Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stem

Kapsül Haber Ajansı - Stem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeteneklerin Elde Tutulmasını Sağlayan Temel Çekim Faktörleri Neler? Haber

Yeteneklerin Elde Tutulmasını Sağlayan Temel Çekim Faktörleri Neler?

Bu alanda son yıllarda gözlemlenen istikrarlı büyümenin ardından, 2025 yılında küresel yetenek hareketliliği %11,6 oranında keskin bir düşüş kaydederek 3,3 milyona geriledi. Yetenekler için geleneksel çekim merkezleri olan Kanada, İngiltere ve Avustralya’nın eski cazibesi azalırken, gelişmekte olan pazarlar ve kendi bölgelerinde yetenek merkezi haline gelen ülkeler öne çıkıyor. Küresel hareketlilik özellikle STEM, AI ve doktora araştırmacılarında azaldı BCG’nin Türkiye’yi de içeren 34 ana destinasyonda, dünya çapında 221 milyon yüksek nitelikli profesyonelden oluşan havuzdan elde ettiği rapora göre sınır ötesi hareketlilik ciddi şekilde azaldı. Uzmanlık gerektiren kritik alanlarda bu daralma çok daha keskin hissedildi: STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanındaki yetenek hareketliliği %13, Yapay Zekâ (AI) yetenekleri %12 ve doktoralı araştırmacı hareketliliği %19 oranında geriledi. Geleneksel olarak en çok göç alan İngiltere, Kanada ve Avustralya gibi merkezlerin katılaşan göçmenlik politikaları ve yükselen yaşam maliyetleri nedeniyle pazar payı kaybetmesi, Türkiye gibi güçlü bir mühendislik ve teknoloji tabanına sahip ülkeler için yerel yetenekleri elde tutma ve tersine beyin göçünü teşvik etme noktasında yeni fırsatlar yaratabilir. Yapay Zekâ ve STEM Yarışında Yeni Yeteneklere Kapıları Açmak Ekonomiler için Liderliği Beraberinde Getiriyor BCG’nin Küresel Yetenek Göçü Endeksi (GTMix) sonuçlarına göre, küresel yeteneklere açık olmak doğrudan ulusal ve kurumsal liderlikle yakından ilişkilendiriliyor. Raporun en çarpıcı bulguları şu şekilde: 17 Kat Teknolojik Üstünlük: Belirli bir teknolojide yetenek çekmeyi başaran ve bu alanda lider olan ülkelerin, o teknolojinin küresel pazarında da lider olma ihtimali tam 17 kat daha yüksek. Şirket Değerinde +1 Puanlık Artış: Küresel yetenekleri yönetim kadrolarına dahil edebilen lider firmalar, rakiplerine kıyasla her yıl ortalama yüzde 1 puan (+1pp) daha fazla hissedar değeri yaratıyor. Küresel ve nitelikli iş gücü istihdamı doğrudan finansal performansa yansıyor. AI Alanında Çok Kutuplu Dünya: ABD, genel nitelikli iş gücü pazar payını 4 puan artırarak liderliğini pekiştirse de, Yapay Zekâ (AI) alanında bu liderliğini genişletemedi. Bu durum, AI yetenekleri için küresel yarışın çok daha çetin ve çok kutuplu geçeceğini gösteriyor. Raporda Öne Çıkan Küresel Veriler: Toplam Hareket Halindeki Nitelikli İş Gücü: 3,3 Milyon (%11,6 düşüş) STEM Yetenekleri Hareketliliği: 854 Bin (%13,2 daralma) Yapay Zekâ (AI) Yetenekleri Hareketliliği: 315 Bin (%12,0 daralma) En Yüksek Elde Tutma Oranı (Major): Suudi Arabistan (2,6 kat) Yetenek Çekmek İsteyen Ekonomiler İçin Yol Haritası: Üçlü Yetenek Stratejisi (Talent Trifecta) Rapor, Türkiye gibi yetenek çekmek isteyen ülkelerdeki kamu otoriteleri ve özel sektör yöneticileri için küresel rekabette öne geçmenin formülünü "Üçlü Yetenek Stratejisi" (Talent Trifecta) olarak tanımlıyor. Bu strateji; mevcut iş gücünün yetkinliklerinin artırılması, teknoloji ve otomasyon entegrasyonu ve dinamik bir yetenek göçü yönetimini içeriyor. Küresel yavaşlamayı avantaja çevirebilmek için göçmenlik sisteminin yüksek nitelikli istihdamı destekleyecek şekilde gözden geçirilmesi, bürokratik şartlarda elverişlilik ve özellikle stratejik sektörlerde uçtan uca (yerleşimden oryantasyona) bir yetenek ekosistemi kurulması önceliklerin başında geliyor. BCG analistleri, özel sektördeki kurumların küresel ölçekte işe alım yapma noktasında kültürel ve operasyonel bariyerleri aşması gerektiğinin altını çiziyor. Bu bakımdan Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerin insan kaynakları süreçlerini küresel standartlarla uyumlu hale getirmesi ve yönetim ekiplerinde uluslararası yeteneğe daha fazla yer vermesi, küresel rekabet gücünü destekleyen önemli adımlar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Teknoloji Liderleri Seçiliyor Haber

