşi ile birlikte katılımcılar geleneksel motiflerin taşıdığı sembolik anlamlar, doğal malzemelerin kullanımı ve usta-çırak ilişkisiyle sürdürülen dokuma kültürü üzerine kapsamlı bilgiler edindi. ÇOCUKLAR FESTİVAL HEYECANINI ÖZEL ETKİNLİKLERLE YAŞADI Kapadokya Üniversitesi Ürgüp Fabrika Yerleşkesi'nde düzenlenen Kilim Dokuma Atölyesi'nde çocuklar, Anadolu'nun köklü dokuma geleneğini eğlenerek öğrenme fırsatı buldu. Geleneksel kilim dokuma tekniklerini uzman eğitmenler eşliğinde deneyimleyen çocuklar, kültürel mirasın önemli unsurlarından biri olan kilim sanatını uygulamalı olarak keşfetti. Nevşehir Bebek ve Çocuk Kütüphanesi'nde gerçekleştirilen "Fikirden Fiile Etkinlikler Atölyesi" ise çocukların hayal güçlerini geliştiren uygulamalı çalışmalarıyla ilgi odağı oldu. Çocuklar, atölye ile birlikte üretmenin ve paylaşmanın keyfini yaşadı. Festivalin en renkli duraklarından biri olan Çocuk Köyü de gün boyunca çocukların neşesine ev sahipliği yaptı. Renkli sahne gösterileri, yaratıcı atölyeler, oyun alanları ve interaktif etkinliklerle buluşan çocuklar, aileleriyle birlikte festival coşkusunu doyasıya yaşadı. Gün boyunca devam eden programlar, minik ziyaretçilere hem eğitici hem de eğlenceli anlar yaşattı. Nevşehir Kültür Yolu Festivali, konserlerden sergilere, söyleşilerden atölyelere, gastronomiden çocuk etkinliklerine uzanan zengin programıyla Kapadokya'nın tarihi ve kültürel atmosferini 9 Ağustos’a dek sanatla buluşturmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kars’ta Başladı! Haber

Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kars’ta Başladı!

Gastronomi ve Sinemanın Buluşması Kars’ta Festivalin ilk etkinliği öncesinde açılış konuşmasını gerçekleştiren Uluslararası Gastronomi Film Festivali (UGFF) Kurucu Direktörü Gülper Ergün, “Bu yola çıkarken, Anadolu'nun zengin kültürel mirasını gastronomi ekseninde sinemanın güçlü anlatım diliyle uluslararası arenaya taşıyıp, hak ettiği değeri dünya vitrininde buluşturmayı hedefledik. Tabii ki bu yolculuğu düşünürken en önemli lokasyonlarımızdan biri Kars'tı. Şu anda yakından keşfettiğimiz ve bulunduğumuz için çok mutlu olduğumuz bir lokasyondayız. Kars’ın katman katman bir kültürü ve kültürel mirası var. O yüzden bizim için çok anlamlı bir lokasyon. Buradan çok beslenerek gideceğimize inanıyoruz. Ve umuyoruz ki geçen nisan ayında Londra'da olduğu gibi Kars'ı değişik uluslararası lokasyonlarda da tanıtabilme şerefine nail oluruz.” dedi. İlk Gün Dolu Dolu Etkinliklerle Sürdü Festivalin ilk etkinliği olan “Gastro Sınıf: Mutfağın Vicdanı: Gastronomide Etik ve Sürdürülebilirlik”te Efe Çetin ve Yalçın İnam festival katılımcılarıyla buluştu. Efe Çetin, Kars gastronomisinin yalnızca kaz, gravyer ve diğer yöresel ürünlerden ibaret olmadığını, bu ürünlerin gerçek değerini doğru işleyen, doğru tanıtan ve hikâyesini misafirlere doğru şekilde aktaran şeflerin belirlediğini ifade etti. Çetin, Kars mutfağının en önemli unsurlarından birinin ise üreticilerin yıllara yayılan emeği, sabrı ve özverisi olduğunu vurguladı. Yalçın İnam ise festival fikrini ilk kez dört yıl önce duyduğunda büyük heyecan yaşadığını belirterek, "Festivalin birçok