Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Söyleşiler

Kapsül Haber Ajansı - Söyleşiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Söyleşiler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin İlk Saat Festivali İstanbul Watch Festival Kapılarını Açıyor Haber

Türkiye’nin İlk Saat Festivali İstanbul Watch Festival Kapılarını Açıyor

Türkiye’nin saat kültürü, ilk kez kendine ait kapsamlı bir festivalde buluşmaya hazırlanıyor. Saatçilik mirasını görünür kılmak ve bu alanda giderek büyüyen topluluğu bir araya getirmek amacıyla kurulan Türk Saat Kulübü, ilk büyük etkinliği olan İstanbul Watch Festival’i 10–11 Ekim 2026 tarihlerinde düzenleyecek. QNB Terminal Kadıköy Platform'da yaklaşık 1.000 metrekarelik alanda gerçekleştirilecek festival, saatlere ilgi duyan herkese açık ve erişilebilir bir buluşma noktası oluşturacak. Türkiye’de saat alanında ilk kez hayata geçirilecek İstanbul Watch Festival, saatçiliği yalnızca ürün ve markalar üzerinden değil; zanaat, tasarım, mühendislik, koleksiyon kültürü ve topluluk ekseninde ele alacak. Festival, saat dünyasını uzun süredir takip eden koleksiyonerlerin yanı sıra bu kültürle yeni tanışan ziyaretçilere de farklı deneyimler sunacak. Fuarın ötesinde, yaşayan bir saat kültürü İstanbul Watch Festival, yalnızca markaların ürünlerini sergilediği bir fuar olmanın ötesinde, saat kültürünün farklı yönleriyle deneyimlenebileceği canlı bir festival olarak kurgulandı. Etkinlik; saatlere duyulan merakı artırmayı, bilgi ve deneyim paylaşımını teşvik etmeyi ve saat dünyasına ilk adımını atanlar için ulaşılabilir bir başlangıç noktası oluşturmayı amaçlıyor. İki gün boyunca devam edecek program; “Atölyeler ve Eğitim”, “Paneller ve Söyleşiler”, “Eğlence ve Kültür” ile “Marka Deneyim Alanları” olmak üzere dört ana başlık altında gerçekleştirilecek. Ustalarla birebir çalışmaların, mekanizma eğitimlerinin ve başlangıç derslerinin yer alacağı atölyelerde ziyaretçiler, saatçiliğin teknik dünyasını yakından tanıyacak. Panel ve söyleşilerde ise koleksiyonerler, saat ustaları, tasarımcılar, marka kurucuları ve global saat dünyasının önde gelen isimleri bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Yarışmalar, sergiler, ödül oylaması ve Dünya Saatçilik Günü kutlaması festivalin kültür ve eğlence programını oluştururken, marka deneyim alanları da ziyaretçilere yeni modelleri keşfetme ve farklı saatleri bileklerinde deneme fırsatı sunacak. Saatçilik zanaatı canlı gösterimlerle keşfedilecek İstanbul Watch Festival’i farklılaştıran başlıklardan biri de gün boyunca ziyaret edilebilecek canlı zanaat ve kültür alanları olacak. Saat bakım atölyesi, otomatik mekanizma çalışmaları ve mikro indeks boyama gösterimi, saat üretiminin hassasiyet ve ustalık gerektiren aşamalarını ziyaretçilere yakından gösterecek. Festivalde ayrıca hiper gerçekçi saat çizimleriyle tanınan Macar hiperralist sanatçı Tamás Fehér, iki gün boyunca canlı performans gerçekleştirecek. Böylece saatçilik; teknik yönünün yanı sıra tasarım, estetik ve sanatla kurduğu ilişki üzerinden de ele alınacak. Global saat dünyasının temsilcileri İstanbul’a gelecek Türkiye’nin ilk saat festivali, yerel saat topluluğunu bir araya getirmenin yanı sıra İstanbul’u uluslararası saat dünyasının buluşma noktalarından birine dönüştürmeyi hedefliyor. Uluslararası saat medyasının temsilcileri, global içerik üreticileri ve sektörün fikir liderleri festivalin davetlileri arasında yer alacak. Program kapsamında global saat medyasının temsilcilerini aynı sahnede buluşturacak özel bir panel de gerçekleştirilecek. Panelde saat yayıncılığındaki yeni yaklaşımlar, değişen koleksiyoner profili ve dünya genelinde gelişen saat kültürü farklı perspektiflerle değerlendirilecek. Giriş ve orta segmentte yer alan 30’u aşkın saat markası, festival kapsamında kuracağı deneyim alanlarıyla ziyaretçilerle buluşacak. Markalar, mevcut koleksiyonlarının yanı sıra yeni modellerini ve festival dönemine özel yeniliklerini de saat meraklılarının beğenisine sunacak. Ücretsiz olarak düzenlenecek festivale katılmak isteyen ziyaretçiler, etkinliğin internet sitesi üzerinden dijital davetiye oluşturarak giriş yapabilirler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çanakkale Beşinci Kez Kültür Yolu Festivali İle Buluştu Haber

