Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stratejik Ortaklık

Kapsül Haber Ajansı - Stratejik Ortaklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Ortaklık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tiryaki Agro, Yudum Markasını Bünyesine Kattı Haber

Tiryaki Agro, Yudum Markasını Bünyesine Kattı

Küresel gıda tedarik zincirinin iki önemli oyuncusu olan Tiryaki Agro ile Savola Group, Türkiye’de ve bölgesinde daha dayanıklı, daha rekabetçi ve daha tüketici odaklı bir yapı oluşturacak stratejik bir ortaklığa imza attı. Anlaşma kapsamında, Tiryaki Agro’nun iştiraki olan Tiryaki Anadolu, başta Yudum olmak üzere önde gelen bitkisel yağ markalarını bünyesinde barındıran Savola Foods Türkiye’nin %100’ünü satın aldı. Bu işlem kapsamında Savola Group’un iştiraki olan Afia International Company ise Tiryaki Anadolu’nun konsolide iş yapısında %15 oranında pay sahibi oldu. Bu ortaklık, her iki kuruluşun uzun vadeli stratejilerinde önemli bir adımı temsil ediyor: Tiryaki Agro açısından, küresel tedarik zinciri liderliğinin yanı sıra tohumdan sofraya değer zincirini yöneten, perakendede de güçlenen tüketici odaklı ve çeşitlendirilmiş bir oyuncuya dönüşüm sürecini hızlandırırken; Türkiye’deki yatırımlarını büyütmeye ve güçlendirmeye devam ediyor.Savola Group açısından ise, operasyonel sinerjiler yaratan ve güçlü markalarının entegre bir yapı altında gelişimini sürdüren bir modelle Türkiye’ye olan uzun soluklu bağlılığını pekiştiriyor. Kuruluşunun 60’ıncı yılını kutlayan Tiryaki Agro, bu adımıyla perakende bitkisel yağlar sektöründe önemli bir hamle gerçekleştirdi. Yudum markalı ayçiçeği yağlarının yanı sıra zeytinyağı segmentinin önde gelen markalarından Yudum Egemden zeytinyağları Tiryaki Anadolu’nun ürün portföyüne dâhil oldu. Portföy; ihracat pazarlarında güçlü konuma sahip Brillo ve Cielo markalı zeytinyağları ile Sırma markalı mısır ve ayçiçek yağları ile Sava ve Vala markalı fırıncılık ve endüstriyel yağlarla daha da genişletildi. Tiryaki Agro, entegre gıda değer zincirini köklü markalarla güçlendiriyor Tiryaki Agro CEO’su Süleyman Tiryakioğlu, anlaşmaya ilişkin olarak şunları söyledi: “Türkiye’den doğan global bir şirket olarak dünyanın her yerinde beslenme çözümleri sunma ve doğa ile uyumlu bir gıda geleceği kurma hedefimiz doğrultusunda, ülkemize yaptığımız yatırımları kararlılıkla sürdürüyoruz. Tiryaki Agro olarak 60 yıldır tarım ve gıda değer zincirinde büyürken, stratejik kararlarımızı uzun vadeli bir bakış açısıyla alıyoruz. Bu stratejik ortaklık, sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun önemli bir parçası. Türkiye’nin başta Yudum olmak üzere köklü ve tüketici nezdinde güçlü markalarını yeniden Türkiye merkezli bir grubun çatısı altında buluşturmak bizim için ayrı bir mutluluk kaynağı. Aynı zamanda dünyadaki diğer güçlü iş birliklerimizde olduğu gibi, Savola gibi güçlü bir grupla ortaklık yapmanın, Türkiye’nin yanı sıra bölge pazarlarında da yeni fırsatlar yaratacağını öngörüyoruz. Bu adımla hem Türkiye’deki varlığımızı güçlendiriyor hem de ülkemizin küresel rekabetçiliğine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Amacımız, köklü markaları global deneyimimizle bir araya getirerek tüketicilere daha geniş bir ürün yelpazesi sunmak.” Türkiye’de daha güçlü ve çeşitlendirilmiş bir yapı için stratejik bir adım Savola Group CEO’su Sameh Hassan ise şunları söyledi: “Bu adım, tedarik mükemmeliyeti, entegre değer zinciri ve Türkiye’nin en ikonik ve güvenilir markalarını bir araya getiren tamamlayıcı güçlü ortakları buluşturuyor. Yudum, Egemden ve Sırma başta olmak üzere markalarımız, onlarca yıldır Türk sofralarında ve tüketicilerin kalbinde yer aldı. Bugün bu miras daha güçlü, daha dayanıklı ve daha rekabetçi bir yapının temelini oluşturuyor. Tiryaki Agro ile kurulan bu ortaklık, Savola Group’un Türkiye’ye ve gıda sektörüne olan bağlılığının açık bir göstergesidir. Türkiye’nin dinamik iç pazarı, güçlü tarımsal altyapısı ve ihracat potansiyeli, sürdürülebilir değer yaratımı için son derece cazip bir zemin sunuyor. Tarımsal tedarikten markalı nihai ürünlere uzanan bu entegre yapı sayesinde, küresel rekabetçiliğin artırılması, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik odağında önemli fırsatlar yaratılacaktır.” İki güçlü yapının birleşmesi yeni fırsatların önünü açacak Tiryaki Anadolu CEO’su Tekin Mengüç ise “Tiryaki Anadolu olarak perakende sektöründe Hasata markamızla bakliyat ve pirinç kategorisinde istikrarlı büyüyen bir pazar payına sahibiz. Şimdi başta Yudum gibi Türkiye’nin sevilen bitkisel yağ markalarının perakende gücü ile Tiryaki Anadolu’nun güçlü tedarik zinciri altyapısını ve üretim deneyimini bir araya getiriyoruz. Bu iş birliği, üretim verimliliğini artırırken, tüketicilere daha geniş ve kaliteli bir ürün portföyü sunmamızı sağlayacak. Yerel üretimi destekleyerek hem iç pazarda hem de uluslararası alanda daha rekabetçi bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz” diyerek iş birliğinin stratejik önemini vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimciler, Dünyanın 60 Şehriyle Eş Zamanlı İstanbul’da da Buluşacak  Haber

