Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Söyleşi

Kapsül Haber Ajansı - Söyleşi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Söyleşi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2. Nilüfer Karadeniz Festivali Sona Erdi Haber

2. Nilüfer Karadeniz Festivali Sona Erdi

Karadeniz kültürünün farklı renklerini bir araya getiren 2. Nilüfer Karadeniz Festivali sona erdi. Festivalin son gününde Balat Atatürk Ormanı, çeşitli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Bursa Aşçılar Derneği şefleri katıldıkları atölyede kuymak yapımının inceliklerini paylaştı. Kurulan kazanlarda yapılan kuymaklar, daha sonra mısır ekmeği ve çay eşliğinde ikram edildi. Program Bursa Horon Eğitim Kültür ve Sanat Derneği’nin, performansı ile devam etti. Otçu Göçü eşliğinde alana gelen halk oyunu ekibi, performansları ile dikkat çekti. Karadeniz müzikleri eşliğinde horon tepen ekibe, vatandaşlar da katıldı. Samet Piyaleoğlu’nun sahne alması ile coşku yükseldi. Sanatçı, kemençe eşliğinde şarkılarını seslendirdi. KÜLTÜR SANAT DA KONUŞULDU Festival, kapsamında Karadeniz kültürünün sineması da ele alındı. Şenay Aydemir’in moderatörlüğünde yönetmenler Tayfun Pirselimoğlu, Vuslat Saraçoğlu ve Mustafa Kara keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Yönetmenler, sinemada gösterilen Karadeniz’in bazen gerçeklikten uzaklaştığını vurgulayarak, bölgenin gerçek hikayelerini ve eski yazlık sinema kültürünü dinleyicilerle paylaştı. MÜZİK ZİYAFETİ Söyleşinin ardından sahne alan müzik grubu Samida, geleneksel Karadeniz ezgilerini özgün tarzlarıyla yorumladı. Aynı zamanda yerli ve yabancı parçalar da seslendiren grup, sahne performansları ile alanı dolduran binlerce kişiyi coşturdu. HERKESİN SESİNİN YANSIDIĞI NİLÜFER Gecenin sonunda Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, eşi Nuray Özdemir ile birlikte sahneye çıkarak, sanatçıları tebrik etti. Festivale katılan vatandaşlara teşekkür eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’de yaşayan her kültürün ve insanın sesinin yansıdığı bir kent yaratmak için çalıştıklarını kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nâzım Hikmet Nilüfer’de Anıldı Haber

Nâzım Hikmet Nilüfer’de Anıldı

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, Nâzım Hikmet Ran’ın ölümünün 63’nci yıl dönümünde Beşevler Mahallesi’ndeki Nâzım Hikmet Çınarlığı’nda anma programı düzenledi. Anma etkinliğine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ile eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları ve vatandaşlar katıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir yaptığı konuşmada, Nâzım Hikmet’in herkesin hayatına dokunmuş bir yazar olduğunu söyledi. Nâzım Hikmet’in mücadeleci bir ruha sahip olduğunu anlatan Başkan Şadi Özdemir, “Hayatının önemli bir kısmını hapiste geçirmiş, bir kısmını da sürgünde geçirmiş bir şair olarak hiçbir zaman kendisiyle ilgili bir isyanını ben okumadım. Hep hasretini, mücadeleyi öne çıkarmış bir şair. Her zaman nerede olursa olsun, hep umutlu olmayı, mücadeleci olmayı öne çıkarmış bir şair” dedi. “BURSA CEZAEVİ MÜZE OLABİLİRDİ” Nâzım Hikmet’in Bursa cezaevinde yatmış olmasının ayrıca bir anlamı olduğunu dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Şehirler aslında hikayeleriyle markalaşır, değerleriyle markalaşır ve biz Bursa Cezaevi’ni koruyamadık doğrusu. Orhan Kemal, İbrahim Balaban, Deniz Gezmiş, Cihan Alptekin buralarda yatmış. Hem kültürel miras açısından hem de somut olmayan kültürel mirası açısından çok kıymetli bir yerimiz olmasına rağmen cezaevini koruyamadık ne yazık ki. Oysaki bugün orası bir müze olsaydı ben inanıyorum ki her gün binlerce insan başka şehirlerden gelip Nâzım’ın yattığı yeri görmek isterdi. Ama ne yazık ki o elimizden alındı” dedi. “İYİ BİR GÖZLEMCİYDİ” Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, Nâzım Hikmet’in Bursa ile anılmış şair ve yazar olduğunu söyledi. Yazarın Bursa’dan birçok eseri olduğunu belirten Aydın, “Nâzım, uluslararası anlamda da çok önemli bir şair. Çok iyi de bir gözlemci. Ülkeyi samimi bir şekilde anlayan, anlatan, bir yandan eleştirel bakan birisi. Kendi asrının hakkını vermiş bir isim” dedi. “ŞİİRLERİ, MISRALARI YAŞIYOR” Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ise, Nâzım Hikmet’in umudun ve mücadelenin şairi olduğunu söyleyerek, “Emeğin şairi Hasan Hüseyin Korkmazgil, ‘Haziran’da ölmek zor’ demişti. 3 Haziran 1963’te kaybettik ustayı ama o günden beri hala onun şiirleri, mısraları yaşıyor. İnsanların hayatlarında yaşıyor ve aşkta yaşıyor. O yüzden Nâzım Hikmet yaşadıkça, umudumuz yaşadıkça, mücadelemiz yaşadıkça, özgür yarınlara hep ulaşma umudumuz var” dedi. Konuşmaların ardından Halil İbrahim Özcan’ın moderatörlüğünde; Şafak Baba Pala ve Güney Özkılınç’ın anlatımlarıyla bir söyleşi gerçekleştirildi. Halil İbrahim Özcan konuşmasında, Nâzım Hikmet’in evrensel bir şair olduğunu vurguladı. Güney Özkılınç ise Nâzım Hikmet’in toplumsal etkisi ile dönüştürücü rolü olduğunu ve halk tarafından sahiplenildiğini söyledi. Nâzım Hikmet’in hayatından kısa anekdotlar anlatan Özkılınç, resim yaparken kullandığı bazı gereçleri bulduklarını ve Bursa Kent Müzesi’ne kazandırıldığını söyledi. Şafak Baba Pala ise yazarın Bursa ile ilgili yazdığı şiirler ve metinler üzerinden konuşarak, Nâzım Hikmet’in Bursa ile olan bağını anlattı. Nilüfer Kent Tiyatrosu oyuncuları da Nâzım Hikmet’in şiirlerini seslendirirken, B&B Celo Duo grubu da müzik dinletisi sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Geride Kaldı Haber

