Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stratejik Dönüşüm

Kapsül Haber Ajansı - Stratejik Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tüpraş’tan Karbon Nötr Hedefi İçin Nükleer Enerji Adımı Haber

Tüpraş’tan Karbon Nötr Hedefi İçin Nükleer Enerji Adımı

“Enerjimiz Geleceğe” yaklaşımı doğrultusunda Stratejik Dönüşüm Planı’nı kararlılıkla uygulayan Tüpraş, 2050 yılında karbon nötr bir enerji şirketine dönüşme hedefiyle düşük karbonlu ekonomiye geçişi destekleyecek teknoloji ve iş modelleri üzerinde çalışıyor. Enerji arz güvenliğine ve sanayinin karbonsuzlaşmasına katkı sağlayabilecek yeni nesil enerji teknolojilerini yakından takip eden Tüpraş, ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) ile bu alanda iş birliği anlaşması imzaladı. Yaklaşık bir yıl sürmesi planlanan çalışma kapsamında, farklı SMR teknolojileri incelenecek; teknik olgunluk seviyeleri, lisanslama durumları, emniyet ve güvenlik yaklaşımları, yakıt tedarik zinciri gereksinimleri, ekonomik performansları ve potansiyel endüstriyel kullanım alanları değerlendirilecek. Söz konusu teknolojiler kaynak verimliliği, atık yönetimi ve su kullanımı gibi çevresel sürdürülebilirlik kriterleri açısından da ele alınacak. Çalışmanın sonunda, incelenen teknoloji seçeneklerine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme raporu hazırlanacak. Enerji Dönüşümünde Bütünsel Yaklaşım Tüpraş; sürdürülebilir rafinaj, sürdürülebilir havacılık yakıtları, sıfır karbonlu elektrik ve yeni nesil enerji teknolojilerini kapsayan dönüşüm stratejisini bütüncül bir yaklaşımla sürdürüyor. Bu kapsamda farklı teknolojilerin gelişimini, ticari olgunluk seviyelerini ve enerji dönüşümündeki potansiyel katkılarını yakından takip ediyor. Küçük modüler reaktör teknolojileri, kesintisiz ve düşük karbonlu enerji üretimi sağlayabilme potansiyelleri nedeniyle küresel ölçekte giderek daha fazla ilgi görüyor. Nükleer enerji teknolojileri, operasyon sırasında doğrudan karbon emisyonu oluşturmaması ve yaşam döngüsü boyunca düşük sera gazı emisyonlarına sahip olması nedeniyle düşük karbonlu enerji seçenekleri arasında değerlendiriliyor. SMR’lar Düşük Karbonlu Enerji Dönüşümü Açısından Alternatif Sunuyor Geleneksel nükleer santrallere kıyasla daha küçük kapasiteye sahip olan ve modüler üretim yaklaşımından yararlanan SMR teknolojisi, elektrik üretiminin yanı sıra, sanayide ihtiyaç duyulan proses ısının sağlanması ve düşük karbonlu hidrojen üretimi gibi farklı alanlarda da kullanım potansiyeli sunuyor. Dünyanın farklı bölgelerinde geliştirme, lisanslama ve ticarileşme çalışmaları devam eden SMR teknolojileri, enerji dönüşümü açısından bir alternatif olarak değerlendiriliyor. Küçük modüler reaktörler; modüler üretim yaklaşımı, farklı kapasite seçenekleri, gelişmiş emniyet özellikleri ile dünya genelinde araştırılan yeni nesil enerji teknolojileri arasında yer alıyor. Türkiye’nin 2050 yılına kadar 5.000 MWe SMR kapasitesine ulaşma hedefi doğrultusunda yürütülen düzenleyici ve kurumsal çalışmalarla uyumlu olarak, Tüpraş da bu alandaki küresel teknolojik gelişmeleri ve potansiyel endüstriyel uygulama alanlarını yakından takip ediyor. USTDA iş birliğiyle yürütülecek çalışma sonucunda hazırlanacak kapsamlı rapor, farklı teknoloji seçeneklerine ilişkin bilgi ve analizlerin ortaya konulmasına katkı sağlayacak. Rapor, Tüpraş’ın bu alanda atacağı olası adımlara ilişkin karar süreçlerinde önemli bir girdi olarak değerlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aras Kargo'da Önemli Atama Hamlesi Haber

