Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stratejik Iş Birliği

Kapsül Haber Ajansı - Stratejik Iş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Iş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borsan Kablo Ticari Fizibilite Yetkinliklerini OKA Desteğinde Güçlendiriyor Haber

Borsan Kablo Ticari Fizibilite Yetkinliklerini OKA Desteğinde Güçlendiriyor

40 yılı aşkın köklü geçmişiyle Türkiye’nin en büyük 400 sanayi kuruluşu ve dünya genelinde 100’e yaklaşan ülkeyi kapsayan geniş bir coğrafyaya gerçekleştirdiği ihracatla ülkemizin ilk 300 ihracatçısı arasında yer alan Borsan Kablo, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ile destek sözleşmesi imzaladı. "Ar-Ge ve Yatırım Süreçlerinde Ticari Fizibilite Analizi Yetkinliklerinin Güçlendirilmesi" başlıklı proje kapsamında Borsan Kablo, Ar-Ge ve yatırım fikirlerinin pazar potansiyeli, müşteri ihtiyaçları, rekabet koşulları, ekonomik yapılabilirlik, ihracat kapasitesi ve ticarileştirme fırsatları açısından değerlendirilmesine yönelik kurumsal yetkinliklerini geliştirecek. Adnan Ölmez: “Hedefimiz, Geliştirdiğimiz Teknolojileri Küresel Pazarlarda Rekabet Edebilen Ürünlere Dönüştürmek” Destek sözleşmesini Borsan Kablo adına imzalayan Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ölmez, Ar-Ge ve yatırım süreçlerinde ticari fizibilite yetkinliklerini geliştirmenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Sanayide rekabet gücümüzü korumak ve büyütmek için üretim kapasitemizi artırırken, hangi teknolojilere yatırım yaptığımız ve bu yatırımlardan nasıl değer yarattığımız da büyük önem taşıyor. Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımızı, değişen küresel pazar koşullarını ve müşteri ihtiyaçlarını gözeten uzun vadeli bir stratejiyle yönetiyoruz. Hedefimiz, geliştirdiğimiz teknolojileri yüksek katma değerli ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilen ürünlere dönüştürmek. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma da yatırım kararlarımızda pazar verilerini, ticari potansiyeli ve sürdürülebilirlik kriterlerini daha etkin değerlendirmemize katkı sağlayacak.” Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) Genel Sekreteri Mehlika DİCLE de, "Borsan Kablo'nun sanayide değer yaratma ve küresel rekabet vizyonu çerçevesinde, geliştirilen teknolojilerin uluslararası pazarlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesi ancak veriye dayalı pazar stratejileriyle mümkün. Hayata geçirdiğimiz bu iş birliği; Ar-Ge yatırımlarının pazar dinamikleriyle uyumlandırılması ve projelerin sürdürülebilir rekabet avantajına dönüştürülmesi adına atılmış önemli bir adımdır. Bu yaklaşımın, yatırım kararlarının daha sağlıklı verilmesine, kaynakların etkin kullanılmasına ve geliştirilen projelerin ticarileşme potansiyelinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz." şeklinde konuştu Borsan Kablo’nun kurum içinde yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarının yanı sıra üniversite-sanayi iş birlikleri, ulusal ve uluslararası destek programları kapsamında geliştirdiği projelerin sayısı ve teknoloji çeşitliliği artıyor. OKA desteğiyle gerçekleştirilecek eğitim, bu projelerin başlangıç aşamasından itibaren daha kapsamlı pazar analizleri ve ticari fizibilite çalışmalarıyla değerlendirilmesine odaklanacak. Böylece proje ve yatırım önceliklerinin nesnel kriterlerle belirlenmesi, kaynakların verimli kullanılması ve yatırım risklerinin azaltılması hedefleniyor. Yeşil Dönüşüm ve Yeni Teknolojilerin Ticarileştirilmesi Ön Planda Eğitim kapsamında, Ar-Ge ve yatırım projelerinin ticari fizibilite analizlerinde yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir üretim kriterleri de ele alınacak. Enerji ve kaynak verimliliği, çevresel etkiler ve döngüsel ekonomi ilkeleriyle birlikte yeşil dönüşümün oluşturduğu yeni pazar fırsatlarının değerlendirilmesine yönelik yetkinlikler geliştirilecek. OKA’nın teknik desteği kapsamında gerçekleştirilecek eğitimle Borsan Kablo, Ar-Ge ve yatırım projelerinde pazar odaklı, veri temelli ve sistematik fizibilite analizi yetkinliklerini daha da geliştirmeyi hedefliyor. Çalışmanın bir diğer odağını ise yeni teknolojilerin fikri ve sınai mülkiyet hakları kapsamında korunması ve ticarileştirilmesi oluşturuyor. Bu doğrultuda, patent araştırmaları, teknoloji eğilimlerinin analizi, rakip ürün ve teknolojilerin incelenmesi gibi çalışmaların fizibilite süreçleriyle birlikte değerlendirilmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DESA’nın İştiraki NUERA ve GOZEN’den Geleceğin Malzemesi LUNAFORM™ İçin Stratejik Lisans Anlaşması Haber

