Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stratejik Ortaklık

Kapsül Haber Ajansı - Stratejik Ortaklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Ortaklık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OYAK’tan Küresel Yatırım Devleriyle Stratejik Ortaklık Haber

OYAK’tan Küresel Yatırım Devleriyle Stratejik Ortaklık

OYAK, Çin Yatırım Kurumu (CIC), Umman Yatırım Otoritesi (OIA), Avrasya Kalkınma Bankası (EDB) ve Özbekistan Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Fonu (UFRD) öncülüğünde oluşturulan Orta Asya ve Kafkasya Özel Sermaye Fonu’nun (CACPEF) kurucu ortakları arasında yer aldı. Fonun kuruluşuna ilişkin iş birliği niyet beyanı, Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen törenle imzalandı. Törene OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş ve fonun diğer kurucu ortaklarının üst düzey yöneticileri katıldı. CACPEF, Orta Asya ve Kafkasya’da büyüme potansiyeli taşıyan şirketlere uzun vadeli sermaye sağlayacak. Çin, Orta Doğu ve Orta Asya’dan kurumsal yatırımcıların sermayesini, deneyimini ve iş ağlarını bir araya getirecek fon, bölgedeki sanayi yatırımlarını ve ekonomik kalkınmayı destekleyecek. OYAK’tan Türkiye’ye yeni yatırımların önünü açacak hamle Fon, yatırım yapacağı şirketlere finansmanın yanı sıra sektör uzmanlığı, teknoloji ve uluslararası pazarlara erişim imkânı sunacak. Böylece bölgedeki şirketlerin büyümesine ve yatırım iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlayacak. İmza töreninde konuşan kurum temsilcileri, Orta Asya’nın ekonomik potansiyeline dikkat çekti. Temsilciler, Çin ile bölge ülkeleri arasında gelişen ekonomik ilişkilerin yeni yatırım fırsatları sunduğunu vurguladı. OYAK’ın dünyanın önde gelen yatırım kuruluşlarıyla kurduğu stratejik ortaklık, uluslararası yatırım ağını daha da güçlendirecek. Çin, Umman ve bölgenin önde gelen finans kuruluşlarıyla geliştirilen iş birliği, Türkiye’nin küresel sermaye hareketlerindeki konumuna katkı sağlarken söz konusu kuruluşlarla Türkiye’de yeni ortak yatırımlar gerçekleştirilmesine de zemin oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DeFacto, Manuka ve Fresh Scarfs ile Moda Sektöründeki Yatırımlarını Genişletiyor Haber

