Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stok Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Stok Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stok Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Volvo Group, Türkiye'deki Yeni Bölgesel Dağıtım Merkezi'ni Hizmete Açtı Haber

Volvo Group, Türkiye'deki Yeni Bölgesel Dağıtım Merkezi'ni Hizmete Açtı

Dünyanın önde gelen ticari araç, deniz ve endüstri motorları üreticilerinden Volvo Group, Türkiye'deki faaliyetlerini destekleyecek yeni bir yatırımı daha hayata geçirdi. Kocaeli Çayırova'da kurulan Volvo Group Türkiye Bölgesel Dağıtım Merkezi, düzenlenen resmî törenle açıldı. Yaklaşık 2,8 milyon Euro yatırımla hizmete başlayan yeni tesis, şirketin Türkiye'de uzun yıllardır sürdürdüğü yedek parça dağıtım operasyonlarını daha modern, geniş ve büyümeye uygun bir altyapıya taşıyor. Renault Trucks ve Volvo Penta markalarına hizmet verecek olan merkez, yüzde 30'a varan büyüme potansiyeliyle Türkiye ve Gürcistan pazarlarındaki satış sonrası hizmet operasyonlarının uzun vadeli gelişimini destekleyecek. Açılış törenine Volvo Group Servis Operasyonları ve Teknoloji Başkanı Sandra Finer, Volvo Group Lyon ve Uluslararası Operasyonlar Başkanı Laurent Ramillien, Renault Trucks Türkiye Başkanı Mourad Hedna ve Volvo Penta Türkiye Güç ve Enerji Çözümleri Başkanı Mehdi Kılıç katıldılar. Volvo Group'un üst düzey yöneticilerinin yanı sıra Renault Trucks ve Volvo Penta yöneticileri, bayi ve yetkili servis temsilcileri, sektör profesyonelleri ve iş ortaklarının katılımıyla gerçekleştirilen törende, yeni merkezin şirketin Türkiye'deki operasyonlarına ve bölgesel lojistik ağına sağlayacağı katkılar vurgulandı. 3.500 metrekaresi kapalı depolama ve operasyon alanları olmak üzere toplam 4.800 metrekarelik alana sahip olan merkez, Renault Trucks ve Volvo Penta'nın yedek parça dağıtım operasyonlarını daha da etkin bir yapıda buluşturuyor. Daha önce farklı lokasyonda yürütülen operasyonlar, yeni yatırımla birlikte tamamen Volvo Group'a ait bağımsız bir tesise alınıyor. Yeni merkez, mevcut ihtiyaçları karşılamanın yanı sıra gelecek yıllarda artabilecek iş hacmine uyum sağlayacak ilave kapasite de sunuyor. Volvo Group'un 11 bölgesel dağıtım merkezinden biri Türkiye'de Volvo Group'un Türkiye’deki yeni tesisi, şirketin uluslararası yedek parça dağıtım ağında stratejik bir konumda bulunuyor. Volvo Group Lyon ve Uluslararası Operasyonlar Başkanı Laurent Ramillien, açılış töreninde Türkiye'nin şirketin uluslararası lojistik ağındaki önemine dikkat çekti; "Türkiye, Volvo Group lojistik ağımızın stratejik noktalarından birini oluşturuyor. Bölgemizdeki 11 dağıtım merkezinden birinin Türkiye'de bulunması, bu pazarın operasyonel yapılanmamız içerisindeki önemini ortaya koyuyor. Yeni tesisimiz, Türkiye ve Gürcistan'daki mevcut faaliyetlerimizi desteklerken gelecekteki büyümeye de hazırlıklı olmamızı sağlayacak. Tamamen Volvo Group'a ait, bağımsız bir tesise geçişimiz, operasyonlarımızı daha etkin yönetmemize ve kaynaklarımızı daha verimli kullanmamıza olanak tanıyor. Her zaman daha iyi hizmet sunmak ve sunduğumuz hizmetleri sürekli geliştirmek konusunda kararlılıkla çalışıyor, müşterilerimizin başarısının kendi başarımız olduğuna inanıyoruz." 20 bin farklı yedek parça referansı, yüzde 30 büyüme potansiyeli Yeni Bölgesel Dağıtım Merkezi, 20 bin farklı yedek parça referansını stoklayabilecek ve yıllık yaklaşık 2.200 ton sevkiyat gerçekleştirebilecek kapasiteye sahip. Mevcut operasyonların yüzde 30'a kadar büyümesine olanak tanıyan tesisin depolama kapasitesinin, ilerleyen dönemde değerlendirilmesi planlanan dikey depolama sistemleriyle yüzde 25-30 oranında daha artırılması mümkün görülüyor. Merkezin yerleşim planı ve operasyonel düzeni, depo içi süreçlerin daha verimli yönetilmesini desteklerken, Volvo Group farklı ülkelerde kullanılan yenilikçi lojistik uygulamalarının Türkiye'deki tesise uyarlanmasına yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Volvo Group Servis Operasyonları ve Teknoloji Başkanı Sandra Finer ise satış sonrası hizmetlerde operasyonel verimliliğin önemini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu; "Satış sonrası hizmetlerde başarının en önemli göstergelerinden biri, müşterilerimizin operasyonlarını kesintisiz sürdürebilmelerine sağladığımız katkıdır. Bunun temelinde ise güçlü bir yedek parça dağıtım ağı, etkin stok yönetimi ve verimli lojistik süreçler bulunuyor. Yeni Bölgesel Dağıtım Merkezimiz ile daha modern bir altyapıya geçerken gelecekteki