Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Strateji

Kapsül Haber Ajansı - Strateji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Strateji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Geleceğin Fikir Liderleri Bir Araya Geldi Haber

Geleceğin Fikir Liderleri Bir Araya Geldi

Türkiye’nin en büyük medya gruplarından Turkuvaz Medya tarafından hayata geçirilen ve dünyanın en saygın teknoloji ve inovasyon markalarından biri olan WIRED Türkiye, 15 Mayıs’ta Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleşen lansman etkinliğinde iş dünyası, teknoloji, girişimcilik ve medya ekosisteminden önemli isimleri bir araya getirdi. WIRED Türkiye, global vizyonu yerel dinamiklerle buluşturarak Türkiye’nin teknoloji, bilim ve kültür dünyasına yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Etkinliğin açılış konuşmaları; WIRED Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Hülya Güler, Turkuvaz Medya Grubu İcra Kurulu Üyesi ve Turkuvaz Dergi Genel Müdürü Yasemin Gebeş ve Condé Nast Stratejik İçerik ve Özel Projeler Başkan Yardımcısı Amy Mangino tarafından gerçekleştirildi. Hülya Güler: Wired yalnızca bir yayın değil, geleceğin ekosistemi Etkinliğin açılış konuşmalarında WIRED Türkiye’nin yayın vizyonu, teknoloji ve kültür odağındaki yaklaşımı ile geleceğin dünyasına dair perspektifi paylaşıldı. WIRED Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Hülya Güler, WIRED Türkiye’nin yalnızca bir yayın değil; farklı disiplinlerden düşünce liderlerini, yaratıcı endüstrileri ve yeni nesil fikirleri bir araya getiren yaşayan bir ekosistem olmayı hedeflediğini vurguladı. Güler konuşmasında, “WIRED, yalnızca teknoloji anlatan bir yayın değil; bilim ve teknolojinin dönüştürdüğü dünyayı daha iyi anlamak isteyenler için geleceğe dair güçlü bir bakış açısı sunuyor. Biz de WIRED Türkiye ile insanı merkeze alan, umut veren, ilham veren ve geleceği birlikte şekillendirmeye davet eden bir platform kuruyoruz. Çünkü inanıyoruz ki gezegenimizin en güzel günleri hâlâ gelecekte. WIRED Türkiye Founding Member topluluğu ise kendi alanlarında fikirleri, üretimleri ve vizyonlarıyla fark yaratan isimleri aynı ekosistemde buluşturarak geleceğin hikâyesini birlikte yazmayı hedefliyor.” ifadelerini kullandı. Condé Nast Stratejik İçerik ve Özel Projeler Başkan Yardımcısı Amy Mangino ise konuşmasında, “Condé Nast olarak son yıllarda Vogue ve GQ’nun ardından şimdi de WIRED’ın Türkiye yolculuğuna tanıklık etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Güçlü ve nitelikli gazeteciliğe yatırım yapmak bugün her zamankinden daha fazla vizyon, sorumluluk ve cesaret gerektiriyor. Hülya Güler, Yasemin Gebeş ve tüm WIRED Türkiye ekibi, bu markayı hayata geçirirken büyük bir tutku ve özveri ortaya koydu. WIRED Türkiye’nin çok başarılı bir yolculuğa imza atacağına yürekten inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Etkinliğin sabah oturumlarında teknoloji, yapay zekâ ve girişimcilik ekosisteminin geleceğine ışık tutan konuşmalar gerçekleştirildi. Kerem Dündar: Yapay zekâ çağında fark yaratacak olan şey, doğru soruları birlikte sorabilmek olacak Program kapsamında ilk özel oturumda yazar Kerem Dündar, “Geleceği Yapay Zeka–İnsan Etkileşimi ile Şekillendirmek” başlıklı konuşmasıyla sahne aldı. Dündar konuşmasında, “Bugün yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, insanın düşünme ve üretme biçimini kökten değiştiren yeni bir çağ olarak konuşuyoruz. Daha birkaç ay önce yapay zekânın problem çözme kapasitesinin insan ortalamasının çok üzerine çıktığını gösteren araştırmalar paylaşılırken, asıl ihtiyaç duyduğumuz şeyin doğru soruları sorabileceğimiz güçlü platformlar ve topluluklar olduğunu görüyoruz. WIRED Türkiye’nin farklı disiplinleri bir araya getirerek bu dönüşümü insan odağında tartışan önemli bir fikir alanı yaratacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Geleceğe hazır olmak, yalnızca teknolojiyi değil insanı da merkeze koyabilmekten geçiyor Ardından Fütürist, Future Readiness Forum ve Xponential Başkanı & CEO’su Tariq Qureishy, “Geleceğin Sesi, Geleceğin Denklemi” başlıklı oturumda teknoloji ve insanlığın dönüşümünü değerlendirdi. Qureishy konuşmasında, “2030 yılında var olacak işlerin yaklaşık yüzde 70’i bugün henüz mevcut değil. Yapay zekâ ve teknolojinin hızlandırdığı bu dönüşümde kurumların yalnızca dijital değil, aynı zamanda AI odaklı organizasyonlara dönüşmesi gerekiyor. Ancak bu yeni çağda asıl mesele yalnızca teknolojiye adapte olmak değil; güveni, yaratıcılığı, etik bakış açısını ve insan odağını koruyarak geleceğe hazır hale gelmek. WIRED Türkiye’nin farklı disiplinleri bir araya getirerek bu dönüşümü tartışan güçlü bir fikir platformu oluşturmasını son derece kıymetli buluyorum.” dedi. Türkiye, teknoloji ve oyun girişimlerinde önemli başarı hikâyeleri yazıyor; şimdi hedef küresel ölçekte daha güçlü bir konum “Türkiye Girişim Tarihinin Dünü, Bugünü, Yarını” panelinin moderatörlüğünü Boğaziçi Ventures Kurucusu ve CEO’su Barış Özistek üstlendi. Panelde Vuvy Kurucusu ve Endeavor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kurttepeli ile Yemeksepeti Kurucusu ve Yatırımcı Nevzat Aydın, Türkiye girişimcilik ekosisteminin dönüşümünü, yatırımcılık kültürünün gelişimini ve yapay zekâ çağında girişimciliğin geleceğini değerlendirdi. Panelde konuşan Nevzat Aydın, yapay zekâ ile birlikte girişimcilik dünyasında fırsatların daha da demokratikleştiğine dikkat çekerek, “Doğru kurgulanan projelerin bugün dünyanın her yerine ulaşma ve ölçeklenme şansı çok daha yüksek. Aynı şekilde rekabet de artık global ölçekte yaşanıyor. Ancak teknoloji dönüşümleri her dönemde yeni fırsatlar yaratıyor ve girişimcilik ekosistemi bu dönüşümle birlikte büyümeye devam ediyor” dedi. Emre Kurttepeli ise Türkiye girişimcilik ekosisteminin özellikle yeni nesil teknoloji alanlarında önemli bir dönüşümden geçtiğini belirterek, “Yapay zekâ çağında fonlama kapasitesi, güçlü insan kaynağı ve global ölçekte düşünme becerisi her zamankinden daha kritik hale geldi. Türkiye oyun ve teknoloji girişimlerinde önemli başarı hikâyeleri çıkarıyor ancak küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabilmek için teknoloji üretimi ve yatırım ekosisteminin daha da büyümesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürü Sadullah Uzun : 150 milyon dolarlık kamu desteğiyle 750 milyon dolarlık girişim yatırım hacmi hedefliyoruz “Turcorn Yolculuğu” panelinde T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürü Sadullah Uzun moderatörlüğünde; Türkiye girişimcilik ekosistemi, oyun teknolojileri ve küresel büyüme potansiyeli ele alındı. e2vc Yönetici Ortağı Enis Hulli ile Loom Games Kurucu Ortakları Kübra Gündoğan ve Emre Çelik’in katıldığı panelde, Loom Games’in kısa sürede global ölçekte dikkat çeken büyüme hikâyesi ve Türkiye’nin yeni nesil teknoloji girişimciliği vizyonu konuşuldu. Loom Games Kurucu Ortağı ve CEO’su Kübra Gündoğan, “Yaklaşık 60 yatırımcıdan ret aldığımız dönemler oldu ancak girişimcilikte en kritik konulardan birinin, bu süreçleri kişisel algılamadan yoluna devam edebilmek olduğuna inanıyorum. Biz de elimizdeki tüm kaynakları yeni oyunumuza yatırarak devam ettik ve bugün hâlâ burada bu hikâyeyi konuşuyoruz” dedi. Sadullah Uzun ise Türkiye’de bugün itibarıyla 8 Turcorn bulunduğunu hatırlatarak, girişimcilik ekosistemini büyütmeye yönelik destek