Geleceğin Teknoloji Liderleri Seçiliyor

Etkinlikte konuşan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, güçlü toplumun güçlü kadınlarla mümkün olduğunu belirterek, “BİGE projemizle her geçen yıl daha fazla genç kıza ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi. Ulusal kalkınmayı destekleme vizyonu doğrultusunda kız öğrencilerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında kendilerini geliştirmeleri ve girişimcilik ekosistemine adım atmalarını hedefleyen Halkbank BİGE projesi ikinci yılında da yoğun ilgi görüyor. Habitat Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen projenin ikinci etabı olan Hackathon’a Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesindeki 71 ilden ve yurt dışında eğitim gören Türk öğrencilerden oluşan toplam 562 takım başvurdu. 1.317 kız öğrencinin yer aldığı takımlar arasında gerçekleştirilen ön eleme sonucu 46 kız öğrenciden oluşan 20 asil takım Hackathon’a davet edildi. 27-28 Haziran tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen etkinlikte takımlar, yapay zekâdan iklim krizine kadar küresel ve toplumsal sorunlara yönelik sürdürülebilir çözümler üretmek için yarıştı. 48 saat süren teknoloji maratonunda jüri üyeleri tarafından belirlenen en başarılı 10 takım, Hızlandırma Programı’na katılmaya hak kazandı. “BİGE ile her geçen yıl daha fazla genç kıza ulaşıyoruz” Etkinliğin kapanışında konuşan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, kız çocuklarının bilim ve teknolojiyle buluşmasına büyük önem verdiklerini belirtti. Fırsat eşitliğini destekleyen projeleri büyük bir özenle hayata geçirdiklerini söyleyen Recep Süleyman Özdil, “Güçlü toplum ancak güçlü kadınlarla mümkündür. BİGE projemizle her geçen yıl daha fazla genç kıza ulaşmanın ve onların bilim, teknoloji ve girişimcilik yolculuklarına eşlik etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Gördüğümüz ilgi ve ortaya çıkan başarı hikâyeleri de doğru yolda ilerlediğimizin en güçlü kanıtlarındandır.” ifadelerini kullandı. Ortaya konulan projelerin ve sergilenen emeğin, katılımcıların teknoloji ve girişimcilik alanındaki potansiyelini bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Recep Süleyman Özdil, “Bugün kaybedeni olmayan bir yarışa tanıklık ettik ve hepinizin önemli kazanımlarla buradan ayrılacağınıza inanıyorum. Sizlerden yenilikçi iş fikirleriniz ile finans, yeşil teknolojiler, enerji, dijital sağlık ve yapay zekâ gibi kritik alanlarda toplumsal fayda üretmeye devam etmenizi bekliyoruz. Halkbank olarak her aşamada yanınızda olmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu. Recep Süleyman Özdil, kadınların STEM alanlarında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekerek şöyle devam etti: “Bilim ve teknolojide gerçek başarı, yalnızca yenilikçi fikirler üretmekle değil, bu fikirleri insanlığın faydasına sunabilmekle mümkündür. Merhametin temsilcisi olan kadınların, inovasyonu daha kapsayıcı ve toplumsal fayda odaklı hale getireceğine inanıyorum.” İki aylık Hızlandırma Programı sonrası büyük final 1 Temmuz’da başlayacak Hızlandırma Programı kapsamında 10 takım, iki ay boyunca iş fikirlerini geliştirme fırsatı bulacak. BİGE projesinin final etkinliği olan Demo Day ise 26 Eylül’de Halkbank Kuleleri’nde düzenlenecek. Dereceye giren ilk üç takım, projelerini hayata geçirebilmeleri için nakdi ödül almaya hak kazanacak. Ayrıca başarılı takımlar, uluslararası genç girişimcilik programları olan Generation Unlimited ve Entrepreneurship World Cup süreçlerine başvuru için yönlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Öğrenciler Şimdi Dünya Finali İçin Porto Riko'ya Hazırlanıyor Haber