Manisa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Geride Kaldı

Yaşayan Miras sergileri, geleneksel sanat atölyesi ve FotoMaraton etkinlikleri yoğun ilgi görürken, her yaştan ziyaretçi festival coşkusunu gün boyu hissetti. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali, kültür ve sanatı Türkiye’nin dört bir yanına taşıyarak şehirlerin özgün kimliğini ve kültürel zenginliğini görünür kılmaya devam ediyor. Tarihi dokusu, kültürel birikimi ve festival boyunca ev sahipliği yaptığı etkinliklerle öne çıkan Manisa ziyaretçilerine sanatla iç içe güçlü bir festival başlangıç sundu. MANİSA’DA SERGİLER ÖNE ÇIKIYOR Festival kapsamında Manisa’da kapılarını açan sergiler, geleneksel mirastan kutsal emanetlere uzanan geniş içeriğiyle sanatseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Farklı temalarda hazırlanan sergiler, ziyaretçilere hem kültürel hafızayı yakından tanıma hem de zengin sanat birikimini deneyimleme fırsatı sundu. Manisa Müzesi Etkinlik Salonu’nda sanatseverlerle buluşan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi, Osmanlı padişahlarının kutsal topraklara duyduğu bağlılığı ve Haremeyn’e uzanan tarihsel mirası gözler önüne serdi. Hüsn-i hat levhaları, surre alaylarıyla gönderilen keseler, Kâbe’nin iç ve dış örtülerine ait parçalar, Kâbe kuşağı detayları ve seçkin Kur’an-ı Kerim nüshalarıyla şekillenen sergi; ziyaretçileri adeta manevi bir yolculuğa çıkardı. Saray geleneklerinden süzülen bu özel seçki, Osmanlı’nın mukaddes emanetlere verdiği değeri etkileyici bir anlatımla sanatseverlerle buluşturdu. Fatih Sergi Salonu’nda kapılarını açan “Yaşayan Miras: Manisa Sergisi” ise kentin somut olmayan kültürel miras unsurlarını görünür kılarak ziyaretçileri geleneksel sanatlarla buluşturdu. Tezhip, minyatür, katı’, çini, filografi, seramik, porselen, ebru, deri işleri, iğne oyası, dokuma işleri,taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsurunu bir araya getiren sergi; ustaların el emeğini, bilgi birikimini ve estetik anlayışını yansıttı. FOTOĞRAF TUTKUNLARI FESTİVALDE BULUŞTU Festival kapsamında gerçekleştirilen “FotoMaraton Manisa” ve “FotoMaraton Çocuk”, fotoğraf tutkunlarını şehri farklı bir gözle keşfetmeye davet etti. Profesyonel ve amatör katılımcılar belirlenen temalar doğrultusunda Manisa’nın tarihi dokusunu, gündelik yaşamını ve kültürel zenginliğini kadrajlarına taşırken; çocuklar da aileleriyle birlikte fotoğrafın yaratıcı dünyasıyla buluştu. Gün boyunca renkli anlara sahne olan etkinlik, festivalin en hareketli ve ilgi gören buluşmalarından biri olarak öne çıktı. YAŞAYAN MİRAS SÖYLEŞİLERLE GELECEĞE TAŞINDI Festival kapsamında gerçekleştirilen “Yaşayan Miras Söyleşisi: Zeytincilik”, bölgenin önemli üretim geleneklerinden biri olan zeytinciliği odağına aldı. Programda zeytinciliğin tarihsel geçmişi, üretim biçimleri ve toplumsal yaşam içerisindeki yeri ele alınırken, katılımcılar bu köklü mirasa dair kapsamlı bilgiler edinme fırsatı buldu.Zeytincilik geleneğinin kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi birikimine dikkat çekilen söyleşi, festivalin yaşayan miras temalı etkinlikleri arasında yer aldı. GELENEKSEL SANAT YENİ KUŞAKLA BULUŞTU Festival kapsamında düzenlenen Çinicilik Atölyesi, geleneksel el sanatlarını yeni kuşaklarla buluşturdu. Çinicilik Atölyesi’nde Türk çini sanatının geleneksel üretim teknikleri ve estetik dili katılımcılarla buluştu. İznik ve Kütahya’da gelişen bu köklü sanat; zengin renkleri, çiçek ve geometrik motifleriyle dikkat çekerken sır altı, sır üstü, mozaik ve renkli sır gibi tekniklerle Osmanlı estetiğinin önemli bir taşıyıcısı olarak öne çıktı. Katılımcılar, ustalar eşliğinde çini sanatının inceliklerini deneyimleme imkânı buldu. MİNİK ZİYARETÇİLER FESTİVALİN NEŞESİ OLDU Festival kapsamında kurulan “Çocuk Köyü”, minik ziyaretçileri eğlence ve keşif dolu etkinliklerle buluşturdu. Şişme oyun parkları, dijital oyun alanları, panayır çadırları, yaratıcı atölyeler, geleneksel yarışmalar ve Karagöz atölyesiyle çocuklar gün boyu keyifli vakit geçirirken; VR Balon Turu gibi interaktif deneyimler etkinlik alanına renk kattı. Ailelerin de yoğun ilgi gösterdiği Çocuk Köyü, festivalin en neşeli buluşma noktalarından biri oldu. “Aselsan Çocuk Şenliği” ise Tekno Macera Tırı ile çocukları bilim ve teknolojiyle buluşturdu. Teknoloji sergileri, artırılmış gerçeklik deneyim alanları, interaktif dijital kitap uygulamaları, bilim şovları ve Mucitler Müzesi Sergi Alanı ile çocuklara yeni nesil bir öğrenme ve keşif ortamı sunuldu. Etkinlik, çocukların bilime ve teknolojiye olan ilgisini artıran en dikkat çekici festival duraklarından biri olarak öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanal Gerçeklik, İstanbul Modern Sinema’da Haber