ihtiyaçlarımıza yanıt verebilecek bir büyüme alanı da oluşturduk. Bu merkez aynı zamanda organizasyonumuzun kalbindeki önemli bir inancı da yansıtıyor: Mükemmel müşteri deneyimleri, mükemmel ekipler tarafından yaratılır. Desteklenen her müşterinin arkasında, her gün fark yaratan insanların özverisi ve bağlılığı vardır." Kabin, motor ve kaporta parçalarından filtre, enjektör ve bağlantı elemanlarına kadar geniş bir yedek parça ürün gamının depolandığı merkez, bayi ve yetkili servis ağının ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Volvo Group Türkiye, yeni yapılanmasıyla da haftanın beş günü standart sevkiyat hizmetini sürdürüyor. Bunun yanı sıra müşterilerin acil ihtiyaçlarına yanıt vermek amacıyla 7 gün 24 saat VIP yedek parça teslimat hizmeti sunuluyor. Volvo Group Türkiye, halihazırda yüksek seviyede olan yedek parça bulunabilirliğini, yeni merkezin sunduğu depolama olanakları ve pazar ihtiyaçlarına göre geliştiren stok yönetimiyle daha da ileri taşımayı hedefliyor. Renault Trucks müşterilerinin operasyonel sürekliliğine destek Yeni Bölgesel Dağıtım Merkezi, Renault Trucks'ın Türkiye'deki satış sonrası hizmet operasyonlarının güçlendirilmesinde önemli rol üstleniyor. Renault Trucks Türkiye Başkanı Mourad Hedna, satış sonrası hizmetlerin müşterilerin toplam sahip olma maliyetleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek; "Ticari araç müşterilerimiz için zaman, doğrudan işlerinin verimliliği ve kârlılığı anlamına geliyor. Bir aracın bakım veya onarım nedeniyle hizmet dışı kaldığı her süre, müşterimizin operasyonlarını ve toplam sahip olma maliyetini etkiliyor. Bu nedenle Renault Trucks olarak satış sonrası hizmetleri, müşterilerimize sunduğumuz değerin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Haftanın beş günü gerçekleştirdiğimiz düzenli sevkiyatlarımız ve 7/24 VIP yedek parça teslimat hizmetimizle müşterilerimizin ihtiyaçlarına en hızlı şekilde karşılamaya devam ediyoruz. Önceliğimiz, yedek parça bulunabilirliğini sürekli geliştirerek araçların mümkün olan en kısa sürede yeniden yola çıkmasını sağlamak ve müşterilerimizin iş sürekliliğine katkıda bulunmak" şeklinde açıkladı. Volvo Penta'nın farklı faaliyet alanlarında satış sonrası hizmet gücü artıyor Yeni Bölgesel Dağıtım Merkezi, Volvo Penta'nın Türkiye'deki denizcilik, endüstriyel uygulamalar ve güç çözümleri alanlarında faaliyet gösteren müşterilerine yönelik yedek parça dağıtım operasyonlarını da destekliyor. Volvo Penta, yeni merkezin sunduğu büyüme potansiyelinden yararlanarak stok planlamasını pazarın ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmeyi ve yedek parça bulunabilirliğini artırmayı hedefliyor. Volvo Penta Türkiye Güç ve Enerji Çözümleri Başkanı Mehdi Kılıç, yeni yatırımın müşterileri açısından öneminin altını çizerek: "Volvo Penta'nın faaliyet gösterdiği denizcilik, endüstriyel uygulamalar ve güç çözümleri alanlarında ekipmanların güvenilirliği ve operasyonların sürekliliği kritik önem taşıyor. Özellikle kesintisiz çalışmanın ön planda olduğu uygulamalarda, doğru yedek parçaya ihtiyaç duyulan zamanda ulaşabilmek, müşterilerimizin operasyonel verimliliğini etkiliyor. Yeni Bölgesel Dağıtım Merkezimiz, Volvo Penta'nın Türkiye'deki satış sonrası hizmet altyapısını destekleyen önemli bir yatırım. Geniş yedek parça ürün gamımızı daha modern ve büyümeye uygun bir tesiste yönetirken, iş ortaklarımızla birlikte stok planlamamızı pazarın ihtiyaçlarına göre geliştirmeyi sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Sürdürülebilir lojistik altyapısına yönelik yatırımlar devam ediyor Volvo Group Türkiye, yeni Bölgesel Dağıtım Merkezi'nde operasyonel verimliliğin yanı sıra çevresel sürdürülebilirliğe yönelik uygulamalara da odaklanıyor. Sıfır atık uygulamasının hayata geçirildiği tesiste, yeni yatırımla birlikte elektrikli lojistik ekipmanları da kullanılmaya başlandı. Şirket, mevcut ekipmanlarını da zaman içerisinde elektrikli alternatiflerle yenilemeyi planlıyor. Güneş enerjisi sistemlerinin kurulumuna uygun altyapıya sahip olan merkezde, bu alandaki projelendirme çalışmalarının 2027 yılında gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Volvo Group, Çayırova'daki yeni yatırımıyla Türkiye'deki lojistik operasyonlarını daha modern ve büyümeye uygun bir altyapıya taşırken, Renault Trucks ve Volvo Penta müşterilerinin satış sonrası hizmet ihtiyaçlarına uzun vadeli çözümler sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trendyol, Yapay Zeka İle e-ticaretin Geleceğini Şekillendiriyor Haber