edisyonunda destekçi oldum. Kars'ta böyle bir organizasyonun hayata geçmesi için de elimden gelen katkıyı sundum. Kars'ı çok seviyorum ve böylesine kültürel bir etkinliği memleketimize kazandırmayı kendimize bir sorumluluk olarak gördük." dedi. Etkinliğin ardından UGFF Uluslararası Yarışma Kısa Belgesel Seçkisi kapsamında “Salyangozun Yolculuğu, The Table ve Agop'un Kazı” belgesellerinin gösterimleri gerçekleştirildi. Günün bir diğer etkinliği olan UGFF Söyleşisi “Ustalık, Zanaat ve Hikâye: Bir Yemeği Kültüre Dönüştüren Nedir?” kapsamında ise Derya Oruçoğlu’nun moderatörlüğünde Cüneyt Asan, Hazer Amani, Suat Yılmaz ve Süleyman Tarakçı festival katılımcılarıyla bir araya geldi. Etkinlikte konuşan Suat Yılmaz, “Babamı kaybettikten sonra, dokuz kardeşli bir ailenin en büyük erkek çocuğu olarak sorumluluğu üstlenmek zorunda kaldım; İstanbul'da mutfakta ve bulaşıkta başlayan yolculuğum, bugün Beylerbeyi ve Göztepe'de yaklaşık 22 yıldır hizmet veren iki restoranla devam ediyor. Biz yalnızca balık servis etmiyoruz; her tabağın bir hikaye taşıdığına inanıyor, Çıldır Gölü'nün balığını ve Kars'ın zengin gastronomi kültürünü misafirlerimizle buluşturmaktan büyük gurur duyuyoruz.” dedi. Cüneyt Asan ise “Her şey çocuklukta başlıyor. Hikayeniz yoksa hikaye olursunuz. Coğrafya kaderdir derler genel de değil mi? Aslında değiştirmezseniz kaderdir ama coğrafyanızı değiştirirseniz eğer kader olmaktan çıkar. Gerçek emektir, dünyanın en kutsal teri alın teridir. Yeterince koyduğunuzda hak olarak mutlaka size geri gelir. İşte bizdeki hikayede bu, biz mecburen hikaye yazmak zorunda olanlardanız. Bugün binlerce çocuk yetiştirdim, etle ilgili tüm devrimleri yaptım, sildim ve yeni baştan etin hikâyesini yazdım.” dedi. Hazer Amani de “Hayatınızda para harcayarak zengin olabileceğiniz tek şey tatil yapmak. Ama kültür tatili yapmak. Benim her yaptığım tatilde tamam bütün kazandığım parayı yaptığım bu tatillere, yaptığım bu gezilere ve seyahatlere harcadım. Ama her gittiğim ülkeden de her gittiğim şehirden de bir sürü şey kattım kendime. Onlar benim silahlarım oldu. Sırtımda onlara taşımaya başladım.” dedi. Süleyman Tarakçı ise “İnsanların yerleşik hayata geçtiği andan itibariyle yerine sahip çıkan, geliri koruyan, doğurgan olan ve yönetmen olan hep kadın oldu. Dolayısıyla yine bir bölge kalkınacaksa, yine bizim kadınımızın eliyle kalkınacağına inanıyorum. Yöresel mutfakların markalaşması ve sürdürülebilirliği, kültür emperyalizmine karşı bir dirençtir.” dedi. Kars’ta Söyleşilerle Dolu Bir Gün Festivalin ilk günü Singapurlu Mimar Kay Ngee Tan’ın gerçekleştirdiği “UGFF Söyleşi: Hikayeler Anlatan Mekanlar Tasarlamak” ile devam etti. Kay Ngee Tan, Kars’ta olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Orhan Pamuk’un Kar kitabını okuduğunu da belirten Tan, bundan yıllar önce Kars’ta Ani’ye geldiğini ve buranın doğal güzelliğinin kendisine birçok şey anlattığını söyledi. Tan, Singapur’un tarihi ve mimari yapısından örneklerle söz etti ve şu ana kadarki çalışmalara dair örnekler ile gelecek dönem planlarını aktardı. Tan ayrıca, mevcut olanı üzerinden değiştirip, kullanılabilir bir hale getirdiklerini