Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Strateji

Kapsül Haber Ajansı - Strateji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Strateji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabancı Vakfı’nda Bayrak Değişimi Haber

Sabancı Vakfı’nda Bayrak Değişimi

Toplumsal gelişime katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdüren Sabancı Vakfı Genel Müdürlüğü’ne daha önce Sabancı Holding ve Sabancı Vakfı’nda çeşitli görevler üstlenen Rana Tutcuoğlu atandı. Tutcuoğlu, farklı sektör ve kurumlarda edindiği birikim ve stratejik bakış açısıyla yeni dönemde Sabancı Vakfı’nın çalışmalarına liderlik edecek. Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, görev değişimine ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Sabancı Vakfı olarak 50 yılı aşkın süredir, ‘Bu topraklardan kazandıklarımızı bu toprakların insanlarıyla paylaşmak’ ilkesiyle toplumsal gelişime katkı sağlamak için çalışıyoruz. Bu uzun soluklu yolculuğumuzda en büyük gücümüz, değerlerimiz ve aynı amaç etrafında buluşan ekiplerimiz oldu. 2018 yılından bu yana Genel Müdürümüz olan Nevgül Bilsel Safkan, bu dönemde Vakfımızın etkisini artıran pek çok çalışmaya öncülük etti. Daha eşit ve sürdürülebilir bir gelecek hedefimiz doğrultusunda ortaya koyduğu emek, özveri ve liderlik için kendisine gönülden teşekkür ediyorum. Yeni dönemde bayrağı, uzun yıllar Sabancı Holding ve Sabancı Vakfı çatısı altında farklı sorumluluklar üstlenmiş, değerlerimizi yakından tanıyan Rana Tutcuoğlu devralıyor. Kendisini yeniden aramızda görmekten mutluluk duyuyorum. Sahip olduğu deneyim ve birikimle, bugüne kadar oluşturduğumuz güçlü temeller üzerinde Vakfımızın toplumsal gelişim yolculuğunu daha da ileriye taşıyacağına inanıyor; yeni görevinde başarılar diliyorum." 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden lisans derecesiyle mezun olan Rana Tutcuoğlu, Yale Üniversitesi’nde MBA eğitimini tamamladı. Arthur Andersen’da Kıdemli Denetçi olarak başladığı kariyerini, 2004-2009 yılları arasında EFG İstanbul Menkul Değerler’de, 2009-2012 yılları arasında ise Sabancı Holding Strateji ve İş Geliştirme Grup Başkanlığı’nda yöneticilik yaparak sürdürdü. 2013 yılında Sabancı Vakfı’na katılan Tutcuoğlu, 2019 yılına kadar Programlar ve Uluslararası İlişkiler Direktörü olarak Vakfın sosyal değişim alanındaki çalışmalarında önemli sorumluluklar üstlendi. 2020-2026 yılları arasında Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı’nın (TÜSEV) Genel Sekreteri olarak kariyerine devam eden Tutcuoğlu, bu dönemde sivil toplumun daha güçlü ve itibarlı olması için yasal reform, stratejik bağışçılık, araştırma ve sektörler arası iş birlikleri alanlarında çalışmalar yürüttü. Ulusal ve uluslararası çeşitli yönetim ve danışma kurullarında sorumluluk alan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde meclis üyesi olan Tutcuoğlu, Avrupa’nın önde gelen filantropi ağlarından Philea’nın Adaylık ve Yönetişim Komitesi Başkanlığı’nı da üstlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İletişim Mezunlarının Çalışma Alanları Genişliyor! Haber

İletişim Mezunlarının Çalışma Alanları Genişliyor!

