Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Spor

Kapsül Haber Ajansı - Spor haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Spor haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İkinci Bahar’da Mezuniyet Sevinci Haber

İkinci Bahar’da Mezuniyet Sevinci

Kadıköy Belediyesi ile Fenerbahçe Üniversitesi'nin Kadıköylü 65 yaş üstü bireylerin dijital okuryazarlık, sağlıklı beslenme, spor, iletişim, akılcı ilaç kullanımı ve ilk yardım konularında bilgi ve becerilerini artırmak için hayata geçirdiği “İkinci Bahar Akademisi” ilk mezunlarını verdi. Mezunların diploma töreni 26 Ocak Pazartesi günü Kozyatağı Kültür Merkezi’nde yapıldı. Kokteyl ile başlayan, Kadıköy Belediyesi Gençlik Sanat Merkezi öğretmen ve öğrencilerinin verdiği müzik dinletisi ile renklenen tören, açılış konuşmalarıyla devam etti. “KADIKÖY SİZLERLE GÜZEL” Törenin açılış konuşmasını yapan Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, “Kadıköy, çoğunlukla 65 yaş üstü vatandaşımızın ikamet ettiği bir yer. Biz de bundan gurur duyuyoruz. Çünkü hepsinin çok güzel geçmişleri, yaşanmışlıkları var. Her sahaya çıktığımda onlardan çok şey öğreniyorum. Onların tecrübelerinden yararlanmaya çalışıyorum. Bu dönem özellikle temel hedefimiz 65 yaş üstü vatandaşlarımızı evde oturtmamak. Onları sürekli hem kendi belediyemizin imkanıyla hem de şu anda Fenerbahçe Üniversitesi'nde olduğu gibi ortak paydaşlarla, ortak protokol ve ortak projelerle onların sosyalleşmesi ve hayata daha çok katkı sunmaları için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Atölyeler, kurslar, korolar ile vatandaşlarımıza dokunarak onların sosyalleşmesini amaçlıyoruz. Bu çalışmaların en güzel örneklerinden biri de İkinci Bahar Akademisi. İleri yaşta sağlıklı beslenme, ilk yardım, iletişim eğitimi, ileri yaşta akılcı ilaç kullanımı eğitimleri alındı. Bu yaş grubu için çok değerli işler. Ben de yemek yapma atölyesine katıldım. Çok güzel geçmişti.” diye konuştu. Kösedağı konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Projeye emek veren herkese ve siz değerli katılımcılara teşekkür ediyorum. Kadıköy sizlerle güzel. Biz de her zaman sizin yanınızda olmaya, taleplerinize cevap vermeye devam edeceğiz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum.” “ÖZVERİLİ BİR ÇALIŞMA” Fenerbahçe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye Güniz Küçükgüzel de projeye dair duygu ve düşüncelerini şöyle dile getirdi: “Çok özverili bir çalışma yapıldı. Bugün de mezuniyet heyecanı yaşadık. Sağlıklı beslenme, spor, iletişim teknikleri, ileri yaşlardaki akılcı ilaç kullanımı, evde geçirilen kazalarda uygulanacak durumlar ile ilgili dersler verildi. Atölyelerde en güzel sahnelerinden biri de başkanımızla yaptığımız mutfak atölyesiydi. Bu projenin devam etmesiyle daha fazla kişiye ulaşması iyi olacak. Bu törenin hazırlanmasında emeği geçen tüm Kadıköy Belediyesi çalışanları ile üniversitemizde büyük mesai harcayan çalışma arkadaşlarıma özellikle teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten çok büyük özveriyle ve büyük bir istekle çalıştılar.” Kadıköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Zeynep Özen Aslan da projede emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti, projeden daha fazla kişinin faydalanması için çalışmalarına devam edeceklerini söyledi. “HER AN ÖĞRENEBİLİRSİNİZ” Konuşmaların ardından beklenen o mutlu an geldi, mezuniyet diplomaları verildi, kepler havaya atıldı. Diploma heyecanı yaşayan İkinci Bahar Akademi öğrencisi 90 yaşındaki Mustafa Şavur ise şöyle konuştu: “Saygılı hocalarımız, kıymetli yöneticilerimiz, değerli arkadaşlarım İkinci Bahar Akademisi’nden mezun olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu süreç benim için sadece bir eğitim değil paylaşmanın ve yeniden üretiminin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan bir yolculuk oldu. Emek veren tüm hocalarıma, bu ortamı hazırlayan herkese ve birlikte güzelleştirdiğimiz arkadaşlarıma gönülden teşekkür ederim. İkinci bahar bize hayatın her anında öğrenmenin mümkün olduğunu gösterdi. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum. Bu güzel programın uzun yıllar devam etmesini diliyorum." Mezuniyet mutluluğu, Parlak Şapkalılar dans grubunun gösterisi ile Fenerbahçe Üniversitesi öğrencileri ve öğretmenlerinden oluşan Türbülans müzik grubunun konseri ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa Büyükşehir’den Amatör Spor Kulüplerine 12 Milyon 750 Bin Liralık Destek Haber