Sanal Gerçeklik, İstanbul Modern Sinema’da

Deniz Tortum ve Sister Sylvester’ın birlikte yazıp yönettikleri VR projesi Gölgezaman, dünya prömiyerini 2023 yılında Venedik Film Festivali’nde gerçekleştirmesinin ardından Türkiye prömiyerini İstanbul Modern’de yapıyor. Adını, çağımız için türetilmiş yeni bir kelimeden alan Gölgezaman, aynı anda birbiriyle uzlaşması imkânsız iki farklı zamanın içinde yaşama hissini tarif ediyor: Bir çocuk için kahvaltı hazırlarken, onun yaşamı boyunca binlerce yıllık bir çiçek türünün yok olacağını bilmek ya da trafikte işe yetişmeye çalışırken motorunuzdaki yakıtın tarih öncesi canlıların sıkışmış kalıntılarından oluştuğunu fark etmek gibi. Proje, bu zamansal ve duygusal çelişkileri sanal gerçeklik ve simülasyon teorisi üzerinden keşfe çıkıyor. Sanal dünyada var olmak; iki bedene, dört ele ve iki kalbe sahip olmak, aynı anda iki ayrı dünyada yaşamak anlamına geliyor. İzleyici, bu çift katmanlı dünyanın gizemli rehberi Alma ile birlikte iklim krizi, yas, hafıza ve sanal olanın bir kaçış mı yoksa yeni bir varoluş biçimi mi olduğu üzerine düşünürken, sanal alanı da aynı anda iki yerde ve iki zamanda var olmayı öğrenebileceğimiz bir deneyim alanı olarak keşfediyor. Sanal gerçeklik üzerine söyleşi Gölgezaman’a paralel olarak 11 Haziran Perşembe günü yönetmen Deniz Tortum, araştırmacı Nurten Bayraktar, akademisyen Reşat Fuat Çam ve küratör/yazar Karen Cirillo’nun sanal gerçeklik teknolojisini ve bu kavramı farklı açılardan ele alacağı bir söyleşi düzenleniyor. Dijital bir Nuh’un Gemisi Program kapsamında ayrıca Deniz Tortum ve Sister Sylvester’ın kısa deneme filmi Our Ark (2021), 11 ve 18 Haziran Perşembe günleri İstanbul Modern Sinema’da gösteriliyor. Film, gezegensel çöküşe karşı bir güvence olarak “yedek kopyalar” yaratma fikrini tekno-ütopyacı bir vizyonun merkezine yerleştiriyor. “Digital Life” adlı şirketin yürüttüğü gerçek bir projeden yola çıkan yapım, yok olma riski taşıyan hayvanların üç boyutlu kopyalarını üreterek dijital bir “Nuh’un Gemisi” yaratma fikrine odaklanıyor. “Gezegeni yedekleme” düşüncesinden hareket eden film, teknoloji, doğa ve gelecek tahayyülü arasındaki kırılgan ilişkiye dair sorular ortaya atıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüyap Eskişehir 5. Kitap Fuarı Kapılarını Açtı Haber