Türk Öğrenciler Şimdi Dünya Finali İçin Porto Riko'ya Hazırlanıyor

Dünyanın en prestijli robotik organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Dünya Robot Olimpiyatları (WRO) 2026 Türkiye Finali’nde yarışan Feyziye Mektepleri Vakfı Ispartakule Işık Ortaokulu öğrencileri, elde ettikleri derecelerle hem Türkiye'nin robotik alanındaki potansiyelini ortaya koydu hem de uluslararası finallerde ülkemizi temsil etme hakkı kazandı. Bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında gençlerin yetkinliklerini ölçen Dünya Robot Olimpiyatlarında Türk öğrencilerden gururlandıran sonuçlar geldi. 7 Haziran 2026 tarihinde İzmir'de gerçekleştirilen Dünya Robot Olimpiyatları Türkiye Finali'nde FMV Ispartakule Ortaokulu üç farklı takımla mücadele etti. Takımlar, yüzlerce öğrencinin katıldığı organizasyonda Türkiye birinciliği, Türkiye ikinciliği ve Türkiye beşinciliği derecelerini elde ederek önemli bir başarıya imza attı. 48 Takım Arasından Türkiye Şampiyonu Oldular FMV Ispartakule Ortaokulunun ThunderBots robotik takımı, 6. sınıf öğrencilerinden oluşan ekibiyle "RoboMission Küçük Yıldızlar" kategorisinde yarıştı. Türkiye'nin farklı şehirlerinden katılan 48 takım arasından birinciliğe ulaşan ekip, Dünya Robot Olimpiyatları Türkiye Şampiyonu oldu. Bu sonuçla ThunderBots takımı, Aralık 2026'da Porto Riko'da gerçekleştirilecek Dünya Robot Olimpiyatları Uluslararası Dünya Finali'nde Türkiye'yi temsil etmeye hak kazandı. Avrupa Finali'nde de Türkiye'yi Temsil Edecekler Okulun bir diğer ThunderBots takımı ise 7. sınıf öğrencilerinden oluşan ekibiyle "RoboMission Yıldızlar" kategorisinde yarıştı. 57 takımın mücadele ettiği kategoride Türkiye ikincisi olan ekip, Ekim 2026'da Hırvatistan'da düzenlenecek Avrupa Finali'nde Türkiye adına yarışacak. FMV Ispartakule'nin bir diğer robotik takımı olan FMVTech ise RoboSpor kategorisinde yarışan 18 takım arasında Türkiye beşinciliğini elde ederek organizasyonu önemli bir dereceyle tamamladı. Başarı Tesadüf Değil! İki Yıldır Türkiye'nin Zirvesindeler Elde edilen sonuçlar yalnızca bu yılın başarısı olarak değil, son yıllarda sürdürülen sistemli çalışmaların bir sonucu olarak değerlendiriliyor. ThunderBots takımı, 2025 yılında gerçekleştirilen Dünya Robot Olimpiyatları Türkiye Finali'nde de Türkiye şampiyonu olmuş ve uluslararası final bileti almıştı. Ardından Singapur'da düzenlenen ve 85 ülkeden 558 takımın katıldığı Dünya Finali'nde Türkiye'yi temsil eden ekip, uluslararası düzeyde Gümüş Sertifika kazanarak önemli bir başarı elde etmişti. 2026 yılında gelen yeni şampiyonlukla birlikte ThunderBots takımı üst üste ikinci kez Türkiye'nin en başarılı robotik ekipleri arasında yer aldı. Geleceğin Mühendisleri Bugünden Yetişiyor Dünya Robot Olimpiyatları gençleri yalnızca robot tasarlamaya değil, gerçek yaşam problemlerine teknoloji odaklı çözümler üretmeye teşvik eden küresel bir eğitim ekosistemi olarak öne çıkıyor. Eğitim dünyasında STEM yaklaşımının öneminin giderek arttığı bir dönemde elde edilen bu başarılar, öğrencilerin teorik bilgileri uygulamaya dönüştürebildiğini göstermesi açısından dikkat çekiyor. Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarını bir araya getiren STEM temelli eğitim anlayışı sayesinde öğrenciler, uluslararası standartlarda projeler geliştirerek dünyanın farklı ülkelerinden akranlarıyla aynı platformda yarışma fırsatı buluyor. FMV Ispartakule Ortaokulunun Dünya Robot Olimpiyatlarında üst üste elde ettiği dereceler de bu yaklaşımın somut çıktıları arasında gösteriliyor. Türkiye'yi Dünya Sahnesinde Temsil Edecekler Aralık ayında Porto Riko'da düzenlenecek Dünya Finali'nde Türkiye'yi temsil edecek ThunderBots ekibinde Ayşe Öykü Yıldırım, Batu Şahin ve Selen Işık; Avrupa Finali'nde mücadele edecek ekipte ise Can Karan Nurtaş, Doğa Çetin ve Mehmet Alp Yıldız yer alırken takımların koçluğunu Batıkan Öztunalı üstleniyor. RoboSpor kategorisinde yarışan FMVTech ekibinde ise Bardia Ebrahimi Eshratabady, Deniz Erol Başarslan ve Mete Kılınç yer alırken takımın koçluğunu Aleyna Tarar yürütüyor. Uluslararası finallere hazırlanan öğrenciler, önümüzdeki aylarda Türkiye adına dünya sahnesinde mücadele ederek robotik ve teknoloji alanındaki yetkinliklerini küresel ölçekte sergileyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya Robot Olimpiyatları'nda Üst Üste İkinci Kez Türkiye Şampiyonu Oldular Haber

