Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Strateji

Kapsül Haber Ajansı - Strateji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Strateji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alternatif Bank, Mart Ayına Yayılan Etkinliklerle “Birlikte Daha Eşit” Dedi Haber

Alternatif Bank, Mart Ayına Yayılan Etkinliklerle “Birlikte Daha Eşit” Dedi

“Birlikte Daha Eşit” yaklaşımıyla kurgulanan etkinlik serisi, farklı perspektifleri bir araya getirerek eşitlik konusunda çok boyutlu bir diyalog zemini oluşturdu. “Berber Dükkanı Sohbetleri”nde Erkeklik Normları ve Eşitsizlik Verileri Tartışıldı Program kapsamında, Yanındayız Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Berber Dükkanı Sohbetleri”, toplumsal cinsiyet eşitliğine erkek perspektifinden yaklaşan dikkat çekici bir buluşma oldu. Erkeklik normlarının sembolik olarak temsil edildiği bir berber dükkanı kurgusunda gerçekleşen söyleşiye BK Partnership Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Karaçam, Esas Gayrimenkul CEO’su Cem Eriç ve Alternatif Bank Yapılandırma, Yasal Takip Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Mutlubaş katıldı. Söyleşide toplumsal cinsiyet eşitliği, erkeklik kalıpları, iş hayatındaki görünmez engeller ve gündelik dile yerleşmiş önyargılar üzerinden ele alındı. Söyleşide paylaşılan veriler, eşitsizliğin boyutunu çarpıcı şekilde ortaya koydu. Kadınların iş gücüne katılım oranının erkeklerin yarısı seviyesinde kaldığı, üst yönetimlerde ise kadın temsilinin belirgin şekilde düştüğü vurgulandı. Ayrıca iş hayatında “cam tavan” olarak tanımlanan görünmez engellerin, kadınların kariyer yolculuğunu nasıl şekillendirdiği örneklerle ele alındı. Katılımcılar, eşitlik için erkeklerin üstlenmesi gereken rolün altını çizerek; dil kullanımından gündelik davranışlara kadar birçok alanda dönüşümün gerekliliğine dikkat çekti. Biz Bize Sohbetler, AppleTürkiye Ülke Müdürü Resan Yüner’i Ağırladı Etkinlik serisinin bir diğer buluşmasında, Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı’nın moderatörlüğünde AppleTürkiye Ülke Müdürü Resan Yüner ağırlandı. “Biz Bize Sohbetler” başlığıyla gerçekleşen buluşmada, Yüner’in bankacılıktan teknoloji sektörüne uzanan kariyer yolculuğu ve liderlik deneyimi katılımcılarla paylaşıldı. Yüner, kariyerinin erken dönemlerinde erkek egemen ortamlarda çalışmanın getirdiği zorluklara değinirken, kadınların iş hayatında daha talepkâr ve cesur olması gerektiğinin altını çizdi. Kadın liderlerin birbirini desteklemesinin önemine dikkat çeken Yüner, kapsayıcılık ve psikolojik güvenliğin güçlü kurum kültürlerinin temel unsurları arasında yer aldığını vurguladı. A’dan Z’ye Kadın Sağlığı Konuşuldu Alternatif Bank, farkındalık çalışmalarını yalnızca iş hayatıyla sınırlı tutmayarak kadın sağlığına da odaklandı. Acıbadem Hastanesi iş birliğiyle düzenlenen “A’dan Z’ye Kadın Sağlığı” webinarında, Dr. Ecem Eren kadınların yaşam döngüsü boyunca karşılaşabileceği sağlık konularını uzman bakış açısıyla ele aldı. “Daha eşit ve kapsayıcı bir kurum kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.” Etkinliklerle ilgili bir değerlendirme yapan Alternatif Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Bike Tarakcı şunları söyledi: “Alternatif Bank olarak eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Cinsiyet, yaş, deneyim ya da farklı bakış açıları gözetmeksizin herkesin kendini değerli hissettiği, potansiyelini ortaya koyabildiği ve eşit fırsatlara erişebildiği bir çalışma ortamı yaratmayı önemsiyoruz. Bizim için kapsayıcı bir kurum kültürü, yalnızca doğru politikalarla değil; çalışanların sesinin duyulduğu, farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü ve herkesin kendini özgürce ifade edebildiği bir anlayışla mümkün. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında çalışanlarımızla buluştuğumuz bu etkinlik serisini de bu yaklaşımın güçlü bir yansıması olarak görüyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğini farklı boyutlarıyla ele alan, kadın liderliğine, iş hayatında kadın temsiline ve kadın esenliğine dikkat çeken bu buluşmalar, kurumumuz içinde farkındalığı artırırken daha kapsayıcı ve daha eşit bir gelecek için ortak bir diyalog alanı yarattı. Önümüzdeki dönemde de çeşitlilik ve kapsayıcılık alanında farkındalık yaratan çalışmalar hayata geçirmeye, daha eşit ve daha kapsayıcı bir kurum kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.” Alternatif Bank Kadınları Eşitlik Mesajını Özel Bir Video ile Anlattı Alternatif Bank, Dünya Kadınlar Günü kapsamında gerçekleştirdiği etkinliklerin yanı sıra, kurum içindeki kadınların rolünü, katkısını ve gücünü görünür kılan özel bir video çalışmasına da imza attı. Banka çalışanlarının sesiyle hayat bulan video; cesaret, emek, karar alma ve dayanışma gibi değerler etrafında şekillenirken, kadınların iş hayatındaki çok boyutlu rolüne dikkat çekildi. Videoda, “Ben bir liderim”, “Ben bir bankacıyım”, “Ben bir anneyim” ve “Ben bir ekip arkadaşıyım” ifadeleriyle kadınların farklı kimlikleri bir arada taşıdığı vurgulanırken; strateji geliştirmeden dijital dönüşüme, risk yönetiminden satışa kadar bankanın tüm kritik fonksiyonlarında kadınların aktif rol aldığı güçlü bir anlatımla ortaya kondu. Alternatif Bank’ın kadın çalışan oranlarına da yer verilen videoda, çalışanların %52’sinin, satış ekiplerinin %57’sinin kadın olduğu; yönetim kademesinde ise kadın temsilinin %33, icra kurulunda ise %44 seviyesinde bulunduğu paylaşıldı. Video, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözüyle son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Medya ve İletişim Sektöründe Yapay Zekâ Raporu Açıklandı Haber

