Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stratejik Büyüme

Kapsül Haber Ajansı - Stratejik Büyüme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Büyüme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

VOBI Co-Living Genel Müdürü Filiz Akçay oldu Haber

VOBI Co-Living Genel Müdürü Filiz Akçay oldu

Son dönemde tüm dünyada yükselen alternatif gayrimenkul yatırımları arasında yer alan öğrenci evi yaklaşımını Türkiye’ye getiren VOBI Co Living’te Genel Müdürlük görevine Filiz Akçay getirildi. Finans, konut finansmanı ve operasyon yönetimi alanlarında uzun yıllara dayanan deneyimi bulunan Filiz Akçay, kariyeri boyunca risk yönetimi, tahsilat süreçleri, portföy yönetimi, kredi tahsis, yeniden yapılandırma ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli sorumluluklar üstlendi. Yeni görevinde Akçay; VOBI Co-Living'in operasyonel süreçlerinin geliştirilmesine, öğrenci yaşam deneyiminin güçlendirilmesine ve şirketin stratejik büyüme hedeflerine liderlik edecek. Gerçekleşen bu atama ile VOBI Co-Living, Türkiye'de hızla gelişen alternatif gayrimenkul yatırımları ve öğrenci yaşam projeleri başta olmak üzere toplu yaşam projelerindeki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. Finans sektöründeki 26 yıllık deneyimi VOBI’ye taşıyor Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunu olan Filiz Akçay; alacak yönetimi, risk izleme, operasyon ve finansal süreçlerde 26 yıllık deneyime sahip. Akçay; kariyer hayatı boyunca ulusal ve global finans kuruluşlarında risk yönetimi, kredi riski analizi, tahsilat, yeniden yapılandırma, operasyon yönetimi ve BDDK uyum süreçlerinde önemli sorumluluklar üstlendi. Profesyonel kariyerinde, özellikle finansal kiralama şirketlerinde stratejik sorumluluklar üstlenen Akçay, en son Sinpaş Holding bünyesinde edindiği 10 yıllık yöneticilik deneyim ve ardından Arı Finansal Kiralama A.Ş.’de Genel Müdür Yardımcısı (Risk İzleme ve Operasyon) olarak görev aldı. Stratejik operasyon yönetimi, süreç geliştirme, gelir optimizasyonu ve müşteri ilişkileri yönetimi alanlarında uzmanlaşan Filiz Akçay, sahip olduğu çok yönlü finansal deneyimi, VOBI Co-Living'in sürdürülebilir büyüme yolculuğuna taşıyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB, Rotork'u Bünyesine Katarak Otomasyon Alanındaki Kabiliyetlerini Güçlendiriyor Haber

ABB, Rotork'u Bünyesine Katarak Otomasyon Alanındaki Kabiliyetlerini Güçlendiriyor

