Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stm

Kapsül Haber Ajansı - Stm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Malezya Korvet Projesi’nde İki Haftada İkinci Gemi Denize İndirildi Haber

Malezya Korvet Projesi’nde İki Haftada İkinci Gemi Denize İndirildi

Türkiye’nin denizlerdeki mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş, imza attığı ihracat başarılarında önemli bir aşamayı daha geride bıraktı. STM ana yükleniciliğinde, Malezya Kraliyet Donanması için LMS Batch-2 (Littoral Mission Ship Batch-2 / Kıyı Görev Gemisi Faz-2) programı kapsamında inşa edilen üç korvetin ikincisi; 7 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde düzenlenen törenle denize indirildi. Törene; Malezya Selangor Eyaleti Sultanı Sharafuddin Idris Shah, Selangor Tengku Permaisuri Hajah Norashikin, Malezya Savunma Bakan Yardımcısı Haji Adly bin Zahari, T.C. Savunma Sanayii Başkan Yardımcıları Prof. Dr. İhsan Kaya ve Mustafa Murat Şeker, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Komutanı Admiral Tan Sri Zulhelmy bin Ithnain, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ve her iki ülkenin askeri delegasyonları ve savunma sanayii firmalarının yetkilileri katıldı. “İki Haftada İkinci Gemiyi Denize İndirerek Üretim Hızımızı Kanıtladık” Törende açılış konuşmasını yapan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, iki ülke arasındaki stratejik iş birliğine ve projenin yakaladığı rekor üretim temposuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Türkiye ile Malezya arasındaki ilk devletten devlete (G2G) savunma ticareti anlaşması ve ülkemizin Asya-Pasifik bölgesine ilk korvet ihracatı olan bu tarihi projede, ilk gemi 'TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL'i iki hafta önce suyla buluşturmuştuk. Bugün ise projemizin ikinci gemisi 'RAJA LAUT'u da denize indirmiş olmak, STM’nin mühendislik ve lojistik operasyon hızının somut bir göstergesi oldu. Yakaladığımız bu yüksek üretim temposuyla serinin üçüncü gemisini önümüzdeki ağustos ayında denize indirmeyi, her üç platformu da 2027 yılı içinde teslim etmeyi hedefliyoruz." RAJA LAUT Proje kapsamındaki gemiler, isimlerini Malezya tarihindeki önemli şahsiyetlerden alıyor. İlk gemiye, Malezya Kralı Sultan İbrahim'in 2015 yılında vefat eden ve "prens-amiral" unvanını taşıyan oğlu "TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL"in adı verilmişti. Bugün denize indirilen ikinci gemiye ise 19. yüzyılda Selangor yönetimi ile bölgesel deniz ticaretinde rol oynayan tarihi figür "RAJA LAUT"un ismi verildi. STM LMS Batch-II Gemi Özellikleri Türk Deniz Kuvvetleri ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde geliştirilen MİLGEM projesi ile dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden biri konumuna gelen Türkiye, bugün SSB'nin ihracat vizyonu ile Türkiye ekonomisine katkı sunarken, dost-kardeş ülkelerin savunma kapasitelerini de geliştiriyor. Bu çerçevede, Türkiye ve Malezya arasında ‘Savunma Ürünleri Tedarikine İlişkin G2G Mutabakat Muhtırası İmza Töreni ve Malezya Kraliyet Donanması için tedarik edilecek ‘Kıyı Görev Gemisi (LMS) Batch 2 Projesi Kabul Mektubu (LoA) Teslim Töreni, 10 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirildi. Gemilerin sac kesim töreni 4 Aralık 2024’te, blok koyma töreni ise 8 Nisan 2025 tarihinde İstanbul’da yapıldı. Projenin ilk gemisi 24 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen törenle denize indirildi. STM tarafından Malezya Kraliyet Donanması'nın gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanmış ve özelleştirilmiş üç korvet, Kıyı Görev Gemisi İkinci Seri (LMSB2) Projesi kapsamında Türkiye'de İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde inşa ediliyor. STM, tasarımdan performansa, inşadan gemilerin teslimine kadar projenin tüm aşamalarından sorumlu ana yüklenici oldu. STM, gemi tasarımı, proje yönetimi, inşaat yönetimi, malzeme/sistem tedariki, entegrasyon tasarımı ve montajı, testler ve Entegre Lojistik Destek (ELD) faaliyetleri ile projeye ilişkin tasarım ve ELD dokümanlarının hazırlanmasını üstleniyor. Proje kapsamında, gemilerin inşası ve donatımı Türkiye'de, Türk savunma sanayii şirketlerinin yoğun katılımı ile gerçekleştiriliyor. STM ana yükleniciliğinde inşa edilecek gemilerde, ASELSAN tarafından geliştirilen, 30 mm MUHAFIZ (Smash) Uzaktan Komutalı Stabilize Top Sistemi, CENK 3D Arama Radarı, ARES 2D Su Üstü Radar ED sistemi, Akrep Atış Kontrol Radarı, Chaff Aldatma Sistemi, Dost-Düşman Tanıma Sistemi IFF ve diğer elektronik sensörler; ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA Gemisavar Füzesi, HAVELSAN tarafından geliştirilen Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve 76 mm top atış kontrol sistemi yer alacak. 99,56 metre boya, 2500 ton deplasmana sahip olacak gemiler, 26 knot maksimum hıza, helikopter iniş platformuna ve 111 kişilik personel kapasitesine sahip olacak. Ana Boyutlar Toplam Uzunluk: 99.56 mGenişlik: 14.42 mSu Çekimi : 3.94 mDeplasman: ~2500 ton Hız & Dayanıklılık Hız: +26 knotSeyir Hızı: 14 knotMenzil: 14 knot'ta +4000 nm Personel & Dayanıklılık Personel: 111Dayanıklılık: 14 gün Silahlar 1 x 76 mm Ana Top2 x 4 SSM1 x 30 mm İkincil Top2 x 2 SAM2 x Dekoy Fırlatıcı Sistemi (DLS) Gemi Sistemi & Ekipman Yapılandırması Ana Tahrik / Güç Üretimi4 x Dizel Ana Makine (CODAD Tahrik Sistemi)2 x Devir Düşürücü Dişli2 x Şaft2 x CPP Pervane4 x Dizel JeneratörYalpa Sönümlendirme Sistemi Sensörler Savaş Yönetim Sistemi (CMS)3D Gözetleme RadarıIFF Sistemi (3D radar ile entegre)1 x Atış Kontrol RadarıAtış Kontrol Sistemi2 x Hedef Belirleme Görüşü (TDS)C-ESM SistemiTaktik Veri Link Sistemi (LINK-Y) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İHA Teknolojisi Tarih Yazdı: KARGU Sürüsü Hedefleri Başarıyla İmha Etti Haber