Manisa Büyükşehir’den Amatör Spor Kulüplerine 12 Milyon 750 Bin Liralık Destek

Bu yıl 3 katına çıkartılan destekle 123 kulübe 12 milyon 750 bin liralık maddi katkı sağlandı. Tüm branşlarda destek vermeye devam edeceklerini vurgulayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Manisa’mızı her alanda parmakla gösterilen, spor açısından da centilmenlik ruhunu tam yaşatan bir spor şehri haline getirmek istiyoruz” dedi. Spora ve sporcuya destek olmak, genç nesilleri spora teşvik etmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Manisa Büyükşehir Belediyesi, amatör spor kulüplerine nakdi destekte bulundu. Tarık Almış Spor Salonu’nda gerçekleştirilen törene Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Manisa Amatör Kulüpler Birliği Başkanı Mehmet Salih Pektaş, Manisa Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Erol Timur, amatör spor kulüplerinin başkan ve yöneticileri ile sporcular katıldı. “Tüm Branşlarda Destek Vermeye Devam Edeceğiz” Her zaman sporun ve sporcunun yanında olacaklarını vurgulayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Özellikle gençlerimiz için amatör sporların ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Geçtiğimiz hafta amatör futbol kulüpleriyle kahvaltı düzenlemiş, verdiğimiz desteği üç katına çıkarttığımızın müjdesini vermiştik. 123 kulübümüze 12 milyon 750 bin liralık destek vereceğiz. Türkiye’de sporu futbol ve diğerleri olarak ne yazık ki ikiye ayırmak durumunda kalıyoruz. Diğer spor kulüplerimizin de içi ferah olsun. Arkadaşlarımız onunla ilgili çalışmalarına devam ediyor. Manisa’nın 17 ilçesinde, tüm branşlardaki amatör spor kulüplerimize desteğimiz katlanarak devam edecek” dedi. “Türkiye’ye Örnek Olalım” Gençlerle bir arada olmanın çok keyifli olduğunu dile getiren Başkan Besim Dutlulu, “Bir spor takımında spor ile uğraşmak, sizlerin kişisel gelişimi için çok önemli. Biz Manisalılar olarak, futbolundan basketboluna kadar tüm amatör sporlarda herkese örnek olmalıyız. Yaptığınız sporlarda hem oyununuz ile hem ahlakınız ile tüm Türkiye’ye örnek olalım. Kavgadan uzak duralım. Dilimize dikkat edelim. Bu sporları yaparken düşman değil, dost kazanalım. Buraya gelen her bir kulübün bizim misafirimiz olduğunu unutmayalım. İnsanlar Manisa’ya geldikten sonra ‘Burada öyle bir şekilde ağırlandık ki hakikaten bir kardeş takıma gelmişiz’ desinler. Sizler aynı zamanda Manisa’nın spor ve kültür elçilerisiniz. Bu bakımdan sporcularımıza güveniyoruz, inanıyoruz. Nasıl amatör kulüplerimizin yanındaysak, nasıl gençlere yatırım yapan her kulübün yanında oluyorsak, sizlerin de yanında olmaya, destek vermeye devam edeceğiz. Bir kısmınızın profesyonel sporlara yönlenmesinde, bir kısmınızın da daha sağlıklı bir hayat kurmanıza faydalı olan bu sporları yapmanız için elimizden gelen desteği ve yatırımı yapacağız. Çünkü sizleri çok seviyor ve önemsiyoruz” ifadelerini kullandı. “Manisa’yı Spor Şehri Yapmak İstiyoruz” Hem spor salonları yapacaklarını hem de amatör sporlara destek vermeye devam edeceklerini kaydeden Başkan Dutlulu, “Kendi kulübümüzde sporcu sayımızı arttıracağız. Her bakımdan amacımız bir spor şehri yaratmak. Manisa’yı parmakla gösterilen, spor açısından centilmenlik ruhunu tam yaşatan bir spor şehri haline getirmek istiyoruz. Misafir olan takımlara, misafir gittiğiniz takımlara şunu dedirtin. ‘Bu Manisalılar ne kadar düzgünler, ne kadar iyi sporcular yetiştirilmiş. Bu Manisalılar hem sporda örnek olmuşlar hem de ahlaken örnek olmuşlar.’ Biz bu konuda sizlere güveniyoruz” şeklinde konuştu. ASKF Başkanı Timur Teşekkür Etti Manisa Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Erol Timur da törende yaptığı konuşmasında, “Sanayi, ticaret, turizm, eğitim ve sporda Ege’nin yükselen değerleri arasında bulunan, marka olma yolunda hızla ilerleyen Manisa’nın Manisa Büyükşehir Belediyemiz ve Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’nun destekleriyle bu markayı yükseltmek adına 123 spor kulübüne yapılacak olan 12 milyon 750 bin liralık nakdi yardım için kendim ve kulüplerimiz adına teşekkür ederim. Besim Başkan’ımız her istediğimize yardımcı oluyor. Tüm spor kulüplerimiz adına Besim başkanımıza yürekten teşekkür ediyorum” dedi. “Bizi Hiçbir Zaman Kırmadılar” Manisa Amatör Kulüpler Birliği Başkanı Mehmet Salih Pektaş ise konuşmasında, “Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Bizi hiçbir zaman kırmadılar. Amatör spor kulüpleri Manisa’da taraftarıyla, sporcusuyla, yöneticileriyle çok büyük bir aile olduğunu gösteriyor. Bu destekler çocuklarımıza gerçekten fayda sağlıyor. Başta Besim Başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Federasyon Başkanı Erol Timur, Başkan Besim Dutlulu’ya amatör spor kulüplerine verdiği destekten dolayı teşekkürlerini ileterek plaket takdim etti. Ardından kulüp başkanlarına nakdi yardım çekleri teslim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya Ordulular Gününe Özel Koşu Haber

