Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stok Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Stok Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stok Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OMSAN Lojistik Avrupa’daki Gıda Lojistiği Ağını Güçlendiriyor Haber

OMSAN Lojistik Avrupa’daki Gıda Lojistiği Ağını Güçlendiriyor

OMSAN Lojistik, Sagra’nın Ordu ve Gold Harvest'in Eskişehir'deki tesislerinde üretilen ürünlerin Avrupa’daki depolama ve lojistik operasyonlarını yönetecek. Ordu’dan taşınacak Sagra ürünleri için son teknoloji frigo araçlar kullanılacak. Operasyon kapsamında başta Gold Harvest’ın Master markası ile ürettiği ürünler olmak üzere; OYAK markaları Tamek ve Sagra’ya ait ürünler, Almanya'nın Köln kentindeki ana depoya ulaştırılacak. Buradan Almanya iç dağıtımı ile Belçika & Fransa sevkiyatları OMSAN tarafından gerçekleştirilecek. Operasyon kapsamında aylık ortalama 500 palet ürün taşınırken, yaklaşık 200 sevkiyat gerçekleştirilecek. Avrupa’da Entegre Lojistik Çözümü Proje yalnızca uluslararası taşımayı değil, Avrupa içerisindeki depolama, stok yönetimi ve dağıtım süreçlerini de kapsıyor. OMSAN Lojistik böylece müşterilerine uçtan uca lojistik hizmet sunarak Avrupa’daki etkinliğini daha da artırıyor. OMSAN Lojistik Otomotiv ve Yurt Dışı Ofisler Grup Direktörü Diğdem Liga Avrupa'da büyüyen operasyon ağlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "OMSAN olarak müşterilerimize yalnızca taşıma hizmeti sunmuyor, onların büyüme yolculuklarına lojistik çözüm ortağı olarak eşlik ediyoruz. Avrupa'da kurduğumuz güçlü operasyon ağı sayesinde ürünleri üretim noktasından son müşteriye kadar güvenle ulaştırıyoruz. Gold Harvest ile yürüttüğümüz bu yeni iş birliği de Avrupa'daki entegre lojistik kabiliyetlerimizin önemli bir göstergesi olacak. Özellikle gıda ve hızlı tüketim ürünleri lojistiğinde sunduğumuz yüksek hizmet kalitesiyle müşterilerimizin uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamayı sürdüreceğiz." Son dönemde Avrupa'da üst üste yeni operasyonlara imza atan OMSAN Lojistik, uluslararası karayolu, depolama, dağıtım ve tedarik zinciri yönetimi alanlarındaki uzmanlığıyla bölgedeki büyümesini kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dikkat! Maliye Peşinizde Olabilir... Sosyal Medyadan Satış Yapanları Bekleyen Büyük Tehlike Haber

Dikkat! Maliye Peşinizde Olabilir... Sosyal Medyadan Satış Yapanları Bekleyen Büyük Tehlike

