Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stablecoin

Kapsül Haber Ajansı - Stablecoin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stablecoin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bitcoin 96 Bin Doların Üzerinde Tutunma Gayretinde Haber

Bitcoin 96 Bin Doların Üzerinde Tutunma Gayretinde

Kripto paralarda son 24 saatin öne çıkan gelişmeleri Kripto para piyasasında toplam piyasa değeri ve Bitcoin fiyatı yükselişini sürdürürken, altcoinlerde zayıf bir görünüm öne çıkıyor. Haftaya güçlü bir ralli ile başlayan Bitcoin’in kritik seviyelerin üzerinde tutunması, risk iştahının azaldığı bir ortamda dikkat çekiyor. Küresel piyasalarda daha temkinli bir hava hakim. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası askeri adımı erteleyebileceğine dair açıklamaları, jeopolitik tansiyonu bir nebze düşürürken, petrol fiyatları altı günlük yükselişin ardından geriledi. Dün rekor kıran kıymetli metaller ise rekor seviyelerden geri çekildi ve Asya borsaları da günü sınırlı kayıplarla kapattı. ABD vadeli endeksleri ise teknoloji hisselerindeki satışların etkisiyle negatif seyretti. Tüm bu gelişmelere rağmen kripto piyasası günün erken saatlerinde yukarı yönlü hareketini sürdürdü. Ancak piyasa genelinde ivmenin yavaşladığına dair işaretler, kısa vadede daha seçici ve temkinli bir fiyatlama sürecine işaret ediyor. Lider kripto para Bitcoin, günün erken saatlerinde 97.735 dolar seviyesini gördükten sonra, 96.336 dolar seviyesinde bir düzeltme gerçekleşti. Bülten yazıldığı sırada Ethereum 3.307 dolardan işlem görürken, XRP 2,10 dolardan, Solana ise 144,54 dolardan fiyatlanıyordu. 14 Ocak’ta Bitcoin ETF’leri 843,62 milyon dolar, Ethereum ETF’leri ise 175 milyon dolar net giriş kaydetti. Kapsamlı kripto tasarısı ABD Senatosu’nda askıya alındı ABD Senatosu Bankacılık Komitesi, Coinbase’in desteğini çekmesinin ardından kapsamlı kripto para düzenlemesini görüşmek ve oylamak üzere planlanan oturumu iptal etti. Oturumun ne zaman yapılacağı henüz netleşmedi. Komitenin perşembe sabahı düzenlemesi beklenen toplantıda, Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu ile Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu arasındaki yetki paylaşımının netleştirilmesi, dijital varlıkların hangi koşullarda menkul kıymet veya emtia sayılacağının tanımlanması ve yeni açıklama yükümlülüklerinin getirilmesi hedefleniyordu. Komite Başkanı Tim Scott çarşamba gecesi yaptığı açıklamada, kripto sektörü, finans dünyası ve her iki partiden senatörlerle iyi niyetli müzakerelerin sürdüğünü belirtti. Scott, tasarının tüketiciyi koruyan, ulusal güvenliği güçlendiren ve finansın geleceğinin ABD’de inşa edilmesini amaçlayan net kurallar getirmeyi hedeflediğini vurguladı. Taslak metin pazartesi gecesi yayımlanmış, değişikliklerin salı gecesine kadar sunulması ve perşembe günü oylamaya geçilmesi planlanmıştı. Ancak çarşamba günü destek zayıfladı. Tasarının önemli müzakerecilerinden Demokrat Senatör Ruben Gallego, Beyaz Saray’ın Dijital Varlıklar Danışma Konseyi yöneticisiyle yapmayı planladığı görüşmenin gerçekleşmemesi nedeniyle bu aşamada tasarıya oy veremeyeceğini söyledi. Aynı gün Coinbase de desteğini geri çekti. Şirketin CEO’su Brian Armstrong, stablecoin getirileri, tokenize hisse senetleri ve merkeziyetsiz finans konularındaki düzenlemelere itiraz ettiklerini açıkladı. Buna karşın bazı kripto şirketleri ve sektör örgütleri, 2026’da yasalaşacak bir düzenleme için çalışmaya devam edeceklerini bildirdi. Eric Adams’tan NYC Token açıklaması: “Likidite iddiaları gerçeği yansıtmıyor” New York eski Belediye Başkanı Eric Adams, kısa süre önce piyasaya sürülen NYC Token adlı memecoin ile ilgili olarak ortaya atılan ve yatırımcıların milyonlarca dolar kaybettiği iddialarını reddetti. Adams adına açıklama yapan sözcüsü Todd Shapiro, salı günü Adams’ın X hesabından yayımlanan mesajda, Adams’ın token’dan para çektiği yönündeki haberlerin asılsız olduğunu ve hiçbir somut kanıta dayanmadığını belirtti. Açıklamada, Adams’ın yatırımcı fonlarına dokunmadığı, token’ın lansmanından herhangi bir kazanç elde etmediği ve NYC Token’dan fon çıkarılmadığı vurgulandı. Sözcü, token’daki sert fiyat hareketlerini yeni çıkan kripto varlıklarda sıkça görülen piyasa dalgalanmalarına bağladı. NYC Token projesi de daha sonra yaptığı açıklamada, lansman sırasında yoğun talep nedeniyle likiditenin yeniden dengelenmesi gerektiğini kabul etti. Proje, likidite havuzundan çıkarılan fonlara ilişkin işlemlerin geçici olduğunu ve ek likidite sağlandığını bildirdi. Adams cephesi, NYC Token’ın bir yatırım aracı değil, sivil toplum projeleri ve toplumsal eğitim faaliyetlerini desteklemek amacıyla tasarlandığını savundu. Ancak token’ın düzensiz piyasa performansı, projenin yapısı ve yönetimine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Proje sitesinde yer alan bilgilere göre Solana ağı üzerinde oluşturulan NYC Token’ın toplam arzı 1 milyar adet. Arzın yüzde 70’inin “NYC Token Rezervi”ne ayrıldığı ve dolaşıma sokulmayacağı ifade ediliyor. Buna karşın, likiditeyi yöneten iş ortaklarına ilişkin ayrıntılı bir liste henüz paylaşılmış değil. Sui blok zinciri altı saatlik kesintinin ardından yeniden faaliyete geçti Layer1 blok zinciri ağı Sui, yaklaşık altı saat süren ağ kesintisinin ardından yeniden faaliyete geçti. Kesinti sırasında yüksek hızlı ağda işlemler durma noktasına gelmişti. Sui Foundation, çarşamba günü X üzerinden yaptığı açıklamada, işlemlerin normal şekilde akmaya başladığını ve sorun yaşayan kullanıcıların uygulama ya da tarayıcılarını yenilemeleri gerektiğini bildirdi. Vakıf, kesintiyi saat 18:24’te (TSİ) doğrulayarak geliştirici ekibin sorunu çözmek için çalıştığını duyurmuştu. Açıklamaya göre sorun 17.52’de (TSİ) tespit edildi ve 23.44’te (TSİ) giderildi. Böylece ağ, 5 saat 52 dakikalık kesintinin ardından yeniden devreye alındı. “Konsensüs kesintisi” olarak tanımlanan arızanın nedeni ise henüz açıklanmadı. Kesinti sırasında zincir üzerinde 1 milyar doların üzerinde değerin kilitlendiği ve kullanıcıların işlem yapamadığı belirtildi. Bu olay, Mayıs 2023’te faaliyete geçen Sui ağında yaşanan ikinci büyük kesinti oldu. Ağ, Kasım 2024’te de benzer bir sorunla karşılaşmıştı. Benzer geçmiş sorunlar yaşayan Solana ağında ise son 18 aydır büyük bir kesinti yaşanmadı. Solana, daha önce doğrulayıcıların kritik sorunlara daha hızlı müdahale edebilmesi için acil güncellemeler yayımlamıştı.