DESA’nın İştiraki NUERA ve GOZEN’den Geleceğin Malzemesi LUNAFORM™ İçin Stratejik Lisans Anlaşması

DESA’nın yüzde 100 iştiraki NUERA Sürdürülebilir Biyofabrikasyon Teknolojileri, San Francisco merkezli Türk biyoteknoloji şirketi GOZEN ile LUNAFORM™ biyomalzemesinin üretimi ve küresel pazarlara sunulması için uzun vadeli ve münhasır bir lisans anlaşmasına imza attı. Geleceğin dokusunu İstanbul’dan dünyaya taşımayı hedefleyen bu stratejik iş birliği, biyoteknoloji alanındaki yenilikçi çözümleri uluslararası moda ve tasarım dünyasıyla buluşturmayı amaçlıyor. Anlaşmayla GOZEN’in LUNAFORM™ biyomalzeme platformu ve BioCraft biyofabrikasyon teknolojisi, NUERA’nın İstanbul’daki tesisi ve DESA’nın endüstriyel üretim altyapısıyla bir araya geldi. DESA’nın biyomalzeme stratejisinin bir parçası olarak Ağustos 2026'da kurulan NUERA, LUNAFORM™’un araştırma-geliştirme, ürün geliştirme, üretim, ölçeklendirme ve farklı sektörlerde ticarileştirme süreçlerini tek çatı altında yürütecek. Sürdürülebilir malzemelere yönelik küresel talep artmaya devam ederken bu iş birliği, bir yandan markaların yeni nesil bir biyomalzemeyle tek ve şeffaf bir değer zinciri içinde çalışabilmesini, diğer yandan da tabakhanelerin mevcut sistemlerine ve makina parklarına doğrudan entegre olabilen yepyeni bir organik malzeme kazandırıyor. DESA’nın biyofabrikasyon teknolojilerini kullanarak sürdürülebilir bir gelecek yaratma vizyonunu GOZEN’in geliştirdiği teknolojiyi kullanarak hayata geçiren NUERA, malzemeyi yetiştiren, işleyen ve bitmiş ürüne dönüştüren iş modeliyle birçok sektörde var olanın yerini almadan, ona yeni bir değer katarak yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Bu iş birliğinin şekillenmesinde, DESA’nın büyüme ve dönüşüm yolculuğuna liderlik eden CEO Burak Çelet ile GOZEN’in CEO’su ve yenilikçi malzemesi LUNAFORM™’un mucidi Ece Gözen önemli rol oynadı. İki lider, geçtiğimiz yıl boyunca Avrupa’nın farklı noktalarında moda markalarıyla bir araya gelerek lüks moda dünyasının yeni nesil malzemelerden beklentilerini ve sektörün değişen ihtiyaçlarını yakından analiz etti. İş birliği sürecinde her iki şirketin ekipleri, birbirlerinin üretim tesislerinde yoğun bir şekilde birlikte çalışarak teknik uzmanlıklarını, üretim deneyimlerini ve zanaatkârlık alanındaki bilgi birikimlerini paylaştı. DESA ve GOZEN’in teknolojik yetkinliklerini ve üretim kabiliyetlerini bir araya getiren ekipler, ortak Ar-Ge çalışmaları ve geliştirme süreçleriyle karşılaşılan teknik zorlukları aşarak LUNAFORM™ platformunun performansını uluslararası lüks moda dünyasının yüksek kalite ve tasarım beklentilerini karşılayacak seviyeye taşıdı. DESA CEO’su ve NUERA’nın kurucusu Burak Çelet: “Deri benim için bir aile mirası ve dünyanın en sürdürülebilir malzemelerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak küresel ısınma, sürdürülebilirlik kaygıları ve değişen tüketici eğilimleri, derinin yanı sıra kullanılabilecek hayvansal olmayan yeni nesil malzemeleri giderek daha önemli kılıyor ve bu alanda yeni bir pazar oluşuyor. Kering Grubu deriye bağımlılığını 2028'e kadar %30 azaltmayı hedeflediğini açıkladı. Tesla ve Apple gibi teknoloji markaları ise ürünlerinde hayvansal deriden uzaklaştı. Deri markaları ve şirketleri olarak bu değişime direnmek yerine onu benimsememiz gerekiyor. Bu düşünceyle yıllardır pek çok tamamlayıcı teknolojiyi araştırdık. Bakteriyel selüloz fermantasyonunu deri sektörü ile en uyumlu ve her açıdan en güçlü teknoloji olarak belirledik ve aradığımız teknolojik birikimi GOZEN’de bulduk. Bir tabakhane için LUNAFORM™ adeta koyun veya dana gibi bir canlı türü. Tabakhanelerimizde mevcut makine parkıyla, ek bir yatırım gerektirmeden işlenebiliyor. Son yıllarda bu konuda çok değerli inovasyonlar ortaya çıktı, ancak laboratuvar ölçeğinden endüstriyel seri üretime geçmeyi tam anlamıyla başaran bir ürün henüz yok. DESA’yı