Trendyol, Yapay Zeka İle e-ticaretin Geleceğini Şekillendiriyor

İnan, Trendyol’da kodların %20’sinin otonom yapay zeka tarafından yazıldığını, satıcıların Trendyol LLM ile 10 dilde ihracat yapabildiğini belirterek yeni teknolojilerin KOBİ’lerin operasyonel verimliliği ve küresel rekabet gücündeki kritik rolüne dikkat çekti. Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, dünyanın önde gelen girişimcilik ve teknoloji etkinliklerinden Slush’ın İstanbul ayağı olan Slush’D İstanbul etkinliğinde düzenlenen "Agentic Pazaryeri: Yapay Zeka Ticareti Nasıl Yeniden Şekillendirecek" başlıklı panele katılarak e-ticaretin geleceğini şekillendirecek yapay zeka stratejilerini, agentic (ajan tabanlı) alışveriş vizyonunu ve Trendyol’un iç süreçlerindeki dijital dönüşümü paylaştı. Her kullanıcıya özel deneyim, her ürüne farklı bir alışveriş yolculuğu "Yapay zeka, e-ticarette mevcut süreçleri hızlandırmanın ötesine geçerek iş yapış biçimlerini yeniden tanımlayan temel bir teknolojiye dönüşüyor" diyen İnan, yeni teknolojilerin kullanıcı deneyimini kişiye özel ve dinamik bir yapıya taşıyacağını belirtti: "Yeni teknolojilerle birlikte Trendyol’u ziyaret eden günlük 17 milyon kullanıcının her birine özel bir deneyim sunabilir, platformun görünümünü ve içeriklerini neredeyse gerçek zamanlı olarak değiştirebiliriz. E-ticarette asıl dönüşümün önemli bir parçası bu olacak. Bununla birlikte, gelecekte tüm alışverişlerin yapay zeka ajanları tarafından baştan sona tamamlanmasını beklemiyoruz. Özellikle moda ve yaşam tarzı kategorilerinde kullanıcılar, satın alacakları ürünü önceden belirlemek yerine farklı seçenekleri keşfetmek ve karşılaştırmak istiyor. Yapay zeka ajanlarının alışveriş sürecini uçtan uca yönettiği modelin ise ürün tercihinin önceden belli olduğu kategorilerde daha fazla yaygınlaşacağını öngörüyoruz." Yapay zeka, küçük işletmelerin küresel rekabet gücünü artırıyor Yapay zekanın satıcılar için sunduğu fırsatlara da değinen İnan, Trendyol’un KOBİ’lere sağladığı teknolojik altyapıyı şöyle detaylandırdı: "Dijital asistan Ortak sayesinde satıcılarımızın iş süreçlerini kolaylaştırarak verimliliklerini artırıyoruz. Trendyol LLM büyük dil modeli sayesinde iş ortaklarımız dil bariyerine takılmadan 10 farklı dilde uluslararası pazarlara açılabiliyor. Ayrıca yapay zeka destekli veri analizleriyle, satıcılarımızın stok yönetimi ve ürün tasarımı gibi konularda hedef pazardaki talebe göre doğru kararlar almalarını destekliyoruz." dedi. Trendyol’un iç organizasyonuna da değinen Erdem İnan, teknoloji ekiplerinde yapay zeka asistanı kullanım oranının %90’a ulaştığını, yazılan kodun yaklaşık yüzde 20’sinin yapay zeka tarafından üretildiğini ve 16 binden fazla görevin otonom yürütüldüğünü paylaştı. İnan, Slush’D İstanbul’da girişimcilik ekosistemiyle bir araya gelerek Trendyol’un geleceğin e-ticaret dünyasında hem tüketiciler hem de satıcılar için en güvenilir ve yenilikçi platform olma vizyonunun altını çizdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği Haber