Aras Kargo'da Önemli Atama Hamlesi

Yeni yönetim yapısı ve stratejik dönüşüm adımlarıyla sektördeki yenilikçi konumunu güçlendirmeyi ve global pazarlardaki büyümesini hızlandırmayı amaçlayan Aras Kargo; Ramazan Altınay’ı Ticari İşler Başkanı (CCO) olarak atadı. Satış, Uluslararası İlişkiler ile Strateji ve İş Geliştirme fonksiyonları bundan sonra Ramazan Altınay'a bağlı olarak faaliyetlerini sürdürecek. Aras Global Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevine devam eden Altınay, 1 Ekim 2026 itibarıyla üstlendiği Aras Kargo CCO'luğu görevine ek olarak Aras Kargo Yönetim Kurulu Üyeliğine de atanmıştır. Yeni ticari organizasyonla bağlantılı olarak Aras Kargo'nun üst yönetim yapısı da yeniden düzenleniyor. İcra Kurulu Başkanı (CEO) Barbara Hagen, Operasyonel İşler Başkanı (COO) Andreas Thöni ve Ticari İşler Başkanı (CCO) Ramazan Altınay'dan oluşan bir Strateji Komitesi kuruluyor. Strateji Komitesi, Başkan Yardımcıları ile birlikte şirketin İcra Kurulu'nu oluşturacak. Yeni görevine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aras Kargo Ticari İşler Başkanı (CCO) Ramazan Altınay ise şunları söyledi: “"Aras Kargo'nun güçlü ticari birikimini, satış, uluslararası ilişkiler ve strateji fonksiyonlarımızı tek bir çatı altında buluşturarak ileriye taşımak benim için heyecan verici bir sorumluluk. Amacımız, müşterilerimizin ihtiyaçlarını bütüncül bir bakışla okuyarak büyüme hedeflerimize daha hızlı ulaşmak ve Aras Kargo'nun sektördeki konumunu her alanda daha da güçlendirmek. Avusturya Postanesi ile olan sinerjimizi güçlendirerek, Aras Global ile Türkiye sınırlarının ötesinde yeni iş fırsatları yaratmaya ve ticari yol haritamızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz." Ramazan Altınay Hakkında Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde lisans eğitimi ve Sabancı Üniversitesi'nde yönetici geliştirme programını tamamlamıştır. Altınay, 10 yıl süreyle farklı rollerde çalıştığı Türkiye'nin önde gelen e-ticaret platformlarından n11.com'da en son Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Daha önceki iş deneyimleri arasında Havi Lojistik ve TNT Express'te nakliye ve operasyon müdürlüğü de bulunuyor. Aras Kargo’da Mart 2023’ten beri Uluslararası İşler, İş Geliştirme ve Strateji Başkanı olarak görevini yürütmektedir. Ramazan Altınay, uluslararası arenada sektör ve pazar araştırmalarının yürütülmesi, yeni iş fırsatlarının ve projelerin belirlenmesi, sürdürülebilir müşteri ilişkileri kurulması ve süreç iyileştirme çalışmalarının yönetilmesinden sorumludur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ING Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