Çanakkale Beşinci Kez Kültür Yolu Festivali İle Buluştu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne beşinci kez ev sahipliği yapan Çanakkale’de açılış programı Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar Binası’nda gerçekleştirildi. Programa Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Yeni Parti Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Festivalin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale’nin binlerce yıl önce Troya Savaşları’yla destanlara konu olduğunu, binlerce yıl sonra ise Çanakkale Savaşları’yla dünya tarihinin en önemli mücadelelerinden birine sahne olduğunu söyledi. Çanakkale’nin, insanlık tarihinin farklı dönemlerini aynı coğrafyada ve ortak bir hafızada buluşturan eşsiz bir kültür şehri olduğunu vurgulayan Yazgı, “Bizler de bu eşsiz mirası korumayı, yaşatmayı ve dünyaya tanıtmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu anlayışla, 14 Haziran’da Roma’nın kalbindeki Kolezyum’da açılan ve 18 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek ‘Troya ve Roma: Antik Akdeniz Mitleri, Efsaneleri, Hikâyeleri’ sergisinde, 19 müzemizden 200’ü aşkın eseri uluslararası izleyiciyle buluşturuyoruz” dedi. Yazgı, bir şehrin kültürel mirasını dünyaya tanıtmak kadar, o mirası korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın da önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek, bu topraklarda vatan için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırasına sahip çıkmanın bir vefa borcu olduğunu söyledi. Yazgı, “Bu anlayışın bir tezahürü olarak kurulan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığımız; şehitliklerden tabyalara, müzelerden anıtlara kadar bu eşsiz mirası korumak, ihya etmek ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarını büyük bir özveriyle sürdürüyor. Çünkü burada yapılan her çalışma yalnızca bir tarihî mekânı korumak değil; ecdadımıza duyduğumuz vefayı yaşatmak ve Çanakkale ruhunu gelecek nesillere emanet etmektir. Bugün Tarihi Alan, bu anlayışla milletimizin hafızasında ve gönlünde müstesna bir yere sahip olan canlı bir tarih alanı hâline gelmiştir.” dedi. “ÇANAKKALE MUTFAĞINI YAKINDAN TANIMA FIRSATI SUNUYORUZ” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, festivalin Çanakkale’nin lezzetlerini keşfetmenin yanı sıra kentin gastronomi kültürünün konuşulacağı, paylaşılacağı ve geleceğe taşınacağı önemli buluşmalara da ev sahipliği yapacağını söyledi. Bir şehri tanımanın en güzel yollarından birinin o şehrin sofrasına ortak olmak olduğunu belirten Yazgı, festival kapsamında danışma kurulu tarafından belirlenen 52 Lezzet Noktası ve gastronomi etkinlikleriyle ziyaretçilere Çanakkale mutfağını yakından tanıma fırsatı sunacaklarını dile getirdi. Yazgı, ziyaretçilere Çanakkale’nin peynirini, sardalyasını, keşkeğini, peynir helvasını, zeytinyağlılarını ve eşsiz yöresel lezzetlerini tatmadan şehirden ayrılmamalarını da özellikle tavsiye etti. “ÇANAKKALE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ GURUR VERİCİ BİR ETKİNLİK” Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, festivalin kentin kültür ve sanat hayatının önemli bir parçası hâline geldiğine dikkat çekerek, “Çanakkale Kültür Yolu Festivali artık şehrimiz için önemli bir marka. Ulusal ve uluslararası alanda dikkat çeken, gurur verici bir organizasyona dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Dokuz gün boyunca gerçekleştirilecek kültür, sanat ve gastronomi etkinlikleri hem Çanakkaleli hemşehrilerimiz hem de kentimizi ziyaret edecek misafirlerimiz için önemli bir fırsat sunacak. Festivalin Çanakkale’nin kültürünü, sanatını, tarihini ve gastronomisini daha geniş kitlelere tanıtmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Vatandaşlarımızın festivale gösterdiği ilgi ve güçlü sahiplenme de bizleri ayrıca mutlu ediyor. Bu değerli organizasyonun hayata geçirilmesinde başta Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere Bakan Yardımcımıza, Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığımıza, ilgili kurum ve kuruluşlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. “ÇANAKKALE HALKI BU FESTİVALİ ÇOK SEVDİ” Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkalelilerin sevdiği festivalin bugün başladığını belirterek, “Gerçekten Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy'un büyük desteğiyle ve Kültür ve Turizm Bakanlığımızın uygun görmesiyle uzun zamandan bu yana Çanakkale'de Kültür Yolu Festivallerini hep beraber yapıyoruz. Ve Çanakkale halkı bu festivali çok sevdi. Hem katılım anlamında hem de sahip çıkma anlamında bütün halk başta olmak üzere bütün kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partilerimiz bir bütün olarak bu festivale sahip çıktılar. Gerçekten bu festival 3 yaşından 90 yaşına kadar herkesin kendine ait bir şey bulabildiği bir festival. Ve kültür ve sanatın bütün dalları var. Spordan, tiyatroya müzik etkinliklerinden sergilere ve insan ne arıyorsa sanat ve kültür adına gerçekten burada mutlaka bir şey buluyor." dedi Açılış programının ardından protokol üyeleri, Anadolu Hamidiye Tabyası’nda festival boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak “Yaşayan Miras: Çanakkale Sergisi”ni ziyaret etti. ÇANAKKALE’DE KONSERLER MÜZİK ŞÖLENİ YAŞATACAK Çanakkale Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenecek ücretsiz konserlerde Türkiye’nin sevilen sanatçıları dokuz gün boyunca müzikseverlerle buluşacak. Festivalin konser programında Ceza, Kıraç, Bengü, Oğuzhan Koç, Özcan Deniz, Simge, Sefo, Gökhan Türkmen ve Bayhan sahne alacak. Festival boyunca sergiler, tiyatro gösterileri, sempozyumlar, geleneksel sanat atölyeleri, söyleşiler, FotoMaraton etkinlikleri ve çocuk programları da kentin farklı noktalarında ziyaretçilerle buluşacak. Çanakkale Kültür Yolu Festivali, 6 Eylül’e kadar kentin tarihî mekânlarından kültür sanat merkezlerine uzanan zengin programıyla Çanakkalelileri ve kenti ziyaret eden misafirleri ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri Başlıyor Haber