mekanizmalarına dikkat çekti. Uzun, “Seri A aşamasındaki girişimleri desteklemek amacıyla 150 milyon dolarlık kamu katkısını devreye aldık. Bu destekle birlikte en az 750 milyon dolarlık bir girişim yatırım hacmi oluşturmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Trendyol Grubu CTO’su Cenk Çivici : Teknolojinin merkezinde hâlâ insan deneyimi var Trendyol Grubu CTO’su Cenk Çivici, etkinlik kapsamında gerçekleştirdiği oturumda yapay zekânın e-ticaret ekosistemindeki dönüştürücü etkisini ve Trendyol’un teknoloji vizyonunu paylaştı. Çivici, bugün Trendyol’un 36 ülkede faaliyet gösterdiğini ve şirketin yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, tüm operasyonun merkezinde konumlanan stratejik bir dönüşüm alanı olarak değerlendirdiğini anlattı. Çivici, “Yapay zekâya yalnızca teknoloji üretmek için değil; müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve ekiplerimiz için daha iyi deneyimler oluşturabilmek adına yaklaşıyoruz. Önemli olan insanı ortadan kaldırmak değil; ekiplerin üretkenliğini ve etki alanını güçlendirebilmek” dedi. Etkinliğin öğleden sonra devam eden oturumlarında ise finans teknolojilerinden dijital içerik dünyasına, yapay zekâdan küresel vizyona kadar farklı başlıklar ele alındı. Longevity ve Biyoteknolojiyle Sağlıkta Yeni Dönem Klinik Psikolog Esra Çavuşoğlu, “Longevity: Geleceğin Sağlık Algısı” başlıklı özel oturumda sağlık teknolojileri, biyolojik veri takibi ve uzun yaşam yaklaşımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu, “Yapay zekâ ve biyoteknolojiyle birlikte insanlar artık kendi bedenini daha yakından tanıdığı ve yönettiği yeni bir döneme giriyor” dedi. Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanlığın Geleceği Tartışıldı Doğuş Üniversitesi İş Dünyası ve İnovasyon Hub Direktörü Turhan Karakaya, “Yapay Zekâ, Robotik ve Üstün İnsan İlişkisi” başlıklı özel oturumda, “Teknoloji artık yalnızca bizim kullandığımız bir araç değil; insan hayatının, şehirlerin ve karar mekanizmalarının doğrudan bir parçasına dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde mesele yalnızca teknolojiyi kullanmak değil, onunla nasıl bir insanlık modeli kuracağımız olacak” ifadelerini kullandı. “Topluluk Çağı 2.0” panelinde YouTube Türkiye Stratejik İçerik Partnerlikleri Müdürü Bora Başman moderatörlüğünde içerik üreticileri Mert Bayantemur ve Ada Büyük dijital topluluk kültürünü değerlendirdi. Finans Dünyasında Yeni Dönem: Görünmez Bankacılık ve Yapay Zekâ AIONIRE Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceğin Bankası” panelinde dijital bankacılık, görünmez finans ve yapay zekâ destekli finansal hizmetlerin geleceği ele alındı. Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, bankacılığın artık müşterinin hayatına görünmez şekilde entegre olduğunu vurgulayarak, “Müşterinin bulunduğu yerde, ihtiyacını doğru anlayan ve hayatını kolaylaştıran yapılar geleceğin bankacılığını şekillendirecek” dedi. Wamo Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Deniz Güven ise yeni nesil finansal modellerde teknoloji kadar operasyonel dönüşümün de kritik hale geldiğini belirterek, yapay zekâ ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin finans dünyasının dönüşümünde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Küresel Liderlik, Teknoloji ve Adaptasyonun Geleceği Konuşuldu Global Turks Vakfı Kurucu Başkanı ve Heidrick & Struggles Türkiye Kurucusu Ayşegül Dicle Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceği Tasarlayan Küresel Vizyon” panelinde; liderlik, teknoloji dönüşümü ve küresel rekabette öne çıkan yeni nesil yetkinlikler ele alındı. IBM Türkiye CEO’su Işıl Kılınç Gürtuna, değişimden korkmamanın ve sürekli öğrenmenin yeni dönemin en kritik liderlik becerileri arasında yer aldığını vurguladı. Microsoft Güney Avrupa Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç ise küresel organizasyonlarda sürdürülebilir başarının teknik yetkinlik kadar empati, iletişim ve farklı kültürlerle birlikte çalışabilme becerisi gerektirdiğini ifade etti. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz de teknoloji yatırımlarında cesur davranmanın ve dünya standartlarında işler üretmenin kurumlar için artık temel bir gereklilik haline geldiğini söyledi. Meta’dan Yapay Zekâda Yeni Dönem Vurgusu: “Kişisel AI Asistanları Hayatın Parçası Olacak” Meta Türkiye Direktörü Gül Yüksel Akkaya, “Yapay Zekâ ile Bağlantıların Geleceği” başlıklı özel oturumda Meta’nın yapay zekâ vizyonunu ve yeni nesil AI asistanlarını anlattı. Akkaya, bugün Meta AI’ın yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ulaştığını belirtirken, Meta’nın yapay zekâ yatırımları kapsamında yaklaşık 62 milyar dolarlık bütçe planladığını aktardı. Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı moderatörlüğünde gerçekleşen “Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları” panelinde, Tera Teknoloji Holding CEO ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Cebrail Taşkın, klasik holding yapılarının yerini teknoloji, dönüşüm ve globalleşme odaklı yeni nesil organizasyon modellerine bıraktığını vurguladı. Taşkın, “Biz yalnızca sermaye koyan bir yapı değiliz; yatırım yaptığımız şirketleri dönüştürmeye, rekabetçi hale getirmeye ve global ölçekte büyütmeye odaklanıyoruz. Türkiye’de üretilen değerin dünya ölçeğinde büyümesini önemsiyoruz” dedi. Yapay Zekâ Çağında Şirket Kültürü, Eğitim ve Karar Mekanizmaları Dönüşüyor Dijital Stratejist ve Teknoloji Trend Anlatıcısı Hande Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Yapay Zekâ Çağında Strateji, Kültür, İnovasyon” panelinde; yapay zekânın şirket kültürü, eğitim ve karar süreçleri üzerindeki etkisi ele alındı. Connectmind AI Kurucu Ortağı Burcu Ağma, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir düşünce partnerine dönüştüğünü vurgularken; eğitim teknolojileri lideri Dr. Işıl Boy Ergül ise yeni dönemde yapay zekâ okuryazarlığı ve “öğrenmeyi öğrenme” becerisinin kritik hale geldiğine dikkat çekti. Teknoloji, Algoritma ve Creator Ekonomisinin Yeni Dönemi Havas İstanbul CEO’su Cüneyt Devrim moderatörlüğünde gerçekleşen “Merakın Algoritması: Teknoloji, İçerik ve Yeni İzleyici” panelinde, dijital içerik dünyasının dönüşümü, creator ekonomisi ve yapay zekânın içerik üretimine etkisi ele alındı. Youtube Yayıncısı Orkun Işıtmak ise içerik üreticiliğinin dönüşen yapısına dikkat çekerek, “Yapay zekâyı artık yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, üretimi hızlandıran ve geliştiren güçlü bir araç olarak görüyoruz. Ancak izleyicinin gerçekten bağ kurduğu şey hâlâ insan hikâyesi, samimiyet ve sürdürülebilir üretim” dedi. İnsanlık, Yapay Zekâ ve Geleceğin Felsefesi Üzerine Çarpıcı Bir Perspektif İş filozofu, yazar ve teknoloji yatırımcısı Anders Indset, “Tekillik Paradoksu: İnsanlık ile Yapay Zekâ Arasındaki Boşluğu Kapatmak” başlıklı özel oturumda yapay zekâ çağında insanlığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Indset, “Mesele yalnızca yapay zekâyı geliştirmek değil; bu teknolojinin geleceğini hangi değerler ve hangi insanlık anlayışıyla şekillendireceğimiz. Gelecek tahmin edilen değil, birlikte yazılan bir şey” dedi. Gün boyu süren paneller, özel oturumlar ve networking buluşmalarının ardından etkinlik, özel After Party ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY’de Liderlik Yapısı Yenilendi: Eurasia Dönemi Başlıyor Haber