Gelecekte iletişim mezunlarının yalnızca içerik üreten değil; yapay zekâyı yöneten, veriyi hikâyeye dönüştüren, dezenformasyonu tespit eden ve dijital güveni yöneten profesyoneller olarak öne çıkacağını belirten Prof. Dr. Gül Esra Atalay, “Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yöneten, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven inşa eden profesyoneller olacak. Meslekler değişiyor ama iyi iletişim kurabilme becerisi her zamankinden daha değerli hâle geliyor.” dedi. Yapay zekâ içerik stratejistliği, dijital itibar yöneticiliği, dezenformasyon analistliği, veri hikâyeleştiriciliği ve insan-yapay zekâ etkileşimi tasarımcılığı gibi yeni çalışma alanlarına dikkat çeken Prof. Dr. Atalay, “Öğrencilerimizi teknolojiden korkan değil, teknolojiyi yöneten ve ona entelektüel derinlik katan profesyoneller olarak yetiştiriyoruz.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekâ çağında iletişim sektörünün değişen istihdam yapısını, geleceğin iletişim mesleklerini ve öğrencilerin yeni çalışma hayatına hangi yetkinliklerle hazırlanması gerektiğini değerlendirdi. İletişim mezunlarının çalışma alanları genişliyor Teknolojik gelişmelerin iletişime duyulan ihtiyacı azaltmak yerine artırdığına işaret eden Prof. Dr. Gül Esra Atalay, dijitalleşmeyle birlikte iletişim profesyonellerinin rolünün de değiştiğini söyledi. “Bugün tam anlamıyla bir iletişim çağında yaşıyoruz.” Diyen Prof. Dr. Atalay, “İletişim elbette her zaman önemliydi ancak bugün akıllı telefonlar, sosyal ağlar ve dijital platformlar sayesinde herkesin her an ulaşılabilir olduğu hiper bağlantılı bir dünyadayız. Teknoloji iletişim kurmayı kolaylaştırırken anlam yaratmayı, güven oluşturmayı ve ortak bir zeminde buluşmayı zorlaştırıyor. Bu nedenle iletişim becerileri konusunda eğitimli olmak profesyonel yaşamda giderek daha büyük bir fark yaratıyor.” dedi. İletişimcinin işi içerik üretmekten ibaret olmayacak Yapay zekânın özellikle rutin içerik üretim süreçlerini hızla otomatikleştirdiğini ifade eden Atalay, bunun iletişim mesleklerinin ortadan kalkacağı anlamına gelmediğini, aksine iletişimcinin rolünün daha stratejik bir noktaya taşınacağını vurguladı. Prof. Dr. Atalay, “Eskiden iyi bir reklam fikri bulmak, o fikri görsele dökmek ve metnini yazmak günler, hatta haftalar alabiliyordu. Bugün yapay zekâ araçlarına doğru komutlar verdiğinizde saniyeler içinde çok sayıda alternatif elde edebiliyorsunuz. Ancak o alternatiflerden hangisinin insanın kalbine dokunacağını, hangisinin toplumsal bir karşılığı olduğunu veya hangisinin insanı gerçekten güldüreceğini algoritmalar tek başına belirleyemiyor. Yapay zekâ insan davranışını analiz edebilir ama insan gibi hissedemez.” diye konuştu. Bu nedenle gelecekte iletişim mezunlarının değerini yalnızca “üretme” becerisinin değil; seçme, doğrulama, anlamlandırma, yorumlama ve strateji geliştirme yetkinliklerinin belirleyeceğini kaydeden Prof. Dr. Atalay, insan yaratıcılığı ile yapay zekâ yeteneklerini birlikte kullanabilen profesyonellerin iş dünyasında avantaj sağlayacağını dile getirdi. Gazeteci yazandan çok doğrulayan ve anlamlandıran kişi olacak Gazeteciliğin yapay zekâdan en fazla etkilenen alanlardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Atalay, rutin haberlerin otomatik olarak üretilebildiği bir dönemde gazetecinin mesleki değerinin araştırmacılık, doğrulama ve yorumlama kapasitesinde yoğunlaşacağını söyledi. Prof. Dr. Atalay, “Haber yazan gazeteciden doğrulayan ve anlamlandıran gazeteciye doğru bir dönüşüm gerçekleşiyor. Rutin ajans haberlerini artık yapay zekâ yazabiliyor. Gazetecinin yeni rolü dezenformasyonu filtrelemek, derinlemesine araştırma yapmak, veri gazeteciliği yapmak ve ham verinin arkasındaki insan hikâyesini yakalamak olacak.” ifadelerini kullandı. Reklamcının yeni işi yapay zekâyı yaratıcı stratejiyle yönetmek Reklamcılıkta da benzer bir dönüşüm yaşandığını ifade eden Atalay, yapay zekânın saniyeler içinde çok sayıda reklam metni, görseli ve kampanya alternatifi üretebildiğine dikkat çekti. “Reklamcının işi artık yalnızca sıfırdan üretmek olmayacak.” diyen Atalay, “Yapay zekânın oluşturduğu alternatifler arasından markanın ruhuna, hedef kitlenin psikolojisine ve toplumsal bağlama en uygun olanı seçmek; doğru promptları oluşturmak ve yaratıcı stratejiyi kurmak daha önemli hâle gelecek.” dedi. Halkla ilişkilerde yeni istihdam alanı; dijital güven Deepfake, dezenformasyon ve yapay zekâ destekli manipülasyonların yaygınlaşmasının halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim alanında da yeni uzmanlıklara ihtiyaç doğurduğunu kaydeden Prof. Dr. Atalay, geleceğin en önemli iletişim alanlarından birinin dijital güven ve itibar yönetimi olacağını söyledi. Atalay, “Bülten dağıtımı ve medya takibi gibi geleneksel görevler giderek otomatikleşirken, bilişsel kriz