Dünya Robot Olimpiyatları'nda Üst Üste İkinci Kez Türkiye Şampiyonu Oldular

Bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında gençlerin yetkinliklerini ölçen Dünya Robot Olimpiyatlarında Türk öğrencilerden gururlandıran sonuçlar geldi. 7 Haziran 2026 tarihinde İzmir'de gerçekleştirilen Dünya Robot Olimpiyatları Türkiye Finali'nde FMV Ispartakule Ortaokulu üç farklı takımla mücadele etti. Takımlar, yüzlerce öğrencinin katıldığı organizasyonda Türkiye birinciliği, Türkiye ikinciliği ve Türkiye beşinciliği derecelerini elde ederek önemli bir başarıya imza attı. 48 Takım Arasından Türkiye Şampiyonu Oldular FMV Ispartakule Ortaokulunun ThunderBots robotik takımı, 6. sınıf öğrencilerinden oluşan ekibiyle "RoboMission Küçük Yıldızlar" kategorisinde yarıştı. Türkiye'nin farklı şehirlerinden katılan 48 takım arasından birinciliğe ulaşan ekip, Dünya Robot Olimpiyatları Türkiye Şampiyonu oldu. Bu sonuçla ThunderBots takımı, Aralık 2026'da Porto Riko'da gerçekleştirilecek Dünya Robot Olimpiyatları Uluslararası Dünya Finali'nde Türkiye'yi temsil etmeye hak kazandı. Avrupa Finali'nde de Türkiye'yi Temsil Edecekler Okulun bir diğer ThunderBots takımı ise 7. sınıf öğrencilerinden oluşan ekibiyle "RoboMission Yıldızlar" kategorisinde yarıştı. 57 takımın mücadele ettiği kategoride Türkiye ikincisi olan ekip, Ekim 2026'da Hırvatistan'da düzenlenecek Avrupa Finali'nde Türkiye adına yarışacak. FMV Ispartakule'nin bir diğer robotik takımı olan FMVTech ise RoboSpor kategorisinde yarışan 18 takım arasında Türkiye beşinciliğini elde ederek organizasyonu önemli bir dereceyle tamamladı. Başarı Tesadüf Değil! İki Yıldır Türkiye'nin Zirvesindeler Elde edilen sonuçlar yalnızca bu yılın başarısı olarak değil, son yıllarda sürdürülen sistemli çalışmaların bir sonucu olarak değerlendiriliyor. ThunderBots takımı, 2025 yılında gerçekleştirilen Dünya Robot Olimpiyatları Türkiye Finali'nde de Türkiye şampiyonu olmuş ve uluslararası final bileti almıştı. Ardından Singapur'da düzenlenen ve 85 ülkeden 558 takımın katıldığı Dünya Finali'nde Türkiye'yi temsil eden ekip, uluslararası düzeyde Gümüş Sertifika kazanarak önemli bir başarı elde etmişti. 2026 yılında gelen yeni şampiyonlukla birlikte ThunderBots takımı üst üste ikinci kez Türkiye'nin en başarılı robotik ekipleri arasında yer aldı. Geleceğin Mühendisleri Bugünden Yetişiyor Dünya Robot Olimpiyatları gençleri yalnızca robot tasarlamaya değil, gerçek yaşam problemlerine teknoloji odaklı çözümler üretmeye teşvik eden küresel bir eğitim ekosistemi olarak öne çıkıyor. Eğitim dünyasında STEM yaklaşımının öneminin giderek arttığı bir dönemde elde edilen bu başarılar, öğrencilerin teorik bilgileri uygulamaya dönüştürebildiğini göstermesi açısından dikkat çekiyor. Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarını bir araya getiren STEM temelli eğitim anlayışı sayesinde öğrenciler, uluslararası standartlarda projeler geliştirerek dünyanın farklı ülkelerinden akranlarıyla aynı platformda yarışma fırsatı buluyor. FMV Ispartakule Ortaokulunun Dünya Robot Olimpiyatlarında üst üste elde ettiği dereceler de bu yaklaşımın somut çıktıları arasında gösteriliyor. Türkiye'yi Dünya Sahnesinde Temsil Edecekler Aralık ayında Porto Riko'da düzenlenecek Dünya Finali'nde Türkiye'yi temsil edecek ThunderBots ekibinde Ayşe Öykü Yıldırım, Batu Şahin ve Selen Işık; Avrupa Finali'nde mücadele edecek ekipte ise Can Karan Nurtaş, Doğa Çetin ve Mehmet Alp Yıldız yer alırken takımların koçluğunu Batıkan Öztunalı üstleniyor. RoboSpor kategorisinde yarışan FMVTech ekibinde ise Bardia Ebrahimi Eshratabady, Deniz Erol Başarslan ve Mete Kılınç yer alırken takımın koçluğunu Aleyna Tarar yürütüyor. Uluslararası finallere hazırlanan öğrenciler, önümüzdeki aylarda Türkiye adına dünya sahnesinde mücadele ederek robotik ve teknoloji alanındaki yetkinliklerini küresel ölçekte sergileyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung Solve for Tomorrow Başvurularında Son Gün! Haber

Samsung Solve for Tomorrow Başvurularında Son Gün!