Tüyap Eskişehir 5. Kitap Fuarı Kapılarını Açtı

Anadolu’nun kültür, sanat ve eğitim başkentlerinden biri olan Eskişehir, bölgenin önemli kültürel buluşmalarından birine bir kez daha ev sahipliği yapıyor. Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından ve Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle düzenlenen Eskişehir 5. Kitap Fuarı, gerçekleştirilen açılış töreniyle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Eskişehir Valiliği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Ticaret Odası ve Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen fuar, yalnızca Eskişehir’den değil çevre illerden gelen kitapseverleri de bir araya getiriyor. Edebiyat Dünyasının Önemli İsimleri Okurlarla Buluşuyor Eskişehir Kitap Fuarı, yayıncılık dünyasının önemli temsilcilerini kitapseverlerle buluşturarak kültür ve edebiyat dolu bir atmosfer sunuyor. 126 yayınevi, marka, yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleşen fuarda; Müge İplikçi, Murat Yetkin, Naim Babüroğlu, Üstün Dökmen ve Sinan Meydan gibi tanınmış isimlerin yanı sıra aralarında D.N. Archeron, Emre Gül, Loresima, Maral Atmaca ve N.G. Kabal’ın da bulunduğu genç yazarlar da imza günlerinde okurlarıyla bir araya geliyor. Fuar Şehrin Ekonomisini Olumlu Etkiliyor Açılış töreninde konuşan Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, fuarın Eskişehir’in kültürel yaşamı kadar şehir ekonomisine de katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Eskişehir, kültür ve sanat dünyasının ülkemizdeki en önemli şehirlerinden biri. Çok farklı etkinliklere, kültürel buluşmalara ev sahipliği yapıyor. Eskişehir Kitap Fuarı’nın da bu etkinlikler içerisinde ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum. Beş yıldır sürdürdüğümüz bu fuar, Eskişehir’in kültür ve edebiyat dünyasına önemli katkılar sağlıyor. Çocuklarımızın, öğrencilerimizin kitaplarla iç içe olması, yazarlarla buluşması ve kitabın ne kadar değerli olduğunu deneyimlemesi açısından çok önemli bir etkinlik. Bu yıl 120 binin üzerinde ziyaretçi bekliyoruz. Bunun yaklaşık 30 bini şehir dışından, çevre illerden gelecek. Bu da fuarın şehir esnafına ve ticari ekosisteme önemli katkı sunduğunu gösteriyor. Bu yıl 126 yayınevi, sivil toplum kuruluşu, kamu kurum ve kuruluşları ile dernekler fuarda yer aldı. Dokuz gün boyunca yaklaşık 400 yazarımızı, şairimizi, eleştirmenimizi, sanatçımızı kitapseverlerle buluşturacağız.” Etkinlikler Gençler İçin İlham Oluyor Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri Nazlı Berivan Ak, dikkatimizin sürekli dağıldığı bu çağda, odağımızı yeniden toplayan en önemli unsurun kitaplar olduğunu ifade ederek, "Kitap fuarları yalnızca kitap satın alınan yerler değil; yazar, yayıncı ve okurun birebir buluştuğu alanlardır. Özellikle yayıncılık dünyasına adım atmak isteyen gençlerimiz için bu fuarların ilham verici, çok özel mekanlar olduğuna inanıyoruz." dedi. Eskişehir'in üç üniversitesiyle eğitim ve sanat alanında öne çıkan çağdaş bir şehir olduğunu vurgulayan Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Güler ise "Oda olarak kültür ve sanat hayatına değer katmayı çok önemsiyoruz. Beşinci kez ev sahipliği yaptığımız bu fuarın, hem şehrimize hem de bölgemize önemli kazanımlar sağlayacağına yürekten inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Eskişehir’e En Çok Yakışan Organizasyon Tepebaşı Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu, kitap fuarının Eskişehir’e en çok yakışan organizasyonlardan biri olduğunun altını çizerek, şehrin kültürel kimliğine değer katan bu fuarı, özellikle çocukları kitaplarla buluşturması açısından son derece kıymetli bulduklarını dile getirdi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Ünal da dijitalleşmenin yoğun yaşandığı günümüzde gençlerin kitaplarla güçlü bağ kurmasının önemine değinerek, "Kitaplar, toplumları geleceğe taşıyan en güçlü araçlardır. Kültür ve sanatla anılan şehrimizin böylesine anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmasından büyük gurur duyuyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Kitapların insanlığın ortak hafızasını taşıdığına dikkat çeken Eskişehir Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik ise okuyan toplumların düşünen, üreten ve geleceğe yön veren toplumlara dönüştüğünü vurguladı. Şenlik, toplumun entelektüel gelişimine katkı sunan kitap fuarlarını, özellikle çocukların ve gençlerin kitaplarla kurduğu bağın güçlenmesi adına çok önemsediklerini belirtti. 71 Etkinlikle Kapsamlı Kültür Deneyimi Eskişehir 5. Kitap Fuarı, yalnızca kitap satış alanlarından oluşan bir organizasyon olmanın ötesine geçerek ziyaretçilerine çok yönlü bir kültür deneyimi sunuyor. Toplam 71 etkinlikten oluşan program kapsamında söyleşi, şiir dinletisi, müzik dinletisi ve atölyeler düzenlenirken; özellikle öğrenci ve çocuklara yönelik etkinlikler de yoğun ilgi görüyor. Katılımcı yayınevleri ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla hazırlanan etkinlikler, ziyaretçilere farklı kültürel deneyimler sunarken şehrin kültürel yaşamına da katkı sağlamayı hedefliyor. Eskişehir 5. Kitap Fuarı, 9 – 17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Eskişehir Ticaret Odası - Tüyap Fuar Merkezi’nde 10.00 – 19.30 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aydın Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Coşkusu  Haber