DeFacto, Manuka ve Fresh Scarfs ile Moda Sektöründeki Yatırımlarını Genişletiyor

Global moda markası DeFacto, büyüme stratejisi doğrultusunda moda sektöründeki yatırımlarına bir yenisini ekledi. Kadın giyim ve aksesuar alanlarında öne çıkan Manuka ve Fresh Scarfs markalarıyla stratejik ortaklık gerçekleştiren DeFacto, farklı müşteri segmentlerindeki varlığını güçlendirmeyi ve moda perakendesindeki büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Bu stratejik adımla birlikte DeFacto, perakende sektöründeki deneyimi ve geniş operasyonel altyapısıyla her iki markanın global büyümesini destekleyecek. Manuka ve Fresh Scarfs ise özgün marka kimliklerini ve mevcut konumlandırmalarını koruyarak büyüme yolculuklarına devam edecek. Gerçekleştirilen stratejik ortaklığa ilişkin bir değerlendirme yapan DeFacto CEO’su İhsan Ateş “DeFacto olarak 20 yılı aşkın süredir Türkiye’den doğan bir markanın dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanın hayatına dokunabileceği inancıyla büyüyoruz. Bugün bu vizyonu bir adım daha ileri taşıyoruz. Artık hedefimiz yalnızca DeFacto’yu büyütmek değil, Türkiye’den yeni dünya markalarının doğmasına da katkı sağlamak. Manuka ve Fresh Scarfs, kendi hikayelerini büyük bir emekle yazmış, müşterileriyle güçlü bağlar kurmuş iki değerli marka. Bu stratejik ortaklıkta önceliğimiz, her iki markanın özgün kimliğini koruyarak büyüme potansiyellerini birlikte ileri taşımak. DeFacto’nun 20 yılı aşkın perakende deneyimini, teknoloji ve tedarik zinciri altyapısını, üretim ve global operasyon gücünü bu büyüme yolculuğuna katacağız. Manuka’yı beş yıl içinde Türkiye’nin en büyük beş kadın giyim markasından biri haline getirmeyi, her iki markanın da uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’den çok daha fazla dünya markası çıkabileceğine inanıyorum. DeFacto’nun birikimini ve gücünü yeni başarı hikayelerinin doğmasına katkı sağlamak için kullanmak, bizim için bu ortaklığın en değerli yanı.” dedi. Manuka ve Fresh Scarfs’ın kurucusu Feride Sağlam ise değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi: “Manuka ve Fresh Scarfs’ı kurarken en büyük motivasyonumuz, kadınların ihtiyaçlarını ve beklentilerini doğru anlayan, kaliteyi ve özgün tasarımı odağına alan markalar yaratmaktı. Bugün kadınlarla kurduğumuz güçlü bağ ve markalarımızın kendine özgü kimlikleri, yıllar içinde emek vererek oluşturduğumuz en değerli kazanımlarımız. DeFacto ile daha önce gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri, birbirimizi yakından tanıma ve ortak bir çalışma kültürü geliştirmemize olanak sağladı. Şimdi bu birlikteliği uzun vadeli bir stratejik ortaklığa dönüştürmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bugüne kadar büyük emekle büyüttüğümüz markalarımızı, DeFacto’nun deneyimi ve gücüyle daha geniş kitlelerle buluşturacak ve yeni hedeflere taşıyacak olmak bizi heyecanlandırıyor. Bu yeni dönemin tüm taraflar için güzel gelişmelere vesile olmasını diliyorum.” Manuka ve Fresh Scarfs, Özgün Marka Kimlikleriyle Büyümelerini Sürdürüyor 2019 yılında İstanbul'da kurulan Manuka, modern ve modest giyim anlayışını bir araya getiren tasarımlarıyla kadın giyim sektöründe kendine özgü bir konum edindi. Kaliteyi ulaşılabilir fiyatlarla sunmayı benimseyen marka, günlük giyimden dış giyime, abiyeden spor giyime, çanta ve aksesuara uzanan geniş ürün yelpazesiyle farklı giyim tercihlerine hitap ediyor. Kuruluşundan bu yana istikrarlı bir büyüme gösteren Manuka, bugün İstanbul, Ankara, Bursa, Antalya, Gaziantep ve Adana'nın da aralarında bulunduğu farklı şehirlerde 21 satış noktasında faaliyet gösteriyor. Dijital satış kanallarındaki varlığını fiziksel mağazacılıkla destekleyen marka, alışveriş deneyimini sosyal alanlar ve farklı etkinliklerle zenginleştiren mağaza konseptiyle de öne çıkıyor. Fresh Scarfs, şal ve eşarp kategorisinde özgün desenleri, zengin renk paleti ve tasarım odaklı yaklaşımıyla öne çıkıyor. Farklı desen, renk ve dokularla zenginleşen koleksiyonlarıyla kadınların farklı giyim tercihlerine ve kullanım ihtiyaçlarına hitap eden marka, tasarım anlayışını günlük yaşamın dinamikleriyle buluşturuyor. Kuruluşundan bu yana istikrarlı bir büyüme gösteren Fresh Scarfs, bugün Türkiye genelinde online ve offline 16 mağazası ile faaliyet gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yumaklı: Türkiye 2005'ten Bu Yana Dünya Un İhracatında Birinciliğini Koruyor Haber