Instagram, Facebook, TikTok ve benzeri sosyal medyaplatformları üzerinden yapılan satışlar son yıllarda adeta patlama yaşadı.Binlerce kişi evinden, telefonundan ya da küçük bir sosyal medya hesabındanürün satarak ek gelir elde etmeye başladı. Ancak uzmanlar, bu büyümenin beraberinde ciddi bir riski degetirdiği konusunda uyarıyor. Özellikle son dönemde yasa dışı bahis ve dolandırıcılıkoperasyonlarının ardından bankacılık sistemi üzerindeki denetimlerin önemliölçüde sıkılaştığı belirtiliyor. Finansal hareketlerin çok daha detaylı analizedildiği bu süreçte, aynı banka hesabına çok sayıda farklı kişiden düzenli paratransferi yapılması çeşitli kontrol mekanizmalarına takılabiliyor. Finans sektöründe görev yapan uzmanlara göre bankalar,olağan dışı para hareketlerini şüpheli işlem kapsamında değerlendirebiliyor vegerekli gördükleri durumlarda ilgili kurumlara bildirimde bulunabiliyor.Yapılan incelemelerde bu para girişlerinin ticari faaliyetlerdenkaynaklandığının anlaşılması halinde ise vergi yükümlülükleri gündemegelebiliyor. Sosyal Medya Satıcılarını BekleyenVergi Riski Vergi uzmanları, özellikle kayıt dışı ticaret yapankişilerin ciddi yaptırımlarla karşılaşabileceğine dikkat çekiyor. Şirket kurmadan, vergi mükellefi olmadan ve herhangi birresmi kayıt oluşturmadan sürekli satış yapılması durumunda, geriye dönük vergiincelemel eriyle karşılaşılabileceği ifade ediliyor. Bu süreçte ödenmeyenvergilerin yanı sıra gecikme faizleri ve çeşitli idari cezaların da söz konusuolabileceği belirtiliyor. Son yıllarda sosyal medya üzerinden satış yapan çok sayıdakişinin bu nedenle incelemeye alındığı ve kayıt dışı ticarete yönelikdenetimlerin giderek arttığı değerlendiriliyor. "Sadece Ürün SatmakYetmiyor" Dijital ticaret üzerine çalışmalar yapan girişimci EmreGöver ise sosyal medya üzerinden satış yapmak isteyenlerin yalnızca ürünbulmaya odaklanmaması gerektiğini söylüyor. Göver'e göre dijital ticaretin görünmeyen tarafında; * vergi mevzuatı, * fatura düzeni, * şirket yükümlülükleri, * resmi kayıt süreçleri gibi birçok hukuki sorumluluk bulunuyor. "Bugün insanlar sosyal medyada satış yapmaya başlıyorancak işin vergi ve yasal boyutunu çoğu zaman bilmiyor. Bir süre sonra bankahareketleri incelenebiliyor ve hiç beklemedikleri sorunlarlakarşılaşabiliyorlar. Dijital ticarette sürdürülebilir başarı için yalnızcasatış değil, yasal altyapının da doğru kurulması gerekiyor." ifadelerinikullanan Göver, kayıt dışı ticaret yerine güvenli ve yasal modellerin tercihedilmesi gerektiğini vurguluyor. B&T Platformu Bu Soruna ÇözümÜretmeyi Hedefliyor Emre Göver tarafından geliştirilen B&T Platformu'nunortaya çıkış nedenlerinden birinin de tam olarak bu sorun olduğu belirtiliyor. Platform, dijital ticaret yapmak isteyen ancak şirketkuruluşu, stok yönetimi, depo maliyetleri ve vergi süreçleri gibi konulardabilgi sahibi olmayan kişilere daha güvenli bir yapı sunmayı amaçlıyor. B&T modeli; gençler, üniversite öğrencileri, evkadınları ve ek gelir elde etmek isteyen bireylerin, klasik e-ticaretin yüksekgiriş maliyetleri ve karmaşık operasyonlarıyla karşılaşmadan dijital ekonomiyekatılabilmesini hedefleyen alternatif bir sistem olarak geliştirildi.< o:p> Platformun temel yaklaşımı; bireylerin ürün tedariki, stokyatırımı ve lojistik süreçleriyle uğraşmadan dijital ticaret ekosisteminde yeralabilmelerini sağlamak üzerine kuruluyor. Uzmanlardan Uyarı Uzmanlar ise sosyal medya üzerinden ticaret yapmak isteyenherkese aynı tavsiyede bulunuyor: "Satış yapmaya başlamadan önce mutlaka vergi mevzuatınıaraştırın. Ticari faaliyetlerinizi yasal zeminde yürütün. Sosyal medyahesabınız küçük olsa bile banka kayıtları ve para transferleri resmiincelemelere konu olabilir." Dijital ticaret her geçen gün büyürken, uzmanlara göre artıken önemli yatırım yalnızca ürün satabilmek değil; bunu güvenli, kayıtlı vehukuka uygun şekilde sürdürebilmek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci El Araç Pazarı Yılın İlk Yarısında Yüzde 1 Geriledi Haber

İkinci El Araç Pazarı Yılın İlk Yarısında Yüzde 1 Geriledi

2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, “Pazarda belirgin bir büyüme ve iyimserlikten söz etmek için henüz erken. Bununla birlikte, çok olumsuz bir tablo da söz konusu değil. Mevcut dönemi, talebin ve fiyat dinamiklerinin yeniden şekillendiği, daha dengeli ve temkinli bir süreç olarak ele almak daha doğru olacaktır.” dedi. İkinci el binek ve hafif ticari araç pazarı, 2026 yılının Ocak-Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 1 gerileyerek 4.302.796 adet seviyesinde gerçekleşti. Türkiye'de ikinci el araç pazarına yenilikçi bir yaklaşım kazandıran 2PLAN'ın İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, yılın ilk altı aylık verilerini değerlendirerek; mevcut ekonomik koşullar, finansmana erişim zorlukları, stok seviyeleri ve sıfır araç kampanyalarının pazara olan etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. “Mevcut dönemi dengeli ve temkinli bir süreç olarak ele almak daha doğru olacak” Yılın ilk yarısında yüksek faiz ortamının, taşıt kredilerine erişimdeki kısıtların ve sıfır araç tarafında markaların uyguladığı agresif kampanyaların ikinci el pazarını baskılayan temel unsurlar olduğunu belirten Orhan Ülgür, “Pazarda belirgin bir büyüme ve iyimserlikten söz etmek için henüz erken. Bununla birlikte, çok olumsuz bir tablo da söz konusu değil. Mevcut dönemi, talebin ve fiyat dinamiklerinin yeniden şekillendiği, daha dengeli ve temkinli bir süreç olarak ele almak daha doğru olacaktır.” dedi. “Stok yönetimi her zamankinden daha kritik hale geldi” İkinci el araç ticaretinde stok seviyelerinin yükseldiğine dikkati çeken Ülgür, özellikle ticari işletmeler açısından finansmana erişimin hâlâ zorlayıcı olmasının, stok yönetimini her zamankinden daha kritik hale getirdiğini vurguladı. İkinci el de fiyatların Ocak 2026 dönemine geri geldiğini aktaran Ülgür, “Sıfır araç tarafında devam eden kampanyalar ve finansman avantajlarının, özellikle 1-3 yaş aralığındaki ikinci el araçların fiyatlamasını ve takas değerlerini baskılamaya devam ediyor. Bu durum ikinci el pazarındaki fiyatlama dinamiklerini doğrudan etkiliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Orhan Ülgür, alternatif finansman modellerine ilişkin ise “Tasarruf finansmanı gibi alternatif finansman modellerinin yaygınlaşması, tüketici tarafında yeni fırsatlar yaratsa da bunların pazar üzerindeki etkilerinin zamana yayılacağını değerlendiriyoruz.” diye konuştu. “2026 yılının 8,5-9 milyon adet bandında kapanacağını tahmin ediyoruz” Gelecek döneme ilişkin beklentilerini de paylaşan Ülgür, sözlerini şöyle tamamladı: "Yılın ikinci yarısında pazarın yönünü ağırlıklı olarak taşıt kredisi faizleri, krediye erişim kolaylığı, döviz kuru ve sıfır araç kampanyaları belirleyecek. Tüm bu gelişmeler ışığında, 2026 yılının 8,5-9 milyon adet bandında bir toplam hacimle kapanacağını tahmin ediyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vergi Düzenlemesiyle Depolama Yatırımlarında Zaman Yarışı Başladı Haber