yönetimi ve güven mimarlığı daha fazla önem kazanıyor. Deepfake ve manipülasyonun bu kadar kolaylaştığı bir çağda PR profesyonelleri yapay zekâ hızında yayılan itibar krizlerini yönetmek ve toplumla kurumlar arasında sahici bağlar kurmak zorunda.” şeklinde konuştu. Deepfake çağının iletişimcisi doğrulama uzmanı da olacak Geleceğin iletişim profesyonellerinin veri ve algoritma okuryazarlığına sahip olması gerektiğini vurgulayan Atalay, deepfake ve dezenformasyonla mücadele becerilerinin istihdam açısından giderek daha önemli hâle geleceğini belirtti. İletişim öğrencileri yapay zekâyla birlikte çalışmayı öğreniyor Bu dönüşüm nedeniyle iletişim eğitiminin de yeniden tasarlanması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Atalay, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesinde yapay zekâyı iletişim eğitiminin farklı alanlarına entegre ettiklerini söyledi. “Öğrencilerimize her şeyden önce ‘Yapay zekâ iletişimcinin rakibi değil, onun akıllı asistanıdır.’ diyoruz.” ifadesini kullanan Atalay, şöyle devam etti: “İyi bir iletişimci olmak artık yalnızca güçlü yazma becerisine veya iyi bir görsel bakış açısına sahip olmakla sınırlı değil. Bunlara bilişsel esneklik ve yapay zekâyla doğru iletişim kurabilme becerisi de eklendi. Öğrenci yalnızca teoriyi öğrenmiyor; uygulamalı derslerde bir yapay zekâ modeline nasıl doğru komut vereceğini, çıkan sonucu nasıl değerlendireceğini ve filtreleyeceğini deneyimliyor. Yapay zekânın ürettiği bilginin doğruluğunu teyit etmek, bilişsel önyargıları fark etmek ve algoritmik manipülasyonları deşifre etmek eğitimimizin merkezinde. Sahicilik ve etik ise ana omurgamızı oluşturuyor.” Her bölümde yapay zekâ odaklı zorunlu dersler bulunuyor Fakültenin farklı bölümlerinde öğrencilerin kendi meslek alanlarıyla yapay zekâyı buluşturan zorunlu dersler aldığını belirten Prof. Dr. Atalay, “Çizgi Film ve Animasyon bölümümüzde Yapay Zekâ Destekli Konsept Geliştirme, Görsel İletişim Tasarımı bölümümüzde Görsel İletişim Tasarımında Üretken Yapay Zekâ, Gazetecilik bölümümüzde Gazetecilikte Yapay Zekâ, Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümümüzde Halkla İlişkiler ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Radyo Televizyon ve Sinema bölümümüzde Yapay Zekâ Destekli Film Yapım ve Yönetimi, Reklamcılık bölümümüzde Dijital Reklamcılık ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Yeni Medya ve İletişim bölümümüzde ise Yapay Zekâ derslerimiz zorunlu. Ayrıca seçmeli ders havuzumuzda da yapay zekâ temelli dersler bulunuyor.” dedi. 2-4 yıl sonra iletişim mezunlarını nasıl bir istihdam tablosu bekliyor? İletişim alanında önümüzdeki birkaç yıl içinde özellikle dijital içerik, veri, yapay zekâ, doğrulama, itibar ve kriz yönetiminin kesiştiği işlerin daha görünür hâle geleceğini ifade eden Prof. Dr. Atalay, mezunların medya kuruluşlarından reklam ajanslarına, kurumsal iletişim departmanlarından dijital platformlara, yapım şirketlerinden sosyal medya ve içerik ajanslarına kadar geniş bir alanda çalışabileceğine dikkat çekti. İletişim mezunlarının klasik mesleklerin yanı sıra teknolojiyle birlikte doğan yeni uzmanlık alanlarına da yönelebileceğini kaydeden Atalay, “Önümüzdeki 10-15 yılda en hızlı büyümesi beklenen alanların önemli bir kısmı teknik bilgi ile iletişim becerisini birlikte gerektirecek.” dedi. Yeni meslekler iletişim mezunlarını bekliyor Yapay zekânın iletişim fakültesi mezunlarının önüne yepyeni kariyer seçenekleri çıkaracağını dile getiren Atalay, geleceğin çalışma alanlarını şöyle sıraladı: “Yapay zekâ içerik stratejistliği, dijital itibar yöneticiliği, dezenformasyon analistliği, veri hikâyeleştiriciliği, insan-yapay zekâ etkileşimi tasarımcılığı, dijital doğrulama uzmanlığı, yapay zekâ destekli yaratıcı strateji, algoritmik içerik yönetimi ve dijital kriz iletişimi.” “Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yönetecek” İletişim alanını tercih edecek gençlerin yapay zekâ nedeniyle mesleklerin ortadan kalkacağı düşüncesiyle hareket etmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Gül Esra Atalay, sözlerini şöyle tamamladı: “Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yöneten, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven inşa eden profesyoneller olacak. Meslekler değişiyor ama iyi iletişim kurabilme becerisi her zamankinden daha değerli hâle geliyor. Yapay zekâyı doğru ve dozunda kullanabilen, eleştirel düşünebilen, insan psikolojisini anlayan, etik sınırları gözeten ve özgün fikir üretebilen iletişimciler iş dünyasında öne çıkacak. Aklını ve yaratıcılığını tamamen yapay zekâya devredenler değil, yapay zekâyı kendi yaratıcılığını güçlendiren bir araç olarak kullananlar geleceğin iletişim dünyasında yerlerini alacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yüzlerce Bisikletçi Ankara’da Buluştu Haber

