Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sözleşmeli Tarım

Kapsül Haber Ajansı - Sözleşmeli Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sözleşmeli Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğuş Çay’a Dünya Bankası Grubu’ndan 100 Milyon Euro'luk Finansman Haber

Doğuş Çay’a Dünya Bankası Grubu’ndan 100 Milyon Euro'luk Finansman

Markanın patates cipsi ve domates salçası üretim kapasitesinin artırılması, tohum üretimi ve depolama altyapısına yatırımında kullanılacak finansmanın, yaklaşık 3.400 doğrudan ve dolaylı istihdam ve 50 bini aşkın çiftçiye gelir fırsatı yaratarak Türkiye’nin tarımsal rekabet gücünü yükseltmesi bekleniyor. Doğuş Çay, uzun vadeli yatırım programı kapsamında Dünya Bankası Grubu’nun özel sektör kolu Uluslararası Finans Kurumu’ndan (IFC), sekiz yıl vadeli 100 milyon euroluk kredi sağladı. IFC’nin Türkiye genelinde istihdamı artırmak, tarımsal tedarik zincirlerini güçlendirmek ve çiftçileri desteklemek amacıyla verdiği bu finansman, Dünya Bankası Grubu’nun Türkiye’de özel sektörün büyümesi, istihdam yaratılması ve tarımsal değer zincirlerinin rekabet gücünün artırılmasına yönelik daha geniş kapsamlı öncelikleriyle uyumlu bir adım niteliği taşıyor. Gıda, lojistik ve tarımda 3.400 kişilik istihdam yaratacak Doğuş Çay’ın gıda üretim kapasitesini artırmasına, tarımsal tedarik zincirlerini güçlendirmesine katkı sağlayacak bu finansman; gıda işleme, lojistik ve tarım alanlarında yaklaşık 3.400 doğrudan ve dolaylı istihdamı destekleyecek. İki yıl geri ödemesiz dönem içeren finansman; Doğuş Çay’ın patates cipsi ve domates salçası üretim kapasitesinin artırılması, tohum üretimi ve depolama altyapısına yatırım yapılması ile şirketin Türkiye genelindeki dağıtım ve lojistik faaliyetlerinin geliştirilmesi için kullanılacak. Türkiye genelinde 50 bini aşkın çiftçiyle çalışan Doğuş Çay; patates, çay, şeker pancarı, mısır ve domates başta olmak üzere temel tarım ürünlerini yerel üreticilerden tedarik ediyor. Sözleşmeli tarım modeli sayesinde çiftçiler; pazara erişim, teknik destek, kaliteli girdiler ve daha öngörülebilir gelir olanaklarından yararlanıyor. Yatırımın, şirketin çiftçilerle kurduğu işbirliklerini güçlendirmesi ve üretim artışına paralel olarak büyüyen tedarik ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlaması bekleniyor. Karakan: “Finansman, Doğuş Çay’ın büyüme potansiyeline olan uluslararası güveni yansıtıyor” Doğuş Çay Yönetim Kurulu Üyesi Bilge Kaan Karakan, “Şirketimizin büyüme potansiyeline ve yatırım planlarına duyulan uluslararası güveni yansıtan bu finansman; başta patates cipsi üretim tesislerimizdeki kapasite artışı ve verimlilik yatırımları olmak üzere, domates salçası üretim altyapımızı, dağıtım kabiliyetlerimizi ve inovasyon çalışmalarımızı destekleyecek. Macaristan’daki patates cipsi üretim tesisimizi 2027 yılında faaliyete geçirerek Avrupa’daki büyüme yolculuğumuzu daha da ileri taşımayı planlıyoruz. Tarım sektöründeki 41 yıllık deneyimimiz, farklı kategorilerdeki güçlü markalarımız ve yenilikçi ürünlerimizle uluslararası pazarlardaki varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” değerlendirmesini yaptı. Albuquerque de Almeida: ‘Türkiye’de tarım- gıda sektörünün rekabetçiliğini destekliyoruz” Türkiye’nin gıda ve içecek sektörünün ülke genelinde binlerce çiftçi ve işletme için önemli bir istihdam ve gelir kaynağı olduğunu belirten IFC Orta Doğu ve Orta Asya İmalat, Tarım ve Hizmetler Bölge Direktörü Wagner Albuquerque de Almeida ise “Bu yatırım, çiftçiler, üreticiler ve pazarlar arasındaki bağların güçlenmesine yardımcı olurken Türkiye tarım-gıda sektörünün uzun vadeli büyümesini ve rekabetçiliğini de destekleyecek” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Besler 9. Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Besler 9. Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, 1 Ocak-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan 9. Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı. Sürdürülebilirlik yaklaşımını "Döngüsel Bereket" anlayışıyla “Doğadan Başlar- Doğayı Besler, Birlikte Değer Kazanır- Değeri Besler ve Geleceğe Taşınır- Geleceği Besler” şeklinde üç stratejik eksende ele alan Besler’in 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği uygulamaları bu yaklaşımın sahadaki karşılığını yansıtıyor. Doğayı Besler Ekseninde Yatırımlar ve Somut Sonuçlar Besler, 2025 yılında doğal kaynakların korunmasını üretim süreçlerinin temel unsurlarından biri olarak ele aldı. Şirket, 21,7 milyon TL’yi aşan yatırımla 26 enerji verimliliği projesini hayata geçirirken, tamamlanan çalışmalar sayesinde 8.569 MWh enerji tasarrufu sağladı. Operasyonlarından kaynaklanan toplam Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını ise bir önceki yıla göre yüzde 21 azalttı. Besler, Afyon Emirdağ Fabrikası’nda çatı GES yatırımının kurulum sürecini başlattı. Earthworm Foundation ile başlatılan iş birliği kapsamında ise tedarik zincirinde izlenebilirliğin güçlendirilmesi ve ormansızlaşma risklerinin uydu tabanlı teknolojiler aracılığıyla daha etkin biçimde yönetilmesi hedefleniyor. Değeri Besler ekseninde Üretici, Çalışan ve Toplum Odaklı Değer Yaratımı Sürdürülebilir büyümenin değer zincirindeki tüm paydaşlarla birlikte mümkün olduğuna inanan Besler, 2025 yılında “Değeri Besler” yaklaşımını çalışanlara, üreticilere ve topluma yönelik uygulamalarla güçlendirdi. Şirket, tarımsal ham madde alımlarının yüzde 88,2’sini sözleşmeli tarım modeliyle gerçekleştirirken; çiftçilere alım garantisinin yanı sıra eğitim, finansal destek ve ziraat mühendisleri aracılığıyla danışmanlık sağladı. Tarımda fırsat eşitliğini desteklemek amacıyla yürütülen Tarımın Kadın Yıldızları projesi kapsamında, yıl boyunca düzenlenen 18 eğitim programına 2 bin 181 kadın üretici katıldı. Projenin etkisini üretimden tüketiciye taşıyan Besler, kadın üreticilerin emeğini görünür kılan Ege’den Hasat Bezelye’yi tüketicilerle buluşturdu. Tarımın Genç Yıldızları Staj Programı ile gençleri de sürece dahil ederek tarım sektöründe kapsayıcılığın güçlendirilmesine katkı sağladı. Geleceği Besler Ekseninde Ar-Ge, İnovasyon ve Yeşil Dönüşüm Yatırımları Besler, tarladan sofraya uzanan değer zincirinin geleceğini şekillendirecek çözümler geliştirmek amacıyla Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarını sürdürdü. Şirketin 2025 yılı Ar-Ge yatırımları 90,7 milyon TL’ye ulaşırken, yıl içinde 14 proje tamamlandı ve 22 projedeki çalışmalar devam etti. Atık yağların değerlendirilmesi, biyobazlı ambalajların geliştirilmesi, patates işleme süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin yeniden kullanılması ve fonksiyonel gıda bileşenlerinin geliştirilmesine yönelik projelerle döngüsel ekonomi yaklaşımı inovasyonla desteklendi. Bu alandaki öncü çalışmalardan biri olan SAFER Akıllı Tarla Karar Destek Platformu ile ürün kalitesinde yaklaşık yüzde 24, verimlilikte yüzde 17 artış sağlanırken, kaynak kullanımı yüzde 40 azaltıldı. Besler, inovasyon çalışmalarının tüketiciye yansıması olarak 2025 yılında dondurulmuş ve konserve gıda, yağ ve donuk fırıncılık kategorilerinde 50 yeni ürünü pazara sundu. Şirket ayrıca Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile imzaladığı, 25 milyon Euro tutarında