İsviçre merkezli elektrifikasyon ve otomasyon teknolojileri lideri ABB, kritik akış kontrolü alanında akıllı çözümler geliştiren ve elektrikli aktüatör üretiminde dünyanın önde gelen şirketlerinden biri olan Rotork’u satın almak üzere anlaşmaya vardığını duyurdu. Yaklaşık 5,5 milyar dolar işletme değerine sahip satın almanın, ABB'nin elektrifikasyon ve otomasyon alanındaki büyüme stratejisini desteklerken büyük ölçekli altyapı ve endüstriyel tesislere yönelik otomasyon çözümlerini daha da güçlendirmesi bekleniyor. Rotork'un kritik akış kontrolü ve enstrümantasyon alanındaki köklü uzmanlığı, ABB'nin mevcut otomasyon portföyünü güçlü şekilde tamamlayarak şirketin saha cihazlarındaki kabiliyetlerini daha da güçlendirecek. Böylece ABB, akıllı saha cihazları ve yazılımlarla desteklenen daha kapsamlı bir otomasyon portföyüne sahip olacak. Sürekli izleme ve yönetim sağlayan bu çözümler, endüstriyel süreçlerin daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesine katkıda bulunacak. Aynı zamanda ABB'nin Otomasyon İş Kolu’nun ürün, hizmet ve yaşam döngüsü gelirleri içindeki yüksek katma değerli çözümlerin payı da artacak. Satın almayla birlikte Rotork'un ABB'nin küresel ölçeği, yaygın servis ağı ve dijital teknoloji yetkinliklerinden yararlanarak büyümesini hızlandırması hedefleniyor. İş birliği sayesinde akıllı cihaz teşhis sistemleri ile varlık yönetimi çözümlerinin geliştirilmesi desteklenirken, Rotork'un daha büyük ve stratejik projelerde yer almasının, yeni müşterilere ve pazarlara erişiminin hızlanmasının önü açılacak. Satın alma işleminin tamamlanmasının ardından Rotork'un, ABB'nin Otomasyon İş Alanı bünyesinde stratejik büyüme odağıyla faaliyet gösteren ayrı bir bölüm olarak çalışmalarını sürdürmesi planlanıyor. Bu yaklaşım, şeffaflık ve hızlı karar alma süreçlerini esas alan, operasyonel kararların iş birimlerine ve müşterilere en yakın noktada alınmasını öngören merkezi olmayan yönetim modeli “ABB Way” ile uyumlu olacak “Yeni satın alma fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceğiz.” ABB CEO'su Morten Wierod, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Rotork'u uzun yıllardır yakından takip ediyoruz. Şirketin ekiplerinin ortaya koyduğu operasyonel mükemmeliyeti, mühendislik kabiliyetlerini ve sektörde oluşturduğu güçlü güveni takdir ediyoruz. Bu satın almanın ise stratejik açıdan son derece güçlü bir uyum yaratacağından eminiz. Otomasyon portföyümüzü saha cihazları katmanında genişletecek bu birlikteliğin; müşterilerimiz, çalışanlarımız ve her iki şirketin hissedarları için önemli bir katma değer oluşturacağına yürekten inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Rotork'un başarısının temelini oluşturan girişimci kültürünü ve müşterilerine yakın iş yapma anlayışını koruyarak büyümesini hızlandırmasını ve değer yaratma kapasitesini daha da artırmasını bekliyoruz. Güçlü finansal yapımız sayesinde, yeni satın alma fırsatlarını değerlendirmeye devam ederken daha önce açıkladığımız hisse geri alım programını da eş zamanlı olarak sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Rotork, ABB’nin gelirlerine önemli katkı sağlayacak Rotork, 2022-2025 döneminde organik gelirlerini yıllık ortalama yüzde 8 artırmayı başardı. Petrol ve doğal gaz, kimya, proses endüstrileri, veri merkezleri, su ve enerji sektörlerine hizmet veren şirketin, ABB'nin toplam gelirlerine yaklaşık yüzde 3 katkı sağlaması bekleniyor. Rotork’un ABB'nin Otomasyon İş Kolu bünyesinde ise yaklaşık yüzde 12 gelir katkısı sağlayarak büyüme hedeflerini desteklemesi öngörülüyor. “Bu birleşme ortak bir vizyonu paylaşan iki şirketi bir araya getiriyor.” Rotork Yönetim Kurulu Başkanı Dorothy Thompson ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Rotork Yönetim Kurulu olarak ABB'nin teklifinin, şirketimizin sahip olduğu yüksek kaliteyi ve Growth+ stratejimizin başarıyla uygulanmasıyla elde ettiğimiz önemli ilerlemeyi yansıttığına inanıyoruz. Aynı zamanda bu teklif, hissedarlarımıza şirketimizin güçlü gelecek potansiyelinden doğacak değeri, işlemin tamamlanmasıyla birlikte nakit olarak daha erken realize etme fırsatı sunuyor. Bu birleşme, daha sürdürülebilir ve verimli operasyonlar için otomasyon ve elektrifikasyona odaklanan ortak bir vizyonu paylaşan iki şirketi bir araya getiriyor. ABB'nin merkezi olmayan yönetim modeli ile Rotork'u ayrı bir iş birimi olarak faaliyet göstermeye devam ettirme taahhüdünün şirketimize, çalışanlarımıza ve tüm paydaşlarımıza önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu doğrultuda Yönetim Kurulu, Rotork hissedarlarına teklifi oy birliğiyle desteklemelerini tavsiye etme kararı aldı" dedi. Rotork'un Birleşik Krallık'taki faaliyetleri korunacak Birleşik Krallık, ABB'nin stratejik öneme sahip pazarları arasında yer alıyor. ABB, Rotork'un Birleşik Krallık mühendislik ekosistemindeki güçlü konumuna ve ülkenin sanayi altyapısına sağladığı katkıya büyük önem verdiğini belirtirken, satın alma işleminin tamamlanmasının ardından mevcut yönetim ekibiyle yakın iş birliği içinde sorunsuz bir entegrasyon süreci yürütmeyi hedefliyor. Şirket, mevcut aşamada Rotork'un Birleşik Krallık'taki faaliyetlerinde önemli bir değişiklik öngörmezken, ülkenin Rotork için üretim, mühendislik ve teknoloji merkezi olmaya devam etmesi planlanıyor. İşlemin 2027'nin ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor. ABB, satın alma işlemini mevcut nakit kaynakları ile taahhüt edilmiş banka finansmanı kullanarak gerçekleştirmeyi planlıyor. Ayrıca şirketin Robotik iş kolunun satışından elde etmesi beklenen nakit gelirin de finansal esnekliğini daha da güçlendirmesi öngörülüyor. İşlem, Birleşik Krallık'taki hissedar onayı ile gerekli düzenleyici kurum izinlerinin tamamlanmasının ardından 2027 yılının ilk yarısında sonuçlandırılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Santa Farma’nın Üretim Tesisine Avrasya’dan Çifte Onay Haber