Türk İHA Teknolojisi Tarih Yazdı: KARGU Sürüsü Hedefleri Başarıyla İmha Etti

T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde çalışmalarını sürdüren, Türkiye’nin milli mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., otonom sistemler ve sürü İHA teknolojilerindeki kabiliyetlerini EFES-2026 Tatbikatı’nda sahaya taşıdı. İzmir Seferihisar Doğanbey Tatbikat Bölgesinde gerçekleştirilen; 50 ülkeden 10 binden fazla personelin katılım sağladığı EFES-2026’nın Seçkin Gözlemci Günü, önemli bir faaliyete sahne oldu. 20 Mayıs akşam saatlerinde gerçekleştirilen tatbikatın gece safhası kapsamında, STM tarafından geliştirilen ve 15 ülke tarafından aktif şekilde kullanılan KARGU vurucu İHA’ları, sürü zekâsı altyapısıyla koordineli şekilde görev icra ederek belirlenen hedeflere eş zamanlı taarruz gerçekleştirdi. Dünyada Bir İlk Tamamen milli algoritmalar ve dağıtık mimariye sahip sürü zekâsı ile donatılan 20 adet KARGU, tek bir operatörün kontrolünde havalanarak hedef bölgeye otonom intikal gerçekleştirdi. Tatbikatın fiili atışlı safhasında, gerçek muharebe koşullarını aratmayan bir senaryoda görev yapan KARGU sürüsü, hedefleri otonom olarak tespit ve sınıflandırma yeteneğiyle koordine oldu. Sürü zekâsı sayesinde birbirleriyle gerçek zamanlı haberleşen ve hedef paylaşımı yapan İHA’lar, eş zamanlı (satürasyon) saldırı gerçekleştirerek anti-personel harp başlıklarını hedefler üzerinde başarıyla infilak ettirdi. Bu operasyon, dünya askeri literatüründe bir tatbikat sırasında canlı mühimmatlı bulutaltı İHA’lar ile sürü harekatı icra edilen ilk faaliyet olarak kayıtlara geçti. Üst Düzey Heyetten Tam Not EFES-2026’nın seçkin gözlemci gününde gerçekleştirilen bu tarihi operasyonu, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kuvvet Komutanları ve farklı ülkelerden gelen üst düzey askeri delegasyonlar yerinde takip etti. STM’nin sergilediği bu oyun değiştirici kabiliyet, uluslararası askeri heyetler ve komuta kademesi tarafından tam not aldı. Gerçekleştirilen faaliyet, sürü sistemlerinin modern harp sahasında ulaştığı operasyonel seviyeyi ortaya koyarken, Türkiye’nin otonom harp teknolojilerindeki yetkinliğini de gözler önüne serdi. Güleryüz: Dünya Savunma Literatürüne Yeni Bir Sayfa Açtık STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, EFES-2026’da elde edilen bu küresel başarının Türkiye’nin teknolojik liderliğini perçinlediğini belirterek şunları kaydetti: “Ocak 2026’da Ankara’da gerçekleştirdiğimiz başarılı saha testlerinin ardından, bugün Türkiye’nin en prestijli tatbikatı EFES-2026’da bu kabiliyeti bir adım öteye taşıyarak dünya savunma tarihinde bir ilki gerçekleştirdik. 20 adet KARGU’dan oluşan sürümüzün, tam otonom şekilde hedeflerini imha etmesi, sadece STM için değil Türk savunma sanayii için bir gurur vesilesidir. Dünyada ilk kez bu ölçekte bir sürü drone saldırısının tatbikat ortamında başarıyla icra edilmesi, ülkemizin savunma teknolojilerindeki öncü konumunu daha da güçlendirmiştir. Bu operasyonla, sürü zekâsı ve otonom sistemler alanında dünyada takip eden değil, standart belirleyen ve ilki gerçekleştiren bir ülke olduğumuzu kanıtladık. Oyun değiştirici teknolojilerimizle dünyada ilkleri başarmaya, kahraman Ordumuzun gücüne güç katmaya devam edeceğiz!” STM Sürü İHA Kabiliyetleri STM’nin sahip olduğu özgün algoritmalar ve yazılımlar sayesinde STM sürü sisteminde bulunan taktik İHA’lar, gerçek zamanlı olarak birbirileri arasında haberleşebiliyor, hedef tespiti, paylaşımı ve önceliklendirmesi yaparak, sürü saldırısı icra edebiliyor. STM’nin sürü zekâsı mimarisi, merkezi bir kontrol birimine bağımlı olmadan, her bir İHA’nın görev kararlarını kendi almasına imkân tanıyor. Bu dağıtık kontrol mimarisi, sistemin bir parçası devre dışı kalsa bile sürünün görevi sürdürebilmesini sağlıyor ve görev başarısını artırıyor. Sürü sistemleri, satürasyon saldırısı konsepti çerçevesinde, aynı anda çok sayıda İHA’nın koordineli biçimde hedef bölgeye seyrüseferini sağlayarak, düşman savunma sistemlerinin satürasyona uğratılmasını ve etkisiz bırakılmasını hedefliyor. STM algoritmaları sayesinde sürü içindeki İHA’lar, taşıdıkları mühimmat türüne uygun hedeflerle angaje oluyor. Örneğin; insan veya araç hedeflerini ayırt edebilen, anti-personel veya zırh delici mühimmat taşıyan İHA’lar, hedef tipine göre otonom angajman yapabilmektedir. Geliştirilen sistemlerde, sürüye gerçek zamanlı olarak yeni İHA’lar eklenip çıkarılabiliyor, görevler güncellenebiliyor ve görev bölgesi içinde sürü bölünerek farklı alt görevler icra edebiliyor. STM, sürü İHA alanındaki kabiliyetlerini, Ankara Polatlı’da Ocak 2026’da icra edilen saha testinde kanıtlamıştı. 20 adet KARGU’dan oluşan sürü; tamamen milli algoritmalarla, tek operatör kontrolünde otonom şekilde gerçek mühimmatla hedeflerini tam isabetle vurmuş, bir ilke daha imza atmıştı. Özellikler Sürü Zekâsı AlgoritmalarıSatürasyon Saldırısı KonseptiDağıtık Kontrol MimarisiİHA’lar Arası İletişim AltyapısıOtonom Formasyon Oluşturma ve SürdürmeÇarpışma Önleme SistemiGerçek Zamanlı Hedef Tespiti ve SınıflandırmasıSürü İçi Görev PaylaşımıHedef Önceliklendirme ve Görev AtamaCRPA Destekli Anti-jam SeyrüseferKERKES Entegrasyonu ile KKS Bağımsız SeyrüseferSürü Bölünmesi ve BirleşmesiGerçek Zamanlı Sürüye Katılma ve Sürüden Ayrılma Sürü Zekâsı Algoritmaları Satürasyon Saldırısı Konsepti Dağıtık Kontrol Mimarisi İHA’lar Arası İletişim Altyapısı Otonom Formasyon Oluşturma ve Sürdürme Çarpışma Önleme Sistemi Gerçek Zamanlı Hedef Tespiti ve Sınıflandırması Sürü İçi Görev Paylaşımı Hedef Önceliklendirme ve Görev Atama CRPA Destekli Anti-jam Seyrüsefer KERKES Entegrasyonu ile KKS Bağımsız Seyrüsefer Sürü Bölünmesi ve Birleşmesi Gerçek Zamanlı Sürüye Katılma ve Sürüden Ayrılma Dünyanın Ordularının Tercihi: KARGU Kamuoyunda “kamikaze İHA” olarak da bilinen vurucu KARGU, STM tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine 2018 yılında giren KARGU, TSK başta olmak üzere Türkiye’de çeşitli güvenlik güçleri tarafından terörle mücadele, özel operasyonlar ve sınır ötesi operasyonlarda etkin şekilde kullanılıyor. Farklı coğrafi ve arazi koşullarında kendini başarıyla kanıtlayan KARGU, bugüne kadar dört farklı kıtada 15 ülkeye ihraç edildi. Kullanıcı personel sahadaki anlık duruma göre, KARGU’dan anti personel mühimmat başlığını çıkarıp, zırh delici başlığı hızlıca değiştirebiliyor. Düşük radar kesit alanı özelliği ile düşman bölgesinde tespit edilmesi zor olan KARGU, tek bir asker tarafından kolayca taşınıp görev alanında 1 dakika içinde kurulabiliyor. KARGU, üzerindeki yapay zeka ve görüntü işleme kabiliyetleri, sessizliği, taşıdığı patlayıcıyı hedefe tam ulaştırma yetenekleriyle önemli bir sürpriz etki ve operasyonel üstünlük sağlıyor. KARGU, sahip olduğu gelişmiş elektro optik ve kızılötesi kameralar ile gece-gündüz etkin operasyon yapabiliyor. 30 dakikadan fazla havada kalabilen KARGU, 10 km menzile sahip. KARGU’lar sürü halde de görev yapabiliyor. Ayrıca KARGU, STM’nin geliştirdiği yazılımlarla, elektronik harp ortamından etkilenmeden, GNSS’ten bağımsız görev yapabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Teknoloji Liderleri ODTÜ’de Buluşuyor Haber