Yumaklı: Türkiye 2005'ten Bu Yana Dünya Un İhracatında Birinciliğini Koruyor

Bakan Yumaklı, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te düzenlenen Uluslararası Operatif Değirmenciler Birliği (IAOM) Avrasya Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkinin stratejik ortaklık düzeyine ulaştığını dile getirdi. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 yıl önce 1 milyar dolar civarında olduğunu ifade eden Yumaklı, “Bugün bu rakam üç katına çıkarak 3 milyar doları aşmıştır. 5 milyar dolarlık ticaret hedefine de kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum." dedi. Bakan Yumaklı, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisine dikkati çekerek, “Türkiye olarak geçtiğimiz sezonlarda bunu çok yakından yaşadık. Geçen yıl kuraklık ve zirai don nedeniyle hububat üretimimiz ciddi bir düşüş yaşadı. Bu yıl ise bereketli yağışlarla birlikte, buğdayda 24,5 milyon ton, arpada ise 10 milyon tonla, yeni bir üretim rekoru bekliyoruz. Bu rakamlar, geçen yıla göre yüzde 44 artış anlamına geliyor. İki üretim sezonu arasındaki bu büyük fark, iklimin tarım üzerindeki etkisinin ne kadar sert ve öngörülemez olabileceğini açıkça ortaya koyuyor." değerlendirmesinde bulundu. TMO 12,3 MİLYON TON HUBUBAT ALDI Üretimdeki dalgalanmalara karşı devlet olarak üreticinin yanında durduklarının altını çizen Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bu yıl ülke genelindeki yüzlerce alım merkezinde 12,3 milyon ton hububat aldığını aktardı. Bakan Yumaklı, bu miktarın TMO tarihinin en yüksek alımı olduğunu belirterek, TMO'nun devir stokları ve bu yıl gerçekleştirdiği yüksek miktardaki alımlarla elinde şimdiye kadarki en yüksek hububat stokunu bulundurduğunu kaydetti. TMO'da güncel olarak 17,5 milyon ton hububat stoklandığını dile getiren Yumaklı, güçlü hasadın tek başına gıda arz güvenliği için yeterli olmadığını belirtti. Bakan Yumaklı, iklimin bugün verdiğini yarın geri alabileceğine dikkati çekerek, bu nedenle su kaynaklarını verimli kullanan, kuraklığa dayanıklı çeşitleri yaygınlaştıran ve planlı üretimi esas alan bir tarım politikası izlediklerini anlattı. Kriz dönemlerine karşı stok ve depolama kapasitesinin de güçlendirildiğini belirten Yumaklı, Türkiye'nin bu alandaki tecrübelerini kardeş ülkelerle paylaşmaya hazır olduğunu kaydetti. Bakan Yumaklı, gıda güvenliğinin yalnızca üretim miktarıyla sınırlı olmadığını, ürünün tarladan değirmene, değirmenden sofraya kesintisiz şekilde ulaşması gerektiğini söyledi. TÜRKİYE'NİN DEĞİRMENCİLİK SEKTÖRÜNDEKİ GÜCÜ Türkiye'nin 2005'ten bu yana dünya un ihracatında birinciliğini koruduğunu belirten Yumaklı, makarna ihracatında ise dünya ikincisi olduğunu söyledi. Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal gücünü bölgesel iş birlikleriyle daha da ileri taşımayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. “TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİMİZ ÇOK İYİ" Özbekistan Tarım Bakanı İbrohim Abdurahmonov da tarım sektörünün ülkeler arasında ilişkileri güçlendirdiğini belirterek, “Sektörün geliştirilmesi için komşularla iyi olmamız lazım." dedi. Hububat sektöründe teknolojinin önemli hale geldiğine işaret eden Abdurahmonov, “Bu konferansta birçok uzman bir araya geldi, bu konuda Türkiye'nin de tecrübesi çok kıymetli. Türkiye ile ilişkilerimiz çok iyi. Türkiye'den aldığımız tecrübeleri tüm alanlarda uygulamaya çalışıyoruz." diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Albaraka Türk ve Figopara Güçlerini Birleştirdi Haber