tasarımdan üretime, tabakhaneden perakendeye kadar değer zincirinin her halkasını yöneten entegre bir iş modeliyle büyüttük. Aynı bütüncül yaklaşım bugün NUERA’nın kalbinde yaşıyoruz. Bu sayede sektörümüze yeni bir malzeme kazandırmanın ve laboratuvar ile endüstriyel seri üretim arasındaki uçurumu kapatan ilk öncülerden biri olmanın gururunu yaşıyoruz.” LUNAFORM™’un mucidi ve GOZEN CEO’su Ece Gözen Akın şunları söyledi: “LUNAFORM™’u yaratırken vizyonum ‘A New World, A New Form’ idi. Benim için bu, yeni bir malzemenin ötesinde, malzemelerle kurduğumuz ilişkiyi ve onları dünyaya kazandırma biçimimizi yeniden düşünmek anlamına geliyordu. Bir girişimci olarak bu yolculukta şunu gördüm: Yeni bir malzeme yaratmak tek başına yetmiyor. Yeni bir dünya için yeni nesil malzemeler kadar yeni nesil şirketlere, iş modellerine ve iş birliklerine de ihtiyaç var. NUERA, bu vizyonun endüstriyel ölçekte hayat bulduğu model ve bu dönüşüme liderlik etmek benim için çok anlamlı. Bu yolculukta emeği geçen GOZEN’deki ortaklarıma, yatırımcılarımıza ve bu yolu birlikte açtığımız Burak Çelet’e içtenlikle teşekkür ediyorum. Çünkü gerçek değişim, yalnızca yeni bir form yaratmakla değil, o formun dünyada karşılık bulacağı koşulları birlikte kurmakla mümkün.” LUNAFORM™: İnsan ve Doğanın İşbirliğiyle Yetişen Malzeme NUERA, LUNAFORM™ biyomalzemesini İstanbul’daki tesisinde, mikroorganizmaların yalnızca yedi günde doğal nanolif yapıları oluşturduğu yenilikçi bir biyofabrikasyon süreciyle üretiyor. Hasat edildiği haliyle %100 biyobazlı olan LUNAFORM™, USDA Certified Biobased Product sertifikasına sahip. Yıllık yaklaşık 15 bin m² üretim kapasitesine sahip tesis, artan talebe göre büyütülebiliyor. İstanbul’da üretilen LUNAFORM™, ardından DESA’nın Çorlu’daki LWG Gold sertifikalı tabakhanesinde markaların ihtiyaçlarına göre renk, doku ve kalınlık açısından özelleştiriliyor. Farklı yüzey seçenekleriyle lüks moda ve tasarım dünyasına yenilikçi ve yaratıcı olanaklar sunuyor. Biyofabrikasyondan Bitmiş Ürüne Entegre Bir Ekosistem NUERA’nın entegre iş modeli, malzemenin tabakhaneden çıktığı noktada bitmiyor. Markalar, LUNAFORM™ ile tasarladıkları ürünleri DESA’nın İstanbul ve Düzce’deki fabrikalarında ve Toskana’daki DESA Internazionale tesisinde ürettirebiliyor. DESA’nın köklü dağıtım ağı ise bu ürünlerin küresel pazarlara ulaşmasını sağlıyor. Biyofabrikasyondan bitmiş ürüne kadar tüm geliştirme sürecinin aynı yapı içinde ilerlemesi, markaların farklı tedarikçiler arasında yol almak yerine tek bir ortakla doğrudan üretime başlamasına olanak tanıyor. Bugün birçok tasarımcı ve global markanın kullandığı LUNAFORM™, NUERA’nın Türkiye’de ve dünya genelinde otomotiv şirketleriyle başlattığı konsept doğrulama projeleriyle modanın ötesine de taşınıyor. SOSV Genel Ortağı ve San Francisco ofisinin Yönetici Direktörü Po Bronson: “GOZEN’in ilk risk sermayesi yatırımcısı olarak, GOZEN’in teknolojisinin yeni nesil malzemeler alanında kazanan olacağına her zaman inandım. Ama bir girişimin tek başına kazanamayacağını, bir teknolojinin de bitmiş bir ürünle aynı şey olmadığını biliyordum. Hayatları boyunca deriyle çalışmış zanaatkârların uzmanlığına ve bilgeliğine ihtiyacımız vardı. Bir yılı aşkın süredir Burak Çelet ile yakından çalışma ve birlikte neler inşa edebileceğimizi hayal etme ayrıcalığına sahibim. Kendisi ileriyi gören, yaratıcı ve deri sektörünü derinden önemseyen olağanüstü bir girişimci. Güçlü iş içgüdülerine sahip olmasının yanı sıra kendisi de bir deri mühendisi. GOZEN için Burak Çelet ve DESA’dan daha iyi bir iş ortağı düşünemezdik. Bugün aramızda güçlü bir güvene ve yakın iş birliğine dayanan bir ilişki var.. NUERA’nın, yeni nesil malzeme teknolojilerine yatırım yapanların beklentilerini aşan ve sektörde fark yaratan bir başarı hikâyesine dönüşeceğine inanıyorum. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans Haber