Türkiye’nin Teknoloji Liderleri ODTÜ’de Buluşuyor

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek zirve kapsamında; savunma sanayii ve yüksek teknoloji ekosistemine yönelik vizyon oturumları, üst düzey yönetici konuşmaları ve ilham veren paneller gerçekleştirilecek. Alanında öncü firmaların yer alacağı etkinlikte şirketler, kurumsal yapılarını ve insan kaynakları süreçlerini aktaracakları teknik sunumlar ve kariyer oturumlarıyla gençlerle bir araya gelecek. Zirve boyunca kurulacak stant alanlarında katılımcı firmalar öğrencilerle doğrudan iletişim kurma fırsatı bulurken, networking ve kariyer görüşmeleri sayesinde genç yetenekler sektör temsilcileriyle birebir etkileşim sağlayabilecek. Ayrıca mühendislik disiplinleri, Ar-Ge süreçleri, proje yönetimi ve teknoloji geliştirme alanlarına yönelik gerçekleştirilecek bilgilendirme oturumlarıyla katılımcılar, sektörün ihtiyaç duyduğu yetkinlikler hakkında kapsamlı bilgi edinme imkanı yakalayacak. Teknoloji Dünyasının Liderleri ODTÜ’de Bir Araya Geliyor ODTÜ’de gerçekleştirilecek Milli Teknoloji Zirvesi, “Bağımsız Gelecek: Milli Teknoloji Hamlesi” temasıyla teknoloji dünyasının öncü isimlerini gençlerle buluşturacak. Gün boyu sürecek zirvede savunma sanayii, mühendislik, teknoloji geliştirme ve stratejik vizyon alanlarında önemli paneller düzenlenecek. Açılış konuşmalarını T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Elvan Kuzucu Hıdır ve ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil’in yapacağı zirvede; ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, ASFAT Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa İlbaş, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ve Anadolu Ajansı Akademi ve Yayın Koordinatörü Yahya Bostan konuşmacı olarak yer alacak. Alanında öncü isimler, Türkiye’nin savunma sanayii vizyonunu, Milli Teknoloji Hamlesi’nin geleceğini ve yüksek teknoloji ekosistemindeki dönüşümü gençlerle paylaşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM VTOL İHA “TURUL” Test Uçuşlarına Başarıyla Devam Ediyor Haber