Santa Farma’nın Üretim Tesisine Avrasya’dan Çifte Onay

Türkiye’nin en köklü firmalarından biri olarak uluslararası arenadaki yüksek hizmet ve kalite standartlarını tescillemeye devam eden Santa Farma İlaç, dünya pazarlarındaki yerel ihtiyaçları global standartlarla buluşturma vizyonu doğrultusunda stratejik bir başarıya daha imza attı. Aynı ekonomik birliğin (Avrasya Ekonomik Birliği – EAEU) iki güçlü ülkesi olan Rusya ve Kazakistan’ın sağlık otoriteleri tarafından gerçekleştirilen denetim süreçleri başarıyla sonuçlanırken Santa Farma, bu süreçle birlikte Avrasya pazarındaki büyüme hedeflerine güçlü bir ivme kazandırdı. Avrasya Ekonomik Birliği Pazarlarında Stratejik Büyüme Avrasya Ekonomik Birliği (EAEU) üye ülkelerini kapsayan regülasyon yolculuğunda, tesis genelinde gerçekleştirilen kapsamlı operasyonel denetim süreci, yalnızca "kritik olmayan" seviyedeki sınırlı bulgularla neticelendi. Genel değerlendirme raporunun "başarılı" olarak tescil edilmesi ve hem Rusya hem de Kazakistan otoritelerinden resmi GMP belgelerinin alınması, Santa Farma’nın uluslararası regülasyon yolculuğundaki güvenilirliğini en üst seviyeye taşıdı. Daha önce Brezilya ve Peru otoritelerinden de GMP onayı alan Santa Farma, söz konusu operasyonel süreçle birlikte; temizlik ve çapraz kirlenme validasyonlarından, bilgisayarlı sistemlerin entegrasyonuna, dokümantasyon disiplininden eğitim ve kalite risk yönetimi altyapısına kadar pek çok kritik başlıkta küresel uyumluluğunu gözler önüne serdi. Santa Farma CEO’su Sami Kiresepi: "Türk ilaç sanayisine ve ülkemizin küresel ihracat hedeflerine katma değerli bir katkı sunmaktan mutluluk duyuyoruz” Elde edilen uluslararası çifte başarıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Santa Farma İlaç CEO’su Sami Kiresepi, şunları söyledi: "Rusya ve Kazakistan sağlık otoriteleri tarafından gerçekleştirilen bu kritik denetimleri başarıyla geride bırakmış ve GMP belgelerimizi almış olmak, Santa Farma'yı küresel pazarların güvenilir ve güçlü bir üreticisi yapma vizyonumuzun en somut karşılıklarından biridir. Santa Farma olarak, uluslararası denetimleri sadece bir uygunluk kontrolü olarak görmüyor; her bir süreci operasyonel süreçlerimizi zenginleştiren bir gelişim dinamiği olarak konumlandırıyoruz. Dünya pazarlarındaki yerel ihtiyaçları, global standartlarla buluşturan referans şirket olma vizyonumuz doğrultusunda hem Türk ilaç sanayisine hem de ülkemizin küresel ihracat hedeflerine katma değerli bir katkı sunmaktan mutluluk duyuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Marriott Hotel Şişli Genel Müdürü Veli Murat Tüntaş Oldu Haber

