Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stratejik Ortaklık

Kapsül Haber Ajansı - Stratejik Ortaklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Ortaklık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Roborock’tan Real Madrid ile Stratejik Ortaklık Haber

Roborock’tan Real Madrid ile Stratejik Ortaklık

Günlük yaşamda temizlik süreçlerini kolaylaştırmak üzere tasarlanan ev robotları alanında, küresel lider konumda bulunan Roborock, bugün futbol tarihinin en büyük kulüplerinden biri olarak kabul edilen Real Madrid Futbol Kulübü’nün Erkek ve Kadın A Takımları ile stratejik ve küresel bir ortaklığa imza attığını duyurdu. “The Greatest Meeting The Greatest” (Zirvedekiler Zirvede Buluşuyor) ana teması altında hayata geçirilen bu çok yıllı iş birliği, her iki markanın da yer alacağı ortak marka deneyimiyle CES (Consumer Electronics Show) 2026’da başlayacak. 6–9 Ocak tarihleri arasında Las Vegas’ta düzenlenecek fuarda; hem tüketiciler hem de iş ortakları, Roborock ve Real Madrid’in yenilikçi vizyonunu bir araya getiren özel sergi alanları aracılığıyla, etkileşim kurma imkânı bulacak.Bu anlaşma kapsamında Roborock, Real Madrid’in temizlik süpürgeleri kategorisindeki Resmi Küresel Partneri olarak konumlanacak. Madrid’de Roborock Başkanı Sayın Quan Gang ile Real Madrid Kurumsal İlişkiler Direktörü Emilio Butragueño arasında imzalanan bu anlaşma, her iki kurumun marka DNA’ları arasındaki güçlü uyuma dayanıyor. İnovasyonu ortak payda olarak benimseyen Roborock ve Real Madrid, tarih boyunca dikkat çekici başarılara imza atmış iki küresel marka olarak öne çıkıyor. 11 yıl önce kurulan Roborock, araştırma şirketi IDC tarafından 2024 yılında robot süpürge kategorisinde dünya genelinde en çok satan marka olarak gösterilirken, pazara sunduğu yenilikçi çözümlerle bu kategorinin performans standartlarını değiştirdi. Roborock, özellikle öncü Lazer Mesafe Sensörü (LDS) teknolojisi sayesinde robot süpürgelerin ev içinde akıllı ve verimli biçimde hareket etmesini sağlayarak dünya genelinde robot süpürge kullanımının yaygınlaşmasında önemli bir rol üstlendi. İnovasyona yatırımını aralıksız sürdüren Roborock, bugün temizlik sürecinde insan müdahalesini en aza indiren yapay zekâ destekli robotik çözümler geliştirmeye odaklanıyor. Markanın son yeniliklerinden biri olan Roborock Saros Z70, çorap ve kâğıt gibi küçük engelleri yerden kaldırmaya yardımcı olabilen, kullanıcı tarafından özelleştirilebilen yapay zekâ destekli robotik kolu ile dünyada ticari olarak satışa sunulan bu özelliğe sahip tek robot süpürge olma özelliğini taşıyor. Roborock Başkanı Quan Gang, iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Roborock olarak gerçek inovasyonun, insanların zamanını özgürleştirmek ve günlük yaşamı daha akıllı ve anlamlı hale getirmek için var olduğuna inanıyoruz. Akıllı temizlik alanında küresel bir lider olarak; mükemmeliyet, hassasiyet ve sürekli gelişim arayışını temsil eden Real Madrid ile ortaklık yapmaktan büyük gurur duyuyoruz. Hem Roborock hem de Real Madrid, milyonlarca kullanıcı ve taraftarın yön verdiği topluluklardan güç alıyor. Bu ortaklıkla ‘Real Smart Cleaning’ (Gerçek Akıllı Temizlik) vizyonumuzu dünya genelindeki tüketicilerle buluşturmayı; sahada ve evde, insanları, mükemmellik duygusuyla bir araya getiren deneyimler yaratmayı hedefliyoruz.” Real Madrid ise kazandığı kupalar ve yarattığı küresel etkiyle futbol tarihinin en başarılı kulüplerinden biri olarak öne çıkıyor. 15 UEFA Şampiyonlar Ligi, 36 La Liga ve 20 Copa del Rey şampiyonluğu bulunan kulüp başka hiçbir kulübün almadığı bir onurlandırma ile, FIFA tarafından da 20. yüzyılın en iyi futbol kulübü olarak seçililiyor. Real Madrid Kurumsal İlişkiler Direktörü Emilio Butragueño ise şu ifadeleri kullandı: “Üst düzey şirketlerle kurduğumuz ortaklıklar, kulüp olarak gelişimimizi destekliyor. Mükemmellik arayışı, liderlik ve sürekli ilerleme isteği gibi temel değerleri paylaşıyoruz. Bu iş birliğinin uzun soluklu ve son derece verimli bir ilişkinin başlangıcı olduğuna inanıyoruz.” Bu iş birliği kapsamında Roborock, Santiago Bernabéu Stadyumu’nda oynanan Real Madrid iç saha maçlarında güçlü bir marka görünürlüğü elde ederek yüz milyonlarca taraftara ulaşacak. Ortak kampanyalar, saha içi ve saha dışı hikâye anlatımlarıyla “Real Smart Cleaning”(Gerçek Akıllı Temizlik) kavramı futboldan ev yaşamına taşınacak. Ayrıca iki marka, Real Madrid Vakfı ile birlikte çalışarak, çocuklar ve aileler için daha temiz, daha güvenli ve destekleyici ortamlar yaratmaya yönelik projelere de imza atacak. Yapay zekânın günlük yaşamı dönüştürmeye devam ettiği bu dönemde Roborock, kullanıcıların daha özgür ve zahmetsiz bir yaşam sürebilmesi için akıllı robotlar ve ev otomasyonu alanındaki yatırımlarını sürdürmeye devam edecek.