STM VTOL İHA “TURUL” Test Uçuşlarına Başarıyla Devam Ediyor

Türkiye’nin önde gelen savunma ve teknoloji şirketlerinden STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., milli imkanlarla geliştirdiği insansız hava araçlarının test faaliyetlerini sürdürüyor. STM’nin IDEF-2025 Fuarı'nda ilk kez görücüye çıkardığı, dikey iniş-kalkış kabiliyetine sahip STM VTOL İHA TURUL, saha testleri aşamasında kritik aşamaları geride bıraktı. Bulutaltı operasyonlarda fark yaratan ve istihbarat, keşif ve gözetleme (ISR) görevleri için optimize edilen TURUL, gerçekleştirilen test uçuşlarında otonom yeteneklerinden tam not aldı. Sahadan paylaşılan son görüntülerde TURUL, otonom kalkış ve seyrüseferinin ardından, sabit ve hareketli hedeflerin takibini tamamladıktan sonra başarıyla iniş yapıyor. Kalifikasyon testleri devam ederken STM bünyesinde seri üretime hazırlık çalışmaları da paralel olarak devam ediyor. İsmini Türk mitolojisinde gücü, asaleti ve gökyüzündeki mutlak hakimiyeti temsil eden efsanevi avcı kuştan alan TURUL, dikey iniş-kalkış yeteneğiyle operasyonel sahanın yeni koruyucusu olmaya hazırlanıyor. “Bulutaltı Operasyon Kabiliyetiyle Kesintisiz Gözetleme Sunuyoruz” TURUL’un başarıyla devam eden test süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, platformun modern muharebe doktrinindeki yerine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Günümüz savunma ekosisteminde, platformların sadece uçması değil, sahadaki veriyi ne kadar hızlı ve güvenli işlediği kritik önem taşıyor. Sabit kanatlı İHA’larımızın operasyonel menzil avantajını, dikey iniş-kalkış esnekliğiyle birleştirerek pist altyapısı zorunluluğunu ortadan kaldıran bir çözüm ortaya koyduk. Deniz platformlarından veya herhangi bir kara noktasından kalkış ve iniş yapabilen TURUL, özellikle bulutaltı operasyon kabiliyeti sayesinde, zorlu hava şartlarında ve yüksek irtifa gerektiren görevlerde dahi görüntüden kopmadan kesintisiz istihbarat sağlıyor. Elektronik harp direnci yüksek, milli yazılımlarla donatılmış bu sistemimizle; sınır güvenliğinden stratejik tesis korunmasına kadar her alanda tam bağımsızlık vizyonumuza bir tuğla daha ekliyoruz. QR Kod ile Milimetrik İniş Test faaliyetlerinde başarıyla uygulanan QR kod işaretleyici tabanlı iniş ve mmWave radar desteği, sistemin otonom olarak belirlenen noktaya milimetrik hassasiyetle dönmesini sağlıyor. 2 saati aşan havada kalış süresi ve 200 kilometrelik uçuş menziliyle TURUL; taktik keşif, alan gözetleme ve hedef tespiti görevlerinde uçtan uca çözüm sunuyor. TURUL ile Uzun Operasyon Süresi STM tarafından geliştirilen Sabit Kanatlı VTOL İHA Sistemi TURUL, pist ihtiyacını ortadan kaldıran yapısı ve otonom görev kabiliyetiyle hem askeri hem de sivil operasyonlarda çok yönlü bir imkan sunuyor. Uzun havada kalış süresi ve yüksek faydalı yük kapasitesiyle öne çıkan sistem, keşif, gözetleme (ISR), mühimmat bırakma, suüstü mayın tarama görevlerinde otonom olarak görevini icra edebiliyor. Entegre EO/IR görüntüleme sistemleri sayesinde gece ve gündüz görev yapabilen TURUL, tek personel ile kısa sürede kullanıma hazır hale gelebilir. Kabiliyetler Keşif, Gözetleme, İstihbaratDikey Kalkış İniş KabiliyetiQR İşaretleyici Tabanlı Hassas İniş KabiliyetimmWave Radar Destekli Hassas Otonom İniş KabiliyetiEO/IR Görüntüleme Sistemi ile Gerçek Zamanlı Görüntü AktarımıUzun Havada Kalış ve Geniş Görev YarıçapıGNSS Karıştırma Dayanımlı SeyrüseferGörev Planlama ve Otonom Uçuş YeteneğiGece/Gündüz Operasyon Kabiliyeti Teknik Özellikler Uçuş Menzili: 200 kmHaberleşme Menzili: 60 km (LOS)Operasyonel Uçuş İrtifası: 2000 m (MSL)Uçuş Süresi: 2 saatKalkış Ağırlığı: 35 kgKanat Açıklığı: 3.6 mÇalışma Sıcaklığı: -20 / +50 °C Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM Sualtındaki Yeni Amiral Gemisi “TENGİZ”i Gün Yüzüne Çıkardı Haber

