Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Standardizasyon

Kapsül Haber Ajansı - Standardizasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Standardizasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sunar Un, IBAKTECH 2026’da Sektör Profesyonelleriyle Buluşuyor Haber

Sunar Un, IBAKTECH 2026’da Sektör Profesyonelleriyle Buluşuyor

Gıda endüstrisinin profesyonellerini bir araya getiren IBAKTECH 2026, Sunar Un için ürünlerini sektörle buluşturmanın yanı sıra profesyonel üretimin ihtiyaçlarını doğrudan değerlendirme fırsatı sunacak. Sunar Un, fuar kapsamında Sunar Profesyonel ve Hüner Baklavalık Serisi ürünleriyle yer alarak farklı üretim alanlarına yönelik uzmanlığını sektör profesyonelleriyle paylaşacak. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, “IBAKTECH, profesyonel üretim sektörünün ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen özel ürünlerimizi paydaşlarımızla buluşturmak için çok önemli bir platform. Pastacılık, fırıncılık, baklava ve börekçilik gibi sektörlerimizin ihtiyaç ve beklentilerine özel ürünler geliştirmeye ve bu gelişime katkı sağlayacak çözümler sunmaya devam edeceğiz.” dedi. Doğru un seçimi, üretim standardının önemli bir parçası Profesyonel üretimde kullanılan hammaddenin özellikleri; ürünün dokusundan işlenebilirliğine, üretim sürecindeki standardizasyondan nihai üründeki tutarlılığa kadar birçok aşamayı etkiliyor. Bu nedenle farklı ürün grupları için üretimin niteliğine ve reçeteye uygun un özelliklerinin belirlenmesi önem taşıyor. Sunar Un, ürün geliştirme çalışmalarında bu farklılıkları dikkate alarak çözümler geliştiriyor. Üretim tecrübesini ileri teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarıyla birleştiren şirket, profesyonel üreticilerin standardizasyon, verimlilik ve sürdürülebilir kalite hedeflerine katkı sağlayan ürünler kazandırıyor. Çomu, Sunar Un’un üretimden ürün geliştirmeye uzanan dönüşümünü şu sözlerle değerlendirdi: “Un üretimi, Sunar’ın hikayesinin başlangıç noktası. Bugün bu deneyimi teknoloji, otomasyon ve Ar-Ge ile ileri taşıyarak profesyonel üretimin değişen ihtiyaçlarına yönelik uzmanlık alanları geliştiriyoruz. Osmaniye’deki 21 bin metrekarelik yerleşkemizde, 12 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren Sunar Un’un üretim kapasitesini 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz yatırımla 75 bin tondan 150 bin tona çıkarırken, üretimde kalite, verimlilik ve standardizasyonu da güçlendirdik. Baklavacılık, pastacılık ve fırıncılık gibi alanların farklı üretim dinamiklerini de dikkate alarak ürün portföyümüzü geliştirmeyi sürdürüyoruz. Hüner Baklava serimiz de bu yaklaşımın somut örneklerinden biri. Baklava üretiminde un ve yağın birbirini tamamlayan etkisini dikkate alarak geliştirdiğimiz ürünlerle, ustaların deneyimini teknoloji ve Ar-Ge ile destekleyen bir yaklaşım ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı. Baklava üretiminde uzmanlaşmış yaklaşım, Hüner Baklavalık Sunar Un’un profesyonel üretime yönelik ürün geliştirme yaklaşımının öne çıkan örneklerinden biri Hüner Baklava serisi. Baklava üretiminde kullanılan un ve yağın ürünün lezzeti, dokusu, katman yapısı ve üretim standardı üzerindeki etkisinden hareket eden Sunar Un, baklavaya özel Hüner Baklavalık Un ve Hüner Baklavalık Yağ ürünlerini geliştirdi. Hüner Baklavalık ürünleri, baklava üretiminde un ve yağın birbirini tamamlayan özellikleri esas alınarak özel olarak formüle edildi. Bu yaklaşım, Sunar Un’un baklava üretimine yalnızca tek bir ürün üzerinden değil, üretim sürecinin ihtiyaçlarını bütünsel olarak değerlendiren bir bakış açısıyla yaklaştığını ortaya koyuyor. Profesyonel üretimin ihtiyaçları ürün geliştirme çalışmalarının merkezinde Sunar Un’un profesyonel üretime yönelik yaklaşımı, farklı üretim alanları ve reçetelerin gerektirdiği özellikleri gözeterek geliştirilen geniş bir ürün portföyüne dayanıyor. Şirket; baklavalık, pastane, fırın ve özel amaçlı un çeşitleriyle profesyonel mutfakların farklı kullanım ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyor. Üretim süreçlerinde işlenebilirlik, standardizasyon, verimlilik ve nihai ürün tutarlılığı gibi unsurları gözeten Sunar Un, profesyonellerin deneyimini teknoloji ve Ar-Ge çalışmalarıyla desteklemeyi amaçlıyor. Sunar Un, baklavacılık alanındaki bu uzmanlığını IBAKTECH 2026’da sektör profesyonelleriyle paylaşırken, profesyonel mutfakların değişen ihtiyaçlarını yakından takip ederek, farklı kullanım alanlarına yönelik ürün geliştirme çalışmalarını sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’in Çatılarında Güneş Seferberliği Haber