Yüzlerce Bisikletçi Ankara’da Buluştu

Bilkent Center’dan saat 08.00’de verilen startla başlayan yarışta uzun parkur erkeklerde Ömer Cumhur Boyraz (2:24:59), kadınlarda Seniz Pamuk (2:50:35); kısa parkur erkeklerde Furkan Akdeniz (1:34:41), kadınlarda ise Aylin Yüce (1:42:41) şampiyonluğa ulaştı. Cumhuriyet’in kalbinden Ankara’nın bozkırına uzanan parkurlarda gerçekleştirilen yarış; matör ve lisanslı bisikletçileri uzun, kısa, tandem ve paralimpik kategorilerinde bir araya getiren Visa | Maximum Gran Fondo Başkent, Ankara’nın geniş bulvarlarından doğal güzergahlara uzanan rotalarda sporculara dayanıklılık, strateji ve mücadele dolu bir yarış deneyimi yaşattı. Başkent’in bisiklet buluşmasına güçlü destek Ankara Valiliği himayelerinde, 78 Event organizasyonuyla düzenlenen yarış, Türkiye İş Bankası’nın bu yıl 25. yılını kutlayan kredi kartı markası Maximum ve Visa’nın isim sponsorluğunda gerçekleştirildi. Yarışın diğer sponsorları Yüce Auto–Škoda, Mosso, Bilkent Otel ve Konferans Merkezi, Bilkent Center, Shimano Türkiye ve Sports International oldu. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türk Devletleri Teşkilatı ve Türkiye Bisiklet Federasyonu organizasyona kurumsal destek sağladı. GoTürkiye ve Sport in Türkiye ise destinasyon partnerleri olarak Ankara’nın bisiklet turizmi potansiyelinin tanıtımına katkı sundu. Ankara’nın bulvarlarından bozkır manzaralarına Yüzlerce bisikletçinin katıldığı yarışta 90,91 kilometrelik ve 1.213 metre tırmanış içeren uzun parkur dayanıklılık ve stratejiyi, 55,76 kilometrelik ve 841 metre tırmanışa sahip kısa parkur ise hızı ve yüksek tempoyu ön plana çıkardı. Tandem ve paralimpik kategorilerindeki sporcular da kısa parkurda mücadele etti. Bilkent Center’dan başlayan yarış, Angora Bulvarı, Hacettepe Beytepe Kampüs Yolu, Anadolu Bulvarı, Çetin Emeç Bulvarı, Turan Güneş Bulvarı ve İncek üzerinden devam etti. Uzun parkur sporcuları Tulumtaş, Halaçlı ve Koparan’a uzanan bozkır rotasında yarışırken kısa parkur sporcuları Ankara’nın bulvarlarından geçerek Bilkent Center’daki finişe ulaştı. Başkentten doğan güçlü bir bisiklet kültürü Beş yıl önce Ankara’da ilk pedalın çevrilmesiyle başlayan Visa | Maximum Gran Fondo Başkent’in yolculuğu, bir yarışın ötesine geçerek kalıcı bir spor kültürüne dönüştü. Beş yıllık süreçte binlerce sporcuyu, onlarca iş ortağını ve dünyanın farklı noktalarından katılımcıları buluşturan organizasyon, Ankara’nın şehir ekonomisine, spor turizmine ve bisiklet kültürüne katkı sundu. Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti etkinlikleri arasında yer alan yarış, sporun evrensel diliyle Türk dünyası ülkeleri arasındaki dostluk ve etkileşimi güçlendirirken başkentin uluslararası tanıtımını da destekledi. Bilkent Center’da bisiklet festivali Yarışın start ve finiş noktası olan Bilkent Center, Expo Alanı, sponsor stantları, bisiklet ve ekipman tanıtımları, teknik servis hizmetleri ve çeşitli etkinliklerle iki gün boyunca festival atmosferine ev sahipliği yaptı. Bilkent Otel ve Konferans Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış resepsiyonu da sporcuları, sponsorları, organizasyon paydaşlarını ve davetlileri bir araya getirdi. Startı Ankara’nın önde gelen isimleri verdi Uluslararası Visa Maximum Gran Fondo Başkent’in startı; Ankara Vali Yardımcıları Adem Öztürk ve Cem Afşin Akbay, Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Türkiye Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Mehmet Sedat Fırat ve Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Çelik, sponsor marka temsilcileri ve organizasyon yöneticileri tarafından verildi. Visa Maximum Gran Fondo Başkent 2026’da şampiyonlar belli oldu Uzun parkur erkeklerde Ömer Cumhur Boyraz, 2:24:59 derecesiyle finiş çizgisini ilk sırada geçti. Kadınlarda Seniz Pamuk, 2:50:35 derecesiyle şampiyonluğa ulaştı. Kısa parkur erkeklerde Furkan Akdeniz, 1:34:41 derecesiyle birinciliği elde ederken kadınlarda Aylin Yüce, 1:42:41 derecesiyle günün kazananı oldu. Kısa Parkur Erkekler – 55,76 km Furkan Akdeniz – Büyükçekmece Belediyesi Bisiklet Spor Kulübü – 1:34:41Emirhan Örnek – Marmara racing team – 1:34:41Murat Uslu – Büyükçekmece Bisiklet Kulübü – 1:34:51 Kısa Parkur Kadınlar – 55,76 km Aylin Yüce – Büyükçekmece bisiklet spor kulübü – 1:42:41Burcu Kaya – TREK RMK – 1:52:13Şennur Parlak – 29 inch Academy – 1:52:15 Uzun Parkur Erkekler – 90,91 km Ömer Cumhur Boyraz – Boyraz Cycling Academy – 2:24:59Mehmet Çakar – Ferdi – 2:25:57Lev Kocherov – Beşparmak mountains – 2:28:21 Uzun Parkur Kadınlar – 90,91 km Seniz Pamuk – ISS TURKIYE CYCLING ACADEMY – 2:50:35Züleyha Dikbaş – BikePedia Racing Team – 2:55:42Ala Ahmadi – VIB Sports Cycling Team – 3:00:23 Tandem ve paralimpik kategorilerinde dereceye giren sporcular da düzenlenen törenle ödüllerini aldı. Dereceye giren sporculara ödülleri; T.C. Ankara Vali Yardımcısı Adem Öztürk, Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Çelik, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkan Vekili Fikret Hayali, Türkiye İş Bankası Ankara 1. Bölge Satış Müdürü Yusuf Temel, Yüce Auto Skoda Pazarlama Birim Yöneticisi Öykü Akkılıç, Bilkent Holding Grup Başkanı Arda Yurtsever, Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz, Türkiye Bisiklet Federasyonu Sağlık Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdullah Yalçıntabak, Ümit Bisiklet Pazarlama Müdürü Haki Gökçe, Türkiye Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Mehmet Sedat Fırat, Bilkent Center AVM Müdürü Esat Aydın, Ankara Büyükşehir Belediyesi Spor Hizmetleri Şube Müdürü Sercan Yiğit, Bilkent Hotel ve Konferans Yöneticisi Ülkü Sözen ve Sports International Genel Müdürü Hakan Öztürk tarafından takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan Ticari Kart Dünyasında Bir Yenilik Haber