Albaraka Türk ve Figopara Güçlerini Birleştirdi

Erken Ödemeli Tedarikçi Finansman Sistemi (EÖTFS) ile Figopara’nın yenilikçi teknolojik altyapısını buluşturan ortaklık sayesinde mal ve hizmet sunan işletmeler, fatura bedellerini vade sonunu beklemeden tamamen dijital ve hızlı süreçlerle tahsil ederek nakit akışlarını güçlendirirken, ticari faaliyetlerini kesintisiz olarak sürdürüyor. Katılım bankacılığının öncüsü Albaraka Türk, yenilikçi finansal çözümler ve müşteri odaklı değer üretimi vizyonuyla sektörün dinamik ihtiyaçlarına yönelik stratejik hamlelerini kararlılıkla sürdürüyor. Albaraka Türk, teknoloji odaklı tahsilat ve finansman çözümlerini genişletme vizyonu doğrultusunda, finansal teknolojiler alanında sunduğu yenilikçi çözümlerle KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştıran Figopara ile stratejik bir iş birliğine imza attığını duyurdu. Bu iş birliği ile Albaraka Türk’ün Erken Ödemeli Tedarikçi Finansman Sistemi (EÖTFS) ürünü, Figopara’nın teknolojik altyapısıyla entegre olarak tedarikçilere çok daha hızlı ve erişilebilir bir tahsilat ve finansman modeli sunuyor. İşletmeler İçin Nakit Akışı Artık Daha Hızlı EÖTFS kapsamında gerçekleştirilen bu iş birliği, tedarikçilerin alıcı firmalara gerçekleştirdikleri mal ve hizmet satışları sonrası kestikleri faturaların bedellerini, vade sonunu beklemeden Albaraka Türk’ten erken tahsil etmelerine olanak tanıyor. Figopara’nın dijital platformu üzerinden yürütülen süreçler sayesinde, finansman ve tahsilat süreçleri uçtan uca dijitalleşerek hız kazanırken, operasyonel yükler de tamamen ortadan kalkıyor. Serhan Akyıldız: “Dijital Finansman Çözümlerimizle Ticaretin Hızına Hız Katıyoruz” İş birliği hakkında açıklama yapan Albaraka Türk Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Serhan Akyıldız, şunları söyledi: “Albaraka Türk Katılım Bankası olarak, dijitalleşen ticaret dünyasında müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu hızı ve kolaylığı sağlamak en büyük önceliklerimizden biridir. Erken Ödemeli Tedarikçi Finansman Sistemi (EÖTFS) ürünümüzü Figopara’nın güçlü teknolojik altyapısıyla birleştirerek, tedarik zinciri finansmanında yeni bir dönem başlatıyoruz. Bu stratejik iş birliği sayesinde, müşterilerimizin nakit akışlarını optimize etmelerine, fatura bedellerini beklemeden hızlıca tahsil etmelerine ve böylece ticari faaliyetlerini kesintisiz sürdürmelerine olanak tanıyoruz. Katılım finans ilkelerimizden ödün vermeden, dijital finansman çözümlerimizi her geçen gün daha ileriye taşımaya ve müşterilerimize değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” Koray Bahar: “Finansmana Erişimde Odağımız Ticaretin Devamlılığı” KOBİ’lerin ihtiyaç duydukları finansmana aracılık ederek nakit ihtiyacı ve vade sorununu önemli ölçüde çözdüklerini ifade eden Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Gültekin Bahar ise konuya dair şunları söyledi: “KOBİ’lerin finansmana erişiminde en önemli ihtiyaçlardan birinin, alacaklarının ihtiyaç duydukları zamanda nakde dönüşebilmesi olduğunu görüyoruz. Figopara olarak teknolojiyi bu ihtiyaca doğrudan yanıt verecek şekilde konumlandırıyor, işletmelerin finansmana erişim süreçlerini dijital, hızlı ve erişilebilir hale getiriyoruz. Albaraka Türk ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği de bu yaklaşımın önemli bir örneği. Erken Ödemeli Tedarikçi Finansman Sistemi’ni Figopara’nın dijital altyapısıyla buluşturarak, tedarikçilerin alacaklarını vade sonunu beklemeden değerlendirebilmelerine ve finansmana erişim süreçlerini daha kolay yönetebilmelerine imkân sağlıyoruz. Tedarik zincirlerinde alıcı ve tedarikçi arasındaki ticari ilişkinin sağlıklı şekilde devam etmesi, işletmelerin nakit akışını etkin yönetebilmesiyle yakından ilişkili. Bu nedenle finansmana erişimi yalnızca bir kredi ihtiyacı olarak değil, ticaretin devamlılığını destekleyen önemli bir unsur olarak ele alıyoruz. Albaraka Türk ile iş birliğimizin de bu bakış açısıyla, işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırırken tedarik zincirinin daha güçlü ve sürdürülebilir şekilde işlemesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Bu stratejik ortaklık ile Albaraka Türk, dijital bankacılık ve kurumsal finansman alanındaki liderliğini pekiştirirken, Figopara da geniş bankacılık ağıyla çözüm kapasitesini artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ve ABD İş Dünyası New York’ta Buluştu Haber