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği

Kızılay Lojistik, depo operasyonlarının dijital dönüşümü için Çözüm Teknoloji ile Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesini hayata geçiriyor. Kızılay Teknoloji’nin desteğiyle yürütülen proje, depo süreçlerinin daha etkin ve izlenebilir şekilde yönetilmesini sağlıyor. Kızılay Lojistik Genel Müdürlüğünde Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, Çözüm Teknoloji Genel Müdürü Özcan Öztürk ve Kızılay Teknoloji Genel Müdürü Fatih Türkoğlu’nun katılımıyla imzalanan anlaşmayla, Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarındaki operasyonlar, Kızılay’a özgü sistem altyapısı ve belirlenen standartlar çerçevesinde yönetiliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri de Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Projenin ilk pilot uygulaması 1 Kasım’da devreye alınıyor. Depo süreçleri uçtan uca dijitalleşiyor Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesiyle ürünlerin depoya kabulünden sevkiyatına kadar tüm süreçler dijital ortamda yürütülüyor. Mal kabul, barkodlama, adresleme, yerleştirme, stok yönetimi, FIFO/FEFO uygulamaları, lot ve seri numarası takibi, ikmal, sipariş toplama, paketleme, sevkiyat, sayım ve raporlama gibi operasyonlar tek bir platform üzerinden yönetiliyor. WMS sistemi, SAP ERP sistemiyle entegre çalışarak depo operasyonları ile kurumsal kaynak planlama süreçleri arasında kesintisiz veri akışı sağlıyor. Yeni sistem stok doğruluğunu artırıyor, operasyonel hataları azaltıyor, depo alanı ve iş gücünün daha verimli kullanılmasını ve işlemlerin hızlanmasını sağlıyor; yöneticilere anlık, güvenilir ve karşılaştırılabilir veriler sunuyor. Proje ilk aşamada Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarında hayata geçiriliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri ise Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Kızılay’ın sistem altyapısı ve belirlenen süreç ve veri standartları doğrultusunda yürütülen proje; saha analizleri, entegrasyon, pilot uygulama ve kademeli yaygınlaştırma adımlarıyla ilerliyor. “Depo operasyonlarımızı dijital altyapıyla daha güçlü hale getiriyoruz” Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, yeni sistemle depo operasyonlarında verimlilik ve izlenebilirliği artırmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Axata/WM projesiyle farklı lokasyonlardaki depo operasyonlarımızı sistem altyapımız ve belirlediğimiz standartlar doğrultusunda yönetiyor, stoklarımızı gerçek zamanlı izliyoruz. SAP ERP sistemimizle entegre çalışan bu yapı, depo süreçlerindeki veri akışını da güçlendiriyor. Bu altyapı, özellikle afet ve acil durumlarda kritik malzemelerin hangi noktalarda bulunduğunu anlık olarak görmemizi ve ihtiyaç duyulan sevkiyatları hızlı ve doğru şekilde gerçekleştirmemizi sağlıyor. Böylece depo süreçlerimizi daha verimli yönetirken afet lojistiği kapasitemizi de güçlendiriyoruz.” Lojistik gücünü ihtiyaç duyulan her noktada değere dönüştüren Kızılay Lojistik, Türk Kızılay’ın insani yardım ve sosyal hizmet çalışmalarına kaynak sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ORKA Banyo, 2026’nın İlk Yarısında Güçlü Performansını Sürdürdü Haber