Medya ve İletişim Sektöründe Yapay Zekâ Raporu Açıklandı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Ticaret Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan “Medya ve İletişim Sektöründe Yapay Zekâ: Fırsatlar ve Tehditler Ekseninde Bir Alan Araştırması” başlıklı raporun lansmanı gerçekleştirildi. Ahî Çelebi Kampüsü Eminönü Konferans Salonu’nda düzenlenen lansmana İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün, İTO Bilgi, İletişim ve Medya Meslek Komitesi Başkanı Emel Rima Erdemir Gürgen, İstanbul Ticaret Üniversitesi Genel Sekreteri Erdal Cesar, üniversite akademisyenleri ve İTO meslek komitesi üyeleri katıldı. Sektörde yapay zekâ kullanımının mevcut durumunu, fırsatlarını ve risklerini çok boyutlu olarak ortaya koyan rapor, medya ve iletişim alanında yaşanan dönüşümün kapsamını verilerle analiz ederek, geleceğe yönelik önemli projeksiyonlar da sundu. “YAPAY ZEKÂ MEDYA EKOSİSTEMİNİ KÖKLÜ ŞEKİLDE DÖNÜŞTÜRÜYOR” İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün, açılış konuşmasında yapay zekânın medya ve iletişim sektöründe içerik üretiminden dağıtıma, reklamcılıktan veri analizine kadar tüm süreçleri doğrudan etkileyen bir unsur haline geldiğini vurguladı. Üstün, hazırlanan araştırmanın sektörde önemli bir boşluğu doldurduğunu belirterek, elde edilen bulguların sektör profesyonelleri ve karar vericiler için yol gösterici nitelik taşıdığını ifade etti. “SEKTÖRDE ETİK VE YETKİNLİK DÖNÜŞÜMÜ ŞART” İTO Bilgi, İletişim ve Medya Meslek Komite Başkanı Emel Rima Erdemir Gürgen ise konuşmasında araştırmanın sektör temsilcilerinin katkılarıyla hayata geçirildiğini belirtti. Yapay zekânın medya sektöründe hızla yaygınlaştığını ifade eden Gürgen, özellikle etik değerlerin korunmasının kritik önem taşıdığına dikkat çekti. Araştırma bulgularına göre sektör çalışanlarının büyük çoğunluğunun yapay zekâ araçlarını aktif olarak kullandığını belirten Gürgen, bu dönüşüm sürecinde çalışanların kendilerini geliştirmesi ve yeni beceriler kazanmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. RAPOR AKADEMİK KADRO TARAFINDAN HAZIRLANDI Araştırma, İstanbul Ticaret Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi’nin koordinasyonuyla İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rıdvan Şentürk, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Gözde Sunal, Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilge Kodak ve Öğretim Görevlisi Alp Eren Erbay tarafından hazırlandı. Yapay zekânın medya ve iletişim sektöründeki etkilerini bilimsel yöntemlerle ele alan rapor, sektörel dönüşümü veri temelli analizlerle ortaya koymaktadır. KARMA YÖNTEMLE KAPSAMLI ANALİZ Raporun sunumunu gerçekleştiren Doç. Dr. Dilge Kodak, araştırmanın karma yöntem yaklaşımıyla hazırlandığını belirtti. Nicel aşamada 163 sektör çalışanı ile gerçekleştirilen anket çalışmasıyla sektörün genel görünümü ortaya konulurken, nitel aşamada yönetici düzeyindeki 23 profesyonelle yapılan derinlemesine görüşmelerle yapay zekânın iş süreçlerine etkisi analiz edildi. Bu yöntem sayesinde hem operasyonel düzeydeki kullanım pratikleri hem de stratejik bakış açıları birlikte değerlendirildi. YAPAY ZEKÂ EN ÇOK İÇERİK ÜRETİMİNDE KULLANILIYOR Araştırma bulgularına göre medya ve iletişim sektöründe yapay zekâ en yoğun olarak içerik üretimi, veri analizi, raporlama ve sosyal medya yönetimi alanlarında kullanılıyor. Katılımcıların büyük bir bölümü yapay zekâ araçlarını aktif şekilde kullandıklarını ifade ederken, yapay zekânın günlük iş akışlarının ayrılmaz bir parçası haline geldiği görülüyor. Bununla birlikte kurumların önemli bir kısmının yapay zekâ yatırımlarını henüz net bir stratejiye oturtamadığı dikkat çekiyor. VERİMLİLİK ARTIYOR, BELİRSİZLİK DE DERİNLEŞİYOR Rapor, yapay zekânın sağladığı en önemli avantajların başında verimlilik artışı, hız ve maliyet avantajı geldiğini ortaya koyuyor. Ancak aynı zamanda iş gücü yapısında dönüşüm, bilgi güvenliği riskleri, etik ihlaller ve kontrol kaybı gibi önemli tehditler de öne çıkıyor. Katılımcıların önemli bir bölümü, yapay zekânın üretim süreçlerinde insan etkisini azaltabileceğine ve iş gücü yapısında belirsizlik yaratabileceğine dikkat çekiyor. YENİ MESLEKLER VE HİBRİT YETKİNLİKLER ÖNE ÇIKIYOR Araştırma, yapay zekâ ile birlikte sektörde yeni mesleklerin ve hibrit yetkinliklerin ortaya çıktığını gösteriyor. Mevcut mesleklerin dönüşüme uğradığı bu süreçte, çalışanların teknik becerilerini geliştirmesi, veri okuryazarlığı kazanması ve yapay zekâ araçlarını etkin kullanabilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle “prompt” yazma becerisi ve yapay zekâ ile üretim süreçlerini yönetebilme yetkinliği, geleceğin kritik becerileri arasında yer alıyor. MEDYA SEKTÖRÜNDE DÖNÜŞÜM KAÇINILMAZ Rapor, yapay zekânın medya ve iletişim sektöründe yalnızca teknolojik bir yenilik değil, aynı zamanda iş yapış biçimlerini, üretim süreçlerini ve mesleki rolleri yeniden tanımlayan bir dönüşüm aracı olduğunu ortaya koyuyor. Bu dönüşüm sürecinde kurumsal stratejilerin geliştirilmesi, insan kaynağına yatırım yapılması ve etik temelli bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği ifade ediliyor. Araştırma sonuçları, yapay zekânın doğru yönetildiğinde sektör için güçlü bir fırsat alanı oluşturabileceğini, ancak bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için eğitim, strateji ve etik ilkelerin birlikte ele alınmasının zorunlu olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmanın ortaya koyduğu bazı veriler ise şöyle; Medya ve İletişim sektöründe adaptasyon hızı ve AI araçları kullanım hızı çok yüksek: Sektör çalışanlarının %85,2'si ChatGPT, %53,5'i Gemini gibi araçları aktif olarak kullanıyor. Kullanım alanı olarak %69,9 ile "içerik oluşturma" ilk sırada yer alıyor. İyimser Beklentimiz Daha Yüksek: Katılımcıların %62'si, yapay zekânın önümüzdeki 5 yıl içinde sektörü olumlu yönde etkileyeceğini öngörüyor. Yetenek Dönüşümü Zorunlu: Çalışanların %58,3'ü, bu yeni dönemde ayakta