Aydın Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Coşkusu 

Tralleis, Nysa ve Milet gibi köklü medeniyetlere ev sahipliği yapan kentte festivalin ilk gününde; atölyelerden sergilere, söyleşilerden çocuk etkinliklerine uzanan dopdolu bir program sanatseverlerle buluştu. AYDIN KÜLTÜR YOLU’NDA SERGİLER ÖNE ÇIKTI Aydın, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatın farklı disiplinlerini buluşturan kapsamlı bir sergi programına ev sahipliği yapıyor. Kentin dört bir yanına yayılan bu seçkiler; Aydın’ın antik çağlardan günümüze uzanan kültürel katmanlarını sanatla harmanlayarak ziyaretçilere çok yönlü bir keşif imkanı sunuyor. Vali Yazıcıoğlu Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşan Burak Erim’in “Düşlere Yolculuk” sergisi, izleyiciyi renkler ve düşler arasında içsel bir yolculuğa davet etti. Her bir eserin hayal gücü ile gerçeklik arasında kurduğu özgün anlatım diliyle öne çıktığı sergi, aynı zamanda Tamer Levent’in “Sanata Evet” çağrısının bir yansıması olarak sanatın birleştirici, iyileştirici ve özgürleştirici gücünü ortaya koydu. Atilla Koç Kültür Merkezi’nde yer alan “Korunan Zaman: Arkeolojik Mirasın Görsel Yolculuğu” sergisinde, müze uzmanı ve fotoğraf sanatçısı Muhammed Diler’in objektifinden yansıyan kareler ziyaretçilerle buluştu. Kültürel mirasın korunması ve belgelenmesine odaklanan sergi, fotoğrafı yalnızca bir kayıt aracı değil, geçmişin estetik değerlerini günümüze taşıyan güçlü bir anlatım biçimi olarak ele alıyor. Hakan Yaralı’nın küratörlüğünde hazırlanan sergi, Aydın’daki antik kentlere ait görsel seçkisiyle sanatseverlere buluştu. Aydın Arkeoloji Müzesinde ziyaretçilerin ilgisine sunulan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi ise Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihi mirası bir araya getiriyor. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, Hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshalarından oluşan seçkin eserler yer alıyor. Atilla Koç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen “Yaşayan Miras: Aydın Sergisi”nde hüsn-i hat, kaligrafi, tezhip, minyatür, çini, ebru, dokuma, ahşap ve sedef işleri başta olmak üzere pek çok geleneksel sanat ve zanaat unsuru bir araya getirilerek ziyaretçilere kapsamlı bir kültürel deneyim sundu. FESTİVALİN İLK GÜNÜ SÖYLEŞİ VE ATÖLYELERLE ZENGİNLEŞTİ Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Aydın’da düzenlenen etkinlikler, fotoğraftan sinemaya, söyleşilerden geleneksel el sanatlarına uzanan zengin içerikleriyle kenti çok yönlü bir kültür ve sanat platformuna dönüştürerek her yaştan sanatseveri aynı çatı altında buluşturmaya devam ediyor. “FotoMaraton Aydın” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinlikleri, Aydın Atatürk Kent Meydanı’nda fotoğraf tutkunlarını bir araya getirdi. Gün boyunca kentin farklı noktalarını kadrajlarına taşıyan katılımcılar, Aydın’ın tarihi dokusunu, kültürel zenginliğini ve günlük yaşamını fotoğraf aracılığıyla yorumlama fırsatı bulurken; çocuklara özel düzenlenen etkinlik ise küçük yaşta sanatsal farkındalığın gelişmesine katkı sundu. Yoğun ilgi gören FotoMaraton etkinlikleri, kenti sanatla keşfetmenin dinamik ve yaratıcı bir yolu olarak öne çıktı. Atilla Koç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Yaşayan Miras Buluşması: Körüklü Çizme” söyleşisi, kentin somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan körüklü çizme geleneğine odaklandı. Alanında uzman bir konuşmacı eşliğinde düzenlenen programda, körüklü çizme kültürünün tarihsel arka planı, üretim süreçleri ve toplumsal hayattaki yeri ele alınırken; katılımcılar bu kadim geleneğe ilişkin kültürel pratikleri ve sözlü anlatımları yakından tanıma fırsatı buldu. Aynı mekanda düzenlenen “Yaşayan Miras Olarak Havut: Devecilik Kültürünün Kadim İzleri” söyleşisinde ise deve süsleme sanatının ve devecilik kültürünün köklü zanaatlarından biri olan havutçuluk ele alındı. Programda, havut yapımındaki teknik inceliklerden kullanılan geleneksel malzemelere, estetik anlayıştan ustadan çırağa uzanan aktarım sürecine kadar pek çok başlık değerlendirildi. Havutçuluğun yerel kimlik, toplumsal hafıza ve törensel kültürle kurduğu bağ vurgulandı. Tekstil Park Sanat Galerisi ve Atilla Koç Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Sepet Örücülüğü Atölyesi”, “Keçe Atölyesi”, Ebru Atölyesi ve Çömlek Atölyesi katılımcılara usta eğitmenler eşliğinde üretim süreçlerini deneyimleme imkanı sunarken, köklü el sanatlarının inceliklerini uygulamalı olarak aktardı. Yoğun ilgi gören atölyeler, kültürel mirasın yaşatılmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağladı. KURTULUŞ MÜCADELESİ AYDIN’DA BEYAZ PERDEYE TAŞINDI Şükran Güngör-Yıldız Kenter Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilen “Kanlıbahçe” kısa film gösterimi, izleyicileri Kurtuluş Savaşı yıllarına taşıdı. Aydın’da Yunan işgali sırasında halkın ve efelerin verdiği milli mücadeleyi konu alan film, adını Mursallı’da yaşanan mezalimden alan hikayeyi çarpıcı bir anlatımla beyaz perdeye aktardı. Yoğun ilgi gören gösterim, izleyicilerden büyük beğeni topladı. AYDIN KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE ÇOCUK ETKİNLİKLERİNE YOĞUN İLGİ Festival kapsamında çocuklara özel hazırlanan etkinlikler, eğlence ve öğrenmeyi bir araya getirerek minik ziyaretçilere kültür ve sanatla iç içe keyifli bir deneyim sunuyor. Tekstil Park’ta kurulan “Çocuk Köyü” etkinlikleri kapsamında; şişme oyun parkları, dijital oyunlar, panayır çadırları, atölye çalışmaları, geleneksel yarışmalar, Karagöz atölyesi, VR balon turu ve çeşitli oyun alanları ile çocuklara eğlence dolu bir festival deneyimi yaşatıldı. Alanda gerçekleştirilen “Keçe Atölyesi” ise minik katılımcıları geleneksel el sanatlarıyla buluşturarak hem eğlenceli hem öğretici bir deneyim sundu. Festival kapsamında çocuklara yönelik hazırlanan etkinlikler arasında yer alan “Aselsan Çocuk Şenliği”, Tekstil Park’ta kurulacak etkinlik alanında minik ziyaretçilerle buluştu. Eğitici ve eğlenceli içeriklerin bir araya getirildiği şenlikte, çocuklar teknoloji ve bilim temelli aktivitelerle keyifli vakit geçirirken aynı zamanda yeni deneyimler kazanma fırsatı buldu. Aydın İl Halk Kütüphanesi, kitap ve çocuk etkinliklerine ev sahipliği yaparak festival süresince edebiyat ve kültür odaklı buluşmaların merkezi oldu. Bu kapsamda Sema Yaylı ve İlhan Yaylı tarafından gerçekleştirilen “Origamili Masallar” etkinliğinde “Karar Dağları” kitabı üzerine bir söyleşi düzenlendi, program sonunda yazar tarafından imzalanan kitaplar katılımcılara hediye edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Heyecanı Haber

Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Heyecanı

TARİHİN VE SANATIN IŞIĞINDA BULUŞAN SERGİLER Şanlıurfa, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, birbirinden özel sergilere ev sahipliği yapıyor. Şehrin farklı noktalarına yayılan sergiler, tarih, sanat ve kültürel mirası bir araya getirerek her yaştan sanatseveri ağırlıyor. 2025 yılının “Aile Yılı” temasından ilhamla hazırlanan “Hâne” sergisi; aile, yuva ve nesiller arası bağları geleneksel İslam sanatlarının estetik diliyle ele alıyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda ziyaretçilerle buluşan sergide; 13 hat, 17 seramik hat, 12 tezhip, 6 tarihi hat eseri, dijital eserler, geometrik desenlerden oluşan kandiller ve mermer işleme celî sülüs eser yer alıyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşan bir diğer sergi de Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihi mirası ziyaretçilerle buluşturan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi oldu. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, İstanbul’daki önemli müze koleksiyonlarından seçilen Hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshalarından oluşan 57 eser yer alıyor. “Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi”nde ise, Hüsn-i hat, kaligrafi, tezhip, minyatür, katı, çini, cilt, seramik, porselen, ebru, ahşap işleri, sedef işleri, metal işleri, dokuma işleri, işlemeler, halı, kilim, tesbih, taş baskı, lüle taşı, taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru bir araya getirilerek Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerle buluştu. FESTİVAL ATÖLYELER VE SÖYLEŞİLERLE RENKLENDİ Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi İç Avlu’da başlayan “FotoMaraton” etkinliğinde her yaştan onlarca fotoğrafçı, festivalin en güzel karelerini yakalamak için yarıştı. “Yaşayan Miras Söyleşisi: Mırra” programında katılımcılar, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde bir araya gelerek kentin önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan mırra geleneği üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdi. Etkinlikte; söyleşi ve atölye programlarıyla zenginleşen festival içeriğinin sunduğu çok yönlü deneyim ile geleneksel sanat atölyelerinin uygulamalı öğrenme imkanı sağlaması çerçevesinde verimli bir paylaşım ortamı oluşturuldu. DOĞA VE TARİHİN İZİNDE KEŞİF YÜRÜYÜŞLERİ “Neolitik İnsanın İzinde 12.000 Yıllık Hikâye: Taş Tepeler Yürüyüşü” kapsamında ise katılımcılar, Çakmaktepe, Sayburç ve Ayanlar hattında düzenlenen yürüyüşlerde bir araya gelerek tarihin izlerini sürme fırsatı elde etti. Bozova/Çatak’ta düzenlenen “Kano” etkinliği ile katılımcılar, bölgenin doğal su güzergahı üzerinde gerçekleştirilen parkurda bir araya gelerek hem sportif bir deneyim yaşama hem de doğa ile iç içe vakit geçirme imkanı buldu. Etkinlik kapsamında katılımcılara, su sporlarının temel dinamikleri eşliğinde farklı bir keşif ortamı sunularak doğa ve kent yaşamını bir arada deneyimleme fırsatı sağlandı. “Takoran Vadisi Doğa Yürüyüşü” etkinliğinde katılımcılar, Fırat Nehri’nin doğal atmosferiyle şekillenen ve yaklaşık 20 kilometre uzunluğa sahip Takoran Vadisi’nde bir araya gelerek bölgenin eşsiz doğal güzelliklerini yakından tanıma imkanı buldu. FESTİVAL ÇOCUKLAR İLE ŞENLENDİ Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Arkeopark’ta dokuz gün boyunca içinde birbirinden renkli aktivitelerin, atölye çalışmalarının, sahne gösterilerinin, tiyatroların, oyun alanlarının ve daha birçok etkinliğin yer aldığı “Çocuk Köyü” minik misafirlerini ağırlamaya başladı. “Küçük Kalbimde Neler Oluyor: Pırpır Sakinleşiyor” etkinliğinde Çağrı Odabaşı, aynı adlı kitabı üzerinden çocuklarla Şanlıurfa Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi’nde bir araya gelerek minik katılımcılara hikayenin dünyasını yakından tanıma imkanı sundu. Etkinlikte; “Çocuk Köyü” kapsamında dokuz gün boyunca gerçekleştirilen renkli aktiviteler, atölye çalışmaları, sahne gösterileri, tiyatrolar ve oyun alanlarıyla çocuklara çok yönlü bir deneyim alanı oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Müzik, Yemek ve Göç Hikayeleri Harmanlandı Haber