Kadın Girişimciler, Dünyanın 60 Şehriyle Eş Zamanlı İstanbul’da da Buluşacak 

En az %50’si kadınlardan oluşan ekipler, 6–8 Mart’ta 54 saat içinde gerçek girişimler yaratmak için bir araya gelecekler. Garanti BBVA’nın Techstars Türkiye ana partnerliği kapsamında girişimcilik ekosistemine sunduğu destek ve olanaklar, küresel ölçekte yeni bir etkinlikle daha genişliyor. Dünyanın 60 şehrinde eş zamanlı olarak düzenlenecek Startup Weekend Women, İstanbul ayağıyla girişimcileri bir araya getirecek. Etkinlik, Garanti BBVA ana sponsorluğunda 6–8 Mart tarihleri arasında Salt Galata’da gerçekleşecek. Etkinliğe başvurmak isteyen girişimciler başvurularını http://startupweekendistanbul.com adresinden 28 Şubat tarihine kadar yapabilecekler. 54 saatte yeni girişim fikirleri geliştirilecek Dünya Kadınlar Günü’nü de kapsayan Startup Weekend Women, en az %50’si kadınlardan ve 18 yaş üstü kişilerden oluşan ekiplerin yalnızca 54 saat içinde gerçek girişim fikirleri geliştirdiği, test ettiği ve sahneye taşıdığı yoğun bir girişimcilik deneyimi sunuyor. Katılımcılar; iş modeli oluşturma, ürün geliştirme, mentorluk ve sunum hazırlığı gibi adımları kapsayan bu süreçte, alanında uzman mentorlar ve girişimcilik ekosisteminin önemli isimleriyle bir araya gelecek. Yarışmada, ekiplerde fikir sahibinin ve sunumu yapacak ekip üyesinin kadın girişimci olma kuralı da bulunuyor. Kadını güçlendirmeye yönelik iş fikirleri de kazanan girişimler belirlenirken önceliklendirilecek. Etkinlik sonrasında kadınların girişimleri jüri tarafından değerlendirilerek ödüllendirilecek. Ayrıca ödül alan fikirler Mayıs 2026’da gerçekleştirilecek Global Pitch Competition’da fikirlerini uluslararası bir jüriye sunma fırsatı da bulacak. Tüm kadın girişimcilere ve parlak fikir sahiplerine çağrı Garanti BBVA’nın yaklaşık 20 yıla yayılan girişimcilik ekosistemini destekleme yolculuğunda, kadın girişimcilerle başlayan güçlendirme ve cesaretlendirme yaklaşımı, teknoloji tabanlı girişimler ve küresel iş birlikleriyle büyümeye devam ediyor. Techstars ile kurulan stratejik ortaklık, Türkiye girişimcilik ekosistemini dünya ile buluşturan önemli bir köprü oluştururken; Startup Weekend Women da bu vizyonun, kapsayıcılık ve eşit fırsat odağındaki güçlü bir yansıması olarak öne çıkıyor. Startup Weekend İstanbul Women, girişimcilik potansiyelini ortaya çıkaran ve küresel ölçekte ses getiren bir deneyimin parçası olmak isteyen tüm girişimcileri ve parlak fikir sahiplerini bekliyor.