kalabilmek için "yeni beceriler kazanmak zorunda olduğunu" açıkça ifade ediyor. Kritik Riskler ve Engeller Mevcut: Verimlilik artışı bir fırsat olarak görülse de, katılımcıların %62'si üretkenliğin mekanikleşmesinden endişe ediyor. Ayrıca, yatırımların önündeki en büyük engel olarak %51,9 ile "kurumsal önceliklerin farklılığı" ve bütçe kısıtları öne çıkıyor. YAPAY ZEKAYA YATIRIM YAPMA PLANI YÜZDE 42,9 Araştırmada katılımcıların önümüzdeki 12 ay içerisinde yapay zekâ teknolojilerine yatırım yapma niyetlerine ilişkin dağılım incelendiğinde, sektörde belirgin bir ilgi olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların %42,9’u yapay zekâya yatırım yapmayı planladığını belirtirken %40,5’i bu konuda henüz net bir karar vermemiştir. Yatırım yapmayı düşünmediğini ifade edenlerin oranı ise %16,6’dır. Bu bulgular, sektörde yapay zekâ yatırımlarına yönelik motivasyonun genel olarak pozitif olduğunu ancak kararsızlık oranının da yüksek olduğunu göstermektedir. Kararsızlık oranı, kurumların stratejik planlama süreçlerinde yapay zekâ yatırımlarını henüz tam olarak konumlandıramadığına işaret etmekte EN YÜKSEK RİSK ÜRETKENLİĞİN AZALMASI Katılımcıların yapay zekâ teknolojilerine ilişkin risk algıları, sektördeki dönüşümün yalnızca teknik değil aynı zamanda etik ve üretici boyutlarda da güçlü tartışmalara yol açtığını göstermektedir. En yüksek orana sahip risk, üretkenliğin azalmasıdır (%62). Bu bulgu, medya ve iletişim sektöründe insan üretkenliğinin hâlen temel bir değer olarak görüldüğünü ve yapay zekânın üretken süreçleri mekanikleştirme potansiyeline yönelik bir endişe bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bunu sırasıyla bilgi güvenliği riskleri (%51,5) ve insan etkisinin süreçten dışlanması (%37,4) takip etmektedir. Bu iki bulgu, yapay zekâ kullanımının veri mahremiyeti, içerik güvenilirliği ve insan-makina iş bölümünün geleceğine ilişkin soru işaretlerini öne çıkardığını göstermektedir. Telif problemleri (%36,8) ve yanlı/ön yargılı algoritmalar (%30,7) da algılanan önemli riskler arasındadır. Bu riskler, yapay zekâ tabanlı üretimlerin hukukî, etik ve toplumsal etkilerinin hâlen yeterince regüle edilmediğine ilişkin genel bir sektör farkındalığını yansıtmaktadır. İş kaybı (%27) ise daha düşük bir orana sahip olmakla birlikte teknoloji kaynaklı dönüşümün iş gücü üzerindeki baskısına ilişkin somut bir kaygı alanı oluşturmaktadır. Katılımcıların yalnızca %1,8’i herhangi bir risk görmediğini belirtmiştir FIRSATLAR VE RİSKLER Fırsat algıları değerlendirildiğinde sektörde yapay zekânın potansiyeline ilişkin güçlü bir iyimserlik olduğu görülmektedir. Katılımcılar yapay zekânın sunduğu en önemli fırsatları verimlilik artışı (%54,6) ve maliyet düşüşü (%51,5) olarak tanımlamaktadır. Bu iki bulgu, sektördeki kurumsal karar vericilerin yapay zekâyı özellikle operasyonel optimizasyon ve üretim maliyetlerini azaltma kapasitesi üzerinden değerlendirdiğini göstermektedir. Bunu üretken süreçleri destekleme (%46), hedef kitleye hızlı erişim (%33,7) ve veri odaklı karar alma imkânı (%33,1) gibi avantajlar takip etmektedir. Bu fırsatlar, yapay zekânın yalnızca maliyet-etkin değil aynı zamanda içerik stratejisi, planlama ve performans ölçümleme gibi alanlarda da stratejik değer ürettiğini ortaya koymaktadır. Katılımcıların %31,9’u yeni iş modelleri oluşturma potansiyelini bir fırsat olarak görmektedir. Herhangi bir fırsat görmediğini belirtenlerin oranı ise yalnızca %1,8’dir. Genel çerçevede bu bulgular, yapay zekânın sektörde hem güçlü fırsatlar hem de dikkat edilmesi gereken kritik riskler sunduğunu göstermektedir. Üretkenliğin azalmasına ve bilgi güvenliği sorunlarına yönelik endişeler, teknolojinin etik ve hukukî boyutlarının stratejik düzeyde ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Buna karşılık verimlilik artışı ve maliyet avantajı gibi fırsatlar, yapay zekâyı sektör için vazgeçilmez bir dönüşüm aracı hâline getirmektedir. Sonuç olarak sektörün yapay zekâ uygulamalarında dengeli, sürdürülebilir ve etik çerçevelerle desteklenmiş bir entegrasyon stratejisine ihtiyaç duyduğu ortaya çıkmaktadır. HUKUKİ VE ETİK ÇERÇEVELER BELİRLENMELİ Araştırma kapsamında medya ve iletişim sektörünün üst düzey yöneticileriyle gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler, yapay zekânın sektördeki konumuna dair çarpıcı bir tabloyu ortaya koydu. Katılımcılar, bu teknolojiyi geçici bir popülerlikten ziyade, sektörü kökten değiştirecek uzun vadeli bir yapısal dönüşüm unsuru olarak tanımlıyor. Sektör liderlerinin üzerinde birleştiği en kritik nokta, yapay zekânın teknik bir imkân olmanın ötesinde artık bir yönetişim meselesi haline gelmiş olmasıdır. Mevcut düzenlemelerin yetersizliği ve beraberinde getirdiği belirsizlik, sektördeki risk algısını körükleyen temel bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, yapay zekâ kullanımının acilen net hukuki ve etik çerçevelerle sınırlandırılması gerektiğine dair güçlü bir ortak farkındalık gözlemlenmektedir. MEDYA VE İLETİŞİM EKOSİSTEMİN KAPSAYAN ARAŞTIRMA Araştırma sonuçları, medya ve iletişim sektörünün geniş ve çok katmanlı yapısını net biçimde ortaya koydu. Katılımcıların %28,8’ini film, reklam ve dizi üretimini kapsayan yapım sektörü temsil ederken, reklam sektörü %26,4, televizyon sektörü ise %20,9’luk oranla araştırmada öne çıkan alanlar arasında yer aldı. Dijitalleşmenin etkisiyle büyüyen yeni nesil alanlar da güçlü şekilde temsil edildi. Dijital medya platformları %14,7, post prodüksiyon %14,1 ve dijital pazarlama %11’lik oranlarla dikkat çekerken; dijital medya planlama ve medya satın alma %9,2, yapay zekâ teknolojileri ise %8,6 ile araştırmanın dönüşüm odaklı boyutunu güçlendirdi. Geleneksel medya tarafında ise gazete ve dergi %6,1, radyo %2,5 ve kitap yayıncılığı %0,6 oranında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY, ESG ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Alanında Bir Kez Daha Küresel Pazar Lideri Seçildi Haber