Girişimcilikte Yeni Model: BiGG ve Venture Stüdyo Entegrasyonu Haber

Girişimcilikte Yeni Model: BiGG ve Venture Stüdyo Entegrasyonu

Hem yatırım sürecinin hem de şirketleşmenin aktif parçası olan üniversite, bu modelle fikrin laboratuvardan pazara uzanan yolculuğunu hızlandırıyor. Türkiye, teknoloji üreten ve kendi ayakları üzerinde duran bir ülke olma hedefi doğrultusunda girişimcilik ekosisteminde yeni bir döneme giriyor. TÜBİTAK tarafından yürütülen 1812 BiGG Yatırım Programı, 2026–2028 dönemi için açıkladığı yeni yapısıyla girişimcilere yalnızca hibe değil, doğrudan yatırım sunan bir modele geçiyor. Bu dönüşümün üniversite ayağında ise Yeditepe Üniversitesi, kurduğu Venture Stüdyo ile dikkat çekiyor. Yeni modelle birlikte devlet, erken aşama teknoloji girişimlerine yatırımcı olarak ortak olurken Yeditepe Üniversitesi de Venture Stüdyosu aracılığıyla girişimlerin fikirden ürüne, şirketleşmeden pazara kadar olan tüm süreçlerinde aktif rol üstleniyor. Stratejik Ortaklık, Güçlü Ekosistem Yeditepe Üniversitesi’nin önemli aktörleri arasında olduğu BiGG (Bireysel Genç Girişim) Yatırım Programı, İstanbul Kültür Üniversitesi TTO, Medipol TTO A.Ş. ve Ankara Medipol Üniversitesi iş birliğiyle yürütülüyor. Program kapsamında Yeditepe Üniversitesi; özellikle sağlık teknolojileri, yapay zekâ ve mühendislik alanlarında girişimci yetiştiren ve hızlandıran stratejik ortaklardan biri olarak konumlanıyor. Girişimcilere Doğrudan Uygulama Alanı Yeditepe Üniversitesi, BiGG Yatırım Programı’na yalnızca başvuru ve eğitim desteği sunmakla kalmıyor. Üniversite, Teknopark İstanbul bünyesinde hayata geçirdiği Venture Stüdyo ile girişimcilere doğrudan uygulama alanı sağlıyor. Venture Stüdyo; akademisyenler, öğrenciler ve girişimci adaylarıyla birlikte yeni startup’lar geliştirmeyi, geleneksel hızlandırma programlarının ötesine geçerek fikrin ürün-pazar uyumuna kadar birebir desteklenmesini hedefliyor. Böylece BiGG kapsamında yatırım almaya aday projeler, daha baştan güçlü bir altyapıyla şekilleniyor. Yatırım dönemi başladı Yeni sistemle birlikte başarılı bulunan girişim fikirlerine 900 bin TL’ye kadar doğrudan yatırım yapılıyor. Çevre, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı projelerde bu tutar 1,5 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor. Bu yatırım karşılığında TÜBİTAK, kurulan şirkete ortak oluyor. Girişimler böylece daha yolun başında hem finansal güç hem de güçlü bir kamu desteğiyle pazara çıkma avantajı elde ediyor. Üniversite altyapısı girişimcinin hizmetinde Yeditepe Üniversitesi, bu programda klasik bir “danışman” rolünün ötesine geçiyor. Girişimciler üniversitenin: • Gelişmiş mühendislik ve ARGE laboratuvarları, • Uluslararası araştırma merkezleri ve hastane altyapıları ile işbirliği, • Yapay zeka ve mühendislik ARGE çalışmalarına dahil olabilme, • TTO işbirlikleri ile geniş bir network ulaşım ve mentorluk/danışmanlık gibi olanaklarından yararlanabiliyor. Özellikle sağlık teknolojileri, biyoteknoloji ve yapay zekâ alanlarında geliştirilen projeler, kâğıt üzerinde kalmadan test ediliyor, geliştiriliyor ve ürüne dönüştürülüyor. Girişimci Olmak İsteyenler için Net Yol Haritası BiGG Yatırım Programı’na başvurmak için şirket sahibi olma şartı aranmıyor. Üniversite öğrencileri, yeni mezunlar ile yüksek lisans ve doktora öğrencileri programa başvurabiliyor. Tek şart; fikrin teknoloji tabanlı olması ve daha önce benzer bir kamu desteği almamış olması. Süreç şu adımlarla ilerliyor: Girişimci, Yeditepe Üniversitesi gibi uygulayıcı kuruluşa başvuruyorEğitim ve hızlandırma sürecine katılıyorProje/iş planı TÜBİTAK’a sunuluyorBaşarılı projeler “Mükemmeliyet Mührü” alıyorŞirket kuruluyor ve yatırım süreci başlıyor Eğitim, Mentorluk ve Ofis Desteği Tek Çatı Altında Programa kabul edilen girişimcilere; ücretsiz ofis alanı, laboratuvar ve teknik altyapı, şirket kuruluşu ve fikri haklar danışmanlığı, pazar analizi, iş planı eğitimi ve birebir mentorluk desteği sunuluyor. Amaç, yalnızca fikir üretmek değil; sürdürülebilir ve ölçeklenebilir şirketler kurmak. Konuya ilişkin bilgi veren Yeditepe Üniversitesi Araştırma Geliştirme ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, şunları söyledi: “BiGG Yatırım Programı ile Venture Stüdyo modelinin birleşmesi sayesinde; gençler iş arayan değil iş kuran bireylere dönüşürken Türkiye’nin sağlık ve teknoloji alanındaki dışa bağımlılığının azalması ve küresel pazarlara açılabilecek girişimlerin doğması hedefleniyor. Yeditepe Üniversitesi, sahip olduğu bilimsel altyapı ve Venture Stüdyo modeliyle bilgiyi laboratuvarda bırakmayıp yatırıma ve ürüne dönüştürme iddiasını bu programla sahaya taşıyor. Bu iş birliğinden doğacak girişimlerin, Türkiye’de olduğu kadar uluslararası arenada da adından söz ettirmesini bekliyoruz.”

