Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stratejik Dönüşüm

Kapsül Haber Ajansı - Stratejik Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ING Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

ING Türkiye’de Üst Düzey Atama

Çakıt’ın yeni görevine BDDK onaylarının ardından 18 Eylül 2026 itibarıyla başlaması planlanıyor. ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “ING'de birçok alanda üstlendiği liderlik rolleriyle şirketimize önemli katkılar sağlamış değerli bir ismin bu kritik göreve atanmasından mutluluk duyuyoruz" dedi. ING Türkiye'de üst düzey bir atama gerçekleşti. ING Türkiye Finansal Raporlama ve Vergi Direktörü ve ING Teknoloji Genel Müdürü olarak görev yapan Gökçe Çakıt, Mali Kontrol ve Hazine Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi olarak atandı. Çakıt’ın yeni görevine BDDK onaylarının ardından 18 Eylül 2026 itibarıyla başlaması planlanıyor. Gökçe Çakıt, yeni görevinde ING Türkiye'nin en sevilen dijital banka olma stratejisi ve büyüme vizyonu doğrultusunda mali kontrol ve hazine yönetimine liderlik edecek. Atamayla ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “ING Türkiye olarak güçlü finansal yapımızı korurken, sürdürülebilir büyümeyi önceliklendirmeye devam ediyoruz. Bu doğrultuda mali kontrol ve etkin hazine yönetimi, stratejik önceliklerimiz arasında önemli bir yer tutuyor. Bu kapsamda, ING'de birçok alanda üstlendiği liderlik rolleriyle şirketimize önemli katkılar sağlamış değerli bir ismin bu kritik göreve atanmasından mutluluk duyuyoruz. Gökçe Çakıt'ın deneyimi ve liderliğiyle, sürdürülebilir büyüme hedeflerimize değerli katkılar sunacağına ve güçlü finansal yapımızın daha da ileri taşınmasına destek olacağına inanıyoruz” dedi. Gökçe Çakıt, Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra kariyerine 1995 yılında Koçbank'ta başladı. Koçbank ve Oyak Bank'ta çeşitli görevler üstlenmesinin ardından 2007 yılında ING Türkiye'ye katılan Çakıt, finans bölümünün farklı alanlarında liderlik rolleri üstlendi. ING Teknoloji’nin kuruluşu ile çeşitli stratejik dönüşüm projelerinde önemli sorumluluklar alan Çakıt, son olarak Finansal Raporlama ve Vergi Direktörü ve ING Teknoloji Genel Müdürü olarak görev yaptı. Çakıt, aynı zamanda ING European Financial Services ve ING Leasing'de Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sodexo Türkiye’de Transformasyon Direktörlüğü’ne Onur Akyol Getirildi Haber

Sodexo Türkiye’de Transformasyon Direktörlüğü’ne Onur Akyol Getirildi

Türkiye’de 1992 yılından bu yana faaliyet gösteren Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi, büyüme vizyonu doğrultusunda kritik bir atamaya imza attı. Şirketin dijital dönüşüm yolculuğuna liderlik etmek üzere Onur Akyol, Transformasyon Direktörü olarak göreve başladı. Akyol, yeni görevinde doğrudan Sodexo Türkiye CEO’su Bora Koçak’a bağlı olarak çalışarak, Sodexo’nun dijitalleşmede hızlanma, stratejik dönüşüm ve teknoloji odaklı büyüme süreçlerine liderlik edecek. Lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamlayan Onur Akyol, University of Applied Sciences Mainz’da Tesis Yönetimi alanında yüksek lisans yaptı. Ardından ABD Boston’da gerçekleştirilen MIT Liderlik ve Girişimcilik Programı’nı tamamlayan Akyol, Sabancı Üniversitesi’nden (MIT Sloan School of Management iş birliğiyle) MBA derecesi ile mezun oldu. Kariyeri boyunca gayrimenkul ve tesis yönetimi alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Akyol, yapay zekâ odaklı EPPSO AI şirketinin kurucu ortağı olarak TÜBİTAK destekli Ar-Ge ve ticari gayrimenkul yönetimi alanında hayata geçirdiği projeleriyle dijital dönüşüm ve iş geliştirme konularında uzmanlık kazandı. Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Hakkında Ülkemizde 1992 yılından bu yana faaliyette bulunan Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi AŞ, Türkiye’nin en seçkin şirketlerine ve değerli kamu kuruluşlarına yemek, temizlik, bina yönetimi, teknik mühendislik hizmetleri, resepsiyon, muhaberat hizmetleri gibi pek çok alanda hizmet sağlıyor. Sodexo’nun global vizyonunun bir parçası olarak ise ülkemizdeki operasyonlarda tedarik zinciri ve istihdamın tamamı yerel kaynak kullanarak gerçekleştiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aroma, Yeni Döneme Güvenle Adım Atıyor Haber