Visa, 2026’da ödemeleri şekillendirecek beş büyük trendi açıkladı Haber

Visa, 2026’da ödemeleri şekillendirecek beş büyük trendi açıkladı

Visa, 2025’i ödemeler dünyası için dönüştürücü bir yıl olarak tanımladıktan sonra, asıl kırılmanın 2026’da yaşanacağını açıkladı. Yapay zekâ, üretken yapay zekâ, kuantum bilişim, blokzinciri, küresel ölçekte yaygınlaşan mobil donanım ve neredeyse sınırsız veri kapasitesi, büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan ödeme sektörü ise yeni teknolojileri küresel ölçekte inovasyona dönüştürerek öncü bir rol üstleniyor. Agentic (agent-based) ticaretin günlük hayatın doğal bir parçası hâline gelmesi, dijital kimlik güvenliğinin yapay zekâ çağında yeniden tanımlanması, stablecoin’lerin küresel ölçekte ivme kazanması, üye olmadan kart bilgisi girilerek yapılan ödemelerin (manual guest checkout) yavaş yavaş ortadan kalkması ve nakdin rolünün dönüşmesi bu başlıkların öne çıkanları arasında yer alıyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ödeme ekosistemi, yapay zekâdan blokzincirine uzanan teknolojilerle çok hızlı bir değişimden geçiyor. Visa olarak bu değişimin merkezinde yer alıyor, güvenli ve sorunsuz ödeme deneyimlerini daha geniş ölçekte erişilebilir kılmaya odaklanıyoruz. 2026 yılında da önceliğimiz; agentic ticaret, stablecoin çözümleri, dijital kimlik güvenliği ve temassız ödemeler gibi alanlarda, hem kullanıcılar hem de ekosistem için sürdürülebilir ve güven veren bir yapı oluşturmak. Attığımız her adımda, dijital ödemelerin günlük hayatın hızlı, güvenli ve doğal bir parçası hâline gelmesini destekliyoruz.” Agentic ticaret ana akıma taşınıyor Yüz yüze ticaretten e-ticarete, mobil ticaretten yapay zekâ tabanlı ticarete uzanan yolculukta yeni bir döneme giriliyor. 2026 itibarıyla, agentic yapay zeka destekli alışveriş deneyimleri tüketiciler için yaygın bir gerçeklik hâline gelirken, bu gelişimi doğal olarak yapay zekâ destekli asistanlar tarafından (agent) yürütülen ticaret modeli izleyecek. Bu modelde yapay zekâ asistanları, tüketici ve işletmeler adına işlem gerçekleştirebiliyor. Kullanıcılar, yapay zekâ asistanlarına yalnızca ödeme yetkisi vermekle kalmıyor; tercihlerini, bütçe sınırlarını ve hangi kategorilerde alışveriş yapılabileceğini de tanımlayabiliyor. Örneğin seyahat veya restoran harcamalarına izin verirken, sağlık gibi alanları kapsam dışı bırakmak ya da belirli bir tutarın üzerindeki ödemeleri engellemek mümkün oluyor. Böylece yapay zekâ, kullanıcı adına karar veren ancak kontrolü tamamen kullanıcıda kalan kişisel bir alışveriş asistanına dönüşüyor. Markaların agentic alışveriş deneyimlerine yaptığı yatırımlar arttıkça, 2026 yılında yapay zekâ asistanlarının ticaretteki rolü hızla artıyor. Visa, bu dönüşümün gerçekleşmesi için ekosistem iş birlikleriyle gerekli altyapı ve araçları sunuyor. Dijital kimlik güvenliği, yapay zekâ çağında yeni bir mücadeleye dönüşüyor Yapay zekânın sunduğu fırsatlarla birlikte riskler de büyüyor. Dolandırıcılar; yapay zekâ destekli deepfake’ler, ajan tabanlı dolandırıcılıklar ve sentetik kimlikler aracılığıyla artık tekil işlemler yerine doğrudan bireylerin kimliğini hedef alıyor. Kimliğin ele geçirilmesiyle birlikte, o kimlik üzerinden yapılan tüm işlemler risk altına giriyor. Visa’ya göre 2026’da, yapay zekâ destekli kimlik saldırıları hem hacmen hem de karmaşıklık açısından önemli ölçüde artış gösterecek. Bu durum, bankaların, fintech’lerin, işletmelerin ve kamu kurumlarının tek başına kazanamayacağı yeni bir mücadeleyi beraberinde getiriyor. Bu nedenle sektör genelinde bu risklerle mücadele etmek üzere ortak yetkinliklerin ve teknolojilerin geliştirilmesi için iş birlikleri gerçekleşecek. Visa ise bu mücadelenin merkezinde yer almaya devam edecek. Stablecoin’ler hız kazanıyor Fiat para birimleriyle desteklenen stablecoin’ler, spekülatif bir varlıktan güvenilir bir küresel ödeme altyapısına dönüşüyor. Özellikle gelişmekte olan pazarlarda ve sınır ötesi ödemelerde büyük bir potansiyel sunan stablecoin’ler için, ABD’de kabul edilen GENIUS Act ve benzeri düzenlemelerle birlikte 2026 yılı kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Stablecoin pazarının 2030 yılına kadar 4 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Visa, 2026’da stablecoin kullanımının hızla artacağını öngörüyor. Özellikle yerel para birimi oynaklığı yüksek olan pazarlarda değer saklama aracı olarak, B2B ödemelerden bireysel havalelere uzanan sınır ötesi para transferlerinde ve Visa altyapısı sayesinde kripto ile geleneksel finans dünyası arasındaki geçişlerde bu artış önce çıkacak. Bugün Visa, 40’tan fazla ülkede 130’dan fazla stablecoin bağlantılı kart programını destekliyor ve stablecoin’lerle Visa ağı üzerinde dolar ve euro cinsinden mutabakat sağlanabiliyor. Visa altyapısı sayesinde stablecoin varlıkları, Visa kartlarıyla entegre edilerek günlük harcamalarda da kullanılabiliyor. Bu yapı, kullanıcıların stablecoin veya kripto varlıklarını arka planda kullanarak, fiziksel mağazalarda ya da e-ticarette kahve gibi gündelik harcamalarını dahi sorunsuz şekilde gerçekleştirebilmesine imkân tanıyor. Visa, dijital ödemelerdeki küresel uzmanlığını yeni bir danışmanlık servisiyle de genişletiyor. Visa Danışmanlık ve Analitik (VCA) tarafından sunulan Stablecoin Danışmanlık Servisi, bankalar, fintech’ler ve işletmeler için stablecoin alanında pazar uyumu, strateji geliştirme ve uygulama süreçlerine rehberlik ediyor. Servis; Avrupa’da hızla büyüyen stablecoin ekosistemi ve gelişen regülasyonlar doğrultusunda, kurumların bu alandaki fırsatları güvenli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirmesine destek olmayı amaçlıyor. Kart bilgilerini girerek ödeme tarihe karışıyor Kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik kodu girilen çok adımlı ödeme süreçleri hızla geride kalıyor. Dijital cüzdanlar ve e-ticaret platformları üzerinden tek tıkla ödeme deneyimi yaygınlaşırken, bu dönüşüm daha hızlı işlemler, daha az terk edilen sepet ve daha düşük dolandırıcılık oranları sağlıyor. Visa verilerine göre, kart bilgilerini girerek yapılan ödemelerin oranı 2019’da işlemlerin neredeyse yarısını oluştururken, 2025’te bu oran yüzde 16’ya geriledi. Visa’nın en büyük e-ticaret satıcılarında ise bu oran tek haneli seviyelere indi. 16 milyar Visa token’ının devrede olduğu bu dönüşümle birlikte, birçok pazarda kart bilgisi girerek ödeme deneyiminin tamamen ortadan kalkması bekleniyor. Nakit bitmiyor, dönüşüyor Visa’ya göre nakit kullanımı, 2026’da da devam edecek. Dünya genelinde hâlihazırda dolaşımda yaklaşık 11 trilyon dolar tutarında nakit bulunuyor. Ancak küresel ölçekte nakdin payı düşse de, 2026 yılı dünya tarihinde ilk kez tüketici ödemelerinin yarısından fazlasının kartla gerçekleştirildiği yıl olacak. Visa’ya göre 2026’da ayrıca B2B para hareketlerinde yeni dijitalleşme adımları, dijital cüzdanlarda yenilikçi uygulamalar, mobil cihazlar üzerinden ödeme kabul eden milyonlarca yeni mikro‑işletmenin ekosisteme katılması, yüksek gelir grubuna yönelik yeni değer önerilerinin yaygınlaşması ve yeni dijital ödeme yöntemlerinin çoğalması öne çıkacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Destekli Alışverişten Stablecoin Atılımlarına Haber