ve yedi yıl vadeli finansman anlaşmasıyla yeşil dönüşüm yatırımları ve kapsayıcı kalkınma hedefleri için ilave kaynak sağladı. Mert Altınkılınç: “Döngüsel Bereket yaklaşımıyla sürdürülebilirlik dönüşümümüze devam ediyoruz” Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO'su Mert Altınkılınç, gıda sektörünün geleceğinin; doğal kaynakların korunduğu, üreticinin güçlendirildiği, teknolojinin etkin kullanıldığı ve güvenli gıdaya sürdürülebilir erişimin sağlandığı bir değer zinciriyle mümkün olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bizim için bereket; doğadan aldığımız değeri korumak, değer zincirimizdeki tüm paydaşlarımızla birlikte çoğaltmak ve gelecek nesillere taşımak demek. Çiftçiden başlayarak üretim, işleme ve dağıtım süreçleri üzerinden sofraya uzanan bu zincirin her aşamasında toprağı koruyan, kaynakları verimli kullanan, israfı azaltan ve değer yaratan bir anlayışla hareket ediyoruz. Tarımdan Ar-Ge’ye, enerji verimliliğinden inovasyona kadar attığımız her adımı, geleceğin sürdürülebilir gıda değer zincirine yönelik uzun vadeli bir yatırım olarak görüyoruz. Herkesin güvenli ve yüksek kaliteli gıdaya erişimini sağlama misyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ETİ, Kuraklığa Dayanıklı Kanatlı Buğdayı'nın İlk Tohumluk Hasadını Gerçekleştirdi Haber

ETİ, Kuraklığa Dayanıklı Kanatlı Buğdayı'nın İlk Tohumluk Hasadını Gerçekleştirdi

Türkiye’nin lider gıda şirketlerinden ETİ, tarımsal Ar-Ge yatırımları ve sürdürülebilir tarım vizyonu doğrultusunda önemli bir adım daha attı. İklim krizinin getirdiği kuraklık riski ve kaliteli hammadde ihtiyacından yola çıkan ETİ; iklim değişikliğine dirençli yerli tohum çeşidi Kanatlı Buğdayı’nın tohumluk buğday hasadını gerçekleştirdi. 2004 yılında Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından ıslah çalışmalarıyla geliştirilmeye başlanan Kanatlı Buğdayı, ETİ’nin sertifikalı tohumluk üretiminin temelini oluşturacak. Geçtiğimiz yıl üretim hakları alınan bu yeni çeşit, bisküvilik buğday ununun üretiminde sürdürülebilir hammadde güvencesi sağlayacak. Uzun yıllardır yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmalarımızın somut sonuçlarını görmeye başladık Kanatlı Buğdayı’nın ilk tohumluk hasadıyla ilgili açıklama yapan ETİ Global CEO’su Ercan Öz; “ETİ olarak 10 yıl önce dahil olduğumuz ve bugün ilk hasadını gururla gerçekleştirdiğimiz Kanatlı Buğdayı, tarımsal sürdürülebilirlik vizyonumuzun en somut adımlarından biri. Ülkemiz tarımının ve gıda sanayinin yarınlarını güvence altına alma hedefiyle yürüttüğümüz bu uzun soluklu çalışma, geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde tecrübe ettiğimiz şiddetli kuraklıkla birlikte ne kadar doğru bir yatırım olduğunu bir kez daha kanıtladı. Yaşanan bu tablo, geleneksel tarım modellerinin iklim krizine karşı ne kadar kırılgan olduğunu gösterirken, yıllar önce koyduğumuz vizyonun doğruluğunu da teyit etti. Tarımsal üretim çalışmalarına verdiği destek sebebiyle, Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından kurucumuz merhum Firuz Kanatlı’nın adı verilen bu buğday, gıda sektörümüzün geleceğini koruma altına alma noktasında kritik bir role sahip. Değişen iklim koşullarına rağmen kalitesinden ödün vermeyen bu çeşidin, önümüzdeki dönemde tüm gıda sanayimiz için sürdürülebilir, güvenilir ve yüksek standartlı bir hammadde güvencesi olacağına inanıyoruz.” Çiftçilerle birlikte büyüyen sürdürülebilir tarım modeli Tarımsal üretimin geleceğini korumaya yönelik çalışmalarını sürdüren ETİ, 15 yıl önce 11 çiftçi ve 1.800 dekarlık alanda başlattığı sözleşmeli tarım modelini bugün yaklaşık 350 bin