Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stratejik Ortaklık

Kapsül Haber Ajansı - Stratejik Ortaklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Ortaklık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye ile Suriye Arasında Madencilikte İş Birliği Haber

Türkiye ile Suriye Arasında Madencilikte İş Birliği

Anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Önümüzdeki günlerde ticari anlaşmaya dökeceğimiz çalışmayla burada fosfat üretimi, fosfat sahalarının geliştirilmesi, endüstriyel tesisin kurulması, bu fosfat üretiminin limana kadar gelmesiyle alakalı demiryolunun inşasını da içeren çok kapsamlı, çok büyük bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bugün burada atılan imzalar, bunun ilk adımı” dedi. Suriye'ye elektrik tedariki miktarının her geçen gün arttığını ifade eden Bakan Bayraktar, “Önümüzdeki haftalarda devreye girecek Birecik-Halep Hattıyla beraber bu ihracatımızı yaklaşık üç katına çıkaracağız, 800-900 megavatlara ulaşacak.” bilgisini de paylaştı. Bakan Bayraktar, bir dizi temasta bulunmak üzere Suriye’nin başkenti Şam’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Suriye Enerji Bakanı El-Beşir ile Görüşme Bakan Bayraktar, Suriye temasları kapsamında Suriye Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir ile bir araya geldi. Baş başa ve heyetler arası gerçekleştirilen görüşmelerde elektrik, madenler ve fosfat, petrol ve doğal gaz, deniz sondajı ile enerji nakil hatları ve taşımacılığı gibi konular ele alındı. Fosfat Alanında Mutabakat Zaptı Bakan Bayraktar’ın Şam temasları, Türkiye ile Suriye arasında madencilik alanında yeni bir iş birliğinin somutlaşmasına da vesile oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bağlı kuruluşlarından MTA ve MTAIC ile Suriye Jeoloji ve Maden Kaynakları Genel Müdürlüğü arasında madencilik alanında stratejik ortaklık geliştirilmesi adına "Fosfat Alanında Mutabakat Zaptı" imza altına alındı. Büyük İş Birliği Potansiyeli İmza töreninin ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar ile Suriye Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir, ortak bir basın toplantısı yaptı. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, iki ülke arasında çok büyük bir iş birliği potansiyeli bulunduğunu belirterek, Suriye'nin yeniden inşası ve ihya edilmesi sürecinde enerji ve madenler alanındaki potansiyeli hayata geçirme konusunda ortaya koydukları projeleri adım adım devreye aldıklarını ifade etti. Kalkınma Sürecini Destekliyoruz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın liderliğinde Suriye’nin çok önemli bir kalkınma süreci içerisinde olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, “Biz de Türkiye olarak bu sürece çok önem veriyoruz ve destekliyoruz. Özellikle Suriye'nin kendi kaynaklarını devreye almak, katma değerli bir şekilde ekonomiye katmak suretiyle inanıyorum ki bu süreç çok daha hızlanacaktır.” dedi. Çok Büyük Bir Proje İmzalanan mutabakat zaptıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Bayraktar, “Bugün burada çerçeve anlaşmasını imzaladıktan sonra, inşallah önümüzdeki günlerde ticari anlaşmaya dökeceğimiz çalışmayla burada fosfat üretimi, fosfat sahalarının geliştirilmesi, endüstriyel tesisin kurulması, bu fosfat üretiminin limana kadar gelmesiyle alakalı demiryolunun inşasını da içeren çok kapsamlı, çok büyük bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bugün burada atılan imzalar, bunun ilk adımı.” diye konuştu. Birecik-Halep Hattı ile Elektrik İhracı Artacak Suriye'ye elektrik tedariki miktarının her geçen gün arttığını