Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stok Optimizasyonu

Kapsül Haber Ajansı - Stok Optimizasyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stok Optimizasyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor

EHKİB bünyesinde faaliyet gösteren Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitesi’nin çalışmaları sonucunda hayata geçirilen proje kapsamında hazır giyim firmalarının dijital altyapıları, üretim süreçleri, veri kullanım kapasiteleri ve yapay zekâ uygulamalarına hazırlık seviyelerinin analiz edilmesi; firmaların dijital olgunluk düzeylerine göre özel danışmanlık programlarının oluşturulması hedefleniyor. Bağcı: “Dijital dönüşümü sektörümüz için bir verimlilik ve rekabetçilik programı olarak görüyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, küresel hazır giyim sektöründe rekabet koşullarının hızla değiştiğini, fiyat kadar hız, esneklik, verimlilik, izlenebilirlik ve veri kullanım kabiliyetinin de belirleyici hale geldiğini söyledi. Bağcı, “Hazır giyim sektörü emek yoğun yapısıyla birlikte teknolojinin çok hızlı dönüştürdüğü sektörlerin başında geliyor. Artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet nedeniyle verimlilik artık sektörümüz açısından bir tercih değil, zorunluluk. Dijital dönüşümü yalnızca yeni yazılımlar kullanmak ya da üretime yeni teknolojiler eklemek olarak değerlendirmiyoruz. Asıl dönüşüm; üretimden elde edilen veriyi doğru okuyabilmek, kayıpları ölçebilmek, maliyetleri gerçek zamanlı takip edebilmek ve bu verileri karar alma süreçlerine aktarabilmek. Birliğimiz bünyesinde oluşturduğumuz Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitemiz sektörümüzün dönüşüm ihtiyaçlarını yakından takip ediyor. UR-GE projemizi de bu anlayışla kurguluyoruz.” dedi. Her firmaya aynı reçete yerine firmaya özel dijital dönüşüm yol haritası Başkan Bağcı, “İhtiyaç analizinin ardından firma özelinde SIRI Dijital Olgunluk Değerlendirmesi yapılacak. Firmaların dijital dönüşüm yolculuğuna nereden başlamaları gerektiğini gösteren değerlendirme ve yol haritası aracı olan SIRI kapsamında, her firma için dijital olgunluk değerlendirme raporu oluşturulacak. Firmalarımızın dijitalleşme konusunda aynı noktada olmadığının farkındayız. Bir firmamız üretim kayıtlarını ağırlıklı olarak Excel üzerinden takip ederken başka bir firmamız entegre sistemlerle üretim verisini anlık izleyebiliyor. Dolayısıyla herkese aynı çözümü sunmak yerine firmalarımızı dijital olgunluk seviyelerine göre gruplandırmayı hedefliyoruz. İhtiyaç analizi sonrasında her firmamız için kendi üretim yapısına, altyapısına ve önceliklerine uygun bir SIRI Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Yol Haritası oluşturulmasını planlıyoruz.” dedi. Proje kapsamında firmaların “başlangıç”, “orta” ve “ileri” olmak üzere üç farklı dijital olgunluk seviyesinde değerlendirilmesi öngörülüyor. Bu sınıflandırma doğrultusunda firmalara farklılaştırılmış danışmanlık programları sunulması planlanıyor. Tasarımdan kalite kontrole yapay zekâ kullanım alanları belirlenecek Hazır giyim sektöründe yapay zekânın yalnızca tasarım ve pazarlamada değil, üretimin birçok aşamasında önemli fırsatlar sunduğuna işaret eden Çağlar Bağcı, projenin temel hedeflerinden birinin firmalar için doğru yapay zekâ kullanım alanlarını belirlemek olduğunu dile getirdi. Bağcı, “Yapay