dekarlık geniş bir üretim alanına taşıdı. Türkiye’de gıda sanayinin geleceğinin sürdürülebilir tarımdan geçtiğini belirten Öz; “Tarımsal girdilere dayalı bir şirket olarak, hammaddemizi sağladığımız tarım sektörünün sürdürülebilirliği bizim için hayati önem taşıyor. ETİ olarak üretim süreci boyunca çiftçilere tohum, gübre ve bitki besleme ürünleri başta olmak üzere ayni destek sağlıyor; uzman ziraat mühendislerimiz aracılığıyla sahada teknik danışmanlık veriyoruz. Ayrıca kalite kriterlerine uygun ürünler için alım garantisi ve tarladan ücretsiz nakliye imkanı sunuyoruz.” Tarımsal Ar-Ge çalışmalarını da uzun yıllardır şirket içerisinde yer alan uzman ekiplerle yürüten ETİ, bu alandaki faaliyetlerini resmi tescil ve yetkilendirmelerle sürdürüyor. Üniversiteler, bilimsel kuruluşlar ve araştırma enstitüleriyle yürüttüğü ortak ıslah projelerinin yanı sıra Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen 'Özel Sektör Tarımsal Araştırma Kuruluşu' unvanına sahip olan şirket, özel tohum geliştirme stratejileri uyguluyor. TÜBİTAK destekli projeler ve tohum ıslah programları sayesinde tescil ve tedarik süreçlerini hızlandıran ETİ, geliştirdiği yüksek nitelikli tohumlarla güçlü bir temel oluşturuyor. Şirket bu sayede, Türkiye’nin tarımsal Ar-Ge kapasitesine ve gıda sanayinin geleceğine katkı sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bluefarm Tarım İpsala’da Kadın Girişimi Blueberry Ladies Tarımsal Üretim İle İlk Sözleşmeli Tarım Projesini Başlattı Haber

Bluefarm Tarım İpsala’da Kadın Girişimi Blueberry Ladies Tarımsal Üretim İle İlk Sözleşmeli Tarım Projesini Başlattı

DCT Trading’in bağlı ortaklığı Bluefarm Tarım, İpsala’da 9 kadın girişimcinin kurduğu Blueberry Ladies Tarımsal Üretim A.Ş. ile ilk sözleşmeli tarım projesini hayata geçiriyor. Anlaşma kapsamında, başlangıçta yaklaşık 2 bin 500 saksıda yaban mersini üretimi gerçekleştirilmesi ve tam verime ulaşıldığında yaklaşık 13 ton ürün elde edilmesi hedefleniyor. Bluefarm Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, ‘’Kadın girişimcilerimize, know-how transferi ve gübreleme merkezi desteğinden tam otomasyon sistemlerinin kurulumu, malzeme tedariki ve altyapının oluşturulması gibi birçok alanda destek sağlayacağız’’ dedi. Tarımdan teknolojiye uzanan büyüme stratejisiyle Türkiye’nin tarım emtiası alanında önde gelen şirketlerinden DCT Trading’in bağlı ortaklığı Bluefarm Tarım Teknolojileri ve Üretim A.Ş., yaban mersini üretiminde atılımlarını sürdürüyoruz. Şirket, yaklaşık 4,5 milyon Euro yatırımla geliştirdiği, 265 dönümlük alanda kurulum çalışmalarını sürdürdüğü Bluefarm Tarım Yaban Mersini Çiftliği’nde 150 bin fidan kapasitesine ulaşılmayı planlanıyor. Bluefarm Tarım, kendi üretim gücünü artırmanın yanı sıra yerel üreticilerle kurduğu iş birlikleriyle yaban mersininde üretim ve ihracat kapasitesini daha da büyütmeyi hedefliyor. Yaban mersininde üretici ağı genişliyor Bluefarm Tarım, yerel üreticilerle geliştirdiği iş birlikleriyle yaban mersininde sürdürülebilir bir tedarik yapısı oluşturmayı ve yerel kalkınmayı desteklemeyi amaçlıyor. Bu kapsamda şirket, İpsala’nın Sarıcaali köyünde 9 kadın girişimcinin bir araya gelerek kurduğu Blueberry Ladies Tarımsal Üretim A.Ş. ile sözleşmeli tarım modeli kapsamında iş birliği gerçekleştirdi. İş birliğinin imza töreni, Bluefarm Tarım Yaban Mersini Çiftliği’nde gerçekleşti. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Edirne Valisi Yunus Sezer ile birlikte bölgedeki çeşitli kamu ve sektör temsilcileri de törene katıldı. ‘’Yunanistan’daki tecrübemizi Türkiye’ye taşıyoruz’’ DCT Trading ile Bluefarm IKE ve Bluefarm Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, iş birliğine dair şunları söyledi: “Bluefarm IKE’de elde ettiğimiz tüm bilgi birikimi ve tecrübeyi şimdi Bluefarm Tarım aracılığıyla Türkiye’ye taşıyoruz. Bununla birlikte, Yaka bölgesinde başarıyla uyguladığımız anlaşmalı tarım modelini Edirne İpsala ve çevresinde de hayata geçirerek bölge çiftçilerine yüksek katma değerli alternatif bir ürün seçeneği sunmayı hedefliyoruz. Yunanistan’da edindiğimiz modern tarım uygulamalarına ilişkin deneyimlerimizi üreticilerimizle paylaşırken, özellikle kadın istihdamını destekleyen bir üretim modeli oluşturmaya ve bölgesel kalkınmaya katkımızı en üst seviyeye çıkarmaya devam edeceğiz” dedi. ‘’Kadınlar satış garantisi altında gelir elde edecek’’ Anlaşma kapsamında Blueberry Ladies Tarımsal Üretim A.Ş.’ye sunacakları katkılara ilişkin Levent Sadık Ahmet, ‘’Sözleşme kapsamında Blueberry Ladies Tarımsal Üretim A.Ş., Bluefarm Tarım’a ait araziden kiralama yaparak tamamen modern yöntemlerle yaban mersini yetiştiriciliği yapacak ve yetiştirdiği tüm yaban mersinlerini de anlaşmalı tarım kapsamında Bluefarm Tarım'a satarak satış garantisi altında gelir elde edecek. Bu süreçte know-how transferi ve gübreleme merkezi desteğinden tam otomasyon sistemlerinin kurulumu, malzeme tedariki ve altyapının oluşturulması gibi birçok alanda destek sağlayacağız. Ayrıca üretim alanlarını düzenli olarak takip ederek, kadın girişimcilerimizin en kısa sürede tam verime ulaşması için her konuda gerekli çalışmaları yürüteceğiz’’ diye konuştu. ‘’İlk aşamada 2 bin 500 saksıda üretim yapılacak’’ Blueberry Ladies Tarımsal Üretim A.Ş. ile yaptıkları anlaşmanın hedeflerine dair de bilgi veren Sadık Ahmet, ‘’İlk aşamada yaklaşık 2 bin 500 saksıda gerçekleştirilecek üretimin, saksıların tam verime ulaşmasıyla birlikte yaklaşık 13 tona ulaşmasını hedefliyoruz. Üretilecek yaban mersinlerinin ihraç edilmesiyle kadın girişimcilerimizin üretiminin Türkiye’nin ihracatına doğrudan katkı sağlamasını amaçlıyoruz. Topraksız ve çevre dostu üretim modeliyle hayata geçirilecek proje, başta su tüketiminin minimize edilmesi olmak üzere sunduğu çevresel katkılarla sürdürülebilir tarım açısından da örnek bir model oluşturacak. Bluefarm Tarım olarak bölgeye katkılar sunarken, bu iş birliğiyle birlikte Blueberry Ladies Tarımsal Üretim de kendi üretim alanında kadınlara istihdam sağlayacak bir model inşa edecek. Böylece İpsala’da kadın istihdamının artmasına da hizmet edeceğiz’’ ifadelerini kullandı. ‘’Türkiye’ye örnek olacak kadın girişimciliği modeli oluşturmayı amaçlıyoruz’’ Bluefarm Tarım’la yaptıkları anlaşmanın önemine değinen Blueberry Ladies Tarımsal Üretim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Meltem Çelik, “9 kadın girişimci olarak kurduğumuz Blueberry Ladies ile tarımda katma değeri yüksek, sürdürülebilir ve ihracat odaklı bir üretim modeli oluşturmayı hedefliyoruz. Bluefarm Tarım’ın bilgi birikimi, teknik altyapısı, modern tarım konusundaki deneyimi ve yol göstericiliği bizim için çok büyük önem taşıyor. Üretimden satışa kadar uzanan bu yapı sayesinde hem kendi üretimimizi geliştirmeyi hem de İpsala’dan Türkiye örnek olacak kadın girişimciliği modeli oluşturmayı amaçlıyoruz. Bluefarm Tarım’a ülkemiz tarımına ve kadın girişimcilere sundukları destekten ötürü teşekkür ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Penguen Gıda, 2025 Yılının İhracat Şampiyonu Oldu Haber

Penguen Gıda, 2025 Yılının İhracat Şampiyonu Oldu