3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri Başlıyor

Nilüfer Belediyesi, koruyucu sağlık hizmetlerine dikkat çekmek ve toplumda sağlık bilincini güçlendirmek amacıyla “3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri”ni düzenliyor. 3-4-5 Eylül tarihlerinde düzenlenecek etkinlikler; Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde vatandaşlarla buluşacak. Her gün saat 10.00’da başlayacak programlar, 17.00’ye kadar devam edecek. KORUYUCU SAĞLIK VE EŞİT ERİŞİM VURGUSU Sağlıklı bir toplumun temelinin koruyucu hekimlik ve erken farkındalıktan geçtiğini belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nilüfer’de herkesin eşit, nitelikli ve erişilebilir sağlık hizmetine ulaşabilmesini çok önemsiyoruz. Üç gün boyunca uzman hekimler ve sağlık çalışanları eşliğinde sunacağımız ücretsiz taramalar, atölyeler ve bilgilendirici söyleşilerle hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Tüm vatandaşlarımızı Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde, Nilüfer Halk Sağlığı Günleri’ne bekliyoruz” dedi. ÜCRETSİZ SAĞLIK TARAMALARI Etkinlik boyunca alanda kurulacak sağlık noktalarında uzmanlar tarafından ücretsiz taramalar gerçekleştirilecek. Ziyaretçiler; göz ve işitme testleri, denge ve skolyoz kontrolleri, solunum fonksiyon testi, karbonmonoksit (CO) ölçümü, vücut kitle endeksi ile kan şekeri ve tansiyon ölçümlerini yaptırabilecek. Ayrıca Footbalance cihazı ile düz tabanlık ve duruş bozukluğu analizi, cilt analizi, diş muayenesi, basit fizik tedavi uygulamaları ve sigarayı bırakmak isteyenler için danışmanlık hizmeti sunulacak. HEM ÇOCUKLARA HEM YETİŞKİNLERE YÖNELİK ATÖLYELER VE SÖYLEŞİLER 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri kapsamında sağlıklı yaşam alışkanlıklarını pekiştirecek pratik atölyeler de düzenlenecek. Yetişkinler için paketli gıdalarda etiket okuma, detoks içecekleri hazırlama, pilates, sanat terapisi ve sinema gösterimleri yapılırken; çocuklar için de eğlenceli el yıkama, doğru diş fırçalama, sağlıklı beslenme tabağı hazırlama ve organları tanıma atölyeleri yer alacak. Katılımcılar ayrıca okçuluk ve cornhole gibi sportif aktiviteler de katılabilecek. Program dâhilinde düzenlenecek söyleşilerde ise uzman konuklar eşliğinde “Obezite ile Mücadele ve Sağlıklı Beslenme” ile “Estetik ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar” başlıkları ele alınacak. FARKINDALIK VE DAYANIŞMA STANTLARI Etkinlik alanında sivil toplum kuruluşları ve Nilüfer Belediyesi’nin bilgilendirme stantları da yer alacak. Ziyaretçiler organ bağışı, Onkoday kanser bilgilendirmesi, Yeşilay, Çölyakla Yaşam Derneği, NİLKOOP, doğru ilaç ve prospektüs kullanımı gibi konularda bilgi alabilecek. Ayrıca Nilüfer Belediyesi’nin Anne Taksi, Gezici Sağlık Hizmeti, Evde Sağlık, Yeni Doğan ve Bebek Bakımı, Nilüfer95, Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi, Olgun Gençlik Merkezi, Tekerlekli Sandalye Tamir Evi ve hayvan sahiplendirme gibi sosyal projeleri de vatandaşlara tanıtılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sinemaseverler Çalı’da Buluştu Haber

