Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stratejik Dönüşüm

Kapsül Haber Ajansı - Stratejik Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tüpraş HERMES Projesi ile Temiz Hidrojen Teknolojisini Sahada Test Edecek Haber

Tüpraş HERMES Projesi ile Temiz Hidrojen Teknolojisini Sahada Test Edecek

Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında düşük karbonlu ve yenilenebilir enerji çözümlerine odaklanan Tüpraş, temiz hidrojen teknolojileri alanında yenilikçi projelere öncülük ediyor. Tüpraş’ın proje ortakları arasında yer aldığı Avrupa Birliği’nin Ufuk Avrupa Programı kapsamındaki HERMES projesinde endüstriyel gaz akışlarından elde edilen hidrojenin verimli şekilde ayrıştırılması, saflaştırılması ve yeniden üretim süreçlerinde kullanılması amacıyla geliştirilen yenilikçi membran teknolojileri sahada test edilecek. Proje ile enerji verimliliğinin artırılmasına ve emisyonların azaltılmasına yönelik teknolojik çözümler geliştirilmesi hedefleniyor. “Enerjimiz Geleceğe” yaklaşımı doğrultusunda, Türkiye’nin lider enerji şirketi olarak 2050 karbon nötr hedefine ilerleyen Tüpraş, düşük karbonlu enerji dönüşümü teknolojileri alanında uluslararası ölçekte çalışmalarını sürdürüyor. Tüpraş Ar-Ge Merkezi’nin bu kapsamda yürüttüğü çalışmalar arasında Avrupa Birliği’nin Ufuk Avrupa Temiz Hidrojen Ortaklığı tarafından desteklenen HERMES (Hydrogen Efficient Purification Using Membranes in Industrial Gas Streams) Projesi de yer alıyor. Dört ülkeden 7 paydaşın katılımıyla 2025 yılında başlayan HERMES projesinde; yenilikçi membran teknolojileri kullanılarak endüstriyel gaz akışlarından hidrojenin verimli şekilde ayrıştırılması ve saflaştırılması hedefleniyor. HERMES Projesi ile geliştirilecek çözümler, hidrojenin yeniden süreçlere kazandırılmasını sağlayarak kaynak ve enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sunacak; aynı zamanda, hidrojen saflaştırma teknolojilerinin endüstriyel ölçekte kullanım potansiyelini ortaya koyacak. Proje kapsamında geliştirilen yenilikçi membran sistemleri (filtreleme yoluyla saflaştırma), İtalya ve Türkiye’de kurulacak iki ayrı prototipte test edilecek. Tüpraş, İzmit Rafinerisi’nde gerçekleştireceği pilot uygulamalarla geliştirilen teknolojilerin saha performansını test ederken, rafineri süreçlerinde ortaya çıkan karışım gazlardan hidrojenin ayrıştırılarak saflaştırılması ve yeniden kullanımına yönelik önemli veriler elde edecek. Stratejik Dönüşüm Planı’nın destekleyen adımları kararlılıkla hayata geçirdiklerini vurgulayan Tüpraş Teknik Genel Müdür Yardımcısı Murat Şimşek, projeye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Stratejik Dönüşüm Planımız kapsamında yürüttüğümüz Ar-Ge projeleriyle yeni teknolojiler geliştirirken, enerji sektörünün geleceği için değer yaratma hedefiyle çalışıyoruz. İzmit Rafinerimizde testlerini gerçekleştireceğimiz HERMES Projesi ile yenilikçi hidrojen saflaştırma çözümleriyle ilgili teknik bilgi birikimimizi güçlendirmeyi ve ileri teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Böylece sanayinin karbonsuzlaşmasında ve enerji verimliliğinin artırılmasında öncü bir teknoloji olan temiz hidrojenin sektörümüzde yaygınlaştırılmasına liderlik edeceğiz.” HERMES projesinin pilot uygulamaları sonucunda operasyonel performans, hidrojen geri kazanım verimi, enerji dengesi ve saha ihtiyaçları açısından olumlu sonuçlar elde edilmesi halinde, geliştirilen sistemlerin Tüpraş’ın operasyonlarında yaygınlaştırılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar Haber