Yapay Zekâ Destekli Alışverişten Stablecoin Atılımlarına

Visa, 2025’i ödemeler dünyası için dönüştürücü bir yıl olarak tanımladıktan sonra, asıl kırılmanın 2026’da yaşanacağını açıkladı. Yapay zekâ, üretken yapay zekâ, kuantum bilişim, blokzinciri, küresel ölçekte yaygınlaşan mobil donanım ve neredeyse sınırsız veri kapasitesi, büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan ödeme sektörü ise yeni teknolojileri küresel ölçekte inovasyona dönüştürerek öncü bir rol üstleniyor. Agentic (agent-based) ticaretin günlük hayatın doğal bir parçası hâline gelmesi, dijital kimlik güvenliğinin yapay zekâ çağında yeniden tanımlanması, stablecoin’lerin küresel ölçekte ivme kazanması, üye olmadan kart bilgisi girilerek yapılan ödemelerin (manual guest checkout) yavaş yavaş ortadan kalkması ve nakdin rolünün dönüşmesi bu başlıkların öne çıkanları arasında yer alıyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ödeme ekosistemi, yapay zekâdan blokzincirine uzanan teknolojilerle çok hızlı bir değişimden geçiyor. Visa olarak bu değişimin merkezinde yer alıyor, güvenli ve sorunsuz ödeme deneyimlerini daha geniş ölçekte erişilebilir kılmaya odaklanıyoruz. 2026 yılında da önceliğimiz; agentic ticaret, stablecoin çözümleri, dijital kimlik güvenliği ve temassız ödemeler gibi alanlarda, hem kullanıcılar hem de ekosistem için sürdürülebilir ve güven veren bir yapı oluşturmak. Attığımız her adımda, dijital ödemelerin günlük hayatın hızlı, güvenli ve doğal bir parçası hâline gelmesini destekliyoruz.” Agentic ticaret ana akıma taşınıyor Yüz yüze ticaretten e-ticarete, mobil ticaretten yapay zekâ tabanlı ticarete uzanan yolculukta yeni bir döneme giriliyor. 2026 itibarıyla, agentic yapay zeka destekli alışveriş deneyimleri tüketiciler için yaygın bir gerçeklik hâline gelirken, bu gelişimi doğal olarak yapay zekâ destekli asistanlar tarafından (agent) yürütülen ticaret modeli izleyecek. Bu modelde yapay zekâ asistanları, tüketici ve işletmeler adına işlem gerçekleştirebiliyor. Kullanıcılar, yapay zekâ asistanlarına yalnızca ödeme yetkisi vermekle kalmıyor; tercihlerini, bütçe sınırlarını ve hangi kategorilerde alışveriş yapılabileceğini de tanımlayabiliyor. Örneğin seyahat veya restoran harcamalarına izin verirken, sağlık gibi alanları kapsam dışı bırakmak ya da belirli bir tutarın üzerindeki ödemeleri engellemek mümkün oluyor. Böylece yapay zekâ, kullanıcı adına karar veren ancak kontrolü tamamen kullanıcıda kalan kişisel bir alışveriş asistanına dönüşüyor. Markaların agentic alışveriş deneyimlerine yaptığı yatırımlar arttıkça, 2026 yılında yapay zekâ asistanlarının ticaretteki rolü hızla artıyor. Visa, bu dönüşümün gerçekleşmesi için ekosistem iş birlikleriyle gerekli altyapı ve araçları sunuyor. Dijital kimlik güvenliği, yapay zekâ çağında yeni bir mücadeleye dönüşüyor Yapay zekânın sunduğu fırsatlarla birlikte riskler de büyüyor. Dolandırıcılar; yapay zekâ destekli deepfake’ler, ajan tabanlı dolandırıcılıklar ve sentetik kimlikler aracılığıyla artık tekil işlemler yerine doğrudan bireylerin kimliğini hedef alıyor. Kimliğin ele geçirilmesiyle birlikte, o kimlik üzerinden yapılan tüm işlemler risk altına giriyor. Visa’ya göre 2026’da, yapay zekâ destekli kimlik saldırıları hem hacmen hem de karmaşıklık açısından önemli ölçüde artış gösterecek. Bu durum, bankaların, fintech’lerin, işletmelerin ve kamu kurumlarının tek başına kazanamayacağı yeni bir mücadeleyi beraberinde getiriyor. Bu nedenle sektör genelinde bu risklerle mücadele etmek üzere ortak yetkinliklerin ve teknolojilerin geliştirilmesi için iş birlikleri gerçekleşecek. Visa ise bu mücadelenin merkezinde yer almaya devam edecek. Stablecoin’ler hız kazanıyor Fiat para birimleriyle desteklenen stablecoin’ler, spekülatif bir varlıktan güvenilir bir küresel ödeme altyapısına dönüşüyor. Özellikle gelişmekte olan pazarlarda ve sınır ötesi ödemelerde büyük bir potansiyel sunan stablecoin’ler için, ABD’de kabul edilen GENIUS Act ve benzeri düzenlemelerle birlikte 2026 yılı kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Stablecoin pazarının 2030 yılına kadar 4 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Visa, 2026’da stablecoin kullanımının hızla artacağını öngörüyor. Özellikle yerel para birimi oynaklığı yüksek olan pazarlarda değer saklama aracı olarak, B2B ödemelerden bireysel havalelere uzanan sınır ötesi para transferlerinde ve Visa altyapısı sayesinde kripto ile geleneksel finans dünyası arasındaki geçişlerde bu artış önce çıkacak. Bugün Visa, 40’tan fazla ülkede 130’dan fazla stablecoin bağlantılı kart programını destekliyor ve stablecoin’lerle Visa ağı üzerinde dolar ve euro cinsinden mutabakat sağlanabiliyor. Visa altyapısı sayesinde stablecoin varlıkları, Visa kartlarıyla entegre edilerek günlük harcamalarda da kullanılabiliyor. Bu yapı, kullanıcıların stablecoin veya kripto varlıklarını arka planda kullanarak, fiziksel mağazalarda ya da e-ticarette kahve gibi gündelik harcamalarını dahi sorunsuz şekilde gerçekleştirebilmesine imkân tanıyor. Visa, dijital ödemelerdeki küresel uzmanlığını yeni bir danışmanlık servisiyle de genişletiyor. Visa Danışmanlık ve Analitik (VCA) tarafından sunulan Stablecoin Danışmanlık Servisi, bankalar, fintech’ler ve işletmeler için stablecoin alanında pazar uyumu, strateji geliştirme ve uygulama süreçlerine rehberlik ediyor. Servis; Avrupa’da hızla büyüyen stablecoin ekosistemi ve gelişen regülasyonlar doğrultusunda, kurumların bu alandaki fırsatları güvenli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirmesine destek olmayı amaçlıyor. Kart bilgilerini girerek ödeme tarihe karışıyor Kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik kodu girilen çok adımlı ödeme süreçleri hızla geride kalıyor. Dijital cüzdanlar ve e-ticaret platformları üzerinden tek tıkla ödeme deneyimi yaygınlaşırken, bu dönüşüm daha hızlı işlemler, daha az terk edilen sepet ve daha düşük dolandırıcılık oranları sağlıyor. Visa verilerine göre, kart bilgilerini girerek yapılan ödemelerin oranı 2019’da işlemlerin neredeyse yarısını oluştururken, 2025’te bu oran yüzde 16’ya geriledi. Visa’nın en büyük e-ticaret satıcılarında ise bu oran tek haneli seviyelere indi. 16 milyar Visa token’ının devrede olduğu bu dönüşümle birlikte, birçok pazarda kart bilgisi girerek ödeme deneyiminin tamamen ortadan kalkması bekleniyor. Nakit bitmiyor, dönüşüyor Visa’ya göre nakit kullanımı, 2026’da da devam edecek. Dünya genelinde hâlihazırda dolaşımda yaklaşık 11 trilyon dolar tutarında nakit bulunuyor. Ancak küresel ölçekte nakdin payı düşse de, 2026 yılı dünya tarihinde ilk kez tüketici ödemelerinin yarısından fazlasının kartla gerçekleştirildiği yıl olacak. Visa’ya göre 2026’da ayrıca B2B para hareketlerinde yeni dijitalleşme adımları, dijital cüzdanlarda yenilikçi uygulamalar, mobil cihazlar üzerinden ödeme kabul eden milyonlarca yeni mikro‑işletmenin ekosisteme katılması, yüksek gelir grubuna yönelik yeni değer önerilerinin yaygınlaşması ve yeni dijital ödeme yöntemlerinin çoğalması öne çıkacak. Visa Inc. hakkında Visa (NYSE: V), dijital ödemeler alanında dünya lideridir ve 200’den fazla ülke ve bölgede tüketiciler, satıcılar, finansal kuruluşlar ve kamu kurumları arasındaki işlemleri kolaylaştırır. Misyonu, dünyanın en yenilikçi, en kolay, en güvenilir ve en güvenli ödeme ağı aracılığıyla dünyayı birbirine bağlamak; bireylerin, işletmelerin ve ekonomilerin gelişmesini sağlamaktır. Visa, her yerde herkesin dahil olduğu ekonomilerin, her yerde herkesi güçlendirdiğine inanıyor ve erişimi, para hareketinin geleceği için temel bir unsur olarak görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Varlıklar Spekülatif Araçlardan Stratejik Finansal Araçlara Dönüşüyor Haber