Renault Group ve Ford'dan Stratejik Ortaklık Haber

Renault Group ve Ford'dan Stratejik Ortaklık

Ayrıca şirketler, Avrupa'da ticari araç segmentindeki iş birliği fırsatlarını araştırarak, Renault ve Ford markalı seçilmiş hafif ticari araçları ortaklaşa geliştirecek ve üretecek. Bu ortaklık, iki grubun Avrupa’daki uzmanlığını ve endüstriyel ölçeğini bir araya getirerek her iki tarafın rekabet gücünü artıracak. Renault Group ile Ford, Avrupa otomotiv pazarında hızla ivme kazanan elektrikli mobilite alanında güçlerini birleştiren stratejik bir iş birliğine gitti. Bu ortaklık, Ford’un elektrikli araçlarını Avrupalı müşterilere daha geniş ölçekte sunmasını sağlayacak ve her iki şirketin bölgede artan rekabet ortamındaki konumunu önemli ölçüde güçlendirecek. İş birliğinin temel odağında, Ford markası altında geliştirilecek iki yeni elektrikli araç projesi yer alıyor. Bu modeller, Renault Group’un elektrikli araç alanındaki güçlü varlıklarından ve rekabet avantajından yararlanarak Ampere platformunu temel alacak. Üretim ise Renault Group tarafından Kuzey Fransa’da gerçekleştirilecek. Böylece Ampere’nin ElectriCity tesisinin “son teknoloji” üretim kapasitesi ve uzmanlığı somut bir şekilde ortaya konulacak ve bu iş birliği Avrupa’nın elektrikli mobilite dönüşümünde stratejik bir adım olarak öne çıkacak. Ford tarafından tasarlanan ve Renault Group ile ortak geliştirme sürecine alınan iki yeni elektrikli model, markanın kendine özgü sürüş dinamiklerini, otantik Ford DNA’sını ve sezgisel kullanıcı deneyimlerini bir araya getirecek. Bu iki otomobil, Ford’un Avrupa pazarında başlattığı kapsamlı yeni ürün atağının ilk adımı olacak. Söz konusu modellerden ilki, 2028 yılının başlarında showroomlarda yerini alarak tüketicilerle buluşacak. Renault Group ve Ford, elektrikli araç iş birliğinin ötesinde, Avrupa’daki hafif ticari araç segmentinde de potansiyel bir ortaklığa zemin hazırlayan bir Niyet Mektubu (LOI) imzaladı. Bu LOI doğrultusunda taraflar, Renault ve Ford markalı seçilmiş hafif ticari araçların (LCV) ortak geliştirilmesi ve üretilmesi konusunda birlikte çalışma fırsatlarını değerlendirecek. Böylece iki şirket hem binek hem ticari araç tarafında Avrupa’daki gelecek mobilite ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı bir iş birliği perspektifi oluşturmuş olacak. İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Renault Group CEO’su François Provost, şu ifadeleri kullandı: “İkonik bir otomobil üreticisi olan Ford ile yeni bir stratejik ortaklık başlatmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu iş birliği, Avrupa’daki ortaklık deneyimimizin ve rekabet gücümüzün ulaştığı seviyeyi açıkça ortaya koyuyor. Uzun vadede Ford ile güçlerimizi birleştirmek, hızla dönüşen Avrupa otomotiv pazarında bizi daha yenilikçi, daha çevik ve değişime daha duyarlı bir konuma taşıyacak.” Ford Motor Company Başkanı ve CEO’su Jim Farley ise ortaklığa ilişkin değerlendirmesinde şu cümlelere yer verdi: “Renault Group ile kurduğumuz stratejik iş birliği, Ford açısından kritik bir adım niteliği taşıyor ve Avrupa’da yüksek verimli, geleceğe uyumlu bir iş modeli oluşturma stratejimizi destekliyor. Renault Group’un endüstriyel ölçeğini ve elektrikli araç yetkinliklerini Ford’un ikonik tasarımı ve sürüş dinamikleriyle bir araya getirerek, eğlenceli, yetenekli ve ruhunda Ford’a özgü karakter barındıran araçlar geliştireceğiz.” Elektrikli ve hafif ticari araçlarda Renault–Ford iş birliği Avrupa pazarını yeniden şekillendirecek Şirketler, Renault Group'un Ampere platformunun kanıtlanmış yeteneklerinden ve rekabet gücünden, elektrikli araç üretim ekosisteminden ve Kuzey Fransa'daki (ElectriCity) endüstriyel kapasitelerinden yararlanarak iki yeni Ford markalı elektrikli binek aracı üretecek. Renault Grubu ve Ford, Avrupa'nın inovasyon, tasarım, yazılım ve hizmet sunumu alanlarında önde gelen oyuncuları olarak uzmanlıklarını birleştirerek, sektörün karşılaştığı zorlukları aşmayı ve hem perakende hem de ticari araç segmentlerindeki müşterilere daha iyi hizmet vermeyi hedefleyecek. Renault Group ve Ford'un stratejik ortaklığı, hafif ticari araç segmentindeki onlarca yıllık deneyimi, her iki şirketin endüstriyel ölçeğini ve kapsamlı tedarik tabanını bir araya getirerek, Avrupa pazarında inovasyon ve verimliliği artıracak önemli bir güç oluşturacak.

