Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Söyleşi

Kapsül Haber Ajansı - Söyleşi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Söyleşi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Filistin’in Hikâyesi Nilüfer’de Beyazperdeye Yansıdı Haber

Filistin’in Hikâyesi Nilüfer’de Beyazperdeye Yansıdı

Nilüfer Belediyesi tarafından Filistin halkının yaşadığı zorlukları, kültürel direnişi ve insan hikayelerini sinemanın gücüyle anlatmak için düzenlenen “Filistin Sinema Günleri”, Konak Kültürevi’nde devam ediyor. 15 Ocak’a kadar sürecek gösterimlerdeki özel buluşmalardan biri, Nawras Abu Saleh’in “Büyük Gelen Palto” gösterimiyle gerçekleşti. Gösterime ve ardından yapılan söyleşiye Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de katıldı. Filistin’deki 1987 – 2011 yılları arasını kapsayan, İntifada ve Oslo Anlaşması süreçlerine tanıklık eden bir gencin hikâyesini konu alan film, ismini eski bir Filistin inanışından alıyor. İnanışa göre rüyada kendisine büyük gelen bir palto giydiğini gören kişi, taşıması zor ve büyük bir sorumluluk üstlenir. Yönetmen Saleh, Filistin davasını “masumların üzerine giydiği ve onlara büyük gelen bir palto” olarak betimlediği filminde, kahramanın çocukluktan gençliğe uzanan değişimini ve işgal altındaki yaşam mücadelesini beyazperdeye taşıyor. “FİLİSTİNLİLER ZOR ZAMANLARDA BİLE GÜLÜMSEYEBİLİR” Gösterimin ardından düzenlenen söyleşide izleyicilerin sorularını yanıtlayan yönetmen Nawras Abu Saleh, filmin yapım sürecini ve sinemaya bakış açısını izleyicilerle paylaştı. Mühendislik eğitimini yarıda bırakarak sinemaya yöneldiğini belirten Saleh, bu kararının nedenini şu sözlerle açıkladı: “Batı sinemasında Filistinliler sürekli kötü ve terörist olarak gösteriliyor. Kendi kendime sordum; en temel haklarımız elimizden alınırken, bu kadar eziyet görürken nasıl kötü taraf biz oluyoruz? Eğer biz kendi hikâyemizi anlatmazsak, zalimler tersini anlatacak. Bizim görevimiz kendi hikâyemize sahip çıkmak.” Filistinlilerin sadece acı çeken insanlar olarak görülmemesi gerektiğini, zor zamanlarda bile gülebilen, normal insanlar olduklarını vurgulayan Saleh, filmde bu yüzden mizahi unsurlara da yer verdiğini belirtti. “SANAT, DİRENİŞİ ANLATMANIN EN GÜÇLÜ YOLU” Söyleşinin ardından yönetmen Nawras Abu Saleh’i tebrik eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanatın toplumsal olaylardaki birleştirici gücüne vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Orta Doğu’da süregelen zulme karşı sinema; acıları dünyaya duyurmanın ve direnişi anlatmanın en güçlü yollarından biri. Nilüfer Belediyesi olarak, insanlık onurunu ve adaleti merkeze alan, kültürel belleği diri tutan tüm sanatçıların yanındayız” ifadelerini kullandı. Başkan Şadi Özdemir, günün anısına Nawras Abu Saleh’e hediye verdi. Filistin Sinema Günleri, 15 Ocak tarihine kadar Konak Kültürevi’ndeki gösterimlerle devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şairin Şiir Evreni’nin Konuğu Akif Kurtuluş Oldu Haber

