Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stk

Kapsül Haber Ajansı - Stk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz” Haber

Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın farklı sektörlerindeki iş dünyası temsilcileriyle yürüttükleri faaliyetlerin, daha geniş kapsamlı bir saha programıyla sürdürüleceğini duyurdu. Yeni dönem stratejilerinin ilk adımını, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının sorulduğu ve sosyal medya platformlarında yayımlanan kısa bir video ile attıklarını belirten Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” cümlesiyle son bulduğunu ifade etti. Bu ifadenin sadece bir videonun kapanış cümlesi değil, benimsedikleri yönetim anlayışının temel taşı olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Cevapları masa başında belirlemek istemedik. Çünkü asıl cevap; Bursa için üretim yapan, ticaretle uğraşan, istihdam yaratan ve risk alan üyelerimizin deneyimlerinde, alın terinde ve geleceğe dair beklentilerinde saklıdır. Daha fazla işletmeyi ziyaret edecek, sektör temsilcilerimizle bir araya gelecek ve sahadan gelen geri bildirimleri uygulanabilir projelere dönüştüreceğiz.” “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Yürüttükleri çalışmaların tek taraflı bir tanıtım faaliyeti olmayacağının altını çizen Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısı yaptı: “Bu süreci sadece bir kişinin ya da belli bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu; üyelerimizin ihtiyaçlarından filizlenen, onların sesiyle güçlenen ve yine üyelerimizin öncülüğünde, Bursa’nın değerlerini koruyan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi, görüşü, önerisi ve eleştirisi olan tüm üyelerimizi çalışmalarımıza ortak olmaya davet ediyorum. Kademeli olarak farklı iletişim kanallarını da üyelerimizin kullanımına açacağız. Bu sayede birlikteliğimizi pekiştireceğiz. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının tüm sektörleri ve 60 bin üyemizle el birliğiyle şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin sadece BTSO çatısı altında planlanamayacağını belirten Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle tam bir iş birliği içerisinde olacaklarını dile getirdi: “Bursa için fikri, birikimi ve önerisi olan hiç kimseyi bu sürecin dışında tutmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerine önem verecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren konularda onların tecrübelerinden istifade edeceğiz. Bu yolculuk, Bursa’ya değer katan herkesin katkılarıyla büyüyecektir.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yönetim modelini şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumlarıyla eş güdüm içerisinde, üyesine kolayca ulaşılabilen, meslek komitelerinin görüşlerinin kararlara yansıdığı, kaynaklarını tüm üyelerin menfaatine kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve şeffaf bir şekilde hesap veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın, sanayicinin, KOBİ’nin, ihracatçının ve hizmet sektörünün kendisini güçlü bir şekilde temsil edilmiş hissettiği bir yönetim anlayışı teklif ediyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmiş dönemdeki başarılarının değerli olduğunu belirten Matlı, ancak sadece geçmişteki kazanımları anlatmanın ve 60 bin üyenin tamamını kucaklamayan projelerin geleceğe hazırlanmak adına yeterli olmayacağını vurguladı. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar tüm dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer şehirlerin verileri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir atılıma ihtiyaç duyduğunun açıkça görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte atılan her doğru adım Bursa’nın kazancıdır. Lakin bugün karşımızda bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir işleyiş anlayışı hakim. Rekabet koşulları, işletmelerimizin gereksinimleri ve şehirlerin yarıştığı alanlar evrildi. Diğer kentler yeni yatırımlar, yeni sektörler ve teknolojilerle yol alırken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme şansı yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yıl hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri belirlediğini anımsatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi olması ve Bursa’nın geriatri ile Ar-Ge alanlarında öncü bir şehir haline gelmesi yönünde de önemli hedeflerin konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiği ile belli olur. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden havada kaldığını ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını dürüstçe değerlendirmektir. Bursa’nın yeni vaatlerden önce gerçekçi bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel misyonunun sahip olduğu tüm olanakları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında hissetmeli; yeni müşteriler ve pazarlar arayışına girdiğinde Oda ona somut kapılar açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, sadece belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı raporların hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla yapılan yatırımların üyelerimize ne sağladığı şeffafça bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan somut fayda ve etkiyle ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun sayfalarının çok olması veya süslü bir dille yazılması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan bütçenin, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen çıktının düzenli olarak paylaşılacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kriterimiz; kaç üyemize dokunulduğu, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar destek olunduğu ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir katkıyla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen geri bildirimleri somut çözüm önerilerine dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle istişare ederek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının tamamını iki hafta içerisinde kamuoyuna sunacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl hayata geçirileceğini, hangi kaynakla sağlanacağını, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de net bir şekilde görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki şahsi bir rekabet olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim vizyonuyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar mekanizmalarında etkili olduğu, kaynak yönetiminin şeffaf olduğu ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumlu olduğu bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için sadece iş yaptığı bir yer olmadığını; doğup büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Bursa bize sadece bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin altında kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeyi bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye endişe etmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve beraber yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir süreçtir. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

