Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sözleşmeli Tarım

Kapsül Haber Ajansı - Sözleşmeli Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sözleşmeli Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Penguen Gıda, 2025 Yılının İhracat Şampiyonu Oldu Haber

Penguen Gıda, 2025 Yılının İhracat Şampiyonu Oldu

Türkiye'nin önde gelen konserve ve dondurulmuş gıda üreticilerinden Penguen Gıda, ihracattaki güçlü performansıyla sektördeki liderliğini bir kez daha ortaya koydu. Şirket, uluslararası pazarlardaki büyümesini sürdürerek “2025 yılının İhracat Şampiyonu” unvanını kazandı. Penguen Gıda Genel Müdürü Aykan Sözüçetin yaptığı değerlendirmede; 2025 yılının küresel ekonomide devam eden belirsizliklerin etkili olduğu zorlu bir dönem olduğunu belirterek, şirketin bu süreçte üretim verimliliğimizi arttırmaya, mevcut kapasitemizi daha etkin kullanmaya ve ihracat odaklı büyümeye öncelik verdiğini ifade etti. Üretim ve Kapasite Kullanımında Güçlü Performans Sözüçetin, 2025 yılında toplam üretim miktarının bir önceki yılın 40 bin ton seviyesinden 49 bin tonun üzerine çıkarak yaklaşık yüzde 22 oranında arttığını belirterek, kapasite kullanım oranının da yüzde 49’dan yüzde 60 seviyesine yükseldiğini söyledi. İhracatta Yüzde 49 Büyüme Şirketin ihracat performansına da değinen Sözüçetin, yurt dışı satış miktarının 2024 yılında yaklaşık 26 bin ton seviyesindeyken 2025 yılında 39 bin tonun üzerine çıkarak yüzde 49 oranında arttığını belirtti. Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdiklerini ifade eden Sözüçetin, uluslararası pazarlardaki büyümenin istikrarlı şekilde devam ettiğini söyledi. İhracatın Payı Yüzde 75’in Üzerine Çıktı Toplam satış tonajı içerisinde ihracatın payının 2024 yılında yaklaşık yüzde 69 seviyesinde olduğunu hatırlatan Sözüçetin, bu oranın 2025 yılında yüzde 75’in üzerine yükseldiğini belirtti. Sözüçetin, “Uluslararası pazarlardaki büyümemiz, ürünlerimizin kalite ve güvenilirliğinin yanı sıra müşterilerimizin markamıza duyduğu güvenin de bir sonucudur. İhracatın toplam satışlarımız içindeki payının artması, döviz bazlı gelir yaratma kapasitemizi güçlendirirken şirketimizin finansal dayanıklılığına da önemli katkı sağlamaktadır” dedi. Güçlü Tedarik Zinciri ve Sözleşmeli Tarım Modeli Penguen Gıda’nın başarısının arkasında güçlü tarımsal hammadde tedarik ağı, yaklaşık 10 bin çiftçiyi kapsayan sözleşmeli tarım modeli, modern üretim altyapısı ve uluslararası kalite standartlarına uygun üretim kabiliyeti bulunduğunu belirten Sözüçetin, tedarik zinciri yönetimi ve operasyonel esnekliğin şirketin en önemli rekabet avantajları arasında yer aldığını vurguladı. Önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sözüçetin, “Operasyonel verimliliğimizi daha da artırmaya, mali disiplinimizi güçlendirmeye ve ihracat pazarlarımızdaki sürdürülebilir büyümeyi desteklemeye devam edeceğiz. Penguen Gıda olarak ülkemize döviz kazandırmayı sürdürürken, üretimdeki gücümüzü ve ihracattaki lider konumumuzu daha da ileri taşımayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sukkar Şeker 2025’te Üretim Hacmini Güçlendirdi Haber