Novo Nordisk, Türkiye’deki Klinik Araştırma Yatırımlarına Devam Ediyor Haber

Novo Nordisk, Türkiye’deki Klinik Araştırma Yatırımlarına Devam Ediyor

Beş yıllık anlaşma, Ankara’daki kapasiteyi artırırken daha fazla hastanın yenilikçi tedavilere erken erişimini hedefliyor. Geçtiğimiz hafta Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile imzalanan iş birliği protokolünün ardından Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile imzalanan yeni protokol, Türkiye’nin uluslararası klinik araştırma haritasındaki yerini daha görünür kılmayı amaçlıyor. Novo Nordisk Türkiye, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi iş birliğiyle klinik çalışma kapasitesini artırmayı ve daha fazla hastanın yenilikçi tedavilere erişmesini sağlamayı amaçlıyor. Şirketin hasta odaklı yaklaşımı ve bilimsel liderlik vizyonu, Türkiye’nin klinik araştırmalar alanında bölgesel bir merkez haline gelmesine katkı sunmayı hedefliyor. Novo Nordisk, hastanenin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda diyabet, obezite, nadir hastalıklar ve kardiyovasküler hastalıklar gibi terapi alanlarında çeşitli eğitim programları düzenleyerek, klinik dünyasındaki uluslararası gelişmeleri aktararak, bilimsel etkinliklerde ortak çalışmaları destekleyerek araştırma süreçlerinin daha etkin, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapıya ulaşmasına katkı sunacak. 7 ülkedeki klinik araştırmalar Türkiye’den koordine ediliyor Novo Nordisk, Türkiye merkezli bölgesel klinik araştırma merkezinde Türkiye’nin yanında Cezayir, Fas, Lübnan, Mısır, Umman, Suudi Arabistan dahil olmak üzere toplam 7 ülkedeki klinik araştırmaları koordine ediyor. Bölgesel merkez yapısı, Türkiye’deki deneyimli ekiplerin, operasyonel altyapının ve uluslararası araştırmalara uyumlu çalışma düzeninin bir sonucu olarak faaliyet gösteriyor. Merkez, 2025 yılı itibarıyla yürütülen 34 aktif klinik araştırmada 1.200’ün üzerinde hastaya ulaşırken, bu çalışmaların 28’i doğrudan Türkiye’de gerçekleştirildi. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile son 5 yılda 8 klinik çalışma yürütülürken, yeni protokol kapsamında en az 5 yeni klinik çalışmanın 2026 yılında başlatılması planlanıyor. Novo Nordisk’in son 5 yılda Türkiye’de klinik araştırmalara yaptığı toplam yatırımın 1 milyar TL’yi aşması ve bu yatırımların her yıl katlanarak artırılmasının hedeflenmesi, Türkiye’nin bu alandaki stratejik yükselişini daha da pekiştiriyor. Uzun vadeli sürdürülebilir değer Novo Nordisk’in vakıf şirketi yapısından güç alan bu stratejik ortaklık, yalnızca klinik araştırma sayısını artırmakla kalmayıp, aynı zamanda sağlık profesyonellerinin bilgi birikimini zenginleştirmeyi, Türkiye’nin klinik araştırmalardaki rekabet gücünü artırmayı ve hasta yaşam kalitesine kalıcı katkı sağlamayı hedefliyor. Bu iş birliğiyle Novo Nordisk Türkiye, klinik araştırmalarda etik standartları, şeffaflığı ve hasta güvenliğini esas alan vizyonuyla, Türkiye’nin bilimsel potansiyelini küresel ölçekte görünür kılmayı amaçlıyor. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekim Prof. Dr.Levent Öztürk “Novo Nordisk Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, hem hastalarımız hem de klinik araştırma ekibimiz için büyük bir heyecan kaynağı. Bu protokol, hastalarımızın yenilikçi tedavilere daha erken erişmesini sağlarken, hekimlerimizin bilgi ve deneyimlerini paylaşmasına ve geliştirmesine olanak tanıyor. Bizler, klinik araştırmaların hastalar için açtığı yeni umut pencerelerini görmekten ve bu süreçte aktif rol almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Ülkemizde bilimi destekleyici nitelikte olan bu iş birliğinin uzun soluklu ve sürekli olmasını ve daha birçok ortak projeye ilham vermesini diliyoruz.” “Her araştırmada bir yaşamın dönüşümüne tanıklık ediyoruz” Bilimi, insanların yaşamına dokunan bir iyileşme gücüne dönüştürmek için çalıştıklarını vurgulayan Novo Nordisk Türkiye Genel Müdürü Bike Başaklar “Her klinik araştırmanın ardında, umutla bekleyen hasta, yakını, doktoru ve o umudu mümkün kılmak için çalışan bir ekip var. İşte biz bu ortak iyileşme hikâyesinin bir parçası olmaktan büyük bir sorumluluk ve gurur duyuyoruz. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile imzaladığımız bu yeni stratejik iş birliğiyle, klinik çalışmaların sayısını artırırken her hastanın yenilikçi tedavilere daha erken ulaşmasını hedefliyoruz. Amacımız, endüstri ve hastane iş birliğiyle klinik çalışma süreçlerini optimize ederek, küresel ölçekte daha fazla araştırmaya katılmak ve bölgede lider konuma gelmek. Bu sayede, henüz Türkiye’de piyasada olmayan ilaçları uygun hastalarla daha erken buluşturmayıı amaçlıyoruz. Bu adım, Türkiye’nin sağlık alanındaki bilimsel gücünü daha görünür kılacak ve uluslararası düzeyde örnek teşkil edecek bir inisiyatif. Bizim için bu iş birliği, hastalar için de yeni bir umut kapısı anlamına geliyor. Çünkü biz, her araştırmada bir yaşamın dönüşümüne tanıklık ediyoruz. Novo Nordisk’in bir vakıf şirketi olması, hasta odaklı yaklaşımımız ve yüz yılı aşkın bilimsel birikimimiz sayesinde kısa vadeli hedefler yerine sürdürülebilir, uzun vadeli değer yaratmaya odaklanıyoruz. Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısı bilim insanlarının potansiyeliyle birleştiğinde, bu iş birliğinin bölgesel düzeyde ilham verici bir başarı hikâyesine dönüşeceğine inanıyoruz.” dedi.