EY, ESG ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Alanında Bir Kez Daha Küresel Pazar Lideri Seçildi

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, Verdantix’in Green Quadrant ESG (Çevresel, Sosyal, Yönetişim) ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı 2026 Araştırması’nın sonuçlarına göre bir kez daha küresel lider olarak yerini aldı. Şirketlerin sürdürülebilirlik için uygulanabilir stratejiler tasarlama, çevresel- sosyal verileri yönetme ve hızla değişen ortamda sektörlere özgü operasyonel risk ve fırsatları yönetme çalışmalarını ortaya koyan araştırmada EY, bu alandaki liderliğini; teknoloji, yapay zekâ ve yetenek odaklı yaptığı yatırımlarıyla 2026 yılında da korudu. EY İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri ile şirketlerin iklim kriziyle mücadele ve döngüsel ekonomiye yönelen firmalara sunduğu çözüm ortaklığı anlayışıyla küresel alanda liderliğini sürdürmeye devam ediyor. Verdantix tarafından küresel olarak ESG ve sürdürülebilirlik danışmanlığı hizmeti veren 15 danışmanlık şirketinin değerlendirildiği araştırma kapsamında; canlı mülakatlar, müşteri görüşmeleri ve danışmanlık firmalarının 5 alanda ve 12 farklı kategoride 69 maddelik ankete verdiği yanıtlar değerlendirildi. EY Türkiye Şirket Ortağı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin, şu açıklamalarda bulundu: “EY olarak, ESG ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı alanında bir kez daha küresel pazar lideri olmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyoruz. Bu başarımızın altında; sürdürülebilirlik alanında sunduğumuz hizmet çeşitliliğimiz, stratejiden uygulamaya kadar uzanan geniş yetkinliklerimizin yanı sıra alanında uzman ekiplerimiz ve farklı sektörlerde karmaşık dönüşüm süreçlerini yönetebilmeye olanak sağlayan teknoloji kapasitemiz yatıyor. Tüm bunlara ek olarak, sürdürülebilirliği sadece iklim, çevre ve yönetişim ile sınırlı tutmadan; değişen dünyanın gerekliliklerini ve iş hayatını sürecin içine dahil eden, içinde finanstan tedarik zincirine, teknolojiden yeteneğe kadar bütünsel anlayışla ele alan çözümlerimizin katkısının oldukça büyük olduğuna inanıyoruz. Hizmet verdiğimiz tüm kurumlara, sadece strateji belirleme ya da çözüm sunma ile yetinmeden tüm sürecin yönetimi ve dönüşümün içinde yer alıyoruz. Böylece stratejilerimiz uygulanabilir, çözümlerimiz yönetilebilir, çıktılarımız ise verilere dayalı gerçekler oluyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya Büyükşehir’e Dijital Dönüşümde İki Ödül Daha Haber