Vergi Düzenlemesiyle Depolama Yatırımlarında Zaman Yarışı Başladı

Enerji depolama sektörünün uzun süredir beklediği düzenleme, Resmî Gazete’de yayımlanan 11508 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hayata geçti. Karar kapsamında, belirlenen teknik özelliklere sahip LFP batarya hücrelerinin ithalatında uygulanan ilave gümrük vergisi yıl sonuna kadar kaldırıldı. Düzenlemenin, batarya hücrelerinin enerji depolama projelerindeki en önemli maliyet kalemlerinden biri olması nedeniyle, yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek tedariklerde yatırım maliyetlerini doğrudan etkilemesi bekleniyor. Özellikle geliştirme, finansman ve tedarik süreçleri devam eden projeler açısından oluşan geçici maliyet avantajının, projelerin finansman ve tedarik süreçlerine ivme kazandırması bekleniyor. VERGİ DÜZENLEMESİ FİZİBİLİTELERİ ETKİLEYECEK Enerji depolama yatırımlarının 2025 sonu itibarıyla uygulama ve devreye alma aşamasına geçtiğine dikkat çeken EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı: “Enerji depolama sektörü, kapasite tahsislerinin ve proje geliştirme süreçlerinin ardından yatırımların sahaya indiği önemli bir döneme girdi. LFP batarya hücrelerine uygulanan ilave gümrük vergisinin yıl sonuna kadar kaldırılması, özellikle tedarik ve yatırım planlaması devam eden projeler açısından maliyet avantajı sağlayacaktır. Batarya hücreleri, enerji depolama sistemlerinin maliyetli bileşenleri arasında yer aldığı için bu düzenlemenin yatırım kararlarını hızlandırmasını ve 2027 yılının ilk yarısında tamamlanması planlanan projeleri desteklemesini bekliyoruz. Özellikle de vurgulamak gerekir ki, enerji depolama yatırımları uzun hazırlık ve uygulama süreçleri gerektiren projeler. Dolayısıyla bugün alınacak tedarik kararları, yarın devreye girecek tesislerin maliyet yapısını belirliyor. Bu nedenle yıl sonuna kadar oluşan maliyet avantajı, özellikle yatırım hazırlıkları devam eden projeler açısından önemli bir fırsat sunuyor.” açıklamalarında bulundu. KISA VADELİ TEŞVİK, UZUN VADELİ YERLİLEŞME Düzenlemenin belirli bir süreyle sınırlı olduğuna da dikkat çeken Tutaşı: “Uygulamanın 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli olması, yatırımcıların tedarik, finansman ve lojistik planlarını bu takvime göre hızlandırmasını gerektiriyor. Küresel batarya fiyatlarının gerilediği bir dönemde vergi yükünün de geçici olarak kaldırılması, yılın ikinci yarısında sektörde ciddi bir hareketlilik yaratabilir. Bununla birlikte Türkiye’nin uzun vadeli hedefi yalnızca daha uygun maliyetlerle batarya hücresi ithal etmek değildir. Hücre üretiminden batarya yönetim sistemlerine, enerji yönetim yazılımlarından konteyner ve sistem entegrasyonu çözümlerine kadar uzanan bütüncül bir yerli üretim ekosisteminin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu düzenleme, kısa vadede yatırımların önünü açarken sektöre ölçek, deneyim ve teknik yetkinlik kazandırarak ithalata dayalı yapıdan yüksek yerlilik oranına sahip, sürdürülebilir bir batarya sanayisine geçişte önemli bir basamak oluşturacaktır.” ÇİN KARARI KÜRESEL TEDARİK DENGESİNİ DEĞİŞTİRİYOR Küresel batarya pazarında yılın ikinci yarısında önemli bir hareketlilik beklendiğini belirten Tutaşı: “Çin'in batarya ürünlerine yönelik ihracat KDV iadesini yıl sonunda tamamen sonlandıracak olması ve Türkiye'de LFP batarya hücrelerine uygulanan ilave gümrük vergisinin geçici olarak kaldırılması, küresel batarya ticaretinde yılın ikinci yarısını kritik bir tedarik dönemine dönüştürüyor. Bu nedenle önümüzdeki birkaç ay yalnızca fiyat avantajı açısından değil, yatırım kararları ve tedarik stratejilerinin şekillenmesi açısından da belirleyici olacak. Bu dönemin doğru değerlendirilmesi, 2027 yılında devreye alınması planlanan projelerin maliyet yapısını ve rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir" dedi. VERGİ AVANTAJI STOK YÖNETİMİ VE ÜRÜN KALİTESİYLE DESTEKLENMELİ Düzenlemeyi değerlendiren EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı, vergi avantajının sektör açısından önemli bir fırsat olduğunu ancak sürecin yalnızca maliyet odağında ele alınmaması gerektiğini belirtti. Tutaşı, “Bu fırsatın ihtiyaçların üzerinde hücre ithalatı yaparak aşırı stok oluşturmak şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor. İthalat miktarlarının gerçek üretim planları, kesinleşmiş siparişler ve proje takvimleriyle de uyumlu belirlenmesi büyük önem taşıyor.” dedi. Batarya hücrelerinin hassas ürünler olduğuna dikkat çeken Tutaşı, “Bu hücreler raf ömrü olan bileşenler, dolayısıyla kullanılmasalar dahi zamana ve depolama koşullarına bağlı olarak yaşlanıyor. Üretim tarihi, stok ve taşıma koşulları; hücrenin kapasitesini, verimini, ömrünü ve güvenliğini doğrudan etkileyebiliyor. Dolayısıyla uygun koşullarda yönetilmeyen stoklar, kısa vadede sağlanan maliyet avantajını ilerleyen dönemde performans kaybı, garanti sorunu ve kalite riski olarak karşımıza çıkarabilir.” ifadelerini kullandı. EDSİS HAKKINDA Enerji Depolama Sistemleri Derneği; enerji depolama sistemlerini üreten, geliştiren, uygulayan, mühendislik hizmeti sunan ve bu alanda yatırım yapan tüm paydaşları aynı çatı altında bir araya getirmek amacıyla kurulmuştur. Dernek, Türkiye’de enerji depolama sektörünün gelişmesine, ihtisaslaşmasına ve ulusal enerji politikalarına doğrudan katkı sunmayı hedefleyen bir yapı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Form Grup Sürdürülebilir Büyüme Stratejisini Güçlendiriyor Haber