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin ‘2026 Yıl Ortası Birleşme ve Satın Alma (M&A) 2026’ raporuna göre şirketlerin stratejik dönüşüm ihtiyacı ve mega satın almalardaki sıçrama, M&A piyasasını tarihinin en güçlü dönemlerinden birine taşıyor. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 yükselerek küresel M&A piyasasında yeni bir büyüme dönemine işaret ediyor. Küresel birleşme ve satın alma (M&A) pazarında geçtiğimiz yıl başlayan güçlü toparlanma, kalıcı bir yükseliş trendine dönüşüyor. Rapora göre, 2025’te yüzde 40 artışla 4,9 trilyon dolara ulaşarak tarihindeki en yüksek ikinci seviyeyi gören pazar, 2026’nın ilk beş ayında da ivmesini korudu. İşlem hacmi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 artarak 2,4 trilyon dolara yükseldi. Mevcut hızın sürmesi halinde yıl sonunda toplam hacmin 5,3 trilyon doları aşması ve 2026’nın, 2020 rekorunun ardından tarihin en güçlü ikinci yılı olarak kayda geçmesi bekleniyor. Bain & Company'ye göre bu büyümenin arkasında, farklı sektörlere ve bölgelere yayılan güçlü bir stratejik dönüşüm dalgası bulunuyor. Hızla değişen rekabet ortamında şirketler, büyüme, dayanıklılık ve rekabet güçlerini artırabilmek için birleşme ve satın almaları yeniden temel stratejik araçlardan biri olarak konumlandırıyor. Yapay zekâ odaklı ekonomiye geçişin hız kazanması, ekonomik büyümedeki yavaşlama, enflasyonist baskılar ve küresel ticarette artan jeopolitik belirsizlikler de şirketleri ölçek ekonomisi sağlayacak ve operasyonel verimliliklerini artıracak stratejik satın almalara yönlendiriyor. Ancak Bain, sermaye kullanımında önceliklerin giderek daha fazla rekabet ettiği bu dönemde, şirketlerin gündemine giren her satın alma işleminin ölçülebilir değer yaratması ve iş performansına somut katkı sunması gerektiğine dikkat çekiyor. Öte yandan Bain, özellikle büyük ölçekli satın almalara imza atan şirketlerin yeni bir “kazanan paradoksu” ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Şirketler bir yandan daha büyük ölçek ve dayanıklılık kazanmak amacıyla satın almalar gerçekleştirirken, diğer yandan yapay zekâ dönüşümünü de eş zamanlı yürütmek zorunda kalıyor. Bu durum yöneticileri, iki büyük dönüşüm programını aynı anda nasıl yönetecekleri sorusuna yanıt aramaya zorlarken, bu dönüşümleri ertelemenin de artık mümkün olmadığını gösteriyor. Bain & Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılında başlayan güçlü M&A toparlanması geçici bir yükseliş değildi. Bu eğilimi besleyen stratejik gerekçeler bugün daha da güçlenmiş durumda. Şirketler hızla değişen dünyada ihtiyaç duydukları ölçeği ve yetkinlikleri kazanabilmek için cesur satın almalara yöneliyor. Ancak yapay zekâ yatırımlarının hızlanması yeni bir paradoks yaratıyor. Büyük ve karmaşık işlemleri başarıyla tamamlamak hiç olmadığı kadar zorlaştı; buna karşın doğru yönetildiğinde en büyük değer yaratma fırsatını da yine bu işlemler sunuyor.” Sektörler ve bölgeler genelinde güçlü büyüme Rapora göre stratejik birleşme ve satın alma işlemlerinin toplam değeri yılın ilk bölümünde yüzde 36 artarken, şirket değerleme çarpanları medyan bazda 11,6 FAVÖK seviyesinde yatay seyretti. İşlem sayısı ise yalnızca yüzde 2 yükseldi. Enerji ve doğal kaynaklar, sanayi ile sağlık ve yaşam bilimleri sektörleri işlem hacmindeki büyümeye en yüksek katkıyı sağladı. Finansal yatırımcıların gerçekleştirdiği işlemler yüzde 9 gerilerken, girişim sermayesi ve kurumsal girişim sermayesi yatırımlarının toplam değeri yüzde 206 artış gösterdi. Bu artışta OpenAI'ın 122 milyar dolarlık yatırım turu önemli rol oynadı. Mega satın almalar da büyümenin ana itici gücü olmayı sürdürdü. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 arttı. İşlemlerde hisse ve nakit kombinasyonunun payı tarihi zirve olan yüzde 35'e yükselirken, tamamen nakit finansmanlı işlemlerin payı döngüsel olarak en düşük seviyelerden biri olan yüzde 55'e geriledi. Bölgesel bazda ise Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesi küresel M&A faaliyetlerinin en hareketli merkezlerinden biri haline geldi. Bölgedeki mega satın almalar sayesinde işlem hacmi mayıs sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 77 arttı. Avrupa şirketleri hem kendi ülkelerinde konsolidasyonu güçlendirecek hem de bölgesel ve küresel ölçekte rekabet avantajı sağlayacak işlemlere imza attı. Yapay zekâ M&A stratejilerini yeniden şekillendiriyor Rapora göre yapay zekânın birleşme ve satın alma süreçlerine etkisi artık teknoloji sektörünün çok ötesine taşınmış durumda. ABD'li enerji şirketleri NextEra Energy ile Dominion Energy arasında planlanan 119 milyar dolarlık birleşme bunun önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Artan veri merkezi yatırımları nedeniyle yükselen enerji talebi, şirketleri daha büyük ölçekli enerji altyapıları oluşturmaya yönlendiriyor. Bain'e göre CFO'lar ve üst düzey yöneticiler için asıl soru, büyük ölçekli entegrasyon süreçlerini yürütürken yapay zekâ dönüşümünü de aynı anda nasıl gerçekleştirecekleri. Raporda, başarılı şirketlerin uzun vadeli sermaye planlarını hem M&A odaklı büyüme stratejilerini hem de yapay zekâ destekli iş süreçleri ve iş gücü dönüşümü yatırımlarını kapsayacak şekilde birlikte planlamaları gerektiği belirtiliyor. Rapor ayrıca beklemenin artık bir seçenek olmadığını vurguluyor. Bain verilerine göre büyük ölçekli birleşmelerde iki şirketin tam entegrasyonu çoğu zaman 36 ayı aşarken, 10 milyar doların üzerindeki işlemlerde anlaşmanın duyurulmasından kapanışına kadar yaklaşık yedi ay, beklenen maliyet sinerjilerinin büyük bölümünün hayata geçirilmesi ise ilave 24-36 ay sürüyor. Bu nedenle entegrasyon süreçlerinin aynı zamanda yapay zekâ dönüşümünü hızlandıracak kritik fırsatlar olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bain'e göre bu yeni “kazanan paradoksu”, aynı zamanda önemli bir değer yaratma fırsatı da sunuyor. Yapay zekâ kullanan entegrasyon ekipleri, maliyet sinerjisi fırsatlarını geleneksel yöntemlere kıyasla iki ila üç kat daha hızlı tespit edebiliyor ve çok daha iddialı hedefler belirleyebiliyor. Raporla ilgili değerlendirmesinde, Bain & Company Türkiye Ortaklarından Armando Guastella ise şöyle konuştu: “Entegrasyon süreçleri her zaman hem risk hem fırsat barındırıyordu. Yapay zekâ ise bu iki unsuru da çok daha kritik hale getiriyor. Başarılı şirketler, satın alma işlemlerini yapay zekâ dönüşümlerini hızlandıracak stratejik bir fırsat olarak değerlendirenler olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yüksek Teknoloji ve Katma Değerli Üretim, Maysan Mando’yu İSO 500’e Taşıdı Haber