ORKA Banyo, 2026’nın İlk Yarısında Güçlü Performansını Sürdürdü

Şirket, yılın kalan bölümünde yeni koleksiyonlarını tüketiciyle buluşturmaya, Türkiye’deki satış ağını genişletmeye ve Avrupa’daki etkinliğini artırmaya odaklanacak. Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) verilerine göre Türkiye mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörünün ihracatı, 2026’nın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,8 gerileyerek 3,75 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Küresel talepteki yavaşlama ve maliyet baskılarının hissedildiği bu dönemde, banyo mobilyaları sektöründe global ölçekte faaliyet gösteren ORKA Banyo; ciro, satış hacmi ve pazar etkinliğinde geçen yılın aynı dönemine göre ilerleme kaydetti. Yurt içi ve ihracat kanallarındaki dengeli gelişimin katkısıyla yılın ilk yarısını büyüme hedefleriyle uyumlu, güçlü bir performansla tamamladı. Büyümeyi özellikle farklı bütçelere hitap eden banyo mobilyası koleksiyonları ve proje kanalına özel geliştirilen ürün grupları destekledi. Fiyat, ölçü, hızlı termin ve standartlaşma avantajı sunan modüler çözümlerin konut, otel ve ticari projelerine gerçekleştirilen satış hacmi içindeki payı arttı. Dönemsel kampanyalarda erişilebilir fiyatlı, hızlı teslimata uygun ürünler öne çıkarken, yurt içinde bayiler ana satış gücünü korudu; proje ve yapı market kanallarında da ivme yakalandı. İlk yarı performansını değerlendiren ORKA Banyo Genel Müdürü Nalan Yılmaz, şirketin başarısında farklı yönlerde hareket eden talebi doğru okuyabilmenin belirleyici olduğunu söyledi: “Yılın ilk yarısında dış pazarlardaki talebin bölgelere göre farklılaştığı bir tabloyla karşılaştık. Türkiye’de farklı bütçelere uygun ürünler ile proje kanalına hızlı termin sunan çözümler öne çıkarken, ihracatta Avrupa ile Kuzey Afrika’daki performans, Orta Doğu ve CIS ülkelerindeki yavaşlamayı dengeledi. Ürün ve pazar önceliklerimizi talebin yönüne göre şekillendirerek büyüme ivmemizi sürdürdük.” Avrupa’da teslimat süreleri kısaldı ORKA Banyo, yılın ilk yarısında mevcut pazarlardaki ticari hacmini artırırken yeni müşteriler ve iş ortaklıklarıyla ihracat ağını genişletti. Almanya’daki Orka Badmöbel lojistik merkezi, bölgesel stok yönetimi sayesinde Avrupa siparişlerinin daha hızlı ve düzenli teslim edilmesini sağladı. Kısalan teslimat süreleri mevcut ilişkileri pekiştirdi; yeni iş birliklerinde daha çevik hareket edilmesine olanak tanıdı. ORKA Banyo, İngiltere’de müşteri ve kanal geliştirme çalışmalarını 2026’ nın ilk altı ayında da sürdürdü. Turquality kapsamında hedef pazar analizi, marka konumlandırması, kurumsal yapılanma ve stratejik yol haritasına ilişkin hazırlıklara devam edildi. 20’ye yakın ORKA Corner hayata geçirildi ORKA Corner ağı, yılın ilk altı ayında Türkiye genelinde devreye alınan 20’ye yakın uygulamayla genişledi. Mevcut satış noktalarındaki teşhir alanları yenilenirken bayi ekiplerine yönelik eğitimler ve mağaza içi standartlar geliştirildi. Konut, ticari proje ve kentsel dönüşüm alanlarında kurulan yeni iş birlikleri de bu kanaldaki etkinliği artırdı. Eskişehir’de vitrifiye üretimi başladı, SAP geçişi tamamlandı ORKA’nın Eskişehir vitrifiye tesisinde seçili ürün grupları üretim ve ticari satış aşamasına geçti. Ürün geliştirme, deneme üretimleri, kalite doğrulama ve pazara hazırlık adımlarının ardından devreye alınan süreç, talep ve operasyonel gerekliliklere göre kademeli biçimde genişletilecek. Seri üretimin artmasının ardından, tesis kapasitesi ve üretilen ürün gamının planlanan takvim doğrultusunda genişletilmesi planlanıyor. ORKA Banyo, SAP S/4HANA geçişiyle finans, satış, üretim planlama, bakım, malzeme ve depo yönetimini tek bir dijital altyapıda buluşturdu. Üretim sahasındaki makine ve sensörlerden alınan veriler, kestirimci bakım çalışmalarında kullanılmaya başlandı. Depodaki barkod sistemleri ile operatör terminalleri de SAP sistemine entegre edildi. Karanlık fabrika yatırımı kapsamında otomasyon, veri takibi ve üretim akışının dijitalleştirilmesine yönelik çalışmalar da hız kesmeden sürdü. Üretim süreleri, hata ve fire oranları ile enerji ve iş gücü verimliliğinde ilk iyileşmeler elde edildi. Hedeflenen kapasite artışının tam etkisinin ise hatların devreye girmesiyle belirginleşmesi bekleniyor. ORKA Banyo’nun gelecek dönem önceliklerine de değinen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Yılın ikinci yarısında yeni koleksiyonlarımızı pazara sunacağız. Yurt içinde bayi ve ORKA Corner ağımızı genişletirken Avrupa’daki çalışmalarımıza hız vereceğiz. Mevcut görünüm doğrultusunda yıl sonu hedeflerimizi koruyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ebebek 2026 Yılı İkinci Çeyrek Finansallarını Açıkladı Haber