Türkiye'nin önde gelen konserve ve dondurulmuş gıda üreticilerinden Penguen Gıda, ihracattaki güçlü performansıyla sektördeki liderliğini bir kez daha ortaya koydu. Şirket, uluslararası pazarlardaki büyümesini sürdürerek “2025 yılının İhracat Şampiyonu” unvanını kazandı. Penguen Gıda Genel Müdürü Aykan Sözüçetin yaptığı değerlendirmede; 2025 yılının küresel ekonomide devam eden belirsizliklerin etkili olduğu zorlu bir dönem olduğunu belirterek, şirketin bu süreçte üretim verimliliğimizi arttırmaya, mevcut kapasitemizi daha etkin kullanmaya ve ihracat odaklı büyümeye öncelik verdiğini ifade etti. Üretim ve Kapasite Kullanımında Güçlü Performans Sözüçetin, 2025 yılında toplam üretim miktarının bir önceki yılın 40 bin ton seviyesinden 49 bin tonun üzerine çıkarak yaklaşık yüzde 22 oranında arttığını belirterek, kapasite kullanım oranının da yüzde 49’dan yüzde 60 seviyesine yükseldiğini söyledi. İhracatta Yüzde 49 Büyüme Şirketin ihracat performansına da değinen Sözüçetin, yurt dışı satış miktarının 2024 yılında yaklaşık 26 bin ton seviyesindeyken 2025 yılında 39 bin tonun üzerine çıkarak yüzde 49 oranında arttığını belirtti. Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdiklerini ifade eden Sözüçetin, uluslararası pazarlardaki büyümenin istikrarlı şekilde devam ettiğini söyledi. İhracatın Payı Yüzde 75’in Üzerine Çıktı Toplam satış tonajı içerisinde ihracatın payının 2024 yılında yaklaşık yüzde 69 seviyesinde olduğunu hatırlatan Sözüçetin, bu oranın 2025 yılında yüzde 75’in üzerine yükseldiğini belirtti. Sözüçetin, “Uluslararası pazarlardaki büyümemiz, ürünlerimizin kalite ve güvenilirliğinin yanı sıra müşterilerimizin markamıza duyduğu güvenin de bir sonucudur. İhracatın toplam satışlarımız içindeki payının artması, döviz bazlı gelir yaratma kapasitemizi güçlendirirken şirketimizin finansal dayanıklılığına da önemli katkı sağlamaktadır” dedi. Güçlü Tedarik Zinciri ve Sözleşmeli Tarım Modeli Penguen Gıda’nın başarısının arkasında güçlü tarımsal hammadde tedarik ağı, yaklaşık 10 bin çiftçiyi kapsayan sözleşmeli tarım modeli, modern üretim altyapısı ve uluslararası kalite standartlarına uygun üretim kabiliyeti bulunduğunu belirten Sözüçetin, tedarik zinciri yönetimi ve operasyonel esnekliğin şirketin en önemli rekabet avantajları arasında yer aldığını vurguladı. Önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sözüçetin, “Operasyonel verimliliğimizi daha da artırmaya, mali disiplinimizi güçlendirmeye ve ihracat pazarlarımızdaki sürdürülebilir büyümeyi desteklemeye devam edeceğiz. Penguen Gıda olarak ülkemize döviz kazandırmayı sürdürürken, üretimdeki gücümüzü ve ihracattaki lider konumumuzu daha da ileri taşımayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sukkar Şeker 2025’te Üretim Hacmini Güçlendirdi Haber

Sukkar Şeker 2025’te Üretim Hacmini Güçlendirdi

Sukkar Şeker, 2025 yılında Erzurum ve Erzincan tesislerinde 515 bin ton net şeker pancarı işledi. Bu üretim sürecinde 80 bin ton kristal şeker, 15 bin ton kuyruk şeker, 130 bin ton küspe ve 18 bin ton melas elde edildi. Elde edilen bu ürünler, şeker üretiminin yanı sıra hayvancılık ve sanayi için önemli girdiler sunarak katma değeri yüksek bir üretim zinciri oluşturdu. Karavaizoğlu: “2025, Üretimde Verim ve Randımanın Birlikte Yükseldiği Bir Yıl Oldu” Sukkar Şeker Genel Müdürü Necati Karavaizoğlu, 2025 pancar sezonunun hem tarla hem de fabrika süreçleri açısından güçlü bir performansla tamamlandığını belirterek, iklim koşullarının üretime doğrudan olumlu yansıdığını söyledi. “2025 yılı, pancar sezonu açısından oldukça verimli bir yıl oldu. İklim koşullarının sezona uygun seyretmesi sayesinde pancar tarladan temiz bir şekilde toplandı, fabrikalarımıza sorunsuz biçimde ulaştırıldı ve üretim sürecine sağlıklı şekilde dâhil edildi. Dekara düşen pancar verimi artarken, pancardaki şeker oranı da bir önceki sezona kıyasla yaklaşık bir tam puan yükseldi. Bu durum, hem kristal şeker üretiminde hem de yan ürünlerin miktar ve kalitesinde önemli bir artış sağladı.” Üretimin yalnızca şekerle sınırlı olmadığını vurgulayan Karavaizoğlu, entegre yapının önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Şeker pancarı, işlenme süreciyle birlikte küspe ve melas gibi hayvancılık ve sanayi için kritik yan ürünler de üretiyor. 