Turizmde Yeni Bir Güç Birliği ve Ortaklık Modeli Haber

Turizmde Yeni Bir Güç Birliği ve Ortaklık Modeli

İki şirket birlikte büyüme yönündeki kararlılıklarının yanı sıra, Türkiye’nin küresel pazardaki rekabet gücünü arttırmayı da hedefliyor. Yeni ortaklık yapısı kapsamında Anadolu’dan yurtdışına uçuş ağı genişletilecek, hedef 1 yılda 200 bin koltuk Türkiye turizm sektöründe uzun süredir konuşulan büyük ölçekli markalaşma ve güç birliği modeli, Honest Holding’in hamlesiyle hayat buluyor. Honest Holding’ten yapılan açıklamada; şirketin Türkiye’nin yurtdışı tur organizasyonlarında lider firmalarından biri olan Wtatil’e ortak olduğu duyuruldu. Bu stratejik ortaklık; iki şirketin büyüme kararlılığı dışında Türk turizminin yurtdışı pazarlarındaki rekabet gücünü artırmayı hedefleyen yapısal bir dönüşüm hamlesi olarak da konumlanıyor. 1 yılda 200.000 koltukluk dev operasyon Honest Holding ve Wtatil ortaklığı kapsamında, 2026–2027 döneminde yaklaşık 200.000 koltuk kapasitesine ulaşan bir yurtdışı tur operasyonu hedefleniyor. Balkanlar, Avrupa, Mısır, Orta Doğu ve Uzak Doğu pazarlarını kapsayan bu yapı, Türkiye çıkışlı yurtdışı tur organizasyonlarında bugüne kadar görülmemiş ölçekte bir planlamayı temsil ediyor. Wtatil, halihazırda Türkiye’nin yurtdışı turlar alanında en yüksek hacimli operasyonunu yöneten firma olarak sektörde lider konumda bulunurken; Honest Holding’in finansal gücü, yatırım vizyonu ve entegre turizm altyapısı ile bu liderliğin daha üst bir lige taşınması hedefleniyor. Honest’ın dünya üzerindeki satış ağı ile Wtatil’in operasyon gücünün birleştiren ortaklık yapısı ile; Wtatil markasını global bir marka haline getirmek ve küresel pazarda büyütmek de hedefler arasında. Anadolu’dan yurtdışına direkt uçuş ağı genişliyor Ortaklıkla birlikte, yurtdışı turların yalnızca İstanbul merkezli bir yapıdan çıkarılması ve Anadolu’ya yayılan güçlü bir charter ağı oluşturulması planlanıyor. Direkt uçuş planlanan şehirler arasında İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Diyarbakır, Trabzon, Samsun, Konya, Kayseri ve Elazığ yer alıyor. Bu strateji sayesinde hem Anadolu’daki yolcular için erişilebilirlik artacak hem de B2C çalışan acentelere daha fazla ürün, daha güçlü fiyatlama ve daha yüksek satış hacmi sunulacak. “Turizmde büyük markalar, büyük yapılarla yükselir” Honest Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Deveci, ortaklıkla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Turizmde markalaşma tek başına çok zor. Ancak doğru markalar, doğru çatı altında birleştiğinde gerçek değer ortaya çıkar. Wtatil, yurtdışı tur organizasyonlarında Türkiye’nin en büyük markası. Bu markayı Honest Holding çatısı altında daha da büyütmek, sektöre uzun vadeli bir vizyon kazandırmak istiyoruz.” Wtatil Kurucu Ortaklarından Cansu Varlık, güç birliğini "Honest Holding’in kurumsal gücü ve uluslararası vizyonu ile Wtatil’in sektörel uzmanlığının birleşmesi, hem Türkiye’de hem de global pazarlarda daha güçlü bir büyüme sürecinin kapısını aralıyor. Bu ortaklıkla birlikte ürün çeşitliliğimizi artırarak acentelerimize sunduğumuz değeri daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz. Wtatil için yeni bir büyüme dönemine giriyoruz” sözleriyle değerlendirdi. Wtatil Kurucu Ortaklarından Cihan Saray ise yeni ortaklık modeline dair şunları kaydetti: “Yıllar içinde oluşturduğumuz operasyonel güç ve pazar liderliği, Honest Holding’in yatırım gücü ve vizyonuyla birleşti. Bu ortaklık, yalnızca büyüme değil; sektörde yeni bir denge oluşturacak. Önümüzdeki dönemde bu yapının birçok firma için referans noktası olacağına inanıyoruz.”