EY’de Liderlik Yapısı Yenilendi: Eurasia Dönemi Başlıyor

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY, All in stratejisi kapsamında Türkiye ve CCA (Kafkasya ve Orta Asya) İş Birimlerini ‘Eurasia’ adı altında tek bir yapılanma olarak birleştirdiğini açıkladı. Türkiye ve CCA’nın birleşmesi, bölgedeki ülkeler arasında daha yakın iş birliğinin sağlanması ve yeni iş biriminde güçlü büyümenin önünün açılması amacıyla planlandı. Bu birleşme ile birlikte üst yönetimde de önemli değişiklikler gerçekleştirildi. EY Türkiye Ülke Başkanı olarak görev yapan Metin Canoğulları, 1 Temmuz 2026’dan itibaren geçerli olmak üzere Eurasia Bölge Liderliği görevine getirilecek. Güvence Hizmetleri Başkanı Damla Harman ise EY Türkiye Ülke Başkanı olarak Metin Canoğulları’ndan bayrağı devralacak. EY Eurasia Bölge Lideri, Metin Canoğulları Profesyonel hizmetler alanında 35 yılı aşkın deneyime sahip olan Metin Canoğulları, lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği'nde, yüksek lisans eğitimini ise Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamladı. Kariyerine Arthur Andersen'da başlayarak buradaki 12 yıllık deneyiminin ardından, 2002 yılında EY’a katıldı. EY Türkiye’de Denetim Hizmetleri Şirket Ortağı olarak görev aldığı süre boyunca Türkiye’deki finansal kuruluşların yanı sıra uluslararası ve yerel firmalara denetim ve danışmanlık hizmetleri sundu. Bankacılık, telekomünikasyon, tüketici ürünleri, perakende ve üretim gibi birçok sektörde uzmanlığı bulunan Canoğulları, Türkiye pazarının büyümesi, aile şirketlerinin gelişimi ve halka arz (IPO) faaliyetlerinde etkin rol oynadı. 2016 yılından bu yana EY Türkiye Ülke Başkanı olarak görev yapan Metin Canoğulları, 1 Temmuz 2026 itibarıyla EY Eurasia Lideri olarak, bölgedeki ülkelerde faaliyet gösteren EY ofislerinin çalışmalarına liderlik edecek; müşterilerin ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı çözümler sunmaya, büyümeyi hızlandırmaya, verimliliği artırmaya ve teknolojinin etkin kullanımını yaygınlaştırmaya odaklanacak. EY Türkiye Ülke Başkanı, Damla Harman Marmara Üniversitesi mezunu olan Damla Harman, 2001 yılında EY’da başladığı kariyerinde güvence hizmetleri alanında 25 yılı aşkın deneyim edindi. EY Türkiye’de Denetim Hizmetleri Şirket Ortağı olarak görev aldığı süre boyunca hem yerel hem de uluslararası finans ve finans dışı şirketlerin denetimini ve halka arzlarını gerçekleştiren Harman, finansal hizmetler, sermaye piyasaları, bağımsız denetim ve risk yönetimi alanlarında kritik liderlik rolleri üstlendi. Bu süreçte, bankacılık ve sigortacılık sektörü mevzuat projelerinin uygulanmasına liderlik etti. 2021’den bu yana EY Türkiye Güvence Bölümü’ne, 2025’ten itibaren ise EY’ın en büyük bölgelerinden biri olan Europe Central Bölgesi’nde Güvence Hizmetleri’ne liderlik etmektedir. Yeni görevinde Harman, EY Türkiye’nin tüm hizmet alanlarını ve pazar faaliyetlerini yönetecek; küresel All in önceliklerinin Türkiye organizasyonunda hayata geçirilmesine öncülük edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Membran Üretim Kapasitesini İkiye Katladı, İhracatta Vites Artırdı Haber