STM Sualtındaki Yeni Amiral Gemisi “TENGİZ”i Gün Yüzüne Çıkardı

Türk savunma sanayiinin milli projelerinde kritik roller üstlenen STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., sualtı platformlarındaki tecrübesini insansız sistemlerle bir üst seviyeye taşıyor. STM’nin kendi öz kaynaklarıyla geliştirdiği Büyük Otonom İnsansız Sualtı Aracı TENGİZ, 400 metreyi aşan görev derinliği ve 20 günü geçen operasyon süresiyle denizlerdeki yeni güç çarpanı olarak ilk kez SAHA 2026’da kamuoyuna tanıtıldı. Güleryüz: STM’nin İnsansız Sualtı Ailesi Büyüyor STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, STM’nin askeri denizcilik tecrübesini otonom teknolojileri ile birleştirerek, Mavi Vatan savunmasında oyun değiştirici platformlar geliştirdiğini belirterek şunları kaydetti: “İnsansız otonom sualtı araçları yolculuğumuza, yüksek yerlilik oranıyla geliştirdiğimiz STM NETA 300 ile başlamıştık. NETA 300’ün deniz testlerini başarıyla tamamlamış olmanın verdiği gururla, şimdi bu aileyi orta ve büyük sınıftaki yeni üyelerimizle genişletiyoruz. TENGİZ bu ailemizin en büyük ve en yetkin üyesi olarak öne çıkıyor. TENGİZ, konvansiyonel bir denizaltının icra edebileceği hemen hemen tüm kritik görevleri, personelimizi riske atmadan, insansız ve yüksek otonomiyle gerçekleştirebilecek bir platformdur. İstihbarattan mayın harbine, torpido atışından 'ana gemi' konseptine kadar sunduğu bu devasa kapasite, Türkiye’nin sualtındaki teknolojik egemenliğini perçinleyecektir.” Derinliklerin Görünmez Muhafızı Adını Eski Türkçe’de 'deniz' ve 'sonsuz su' anlamına gelen kelimeden alan TENGİZ, sualtı harbinin temel gereksinimlerini karşılamak üzere çok amaçlı bir operasyonel yapı sunuyor. Platform; istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) faaliyetlerinin yanı sıra denizaltı savunma harbi kapsamında hedef takibi ve bariyer kurma görevlerini yerine getiriyor. Elektronik harp, sinyal istihbaratı ve deniz tabanı haritalama gibi teknik görevlerde de kullanılan TENGİZ, kritik altyapıların denetiminde rol alırken aynı zamanda taarruzi mayın harbi kapsamında belirlenen alanlara mayın dökme kabiliyetine sahip bulunuyor. Ağır ve çok hafif torpido fırlatma yeteneğine sahip olan TENGİZ, bünyesinde STM NETA 300 otonom sualtı aracını ve ALPAGUT akıllı dolanan mühimmat sistemini taşıyıp sualtından fırlatabilen bir "ana gemi" (mothership) yapısıyla çalışıyor. ADVENT Komuta Kontrol mimarisi sayesinde ağ merkezli harp konseptine dahil olan platform, uydu haberleşmesi üzerinden veri aktarımı gerçekleştiriyor. 40 feet ISO konteyner boyutlarıyla uyumlu olan TENGİZ, limanların yanı sıra lojistik destek gemileri ve TCG ANADOLU (LHD) gibi havuzlu gemilerden otonom olarak göreve başlayabiliyor. 400 metre Derinlerde 20 Günden Fazla Görev Süresi Ekstra Büyük Sınıf İnsansız Sualtı Aracı (XLUUV) kategorisinde yer alan TENGİZ; 11,2 metre uzunluğa, 1,6 metre çapa ve 17,8 ton deplasman ağırlığına sahip. 400 metreyi aşan derinliklerde görev icra edebilen platform, sualtında 8 knotun üzerinde hıza ulaşabiliyor. Sistem mimarisi ve enerji kapasitesi, aracın herhangi bir dış desteğe ihtiyaç duymadan 20 günü aşkın süre boyunca kesintisiz operasyon sürdürmesine olanak tanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM’nin Milli Teknolojileri Latin Amerika Sahnesine Çıkıyor Haber

STM’nin Milli Teknolojileri Latin Amerika Sahnesine Çıkıyor

Türkiye’nin “tam bağımsız savunma sanayii” hedefleri doğrultusunda, küresel pazarda ihracat odaklı büyümesini sürdüren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş, milli teknolojilerini yurt dışına taşımaya devam ediyor. STM, Latin Amerika’nın en prestijli savunma buluşmalarından biri olan, 33 farklı ülkeden 300’den fazla katılımcıyı ağırlayacak Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı, FIDAE 2026’ya katılarak, bölgedeki stratejik varlığını pekiştirmeyi ve yeni iş birliği kapılarını aralamayı hedefliyor. 7-12 Nisan tarihleri arasında Şili’nin başkenti Santiago’da düzenlenecek fuarda STM; askeri denizcilik alanında; ana yüklenicisi olduğu ve Türk Donanması’na teslimini gerçekleştirdiği, MİLGEM İstif Sınıfı projesinin ilk gemisi, Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL (F-515), Pakistan Donanması için inşa edilen ve 2018’de teslim edilen Pakistan Denizde İkmal Tankeri (PNFT), STM-MPAC Hücumbot ve İnsansız Otonom Sualtı Aracı STM NETA’nın maketlerini fuarda katılımcıların beğensine sunacak. Taktik insansız hava araçlarında ise; dört farklı kıtada 15 ülkeye ihraç edilen Türkiye’nin ilk milli vurucu İHA’sı KARGU, Türkiye’nin envanterinde bulunan ve ihraç edilen; Gözcü İHA TOGAN ve Mühimmat Bırakan İHA BOYGA da Şili’de olacak. Güleryüz: 44 Askeri Gemi Projesindeki Tecrübemizi Latin Amerika’ya Taşıyoruz STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yetkinliğini ekonomik bir katma değere dönüştüren ihracat başarılarına dikkat çekerek şunları kaydetti: “STM olarak, ciromuzun önemli bir kısmını ihracat başarılarımızla şekillendirirken, Türk mühendisliğinin gücünü dünyanın dört bir yanına taşımaya devam ediyoruz. Latin Amerika, büyüme hedeflerimiz arasında yer alan ve teknolojik çözümlerimize ilginin her geçen gün arttığı stratejik bir bölge. Şili’de düzenlenen FIDAE 2026’yı, sadece ürünlerimizi sergilediğimiz bir platform olarak değil; aynı zamanda bölge ülkeleriyle teknoloji transferi ve yerel üretim odaklı, uzun vadeli ortaklıklar kuracağımız bir organizasyon olarak görüyoruz. Bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında; 11 farklı tersanede 44 askeri gemi platformunun inşasını ve yönetimini gerçekleştiren STM, küresel arenadaki rüştünü Portekiz, Ukrayna, Malezya ve Pakistan gibi stratejik pazarlarda kanıtlamıştır. Bu derin tecrübeyi ve NATO standartlarındaki mühendislik kabiliyetimizi, Latin Amerika’nın savunma ihtiyaçlarına yönelik yeni iş birliği kapılarını aralamak için Şili’ye taşımayı amaçlıyoruz.” STM – FIDAE - 2026 Stand Bilgileri: Stant No: D-116 Tarih: 7-12 Nisan 2026 Yer: Santiago, Şili Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi Haber

