Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stok Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Stok Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stok Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Savaş Belirsizliğine  Şirketlerden “Dijital İkiz” Kalkanı Haber

Savaş Belirsizliğine Şirketlerden “Dijital İkiz” Kalkanı

Sarıdoğan bu belirsizlikte ayakta kalacak şirketlerin sadece en çok stoğa sahip olanlar değil, en akıllı stok yönetimi yapanlar olacağını bunun da dijital ikiz sayesinde gerçekleşeceğini söylüyor. Uluslararası ticaretin can damarı olan tedarik zinciri, 2026’nın ağır jeopolitik gerilimleri gölgesinde tarihinin en köklü dönüşümünü yaşıyor. ABD-İsrail ittifakı ve İran arasındaki savaş Mart 2026 itibarıyla Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin %90 oranında azalmasına yol açtı, Basra Körfezi'nden gelen yakıt, ham petrol ve doğal gaz akışı neredeyse tamamen kesildi. Savaş öncesinde dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda, mart ayı boyunca gerçekleşen toplam gemi geçişi, normal şartlarda tek bir günde ulaşılan seviyeye kadar geriledi. Enerji şoku ve 348 trilyon dolarlık borç kıskacı Küresel piyasalardaki enerji baskısını değerlendiren Dr. Mehmet Sarıdoğan, güncel jeopolitik krizlerin enerji maliyetleri üzerinde kurduğu baskının tedarik zincirlerinde bir domino etkisi yarattığını vurguluyor. Sarıdoğan konuya ilişkin şu analizi paylaşıyor: Petrol fiyatlarındaki her ani yükseliş, sadece nakliye maliyetlerini değil, petrokimyadan plastiğe, tekstilden gıdaya kadar binlerce kalem girdinin birim maliyetini yukarı çekiyor. IMF Ocak 2026 güncellemelerine göre küresel büyüme yüzde 3,3 bandına çekilirken, IIF verilerine göre 348 trilyon dolar ile rekor kıran küresel borç stoku, bu maliyet artışlarını finanse etmeyi her zamankinden daha zor hale getiriyor. Faiz ve likidite şoklarının tedarik finansmanı üzerinde kurduğu bu baskı, şirketlerin nakit akışını yönetmek için satınalma birimlerini bir finansal kalkan olarak kullanmasını zorunlu kılıyor. Ticaret normalleşmiyor, mal ticareti yüzde 0,5’e geriledi Dünya ticaretindeki yapısal değişime dikkat çeken Dr. Mehmet Sarıdoğan, Dünya Ticaret Örgütü verilerinin küresel ticaretin rotasını kökten değiştirdiğini kanıtladığını belirtiyor. Sarıdoğan, sanayi şirketlerini bekleyen yeni dönemi şu sözlerle özetliyor: 2026 için mal ticareti hacim büyümesi beklentisinin yüzde 0,5’e kadar düşmesi, buna karşılık hizmet ticaretinin yüzde 4,4 ile dirençli kalması, sanayi şirketleri için yeni bir devrin ilanıdır. Mal ticaretindeki bu durgunluk ve lojistik hatlardaki tıkanıklıklar, özellikle ithalata bağımlı üretim yapan Türk sanayicisi için teslimat sürelerinde ve maliyetlerde öngörülemez sapmalar yaratıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla kalıcı hale gelen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ise bu tabloya ek bir vergi ve raporlama yükü getirerek satınalma performans göstergelerini hiç olmadığı kadar zorluyor. Bu fırtınalı ortamda iş dünyası önemli bir dayanıklılık testinden geçerken, şirketler artık yalnızca maliyet avantajına dayalı değil, riskleri öngörebilen ve hızlı uyum sağlayabilen tedarik zinciri modellerine yöneliyor. Dr. Mehmet Sarıdoğan’a göre bu modelin