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans

Türkiye’nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda şirketlerinden Armada Gıda, 2026 yılı 6 aylık (ilk yarıyıl) finansal sonuçlarını açıkladı. Yüksek operasyonel verimlilik, sürdürülebilir kârlılık odaklı üretim ve agresif ihracat stratejisiyle öne çıkan şirket, yılın ilk yarısında hem ciroda hem de kârlılık rasyolarında tarihi rekor seviyelere imza attı. Net Kâr’da yüzde 395, FAVÖK’te yüzde 96’lık Büyüme Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklanan 6 aylık finansal tablolara göre Armada Gıda, 2026’nın ilk yarısını güçlü bir bilanço yapısıyla tamamladı. Şirket geçen yılın aynı dönemine göre hasılatını yüzde 49 artırarak 8,20 milyar TL seviyesine çıkartmayı başardı (2025/06: 5,50 milyar TL). Brüt Kâr ise yüzde 48 artışla 1,69 milyar TL’ye yükselirken, Brüt Kâr Marjı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Armada Gıda’nın Esas Faaliyet Kârı ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 111 artış göstererek 1,36 milyar TL’ye ulaştı (2025/06: 642,7 milyon TL). Operasyonel kârlılığın en önemli göstergesi olan Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) ise yüzde 96 artışla 1,44 milyar TL seviyesine çıktı (2025/06: 735,2 milyon TL). Armada Gıda kârlılıkta yakaladığı ivmeyle 2026’nın ilk yarısında net dönem kârını yüzde 395 oranında artırarak 2,05 milyar TL’ye yükseltti (2025/06: 415,8 milyon TL). Büyümenin Motoru: Armada-3 Tesis Yatırımı ve Yeşil Enerji Kârlılıkta yakalanan bu ivmenin arkasında katma değerli ürün yatırımları yer alıyor. Mersin’de devam eden Armada-3 Bakliyat Üretim ve Depolama Tesisi yatırımında genel tamamlanma oranı 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla yüzde 81’e ulaştı. Toplam 44 milyon dolar bütçeli yatırım kapsamında 35,5 milyon dolarlık gerçekleşme sağlanırken; proje bünyesindeki Ekstrüzyon ve Protein Ayrıştırma Tesisi (Armada-3) yüzde 100 tamamlanma oranıyla hazır hale getirildi. Tesis tamamen bittiğinde günlük 4 bin 800 ton bakliyat işleme ve 181 bin 500 ton depolama kapasitesi sunacak. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda öz tüketimini karşılamaya yönelik GES yatırımlarına da devam eden şirket; Şanlıurfa Harran’daki santrali aktif olarak işletirken, Viranşehir’deki 19 MW’lık GES projesinin ÇED onaylarını tamamlayarak kurulumunu bitirmiştir. Kazakistan Yatırımı ile Küresel Tedarik Zincirinde Yeni Hamle Uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda hammadde tedarik gücünü artırmayı ve Orta Asya pazarlarında derinleşmeyi hedefleyen Armada Gıda, Temmuz 2026 itibarıyla Kazakistan’da iki yeni şirket kuruluşunu tamamladı: MERGEN KAZAKHSTAN LTD, yüzde 100 Armada Gıda sermayesiyle doğrudan bağlı ortaklık olarak kuruldu. AGROST LTD ise yüzde 50 Armada Gıda ortaklığıyla stratejik iş birliği modeli çerçevesinde faaliyete geçirildi. Bu hamle ile şirket, bölgedeki tarımsal hammadde potansiyelini doğrudan kaynağında işleyerek küresel pazarlara sunma gücünü perçinlemeyi amaçlıyor. Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez: “Katma değerli üretim, yatırımlar ve küresel açılımla büyümemizi sürdürüyoruz” İlk yarıyıl finansal sonuçlarını değerlendiren Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, büyüme, küresel yatırımlar ve yurtdışına açılma hedeflerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “2026 yılının ilk 6 ayında satışlarımızı yüzde 49, FAVÖK’ü yüzde 96 artırırken ihracatın ciromuzdaki payını yüzde 65 seviyesinde koruduk. Elde ettiğimiz yüzde 395’lik net kâr artışı ve 1,44 milyar TL’lik FAVÖK, Armada Gıda’nın üretim gücünün, uluslararası erişiminin ve operasyonel verimliliğinin ulaştığı seviyenin en net göstergeleridir. Önümüzdeki dönemde güçlü büyümemizi nakit üretimiyle desteklemeye, devam eden katma değerli yatırımlarımızı tamamlamaya ve yeni yatırımlarla üretim gücümüzü ileri taşımaya devam edeceğiz. Armada Gıda’nın küresel üretim ve tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirme hedefimiz doğrultusunda hızla ilerliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Home Comfort Group, Rehau Yerden Isıtma Sistemleri’nin Türkiye’deki Tek Yetkili Distribütörü Oldu Haber