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi

T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde, çalışmalarını sürdüren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., yaklaşık 35 yıllık tecrübesiyle Türkiye’nin askeri gemi inşa alanında attığı adımlarda stratejik bir rol üstlenerek, milli denizcilik kabiliyetlerinin gelişimine yön vermeye devam ediyor. STM; korvet, fırkateyn, lojistik destek gemileri, hücumbot, denizaltı tasarım ve modernizasyon projeleri ile otonom sualtı sistemleri gibi geniş bir yelpazede, hem Türk Donanması’na hem de müttefik donanmalara hizmet veriyor. Askeri gemi inşa alanında 300’e yakın nitelikli mühendis kadrosuyla Türkiye’nin bu alandaki en yetkin şirketi olan STM, çeşitli deniz platformları için dizayndan teslime kadar inşa ve modernizasyon projelerinin her aşamasını yönetiyor. Mavi Vatan’da pek çok kritik sistemin millileştirilmesi ve yerlileştirmesini de imkân sağlayan STM, askeri gemi inşa sanayiindeki güçlü ekosistemi ile pek çok kritik sistemde dışa bağımlılığa da son verdi. Dünyada 11 Farklı Tersanede 44 Askeri Gemi Platformu Türkiye’nin milli savaş gemisi programı MİLGEM ile denizcilik alanındaki uzmanlığı başlayan ve dünya donanmalarının güvenilir ortağı olan STM, bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında 11 farklı tersanede 44 proje yürüttü. Türk Donanması’nın yanı sıra Portekiz, Ukrayna, Malezya ve Pakistan için suüstü ve denizaltı platformları geliştiren STM, gemi inşa ve modernizasyon projelerinde Türkiye’deki yetkin tersanelerle birlikte, müşteri ülkelerin tersanelerinde de çalışabilme esnekliği sunarak yerel katkıyı en üst seviyeye taşıyor. Suüstü ve Sualtı Projelerinde Geniş Yelpaze STM’nin suüstü platformlarında korvet kapsamında; 4 adet ADA Sınıfı Korvet, 3 adet Malezya Korveti, 2 adet Ukrayna Korveti, Test ve Eğitim Gemisi TCG UFUK; Fırkateyn projesinde ise 8 adet MİLGEM İstif Sınıfı Fırkateyn bulunuyor. Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL, 2024 yılında Türk Donanması’na teslim edilirken, 7 milli fırkateynin üretimi ise STM-TAİS OG İş Ortaklığında inşası sürüyor. STM ayrıca, Türk Donanması için Türkiye’nin ilk milli hücumbotunun tasarımını tamamlayarak inşa sürecini başlattı. AB ve NATO Ülkesine İlk Askeri Gemi İhracatı Lojistik destek gemileri alanında öncü projelere imza atan STM, Türk Donanması için 2 adet Lojistik Destek Gemisi ile Pakistan Donanması için Denizde İkmal Tankeri teslimatlarını gerçekleştirdi. STM, Portekiz Donanması için geliştirdiği 2 adet Lojistik Destek Gemisi projesiyle, Türkiye’nin Avrupa Birliği ve NATO üyesi bir ülkeye gerçekleştirdiği ilk askeri gemi ihracatına imza attı. Denizaltı Mühendisliğinde Milli Güç Denizaltı tasarım, inşa ve modernizasyon alanlarında Türkiye’de öncü çalışmalar yapan STM; Gölcük Askeri Tersanesi’nde inşa edilen 6 adetlik Reis Sınıfı Denizaltıların üretimine mühendislik ve yerlileştirme desteği veriyor. Türkiye’nin özel harekât ve hücum maksatlı ilk milli denizaltısı STM500’ü geliştiren şirket; Türk Donanması’ndaki Ay (2), Preveze (4) ve Gür Sınıfı (4) denizaltıların modernizasyonunda yer alarak, denizaltıların ömürlerini milli ve modern sistemlerle uzatılmasını sağlıyor. Pakistan Agosta90B sınıfı denizaltılar ile Türkiye’nin ilk denizaltı modernizasyonu ihracatına imza atan STM, üç denizaltıdan ikisinin modernizasyonu Pakistan’da tamamladı. STM NETA Otonom Sualtı Aracı ile de geleceğin deniz harekât konseptlerine yönelik çözümler geliştiriliyor. Güleryüz: Küresel Ölçekte Güvenilir Bir Askeri Denizcilik Şirketiyiz STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Deniz Kuvvetlerimizle birlikte çalışarak kazanılan mühendislik tecrübesi ve Savunma Sanayii Başkanlığımızın stratejik öncülüğü sayesinde STM’nin denizcilik serüveni MİLGEM projesiyle başlamış; bu yolculuk, Türkiye’de milli deniz platformları ve denizcilik ekosisteminin gelişimine yön veren önemli adımları beraberinde getirmiştir. STM olarak, Türk Donanması’nın ihtiyaçlarını ileri mühendislik çözümleriyle karşılamanın yanı sıra, dost ve müttefik ülkelerin deniz kuvvetlerine yönelik ihracat projeleriyle küresel ölçekte güçlü bir konumdayız. Savunma Sanayii Başkanlığımızın ve Deniz Kuvvetlerimizin öncülüğünde Türkiye’de şu an 40’ın üstünde askeri gemi projesi yürütülüyor. STM olarak bizler de, eş zamanlı şekilde şu anda 8 farklı tersanede bu 28 farklı gemi inşasının merkezinde yer alıyoruz. Toplamda ise bugüne kadar 11 farklı tersanede 44 askeri gemi platformunu başarıyla yönettik. Onlarca suüstü ve sualtı projesini yönetebilmek; sahip olduğumuz sistem mühendisliği yetkinliğinin, proje yönetimi kabiliyetimizin ve güçlü ekosistemimizin bir göstergesi. Önceliğimiz, Donanmamıza yenilikçi ve güçlü platformlar kazandırmak. Bu doğrultuda özellikle insansız deniz araçları alanındaki ürün ailemizi genişletmeyi, sürü ve tekil halde görev yapabilen otonom deniz araçları geliştirmeyi hedefliyoruz. Milli mühendislik birikimimizi de ihracata dönüştürerek, Türkiye’nin denizcilik alanındaki caydırıcılığını ve uluslararası itibarını artırmaya devam ediyoruz. Verdiğimiz güven, esnek mühendislik çözümlerimiz, hızlı teslimat, NATO standartlarındaki üretim kabiliyetimiz ve teslim sonrasındaki sürekli hizmetlerimiz ile tercih ediliyoruz. Önümüzdeki dönemde de STM’yi, küresel ölçekte tercih edilen bir denizcilik ve savunma mühendisliği markası olarak daha ileri taşıyacağız.”