ING Türkiye’de Üst Düzey Atama

Çakıt’ın yeni görevine BDDK onaylarının ardından 18 Eylül 2026 itibarıyla başlaması planlanıyor. ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “ING'de birçok alanda üstlendiği liderlik rolleriyle şirketimize önemli katkılar sağlamış değerli bir ismin bu kritik göreve atanmasından mutluluk duyuyoruz" dedi. ING Türkiye'de üst düzey bir atama gerçekleşti. ING Türkiye Finansal Raporlama ve Vergi Direktörü ve ING Teknoloji Genel Müdürü olarak görev yapan Gökçe Çakıt, Mali Kontrol ve Hazine Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi olarak atandı. Çakıt’ın yeni görevine BDDK onaylarının ardından 18 Eylül 2026 itibarıyla başlaması planlanıyor. Gökçe Çakıt, yeni görevinde ING Türkiye'nin en sevilen dijital banka olma stratejisi ve büyüme vizyonu doğrultusunda mali kontrol ve hazine yönetimine liderlik edecek. Atamayla ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “ING Türkiye olarak güçlü finansal yapımızı korurken, sürdürülebilir büyümeyi önceliklendirmeye devam ediyoruz. Bu doğrultuda mali kontrol ve etkin hazine yönetimi, stratejik önceliklerimiz arasında önemli bir yer tutuyor. Bu kapsamda, ING'de birçok alanda üstlendiği liderlik rolleriyle şirketimize önemli katkılar sağlamış değerli bir ismin bu kritik göreve atanmasından mutluluk duyuyoruz. Gökçe Çakıt'ın deneyimi ve liderliğiyle, sürdürülebilir büyüme hedeflerimize değerli katkılar sunacağına ve güçlü finansal yapımızın daha da ileri taşınmasına destek olacağına inanıyoruz” dedi. Gökçe Çakıt, Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra kariyerine 1995 yılında Koçbank'ta başladı. Koçbank ve Oyak Bank'ta çeşitli görevler üstlenmesinin ardından 2007 yılında ING Türkiye'ye katılan Çakıt, finans bölümünün farklı alanlarında liderlik rolleri üstlendi. ING Teknoloji’nin kuruluşu ile çeşitli stratejik dönüşüm projelerinde önemli sorumluluklar alan Çakıt, son olarak Finansal Raporlama ve Vergi Direktörü ve ING Teknoloji Genel Müdürü olarak görev yaptı. Çakıt, aynı zamanda ING European Financial Services ve ING Leasing'de Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sodexo Türkiye’de Transformasyon Direktörlüğü’ne Onur Akyol Getirildi Haber

Sodexo Türkiye’de Transformasyon Direktörlüğü’ne Onur Akyol Getirildi

Türkiye’de 1992 yılından bu yana faaliyet gösteren Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi, büyüme vizyonu doğrultusunda kritik bir atamaya imza attı. Şirketin dijital dönüşüm yolculuğuna liderlik etmek üzere Onur Akyol, Transformasyon Direktörü olarak göreve başladı. Akyol, yeni görevinde doğrudan Sodexo Türkiye CEO’su Bora Koçak’a bağlı olarak çalışarak, Sodexo’nun dijitalleşmede hızlanma, stratejik dönüşüm ve teknoloji odaklı büyüme süreçlerine liderlik edecek. Lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamlayan Onur Akyol, University of Applied Sciences Mainz’da Tesis Yönetimi alanında yüksek lisans yaptı. Ardından ABD Boston’da gerçekleştirilen MIT Liderlik ve Girişimcilik Programı’nı tamamlayan Akyol, Sabancı Üniversitesi’nden (MIT Sloan School of Management iş birliğiyle) MBA derecesi ile mezun oldu. Kariyeri boyunca gayrimenkul ve tesis yönetimi alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Akyol, yapay zekâ odaklı EPPSO AI şirketinin kurucu ortağı olarak TÜBİTAK destekli Ar-Ge ve ticari gayrimenkul yönetimi alanında hayata geçirdiği projeleriyle dijital dönüşüm ve iş geliştirme konularında uzmanlık kazandı. Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Hakkında Ülkemizde 1992 yılından bu yana faaliyette bulunan Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi AŞ, Türkiye’nin en seçkin şirketlerine ve değerli kamu kuruluşlarına yemek, temizlik, bina yönetimi, teknik mühendislik hizmetleri, resepsiyon, muhaberat hizmetleri gibi pek çok alanda hizmet sağlıyor. Sodexo’nun global vizyonunun bir parçası olarak ise ülkemizdeki operasyonlarda tedarik zinciri ve istihdamın tamamı yerel kaynak kullanarak gerçekleştiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aroma, Yeni Döneme Güvenle Adım Atıyor Haber