Aroma, Yeni Döneme Güvenle Adım Atıyor

AROMA’nın yaklaşık iki yıldır devam eden konkordato süreci, şirketin finansal ve operasyonel yapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarının ardından, AROMA’nın konkordato sürecinden kendi iradesiyle çıkma yönündeki talebi doğrultusunda, 09 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen duruşma sonucunda sona erdi. Bu önemli gelişmeyle birlikte AROMA, güçlenen yapısı ve yeni dönem hedefleriyle geleceğe daha güçlü adımlarla ilerliyor. Stratejik Dönüşüm ve Güçlenen Yapı AROMA, dönüşüm süreci boyunca üretim, tedarik ve ticari faaliyetlerini istikrarlı biçimde sürdürürken, finansal ve operasyonel yapısını güçlendirmeye yönelik kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdi. Bu çalışmalar, konkordato komiser heyetinin gözetiminde ve ilgili mahkemenin denetiminde yürütüldü. Şirketin yönetim sorumluluğu, Duruk ailesini temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Duruk ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Onur Duruk tarafından doğrudan üstlenildi. Finansal ve operasyonel yeniden yapılanma adımları kararlılıkla hayata geçirilirken; verimliliğin artırılması, kurumsal yapının güçlendirilmesi, yeni ürünlerin geliştirilmesi ve ticari büyümeye yönelik projeler eş zamanlı olarak sürdürüldü. Bu dönemde müşteri ilişkilerinin geliştirilmesi, markaların güçlendirilmesi ve şirketin geleceğine sürdürülebilir değer katacak çalışmalar da öncelikli konular arasında yer aldı. "AROMA Geleceğe Güvenle İlerliyor" Köklü marka mirası, güçlü üretim kabiliyeti, geniş ürün portföyü, yetkin insan kaynağı ve iş ortaklarından aldığı güçle AROMA, yeni dönem hedefleri doğrultusunda büyümeye ve değer üretmeye devam ediyor. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Duruk ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Onur Duruk, sürece ilişkin ortak değerlendirmelerinde şu ifadeleri kullandı: “Bu süreç boyunca şirketimize duydukları güvenle yanımızda olan başta değerli çalışanlarımız olmak üzere; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına, finansal kuruluşlara, tedarikçilerimize, bayilerimize, müşterilerimize ve tüm iş ortaklarımıza içtenlikle teşekkür ederiz. Paydaşlarımızın bize olan inancı, AROMA’nın geleceğine yönelik kararlılığımızı daha da pekiştirmiştir. Şimdi önümüzde yeni hedeflere odaklandığımız güçlü bir dönem var. Üretmeye, yenilikçi ürünler geliştirmeye, pazarda değer yaratmaya ve ‘Türkiye’nin Aroması’nı geleceğe taşımaya aynı kararlılıkla devam ediyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alarko Holding, Alarko Carrier’ın Yüzde 42,03’lük Payını Devralıyor Haber