TİM ve DHL Express Türkiye, ihracat için stratejik iş birliği yaptı Haber

TİM ve DHL Express Türkiye, ihracat için stratejik iş birliği yaptı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile DHL Express Türkiye, ihraç ürünlerinin Avrupa, Amerika, Asya Pasifik, Afrika ve Orta Doğu'da bulunan 28 ülkeye sevkiyatının indirimli fiyatlarla gerçekleştirebilmesi için iş birliği protokolü imzaladı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe ile DHL Express Türkiye CEO'su Volkan Demiroğlu tarafından imzalanan ve Türkiye'den Orta Doğu, Afrika, Asya Pasifik, Avrupa ve Amerika kıtasından seçili 28 adet ülkeye ihracat rotalarını ve Amerika Kıtasından seçili 12 adet ülkeden Türkiye'ye ithalat rotalarını kapsayan anlaşma, DHL Express Türkiye tarafından TİM üyelerine uygulanacak indirimlerin yanı sıra özel oluşturulan danışma hattı aracılığıyla ilgilenilen hedef pazarlar ve ülkeler, lojistik, gümrük gibi konularda bilgi desteği verilmesini de içeriyor. Mustafa Gültepe imza töreninde yaptığı konuşmada ihracat ve lojistiğin birbirini tamamlayan ayrılmaz bir bütün olduğunun altını çizdi. Üretmek ve pazar bulmak kadar ürünün alıcıya hızlı, güvenli, uygun maliyetle ve çevreye en az zarar verecek şekilde ulaştırılmasının da büyük önem taşıdığını vurgulayan Gültepe, şöyle devam etti: "Tonaj olarak baktığımızda 2014'te 99 milyon ton olan ihracatımızın, 2024'te 153 milyon tona çıktığını görüyoruz. Bu veri lojistik yükümüzün 11 yılda yüzde 54 artttığına işaret ediyor. TİM olarak Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına Türkiye'yi en çok ihracat yapan ülkeler arasında ilk 10'a çıkarma vizyonu ve hedefi ile başladık. Yani lojistik yükümüzdeki artış aynı hızla devam edecek. Elbette yükün hızlı, güvenli ve uygun maliyetle taşınması da rekabetçiliğimiz açısından büyük önem taşıyor. Bu gerçekten hareketle lojistik sektörünün güçlü oyuncularıyla iş birlikleri yaparak firmalarımızın ihracat süreçlerini kolaylaştırmaya çalışıyoruz. DHL Express Türkiye ile de çok anlamlı bir iş birliğini başlatmış bulunuyoruz. İmzaladığımız protokol kapsamında firmalarımız ABD, Kanada, Meksika, Hollanda, Belçika, Danimarka, Çin, Hindistan ve Endonezya'nın da aralarında bulunduğu 28 ülkeye ihraç ürünlerini 3 ay süreyle yüzde 61'e varan oranlarda indirimli olarak sevk edebilecekler. Bu süre uzatılabilecek. Bu anlamlı iş birliği için Volkan Demiroğlu'nun şahsında tüm DHL ailesine teşekkür ediyorum. VOLKAN DEMİROĞLU: "İhracatçılarımızın geniş bir coğrafyada büyüme potansiyeli taşıyan pazarlara açılmasını destekliyoruz" DHL Express Türkiye CEO'su Volkan Demiroğlu da konuşmasında sürdürülebilir ticaretin gelişimine katkı sağlamak üzere TİM ile çok önemli bir iş birliğine adım attıklarını belirtti. Demiroğlu, " TİM ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik ortaklık sayesinde, ihracatçılarımızın küresel pazarlara erişimini daha etkin ve sürdürülebilir hale getiriyoruz. Orta Doğu'dan Afrika'ya, Asya Pasifik'ten Avrupa ve Amerika'ya kadar geniş bir coğrafyada büyüme potansiyeli taşıyan pazarlara açılmasını destekliyoruz. Toplam 220 bölge ve ülkede faaliyet gösteren dünyanın en uluslararası şirketi olarak, güçlü alt yapımız, uluslararası lojistik ağımız ve dijital çözümlerimizle kaliteli lojistik hizmetlerimizle ihracatın ve ülke ekonomimizin gelişimine katkı sağlıyoruz. İhracatın büyümeye katkısını sürdürmesi için yoğun çaba sarfeden TİM ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği ile amacımız, iş dünyamızın küresel rekabette daha güçlü konumlanmasına destek olmak. TİM üyelerine sunduğumuz, özel fiyatlandırmalarla onların ihracat süreçlerinde hem maliyet avantajı hem de operasyonel verimlilik sağlıyoruz. DHL Express Türkiye olarak ihracatçımızın yanında olmaktan gurur duyuyor, birlikte daha büyük pazarlara ulaşacağımıza inanıyoruz. Bu güçlü işbirliğini hayata geçirmemize vesile olan TİM Başkanı Mustafa Gültepe başta olmak üzere tüm TİM ekibine şahsım ve kurumum adına teşekkür ediyorum" dedi. Protokol çerçevesinde DHL Express Türkiye'de yeni hesap açan ihracatçı firmalara standart fiyat listesi üzerinden yüzde 59'a varan indirimler uygulanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulutistan ve AtakDx'den, Şirketlere Dijital Kolaylık Sağlayacak İş Birliği Haber