Bosch Home Comfort Group, Rehau Yerden Isıtma Sistemleri’nin Türkiye’deki Tek Yetkili Distribütörü Oldu

Dünya çapında iklimlendirme sektörünün öncü firmalarından Bosch Home Comfort Group, yerden ısıtma sistemleri şirketi REHAU Yerden Isıtma Sistemleri ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Ağustos ayı içinde başlayacak ortaklık kapsamında küresel bir şirket olan REHAU Yerden Isıtma Sistemleri'nin yüksek kaliteli yerden ısıtma sistemlerinin Türkiye'deki tek yetkili distribütörlüğü Bosch Home Comfort Group tarafından yürütülecek. İş birliğinin sektöre ve kullanıcılara sunduğu avantajlara değinen Bosch Home Comfort Group Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Satış Genel Müdürü Kıvanç Arman, süreçle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: "Müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına en hızlı ve en doğru şekilde yanıt verebilmek için HVAC (Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme) çözüm portföyümüzü sürekli genişletiyoruz. REHAU Yerden Isıtma Sistemleri ile imzaladığımız bu stratejik iş birliği sayesinde, konutlardan ticari yapılara kadar tüm uygulama alanlarında 'tek çatı altında bütüncül ve entegre sistem çözümleri' sunma iddiamızı pekiştiriyoruz. Müşterilerimiz artık üstün mühendislik standartlarına sahip yerden ısıtma sistemlerine, iklimlendirme ihtiyaçlarının tamamını karşılayan tek bir güvenilir iş ortağı üzerinden, yüksek kalite standartlarında ulaşabilecekler." Tek çatı altında bütüncül ve entegre sistem çözümleri Sürdürülebilir ve yüksek verimli iklimlendirme çözümlerini genişletmeyi hedefleyen Bosch Home Comfort Group, REHAU Yerden Isıtma Sistemleri ile gerçekleştirdiği bu stratejik ortaklıkla HVAC (Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme) ürün portföyünü daha da güçlendiriyor. Yapılan anlaşma doğrultusunda şirket konutlardan ticari yapılara kadar farklı uygulama alanlarında müşterilerine tek çatı altında daha kapsamlı, entegre ve bütüncül sistem çözümleri sunmaya hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Isuzu ile Petrol Ofisi’nden Ağır Ticari Araçlar İçin Güçlü İş Birliği Haber