ebebek 2026 Yılı İkinci Çeyrek Finansallarını Açıkladı

Türkiye anne bebek ürünleri sektörünün öncü markası ebebek, 25 yıllık deneyimi ve bebeveynlerin güveniyle sürdürdüğü büyüme yolculuğunda 2026 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Enflasyon muhasebesi uygulamaları kapsamında hazırlanan konsolide finansal tablolara göre şirket, yılın ikinci çeyreğinde operasyonel verimliliği ölçek ekonomisinin sunduğu avantajlarla birleştirerek, karlılık rasyolarına pozitif yönde yansıtmayı başardı. Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan sonuçlara göre ebebek’in 2026 yılı ikinci çeyrek konsolide hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 artarak 9,3 milyar TL seviyesine ulaştı. 2026 yılının ikinci çeyreğinde brüt kar 2025 yılının aynı dönemine göre %11 artışla 3,5 milyar TL’ye yükselirken, şirket 304 milyon TL net kar açıkladı. Aynı dönemde Türkiye'deki toplam satış adedi geçen yılın aynı dönemine göre %21 artışla 31,7 milyona yükseldi. 2026 yılının ilk 6 ay toplamında ise 18,3 milyar TL konsolide hasılata ulaşan şirketin FAVÖK’ü geçen yılın aynı dönemine göre %20 artışla 2,1 milyar TL’ye ulaşırken, FAVÖK marjı ise %11,7, net karı ise 380 milyon TL olarak gerçekleşti. Yılın ikinci çeyreğinde tavizsiz verimlilik anlayışı, disiplinli stok yönetimi, doğru fiyatlandırma ve maksimum ürün bulunurluğu odağını sürdüren ebebek, süreçlerini artan ticari hacmi destekleyecek şekilde yönetmeye devam etti. İkinci çeyrek sonu itibarıyla Türkiye’de 311, yurt dışında ise 4 mağazasıyla faaliyetlerini sürdüren şirketin Mayıs ayı mağaza ziyaretçi sayısı 5,5 milyonu aşarak şirket tarihindeki en yüksek aylık mağaza trafiği olarak kaydedildi. Mevsimsel geçişler proaktif bir yaklaşımla planırken, artan ticari hacim, teknoloji ve lojistik altyapı kabiliyetleriyle etkin şekilde yönetildi. Haziran ayında gerçekleştirilen Mothercare lansmanı ise ebebek’in küresel vizyonu doğrultusunda çeyreğin öne çıkan stratejik gelişmelerinden biri oldu. ebebek, 10 yıllık lisans anlaşması kapsamında dünya devi Mothercare ürünlerini Türkiye’de münhasır olarak kendi çatısı altında sunmaya başladı. Bu stratejik adımla ürün çeşitliliğini genişleten şirket, premium segmentteki iddiasını ve hediye destinasyonu olma konumunu da güçlendirdi. Çeyreğe ilişkin açıklamada bulunan ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, “25 yıllık yolculuğumuzda her adımımızı, bebeveynlerimizin bizlere duyduğu güvenin bilincinde attık. Çeyrek asırlık bu köklü mirası geleceğe taşıma kararlılığıyla çalıştığımız 2026 yılının ikinci çeyreğini, operasyonel hedeflerimize ulaştığımız ve stratejik önceliklerimizde önemli mesafeler katettiğiniz anlamlı bir dönem olarak tamamladık. 25 yıldır sevgiyle büyüyen bu hikâye, birlikte üretmenin, gelişmenin ve her koşulda güvenilir kalabilmenin bir sonucu. Bu başarıda payı olan tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve bizleri ailesinin bir parçası olarak gören milyonlarca bebeveynimize teşekkür ediyoruz. Birlikte, nice 25 yıllara.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OMSAN Lojistik Avrupa’daki Gıda Lojistiği Ağını Güçlendiriyor Haber

OMSAN Lojistik Avrupa’daki Gıda Lojistiği Ağını Güçlendiriyor

OMSAN Lojistik, Sagra’nın Ordu ve Gold Harvest'in Eskişehir'deki tesislerinde üretilen ürünlerin Avrupa’daki depolama ve lojistik operasyonlarını yönetecek. Ordu’dan taşınacak Sagra ürünleri için son teknoloji frigo araçlar kullanılacak. Operasyon kapsamında başta Gold Harvest’ın Master markası ile ürettiği ürünler olmak üzere; OYAK markaları Tamek ve Sagra’ya ait ürünler, Almanya'nın Köln kentindeki ana depoya ulaştırılacak. Buradan Almanya iç dağıtımı ile Belçika & Fransa sevkiyatları OMSAN tarafından gerçekleştirilecek. Operasyon kapsamında aylık ortalama 500 palet ürün taşınırken, yaklaşık 200 sevkiyat gerçekleştirilecek. Avrupa’da Entegre Lojistik Çözümü Proje yalnızca uluslararası taşımayı değil, Avrupa içerisindeki depolama, stok yönetimi ve dağıtım süreçlerini de kapsıyor. OMSAN Lojistik böylece müşterilerine uçtan uca lojistik hizmet sunarak Avrupa’daki etkinliğini daha da artırıyor. OMSAN Lojistik Otomotiv ve Yurt Dışı Ofisler Grup Direktörü Diğdem Liga Avrupa'da büyüyen operasyon ağlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "OMSAN olarak müşterilerimize yalnızca taşıma hizmeti sunmuyor, onların büyüme yolculuklarına lojistik çözüm ortağı olarak eşlik ediyoruz. Avrupa'da kurduğumuz güçlü operasyon ağı sayesinde ürünleri üretim noktasından son müşteriye kadar güvenle ulaştırıyoruz. Gold Harvest ile yürüttüğümüz bu yeni iş birliği de Avrupa'daki entegre lojistik kabiliyetlerimizin önemli bir göstergesi olacak. Özellikle gıda ve hızlı tüketim ürünleri lojistiğinde sunduğumuz yüksek hizmet kalitesiyle müşterilerimizin uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamayı sürdüreceğiz." Son dönemde Avrupa'da üst üste yeni operasyonlara imza atan OMSAN Lojistik, uluslararası karayolu, depolama, dağıtım ve tedarik zinciri yönetimi alanlarındaki uzmanlığıyla bölgedeki büyümesini kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dikkat! Maliye Peşinizde Olabilir... Sosyal Medyadan Satış Yapanları Bekleyen Büyük Tehlike Haber