merkezinde, akıllı stok yönetimi ve yapay zekanın iş modellerine entegre edilmesinin en ileri aşamalarından biri olan dijital ikiz teknolojisi bulunuyor. Dr. Sarıdoğan, satın alma dünyasına yıllardır hâkim olan ‘Tam Zamanında’ (Just-in-Time- JIT) üretim ve tedarik modelinin artık sürdürülebilirliğini kaybettiğini vurgulayarak şunları söylüyor: “Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık ve Kızıldeniz'deki saldırılar, lojistik sürelerini uzattı ve öngörülebilirliği ortadan kaldırdı. Bu durum, şirketleri ‘Her İhtimale Karşı’ (Just-in-Case -JIC) modeline, yani stratejik stoklamaya yöneltti. Eskiden depoda bekleyen her ürün bir 'maliyet yükü' olarak görülürken; bugün üretim hattının durmasının maliyeti, stok tutma maliyetinin katbekat üzerine çıktı. Ancak burada kritik bir ayrım var. Başarılı şirketler sadece 'depoyu ağzına kadar dolduranlar' değil, dijital ikizleri sayesinde hangi üründen ne kadar stoklaması gerektiğini bilen 'akıllı stok yönetimi yapanlar' (smart yards) olacak.” Dr. Sarıdoğan, dijital ikiz teknolojisini iş süreçlerine entegre etmenin avantajlarını ise şu şekilde sıralıyor: “Bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan bu sistemler, ‘Hürmüz Boğazı 3 ay daha kapalı kalırsa ne olur?’ veya ‘Lojistik maliyetleri %50 artarsa hangi tedarikçiyi değiştirmeliyim?’ gibi sorulara saniyeler içinde yanıt verebiliyor. 2026 itibarıyla bu sistemler temsilci (agentic) nitelik kazanarak, liman kapanması durumunda rotaları otonom olarak değiştirebilir veya navlun fiyatlarını yeniden müzakere edebilir hale geldi. Şirketlerin gelecekteki başarısı, eski teknolojileri yenileriyle değiştirebilme ve tedarikçi tabanlarını hızla genişletebilme yeteneklerine bağlı olacak.” “Şirketlerimizi artık manuel süreçlerle yönetemeyiz” “Satın alma bir savunma hattıdır” diye konuşan Dr. Sarıdoğan sözlerini şöyle tamamlıyor: “Bir fabrikanın durması, sadece o şirketin kaybı değil, Türkiye'nin üretim gücünün zayıflamasıdır. Bizler, İran'dan gelen kritik bakır, alüminyum ve plastiklerin alternatiflerini oluştururken, aslında ekonomik bağımsızlığımızı tahkim ediyoruz. 2026'nın jeopolitik fırtınalarında artık şirketlerimizi sadece manuel süreçlerle yönetemeyiz. TÜSAYDER olarak üyelerimizi, 'Dijital İkizler' ve 'Otonom Tedarik Ajanları' ile donatarak, krizleri oluşmadan önce tespit eden birer 'Jeopolitik Analist'e dönüştürüyoruz” Mindzie CEO’su James Henderson 11 Nisan’da Wyndham Grand İstanbul’da Yapay zekanın bu devrimsel etkisi, 11 Nisan 2026 tarihinde Wyndham Grand İstanbul Levent’te düzenlenecek olan “Satın Almanın Yeni Çağı” temalı, XIII. Satın alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi’nde tartışılacak. Zirvenin teknoloji odaklı en dikkat çekici oturumu olan “Agentic Procurement: AI Süreç Madenciliği ile Otonom Satınalma” panelinde; otonom süreçlerin dünyadaki öncülerinden Mindzie CEO’su James Henderson konuk olacak oturumun moderatörlüğünü ise TÜSAYDER Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Altuntaş yapacak. Oturumda, bir talebin (PR) teklife (RFQ) ve ardından siparişe (PO) dönüşme sürecinin yapay zekâ ajanları tarafından nasıl "insansızlaştırıldığı" ve bu sayede hata payının nasıl düşürüldüğü canlı akışlar üzerinden katılımcılara aktarılacak. Satın almanın bu "Yeni