Yüksek Teknoloji ve Katma Değerli Üretim, Maysan Mando’yu İSO 500’e Taşıdı

Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, sektör arenasındaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. Maysan Mando, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine adını yazdırarak, Türkiye’nin sanayi devleri arasında yerini aldı. Türkiye ekonomisinin en önemli referans çalışmalarından biri olarak kabul edilen İSO 500 araştırması, şirketleri net satışlar, üretimden satışlar, ihracat, brüt katma değer ve faaliyet performansları gibi birçok kriter doğrultusunda değerlendiriyor. Maysan Mando’nun bu prestijli listede yer alması, yalnızca üretim gücünün değil, aynı zamanda uzun vadeli büyüme vizyonunun da bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek Katma Değerli Üretim Stratejisi Sonuç Veriyor Son yıllarda odağını yüksek katma değerli ürünlere yönlendiren Maysan Mando, otomotiv sektöründeki dönüşüme paralel olarak teknoloji yatırımlarını ve ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırıyor. Özellikle modül sistemleri ve ileri valf teknolojileri alanında yürütülen çalışmalar, şirketin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. Katma değeri yüksek ürünlere yönelik stratejik dönüşüm, şirketin sadece üretim hacmini değil, ürün kalitesini ve teknolojik yetkinliklerini de ileri taşıyor. Maysan Mando Hakkında 1969 yılında Maysan adı ile kurulmuş olan Maysan Mando, Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi konumundadır. Maysan Mando, faaliyetlerini %60 HL Mando ve %40 Çukurova Holding ortaklığıyla sürdürmektedir. Maysan Mando’nun ürün gamında; binek ve hafif ticari araçlar, otobüsler ve kamyonların yanı sıra tarım ve askeri uygulamalar için geniş bir amortisör yelpazesi yer almaktadır. Hem doğrudan OEM hatlarına hem de yurt içi ve yurt dışı olmak üzere bayi ağı için aftermarkete yönelik üretim yapan Maysan Mando, dünyanın en büyük ana sanayii üreticilerinin hemen hepsiyle çalışmaktadır. Global markaların stratejik ortağı olarak; üretiminin %68’ini OEM devlerine, %32'sini ise yenileme pazarına sunan Maysan Mando, bugün itibariyle yenilikçi ve katma değerli ürünlerini 50’ye yakın ülkeye ihraç etmektedir. Maysan Mando, yenilikçi çalışmalarıyla sektörün gelişimine öncülük ederken, global ayak izini güçlendirmeye ve otomotiv sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam etmektedir. Şirket bünyesinde, karbon ayak izini azaltmak ve 2045 Karbon Nötr hedefine ulaşmak amacıyla, amortisör bileşenlerinde kullanılan malzemelerde çevre dostu, dönüştürülebilir ve bio bazlı alternatif malzeme teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri de aralıksız sürdürülmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş Ventures’tan Enerji Dönüşüm Teknolojilerine Yeni Yatırımlar Haber