Şairin Şiir Evreni’nin Konuğu Akif Kurtuluş Oldu

Nilüfer Belediyesi, edebiyat dünyasının usta isimlerini Bursalı okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Nâzım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirilen “Şairin Şiir Evreni” söyleşi dizisinin bu ayki konuğu, Türk şiirinin ve düşünce dünyasının önemli isimlerinden Akif Kurtuluş oldu. Şair Altay Öktem’in moderatörlüğünde gerçekleşen buluşmada Kurtuluş; şiir anlayışı, edebiyatın toplumsal işlevi hakkında paylaşımlarda bulundu. “HAYATIMA YENİ SORULAR EKLEMEK İÇİN ŞİİR YAZDIM” 40 yılı aşan edebiyat yolculuğunda belirli bir poetika veya kılavuzla yola çıkmadığını belirten Akif Kurtuluş, şiirin hazır cevaplar sunmadığını ifade etti. Edebiyatın doğru cevap verme peşinde koşmadığını söyleyen Kurtuluş, “Ben hayatıma yeni sorular eklemek için şiir yazdım. Edebiyatla hiçbir şeye hazır cevap vermek istemedim. Edebiyat doğru cevap vermenin peşinde değildir. Eğer edebiyatla ilgili konuşuyorsak, elimizde bir doğru cevap şablonu yoktur” diye konuştu. “HAKİM KİMLİKLERLE YÜZLEŞMEDEN EDEBİYAT YAPILMAZ” Edebiyatın, yazarın kendi kimlikleri ve çevresiyle hesaplaşması ile mümkün olabileceğine değinen yazar, bu sürecin sancılı olduğunu vurguladı. Toplumdaki hakim kimliklerin sorgulanması gerektiğinin altını çizen Kurtuluş, şöyle devam etti: “Erkeğim, Türküm, Sünniyim. Bunların hepsi hakim kimlikler. Bu hakim kimliklerle yüzleşmeden edebiyat yapamazsınız. Kadın cinayetlerinin yaşandığı, eril dilin hakim olduğu bir ülkede, bu kimlik terbiyesiyle hesaplaşmadan, kendinizi yeniden tarif etmeden edebiyat yapılamayacağına inandım. Edebiyat etimolojik olarak ‘edep’ten gelse de bu arayış beni ‘edepsiz’ kıldı. Çünkü bu yüzleşme, yerleşik ahlak ve terbiye anlayışının dışına çıkmayı gerektirir. Edebiyat huzur arayanların işi değildir. Kutsallarınızı kapının önünde bırakmaya hazır değilseniz, edebiyat hayatınızda olmasın.” 1970’li ve 80’li yılların şiir iklimindeki “biz” dili ile kendi şiirlerindeki “ben” vurgusu arasındaki farka da değinen Akif Kurtuluş, toplumsal meselelere duyarlı olmakla birlikte bireysel vicdanın önemine dikkat çekti. O dönemde toplumdaki yanlışları ve şiddeti görmezden gelemediğini belirten Kurtuluş, “Ben” demenin bencillik olmadığını, aksine kişinin kendiyle ve dünyayla boğuşması anlamına geldiğini ifade etti. Söyleşi Akif Kurtuluş’un okurların sorularını yanıtlaması ve kitaplarını imzalaması ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KARAVANİST, Ziyaretçilerini Ağırlamaya Başladı Haber