TCG SAVARONA STM’nin Milli Seyir Sistemi ile Görev Yapacak Haber

TCG SAVARONA STM’nin Milli Seyir Sistemi ile Görev Yapacak

Türkiye’nin savunma sanayiindeki milli mühendislik gücü STM, savaş gemilerinin yanı sıra geliştirdiği kritik yerli alt sistemlerle, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası olan Savarona Yatının modernizasyon sürecine teknolojik katkı sunuyor. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Devlet statüsünde devredilen ve ASFAT yükleniciliğinde İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nca modernizasyona alınan TCG SAVARONA’ya, STM tarafından milli imkanlarla geliştirilen, Elektronik Harita Gösterim, Bilgi ve Takip Sistemi STMDENGİZ WECDIS entegre edildi. Savarona, STM’nin milli seyir sistemi ile rotasını bulacak. Güleryüz: Savarona’ya Katkı Sunmak, Tarihî Bir Sorumluluk ve Gurur Vesilesi STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, “STM olarak geliştirdiğimiz milli sistemleri, bugüne kadar donanmamızın modern savaş gemilerine entegre ettik. Şimdi ise bu teknolojik birikimi, tarihimizin simgelerinden biriyle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu çalışmalar, ekosisteme sunduğumuz hizmetleri sürekli geliştirme kararlılığımızın bir göstergesi. Bunun en son ve en anlamlı örneklerinden biri ise TCG SAVARONA projesi. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası olan Savarona’ya katkı sunmak, bizler için sadece bir mühendislik projesi değil, aynı zamanda tarihî bir sorumluluk ve gurur vesilesidir. WECDIS sistemi ile, Savarona’nın çağın gereksinimlerine uygun şekilde seyrini desteklemekten onur duyuyoruz” ifadelerini kullandı. STMDENGİZ WECDIS ile Emniyetli ve Kontrollü Seyir STM mühendisleri tarafından, askeri deniz platformları için geliştirilen, Elektronik Harita Gösterim, Bilgi ve Takip Sistemi STMDENGİZ WECDIS, dünya çapında geçerliliğe sahip Denizcilik Ekipmanları Direktifi (MED-Marine Equipment Directive) sertifikası “Wheelmark” onayı alan Türkiye’den ilk WECDIS ürünü. Askeri amaçla kullanılan sualtı ve suüstü platformlar için üretilen STMDENGİZ WECDIS, yeni nesil askeri harita sistemlerini içermesinin yanı sıra tüm askeri fonksiyonel gereksinimleri karşılayacak şekilde dizayn edildi. Gemilerde, köprüüstünde veya platform büyüklüğüne göre Savaş Harekat Merkezinde de bulunabilen sistem, otomatik olarak geminin rotasını ve ilerlemesini dijital ortamda sergileyerek bir harita işlevi görüyor. Ayrıca, yüklenen ilave katmanlarla da seyir güvenliğini arttırıyor. S-100 Tabanlı Haritalarla Uyumlu Hale Geliyor Yerli yazılım STMDENGİZ WECDIS, diğer veri sağlayıcılarının entegre edilmesiyle seyirsel farkındalığı artırırken; seyir planının hazırlanması ve değerlendirmesinde kullanılacak süreyi azaltarak seyir planının verimliliğini de artırıyor. Harita düzeltmelerinin elektronik harita üretici kuruluşlarca otomatik olarak yapılarak sisteme yüklenmesiyle seyir personeli üzerindeki yükü de azaltarak harita düzeltmelerinin verimliliğini de olumlu etkileyen sistem, elle yapılan harita düzeltmelerine ve uzun seyir planlarına olan ihtiyacı ise ortadan kaldırıyor. Kullanımı kolay ekran fonksiyonları ve yüksek çalışma performansının yanı sıra kullanıcı dostu yazılıma sahip olan ve çeşitli ekran boyutları bulunan STMDENGİZ WECDIS’de, rota planlama/düzenleme ve emniyet kontrol fonksiyonları yer alıyor. Günümüzün teknolojik gelişmelerine paralel olarak, STM söz konusu sistemi, S-100 tabanlı haritaların sergilenmesine de uygun hale getirmek üzere çalışmalarına devam ederek çok yakın gelecekte üreteceği sistemlerde bu özelliği kullanıcıların hizmetine sunmayı planlıyor. Milli Gemilere Takıldı, İhracata Koştu STMDENGİZ WECDIS, farklı ilave askeri katmanları (Additional Military Layers AML) bünyesinde barındırıyor. Örneğin; bir bölgede daha önce yapılmış bir mayın harekâtında mayın veya batık tespit edilerek, bu tespitler ilave askeri katman olarak sisteme yüklendiğinde, STMDENGİZ WECDIS’in ilave katmanları sayesinde bu bilgiler sistemde görülebiliyor. Bu sayede askeri gemilere, daha emniyetli ve kontrollü bir seyir imkânı sağlanıyor. Ürünün sivil/ticari alandaki versiyonu olan Elektronik Harita Görüntüleme ve Bilgi Sistemi “STMDENGİZ ECDIS” de 2020 yılında, Türkiye’de MED Sertifikası alan ilk ECDIS olmuştu. STMDENGİZ ECDIS, STM’nin ana yüklenicisi olduğu AGOSTA 90B Pakistan Denizaltı Modernizasyon projesinde; STMDENGİZ WECDIS ise Türkiye’nin milli fırkateyn projesi “İstif” Sınıfının tüm gemileri ile Milli Hücumbot Projesinde, Yeni Tip Mayın Avlama Gemisi (Y-MAG) Projesinde ve STM’nin ihraç ettiği savaş gemilerine entegre ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ALPAGU Sahada Göreve Hazır Haber