İzmir’in Çatılarında Güneş Seferberliği

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve temiz enerji dönüşümü kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki süreç farklılıklarını azaltmak için çalışmalarını sürdürüyor. İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürlüğü koordinasyonundaki Enerji Verimliliği Misyon Ekibi, Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda İzmir’in 30 ilçe belediyesinden temsilcilerle buluştu. Toplantının gündemini, kurulu gücü 25 kW ve altında olan mesken tipi çatı GES başvurularında ruhsat ve izin süreçlerinde ilçeler arasında görülen uygulama farklılıklarının giderilmesi oluşturdu. İlçe belediyelerine, yaklaşık üç aydır yürütülen çalışmalar sonucunda hazırlanan standardizasyon çerçevesi aktarıldı. Hedef: 30 ilçede öngörülebilir süreç Çalışma kapsamında çatı GES kurmak isteyen vatandaşların başvuru sürecini daha öngörülebilir hale getirecek üç temel başlık belirlendi. Buna göre ortak başvuru formu ve evrak setinin oluşturulması, standart bir süreç akış şemasının hazırlanması ve ortak değerlendirme kriterlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Ruhsat ve izin verme yetkisi ile saha denetimi ilçe belediyelerinde kalırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi sürece koordinasyon, teknik rehberlik ve ortak referans dokümanlarının geliştirilmesi yoluyla katkı sunacak. Enerji dönüşümünde kurumlar arası iş birliği İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından yaklaşık üç ay önce kurulan Enerji Verimliliği Misyon Ekibi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Saadet Çağlın başkanlığında ve İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürlüğü koordinasyonunda çalışmalarını yürütüyor. Ekip, İzmir genelinde enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji uygulamalarında kurumlar arası uyumu güçlendirmeyi, iklim hedefleriyle uyumlu ve öngörülebilir süreçler geliştirmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Online Psikolojik Testler Tanı Koymak için Yeterli mi? Haber

Online Psikolojik Testler Tanı Koymak için Yeterli mi?