Göç Ve Diaspora Vakfı Forumu Ankara’da Başladı Haber

Göç Ve Diaspora Vakfı Forumu Ankara’da Başladı

Göç ve Diaspora Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu 21 Temmuz 2026’da Ankara’da başladı. Türkiye, Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Mısır’dan üst düzey kamu temsilcileri, akademisyenler ve STK’ların katıldığı forumda, Suriyelilerin güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşü için bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluk vurgusu öne çıktı. Açılış oturumunda protokol konuşmalarının ardından; güvenli, onurlu ve sürdürülebilir geri dönüş perspektifleri çerçevesinde bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışının önemi öne çıktı. Gün boyunca gerçekleştirilen üç oturumda sırasıyla protokol ve yüksek düzeyli panel, bakanlıklar ve bürokrasi paneli ile bölgesel göç yönetimi tecrübesi özel oturumu ele alındı. Panellerin ardından düzenlenen yuvarlak masa çalıştaylarında; geri dönüşün önündeki hukuki ve lojistik engeller, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, sınır ötesi koordinasyon ve göçün sosyo-ekonomik boyutu üzerine kapsamlı istişarelerde bulunuldu. İlk gün, geri dönüş süreçlerinin yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini de şekillendireceğine dikkat çeken değerlendirmelerle tamamlandı. Forumun açılışını yapan Göç ve Diaspora Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı *Recep Seyyar*, geri dönüşün ancak bölgesel iş birliği ve ortak politika üretimiyle mümkün olacağını söyledi. Seyyar, “Suriyeli sığınmacıların gönüllü dönüşü, Suriye’nin karar verici aktörlerinin sürece aktif katılımına bağlıdır” dedi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Özel: “İnsan Odaklı Yaklaşım Sürüyor Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, açılış oturumundaki konuşmasında Türkiye'nin tarih boyunca göç hareketlerine insan odaklı bir anlayışla yaklaştığını belirterek, bölgesel barış, güvenlik ve refahın ancak iş birliği, ortak kalkınma ve bölgesel sahiplenme temelinde inşa edilebileceğini ifade etti. Ortak sınamalar karşısında dost ve kardeş ülkelerin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çeken Özel, Türkiye'nin uluslararası hukuk çerçevesinde koruma politikalarını sürdürürken küresel insani çabalara da katkı sunmaya devam ettiğini kaydetti. Özel, göç yönetiminde kalıcı çözümlerin ancak göçün temel nedenlerine odaklanan, iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışını esas alan politikalarla mümkün olacağını vurguladı. Çatışma, istikrarsızlık ve yoksulluk gibi göçü tetikleyen unsurlarla mücadelede bölgesel dayanışmanın önemine değinen Özel; uluslararası hukuk, insan onuru ve adil yük paylaşımı ilkelerinin göç politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini belirtti. İçişleri Bakan Yardımısı Cangir: “Merkezde İnsan Onuru Var” Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye'de son 15 yılda yaşanan gelişmelerin, göç yönetiminin uluslararası dayanışma ve koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Suriye krizinin milyonlarca insanı yerinden ettiğini ve komşu ülkelere önemli sorumluluklar yüklediğini belirten Cangir, Türkiye'nin sürecin ilk gününden itibaren meseleyi insani bir sorumluluk olarak ele aldığını vurguladı. Açık kapı politikası ve geçici koruma uygulamalarıyla milyonlarca Suriyeliye güvenli bir yaşam alanı sunulduğunu belirten Cangir, atılan her adımın merkezinde insan onurunun yer aldığını dile getirdi. Göç yönetiminin yalnızca koruma politikalarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Cangir, eğitimden istihdama uzanan çeşitli uyum politikalarıyla toplumsal uyumun güçlendirilmesi için önemli adımlar atıldığını, uluslararası kuruluşlarla yürütülen iş birliklerinin de bu sürece katkı sağladığını kaydetti. Yüksek Düzeyli Panelde Ortak Mesaj: Bölgesel Koordinasyon Vakıf Başkanı Recep Seyyar moderatörlüğünde yapılan Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel’de 5 ülkeden bakan ve bakan yardımcıları aynı masaya oturdu. Panelde; güvenli geri dönüş, sınır ötesi koordinasyon ve kriz yönetiminde ortak sorumluluk modelleri tartışıldı. Panele katkı sunan Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, Suriye Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzez, Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin Esseyyid, Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Kerim Nuri ve Dışişleri Genel Müdür Vekili Reyhan Özgür’e teşekkür plaketi takdim edildi. Panel sonrası düzenlenen “Hukuki ve Lojistik Engelleri Aşmak” çalıştayında bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi ve sınır ötesi koordinasyon ağlarının kurulması masaya yatırıldı. Kurumsal Boyut ve Saha Tecrübesi Masaya Yatırıldı Bakanlıklar ve Bürokrasi Paneli’nde Prof. Dr. Abdurrahman Babacan moderatörlüğünde; Irak’tan Dr. Ali Faris, Ürdün’den Dr. Hüseyin Muhammed Şibli, Mısır’dan Dr. Süheyr Awad ve Suriye’den Dr. Husam Hamdan konuştu. Panelde veri paylaşımı, kayıt sistemleri entegrasyonu ve kurumlar arası iş birliği mekanizmaları ele alındı. Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübeleri Paylaşıldı Prof. Dr. Veysel Kurt’un moderatörlüğünü yaptığı Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi Oturumu’nda bölge ülkelerinin saha deneyimleri masaya yatırıldı. Oturumda Uluslararası İslam Hayır Kurumu Ürdün Direktörü Dr. Mustafa Avvad, Irak Enki Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Ali El Mamuri, Lübnan Arap Merkezi Müdürü Nasır Yasin ve Suriye Afet Bakanlığı Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Genel Müdürü Dr. Eymen El-Akkad konuşmacı olarak yer aldı. “Sürdürülebilir Dönüş İçin Kalkınma Formülleri” çalıştayında ise geri dönüş bölgelerinde istihdam, bölgesel fon yönetimi ve ev sahibi ülkelerin yükünü hafifletecek modeller tartışıldı. Forum, bölgesel göç yönetiminde ortak vizyon ve somut iş birliği adımlarının atılması hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul’un İkinci Yeşilay Gençlik Merkezi Esenyurt’ta Açıldı Haber