Çağı"na tanıklık etmek ve 2026’nın ekonomi-teknoloji haritasında yerini almak isteyen tüm profesyoneller, Türkiye'nin en büyük satın alma buluşmasında bir araya gelecek. Tedarik zinciri ve satın alma alanında çalışan profesyoneller için yenilikleri takip etme, sektör liderleriyle ağ kurma ve geleceğin iş modellerini keşfetme fırsatı sunan bu zirve, değişime öncülük etmek isteyenler için kaçırılmayacak bir etkinlik olacak. Kayıtlar ücretsiz olarak https://tusayder.org adresi üzerinden yapılabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Migros Gelecek Vizyonunu Capital Markets Day 2026 Etkinliğinde Paylaştı Haber

Migros Gelecek Vizyonunu Capital Markets Day 2026 Etkinliğinde Paylaştı

Migros, Capital Markets Day (CMD’26) etkinliğini İstanbul’da gerçekleştirdi. Çok sayıda kurumsal yatırımcının katıldığı toplantıda Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort, Migros Genel Müdürü Mustafa Bartın ve Migros Grubu CFO’su Cem Doğan ile Migros iştiraklerinden Migros One Genel Müdürü Orçun Onat, MoneyPay Genel Müdürü Mehmet Müstehlik ve Mimeda Genel Müdürü Kına Demirel birer sunum gerçekleştirdi. Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort yaptığı açılış konuşmasında; şirketin vizyonunu, büyüme stratejisini ve dijital dönüşümü önceliklendiren iş modelini aktararak, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini paylaştı. Tort, “Dünyada perakende bir dönüşüm içerisinde ve Türkiye’de de bu dönüşüme Migros öncülük ediyor. Bugün tüketiciler için artık hız ve kolaylık vazgeçilmez bir yer tutuyor. Müşteri tek bir noktadan tüm işlemlerini yönetebilmek istiyor. Biz de bu doğrultuda ana iş modelimiz omnichannel ile onların ihtiyaç duydukları her alanda birbirini besleyen hizmetler sunuyoruz. Bunun gerektirdiği güçlü dijital altyapı ise Migros’un ayrıştığı nokta. Bu da yeni iştirak ve girişimlerimizin oluşmasına, birlikte dinamik bir ekosistem yaratmamıza imkân sağlıyor” dedi. “Omnichannel stratejimiz ile güçlü büyümemizi sürdürerek müşterilerimiz ve paydaşlarımız için fark yaratmaya devam edeceğiz” Tort, “Omnichannel modelin en güçlü yönü yarattığı müşteri trafiği. Bu dinamikle Migros, aynı mağazalarda üç sene üst üste pozitif trafik büyümesi elde eden ülkemizdeki halka açık tek gıda perakendecisi. Büyümeyi sürdürmek için hem fiziki mağazalarımızın sayısını hem de online’a hizmet veren mağaza sayımızı artırmaya devam edeceğiz. Son 3 yılda Türkiye’de toplam FMCG pazarında pazar payımız %8,5’tan %10’un üzerine yükseldi. 2025 yıl sonu itibarıyla e-ticaret FMCG pazar payımız %21,6. Online satışların tütün ve alkollü içecekler hariç tutulduğunda Migros’un toplam satışları içerisindeki payı ise son 6 senede 6 katı büyüyerek %21’e yükseldi. Perakendeye yön veren iştirak ve girişimlerimiz ise Migros'a duyulan güvenden aldıkları güçle büyüyor. Omnichannel stratejimiz doğrultusunda güçlü büyümemizi 2026 yılında da sürdürerek müşterilerimiz ve paydaşlarımız için fark yaratmaya devam edeceğiz” dedi. Migros Genel Müdürü Mustafa Bartın konuşmasında; Migros’un yapay zekâ destekli operasyon ve stok yönetimi ile mağaza içi dijitalleşmenin serbest nakit akışına etkisini vurguladı. Elektronik raf etiketi ve Jet Kasa gibi teknoloji yatırımlarının operasyonlara sağladığı somut sonuçları paylaştı. Migros’un güçlü büyüme stratejisinin arkasındaki adımları aktaran Bartın, “Ürün ve hizmetlerimize erişim ve kişiselleştirmeyi önceliklendirerek kesintisiz hizmet akışı sağlıyoruz. Fiziki mağaza ve online operasyonlarımızın coğrafi yayılımıyla sipariş karşılama oranımızı daha da yükseltiyoruz” dedi. Taze gıda, et, bakliyat, balık gibi farklı kategorilerde yatırımlarının devam ettiğini belirten Bartın, “Raflarımızda 20 bin çeşitten fazla ürüne yer veriyoruz. 