Akbank’tan Ticari Kart Dünyasında Bir Yenilik

Akbank böylece ticari kartı yalnızca bir ödeme aracı olmaktan çıkararak, tüzel müşterilerine sunduğu uçtan uca bankacılık deneyimini değer üreten bir ekosisteme dönüştürüyor. Akbank Business Plus, tüzel müşterilerinin Akbank ile olan etkileşimini esas alan yeni bir modelle ticari kartlara artı değer katıyor. Programla, Akbanklı tüzel müşterilerin bankadan aldığı hizmet kapsamı genişledikçe, yararlanabileceği fayda ve ayrıcalıklar da artıyor. Silver, Gold veya Platinum olmak üzere üç farklı seviye sunan programda, müşterilerin program seviyesini Akbank’taki ticari varlıkları, kredi kartı hacmi, kredi kullanımı ve POS hacmi gibi faktörler belirliyor. Axess Business ve Wings Business sahibi tüzel müşterilere Akbank Business Plus ile sunulan ayrıcalıklar program seviyesine göre farklılaşıyor. Program kapsamında, akaryakıt ve restoran harcamalarında %15’e varan indirimler, dünya genelinde 1.800’ü aşkın havalimanında ücretsiz lounge hizmeti, belirli yurt içi havalimanlarında sunulan otopark indirimi ve ‘fast track’ hızlı geçiş hizmetleri sunuluyor. Program ayrıca SGK ve vergi ödemelerinde üç taksite kadar ödeme kolaylığının yanı sıra işletmelerin faaliyet gösterdiği sektörlere özel fırsatlar da sağlıyor. Ek olarak müşteriler, faaliyet alanlarına göre toptan marketlerde, kurum fatura ödemelerinde ve HGS yüklemelerinde indirim gibi ayrıcalıklardan da yararlanabiliyor. Böylece Akbank, ticari kart deneyimini iş harcamalarının ötesine taşıyarak ödeme, tahsilat, nakit yönetimi, diğer bankacılık ve günlük yaşam ihtiyaçlarını birbirini tamamlayan bütüncül bir ekosistemde buluşturuyor. Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven, Akbank Business Plus’ın arkasındaki yaklaşımı şöyle değerlendirdi: “Ticaretin değişen dinamikleriyle birlikte, tüzel müşteriler bankalarından daha sade, akıllı ve entegre çözümler bekliyor. Farklı ihtiyaçlarını tek noktadan yönetmek, kendilerine uygun çözümlere erişmek ve bankalarıyla kurdukları ilişkinin somut karşılığını görmek istiyorlar. Altı ülkede işletme sahibi ve finansal karar vericilerle gerçekleştirilen bir araştırmada, katılımcıların %54’ünün standart bankacılık ürünleri yerine, kendilerine uyarlanmış finansal araçları tercih etmesi de bu dönüşümün bir yansıması. Akbank Business Plus’ı bu beklentiden hareketle tasarladık. Tüzel müşterilerimiz iş harcamalarını ihtiyaçlarına uygun olarak Axess Business veya Wings Business kart ile yönetirken; kart, POS, mevduat ve diğer bankacılık hizmetleri de bir değer modeli altında buluşuyor. Silver, Gold ve Platinum seviyelerle müşterilerimizin Akbank’la olan ilişkisini artan fayda ve ayrıcalıklara dönüştürüyoruz. Böylece ticari bankacılık kartlarını müşterimizin işini kolaylaştıran, ihtiyaçlarına göre şekillenen ve bankacılık ilişkisini derinleştiren bütüncül bir deneyim olarak yeniden tanımlıyoruz.” Tüzel müşteriler Akbank Business Plus Programı’na 10 Eylül itibarıyla Akbank Mobil’den katılım sağlayabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Allianz Türkiye’de CFO Görevine Çağrı Sinmez Atandı Haber

Allianz Türkiye’de CFO Görevine Çağrı Sinmez Atandı

Allianz Grubu'nda üst düzey yönetici atamaları kapsamında Allianz Türkiye'de finans organizasyonunda görev değişimi gerçekleşti. Allianz Türkiye Strateji, Finansal Planlama ve Kontrol Direktörü Çağrı Sinmez, 1 Eylül 2026 tarihi itibarıyla Allianz Türkiye Finans Genel Müdür Yardımcısı (CFO) olarak atandı. Allianz Türkiye CFO'su Ersin Pak ise aynı tarih itibarıyla Allianz Yunanistan CEO'su olarak görev yapmaya başlayacak. Ersin Pak Allianz Yunanistan CEO'su oldu Allianz Türkiye'de CFO olarak görev yapan Ersin Pak 1 Eylül itibarıyla Allianz Yunanistan CEO'su olarak görev yapacak. Allianz Grubu bünyesinde yirmi yılı aşkın deneyime sahip olan Pak; satın almalar, şirket birleşmeleri, entegrasyon süreçleri ve dönüşüm programlarına liderlik ederken; hayat, emeklilik ve elementer sigorta alanlarında üst düzey yöneticilik görevleri üstlendi. Allianz Türkiye'nin finans stratejisine liderlik edecek 2019 yılından bu yana Allianz Türkiye'de Strateji, Finansal Planlama ve Kontrol Direktörü olarak görev yapan Çağrı Sinmez, yeni görevinde şirketin finans organizasyonuna liderlik edecek. Stratejik ve Finansal planlama süreçlerinin yönetiminden, finansal performansın izlenmesi ve raporlanmasına kadar birçok kritik alanda görev üstlenen Sinmez, Allianz Grup hedefleriyle uyumlu bir şekilde Allianz Türkiye'nin stratejik ve finansal önceliklerinin hayata geçirilmesine liderlik edecek. Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Sinmez, uluslararası alanda geçerliliğe sahip CGMA (Chartered Global Management Accountant) unvanına sahiptir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş Yelken Takımı’ndan Tarihi Şampiyonluk Haber