Form Grup Sürdürülebilir Büyüme Stratejisini Güçlendiriyor

2026’nın ilk yarısında ihracat odaklı iş kolları, merkezi klima sistemleri ve VRF çözümlerinde hedefleriyle uyumlu sonuçlar elde eden Form Grup, yılın ikinci yarısında ihracatın büyüme içindeki payını artırmaya, operasyonel verimliliğini güçlendirmeye ve enerji dönüşümünü destekleyen yatırımlarına devam etmeye odaklanacak. Bu kapsamda üretim süreçlerinin iyileştirilmesi, otomasyon yatırımlarının sürdürülmesi ve mevcut dış pazarlardaki konumun güçlendirilmesi öncelikli çalışma alanları arasında yer alacak. İlk Yarıda Merkezi Klima ve VRF Sistemleri Öne Çıktı Form Grup, 2026’nın ilk yarısında özellikle ihracat odaklı iş kolları, merkezi klima sistemleri ve VRF çözümlerinde olumlu bir seyir izledi. Isı pompaları, klima santralleri, soğutma grupları grubun büyüme alanları arasında öne çıktı. Bireysel klima segmentinde yılın ilk aylarında daha dengeli bir performans kaydedilirken yaz sezonuyla birlikte bu alandaki faaliyetler hız kazandı. İkinci Yarıda Verimlilik ve Finansal Dayanıklılık Öne Çıkacak Yıllık euro bazında yüzde 10 büyüme hedefini koruyan Form Grup, ikinci yarıda büyümeyi kârlılık, nakit akışı ve kaynak kullanım verimliliğiyle birlikte yönetecek. Üretim süreçlerinde verimlilik sağlayacak otomasyon uygulamaları, enerji tüketimini azaltan yatırımlar ve talep planlamasını geliştiren dijital sistemler bu dönemin öncelikleri arasında bulunuyor. Grup, stok yönetimi, üretim planlaması ve tedarik zincirinde atacağı adımlarla operasyonel ve finansal dayanıklılığını destekleyecek. Dış Pazarlarda Kalıcı ve Güçlü Bir Yapılanma Hedefleniyor Form Grup, ihracatın büyüme içindeki payını artırırken faaliyet gösterdiği dış pazarlardaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Katma değerli ürünleri ve mühendislik çözümleriyle özellikle Avrupa başta olmak üzere mevcut pazarlarda uzun vadeli iş birliklerini geliştirecek olan grup, yeni coğrafyalardaki fırsatları stratejik uyum ve kalıcı değer yaratma potansiyeli doğrultusunda değerlendirecek. “Enerji Verimli Teknolojiler Büyümenin Önemli Alanları Arasında Yer Alacak” 2026’nın ilk yarısını ve sektörün yılın geri kalanına ilişkin görünümünü değerlendiren Form Şirketler Grubu Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, “İlk yarıyı hedeflerimizle uyumlu bir performansla tamamladık. İhracat odaklı iş kollarımız, merkezi klima sistemleri ve VRF çözümlerimiz olumlu bir seyir izlerken enerji verimliliği yüksek ürünler de büyümemizi destekledi. Yılın ikinci yarısında mevcut ihracat pazarlarımızdaki konumumuzu güçlendirmeye, katma değerli çözümlerimizin payını artırmaya ve operasyonel süreçlerimizi daha verimli hale getirmeye odaklanacağız. İklimlendirme sektöründe ihracat pazarlarındaki gelişmeler ve makroekonomik koşullar, ikinci yarıda daha seçici ve temkinli bir yaklaşımı öne çıkarıyor. Buna karşılık enerji verimliliği, merkezi sistemler, VRF çözümler, ısı pompaları ve düşük karbonlu teknolojiler büyüme potansiyelini koruyor. Özellikle ısı pompalarına yönelik artan talebin, üreticilerin ürün geliştirme ve yatırım gündeminde bu alanı daha fazla önceliklendirmesini bekliyoruz. Form Grup olarak yıllık euro bazında yüzde 10 büyüme hedefimizi güçlü nakit akışı, finansal disiplin ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımıyla sürdürmeyi hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koçtaş’tan 30. Yılında Geleceğe Çifte Yatırım Haber