ifade eden Bakan Bayraktar, “Önümüzdeki haftalarda devreye girecek Birecik-Halep Hattıyla beraber bu ihracatımızı yaklaşık üç katına çıkaracağız, 800-900 megavatlara ulaşacak. Suriye'nin önemli miktarda elektrik ihtiyacına katkı yapacak projeyi devreye alacağız. Artık sayılı günler kaldı.” dedi. Bakan Bayraktar, söz konusu hat ile ülkedeki günlük aydınlatma süresinin de uzayacağına işaret etti. Altyapı Projeleri Türk şirketlerinin Suriye’deki yatırımlarının artarak devam ettiğini belirten Bakan Bayraktar, “Altyapı projelerinde daha çok Türk firmasının yer almasını istiyoruz. Boru hatlarının yapımında, elektrik iletim hatlarında, depoların ve tankların yapımında çok önemli bir tecrübemiz var, bunları hızlı bir şekilde hayata geçirebiliriz.” dedi. Şirketlerimiz Hazır Bakan Bayraktar, dünyanın geçmekte olduğu küresel enerji buhranında Türkiye ve Suriye’nin petrol ve doğal gaz geçiş güzergahlarında bütün dünyaya çok önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti. Petrol ve doğal gaz alanında geniş bir iş birliği potansiyeli bulunduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, “Gerek Suriye off-shore’u, gerekse Suriye'deki kara sahalarında; mevcut üreten sahalar, tekrar üretiminin artırılması beklenen sahalar ve yeni keşif yapılabilecek sahalarla alakalı da Türkiye Petrolleri başta olmak üzere şirketlerimiz hazır durumda. Türkiye'nin Karadeniz'deki keşfinden sonra Türkiye dışında da faaliyetlerimize Somali'de başladık. Şimdi bunu Akdeniz'de Suriye'de, Libya'da ve başka ülkelerde hayata geçirmek istiyoruz. Suriye bizim özel önem verdiğimiz ülkelerden ve önemli bir potansiyeli olduğunu düşünüyoruz. Öncelikle bir sismik çalışma, arkasından sondaj yapacağımız çalışmalarla, ortaklıklar yoluyla farklı şirketlerle biz burada inşallah Suriye'nin bu kaynaklarını ekonomiye kazandırmak için sizlerle birlikte çalışmak istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Bakan Bayraktar, dünyanın dördüncü büyük jeotermal kurulu gücüne sahip ülkesi olarak bu konudaki tecrübesini de Suriye’ye taşımak taşımak istediklerini kaydetti. Jeolojik Araştırmalar ile Maden Arama ve Geliştirme Faaliyetleri İmzalanan mutabakat zaptıyla Türkiye ile Suriye arasında yer bilimleri, madencilik, enerji hammaddeleri ve jeotermal enerji alanlarında uzun vadeli iş birliğinin geliştirilmesini amaçlanıyor. Bu kapsamda jeolojik araştırmalar, maden arama ve geliştirme faaliyetleri, veri paylaşımı, eğitim ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine yönelik ortak faaliyetlerin yürütülmesi öngörülüyor. Mutabakat Zaptı'nın temel odak noktalarından birini, başta fosfat olmak üzere metalik madenler, endüstriyel hammaddeler ile stratejik ve kritik minerallere yönelik arama, ruhsat edinimi, işletme ve uç ürün üretimine ilişkin ortak projelerin geliştirilmesi oluşturuyor. Özellikle fosfat değer zinciri kapsamında, ilk aşamada fosfat kayası üretimi ve uzun dönemli alım-satım mekanizmalarının oluşturulması, sonraki aşamalarda ise fosforik asit, gübre ve diğer fosfat bazlı ürünlerin üretimine yönelik entegre sanayi yatırımlarında iş birliği yapılması hedefleniyor. Söz konusu projelerin hayata geçirilmesi amacıyla Türk kamu kurumları, özel sektör kuruluşları ve Suriye kamu kuruluşları arasında ortak girişim, kamu-özel iş birliği ve diğer uygun yatırım modellerinin geliştirilmesi öngörülüyor. Suriye Cumhurbaşkanı Şara Kabul Etti Bakan Bayraktar, Şam’daki temasları çerçevesinde ayrıca Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havacılık Motorlarında Yeni Dönem: TEI TEKNOLOJİ Çatısı Kuruluyor Haber