Bir testin bilimsel kabul edilebilmesi için geçerlik, güvenirlik ve standardizasyon çalışmalarından geçmiş olması gerektiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Geçerlik ve güvenirliği kanıtlanmış testler dahi tek başına tanı koyma aracı değildir. Buna karşın doğru kullanıldığında psikolojik test ve ölçekler tanı ve tedavi sürecinde önemli bir yere sahip.” dedi. Online test sonuçlarına bakarak depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk, narsisizm veya DEHB gibi tanılar koymanın doğru olmadığına vurgulayan Klinik Psikolog Yasemin Yalçın ise, “Tanı klinik görüşme, kişinin belirtilerinin süresi ve yaşamına etkisi, kişisel ve aile öyküsü ile gerektiğinde farklı değerlendirme araçlarının birlikte ele alınmasıyla konulur.” açıklamasını yaptı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikoloji Hizmetleri Genel Koordinatörü ve Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy ile Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, internette ve sosyal medyada yer alan psikolojik testlerin ne kadar güvenilir olduğu ve bu testlerin kişiye tanı koydurup koyduramayacağı hakkında açıklamalarda bulundu. Bir testin çok paylaşılması onun bilimsel olduğu anlamına gelmez! İnternette ve sosyal medyada karşılaşılan psikolojik testlerin önemli bir bölümünün bilimsel açıdan güvenilir olmadığını dile getiren Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Bilimsel bir psikolojik ölçek ile sosyal medyada eğlence veya merak amacıyla hazırlanan popüler testlerin birbirinden ayrılması gerekir.” dedi. Psikolojik değerlendirmede kullanılan test ve ölçeklerin bilimsel kabul edilebilmesi için psikoloji kuramlarına dayanması ve üzerinde geçerlik, güvenirlik ve standardizasyon gibi istatistiksel çalışmalar yapılmış olması gerektiğini vurgulayan Demirsoy, “Bir testin çok paylaşılması ya da profesyonel görünümde olması onun bilimsel olduğu anlamına gelmez. Güvenirlik ölçme aracının tutarlı sonuçlar vermesi, geçerlilik testin ölçtüğünü iddia ettiği özelliği gerçekten ölçmesi, standardizasyon ise soruların, uygulama koşullarının, puanlama ve yorumlama süreçlerinin önceden belirlenmiş kurallara bağlı olması demektir.” diye konuştu. Online test sonucu kişiye tanı koydurmaz! İnternetten yapılan bir test ile uzman tarafından gerçekleştirilen detaylı psikolojik değerlendirmenin aynı şey olmadığının altını çizen Demirsoy, “Psikolojik testler tanı koydurucu araçlar değil, uzmanın değerlendirmesine ışık tutan tarama araçları olarak çalışır.” dedi. Tanı sürecinde yalnızca test sonucunun değerlendirilmediğine işaret eden Demirsoy, şunları söyledi: “Kişinin belirtilerinin çeşidi, süresi ve sıklığı, yaşam koşulları, belirtilerin günlük işlevselliğe etkisi ve uzman görüşmesi sırasında gözlenen diğer kriterler de değerlendirilmeli. İnternetten yapılan test sonuçlarına bakarak kişinin kendisine depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk, borderline, narsisizm veya DEHB gibi tanılar koyması doğru değil. İnternet testlerinden yola çıkarak kişinin kendisine etiket yapıştırması kaygıyı artırabilir. Bunun tersi de mümkün olabilir. Testte düşük puan alan bir kişi ‘bende bir şey yok’ düşüncesiyle gerçekten ihtiyaç duyduğu profesyonel yardımı erteleyebilir.” Bilimsel testler tanı sürecine önemli katkı sağlar! Geçerlik ve güvenirliği kanıtlanmış testlerin dahi tek başına tanı koyma aracı olmadığının altını çizen Demirsoy, “Buna karşın doğru kullanıldığında psikolojik test ve ölçekler tanı ve tedavi sürecinde önemli bir yere sahip.” dedi. Bu araçların kişinin belirtilerinin sıklığı ve şiddeti, günlük işlevselliğe etkisi ve normatif değerlerden ne ölçüde uzaklaştığı konusunda bilgi sağladığını aktaran Demirsoy, “Testler yalnızca tedavinin başlangıcında değil, tedavi süreci boyunca da kullanılabilir. Periyodik ölçümler tedavinin işe yarayıp yaramadığını ve iyileşmenin devam edip etmediğini takip etmeye yardımcı olabilir.” şeklinde konuştu. Online testler farkındalık için başlangıç noktası olabilir! Bilimsel temeli bulunan online psikolojik ölçeklerin doğru kullanıldığında yararlı olabileceğini ifade eden Demirsoy, “Bu testler tanı aracı değil, tarama ve farkındalık aracı olarak değerlendirilmeli.” dedi. Kişinin kendisini daha yakından gözlemlemesinin, yaşadığı sorunlar üzerine düşünmesinin ve gerektiğinde profesyonel yardım almak için ilk adımı atmasının online testler açısından faydalı olabileceğini belirten Demirsoy, ancak test sonuçlarından yola çıkarak kendine teşhis koymaktan veya kişilik etiketleri oluşturmaktan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Test sonucu değil, kişinin yaşamındaki etkisi önemli! Bir tarama ölçeğinin belirgin düzeyde bir soruna işaret etmesinin ‘kesin tanı’ anlamına gelmediğine dikkat çeken Demirsoy, bunun ‘bir uzmanla görüşmeye değer’ şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kişinin günlük yaşamında belirgin sıkıntı yaşaması, belirtilerin süreklilik göstermesi veya giderek artması ve işlevselliğinin etkilenmesi durumunda uzman görüşüne başvurulması gerektiğini yineleyen Demirsoy, “Öz bildirim ölçekleri uzman değerlendirmesi olmadan eksik veya yanıltıcı olabilir. Aynı konuda tekrar tekrar internette araştırma yapma ihtiyacı hisseden kişilerin de kendi kendine tanı koymaya çalışmak yerine profesyonel görüş alması daha doğru bir yaklaşım olur.” ifadelerini kullandı. Yasemin Yalçın: “Online testler bazı ipuçları verebilir ama tanımızı söylemez!” Uzman Klinik Psikolog Yasemin Yalçın da internette ve sosyal medyada karşılaşılan her psikolojik testin bilimsel olmadığına işaret ederek, bilimsel psikolojik ölçeklerin geçerlilik, güvenilirlik ve standardizasyon çalışmalarından geçmiş olması gerektiğini vurguladı. Yalçın, özellikle ‘Narsist misin?’, ‘DEHB olabilir misin?’ veya ‘10 soruda kişilik tipini öğren’ gibi içeriklerin önemli bir bölümünün bilimsel kriterleri taşımayabileceğine dikkat çekti ve sözlerini şöyle tamamladı: “Tanı klinik görüşme, kişinin belirtilerinin süresi ve yaşamına etkisi, kişisel ve aile öyküsü ile gerektiğinde farklı değerlendirme araçlarının birlikte ele alınmasıyla konulur. Kişi yalnızca test puanına değil, günlük yaşamındaki işlevselliğine de dikkat etmeli. Uzun süren yoğun mutsuzluk veya kaygı, uyku ve iştah değişiklikleri, belirgin dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, ilişkilerde veya iş/okul yaşamında ciddi bozulma ya da kontrol edilmekte zorlanılan düşünce ve davranışların bulunması halinde test sonucundan bağımsız olarak bir uzmana başvurmak önemli. Online psikolojik testler bize bazı ipuçları verebilir ancak tanımızı söylemez. Test sonucunu bir başlangıç noktası olarak görmek ve klinik değerlendirmenin yerine koymamak gerekir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom ve Ericsson’dan 6G’de Stratejik Adım  Haber