söyledi. Festival, Taşkın Çağatay Yamen’in moderatörlüğünde Aliona Palazhchenko, Deniz Zeyrek’in katılımıyla gerçekleştirilen “UGFF Söyleşi: Sofradan Perdeye; Kars'ın Kültürel Hafızası” etkinliği ile sürdü. Aliona Palazhchenko, uzun süre önce Rusya’dan Türkiye’ye geldiğini ve Ankara’da yaşadığını belirtti. Palazhchenko, uzun yıllardır gazetecilik mesleğini devam ettirdiğini, Türkiye’de aynı zamanda kültür sanat alanına yöneldiğini belirtti. Kars’a ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Palazhchenko, yöresel lezzetlerle ilgili sürekli olarak yurt dışındaki arkadaşlarına bilgiler verdiğini ve bu lezzetleri aktardığını söyledi. Aliona Palazhchenko’dan sonra söz alan Deniz Zeyrek, “Benim aklımda sinemayla, yemek arasında bir bağlantı var. Her zaman bunu söylerim. Bir şehri tanımak istiyorsanız önce mutfağına bakın. Sonra hikayelerine bakın. O şehri daha iyi tanımak istiyorsanız yemeklerinin hikayesine bakın. Gerçekten de baktığımız zaman bizim kültürümüzde yemek sadece karın doyuran, açlığı gideren bir şey değil. Hepsi bir geçmişe, bir hikayesi ve bir anlamı var. İşte sinemada böyle bir şey.” dedi. Festivalde Sine Sınıf etkinlikleri kapsamında İnan Ercan’ın moderatörlüğünde, Ertuğrul Karslıoğlu, Faruk Hacıhafızoğlu ve Reis Çelik’in katılımlarıyla “Kars Filmleri Üzerine” etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Reis Çelik, “1973'ten beri belgesel yapmaya çalışıyorum. İlk yola çıktığım belgesellerin başında süregelen kültür geliyor. Kars geliyor. Neden Kars geliyor? Çünkü bir az önceki arkadaşlarımızın söylediği gibi bu coğrafya; tarihin, kültürün ve sanatın ciddi olarak birbirine geçtiği enteresan bir kent. Yani burada çekilen bütün filmlerin hepsi bana göre aynı zamanda belgesel.” dedi. Reis Çelik de Kars’ın çok farklı bir yapısının olduğunu vurguladı. Çelik, “Bana göre ki öyle de yemek kültürü, sanatı, müziği... Bir sadeleşme kültürü var burada. Çok şehirde rastlamayacağınız bir sadeleşme kültürü var. Bu kültürün bu kadar sadeleşmiş söylem konusunda da kendisini ifade etmek konusunda da Türkiye'den çok ayrılan bir özelliği var. Hikaye anlatma geleneği burada oldukça gelişmiş. Herhangi bir köylüde, herhangi bir sıradan bir insanda... Bir edebiyatçı gibi bakar olaya ve anlatmaya başlar. Biz tarlaya yoğurt götürüyorduk diye... Ne götürüyorsun diye sorduğun zaman... Evdeki olaydan başlar, yoğurdu oraya gelmesine... Gittiğinde neler olacağını hepsine çok güzel bir şekilde anlatır.” dedi. Faruk Hacıhafızoğlu ise: “Kars'ta film yapmak böyle bir şey oldu. Ama çok güzel oldu. Neden çok güzel oldu? Çünkü hiçbir şeyi esirgemedik Kars'ta. Yani Kars'ta 100 yıllık tarihin en azından ben 50 yıllık tarihime dair kimisinin ismini verdik, kimisinin türküsünü, kimisinin ezanını. Bir şehirde geçmişiyle beraber boşluk bıraktığımız bir şey kalmadı. O yüzden biz şehrin filmini yaptık. Hikayesini ona göre kurduk. Oyuncularda, şehrin kendisi bir karakter oldu. Çocukluk arkadaşlarım bir karakter oldu.” dedi. Festivalde ayrıca Rıza Sönmez’in yönetmenliğini üstlendiği "Orhan Pamuk'a Söylemeyin Kars'ta Çektiğim Filmde Kar Romanı da Var" filminin gösterimi yapıldı. Gösterim sonrasında