Dünya Ordulular Gününe Özel Koşu

Ordu’nun plaka numarasına atıfta bulunulan 52 kilometrelik parkur, “5 Şubat Dünya Ordulular Günü” kapsamında koşularak kutlanıyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi ile KoşuyORDU Spor Kulübü iş birliğinde düzenlenen etkinlik öncesi son hazırlıklar tamamlanıyor. 5 Şubat Dünya Ordulular Günü’ne sayılı günler kala, koşuya katılacak sporcular son antrenmanlarını gerçekleştirdi. Ordu’nun tanıtımı için birçok alanda çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz yıl ikincisi düzenlenen 52 kilometrelik koşu heyecanını bu yıl da devam ettiriyor. Türk ve Kanadalı sporculardan oluşan 5 kişilik koşu grubunun yer alacağı etkinlik, 5 Şubat’ta start alacak. 32 KİLOMETRELİK ANTRENMAN YAPILDI 5 Şubat’ta gerçekleştirilecek 52 kilometrelik koşu öncesinde sporcular hazırlıklarına başladı. Bu kapsamda Perşembe ilçesinde bir araya gelen Türk ve Kanadalı sporculardan oluşan 3 kişilik koşu grubu, 32 kilometrelik antrenman koşusu yaptı. “TÜM ORDULULARI KOŞUYA DAVET EDİYORUZ” Antrenman sonrası açıklamalarda bulunan sporcular, 5 Şubat Dünya Ordulular Günü’nü sabırsızlıkla beklediklerini ifade etti. Sporcular açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: “5 Şubat Dünya Ordulular Günü için hazırlıklarımıza başladık. Bugün 32 kilometrelik bir antrenman koşusu gerçekleştirdik. Bizim için asıl önemli olan 5 Şubat’ta koşulacak olan 52 kilometrelik parkur. Geçtiğimiz yıllarda da bu koşuya katıldık ancak bu yıl çok daha heyecanlıyız. Bizlere destek veren herkese teşekkür ediyor, tüm Orduluları bu anlamlı koşuya davet ediyoruz.”