Tüpraş Ventures’tan Enerji Dönüşüm Teknolojilerine Yeni Yatırımlar

Tüpraş, Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında 2050 yılında karbon nötr lider enerji şirketi olma hedefini destekleyecek yeni yatırımlar yaptı. Tüpraş’ın girişim sermayesi iştiraki Tüpraş Ventures, geçtiğimiz 6 ayda stratejik dönüşüm yol haritasıyla uyumlu 3 girişimi daha portföyüne kattı. Tüpraş Ventures’ın yatırım yaptığı ABD Teksas merkezli Syzygy Plasmonics geliştirdiği yenilikçi reaktör teknolojisiyle biyogaz gibi yenilebilir kaynaklardan sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) üretimine imkân sağlıyor. Farklı hammaddelerle üretim esnekliği sunan teknoloji, SAF üretim maliyetlerinin düşürülmesinde etkin bir çözüm sunuyor. ABD Massachusetts merkezli Via Separations ise, sıvı ayırma teknolojisi sayesinde üretim süreçlerinde enerji tüketiminin düşürülmesine ve operasyonların daha verimli hale gelmesine katkı sağlıyor. Via Separations, kâğıt-selüloz sektöründe başarıyla uygulanan bu teknolojiyi rafinaj ve kimya sektörlerinde de yaygınlaştırmayı hedefliyor. Tüpraş Ventures’ın portföyüne eklediği Norveç merkezli Aqualung Carbon Capture da gaz fazındaki bileşenleri seçici olarak ayıran membran bazlı teknolojiyle karbon emisyonlarını kaynağında, düşük maliyetli ve kompakt sistemlerle yakalıyor. Bu teknoloji, karbon tutma alanında benzer çözümlere kıyasla maliyet avantajı sunarak düşük karbon çözümlerine geçişi destekliyor. Tüpraş’ın 2022 yılında faaliyete geçen girişim sermayesi şirketi Tüpraş Ventures, farklı coğrafyalarda yaptığı yatırımlarla yeni teknolojilere hızlı erişim imkânı sağlayarak şirketin Stratejik Dönüşüm hedeflerini destekliyor. Bugüne dek, sürdürülebilir rafinajdan karbon yakalama teknolojilerine, enerji depolamadan sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine kadar geniş dönüşüm alanını kapsayan bir portföyü bulunuyor. Tüpraş Ventures; başta ABD, Kanada, Avrupa ve Türkiye’den doğrudan 7 ve fonlar üzerinden 51 olmak üzere toplam 58 start-up’a yatırım yaptı. Tüpraş Ventures’ın doğrudan yatırımları arasında Kaliforniya merkezli yeşil hidrojen elektrolizör geliştiricisi Verdagy, Vancouver merkezli hidrojen ve yakıt hücresi uygulamalarına yönelik membran ve polimer çözümleri sunan Ionomr, Ankara merkezli robotik teknolojiler firması AISField ve Massachusetts merkezli termal enerji depolama çözümleri geliştiren Electrified Thermal Solutions yer alıyor. Tüpraş Ventures; doğrudan girişim yatırımlarının yanı sıra, İsviçre merkezli endüstriyel inovasyon fonu Emerald Technology Ventures ve Kuzey Amerika merkezli enerji dönüşümü teknolojilerine odaklı fon yatırımları aracılığıyla da küresel yatırım fırsatlarına erişim sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BRITA, Millie Bobby Brown ile Güçlerini Birleştiriyor Haber