Havacılık Motorlarında Yeni Dönem: TEI TEKNOLOJİ Çatısı Kuruluyor

Türkiye'nin havacılık motorları alanındaki mühendislik kapasitesini daha etkin değerlendirmek, geliştirme süreçlerini hızlandırmak ve uzmanlaşmayı güçlendirmek amacıyla önemli bir yeniden yapılanma hayata geçiriliyor. TEI bünyesinde yürütülen, fikri ve sınai hakları Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığına (SSB) ait olan TF35000, TS3000 motor projeleri, malzeme geliştirme çalışmaları ile TRMOTOR bünyesinde yürütülen yardımcı güç ünitesi ve motor programları, TRMOTOR'un yeni ünvanı olan "TEI TEKNOLOJİ" çatısı altında yeniden yapılandırılacak. Bugüne kadar TEI bünyesinde TF35000 ve TS3000 programlarında görev yapan mühendislik ve diğer teknik ekipler de kurumsal bilgi birikiminin ve proje sürekliliğinin korunması amacıyla çalışmalarını, TEI TEKNOLOJİ bünyesinde sürdürecek. - Motor geliştirme çalışmaları TEI TEKNOLOJİ'de buluşacak Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ), GE Aerospace, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) ve Türk Hava Kurumu (THK) ortaklığında 1985'te kurulan TEI, Türkiye'nin havacılık motorları alanındaki en köklü mühendislik ve üretim kuruluşlarından biri olarak öne çıkıyor. Kuruluşundan bu yana üretim, montaj, test ve mühendislik altyapısını sürekli geliştiren TEI, bugün CFM LEAP, GE Aerospace GEnx ve GE9X başta olmak üzere, dünyanın en yaygın sivil ve askeri havacılık motoru programlarının önemli tedarikçileri arasında yer alıyor, 50'den fazla motor programı için üretim gerçekleştiriyor. Uluslararası programlarda kazandığı üretim kültürü ve mühendislik tecrübesini milli projelere de taşıyan TEI, Türk savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu kritik motor teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretilmesinde önemli sorumluluk üstleniyor. Havacılık motorları ve güç sistemleri alanında yerli ve milli çözümler geliştirmek amacıyla 2017 yılında kurulan TRMOTOR da gaz türbinli motorlar ve yardımcı güç ünitesi sistemlerine yönelik yürüttüğü çalışmalarla, Türkiye'nin özgün motor geliştirme ekosisteminin önemli aktörlerinden biri haline geldi. Şirket, güçlü teknoloji altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve geliştirdiği mühendislik yetkinlikleriyle son yıllarda yürütülen özgün motor projelerine önemli katkılar sağladı. SSB'ye ait fikri ve sınai haklarla yürütülen motor ve malzeme geliştirme çalışmaları, TRMOTOR'un yardımcı güç ünitesi ve motor programlarıyla birlikte, TEI TEKNOLOJİ çatısı altında buluşacak. Yeni yapılanmayla birlikte, özgün motor geliştirme faaliyetleri tek bir organizasyon yapısı olacak TEI TEKNOLOJİ içinde yürütülerek mühendislik kaynaklarının daha etkin değerlendirilmesi, proje yönetiminde çevikliğin artırılması ve geliştirme süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor. - Geliştirme faaliyetlerinin ana omurgası olacak TEI TEKNOLOJİ bünyesinde yürütülecek programlar, Türkiye'nin yeni nesil havacılık motorları alanındaki geliştirme faaliyetlerinin ana omurgasını oluşturacak. Yeni organizasyon modeliyle birlikte, mühendislik ekipleri ortak teknik hedefler doğrultusunda çalışacak. Bilgi paylaşımı, proje koordinasyonu ve geliştirme süreçleri de tek bir yapı içinde daha etkin şekilde yönetilecek. Yeni yapılanma kapsamında, TS1400 ve PD170 motor programları TEI bünyesinde yürütülmeye devam edecek. Böylece söz konusu motorların üretim, teslimat, platform entegrasyonu ve kullanıcı ihtiyaçlarının kesintisiz şekilde karşılanması sağlanacak. TEI'nin Parça ve Modül İmalatı, Servis ve Ürün Desteği başta olmak üzere, mevcut ana faaliyet alanlarında da herhangi bir değişiklik olmayacak. Taraflar, SSB tarafından yürütülen TF35000 ve TS3000 programlarının, TEI TEKNOLOJİ'ye sorunsuz ve zamanında devredilmesi konusunda mutabakata varırken, geçiş süreci boyunca proje takvimlerinin, teknik faaliyetlerin ve mevcut yükümlülüklerin kesintisiz şekilde yürütülmesi esas alınacak. Yeni organizasyon modeliyle birlikte TEI, üretim, teslimat, ürün desteği, olgunlaşmış motor programları ve uluslararası iş birliklerine odaklanacak. TEI TEKNOLOJİ ise özgün motor geliştirme, yardımcı güç üniteleri, malzeme geliştirme ve ileri AR-GE faaliyetlerinde uzmanlaşacak. - GE Aerospace ortaklığı aynı şekilde devam edecek Yeni yapılanma, TEI'nin mevcut ortaklık yapısını veya uluslararası faaliyetlerini etkilemeyecek. TEI ile GE Aerospace arasında 41 yıldır başarıyla sürdürülen stratejik ortaklık, aynı yapıyla devam edecek. Bu doğrultuda TEI, uluslararası sivil ve askeri motor programlarındaki üretim sorumluluklarını sürdürürken, küresel tedarik zincirindeki güçlü konumunu koruyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Almatis CEO’su Sönmez: Hedefimiz Türk Sermayesiyle Küresel Sanayide Standartları Belirlemek Haber

Almatis CEO’su Sönmez: Hedefimiz Türk Sermayesiyle Küresel Sanayide Standartları Belirlemek