5 marka altında 600’ü aşkın çeşit özgün markalı ürünümüzle müşterilerimizin gözünde güven, değer ve uygun fiyat olmak üzere 3 ana noktada fark yaratıyoruz” dedi. “2026’da %5-7 konsolide satış büyümesi öngörüyoruz” Migros’un finansal performansı hakkında bilgi veren Migros Grubu CFO’su Cem Doğan, “Migros güçlü bir net nakit pozisyonuna sahip. Lojistik altyapımız ve operasyonel giderlerdeki verimliliğe odaklanarak yatırımlarımızı güçlendirdiğimiz bir dönemdeyiz. 2026 yılında 180-200 yeni mağaza açmayı planlıyoruz. Aynı dönemde %5-7 konsolide satış büyümesi öngörüyoruz. 2027-2030 yıllarına ilişkin olarak her yıl için konsolide satış büyümesinde yüksek tek haneli reel büyüme ve %2,5 – %3,5 satış alanı büyümesi hedefliyoruz” dedi. Migros’un yenilenebilir enerji yatırımları hakkında da bilgi veren Doğan, “Sürdürülebilirlik odaklı girişimlerimizi yalnızca taahhüt gerçekleştirme amaçlı değil, gerçek anlamda iş yapışımızın temelini oluşturduğu için gerçekleştiriyoruz. GES yatırımlarımız kârlılık ve verimlilik sağlayan bir noktada. 2025 yıl sonu itibarıyla bu santraller, Migros’un yıllık elektrik tüketiminin %24’ünü karşılıyor” dedi. Etkinlikte, Migros’un iştiraklerinden Migros One, MoneyPay ve Mimeda şirketlerinin büyüme performansı ve hedefleri hakkında da yatırımcılara detaylı bilgiler verildi. Fitch, Migros’un ulusal uzun vadeli kredi notunu AA+(tur)’a yükseltti Bununla birlikte Migros, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in şirketin 'AA(tur)' olan ulusal uzun vadeli kredi notunu gözden geçirerek 'AA+(tur)'a yükselttiğini geçtiğimiz günlerde yaptığı KAP açıklamasında duyurdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Meysu’nun Halka Arzında Talep Toplama Süreci Tamamlanıyor Haber

Meysu’nun Halka Arzında Talep Toplama Süreci Tamamlanıyor

Türkiye’nin köklü içecek üreticilerinden Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin halka arzında talep toplama süreci 7 Ocak 2026 itibarıyla tamamlanıyor. Halka arz, Meysu’nun uzun yıllardır sürdürdüğü yatırım ve büyüme stratejisinin planlı bir adımı olarak öne çıkıyor. Şirket, büyük bölümü tamamlanan yatırımlarının operasyonel ve finansal karşılığını daha güçlü bir sermaye yapısıyla desteklemeyi hedefliyor. Meysu CEO’su Osman Güldüoğlu, halka arzın şirketin uzun vadeli büyüme yolculuğunda planlı bir adım olduğunu belirterek, “Büyüme stratejimizi sürdürülebilir yatırımlar üzerine inşa ediyoruz. Bugün bu yatırımların somut sonuçlarını üretimden finansal performansa kadar her alanda net biçimde görüyoruz.” dedi. Güldüoğlu, 2025 yılı dokuz aylık sonuçları itibarıyla, bir önceki yılın aynı dönemine göre şirketin miktarsal bazda yaklaşık %13 büyüdüğünü; brüt kârlılıkta %14, esas faaliyet kârında ise %32 artış kaydettiğini belirtti. Meysu’nun yalnızca bir meyve suyu