BRITA, Millie Bobby Brown ile Güçlerini Birleştiriyor

BRITA, oyuncu, yapımcı ve girişimci Millie Bobby Brown’ın global marka elçisi olarak yer aldığı yeni global marka kampanyasını hayata geçirdi. Kampanya, özellikle genç kitleler nezdinde filtrelenmiş su ve modern su tüketimi çözümleri kategorisinin görünürlüğünü artırmayı hedefliyor. Aynı zamanda BRITA’nın bilinçli su tüketimi ve sürdürülebilir günlük alışkanlıklara odaklanan, misyon odaklı bir yaşam tarzı markasına dönüşüm yolculuğunda önemli bir adımı temsil ediyor. BRITA Group CEO’su Markus Hankammer konuya ilişkin olarak şunları söyledi: “İlk global kampanyamızla birlikte BRITA’yı kararlılıkla ileriye taşıyoruz. Hedefimiz, su tüketimini bilinçli ve sürdürülebilir yaşamın doğal bir parçası haline getirmek. Bu adım, uluslararası varlığımızı güçlendirirken kategorinin gelişimini de destekliyor.” BRITA’nın Marka Dönüşümünde Yeni Bir Dönem “Kendini Seç” kampanya platformu ile BRITA, su tüketimini günlük iyi yaşam alışkanlıkları ile daha bilinçli tüketim anlayışını bir araya getiren modern bir günlük rutin olarak yeniden tanımlıyor. Şirket, yalnızca ürün odaklı iletişimin ötesine geçerek filtrelenmiş suyu çağdaş yaşam tarzının doğal bir parçası olarak konumlandırmayı hedefliyor. Bu iş birliği, kategoriyle bugüne kadar doğrudan bağ kurmamış tüketicilere ulaşmayı ve filtrasyon ile su tüketimini modern yaşam rutinleriyle daha güçlü şekilde ilişkilendirmeyi hedefliyor. BRITA, bu sayede mevcut hedef kitlesinin ötesine geçerek tüketicilerin markayla yeni bağlar kurmasını sağlıyor. Perakende iş ortakları açısından ise bu yaklaşım, BRITA’nın raf görünürlüğünü ve kategori içindeki önemini güçlendirirken ek satın alma motivasyonu yaratıyor ve markanın su tüketimi ile su filtreleme segmentindeki güçlü konumunu pekiştiriyor. Kategoriye Yeni Bir Anlatım Kazandıran Yaklaşım Bu stratejik dönüşüm doğrultusunda BRITA, geleneksel ürün faydalarının ötesine geçerek kategori anlatımını daha geniş bir perspektife taşıyor. Kampanya, su tüketimini iyi hissetmeyi, kullanım kolaylığını ve bilinçli tüketimi destekleyen günlük yaşam alışkanlıklarının bir parçası olarak konumlandırıyor. Millie Bobby Brown ise bu mesajın global ölçekte geniş kitlelere ulaşmasında merkezi bir rol üstleniyor. Kampanya içerikleri ve dijital hikaye anlatımı aracılığıyla Brown, filtrelenmiş suyun modern yaşam tarzlarına nasıl doğal şekilde uyum sağladığını ortaya koyuyor. Brown, iş birliğinin uluslararası ölçekte geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor. Yalnızca Instagram’da 72 milyondan fazla takipçiye ulaşan Brown, özellikle Z kuşağı üzerinde güçlü bir etkiye sahip. İş birliğinin, filtrelenmiş su kategorisinin görünürlüğünü stratejik pazarlarda önemli ölçüde artırması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Burçelik’ten 10 Milyon Dolarlık Satış Hamlesi: BURVA Payları İçin Anlaşma Sağlandı Haber

Burçelik’ten 10 Milyon Dolarlık Satış Hamlesi: BURVA Payları İçin Anlaşma Sağlandı

Burçelik Bursa Çelik Döküm Sanayii A.Ş. (BURCE), Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada, bağlı ortaklığı Burçelik Vana Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BURVA) paylarının satışına ilişkin önemli bir gelişmeyi duyurdu. Şirket, 17 Nisan 2026 tarihinde kamuoyuna açıkladığı satış görüşmeleri kapsamında, BURVA paylarının devri için Ümit Gümüş ile anlaşmaya varıldığını bildirdi. BURVA’nın Yüzde 40,22’lik Payı Satılıyor Açıklamaya göre, BURVA’nın yüzde 100 şirket değeri 25 milyon ABD doları olarak belirlendi. Bu değerleme kapsamında Burçelik’in mülkiyetinde bulunan yüzde 40,22 oranındaki payın devri konusunda mutabakat sağlandı. Satışa konu olan 2.955.042,07 adet pay, pay başına 3,40 ABD doları fiyatla devredilecek. İşlemin toplam bedeli ise 10 milyon 55 bin ABD doları olacak. Satış Bedeli Bağımsız Değerleme Raporlarıyla Uyumlu Burçelik, satış bedeli ve işlem koşullarının iki ayrı SPK lisanslı değerleme kuruluşu tarafından hazırlanan bağımsız değerleme raporlarıyla uyumlu olduğunu açıkladı. Şirket, ilgili değerleme çalışmalarının işlem fiyatının belirlenmesinde dikkate alındığını belirtti. BURVA’nın Finansallardaki Payı Açıklandı BURVA’nın Burçelik’in konsolide finansalları içerisindeki payına ilişkin bilgiler de kamuoyu ile paylaşıldı. Aktif toplamı içindeki oranı: %9,58 Hasılat içindeki oranı: %20,96 Bu oranlar, BURVA’nın özellikle şirket cirosu içindeki önemli katkısını ortaya koyuyor. Ödeme Planı Belli Oldu Taraflar arasında varılan anlaşmaya göre satış bedeli iki aşamalı olarak ödenecek. 4 milyon ABD doları peşin olarak ödenecek. 6 milyon 55 bin ABD doları ise devir tarihinden itibaren 5 ay vadeli şekilde ödenecek. Satış Geliri Yeni Yatırımlarda Değerlendirilecek Burçelik, 7 Nisan 2026 tarihinde duyurduğu yeniden yapılanma planları çerçevesinde, söz konusu satıştan elde edilmesi planlanan nakit kaynağın yeni yatırım alanlarında kullanılacağını açıkladı. Şirket, bu kaynağın stratejik dönüşüm hedefleri doğrultusunda değerlendirileceğini bildirdi. Süreç Kamuoyu ile Paylaşılacak Burçelik, satış sürecine ilişkin gelişmelerin Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri ve Borsa İstanbul A.Ş. kuralları çerçevesinde kamuoyu ile paylaşılmaya devam edeceğini belirtti. Genel Değerlendirme Burçelik’in BURVA’daki yüzde 40,22 oranındaki payını 10 milyon 55 bin ABD doları bedelle devretmeye yönelik anlaşması, şirketin yeniden yapılanma ve stratejik dönüşüm sürecinde dikkat çeken bir adım olarak öne çıkıyor. Satıştan elde edilecek kaynağın yeni yatırım alanlarında değerlendirilmesi, Burçelik’in gelecek dönem büyüme stratejisi açısından yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı’dan Dev Çıkış: Akçansa’daki Tüm Hisseler Satılıyor! Haber