Roborock’tan Real Madrid ile Stratejik Ortaklık Haber

Roborock’tan Real Madrid ile Stratejik Ortaklık

Günlük yaşamda temizlik süreçlerini kolaylaştırmak üzere tasarlanan ev robotları alanında, küresel lider konumda bulunan Roborock, bugün futbol tarihinin en büyük kulüplerinden biri olarak kabul edilen Real Madrid Futbol Kulübü’nün Erkek ve Kadın A Takımları ile stratejik ve küresel bir ortaklığa imza attığını duyurdu. “The Greatest Meeting The Greatest” (Zirvedekiler Zirvede Buluşuyor) ana teması altında hayata geçirilen bu çok yıllı iş birliği, her iki markanın da yer alacağı ortak marka deneyimiyle CES (Consumer Electronics Show) 2026’da başlayacak. 6–9 Ocak tarihleri arasında Las Vegas’ta düzenlenecek fuarda; hem tüketiciler hem de iş ortakları, Roborock ve Real Madrid’in yenilikçi vizyonunu bir araya getiren özel sergi alanları aracılığıyla, etkileşim kurma imkânı bulacak.Bu anlaşma kapsamında Roborock, Real Madrid’in temizlik süpürgeleri kategorisindeki Resmi Küresel Partneri olarak konumlanacak. Madrid’de Roborock Başkanı Sayın Quan Gang ile Real Madrid Kurumsal İlişkiler Direktörü Emilio Butragueño arasında imzalanan bu anlaşma, her iki kurumun marka DNA’ları arasındaki güçlü uyuma dayanıyor. İnovasyonu ortak payda olarak benimseyen Roborock ve Real Madrid, tarih boyunca dikkat çekici başarılara imza atmış iki küresel marka olarak öne çıkıyor. 11 yıl önce kurulan Roborock, araştırma şirketi IDC tarafından 2024 yılında robot süpürge kategorisinde dünya genelinde en çok satan marka olarak gösterilirken, pazara sunduğu yenilikçi çözümlerle bu kategorinin performans standartlarını değiştirdi. Roborock, özellikle öncü Lazer Mesafe Sensörü (LDS) teknolojisi sayesinde robot süpürgelerin ev içinde akıllı ve verimli biçimde hareket etmesini sağlayarak dünya genelinde robot süpürge kullanımının yaygınlaşmasında önemli bir rol üstlendi. İnovasyona yatırımını aralıksız sürdüren Roborock, bugün temizlik sürecinde insan müdahalesini en aza indiren yapay zekâ destekli robotik çözümler geliştirmeye odaklanıyor. Markanın son yeniliklerinden biri olan Roborock Saros Z70, çorap ve kâğıt gibi küçük engelleri yerden kaldırmaya yardımcı olabilen, kullanıcı tarafından özelleştirilebilen yapay zekâ destekli robotik kolu ile dünyada ticari olarak satışa sunulan bu özelliğe sahip tek robot süpürge olma özelliğini taşıyor. Roborock Başkanı Quan Gang, iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Roborock olarak gerçek inovasyonun, insanların zamanını özgürleştirmek ve günlük yaşamı daha akıllı ve anlamlı hale getirmek için var olduğuna inanıyoruz. Akıllı temizlik alanında küresel bir lider olarak; mükemmeliyet, hassasiyet ve sürekli gelişim arayışını temsil eden Real Madrid ile ortaklık yapmaktan büyük gurur duyuyoruz. Hem Roborock hem de Real Madrid, milyonlarca kullanıcı ve taraftarın yön verdiği topluluklardan güç alıyor. Bu ortaklıkla ‘Real Smart Cleaning’ (Gerçek Akıllı Temizlik) vizyonumuzu dünya genelindeki tüketicilerle buluşturmayı; sahada ve evde, insanları, mükemmellik duygusuyla bir araya getiren deneyimler yaratmayı hedefliyoruz.” Real Madrid ise kazandığı kupalar ve yarattığı küresel etkiyle futbol tarihinin en başarılı kulüplerinden biri olarak öne çıkıyor. 15 UEFA Şampiyonlar Ligi, 36 La Liga ve 20 Copa del Rey şampiyonluğu bulunan kulüp başka hiçbir kulübün almadığı bir onurlandırma ile, FIFA tarafından da 20. yüzyılın en iyi futbol kulübü olarak seçililiyor. Real Madrid Kurumsal İlişkiler Direktörü Emilio Butragueño ise şu ifadeleri kullandı: “Üst düzey şirketlerle kurduğumuz ortaklıklar, kulüp olarak gelişimimizi destekliyor. Mükemmellik arayışı, liderlik ve sürekli ilerleme isteği gibi temel değerleri paylaşıyoruz. Bu iş birliğinin uzun soluklu ve son derece verimli bir ilişkinin başlangıcı olduğuna inanıyoruz.” Bu iş birliği kapsamında Roborock, Santiago Bernabéu Stadyumu’nda oynanan Real Madrid iç saha maçlarında güçlü bir marka görünürlüğü elde ederek yüz milyonlarca taraftara ulaşacak. Ortak kampanyalar, saha içi ve saha dışı hikâye anlatımlarıyla “Real Smart Cleaning”(Gerçek Akıllı Temizlik) kavramı futboldan ev yaşamına taşınacak. Ayrıca iki marka, Real Madrid Vakfı ile birlikte çalışarak, çocuklar ve aileler için daha temiz, daha güvenli ve destekleyici ortamlar yaratmaya yönelik projelere de imza atacak. Yapay zekânın günlük yaşamı dönüştürmeye devam ettiği bu dönemde Roborock, kullanıcıların daha özgür ve zahmetsiz bir yaşam sürebilmesi için akıllı robotlar ve ev otomasyonu alanındaki yatırımlarını sürdürmeye devam edecek.