Alarko Holding, Alarko Carrier’ın Yüzde 42,03’lük Payını Devralıyor

30. yılını kutlayan, Türkiye’nin öncü yatırım hizmetleri ve varlık yönetimi grubu ÜNLÜ & Co, Alarko Holding A.Ş.’nin, Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de Carrier Global Corporation’a ait payların tamamını devralmasına yönelik işlemde alıcı taraf finansal danışmanı olarak görev aldı. İmzalanan sözleşme kapsamında, Alarko Carrier sermayesinin yüzde 42,03’ünü temsil eden Carrier’a ait payların tamamının Alarko Holding tarafından devralınması planlanıyor. İşlemin tamamlanmasının ardından Alarko Holding’in Alarko Carrier’daki doğrudan hissedarlık oranı yüzde 84,06’ya yükselecek. Alarko Holding, gelecek odaklı stratejik dönüşüm planları kapsamında, Sanayi ve Ticaret Grubu bünyesindeki iklimlendirme faaliyetlerini kendi markası ve yeni hedefleri doğrultusunda sürdürmeyi planlıyor. Alarko ile Carrier arasında 28 yıldır devam eden ortaklığın, tarafların ortak değerlendirmesi ve karşılıklı mutabakatıyla sonlandırılmasını öngören işlemin, gerekli onayların alınması ve olağan kapanış koşullarının yerine getirilmesinin ardından 2026 yılının dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. “Alarko Holding’in stratejik hedeflerini destekleyen bu işlemde yer almaktan memnuniyet duyuyoruz” İşleme ilişkin değerlendirmede bulunan ÜNLÜ & Co Kurumsal Müşteri Yönetimi Yönetici Direktörü İbrahim Romano, şunları söyledi: “ÜNLÜ & Co olarak kurumsal finansman alanındaki 30 yıllık deneyimimizle müşterilerimizin uzun vadeli hedeflerini destekleyen stratejik işlemlerde görev almaya devam ediyoruz. Türkiye’nin köklü gruplarından Alarko Holding’in stratejik dönüşüm planları açısından önem taşıyan bu işlemde, ÜNLÜ & Co olarak alıcı taraf finansal danışmanı olarak yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Derin sektörel bilgi birikimimiz, güçlü işlem gerçekleştirme kabiliyetimiz ve uluslararası standartlardaki danışmanlık yaklaşımımızla müşterilerimizin değer yaratma yolculuklarına katkı sağlamayı sürdüreceğiz.” Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan ÜNLÜ & Co Kurumsal Finansman Kıdemli Direktörü Batuhan Benli ise “Alarko Holding’in gelecek hedeflerini destekleyen bu önemli işlemde, alıcı taraf finansal danışmanı olarak görev üstlenmekten mutluluk duyuyoruz. Süreç boyunca finansal ve stratejik değerlendirmelerden müzakere ve sözleşme aşamalarına kadar kapsamlı bir danışmanlık çalışması yürüttük. İşlemin tüm taraflar için başarıyla tamamlanmasını diliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş HERMES Projesi ile Temiz Hidrojen Teknolojisini Sahada Test Edecek Haber