zekâyı moda sektöründe yalnızca görsel veya tasarım üreten bir teknoloji olarak görmemeliyiz. Üretim planlama, talep tahmini, kalite kontrol, stok optimizasyonu, maliyet ve kârlılık analizi, termin yönetimi, satış ve pazarlama gibi çok geniş bir alanda kullanma potansiyelimiz bulunuyor. Ancak yapay zekâdan verim alabilmenin ön koşulu doğru ve kullanılabilir veriye sahip olmak. Bu nedenle önce firmalarımızın veri altyapısını ve süreçlerini analiz edeceğiz, ardından yapay zekânın hangi operasyonlarda gerçek anlamda değer yaratabileceğini ortaya koyacağız.” diye konuştu. “UR-GE desteği firmalarımızın dönüşüm maliyetini önemli ölçüde azaltıyor” Firmaların dijital dönüşüm süreçlerinde yatırım ve danışmanlık maliyetlerini de göz önünde bulundurduğuna işaret eden Başkan Bağcı, UR-GE projelerinin sunduğu destek mekanizmasının özellikle KOBİ niteliğindeki ihracatçı firmalar açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Bağcı, “Firmalarımız doğal olarak projeye katılmadan önce sağlayacağı faydanın yanında maliyetini de değerlendiriyor. UR-GE’nin en önemli avantajlarından biri burada ortaya çıkıyor. Proje kapsamında gerçekleştirilecek ihtiyaç analizi, danışmanlık, eğitim ve yurt dışı pazarlama gibi destek kapsamındaki faaliyetlerin giderleri Ticaret Bakanlığımız tarafından yüzde 75 oranında destekleniyor. Dolayısıyla firmalarımız, tek başlarına gerçekleştirmeleri halinde çok daha yüksek bütçeler ayırmaları gereken çalışmalara UR-GE çatısı altında önemli bir maliyet avantajıyla erişebiliyor.” dedi. “Teknoloji yatırımı yapmadan önce doğru yatırımın ne olduğunu belirlemek gerekiyor” Projenin doğrudan makine veya yazılım yatırımı sağlamaktan ziyade firmaların doğru teknoloji yatırımlarına hazırlanmasına odaklanacağını aktaran EHKİB Yapay Zekâ, Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ertan Aslan, yanlış veya ihtiyaçlarla örtüşmeyen teknoloji yatırımlarının firmalara ek maliyet oluşturabileceğine dikkat çekti. Aslan, “Firmalarımıza ‘şu makineyi alın, bu yazılımı kullanın’ demek yerine öncelikle hangi sorunu çözmeleri gerektiğini ortaya koymak istiyoruz. Mevcut sistemler daha verimli kullanılabilir mi, hangi süreçler dijitalleştirilmeli, hangi veriler toplanmalı, sistemler arasında nasıl entegrasyon kurulmalı, yapılacak yatırım ne kadar sürede geri dönecek? Bunların cevaplarını ortaya koyduktan sonra teknoloji yatırımına yönelmek çok daha sağlıklı. Firmalarımızın dijital dönüşüm bütçelerini doğru alanlara yönlendirmelerine rehberlik etmeyi amaçlıyoruz.” dedi. Dijital dönüşüm ihracatla buluşacak Projenin önemli ayaklarından birinin de yapay zekâ destekli hedef pazar ve potansiyel alıcı analizleri olacağını belirten Ertan Aslan, dijital dönüşümün şirket içi verimlilik artışıyla sınırlı tutulmayacağını kaydetti. Katılımcı firmaların ürün grupları, fiyat seviyeleri, üretim kapasiteleri, minimum sipariş miktarları, termin kabiliyetleri, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansları ve üretim teknolojileri gibi kriterlerin analiz edilmesinin planlandığını aktaran Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dijitalleşmeyi ihracattan bağımsız düşünmüyoruz. Proje kapsamında firmalarımıza sunulacak danışmanlık hizmetleri çerçevesinde, yapay zekâ ve veri analitiği destekli yöntemlerden yararlanılarak her firmanın ürün grupları, üretim