Sukkar Şeker 2025’te Üretim Hacmini Güçlendirdi

Sukkar Şeker, 2025 yılında Erzurum ve Erzincan tesislerinde 515 bin ton net şeker pancarı işledi. Bu üretim sürecinde 80 bin ton kristal şeker, 15 bin ton kuyruk şeker, 130 bin ton küspe ve 18 bin ton melas elde edildi. Elde edilen bu ürünler, şeker üretiminin yanı sıra hayvancılık ve sanayi için önemli girdiler sunarak katma değeri yüksek bir üretim zinciri oluşturdu. Karavaizoğlu: “2025, Üretimde Verim ve Randımanın Birlikte Yükseldiği Bir Yıl Oldu” Sukkar Şeker Genel Müdürü Necati Karavaizoğlu, 2025 pancar sezonunun hem tarla hem de fabrika süreçleri açısından güçlü bir performansla tamamlandığını belirterek, iklim koşullarının üretime doğrudan olumlu yansıdığını söyledi. “2025 yılı, pancar sezonu açısından oldukça verimli bir yıl oldu. İklim koşullarının sezona uygun seyretmesi sayesinde pancar tarladan temiz bir şekilde toplandı, fabrikalarımıza sorunsuz biçimde ulaştırıldı ve üretim sürecine sağlıklı şekilde dâhil edildi. Dekara düşen pancar verimi artarken, pancardaki şeker oranı da bir önceki sezona kıyasla yaklaşık bir tam puan yükseldi. Bu durum, hem kristal şeker üretiminde hem de yan ürünlerin miktar ve kalitesinde önemli bir artış sağladı.” Üretimin yalnızca şekerle sınırlı olmadığını vurgulayan Karavaizoğlu, entegre yapının önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Şeker pancarı, işlenme süreciyle birlikte küspe ve melas gibi hayvancılık ve sanayi için kritik yan ürünler de üretiyor. 2025 yılında elde ettiğimiz 130 bin ton küspe ve 18 bin ton melas, bu entegre üretim yapısının somut bir göstergesi. Bu yapı sayesinde tarımsal üretim, sanayi ve hayvancılık birbirini besleyen sürdürülebilir bir ekonomik döngüye dönüşüyor.” Nakliye ve Ekipman Yatırımları Üretimi Hızlandırdı Karavaizoğlu, 2025 yılında üretim süreçlerini iyileştiren önemli adımlardan birinin lojistik ve ekipman tarafında atıldığını da belirtti. Nakil Lojistik A.Ş.’nin bölgeyi yakından analiz etmesiyle pancar nakliye sürecinin daha hızlı ve planlı hâle geldiğini ifade eden Karavaizoğlu, kritik ekipmanların yenilenmesinin üretim akışını önemli ölçüde rahatlattığını söyledi. “Nakliye süreçlerinin iyileştirilmesi ve kritik ekipmanların yenilenmesi hem fabrikalarımızdaki üretim temposunu artırdı hem de çalışanlarımız ve çiftçilerimiz açısından sahada ciddi bir kolaylık sağladı.” 2026 Hedefi: Daha Yüksek Kapasite, Daha Fazla Katma Değer Sukkar Şeker’in 2026 yılı hedefleri arasında üretim kapasitesinin artırılması öncelikli başlık olarak öne çıkıyor. Hâlihazırda günlük 4.400 ton pancar işleme kapasitesine sahip olan Erzurum Şeker Fabrikası’nın kapasitesinin 7.500–8.000 ton/gün seviyesine çıkarılması planlanıyor. Karavaizoğlu, devam eden yatırımlara ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Etanol fabrikamız için yapımı süren şilempe koyulaştırma tesisini devreye almayı, etanol susuzlaştırma ünitesi ilavesiyle hem etanol hem de biyoetanol üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca üretilen küspenin değerlendirilmesine yönelik olarak melaslı kuru küspe üretimi yapacak yeni bir tesisin kurulması da planlarımız arasında yer alıyor.” “Şeker Sektörü, Çiftçi Güvencesinin En Güçlü Alanlarından Biri” Şeker sektörünün Türkiye’de sözleşmeli tarım uygulamasının en sistemli şekilde yürütüldüğü alanlardan biri olduğunu vurgulayan Karavaizoğlu, çiftçilerin pazarlama kaygısı yaşamadan üretim yapabildiğine dikkat çekti. “Çiftçilerimiz, ürettikleri pancarı doğrudan fabrikalarımıza teslim ediyor. Sağlanan destekler sayesinde ek bir mali yük altına girmeden üretim yapıyor, emeklerinin karşılığını güvenle alıyorlar. Makineli tarıma geçişle birlikte üretim hızlanırken, çiftçilerimizin gelirlerinde de ciddi artış sağlanıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özpamukçu: “Güvenli Gıda, Güçlü Tarım ve Sürdürülebilir Üretim Zinciriyle Mümkündür” Haber

Özpamukçu: “Güvenli Gıda, Güçlü Tarım ve Sürdürülebilir Üretim Zinciriyle Mümkündür”