Minik İpek Davet Etti, Başkan Şadi Özdemir Kırmadı Haber

Minik İpek Davet Etti, Başkan Şadi Özdemir Kırmadı

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, daha önce katıldığı bir etkinlikte karşılaştığı ve kendisini okuluna davet eden Bahçeşehir Koleji Nilüfer Kampüsü ilkokul 3’üncü sınıf öğrencisi İpek Altınel’in isteğini geri çevirmeyerek okula bir ziyaret gerçekleştirdi. Kampüs girişinde İpek Altınel, İlkokul Başkanı Ceren Eski ve Ortaokul Başkanı Doruk Akdağ tarafından çiçeklerle karşılanan Başkan Şadi Özdemir, öğrencilerle yakından ilgilendi. Ziyarette Bahçeşehir Koleji Nilüfer Kampüs Müdürü Fatih Arslantürk, öğretmenler ve idarecilerle de bir araya gelen Başkan Şadi Özdemir, okulda yürütülen sosyal sorumluluk projeleri hakkında bilgi aldı. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR’DEN SU FARKINDALIĞINA DESTEK Ziyaretteki konulardan biri, küresel bir sorun haline gelen su kaynaklarının azalması ve kuraklık oldu. Öğrencilerin bu konuda yürüttüğü farkındalık çalışmalarını dinleyen Başkan Şadi Özdemir, projeye somut bir katkıda da bulundu. Yıl sonunda Bursa protokolünün ve mülki amirlerin çizimlerinin yer alacağı özel sergi için tuvalin başına geçen Başkan Şadi Özdemir, bir su damlası resmetti. “SU OLMAZSA HAYAT OLMAZ” Öğrencilere doğal kaynakların verimli kullanılması konusunda tavsiyelerde bulunan Başkan Şadi Özdemir, yaklaşan iklim krizine dikkat çekti. Başkan Şadi Özdemir, “Dünyada ciddi bir gıda krizi riski var. İklim değişikliği ve küresel ısınma ile birlikte su sorunu daha da öne çıkacak. Bu nedenle suyu tüketirken çok tasarruflu olmalıyız. Çünkü su hayattır; su olmazsa hayat olmaz. Biz Nilüferliler olarak hem insana hem hayvana hem de doğaya saygılı bir anlayışı benimsiyoruz” ifadelerini kullandı. Programın devamında sınıfları gezerek öğrencilerle sohbet eden Başkan Şadi Özdemir, çocukların yerel yönetimle ilgili sorularını yanıtladı ve taleplerini dinledi. Gençlere derslerine odaklanmaları ve mutlaka bir spor dalıyla ilgilenmeleri tavsiyesinde bulunan Başkan Şadi Özdemir, öğrencileri Nilüfer Belediyespor Kulübü’nün maçlarını izlemeye davet etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aileler Eğlenceye Ne Kadar Ayırıyor? Haber

Aileler Eğlenceye Ne Kadar Ayırıyor?

Eğlence, giderek lüks bir harcama olmaktan çıkarak planlı ve sürdürülebilir bir bütçe kalemi hâline dönüşüyor. Bu eğilim, şehirlerin gelişim rotasını da doğrudan etkiliyor. Perakende ve AVM yatırımlarında eğlence, oyun ve deneyim alanlarının payı artarken; parklar, spor ve aktivite alanları, bahçeler, havuzlar ile sosyal tesisler şehir planlamasının vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor. Eğlenceye yapılan yatırımlar ise şehir ekonomisine, istihdama ve iç tüketime doğrudan katkı sağlıyor. ATRAX, Eğlence ve Rekreasyon Ekonomisinin Buluşma Noktası Oluyor Bu dönüşümden yola çıkarak 15-17 Ocak 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı, bu yıl “Ciddi Eğlence – Yarının Mutlu Şehirleri İçin Eğlenceyi Ciddiye Alıyoruz” temasıyla sektörü bir araya getiriyor. “Şehirlerin Estetiği, Tesislerin Cazibesi, Eğlencenin Geleceği” sloganıyla düzenlenen fuar, eğlenceyi yalnızca bir tüketim alanı olarak değil; şehir yaşamının, toplumsal mutluluğun ve ekonomik gelişimin stratejik bir unsuru olarak ele alıyor. Eğlence ve rekreasyon alanlarının şehir yaşamındaki rolüne dikkat çeken Tureks Uluslararası Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı ve Fuar Organizatörü Nergis Aslan, “Bugün sinemadan dijital platformlara, çocuklara yönelik tematik alanlardan konserlere kadar uzanan geniş bir eğlence ekosisteminden söz ediyoruz. Özellikle çocuklu aileler, ekonomik belirsizliklere rağmen deneyim odaklı harcamaları hayatlarından çıkarmıyor. Bu tablo bize şunu net biçimde gösteriyor ki eğlence artık bir lüks değil, yaşam kalitesinin ayrılmaz bir parçası. Çocukla birlikte sosyalleşme ihtiyacının artması, ebeveynlerin ortak zaman geçirebilecekleri güvenli ve nitelikli alanlara yönelmesi, tematik çocuk eğlence merkezlerinin çoğalması ve deneyim odaklı tüketimin güçlenmesiyle birlikte eğlence harcamalarını daha görünür hâle getiriyor. 15–17 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı’nı da bu dönüşümün merkezinde konumlandırıyoruz. Eğlencenin yalnızca tüketilen bir alan olmadığını; şehirlerin estetiğini güçlendiren, gayrimenkulden turizme kadar pek çok sektöre değer katan stratejik bir unsur olduğunu vurguluyoruz. Spor ve rekreasyon yatırımlarının şehir planlamasında yarattığı katma değer her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. ATRAX, firmalara yalnızca ürünlerini sergileyecekleri bir platform değil; aynı zamanda ihracatlarını büyütecekleri, yeni iş birlikleri kuracakları ve uluslararası pazarlara açılacakları güçlü bir buluşma noktası sunuyor. Önümüzdeki dönemde, ailelerin eğlenceye ayırdığı payın dengeli bir şekilde artmaya devam etmesini; eğlence ve rekreasyon alanlarının ise şehirlerin geleceğinde çok daha merkezi ve stratejik bir rol üstlenmesini öngörüyoruz” dedi.