Aroma, Yeni Döneme Güvenle Adım Atıyor

AROMA’nın yaklaşık iki yıldır devam eden konkordato süreci, şirketin finansal ve operasyonel yapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarının ardından, AROMA’nın konkordato sürecinden kendi iradesiyle çıkma yönündeki talebi doğrultusunda, 09 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen duruşma sonucunda sona erdi. Bu önemli gelişmeyle birlikte AROMA, güçlenen yapısı ve yeni dönem hedefleriyle geleceğe daha güçlü adımlarla ilerliyor. Stratejik Dönüşüm ve Güçlenen Yapı AROMA, dönüşüm süreci boyunca üretim, tedarik ve ticari faaliyetlerini istikrarlı biçimde sürdürürken, finansal ve operasyonel yapısını güçlendirmeye yönelik kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdi. Bu çalışmalar, konkordato komiser heyetinin gözetiminde ve ilgili mahkemenin denetiminde yürütüldü. Şirketin yönetim sorumluluğu, Duruk ailesini temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Duruk ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Onur Duruk tarafından doğrudan üstlenildi. Finansal ve operasyonel yeniden yapılanma adımları kararlılıkla hayata geçirilirken; verimliliğin artırılması, kurumsal yapının güçlendirilmesi, yeni ürünlerin geliştirilmesi ve ticari büyümeye yönelik projeler eş zamanlı olarak sürdürüldü. Bu dönemde müşteri ilişkilerinin geliştirilmesi, markaların güçlendirilmesi ve şirketin geleceğine sürdürülebilir değer katacak çalışmalar da öncelikli konular arasında yer aldı. "AROMA Geleceğe Güvenle İlerliyor" Köklü marka mirası, güçlü üretim kabiliyeti, geniş ürün portföyü, yetkin insan kaynağı ve iş ortaklarından aldığı güçle AROMA, yeni dönem hedefleri doğrultusunda büyümeye ve değer üretmeye devam ediyor. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Duruk ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Onur Duruk, sürece ilişkin ortak değerlendirmelerinde şu ifadeleri kullandı: “Bu süreç boyunca şirketimize duydukları güvenle yanımızda olan başta değerli çalışanlarımız olmak üzere; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına, finansal kuruluşlara, tedarikçilerimize, bayilerimize, müşterilerimize ve tüm iş ortaklarımıza içtenlikle teşekkür ederiz. Paydaşlarımızın bize olan inancı, AROMA’nın geleceğine yönelik kararlılığımızı daha da pekiştirmiştir. Şimdi önümüzde yeni hedeflere odaklandığımız güçlü bir dönem var. Üretmeye, yenilikçi ürünler geliştirmeye, pazarda değer yaratmaya ve ‘Türkiye’nin Aroması’nı geleceğe taşımaya aynı kararlılıkla devam ediyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alarko Holding, Alarko Carrier’ın Yüzde 42,03’lük Payını Devralıyor Haber

Alarko Holding, Alarko Carrier’ın Yüzde 42,03’lük Payını Devralıyor

30. yılını kutlayan, Türkiye’nin öncü yatırım hizmetleri ve varlık yönetimi grubu ÜNLÜ & Co, Alarko Holding A.Ş.’nin, Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de Carrier Global Corporation’a ait payların tamamını devralmasına yönelik işlemde alıcı taraf finansal danışmanı olarak görev aldı. İmzalanan sözleşme kapsamında, Alarko Carrier sermayesinin yüzde 42,03’ünü temsil eden Carrier’a ait payların tamamının Alarko Holding tarafından devralınması planlanıyor. İşlemin tamamlanmasının ardından Alarko Holding’in Alarko Carrier’daki doğrudan hissedarlık oranı yüzde 84,06’ya yükselecek. Alarko Holding, gelecek odaklı stratejik dönüşüm planları kapsamında, Sanayi ve Ticaret Grubu bünyesindeki iklimlendirme faaliyetlerini kendi markası ve yeni hedefleri doğrultusunda sürdürmeyi planlıyor. Alarko ile Carrier arasında 28 yıldır devam eden ortaklığın, tarafların ortak değerlendirmesi ve karşılıklı mutabakatıyla sonlandırılmasını öngören işlemin, gerekli onayların alınması ve olağan kapanış koşullarının yerine getirilmesinin ardından 2026 yılının dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. “Alarko Holding’in stratejik hedeflerini destekleyen bu işlemde yer almaktan memnuniyet duyuyoruz” İşleme ilişkin değerlendirmede bulunan ÜNLÜ & Co Kurumsal Müşteri Yönetimi Yönetici Direktörü İbrahim Romano, şunları söyledi: “ÜNLÜ & Co olarak kurumsal finansman alanındaki 30 yıllık deneyimimizle müşterilerimizin uzun vadeli hedeflerini destekleyen stratejik işlemlerde görev almaya devam ediyoruz. Türkiye’nin köklü gruplarından Alarko Holding’in stratejik dönüşüm planları açısından önem taşıyan bu işlemde, ÜNLÜ & Co olarak alıcı taraf finansal danışmanı olarak yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Derin sektörel bilgi birikimimiz, güçlü işlem gerçekleştirme kabiliyetimiz ve uluslararası standartlardaki danışmanlık yaklaşımımızla müşterilerimizin değer yaratma yolculuklarına katkı sağlamayı sürdüreceğiz.” Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan ÜNLÜ & Co Kurumsal Finansman Kıdemli Direktörü Batuhan Benli ise “Alarko Holding’in gelecek hedeflerini destekleyen bu önemli işlemde, alıcı taraf finansal danışmanı olarak görev üstlenmekten mutluluk duyuyoruz. Süreç boyunca finansal ve stratejik değerlendirmelerden müzakere ve sözleşme aşamalarına kadar kapsamlı bir danışmanlık çalışması yürüttük. İşlemin tüm taraflar için başarıyla tamamlanmasını diliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş HERMES Projesi ile Temiz Hidrojen Teknolojisini Sahada Test Edecek Haber