Anadolu Isuzu ile Petrol Ofisi’nden Ağır Ticari Araçlar İçin Güçlü İş Birliği

Türkiye'nin önde gelen ticari araç üreticilerinden Anadolu Isuzu ile madeni yağ sektörünün lider markalarından Petrol Ofisi Grubu arasındaki stratejik iş birliği üçüncü yılına girdi. Anadolu Isuzu'nun üretim kalitesi ile Petrol Ofisi'nin madeni yağ teknolojilerindeki uzmanlığını bir araya getiren iş birliği kapsamında, Anadolu Isuzu araçlarının ilk dolum ve satış sonrası bakım süreçlerinde Petrol Ofisi'nin yüksek performanslı madeni yağ markası Maximus kullanılıyor. Üçüncü yılında da başarıyla sürdürülen stratejik ortaklıkla ticari araç kullanıcılarına, araç performansını destekleyen, motoru koruyan ve uzun ömürlü kullanım sağlayan çözümlerden faydalanma imkânı sunuluyor. Ticari araç müşterilerine uzun vadeli değer sunmak hedefleniyor Anlaşma, Petrol Ofisi’nin 2029 yılına kadar, Anadolu Isuzu araçları için ticari araç motor yağı markası Maximus ile birlikte şanzıman yağları ve antifriz temin etmesini kapsıyor. Ayrıca ağır ticari araçlar için satış sonrası hizmetler kapsamında Isuzu servislerinde Petrol Ofisi’nin madeni yağ ürünleri kullanılıyor. İki markanın kalite anlayışını, teknik bilgi birikimini ve mühendislik yetkinliğini bir araya getiren iş birliği ile ticari araç müşterilerine uzun vadeli değer sunmak hedefleniyor. Araçların ilk günkü performansını korumaya yönelik bu yaklaşım, işletmelerin operasyonel verimliliğini desteklerken bakım süreçlerini güvenilir çözümlerle destekliyor. Anadolu Isuzu Hakkında Kamyon, hafif kamyon, midibüs ve otobüs kategorilerinde Türkiye’nin önde gelen üreticilerinden Anadolu Isuzu, geniş ürün portföyü, yüksek katma değerli satış sonrası hizmetleri ile yaygın bayi ve teknik servis ağıyla müşterilerine kapsamlı çözümler sunmaktadır. Kocaeli Çayırova’daki üretim tesisinde faaliyet gösteren Anadolu Isuzu, Avrupa başta olmak üzere 45’ten fazla ülkeye ihracat yapmaktadır. Şirket, 2025 yılında Özbekistan merkezli ticari araç üreticisi SamAuto’nun çoğunluk hissesini devralarak ilk yurt dışı üretim yatırımını gerçekleştirmiştir. Anadolu Isuzu hisseleri, 1997 yılından bu yana BIST’te "ASUZU" işlem koduyla işlem görmektedir. Petrol Ofisi Grubu Hakkında Petrol Ofisi Grubu, ülke geneli ve yakın coğrafyaya hava, deniz ve kara araçlarında ihtiyaç duyulan tüm yakıt çeşitlerini sağlayabilen tek grup olarak Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında yer alıyor. 1941’den bu yana faaliyet gösteren, akaryakıt, madeni yağlar ve kimyasallar pazarının geleneksel lideri olan Petrol Ofisi Grubu, günümüzde on binlerce kişiye istihdam sağlayan, Türk mühendisliğini gururla ihraç eden dev bir enerji altyapı grubu konumunda. Attığı her adımda ülke ekonomisine sürdürülebilir değer sağlamaya odaklanan Grup, Türkiye’nin en geniş akaryakıt istasyon ağı, 9 akaryakıt terminali, 18 havaalanı ikmal ünitesi, 1 LPG terminali, 162 bin metrekareye kurulu madeni yağ üretim tesisi, yılda çeyrek milyon uçağa yakıt ikmali, 1,5 milyon metreküplük yakıt depolama kapasitesi ile sektöre liderlik ediyor; 4 kıtada 33 ülkeye madeni yağ ihracatı gerçekleştiriyor. Teknoloji odaklı yenilikçi ekosistem girişimleriyle finansal teknoloji, elektrik tedariki, yenilenebilir enerji, e-oyun ve tüketici finansmanı gibi alanlarda fark yaratan oluşumlara imza atan Petrol Ofisi Grubu özellikle spor ve girişimcilik alanlarındaki çalışmalarıyla toplumsal katılımcılığa ve kapsayıcılığa odaklanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEO Teknoloji, Hitachi Energy ile Enerji Şebekelerinin Dijital Geleceğini Şekillendiriyor Haber