Sabancı’dan Dev Çıkış: Akçansa’daki Tüm Hisseler Satılıyor!

Sabancı Holding, çimento sektöründeki en önemli yatırımlarından biri olan Akçansa’daki hisseleriyle ilgili kritik bir gelişmeyi duyurdu. Şirket, Akçansa’daki %39,72 oranındaki payı için ortağı Heidelberg Materials AG’nin ön alım hakkını kullandığını açıkladı. Bu gelişme, Sabancı’nın Akçansa’daki varlığını tamamen sonlandıracak önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. 1,1 Milyar Dolarlık Dev Değerleme Söz konusu işlem, borç ve nakit düzeltmelerine tabi olmak üzere toplam 1,1 milyar dolar şirket değeri üzerinden gerçekleşiyor. Heidelberg Materials, Sabancı’ya gelen bağlayıcı teklifi baz alarak ön alım hakkını kullanma kararı aldı. Satış bedeli, Sabancı Holding’in sahip olduğu %39,72’lik paya karşılık gelen tutar üzerinden belirlenecek. Sabancı Akçansa’dan Tamamen Çıkıyor Pay devir işlemlerinin tamamlanmasının ardından Sabancı Holding’in Akçansa’da hiçbir hissesi kalmayacak. Böylece şirket, çimento sektöründeki bu önemli ortaklıktan tamamen çıkmış olacak. Bu adım, Sabancı’nın son dönemde hız verdiği stratejik dönüşüm ve odaklanma planının bir parçası olarak görülüyor. Süreç Resmi Onayları Bekliyor Devir işleminin tamamlanması için başta Rekabet Kurumu onayı olmak üzere gerekli tüm yasal süreçlerin tamamlanması gerekiyor. Onayların ardından hisse devri resmiyet kazanacak. Ön Alım Hakkı Nasıl Devreye Girdi? Sabancı Holding’in KAP açıklamasına göre, Akçansa’nın iki ana ortağı arasındaki sözleşme gereği taraflardan biri hisselerini üçüncü bir tarafa satmak istediğinde, diğer ortağın ön alım hakkı bulunuyor. Bu kapsamda Heidelberg Materials, Sabancı’ya gelen teklifi baz alarak bu hakkını kullanarak hisseleri satın alma yoluna gitti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.