Eczacıbaşı Dynavit İkinci Yarıya Galibiyetle Başladı Haber

Eczacıbaşı Dynavit İkinci Yarıya Galibiyetle Başladı

Ev sahibi ekibin servisiyle başlayan karşılaşmanın ilk anlarında üstünlük sürekli el değiştirdi. Hem hücumda hem de savunmada etkili oyun organizasyonuyla oyunun kontrolünü eline alan Eczacıbaşı Dynavit rakibine fırsat tanımadı ve ikinci yarının ilk maçında 25-21’lik set galibiyetini hanesine yazdırdı. İkinci sete Aksaray ekibi etkili başladı. Oyun hakimiyetinin dengede gittiği sette Eczacıbaşı Dynavit’in çabası yeterli olmadı ve uzatmalarda rakibine 28-26 kaybederek skora denge geldi. Eczacıbaşı Dynavit üçüncü sette oyunun kontrolünü tamamen eline aldı. Boden’dan etkili sayılar bulan turuncu beyazlı ekip başarılı hücumlarıyla rakibine fırsat tanımadı ve seti 25-21 kazanarak eşitliği bozdu. Konuk ekip dördüncü sete etkili başlayan Kuzeyboru’nun oyun organizasyonunu bozmaya çalışsa da ev sahibi ekip kontrolü elden bırakmadı ve seti 25-17 kazanarak maçı karar setine taşıdı. Karşılıklı sayılarla başlayan maçın karar setinde skor dengede devam etti. Eczacıbaşı Dynavit maça tutundu ve rakibini 15-13’lük skorla mağlup ederek maçı 3-2 kazandı. Aldığı 27 sayıyla Ebrar Karakurt karşılaşmanın en skorer ismi oldu. Kaydettikleri 12’er sayıyla Kathryn Boden ve Sinead Jack-Kısal galibiyette önemli rol oynadı. Eczacıbaşı Dynavit’li oyuncular toplamda 10 blok ve 3 servis sayısı elde etti. Kuzeyboru – Eczacıbaşı Dynavit: 2-3 Salon: Aksaray Spor Salonu Hakemler: Deniz Demir, Zafer Özmen Kuzeyboru: Czyrnianska, Dicle Nur, Smarzek, Lozo, Ergül, Gamze, Dilek (L), Lila, Nilsu, Strunjak, Ayşe, Melisa. Eczacıbaşı Dynavit: Yaprak, Jack-Kısal, Elif, Ebrar, Rettke, Stysiak, Simge (L), Aybüke (L), Meliha, Dilay, Smrek, Boden. Setler: 21-25, 28-26, 21-25, 25-17, 13-15 Süre: 138 dakika (28, 36, 29, 25, 20)

Yapay Zekâ, ‘kişisel Sağlık Asistanı’ Gibi Çalışacak! Haber

Yapay Zekâ, ‘kişisel Sağlık Asistanı’ Gibi Çalışacak!