Tüpraş Yelken Takımı’ndan Tarihi Şampiyonluk

55 yıldır şampiyondan şampiyona devredilen ve üzerine her yıl yeni kazananın adı işlenen tek ve aynı kupa olma özelliğini taşıyan Büyük Kupa'ya (Deniz Kuvvetleri Kupası) bu yıl Tüpraş'ın adı kazındı. Profesyonel ve büyük teknelerin karşısında, Tüpraş Yelken Takımı amatör bir kadro ve Türk üretimi tekne ile en zorlu koşullarda elde ettiği bu şampiyonlukla, ülkemizin yelkencilik tarihine kalıcı bir katkı sundu. Bu yılki mücadele, İstanbul Boğazı'ndan verilen startla İstanbul–Bozcaada ve Bozcaada–Çeşme etaplarında, yaklaşık 265 deniz mili uzunluğundaki parkurda düzenlendi. IRC 0-1-2-3 sınıflarında, 7'si yabancı bayraklı olmak üzere toplam 32 tekne yarıştı. Bu yılki yarış, uzun rüzgârsız periyotlarıyla son yılların en zorlu meteorolojik koşullarına sahne oldu. Böyle koşullarda sonucu belirleyen şeyin ham hız değil doğru taktik, isabetli rota tercihi ve rüzgârı doğru okuma becerisi olduğunu yarış boyunca ortaya koyan Tüpraş Yelken Takımı, iki etaplı bu parkuru toplamda yaklaşık 39 saatte Çeşme'de tamamlayarak Overall Grup (IRC 0-1-2) birinciliğini elde etti. Tüpraş Yelken Takımı sadece 7 kişilik kadrosuyla (Burak Can, Efe Güzelmeriç, Damla Kahveci, Ezgi Deniz Uz, Natalia Atilla, Safa Duran, Caner Altunbüker) yarışa büyük tekneleri ve ortalama 14-16 kişiden oluşan kalabalık ekipleriyle katılan rakip takımlara karşı mücadele etti. Geride bırakılan üst sınıf teknelerin yelken alanları, Tüpraş Yelken Takımı’nın teknesinin 2–3 katı büyüklüğündeydi. Takım; 35 fitin altında, eski jenerasyon, simetrik spinaker donanımlı ve kendi modifikasyonlarıyla optimize ettiği Türk yapımı bir tekne ile zafer kazandı; 55 yıllık tarihte bu kupayı bu boyutta bir tekneyle kazanan birkaç örnekten biri olarak kayıtlara geçti. Büyük Kupa’nın ardındaki takım ruhu Tamamı Tüpraş çalışanlarından oluşan amatör bir ekibin, profesyonel rakiplerini geride bırakarak Deniz Kuvvetleri Kupası'nda genel klasman birinciliğine ulaşması, bu zaferi daha da anlamlı kıldı. 20 kişilik takım havuzunun %50'sinin kadın sporculardan oluşması ise açık deniz yelkenciliği gibi zorlu bir alanda fırsat eşitliğinin ve gerçek ekip ruhunun somut bir göstergesi olarak öne çıktı. Tüpraş Yelken Takımı'nda yer alan Tüpraş Tedarik Zinciri Yöneticisi Efe Güzelmeriç, Tüpraş Yelken Takımı'yla tanışmasının 14 yıl önce, şirkette göreve başlamasının hemen ardından gerçekleştiğini belirterek bu büyük şampiyonluğa giden yolu şöyle anlattı: “Bu süre boyunca kendi sınıfımızda birçok kez şampiyonluk ve dereceler elde ettik ancak bu yıl, tüm sınıfları kapsayan genel klasmanda, yani Büyük Kupa'da ilk kez zirveye çıkmak bambaşka bir duyguydu. Yıllar içinde her hafta sonu antrenman yaparak, koşullardan şikâyet etmek yerine onlara göre kendimizi ayarlamayı öğrenerek bu birikimi oluşturduk. İşte bu genel klasman zaferi de o birikimin ve istikrarın üzerine konan en değerli taç oldu. Bu süreçte Tüpraş beni her zaman teşvik etti, takımımıza sahip çıktı ve destekledi. Bir çalışanının işe başladığı gün denizle tanışıp, yıllar sonra ülkemizin en prestijli kupasını bu şirketin adıyla kaldırabilmesi, bence şirketimizin çalışanlarına verdiği değerin ve sunduğu fırsatların en güzel kanıtı.” Tüpraş Vergi, Teşvik ve Uygulama bölümünde görev yapan Damla Kahveci, yarışa hazırlanırken en çok mental dayanıklılığın belirleyici olduğunu vurguladı: “Bu benim Deniz Kuvvetleri Kupası'na ikinci katılışımdı. Ekipte bu yarışa daha önce birçok kez katılmış arkadaşlar vardı; onların tecrübeleriyle kendi deneyimimi birleştirince şunu fark ettim: Aslında benim için en önemli hazırlık süreci mental olandı. Denizde her an bir şeyler değişebiliyor; rüzgâr dönüyor, plan bozuluyor, beklenmedik bir şey oluyor. İşte o anlarda sakin kalabilmek, panik yapmadan doğru kararı verebilmek çok önemli. Bir de tabii takıma güven. Herkesin kendi işini yapacağını bilmek, odağını dağıtmadan kendi görevine konsantre olabilmek insanı çok rahatlatıyor. Buna bir de yeme-içme rutinime dikkat etmeyi ekleyince, kendimi yarışa gerçekten hazır hissettim.” Tüpraş İş Geliştirme ve Teknoloji Bölümü Lideri Burak Can ise yarış deneyimiyle ilgili şunları söyledi: “Yarış boyunca karşılaştığımız en büyük zorluklardan biri, zaman zaman rüzgârın tamamen kesilmesi ve yüksek sıcaklıklardı. Bu tür anlarda fiziksel dayanıklılık kadar mental dayanıklılık da ön plana çıkıyor. Aklımda en çok yer eden anlardan biri ise Çanakkale Boğazı’nda parkurdaki benzer performans seviyesindeki bir rakibimizle yaşadığımız strateji mücadelesiydi. Birbirimizi sürekli gözlemleyerek doğru hamleleri yapmaya çalıştığımız bu süreç, yarışın rekabetçi ruhunu en yoğun şekilde hissettiğimiz anlardan biri oldu. Bu mücadele sırasında ekip olarak sergilediğimiz kararlılık, uyum ve mücadele azmi, yarışın benim için en unutulmaz kazanımlarından biri olarak hafızamda yer etti. Deniz Kuvvetleri Kupası, yalnızca bir yarış değil; dayanıklılığın, ekip ruhunun ve stratejik düşüncenin sınandığı eşsiz bir deneyim. Bu başarıda emeği geçen tüm takım arkadaşlarımla aynı hedef doğrultusunda mücadele etmek benim için büyük bir gurur kaynağı oldu.” Tüpraş Yelken Takımı 14 yıldır denizlerde Tüpraş Yelken Takımı'nın 14 yıllık süre zarfında imza attığı başarılar şu şekilde: 2013'ten bu yana İYK ve TAYK Trofe şampiyonlukları; 2015 Türkiye Yat Şampiyonluğu; 2016 Mustafa V. Koç Türkiye Yat Şampiyonası Şampiyonluğu; 2016–2022 döneminde TAYK ve İYK Trofe dereceleri; 2023 Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları — Cumhuriyet 100. Yıl Kupası şampiyonlukları (genel klasman ve Tüpraş Kadın Yelken Takımı ile kadın kupası); 2024–2025 sezonlarında TAYK, İYK ve Cumhurbaşkanlığı Yat Yarışları dereceleri. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