Membran Üretim Kapasitesini İkiye Katladı, İhracatta Vites Artırdı

Bugün 65 yıllık tarihi ile 40’tan fazla ülkede, 350’yi aşkın üretim tesisiyle pek çok farklı iş kolunda faaliyet gösteren küresel oyuncu Ravago, inşaat sektöründeki gelenekselleşen Strateji ve Ödül Buluşması kapsamında iş ortaklarıyla Kıbrıs’ta bir araya geldi. Concorde Luxury Resort’te düzenlenen etkinlik, şirketin yeni dönem stratejilerinin paylaşılmasının yanı sıra önemli bir yatırım duyurusuna da sahne oldu. ‘Ezber Bozan Dönüşüm’ mottosuyla gerçekleştirilen buluşmada şirket, Kartepe’deki üretim tesisinde hayata geçirilen yeni fabrika hattı yatırımını iş ortaklarıyla paylaştı. Bu yıl yine bir ilk olarak EPS hammadde tarafında belirli bir hacim üstü alım yapan üretici müşterilerini de ağırlayan Ravago, etkinlik kapsamında aynı zamanda yıl boyunca üstün performans gösteren bayilerini Bölge Ödülleri, Ticari Ödüller ve Ürün Özel Ödülleri kategorilerinde ödüllendirdi. Ayrıca Ravago Türkiye’nin EPS ham madde iş kolunda birlikte yol aldığı firmalara teşekkür plaketi takdim edilen etkinliğin açış konuşmasını, Ravago Türkiye CEO’su Sami Amira gerçekleştirdi. Ardından Ravago Türkiye Mali İşler Direktörü Aslı Perçin, ‘Finansal Bakış’ başlıklı sunumunu paylaştı. Ravago Bina Çözümleri XPS & Bitümlü Örtüler İş Birim Direktörü Nükhet Tercan Yıldırım’ın yeni yatırım hakkında detaylı bilgiler aktardığı etkinlik, Ravago EPS ve Mineral Yün İş Birim Direktörü Özge Müçek’in mineral yünü ve EPS ürünleri hakkındaki sunumuyla devam etti. Ravago Bina Çözümleri Ticari Ürünler Ürün ve Satış Müdürü Emre Arslan’nın ürün gruplarındaki yenilikleri paylaştığı buluşmanın kapanış konuşmasını ise Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü Alper Doğruer gerçekleştirdi. Ezber bozan dönüşümle küresel pazarlarda güçlü adımlar Etkinliğin mottosu olan ‘Ezber Bozan Dönüşüm’ yaklaşımının şirketin tüm faaliyet alanlarına yön verdiğini vurgulayan Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü Alper Doğruer, “Sektörümüzde başarıya giden yol, alışılmış yaklaşımları sorgulayan ve yeni değerler ortaya koyan bir bakış açısından geçiyor. ‘İnşaatın kalbindeki çözüm ortağı’ olma misyonuyla 30 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdüren bir şirket olarak iş ortaklarımızla kurduğumuz ilişkilerden AR-GE çalışmalarımıza, üretim teknolojilerimizden müşteri deneyimine kadar tüm alanlarda yenilikçi bir yaklaşım benimsiyoruz. Bugün geldiğimiz noktada geniş ürün portföyümüz, güçlü üretim altyapımız ve küresel ihracat ağımız sayesinde sektörün önemli oyuncularının başında geliyoruz. Üretimimizin önemli bir bölümünü dünyanın dört bir yanındaki projelere ulaştırırken aynı zamanda Türkiye’de yalıtım sektörünün kalite standartlarını da yukarı taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de yenilikçi çözümlerimiz ve güçlü iş ortaklarımızla birlikte sektörümüzde ezber bozan dönüşümlere imza atmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir büyüme yolculuğunda kritik adım Ravago Bina Çözümleri XPS & Bitümlü Örtüler İş Birim Direktörü Nükhet Tercan Yıldırım ise etkinlik kapsamında lansmanı gerçekleştirilen yeni hat yatırımının detaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yeni fabrika hattı yatırımıyla yıllık 20 milyon metrekare olan membran üretim kapasitelerini ikiye katlayarak 40 milyon metrekare seviyesine çıkardıklarını söyleyen Nükhet Tercan Yıldırım, “Bu yatırım, şirketimizin üretim gücünü büyütmenin ötesinde, sektördeki konumunu yeniden tanımlayan stratejik bir adım niteliği taşıyor. Membran üretiminde ulaştığımız bu kapasite ile Türkiye’de en yüksek kurulu üretim gücüne sahip şirket olarak konumumuzu daha da pekiştiriyoruz. Artan kapasitemiz sayesinde hem iç pazardaki talebe daha hızlı ve güçlü yanıt verecek hem de global pazarlardaki etkinliğimizi daha ileri taşıyacağız. Özellikle ihracat tarafında büyüme ivmemizi destekleyecek bu adım, şirketimizin sürdürülebilir büyüme hedefleri açısından da kritik bir rol üstleniyor” dedi. Membranda daha verimli bir üretim sürecinin başlangıcı Yeni üretim hattının kapasite artışı sağlayan bir yatırımın çok daha ötesinde katma değer sunduğunu ifade eden Nükhet Tercan Yıldırım, “Yeni hattımız uçtan uca bir teknolojik dönüşümü ifade ediyor. Karışım sürecinden başlayarak üretimin tüm aşamalarını kapsayan bu modernizasyon sayesinde daha yüksek kalite standardı, daha stabil ürün performansı ve daha verimli üretim süreçleri elde ediyoruz. Bununla birlikte bu yatırım kapsamında Türkiye’de ilk kez, özellikle Avrupa pazarında talep gören niş membran ürünlerinin üretimini gerçekleştirecek altyapıyı da devreye aldık. Ayrıca yeni hattımızın çift komponentli üretim yapabilme kabiliyeti sayesinde farklı kullanım alanlarına ve proje ihtiyaçlarına özel çözümler geliştirme kabiliyetimizi artırırken, pazardaki rekabet gücümüzü de önemli ölçüde yukarı taşıyacağız. Ezber Bozan Dönüşüm yaklaşımımız doğrultusunda attığımız bu adım, geleceğin yapı teknolojilerine de yanıt veren bir üretim vizyonunun en somut göstergelerinden biri” şeklinde konuştu. Başarıların taçlandırıldığı ödül töreni Strateji ve Ödül Buluşması’nın ilk gününde bayilerle bir araya gelen Yılmaz Vural ve Mehmet Arslan’ın katılımıyla gerçekleşen “Ezber Bozan Yılmaz Vural Hocadan Taktikler” söyleşisinin keyifli anlara sahne olduğu etkinlikte, en dikkat çekici bölümlerinden biri de yıl boyunca yüksek performans gösteren iş ortaklarının ödüllendirildiği tören oldu. Ravago Bina Çözümleri, bayilerini Bölge Ödülleri, Ticari Ödüller ve Ürün Özel Ödülleri olmak üzere üç ana kategoride ödüllendirerek sektördeki başarılarını taçlandırdı. Ayrıca Ravago Türkiye’nin EPS ham madde iş kolundaki iş ortakları da yıl içindeki üstün başarılarından dolayı teşekkür plaketi ile onurlandırıldı. Ödül töreni, Ravago Türkiye’nin iş ortaklarıyla kurduğu güçlü iş birliğinin ve birlikte büyüme anlayışının önemli bir göstergesi olarak öne çıktı. Bilgi paylaşımı, stratejik değerlendirmeler ve sektör sohbetleriyle geçen üç günlük buluşma, Pamela ve Ümit Besen’in sahne aldığı gala gecesiyle tamamlandı. Ravago Türkiye’nin iş ortaklarıyla aynı vizyon etrafında buluştuğu Strateji ve Ödül Buluşması, şirketin ‘Ezber Bozan Dönüşüm’ yaklaşımını sektörle paylaştığı güçlü bir platform olarak öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ali Türkkan ve Castrol Ford Team Türkiye’den Tarihi Başarı: WRC Hırvatistan Rallisi’nde Büyük Zafer Haber

Ali Türkkan ve Castrol Ford Team Türkiye’den Tarihi Başarı: WRC Hırvatistan Rallisi’nde Büyük Zafer