Girişimcilikte Yeni Model: BiGG ve Venture Stüdyo Entegrasyonu Haber

Girişimcilikte Yeni Model: BiGG ve Venture Stüdyo Entegrasyonu

Hem yatırım sürecinin hem de şirketleşmenin aktif parçası olan üniversite, bu modelle fikrin laboratuvardan pazara uzanan yolculuğunu hızlandırıyor. Türkiye, teknoloji üreten ve kendi ayakları üzerinde duran bir ülke olma hedefi doğrultusunda girişimcilik ekosisteminde yeni bir döneme giriyor. TÜBİTAK tarafından yürütülen 1812 BiGG Yatırım Programı, 2026–2028 dönemi için açıkladığı yeni yapısıyla girişimcilere yalnızca hibe değil, doğrudan yatırım sunan bir modele geçiyor. Bu dönüşümün üniversite ayağında ise Yeditepe Üniversitesi, kurduğu Venture Stüdyo ile dikkat çekiyor. Yeni modelle birlikte devlet, erken aşama teknoloji girişimlerine yatırımcı olarak ortak olurken Yeditepe Üniversitesi de Venture Stüdyosu aracılığıyla girişimlerin fikirden ürüne, şirketleşmeden pazara kadar olan tüm süreçlerinde aktif rol üstleniyor. Stratejik Ortaklık, Güçlü Ekosistem Yeditepe Üniversitesi’nin önemli aktörleri arasında olduğu BiGG (Bireysel Genç Girişim) Yatırım Programı, İstanbul Kültür Üniversitesi TTO, Medipol TTO A.Ş. ve Ankara Medipol Üniversitesi iş birliğiyle yürütülüyor. Program kapsamında Yeditepe Üniversitesi; özellikle sağlık teknolojileri, yapay zekâ ve mühendislik alanlarında girişimci yetiştiren ve hızlandıran stratejik ortaklardan biri olarak konumlanıyor. Girişimcilere Doğrudan Uygulama Alanı Yeditepe Üniversitesi, BiGG Yatırım Programı’na yalnızca başvuru ve eğitim desteği sunmakla kalmıyor. Üniversite, Teknopark İstanbul bünyesinde hayata geçirdiği Venture Stüdyo ile girişimcilere doğrudan uygulama alanı sağlıyor. Venture Stüdyo; akademisyenler, öğrenciler ve girişimci adaylarıyla birlikte yeni startup’lar geliştirmeyi, geleneksel hızlandırma programlarının ötesine geçerek fikrin ürün-pazar uyumuna kadar birebir desteklenmesini hedefliyor. Böylece BiGG kapsamında yatırım almaya aday projeler, daha baştan güçlü bir altyapıyla şekilleniyor. Yatırım dönemi başladı Yeni sistemle birlikte başarılı bulunan girişim fikirlerine 900 bin TL’ye kadar doğrudan yatırım yapılıyor. Çevre, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı projelerde bu tutar 1,5 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor. Bu yatırım karşılığında TÜBİTAK, kurulan şirkete ortak oluyor. Girişimler böylece daha yolun başında hem finansal güç hem de güçlü bir kamu desteğiyle pazara çıkma avantajı elde ediyor. Üniversite altyapısı girişimcinin hizmetinde Yeditepe Üniversitesi, bu programda klasik bir “danışman” rolünün ötesine geçiyor. Girişimciler üniversitenin: • Gelişmiş mühendislik ve ARGE laboratuvarları, • Uluslararası araştırma merkezleri ve hastane altyapıları ile işbirliği, • Yapay zeka ve mühendislik ARGE çalışmalarına dahil olabilme, • TTO işbirlikleri ile geniş bir network ulaşım ve mentorluk/danışmanlık gibi olanaklarından yararlanabiliyor. Özellikle sağlık teknolojileri, biyoteknoloji ve yapay zekâ alanlarında geliştirilen projeler, kâğıt üzerinde kalmadan test ediliyor, geliştiriliyor ve ürüne dönüştürülüyor. Girişimci Olmak İsteyenler için Net Yol Haritası BiGG Yatırım Programı’na başvurmak için şirket sahibi olma şartı aranmıyor. Üniversite öğrencileri, yeni mezunlar ile yüksek lisans ve doktora öğrencileri programa başvurabiliyor. Tek şart; fikrin teknoloji tabanlı olması ve daha önce benzer bir kamu desteği almamış olması. Süreç şu adımlarla ilerliyor: Girişimci, Yeditepe Üniversitesi gibi uygulayıcı kuruluşa başvuruyorEğitim ve hızlandırma sürecine katılıyorProje/iş planı TÜBİTAK’a sunuluyorBaşarılı projeler “Mükemmeliyet Mührü” alıyorŞirket kuruluyor ve yatırım süreci başlıyor Eğitim, Mentorluk ve Ofis Desteği Tek Çatı Altında Programa kabul edilen girişimcilere; ücretsiz ofis alanı, laboratuvar ve teknik altyapı, şirket kuruluşu ve fikri haklar danışmanlığı, pazar analizi, iş planı eğitimi ve birebir mentorluk desteği sunuluyor. Amaç, yalnızca fikir üretmek değil; sürdürülebilir ve ölçeklenebilir şirketler kurmak. Konuya ilişkin bilgi veren Yeditepe Üniversitesi Araştırma Geliştirme ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, şunları söyledi: “BiGG Yatırım Programı ile Venture Stüdyo modelinin birleşmesi sayesinde; gençler iş arayan değil iş kuran bireylere dönüşürken Türkiye’nin sağlık ve teknoloji alanındaki dışa bağımlılığının azalması ve küresel pazarlara açılabilecek girişimlerin doğması hedefleniyor. Yeditepe Üniversitesi, sahip olduğu bilimsel altyapı ve Venture Stüdyo modeliyle bilgiyi laboratuvarda bırakmayıp yatırıma ve ürüne dönüştürme iddiasını bu programla sahaya taşıyor. Bu iş birliğinden doğacak girişimlerin, Türkiye’de olduğu kadar uluslararası arenada da adından söz ettirmesini bekliyoruz.”