İstanbul’un İkinci Yeşilay Gençlik Merkezi Esenyurt’ta Açıldı

Açılışa Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ve Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy katılım sağladı. Gençlere kültür, sanat, teknoloji, akademik gelişim ve gönüllülük alanlarında çok yönlü imkanlar sunacak olan Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi, bağımlılıklarla mücadelede önleyici çalışmaların sahadaki güçlü adreslerinden biri olacak. Merkezde bağımlılık farkındalık eğitimlerinden kişisel gelişim programlarına, akademik destek çalışmalarından dijital beceri eğitimlerine, sanat atölyelerinden medya ve içerik üretim çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede faaliyetler yürütülecek. “BURADAN BİR ÇAY İÇEN BAĞIMLILIKLA MÜCADELEYE DESTEK VERMİŞ OLACAK” Açılışta konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, gençlik merkezlerinin bağımlılıklarla mücadeledeki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün Yeşilay'ımız için çok mutlu, çok gururlu bir gün. Türkiye'nin en büyük ilçelerinden bir tanesinde, Esenyurt'ta çok nezih bir mekanı hizmete açıyoruz. İnşallah bu mekan; gençlerimizin güzel vakit geçireceği, nitelikli paylaşımlarda bulunacağı bir mekan olacak. Burada hem Yeşilay'ımızın ürünleri, Yeşilay'ımızın mesajları yer alıyor. Hem de buradaki Cafe 1920 gelirleri yine bağımlılıkla mücadele çalışmalarında, gençlik çalışmalarında burs olarak, etkinlik olarak değerlendiriliyor. O yüzden buraya gelen, buradan bir çay, bir kahve içen herkes aslında bağımlılıkla mücadeleye de çok ciddi bir destek vermiş oluyor. İnşallah Esenyurt için, İstanbul için hayırlı, uğurlu olur diyorum.” “BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE TÜM KURUMLARIMIZ İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE ÇALIŞIYOR” İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen de açılışta gerçekleştirdiği konuşmada bağımlılıklarla mücadeleye değindi: “Bağımlılık toplumsal bir mücadele ama öncelikle bağımlılığa giden yoldaki sebeplerin de ortadan kaldırılması için bütün kurumlarımız iş birliği içerisinde çözümler üretmek için gayret sarf ediyor. Bu kapsamda Yeşilay Gençlik Merkezimiz de inşallah güzelliklere vesile olur.” “BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE YEŞİLAY İLE İŞ BİRLİĞİ İÇİNDEYİZ” Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ise konuşmasında gençlere yönelik koruyucu ve destekleyici hizmetlerin önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Yeşilay'la sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bağımlılıklarla mücadele toplumsal bir mesele. Sadece emniyet güçlerinin, kolluk kuvvetlerinin yürüteceği bir mücadele değil; aynı zamanda STK'ların, toplumun ileri gelenlerinin de destek vermesi gereken bir mücadele. Yeşilay bu mücadelede 100 yıldır önderlik yapıyor. Bu tesisin buraya açılması da son derece önemli bir adımdır.” ESENYURT BELEDİYESİ’NDEN YEŞİLAY’A TAM DESTEK Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy da Esenyurt’ta gençlere kazandırılan merkezin ilçeye önemli katkılar sunacağını belirterek şunları kaydetti: “Esenyurt Belediyesi, Yeşilay ve topluma faydası olan tüm STK’ların hizmetindedir. Hepimizin çocukları için bağımlılıklarla mücadeleye desteğimiz sürecektir.” GENÇLİK MERKEZLERİ EĞİTİM HAYATINA DA DESTEK SUNACAK Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nde alkol, tütün, madde, internet ve kumar bağımlılıklarına yönelik farkındalık eğitimlerinin yanı sıra iletişim, liderlik ve zaman yönetimi gibi kişisel gelişim eğitimleri de verilecek. Merkezde üniversite sınavına hazırlık dersleri, yabancı dil eğitimleri ve dijital beceri programlarıyla gençlerin akademik ve mesleki gelişimleri desteklenecek. YILLIK 30 BİNİ AŞKIN GENCE VE YETİŞKİNE ULAŞILMASI HEDEFLENİYOR Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nden günlük ortalama 130 ila 210 kişinin faydalanması öngörülüyor. Yoğun dönemlerde bu sayının artması beklenirken merkezin haftalık ortalama 550 ila 800 kişiye ulaşması, yıllık bazda ise 30.000’in üzerinde gence ve yetişkine hizmet sunması hedefleniyor. İSTANBUL’DAKİ İKİNCİ, TÜRKİYE’DEKİ BEŞİNCİ YEŞİLAY GENÇLİK MERKEZİ Fatih Cerrahpaşa Prof. Dr. Hakan Ertin Gençlik Merkezi’nin ardından Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nin açılmasıyla birlikte İstanbul’daki Yeşilay Gençlik Merkezi sayısı 2’ye yükseldi. Türkiye genelinde ise İstanbul’da 2, Sakarya’da 1, İzmir’de 1 ve Rize’de 1 olmak üzere toplam 5 Yeşilay Gençlik Merkezi faaliyetlerini sürdürüyor. 2026 yılı sonuna kadar 11 Gençlik Merkezi’nin faaliyet göstermesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ramazan Ayında Dijital Kartlarla İyilik Yapma Fırsatı Haber

Ramazan Ayında Dijital Kartlarla İyilik Yapma Fırsatı

Türkiye'nin lider e-ticaret platformu Trendyol, sivil toplum kuruluşlarını (STK) tek çatı altında toplayıp kaynaklarını artırmalarına katkı sağladığı Sepette İyilik programıyla, Ramazan ayında dayanışmayı büyütüyor. Toplumsal dayanışmanın güçlendiği ayda, iyilik hareketinin bir parçası olmak isteyenler, Sepette İyilik'te STK'ların satışa sunduğu binlerce ürüne ulaşabiliyor; sivil toplum çalışmalarına destek olabiliyor. Sepette İyilik'te yer alan STK’lar arasında kapsamlı bir yelpazede sosyal fayda sunan Türk Eğitim Vakfı, TEGV, Tohum Otizm, KAÇUV, TİDER, HAYTAP, Yeşilay, Kızılay, TOÇEV, AHBAP, AKUT, Mor Çatı gibi pek çok STK yer alıyor. Sepette İyilik ile STK’lara destek olmak isteyen Trendyol kullanıcıları, uygulama üzerindeki 'Hizmetlerim' alanında yer alan Trendyol Pozitif Etki bölümünü ziyaret ederek iyilik hareketine katılabiliyor. Trendyol, Sepette İyilik projesini sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık ilkelerini ön planda tutarak 2020 yılında, COVID-19 pandemisi devam ederken hayata geçirdi. Dünyada ilk kez büyük ölçekli bir e-ticaret platformunun altyapısıyla STK’lar için sürdürülebilir ve şeffaf bir kaynak yaratma modeli sunan Sepette İyilik, bugün 100'den fazla STK'yı tek çatı altında buluşturuyor. Projeyle Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren STK’lar kendi ürünlerinin ve dijital destek kartlarının satışıyla daha fazla bireysel destekçiye ulaşabiliyor. Elde edilen gelirin tamamı STK’lara aktarılırken, Trendyol ayrıca proje çerçevesinde STK’lara e-ticaret alanında eğitim, teknoloji ve operasyonel destek de veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koruncuk Vakfı’ndan “Depremin 3. Yılında Eğitime Erişim” Konferansı Haber