Castrol Ford Team Türkiye, dünya şampiyonluğu hedefiyle çıktığı Hırvatistan Rallisi’nde (9-12 Nisan) muazzam bir performansa imza attı. Rijeka merkezli koşulan ve değişken asfalt etapları, çamurlu kaygan zeminleri ve öngörülemeyen hava koşullarıyla bilinen bu zorlu yarışı Ali Türkkan ve Oytun Albayrak ikilisi ilk sıradan tamamlayarak Türk bayrağını zirveye taşıdı. İstikrar ve strateji zaferi getirdi Ralliyi baştan sona büyük bir soğukkanlılık ve istikrarla sürdüren ekip, her saniyesi büyük heyecana sahne olan ve ekstra puanların verildiği "Power Stage" etabından da alnının akıyla çıkarak Junior WRC ve WRC3 kategorilerinde zaferini ilan etti. Önceki hafta Marmaris Ege Rallisi’nde elde ettikleri birincilikle yakaladıkları yüksek moral ve doğru araç ayarları, Hırvatistan’ın zorlu parkurlarında meyvesini verdi. Türkiye motor sporları tarihinde bir ilk 2024 ve 2025 sezonlarında ülkemize dünya üçüncülüğü kazandıran, geçen yıl ise Acropolis Rallisi’nde bir WRC kategorisinde zafer kazanan ilk genç Türk ekip olan Ali Türkkan ve Oytun Albayrak, bu başarıyı bir adım daha öteye taşıdı. Bu sonuçla Türkkan ve Albayrak ikilisi, WRC arenasında iki kez birincilik kürsüsüne çıkan ilk Türk ekibi olma unvanını elde ederek şampiyona lideri Calle Carlberg ile aradaki puan farkını kapattı. Şampiyonların izinde Bu tarihi zafer, aynı zamanda 2015 yılında Hırvatistan Rallisini kazanıp Avrupa Ralli Kupası Şampiyonu olarak göğsümüzü kabartan ve bugün takımın koçluğunu üstlenen Murat Bostancı için de ayrı bir gurur kaynağı oldu. Bostancı’nın tecrübesiyle harmanlanan Castrol Ford Team Türkiye’nin mühendislik ve strateji gücü, ekibi dünya şampiyonluğu hedefine bir adım daha yaklaştırdı. Rijeka merkezli organizasyon; değişken hava koşulları, yüksek kesimlerdeki kar kalıntıları, çamurlu kaygan etaplar ve sürekli değişen asfalt karakteriyle sezonun en zorlu rallilerinden biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alternatif Bank, Mart Ayına Yayılan Etkinliklerle “Birlikte Daha Eşit” Dedi Haber

Alternatif Bank, Mart Ayına Yayılan Etkinliklerle “Birlikte Daha Eşit” Dedi

“Birlikte Daha Eşit” yaklaşımıyla kurgulanan etkinlik serisi, farklı perspektifleri bir araya getirerek eşitlik konusunda çok boyutlu bir diyalog zemini oluşturdu. “Berber Dükkanı Sohbetleri”nde Erkeklik Normları ve Eşitsizlik Verileri Tartışıldı Program kapsamında, Yanındayız Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Berber Dükkanı Sohbetleri”, toplumsal cinsiyet eşitliğine erkek perspektifinden yaklaşan dikkat çekici bir buluşma oldu. Erkeklik normlarının sembolik olarak temsil edildiği bir berber dükkanı kurgusunda gerçekleşen söyleşiye BK Partnership Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Karaçam, Esas Gayrimenkul CEO’su Cem Eriç ve Alternatif Bank Yapılandırma, Yasal Takip Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Mutlubaş katıldı. Söyleşide toplumsal cinsiyet eşitliği, erkeklik kalıpları, iş hayatındaki görünmez engeller ve gündelik dile yerleşmiş önyargılar üzerinden ele alındı. Söyleşide paylaşılan veriler, eşitsizliğin boyutunu çarpıcı şekilde ortaya koydu. Kadınların iş gücüne katılım oranının erkeklerin yarısı seviyesinde kaldığı, üst yönetimlerde ise kadın temsilinin belirgin şekilde düştüğü vurgulandı. Ayrıca iş hayatında “cam tavan” olarak tanımlanan görünmez engellerin, kadınların kariyer yolculuğunu nasıl şekillendirdiği örneklerle ele alındı. Katılımcılar, eşitlik için erkeklerin üstlenmesi gereken rolün altını çizerek; dil kullanımından gündelik davranışlara kadar birçok alanda dönüşümün gerekliliğine dikkat çekti. Biz Bize Sohbetler, AppleTürkiye Ülke Müdürü Resan Yüner’i Ağırladı Etkinlik serisinin bir diğer buluşmasında, Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı’nın moderatörlüğünde AppleTürkiye Ülke Müdürü Resan Yüner ağırlandı. “Biz Bize Sohbetler” başlığıyla gerçekleşen buluşmada, Yüner’in bankacılıktan teknoloji sektörüne uzanan kariyer yolculuğu ve liderlik deneyimi katılımcılarla paylaşıldı. Yüner, kariyerinin erken dönemlerinde erkek egemen ortamlarda çalışmanın getirdiği zorluklara değinirken, kadınların iş hayatında daha talepkâr ve cesur olması gerektiğinin altını çizdi. Kadın liderlerin birbirini desteklemesinin önemine dikkat çeken Yüner, kapsayıcılık ve psikolojik güvenliğin güçlü kurum kültürlerinin temel unsurları arasında yer aldığını vurguladı. A’dan Z’ye Kadın Sağlığı Konuşuldu Alternatif Bank, farkındalık çalışmalarını yalnızca iş hayatıyla sınırlı tutmayarak kadın sağlığına da odaklandı. Acıbadem Hastanesi iş birliğiyle düzenlenen “A’dan Z’ye Kadın Sağlığı” webinarında, Dr. Ecem Eren kadınların yaşam döngüsü boyunca karşılaşabileceği sağlık konularını uzman bakış açısıyla ele aldı. “Daha eşit ve kapsayıcı bir kurum kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.” Etkinliklerle ilgili bir değerlendirme yapan Alternatif Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Bike Tarakcı şunları söyledi: “Alternatif Bank olarak eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Cinsiyet, yaş, deneyim ya da farklı bakış açıları gözetmeksizin herkesin kendini değerli hissettiği, potansiyelini ortaya koyabildiği ve eşit fırsatlara erişebildiği bir çalışma ortamı yaratmayı önemsiyoruz. Bizim için kapsayıcı bir kurum kültürü, yalnızca doğru politikalarla değil; çalışanların sesinin duyulduğu, farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü ve herkesin kendini özgürce ifade edebildiği bir anlayışla mümkün. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında çalışanlarımızla buluştuğumuz bu etkinlik serisini de bu yaklaşımın güçlü bir yansıması olarak görüyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğini farklı boyutlarıyla ele alan, kadın liderliğine, iş hayatında kadın temsiline ve kadın esenliğine dikkat çeken bu buluşmalar, kurumumuz içinde farkındalığı artırırken daha kapsayıcı ve daha eşit bir gelecek için ortak bir diyalog alanı yarattı. Önümüzdeki dönemde de çeşitlilik ve kapsayıcılık alanında farkındalık yaratan çalışmalar hayata geçirmeye, daha eşit ve daha kapsayıcı bir kurum kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.” Alternatif Bank Kadınları Eşitlik Mesajını Özel Bir Video ile Anlattı Alternatif Bank, Dünya Kadınlar Günü kapsamında gerçekleştirdiği etkinliklerin yanı sıra, kurum içindeki kadınların rolünü, katkısını ve gücünü görünür kılan özel bir video çalışmasına da imza attı. Banka çalışanlarının sesiyle hayat bulan video; cesaret, emek, karar alma ve dayanışma gibi değerler etrafında şekillenirken, kadınların iş hayatındaki çok boyutlu rolüne dikkat çekildi. Videoda, “Ben bir liderim”, “Ben bir bankacıyım”, “Ben bir anneyim” ve “Ben bir ekip arkadaşıyım” ifadeleriyle kadınların farklı kimlikleri bir arada taşıdığı vurgulanırken; strateji geliştirmeden dijital dönüşüme, risk yönetiminden satışa kadar bankanın tüm kritik fonksiyonlarında kadınların aktif rol aldığı güçlü bir anlatımla ortaya kondu. Alternatif Bank’ın kadın çalışan oranlarına da yer verilen videoda, çalışanların %52’sinin, satış ekiplerinin %57’sinin kadın olduğu; yönetim kademesinde ise kadın temsilinin %33, icra kurulunda ise %44 seviyesinde bulunduğu paylaşıldı. Video, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözüyle son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Medya ve İletişim Sektöründe Yapay Zekâ Raporu Açıklandı Haber