Türk Telekom ve Ericsson’dan 6G’de Stratejik Adım 

Geleceğin teknolojilerine yaptığı yatırımlar ve araştırma faaliyetlerini güçlendiren Türk Telekom, 6G’de küresel standartların oluşturulmasında öncü operatör olarak çalışmalarını sürdürüyor. Teknolojiyi sadece kullanan değil, geliştiren ve geleceğine yön veren Türk Telekom, dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Ericsson ile yaptığı iş birliğinin kapsamını genişletiyor. İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde; Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ile Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul’un imzalarıyla başlatılan iş birliği protokolü, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail İlhan Hatipoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan ve Ericsson Güney Avrupa ve Orta Asya Başkanı Andrea Missori’nin katılımıyla gerçekleştirildi.Törende, Türk Telekom ile Ericsson Araştırma Türkiye arasında 6G ve Network-AI alanlarında çalışacak ortak bir çalışma grubu kurulacağı açıklandı. 6G’de standardizasyon ve Network-AI alanında kritik çalışmaları Ericsson ile birlikte yürütecek olan Türk Telekom, geleceğin teknolojilerinin inşa edildiği Türk Telekom 6G Ar-Ge ve İnovasyon Laboratuvarları’nda Ericsson Araştırma Türkiye ile ortak çalışma grubunda çalışacak. “6G’nin küresel standartlarının belirlenmesinde öncülük ediyoruz” Türk Telekom’un, geleceğin iletişim teknolojilerinde öncü geliştirme çalışmaları yürüttüğünü belirten Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Sağlıktan spora, tarımdan şehirciliğe kadar farklı sektörlerin dijitalleşmesinde öncü çalışmalar hayata geçirirken, akıllı sistemlerin yaygınlaşmasında önemli adımlar atmayı sürdürüyoruz. Dünyada teknoloji trendlerine yön verecek çalışmalara sunduğumuz katkılarla yeni nesil mobil şebeke teknolojilerinin geliştirilmesinde ulusal ve uluslararası iş birliklerimiz ile küresel standartların oluşturulmasına öncülük ediyoruz” dedi. Geçtiğimiz yıl Ericsson ile GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde imzaladıkları iş birliği protokolünün kapsamını bu yıl genişleterek, geleceğin teknolojisi 6G çalışmalarında standardizasyon çalışmaları için ortak çalışma grubu oluşturduklarını açıklayan Şahin, “Bu stratejik iş birliği sayesinde Türk Telekom 6G Ar-Ge ve İnovasyon Laboratuvarımız’da 6G’nin küresel standartlarının belirlenmesinde öncü operatör olmayı hedefliyoruz. Ulusal ve uluslararası iş birliklerimiz ile ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ediyor, Türk mühendislerin geliştirdiği yeni teknolojilerin küresel standart olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul, “6G araştırmalarına proaktif bir yaklaşım benimsedik. Türkiye'de 5G dönemi yeni şekilleniyor ve mobil bağlantıda inovatif çözümler üretmemizin yolunu açıyor. Türk Telekom ile yakın iş birliği içinde, sahip olduğumuz ortak uzmanlığı kullanarak 6G gelişimini hızlandırıyoruz. Ericsson’un küresel ölçekte 6G standartlarının belirlenmesine katkı sunan güçlü Ar-Ge ekosistemini arkamıza alarak, Türkiye’yi geleceğin iletişim teknolojileri alanında lider konuma taşımayı hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS Projesiyle Tüm Süreçlerini Mükemmelliğe Taşıyor Haber

Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS Projesiyle Tüm Süreçlerini Mükemmelliğe Taşıyor

Sürekli iyileştirme (Kaizen) anlayışıyla her seviyeden çalışanın gelişim süreçlerine aktif katılımını sağlayan, standartlaştırma ile her işin aynı kaliteyle yapılmasını güvence altına alan, KPI ve veri odaklı yönetim anlayışıyla kararlarını ölçülebilir sonuçlara dayandıran GÜRSİS; üretimden lojistiğe, kalite yönetiminden tedarik zincirine kadar tüm operasyonlarda israfın sistematik biçimde ortadan kaldırılmasını esas alıyor. Fazla üretimden beklemeye, gereksiz stoktan yeniden işlemeye kadar tüm kayıp alanlarını ortadan kaldırmayı hedefleyen bu bütünsel dönüşümle Güriş Sanayi Grubu; maliyetlerini düşürmeyi, kalite ve hızını artırmayı, çalışan potansiyelini en etkin şekilde kullanmayı ve müşteri memnuniyetini kalıcı biçimde en üst seviyeye taşımayı amaçlanıyor. GÜRSİS, işletme süreçlerinin hatasız, hızlı, düşük maliyetli ve yüksek kaliteli şekilde yürütülmesini esas alan bütünsel bir operasyonel mükemmellik ve sürekli iyileştirme sistemi. A3 problem çözme, kök neden analizi (5N1K, 5 Neden, Balık Kılçığı), PDCA (Planla–Uygula–Kontrol Et–Önlem Al) gibi disiplinli problem çözme yöntemleriyle süreçlerin sürekli olarak izlenmesi, analiz edilmesi ve geliştirilmesi sağlanıyor. GÜRSİS Evi ile Güçlü Bir Kurumsal Kültür GÜRSİS yolculuğunun merkezinde yer alan GÜRSİS Evi, Güriş Sanayi Grubu’nun temel ilke ve yetkinliklerini temsil ediyor. Sağlık, iş güvenliği ve çevre koruma ilkeleri sistemin temelini oluştururken; güvenli devreye alma, yerinde kalite kültürü, tedarik süresinin azaltılması ve sürekli iyileştirme faaliyetleriyle şirket genelinde dünya standartlarında bir iş yapısı hedefleniyor. Standardizasyonun Gücü ile Verimlilik Artışı GÜRSİS kapsamında uygulanan standardizasyon yaklaşımı, tüm süreçlerde ortak yöntem ve kuralların hayata geçirilmesini sağlayarak kalite, verimlilik ve güvenilirliği artıyor. Kültürel Dönüşüm ve Çalışan Katılımı GÜRSİS, yalnızca bir verimlilik modeli değil aynı zamanda güçlü bir kültürel dönüşüm programı. Çalışanların ortak değerler etrafında birleşmesini sağlayan sistem; disiplinli, ölçülebilir ve sürekli gelişimi esas alan bir kurum kültürü inşa ediyor. Sürdürülebilirlik ile Entegre Dijital Uyum GÜRSİS sistemi, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterleriyle entegre bir yapı sunarak sürdürülebilirlik performansının dijital ortamda izlenmesini ve raporlanmasını mümkün kılıyor. “Birlikte Daha Güçlü” Vizyonu ile Geleceğe GÜRSİS’in sloganı olan “Birlikte Daha Güçlü!”, sistemin temel felsefesini yansıtmaktadır. 9 Eylül tarihinde canlı yayınla gerçekleştirilen GÜRSİS lansmanında, GÜRSİS Yürütme Kurulu ve Kolon Şampiyonları sürece resmen start verdi. Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS ile birlikte operasyonel mükemmelliği kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası haline getirerek; verimlilik, kalite, sürdürülebilirlik ve müşteri memnuniyetini aynı çatı altında buluşturan güçlü bir dönüşüm sürecini kararlılıkla sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.