KARAVANİST, Ziyaretçilerini Ağırlamaya Başladı

Türkiye’de karavan, kamp ve outdoor sektörünün en kapsamlı buluşma noktası olan KARAVANİST, 6. kez kapılarını açtı. Tüyap Fuarcılık Grubu tarafından, Karavan Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (KAITED) iş birliği ve Ulusal Kamp ve Karavan Federasyonu (UKKF) desteğiyle düzenlenen fuar, ilk günden yoğun ziyaretçi ilgisiyle karşılandı. Hedef 70 bin üzeri ziyaretçi 70 binin üzerinde online bilet kaydının gerçekleştiği fuarda, organizasyon sonuna kadar ziyaretçi sayısının bu rakamın üzerine çıkması hedefleniyor. 100’ün üzerinde firma ve firma temsilciliğinin yer aldığı fuar, yalnızca yerli katılımcıların değil, uluslararası profesyonellerin de odağında. Balkanlar, MENA bölgesi ve Avrasya başta olmak üzere 75 ülkeden 1.000’i aşkın uluslararası profesyonel ile Türkiye genelinden 70 binden fazla doğa tutkununun fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. "Yeni bir rekora imza atacağız" Fuarın açılış töreninde konuşan Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Gökalp Gökdemir, organizasyonun ulaştığı büyüklüğe ve gördüğü uluslararası ilgiye dikkat çekti. Gökdemir konuşmasında şunları kaydetti: "Bu yıl 6. kez kapılarını açtığımız KARAVANİST ile sektörde Türkiye'nin en büyük fuarını organize etmenin gururunu yaşıyoruz. 3 salonda, 100'den fazla firma ve firma temsilciliği katılımıyla gerçekleştirdiğimiz fuarımız, bu alandaki en kapsamlı buluşma noktası olacak. Şu an itibarıyla 70 ülkeden 70 binden fazla online ziyaretçi kaydı almış durumdayız. Bu yoğun ilgi, bu yıl ziyaretçi sayısında yeni bir rekora imza atacağımızın en net göstergesi. Tüm katılımcılarımıza ve ziyaretçilerimize teşekkür ediyoruz." Karavandan tiny house’a geniş ürün yelpazesi KARAVANİST, ziyaretçilerini doğa yaşamına yönelik ürün ve çözümleri tek çatı altında buluşturuyor. Fuarda; motokaravan, campervan, çekme karavan ve özel amaçlı karavanların yanı sıra, son dönemde ilgi gören tiny house ve mobil ev üniteleri ile off-road 4x4 arazi taşıtları sergileniyor. Ana araçların haricinde, karavan iç donanım mobilyaları, mutfak ve banyo modülleri, ısıtıcı-klima sistemleri ve güneş panelleri gibi kritik yan sanayi ürünleri de meraklılarıyla buluşuyor. Outdoor tutkunları için ise çadırlar, uyku tulumları, kamp mobilyaları, outdoor giyim, bisiklet ve e-scooter gibi geniş bir aksesuar yelpazesi fuarda yerini aldı. Sadece bir fuar değil, deneyim merkezi KARAVANİST, ticari bir platform olmanın ötesinde düzenlediği 17’yi aşkın etkinlik, söyleşi ve yarışma ile ziyaretçilerine tam bir deneyim merkezi sunuyor. Fuar süresince sektörün uzman isimleri; karavan sektöründeki güncel sorunlar, tiny house mevzuatı ve kiralama prosedürleri gibi teknik konularda bilgi verecek. Ayrıca orman yangınları eğitimi, alınacak önlemler ve uygulamalı düğüm atma eğitimi gibi hayati pratik bilgiler de katılımcılarla paylaşılacak. Doğa ile iç içe bir yaşam hayali kuran herkesin davetli olduğu fuar, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 10-17 Ocak 2026 tarihleri arasında 10:00-19:00, 18 Ocak 2026 tarihinde ise 10:00-18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Nilüfer’de “Filistin Sinema Günleri” Başlıyor Haber

Nilüfer’de “Filistin Sinema Günleri” Başlıyor

Nilüfer Belediyesi, sinemanın tanıklık eden ve ses duyuran gücünü “Filistin Sinema Günleri” ile beyazperdeye taşıyor. 9-15 Ocak tarihleri arasında Konak Kültürevi’nde gerçekleştirilecek etkinlikte, Filistin’de yaşanan insanlık dramını, direniş ve gündelik yaşamı konu alan dört farklı film izleyiciyle buluşacak. Seçkide; 2013 yılında çekilen ve Filistin sinemasının klasikleri arasında giren “Ömer” filminin yanı sıra yakın dönemin ses getiren yapımları da yer alıyor. Programda özellikle bu yıl Venedik Film Festivali’nde dakikalarca ayakta alkışlanan ve Jüri Büyük Ödülü dahil olmak üzere 10 farklı ödüle layık görülen “Hind Rajab’ın Sesi” filmi dikkat çekiyor. Ayrıca, yılın öne çıkan yapımlarından biri olan “Senden Geriye Kalan” da etkinlik kapsamında sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. Bir hafta sürecek etkinlik boyunca filmler her gün 15.00, 18.00 ve 20.30 seanslarında gösterilecek. NAWRAS ABU SALEH İLE ÖZEL SÖYLEŞİ Filistin Sinema Günleri, özel bir buluşmaya da ev sahipliği yapacak. 11 Ocak Pazar günü saat 19.00’da “Büyük Gelen Palto” filminin gösterimi yapılacak. Gösterimin hemen ardından filmin yönetmeni Nawras Abu Saleh, Konak Kültürevi’nde düzenlenecek söyleşide Bursalı izleyicilerle bir araya gelerek filmi ve Filistin sineması üzerine soruları yanıtlayacak. Tarih 15.00 Seansı 18.00 20.30 9 Ocak Cuma Ömer Hind Rajab'ın Sesi Senden Geriye Kalan 10 Ocak Cumartesi Senden Geriye Kalan Ömer Hind Rajab'ın Sesi 11 Ocak Pazar Hind Rajab'ın Sesi 19:00 Büyük Gelen Palto 21:00 Nawras Abu Saleh Söyleşisi 12 Ocak Pazartesi Ömer Hind Rajab'ın Sesi Senden Geriye Kalan 13 Ocak Salı Senden Geriye Kalan Ömer Hind Rajab'ın Sesi 14 Ocak Çarşamba Ömer Hind Rajab'ın Sesi Senden Geriye Kalan 15 Ocak Perşembe Senden Geriye Kalan Ömer Hind Rajab'ın Sesi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nuri Aslan: İstanbul’u Kitabın Başkenti Yapacağız Haber