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik (İngilizce) Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Sevim Işık, genetik testler, yapay zekâ ve kişiye özel tıp uygulamalarının erken tanı, önleyici sağlık ve tedavi süreçlerindeki dönüşümü hakkında bilgi verdi. Genetik profil, hastalık yatkınlığı, metabolizma ve ilaç yanıtını ortaya koyuyor! Gen haritası veya genetik profilin, bir kişinin DNA’sında bulunan genetik çeşitliliğin, mutasyonların ve biyolojik özelliklerin kapsamlı bir analizi olduğunu aktaran Prof. Dr. Sevim Işık, “Genetik profil belirlemede kullanılan en kritik genetik yöntemler, WES (Whole Exome Sequencing – Tüm Ekzom Dizileme) ve WGS’dir (Whole Genome Sequencing – Tüm Genom Dizileme). WES, hastalıkların büyük bölümünden sorumlu mutasyonları barındıran protein kodlayan bölgeleri incelerken; WGS çok daha geniş, tüm genomu (anne-babamızdan aldığımız kalıtsal bilginin tamamı) detaylarıyla tarar.” dedi. WES ve WGS analizlerinin genellikle kan, tükürük veya yanak içi sürüntü örneklerinden elde edilen DNA ile yapıldığını ifade eden Prof. Dr. Işık, “Genetik profil analizi, bireyin hastalıklara yatkınlığını, metabolizma özelliklerini, ilaçlara verdiği cevabı ve bazı nörolojik ya da psikiyatrik riskleri ortaya koyabilir. Genetik profil, yalnızca kalıtsal hastalıkların değil, çevresel faktörlerle etkileşime giren kompleks hastalıkların da nasıl gelişebileceğine dair önemli ipuçları sunar. Bu nedenle gen haritası, erken tanı, kişiye özel tedavi planları ve önleyici sağlık stratejileri oluşturmak açısından kritik bir öneme sahiptir.” şeklinde konuştu. Yapay zekâ, genetik verilerle kişisel sağlık asistanına dönüşüyor! Günümüzde genetik profilin öneminin giderek arttığını kaydeden Prof. Dr. Sevim Işık, “Hastalık riskleri yıllar öncesinden tespit edilebiliyor, tedavi planları bireysel genetik yapıya göre kişiselleştiriliyor ve ilaç duyarlılığı belirlenerek yan etkiler azaltılabiliyor.” dedi. Yapay zekânın, özellikle büyük genetik veri setlerini analiz etmede insan kapasitesinin çok ötesine geçen bir imkân sunduğuna işaret eden Prof. Dr. Işık, “Günümüzde kullanılan gelişmiş algoritmalar, genetik mutasyonları tarayarak hastalık risk puanlarını hesaplayabiliyor. Örneğin diyabet, Alzheimer, Parkinson, kolon ve meme kanseri, bipolar bozukluk ve kalp damar hastalıkları için genetik risk skorları hesaplayarak gelecekteki riskleri tespit edebiliyor. Hangi hastaların belirli ilaçlara direnç geliştireceğini öngörebiliyor ve kanser genomik analizlerinde tümörün gelecekte nasıl davranacağına dair modeller üretebiliyor. Yakın gelecekte ise yapay zekâ, kişinin genetik haritasını temel alan bir ‘kişisel sağlık asistanı’ gibi çalışarak hem hastalıkların erken teşhisinde hem de tedavilerin kişiye göre şekillendirilmesinde kritik bir rol üstlenecek.” açıklamasını yaptı. Genetik bilim, artık sağlığı uzun vadede korumada da yol gösterici! Yapay zekanın kişiye özel önleyici sağlık planları oluşturması yaklaşımının günümüzde büyük ölçüde mümkün hâle geldiğini dile getiren Prof. Dr. Sevim Işık, “Genetik test sonuçları artık sadece bir rapordan ibaret olmaktan çıkmış durumda. Talasemi ve kistik fibrozis gibi kalıtsal hastalıkların taşıyıcılığı saptanarak aile planlamasında önemli bir öngörü elde edilebiliyor.” dedi. Diğer yandan, yapay zekanın beslenme düzeninden uyku alışkanlıklarına, stres yönetiminden egzersiz programına kadar kişiye özel önleyici sağlık planlarının temelini oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Işık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Genetik veriler, beslenme, spor ve uyku alışkanlıklarına yönelik yaşam tarzı önerilerinin daha bilimsel temellere dayanmasını ve etkili biçimde uygulanmasını sağlıyor. Türkiye’nin ve dünyanın öncülerinden NPİSTANBUL Hastanesi başta olmak üzere bazı merkezlerde genetik veriye dayalı kapsamlı izlem modelleri kullanılıyor. Yapılan genetik testler, yalnızca hastalıkların erken tanısı ve risk belirlenmesine odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda kişiye özel tedavi stratejilerinin belirlenmesine de olanak tanıyor. Özellikle nöropsikiyatrik hastalıklarda, farmakogenetik testler aracılığıyla ilaçlara duyarlılık ve direnç ölçümleri yapılabiliyor; bu sayede antidepresan, antipsikotik veya diğer psikiyatrik ilaçların seçiminde hastaya özel kararlar alınabiliyor. Ayrıca, Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklar ve Şizofreni ve Bipolar gibi nöropsikiyatrik hastalıklar için genetik yatkınlık analizleri gerçekleştiriliyor ve bu veriler doğrultusunda erken takip programları oluşturuluyor. Eğer ailevi bir yatkınlık söz konusuysa, düzenli MR veya EEG çekimleri, kan testleri ya da nöropsikiyatrik değerlendirmeler planlanarak hastalık daha ortaya çıkmadan ortaya çıkma riski hesaplanabiliyor. Yine gerçekleştirilen farmakogenomik testler, nöropsikiyatrik ilaçlara karşı duyarlılığı ve direnci belirleyerek, antidepresan ve antipsikotik seçimlerini kişiye uygun hâle getiriyor. Bu testler yan etkileri azaltarak, tedavi süreçlerini hızlandırıyor. Genetik veriler ayrıca metabolizma hızı, yağ depolama eğilimi, vitamin-mineral eksiklikleri ve egzersiz yanıtı gibi unsurları ortaya çıkardığından, bireye özel beslenme ve yaşam tarzı planları oluşturulmasına yardımcı oluyor. Tüm bu uygulamalar, genetik biliminin artık yalnızca hastalık tanısı için değil, sağlığı uzun vadede korumak için de güçlü bir yol gösterici olduğunu ortaya koyuyor.” Genetik testler, herkesin sağlık yol haritasında standart bir araç hâline gelebilecek! Genetik testlerin yaygınlığı ve maliyetinin dünyada büyük farklılıklar gösterdiğine değinen Prof. Dr. Sevim Işık, “Bugün Türkiye’de bu testlere üniversite hastanelerinden özel genetik tanı