Tüpraş HERMES Projesi ile Temiz Hidrojen Teknolojisini Sahada Test Edecek

Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında düşük karbonlu ve yenilenebilir enerji çözümlerine odaklanan Tüpraş, temiz hidrojen teknolojileri alanında yenilikçi projelere öncülük ediyor. Tüpraş’ın proje ortakları arasında yer aldığı Avrupa Birliği’nin Ufuk Avrupa Programı kapsamındaki HERMES projesinde endüstriyel gaz akışlarından elde edilen hidrojenin verimli şekilde ayrıştırılması, saflaştırılması ve yeniden üretim süreçlerinde kullanılması amacıyla geliştirilen yenilikçi membran teknolojileri sahada test edilecek. Proje ile enerji verimliliğinin artırılmasına ve emisyonların azaltılmasına yönelik teknolojik çözümler geliştirilmesi hedefleniyor. “Enerjimiz Geleceğe” yaklaşımı doğrultusunda, Türkiye’nin lider enerji şirketi olarak 2050 karbon nötr hedefine ilerleyen Tüpraş, düşük karbonlu enerji dönüşümü teknolojileri alanında uluslararası ölçekte çalışmalarını sürdürüyor. Tüpraş Ar-Ge Merkezi’nin bu kapsamda yürüttüğü çalışmalar arasında Avrupa Birliği’nin Ufuk Avrupa Temiz Hidrojen Ortaklığı tarafından desteklenen HERMES (Hydrogen Efficient Purification Using Membranes in Industrial Gas Streams) Projesi de yer alıyor. Dört ülkeden 7 paydaşın katılımıyla 2025 yılında başlayan HERMES projesinde; yenilikçi membran teknolojileri kullanılarak endüstriyel gaz akışlarından hidrojenin verimli şekilde ayrıştırılması ve saflaştırılması hedefleniyor. HERMES Projesi ile geliştirilecek çözümler, hidrojenin yeniden süreçlere kazandırılmasını sağlayarak kaynak ve enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sunacak; aynı zamanda, hidrojen saflaştırma teknolojilerinin endüstriyel ölçekte kullanım potansiyelini ortaya koyacak. Proje kapsamında geliştirilen yenilikçi membran sistemleri (filtreleme yoluyla saflaştırma), İtalya ve Türkiye’de kurulacak iki ayrı prototipte test edilecek. Tüpraş, İzmit Rafinerisi’nde gerçekleştireceği pilot uygulamalarla geliştirilen teknolojilerin saha performansını test ederken, rafineri süreçlerinde ortaya çıkan karışım gazlardan hidrojenin ayrıştırılarak saflaştırılması ve yeniden kullanımına yönelik önemli veriler elde edecek. Stratejik Dönüşüm Planı’nın destekleyen adımları kararlılıkla hayata geçirdiklerini vurgulayan Tüpraş Teknik Genel Müdür Yardımcısı Murat Şimşek, projeye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Stratejik Dönüşüm Planımız kapsamında yürüttüğümüz Ar-Ge projeleriyle yeni teknolojiler geliştirirken, enerji sektörünün geleceği için değer yaratma hedefiyle çalışıyoruz. İzmit Rafinerimizde testlerini gerçekleştireceğimiz HERMES Projesi ile yenilikçi hidrojen saflaştırma çözümleriyle ilgili teknik bilgi birikimimizi güçlendirmeyi ve ileri teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Böylece sanayinin karbonsuzlaşmasında ve enerji verimliliğinin artırılmasında öncü bir teknoloji olan temiz hidrojenin sektörümüzde yaygınlaştırılmasına liderlik edeceğiz.” HERMES projesinin pilot uygulamaları sonucunda operasyonel performans, hidrojen geri kazanım verimi, enerji dengesi ve saha ihtiyaçları açısından olumlu sonuçlar elde edilmesi halinde, geliştirilen sistemlerin Tüpraş’ın operasyonlarında yaygınlaştırılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar Haber