YEO Teknoloji, Hitachi Energy ile Enerji Şebekelerinin Dijital Geleceğini Şekillendiriyor

YEO Teknoloji, enerji sektörünün dijital dönüşümüne liderlik etme hedefi ve enerji altyapı platformu vizyonu doğrultusunda, dünyanın önde gelen enerji teknolojileri şirketlerinden Hitachi Energy ile Şebeke Yönetimi İş Ortaklığı Anlaşması imzaladığını duyurdu. Bu stratejik iş birliği kapsamında iki şirket, enerji altyapılarının daha akıllı, güvenli, esnek ve verimli şekilde yönetilmesini sağlayacak ileri teknoloji tabanlı çözümler geliştirmek üzere güçlerini birleştiriyor. Anlaşma çerçevesinde; modern enerji sistemlerinin temel yapı taşları arasında yer alan Enerji Yönetim Sistemleri (EMS), Gelişmiş Dağıtım Yönetim Sistemleri (ADMS) ve Denetleyici Kontrol ve Veri Toplama Sistemleri (SCADA) alanlarına odaklanılacak. Böylece enerji şebekelerinin daha etkin yönetilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve veri odaklı karar alma süreçlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. YEO Teknoloji’nin enerji altyapı platformu yaklaşımı kapsamında sahip olduğu mühendislik, sistem entegrasyonu, yazılım geliştirme ve proje yönetimi yetkinlikleri; Hitachi Energy’nin küresel ölçekteki teknoloji deneyimi ve yenilikçi çözümleriyle birleşerek enerji sektöründe yüksek katma değerli projelerin hayata geçirilmesine katkı sağlayacak. İş birliğinin; enerji sektöründe dijitalleşme, şebeke modernizasyonu, enerji güvenliği ve sürdürülebilir enerji dönüşümü alanlarında yeni fırsatlar yaratması bekleniyor. Geliştirilecek çözümler sayesinde enerji altyapılarının değişen ihtiyaçlara daha hızlı uyum sağlaması, şebeke esnekliğinin artırılması ve enerji kaynaklarının daha verimli kullanılması mümkün olacak. YEO Teknoloji'nin sosyal medya hesabından konuyla ilgili olarak şu iafedelere yer verildi: "YEO Teknoloji olarak, enerji altyapı platformu vizyonumuz ve enerji sektörünün dijital dönüşümüne liderlik etme hedefimiz doğrultusunda, Hitachi Energy ile gerçekleştirdiğimiz Şebeke Yönetimi İş Ortaklığı Anlaşması'nı duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliği kapsamında, enerji altyapılarının daha akıllı, güvenli, esnek ve verimli şekilde yönetilmesini sağlayacak ileri teknoloji tabanlı çözümler geliştirmek için güçlerimizi birleştiriyoruz. Bu stratejik iş birliği çerçevesinde; modern enerji sistemlerinin temel bileşenleri olan Enerji Yönetim Sistemleri (EMS), Gelişmiş Dağıtım Yönetim Sistemleri (ADMS) ve Denetleyici Kontrol ve Veri Toplama Sistemleri (SCADA) alanlarına odaklanarak, şebeke operasyonlarının daha etkin yönetilmesini, operasyonel verimliliğin artırılmasını ve veri odaklı karar alma süreçlerinin güçlendirilmesini hedefliyoruz. YEO’nun enerji altyapı platformu yaklaşımı kapsamında sahip olduğu mühendislik, sistem entegrasyonu, yazılım ve proje geliştirme yetkinlikleri ile Hitachi Energy’nin küresel teknoloji deneyimini bir araya getiren bu iş birliğinin; enerji sektöründe dijitalleşme, şebeke modernizasyonu ve sürdürülebilir enerji dönüşümü alanlarında yüksek katma değerli projelerin hayata geçirilmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Geleceğin enerji sistemlerini bugünden inşa ediyor, daha dijital, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir enerji ekosistemi için çalışıyoruz."