Dikkat! Maliye Peşinizde Olabilir... Sosyal Medyadan Satış Yapanları Bekleyen Büyük Tehlike

Instagram, Facebook, TikTok ve benzeri sosyal medyaplatformları üzerinden yapılan satışlar son yıllarda adeta patlama yaşadı.Binlerce kişi evinden, telefonundan ya da küçük bir sosyal medya hesabındanürün satarak ek gelir elde etmeye başladı. Ancak uzmanlar, bu büyümenin beraberinde ciddi bir riski degetirdiği konusunda uyarıyor. Özellikle son dönemde yasa dışı bahis ve dolandırıcılıkoperasyonlarının ardından bankacılık sistemi üzerindeki denetimlerin önemliölçüde sıkılaştığı belirtiliyor. Finansal hareketlerin çok daha detaylı analizedildiği bu süreçte, aynı banka hesabına çok sayıda farklı kişiden düzenli paratransferi yapılması çeşitli kontrol mekanizmalarına takılabiliyor. Finans sektöründe görev yapan uzmanlara göre bankalar,olağan dışı para hareketlerini şüpheli işlem kapsamında değerlendirebiliyor vegerekli gördükleri durumlarda ilgili kurumlara bildirimde bulunabiliyor.Yapılan incelemelerde bu para girişlerinin ticari faaliyetlerdenkaynaklandığının anlaşılması halinde ise vergi yükümlülükleri gündemegelebiliyor. Sosyal Medya Satıcılarını BekleyenVergi Riski Vergi uzmanları, özellikle kayıt dışı ticaret yapankişilerin ciddi yaptırımlarla karşılaşabileceğine dikkat çekiyor. Şirket kurmadan, vergi mükellefi olmadan ve herhangi birresmi kayıt oluşturmadan sürekli satış yapılması durumunda, geriye dönük vergiincelemel eriyle karşılaşılabileceği ifade ediliyor. Bu süreçte ödenmeyenvergilerin yanı sıra gecikme faizleri ve çeşitli idari cezaların da söz konusuolabileceği belirtiliyor. Son yıllarda sosyal medya üzerinden satış yapan çok sayıdakişinin bu nedenle incelemeye alındığı ve kayıt dışı ticarete yönelikdenetimlerin giderek arttığı değerlendiriliyor. "Sadece Ürün SatmakYetmiyor" Dijital ticaret üzerine çalışmalar yapan girişimci EmreGöver ise sosyal medya üzerinden satış yapmak isteyenlerin yalnızca ürünbulmaya odaklanmaması gerektiğini söylüyor. Göver'e göre dijital ticaretin görünmeyen tarafında; * vergi mevzuatı, * fatura düzeni, * şirket yükümlülükleri, * resmi kayıt süreçleri gibi birçok hukuki sorumluluk bulunuyor. "Bugün insanlar sosyal medyada satış yapmaya başlıyorancak işin vergi ve yasal boyutunu çoğu zaman bilmiyor. Bir süre sonra bankahareketleri incelenebiliyor ve hiç beklemedikleri sorunlarlakarşılaşabiliyorlar. Dijital ticarette sürdürülebilir başarı için yalnızcasatış değil, yasal altyapının da doğru kurulması gerekiyor." ifadelerinikullanan Göver, kayıt dışı ticaret yerine güvenli ve yasal modellerin tercihedilmesi gerektiğini vurguluyor. B&T Platformu Bu Soruna ÇözümÜretmeyi Hedefliyor Emre Göver tarafından geliştirilen B&T Platformu'nunortaya çıkış nedenlerinden birinin de tam olarak bu sorun olduğu belirtiliyor. Platform, dijital ticaret yapmak isteyen ancak şirketkuruluşu, stok yönetimi, depo maliyetleri ve vergi süreçleri gibi konulardabilgi sahibi olmayan kişilere daha güvenli bir yapı sunmayı amaçlıyor. B&T modeli; gençler, üniversite öğrencileri, evkadınları ve ek gelir elde etmek isteyen bireylerin, klasik e-ticaretin yüksekgiriş maliyetleri ve karmaşık operasyonlarıyla karşılaşmadan dijital ekonomiyekatılabilmesini hedefleyen alternatif bir sistem olarak geliştirildi.< o:p> Platformun temel yaklaşımı; bireylerin ürün tedariki, stokyatırımı ve lojistik süreçleriyle uğraşmadan dijital ticaret ekosisteminde yeralabilmelerini sağlamak üzerine kuruluyor. Uzmanlardan Uyarı Uzmanlar ise sosyal medya üzerinden ticaret yapmak isteyenherkese aynı tavsiyede bulunuyor: "Satış yapmaya başlamadan önce mutlaka vergi mevzuatınıaraştırın. Ticari faaliyetlerinizi yasal zeminde yürütün. Sosyal medyahesabınız küçük olsa bile banka kayıtları ve para transferleri resmiincelemelere konu olabilir." Dijital ticaret her geçen gün büyürken, uzmanlara göre artıken önemli yatırım yalnızca ürün satabilmek değil; bunu güvenli, kayıtlı vehukuka uygun şekilde sürdürebilmek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci El Araç Pazarı Yılın İlk Yarısında Yüzde 1 Geriledi Haber