Koruncuk Vakfı’ndan “Depremin 3. Yılında Eğitime Erişim” Konferansı

Buluşma, kriz anlarında çocuk haklarının nasıl korunabileceğine, sivil toplum–kamu–akademi iş birliğinin hangi mekanizmalarla güçlendirilebileceğine ve sahadan edinilen iyi uygulama örneklerinin nasıl yaygınlaştırılabileceğine yönelik kapsamlı bir değerlendirme platformu sundu. Konferans; afet sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde çocukların eğitime kesintisiz erişimini desteklemek amacıyla yürütülen çalışmaların görünür kılınmasını, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesini ve bölgedeki güncel ihtiyaçlara yönelik çözüm modellerinin paylaşılmasını hedefledi. Etkinlik; alanında uzman akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin ve yerel paydaşların katılımıyla gerçekleştirildi. Konferansta açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu, “Hak ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Temelli Eğitim” başlıklı sunumuyla afet koşullarında eğitime erişimde kırılgan grupların karşılaştığı zorluklara dikkat çekti. Programın ilk oturumu, “Depremin Yarattığı Sorunlar” başlığıyla öğretmenler, yerel kurum temsilcileri ve sahada çalışan uzmanların değerlendirmelerine ayrıldı. Öğretmen Ağı’ndan Deniz Göktaş, Suna’nın Kızları’ndan Betül Sarı ve Hatay Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nden Zeki Sağ, bölgedeki güncel ihtiyaçlar ve çözüm alanlarına ilişkin deneyimlerini paylaştı. Oturumun moderatörlüğünü Koruncuk Vakfı Genel Sekreteri Prof. Dr. Çiğdem Göksel üstlendi. İlk oturumda, temsilciler bölgedeki güncel ihtiyaçların yanı sıra çocukların örgün eğitime devamında, öğretmenlerin üstlendikleri görevlerin önemini ve kız çocukların eğitime erişmesindeki cinsiyet temelli ayrımcılıklar vurgulandı. İkinci oturumda ise “Sivil Toplumun Katkısı: İyileştirme Sürecinde STK’lar” başlığıyla afet sonrası süreçte sivil toplum kuruluşlarının üstlendiği kritik roller ele alındı. Koruncuk Vakfı Mütevelli Heyet ve Yönetim Kurulu Başkanı Av. Dr. Figen Samuray, Anne Çocuk Eğitim Vakfı Genel Müdürü Senem Başyurt, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Sait Tosyalı, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan ve Buradayız Hatay Derneği Başkanı Av. Mehmet Ali Gümüş iyileşme sürecine yönelik çalışmalarını aktarırken oturumun moderasyonunu Turkish Philantrophy Funds Deprem Fonu Yöneticisi Seda Özdemir Şimşek yürüttü. Bu oturumda temsilciler, her bir kurum özelinde, deprem sonrası yapılan çalışmalarını ve gözlemlerini paylaştı. Aynı zamanda bölgedeki yaşamın iyileşmesinde ve çocukların örgün eğitime erişmesinde iş birliğinin ne kadar önemli olduğunun bir kez daha altı çizildi. Öğle arasının ardından gerçekleştirilen “Koruncuk Vakfı: İyi Uygulamalar Paylaşım Toplantısı – Sosyal İçerme ve Eğitime Erişim” bölümünde, Avrupa Komisyonu tarafından doğrudan desteklenen, IPA-2023-449-256 projesi kapsamında hazırlanan ‘İyi Uygulamalar Raporu’nun içeriği tanıtıldı. Oturumda, Türkiye’de ve Avrupada’ki çocuk ve aile ve destek alanlarında çalışan kurumları iyi örneklerinin incelendiği saha deneyimleri, bu deneyimlerden çıkarılan sonuçlar, sosyal içerme çalışmaları ve çocukların eğitime kesintisiz erişimini sağlamak için hayata geçirilen modeller paylaşıldı. Konferans, çocukların eğitim yolculuğunun sürdürülebilir biçimde desteklenmesi için iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

EGİAD 35. Yılında Vizyonunu Güçlendirdi: "Üçüz Dönüşüm" ve Yeni Nesil Liderlik Vurgusu Haber

EGİAD 35. Yılında Vizyonunu Güçlendirdi: "Üçüz Dönüşüm" ve Yeni Nesil Liderlik Vurgusu