Renault Group ve Ford'dan Stratejik Ortaklık Haber

Renault Group ve Ford'dan Stratejik Ortaklık

Ayrıca şirketler, Avrupa'da ticari araç segmentindeki iş birliği fırsatlarını araştırarak, Renault ve Ford markalı seçilmiş hafif ticari araçları ortaklaşa geliştirecek ve üretecek. Bu ortaklık, iki grubun Avrupa’daki uzmanlığını ve endüstriyel ölçeğini bir araya getirerek her iki tarafın rekabet gücünü artıracak. Renault Group ile Ford, Avrupa otomotiv pazarında hızla ivme kazanan elektrikli mobilite alanında güçlerini birleştiren stratejik bir iş birliğine gitti. Bu ortaklık, Ford’un elektrikli araçlarını Avrupalı müşterilere daha geniş ölçekte sunmasını sağlayacak ve her iki şirketin bölgede artan rekabet ortamındaki konumunu önemli ölçüde güçlendirecek. İş birliğinin temel odağında, Ford markası altında geliştirilecek iki yeni elektrikli araç projesi yer alıyor. Bu modeller, Renault Group’un elektrikli araç alanındaki güçlü varlıklarından ve rekabet avantajından yararlanarak Ampere platformunu temel alacak. Üretim ise Renault Group tarafından Kuzey Fransa’da gerçekleştirilecek. Böylece Ampere’nin ElectriCity tesisinin “son teknoloji” üretim kapasitesi ve uzmanlığı somut bir şekilde ortaya konulacak ve bu iş birliği Avrupa’nın elektrikli mobilite dönüşümünde stratejik bir adım olarak öne çıkacak. Ford tarafından tasarlanan ve Renault Group ile ortak geliştirme sürecine alınan iki yeni elektrikli model, markanın kendine özgü sürüş dinamiklerini, otantik Ford DNA’sını ve sezgisel kullanıcı deneyimlerini bir araya getirecek. Bu iki otomobil, Ford’un Avrupa pazarında başlattığı kapsamlı yeni ürün atağının ilk adımı olacak. Söz konusu modellerden ilki, 2028 yılının başlarında showroomlarda yerini alarak tüketicilerle buluşacak. Renault Group ve Ford, elektrikli araç iş birliğinin ötesinde, Avrupa’daki hafif ticari araç segmentinde de potansiyel bir ortaklığa zemin hazırlayan bir Niyet Mektubu (LOI) imzaladı. Bu LOI doğrultusunda taraflar, Renault ve Ford markalı seçilmiş hafif ticari araçların (LCV) ortak geliştirilmesi ve üretilmesi konusunda birlikte çalışma fırsatlarını değerlendirecek. Böylece iki şirket hem binek hem ticari araç tarafında Avrupa’daki gelecek mobilite ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı bir iş birliği perspektifi oluşturmuş olacak. İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Renault Group CEO’su François Provost, şu ifadeleri kullandı: “İkonik bir otomobil üreticisi olan Ford ile yeni bir stratejik ortaklık başlatmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu iş birliği, Avrupa’daki ortaklık deneyimimizin ve rekabet gücümüzün ulaştığı seviyeyi açıkça ortaya koyuyor. Uzun vadede Ford ile güçlerimizi birleştirmek, hızla dönüşen Avrupa otomotiv pazarında bizi daha yenilikçi, daha çevik ve değişime daha duyarlı bir konuma taşıyacak.” Ford Motor Company Başkanı ve CEO’su Jim Farley ise ortaklığa ilişkin değerlendirmesinde şu cümlelere yer verdi: “Renault Group ile kurduğumuz stratejik iş birliği, Ford açısından kritik bir adım niteliği taşıyor ve Avrupa’da yüksek verimli, geleceğe uyumlu bir iş modeli oluşturma stratejimizi destekliyor. Renault Group’un endüstriyel ölçeğini ve elektrikli araç yetkinliklerini Ford’un ikonik tasarımı ve sürüş dinamikleriyle bir araya getirerek, eğlenceli, yetenekli ve ruhunda Ford’a özgü karakter barındıran araçlar geliştireceğiz.” Elektrikli ve hafif ticari araçlarda Renault–Ford iş birliği Avrupa pazarını yeniden şekillendirecek Şirketler, Renault Group'un Ampere platformunun kanıtlanmış yeteneklerinden ve rekabet gücünden, elektrikli araç üretim ekosisteminden ve Kuzey Fransa'daki (ElectriCity) endüstriyel kapasitelerinden yararlanarak iki yeni Ford markalı elektrikli binek aracı üretecek. Renault Grubu ve Ford, Avrupa'nın inovasyon, tasarım, yazılım ve hizmet sunumu alanlarında önde gelen oyuncuları olarak uzmanlıklarını birleştirerek, sektörün karşılaştığı zorlukları aşmayı ve hem perakende hem de ticari araç segmentlerindeki müşterilere daha iyi hizmet vermeyi hedefleyecek. Renault Group ve Ford'un stratejik ortaklığı, hafif ticari araç segmentindeki onlarca yıllık deneyimi, her iki şirketin endüstriyel ölçeğini ve kapsamlı tedarik tabanını bir araya getirerek, Avrupa pazarında inovasyon ve verimliliği artıracak önemli bir güç oluşturacak.