İstanbul Marriott Hotel Şişli Genel Müdürü Veli Murat Tüntaş Oldu

Marriott International bünyesinde 15 yılı aşkın uluslararası deneyime sahip olan Veli Murat Tüntaş, kariyeri boyunca The Ritz-Carlton, St. Regis ve W Hotels gibi grubun lüks segmentteki prestijli markalarında üst düzey yöneticilik görevleri üstlendi. Operasyonel mükemmeliyet, misafir deneyimi, ekip yönetimi ve ticari performans alanlarındaki başarılı çalışmalarıyla öne çıkan Tüntaş, farklı coğrafyalarda yürüttüğü liderlik görevleriyle Marriott International'ın büyüme stratejilerine önemli katkılar sağladı. İstanbul Marriott Hotel Şişli'ye katılmadan önce Marriott International'da Orta Doğu, Katar, Kuveyt ve Türkiye Lüks Otelleri Kıdemli Operasyon Direktörü olarak görev yapan Tüntaş, 100'ün üzerinde otelin operasyonel performansının geliştirilmesi, hizmet standartlarının yükseltilmesi ve stratejik büyüme projelerinin hayata geçirilmesinde aktif rol aldı. Daha önce W Amman'da Otel Müdürü ve Vekil Genel Müdür olarak görev yapan Tüntaş, misafir memnuniyeti, çalışan bağlılığı ve genel otel performansında elde ettiği başarılı sonuçlarla dikkat çekti. Yiyecek ve içecek operasyonları alanındaki uzmanlığıyla da tanınan Tüntaş, kariyeri boyunca Çoklu Oteller Yiyecek ve İçecek Operasyonları Direktörü olarak görev yaptı. Uluslararası gastronomi konseptlerinin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesine liderlik ederek marka konumlandırmasını güçlendiren ve ticari başarı sağlayan projelere imza attı. Göreve başlamasıyla ilgili değerlendirmede bulunan Veli Murat Tüntaş, şu ifadeleri kullandı: "İstanbul Marriott Hotel Şişli gibi Marriott International'ın güçlü markalarından birinin parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Deneyimli ekibimizle birlikte misafir memnuniyetini her zaman ön planda tutarak hizmet kalitemizi daha da ileri taşımayı, çalışanlarımızın gelişimini desteklemeyi ve otelimizin İstanbul'un en güçlü şehir otellerinden biri olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyoruz." İstanbul Marriott Hotel Şişli Hakkında İstanbul'un iş, finans ve alışveriş merkezlerinin kalbinde yer alan İstanbul Marriott Hotel Şişli, 264 oda ve süiti, 1.323 metrekarelik toplantı ve etkinlik alanı, farklı konseptlerde yiyecek ve içecek alanları, spa ve fitness olanaklarıyla iş ve tatil amaçlı seyahat eden misafirlerine hizmet vermektedir. Marriott International'ın global hizmet standartlarını modern tasarım ve misafir odaklı yaklaşımıyla buluşturan otel, uluslararası kongrelerden kurumsal etkinliklere kadar geniş bir yelpazede organizasyonlara ev sahipliği yapmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zambiya'ya Dev Enerji Yatırımı Haber