EY, ‘Future of Audit. Now.’ ile denetim hizmetlerinde teknoloji destekli yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyor Haber

EY, ‘Future of Audit. Now.’ ile denetim hizmetlerinde teknoloji destekli yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyor

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY; denetim süreçlerini teknoloji ve yapay zekâ ile destekleyen yeni küresel denetim dönüşüm programı “Future of Audit. Now.” ile denetimdeki çalışma yaklaşımını ileri bir aşamaya taşıyor. EY’ın küresel “All in” stratejisi kapsamında yürütülen bu program, yılda yaklaşık 1,4 trilyon muhasebe kaydını işleyen EY Canvas platformuna doğrudan entegre şekilde çalışıyor. Bu entegrasyon, 150’den fazla ülkede görev yapan 130.000’den fazla denetim profesyonelinin denetim çalışmalarını kapsayan iş akışlarını modernize ederek denetim kalitesini destekliyor, süreçleri sadeleştiriyor ve risk değerlendirmelerinin daha dinamik şekilde ele alınmasına katkı sağlıyor. Bu yaklaşım, EY’ın denetim kalitesi, teknoloji kapasitesi ve insan kaynağına yönelik uzun vadeli yatırımlarının bir parçasını oluşturuyor. Daha kapsamlı analiz ve daha güçlü güvence EY’ın bu yeni yaklaşımı, denetim süreçlerinde modern teknolojilerin kullanımını temel alırken; denetimin merkezinde yer alan bağımsızlık, mesleki şüphecilik ve profesyonel değerlendirme ilkelerinin korunmasını esas alıyor. Yapay zekâ, denetimin ilgili aşamalarında denetçilerin analiz ve sorgulama süreçlerini destekleyen bir unsur olarak konumlandırılıyor ve nihai denetim muhakemesinin her zaman insan profesyoneller tarafından yapılması temel ilke olarak korunuyor. EY’ın güncellenmiş metodolojisi ve sorumlu yapay zekâ ilkeleriyle uyumlu olarak yürütülen bu dönüşüm, denetim sürecinde daha geniş veri setleri üzerinden değerlendirme yapılmasına olanak tanıyarak denetimin güvence değerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Şirketlerin dönüşüm süreçlerine yapılandırılmış destek Şirketlerin yapay zekânın potansiyelini değerlendirmeye çalıştığı bir dönemde güncellenen EY denetim metodolojisi ve çerçeveleri, yapay zekâya ilişkin yönetişim ve güvence uygulamalarının gelişmekte olduğu bir ortamda denetim süreçlerine daha fazla yapı ve tutarlılık kazandırmayı hedefliyor. EY, sunduğu yapay zekâyı tanımlama, yönetme, risk değerlendirmesi ve kontrolleri kapsayan güvence odaklı hizmet seti ile şirketlerin yapay zekâya yönelik risklerini anlamalarına, mevcut yönetişim yapıları içinde değerlendirmelerine ve modernleşme süreçlerini ölçülebilir ve hesap verebilir şekilde ele almalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Microsoft ile gerçekleştirilen stratejik iş birliği ve kapsamlı test süreçleriyle desteklenen bu teknoloji yaklaşımı, aynı zamanda küresel ölçekte yürüttüğü eğitim programlarıyla denetim ve teknoloji risk ekiplerinin yapay zekâ yetkinliklerini güçlendirmeye devam ediyor. EY Europe Central Güvence Hizmetleri Bölüm Başkanı Damla Harman, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Teknolojnin gelişmesi, verinin hızla artması ve yapay zekâ kullanımının yaygınlaşması, şirketlerin iş yapış biçimlerini sürekli olarak gözden geçirmelerini gerektiriyor. EY olarak insan odaklı ve sorumlu yapay zekâ altyapılarına yatırım yapmayı sürdürüyoruz. Küresel dönüşüm sürecimizin bir parçası olarak hayata geçirdiğimiz Future of Audit. Now. programı ile denetimde teknolojiyi, insan uzmanlığını ve profesyonel muhakemeyi destekleyen bir araç olarak konumlandırıyoruz. Microsoft teknolojileriyle entegre çalışan bu yaklaşım, karmaşık denetim süreçlerini daha yapılandırılmış hale getirirken, denetçilerin sorgulama ve değerlendirme yetkinliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda hem denetim ekiplerimizin verimliliğini desteklemeyi hem de müşterilerimizin risk yönetimi ve karar alma süreçlerine daha tutarlı bir güvence perspektifi sunmayı hedefliyoruz. Yapay zekâyı, denetimde nihai sorumluluğun her zaman insan profesyonellerde olduğu bir çerçeve içinde; güven, şeffaflık ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen bir unsur olarak ele alıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.