Konya Büyükşehir’e Dijital Dönüşümde İki Ödül Daha

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Akıllı Şehir alanındaki çalışmaları ulusal düzeyde takdir görmeye devam ediyor. Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ile Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) tarafından düzenlenen 16’ncı eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri’nde Konya Büyükşehir Belediyesi iki önemli projesiyle başarı sertifikası almaya hak kazandı. “ERİŞİLEBİLİR KONYA” PROJESİ VE “KONYA AKILLI ŞEHİR STRATEJİSİ VE YOL HARİTASI 2030” ÇALIŞMASI BAŞARI BELGESİ ALDI Türkiye genelinde kamu kurumlarının dijital dönüşüm alanındaki projelerinin değerlendirildiği organizasyonda, farklı kategorilerde birçok sayıda başvuru arasından öne çıkan Konya Büyükşehir Belediyesi; “Erişilebilir Konya” projesi ve “Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası 2030” çalışması ile önemli bir başarı elde etti. Bu yıl 4 ana ve 3 özel olmak üzere toplam 7 kategoride düzenlenen eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri’nde Konya Büyükşehir Belediyesi, “En İyi Strateji” ve “Vatandaş Memnuniyeti Etkisi” olmak üzere iki ayrı kategoride başarı sertifikası aldı. “AKILLI ŞEHİR UYGULAMALARINDA ÖNCÜ ŞEHİRLERDEN BİRİ OLMA HEDEFİYLE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ” Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’yı her alanda daha yaşanabilir ve herkes için erişilebilir bir şehir haline getirmek için yoğun gayret gösterdiklerini ifade ederek, “Akıllı Şehircilik konusunda 5 yıldır Türkiye'de zirvede olan belediyemiz 200’den fazla Akıllı Şehir uygulamasını hayata geçirdi. Alanında en prestijli ödül olan, eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri kapsamında bu yıl da iki önemli projemizin ödül almasından büyük mutluluk duyuyoruz. Bu süreçte emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. “ERİŞİLEBİLİR KONYA” “Erişilebilir Konya” projesi, engelli bireyler başta olmak üzere dezavantajlı vatandaşların kentsel hizmetlere erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan dijital çözümleriyle öne çıkıyor. Şehir genelindeki erişilebilirlik verilerinin dijital ortamda sunulması, yönlendirme ve bilgilendirme sistemlerinin geliştirilmesi projenin öne çıkan unsurları arasında yer alıyor. Şehir genelinde Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen başta toplu ulaşım hizmetleri olmak üzere hayata geçirilen tüm hizmetlerin tüm kesimler için erişilebilir hâle getirilmesi amacıyla birçok proje hayata geçirildi. “Erişilebilir Konya” adıyla ortaya koyulan konsept proje kapsamında ATUS, Refakatçi KONYAKART, KONYAKART Kiosklar, Engelsiz Duraklar, Bisiklet Yolları ve Sistemleri, Toplu Ulaşım Anons Sistemi, Engelli Araç Şarj İstasyonları, Durak QR Kod Uygulaması, Skuter ve Engelsiz KİOSK projeleri hayata geçirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hayata geçirilen TRKART ve yakın zamanda tamamlanması planlanan TROTA projelerinde de pilot şehir olarak seçilen Konya’da erişilebilirlik adına çok önemli adımlar atıldı. “KONYA AKILLI ŞEHİR STRATEJİSİ VE YOL HARİTASI-2030” ÇALIŞMASI Konya’nın dijital dönüşüm vizyonunu ortaya koyan önemli bir çalışma olarak dikkat çeken “Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası-2030” çalışması ise veri temelli yönetim anlayışı, akıllı şehir uygulamalarının yaygınlaştırılması, çevresel sürdürülebilirlik ve vatandaş odaklı hizmetleri kapsayan bütüncül bir yol haritası sunuyor. Konya’ya özgü akıllı şehir çözümlerinin planlanması, Konya özelinde akıllı şehircilik alanında vizyonun, stratejinin, stratejik hedeflerin ve gerçekleştirilmesi, önerilen eylemlerin belirlenmesi ve bu doğrultuda çalışmalara rehberlik edecek 2022-2030 Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası hazırlandı. Türkiye’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yayımladığı Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı’na uyumlu, yerli ve milli kaynakların kullanıldığı ilk Yerel Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası, Konya Büyükşehir Belediyesi ve ASELSAN iş birliğinde ortaya çıkarılmıştır. Bu bağlamda öncü ve örnek olan bu belge, Konya’da yaşayan herkes için 2030 yılına kadar Akıllı Şehircilik alanında yapılması planlanan uzun vadeli, kapsayıcı, uygulanabilir ve sürdürülebilir eylemler içeriyor. Kamu kurumlarının dijitalleşme alanındaki başarılı projelerinin değerlendirildiği organizasyonda elde edilen bu başarı, Konya’nın akıllı şehircilik alanındaki öncü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Demir Çelik Sektörünün Deneyimi, Geleceğin Profesyonelleriyle Buluştu Haber