Türkiye ve ABD İş Dünyası New York’ta Buluştu

Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümünde gerçekleşen üst düzey toplantı, iki ülke arasındaki ticari diplomasiye yeni bir ivme kazandırdı. New York’ta düzenlenen oturumda havacılık, savunma, teknoloji, enerji, küresel finans, sağlık, lojistik ve hızlı tüketim sektörlerinde faaliyet gösteren dev Amerikan şirketlerinin karar vericileri Türk özel sektörünün temsilcileriyle stratejik ortaklık fırsatlarını ele aldı. Havacılık ve savunma sanayi alanında Boeing, teknoloji alanında Microsoft ve Amazon, küresel finans alanında Mastercard ve J.P. Morgan, lojistik alanında FedEx ve otomotiv sektöründe Ford gibi küresel şirketlerin üst düzey yöneticileri toplantıda yer aldı. Toplantıda, küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bu dönemde Türkiye’nin dinamik üretim altyapısı, stratejik lojistik konumu ve genç insan kaynağının Amerikan iş dünyası için sunduğu somut yatırım imkânları kapsamlı biçimde değerlendirildi. Kamu ve özel sektör liderleri arasındaki doğrudan diyaloğa imkân sağlayan buluşma, ileri imalat, dijital dönüşüm ve üçüncü ülkelerdeki ortak yatırımlar başta olmak üzere yeni yüzyılın ekonomik yol haritasına yön vermeyi hedefliyor. ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya, toplantının ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki köklü müttefikliğin en güçlü taşıyıcı sütunu, iki ülkenin özel sektörleri arasında kurulan güven ve ortak üretim iradesidir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz bu üst düzey yuvarlak masa toplantısı, iki ülke yönetiminin işaret ettiği 100 milyar dolarlık ticaret vizyonunun sahadaki kararlı adımlarla nasıl gerçeğe dönüştüğünü bir kez daha ortaya koydu. ABD ve Türkiye arasındaki ilişkilerin 100. yılını kutladığımız bu dönemde, New York’ta küresel sermayeyi, ileri teknolojiyi ve Türk girişimcisinin eşsiz kabiliyetini aynı vizyonda buluşturmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Masada temsil edilen sektörlerin ortaya koyduğu somut yatırım iradesi yalnızca ikili ticaretimizi ikiye katlamakla kalmayacak, her iki toplumun ortak refahını, istihdamını ve inovasyon gücünü yeni yüzyıla taşıyacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otokar Mercedes-Benz Conecto’nun Seri Üretimine Başladı Haber

Otokar Mercedes-Benz Conecto’nun Seri Üretimine Başladı

Sakarya Arifiye’deki üretim tesislerinde düzenlenen törene Otokar CEO’su Aykut Özüner, Daimler Buses CEO’su Till Oberwörder, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Heiko Selzam, şirketlerin yönetim ekipleri ile projede görev alan mühendislik ve üretim çalışanları katıldı. Üretim hattında gerçekleştirilen törende üç şirketin yöneticilerinin konuşmalarının ardından seri üretimin ilk aracı hattan indirildi. Otokar CEO’su Aykut Özüner; "Otokar, Daimler Buses ve Mercedes-Benz Türk ekiplerinin yürüttüğü güçlü iş birliğinin somut sonucunu bugün Sakarya fabrikamızda banttan inen ilk seri üretim araçla alıyoruz. Bu başarı; projeye emek veren herkesin özverisini, uzmanlığını ve ekip çalışmasını yansıtıyor. Otobüs üretimindeki uzmanlığımızla Mercedes-Benz Conecto modelini Sakarya tesislerimizde üretmekten gurur duyuyoruz. Küresel üretici kimliğimizi daha da güçlendiren bu stratejik ortaklık kapsamında, kullanıcıların yüksek kalite beklentilerini eksiksiz karşılayan araçlar üretmeye devam edeceğiz" dedi. Daimler Buses CEO’su Till Oberwörder, "Seri üretimin başlaması, Otokar ile iş birliğimizde önemli bir aşamayı temsil ediyor. Avrupa'da otobüslerimize yönelik talep güçlü seyrini koruyor ve Mercedes-Benz Conecto pek çok pazarda önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Üretim kapasitemizi artırarak müşterilerimize güvenilir hizmet sunma kabiliyetimizi güçlendirirken, operasyonlarımızın karlı büyümesini de destekliyoruz. Otokar, geniş üretim uzmanlığına sahip, saygın ve güvenilir bir ortak. Birlikte, müşterilerimizin Daimler Buses markasından beklediği yüksek kalite standartlarını sağlayacağız" açıklamasını yaptı. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Heiko Selzam ise şöyle konuştu: "Geride bıraktığımız aylarda Daimler Buses, Mercedes-Benz Türk ve Otokar ekipleri; üretim hazırlıklarının gerçekleştirilmesi, süreçlerin oluşturulması ve gerekli kalite standartlarının karşılanmasının sağlanması için yakın iş birliği içinde çalıştılar. Seri üretimin hedeflenen takvimde ve Mercedes-Benz markasının yüksek kalite standartları tam olarak karşılanarak başlaması, önemli bir başarının yanı sıra tüm ekiplerin üstün özverisini ve uzmanlığını ortaya koyuyor. Bu proje, Mercedes-Benz Türk'ün Daimler Buses üretim ağının gücüne ve esnekliğine nasıl katkı sağladığını ortaya koyarken, Avrupa genelindeki müşterilerimize bekledikleri güvenilirlik ve kapasitede hizmet sunmamızı sağlıyor.” Seri üretimin başlaması, Sakarya’daki Otokar tesisinde yürütülen ön seri üretim sürecinin başarıyla tamamlanmasının ardından gerçekleşti. Daimler Buses, aracın tüm ana bileşenlerinin yanı sıra üretime özel ekipmanları da doğrudan Otokar’a tedarik ediyor. Ayrıca, uzman Daimler Buses ve Mercedes-Benz Türk ekibi üretim faaliyetlerini sahada destekleyerek süreçlerin şirketin kalite standartlarına uygun şekilde yürütülmesini sağlıyor. MERCEDES-BENZ CONECTO Şehir içi toplu taşımada yüksek yolcu kapasitesi sunmak üzere tasarlanan Mercedes-Benz Conecto, üç kapılı solo ve dört kapılı körüklü olmak üzere iki gövde seçeneğiyle üretiliyor. Tam alçak tabanlı tasarımı basamaksız ve engelsiz biniş-iniş imkanı sağlayan Conecto, uzun yıllardır birçok Avrupa pazarında yer alıyor. Daimler Buses, 2025 yılından bu yana aracı Almanya’da da sunarak modelin Avrupa ürün portföyündeki konumunu daha da güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye-ABD Dostluğunun 100. Yılı New York’ta Kutlandı Haber