55 Yıllık Efsane Boğaz'dan Ege'ye Yelken Açtı Haber

55 Yıllık Efsane Boğaz'dan Ege'ye Yelken Açtı

Yüksek çözünürlüklü görsellere ve videolara link üzerinden ulaşabilirsiniz: https://drive.google.com/drive/folders/1K1Qewsbjdbyi7uKGskmApK9xDxO0hYEO?usp=sharing Türkiye'nin en uzun rotalı ve en prestijli açık deniz yat yarışı olan TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, 55. yılında İstanbul Boğazı'ndan verilen görkemli startla başladı. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayesinde, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonunda ve AKPA Kimya'nın beş yıldır aralıksız sürdürdüğü ana sponsorluğunda düzenlenen organizasyonda, ekipler yaklaşık 265 deniz millik zorlu parkurda Bozcaada üzerinden Çeşme'ye ulaşmak için yelken açtı. Türkiye'de tek etapta gerçekleştirilen en uzun açık deniz yat yarışı olma özelliğini taşıyan organizasyona IRC 0, IRC 1, IRC 2 ve IRC 3 sınıflarında toplam 32 tekne katıldı. Yarışta 7 yabancı bayraklı ve 25 Türk bayraklı tekne, Marmara Denizi'nden Kuzey Ege'ye uzanan prestij rotasında mücadele edecek. Değişken rüzgâr koşulları, gece seyirleri ve stratejik rota seçimleriyle öne çıkan parkur, açık deniz yelkenciliğinin en zorlu sınavlarından biri olarak kabul ediliyor. İstanbul Boğazı'nda Görkemli Açılış Seremonisi Gerçekleşti Yarış öncesinde İstanbul Emirgan Seyir Terası'nda düzenlenen açılış seremonisi; İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Kuzey Deniz Saha Komutanı adına Tuğamiral Eren Günay, TAYK Viskomodoru Selma Altay Rodopman, AKPA Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Darcan ve Sarıyer Kaymakamı Metin Maytalman'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Devlet protokolü, Türk Deniz Kuvvetleri'nin üst düzey temsilcileri, yerel yönetim temsilcileri ile spor ve iş dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren seremonide, yarışın 55. yılına ilişkin mesajlar paylaşıldı. Seremoni kapsamında Türk Deniz Kuvvetleri'nin seçkin birlikleri tarafından gerçekleştirilen SAS-SAT gösterisi, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. İstanbul Boğazı üzerinde gerçekleştirilen gösteri, yarış öncesindeki heyecanı zirveye taşırken, Boğaz'da start için bekleyen tekneler de oluşturdukları görsel şölenle büyük ilgi gördü. Saat 12.00'de verilen resmi startın ardından tekneler, İstanbul Boğazı'ndan Marmara Denizi'ne açılarak yaklaşık 265 deniz millik zorlu parkurda ilk etap olan Bozcaada rotasına doğru yelken bastı. 32 Tekne, Dört Sınıfta Mücadele Ediyor Bu yıl organizasyonda IRC 0, IRC 1, IRC 2 ve IRC 3 sınıflarında mücadele edecek toplam 33 tekne, Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden gelen deneyimli ekipleri aynı heyecan etrafında buluşturuyor. Offshore yelkenciliğinin en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen yarışta ekipler; hızın yanı sıra strateji, dayanıklılık, ekip uyumu ve doğru meteorolojik analizle başarıya ulaşmaya çalışacak. İstanbul'dan Ege'ye Uzanan Prestij Rotası TAYK Trofesi'nin 6. ayağı olarak düzenlenen TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55. yıl mücadelesinde ekipler, İstanbul Boğazı'ndan verilen startın ardından yaklaşık 265 deniz millik zorlu parkurda Bozcaada ve Çeşme'ye uzanan büyük yolculuğa çıktı. Marmara Adaları, Çanakkale Boğazı ve Bozcaada'nın ardından Ege Denizi'nde Midilli açıkları ile Koyun Adaları rotasını takip edecek ekipler, dört gün sürecek mücadelede finişe ulaşabilmek için strateji, dayanıklılık ve ekip uyumunu en üst seviyede sergileyecek. Gece seyirleri, değişken rüzgâr koşulları ve uzun offshore etaplarıyla öne çıkan parkur, Türkiye'nin en prestijli ve en zorlu açık deniz yat yarışlarından biri olarak gösteriliyor. Güçlü Sponsorlar ve Kurumsal Desteklerle 55. Yıl TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55. yıl organizasyonu, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonunda, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayelerinde ve AKPA Kimya'nın ana sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. Organizasyon; T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Yelken Federasyonu, T.C. İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Sarıyer Belediyesi, Çanakkale Valiliği, Çanakkale Belediyesi, Bozcaada Belediyesi, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, T.C. İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çeşme Belediyesi, Ege Açıkdeniz Yat Kulübü (EAYK), Moda Deniz Kulübü, Çeşme Marina, Setur Marinaları, İSPARK ve İSTMARİN'in destekleriyle hayata geçiriliyor. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve denizcilik sektörünün önde gelen paydaşlarını bir araya getiren organizasyon, Türkiye'nin açık deniz yelkenciliği vizyonunu ulusal ve uluslararası platformda güçlendirmeyi sürdürüyor. İlk Etabın Kazananları Bozcaada'da Belli Olacak Yarışın İstanbul Boğazı'ndan başlayan ilk etabının ardından ekipler, yaklaşık 265 deniz millik parkurun ilk durağı olan Bozcaada'da finişe ulaşacak. 12 Temmuz Pazar günü düzenlenecek birinci etap ödül töreninde, etap derecesi elde eden ekipler ödüllerine kavuşurken, organizasyonun ikinci etabı öncesinde yelkenciler yeniden Çeşme rotası için hazırlıklarını tamamlayacak. TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Programı 11 Temmuz 2026 Cumartesi 1. Etap: İstanbul Boğazı – Bozcaada İstanbul Boğazı'ndan start Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı boyunca offshore mücadele Gece seyri ve Bozcaada finişi 12 Temmuz 2026 Pazar Bozcaada Birinci etap ödül töreni 13 Temmuz 2026 Pazartesi 2. Etap: Bozcaada – Çeşme Kuzey Ege'den Çeşme'ye uzanan offshore etap 14 Temmuz 2026 Salı Çeşme Yarış finalleri Genel klasman ödül töreni TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, 55. yılında da Türkiye'nin denizcilik mirasını, yelken tutkusunu ve uluslararası rekabet ruhunu Boğaz'dan Ege'ye uzanan eşsiz rotasında yaşatmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