Tüpraş HERMES Projesi ile Temiz Hidrojen Teknolojisini Sahada Test Edecek

Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında düşük karbonlu ve yenilenebilir enerji çözümlerine odaklanan Tüpraş, temiz hidrojen teknolojileri alanında yenilikçi projelere öncülük ediyor. Tüpraş’ın proje ortakları arasında yer aldığı Avrupa Birliği’nin Ufuk Avrupa Programı kapsamındaki HERMES projesinde endüstriyel gaz akışlarından elde edilen hidrojenin verimli şekilde ayrıştırılması, saflaştırılması ve yeniden üretim süreçlerinde kullanılması amacıyla geliştirilen yenilikçi membran teknolojileri sahada test edilecek. Proje ile enerji verimliliğinin artırılmasına ve emisyonların azaltılmasına yönelik teknolojik çözümler geliştirilmesi hedefleniyor. “Enerjimiz Geleceğe” yaklaşımı doğrultusunda, Türkiye’nin lider enerji şirketi olarak 2050 karbon nötr hedefine ilerleyen Tüpraş, düşük karbonlu enerji dönüşümü teknolojileri alanında uluslararası ölçekte çalışmalarını sürdürüyor. Tüpraş Ar-Ge Merkezi’nin bu kapsamda yürüttüğü çalışmalar arasında Avrupa Birliği’nin Ufuk Avrupa Temiz Hidrojen Ortaklığı tarafından desteklenen HERMES (Hydrogen Efficient Purification Using Membranes in Industrial Gas Streams) Projesi de yer alıyor. Dört ülkeden 7 paydaşın katılımıyla 2025 yılında başlayan HERMES projesinde; yenilikçi membran teknolojileri kullanılarak endüstriyel gaz akışlarından hidrojenin verimli şekilde ayrıştırılması ve saflaştırılması hedefleniyor. HERMES Projesi ile geliştirilecek çözümler, hidrojenin yeniden süreçlere kazandırılmasını sağlayarak kaynak ve enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sunacak; aynı zamanda, hidrojen saflaştırma teknolojilerinin endüstriyel ölçekte kullanım potansiyelini ortaya koyacak. Proje kapsamında geliştirilen yenilikçi membran sistemleri (filtreleme yoluyla saflaştırma), İtalya ve Türkiye’de kurulacak iki ayrı prototipte test edilecek. Tüpraş, İzmit Rafinerisi’nde gerçekleştireceği pilot uygulamalarla geliştirilen teknolojilerin saha performansını test ederken, rafineri süreçlerinde ortaya çıkan karışım gazlardan hidrojenin ayrıştırılarak saflaştırılması ve yeniden kullanımına yönelik önemli veriler elde edecek. Stratejik Dönüşüm Planı’nın destekleyen adımları kararlılıkla hayata geçirdiklerini vurgulayan Tüpraş Teknik Genel Müdür Yardımcısı Murat Şimşek, projeye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Stratejik Dönüşüm Planımız kapsamında yürüttüğümüz Ar-Ge projeleriyle yeni teknolojiler geliştirirken, enerji sektörünün geleceği için değer yaratma hedefiyle çalışıyoruz. İzmit Rafinerimizde testlerini gerçekleştireceğimiz HERMES Projesi ile yenilikçi hidrojen saflaştırma çözümleriyle ilgili teknik bilgi birikimimizi güçlendirmeyi ve ileri teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Böylece sanayinin karbonsuzlaşmasında ve enerji verimliliğinin artırılmasında öncü bir teknoloji olan temiz hidrojenin sektörümüzde yaygınlaştırılmasına liderlik edeceğiz.” HERMES projesinin pilot uygulamaları sonucunda operasyonel performans, hidrojen geri kazanım verimi, enerji dengesi ve saha ihtiyaçları açısından olumlu sonuçlar elde edilmesi halinde, geliştirilen sistemlerin Tüpraş’ın operasyonlarında yaygınlaştırılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar Haber