İkinci El Araç Pazarı Yılın İlk Yarısında Yüzde 1 Geriledi

2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, “Pazarda belirgin bir büyüme ve iyimserlikten söz etmek için henüz erken. Bununla birlikte, çok olumsuz bir tablo da söz konusu değil. Mevcut dönemi, talebin ve fiyat dinamiklerinin yeniden şekillendiği, daha dengeli ve temkinli bir süreç olarak ele almak daha doğru olacaktır.” dedi. İkinci el binek ve hafif ticari araç pazarı, 2026 yılının Ocak-Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 1 gerileyerek 4.302.796 adet seviyesinde gerçekleşti. Türkiye'de ikinci el araç pazarına yenilikçi bir yaklaşım kazandıran 2PLAN'ın İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, yılın ilk altı aylık verilerini değerlendirerek; mevcut ekonomik koşullar, finansmana erişim zorlukları, stok seviyeleri ve sıfır araç kampanyalarının pazara olan etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. “Mevcut dönemi dengeli ve temkinli bir süreç olarak ele almak daha doğru olacak” Yılın ilk yarısında yüksek faiz ortamının, taşıt kredilerine erişimdeki kısıtların ve sıfır araç tarafında markaların uyguladığı agresif kampanyaların ikinci el pazarını baskılayan temel unsurlar olduğunu belirten Orhan Ülgür, “Pazarda belirgin bir büyüme ve iyimserlikten söz etmek için henüz erken. Bununla birlikte, çok olumsuz bir tablo da söz konusu değil. Mevcut dönemi, talebin ve fiyat dinamiklerinin yeniden şekillendiği, daha dengeli ve temkinli bir süreç olarak ele almak daha doğru olacaktır.” dedi. “Stok yönetimi her zamankinden daha kritik hale geldi” İkinci el araç ticaretinde stok seviyelerinin yükseldiğine dikkati çeken Ülgür, özellikle ticari işletmeler açısından finansmana erişimin hâlâ zorlayıcı olmasının, stok yönetimini her zamankinden daha kritik hale getirdiğini vurguladı. İkinci el de fiyatların Ocak 2026 dönemine geri geldiğini aktaran Ülgür, “Sıfır araç tarafında devam eden kampanyalar ve finansman avantajlarının, özellikle 1-3 yaş aralığındaki ikinci el araçların fiyatlamasını ve takas değerlerini baskılamaya devam ediyor. Bu durum ikinci el pazarındaki fiyatlama dinamiklerini doğrudan etkiliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Orhan Ülgür, alternatif finansman modellerine ilişkin ise “Tasarruf finansmanı gibi alternatif finansman modellerinin yaygınlaşması, tüketici tarafında yeni fırsatlar yaratsa da bunların pazar üzerindeki etkilerinin zamana yayılacağını değerlendiriyoruz.” diye konuştu. “2026 yılının 8,5-9 milyon adet bandında kapanacağını tahmin ediyoruz” Gelecek döneme ilişkin beklentilerini de paylaşan Ülgür, sözlerini şöyle tamamladı: "Yılın ikinci yarısında pazarın yönünü ağırlıklı olarak taşıt kredisi faizleri, krediye erişim kolaylığı, döviz kuru ve sıfır araç kampanyaları belirleyecek. Tüm bu gelişmeler ışığında, 2026 yılının 8,5-9 milyon adet bandında bir toplam hacimle kapanacağını tahmin ediyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.