Bulutistan ve AtakDx'den, Şirketlere Dijital Kolaylık Sağlayacak İş Birliği

Uçtan uca bulut çözümleri sunmak için yapılan stratejik ortaklık sayesinde, AtakDx'in entegratör olarak yaptığı danışmanlık, Bulutistan’ın güçlü altyapısı ve yönetilen hizmetleri ile birleşerek işletmelere güvenilir ve ölçeklenebilir çözümler sunacak. Bulut bilişim alanının öncü şirketlerinden Bulutistan, yenilikçi teknolojiler ve çözümlerle işletmelerin dijital güvenliğini sağlayan, bilgi teknolojileri yönetimini güçlendiren ve entegratör olarak danışmanlık veren AtakDx, iş birliği yaptı. İşletmelerin dijital dönüşümü hızlandırmak, altyapılarını güvenli ve esnek bir şekilde buluta taşıyarak maliyet avantajı ve verimlilik sağlamayı amaçlayan iş birliği sayesinde, müşteriler kesintisiz, yönetilen bulut hizmetlerine erişim sağlayabilecekler. 'Altyapımızı daha geniş kitlelere ulaştıracak bir iş birliği' Bulutistan Ticari Pazarlama ve İş Ortakları Geliştirme Direktörü Erden Altun, "AtakDx ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği, Bulutistan’ın güçlü bulut altyapısını daha geniş bir müşteri kitlesine ulaştırma yolunda önemli bir adım oldu. İşletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırırken, güvenilir ve ölçeklenebilir çözümlerle verimlilik ve maliyet avantajı sağlamayı hedefliyoruz. Çok kısa zamanda ilk projelerimizi başarıyla hayata geçirmiş olmamız, iş birliğimizin potansiyelini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde de birlikte daha fazla projeye imza atarak sektörün bulut dönüşümüne öncülük etmeyi sürdüreceğiz. Ekosistemimiz her gün büyümeye devam ediyor, bu gurur verici" ifadelerini kullandı. 'Müşterilerimiz için büyük faydalar sağlayacak' Atakdx Genel Müdürü Yusuf Kelpetin ise, "Müşterilerimizin dijital dönüşüm yolculuğunda, Bulutistan’ın güçlü altyapısı ve yönetilen hizmetleriyle güvenilir, ölçeklenebilir ve maliyet avantajı sağlayan çözümler sunuyoruz. Bu iş birliği sayesinde müşterilerimize yüksek performanslı, güvenli ve hızlı şekilde buluta geçiş imkânı sağlıyoruz. Ayrıca, operasyonel verimlilik yakalarken, IT maliyetlerini azaltma ve riskleri minimize etme fırsatı yarattık" diye konuştu.

Reeder, Çinli Ortaklarıyla Küresel İş Birliğine İmza Attı Haber

Reeder, Çinli Ortaklarıyla Küresel İş Birliğine İmza Attı