Zambiya'ya Dev Enerji Yatırımı

YEO Teknoloji’nin yenilenebilir enerji yatırımları alanındaki iştiraki CALL Energy, Afrika’daki stratejik açılımını güçlendiriyor. CALL Energy, Afrika’daki ilk yatırım olan ve Zambiya’da hayata geçirilecek 60 MWp kurulu güce sahip olacak GES ve 20 MWh kapasiteli BES projesi için finansman sürecini tamamladı. Yaklaşık 60 milyon dolarlık yatırımın finansmanı Zambiya’daki yerel finansal kurumlardan sağlanarak sahada inşaat çalışmaları başladı. Uzun vadeli ve ABD Doları bazlı elektrik alım garantisi modeliyle kurgulanan proje, yatırımcı kimliği ile güçlü EPC kabiliyeti ve batarya üretimini aynı çatı altında buluşturan entegre yapının Afrika’daki ilk büyük ölçekli adımlarından biri olarak konumlanıyor. Ülkenin enerji güvenliğine katkı sunacak Proje kapsamında üretilecek enerji, Zambiya’nın ulusal elektrik şirketi ZESCO’ya 20 yıl süreyle ABD doları bazlı fiyattan satılacak. Bu yapı, öngörülebilir nakit akışı ve finansal sürdürülebilirlik açısından projeye güçlü bir zemin sağlarken, ülkenin enerji arz güvenliğine de katkı sunacak. İstanbul’daki fabrikadan batarya ihracatı Yatırımın tüm geliştirme faaliyetleri, tüm projenin mühendislik, tedarik ve kurulum işleri ile enerji depolama sistemi dahil projenin şebeke entegrasyonu ve yüksek gerilim trafo merkezini de kapsayan anahtar teslim yapım işleri YEO Teknoloji tarafından gerçekleştirilecek. Projede kullanılacak batarya sistemleri ise YEO Teknoloji’nin İstanbul’da enerji depolama sistemleri üretimi yapan iştiraki Reap Battery tarafından sağlanacak. Böylece yatırımın proje geliştirme, tedarik, kurulum, ve işletme dahil tüm safhaları tek çatı altında buluşarak entegre bir model hayata geçirilecek. Yatırımcı kimliğini mühendislik gücüyle birleştiren bu modeli farklı coğrafyalarda büyüteceklerini belirten CALL Energy CEO’su Sacit Akbaş şöyle konuştu: “CALL Energy olarak 2030 yılına kadar 1 GW işletmede kurulu güç hedefi doğrultusunda yolumuza devam ediyoruz. Bu hedefin sağlam temellere oturabilmesi için portföyümüzü coğrafi ve bölgesel olarak da çeşitlendirmemiz çok büyük bir önem arz ediyor. Afrika, yüksek güneş potansiyeli ve artan enerji talebiyle stratejik büyüme alanlarımız arasında yer alıyor. Yenilenebilir enerji ve depolama çözümlerini birlikte kurgulayarak sürdürülebilir, dengeli ve uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atık Plastikleri Ekonomiye Kazandıran Saytek’ten Yeni Yatırımlar Haber