Etkinliğe EGİAD 35. Yıl Filminin izlenmesiyle başladı. Açılış konuşmalarını EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay gerçekleştirdi. Program, müzik dinletisi ve 35. yıl pastasının kesimiyle devam ederek, DJ performansı eşliğinde son buldu. EGİAD'ın 35 Yıllık Yolculuğu Etkinliğin açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, 1990 yılında vizyoner 47 genç iş insanının "birlikte üretme, birlikte büyüme" hayaliyle yola çıkmasıyla kurulan EGİAD'ın bugün 900'ün üzerinde üyesiyle; sanayi, ticaret, hizmet ve tarım sektörlerinde faaliyet gösteren 3.500 şirketi ve yaklaşık 150.000 k işilik istihdamı temsil eden güçlü bir yapıya dönüşmüş olduğunun altını çizdi. Özhelvacı, "1990'da vizyoner 47 genç iş insanının attığı adım, bugün Ege'nin ve Türkiye'nin en güçlü genç iş dünyası platformuna dönüşmüştür. EGİAD, Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve değerlerinden güç alarak, toplumsal faydayı önceleyen yaklaşımından asla ödün vermemiştir" dedi. Kadın üyelerin oranının %36'ya ulaşması ve yeni üyelerin üçte birinin kadınlardan oluşması, EGİAD'ın fırsat eşitliğini odağına alan vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayan Özhelvacı, üyelerinin %60'ından fazlasının uluslararası iş birliği gerçekleştirmesi, derneğin Ege iş dünyasını küresel ağlara bağlayan kritik bir köprü hâline geldiğini ortaya koydu. EGİAD'ın Yolu Açık, Vizyonu Net Gecenin ev sahibi EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, konuşmasında EGİ AD'ın yolculuğunu değerlendirirken, geleceğe yönelik güçlü mesajlar da verdi. "Bu gece, geçmişin emeğiyle geleceğin vizyonunu buluşturan özel bir kutlamadır." diyen Özhelvacı, 35 yılın gururunu, yaklaşmakta olan 2026 yılının heyecanıyla birleştirdiklerini kaydetti. Üçüz Dönüşüm Vizyonu: Dijital, Yeşil ve Toplumsal Dönüşüm Dönemin çerçevesini oluşturan Üçüz Dönüşüm ile dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşüm başlıklarında somut projeler ürettiklerine vurgu yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Özhelvacı, "Dijital dönüşümün teknolojiyle değil, zihinle başladığını biliyoruz. Yapay Zekâ Zirvelerimizle EGİAD'ı bu dönüşümün merkezine konumlandırdık. D2 Mobil Uygulamamızı yapay zekâ destekli bir yapıya dönüştürüyoruz. Geçmiş yaz İzmir'de yaşanan orman yangınları sebebiyle, büyük bir balo yerine sade bir kokteyl tercih ettik. Bu özel yılımı zda kaynaklarımızı ışığa ve gösterişe değil; çevreye, sürdürülebilirliğe, topluma değer katan projelere yönelttik. EGİAD Sakız Ağacı Korusu Projesi ve 35. Yıl Otoyol Ağaçlandırması, gelecek nesillere bırakacağımız en anlamlı yeşil miraslardandır. EGİAD yalnızca proje yapan değil, düşünce üreten bir kurumdur. 2026'nın başında yayınlayacağımız iki stratejik Think Tank raporu'nu tamamladığımızda, İzmir'in üçüz dönüşümüne ışık tutacağız." dedi. Uluslararası Temaslar: EGİAD'ın Küresel Adımları EGİAD 2025 boyunca Paris'te düzenlenen VivaTech Fuarı, KKTC ticaret temasları, Fransa ve Belarus delegasyonları gibi birçok uluslararası buluşmada İzmir ve Ege iş dünyasını temsil ederek üyelerine yeni iş birliği fırsatları sunduğunu hatırlatan Özhelvacı, EGİAD'ın artık sadece İzmir'de değil; uluslararası platformlarda da sözü olan, itibarı yüksek bir kurum oldu unu ifade etti. EGİAD Melekleri: 10 Yılda 40'tan Fazla Yatırım ve 5 Milyon Dolar Hacim EGİAD Melekleri Yatırım Ağı'nın da bu sene 10. yılını kutladıklarını hatırlatan Özhelvacı; "Türkiye'de bir STK bünyesinde kurulan ilk akredite melek yatırım ağı olma gururunu taşıyan EGİAD Melekleri, bugün 40'ın üzerinde yatırım ve 5 milyon doların üzerinde hacimle girişimcilik ekosisteminin güçlü bir aktörüdür." ifadelerini kullandı. EGİAD'ın Başarısı Kişilerin Değil, Ekiplerin Eseridir Konuşmanın kapanış bölümünde Özhelvacı, tüm EGİAD ailesine özellikle teşekkür etti. EGİAD'ın başarısının kişilerin değil, her dönem özveriyle çalışan ekiplerin eseri olduğunu belirterek, "Önceki dönem yönetim kurulu ve danışma kurulu başkanlarımıza, komisyon başkanlarımıza, profesyonel kadromuza ve tüm üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca İzmir Büyük ehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay'a, önceki dönem başkanlarımıza, fahri üyelerimize ve tüm katılımcılara teşekkürlerini sunuyorum" dedi. Birlikte Değer Yaratmaya Devam Edeceğiz Özhelvacı, konuşmasını yeni yıla dair temennilerle noktaladı: "Yeni yıla adım atarken, birlik ve beraberliğimizin gücüyle üretmeye, çalışmaya ve değer yaratmaya devam edeceğiz. 2026'nın EGİAD'a, şehrimize ve ülkemize sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini diliyorum." EGİAD'ın Güçlü Bir Duruşu Var EGİAD'ın güçlü bir duruşu olduğunu, yeşil, dijital ve toplumsal dönüşüm konusunda çalışmalar yaptığını söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "Çok takdire değer pek çok çalışmanın altına imza attılar. Bugünden geleceğe güçlü, yürekli, birikimli insanların aynı zamanda okulu gibi çalıştıklarını görüyorum. O yüzden ben de gurur duyuyoru m. Bu gece özellikle sizlerle birlikte olmak istedim. Her zaman yanınızdayım" dedi. "Bu ülkenin her bir vatandaşının değerine inanan insanlara ihtiyacı var" Çok daha fazla çalışılması gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, "Buradaki güzel tablonun yarattığı pozitif ortamın çok dışında yaşayan, sosyal çöküntü yaşayan, sadece ekonomik değil geleceğe dair ümidini kaybetmiş yüzbinlerce insandan oluşan kocaman topluluğun çöküntüsü olan bir ortamda yaşıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyeti kurarken duygu ve düşüncelerini ifade ettiği, aynı zamanda Cumhuriyete geleceğe dair hedefler koyduğu sözlerin de yer aldığı güzel bir video izledik. Hepimiz biliyoruz, ölümünün üzerinden çok uzun zaman geçmiş olmasına rağmen, hala bu ülkedeki insanların yüzde 70'lere varan oranda kayıtsız şartsız onun çizgisinde olmayı tercih ettikleri bir lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Bizler on u çok seviyoruz, onun bize gösterdiği yöne doğru yürümek istiyoruz. Onun bize gösterdiği hedefe ulaşmak istiyoruz. Biliyoruz ki orada bu ülkenin her yurttaşına değer verilmesi var, onun idealinde kendisine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı diyen her insanın onurla yaşadığı bir dünya var, büyükelçiliklerin kapılarında pasaportları için, vize almak için dilenen insanlar yok. Onun idealindeki ülkede başı dimdik, dünyadaki herkesle yarışmaya hazır insanlar var. Ben biliyorum, anlıyorum ki bu ülkede herkesin ne olursa olsun bize saygı duyan, her bir vatandaşa saygı duyan, bu ülkenin her bir vatandaşının değerine inanan insanlara ihtiyacı var. Bana yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, sosyal dönüşüm dediğiniz zaman ben bunu anlıyorum. Ben anlıyorum ki bugünkü toplumun gelişmesini istediğiniz seviye gerçekten Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bu ülke için hayal kurduğu seviye" dedi. "Bu seneyi asla boş geçirmey elim" 2026 yılının daha verimli geçmesini dileyen Başkan Tugay, "İzmir olduğu yerde mi sayacak? İzmir'in insanları kendini değersiz mi hissedecek? Türkiye'nin asil insanları onun bunun önünde diz mi çökecek? Sizlerden rica ediyorum, beraber bir mücadele yapalım. Ben belediye başkanı olarak yapayım, siz Ege'nin genç insanları olarak yapın, aramızda bulunan çok değerli insanlarımız milletvekilimiz dahil herkes kendi açısından yapsın bu mücadeleyi. Ama ne olur önümüzdeki yıl burada buluştuğumuz zaman bugünkünden daha umutlu olalım geleceğe dair. Bu seneyi asla boş geçirmeyelim. Öyle çalışalım ki, daha fazla insan iş sahibi olsun. Bu şehrin katma değer yükselsin, daha fazla adalet olsun, açlık daha az olsun, insanlar daha eğitimli olsun. Herkes bu topraklarda 8 bin 500 yıllık tarih üzerinde, bu kadar güçlü bir kültür üzerinde yaşadığını daha fazla fark etsin. Öyle çalışalım ki, kol kola omu z omuza girelim ki çalışmak, ülkesini geliştirmek, kalkındırmak isteyen bu ülke için emeğini ortaya koymak isteyen insanlara kol kanat olalım. Kendimizden çıkalım bir bütün olalım hepimiz için çalışalım. Ben bu güzel sivil toplum kuruluşunda bu enerjinin olduğunu biliyorum. Vatansever, milliyetçi insanlar olduğunu, ülkenizi seven insanlar olduğunuzu çok iyi biliyorum. Neyse eksik onu bulalım, gece gündüz çalışalım. 2026'dan 2027'ye girerken başımız daha dik, alnımız daha açık ve bu şehrin ülkenin geleceğine dair daha fazla umudu yüreğinde taşıyan insanlar olalım. Benim hayal ettiğim sosyal dönüşüm bu, ülke bu" dedi. "İzmir'in o güzel insanlarına çok inanıyorum" Başkan Tugay, sözlerini şöyle tamamladı: "Ben ülkemin insanlarına inanıyorum. Hele hele İzmir'in o güzel insanlarına çok inanıyorum. Her biriniz girişimci ruhunuzla, fedakarlıklarınızla, koşturmanızla çok k ymetlisiniz. Onun için bunu yapabileceğinizi biliyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu şehrin kurumudur, her çalışanıyla, sahip olduğu her değerle bu şehre ait bir kurumdur. Daha fazla kenetlenelim, ben sizlerle daha fazla iş birliği yapmak istiyorum. Bunun için kapımız, penceremiz, gönlümüz sonuna kadar açık. Diliyorum hayal ettiğimiz o güzel geleceğin önümüzdeki yıllarda birlikte görürüz." Gece Sunshine Band ve DJ performansıyla devam ederek katılımcılara keyifli bir yeni yıl atmosferi yaşattı.