Nilüfer’de Müzik, Yemek ve Göç Hikayeleri Harmanlandı

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen, Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla gerçekleşen “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” programının bu ayki konukları, araştırmacı Durmuş Durukan ve Zeynep Mısra Türker oldu. Bayram geleneklerinden göç hikayelerine uzanan söyleşide, yemeğin sadece doyurucu bir fiziksel ihtiyaç değil, aynı zamanda kültürel bir bellek ve toplumsal bir ifade biçimi olduğu vurgulandı. Etkinliği, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da takip etti. Söyleşide konuşan Durmuş Durukan, yemek sosyolojisi ve hamur işlerinin toplumsal hayattaki yeri üzerine yaptığı araştırmaları aktardı. Siyaset bilimi, medya ve kültürel çalışmalar alanında eğitimini mutfak sanatlarıyla birleştiren Durukan, Anadolu’da otuza yakın ili gezerek hamur işleri üzerine saha çalışmaları yaptığını belirtti. LEZZETLERE SOSYOLOJİK BAKIŞ Modern gastronomi trendleri ile geleneksel lezzetleri sosyolojik bir pencereden kıyaslayan Durukan, hamur işlerinin ekonomik kriz dönemlerindeki işlevine dikkat çekti. Durukan, “Popüler kültürde füzyon mutfağı veya şatorbiryan gibi lezzetler trend olurken, Kürt böreği gibi geleneksel hamur işleri usta-çırak ilişkisiyle ve 50 yıldır değişmeyen yapısıyla varlığını sürdürüyor. Enflasyonun arttığı dönemlerde insanların hamur işine yöneldiğini görüyoruz. Börek, kapitalizme hizmet eden modern gastronomi mekanların aksine, insanın gündelik öğünlerini daha uygun maliyetle geçiştirmesini sağlıyor ve günü kurtarıyor” ifadelerini kullandı. ÇERKEZ KÜLTÜRÜ VE YEMEKLERİ Çerkez kültürü ve yemekleri üzerine tez çalışmaları yapan Zeynep Mısra Türker ise, Çerkez diasporasının mutfak alışkanlıklarının ardındaki tarihi travmalara değindi. 21 Mayıs 1864 Çerkez Sürgünü’nün toplum üzerindeki derin etkilerini anlatan Türker, sürgün sırasında Karadeniz’de yaşanan büyük can kayıpları nedeniyle Çerkezlerin balık tüketmekten kaçındığını, bunun yerine et ve et ürünleri ağırlıklı bir beslenme rutini geliştirdiklerini ifade etti. Geleneksel “Haluj” yapımının sadece bir mutfak mesaisi olmadığını belirten Türker, “Kadınların bir araya gelerek haluj yapması, aslında diasporada yaşayan bir halkın anavatanla bağlarını canlı tutma çabasıdır. Bu buluşmalar, kimliğin çocuklara ve gençlere aktarıldığı, birlik ve beraberliğin pekiştirildiği çok önemli bir kültürel aktarım alanıdır” dedi. Gastronomi, tarih ve sosyolojinin iç içe geçtiği söyleşi, kültürel dokuya uygun müzik ve yöresel lezzet sunumlarıyla renklendi. Katılımcılara pelür kağıdına sarılı Kürt böreği, Paskalya çöreği ve Antakya kahkesi ikram edilirken; bu kültürel çeşitliliğe Fairouz şarkıları ve “Leylim Ley” ezgileri eşlik etti. Baharın gelişinin gelincik şerbetiyle kutlandığı gece, tomara tavası ikramı ve Çerkez Derneği’nin sunduğu coşkulu müzik ve dans performansıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