2025 yılında elde ettiğimiz 130 bin ton küspe ve 18 bin ton melas, bu entegre üretim yapısının somut bir göstergesi. Bu yapı sayesinde tarımsal üretim, sanayi ve hayvancılık birbirini besleyen sürdürülebilir bir ekonomik döngüye dönüşüyor.” Nakliye ve Ekipman Yatırımları Üretimi Hızlandırdı Karavaizoğlu, 2025 yılında üretim süreçlerini iyileştiren önemli adımlardan birinin lojistik ve ekipman tarafında atıldığını da belirtti. Nakil Lojistik A.Ş.’nin bölgeyi yakından analiz etmesiyle pancar nakliye sürecinin daha hızlı ve planlı hâle geldiğini ifade eden Karavaizoğlu, kritik ekipmanların yenilenmesinin üretim akışını önemli ölçüde rahatlattığını söyledi. “Nakliye süreçlerinin iyileştirilmesi ve kritik ekipmanların yenilenmesi hem fabrikalarımızdaki üretim temposunu artırdı hem de çalışanlarımız ve çiftçilerimiz açısından sahada ciddi bir kolaylık sağladı.” 2026 Hedefi: Daha Yüksek Kapasite, Daha Fazla Katma Değer Sukkar Şeker’in 2026 yılı hedefleri arasında üretim kapasitesinin artırılması öncelikli başlık olarak öne çıkıyor. Hâlihazırda günlük 4.400 ton pancar işleme kapasitesine sahip olan Erzurum Şeker Fabrikası’nın kapasitesinin 7.500–8.000 ton/gün seviyesine çıkarılması planlanıyor. Karavaizoğlu, devam eden yatırımlara ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Etanol fabrikamız için yapımı süren şilempe koyulaştırma tesisini devreye almayı, etanol susuzlaştırma ünitesi ilavesiyle hem etanol hem de biyoetanol üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca üretilen küspenin değerlendirilmesine yönelik olarak melaslı kuru küspe üretimi yapacak yeni bir tesisin kurulması da planlarımız arasında yer alıyor.” “Şeker Sektörü, Çiftçi Güvencesinin En Güçlü Alanlarından Biri” Şeker sektörünün Türkiye’de sözleşmeli tarım uygulamasının en sistemli şekilde yürütüldüğü alanlardan biri olduğunu vurgulayan Karavaizoğlu, çiftçilerin pazarlama kaygısı yaşamadan üretim yapabildiğine dikkat çekti. “Çiftçilerimiz, ürettikleri pancarı doğrudan fabrikalarımıza teslim ediyor. Sağlanan destekler sayesinde ek bir mali yük altına girmeden üretim yapıyor, emeklerinin karşılığını güvenle alıyorlar. Makineli tarıma geçişle birlikte üretim hızlanırken, çiftçilerimizin gelirlerinde de ciddi artış sağlanıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özpamukçu: “Güvenli Gıda, Güçlü Tarım ve Sürdürülebilir Üretim Zinciriyle Mümkündür” Haber

Özpamukçu: “Güvenli Gıda, Güçlü Tarım ve Sürdürülebilir Üretim Zinciriyle Mümkündür”

Alp Önder Özpamukçu, gıda güvenliğinin yalnızca halk sağlığı değil, aynı zamanda ekonomik istikrar ve sürdürülebilir kalkınma açısından da stratejik bir öncelik haline geldiğini vurgulayarak, “Güvenilir, izlenebilir ve uluslararası standartlara uyumlu gıdaya erişim artık bir tercih değil, zorunluluk. Bu anlamda güvenli gıda üretimi güçlü tarım ve sürdürülebilir üretim zinciri ile mümkündür” açıklamasını yaptı. 