Koçtaş’tan 30. Yılında Geleceğe Çifte Yatırım

Koçtaş’ın Düzce Lojistik Merkezi’nin açılışı Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Koçtaş Yönetim Kurulu Başkanı Ali Y. Koç, Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, Koç Holding Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı Özgür Burak Akkol ve Koçtaş Genel Müdürü Oğuzkan Şatıroğlu katılımıyla gerçekleştirildi. Yatırımlarına kesintisiz devam eden Koçtaş, aynı gün çok kanallı büyüme stratejisinin bir parçası olarak İstanbul Taşdelen’de de dekorasyon alanları ve dijital destekli teşhir çözümleri barındıran yeni nesil mağazanın açılışını gerçekleştirdi. Türkiye’nin lider ev geliştirme perakendecisi Koçtaş, operasyonel gücünü ve müşteri deneyimini artırmaya yönelik yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Şirketin lojistik altyapısına büyük ivme kazandıracak Düzce Lojistik Merkezi, tedarik zincirini çok daha hızlı ve verimli hale getirmek amacıyla Gümüşova Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyete geçti. Koçtaş Düzce Lojistik Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış törenine Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Koçtaş Yönetim Kurulu Başkanı Ali Y. Koç, Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, Koç Holding Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı Özgür Burak Akkol ve Koçtaş Genel Müdürü Oğuzkan Şatıroğlu katıldı. Son teknoloji ile donatılan ve günlük 160 araçlık dev bir operasyon hacmine sahip olan bu yeni merkez, Türkiye'nin dört bir yanındaki mağazalara ve son tüketiciye ürün teslimatını hızlandırarak, hizmet kalitesini en üst seviyeye taşıyacak. Koçtaş, tedarik süreçlerini güçlendiren bu stratejik yatırımının yanı sıra, çok kanallı büyüme vizyonu doğrultusunda aynı gün İstanbul Taşdelen’de yeni nesil konseptiyle tasarlanan dijital destekli mağazasının da açılışını gerçekleştirdi. Ali Y. Koç: “Koçtaş’ın Düzce Lojistik Merkezinin bölge ekonomisine, istihdama ve ticari hareketliliğe önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Koçtaş Yönetim Kurulu Başkanı Ali Y. Koç, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Koç Topluluğu’nun temelleri 1926 yılında küçük bir bakkal dükkânında atıldı. Ülkemizin ekonomik ve toplumsal kalkınma tarihinde birçok ilke imza attık. Tüm bu yolculukta Vehbi Koç’un ‘Devletim ve ülkem var oldukça ben de varım, demokrasi varsa hepimiz varız’ sözleri bizim için hem bir pusula hem de temel bir ilke olmuştur. Koç Topluluğu’nun 100. yılını, Koçtaş’ın ise 30. yılını kutladığımız bu dönemde aynı kararlılık ve aynı ilkeler doğrultusunda çalışmaya, üretmeye ve ülkemiz için katma değer yaratmaya devam edeceğiz.” Koç Topluluğu’nun ev geliştirme perakendeciliği alanındaki temsilcisi Koçtaş’ın toptan inşaat malzemeleri ticaretinden perakendeye uzanan yolculuğunu, 1996 yılında Bornova’da açtığı ilk mağazayla başlattığını kaydeden Ali Y. Koç, “Bu 30 yıl içinde Koçtaş; yalnızca ürün sunmanın ötesine geçerek, müşterilerine ilham veren, yaşam alanlarını güzelleştiren bir markaya dönüştü” dedi. Düzce Lojistik Merkezinin Koçtaş’ın gelecek vizyonu doğrultusunda attıkları stratejik adımlardan biri olduğunu kaydeden Ali Y. Koç, “Yatırım yaptığımız her bölgede ekonomik ve sosyal gelişime katkı sağlamayı, içinde bulunduğumuz ekosistemi birlikte büyütmeyi ve iş ortaklarımızla kazan-kazan anlayışı çerçevesinde hareket etmeyi önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşım, Koç Topluluğu’nun sorumlu büyüme anlayışının doğal bir yansımasıdır. Bugün attığımız bu adımın yalnızca Koçtaş’ın büyümesine ve hedeflerine ulaşmasına değil, aynı zamanda