7. İzmir Kitap Fuarı Kapılarını Açıyor Haber

7. İzmir Kitap Fuarı Kapılarını Açıyor

Yayınevleri, sahaflar, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları ve kültür kurumlarının katılımıyla hayata geçirilen İZKİTAP; İzmir’i 17-26 Nisan 2026 tarihleri arasında 10 gün boyunca edebiyat ve yayıncılık dünyasının önemli buluşma noktalarından biri haline getirecek. Binlerce kitabın okurlarla buluşacağı organizasyon, yazarları, şairleri, akademisyenleri, gazetecileri ve sanatçıları aynı çatı altında bir araya getiren kapsamlı bir kültür platformu niteliği taşıyor. Bu yıl fuarda, yaklaşık 200 katılımcı yer alırken 400’e yakın yazar, şair, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarla buluşacak. Program kapsamında söyleşi ve imzalarla birlikte 500’e yakın etkinlik hayata geçirilecek. Ünlü yazarlar geliyor Fuar programı; edebiyattan tarihe, güncel tartışmalardan toplumsal meselelere uzanan geniş bir içerik sunacak. Söyleşi ve panellerde alanında öne çıkan isimler okurlarla buluşurken, fuar süresince düzenlenecek etkinlikler ziyaretçilere çok yönlü bir kültür deneyimi yaşatacak. Fuar boyunca Ahmet Ümit, Ayşe Kulin, Beyhan Budak, Coşkun Aral, Enver Aysever, İnci Aral, Mehmet Eroğlu, Mine Söğüt, Murat Menteş, Mustafa Balbay, Naim Babüroğlu, Nasuh Mahruki, Saygı Öztürk, Selçuk Şirin, Serhan Asker, Sinan Meydan, Suat Çağlayan, Şükrü Erbaş, Yekta Kopan’ın da aralarında bulunduğu birbirinden değerli isimler, imza günleri ve etkinliklerle okurlarıyla bir araya gelecek. Ayrıca, farklı alanlardan gazeteci, akademisyen ve düşün insanları da fuarın zengin içeriğine katkı sunacak. Onur konuğu yazar Oya Baydar İZKİTAP’ın onur konuğu, çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden Oya Baydar olacak. Roman ve denemelerinde bireyin toplumsal değişimlerle kurduğu ilişkiyi, kent yaşamını, belleği ve siyasal dönüşümleri ele alan Baydar; güçlü anlatımı ve düşünsel derinliğiyle edebiyat dünyasında özgün bir yere sahip. Uzun yıllara yayılan yazarlık serüveni boyunca çok sayıda esere imza atan yazar, fuar kapsamında 18 Nisan günü, imza ve söyleşisi ile Ahşap Sahne’de okurlarıyla buluşacak. Prof. Dr. İlber Ortaylı anılacak Kısa süre önce yaşamını yitiren Prof. Dr. İlber Ortaylı için adını taşıyan İlber Ortaylı Kütüphanesi önünde 18 Nisan Cumartesi saat 14.00’te kardeşi Nuriye Ortaylı ve kızı Tuna Ortaylı Kazıcı’nın katılımıyla anma etkinliği düzenlenecek. Sergiler Fuar boyunca İzmirliler, Pakistan Pavyonu’nda 19 Nisan’a kadar Ece Türkel ve Fatih Şimşek’in seramik eserler sergisini, yine Pakistan Pavyonu’nda 23 Nisan’da açılacak Uluslararası Işık Seramik Yarışması Seramik Sergisi’ni ve Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde Cem Sağbil’in Dünyada Hala Çiçek Açıyor Sergisi’ni, 10.00 - 20.00 saatleri arasında ziyaret edebilecek. Çocuklar buraya İZKİTAP, her yaştan ziyaretçiye hitap eden çok yönlü bir kültür ortamı sunacak. Aileleriyle birlikte fuarı ziyaret eden çocuklar, ilk kitaplarını seçmenin heyecanını yaşarken; bu ortak deneyim alanı kuşaklar arası bir kültür buluşmasına dönüşecek ve okuma alışkanlığının gelişmesine, edebiyatın gündelik yaşamın bir parçası haline gelmesine katkı sağlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, fuara ev sahipliği yapan Kültürpark’ta gerçekleştirilecek. Söyleşiler, atölyeler, sahne etkinlikleri, yaratıcı drama çalışmaları, masal anlatımları ve interaktif etkinliklerle alan, bayram haftasında edebiyat ve sanatla iç içe bir buluşma noktasına dönüşecek. İZKİTAP - 7. İzmir Kitap Fuarı, 10 gün boyunca 10.00 - 20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Kitapseverler, fuarla ilgili daha fazla bilgiye, imza ve etkinlik programına kitapizmir.com adresinden ulaşabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.