Reeder, Çin merkezli Leaderhub ve Haibao şirketleri ile yeni nesil elektrikli golf ve hafif hizmet araçlarının üretimi için stratejik ortaklık anlaşması imzaladı. Şirket, yıllık 35 bin adet üretim kapasitesiyle ABD pazarından gelen talebi karşılamanın yanı sıra Orta Doğu ve Avrupa gibi yeni pazarlara açılmayı hedefliyor. Türkiye’nin öncü teknoloji markası Reeder, Çin merkezli Leaderhub Technology ve Haibao Technologies ile yeni nesil elektrikli golf ve hafif hizmet araçlarının üretimi için stratejik ortaklık anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında Türkiye merkezli olarak kurulan ortak girişim NordeeC Mobility, Samsun’u küresel mobilite ekosisteminde önemli bir üretim ve ihracat üssü haline getirmeyi hedefliyor. Reeder, yeni nesil elektrikli golf ve hafif hizmet araçlarının Ar-Ge, tasarım, üretim ve global satış süreçlerini Türkiye’den yönetecek. İlk etapta ABD pazarıyla başlayacak ihracat stratejisinin, Orta Doğu ve Avrupa pazarlarına genişlemesi hedefleniyor. Yapılan anlaşma kapsamında, elektrikli golf aracının pilot üretimi Reeder’ın Samsun’da bulunan üretim üssünde bu yıl sonuna kadar yapılacak. 15 yılı aşkın teknoloji yolculukları boyunca “yerli üretim, yerinde üretim” felsefesiyle hareket ettiklerini vurgulayan Reeder CEO’su Uygar Saral şunları ifade etti: “Bugün geldiğimiz noktada hem Reeder için hem de bu topraklar için önemli bir adım atıyoruz. NordeeC Mobility ortak girişimi ile birlikte, Türkiye’yi yeni nesil elektrikli araç teknolojilerinin üretim merkezi haline getiriyoruz. Yıllık 35 bin adet üretim kapasitemizle dünyanın elektrikli aracını Samsun’da üreteceğiz. ABD pazarından gelen talebi karşılamanın yanı sıra Orta Doğu ve Avrupa gibi yeni pazarlara da açılacağız. Projenin tam ölçekli hayata geçmesiyle birlikte Samsun ve çevresinde nitelikli istihdam yaratılması, Türkiye’nin yüksek teknolojili ihracat kalemlerinin güçlenmesi ve yerli tedarik zinciri için yeni fırsatların oluşmasına da katkı sağlayacağız.” NordeeC Mobility çatısı altında üretilecek yeni nesil elektrikli araçlar; yüksek torklu elektrik motoru, gelişmiş multimedya ekranı, CarPlay ve Android Auto entegrasyonu, sessiz sürüş teknolojisi ve düşük işletme maliyeti gibi özellikleriyle dikkat çekiyor. Dört kişiye kadar yolcu kapasitesi ve geniş ve konforlu koltuklara da sahip model ABD pazarında kısa sürede güçlü talep gördü. Reeder’ın yeni teknoloji yatırımları, şirketin yerli üretim gücünü global vizyonla birleştiren yeni dönem stratejisinin temelini oluşturuyor. 2025 yılı itibarıyla yapay zekâ, mikro mobilite ve nöroteknoloji yatırımlarını hayata geçiren Reeder, Türkiye’nin teknolojide yükselen markalarından biri olarak gerçekleştirdiği stratejik ortaklıklarla global rekabet gücünü artırmayı sürdürüyor.