kapasitesi, fiyat seviyesi, minimum sipariş miktarı, termin kabiliyeti, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansı ve üretim teknolojileri doğrultusunda hedef pazar ve potansiyel alıcı analizlerinin gerçekleştirilmesini planlıyoruz. Bu danışmanlık çalışmaları sonucunda her firma için bir ‘Dijital Tedarikçi Profili’ oluşturulmasını hedefliyoruz. Böylece üreticilerimizin yalnızca ne ürettiklerini değil; üretim kabiliyetlerini, hız ve esnekliklerini, sürdürülebilirlik performanslarını ve teknolojik altyapılarını da uluslararası alıcılara daha etkin biçimde anlatabilmelerine katkı sağlayacağız.” Uluslararası teknoloji merkezleri ve iyi uygulamalar incelenecek UR-GE Projesi kapsamında firmaların dünyadaki teknolojik gelişmeleri yerinde takip etmelerine yönelik faaliyetlerin de planlandığını ifade eden Ertan Aslan, akıllı üretim, dijitalleşme, yapay zekâ ve üretim teknolojileri alanındaki uluslararası fuarlar, teknoloji merkezleri ve başarılı uygulama örneklerinin incelenmesinin yurt dışı pazarlama faaliyetleri içerisinde değerlendirileceğini belirtti. Aslan sözlerini şöyle tamamladı: “Dünyada hazır giyim üretiminin nereye gittiğini, yapay zekânın fabrikalarda nasıl kullanıldığını, otomasyon ve veri analitiğinin üretim süreçlerini nasıl değiştirdiğini yerinde görmek son derece önemli. Projemizin sonunda firmalarımızın sadece daha fazla dijital araç kullanan değil; verisini yöneten, maliyetlerini ve kayıplarını ölçen, üretimini optimize eden, doğru teknoloji yatırımını planlayan ve yapay zekâyı doğru operasyonlara entegre edebilen işletmelere dönüşmesini hedefliyoruz. Türk hazır giyim sektörünün gelecekteki rekabet gücünün teknoloji, sürdürülebilirlik, tasarım ve yüksek katma değer ekseninde şekilleneceğine inanıyoruz.” Projede yer almak isteyen firmaların, “Katılımcı Şirket Talep Yazısı” formunu doldurup imzalı ve kaşeli halini firma imza sirküleri fotokopisi ile en geç 11 Eylül 2026 Cuma günü mesai bitimine kadar Birliğin konfeksiyon@eib.org.tr e-posta adresine iletmeleri gerekmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TürkTraktör 2026 Yılı İlk Yarıyıl Finansal Sonuçlarını Açıkladı Haber

TürkTraktör 2026 Yılı İlk Yarıyıl Finansal Sonuçlarını Açıkladı

Türkiye otomotiv sektörünün faaliyetteki en köklü üreticisi TürkTraktör, 2026 yılının ilk yarıyılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör, yılın ilk altı ayında toplam 10 bin 15 adet traktör üretirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 58’ini, ihracatının ise yüzde 74’ünü karşıladı. Şirket, aynı dönemde yurt içi pazara 3 bin 797 adet traktör satışı gerçekleştirirken, 6 bin 564 adet traktörü ihraç etti. New Holland ve Case IH markalarının toplam pazar payı haziran ayı sonu itibarıyla yüzde 41,8 olarak gerçekleşti. 2026 yılının ilk yarıyılında TürkTraktör’ün toplam cirosu 23 milyar 680 milyon TL olurken, şirketin FAVÖK marjı yüzde 2,5, net zararı ise 669 milyon TL olarak kaydedildi. Pazar koşullarındaki zayıf seyir ve maliyet baskılarının devam ettiği dönemde şirket; fiyatlandırma disiplini, maliyet kontrolü ve operasyonel verimlilik alanlarına odaklandı. Türkiye traktör pazarı, 2025 yılında kaydedilen yüzde 36’lık daralmanın ardından 2026 yılının ilk yarıyılında da küçülmeye devam etti. Pazar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 55 oranında