Dijital Varlıklar Spekülatif Araçlardan Stratejik Finansal Araçlara Dönüşüyor

Sektördeki yapısal dönüşümün altını çizen Richard Teng, 2026 yılına dair detaylı öngörülerini şu sözlerle paylaştı: “Geçtiğimiz yıl, Bitcoin sahiplerinin profilinde, değişen bir piyasa manzarasına işaret eden temel bir değişim ortaya koydu. Aralık 2025 itibarıyla, borsalarda tutulan BTC miktarı son beş yılın en düşük seviyesine (2,94 milyon BTC) gerilerken, halka açık şirketler ve ETF’ler tarafından tutulan varlıklar artmaya devam ederek toplamda 2,5 milyon BTC’yi aştı. Bireysel sahiplikten kurumsal sahipliğe doğru yaşanan bu geçiş, bir istatistikten çok daha fazlasıdır. Bu durum, potansiyel olarak oynaklığı (volatiliteyi) azaltabilecek, spekülatif fiyat dalgalanmalarını yumuşatabilecek ve gelecekteki ayı piyasalarının şiddetini ve süresini hafifletebilecek bir dönüm noktasına işaret ediyor. Diğer bir deyişle, daha istikrarlı ve olgun bir varlık sınıfını yansıtan, daha az belirgin piyasa döngülerine doğru ilerliyor olabiliriz. Bu değişim, şu anda içinden geçmekte olduğumuz daha geniş kapsamlı bir dönüşümün parçasıdır. Dijital varlıklar, spekülatif araçlardan stratejik finansal araçlara evriliyor. Bugün, 200'den fazla halka açık şirket bilançolarında Bitcoin tutuyor; bu da kriptoya, çeşitlendirme ve uzun vadeli değer koruma aracı olarak duyulan güvenin arttığını gösteriyor. 2026'da, kurumsal hazinelerin Bitcoin ve Ethereum’un ötesine geçerek seçili altcoin’lere yönelmesi ve hükümetler ile kamu kurumlarının düzenleyici çerçeveler ve pilot programlar aracılığıyla daha aktif bir şekilde sürece dahil olmasıyla bu eğilimin hızlanmasını bekliyoruz. İleriye bakıldığında, 2026 yılı, düzenleyici netlik ve kurumsal katılımın piyasanın temelini yeniden şekillendirmek üzere bir araya geldiği bir yıl olacaktır. Hükümetler artık pasif gözlemciler değil; dijital varlıkları daha fazla şeffaflık ve güvenle ana akım finansa dahil etmeyi amaçlayan merkez bankası dijital para birimleri (CBDC’ler) gibi girişimleri başlatıyor ve çerçeveler oluşturuyorlar. Bu gelişen düzenleyici ortam, değerlemelerin gerçek dünya kullanım alanı, sürdürülebilir ekonomi ve uyumluluk gibi temel unsurlara kaymasına yardımcı olacaktır. Bu durum, tarihsel olarak daha değişken olan altcoin’ler için özellikle geçerlidir. Ayrıca, yatırımcılar için Bitcoin’in ötesinde daha güvenli ve daha erişilebilir giriş noktaları sağlayan ETF’ler gibi düzenlenmiş dijital varlık kanallarının yükselişinin devam etmesini bekliyoruz. Bu arada, bu döngüde kriptonun ‘en etkileyici uygulaması’ (killer app) olarak adlandırılan stablecoin’ler, büyük ölçüde ABD’deki GENIUS Yasası gibi daha net düzenlemelerin etkisiyle bu yıl 300 milyar dolarlık piyasa değerini aştı. Stablecoin’ler, sadece ödeme araçları olarak değil, dünya genelindeki kullanıcıların neredeyse anında ve ihmal edilebilir maliyetlerle sorunsuz işlem yapmalarına olanak tanıyarak finansal kapsayıcılığın sağlayıcıları olarak da değerlerini kanıtlıyor. Teknolojik inovasyon da endüstri için kilit bir itici güç olmaya devam edecektir. Yapay zeka ve blokzincirinin yakınsaması, daha akıllı ve daha güvenli bir finansal altyapı oluşturuyor. Bu iki teknoloji, gelecekte her ekonomik alt sektörün omurgasını oluşturacaktır. Yapay zeka, platform verimliliğini ve güvenliğini artırmaya yardımcı olmak için halihazırda geniş çapta entegre edilmiştir. Sonuç olarak 2026, heyecan (hype) ve spekülasyonun ötesine geçerek gerçek, ölçeklenebilir değer sunmaya odaklanılan bir yıl olacaktır. Kripto endüstrisinin bir sonraki bölümünün; amaca yönelik benimsenme, güven ve uzun vadeli etki üzerine kurulu olduğuna inanıyoruz. İnovasyon sorumlulukla buluştuğunda, dijital varlıklar günlük finansın ayrılmaz bir parçası haline gelecektir.” Yasal Uyarı: Bu basın bülteninde yer alan bilgi ve değerlendirmeler yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. Kripto varlıklara yatırım yapmak yüksek risk içerir.