ALPAGU Sahada Göreve Hazır

Türk savunma sanayiinde milli ve modern sistemler geliştiren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., Türkiye’de öncüsü olduğu taktik İHA alanında yeni teslimatlara devam ediyor. STM tarafından tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ve kamuoyunda, “Kamikaze İHA” olarak da bilinen, sabit kanatlı milli vurucu İHA sistemi ALPAGU’nun yurt içi teslimatları yapıldı. ALPAGU ilk ihracatını 2023 yılında yapmıştı. Güleryüz: ALPAGU, Operasyonel Sahada Etkinliği Artıracak STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, “Ülkemizin ihtiyaçları için milli mühendislik gücümüzle geliştirdiğimiz taktik İHA ailemiz, güvenlik güçlerimizin elini sahada güçlendiriyor. Gözcü, vurucu ve mühimmat bırakan İHA’larımızın ardından teslimatlara sabit kanatlı vurucu İHA sistemimiz ALPAGU ile devem ediyoruz. ALPAGU’nun operasyonel sahada etkinliğimizi artıracağını değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. Kendisi Hafif, Etkisi Ağır Eski Türkçe’de “düşmana tek başına saldıran yiğit” anlamı taşıyan ALPAGU, hafif yapısı, dalış hızı, düşük radar kesit alanı ve sürati ile önemli hedeflere noktasal tahribat yaratabilmesiyle öne çıkıyor. Terörle mücadele operasyonlarında, sınır ötesi harekatlarda ve meskun mahal çatışmalarında aktif görev alabilen ALPAGU, 8 kilometre menzile sahip. Sabit Kanatlı Vurucu İHA Sistemi, Fırlatıcı Lançer ve Yer Kontrol İstasyonu olarak üç bileşenden oluşan ALPAGU, sahip olduğu elektro optik ve kızılötesi kameralar ile gece ve gündüz etkin görev yapabiliyor. Lançerden fırlatıldıktan sonra, yaklaşık 15 dakika boyunca uçuş gerçekleştiren ALPAGU, yapay zeka destekli son teknoloji görüntü işleme yazılımı vasıtasıyla hedef takibini başarıyla yapıyor. Düşük radar kesit alanı ve küçük boyutu ile hedef tarafından son ana kadar tespit edilemeyen ALPAGU, üzerindeki mühimmat ile hedefini noktasal hassasiyetle imha ediyor. MIL-STD-331 uyumlu Elektronik yaklaşma tapası, görevi değiştirme veya kendini imha kabiliyetleri bulunan ALPAGU, görüntü işleme tabanlı atış kontrol sistemi ile hassas vuruş yeteneğine sahip. Tek bir personel tarafından kolayca taşınıp görev alanında 1 dakika içinde kurularak kullanılan sistem, üzerindeki yapay zeka ve görüntü işleme kabiliyetleri, sessizliği, taşıdığı patlayıcıyı hedefe tam ulaştırma yetenekleriyle önemli bir güç çarpanı ve operasyonel üstünlük sağlıyor. ALPAGU’dan Çoklu Görev Kabiliyeti ALPAGU, sahip olduğu üstün kabiliyetler yanında, farklı platformlara (kara-deniz-hava araçlarına) entegre olabilmesi gibi özelliklerle rakiplerinden ayrışıyor. ALPAGU ağ tabanlı haberleşme sistemi (mesh network link yapısı) sayesinde birden fazla platformun tek bir kumanda (yer kontrol istasyonu) üzerinden kontrol edilerek çoklu görev yapılmasına imkan sağlıyor. Ağırlığı 2 kilogramın altında olan ALPAGU’ya benzer, dünyada yalnızca 2 platform bulunuyor. STM mühendisleri tarafından geliştirilen görev bilgisayarı ve uçuş kontrol sistemi ile tamamen otonom şekilde seyrüsefer icra eden ALPAGU, hedeflerin tespiti ve imhasını “Man-in-the-Loop” prensibi ile tamamen operatör kontrolünde gerçekleştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.