Nuri Aslan: İstanbul’u Kitabın Başkenti Yapacağız

TÜYAP Fuarcılık Grubu ve Türkiye Yayıncılar Birliği’nin iş birliğiyle düzenlenen, Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı 42’ci kez kapılarını açtı. Bu yıl, “Edebiyatın Her Hali” temasıyla okuyucularla buluşan fuarın açılış törenine İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan da katıldı. Sözlerine aylardır Silivri’de tutuklu bulunan İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selam ve sevgilerini ileterek başlayan Aslan, “Bugün burada bu kalabalığa baktıkça, Ulu Önderimiz ve aynı zamanda başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ideallerini görüyorum. Atatürk, çocukluğunu ve kitapları şöyle anlatıyor: “Ben çocukken yoksuldum. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydım, bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım.” O halde bize de düşen okumak, çok okumak, daha çok okumak” ifadelerini kullandı. “KİTABI LÜKS OLARAK DEĞİL; KAMUSAL BİR HAK OLARAK GÖRDÜK” Hayatının önce annesinin sonra kitapların değiştirdiğini belirten Aslan, “Kitaplar sayesinde hiç bilmediğim dünyalara gittim, hiç görmeyeceğim ülkelere adım attım. Hepimiz yapmadık mı bunları? Henüz çocuk yaşta Şeker Portakalı ile öğrenmedik mi; kalbimiz kırılsa bile sevme gücümüzün bizden alınamayacağını? Küçük Kara Balık, cesaretin korkusuzluk değil; korkuya rağmen yola çıkabilmek olduğunu anlatmadı mı bize? George Orwell, kalabalık olmanın her zaman haklı olmak anlamına gelmediğini öğretmedi mi… Ve büyük Yaşar Kemal, İnce Memed ile şunu söylemedi mi: Bir insan tek başına çıkabilir yola; ama bir halk yürümeye başladığında tarih değişir. İşte Cumhuriyet tam olarak, Bir halkın cehalete karşı okuyarak yürümesidir. Bu anlayışla biz, kitabı lüks olarak değil; kamusal bir hak olarak gördük.” Diye konuştu. “SON ALTI YILDA, EKREM BAŞKANIMIZIN ÖNCÜLÜĞÜNDE 53 YENİ KÜTÜPHANE AÇTIK” 2019 öncesinde İstanbul’da 20 kütüphane olduğunu kaydeden Aslan, “Bugün bu sayı 73’e ulaştı. Son altı yılda, Ekrem Başkanımızın öncülüğünde 53 yeni kütüphane açtık. Kütüphanelerimizin kişi kapasitesini 2 bin 500’lerden 9 binin üzerine çıkardık. Kütüphanelerimizden yararlanan okur sayısı 13,6 milyondan 34,5 milyona ulaştı. Bugün İstanbul’da kitap ödünç alma sayısı 4 milyona yaklaşmış durumda. Kütüphanelerimizi; binlerce kültür–sanat etkinliğiyle, on binlerce katılımcıyla, sergileriyle ve yayınlarıyla yaşayan kamusal alanlara dönüştürdük.” Nuri Aslan konuşmasını şöyle sürdürdü: Bu süreçte toplamda 1 milyon 42 bin adet kitap bastık. İstanbul’un dört bir yanında 22 İstanbul Kitapçısı açtık. Bugün yaşanan savaşların, hırsların, adaletsizliklerin temelinde okumamak var. Oysa Peygamberimiz Hz. Muhammed’e gelen ilk emir neydi? Oku. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, savaş meydanlarında bile gecelerce okudu. Çünkü şunu biliyordu; askeri savaşlar elbet biter, medeniyet ise bilgiyle inşa edilir. Ve gerçek ve kalıcı zafer, dünyayı anlama ve değiştirme gücünü veren fikri zaferdir. Bu nedenle; fikirlerimizle konuşacağız, tartışacağız, dönüşeceğiz, dönüştüreceğiz. Ve birlikte daha iyisini mümkün kılacağız. “İSTANBUL’U KİTABIN BAŞKENTİ YAPACAĞIZ” Bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak beş birimimizle bu kıymetli fuarda yer alıyoruz. Birbirinden değerli söyleşiler düzenliyoruz. Duayen gazeteciler Uğur Dündar, Yavuz Oğhan ve Mustafa Balbay, kitaplarını İBB stantlarında okurları için imzalayacak. Yavuz Oğhan “Millete Emanet”; Mustafa Balbay “Asla Vazgeçme” kitabıyla bizlerin hikayesini anlatmaya devam edecek. Yayıncılarımızın ekonomik güçlülere zorlu koşullara mücadele ettiklerinin farkındayız. Kentimizin kültürüne, turizmine, iyiliğine olacak her fuara, her etkinliğe destek vereceğimizi buradan bir kez daha söylüyorum. Söz veriyorum: İstanbul’u kitabın başkenti yapacağız. Ekrem Başkanımızın da bizlerin de hedefi budur. İBB STANDI 8. SALON, NO: 863’DE YER ALIYOR İBB Yayınları, bu fuarda kitapseverler için seçkin bir koleksiyon sunuyor. İBB Kültür A.Ş bünyesinde faaliyet gösteren İstanbul Kitapçısı, 13–21 Aralık tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde yer alacak standında, tüm İBB Yayınları’nı Yüzde 30 indirimle kitapseverlere sunuyor. 8. Salon 863 No’lu stantta yer alan İBB standı içerisinde indirimli kitaplar dışında okurlar imza günlerinde yazarlarla bir araya gelme ve kitaplarını imzalatma fırsatı bulacak. Fuar boyunca İstanbul Kitapçısı standında; İBB Yayınları’ndan çıkan İstanbul araştırmaları, kültür ve sanat yayınları, yakın dönem tarih çalışmaları, edebiyat eserleri ve özel koleksiyon kitapların yer aldığı geniş bir seçki ziyaretçilerle buluşuyor. İBB Yayınları, araştırma-inceleme, Türkiye ve Cumhuriyet tarihi, Osmanlı tarihi, gezi, önemli olaylar, biyografi gibi pek çok konu ve kategoride; alanında uzman araştırmacı ve yazarların eserlerini okurların beğenisine sunuyor. Ayrıca edebiyat dünyasının klasik yapıtlarını da güncel baskılarla yayın hayatına kazandırıyor. Birbirinden özel söyleşi ve imza günleriyle TÜYAP Kitap Fuarı’nda yer alan İBB standında gerçekleşecek program ise şöyle; İmza Günleri; Mustafa Balbay “Asla Vazgeçme” Kitabını, 14 Aralık Pazar- 17 Aralık Çarşamba, Saat 13.00 Yavuz Oğhan “Millete Emanet” Kitabını, 20 Aralık Cumartesi, Saat 13.00 Uğur Dündar Kitaplarını İBB Standında imzalayacak. 20 Aralık Cumartesi, Saat 13.00 Söyleşiler; Adnan Özyalçıner “Edebiyatın İstanbul Hali” Marmara Salonu 13 Aralık 2025 Cumartesi, Saat: 18.00 Oya Baydar ve Özgür Mumcu “Yapay Zeka Çağında Edebiyatın Geleceği Var mı?” 4. Salon İnteraktif Etkinlik Alanı 20 Aralık 2025 Cumartesi, Saat: 14.00 Şükrü Erbaş “Dilin Büyüsüne Kısa Bir Yolculuk: İnsana İnanmadan Şiire İnanamayız.” Marmara Salonu 21 Aralık 2025 Pazar, Saat: 16.00 Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 21 Aralık’a kadar hafta içi saat 10.00 – 19.00, hafta sonu ise 10.00 – 20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