Dijital Varlıklar Spekülatif Araçlardan Stratejik Finansal Araçlara Dönüşüyor Haber

Dijital Varlıklar Spekülatif Araçlardan Stratejik Finansal Araçlara Dönüşüyor

Sektördeki yapısal dönüşümün altını çizen Richard Teng, 2026 yılına dair detaylı öngörülerini şu sözlerle paylaştı: “Geçtiğimiz yıl, Bitcoin sahiplerinin profilinde, değişen bir piyasa manzarasına işaret eden temel bir değişim ortaya koydu. Aralık 2025 itibarıyla, borsalarda tutulan BTC miktarı son beş yılın en düşük seviyesine (2,94 milyon BTC) gerilerken, halka açık şirketler ve ETF’ler tarafından tutulan varlıklar artmaya devam ederek toplamda 2,5 milyon BTC’yi aştı. Bireysel sahiplikten kurumsal sahipliğe doğru yaşanan bu geçiş, bir istatistikten çok daha fazlasıdır. Bu durum, potansiyel olarak oynaklığı (volatiliteyi) azaltabilecek, spekülatif fiyat dalgalanmalarını yumuşatabilecek ve gelecekteki ayı piyasalarının şiddetini ve süresini hafifletebilecek bir dönüm noktasına işaret ediyor. Diğer bir deyişle, daha istikrarlı ve olgun bir varlık sınıfını yansıtan, daha az belirgin piyasa döngülerine doğru ilerliyor olabiliriz. Bu değişim, şu anda içinden geçmekte olduğumuz daha geniş kapsamlı bir dönüşümün parçasıdır. Dijital varlıklar, spekülatif araçlardan stratejik finansal araçlara evriliyor. Bugün, 200'den fazla halka açık şirket bilançolarında Bitcoin tutuyor; bu da kriptoya, çeşitlendirme ve uzun vadeli değer koruma aracı olarak duyulan güvenin arttığını gösteriyor. 2026'da, kurumsal hazinelerin Bitcoin ve Ethereum’un ötesine geçerek seçili altcoin’lere yönelmesi ve hükümetler ile kamu kurumlarının düzenleyici çerçeveler ve pilot programlar aracılığıyla daha aktif bir şekilde sürece dahil olmasıyla bu eğilimin hızlanmasını bekliyoruz. İleriye bakıldığında, 2026 yılı, düzenleyici netlik ve kurumsal katılımın piyasanın temelini yeniden şekillendirmek üzere bir araya geldiği bir yıl olacaktır. Hükümetler artık pasif gözlemciler değil; dijital varlıkları daha fazla şeffaflık ve güvenle ana akım finansa dahil etmeyi amaçlayan merkez bankası dijital para birimleri (CBDC’ler) gibi girişimleri başlatıyor ve çerçeveler oluşturuyorlar. Bu gelişen düzenleyici ortam, değerlemelerin gerçek dünya kullanım alanı, sürdürülebilir ekonomi ve uyumluluk gibi temel unsurlara kaymasına yardımcı olacaktır. Bu durum, tarihsel olarak daha değişken olan altcoin’ler için özellikle geçerlidir. Ayrıca, yatırımcılar için Bitcoin’in ötesinde daha güvenli ve daha erişilebilir giriş noktaları sağlayan ETF’ler gibi düzenlenmiş dijital varlık kanallarının yükselişinin devam etmesini bekliyoruz. Bu arada, bu döngüde kriptonun ‘en etkileyici uygulaması’ (killer app) olarak adlandırılan stablecoin’ler, büyük ölçüde ABD’deki GENIUS Yasası gibi daha net düzenlemelerin etkisiyle bu yıl 300 milyar dolarlık piyasa değerini aştı. Stablecoin’ler, sadece ödeme araçları olarak değil, dünya genelindeki kullanıcıların neredeyse anında ve ihmal edilebilir maliyetlerle sorunsuz işlem yapmalarına olanak tanıyarak finansal kapsayıcılığın sağlayıcıları olarak da değerlerini kanıtlıyor. Teknolojik inovasyon da endüstri için kilit bir itici güç olmaya devam edecektir. Yapay zeka ve blokzincirinin yakınsaması, daha akıllı ve daha güvenli bir finansal altyapı oluşturuyor. Bu iki teknoloji, gelecekte her ekonomik alt sektörün omurgasını oluşturacaktır. Yapay zeka, platform verimliliğini ve güvenliğini artırmaya yardımcı olmak için halihazırda geniş çapta entegre edilmiştir. Sonuç olarak 2026, heyecan (hype) ve spekülasyonun ötesine geçerek gerçek, ölçeklenebilir değer sunmaya odaklanılan bir yıl olacaktır. Kripto endüstrisinin bir sonraki bölümünün; amaca yönelik benimsenme, güven ve uzun vadeli etki üzerine kurulu olduğuna inanıyoruz. İnovasyon sorumlulukla buluştuğunda, dijital varlıklar günlük finansın ayrılmaz bir parçası haline gelecektir.” Yasal Uyarı: Bu basın bülteninde yer alan bilgi ve değerlendirmeler yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. Kripto varlıklara yatırım yapmak yüksek risk içerir.

Tether'den Speed'e Yatırım Hamlesi Haber

Tether'den Speed'e Yatırım Hamlesi

Speed; tüketiciler, içerik oluşturucular, platformlar ve kurumsal satıcılar genelinde yıllık 1,5 milyar dolardan fazla ödeme hacmini işliyor. Ürünleri (Speed Wallet ve Speed Merchant), 1,2 milyon kullanıcıya ve işletmeye hizmet vererek anlık ödemeler, yerel BTC ve USDT ödeme sistemi ve kurumsal entegrasyonlar için yüksek güvenilirlikte küresel yönlendirme sunuyor. Tether’in bu yatırımı, Bitcoin ile uyumlu finansal altyapıyı güçlendirme ve USDT'nin gerçek dünya ödeme ortamlarındaki kullanımını genişletme yönündeki geniş stratejisini destekliyor. Speed'in mimarisi, Lightning ve stablecoin'lerin düşük ücretlerle, güçlü uyumlulukla ve küresel erişimle yüksek ölçekte para transferi yapmak için nasıl birlikte çalışabileceğini gösteriyor. “Güvenilir ödeme kanallarına erişimi genişleten pratik altyapılar geliştiren ekipleri destekliyoruz” Speed’e yapılan yatırım hakkında değerlendirmelerde bulunan Tether CEO'su Paolo Ardoino, “Speed, USDT gibi istikrarlı ve likit bir dijital dolarla eşleştirildiğinde Lightning'in neler başarabileceğini gösteriyor. Ödemelerde sürtünmeyi azaltan ve güvenilir ödeme kanallarına erişimi genişleten pratik altyapılar geliştiren ekipleri destekliyoruz. Speed'in uygulaması ve benimsenmesi, Bitcoin tabanlı ağların ana akım ticaret için hazır olduğunu gösteriyor.” dedi. Tether ile yapılan iş birliği hakkında açıklamalarda bulunan Speed1, Inc.'in CEO'su Niraj Patel, "Kripto paralar uzun süre daha çok spekülasyon tarafında kaldı. Ama hız işin rengini değiştiriyor. Lightning sayesinde işlemler anında gerçekleşiyor, stablecoin’lerle herkes için erişilebilir hale geliyor. Bizim altyapımız da bu hızı ve erişimi bir araya getirerek tüketiciler, içerik üreticileri ve satıcılar için gerçek hayatta kullanılabilir bir deneyime dönüştürüyor.” ifadelerini kullandı. Speed, Lightning Network ile sıkı bir şekilde entegre olurken, fiyat istikrarına ihtiyaç duyan kullanıcılar ve satıcılar için stablecoin ödemelerini mümkün kılıyor. Bu kombinasyon, sınır ötesi işlemler, içerik oluşturucu ödemeleri, satıcı ödemeleri ve platform düzeyinde ödemeler için sürtünmeyi azaltıyor.