bölge ekonomisine, istihdama ve ticari hareketliliğe de önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Düzce’de hayata geçirdikleri bu merkez ile Koçtaş’ın operasyonel gücünü daha ileriye taşırken, müşterilerine ürünlerini çok daha hızlı, verimli ve kesintisiz şekilde ulaştırmayı hedeflediklerini belirten Ali Y. Koç, Düzce Lojistik Merkezi açılışının ardından İstanbul Taşdelen’de yer alan Koçtaş mağazasının açılışını da gerçekleştirdi. Koçtaş Genel Müdürlük binasında konumlanan bu mağaza, 1000 metrekarelik yeni formatı ile müşterilerine hizmet verecek. Oğuzkan Şatıroğlu: “Daha hızlı teslimat ve güçlü stok yönetimi” Koçtaş Genel Müdürü Oğuzkan Şatıroğlu ise yatırımlarla ilgili şunları söyledi: “Düzce Lojistik Merkezimizle operasyonel gücümüzü önemli ölçüde artırırken, yine bugün İstanbul Taşdelen’de hizmete alacağımız yeni mağazamızla müşterilerimize daha da yakınlaşıyoruz. Bu iki yatırım, Koçtaş’ın büyüme yaklaşımını çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Operasyonel güç ve müşteri deneyimini birlikte geliştiriyoruz. Koçtaş olarak tüm satış kanallarımızı bütünleşmiş bir yapı içinde yönetiyoruz. Müşterilerimiz ister mağazalarımızdan ister dijital platformlarımızdan alışveriş yapsın; onlara aynı kaliteyi, aynı hızı ve aynı hizmet standardını sunmayı hedefliyoruz. Düzce’de hayata geçirdiğimiz lojistik merkezimiz, bu yapının en kritik halkalarından birini oluşturuyor. Bu yatırımla lojistik altyapımızı güçlendiriyor, tedarik zincirimizi daha verimli hale getiriyor ve ürünlerimizi Türkiye’nin dört bir yanına çok daha hızlı ulaştırabilecek bir kapasiteyi devreye alıyoruz. Bu yatırım, doğrudan müşteri deneyimini de iyileştirecek; daha hızlı teslimat, daha güçlü stok yönetimi ve daha kesintisiz hizmet anlamına geliyor. Bugün hizmete açacağımız Taşdelen mağazamız ise bu yapının müşteriyle buluştuğu en önemli noktalardan biri olacak. Fiziksel mağaza deneyimini dijital imkanlarla destekliyor; müşterilerimizin ihtiyaç duydukları ürünlere çok daha kolay erişmesini sağlıyoruz.” Türkiye Genelinde Daha Güçlü Lojistik Altyapı Koçtaş’ın Düzce’de hayata geçirdiği lojistik merkezi, şirketin Türkiye genelindeki tedarik ve dağıtım süreçlerini daha hızlı ve verimli hale getirecek. Son teknoloji ile donatılan merkez; tedarikçilerden gelen ürünlerin daha hızlı işlenmesini ve mağazalar ile müşterilere daha kısa sürede ulaştırılmasını sağlayacak. Yaklaşık 59 bin 300 metrekarelik alana kurulu ve 42 bin 300 metrekare kapalı alana sahip olan merkez, 52 bin paletlik kapasitesiyle dikkat çekiyor. Toplamda 14 bin farklı ürünün stoklanabildiği merkez, günde ortalama 160 araçlık operasyon kapasitesiyle Türkiye genelindeki mağazalara ve müşterilere hizmet sunacak. Bu yatırım sayesinde Koçtaş, fiziksel mağazalarından ve dijital kanallarından gelen taleplere çok daha hızlı yanıt verebilecek. Taşdelen’de İlham Veren Yeni Mağaza Deneyimi Koçtaş, İstanbul Taşdelen’de açtığı yeni mağazasıyla müşteri deneyimini odağına alan yeni nesil mağazacılık anlayışını bir adım ileri taşıyor. Toplam bin metrekare satış alanına sahip mağaza; ilham veren teşhir çözümleri, dekorasyon ve banyo showroom bölümleriyle modern yaşam alanlarına yönelik çözümler sunuyor. Mağazada yer alan dijital kiosklar sayesinde müşteriler, ürün gamına dijital olarak da erişebilirken; farklı kategorilerde sunulan çözümlerle mağaza içi deneyim zenginleştiriliyor. Bu yapı, Koçtaş’ın fiziksel ve dijital kanalları entegre eden çok kanallı stratejisinin önemli bir örneğini oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OMSAN Lojistik’ten Otomotivde Entegre Güç Hamlesi   Haber