Novo Nordisk, Türkiye’deki Klinik Araştırma Yatırımlarına Devam Ediyor Haber

Novo Nordisk, Türkiye’deki Klinik Araştırma Yatırımlarına Devam Ediyor

Beş yıllık anlaşma, Ankara’daki kapasiteyi artırırken daha fazla hastanın yenilikçi tedavilere erken erişimini hedefliyor. Geçtiğimiz hafta Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile imzalanan iş birliği protokolünün ardından Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile imzalanan yeni protokol, Türkiye’nin uluslararası klinik araştırma haritasındaki yerini daha görünür kılmayı amaçlıyor. Novo Nordisk Türkiye, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi iş birliğiyle klinik çalışma kapasitesini artırmayı ve daha fazla hastanın yenilikçi tedavilere erişmesini sağlamayı amaçlıyor. Şirketin hasta odaklı yaklaşımı ve bilimsel liderlik vizyonu, Türkiye’nin klinik araştırmalar alanında bölgesel bir merkez haline gelmesine katkı sunmayı hedefliyor. Novo Nordisk, hastanenin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda diyabet, obezite, nadir hastalıklar ve kardiyovasküler hastalıklar gibi terapi alanlarında çeşitli eğitim programları düzenleyerek, klinik dünyasındaki uluslararası gelişmeleri aktararak, bilimsel etkinliklerde ortak çalışmaları destekleyerek araştırma süreçlerinin daha etkin, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapıya ulaşmasına katkı sunacak. 7 ülkedeki klinik araştırmalar Türkiye’den koordine ediliyor Novo Nordisk, Türkiye merkezli bölgesel klinik araştırma merkezinde Türkiye’nin yanında Cezayir, Fas, Lübnan, Mısır, Umman, Suudi Arabistan dahil olmak üzere toplam 7 ülkedeki klinik araştırmaları koordine ediyor. Bölgesel merkez yapısı, Türkiye’deki deneyimli ekiplerin, operasyonel altyapının ve uluslararası araştırmalara uyumlu çalışma düzeninin bir sonucu olarak faaliyet gösteriyor. Merkez, 2025 yılı itibarıyla yürütülen 34 aktif klinik araştırmada 1.200’ün üzerinde hastaya ulaşırken, bu çalışmaların 28’i doğrudan Türkiye’de gerçekleştirildi. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile son 5 yılda 8 klinik çalışma yürütülürken, yeni protokol kapsamında en az 5 yeni klinik çalışmanın 2026 yılında başlatılması planlanıyor. Novo Nordisk’in son 5 yılda Türkiye’de klinik araştırmalara yaptığı toplam yatırımın 1 milyar TL’yi aşması ve bu yatırımların her yıl katlanarak artırılmasının hedeflenmesi, Türkiye’nin bu alandaki stratejik yükselişini daha da pekiştiriyor. Uzun vadeli sürdürülebilir değer Novo Nordisk’in vakıf şirketi yapısından güç alan bu stratejik ortaklık, yalnızca klinik araştırma sayısını artırmakla kalmayıp, aynı zamanda sağlık profesyonellerinin bilgi birikimini zenginleştirmeyi, Türkiye’nin klinik araştırmalardaki rekabet gücünü artırmayı ve hasta yaşam kalitesine kalıcı katkı sağlamayı hedefliyor. Bu iş birliğiyle Novo Nordisk Türkiye, klinik araştırmalarda etik standartları, şeffaflığı ve hasta güvenliğini esas alan vizyonuyla, Türkiye’nin bilimsel potansiyelini küresel ölçekte görünür kılmayı amaçlıyor. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekim Prof. Dr.Levent Öztürk “Novo Nordisk Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, hem hastalarımız hem de klinik araştırma ekibimiz için büyük bir heyecan kaynağı. Bu protokol, hastalarımızın yenilikçi tedavilere daha erken erişmesini sağlarken, hekimlerimizin bilgi ve deneyimlerini paylaşmasına ve geliştirmesine olanak tanıyor. Bizler, klinik araştırmaların hastalar için açtığı yeni umut pencerelerini görmekten ve bu süreçte aktif rol almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Ülkemizde bilimi destekleyici nitelikte olan bu iş birliğinin uzun soluklu ve sürekli olmasını ve daha birçok ortak projeye ilham vermesini diliyoruz.” “Her araştırmada bir yaşamın dönüşümüne tanıklık ediyoruz” Bilimi, insanların yaşamına dokunan bir iyileşme gücüne dönüştürmek için çalıştıklarını vurgulayan Novo Nordisk Türkiye Genel Müdürü Bike Başaklar “Her klinik araştırmanın ardında, umutla bekleyen hasta, yakını, doktoru ve o umudu mümkün kılmak için çalışan bir ekip var. İşte biz bu ortak iyileşme hikâyesinin bir parçası olmaktan büyük bir sorumluluk ve gurur duyuyoruz. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile imzaladığımız bu yeni stratejik iş birliğiyle, klinik çalışmaların sayısını artırırken her hastanın yenilikçi tedavilere daha erken ulaşmasını hedefliyoruz. Amacımız, endüstri ve hastane iş birliğiyle klinik çalışma süreçlerini optimize ederek, küresel ölçekte daha fazla araştırmaya katılmak ve bölgede lider konuma gelmek. Bu sayede, henüz Türkiye’de piyasada olmayan ilaçları uygun hastalarla daha erken buluşturmayıı amaçlıyoruz. Bu adım, Türkiye’nin sağlık alanındaki bilimsel gücünü daha görünür kılacak ve uluslararası düzeyde örnek teşkil edecek bir inisiyatif. Bizim için bu iş birliği, hastalar için de yeni bir umut kapısı anlamına geliyor. Çünkü biz, her araştırmada bir yaşamın dönüşümüne tanıklık ediyoruz. Novo Nordisk’in bir vakıf şirketi olması, hasta odaklı yaklaşımımız ve yüz yılı aşkın bilimsel birikimimiz sayesinde kısa vadeli hedefler yerine sürdürülebilir, uzun vadeli değer yaratmaya odaklanıyoruz. Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısı bilim insanlarının potansiyeliyle birleştiğinde, bu iş birliğinin bölgesel düzeyde ilham verici bir başarı hikâyesine dönüşeceğine inanıyoruz.” dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.