Faiz Belirsizliği Kripto Piyasasını Baskılamaya Devam Ediyor Haber

Faiz Belirsizliği Kripto Piyasasını Baskılamaya Devam Ediyor

Kripto paralarda son 24 saatin öne çıkan gelişmeleri Kripto para piyasası, yıl sonuna yönelik faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması ve yatırımcıların kâr satışlarını hızlandırmasıyla düşüşe geçti. Hafta başında, ABD Senatosu’nun rekor kapanmanın ardından hükümeti yeniden faaliyete geçirmeyi öngören yasa tasarısını onaylaması kısa süreli bir iyimserlik yaratmış ve kripto varlıklarda sınırlı bir toparlanmaya yol açmıştı. Ancak bu iyimserlik uzun sürmedi. Yatırımcılar aralık ayında bir faiz indirimi umudunu korusa da FED Başkanı Jerome Powell son açıklamasında bu konuda net bir garanti vermedi. Powell, faiz kararları konusunda komite içindeki görüş ayrılıklarının sürdüğünü belirterek, para politikalarının artık “öncekine kıyasla çok daha veri odaklı” biçimde şekillendiğini vurguladı. Bu açıklamalar, piyasada faiz indirimine ilişkin belirsizliği artırırken, risk iştahının azalmasına ve kripto varlıklarda satış baskısının derinleşmesine yol açtı. Kripto para piyasasının toplam değeri 3,48 trilyon dolara gerilerken, Bitcoin, yeni güne 103.420 dolardan başladı. Bülten yazıldığı sırada Ethereum 3.445 dolardan işlem görürken, XRP 2,39 dolardan, Solana ise 156,13 dolardan fiyatlanıyordu. Dün Bitcoin ETF’leri toplam 524 milyon dolarlık giriş kaydederken, Ethereum ETF’lerinden 107 milyon dolarlık net çıkış gerçekleşti. DTCC, Bitwise’ın Chainlink ETF’sini aktif ve lansman öncesi kategorisine ekledi ABD’nin önde gelen takas, saklama ve bilgi hizmeti sağlayıcısı The Depository Trust and Clearing Corporation (DTCC), Bitwise’ın spot Chainlink borsa yatırım fonunu (ETF) “aktif ve lansman öncesi” kategorisinde listeledi. DTCC’nin resmi sitesinde CLNK koduyla yer alan Bitwise Chainlink ETF’si, henüz ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’ndan (SEC) onay almayı bekliyor. Ancak bu tür listeler, genellikle olası bir lansman için olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Bitwise, Chainlink ETF’si için ilk S-1 başvurusunu ağustos ayında yapmış ve böylece Chainlink için sunulan ilk ETF teklifi olmuştu. Eylül ayında ise Grayscale kendi Chainlink ETF başvurusunu gerçekleştirdi. Bitwise’ın fon planında LINK token’larının stake edilmesi öngörülmezken, Grayscale’in fonunda varlıkların bir kısmının stake edilmesi planlanıyor. Chainlink, blok zincirleri gerçek dünya verileriyle buluşturan merkeziyetsiz bir oracle ağı olarak biliniyor. LINK token’ı, ağdaki doğrulayıcılara güvenilir veri sağladıkları için ödeme yapılmasında ve ağ güvenliğinin sağlanmasında kullanılıyor. İlk ABD merkezli spot XRP ETF’si perşembe günü piyasaya sürülebilir ABD merkezli ilk XRP borsa yatırım fonu (ETF), kripto yatırım şirketi Canary Capital’ın fon için gerekli belgeleri sunmasının ardından en erken perşembe günü piyasaya sürülebilir. Bloomberg Kıdemli ETF Analisti Eric Balchunas, salı günü yaptığı açıklamada Canary’nin pazartesi gecesi ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) Form 8-A başvurusunu yaptığını belirtti. Bu belge, menkul kıymetlerin borsada işlem görmeden önce sunulması gereken zorunlu bir aşamayı temsil ediyor. Balchunas, başvurunun “yarın veya perşembe günü gerçekleşecek bir lansmana işaret ettiğini” belirterek, Hedera (HBAR) ETF’lerinin de aynı formun sunulmasından bir gün sonra piyasaya çıktığını hatırlattı. Balchunas, “Henüz kesinleşmiş değil, ancak tüm adımlar tamamlanıyor” ifadelerini kullandı. Kripto muhabiri Eleanor Terrett, Canary’nin başvurusunun “Nasdaq listelemeyi onayladıktan sonra çarşamba günü TSİ 00.30’da yürürlüğe girecek son adım” olduğunu söyledi. Terrett, “Bu gerçekleştiğinde son engel de aşılmış olacak ve ilk spot XRP ETF’si perşembe günü piyasa açılışında devreye girecek” diye ekledi. Daha önce ABD’de XRP’ye dolaylı yatırım sağlayan bazı ürünler işlem görse de Canary’nin ETF’si 1933 Menkul Kıymetler Yasası kapsamında sunulduğu için XRP’yi doğrudan tutma yetkisine sahip olacak. SoFi, kripto alım satım hizmetini resmen başlattı ABD merkezli banka SoFi Technologies, düzenleyici çerçevenin netleşmesiyle birlikte müşterilerine kripto alım satım hizmeti sunmaya başladı. Şirket, dün yaptığı duyuruda hizmetin Bitcoin (BTC) ve Ethereum (ETH) dahil olmak üzere onlarca kripto parayı kapsayacağını ve pazartesi günü kademeli olarak kullanıma sunulduğunu belirtti. SoFi, bu hizmete önümüzdeki haftalarda daha fazla müşterinin erişim sağlayabileceğini de belirtti. SoFi CEO’su Anthony Noto, CNBC’ye yaptığı açıklamada, SoFi’nin tüketicilere kripto alım satım imkanı sunan ilk ve tek ulusal lisanslı banka olduğunu söyledi. Noto, mart ayında Para Birimi Denetleme Ofisi’nin (OCC) bankaların kriptoyla etkileşimine yönelik tutumunu yumuşatmasının bu kararda etkili olduğunu belirtmişti. SoFi, 2023’te banka lisansı alabilmek için kripto faaliyetlerinden çekilmişti. Ancak Haziran 2025’te, itibari para ile kripto arasında dönüşüm ve blok zinciri üzerinden ödeme imkanı sunan uluslararası ödeme hizmetleriyle sektöre geri döndü. Banka, ayrıca SoFi USD adlı, bire bir dolar rezerviyle desteklenecek bir stablecoin çıkarmayı ve kriptoyu kredi ve ödeme altyapısına entegre etmeyi planlıyor.