Atık Plastikleri Ekonomiye Kazandıran Saytek’ten Yeni Yatırımlar

Küresel ekonomide hammaddeye erişim, üretim süreçlerinin sürdürülebilirliği açısından her zamankinden daha kritik hale geldi. Tedarik açısından zaman zaman yaşanan sıkıntılar hammaddeye erişimi zorlaştırırken, emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar da girdi maliyetlerini yükseltiyor. Bu yüzden yerli ve geri dönüştürülmüş kaynaklara dayalı bir döngüsel ekonominin önemi her geçen gün artıyor. Geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı işletmelere maliyet avantajı sağlarken, tedarik güvenliğini artırarak ekonominin dış kaynaklı dalgalanmalara karşı dayanıklılığını güçlendiriyor. Plastik sektörü, Türkiye ekonomisinin en önemli aktörlerinden birisi. Bugün 10 milyon tonu geçen toplam üretimi, 40 milyar dolar civarındaki cirosu, 7 milyar doları aşan doğrudan ihracatı ve son 10 yılda GSYH büyümesinin üzerinde gerçekleşen yıllık büyüme performansıyla plastik sektörünün ülke ekonomisine sağladığı katkı giderek artıyor. PAGEV tarafından yayımlanan “Türkiye Plastik Sektör İzleme Raporu 2025” verilerine göre, plastik mamul üretimi 10 milyon ton olarak gerçekleşirken, tüketimi 8 milyon tonu buldu. Üretim ve tüketim miktarlarının artmasına bağlı olarak plastiğin çevre üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması ve geri dönüşüme yönelik girişimler de hızlandı. Atık plastiklerden rPET, rPE ve rPP üretimi, sağlık ve enerji sektörlerinde entegre iş modeliyle faaliyet gösteren Saytek Medikal ve Plastik A.Ş. de döngüsel ekonomiye katkıları ile ülkemizin stratejik ve ekonomik bağımsızlığında önemli bir rol oynuyor. Atık plastikleri yüksek kaliteli hammaddeye dönüştürerek yeniden ekonomiye kazandıran Saytek hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor hem de Türkiye'nin üretim gücünü destekliyor. Şirket, geri dönüştürülmüş hammaddeleri sanayinin kullanımına sunarak, ithal kaynaklara olan bağımlılığın azaltılmasına katkıda bulunuyor. “Kaynakları verimli kullanmak bir tercih değil artık bir zorunluluk” Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, döngüsel ekonominin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir gereklilik olduğuna dikkat çekerek "Dünyada kaynakların verimli kullanımı artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Geri dönüşüm sayesinde atıkları yeniden üretim süreçlerine dahil ediyor, sanayicilerimize kaliteli ve sürdürülebilir hammadde sunuyoruz. Yerel kaynakların yeniden değerlendirilmesi sayesinde sanayi için sürdürülebilir bir hammadde ekosistemi oluşturulurken, üretim maliyetlerinin daha öngörülebilir hale gelmesi de mümkün oluyor. Böylece hem doğal kaynakların korunmasına hem de ülkemizin üretim kapasitesinin güçlenmesine katkı sağlıyoruz" dedi. Tekirdağ yatırımıyla kapasitesini büyüttü, 2028’de Konya yatırımı faaliyete geçecek Stratejik büyüme hedefleri doğrultusunda geçtiğimiz aylarda geri dönüşüm alanındaki üçüncü fabrikayı bünyelerine kattıklarını hatırlatan Özer Yıldırım, şöyle devam etti: “Tekirdağ Hayrabolu’da devreye alınan yeni fabrikamız, geri dönüştürülmüş atık plastik alanındaki üretim gücümüzü daha ileri taşıyan önemli bir yatırım hamlesi oldu. İlk etapta yıllık 20 bin ton üretim kapasitesine sahip olacak bu tesisle birlikte hem üretim kapasitemizi artırıyor hem de gıda temasına uygun rPET üretiminde ölçeğimizi büyütüyoruz. Bugün geri dönüşüm yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda sanayi için stratejik bir ham madde kaynağı ve ekonomik büyümenin temel unsurlarından biri haline geldi. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar ile Türkiye'nin döngüsel ekonomi hedeflerine katkı sağlarken, atıkların ekonomik değere dönüştürülmesi yoluyla kaynak verimliliğinin artırılmasına da destek oluyoruz. Önümüzdeki dönemde de yeni yatırımlarımız ile bu sürece desteğimiz devam edecek. Konya Kulu OSB’de tarafımıza tahsis edilen 24.283,57 m² alanda kurulması planlanan rPET levha ve gıda ambalajı üretim tesisi için mimari projemizi tamamladık ve fizibilite çalışmalarımızı hazırladık. 2028 yılının dördüncü çeyreğinde tamamlamayı hedeflediğimiz bu yatırım, yalnızca kapasite artışı değil; aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim kabiliyetine geçiş anlamına geliyor. Böylece geri dönüşümde ürettiğimiz rPET flake ürünlerini levha ve gıda ambalajı gibi alanlarda değerlendirerek, ürün çeşitliliğimizi ve ihracat gücümüzü artırmayı amaçlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.