Demir Çelik Sektörünün Deneyimi, Geleceğin Profesyonelleriyle Buluştu

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği ve SteelRadar iş birliğinde düzenlenen “Deneyimden Geleceğe: Duayenler, Profesyoneller ve Yeni Nesiller Buluşuyor” etkinliği yoğun katılımla gerçekleştirildi. Ege Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, EİB Konferans Salonu’nda fiziki katılımın yanı sıra eş zamanlı webinar yayınıyla hibrit formatta yapıldı. Demir çelik sektöründe bilgi birikiminin yeni nesillere aktarılmasını hedefleyen organizasyon, sektörün deneyimli isimlerini, aktif profesyonellerini ve genç kuşağı aynı platformda buluşturdu. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda, çelik sektörünün önde gelen isimleri mesleki deneyimlerini, sektörde yaşanan dönüşümleri ve geleceğe yönelik değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Organizasyon; sektör profesyonellerinin yanı sıra genç mühendisler, üniversite öğrencileri, akademisyenler ve kurum temsilcilerinin katılımıyla kuşaklar arası etkileşime zemin hazırladı. Açılış konuşmalarını, SteelRadar Yönetim Kurulu Başkanı Cem Öztüre ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan’ın gerçekleştirildiği “Deneyimden Geleceğe” başlıklı panel oturumunda ise Kibar Dış Ticaret A.Ş. Orta Doğu & Kuzey Afrika Ticaret Müdürü Barış Yüce, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Danışmanı Mete Bülent Adalı, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, Karabük Demir Çelik (KARDEMİR) Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Dr. S. Tuğrul İmer ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü Cem Öztüre üstlendi. Panelin açılış konuşmasını yapan Cem Öztüre, Türk çelik sanayisinin dünyada 7., Avrupa’da ise 1. sırada yer aldığını vurgulayarak; "Bugün 38 milyon ton üretim yapıyorsak, bu noktaya hiç de kolay gelinmedi. Bu başarı, bugün bu salonda bulunan sanayici üstatlarımızın eseridir. Yarın bu koltuklara sizler geçeceksiniz. Türk mühendisleri bugün Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar dünyanın her yerindeki tesisleri yönetiyor. Sizler bu tecrübelerle yoğrulup bayrağı daha ileriye taşıyacaksınız," dedi. Ege Demir ve DemirDışı İhracatçılar Birliği Başkanı Yalçın Ertan yaptığı açılış konuşmasında; “Ege Demir ve Demir Dışı İhracatçılar Birliği olarak SteelRadar ile gerçekleştirdiğimiz bu buluşma, tam olarak bilgi birikiminin kuşaktan kuşağa aktarılması ihtiyacına cevap veren çok kıymetli bir adımdır. Demir ve çelik sektörü, ülkemizin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini doğrudan yansıtan en stratejik alanlardan biridir. Ege bölgemiz; liman altyapısı, sanayi birikimi, lojistik avantajları ve nitelikli insan kaynağı ile sektörümüzün en önemli buluşma noktasıdır. Rakamlara bakacak olursak; 2025 yılında 2 milyar 591 milyon dolarlık bir ihracatla ülkemize devasa bir katkı sağladık. Türkiye bugün dünyada çok önemli bir çelik üreticisi ve ihracatçısı konumundadır. Özellikle uzun ürünlerde Çin'den sonra dünyanın ikinci büyük ihracatçısıyız. Bugünün öğrencileri yarının sektör temsilcileri olacaktır. Sektörümüzün sürdürülebilir başarısı, sizlerin bu deneyimlerden faydalanmasına ve doğru yönlendirilmesine bağlıdır. Sizlerin sektörü yakından tanıması bizim için bir sosyal sorumluluktur. Hepinize katılımlarınız için teşekkür ediyorum." Yalçın Ertan: "Genç ihracatçılar asla pes etmeyin" Kendi başarı hikayesini anlatan Yalçın Ertan, Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik eğitimi ve ABD’deki master sürecinin ardından 1980 ihtilalinden hemen sonra ülkesine dönerek dış ticaretin "alfabesinin" yazıldığı yılları şu sözlerle aktardı; "Aydın Atça’dan çıkıp dünya pazarlarına uzanan 1982’de Metaş grubunda dış ticaret hamlesine başladığımızda alfabenin başındaydık. Diğer ülke temsilcileri bize ikinci sınıf tüccar muamelesi yapıyordu ama biz hiçbir zaman yılmadık ve özgüveni kaybetsek pazara girmek için sefere çıkar gibi gider, işi almadan geri dönmezdik. 15 yıl boyunca yılda 250 gün seyahat ettim. Ağırlıklı olarak inşaat demiri ve profil üretirken bugün ürün yelpazesi çok genişlemiş ve ülke olarak bugün Avrupa’nın bir numaralı üreticisine dönüştük. Gençler, annemin bir sözü vardır: 'Oğlum malına değil, pazarına güven.' Pazarınız kuvvetliyse, satış kanallarınız iyiyse malınızı satma şansınız daha yüksektir. Antenlerinizi dik tutun, iyi ilişkiler içinde olun, taahhütlerinizi yerine getirin, kokuyu iyi alın, çok çalışın, yılmayın ve asla pes etmeyin." "Nane Şekerinden İhracat İmparatorluğuna" Çelik Dış Ticaret Derneği Başkanı Namık Ekinci, çocuk yaşta başlayan ticaret tutkusunu ve sektördeki devrim niteliğindeki adımlarını paylaşarak"11 yaşımda mısırları pişirip satarak ticarete başladım. Karabük’teki haddehanelerde sırtımda demir taşıdım; Türkiye’de ilk 'prim sistemini' ben uyguladım. 80’li yıllarda İran ve Irak savaşırken, her iki ülkeye girebilmek için iki ayrı pasaport taşırdık. Irak'ta rakiplerimizden gizlenerek otel odalarından çıkmadan operasyon yönetirdik. 2000 yılına kadar Türkiye’nin yaptığı toplam çelik ihracatının %65’inin ilk ihracatçısı olma gururunu yaşadım. Dürüstlük ve strateji en büyük sermayenizdir." Muammer Bilgiç: "Türkiye’nin Çelik Başarısı Bir 'Üniversite' Disiplinidir" Sektörün duayen isimlerinden Muammer Bilgiç, Türk çelik sektörünün tarihsel gelişimini ve kurumsallaşma sürecini şu derinlikli analizle aktardı. Bilgiç; "Türkiye bugün dünyanın on yedinci büyük ekonomisidir ama hiçbir sanayi dalında Avrupa'nın bir numarası değildir; bir tek demir çelik hariç! Bu devasa başarı tesadüf değildir. Her şeyin kaynağı Karabük’tür; Karabük aslında bir sektörel 'üniversite'dir. 1956’da kurulan Metaş ise Türkiye’nin özel sektördeki ilk ark ocaklı demir çelik tesisidir ve dünyadaki ikinci sürekli döküm makinesi orada kurulmuştur. Metaş ve Ekinciler gibi kurumlar, sadece çelik değil, insan yetiştirmişlerdir. Filmaşin üretiminden kaynak elektroduna kadar Türkiye’nin bugün dünyayla yarıştığı pek çok katma değerli ürünün tohumları o dönemdeki 'insana yatırım' vizyonuyla atılmıştır. Bu büyüklük kolay elde edilmedi, kıymetini bilmek zorundayız." "ODTÜ Diplomasıyla 3 Ay Hurda Ayıkladım" Çelik Dış Ticaret Derneği Danışmanı Mete Bülent Adalı, kariyerin mutfak kısmına vurgu yaparak; "Metalürji mühendisi olarak işe başladığımda, işin mutfağını öğrenmem için beni hurda sahasına soktular. Üç ay boyunca elimle hurda ayıkladım, bakırı demirden temizledim. İşin tozunu yutmadan masada kazanamazsınız. Haritayı önünüze koyun; hangi milletin neyi sevdiğini, Arapların ve Hintlilerin ticaret kültürünü öğrenin," tavsiyesinde bulundu. "Mülakatta İstek ve Süreklilik Arıyoruz" Kardemir Satış ve Pazarlama GMY Tuğrul İmer, Kardemir’in stratejik önemini ve insan kaynağı kriterlerine değinerek; "Ray ve demir yolu tekerleği gibi kritik ürünlerde Türkiye'nin tek üreticisiyiz. Ancak dünya değişiyor, Avrupa CBAM ile artık kapıları zorlaştırıyor. Yeni pazarlar (Kuzey Afrika, ABD, Ukrayna) arayışındayız. Mülakatlarda adayların üniversitesinden ziyade o 'istek' ışığını ve sürekliliğini görmeye çalışıyoruz. İngilizce ve piyasa analizi yeteneği bizim için olmazsa olmazdır." "Zor Zamanlarda Pozitif Strateji Kazandırır" İzmir Demir Çelik (İDÇ) İhracat Satış Müdürü Eftal Pehlivan, sektördeki zorluklara rağmen iyimserliğini koruduğunu belirterek; "Şartlar kolay değil ama ben her zaman pozitif bakmayı tercih ediyorum. Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik sıkıntılar bizim gibi Avrupa’ya yakın ve elektrikli ark ocağına sahip tesisler için fırsatlar yaratıyor. Doğru zamanda doğru yerde olmak ve network’ü güçlü tutmak bizi rakiplerimizin önüne geçirecektir. 'Made in EU' standartları önümüzde yeni kapılar açıyor,"dedi. "Yapay Zekanın Yapamadığını İnsan Tasarımı Yapar" OSP Demir Celik Genel Müdürü Zühtü Özçelik, sanayici bakış açısıyla; "Türkiye'nin en büyük kaybı insanların çok erken emekli olmasıdır. 60-65 yaş, bir insanın en verimli dönemidir. Ben mülakatlarda belgelere değil, azme bakarım. Makine bir şekilde kurulur ama yapay zekada olmayan tek şey insani tasarım gücüdür. Kaizen (sürekli iyileştirme) felsefesini hayatınızın merkezine koyun," dedi. "Merak Sizi Marin Sektörüne Lider Yapar" SAM Mekanik Enerji Taahhüt ve Ticaret Genel Müdürü Levent Bilgili, meraka dayalı inovasyonun gücünü, geliştirdiği elektrikli tekne projesiyle anlattı; "Mühendislik eğitimi bir unvandır; asıl güç araştırmacı ruhtadır. Sırf meraktan yaptığım elektrikli tekne sayesinde bugün Temsa ve Skoda gibi devlerle marin sektörü üzerine çalışıyorum. Katma değer sağladığınız sürece iş hayatında varsınız." İnteraktif Soru-Cevap ve Yoğun Katılım Panelin ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde, genç mühendis adayları ve akademisyenler merak ettikleri konuları duayen isimlere yöneltti. Sektörel daralmadan yeşil dönüşüme, kariyer basamaklarından yeni pazar stratejilerine kadar pek çok konunun detaylandırıldığı bu bölümde, kuşaklar arası dinamik bir diyalog kuruldu. Etkinlik, EİB Konferans Salonu’nu dolduran yüzlerce fiziksel katılımcının yanı sıra webinar üzerinden takip eden izleyicilerle birlikte yoğun bir katılıma sahne oldu. SteelRadar, "Deneyimden Geleceğe" serisiyle Türkiye'nin farklı sanayi bölgelerinde tecrübeyi yeni nesillere taşımaya devam edecek. Etkinlik, panelistlere plaketlerin takdim edilmesinin ardından sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY Türkiye Vergi Maratonu 2026 Yarışması İçin Başvurular Açıldı Haber