Zayıf Risk İştahı Kripto Piyasasında Satış Baskısını Artırdı  Haber

Zayıf Risk İştahı Kripto Piyasasında Satış Baskısını Artırdı 

Kripto paralarda son 24 saatin öne çıkan gelişmeleri Kripto para piyasası, küresel teknoloji hisselerinde yaşanan sert düşüşlerin etkisiyle haftayı zayıf bir görünümle kapatmaya hazırlanıyor. Risk iştahındaki kırılganlık, yatırımcıların kripto varlıklardan uzak durmasına neden olurken, Bitcoin haftalık bazda değer kaybını derinleştirdi. Hafta boyunca özellikle teknoloji hisselerindeki aşırı değerleme endişeleri, küresel borsalarda satış baskısını artırdı. Bu eğilim, riskli varlıklar arasında görülen genel geri çekilmeyle birlikte kripto paralara da yansıdı. Piyasalar ayrıca ABD’deki hükümet kapanmasının ekonomik faaliyetleri aksatması ve kritik makroekonomik verilerin gecikmesi nedeniyle belirsizlikle karşı karşıya kaldı. Özel sektör istihdam verilerinin ekim ayında işten çıkarmalarda keskin bir artışa işaret etmesi ise FED’in aralık ayında faiz indirimi beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. Kripto para piyasasının toplam değeri 3,42 trilyon dolara gerilerken, Bitcoin, güne 102.105 dolardan başladı. Bülten yazıldığı sırada Ethereum 3.353 dolardan işlem görürken, XRP 2,22 dolardan, Solana ise 157,49 dolardan fiyatlanıyordu. Dün Bitcoin ve Ethereum ETF’leri altı günlük çıkış dönemini sonlandırarak pozitif akışlar kaydetti. Bitcoin ETF’leri 240 milyon dolar giriş alırken, Ethereum ETF’lerinde 12,51 milyon dolarlık giriş kaydedildi. ASIC Başkanı, Avustralya’nın tokenizasyon konusunda harekete geçmesi gerektiğini söyledi Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırımlar Komisyonu (ASIC) Başkanı Joe Longo, çarşamba günü yaptığı konuşmada, dağıtık defter teknolojisinin küresel sermaye piyasalarını dönüştürdüğünü vurgulayarak ülkenin “bu fırsatı değerlendirmesi gerektiğini, aksi halde geride kalacağını” söyledi. Longo, tokenizasyonun varlıkları daha küçük, alınıp satılabilir birimlere bölerek anlık takas imkanı sağlayabileceğini ve bunun sermaye piyasalarını kökten dönüştürebileceğini ifade etti. Longo, diğer ülkelerin hızla ilerlediğine dikkat çekerek, Avustralya’nın “kaçırılmış fırsatlar ülkesi” olma riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyardı. Longo, İsviçre’nin dijital menkul kıymetler borsasında 2021’den bu yana 3,1 milyar doların üzerinde tokenize tahvil ihracı gerçekleştirildiğini, J.P. Morgan’ın iki yıl içinde para piyasası fonlarını tamamen tokenize etmeyi planladığını ve Nasdaq’ın gelecek yıl sonuna kadar 24 saat açık tokenize menkul kıymet ticareti başlatmayı hedeflediğini hatırlattı. “Bir zamanlar yeniliklerin öncüsü olan Avustralya, artık diğer ülkelerin gerisinde kalıyor” diyen Longo, bu durumu tersine çevirmek için ASIC Innovation Hub’ın yeniden yapılandırılarak faaliyete geçirileceğini duyurdu. Longo, yenilenen merkezin, düzenleyici engellerle karşılaşan yenilikçilere açık kapı politikası uygulayacağını ve ASIC’in sorunları sadece tespit etmekle kalmayıp çözüm üretmek için iş birliği yapacağını belirtti. Ayrıca, hükümetin fintech sektörünü güçlendirmeyi hedefleyen Geliştirilmiş Düzenleyici Sandbox incelemesini de destekleyeceklerini söyledi. Japonya’dan üç büyük banka ile ortak stablecoin denemesi Japonya Finansal Hizmetler Ajansı (FSA), ülkenin üç büyük bankasının yer aldığı stablecoin pilot projesine resmi onay verdi. Bu adım, Japonya’nın ödeme sistemlerinde dijital dönüşümü hızlandırma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. FSA’nın yaptığı açıklamaya göre, Mizuho Bank, MUFG ve SMBC, ödemelere yönelik ortak bir stablecoin ihraç etmek üzere güçlerini birleştiriyor. Konsorsiyumda Mitsubishi Corporation, Progmat Inc. ve Mitsubishi UFJ Trust and Banking Corporation gibi isimler de yer alıyor. Pilot proje, farklı bankacılık gruplarının Japon yasalarına göre “elektronik ödeme aracı” olarak sınıflandırılan stablecoin’leri ortak şekilde ihraç edebilmesini ve bunun düzenleyici çerçeveye uygun biçimde yürütülüp yürütülemeyeceğini test edecek. FSA, denemenin Kasım 2025’ten itibaren süresiz olarak devam edeceğini, elde edilecek hukuki ve uyumla ilgili sonuçların daha sonra kurumun internet sitesinde yayımlanacağını açıkladı. Bu girişim, FSA’nın aynı gün duyurduğu Payment Innovation Project (PIP) kapsamında gerçekleştirilen ilk proje olma özelliğini taşıyor. Ajans, 2017’den bu yana fintech denemelerine destek veren FinTech Proof-of-Concept Hub bünyesinde faaliyet gösteren PIP aracılığıyla blok zinciri tabanlı ödeme inovasyonlarını hızlandırmayı hedefliyor. JPMorgan: “Bitcoin, altına kıyasla hala değerinin altında” JPMorgan analistlerine göre Bitcoin (BTC), altına göre volatilite ayarlı adil değerinin altında işlem görüyor. Analistler, ekim ayında altının tüm zamanların en yüksek seviyelerine yükselmesiyle artan volatilitenin değerli metali daha riskli hale getirdiğini, buna karşılık Bitcoin’in yatırımcılar açısından daha cazip bir konuma geldiğini belirtti. JPMorgan raporuna göre, Bitcoin-altın volatilite oranı 1,8’e gerileyerek BTC’nin altına göre 1,8 kat daha fazla risk taşıdığını gösteriyor. Raporda, “Bu volatilite oranı dikkate alındığında, Bitcoin’in mevcut piyasa değeri olan 2,1 trilyon doların yaklaşık yüzde 67 artması gerektiği, bunun da teorik olarak 170.000 dolar civarında bir fiyat anlamına geldiği” ifadelerine yer verildi. JPMorgan, bu hesaplamanın önümüzdeki 6-12 ayda Bitcoin için “önemli bir yukarı yönlü potansiyele” işaret ettiğini vurguladı. Galaxy Digital da çarşamba günü 2025 Bitcoin fiyat tahminini 185.000 dolardan 120.000 dolara çekti. Şirket, ekim ayında büyük yatırımcıların 400.000 BTC satışı, alternatif yatırım temalarına yönelim ve piyasa dinamiklerindeki değişimi gerekçe gösterdi. Galaxy’nin araştırma direktörü Alex Thorn, Bitcoin’in artık “olgunluk dönemi”ne girdiğini, bu dönemde kurumsal benimseme, pasif fon akışları ve düşük volatilitenin baskın olacağını belirtti. Thorn, ETF’lerin piyasadaki likiditeyi emmesi nedeniyle Bitcoin kazançlarının geçmişe kıyasla daha yavaş gerçekleşeceğini de sözlerine ekledi.