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin ‘2026 Yıl Ortası Birleşme ve Satın Alma (M&A) 2026’ raporuna göre şirketlerin stratejik dönüşüm ihtiyacı ve mega satın almalardaki sıçrama, M&A piyasasını tarihinin en güçlü dönemlerinden birine taşıyor. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 yükselerek küresel M&A piyasasında yeni bir büyüme dönemine işaret ediyor. Küresel birleşme ve satın alma (M&A) pazarında geçtiğimiz yıl başlayan güçlü toparlanma, kalıcı bir yükseliş trendine dönüşüyor. Rapora göre, 2025’te yüzde 40 artışla 4,9 trilyon dolara ulaşarak tarihindeki en yüksek ikinci seviyeyi gören pazar, 2026’nın ilk beş ayında da ivmesini korudu. İşlem hacmi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 artarak 2,4 trilyon dolara yükseldi. Mevcut hızın sürmesi halinde yıl sonunda toplam hacmin 5,3 trilyon doları aşması ve 2026’nın, 2020 rekorunun ardından tarihin en güçlü ikinci yılı olarak kayda geçmesi bekleniyor. Bain & Company'ye göre bu büyümenin arkasında, farklı sektörlere ve bölgelere yayılan güçlü bir stratejik dönüşüm dalgası bulunuyor. Hızla değişen rekabet ortamında şirketler, büyüme, dayanıklılık ve rekabet güçlerini artırabilmek için birleşme ve satın almaları yeniden temel stratejik araçlardan biri olarak konumlandırıyor. Yapay zekâ odaklı ekonomiye geçişin hız kazanması, ekonomik büyümedeki yavaşlama, enflasyonist baskılar ve küresel ticarette artan jeopolitik belirsizlikler de şirketleri ölçek ekonomisi sağlayacak ve operasyonel verimliliklerini artıracak stratejik satın almalara yönlendiriyor. Ancak Bain, sermaye kullanımında önceliklerin giderek daha fazla rekabet ettiği bu dönemde, şirketlerin gündemine giren her satın alma işleminin ölçülebilir değer yaratması ve iş performansına somut katkı sunması gerektiğine dikkat çekiyor. Öte yandan Bain, özellikle büyük ölçekli satın almalara imza atan şirketlerin yeni bir “kazanan paradoksu” ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Şirketler bir yandan daha büyük ölçek ve dayanıklılık kazanmak amacıyla satın almalar gerçekleştirirken, diğer yandan yapay zekâ dönüşümünü de eş zamanlı yürütmek zorunda kalıyor. Bu durum yöneticileri, iki büyük dönüşüm programını aynı anda nasıl yönetecekleri sorusuna yanıt aramaya zorlarken, bu dönüşümleri ertelemenin de artık mümkün olmadığını gösteriyor. Bain & Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılında başlayan güçlü M&A toparlanması geçici bir yükseliş değildi. Bu eğilimi besleyen stratejik gerekçeler bugün daha da güçlenmiş durumda. Şirketler hızla değişen dünyada ihtiyaç duydukları ölçeği ve yetkinlikleri kazanabilmek için cesur satın almalara yöneliyor. Ancak yapay zekâ yatırımlarının hızlanması yeni bir paradoks yaratıyor. Büyük ve karmaşık işlemleri başarıyla tamamlamak hiç olmadığı kadar zorlaştı; buna karşın doğru yönetildiğinde en büyük değer yaratma fırsatını da yine bu işlemler sunuyor.” Sektörler ve bölgeler genelinde güçlü büyüme Rapora göre stratejik birleşme ve satın alma işlemlerinin toplam değeri yılın ilk bölümünde yüzde 36 artarken, şirket değerleme çarpanları medyan bazda 11,6 FAVÖK seviyesinde yatay seyretti. İşlem sayısı ise yalnızca yüzde 2 yükseldi. Enerji ve doğal kaynaklar, sanayi ile sağlık ve yaşam bilimleri sektörleri işlem hacmindeki büyümeye en yüksek katkıyı sağladı. Finansal yatırımcıların gerçekleştirdiği işlemler yüzde 9 gerilerken, girişim sermayesi ve kurumsal girişim sermayesi yatırımlarının toplam değeri yüzde 206 artış gösterdi. Bu artışta OpenAI'ın 122 milyar dolarlık yatırım turu önemli rol oynadı. Mega satın almalar da büyümenin ana itici gücü olmayı sürdürdü. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 arttı. İşlemlerde hisse ve nakit kombinasyonunun payı tarihi zirve olan yüzde 35'e yükselirken, tamamen nakit finansmanlı işlemlerin payı döngüsel olarak en düşük seviyelerden biri olan yüzde 55'e geriledi. Bölgesel bazda ise Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesi küresel M&A faaliyetlerinin en hareketli merkezlerinden biri haline geldi. Bölgedeki mega satın almalar sayesinde işlem hacmi mayıs sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 77 arttı. Avrupa şirketleri hem kendi ülkelerinde konsolidasyonu güçlendirecek hem de bölgesel ve küresel ölçekte rekabet avantajı sağlayacak işlemlere imza attı. Yapay zekâ M&A stratejilerini yeniden şekillendiriyor Rapora göre yapay zekânın birleşme ve satın alma süreçlerine etkisi artık teknoloji sektörünün çok ötesine taşınmış durumda. ABD'li enerji şirketleri NextEra Energy ile Dominion Energy arasında planlanan 119 milyar dolarlık birleşme bunun önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Artan veri merkezi yatırımları nedeniyle yükselen enerji talebi, şirketleri daha büyük ölçekli enerji altyapıları oluşturmaya yönlendiriyor. Bain'e göre CFO'lar ve üst düzey yöneticiler için asıl soru, büyük ölçekli entegrasyon süreçlerini yürütürken yapay zekâ dönüşümünü de aynı anda nasıl gerçekleştirecekleri. Raporda, başarılı şirketlerin uzun vadeli sermaye planlarını hem M&A odaklı büyüme stratejilerini hem de yapay zekâ destekli iş süreçleri ve iş gücü dönüşümü yatırımlarını kapsayacak şekilde birlikte planlamaları gerektiği belirtiliyor. Rapor ayrıca beklemenin artık bir seçenek olmadığını vurguluyor. Bain verilerine göre büyük ölçekli birleşmelerde iki şirketin tam entegrasyonu çoğu zaman 36 ayı aşarken, 10 milyar doların üzerindeki işlemlerde anlaşmanın duyurulmasından kapanışına kadar yaklaşık yedi ay, beklenen maliyet sinerjilerinin büyük bölümünün hayata geçirilmesi ise ilave 24-36 ay sürüyor. Bu nedenle entegrasyon süreçlerinin aynı zamanda yapay zekâ dönüşümünü hızlandıracak kritik fırsatlar olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bain'e göre bu yeni “kazanan paradoksu”, aynı zamanda önemli bir değer yaratma fırsatı da sunuyor. Yapay zekâ kullanan entegrasyon ekipleri, maliyet sinerjisi fırsatlarını geleneksel yöntemlere kıyasla iki ila üç kat daha hızlı tespit edebiliyor ve çok daha iddialı hedefler belirleyebiliyor. Raporla ilgili değerlendirmesinde, Bain & Company Türkiye Ortaklarından Armando Guastella ise şöyle konuştu: “Entegrasyon süreçleri her zaman hem risk hem fırsat barındırıyordu. Yapay zekâ ise bu iki unsuru da çok daha kritik hale getiriyor. Başarılı şirketler, satın alma işlemlerini yapay zekâ dönüşümlerini hızlandıracak stratejik bir fırsat olarak değerlendirenler olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yüksek Teknoloji ve Katma Değerli Üretim, Maysan Mando’yu İSO 500’e Taşıdı Haber