EY Türkiye Vergi Maratonu 2026 Yarışması İçin Başvurular Açıldı

Uluslararası danışmanlık, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY Türkiye, gelecek nesil vergi profesyonellerinin yeteneklerini bugünden keşfetmek ve kariyer fırsatları sunmak amacıyla düzenlediği EY Türkiye Vergi Maratonu 2026 yarışmasının başvurularının açıldığını duyurdu. Türkiye’yi uluslararası alanda temsil ve kariyer fırsatları ile finalistlere para ödülünün de sunulduğu yarışmaya başvurular 9 Nisan tarihine kadar yapılabilecek. Yarışmaya, 3 ve 4. sınıf lisans, yüksek lisans öğrencileri veya lisans ve yüksek lisans eğitiminden 2024 - 2025 yıllarında mezun olmuş adaylar başvurabilecek. Yarışmanın birincisi, yurt dışında gerçekleşecek “EY Young Tax Professional of the Year" yarışmasında Türkiye’yi temsil etme fırsatı elde edecek. Yarışmada finale kalan adaylar, EY Türkiye’de staj imkânı için değerlendirilecek ve EY Türkiye'nin Vergi Bölümü profesyonelleriyle birebir çalışma fırsatı yakalayabilecek. Yarışmanın jüri üyeleri arasında; EY Türkiye Vergi Bölümü Başkanı Erkan Baykuş, EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı, Uluslararası Vergilendirme Hizmetleri Lideri Ateş Konca, EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Elif Akkaranfil’in yanı sıra Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden üst düzey yöneticiler ve vergi profesörleri yer alacak. Jürinin değerlendirmeleri sonrası belirlenecek finalistler, final sunumlarını yapmaya hak kazanacak. Mayıs ayında düzenlenecek ödül töreninde ise dereceye giren yarışmacılar ödüllerini alacak. EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı, Uluslararası Vergilendirme Hizmetleri Lideri Ateş Konca EY Türkiye Vergi Maratonu 2026 yarışmasıyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Bu yıl onuncusunu düzenleyeceğimiz EY Türkiye Vergi Maratonu yarışması vergi alanında kariyer hedefi olan gençlerimiz için oldukça değerli bir fırsat sunuyor. Bu yarışma ile vergi alanındaki genç yetenekleri keşfetmeyi ve bu yetenekleri vergi dünyasına kazandırmayı hedefliyoruz. EY Türkiye olarak, gençlerin kariyerine katkı sağlamak ve kariyer yolculuklarında onlara yol göstermek önceliklerimiz arasında yer alıyor. EY Türkiye Vergi Maratonu ile birlikte gençlere ülkemizi yurt dışında temsil etme fırsatı sunuyor, yarışma esnasında ve sonrasında ulaşacakları vergi uzmanları ile kariyerlerinde yeni bakış açılarına sahip olmalarına yardımcı oluyoruz. Öğrenci ya da yeni mezun fark etmeksizin vergi alanında kariyer sahibi olmak isteyen genç yetenekleri EY Türkiye Vergi Maratonu’nda aramızda görmekten memnuniyet duyacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pusula Holding’in CEO’luğuna Sait Aytaç atandı Haber