üreticisi olmadığını vurgulayan Güldüoğlu, entegre üretim yapısı ve genişürün portföyüne dikkat çekti: “Bugün topraktan rafa uzanan entegre üretim yapımızla; meyve suyunun yanı sıra gazlı içecekler, soğuk kahve, soğuk çay, limonata ve fonksiyonel ürün gruplarında faaliyet gösteren güçlü bir içecek şirketiyiz. Halka arzdan sağlanacak gelirin %40-50’sini kapasite artışı ve verimlilik yatırımlarına, %50-60’ını ise işletme sermayesinin güçlendirilmesine ayırmayı planlıyoruz.” Yatırımların %90’ı Tamamlandı, 2026’da Kapasitede Önemli Artış Hedefleniyor Halka arzdan elde edilecek kaynağın kullanım alanlarının net olduğunu belirten Güldüoğlu, mevcut yatırım sürecinin büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Güldüoğlu, “Mevcut üretim kapasitemizi 182 milyon litreden 472 milyon litreye çıkaracak yatırım sürecimizin yaklaşık %90’ını tamamladık. Kayseri İncesu’daki yeni üretim tesislerimizde deneme üretimleri başladı. Kalan kısmın da tamamlanmasıyla 2026’nın ilk yarısı itibarıyla üretim kapasitemizde belirgin bir artış sağlamayı hedefliyoruz.” dedi. Güldüoğlu ayrıca, güçlü işletme sermayesinin hammadde tedariki, stok yönetimi ve operasyonel esneklik açısından kritik olduğuna dikkat çekerek, bu yapının artan üretim hacmini sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde destekleyeceğini vurguladı. GES Yatırımı ile Enerjide Tam Bağımsızlık Sürdürülebilirlik ve verimlilik yaklaşımının somut örneklerinden biri olan GES yatırımının Mart 2025 itibarıyla devreye alındığını belirten Güldüoğlu, bu yatırımın enerji maliyetlerine ve çevresel hedeflere doğrudan katkı sağladığını söyledi. Güldüoğlu, “Yaz aylarında üretim tesislerimizin enerji ihtiyacının tamamını GES’ten karşılıyoruz. Bu yatırım hem maliyetlerimizi aşağı çekiyor hem de çevresel sürdürülebilirlik hedeflerimizi güçlendiriyor.” İfadelerini kullandı. Halka arzın temel amaçlarından birinin kurumsallaşma olduğuna dikkat çeken Güldüoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Hedefimiz; büyük bölümü tamamlanmış yatırımların ekonomik değerini en verimli şekilde ortaya çıkaran, güçlü üretim altyapısına, disiplinli bir finansal yapıya ve sürdürülebilir büyüme anlayışına sahip bir Meysu yapısını daha da ileri taşımak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trouw Nutrition, Sıfır Emisyonlu Fabrikasının Temelini Attı Haber

Trouw Nutrition, Sıfır Emisyonlu Fabrikasının Temelini Attı

Nutreco çatısı altında dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de hayvancılık sektörünün gelişimine yön veren Trouw Nutrition, Türkiye'yi bölgesel üretim ve inovasyon üssü yapacak yeni fabrikasının temellerini attı. Ankara Polatlı Organize Sanayi Bölgesi'nde yükselmeye başlayan yeni üretim tesisi, Türkiye'yi yüksek teknolojili, sürdürülebilir yem katkı üretiminde bölgesel bir merkez haline getirecek. "Türkiye'yi stratejik bir köprü olarak konumlandıracağız" Kapsamlı fizibilite çalışmaları sonucunda alınan yatırım kararına ilişkin değerlendirmede bulunan Trouw Nutrition Türkiye Ülke Müdürü Gonca Altıntaş, "Fabrikamızın temellerini attığımız Polatlı OSB'nin stratejik konumu, lojistik süreçleri verimli bir şekilde yönetmemizi sağlayacak. Bu sayede Türkiye geneline ve Orta Asya ile Kafkasya'daki komşu pazarlara hızlı ve