Türkiye-ABD Dostluğunun 100. Yılı New York’ta Kutlandı

ABD Ticaret Odası ile ABD-Türkiye İş Konseyi tarafından düzenlenen geceye Konsey Başkanı Hamdi Ulukaya ve Louise Ulukaya ev sahipliği yaptı. Gala, iki ülkeden kamu, iş dünyası, bilim, sanat ve spor temsilcilerini bir araya getirdi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftası kapsamında 21 Eylül’de New York’ta gerçekleşen gecede, Türkiye ve ABD arasındaki yüz yıllık dostluk, stratejik ortaklık ve iki ülkenin gelecekteki iş birliği temaları öne çıktı. Ev sahibi Louise ve Hamdi Ulukaya’nın açılış konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da davetlilere hitap etti. İki müttefik ülke arasındaki yüz yıllık dostluğun perçinlendiği gala, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki Türkiye heyetini, ABD’den üst düzey kamu temsilcilerini, senatörleri, çok sayıda ABD Temsilciler Meclisi üyesini, diplomatları, iş dünyası liderlerini ve bilim, sanat ve spor dünyasından isimleri buluşturdu. Türkiye ve Amerika’nın yöresel geleneklerini buluşturan programda iki ülkenin dostluğu ve stratejik ortaklığını konu alan bir video gösterimine de yer verildi. Galaya ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau, ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz, New York Eyalet Valisi Kathy Hochul, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezleri (CMS) Başkanı Dr. Mehmet Öz gibi ABD’nin önde gelen kamu temsilcileri katıldı. İş dünyasından da Ford Motor Company Yönetim Kurulu Başkanı William Clay Ford Jr., Meta Başkanı Dina Powell McCormick, Uber CEO’su Dara Khosrowshahi, Boeing Global Başkanı Brendan Nelson ve Google’dan Karan Bhatia gibi küresel şirketlerin üst düzey yöneticileri de katılım gösterdi. Galaya Türkiye’den kamu ve iş dünyasından üst düzey temsilciler katıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş galaya katılan Türkiye heyetinde yer aldı. Bilim, sanat, iş ve spor dünyasından iki ülke arasındaki dostluğa katkı sunan isimlerin de katıldığı gecede Prof. Dr. Canan Dağdeviren ve Alperen Şengün de davetliler arasındaydı. Dostluğun geleceğine ortak katkı ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya, gecede yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Türkiye ile Amerika arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılını, iki ülkenin dostluğuna katkı sunan bu kadar değerli isimle birlikte kutlamak benim için çok anlamlı ve özel. Benim hayatımın da çok önemli bir parçası olan bu iki ülke arasındaki dostluğu, yıllardır birbirine güvenen, birlikte çalışan ve birbirinden öğrenen insanlar yaşatıyor. İki ülke yönetiminin bu ilişkiye verdiği destek ve yıllar içinde oluşan güven, bu akşamki buluşmayı mümkün kılıyor. İş dünyasından bilime, sanattan spora kadar burada bir araya gelen herkesin bu dostlukta bir payı var. Türkiye’de öğrendiğim değerleri Amerika’da kurduğum hayata taşıdım. İki ülkede de kendimi evimde hissediyorum. Türkiye’nin üretim gücünün ve girişimcilik birikiminin bu ortaklığın geleceğinde önemli bir yeri olduğuna inanıyorum. İki ülke liderlerinin ortaya koyduğu 100 milyar dolarlık ticaret hedefi doğrultusunda, ABD-Türkiye İş Konseyi olarak karşılıklı yatırımları ve şirketlerimiz arasındaki iş birliğini desteklemek için çalışıyoruz. Bu iş birliğinin her iki ülkede istihdam yaratmasını ve gençlere yeni fırsatlar sunmasını önemsiyoruz. Dostluğumuzu gelecek kuşaklara taşıyan ortak çabanın bir parçası olmak bizim için bir onur.” Müzik ve gastronomiyle iki kültür bir araya geldi Gecede Türkiye ve ABD’nin kültürel zenginliği müzik ve gastronomiyle buluştu. Açılışta yer alan Gürer Aykal yönetimindeki New Manhattan Sinfonietta’nın yanı sıra Ahmet Özhan, Fahir Atakoğlu, Ara Dinkjian ve The Secret Trio sahne aldı. Şef Musa Dağdeviren’in Anadolu mutfağından hazırladığı ikramlar, iki ülkenin farklı bölgelerinden seçilen ürünlerle hazırlanan “A Taste of Türkiye and the United States” hediye seçkisiyle tamamlandı. Türkiye’den Isparta, Rize, Ayvalık ve Gaziantep’in; ABD’den ise Idaho, Pensilvanya ve New York’un yöresel ürünleri aynı gecede buluştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ile Suriye Arasında Madencilikte İş Birliği Haber