MKK Verilerine Göre Kayıtlı Yatırımcı Sayısı 37,47 Milyona Ulaştı Haber

MKK Verilerine Göre Kayıtlı Yatırımcı Sayısı 37,47 Milyona Ulaştı

Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından yayımlanan 2025 3. çeyrek verilerine göre Türkiye’de kayıtlı yatırımcı sayısı 37,47 milyona yükseldi. Aynı raporda bakiyeli yatırımcı sayısı 10,52 milyon olarak kaydedildi. Uzmanlar yatırımcı tabanının genişlemesinin olumlu olmakla birlikte portföy tercihlerindeki yoğunlaşmanın risk dağılımı ve sürdürülebilir yatırım davranışı açısından dikkatle ele alınması gerektiğini ifade ediyor. Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, yatırımcı sayısındaki artışın heyecan verici olduğunu; ancak finansal istikrar açısından yatırım davranışlarının aynı hızda gelişmesi gerektiğini belirtti. Vatansever, “Yatırımcı artışı tek başına başarı değildir. Nicel büyüme yaşanırken nitel büyüme aynı hızda ilerlemiyor. Portföy dağılımının sağlıklı gelişmemesi, uzun vadeli yatırımcı davranışı ve piyasa güveni açısından risk oluşturuyor.” dedi. Vatansever, özellikle yeni yatırımcı kitlesinde beklenti–ürün uyumsuzluğunun dikkat çektiğini vurguladı: “Yatırımcıların önemli bir kısmı kısa vadeli yüksek getiri beklentisiyle piyasaya giriş yapıyor ancak portföyler uzun vadeli disiplin gerektiren varlıklara ağırlık veriyor. Beklenti–ürün uyumsuzluğu kalıcılığı azaltıyor.” “İşlem hacmi büyüyor, aynı hızda büyümeyen şey insan kaynağı” Vatansever, finans ve kripto ekosisteminde dijitalleşmenin işlem hacmini artırdığını; buna karşın süreçleri yöneten kadroların aynı hızda genişlemediğini belirtti: “Hem finans hem kripto tarafında işlem hacmi büyüyor ancak bunu yöneten insan kaynağı aynı ölçüde genişlemiyor. Bu nedenle portföy yönetimi, risk yönetimi, yatırım danışmanlığı, operasyon ve uyum pozisyonları giderek daha kritik hâle geliyor.” SPL lisansları ve insan kaynağı standardı SPL–SPK ilişkisine değinen Vatansever, lisanslı kadroların finansal piyasaların kurumsallaşmasında rol oynadığını ifade etti: “Düzey 1, Düzey 3, Türev Araçlar ve Kurumsal Yönetim Derecelendirme lisansları, piyasada en sık talep edilen SPL lisansları arasında yer alıyor. SPL, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilen lisanslama ve sicil sistemi olarak sermaye piyasasında standart oluşturuyor. Finans kuruluşlarında SPL lisansları mevzuat gereği önem taşırken, kripto varlık hizmet sağlayıcılarında da uyum ve risk yönetimi alanlarında bu tip yetkinliklere yönelik talebin arttığını gözlemliyoruz.” “Ekosistemin tamamında bilgi kapasitesi güçlenirse yatırımcı güveni ve ülke ekonomisi kazanır” Bu çerçevede Vatansever, finansal piyasaların sağlıklı gelişiminin yalnızca şirketlerde değil, ekosistemin tamamında bilgi ve uzmanlık kapasitesinin artmasıyla mümkün olabileceğini belirtti: “Yalnızca finans ve teknoloji şirketlerinde değil; ekosistemde inceleme, değerlendirme, gözetim ve yorum yetkisi taşıyan tüm profesyonellerde bilgi kapasitesinin güçlenmesi önemli. Kripto varlıklar gibi hızlı gelişen alanların daha doğru, daha objektif ve daha isabetli analiz edilmesi; yatırımcı güveni ve piyasa istikrarı için değer üretir.” Vatansever, sektör STK’larının bu sürece katkı sunma potansiyeli bulunduğunu da vurguladı: “Sektörde faaliyet gösteren STK’lar olarak bilgi paylaşımı, eğitim ve paydaşlar arası iletişimde köprü rolü üstlenmeye gönüllüyüz. Ortak aklın güçlenmesi, sektörün tamamının sağlığına hizmet ettiği gibi; yatırımcı güveninin artması ve piyasa istikrarının güçlenmesi yoluyla ülke ekonomisine de olumlu katkı sağlar.” “Kalıcı yatırımcıyı belirleyen şey dijital erişim değil, bilgi ve güven” Vatansever, yatırımcıların piyasadaki kalıcılığının doğru ve zamanında bilgiye erişimle ilişkili olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Dijitalleşme piyasaya giriş hızını artırıyor ancak uzun süre piyasada var olmayı belirleyen şey dijital erişim değil; bilgi, risk farkındalığı ve güven. Bilgi akışı kesildiğinde yatırımcıların piyasalardaki ömrü kısalıyor.” Uzmanlar, ürün çeşitliliğinin artırılması, risk dağılımının dengelenmesi ve finans ile kripto varlık ekosistemlerinde lisanslı insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesinin yatırımcı güveni ve piyasa istikrarı açısından önem taşıdığını ifade ediyor.