OMSAN Lojistik’ten Otomotivde Entegre Güç Hamlesi  

OYAK Lojistik şirketlerinden OMSAN Lojistik ile Türkiye otomotiv pazarının en güçlü oyuncularından biri olan Doğuş Otomotiv arasındaki iş birliği, kapsamı genişleyen yeni operasyon modeli ile gelişmeye devam ediyor. Japon NYK tarafından kalitesi “İş Emniyeti ve Hasarsızlık” ödülü verilerek tescillenmiş Port Yarımca’da, Doğuş Otomotiv’e sunulan bitmiş araç lojistiği hizmetlerinin entegre bir modele evrilmesi amaçlanıyor. OMSAN, sağladığı söz konusu entegre model ile yeni dönemde liman operasyonları, stok yönetimi ve katma değerli hizmetleri kapsayan uçtan uca bir çözüm sunma gayesiyle sektördeki güçlü konumunu pekiştiriyor. Diğdem Liga, “Operasyonel Gücümüzü Entegre Bir Yapıya Dönüştürüyoruz” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan OMSAN Lojistik Otomotiv ve Yurt Dışı Ofisler Grup Direktörü Diğdem Liga, otomotiv lojistiğinde dönüşen ihtiyaçlara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin iki köklü ve güçlü grubuna bağlı OMSAN ve Doğuş Otomotiv olarak uzun yıllardır sürdürdüğümüz iş birliğimizi, değişen müşteri ihtiyaçları ve operasyonel gereksinimler doğrultusunda geliştirmeye devam ediyoruz. Port Yarımca’da hayata geçirdiğimiz bu model ile yalnızca bir taşıma hizmeti sunmuyor; liman, stoklama, elleçleme ve dağıtımı tek bir yapı altında topluyoruz. Bu yaklaşım, operasyonel verimliliği ve kaliteyi artırıyor, müşterimize hız ve esneklik kazandırıyor. Port Yarımca Merkezli Operasyon Modeli Yeni yapı kapsamında OMSAN, Türkiye’deki limanlar içinde en büyük otomobil kapalı stoklama alanı olan Port Yarımca’da Doğuş Otomotiv için; 40 bin metrekarelik kapalı otopark alanında hizmet verecek,Gemilerin tahliye operasyonlarını yürütecek,Terminal operasyonları kapsamında araçların sevkiyat hazırlıklarını organize edecek,Liman sahasına ek olarak aynı gümrüğe bağlı antrepolarında da ek stok kapasitesi sağlayacak,Liman ile OMSAN Antrepo sahaları arasındaki taşımaları yapacak ve sahalardaki araç elleçlemelerini gerçekleştirecek. OMSAN otomotiv lojistiğinde yeni standart Söz konusu stratejik genişleme ile OMSAN, otomotiv lojistiğinde yalnızca bir taşıyıcı değil; uçtan uca çözüm sunan entegre bir iş ortağı olarak konumunu güçlendiriyor. Liman operasyonlarından bayi teslimatına kadar uzanan tüm sürecin tek merkezden yönetilmesi, sektörde hız, kalite ve maliyet optimizasyonu açısından yeni bir standart oluşturuyor. OMSAN Lojistik, OYAK 2030 vizyonu doğrultusunda; entegre, dijital ve sürdürülebilir lojistik çözümleriyle otomotiv sektöründe değer yaratmaya ve küresel ölçekte tercih edilen lojistik oyuncular arasında yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savaş Belirsizliğine  Şirketlerden “Dijital İkiz” Kalkanı Haber