Medya ve İletişim Sektöründe Yapay Zekâ Raporu Açıklandı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Ticaret Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan “Medya ve İletişim Sektöründe Yapay Zekâ: Fırsatlar ve Tehditler Ekseninde Bir Alan Araştırması” başlıklı raporun lansmanı gerçekleştirildi. Ahî Çelebi Kampüsü Eminönü Konferans Salonu’nda düzenlenen lansmana İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün, İTO Bilgi, İletişim ve Medya Meslek Komitesi Başkanı Emel Rima Erdemir Gürgen, İstanbul Ticaret Üniversitesi Genel Sekreteri Erdal Cesar, üniversite akademisyenleri ve İTO meslek komitesi üyeleri katıldı. Sektörde yapay zekâ kullanımının mevcut durumunu, fırsatlarını ve risklerini çok boyutlu olarak ortaya koyan rapor, medya ve iletişim alanında yaşanan dönüşümün kapsamını verilerle analiz ederek, geleceğe yönelik önemli projeksiyonlar da sundu. “YAPAY ZEKÂ MEDYA EKOSİSTEMİNİ KÖKLÜ ŞEKİLDE DÖNÜŞTÜRÜYOR” İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün, açılış konuşmasında yapay zekânın medya ve iletişim sektöründe içerik üretiminden dağıtıma, reklamcılıktan veri analizine kadar tüm süreçleri doğrudan etkileyen bir unsur haline geldiğini vurguladı. Üstün, hazırlanan araştırmanın sektörde önemli bir boşluğu doldurduğunu belirterek, elde edilen bulguların sektör profesyonelleri ve karar vericiler için yol gösterici nitelik taşıdığını ifade etti. “SEKTÖRDE ETİK VE YETKİNLİK DÖNÜŞÜMÜ ŞART” İTO Bilgi, İletişim ve Medya Meslek Komite Başkanı Emel Rima Erdemir Gürgen ise konuşmasında araştırmanın sektör temsilcilerinin katkılarıyla hayata geçirildiğini belirtti. Yapay zekânın medya sektöründe hızla yaygınlaştığını ifade eden Gürgen, özellikle etik değerlerin korunmasının kritik önem taşıdığına dikkat çekti. Araştırma bulgularına göre sektör çalışanlarının büyük çoğunluğunun yapay zekâ araçlarını aktif olarak kullandığını belirten Gürgen, bu dönüşüm sürecinde çalışanların kendilerini geliştirmesi ve yeni beceriler kazanmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. RAPOR AKADEMİK KADRO TARAFINDAN HAZIRLANDI Araştırma, İstanbul Ticaret Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi’nin koordinasyonuyla İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rıdvan Şentürk, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Gözde Sunal, Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilge Kodak ve Öğretim Görevlisi Alp Eren Erbay tarafından hazırlandı. Yapay zekânın medya ve iletişim sektöründeki etkilerini bilimsel yöntemlerle ele alan rapor, sektörel dönüşümü veri temelli analizlerle ortaya koymaktadır. KARMA YÖNTEMLE KAPSAMLI ANALİZ Raporun sunumunu gerçekleştiren Doç. Dr. Dilge Kodak, araştırmanın karma yöntem yaklaşımıyla hazırlandığını belirtti. Nicel aşamada 163 sektör çalışanı ile gerçekleştirilen anket çalışmasıyla sektörün genel görünümü ortaya konulurken, nitel aşamada yönetici düzeyindeki 23 profesyonelle yapılan derinlemesine görüşmelerle yapay zekânın iş süreçlerine etkisi analiz edildi. Bu yöntem sayesinde hem operasyonel düzeydeki kullanım pratikleri hem de stratejik bakış açıları birlikte değerlendirildi. YAPAY ZEKÂ EN ÇOK İÇERİK ÜRETİMİNDE KULLANILIYOR Araştırma bulgularına göre medya ve iletişim sektöründe yapay zekâ en yoğun olarak içerik üretimi, veri analizi, raporlama ve sosyal medya yönetimi alanlarında kullanılıyor. Katılımcıların büyük bir bölümü yapay zekâ araçlarını aktif şekilde kullandıklarını ifade ederken, yapay zekânın günlük iş akışlarının ayrılmaz bir parçası haline geldiği görülüyor. Bununla birlikte kurumların önemli bir kısmının yapay zekâ yatırımlarını henüz net bir stratejiye oturtamadığı dikkat çekiyor. VERİMLİLİK ARTIYOR, BELİRSİZLİK DE DERİNLEŞİYOR Rapor, yapay zekânın sağladığı en önemli avantajların başında verimlilik artışı, hız ve maliyet avantajı geldiğini ortaya koyuyor. Ancak aynı zamanda iş gücü yapısında dönüşüm, bilgi güvenliği riskleri, etik ihlaller ve kontrol kaybı gibi önemli tehditler de öne çıkıyor. Katılımcıların önemli bir bölümü, yapay zekânın üretim süreçlerinde insan etkisini azaltabileceğine ve iş gücü yapısında belirsizlik yaratabileceğine dikkat çekiyor. YENİ MESLEKLER VE HİBRİT YETKİNLİKLER ÖNE ÇIKIYOR Araştırma, yapay zekâ ile birlikte sektörde yeni mesleklerin ve hibrit yetkinliklerin ortaya çıktığını gösteriyor. Mevcut mesleklerin dönüşüme uğradığı bu süreçte, çalışanların teknik becerilerini geliştirmesi, veri okuryazarlığı kazanması ve yapay zekâ araçlarını etkin kullanabilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle “prompt” yazma becerisi ve yapay zekâ ile üretim süreçlerini yönetebilme yetkinliği, geleceğin kritik becerileri arasında yer alıyor. MEDYA SEKTÖRÜNDE DÖNÜŞÜM KAÇINILMAZ Rapor, yapay zekânın medya ve iletişim sektöründe yalnızca teknolojik bir yenilik değil, aynı zamanda iş yapış biçimlerini, üretim süreçlerini ve mesleki rolleri yeniden tanımlayan bir dönüşüm aracı olduğunu ortaya koyuyor. Bu dönüşüm sürecinde kurumsal stratejilerin geliştirilmesi, insan kaynağına yatırım yapılması ve etik temelli bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği ifade ediliyor. Araştırma sonuçları, yapay zekânın doğru yönetildiğinde sektör için güçlü bir fırsat alanı oluşturabileceğini, ancak bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için eğitim, strateji ve etik ilkelerin birlikte ele alınmasının zorunlu olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmanın ortaya koyduğu bazı veriler ise şöyle; Medya ve İletişim sektöründe adaptasyon hızı ve AI araçları kullanım hızı çok yüksek: Sektör çalışanlarının %85,2'si ChatGPT, %53,5'i Gemini gibi araçları aktif olarak kullanıyor. Kullanım alanı olarak %69,9 ile "içerik oluşturma" ilk sırada yer alıyor. İyimser Beklentimiz Daha Yüksek: Katılımcıların %62'si, yapay zekânın önümüzdeki 5 yıl içinde sektörü olumlu yönde etkileyeceğini öngörüyor. Yetenek Dönüşümü Zorunlu: Çalışanların %58,3'ü, bu yeni dönemde ayakta