daraldı. Talepteki zayıflık, yüksek finansman giderleri ve artan girdi maliyetleri, sektörün ilk yarıyıl performansında belirleyici oldu. TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye traktör pazarında bir süredir devam eden daralma, 2026 yılının ilk yarıyılında da etkisini sürdürdü. Talepteki zayıflık ve finansmana erişimde yaşanan güçlükler, sektör genelindeki satış adetlerini baskılamaya devam ediyor. TürkTraktör olarak bu dönemde New Holland ve Case IH markalarımızla toplam yüzde 41,8 pazar payına ulaşarak lider konumumuzu koruduk. Mevcut koşulları dikkatle takip ederken, fiyatlandırma disiplini, maliyet kontrolü ve hem şirketimizin hem de bayilerimizin işletme sermayesi yönetimi başta olmak üzere kritik alanlardaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” Pazar koşullarına kısa vadeli değil, uzun vadeli bir bakış açısıyla yaklaştıklarını belirten Séjourné, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yılın ilk yarıyılında Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 58’ini, ihracatın ise yüzde 74’ünü karşılamamız, üretim ve ihracattaki önemli konumumuzu ortaya koyuyor. Pazar koşullarına uyum sağlamak amacıyla uyguladığımız stok optimizasyonu doğrultusunda bayi stok seviyelerini azalttık. Zorlu koşullara rağmen çiftçilerimizin ihtiyaçlarına yanıt vermeye, bayi ve servis ağımızla sahadaki varlığımızı sürdürmeye devam ediyoruz. 2026 yılında tarımsal çıktıyı etkileyen güçlü yağışlarla birlikte çiftçilerimizin önceki yıla kıyasla daha güçlü bir hasada ulaştığını görüyoruz. İş makineleri alanındaki faaliyetlerimizi de planlarımız doğrultusunda yürütüyoruz. Yılın ikinci yarıyılında pazar dinamiklerini yakından izleyerek operasyonel verimliliğimizi ve maliyet yapımızı yönetmeye odaklanacağız. Orta ve uzun vadeli hedeflerimiz doğrultusunda Türkiye tarımına, üretime ve teknolojiye katkı sunmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

11. Ortak Gelişim Kongresi’nde  Gıda Ekosisteminin Geleceği İçin “Güven” Mesajı Verildi Haber

11. Ortak Gelişim Kongresi’nde Gıda Ekosisteminin Geleceği İçin “Güven” Mesajı Verildi

Bu yıl “Her Ürün Bir Güven Eseri” temasıyla düzenlenen kongreye; perakende sektörünün temsilcileri, üreticiler, tedarikçiler, çözüm ortakları, genç girişimciler ve kamu temsilcilerinden oluşan yüzlerce kişi katıldı. Açılış konuşmasını yapan GPD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, Türkiye gıda perakendesinin taşıdığı ekonomik ve sosyal sorumluluğa dikkat çekerek sektördeki dönüşümün merkezinde güvenin, şeffaflığın ve üretim gücünün yer aldığını vurguladı. Özpamukçu, “Organize perakende olarak, bugün market, hızlı servis restoranı, kahve zincirleri ve çözüm ortaklarıyla birlikte 465 binin üzerinde istihdama ve 47 bin satış noktasına ulaşmış dev bir yapıdan söz ediyoruz. 3,5 trilyon TL’yi bulan Türkiye gıda perakendesi içinde organize perakendeciler olarak 1,5 trilyon TL’yi aşan ciro büyüklüğüyle ekonomimizin en dinamik alanlarından biriyiz” bilgisini paylaşarak sektörün etkisine dikkat çekti. Organize perakende büyümeye devam ediyor Konuşmasında 2025 yılı sektör verilerine de yer veren Özpamukçu, NielsenIQ Perakende Paneli Uzay sonuçlarına göre Türkiye genelinde perakende nokta sayısının yalnızca %0,2 arttığını, buna karşın modern kanalın %5’lik büyüme ile güçlü bir artış gerçekleştirdiğini