Sinemaseverler Çalı’da Buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin ÇEKÜDER iş birliği ile düzenlediği, 10’uncu Çalı Köy Filmleri Festivali, 3 gün boyunca sinemaseverleri ağırladı. Film gösterimleri, söyleşiler, konserler ve atölyelerin yapıldığı festivalin son gününde kısa film yarışmasının ödülleri de sahiplerini buldu. Nilüfer Belediyesi ve Çalı Çevre ve Kültür Derneği’nin (ÇEKÜDER) birlikte düzenlediği 3 gün süren 10. Çalı Köy Filmleri Festivali sona erdi. İsteyenlerin kamp da yapabildiği festivalde film gösterimleri, söyleşiler, konserler, doğa yürüyüşleri gerçekleştirildi. Çalı Futbol Sahası’ndaki festivalin son günü kısa film yarışması düzenlendi. Programa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin, Çalı Muhtarı Kaan Doğan ve sinemaseverler katıldı. Gecede konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bu yıl 10’uncusu yapılan festivalin daha dinamik hale geldiğini söyledi. 1934 yılında “Aysel Bataklı Damın Kızı” filminin Çalı’da çekildiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, “Anadolu’nun elektriği olmayan bir köyünde, bir film çekilmiş ve bu filmde köylüler rol almış. Bu aslında muhteşem bir şey. Cumhuriyet devriminin ta kendisi budur diye düşünüyorum” dedi. Sinema yolculuğun bugün geldiği noktayı görmenin çok özel olduğunu anlatan Başkan Şadi Özdemir, “Üç gün boyunca sinemayı yalnızca perdede değil, Çalı’nın sokaklarında ve hafızasında hep birlikte yaşadık. Çalı’nın sinemayla neredeyse bir asır önce kurduğu bağın yeni kuşaklarla devam ettiğine tanıklık etmek bizim için büyük bir mutluluk” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, festivalin önemli parçalarından biri olan Kısa Film Yarışmasıyla genç sinemacıların üretimlerine alan açmaya devam ettiklerini ifade ederek, “Festival kapsamında ikinci kez gerçekleştirdiğimiz Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu ile de sinemayı akademik ve düşünsel açıdan da ele aldık. Bundan sonraki yıllarda festivali daha da güçlendirerek devam ettirmeye çalışacağız” dedi. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Festival kapsamında gerçekleştirilen Kısa Film Yarışması’na toplam 128 film başvurdu. Ön jüri değerlendirmesinin ardından 15 film finale kalmaya hak kazandı. Başkanlığını Seyfettin Tokmak’ın üstlendiği; Nuran Evren Şit, Ece Yaşar ve Doç. Dr. İlkay Nişancı’dan oluşan ana jürinin değerlendirmeleri sonucunda ödüller sahiplerini buldu. Yarışmada En İyi Belgesel Ödülü’nü “Salman Gitmek İstiyor” filmiyle Ozan Takış kazanırken, En İyi Kurmaca Ödülü “Feridun” filmiyle Utku Ali Güler’e gitti. Jüri Özel Ödülü ise iki ayrı filme verildi. “Yerçekimi” filmiyle Dalya Keleş ödüle layık görülürken (yönetmen adına ödülü filmin oyuncusu Mustafa Konak aldı), diğer Jüri Özel Ödülü ise “Ölüm Bizi Ayırana Dek” filmiyle Deniz Koloş’un oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ordu, İlk Kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde  Haber