sürdürülebilir erişim sağlayabileceğiz. Hâlihazırda inşaat aşamasında olan tesisimiz, Trouw Nutrition'ın bölgesel büyüme hedeflerinde kritik bir rol oynayacak. Türkiye'yi yeni ihracat pazarlarına açılan stratejik bir köprü olarak konumlandıracak" dedi. Türkiye'nin dinamik nüfusunu, stratejik konumunu ve hayvancılıktaki güçlü potansiyelini küresel ölçekte önemli avantaj olarak gördüklerine dikkat çeken Altıntaş, "Tesisimizdeki tüm üretim süreçleri tam otomasyonla yönetilecek. Böylece ürün homojenliğini üst seviyeye çıkaracağız. Bu yatırım, Trouw Nutrition'ın Türkiye'ye duyduğu güvenin açık bir göstergesi" diye konuştu. Fosil yakıt kullanımı ortadan kalkıyor Yeni tesisleriyle Türkiye'deki yerli üretimi güçlendirme konusunda katkı sağlayacaklarını belirten Altıntaş, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) raporları, iklim değişikliği ve artan maliyetler nedeniyle hayvancılık sektörünün sürdürülebilirlik baskısıyla karşı karşıya kalacağını gösteriyor. Türk hayvancılığının karşı karşıya olduğu temel zorluklar göz önüne alındığında bu yatırımın stratejik önemi daha da netleşiyor Fabrikamız faaliyete geçtiğinde yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmayacak aynı zamanda dijital çözümler, yapay zekâ destekli sistemler ve ileri otomasyon teknolojileriyle Ar-Ge ve inovasyon kabiliyetimizi güçlendirecek. Tesisimiz, 400 kWp'lik güneş enerjisi santrali, ısı geri kazanım sistemleri ve yüksek verimli HVAC altyapısıyla kendi enerjisini üretecek. Böylece doğalgaz ve dizel gibi fosil yakıtların kullanımını ortadan kaldırarak sıfır toz ve sıfır karbon emisyon hedeflerine katkıda bulunacak" ifadelerini kullandı. Tam otomatik üretim hatlarıyla donatılacak Yeni fabrikalarında Endüstri 4.0 düzeyinde tasarlanmış tam otomatik üretim hatlarının bulunacağını söyleyen Altıntaş, sözlerini şöyle noktaladı: "Sensörler ve akıllı kontrol üniteleri aracılığıyla ham madde akışından paketlemeye kadar tüm süreçleri veri odaklı karar mekanizmalarıyla yöneteceğiz. Fabrikamızdaki MES (Manufacturing Execution System) sistemi, üretim verilerini bulut tabanlı bir ağ üzerinden entegre biçimde izleyerek gerçek zamanlı olarak optimize edecek. Bu sayede formülasyon, stok yönetimi, kalite kontrol ve verimlilik analizleri tek bir platformda yürütülecek; üretimin her adımı ölçülebilir, izlenebilir ve raporlanabilir hale gelecek. Sürdürülebilir başarı, yaşamın tüm unsurlarını korumakla mümkündür. Polatlı'daki yeni tesisimiz, Trouw Nutrition'ın bölgesel büyüme stratejisinde kilit bir rol oynayacak; Türkiye'yi yeni ihracat pazarlarına açılan stratejik bir köprü haline getirirken, hayvancılık sektöründe kalite ve sürdürülebilirlik standartlarını yeniden tanımlayacak." Yaptıkları yatırımın sürdürülebilir büyümeye yönelik uzun vadeli taahhütlerinin bir yansıması olduğuna vurgu yapan Trouw Nutrition CEO'su Eduardo Alberto, ise şu değerlendirmede bulundu: "Bu yeni tesis yalnızca kapasite artışı anlamına gelmiyor. Türkiye'nin kıtalar arası köprü konumuna ve sürdürülebilir hayvan beslenmesinde yenilik merkezi olma potansiyeline duyduğumuz inancı da gösteriyor. Küresel uzmanlığımızı yerel ortaklıklarla birleştirerek gıda üretiminin dayanıklılığına ve geleceğine yatırım yapıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.