merkezlerine, nöropsikiyatri odaklı kuruluşlardan uluslararası akredite laboratuvarlara kadar pek çok noktada ulaşmak mümkün.” dedi. Türkiye genelinde Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlı toplam 88 adet Genetik Tanı Merkezi bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Işık, “Devlet hastanelerinde bazı testler yapılabilse de sonuç alma süreleri uzun ve erişim sınırlı olmakta. Dünya genelinde ise durum biraz daha farklı. ABD ve Avrupa’da genetik testler birçok ülkede sigorta kapsamına giriyor ve WGS, nadir genetik hastalıkların tanısında giderek ‘ilk basamak’ test olarak tercih ediliyor. Bu testler erken tanı ve doğru tedavi planlamasında büyük avantaj sağlıyor. Türkiye’de genetik testlerin daha erişilebilir hâle gelmesi için devlet desteğinin artırılması, laboratuvar altyapısının yaygınlaştırılması ve özel sektör‑üniversite iş birliklerinin güçlendirilmesi gerekiyor. Bu adımlar hayata geçtiğinde, genetik testler sadece araştırma veya özel hastalar için değil, herkesin sağlık yol haritasında standart bir araç hâline gelebilecek. Türkiye’nin bu alanda hem teknolojik hem de finansal adımlar atması, milyonlarca insanın sağlığı için yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir. Diğer yandan, toplum genelinde genetik test farkındalığı da hâlen istenen düzeyde değil. Uzmanlar, önümüzdeki 10 yıl içinde tarama amaçlı genetik testlerin aile hekimliği sistemine kadar entegre edilebileceğini ve bireysel sağlık izleminin standart bir parçası hâline geleceğini öngörüyor.” değerlendirmesinde bulundu. Genetik veriler, proteomik analizler ve yapay zekânın birleşmesiyle tıpta yeni bir çağ başlıyor! “Genetik veriler, proteomik analizler ve yapay zekânın birleşmesiyle tıpta adeta yeni bir çağın eşiğinde bulunuyoruz.” diyen Prof. Dr. Sevim Işık, özellikle nörodejeneratif hastalıklarda büyük bir dönüşüm beklendiğini kaydetti. Alzheimer ve Parkinson için geliştirilen poligenik risk skorları, beyin omurilik sıvısı protein profilleri ve ileri yapay zekâ modelleri bir araya getirildiğinde, hastalığın klinik belirtileri ortaya çıkmadan 10–20 yıl önce riskli bireylerin belirlenebileceğinin öngörüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Işık, “Psikiyatri alanında da benzer bir ilerleme var. Bipolar bozukluk ve şizofreni için kullanılan genetik duyarlılık testleri şimdiden pek çok ipucu veriyor ve gelecekte çok daha kapsamlı hale gelerek kişiye özel tedavi yollarını mümkün kılacak. Onkoloji alanında ise meme, kolon, prostat ve akciğer kanseri dahil birçok tümör tipi, genetik mutasyon analizleri sayesinde daha erken evrede saptanabilecek bir noktaya doğru ilerliyor. Kalp-damar hastalıklarında poligenik risk skorlarının yaygınlaşmasıyla, bireylerin gelecekteki kalp krizi ya da inme riskleri çok daha hassas bir şekilde hesaplanabilecek. Ayrıca romatoid artrit, lupus ve çölyak gibi otoimmün hastalıkların da genetik belirteçler sayesinde daha erken tanınması ve önleyici tedavi stratejilerinin geliştirilmesi bekleniyor.” ifadelerini kullandı. Genetik testler hem ekonomik hem de bireysel sağlık açısından önemli bir noktada! Özellikle kompleks ve ilerleyici hastalıklarda erken tanının kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevim Işık, “Örneğin Alzheimer hastalığı, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkan ve hastalık ilerledikçe tedavisi neredeyse imkânsız hale gelen bir hastalık. Klinik semptomlar ortaya çıktıktan sonra tedavi seçenekleri sınırlı kalır, mevcut ilaçlar yalnızca semptomları hafifletebilir.” dedi. Ancak yapılan genetik risk analizleri sayesinde Alzheimer riskinin yıllar öncesinden tespit edilebildiğini belirten Prof. Dr. Işık, “Erken teşhis, hem ilerleyişi yavaşlatma hem de yaşam kalitesini koruma açısından kritik öneme sahip. Ayrıca erken müdahale, bakım maliyetlerini ciddi ölçüde azaltıyor; araştırmalar, riskin önceden belirlenmesiyle ilerleyen dönemlerde oluşacak bakım maliyetlerinin yüzde 30–50 oranında azalabileceğini gösteriyor. Böylece hastaların bağımsız yaşam süresi uzuyor, aile üzerindeki yük hafifliyor ve toplum genelinde sağlık kaynaklarının etkin kullanımı sağlanıyor. Bu örnek, genetik testlerin hem ekonomik hem de bireysel sağlık açısından ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Tüm bu gelişmeler, genetik biliminin gelecek yıllarda hem tanı hem de kişiye özel tedavi açısından sağlık hizmetlerinde devrim yaratacağının güçlü bir işareti olarak görülüyor.” ifadelerini kullandı. Genom bilgisi kimlik kartımız kadar önemli bir kişisel veri! Genetik testlerin maliyetinin on binlerce doları bulduğu, sonuçların aylarca beklendiği dönemlerin artık geride kaldığına dikkat çeken Prof. Dr. Sevim Işık, “Bugün analiz süreleri günlere, hatta bazı merkezlerde saatlere kadar kısaldı. Yeni nesil dizileme teknolojileriyle, son beş yılda genetik testlerin maliyeti yaklaşık yüzde 80 oranında düşmüş durumda.” dedi. Genom bilgisinin kimlik kartımız kadar önemli bir kişisel veri haline geldiğinin altını çizen Prof. Dr. Işık, sözlerini şöyle tamamladı: Herkesin kendi genetik profilini bilmesi sıradanlaşacak… “Yakın gelecekte herkesin kendi gen haritasını öğrenmesi günlük yaşamın doğal bir parçası olabilir. Genom dizileme maliyetinin birkaç yıl içinde 50 dolar seviyesine düşmesi bekleniyor. Evde kullanılabilen kitler, yapay zekâ tabanlı sağlık uygulamaları ve genetik danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaşması ile 2030’lardan sonra herkesin kendi genetik profilini bilmesi sıradan hale gelebilir. Ancak bu kadar geniş erişimin etik, gizlilik ve veri güvenliği açısından dikkatle yönetilmesi gerektiği de unutulmamalı. Genetik bilginin yanlış ellerde kullanılması, sigorta, istihdam veya kişisel mahremiyet açısından dezavantajlara yol açabilir.”