Samsung Electronics’in dünya genelinde yürüttüğü Samsung Solve for Tomorrow programı, gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında yaratıcı düşünmelerini desteklemeyi ve geliştirdikleri projelerle topluma fayda sağlayan çözümler üretmelerini amaçlıyor. Dünya genelinde 68 ülkede uygulanan ve bugüne kadar 2,9 milyondan fazla öğrencinin katıldığı program, 2021 yılından bu yana Habitat Derneği iş birliğiyle Türkiye’de de yürütülüyor. Program bugüne dek ülkenin dört bir yanından 7500’den fazla öğrenciye ulaştı. Programa 8–12. sınıf öğrencileri başvurabiliyor Samsung Solve for Tomorrow programı, Türkiye genelinde 8, 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerinin başvurularını bekliyor. Katılımcılar, en az 2 en fazla 4 kişilik ekipler halinde başvurarak projelerini geliştirebiliyor. Program, gençleri sadece fikir üretmeye değil, bu fikirleri somut çözümlere dönüştürmeye teşvik eden bir öğrenme ve uygulama platformu sunuyor. Kapsamlı bir gelişim yolculuğu Samsung Solve for Tomorrow programı birçok aşamadan oluşan kapsamlı bir yapıda kurgulandı. Başvuran projeler arasından seçilen ve llk tura kalan 30 takıma, Samsung’un global eğitim müfredatında yer alan Tasarım Odaklı Düşünme Eğitimi veriliyor. Empati kurma, problemi tanımlama, fikir geliştirme, prototip oluşturma ve test etme gibi 5 adımlık bir süreçten oluşan bu atölyelerle, öğrencilerin yaratıcı ve pratik fikirler geliştirmesine destek olunuyor. Programın ikinci turunda seçilen 10 takıma ise Samsung ve Habitat Derneği tarafından mentörlük desteği veriliyor. Öğrenciler ayrıca İletişim ve Sunum Teknikleri Eğitimi gibi eğitimlerle de kendilerini ifade etme becerilerini artırma şansı buluyor. Finale kalan başarılı projeler, Türkiye sürecinin ardından bölgesel ve küresel yarışmalarda da projelerini tanıtma ve Türkiye’yi temsil etme fırsatı yakalıyor. Türkiye’den global başarı hikâyeleri çıkıyor Program kapsamında Türkiye’den seçilen projeler, uluslararası platformlarda da dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye’den iki ekip, geliştirdikleri yenilikçi çözümlerle Samsung Solve for Tomorrow Küresel Elçileri arasında yer aldı. Samsung Solve for Tomorrow programı kapsamında Türk öğrenciler bugüne kadar 900’den fazla STEM projesi geliştirdi. Başarılı projeler Samsung tarafından verilen uluslararası sertifika ve çeşitli ödüllerin de sahibi oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Haber Ajansı Servisi