Yüksek Teknoloji ve Katma Değerli Üretim, Maysan Mando’yu İSO 500’e Taşıdı

Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, sektör arenasındaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. Maysan Mando, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine adını yazdırarak, Türkiye’nin sanayi devleri arasında yerini aldı. Türkiye ekonomisinin en önemli referans çalışmalarından biri olarak kabul edilen İSO 500 araştırması, şirketleri net satışlar, üretimden satışlar, ihracat, brüt katma değer ve faaliyet performansları gibi birçok kriter doğrultusunda değerlendiriyor. Maysan Mando’nun bu prestijli listede yer alması, yalnızca üretim gücünün değil, aynı zamanda uzun vadeli büyüme vizyonunun da bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek Katma Değerli Üretim Stratejisi Sonuç Veriyor Son yıllarda odağını yüksek katma değerli ürünlere yönlendiren Maysan Mando, otomotiv sektöründeki dönüşüme paralel olarak teknoloji yatırımlarını ve ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırıyor. Özellikle modül sistemleri ve ileri valf teknolojileri alanında yürütülen çalışmalar, şirketin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. Katma değeri yüksek ürünlere yönelik stratejik dönüşüm, şirketin sadece üretim hacmini değil, ürün kalitesini ve teknolojik yetkinliklerini de ileri taşıyor. Maysan Mando Hakkında 1969 yılında Maysan adı ile kurulmuş olan Maysan Mando, Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi konumundadır. Maysan Mando, faaliyetlerini %60 HL Mando ve %40 Çukurova Holding ortaklığıyla sürdürmektedir. Maysan Mando’nun ürün gamında; binek ve hafif ticari araçlar, otobüsler ve kamyonların yanı sıra tarım ve askeri uygulamalar için geniş bir amortisör yelpazesi yer almaktadır. Hem doğrudan OEM hatlarına hem de yurt içi ve yurt dışı olmak üzere bayi ağı için aftermarkete yönelik üretim yapan Maysan Mando, dünyanın en büyük ana sanayii üreticilerinin hemen hepsiyle çalışmaktadır. Global markaların stratejik ortağı olarak; üretiminin %68’ini OEM devlerine, %32'sini ise yenileme pazarına sunan Maysan Mando, bugün itibariyle yenilikçi ve katma değerli ürünlerini 50’ye yakın ülkeye ihraç etmektedir. Maysan Mando, yenilikçi çalışmalarıyla sektörün gelişimine öncülük ederken, global ayak izini güçlendirmeye ve otomotiv sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam etmektedir. Şirket bünyesinde, karbon ayak izini azaltmak ve 2045 Karbon Nötr hedefine ulaşmak amacıyla, amortisör bileşenlerinde kullanılan malzemelerde çevre dostu, dönüştürülebilir ve bio bazlı alternatif malzeme teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri de aralıksız sürdürülmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş Ventures’tan Enerji Dönüşüm Teknolojilerine Yeni Yatırımlar Haber