12. Eker I Run’da Yardımseverlik Koşuları Sayesinde 5.4 Milyon TL’ye Yakın Rekor Bağış Haber

12. Eker I Run’da Yardımseverlik Koşuları Sayesinde 5.4 Milyon TL’ye Yakın Rekor Bağış

Sporu, sağlıklı yaşamı ve toplumsal faydayı aynı çizgide buluşturan Eker I Run, bu yıl 12. kez koşuldu. Eker Süt Ürünleri tarafından Bursa’da düzenlenen etkinlik sadece bir koşu olmanın ötesinde anlamlar taşıyarak; iyiliğin ve dayanışmanın da sembolü haline geldi. Organizasyon kapsamında Adım Adım aracılığıyla gerçekleşen Yardımseverlik Koşuları ile sivil toplum kuruluşlarının (STK) projeleri için şimdiye kadar toplanan en büyük bağış miktarına erişildi. 12. Eker I Run’ın ardından “İPK - İYİLİK PEŞİNDE KOŞ" (ipk.adimadim.org) Platformu'nda devam eden kampanyalarda; 721 gönüllü sporcunun, 5.629 bağışçının desteklediği adımlar ile 5.4 milyon TL'ye yakın bağış toplanarak yaklaşık 658 canlının hayatına etki edildi. Sporseverlerin yoğun ilgisi eşliğinde, 4 bine yakın koşucunun katılım gösterdiği 12. Eker I Run, 5 Ekim 2025 Pazar günü “Koşmaya Değer” mottosuyla Bursa Eker Meydan’da gerçekleşti. Uludağ’ın zirvesinden başlayan 42K Maratonu’ndan 15K, 5K yarışları ve Minik Adımlar Koşusu’na kadar her yaş grubundan katılımcıyı bir araya getiren etkinlik hem spor coşkusunu hem de iyiliğin gücünü kente taşıdı. Yardımseverlik Koşuları’nda rekor kırıldı Eker I Run kapsamında her yıl Adım Adım oluşumu iş birliğiyle düzenlenen Yardımseverlik Koşuları, bu kez bugüne kadar ulaşılan en yüksek bağış miktarıyla sonuçlandı. 12. Eker I Run kapsamında 19 sivil toplum kuruluşu, toplumsal değer yaratan projeleri için kaynak yarattı. Etkinlik boyunca başlatılan yardımseverlik kampanyaları, koşu sonrasında da “İPK - İyilik Peşinde Koş” platformunda devam ederek dayanışmanın etkisini büyüttü. 721 gönüllü sporcu ve 5.629 bağışçı, iyilik için attıkları adımlarla toplamda 5.4 milyon TL’ye yakın bağış topladı. Bu tutar, çocuklardan gençlere, kadınlardan doğaya ve hayvanlara kadar 658 canlının hayatına dokundu. İyilik, adım adım büyüyor Eker I Run, 2018-2025 yılları arasında STK’ların projelerine toplam 13,7 milyon TL kaynak sağladı. Bu yıl elde edilen yaklaşık 5.4 milyon TL’lik yeni rekor, etkinliğin sadece bir koşu değil; toplumsal dayanışmanın kalıcı bir sembolü haline geldiğini bir kez daha gösterdi. Koşuda dostluk, rekabette iyilik kazandı Eker I Run, her yıl olduğu gibi bu kez de bireysel başarıların ötesinde “birlikte kazanmanın” hikâyesini yazdı. Yardımseverlik kampanyalarında en yüksek bağış miktarına ulaşan STK’lar; Bursa LÖDER, KAÇUV ve Türk Eğitim Vakfı oldu. Gönüllü sporcular arasında en yüksek bağış sayısına ulaşan ilk 3 isim; İsmet Efe Acar (TED), Merve Karasakal (Bursa LÖDER) ve Altuğ Turan (TEGV) oldu. Yeliz Özkarakaşlı (Bursa LÖDER), Şadi Aşıroğlu (Bursa LÖDER) ve Murat Erdoğan (OBİDEV) en yüksek bağış tutarına ulaşarak fark yarattı. Kurumsal takımlar arasında ise tatlı bir rekabet yaşandı. 93 kurumsal takımdan 1.649 çalışan, şirketlerini iyilik için temsil etti. En yüksek bağış sayısına ulaşan ekipler Oyak Renault KoşuyOR (KAÇUV), Yeşim (TEV), ÜÇGE TEAM (Bursa LÖDER) olurken; en yüksek bağış miktarına ise Oyak Renault KoşuyOR (KAÇUV), NARAMAXX (Bursa LÖDER), ÜÇGE TEAM (Bursa LÖDER) takımları ulaştı. Koşu grupları arasında ise Adım Adım Bursa, BUİKAD Bursa ve TED Bursa Koleji hem en fazla bağış sayısına hem de toplam bağış miktarına göre öne çıktı. Sayılarla 12. Eker I Run 2025 Bu yıl Eker I Run, hem rekor düzeyde katılımla hem de farklı şehir ve ülkelerden gelen koşucuların oluşturduğu renkli tabloyla etkinlik tarihinde ayrı bir yer edindi. 12. Eker I Run'ın yarattığı etki, çarpıcı sayısal verilerle gözler önüne serildi: 12. Eker I Run’ın toplam koşu katılımcı sayısı 3.906 oldu.Etkinlikte, 24 farklı ülkeden 42 yabancı sporcu yer aldı.Türkiye’den 33 farklı şehirden sporcular katılım gösterdi.1.429 kadın sporcu koşu parkurlarında yer aldı.Minik Adımlar Koşusu’nda 510 çocuk, spora ilk adımlarını attı.334 özel sporcu, engelleri aşarak parkurlarda yer aldı.42K yarışında 102 maratoncu koştu. 5K yarışında 2350, 15K yarışında 568, 42K Maraton Bayrak Yarışı’nda 26 takım ile koşuldu.5K'da en kalabalık takım 51 kişi ile Beyçelik Gestamp Koşu Takımı oldu. 15K’da en kalabalık takım 17 kişi ile Bosch Bursa Koşu Takımı oldu. Kurumsal firmalardan 93 koşu takımı, 1.649 sporcuyla yer aldı.Sanal koşu kapsamında, Türkiye’nin dört bir yanından 439 katılımcı koşuya eşlik etti.Tüm yarışmacıların toplamda kat ettiği mesafe 19.699 km oldu. 12 yılda dünyanın çevresi 4,5 kez dönüldü 2014 yılından bu yana Eker I Run parkurlarında koşulan toplam mesafe 184.864 kilometreye ulaştı; bu da dünyanın çevresini 4,5 kez dönmeye eşdeğer.2025 yılında katılımcılar toplamda 1 milyon 280 bin kalori harcadı; bu miktar, tam 3,37 ton Eker ayranın kalori değerine denk geliyor.