Türkiye ile Suriye Arasında Madencilikte İş Birliği

Anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Önümüzdeki günlerde ticari anlaşmaya dökeceğimiz çalışmayla burada fosfat üretimi, fosfat sahalarının geliştirilmesi, endüstriyel tesisin kurulması, bu fosfat üretiminin limana kadar gelmesiyle alakalı demiryolunun inşasını da içeren çok kapsamlı, çok büyük bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bugün burada atılan imzalar, bunun ilk adımı” dedi. Suriye'ye elektrik tedariki miktarının her geçen gün arttığını ifade eden Bakan Bayraktar, “Önümüzdeki haftalarda devreye girecek Birecik-Halep Hattıyla beraber bu ihracatımızı yaklaşık üç katına çıkaracağız, 800-900 megavatlara ulaşacak.” bilgisini de paylaştı. Bakan Bayraktar, bir dizi temasta bulunmak üzere Suriye’nin başkenti Şam’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Suriye Enerji Bakanı El-Beşir ile Görüşme Bakan Bayraktar, Suriye temasları kapsamında Suriye Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir ile bir araya geldi. Baş başa ve heyetler arası gerçekleştirilen görüşmelerde elektrik, madenler ve fosfat, petrol ve doğal gaz, deniz sondajı ile enerji nakil hatları ve taşımacılığı gibi konular ele alındı. Fosfat Alanında Mutabakat Zaptı Bakan Bayraktar’ın Şam temasları, Türkiye ile Suriye arasında madencilik alanında yeni bir iş birliğinin somutlaşmasına da vesile oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bağlı kuruluşlarından MTA ve MTAIC ile Suriye Jeoloji ve Maden Kaynakları Genel Müdürlüğü arasında madencilik alanında stratejik ortaklık geliştirilmesi adına "Fosfat Alanında Mutabakat Zaptı" imza altına alındı. Büyük İş Birliği Potansiyeli İmza töreninin ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar ile Suriye Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir, ortak bir basın toplantısı yaptı. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, iki ülke arasında çok büyük bir iş birliği potansiyeli bulunduğunu belirterek, Suriye'nin yeniden inşası ve ihya edilmesi sürecinde enerji ve madenler alanındaki potansiyeli hayata geçirme konusunda ortaya koydukları projeleri adım adım devreye aldıklarını ifade etti. Kalkınma Sürecini Destekliyoruz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın liderliğinde Suriye’nin çok önemli bir kalkınma süreci içerisinde olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, “Biz de Türkiye olarak bu sürece çok önem veriyoruz ve destekliyoruz. Özellikle Suriye'nin kendi kaynaklarını devreye almak, katma değerli bir şekilde ekonomiye katmak suretiyle inanıyorum ki bu süreç çok daha hızlanacaktır.” dedi. Çok Büyük Bir Proje İmzalanan mutabakat zaptıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Bayraktar, “Bugün burada çerçeve anlaşmasını imzaladıktan sonra, inşallah önümüzdeki günlerde ticari anlaşmaya dökeceğimiz çalışmayla burada fosfat üretimi, fosfat sahalarının geliştirilmesi, endüstriyel tesisin kurulması, bu fosfat üretiminin limana kadar gelmesiyle alakalı demiryolunun inşasını da içeren çok kapsamlı, çok büyük bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bugün burada atılan imzalar, bunun ilk adımı.” diye konuştu. Birecik-Halep Hattı ile Elektrik İhracı Artacak Suriye'ye elektrik tedariki miktarının her geçen gün arttığını ifade eden Bakan Bayraktar, “Önümüzdeki haftalarda devreye girecek Birecik-Halep Hattıyla beraber bu