Ordu, İlk Kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde 

Dokuz gün boyunca konserlerden atölyelere, sergilerden söyleşilere, çocuk etkinliklerinden gastronomi etkinliklerine uzanan geniş bir programla Ordu’nun tarihi ve kültürel değerleri ziyaretçilerle buluşacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ilk kez ev sahipliği yapan Ordu’da açılış programı Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Festival açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapan Doğu Karadeniz Bölgesi’nin kapısı konumunda bulunan, mavi ve yeşilin kucaklaştığı, muhteşem koy ve kumsalların bulunduğu kıyılarıyla, uçsuz bucaksız yaylaları ve eşsiz doğal güzellikleriyle Ordu’nun hayranlık uyandırdığını dile getirdi. Doğal güzellikleri, köklü tarihi, kültürel çeşitliliği, zengin gastronomisi ve yaşayan mirasıyla Ordu’nun, bakanlık tarafından yürütülen titiz çalışmalar neticesine kültürel mirası koruma yolunda da çok önemli ivme yakaladığını ifade eden Alpaslan, şehrin Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanteri’ne kayıtlı unsurlarından da söz etti. Ordu Kültür Yolu Festivali’nin tam 8 farklı noktada 165 etkinlikle gerçekleştirileceğini ifade eden Alpaslan, konserlerden sergi ve atölyelere, söyleşilerden çocuk etkinliklerine uzanan kapsamlı programın gerçekleştirileceğini dile getirerek, “Kültür merkezlerimiz, kütüphanelerimiz ve açık alanlarımız dokuz gün boyunca sanatseverlerin ortak adresi olacaktır.” dedi. ORDU’NUN EŞSİZ LEZZETLERİ FESTİVALİN ÖNE ÇIKANLARI ARASINDA Bu yıl Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin merkezine aldıkları en önemli yeniliklerden birinin gastronomi olduğunu ifade eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, kurulan danışma kurulu eşliğinde Ordu genelinde 42 Lezzet Noktası belirlendiğini söyledi. Karadeniz’in taze deniz ürünleri ile iç kesimlerin mısır, fasulye ve yabani otlara dayalı zengin tarımsal üretiminin Ordu mutfağında buluştuğunu belirten Alpaslan, hamsi turşusundan Ordu pidesine, tirmit mantarından kaldirik kavurmasına kadar uzanan eşsiz lezzetlerin tüm ziyaretçilere tanıtılacağına dikkat çekti. Festivalin gastronomi programına ilişkin de bilgi veren Alpaslan, ev sahibi olarak Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde bulunan şef Necati Yılmaz’ın yer alacağını belirtti. Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan Ömer Bozyap, şef Araz Aknam, TV programcısı ve yazar Elif Korkmazel ile gastronomi yazarı Talip Bayram gibi değerli isimlerle birlikte Ordu mutfağının özgün hikayesini ve gastronomi kültürünü tüm dünyaya açacaklarını dile getirdi. Açılış programının ardından protokol üyeleri, Taşbaşı Kültür Merkezi’nde festival boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak “Yaşayan Miras: Ordu Sergisi” ve Ordu Büyükşehir Belediyesi Binası Fuaye Alanı’nda yer alan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergilerini ziyaret etti. ORDU ÜNLÜ SANATÇILARIN KONSERLERİYLE MÜZİK DOLU AKŞAMLAR SUNACAK Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenecek ücretsiz konserlerde Türkiye’nin sevilen sanatçıları dokuz gün boyunca müzikseverlerle buluşacak. Festivalin konser programında Mert Demir, Ferhat Göçer, Merve Özbey, Kıraç, Poizi, Sagopa Kajmer, Murat Boz, Ebru Yaşar ve Buray sahne alacak. Festival boyunca sergiler, tiyatro gösterileri, sempozyumlar, geleneksel sanat atölyeleri, söyleşiler, FotoMaraton etkinlikleri ve çocuk programları da kentin farklı noktalarında ziyaretçilerle buluşacak. Ordu Kültür Yolu Festivali, 30 Ağustos’a kadar kentin tarihi mekanlarından kültür sanat merkezlerine uzanan programıyla Orduluları ve kenti ziyaret eden misafirleri ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’ Kentin Üreten Yüzü Oldu Haber

‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’ Kentin Üreten Yüzü Oldu

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi koordinasyonunda hayata geçirilen ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’, açıldığı günden bu yana gençlerin, girişimcilerin, profesyonellerin, öğrenci topluluklarının ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun ilgisini görüyor. Üniversite–sanayi–kent iş birliğini güçlendiren yeni nesil bir gelişim ekosistemi sunan merkez; farklı alanlarda çalışan ve üreten insanları ortak bir zeminde buluşturarak, bilgi ve deneyim paylaşımının önünü açıyor. Garaj Mersin ve Kampüs Mersin, farklı alanlarda çalışan ve üreten insanları ortak bir zeminde buluşturuyor Garaj Mersin; üniversiteli gençlerin kariyer planlamalarını yapabilecekleri, girişimcilik hayallerini geliştirebilecekleri ve fikirlerini projeye dönüştürebilecekleri yaratıcı bir gelişim alanı olarak hizmet verirken; mentorluk ve koçluk görüşmeleri ile de proje sunumlarına ev sahipliği yaparak, gençlerin eğitim hayatından profesyonel yaşama daha donanımlı geçmelerini destekliyor. Kampüs Mersin ise iş dünyası temsilcilerinden sivil toplum kuruluşlarına, akademisyenlerden profesyonel yöneticilere ve girişimcilere kadar geniş bir kesime hitap ediyor. Modern toplantı ve eğitim salonları, bireysel çalışma alanları, kurumsal eğitimler, paneller, söyleşiler, networking buluşmaları ve marka etkinlikleriyle kentin profesyonel yaşamına yeni bir soluk kazandırıyor. Akıllı üyelik ve rezervasyon sistemi, hızlı internet erişimi, teknolojik donanımı, merkezi konumu ve kullanıcı dostu tasarımıyla dikkat çeken merkez; çalışmak, öğrenmek, üretmek ve yeni iş birlikleri kurmak isteyenlerin ortak adresi olarak dikkat çekiyor. Adnan Menderes Bulvarı üzerinde, sahile yakın ve kolay ulaşılabilir bir noktada bulunan ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’, merkezi konumuyla da ziyaretçilere önemli bir avantaj sağlıyor. Birgül: “Girişimcileri ve bir fikri olan herkesi, merkezi deneyimlemeye davet ediyorum” Teknopark’ta yazılım şirketi bulunan Bilgisayar Mühendisi Deniz Birgül, merkezin evine yakın olması dolayısıyla gün içerisindeki çalışmalarını çoğunlukla burada sürdürdüğünü anlattı. Ortak çalışma ortamının fikir alışverişine ve yeni iş birliklerinin kurulmasına olanak sağladığını vurgulayan Birgül, “Burayı çok beğendiğim için, ofisimden çok burayı kullanmayı tercih ediyorum. Bence güzel bir yer. Hem serin hem de sahile yakın olduğu için ferah bir yer” ifadelerini kullandı. Girişimcileri ve bir fikri olan herkesi merkezi deneyimlemeye davet eden Birgül, “Tüm girişimci arkadaşlarımız ya da fikirleri olanların ve kendine bir şeyler katmak isteyen arkadaşlarımızın burayı deneyimlemesi gerektiğini düşünüyorum. Burada bir şeyler tartışabiliyor ve toplantılar yapabiliyoruz” dedi. Düşünmez: “Merkezde farklı yazılım geliştiricileri ve girişimcilerle tanışma fırsatı buluyoruz” Google Developer Groups (GDG) Mersin Organizatörü ve Yazılım Geliştiricisi Çağlanur Düşünmez; yazılımcıların, geliştiricilerin ve sivil toplum kuruluşlarının ortak bir alanda buluşmasının kentteki etki gücünü artırdığını söyledi. Garaj Mersin’in, farklı ekosistemleri bir araya getiren önemli bir fiziksel buluşma noktası olduğunu vurgulayan Düşünmez, “Bizim için Garaj Mersin, fiziken buluşabileceğimiz bir alan oldu. Burada her ekosistemi bir arada toplayabiliyoruz ve bu çok büyük bir etki. Mersin’de böyle bir fiziki alanın bulunması, ekosistemi çok ciddi bir şekilde güçlendirdi. Artık dışarıya bakmak yerine; ‘Garaj Mersin’e gideyim, kampüste mutlaka birilerini bulurum, birileriyle tanışır ve bu ekosistemin içine dâhil olabilirim’ diye düşünmeye başladım” diye konuştu. Google etkinliklerini planlarken ve toplantılarını gerçekleştirirken Garaj Mersin’den yararlandığını anlatan Düşünmez; farklı yazılım geliştiricileri ve girişimcilerle tanışarak, projelerini nasıl geliştirebileceği konusunda deneyim