Samsung Solve for Tomorrow Programının Yeni Dönem Başvuruları Başladı Haber

Samsung Solve for Tomorrow Programının Yeni Dönem Başvuruları Başladı

2021 yılından bu yana Habitat Derneği iş birliğiyle başarıyla yürütülen program, öğrencilerin STEM beceri ve yetkinliklerini artırmayı, inovatif ve tasarım odaklı düşünme potansiyellerini güçlendirmeyi hedefliyor. Samsung Electronics’in dünya genelinde yürüttüğü Samsung Solve for Tomorrow programı, gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında yaratıcı düşünmelerini desteklemeyi ve geliştirdikleri projelerle topluma fayda sağlayan çözümler üretmelerini amaçlıyor. Dünya genelinde 68 ülkede uygulanan ve bugüne kadar 2,9 milyondan fazla öğrencinin katıldığı program, 2021 yılından bu yana Habitat Derneği iş birliğiyle Türkiye’de de yürütülüyor. Program bugüne dek ülkenin dört bir yanından 7500’den fazla öğrenciye ulaştı. Programa 8–12. sınıf öğrencileri başvurabiliyor Samsung Solve for Tomorrow programı, Türkiye genelinde 8, 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerinin başvurularını bekliyor. Katılımcılar, en az 2 en fazla 4 kişilik ekipler halinde başvurarak projelerini geliştirebiliyor. Program, gençleri sadece fikir üretmeye değil, bu fikirleri somut çözümlere dönüştürmeye teşvik eden bir öğrenme ve uygulama platformu sunuyor. Kapsamlı bir gelişim yolculuğu Samsung Solve for Tomorrow programı birçok aşamadan oluşan kapsamlı bir yapıda kurgulandı. Başvuran projeler arasından seçilen ve llk tura kalan 30 takıma, Samsung’un global eğitim müfredatında yer alan Tasarım Odaklı Düşünme Eğitimi veriliyor. Empati kurma, problemi tanımlama, fikir geliştirme, prototip oluşturma ve test etme gibi 5 adımlık bir süreçten oluşan bu atölyelerle, öğrencilerin yaratıcı ve pratik fikirler geliştirmesine destek olunuyor. Programın ikinci turunda seçilen 10 takıma ise Samsung ve Habitat Derneği tarafından mentörlük desteği veriliyor. Öğrenciler ayrıca İletişim ve Sunum Teknikleri Eğitimi gibi eğitimlerle de kendilerini ifade etme becerilerini artırma şansı buluyor. Finale kalan başarılı projeler, Türkiye sürecinin ardından bölgesel ve küresel yarışmalarda da projelerini tanıtma ve Türkiye’yi temsil etme fırsatı yakalıyor. Türkiye’den global başarı hikâyeleri çıkıyor Program kapsamında Türkiye’den seçilen projeler, uluslararası platformlarda da dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye’den iki ekip, geliştirdikleri yenilikçi çözümlerle Samsung Solve for Tomorrow Küresel Elçileri arasında yer aldı. Samsung Solve for Tomorrow programı kapsamında Türk öğrenciler bugüne kadar 900’den fazla STEM projesi geliştirdi. Başarılı projeler Samsung tarafından verilen uluslararası sertifika ve çeşitli ödüllerin de sahibi oluyor. Samsung Solve for Tomorrow programı hakkında detaylı bilgiye ve başvuru formuna https://www.samsung.com/tr/solve-for-tomorrow/ adresinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan, 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Ford Otosan, 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Şirket, üretim ve finansal performansının yanı sıra, çevresel sorumluluk, teknolojik dönüşüm ve toplumsal etki alanlarında attığı somut adımlarla da küresel ölçekte dikkat çeken bir model sunuyor. Sürdürülebilir dönüşümünü yalnızca kendi operasyonlarıyla sınırlı tutmayan Ford Otosan, tedarikçileri, bayi ağı ve iş ortaklarının dahil olduğu tüm paydaş ekosistemini kapsayan değer zinciri genelinde sürdürülebilir etki yaratmayı önceliklendiriyor. Ford Otosan, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) performansını şirket stratejisine entegre ederek, iklim krizi, küresel eğilimler ve sektörel gereklilikler doğrultusunda ekosistem genelinde dönüşüme liderlik ediyor. Türkiye’nin lider otomotiv şirketi Ford Otosan, sürdürülebilirlik alanındaki faaliyetlerini, yatırımlarını ve uzun dönemli hedefleri doğrultusunda kaydettiği ilerlemeleri kapsayan Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda Ford Otosan’ın günümüz dünyasında yalnızca ekonomik başarılar elde etmenin değil aynı zamanda topluma, çevreye ve çalışanlara değer katmanın da bir şirketin başarısını tanımlayan temel ölçütler arasında yer aldığına olan inancının altı çiziliyor. Ford Otosan’ın sürdürülebilirlik odağındaki kapsamlı ve stratejik yol haritasını detaylandıran raporun ana temasını ise sorumluluk anlayışını şirket stratejilerinin merkezine yerleştiren Ford Otosan’ın sektörüne liderlik etme ve ekosistemindeki dönüşümün itici gücü olma vizyonu oluşturuyor. Mega AI ve %100 yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisiyle dönüşüme öncülük ediyor İklim kriziyle mücadeleyi bir operasyonel zorunluluk olarak gören Ford Otosan, 2050 net sıfır hedefine emin adımlarla ilerliyor. Şirketin emisyon azaltım hedefleri, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından 2025 yılında onaylanarak uluslararası standartlarca tescillendi. Yenilenebilir enerji dönüşümü, sahada kurulan güneş enerjisi yatırımlarıyla destekleniyor. Önceki yıl devreye alınan 10 MW’lık kapasiteyle enerji dönüşüm yolculuğunda güçlü bir başlangıç yapıldı. 2025 yılında Hasandede ve Çiçektepe’de hayata geçirilen 6,1 MW’lık yeni kapasiteyle birlikte; toplam 16,1 MW’lık kurulu güce ulaşıldı. 