ihracatımızı yaklaşık üç katına çıkaracağız, 800-900 megavatlara ulaşacak. Suriye'nin önemli miktarda elektrik ihtiyacına katkı yapacak projeyi devreye alacağız. Artık sayılı günler kaldı.” dedi. Bakan Bayraktar, söz konusu hat ile ülkedeki günlük aydınlatma süresinin de uzayacağına işaret etti. Altyapı Projeleri Türk şirketlerinin Suriye’deki yatırımlarının artarak devam ettiğini belirten Bakan Bayraktar, “Altyapı projelerinde daha çok Türk firmasının yer almasını istiyoruz. Boru hatlarının yapımında, elektrik iletim hatlarında, depoların ve tankların yapımında çok önemli bir tecrübemiz var, bunları hızlı bir şekilde hayata geçirebiliriz.” dedi. Şirketlerimiz Hazır Bakan Bayraktar, dünyanın geçmekte olduğu küresel enerji buhranında Türkiye ve Suriye’nin petrol ve doğal gaz geçiş güzergahlarında bütün dünyaya çok önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti. Petrol ve doğal gaz alanında geniş bir iş birliği potansiyeli bulunduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, “Gerek Suriye off-shore’u, gerekse Suriye'deki kara sahalarında; mevcut üreten sahalar, tekrar üretiminin artırılması beklenen sahalar ve yeni keşif yapılabilecek sahalarla alakalı da Türkiye Petrolleri başta olmak üzere şirketlerimiz hazır durumda. Türkiye'nin Karadeniz'deki keşfinden sonra Türkiye dışında da faaliyetlerimize Somali'de başladık. Şimdi bunu Akdeniz'de Suriye'de, Libya'da ve başka ülkelerde hayata geçirmek istiyoruz. Suriye bizim özel önem verdiğimiz ülkelerden ve önemli bir potansiyeli olduğunu düşünüyoruz. Öncelikle bir sismik çalışma, arkasından sondaj yapacağımız çalışmalarla, ortaklıklar yoluyla farklı şirketlerle biz burada inşallah Suriye'nin bu kaynaklarını ekonomiye kazandırmak için sizlerle birlikte çalışmak istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Bakan Bayraktar, dünyanın dördüncü büyük jeotermal kurulu gücüne sahip ülkesi olarak bu konudaki tecrübesini de Suriye’ye taşımak taşımak istediklerini kaydetti. Jeolojik Araştırmalar ile Maden Arama ve Geliştirme Faaliyetleri İmzalanan mutabakat zaptıyla Türkiye ile Suriye arasında yer bilimleri, madencilik, enerji hammaddeleri ve jeotermal enerji alanlarında uzun vadeli iş birliğinin geliştirilmesini amaçlanıyor. Bu kapsamda jeolojik araştırmalar, maden arama ve geliştirme faaliyetleri, veri paylaşımı, eğitim ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine yönelik ortak faaliyetlerin yürütülmesi öngörülüyor. Mutabakat Zaptı'nın temel odak noktalarından birini, başta fosfat olmak üzere metalik madenler, endüstriyel hammaddeler ile stratejik ve kritik minerallere yönelik arama, ruhsat edinimi, işletme ve uç ürün üretimine ilişkin ortak projelerin geliştirilmesi oluşturuyor. Özellikle fosfat değer zinciri kapsamında, ilk aşamada fosfat kayası üretimi ve uzun dönemli alım-satım mekanizmalarının oluşturulması, sonraki aşamalarda ise fosforik asit, gübre ve diğer fosfat bazlı ürünlerin üretimine yönelik entegre sanayi yatırımlarında iş birliği yapılması hedefleniyor. Söz konusu projelerin hayata geçirilmesi amacıyla Türk kamu kurumları, özel sektör kuruluşları ve Suriye kamu kuruluşları arasında ortak girişim, kamu-özel iş birliği ve diğer uygun yatırım modellerinin geliştirilmesi öngörülüyor. Suriye Cumhurbaşkanı Şara Kabul Etti Bakan Bayraktar, Şam’daki temasları çerçevesinde ayrıca Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.