P&G Türkiye’de Liderlik Değişimi Haber

P&G Türkiye’de Liderlik Değişimi

P&G, tüketici ihtiyaçlarına daha çevik ve etkili cevap verme vizyonu doğrultusunda, faaliyet gösterdiği pazarlarda operasyonel iş süreçlerini optimize ederek çevikleştirmeye devam ediyor. P&G’nin tüketici odaklı büyüme yaklaşımını merkeze alan bu strateji, hizmet kalitesini artırmaya, inovasyonları yerel ihtiyaçlarla buluşturmaya ve sürdürülebilir değer yaratımının desteklenmesine odaklanıyor. P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürüten Oya Öngör, 1 Temmuz itibarıyla Türkiye ve Kafkasya’nın da içinde bulunduğu Hindistan, Suudi Arabistan, Afrika ve Körfez ülkelerini kapsayan bölgenin liderliğini üstlenecek. P&G Türkiye ve Kafkasya’nın liderliğini ise Avrupa Ağız Bakım Ürünleri Tedarik Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Burak Akkiriş devralacak. Öngör Tarihi Bir Sorumluluk Üstlenirken, Akkiriş Güçlenen Deneyimiyle “Eve” Dönüyor Gerçekleşen yeni görevlendirme ile Öngör, dünya nüfusunun yaklaşık %48’ini oluşturan ve 3,8 milyar insanı temsil eden geniş bir coğrafyayı yönetecek. Dubai merkezli yeni görevinde bölgedeki her bir pazara özel kaynaklar ayırarak markaları güçlendirmek, tüketicilere sunulan değeri maksimize etmek ve şirketi büyütmeye odaklanacak olan Oya Öngör, şirketin global CEO’su Shailesh Jejurikar’a raporlayacak. Kariyerine P&G Türkiye’de başlayıp son olarak Avrupa’da Ağız Bakım Kategorisi Tedarik Zinciri Başkan Yardımcılığı gibi kritik roller üstlenen Burak Akkiriş ise P&G Türkiye çatısı altında yetişen bir lider olarak Avrupa’da edindiği global deneyim ve vizyonla ‘eve dönüyor’. Akkiriş, yeni rolünde şirketin tüketici odaklı yaklaşımını güçlendirerek tüm paydaşlara üstün değer sunmayı sürdürecek. Hizmet Odaklı Lider Yetiştirme Anlayışı Bu üst düzey atamalar, P&G’nin “içten terfi” sistemine dayalı lider yetiştirme yaklaşımının güçlü bir göstergesidir. Şirket, kariyerinin başındaki yeteneklere güçlü markalarla çalışma, farklı coğrafyalarda deneyim kazanma, gelişim odaklı sorumluluklar üstlenme ve kapsamlı eğitim fırsatları sunan bir liderlik modeline sahiptir. Organizasyonda yetişen yeteneklerin küresel ölçekte üst düzey sorumluluklar üstlenmesi, bu yaklaşımın uluslararası ölçekteki başarısını ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TotalEnergies Türkiye’ye Brandverse Awards’tan Gümüş Ödül Haber

TotalEnergies Türkiye’ye Brandverse Awards’tan Gümüş Ödül

TotalEnergies Türkiye, “Benim Ustam Bir Kahraman” projesiyle Brandverse Awards’ta “Strateji Bölümü – Sektörü Geliştiren Kampanyalar” kategorisinde Gümüş Ödül kazandı. Usta-çırak ilişkisine odaklanan proje, mesleki eğitimi teşvik eden yaklaşımı ve toplumsal katkısıyla jürinin takdirini topladı. “Sektörü Geliştiren Kampanyalar” kategorisi; sektöre yeni bir yön, değer veya bakış açısı kazandıran stratejilerin değerlendirildiği bir alan olarak öne çıkıyor. Bu kategoride projeler; sektörel bağlam, sunduğu yenilik, dönüştürücü etki ve sonuç odaklılık olmak üzere dört ana kriter çerçevesinde ele alınıyor. Ustalık Geleneğini Günümüze Taşıyan Bir Hikâye TotalEnergies Türkiye’nin otomotiv ustalarının mesleki değerine dikkat çekmek ve mesleki eğitim alan gençleri sektöre kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği proje, özgün anlatımı ve çok kanallı iletişim yaklaşımıyla öne çıktı. “Benim Ustam Bir Kahraman” projesi, ünlü karikatürist Erdil Yaşaroğlu’nun çizimleriyle hayat bulan “Kahraman Usta”, “Çakal Usta” ve “Çırak” karakterleri üzerinden usta-çırak ilişkisini eğlenceli bir dille ele alıyor. Karikatür kitabı, animasyon serisi ve dijital içeriklerden oluşan proje, ustalık mesleğinin önemini vurgularken ahilik geleneğine de modern bir yorum getiriyor. Proje kapsamında hazırlanan karikatür kitabı, ustalara ve meslek adaylarına ücretsiz olarak ulaştırılırken, animasyon içerikleri TotalEnergies Türkiye’nin sosyal medya kanallarında yayımlanıyor. Servis noktalarına yerleştirilen posterlerdeki QR kodlar aracılığıyla dijital içeriklere erişim sağlanıyor. “Ustalarımız En Önemli İş Ortaklarımız” TotalEnergies Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Murat Selçuk, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ustalarımız, ürünlerimizi son kullanıcıyla buluşturan en önemli iş ortaklarımız. Onların bilgi birikimi ve emeği sektörümüzün temelini oluşturuyor. ‘Benim Ustam Bir Kahraman’ projesiyle hem ustalarımıza hak ettikleri değeri göstermek hem de gençlere bu mesleğin önemini anlatmak istedik. Bu ödül, doğru bir amaç için doğru bir iletişim kurduğumuzun önemli bir göstergesi oldu.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.