Savaş Belirsizliğine Şirketlerden “Dijital İkiz” Kalkanı

Sarıdoğan bu belirsizlikte ayakta kalacak şirketlerin sadece en çok stoğa sahip olanlar değil, en akıllı stok yönetimi yapanlar olacağını bunun da dijital ikiz sayesinde gerçekleşeceğini söylüyor. Uluslararası ticaretin can damarı olan tedarik zinciri, 2026’nın ağır jeopolitik gerilimleri gölgesinde tarihinin en köklü dönüşümünü yaşıyor. ABD-İsrail ittifakı ve İran arasındaki savaş Mart 2026 itibarıyla Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin %90 oranında azalmasına yol açtı, Basra Körfezi'nden gelen yakıt, ham petrol ve doğal gaz akışı neredeyse tamamen kesildi. Savaş öncesinde dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda, mart ayı boyunca gerçekleşen toplam gemi geçişi, normal şartlarda tek bir günde ulaşılan seviyeye kadar geriledi. Enerji şoku ve 348 trilyon dolarlık borç kıskacı Küresel piyasalardaki enerji baskısını değerlendiren Dr. Mehmet Sarıdoğan, güncel jeopolitik krizlerin enerji maliyetleri üzerinde kurduğu baskının tedarik zincirlerinde bir domino etkisi yarattığını vurguluyor. Sarıdoğan konuya ilişkin şu analizi paylaşıyor: Petrol fiyatlarındaki her ani yükseliş, sadece nakliye maliyetlerini değil, petrokimyadan plastiğe, tekstilden gıdaya kadar binlerce kalem girdinin birim maliyetini yukarı çekiyor. IMF Ocak 2026 güncellemelerine göre küresel büyüme yüzde 3,3 bandına çekilirken, IIF verilerine göre 348 trilyon dolar ile rekor kıran küresel borç stoku, bu maliyet artışlarını finanse etmeyi her zamankinden daha zor hale getiriyor. Faiz ve likidite şoklarının tedarik finansmanı üzerinde kurduğu bu baskı, şirketlerin nakit akışını yönetmek için satınalma birimlerini bir finansal kalkan olarak kullanmasını zorunlu kılıyor. Ticaret normalleşmiyor, mal ticareti yüzde 0,5’e geriledi Dünya ticaretindeki yapısal değişime dikkat çeken Dr. Mehmet Sarıdoğan, Dünya Ticaret Örgütü verilerinin küresel ticaretin rotasını kökten değiştirdiğini kanıtladığını belirtiyor. Sarıdoğan, sanayi şirketlerini bekleyen yeni dönemi şu sözlerle özetliyor: 2026 için mal ticareti hacim büyümesi beklentisinin yüzde 0,5’e kadar düşmesi, buna karşılık hizmet ticaretinin yüzde 4,4 ile dirençli kalması, sanayi şirketleri için yeni bir devrin ilanıdır. Mal ticaretindeki bu durgunluk ve lojistik hatlardaki tıkanıklıklar, özellikle ithalata bağımlı üretim yapan Türk sanayicisi için teslimat sürelerinde ve maliyetlerde öngörülemez sapmalar yaratıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla kalıcı hale gelen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ise bu tabloya ek bir vergi ve raporlama yükü getirerek satınalma performans göstergelerini hiç olmadığı kadar zorluyor. Bu fırtınalı ortamda iş dünyası önemli bir dayanıklılık testinden geçerken, şirketler artık yalnızca maliyet avantajına dayalı değil, riskleri öngörebilen ve hızlı uyum sağlayabilen tedarik zinciri modellerine yöneliyor. Dr. Mehmet Sarıdoğan’a göre bu modelin merkezinde, akıllı stok yönetimi ve yapay zekanın iş modellerine entegre edilmesinin en ileri aşamalarından biri olan dijital ikiz teknolojisi bulunuyor. Dr. Sarıdoğan, satın alma dünyasına yıllardır hâkim olan ‘Tam Zamanında’ (Just-in-Time- JIT) üretim ve tedarik modelinin artık sürdürülebilirliğini kaybettiğini vurgulayarak şunları söylüyor: “Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık ve Kızıldeniz'deki saldırılar, lojistik sürelerini uzattı ve öngörülebilirliği ortadan kaldırdı. Bu durum, şirketleri ‘Her İhtimale Karşı’ (Just-in-Case -JIC) modeline, yani stratejik stoklamaya yöneltti. Eskiden depoda bekleyen her ürün bir 'maliyet yükü' olarak görülürken; bugün üretim hattının durmasının maliyeti, stok tutma maliyetinin katbekat üzerine çıktı. Ancak burada kritik bir ayrım var. Başarılı şirketler sadece 'depoyu ağzına kadar dolduranlar' değil, dijital ikizleri sayesinde hangi üründen ne kadar stoklaması gerektiğini bilen 'akıllı stok yönetimi yapanlar' (smart yards) olacak.” Dr. Sarıdoğan, dijital ikiz teknolojisini iş süreçlerine entegre etmenin avantajlarını ise şu şekilde sıralıyor: “Bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan bu sistemler, ‘Hürmüz Boğazı 3 ay daha kapalı kalırsa ne olur?’ veya ‘Lojistik maliyetleri %50 artarsa hangi tedarikçiyi değiştirmeliyim?’ gibi sorulara saniyeler içinde yanıt verebiliyor. 2026 itibarıyla bu sistemler temsilci (agentic) nitelik kazanarak, liman kapanması durumunda rotaları otonom olarak değiştirebilir veya navlun fiyatlarını yeniden müzakere edebilir hale geldi. Şirketlerin gelecekteki başarısı, eski teknolojileri yenileriyle değiştirebilme ve tedarikçi tabanlarını hızla genişletebilme yeteneklerine bağlı olacak.” “Şirketlerimizi artık manuel süreçlerle yönetemeyiz” “Satın alma bir savunma hattıdır” diye konuşan Dr. Sarıdoğan sözlerini şöyle tamamlıyor: “Bir fabrikanın durması, sadece o şirketin kaybı değil, Türkiye'nin üretim gücünün zayıflamasıdır. Bizler, İran'dan gelen kritik bakır, alüminyum ve plastiklerin alternatiflerini oluştururken, aslında ekonomik bağımsızlığımızı tahkim ediyoruz. 2026'nın jeopolitik fırtınalarında artık şirketlerimizi sadece manuel süreçlerle yönetemeyiz. TÜSAYDER olarak üyelerimizi, 'Dijital İkizler' ve 'Otonom Tedarik Ajanları' ile donatarak, krizleri oluşmadan önce tespit eden birer 'Jeopolitik Analist'e dönüştürüyoruz” Mindzie CEO’su James Henderson 11 Nisan’da Wyndham Grand İstanbul’da Yapay zekanın bu devrimsel etkisi, 11 Nisan 2026 tarihinde Wyndham Grand İstanbul Levent’te düzenlenecek olan “Satın Almanın Yeni Çağı” temalı, XIII. Satın alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi’nde tartışılacak. Zirvenin teknoloji odaklı en dikkat çekici oturumu olan “Agentic Procurement: AI Süreç Madenciliği ile Otonom Satınalma” panelinde; otonom süreçlerin dünyadaki öncülerinden Mindzie CEO’su James Henderson konuk olacak oturumun moderatörlüğünü ise TÜSAYDER Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Altuntaş yapacak. Oturumda, bir talebin (PR) teklife (RFQ) ve ardından siparişe (PO) dönüşme sürecinin yapay zekâ ajanları tarafından nasıl "insansızlaştırıldığı" ve bu sayede hata payının nasıl düşürüldüğü canlı akışlar üzerinden katılımcılara aktarılacak. Satın almanın bu "Yeni Çağı"na tanıklık etmek ve 2026’nın ekonomi-teknoloji haritasında yerini almak isteyen tüm profesyoneller, Türkiye'nin en büyük satın alma buluşmasında bir araya gelecek. Tedarik zinciri ve satın alma alanında çalışan profesyoneller için yenilikleri takip etme, sektör liderleriyle ağ kurma ve geleceğin iş modellerini keşfetme fırsatı sunan bu zirve, değişime öncülük etmek isteyenler için kaçırılmayacak bir etkinlik olacak. Kayıtlar ücretsiz olarak https://tusayder.org adresi üzerinden yapılabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.