kalabilmek için "yeni beceriler kazanmak zorunda olduğunu" açıkça ifade ediyor. Kritik Riskler ve Engeller Mevcut: Verimlilik artışı bir fırsat olarak görülse de, katılımcıların %62'si üretkenliğin mekanikleşmesinden endişe ediyor. Ayrıca, yatırımların önündeki en büyük engel olarak %51,9 ile "kurumsal önceliklerin farklılığı" ve bütçe kısıtları öne çıkıyor. YAPAY ZEKAYA YATIRIM YAPMA PLANI YÜZDE 42,9 Araştırmada katılımcıların önümüzdeki 12 ay içerisinde yapay zekâ teknolojilerine yatırım yapma niyetlerine ilişkin dağılım incelendiğinde, sektörde belirgin bir ilgi olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların %42,9’u yapay zekâya yatırım yapmayı planladığını belirtirken %40,5’i bu konuda henüz net bir karar vermemiştir. Yatırım yapmayı düşünmediğini ifade edenlerin oranı ise %16,6’dır. Bu bulgular, sektörde yapay zekâ yatırımlarına yönelik motivasyonun genel olarak pozitif olduğunu ancak kararsızlık oranının da yüksek olduğunu göstermektedir. Kararsızlık oranı, kurumların stratejik planlama süreçlerinde yapay zekâ yatırımlarını henüz tam olarak konumlandıramadığına işaret etmekte EN YÜKSEK RİSK ÜRETKENLİĞİN AZALMASI Katılımcıların yapay zekâ teknolojilerine ilişkin risk algıları, sektördeki dönüşümün yalnızca teknik değil aynı zamanda etik ve üretici boyutlarda da güçlü tartışmalara yol açtığını göstermektedir. En yüksek orana sahip risk, üretkenliğin azalmasıdır (%62). Bu bulgu, medya ve iletişim sektöründe insan üretkenliğinin hâlen temel bir değer olarak görüldüğünü ve yapay zekânın üretken süreçleri mekanikleştirme potansiyeline yönelik bir endişe bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bunu sırasıyla bilgi güvenliği riskleri (%51,5) ve insan etkisinin süreçten dışlanması (%37,4) takip etmektedir. Bu iki bulgu, yapay zekâ kullanımının veri mahremiyeti, içerik güvenilirliği ve insan-makina iş bölümünün geleceğine ilişkin soru işaretlerini öne çıkardığını göstermektedir. Telif problemleri (%36,8) ve yanlı/ön yargılı algoritmalar (%30,7) da algılanan önemli riskler arasındadır. Bu riskler, yapay zekâ tabanlı üretimlerin hukukî, etik ve toplumsal etkilerinin hâlen yeterince regüle edilmediğine ilişkin genel bir sektör farkındalığını yansıtmaktadır. İş kaybı (%27) ise daha düşük bir orana sahip olmakla birlikte teknoloji kaynaklı dönüşümün iş gücü üzerindeki baskısına ilişkin somut bir kaygı alanı oluşturmaktadır. Katılımcıların yalnızca %1,8’i herhangi bir risk görmediğini belirtmiştir FIRSATLAR VE RİSKLER Fırsat algıları değerlendirildiğinde sektörde yapay zekânın potansiyeline ilişkin güçlü bir iyimserlik olduğu görülmektedir. Katılımcılar yapay zekânın sunduğu en önemli fırsatları verimlilik artışı (%54,6) ve maliyet düşüşü (%51,5) olarak tanımlamaktadır. Bu iki bulgu, sektördeki kurumsal karar vericilerin yapay zekâyı özellikle operasyonel optimizasyon ve üretim maliyetlerini azaltma kapasitesi üzerinden değerlendirdiğini göstermektedir. Bunu üretken süreçleri destekleme (%46), hedef kitleye hızlı erişim (%33,7) ve veri odaklı karar alma imkânı (%33,1) gibi avantajlar takip etmektedir. Bu fırsatlar, yapay zekânın yalnızca maliyet-etkin değil aynı zamanda içerik stratejisi, planlama ve performans ölçümleme gibi alanlarda da stratejik değer ürettiğini ortaya koymaktadır. Katılımcıların %31,9’u yeni iş modelleri oluşturma potansiyelini bir fırsat olarak görmektedir. Herhangi bir fırsat görmediğini belirtenlerin oranı ise yalnızca %1,8’dir. Genel çerçevede bu bulgular, yapay zekânın sektörde hem güçlü fırsatlar hem de dikkat edilmesi gereken kritik riskler sunduğunu göstermektedir. Üretkenliğin azalmasına ve bilgi güvenliği sorunlarına yönelik endişeler, teknolojinin etik ve hukukî boyutlarının stratejik düzeyde ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Buna karşılık verimlilik artışı ve maliyet avantajı gibi fırsatlar, yapay zekâyı sektör için vazgeçilmez bir dönüşüm aracı hâline getirmektedir. Sonuç olarak sektörün yapay zekâ uygulamalarında dengeli, sürdürülebilir ve etik çerçevelerle desteklenmiş bir entegrasyon stratejisine ihtiyaç duyduğu ortaya çıkmaktadır. HUKUKİ VE ETİK ÇERÇEVELER BELİRLENMELİ Araştırma kapsamında medya ve iletişim sektörünün üst düzey yöneticileriyle gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler, yapay zekânın sektördeki konumuna dair çarpıcı bir tabloyu ortaya koydu. Katılımcılar, bu teknolojiyi geçici bir popülerlikten ziyade, sektörü kökten değiştirecek uzun vadeli bir yapısal dönüşüm unsuru olarak tanımlıyor. Sektör liderlerinin üzerinde birleştiği en kritik nokta, yapay zekânın teknik bir imkân olmanın ötesinde artık bir yönetişim meselesi haline gelmiş olmasıdır. Mevcut düzenlemelerin yetersizliği ve beraberinde getirdiği belirsizlik, sektördeki risk algısını körükleyen temel bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, yapay zekâ kullanımının acilen net hukuki ve etik çerçevelerle sınırlandırılması gerektiğine dair güçlü bir ortak farkındalık gözlemlenmektedir. MEDYA VE İLETİŞİM EKOSİSTEMİN KAPSAYAN ARAŞTIRMA Araştırma sonuçları, medya ve iletişim sektörünün geniş ve çok katmanlı yapısını net biçimde ortaya koydu. Katılımcıların %28,8’ini film, reklam ve dizi üretimini kapsayan yapım sektörü temsil ederken, reklam sektörü %26,4, televizyon sektörü ise %20,9’luk oranla araştırmada öne çıkan alanlar arasında yer aldı. Dijitalleşmenin etkisiyle büyüyen yeni nesil alanlar da güçlü şekilde temsil edildi. Dijital medya platformları %14,7, post prodüksiyon %14,1 ve dijital pazarlama %11’lik oranlarla dikkat çekerken; dijital medya planlama ve medya satın alma %9,2, yapay zekâ teknolojileri ise %8,6 ile araştırmanın dönüşüm odaklı boyutunu güçlendirdi. Geleneksel medya tarafında ise gazete ve dergi %6,1, radyo %2,5 ve kitap yayıncılığı %0,6 oranında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY, ESG ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Alanında Bir Kez Daha Küresel Pazar Lideri Seçildi Haber