kazandığını belirtti. Merkezde katıldığı LinkedIn eğitiminin de kendisine önemli katkı sağladığını ifade eden Düşünmez, “Burada LinkedIn eğitimine katıldım. Ne kadar verimli kullanabileceğimi öğrendim. İş alanında önemli bir yere sahip olduğunu da bu etkinlik sayesinde öğrenmiş oldum” sözlerini kaydetti. Çınar: “Hem konumu hem de etkinlikler gereği çok kullanışlı bir yer” Web geliştiricisi Pelin Çınar da mesleki faaliyetlerini yürüten kişiler açısından böyle bir merkezde bulunmanın çok kıymetli olduğunu ifade etti. Garaj Mersin’i kullanmaya başladıktan sonra çok sayıda geliştiriciyle tanıştığını anlatan Çınar, “Network alanı için muhteşem bir yer. Geliştiriciler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektördeki firmalar için bağdaştırıcı bir yer olması bizler için çok kıymetli” dedi. Merkezin start-up geliştiricilerine kendilerini tanıtabilecekleri ve etkinlik düzenleyebilecekleri alanlar sunduğunu aktaran Çınar, “Hem konumu hem de etkinlikler gereği çok kullanışlı bir yer” ifadelerini kullandı. Salar: “Garaj Mersin ve Kampüs Mersin, farklı disiplinlerden insanları bir araya getiriyor” TeknoSanat Akademisi Sanat Direktörü Aslı Salar ise ‘Garaj Mersin’ ve ‘Kampüs Mersin’in farklı disiplinlerden insanları bir araya getiren yapısının, kendi oluşumlarıyla benzer yönler taşıdığını söyledi. Salar, “Hem yeni insanlarla hem de aynı dili konuşabileceğimiz insanlarla bir araya geliyoruz. Daha güzel işler ve daha güzel atılımlar yapabileceğimiz fırsatlar ve insanlar bulunca çok heyecanlanıyoruz” dedi. Gençler, ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’in verimli çalışma ortamından memnun Yaklaşık 1,5 aydır merkezden yararlanan Ramazan Kemanlı, sessiz ortamı sayesinde derslerine daha rahat odaklanabildiğini söyledi. Merkezin konumu ve deniz manzarasının çalışma motivasyonunu artırdığını dile getiren Kemanlı, “Genelde burada yazılımcılara ve mühendislere çok fazla olanak sağlanıyor. CV eğitimleri olsun, kariyer danışmanlığı eğitimleri olsun gerçekten güzel eğitimler veriyorlar. Mersin’de böyle bir yerin olması, bizim için aslında çok büyük bir şans” sözlerini kaydetti. Merkezi kullanan gençlerden Akça Satmaz, personelin ilgili yaklaşımının yanı sıra merkezin teknolojik, konforlu ve sessiz yapısından memnun olduğunu ifade etti. Düzenlenen eğitimlerden de yararlandığını aktaran Satmaz, “Geçen günlerde mülakat tekniği eğitimi almıştım ve çok yararlandım. Bana çok katkı sağladığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Psikolog Güneş Naz Karaca, yaklaşık 2-3 aydır kullandığı merkezin temiz, sakin ve ihtiyaçlara cevap veren yapısıyla kendisini mutlu ettiğini belirterek, “Burada istediğim her imkâna ulaşabiliyorum. Çok güzel etkinlikler ve toplantılar oluyor. Yeni arkadaşlar edindim. Bazı seminerler de veriliyor ve bunların hepsi bize katkı sağlıyor” diye konuştu. Tıbbi Sekreterlik mezunu Esmagül Sarcan, merkezin yalnızca çalışma alanı değil, eğitim ve etkinliklerle kişisel gelişimi destekleyen çok yönlü bir buluşma noktası olduğunu vurgulayarak, “Burası çok güzel bir alan. Çok verimli bir yer. Burada etkinlikler ve eğitimler oluyor. Onlara da katılma imkânım oluyor. Sınavdan sonra da buraya gelmeyi düşünüyorum” dedi. Gıda Teknikerliği mezunu olan Rabia İspir ise kütüphanelerde çoğu zaman yer bulamadıkları için merkezi tercih ettiklerini belirterek, sunulan çalışma ortamından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Merkezin, kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap veren konforlu bir yapıya sahip olduğunu ifade eden İspir, “Çok konforlu. Suyumuz, çayımız her zaman oluyor. Klimalı, masalar geniş ve sessiz bir ortam. Çok memnunum” ifadelerini kullandı. Öğrenci Sami Güngör de merkezi ders çalışmak amacıyla kullandığını belirterek, “Bazı arkadaşlarımızın evde çalışacak alanı olmayabilir. Bizim için bir alan açmış oluyor burası” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadıköy Çizgi Festivali Afişini Arıyor Haber