belirtti. Özpamukçu, bu eğilimin, organize perakendenin yatırım iştahının ve tüketiciye erişimdeki kapsayıcı rolünün altını çizdiğini de sözlerine ekledi. NielsenIQ Perakende Paneli Uzay verilerine göre; sigara ve alkol hariç Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarı (FMCG), yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %41 büyüme kaydederken, büyümenin %1’i hacim, %40’ı fiyat değişiminden kaynaklandı. Kategori ve e-ticaret büyümesi organize perakendenin dönüşüm hızını gösteriyor 2025’te hacim açısından en çok büyüyen kategori grupları alkolsüz içecekler, süt ürünleri, ev temizlik ürünleri, bakkaliye ve saç bakım ürünleri oldu. En hızlı büyüyen alt kategorilerde ise sıvıyağ, çikolata, donuk gıda, ev temizleyicileri, Türk kahvesi, dondurma, krem çikolata, evcil hayvan maması, soğuk kahve ve hazır kahve öne çıktı. Evcil hayvan mamaları, ev temizleyiciler ve donuk gıda kategorileri yüksek hacim artışıyla dikkat çekti. NielsenIQ içgörülerine göre 2026 yılı için perakendenin stratejik yol haritasında tüketici değer öncelikleri, uygun fiyat arayışı, promosyon etkinliği, güven ihtiyacı, yapay zekâ entegrasyonu, çoklu kanal deneyimi ve bilinçli & seçici tüketim trendleri öne çıkıyor. “Güven, gıda tedarik zincirinin temelidir” GPD Başkanı Özpamukçu, gıda güvenilirliğinin yalnızca halk sağlığı açısından değil; ekonomik istikrar ve uluslararası rekabet açısından da stratejik bir konu olduğunu vurguladı. Organize perakendenin bugün üretim süreçlerinden depolamaya, lojistikten raf güvenliğine, izlenebilirlikten hijyen denetimlerine uzanan tüm aşamalarda güvenin standartlarını belirleyen bir sektör olduğunu söyledi. Özpamukçu konuşmasında, Türkiye’de gıda sektörünün önemli bir kısmının hâlâ kayıt dışı kanallarda bulunduğunu, bunun da hem haksız rekabet yarattığını hem de gıda güvenliğinde şeffaflığı engellediğini belirterek, “Tarladan sofraya tüm süreçlerin izlenebilir, denetlenebilir ve şeffaf olması ulusal güvenlik kadar önemlidir.” dedi. Tarım ve üretim vurgusu: “Güçlü tarım olmadan gıda arz güvenliği sağlanamaz” Sektörün karşı karşıya olduğu maliyet baskıları, işgücü giderleri, lojistik dalgalanmaları ve küresel riskler nedeniyle üretimde sürdürülebilirliğin daha kritik hale geldiğini belirten Özpamukçu, çözümün merkezinde tarım ve hayvancılığın güçlendirilmesinin bulunduğunu vurguladı. Doğru planlama, etkin destek mekanizmaları, kooperatiflerin güçlendirilmesi, dijital tarım, kadın ve genç üreticilerin teşviki ve güçlü bir lojistik altyapının Türkiye’nin tarımsal potansiyelini açığa çıkaracağını ifade eden Özpamukçu, gıda israfının da kritik bir alan olduğunu söyledi. Türkiye’nin yılda yaklaşık 18 milyon ton gıda israf ederek 43 milyar dolar kaybettiğini hatırlatarak, organize perakendenin raf yönetimi, stok optimizasyonu, bağış sistemleri ve dijital takip teknolojileriyle bu alanda önemli adımlar attığını belirtti. “Amacımız sorunları değil, çözümleri konuşmak” Kongre boyunca gıda güvenliği, gıda arz güvenliği, tedarik zincirinin geleceği, üretici–perakendeci iş birliği, sürdürülebilirlik ve yeni teknolojiler masaya yatırıldı. Özpamukçu, “Güven, gıdanın da sektörün de ekonominin de temelidir. Bu kongrenin amacı sadece sorunları tartışmak değil, birlikte çözüm üretmektir.” diyerek katılımcılara teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.