2025 yılında Sancaktepe Ar-Ge Merkezi’nde hayata geçirilen çatı GES projesi ile enerji üretimi Ar-Ge altyapısına da taşındı, böylece özkaynak elektrik tüketiminin belirli bir kısmı buradan karşılanacak. Yeniköy fabrikasında devreye alınan 2.897 kWe kapasiteli çatı GES ve fotovoltaik cam duvar uygulaması ile enerji üretimi doğrudan üretim süreçlerine entegre edildi. Ayrıca, Craiova fabrikasında kurulan çatı tipi güneş enerjisi sistemi ile 12.000 metrekarelik alanda 2.753 panel üzerinden elektrik üretimi sağlandı. Enerji yönetiminde ise Ford Otosan, yapay zekâ tabanlı MEGA AI projelerinden “Enerji Yönetiminde Yapay Zekâ – AI Powered Energy Management (APEM)” sistemi ile üretim verisini enerji yönetimiyle entegre eden bir yapı kurdu. Yapay Zeka Destekli Enerji Yönetimi projesi, WEF Global Lighthouse Network (Dünya Ekonomik Forumu) kapsamında öne çıkan dijital dönüşüm projeleri arasında yer aldı. Bu sistem, üretim hatlarından gelen verileri analiz ederek enerji tüketimini anlık olarak optimize ediyor, verimsizlik alanlarını belirleyerek operasyonel karar süreçlerine veri temelli girdi sağlıyor. Böylece enerji yönetimi, izleme temelli bir yapıdan çıkarak öğrenen ve kendini geliştiren bir sisteme dönüşüyor. Ürün ve üretimde sürdürülebilirlik: yaşam döngüsü yaklaşımı Ürün tarafında ise sürdürülebilirlik yaklaşımı tasarım süreçlerine entegre edilmiş durumda. Ford Otosan, ürünlerinin %97’sinde yaşam döngüsü analizi uygulayarak ürünlerin üretimden kullanım ve kullanım sonrası süreçlere kadar çevresel etkilerini değerlendiren bir sistem kurdu. Bu analizler, özellikle Ford Transit, Ford Custom ve Ford Courier ürün ailesi ile yeni nesil elektrikli modellerin geliştirme süreçlerinde doğrudan belirleyici rol oynuyor. Su yönetiminde döngüsel yaklaşım: sanayi ve şehir arasında iş birliği Ford Otosan, su yönetiminde geliştirdiği yenilikçi projelerle sanayide döngüsel ekonomi uygulamalarına öncülük ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen Gri Su Temini Projesi, kentsel atık suların ileri arıtma süreçlerinden geçirilerek üretimde yeniden kullanılmasını mümkün kılıyor. Bu proje kapsamında, arıtılmış evsel atık sular üretimde proses suyu olarak değerlendirilecek. İlk aşamada yıllık 400.000 ton, tam kapasiteye ulaşıldığında ise 750.000 ton temiz su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Söz konusu uygulama, yalnızca su verimliliğini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda sanayi ve şehir altyapısı arasında sürdürülebilir iş birliklerinin güçlü bir örneğini oluşturuyor. Eğitim yatırımları, mesleki gelişim ve kapsayıcı iş gücü modeli Toplumsal katkı yaklaşımını uzun vadeli ve kalıcı projeler üzerine inşa eden Ford Otosan, 2025 yılında bağış ve sosyal projelere toplam 559,9 milyon TL yatırım yaptı. Bu kapsamda Yaylacık Başiskele Atatürk Ortaokulu’nun renovasyonu ile ek bina yapımı tamamlanırken, Kocaeli’de yapımı süren Vehbi Koç Vakfı Semahat Arsel İlkokulu da 35 derslikli yapısıyla bölgenin eğitim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yatırımla birlikte Ford Otosan’ın bölgede eğitime kazandırdığı okul sayısı beşe ulaşıyor. Ford Otosan, eğitim yatırımlarını yalnızca fiziki altyapı ile sınırlı tutmayarak, mesleki eğitimi sürdürülebilir dönüşümün kritik bir bileşeni olarak ele alıyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen sektöre entegre okul modeli, öğrencilerin doğrudan üretim ortamıyla temas ettiği ve teorik bilgi ile pratik deneyimi bir araya getiren yenilikçi bir eğitim yaklaşımı sunuyor. Yeniköy fabrikası içinde konumlanan bu model sayesinde gençlerin mesleki teknik yetkinlikleri erken aşamada geliştirilirken, nitelikli iş gücünün sürdürülebilir şekilde yetiştirilmesi hedefleniyor. Toplumsal etki alanında fırsat eşitliğini güçlendiren projeler ‘Gelecek Şimdi’ vizyonuyla belirlediği uzun dönem sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, toplumsal fayda yaratmayı tüm operasyonlarının merkezine alan, Birleşmiş Milletler (BM) Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (UN Global Compact) imzacısı ve UNGC üyesi olan, Ford Otosan, toplumda fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla yürüttüğü projelerle 2025 yılında önemli bir eşiği geride bıraktı. Ford Otosan, bu alanlarda kadınların güçlenmesine destek olmak üzere Vehbi Koç Vakfı’nın katkılarıyla başlattığı ‘Gelecek Hayalim’ projesi ile 2026 yılı için belirlenen 100 bin kadına ulaşma hedefini şimdiden aşarak toplam 115.079 kadın ve kız çocuğuna erişim sağladı. Bu kapsamda, şirketin tüm yerleşkelerinde STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanındaki kadın çalışan oranı ise %29,49 seviyesine yükseldi. Kapsayıcı çalışma ortamını tüm paydaşları için ortak bir standart haline getirmeyi amaçlayan Ford Otosan, İŞKUR ve Tohum Otizm Vakfı iş birliğiyle yürütülen model kapsamında, İstanbul, Kocaeli ve Eskişehir lokasyonlarında 17 nöroçeşitli birey istihdam sürecine dahil edildi. Şirket genelinde ise 22 farklı engel grubundan toplam 498 engelli çalışan istihdam edilirken, yalnızca 2025 yılı içinde 110 engelli istihdamı daha gerçekleştirildi. Çalışan gelişimi ise Ford Otosan’ın dönüşüm modelinin temel unsurlarından biri olarak ele alınıyor. 2025 yılında 2,1 milyon saatin üzerinde eğitim gerçekleştirilen Ford Otosan’da teknik eğitimler, dijital yetkinlik programları ve kapsayıcı liderlik uygulamaları ile çalışanların dönüşüme aktif katılımı destekleniyor. Güçlü performans, şeffaf raporlama Uluslararası standartlarla uyumlu şekilde hazırlanan ve bağımsız denetimden geçen 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, Ford Otosan’ın şeffaflık ve hesap verebilirlik konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor. TSRS ve GRI uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını küresel ölçekte karşılaştırılabilir bir çerçevede sunarken, paydaşlara güven veren güçlü bir iletişim aracı niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SEYEV Vakfı ve Döhler’den Anlamlı İş Birliği Haber