Kadıköy Çizgi Festivali Afişini Arıyor

Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi, bu yıl Eylül ayında yedincisi gerçekleşecek olan “Kadıköy Çizgi Festivali” için afiş tasarım yarışması düzenliyor. Türkiye genelinde 18-35 yaş arasındaki genç tasarımcı ve sanatçıların katılımına açık olan yarışma için başvurular başladı. Başvurular, Kadıköy Belediyesi'nin internet sitesi üzerinden 14 Ağustos'a kadar yapılabilecek. Katılımcılar yarışmaya en fazla iki afiş tasarımıyla başvurabilecek. Festivalin karikatür, çizgi roman, desen ve illüstrasyon disiplinlerini bir araya getiren yapısını yansıtan çalışmaların değerlendirileceği yarışmada, afişlerin 50x70 santimetre dikey formatta, 300 DPI çözünürlükte, CMYK renk modunda ve PDF ya da JPEG formatında hazırlanması gerekiyor. Festival için hazırlanacak tasarımlarda, "Kadıköy Çizgi Festivali" logosunun başlık olarak ve tasarımda uygun bir konumda kullanılması isteniyor. Afişlerde ayrıca Kadıköy Belediyesi ile Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi logolarına da yer verilmesi talep ediliyor. Tasarımlarda, festival içeriğini yansıtan "Canlı Çizim", "Film Gösterimleri", "Söyleşiler", "Stantlar", "İmza Etkinlikleri", "Atölyeler", "Çizgi Roman Mezatı" ve "Sergiler" başlıklarının da alt başlık olarak kullanılması bekleniyor. Şartnameye göre, yarışmaya gönderilecek eserlerin tamamen katılımcının özgün emeğiyle hazırlanmış olması gerekiyor. Tasarım sürecinin herhangi bir aşamasında üretken yapay zekâ araçlarının kullanıldığı tespit edilen çalışmalar ise yarışmadan elenecek. Yarışmanın seçici kurulunda Prof. Dr. Doğan Aslan, Hicabi Demirci, M.K. Perker, Necdet Yılmaz, Doç. Dr. Nihat Dursun ve Ömür Kurt yer alıyor. KAZANANLAR FESTİVALDE ÖDÜLLENDİRİLECEK Yarışmada birinci seçilen tasarım sahibine 30 bin TL ve sanatsal malzemeler, ikinciye 20 bin TL ve sanatsal malzemeler, üçüncüye ise 10 bin TL ve sanatsal malzemeler verilecek. Son başvuru tarihi 14 Ağustos 2026 olarak belirlenen yarışmanın sonuçları ise 18 Ağustos 2026'da açıklanacak. Dereceye giren ve sergilenmeye değer bulunan afişler, Kadıköy Çizgi Festivali kapsamında düzenlenecek törende ödüllendirilecek ve festival süresince sanatseverlerle buluşacak. Seçilen çalışmalar ayrıca dijital bir albümde de yer alacak. Yarışmaya başvurular, https://kadikoy.bel.tr/tr/kadikoy-cizgi-festivali-afis-yarismasi-01-temmuz-14-agustos adresi üzerinden yapılabilecek. Yarışmaya ilişkin ayrıntılı bilgi ise Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi'nden edinilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kapanca'da Türk Dünyası Ezgileri Yankılandı Haber

Kapanca'da Türk Dünyası Ezgileri Yankılandı

İzmit Belediyesinin düzenlediği 3. Kapanca Sokak Festivali, kültür ve sanat dolu etkinlikleriyle devam ediyor. Festival kapsamında Serdar Taştanoğlu Şefliğinde sahne alan Dragos Musiki Derneği Türk Dünyası Korosu, Türk dünyasının birbirinden değerli eserlerini seslendirerek izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Soydaş ülkelerin ezgilerini Kapanca’nın tarihi atmosferiyle buluşturan konser, vatandaşlardan büyük beğeni toplarken, dinleyiciler zaman zaman eserlere alkışlarla eşlik etti. "KAPANCA’NIN KÜLTÜREL DEĞERLERE KAZANDIRILMASINI GURURLA İZLİYORUM" Konser öncesinde konuşan Koro Şefi Serdar Taştanoğlu, İzmit Belediyesi ve Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı: "Belediye Başkanımıza şükranlarımızı sunuyoruz. İzmit’teki gelişmeyi çok yakından takip ediyorum. Kapanca Sokağı’nın kültürel değerlerin içerisine katılmasını gururla izliyorum. Festivalde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Fatma Başkan ve sizlerin olduğu her etkinlikte olmaya hazırız." FESTİVAL KÜLTÜR VE SANATLA DEVAM EDİYOR Türk dünyasının ortak kültürünü müzik aracılığıyla Kapanca’ya taşıyan konser, festivalin en beğenilen etkinliklerinden biri oldu. Tarihi sokaklarda yankılanan ezgiler, izleyicilere hem nostaljik hem de kültürel açıdan zengin bir akşam yaşatırken, festival programı konserler, söyleşiler, atölyeler ve çeşitli kültür-sanat etkinlikleriyle devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.