Sönmez, festival katılımcılarının sorularını yanıtladı. Filmde 130’dan fazla Kars’tan insanın oynadığını vurgulayan Sönmez, filmin isminde reklamcılık kalıplarını kullandıklarını, Orhan Pamuk’un isminin geçmesinin filme büyük katkı sunduğunu söyledi. Sönmez ayrıca filmde, Orhan Pamuk’un Kar ve Masumiyet Müzesi romanlarına göndermeler olduğunu söyledi. Festivalde ilk gün, Stephen Chbosky yönetmenliğini üstlendiği Nonnas (Büyükanneler Restoranı) filminin açık hava gösterimiyle son buldu. Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nde Heyecan Devam Ediyor! Festivalin ikinci günü Boğatepe’de devam edecek. Festivalde ikinci gün kültürel miras, eğitim ve sinemayı buluşturan etkinlikler gerçekleştirilecek. Müze açılışları, belgesel gösterimleri, yönetmen söyleşileri ve eğitim odaklı panellerle bölgenin tarihi ve kültürel birikimi farklı yönleriyle değerlendirilecek. Günün sonunda ise Kars Merkez’de düzenlenecek açık hava gösterimiyle sinemaseverler bir araya gelecek. Festivalin son gününde katılımcılar, Ani’de düzenlenecek kültürel gezi programında bir araya gelecek. Tarihi mirasın yerinde deneyimleneceği programla festival, Kars’ın tarihini, gastronomisini ve sinema kültürünü bir araya getiren bütüncül bir deneyimle sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kars’ta Başlıyor Haber

 Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kars’ta Başlıyor

Uluslararası Gastronomi Film Festivali'nin Kars edisyonu, 10-12 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival, Gastro Sınıf ve Sine Sınıf etkinliklerinden UGFF söyleşilerine, Uluslararası Yarışma Kısa Belgesel Seçkisi gösterimlerinden açık hava film gösterimine, belgesel gösterimleri ve söyleşilere uzanan zengin bir etkinlik programına ev sahipliği yapacak. Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin Yeni Durağı “Kars” Urla, Londra ve Çeşme edisyonlarının ardından rotasını Kars'a çeviren Uluslararası Gastronomi Film Festivali, üç gün boyunca Kars Merkez, Boğatepe ve Ani'de sinema, gastronomi, kültürel miras ve eğitimi buluşturan zengin programıyla katılımcılarla buluşacak. Festivalin ilk günü Kars Merkez’de gerçekleştirilecek panel, söyleşi, belgesel ve film gösterimleriyle başlayacak. Sinema ve gastronomi ekseninde düzenlenecek etkinliklerde sürdürülebilirlik, kültürel miras, mekan tasarımı, yerel mutfak kültürü ve Kars’ın sinemadaki yeri farklı disiplinlerden isimlerin katılımıyla ele alınacak. Festivalin ikinci günü Boğatepe’de devam edecek programda kültürel miras, eğitim ve sinemayı buluşturan etkinlikler gerçekleştirilecek. Müze açılışları, belgesel gösterimleri, yönetmen söyleşileri ve eğitim odaklı panellerle bölgenin tarihi ve kültürel birikimi farklı yönleriyle değerlendirilecek. Günün sonunda ise Kars Merkez’de düzenlenecek açık hava gösterimiyle sinemaseverler bir araya gelecek. Festivalin son gününde katılımcılar, Ani’de düzenlenecek kültürel gezi programında bir araya gelecek. Tarihi mirasın yerinde deneyimleneceği programla festival, Kars’ın tarihini, gastronomisini ve sinema kültürünü bir araya getiren bütüncül bir deneyimle sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.