Alp Önder Özpamukçu, gıda güvenliğinin yalnızca halk sağlığı değil, aynı zamanda ekonomik istikrar ve sürdürülebilir kalkınma açısından da stratejik bir öncelik haline geldiğini vurgulayarak, “Güvenilir, izlenebilir ve uluslararası standartlara uyumlu gıdaya erişim artık bir tercih değil, zorunluluk. Bu anlamda güvenli gıda üretimi güçlü tarım ve sürdürülebilir üretim zinciri ile mümkündür” açıklamasını yaptı. 2012 yılından bu yana, Türkiye’de modern perakende sektörünün gelişmesi ve kurumsallaşması, gıda perakendeciliğinde uluslararası standartların yakalanması konularında faaliyet gösteren Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), Türkiye’nin ve dünyanın en kritik gündeminden biri olan gıda güvenliği konusunda da çalışmalarını sürdürüyor. Gıda güvenliğinin, sektörü, toplum sağlığını ve ekonomiyi yakından ilgilendirdiğini belirten GPD Başkanı Alp Önder Özpamukçu; iklim değişikliği, küresel tedarik zincirindeki kırılganlıklar, artan maliyetler ve üretim planlamasındaki eksikliklerin Türkiye’de gıda güvenliği açısından temel riskler oluşturduğuna dikkat çekti. Özpamukçu, “Türkiye gibi dört mevsimi yaşayan, zengin tarım potansiyeline sahip bir ülkede, bu potansiyelin ekonomiye yansıyabilmesi ancak planlı üretim, teknoloji kullanımı ve sürdürülebilir destek politikalarıyla mümkün. Güçlü bir tarım zinciri; kırsaldan kente, tarladan market rafına kadar istikrarı beraberinde getirir” diye konuştu. Perakendenin Gıda Güvenliğindeki Rolü Organize gıda perakendesinin, üretimden tüketiciye uzanan sürecin her aşamasında önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Özpamukçu, “Gıda perakendeciliği, yalnızca ürün satmak değil; ürünü doğru üretmek, zamanında ulaştırmak ve süreci sürdürülebilir şekilde yönetmektir. Üyelerimiz bu anlayışla; üreticiden tüketiciye giden her adımda kalite, denetim ve şeffaflık ilkelerini gözetmektedir” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Organize gıda perakendesi bugün Türkiye’de 47 bin satış noktası ve 465 bini aşkın istihdam ile kayıtlı ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Bu yapının en önemli avantajlarından biri, gıda ürünlerinde kalite güvencesi, izlenebilirlik ve denetim süreçlerinin güçlü bir sistematik içinde yürütülmesi. Gıda perakendeciliği işimizin yüzde 80’i tarım ve hayvancılıkla doğrudan bağlantılı. Tarımda ilerleme kaydedilmeden gıda arz güvenliğini sağlamak mümkün değil. Bu nedenle üretimin planlı hale getirilmesi, kooperatiflerin güçlendirilmesi ve üreticilerin modern tekniklerle desteklenmesi büyük önem taşıyor.” Özpamukçu, güçlü bir tarım altyapısının oluşturulması için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: Planlı ve bölgesel üretim uygulamalarının etkin hale getirilmesi,Sözleşmeli tarımın yaygınlaştırılması,Çiftçiye girdi desteği (gübre, yem, tohum) ile maliyet kontrolü sağlanması,Kooperatiflerin güçlendirilmesi ve pazarlama süreçlerinde aktif hale getirilmesi,Dijital tarım teknolojilerinin kullanımıyla verimliliğin artırılması,Genç çiftçilerin sosyal ve ekonomik olarak teşvik edilmesi,Su ve toprak dostu üretim yöntemlerinin yaygınlaştırılması. Uluslararası Standartlara Uyum: Güven ve Rekabetin Anahtarı Gıda güvenliğinde uluslararası standartlara uyumun yalnızca ihracat için değil, iç pazarda da güven ortamı yaratmak açısından kritik olduğunu vurgulayan Özpamukçu, “Tüketicinin güveni, üretimden dağıtıma kadar her aşamada ortak bir kalite diline sahip olmaktan geçiyor. Bu standartlar hem markalarımızın hem de ülkemizin itibarı açısından vazgeçilmezdir” şeklinde konuştu. 11. Ortak Gelişim Kongresi 18 Kasım’da Gerçekleşecek GPD’nin bu yıl 11’incisini düzenleyeceği Ortak Gelişim Kongresi hakkında da bilgiler veren Özpamukçu, 18 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilecek kongrede gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim konuları farklı açılardan ele alınacağını belirterek şunları söyledi: “Sektörümüzün tüm paydaşlarını aynı masa etrafında buluşturan Ortak Gelişim Kongremizde, gıda güvenliğini çok boyutlu biçimde tartışacağız. Bu alanda atılacak adımların hem üreticilerimizin hem tüketicilerimizin geleceği için belirleyici olacağına inanıyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.