Samsung Teknolojileriyle Türkiye’nin 5G’ye Geçiş Sürecini Hızlandırıyor Haber

Samsung Teknolojileriyle Türkiye’nin 5G’ye Geçiş Sürecini Hızlandırıyor

Ürün portföyünün yüzde 90’ı 5G’li cihazlardan oluşan Samsung, akıllı telefonlardan tabletlere kadar tüm ürünlerinin 5G uyumlu modellerini de üreterek bu teknolojinin herkes için erişilebilir olması için desteğini sürdürüyor. Daha güvenli ve hızlı bağlantı imkânı sunan 5G teknolojisi için geri sayım başladı. 5G teknolojilerinde uzun zamandır pek çok önemli kurumla iş birliği yaparak dönüşüm sürecini hızlandıracak yeniliklere imza atan Samsung, yapay zekâ destekli ve 5G uyumlu mobil ürünleriyle de 5G’nin yaygınlaşması için çalışmalarını sürdürüyor. Bu yılın başında Turkcell ve Vodafone ile stratejik ortaklık yapan şirket, 5G teknolojisini herkes için erişilebilir kılmak için Türkiye’de üreteceği özel 5G’li cihazlarını da kullanıcılarla buluşturuyor. Ayrıca, 5G teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik ortak test çalışmalarını da Türkiye’deki Ar-Ge ekibiyle birlikte yürüten Samsung, yapay zekâ ve otomasyon yetenekleriyle de hem Avrupa’da hem de Türkiye’de mobil sektörün gelişmesine katkı sunuyor. Mobilde 5G ve yapay zekâ gibi son teknolojilere talep arttı Samsung’un yüzde 90 satış oranıyla Türkiye’de en çok 5G’li cihaz satan şirket olduğunu söyleyen Samsung Electronics Türkiye Mobil İş Biriminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Murat Azdemir, “Samsung Türkiye olarak akıllı telefon pazarında önemli bir hacim kaplıyoruz. 5G ve yapay zekâ gibi son teknolojilerin farklı segmentlerde yaygınlaşması mobil telefon pazarını daha rekabetçi ve dinamik hale getirirken, tüketici talebini de olumlu yönde etkiliyor. Tüketiciler akıllı telefon tercihlerinde fiyat- performans dengesini önceliklendirse de yenilikçi özellikleri olan, 5G uyumlu, yapay zekâ gibi teknolojilerle donatılmış, onlara günün her anı her yerde eşlik edebilecek cihazları talep ediyorlar” dedi. Dünya çapında 5G çözümlerinin ilerlemesine katkı sunuyor Samsung, tüm dünyada yonga setleri, telsiz teknolojiler ve ağ çekirdekleri de dahil olmak üzere uçtan uca 5G çözümlerinin başarıyla sunulmasına öncülük ediyor. Süregelen araştırma ve geliştirme çalışmaları sayesinde Samsung, vRAN 3.0’danOpen RAN’a, çekirdekten özel ağ çözümlerine ve yapay zekâ destekli otomasyon araçlarına kadar pazar lideri ürün portföyüyle 5G ağ teknolojilerini geliştirmek için sektöre yön veriyor. Bugün birçok mobil operatör, Samsung’un ağ çözümleriyle, dünya çapındaki yüz milyonlarca kullanıcısına bağlantı sunuyor. UScellular da Orta Atlantik bölgesindeki 5G ağ yeteneklerini Samsung'un 5G çözümleriyle geliştiriyor. Samsung'un mmWave teknolojisiyle operatör, ultra yüksek hızları ve düşük gecikme sürelerini destekleyen 28GHz ve 39GHz geniş bantlarına erişebiliyor. Samsung'un gelişmiş çözümlerinden yararlanan UScellular, 5G performansını çoklu gigabit hızlarıyla anında artırabiliyor. Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde Open Ran’ı uygulamayı hedefleyen Vodafone da ana iş ortağı olarak Samsung’u tercih etti. Samsung, teknolojileriyle endüstriyel alanda da yol açmaya ve ilham vermeye devam ediyor. Hyundai geçtiğimiz aylarda endüstrinin ilk uçtan uca Reduced Capability (RedCap) denemesini Samsung’un geliştirdiği özel bir 5G ağı üzerinde gerçekleştirdi. Samsung’un gelişmiş özel 5G çözümleri, 5G IoT cihazlarının batarya ömrünü ve enerji verimliliğini artırarak endüstriyel potansiyelini de kanıtladı.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.