2012 yılından bu yana, Türkiye’de modern perakende sektörünün gelişmesi ve kurumsallaşması, gıda perakendeciliğinde uluslararası standartların yakalanması konularında faaliyet gösteren Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), Türkiye’nin ve dünyanın en kritik gündeminden biri olan gıda güvenliği konusunda da çalışmalarını sürdürüyor. Gıda güvenliğinin, sektörü, toplum sağlığını ve ekonomiyi yakından ilgilendirdiğini belirten GPD Başkanı Alp Önder Özpamukçu; iklim değişikliği, küresel tedarik zincirindeki kırılganlıklar, artan maliyetler ve üretim planlamasındaki eksikliklerin Türkiye’de gıda güvenliği açısından temel riskler oluşturduğuna dikkat çekti. Özpamukçu, “Türkiye gibi dört mevsimi yaşayan, zengin tarım potansiyeline sahip bir ülkede, bu potansiyelin ekonomiye yansıyabilmesi ancak planlı üretim, teknoloji kullanımı ve sürdürülebilir destek politikalarıyla mümkün. Güçlü bir tarım zinciri; kırsaldan kente, tarladan market rafına kadar istikrarı beraberinde getirir” diye konuştu. Perakendenin Gıda Güvenliğindeki Rolü Organize gıda perakendesinin, üretimden tüketiciye uzanan sürecin her aşamasında önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Özpamukçu, “Gıda perakendeciliği, yalnızca ürün satmak değil; ürünü doğru üretmek, zamanında ulaştırmak ve süreci sürdürülebilir şekilde yönetmektir. Üyelerimiz bu anlayışla; üreticiden tüketiciye giden her adımda kalite, denetim ve şeffaflık ilkelerini gözetmektedir” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Organize gıda perakendesi bugün Türkiye’de 47 bin satış noktası ve 465 bini aşkın istihdam ile kayıtlı ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Bu yapının en önemli avantajlarından biri, gıda ürünlerinde kalite güvencesi, izlenebilirlik ve denetim süreçlerinin güçlü bir sistematik içinde yürütülmesi. Gıda perakendeciliği işimizin yüzde 80’i tarım ve hayvancılıkla doğrudan bağlantılı. Tarımda ilerleme kaydedilmeden gıda arz güvenliğini sağlamak mümkün değil. Bu nedenle üretimin planlı hale getirilmesi, kooperatiflerin güçlendirilmesi ve üreticilerin modern tekniklerle desteklenmesi büyük önem taşıyor.” Özpamukçu, güçlü bir tarım altyapısının oluşturulması için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: Planlı ve bölgesel üretim uygulamalarının etkin hale getirilmesi,Sözleşmeli tarımın yaygınlaştırılması,Çiftçiye girdi desteği (gübre, yem, tohum) ile maliyet kontrolü sağlanması,Kooperatiflerin güçlendirilmesi ve pazarlama süreçlerinde aktif hale getirilmesi,Dijital tarım teknolojilerinin kullanımıyla verimliliğin artırılması,Genç çiftçilerin sosyal ve ekonomik olarak teşvik edilmesi,Su ve toprak dostu üretim yöntemlerinin yaygınlaştırılması. Uluslararası Standartlara Uyum: Güven ve Rekabetin Anahtarı Gıda güvenliğinde uluslararası standartlara uyumun yalnızca ihracat için değil, iç pazarda da güven ortamı yaratmak açısından kritik olduğunu vurgulayan Özpamukçu, “Tüketicinin güveni, üretimden dağıtıma kadar her aşamada ortak bir kalite diline sahip olmaktan geçiyor. Bu standartlar hem markalarımızın hem de ülkemizin itibarı açısından vazgeçilmezdir” şeklinde konuştu. 11. Ortak Gelişim Kongresi 18 Kasım’da Gerçekleşecek GPD’nin bu yıl 11’incisini düzenleyeceği Ortak Gelişim Kongresi hakkında da bilgiler veren Özpamukçu, 18 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilecek kongrede gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim konuları farklı açılardan ele alınacağını belirterek şunları söyledi: “Sektörümüzün tüm paydaşlarını aynı masa etrafında buluşturan Ortak Gelişim Kongremizde, gıda güvenliğini çok boyutlu biçimde tartışacağız. Bu alanda atılacak adımların hem üreticilerimizin hem tüketicilerimizin geleceği için belirleyici olacağına inanıyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.