​Nilüfer’de Kadına Yönelik Şiddet Masaya Yatırıldı Haber

​Nilüfer’de Kadına Yönelik Şiddet Masaya Yatırıldı

​Nilüfer Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle farkındalık yaratacak önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Nilüfer Pancar Deposu’nda gerçekleştirilen “Erkeklik Krizi ve Kadına Yönelik Şiddet” konulu söyleşi yoğun ilgi gördü. Söyleşiyi, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Turhan Altun ve Bukle Erman, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç Dr. Elifhan Köse Çal, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum örgütü temsilcileri ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi gönüllüleri başta olmak üzere pek çok katılımcı takip etti. ​Etkinlik, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Serpil Turhan Altun, yaptığı selamlama konuşmasında belediyenin toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarına değindi. ​Siyaset Bilimci ve Yazar Prof. Dr. Alev Özkazanç ise erkeklik krizinin toplumsal kökenlerini, şiddetle ilişkisini ve dönüşümün mümkün olduğu alanları derinlemesine ele aldı. Özkazanç, güncel örneklerle erkeklik tanımlarının değişimi ve bu değişimin yarattığı gerilimin sonuçlarını katılımcılarla paylaştı. ​Programda söz alan katılımcılar da düşüncelerini aktararak, konuya farklı açılardan katkı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Nilüfer’de Kadınlardan Şiddete Karşı Ortak Ses Haber

 Nilüfer’de Kadınlardan Şiddete Karşı Ortak Ses

Kadın cinayetlerine ve cezasızlık politikalarına dikkat çekilen etkinlikte, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde farkındalık yaratmak amacıyla yürüyüş ve söyleşi düzenledi. “Susma, yürü, diren” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikler, kadına karşı şiddete dikkat çekmek için Nilüfer'in farklı noktalarında bir araya gelen kadınların güçlü mesajlarına sahne oldu. Nilüfer Kent Konseyi önünden başlayan yürüyüş, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önüne kadar sürdü. Yürüyüşe Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun, Bukle Erman, Zerrin Güleş ve Şirin Arıbaş, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir katıldı. Nilüfer’deki kadın derneklerinin temsilcileri ve çok sayıda kadın da yürüyüşte yer aldı. Kadınlar taşıdıkları pankartlar ve attıkları sloganlarla kadına karşı şiddete ses yükseltti. Kadınların yürüyüşüne çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek oldu. “KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR” Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun, Türkiye’de kadın cinayetlerinin politik olduğunu dile getirdi. Altun, kadına yönelik şiddetin bitmesi için kadın özgürlüğü ve eşitlik ilkesinin tavizsiz uygulanması gerektiğini vurgulayarak, “Kadınlar, ülkenin en örgütlü ve en dayanıklı muhalefeti. Kadın cinayetlerini durdurmak için mücadele edeceğiz. Nilüfer’de ve tüm ülkede, kadınların güvende, görünür ve güçlü olduğu bir yaşamı kurmaya devam edeceğiz” dedi. “CEZASIZLIK KADINLARIN YAŞAMINI TEHDİT EDİYOR” Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman ise, etkinliğin sloganının kadınların yıllardır süren adalet arayışını ve hayata tutunma mücadelesini ifade ettiğini söyledi. Son günlerde yaşanan kadın cinayetlerine dikkat çeken Erman, kadına yönelik şiddetin önlenebilir bir toplumsal sorun olduğunu vurguladı. Erman, “Faillerin korunduğu, cezasızlığın sıradanlaştığı bir düzende kadınların yaşamı tehlikededir. Nilüfer Belediyesi olarak kadınların güçlenmesi, destek mekanizmalarının geliştirilmesi, güvenli kamusal alanların çoğaltılması ve şiddete karşı dayanışma ağlarının güçlendirilmesi için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VE 6284 VURGUSU” Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir de 2025 yılında 408 kadın cinayetinin yaşandığını hatırlattı. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un etkin uygulandığı ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe konduğu güvenceli yaşamlar istediklerini belirten Demir, “Bizler kadınlar olarak eşitlik, adalet ve insanca yaşam istiyoruz. Mücadelemizi istediğimiz eşitliği ve şiddetsiz dünyayı var edene kadar sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. KADINLAR “GÜVENLİĞİ” KONUŞTU Basın açıklamasının ardından etkinlikler, Nilüfer Barış Meclisi’nde düzenlenen “Kadınlar Nilüfer’i konuşuyor: Güvende miyiz?” başlıklı söyleşi ile devam etti. Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal’ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide; Koza Kadın Derneği’nden Nursel Demir, Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği’nden Dilek Üzümcüler, Bursa Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’nden Şeyma Aktuğ, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Ceren İlgen Altuntaş ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşide, kadına yönelik şiddetin sebepleri, yerel yönetimlerin bu konudaki politika üretim süreçleri ve çözüm önerileri detaylıca ele alındı. Söyleşinin sonunda konuşmacılara verdiği katkıdan dolayı plaket takdim edildi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.