Kripto Para Piyasası Kısmi Toparlanmanın Ardından Nefes Aldı Haber

Kripto Para Piyasası Kısmi Toparlanmanın Ardından Nefes Aldı

Kripto paralarda son 24 saatin öne çıkan gelişmeleri Kripto para piyasası, yeni güne yükseliş eğilimiyle başladı. Son günlerde yaşanan sert dalgalanmaların ardından yatırımcıların düşük fiyat seviyelerini alım fırsatı olarak değerlendirmesi, piyasalarda kısmi bir toparlanma yarattı. Bitcoin ve önde gelen altcoin’lerde görülen alımlar, genel risk iştahındaki zayıflığa rağmen fiyatların kısa vadede nefes almasını sağladı. Ancak küresel ekonomideki belirsizlik ve FED’in aralık ayındaki faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması, bu toparlanmanın gücünü sınırlıyor. Kripto para piyasasının toplam değeri 3,44 trilyon dolara yükselirken, Bitcoin, güne 103.477 dolardan başladı. Bülten yazıldığı sırada Ethereum 3.396 dolardan işlem görürken, XRP 2,33 dolardan, Solana ise 159,76 dolardan fiyatlanıyordu. Dün Bitcoin ETF’lerinde toplam 137 milyon dolar, Ethereum ETF’lerinde ise 119 milyon dolar değerinde çıkış kaydedildi. Buna karşılık Solana ETF’ine 9,7 milyon dolarlık giriş oldu. İngiltere’den stablecoin hamlesi: Yeni düzenleme 10 Kasım’da açıklanacak İngiltere Merkez Bankası (BoE), stablecoin’ler için yeni düzenleyici çerçevesini yakında açıklamaya hazırlanıyor. Bloomberg’in haberine göre, Banka Başkan Yardımcısı Sarah Breeden, ülkenin ABD’nin gerisinde kaldığı yönündeki eleştirileri reddederek, yeni düzenlemelerin “ABD ile aynı hızda” hayata geçirileceğini söyledi. Reuters’ın aktardığına göre Breeden, stablecoin düzenlemelerine ilişkin uzun süredir beklenen istişare belgesinin 10 Kasım’da yayımlanacağını doğruladı. Yeni kurallar, ilk etapta yalnızca “sistemik” olarak değerlendirilen, yani ödemelerde yaygın şekilde kullanılma potansiyeli bulunan stablecoin’leri kapsayacak. Diğer stablecoin’ler ise daha hafif bir rejim altında Finansal Davranış Otoritesi’nin (FCA) denetiminde kalacak. Öneriler, bireyler için 20.000 sterlin (yaklaşık 26.000 dolar), işletmeler için ise 10 milyon sterline kadar geçici kullanım limitleri öngörüyor. Breeden, bu sınırların, İngiltere’de mortgage piyasasının ağırlıklı olarak bankacılık sistemi üzerinden işlemesi nedeniyle, mevduatların hızla stablecoin’lere kaymasının yaratabileceği riskleri azaltmayı amaçladığını belirtti. Franklin Templeton, Hong Kong’da ilk tokenize para piyasası fonunu başlattı Küresel yatırım devi Franklin Templeton, Hong Kong’da ülkenin ilk tokenize para piyasası fonunu hayata geçirdi. Bu adım, hükümetin yapay zeka ve blok zinciri teknolojilerini finans sektörüne entegre etmeyi hedefleyen beş yıllık yeni fintech stratejisiyle eş zamanlı olarak geldi. Lüksemburg’da kayıtlı Franklin OnChain U.S. Government Money Fund, kısa vadeli ABD Hazine tahvilleriyle destekleniyor. Fon, yatırımcı paylarını temsil eden ve mülkiyet kayıtlarını dijital ortamda tutan blok zinciri tabanlı token’lar aracılığıyla işliyor. Lansman, Hong Kong Para Otoritesi’nin (HKMA) bu hafta açıkladığı Fintech 2030 planı kapsamındaki ilk girişim oldu. Söz konusu plan, yapay zeka araçlarının finansal hizmetlerde yaygınlaştırılmasından tokenizasyon ekosisteminin geliştirilmesine kadar 40’tan fazla stratejik adım içeriyor. HKMA Başkanı Eddie Yue, kurumun gelecekte merkez bankası dijital parası (CBDC) ile entegre edilebilecek tokenize mevduat mutabakat sistemi üzerinde çalıştığını belirtti. Franklin Templeton, bu projede HSBC ve Hong Kong’un lisanslı dijital varlık platformlarından OSL Group ile iş birliği yapıyor. Project Ensemble adı verilen test ortamı, tokenize mevduatlar ve fon akışları üzerinde çalışmalar yürütüyor. HSBC yetkilileri, bu altyapının geleneksel finans sistemi ile blok zinciri tabanlı yapılar arasında anlık mutabakat imkanı sunabileceğini ifade etti. Galaxy Digital, Bitcoin tahminini 120 bin dolara düşürdü Bitcoin’in bu hafta 100.000 doların altına gerilemesi, Galaxy Digital’in 2025 yıl sonu fiyat hedefini 185.000 dolardan 120.000 dolara indirmesine yol açtı. Şirketin araştırma ekibi, kripto paranın artık “kurumsal akımların ve düşük oynaklığın” belirlediği bir olgunluk dönemine girdiğini belirtti. Galaxy’nin araştırma direktörü Alex Thorn, Bitcoin’in uzun vadeli görünümünün “yapısal olarak güçlü” olduğunu vurgularken, bu yılın yoğun balina satışları, ETF kaynaklı talep ve azalan bireysel yatırımcı ilgisiyle şekillendiğini ifade etti. Thorn, “Bitcoin 100.000 dolar seviyesini koruyabilirse, üç yıla yaklaşan boğa piyasasının yapısı bozulmaz, ancak yükselişin hızı yavaşlayabilir” dedi. Analistler, ETF çıkışları, azalan likidite ve uzun vadeli yatırımcı satışlarının piyasa güvenini zayıflattığını belirterek görünümün “kırılgan” kaldığına dikkat çekti. Galaxy, yaklaşık 470.000 Bitcoin’in (yaklaşık 50 milyar dolar) uzun vadeli cüzdanlardan kurumsal talebe geçtiğini, bunun arzın kurumsallaşmasını gösterirken aynı zamanda kritik seviyelerde direnç yarattığını aktardı. Şirket, Bitcoin’in bu yılki performansının yapısal nedenlerin yanı sıra sermayenin yapay zeka ve altın gibi diğer yatırım temalarına yönelmesiyle de baskılandığını ifade etti. Yapay zeka yatırımları ve veri merkezi odaklı hisselerdeki güçlü akışlar, güvenli liman arayışındaki yatırımcıların altına yönelmesiyle birleşince, Bitcoin’in 2025’te “gözde yatırım” olma konumunu zayıflattı. K33 Research analisti Vetle Lunde, son kaldıraç tasfiyesinin ardından piyasanın “kritik bir dönemeçte” olduğunu, ancak satış baskısının hafiflemesiyle risk iştahı geri döndüğünde yeniden yükseliş koşullarının oluşabileceğini söyledi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.