Pusula Holding’in CEO’luğuna Sait Aytaç atandı

“Tek pusula, güçlü bir finansal ekosistem” vizyonuyla büyüyen Pusula Holding’te CEO’luk görevine sektörde 33 yıllık tecrübeye sahip bir isim olan Sait Aytaç atandı. Aytaç, Pusula Holding’in finansın farklı alanlarında faaliyet gösteren “İktisat Katılım Bankası, Katılımevim, Birevim, Pusula Portföy ve Pusula Menkul Değerler” şirketlerini holding çatısı altında buluşturan, “bütünleşik finansal mimari” yaklaşımının liderliğini üstlenecek. İKTİSAT KATILIM BANKASI İLE EN STRATEJİK HALKA DA TAMAMLANDI Finansal gücü, kurumsal yönetim anlayışı, uzun vadeli bakış açısı ile güçlü ve sürdürülebilir değer yaratma hedefi ile faaliyet gösteren Pusula Holding, son olarak İktisat Katılım Bankası ile katılım bankacılığına adım atarken, zincirin en stratejik halkasını da tamamlamış oldu. Yeni organizasyon yapısıyla birlikte her bir marka kendi uzmanlık alanındaki derinliğini korurken, Holding çatısı altında birbirini tamamlayan ve güçlendiren bir yapı oluşturulması amaçlanıyor. Bu strateji ile Pusula Holding’te CEO’luk görevini üstlenen Sait Aytaç, “Hedefimiz; tasarruf finansmanının samimiyetini, katılım bankacılığının evrensel disiplinini ve sermaye piyasalarının stratejik bakış açısını tek bir finansal platformda bütünleştirmek. Müşterimize her adımda değer üreten, Türkiye’nin en çevik finansal mimarisini inşa ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu. SAİT AYTAÇ KİMDİR? 3 Mart 2026 tarihi itibarı ile Pusula Holding Ailesi’ne katılan Sait Aytaç, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamladıktan sonra yüksek lisansını Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde sosyoloji alanında yaptı. Finans sektöründeki kariyerine 1993 yılında katılım bankacılığı alanında adım atan Aytaç, kamu ve özel sektörün önde gelen katılım bankalarında uzun yıllar çalıştı. 2003-2015 yıllara arasında Türkiye Finans Katılım Bankası’nda şube müdürlüğü, bölge müdürlüğü ve grup müdürlüğü gibi stratejik kademelerde bulunan Sait Aytaç, 2015-2018 yıllarında Vakıf Katılım Bankası’nda pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak görev yaptı. Tasarruf finansmanı alanında da önemli deneyimleri bulunan ve 2021 yılında Eminevim’de genel müdürlük görevini üstlenen Aytaç, kurumun büyüme ve dönüşüm süreçlerinde önemli rol oynadı. Son olarak Kasım 2022 - Şubat 2026 döneminde Fuzul Tasarruf bünyesinde genel müdür olarak görev alarak üst düzey yönetim ve strateji geliştirme süreçlerini yürüten Aytaç, sahip olduğu bilgi ve tecrübe ile Pusula Holding’in güçlü finans ekosistemine katkı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aras Kargo’nun Yönetim Kadrosuna Uluslararası Deneyimli Lider Ataması Haber

Aras Kargo’nun Yönetim Kadrosuna Uluslararası Deneyimli Lider Ataması

Şirket, COO (Chef Operating Officer) görevine, bağlı bulunduğu Avusturya Postanesi’ nde Strateji, Dijital ve İnovasyon Bölüm Başkanı olarak görev yapan Andreas Thöni’yi getirdi. Andreas Thöni, Aras Kargo’da Operasyon, Bilgi Teknolojileri ve Aras Dijital’ e liderlik edecek. Aras Kargo, Lead 2030 vizyonu doğrultusunda sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve bölgesel büyüme hedeflerine paralel olarak organizasyonel dönüşümünü sürdürüyor. Yeni yönetim yapısı ve stratejik dönüşüm adımlarıyla sektördeki yenilikçi konumunu güçlendirmeyi ve global pazarlardaki büyümesini hızlandırmayı amaçlayan Aras Kargo, COO (Chef Operating Officer) görevine, bağlı bulunduğu Avusturya Postanesi’nde Strateji, Dijital ve İnovasyon Bölüm Başkanı olarak görev yapan Andreas Thöni’yi atadı. Andreas Thöni, Aras Kargo’da Operasyon, Bilgi Teknolojileri ve iştiraki Aras Dijital’ e liderlik edecek. Yeni görevine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aras Kargo Chief Operating Officer (COO) Andreas Thöni, şunları söyledi: “Aras Kargo’nun güçlü operasyonel birikimini, dijital dönüşüm ve inovasyon vizyonumuzla birleştirerek ileriye taşımak benim için heyecan verici bir sorumluluk. Amacımız, veri odaklı stratejiler ve teknolojik yatırımlarla operasyonel mükemmelliği sürdürülebilir kılmak ve müşteri deneyimini her aşamada daha akıllı, daha hızlı hale getirmek. Avusturya Postanesi ile olan sinerjimizi güçlendirerek, sektörde fark yaratan iş modelleri geliştirmeye ve dijital yol haritamızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.” Andreas Thöni HakkındaViyana Teknik Üniversitesi'nden İşletme Bilişimi alanında doktora derecesine sahip olan Andreas Thöni, yüksek lisans eğitimini Viyana Ekonomi ve İşletme Üniversitesi'nde Uluslararası İşletme alanında tamamlamıştır. Kariyerine Austrian Airlines, Deloitte ve Siemens gibi global şirketlerde bilişim, proje yönetimi ve operasyon alanlarında deneyim kazanarak başlayan Andreas Thöni, ardından McKinsey & Company bünyesinde teknoloji, taşımacılık ve lojistik sektörlerinde uluslararası strateji ve dönüşüm projeleri yürütmüştür. 2017 yılında Avusturya Posta Grubu’na katılan Andreas Thöni, şirketin stratejik dönüşüm ve kurumsal gelişim ajandasının şekillenmesinde kritik roller üstlenmiştir. 2019 yılından bu yana Avusturya Postanesi’nde Grup Stratejisi, Dijital ve İnovasyon’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı (EVP) olarak görev yapan Andreas Thöni; grubun dijital yol haritasını belirleme, yeni iş modelleri geliştirme ve inovasyon odaklı kurum kültürü oluşturma süreçlerine liderlik etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.