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin ‘2026 Yıl Ortası Birleşme ve Satın Alma (M&A) 2026’ raporuna göre şirketlerin stratejik dönüşüm ihtiyacı ve mega satın almalardaki sıçrama, M&A piyasasını tarihinin en güçlü dönemlerinden birine taşıyor. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 yükselerek küresel M&A piyasasında yeni bir büyüme dönemine işaret ediyor. Küresel birleşme ve satın alma (M&A) pazarında geçtiğimiz yıl başlayan güçlü toparlanma, kalıcı bir yükseliş trendine dönüşüyor. Rapora göre, 2025’te yüzde 40 artışla 4,9 trilyon dolara ulaşarak tarihindeki en yüksek ikinci seviyeyi gören pazar, 2026’nın ilk beş ayında da ivmesini korudu. İşlem hacmi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 artarak 2,4 trilyon dolara yükseldi. Mevcut hızın sürmesi halinde yıl sonunda toplam hacmin 5,3 trilyon doları aşması ve 2026’nın, 2020 rekorunun ardından tarihin en güçlü ikinci yılı olarak kayda geçmesi bekleniyor. Bain & Company'ye göre bu büyümenin arkasında, farklı sektörlere ve bölgelere yayılan güçlü bir stratejik dönüşüm dalgası bulunuyor. Hızla değişen rekabet ortamında şirketler, büyüme, dayanıklılık ve rekabet güçlerini artırabilmek için birleşme ve satın almaları yeniden temel stratejik araçlardan biri olarak konumlandırıyor. Yapay zekâ odaklı ekonomiye geçişin hız kazanması, ekonomik büyümedeki yavaşlama, enflasyonist baskılar ve küresel ticarette artan jeopolitik belirsizlikler de şirketleri ölçek ekonomisi sağlayacak ve operasyonel verimliliklerini artıracak stratejik satın almalara yönlendiriyor. Ancak Bain, sermaye kullanımında önceliklerin giderek daha fazla rekabet ettiği bu dönemde, şirketlerin gündemine giren her satın alma işleminin ölçülebilir değer yaratması ve iş performansına somut katkı sunması gerektiğine dikkat çekiyor. Öte yandan Bain, özellikle büyük ölçekli satın almalara imza atan şirketlerin yeni bir “kazanan paradoksu” ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Şirketler bir yandan daha büyük ölçek ve dayanıklılık kazanmak amacıyla satın almalar gerçekleştirirken, diğer yandan yapay zekâ dönüşümünü de eş zamanlı yürütmek zorunda kalıyor. Bu durum yöneticileri, iki büyük dönüşüm programını aynı anda nasıl yönetecekleri sorusuna yanıt aramaya zorlarken, bu dönüşümleri ertelemenin de artık mümkün olmadığını gösteriyor. Bain & Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılında başlayan güçlü M&A toparlanması geçici bir yükseliş değildi. Bu eğilimi besleyen stratejik gerekçeler bugün daha da güçlenmiş durumda. Şirketler hızla değişen dünyada ihtiyaç duydukları ölçeği ve yetkinlikleri kazanabilmek için cesur satın almalara yöneliyor. Ancak yapay zekâ yatırımlarının hızlanması yeni bir paradoks yaratıyor. Büyük ve karmaşık işlemleri başarıyla tamamlamak hiç olmadığı kadar zorlaştı; buna karşın doğru yönetildiğinde en büyük değer yaratma fırsatını da yine bu işlemler sunuyor.” Sektörler ve bölgeler genelinde güçlü büyüme Rapora göre stratejik birleşme ve satın alma işlemlerinin toplam değeri yılın ilk bölümünde yüzde 36 artarken, şirket değerleme çarpanları medyan bazda 11,6 FAVÖK seviyesinde yatay seyretti. İşlem sayısı ise yalnızca yüzde 2 yükseldi. Enerji ve doğal kaynaklar, sanayi ile sağlık ve yaşam bilimleri sektörleri işlem hacmindeki büyümeye en yüksek katkıyı sağladı. Finansal yatırımcıların gerçekleştirdiği işlemler yüzde 9 gerilerken, girişim sermayesi ve kurumsal girişim sermayesi yatırımlarının toplam değeri yüzde 206 artış gösterdi. Bu artışta OpenAI'ın 122 milyar dolarlık yatırım turu önemli rol oynadı. Mega satın almalar da büyümenin ana itici gücü olmayı sürdürdü. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 arttı. İşlemlerde hisse ve nakit kombinasyonunun payı tarihi zirve olan yüzde 35'e yükselirken, tamamen nakit finansmanlı işlemlerin payı döngüsel olarak en düşük seviyelerden biri olan yüzde 55'e geriledi. Bölgesel bazda ise Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesi küresel M&A faaliyetlerinin en hareketli merkezlerinden biri haline geldi. Bölgedeki mega satın almalar sayesinde işlem hacmi mayıs sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 77 arttı. Avrupa şirketleri hem kendi ülkelerinde konsolidasyonu güçlendirecek hem de bölgesel ve küresel ölçekte rekabet avantajı sağlayacak işlemlere imza attı. Yapay zekâ M&A stratejilerini yeniden şekillendiriyor Rapora göre yapay zekânın birleşme ve satın alma süreçlerine etkisi artık teknoloji sektörünün çok ötesine taşınmış durumda. ABD'li enerji şirketleri NextEra Energy ile Dominion Energy arasında planlanan 119 milyar dolarlık birleşme bunun önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Artan veri merkezi yatırımları nedeniyle yükselen enerji talebi, şirketleri daha büyük ölçekli enerji altyapıları oluşturmaya yönlendiriyor. Bain'e göre CFO'lar ve üst düzey yöneticiler için asıl soru, büyük ölçekli entegrasyon süreçlerini yürütürken yapay zekâ dönüşümünü de aynı anda nasıl gerçekleştirecekleri. Raporda, başarılı şirketlerin uzun vadeli sermaye planlarını hem M&A odaklı büyüme stratejilerini hem de yapay zekâ destekli iş süreçleri ve iş gücü dönüşümü yatırımlarını kapsayacak şekilde birlikte planlamaları gerektiği belirtiliyor. Rapor ayrıca beklemenin artık bir seçenek olmadığını vurguluyor. Bain verilerine göre büyük ölçekli birleşmelerde iki şirketin tam entegrasyonu çoğu zaman 36 ayı aşarken, 10 milyar doların üzerindeki işlemlerde anlaşmanın duyurulmasından kapanışına kadar yaklaşık yedi ay, beklenen maliyet sinerjilerinin büyük bölümünün hayata geçirilmesi ise ilave 24-36 ay sürüyor. Bu nedenle entegrasyon süreçlerinin aynı zamanda yapay zekâ dönüşümünü hızlandıracak kritik fırsatlar olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bain'e göre bu yeni “kazanan paradoksu”, aynı zamanda önemli bir değer yaratma fırsatı da sunuyor. Yapay zekâ kullanan entegrasyon ekipleri, maliyet sinerjisi fırsatlarını geleneksel yöntemlere kıyasla iki ila üç kat daha hızlı tespit edebiliyor ve çok daha iddialı hedefler belirleyebiliyor. Raporla ilgili değerlendirmesinde, Bain & Company Türkiye Ortaklarından Armando Guastella ise şöyle konuştu: “Entegrasyon süreçleri her zaman hem risk hem fırsat barındırıyordu. Yapay zekâ ise bu iki unsuru da çok daha kritik hale getiriyor. Başarılı şirketler, satın alma işlemlerini yapay zekâ dönüşümlerini hızlandıracak stratejik bir fırsat olarak değerlendirenler olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.