EY, ESG ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Alanında Bir Kez Daha Küresel Pazar Lideri Seçildi

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, Verdantix’in Green Quadrant ESG (Çevresel, Sosyal, Yönetişim) ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı 2026 Araştırması’nın sonuçlarına göre bir kez daha küresel lider olarak yerini aldı. Şirketlerin sürdürülebilirlik için uygulanabilir stratejiler tasarlama, çevresel- sosyal verileri yönetme ve hızla değişen ortamda sektörlere özgü operasyonel risk ve fırsatları yönetme çalışmalarını ortaya koyan araştırmada EY, bu alandaki liderliğini; teknoloji, yapay zekâ ve yetenek odaklı yaptığı yatırımlarıyla 2026 yılında da korudu. EY İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri ile şirketlerin iklim kriziyle mücadele ve döngüsel ekonomiye yönelen firmalara sunduğu çözüm ortaklığı anlayışıyla küresel alanda liderliğini sürdürmeye devam ediyor. Verdantix tarafından küresel olarak ESG ve sürdürülebilirlik danışmanlığı hizmeti veren 15 danışmanlık şirketinin değerlendirildiği araştırma kapsamında; canlı mülakatlar, müşteri görüşmeleri ve danışmanlık firmalarının 5 alanda ve 12 farklı kategoride 69 maddelik ankete verdiği yanıtlar değerlendirildi. EY Türkiye Şirket Ortağı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin, şu açıklamalarda bulundu: “EY olarak, ESG ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı alanında bir kez daha küresel pazar lideri olmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyoruz. Bu başarımızın altında; sürdürülebilirlik alanında sunduğumuz hizmet çeşitliliğimiz, stratejiden uygulamaya kadar uzanan geniş yetkinliklerimizin yanı sıra alanında uzman ekiplerimiz ve farklı sektörlerde karmaşık dönüşüm süreçlerini yönetebilmeye olanak sağlayan teknoloji kapasitemiz yatıyor. Tüm bunlara ek olarak, sürdürülebilirliği sadece iklim, çevre ve yönetişim ile sınırlı tutmadan; değişen dünyanın gerekliliklerini ve iş hayatını sürecin içine dahil eden, içinde finanstan tedarik zincirine, teknolojiden yeteneğe kadar bütünsel anlayışla ele alan çözümlerimizin katkısının oldukça büyük olduğuna inanıyoruz. Hizmet verdiğimiz tüm kurumlara, sadece strateji belirleme ya da çözüm sunma ile yetinmeden tüm sürecin yönetimi ve dönüşümün içinde yer alıyoruz. Böylece stratejilerimiz uygulanabilir, çözümlerimiz yönetilebilir, çıktılarımız ise verilere dayalı gerçekler oluyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya Büyükşehir’e Dijital Dönüşümde İki Ödül Daha Haber

Konya Büyükşehir’e Dijital Dönüşümde İki Ödül Daha

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Akıllı Şehir alanındaki çalışmaları ulusal düzeyde takdir görmeye devam ediyor. Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ile Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) tarafından düzenlenen 16’ncı eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri’nde Konya Büyükşehir Belediyesi iki önemli projesiyle başarı sertifikası almaya hak kazandı. “ERİŞİLEBİLİR KONYA” PROJESİ VE “KONYA AKILLI ŞEHİR STRATEJİSİ VE YOL HARİTASI 2030” ÇALIŞMASI BAŞARI BELGESİ ALDI Türkiye genelinde kamu kurumlarının dijital dönüşüm alanındaki projelerinin değerlendirildiği organizasyonda, farklı kategorilerde birçok sayıda başvuru arasından öne çıkan Konya Büyükşehir Belediyesi; “Erişilebilir Konya” projesi ve “Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası 2030” çalışması ile önemli bir başarı elde etti. Bu yıl 4 ana ve 3 özel olmak üzere toplam 7 kategoride düzenlenen eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri’nde Konya Büyükşehir Belediyesi, “En İyi Strateji” ve “Vatandaş Memnuniyeti Etkisi” olmak üzere iki ayrı kategoride başarı sertifikası aldı. “AKILLI ŞEHİR UYGULAMALARINDA ÖNCÜ ŞEHİRLERDEN BİRİ OLMA HEDEFİYLE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ” Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’yı her alanda daha yaşanabilir ve herkes için erişilebilir bir şehir haline getirmek için yoğun gayret gösterdiklerini ifade ederek, “Akıllı Şehircilik konusunda 5 yıldır Türkiye'de zirvede olan belediyemiz 200’den fazla Akıllı Şehir uygulamasını hayata geçirdi. Alanında en prestijli ödül olan, eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri kapsamında bu yıl da iki önemli projemizin ödül almasından büyük mutluluk duyuyoruz. Bu süreçte emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. “ERİŞİLEBİLİR KONYA” “Erişilebilir Konya” projesi, engelli bireyler başta olmak üzere dezavantajlı vatandaşların kentsel hizmetlere erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan dijital çözümleriyle öne çıkıyor. Şehir genelindeki erişilebilirlik verilerinin dijital ortamda sunulması, yönlendirme ve bilgilendirme sistemlerinin geliştirilmesi projenin öne çıkan unsurları arasında yer alıyor. Şehir genelinde Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen başta toplu ulaşım hizmetleri olmak üzere hayata geçirilen tüm hizmetlerin tüm kesimler için erişilebilir hâle getirilmesi amacıyla birçok proje hayata geçirildi. “Erişilebilir Konya” adıyla ortaya koyulan konsept proje kapsamında ATUS, Refakatçi KONYAKART, KONYAKART Kiosklar, Engelsiz Duraklar, Bisiklet Yolları ve Sistemleri, Toplu Ulaşım Anons Sistemi, Engelli Araç Şarj İstasyonları, Durak QR Kod Uygulaması, Skuter ve Engelsiz KİOSK projeleri hayata geçirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hayata geçirilen TRKART ve yakın zamanda tamamlanması planlanan TROTA projelerinde de pilot şehir olarak seçilen Konya’da erişilebilirlik adına çok önemli adımlar atıldı. “KONYA AKILLI ŞEHİR STRATEJİSİ VE YOL HARİTASI-2030” ÇALIŞMASI Konya’nın dijital dönüşüm vizyonunu ortaya koyan önemli bir çalışma olarak dikkat çeken “Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası-2030” çalışması ise veri temelli yönetim anlayışı, akıllı şehir uygulamalarının yaygınlaştırılması, çevresel sürdürülebilirlik ve vatandaş odaklı hizmetleri kapsayan bütüncül bir yol haritası sunuyor. Konya’ya özgü akıllı şehir çözümlerinin planlanması, Konya özelinde akıllı şehircilik alanında vizyonun, stratejinin, stratejik hedeflerin ve gerçekleştirilmesi, önerilen eylemlerin belirlenmesi ve bu doğrultuda çalışmalara rehberlik edecek 2022-2030 Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası hazırlandı. Türkiye’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yayımladığı Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı’na uyumlu, yerli ve milli kaynakların kullanıldığı ilk Yerel Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası, Konya Büyükşehir Belediyesi ve ASELSAN iş birliğinde ortaya çıkarılmıştır. Bu bağlamda öncü ve örnek olan bu belge, Konya’da yaşayan herkes için 2030 yılına kadar Akıllı Şehircilik alanında yapılması planlanan uzun vadeli, kapsayıcı, uygulanabilir ve sürdürülebilir eylemler içeriyor. Kamu kurumlarının dijitalleşme alanındaki başarılı projelerinin değerlendirildiği organizasyonda elde edilen bu başarı, Konya’nın akıllı şehircilik alanındaki öncü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.