Kartepe’de Gençlik Enerjisi Haber

Kartepe’de Gençlik Enerjisi

Gençlik buluşmasında gençlerin öneri ve fikirlerini alan Başkan Kocaman, Kartepe’de hayata geçirilen projeleri ve geleceğe dair hedefleri anlatırken, gençlerin bu vizyonun en önemli parçası olduğunu ifade etti. Eğitim, kültür, spor ve sosyal yaşam alanlarında gençlere yönelik çalışmalara hız kesmeden devam ettiklerini belirtti. “Projemizde Gençlerin Fikirleri Var” Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman yapılan pek çok projede gençlerin fikirlerine başvurduklarını belirterek “Genç Akademi’den kütüphaneye, spor sahalarından mesire alanlarına kadar pek çok projemizde gençlerin fikirleri var. Çünkü her adımı onların hayallerini ve ihtiyaçlarını merkeze alarak atıyoruz” dedi. Soru–Cevap Bölümünde Samimi ve Cesur Sorular Programın en renkli anları soru–cevap bölümünde yaşandı. Öğrenciler; eğitim hayatı, meslek seçimi, belediyecilik ve gelecek planları hakkında merak ettikleri soruları Başkan Kocaman’a yöneltti. Başkan Kocaman, tüm soruları içtenlikle yanıtlayarak kendi deneyimlerinden örnekler paylaştı. Gençlik Enerjisi Salona Yansıdı Karşılıklı sohbet, kahkahalar ve alkışlar eşliğinde geçen buluşma, gençlik enerjisinin salona yansıdığı keyifli bir programa dönüştü. Program sonunda Başkan Kocaman, gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek öğrencilere teşekkür etti. Programda Ali Fuat Başgil Sosyal Bilimler Lisesi Müdürü Erdem Yıldırım ve okul öğretmenleri de hazır bulundu.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.