Oyun Dünyasından Doğaya Destek Haber

Oyun Dünyasından Doğaya Destek

TEMA Vakfı iş birliğiyle Sivas’ta Umut Ormanı oluşturulurken; İzmir, Hatay ve Kocaeli’deki yangın bölgelerinde de yeniden yeşillenme hareketi başlatıldı. Milyonlarca gence ulaşan marka etkisi, bu kez somut bir çevre katkısına dönüştü. PUBG MOBILE, milyonlarca oyuncuya ulaşan topluluk gücünü bu kez doğa için harekete geçirdi. Tencent’in Çin’de başlattığı ve bu yıl ilk kez Türkiye’de gerçekleşen 99 Giving Day – Yardım Festivali kapsamında, TEMA Vakfı iş birliğiyle Sivas Gökdere Ağaçlandırma Sahası’nda Umut Ormanı’na 5 bin fidan bağışlandı. Ayrıca, İzmir, Hatay ve Kocaeli’de yangından etkilenen alanların yeniden yeşillendirilmesine destek olmak amacıyla STK’lar ve belediyelerle yürütülen çalışmalarla 5 bin fidan daha toprakla buluştu. Böylece toplam 10 bin fidan geleceğe nefes olurken, iklim krizine karşı farkındalık ve genç kuşaklarda çevre bilinci güçlendirildi. Türkiye’de İlk Kez: 99 Giving Day Dünyanın en büyük yıllık kamu yararı kampanyalarından biri olan 99 Giving Day, bu yıl ilk kez Türkiye’de hayata geçirildi. PUBG MOBILE’ın öncülüğünde gerçekleşen proje, yalnızca ağaçlandırma desteğiyle değil, aynı zamanda iyilik kültürünün yaygınlaştırılması açısından da önemli bir başlangıç niteliği taşıyor. Kampanya kapsamında, 99 Giving Day’in uluslararası simgesi olan Küçük Kırmızı Çiçek de Türkiye’de ilk kez tanıtıldı. İyilik, dayanışma ve olumlu katkıyı simgeleyen bu sembol; çevre için atılan her adımın başkalarına ilham olabileceği mesajını taşıyor. PUBG MOBILE, bu sembolü Türkiye’ye getirerek projenin çevresel etkisini ortak iyilik ve kolektif sorumluluk çağrısına dönüştürdü. 10 Bin Fidan Toprakla Buluşuyor Son yıllarda yaşanan orman yangınları, Türkiye’nin doğal alanlarında derin kayıplara yol açtı. PUBG MOBILE, bu kayıpların ardından doğaya yeniden nefes verebilmek için topluluk gücünü somut bir çevre desteğine dönüştürdü. TEMA Vakfı aracılığıyla Sivas Gökdere Ağaçlandırma Sahası’nda Umut Ormanı’na 5 bin fidan bağışlandı. Bunun yanında, İzmir, Hatay ve Kocaeli’nde yangından etkilenen bölgelerde yürütülen çalışmalar kapsamında 5 bin fidan daha toprakla buluşturuldu. Böylece toplam 10 bin fidan hem ekosistemin onarılmasına hem de geleceğe bırakılan kalıcı bir çevre mirasına katkı sundu. İstanbul’da Çevre Temizliği Etkinliği Proje, yalnızca ağaçlandırma desteğiyle sınırlı kalmadı. PUBG MOBILE ekibi ve gönüllüler, İstanbul’da düzenlenen çevre temizliği etkinliğinde bir araya gelerek doğal alanlardaki atıkları topladı. Etkinlik, doğayı yalnızca kirletmemekle yetinmeyip aktif olarak koruma ve iyileştirme sorumluluğunun altını çizdi. PUBG MOBILE’dan Mesaj “Eğlencenin ötesinde bir sorumluluğumuz var” PUBG MOBILE Türkiye Ülke Müdürü Can Gürsu, projeyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “PUBG MOBILE olarak milyonlarca gence ulaşan güçlü bir topluluğa sahibiz. Bu etkinin yalnızca eğlenceyle sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’de hayata geçirdiğimiz bu proje ile bir yandan doğaya somut katkı sunarken, diğer yandan genç kuşaklarda çevre bilincini güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Sosyal sorumluluğu sürdürülebilir bir değer haline getirmek için benzer projeleri önümüzdeki dönemde de hayata geçirmeye devam edeceğiz.” Influencerlardan Çevre Çağrısı Sosyal medyada geniş kitlelere ilham veren Barış G., Melih Yıldırım, Eda Sakız, Ceren Yaldız ve Pınar & Burak, projeye yalnızca içerik üreterek değil, bizzat sahaya inerek destek verdi. İstanbul’daki çevre temizliği etkinliğine katılan influencerlar, paylaşımları sayesinde binlerce genci doğaya karşı sorumluluk almaya teşvik etti. Kampanya, çevrimiçi etkileşimden gerçek ekolojik katkıya uzanan güçlü bir iyilik akımına dönüştü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.