SEYEV Vakfı ve Döhler’den Anlamlı İş Birliği

Global ölçekte faaliyet gösteren, sürdürülebilirlik ve inovasyon odaklı büyüme yaklaşımıyla öne çıkan Döhler ile nörobilim temelli dil edinimi modeli geliştiren SEYEV Vakfı arasında stratejik bir iş birliği hayata geçiriliyor. Dil bilimci, eğitimci ve yazar Seda Yekeler tarafından 2013 yılında hayata geçirilen Türkiye’nin tek yabancı dil vakfı SEYEV Vakfı, bu anlamlı iş birliği kapsamında kimya, gıda ve bilgisayar mühendisliği bölümlerinde öğrenim gören 25 kız üniversite öğrencisine bir eğitim yılı boyunca yabancı dil bursu sağlayacak. Program, yalnızca dil öğretimini hedeflemekle kalmıyor; bilişsel gelişimi destekleyen, akademik özgüveni güçlendiren ve küresel profesyonel yetkinlikleri artırmayı amaçlayan bütüncül bir eğitim modeli sunuyor. Burs programı, Döhler İstanbul Genel Merkezi’nde gerçekleştirilecek iki günlük yüz yüze kamp ile başlayacak. Kamp, SEYEV NEUROBRIDGE programı kapsamında, SEYEV Kurucusu Seda Yekeler tarafından yürütülecek “Dil ve Beyin” semineri ile açılacak. Bu süreçte öğrenciler dil ediniminin nörobilimsel temelleri, öğrenme süreçlerinde miyelizasyonun rolü, ayna nöron sistemi ile dikkat ve hafıza mekanizmaları gibi başlıkları bilimsel bir çerçevede inceleme şansı yakalayacak, dil öğrenimini bilişsel performans ve kimlik gelişimi bağlamında da değerlendirme fırsatı bulacak. Programın Akademik Omurgası: YEK Metot Modeli Programın akademik omurgasını, SEYEV tarafından geliştirilen YEK Metot oluşturuyor. YEK Metot, dil edinimini tekrar odaklı geleneksel modellerden ayırarak, beynin doğal öğrenme mimarisine uyumlu bir sistem önerir. Bu modelde dil, yalnızca bir iletişim aracı değil, düşünme, problem çözme ve disiplinler arası üretkenlik kapasitesini artıran bilişsel bir araç olarak konumlandırılır. Katılımcılar bir yıl boyunca yapılandırılmış modüller, performans analizleri ve düzenli ölçme-değerlendirme süreçleri ile takip edilecek, gelişimleri ise akademik ve nörobilişsel göstergeler üzerinden izlenecek. Bu yönüyle program, kısa süreli bir burs desteğinin ötesine geçerek sürdürülebilir ve ölçülebilir bir dönüşüm modeli sunuyor. Seçilen öğrencilerin mühendislik disiplinlerinden geliyor olması, programın stratejik vizyonunu güçlendiriyor. Kimya, gıda ve bilgisayar mühendisliği alanlarında eğitim alan genç kadınlar, bir yıl boyunca yabancı dil yetkinliklerini geliştirirken aynı zamanda Döhler’in inovasyon, Ar-Ge ve sürdürülebilir üretim süreçlerini yerinde deneyimleme ve profesyonel ekosisteme dahil olma fırsatı bulacak. Bu temas, katılımcıların yalnızca dilsel değil, sektörel ve kurumsal vizyon açısından da ufuklarını genişletecek, küresel ölçekte rekabet edebilir kariyerler inşa etmelerine anlamlı bir katkı sağlayacak. Program hakkında değerlendirmede bulunan Döhler İnsan Kaynakları Direktörü & Konfrut Tarım Genel Müdürü Ömür Coşar, bu iş birliğinin yalnızca bir burs programı olmadığını, uzun vadeli bir insan kaynağı yatırımı olduğunu vurguluyor. Coşar, süreci şu sözlerle ifade ediyor: “Sürdürülebilirlik yaklaşımımız yalnızca üretim süreçlerimizle sınırlı kalmıyor, bilgiye erişimi ve genç kadınların potansiyelini desteklemeyi de kapsıyor. STEM alanlarında eğitim gören genç kadınların uluslararası iletişim yetkinliklerini güçlendirmek hem sektörel gelişim hem de toplumsal dönüşüm açısından stratejik bir adım. SEYEV Vakfı ile hayata geçirdiğimiz bu program, ölçülebilir çıktılarla takip edilen, uzun vadeli bir gelişim modeli sunuyor.” Dil bilimci, eğitimci ve Seda Yekeler Vakfı’nın kurucusu ve başkanı Seda Yekeler, Döhler iş birliğiyle hayata geçirilen bu modelin, bilim temelli bir eğitim anlayışıyla fırsat eşitliğini güçlendiren ve sürdürülebilir bir dönüşümü hedefleyen öncü bir girişim olduğunu belirtti. “‘Dil ve Beyin’ semineri kapsamında, kimya, gıda ve bilgisayar mühendisliği bölümlerinde eğitim gören 25 kız öğrenciye bir yıl boyunca yabancı dil bursu sağlayacağız. Öğrenciler, dil ediniminin nörobilimsel temellerini, öğrenme süreçlerinde miyelizasyonun önemini ve ayna nöron sistemi ile dikkat ve hafıza mekanizmalarını bilimsel bir perspektifle inceleme fırsatı bulacak. Bu çalışma, geleceğin liderlerini yetiştirirken bilim ve eğitim arasındaki bağı güçlendirmeyi amaçlıyor” dedi. Döhler’in sürdürülebilirlik stratejisinde insan kaynağına yatırım temel bir unsur olarak konumlanıyor. Kadınların mühendislik ve teknoloji alanlarında güçlendirilmesi, ekonomik sürdürülebilirlik ile sosyal sürdürülebilirliğin kesişim noktasında yer alıyor. SEYEV Vakfı ise dil edinimini toplumsal kalkınmanın stratejik bir bileşeni olarak ele alıyor, bireysel dönüşüm ile ulusal rekabet gücü arasında doğrudan bir ilişki kuruyor. Bu program kapsamında, 25 genç kadının akademik ve profesyonel yolculuğunda kalıcı bir etki oluşturmayı, sürdürülebilir, izlenebilir ve bilim temelli bir eğitim modeliyle geleceğin bilim, teknoloji ve üretim ekosistemine nitelikli kadın liderler kazandırmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.