Tüpraş Ventures’tan Enerji Dönüşüm Teknolojilerine Yeni Yatırımlar

Tüpraş, Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında 2050 yılında karbon nötr lider enerji şirketi olma hedefini destekleyecek yeni yatırımlar yaptı. Tüpraş’ın girişim sermayesi iştiraki Tüpraş Ventures, geçtiğimiz 6 ayda stratejik dönüşüm yol haritasıyla uyumlu 3 girişimi daha portföyüne kattı. Tüpraş Ventures’ın yatırım yaptığı ABD Teksas merkezli Syzygy Plasmonics geliştirdiği yenilikçi reaktör teknolojisiyle biyogaz gibi yenilebilir kaynaklardan sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) üretimine imkân sağlıyor. Farklı hammaddelerle üretim esnekliği sunan teknoloji, SAF üretim maliyetlerinin düşürülmesinde etkin bir çözüm sunuyor. ABD Massachusetts merkezli Via Separations ise, sıvı ayırma teknolojisi sayesinde üretim süreçlerinde enerji tüketiminin düşürülmesine ve operasyonların daha verimli hale gelmesine katkı sağlıyor. Via Separations, kâğıt-selüloz sektöründe başarıyla uygulanan bu teknolojiyi rafinaj ve kimya sektörlerinde de yaygınlaştırmayı hedefliyor. Tüpraş Ventures’ın portföyüne eklediği Norveç merkezli Aqualung Carbon Capture da gaz fazındaki bileşenleri seçici olarak ayıran membran bazlı teknolojiyle karbon emisyonlarını kaynağında, düşük maliyetli ve kompakt sistemlerle yakalıyor. Bu teknoloji, karbon tutma alanında benzer çözümlere kıyasla maliyet avantajı sunarak düşük karbon çözümlerine geçişi destekliyor. Tüpraş’ın 2022 yılında faaliyete geçen girişim sermayesi şirketi Tüpraş Ventures, farklı coğrafyalarda yaptığı yatırımlarla yeni teknolojilere hızlı erişim imkânı sağlayarak şirketin Stratejik Dönüşüm hedeflerini destekliyor. Bugüne dek, sürdürülebilir rafinajdan karbon yakalama teknolojilerine, enerji depolamadan sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine kadar geniş dönüşüm alanını kapsayan bir portföyü bulunuyor. Tüpraş Ventures; başta ABD, Kanada, Avrupa ve Türkiye’den doğrudan 7 ve fonlar üzerinden 51 olmak üzere toplam 58 start-up’a yatırım yaptı. Tüpraş Ventures’ın doğrudan yatırımları arasında Kaliforniya merkezli yeşil hidrojen elektrolizör geliştiricisi Verdagy, Vancouver merkezli hidrojen ve yakıt hücresi uygulamalarına yönelik membran ve polimer çözümleri sunan Ionomr, Ankara merkezli robotik teknolojiler firması AISField ve Massachusetts merkezli termal enerji depolama çözümleri geliştiren Electrified Thermal Solutions yer alıyor. Tüpraş Ventures; doğrudan girişim yatırımlarının yanı sıra, İsviçre merkezli endüstriyel inovasyon fonu Emerald Technology Ventures ve Kuzey Amerika merkezli enerji dönüşümü teknolojilerine odaklı fon yatırımları aracılığıyla da küresel yatırım fırsatlarına erişim sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.