OYAK bünyesinde yer alan Almatis, sanayi gücünü dünyaya taşıyan en önemli şirketlerden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Almatis CEO’su Anıl Sönmez, çalışmalarını alümina ve ötesine tasarladıklarını, pazara en yüksek kalite ve en güvenilir özellikli çözümleri pazara sunduklarını söyledi. Vizyonlarını yatırımlarla desteklediklerini belirten Sönmez, “Hedefimiz küreselde söz sahibi olmak, standartları belirlemek ve bu dönüşümü Türk sermayesi gücüyle gerçekleştirmek” dedi. Almatis CEO Sönmez, şirketin faaliyet alanları, ürün portföyü ve küresel ölçekteki konumuyla ilgili bilgi verdi. Almatis’in OYAK bünyesinde yer alan ve grubun küresel ölçekteki sanayi gücünü dünyaya taşıyan en önemli şirketlerden biri olduğuna dikkat çeken Sönmez, 2016 yılından bu yana coğrafi yaygınlık, sağladıkları teknoloiik katma değerle küresel yüzü olan OYAK’ın bir parçası olmaktan gurur duyduklarını dile getirdi. “Tutku, küresel kapsayıcılık, hesap verilebilirlik, dayanışma ve ekip ruhu”nun Almatis’i rekabette öne çıkaran temel unsurlar olduğunu anlatan Anıl Sönmez, “Bizi farklı kılan temel unsur yalnızca ürün kalitesi değil, teknik derinlik, müşteriyle bire bir çalışma kültürü ve uzun vadeli iş ortaklığı anlayışıdır. Bu değerler, Almatis’i yalnızca bir hammadde tedarikçisi değil, müşterilerinin teknolojik gelişim yolculuğunda güvenilir bir çözüm ortağı haline getiriyor” diye konuştu. “Yatırımlarla alümina üretimi ve ötesini tasarlıyoruz” Almatis’in alümina üretiminde küresel ve entegre bir operasyonel ağa sahip bir şirket olduğunu ifade eden Anıl Sönmez, vizyonları doğrultusunda “Alümina ve ötesini tasarlıyoruz. Halihazırda pazara en yüksek kalite ve en güvenilir özellikli alümina çözümlerini sunuyoruz. Bununla yetinmiyor; alümina dışı yeni ürün alanlarında da aktif çalışmalar yürütüyoruz. Son yıllarda bu vizyonu somut yatırımlarla destekledik” bilgisini verdi. Sönmez, 2022 yılında Hindistan’da yeni bir entegre tabular alümina üretim tesisini devreye aldıklarını, 2025 yılında Almatis ABD Arkansas tesisinde kalsine alümina kapasite artış projesini başarıyla tamamladıklarını hatırlatarak, yine aynı yıl Çin tesisinde yeni bir kalsine alümina tesisinin temelini attıklarını ve bu yatırımın 2027’de devreye girmesinin öngörüldüğünü söyledi. Anıl Sönmez, söz konusu tesisin özellikle yarı iletkenler, elektrikli araç bataryaları ve yüksek performanslı elektronik ürünler için kritik bir hammadde üreteceğini, bu yatırımlarla yalnızca kapasite artırımı olarak değil, teknolojik ilerlemeye ve sürdürülebilir ekonomik gelişime katkı olarak gördüklerini dile getirdi. Sönmez, “Bu yatırımlar, Türk ve OYAK bayraklarımızı dünyanın dört bir yanında dalgalandırma isteğimizden güç alıyor. Diğer bölgelerde de benzer kapasite artırımı ve optimizasyon çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Yüz yılı aşkın süredir küresel lider ve yerel tedarikçi Küresel ölçekte Almatis’in gücünü yerel ihtiyaçlara hızlı, güvenilir ve teknik olarak doğru çözümler sunmak için kullandıklarının altını çizen Anıl Sönmez, “Almatis olarak kendimizi yıllardır şu şekilde tanımlıyoruz: ‘Yüz yılı aşkın süredir küresel lider, yerel tedarikçi.’ Küresel ölçekteki gücümüzü; yerel ihtiyaçlara hızlı, güvenilir ve teknik olarak doğru çözümler sunmak için kullanıyoruz” diye konuştu. Almatis için inovasyonun laboratuvardan sahaya uzanan ve müşteriyle birlikte şekillenen bir süreç olduğunu anlatan Anıl Sönmez, araştırmalarda Almatis müşterilerinin yüzde 90’ınının şirketin inovasyon yetkinliğini iyi veya mükemmel seviyede değerlendirdiğini, söz konusu araştırma sonuçlarının şirketin yalnızca yüksek kaliteli ürünler sunan bir tedarikçi olmadığını, teknik bilgi birikimiyle müşterileriyle birlikte geliştiren, müşteriye göre üreten (customization), müşteriyi dinleyen, anlayan ve onun başarısı için birlikte çalışan çözüm üreten ve değer oluşturan bir partner olduğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. OYAK bünyesinde Akdeniz Chemson ile stratejik ortaklık İnovasyonun sahadaki ihtiyaçları 100 yılı aşkın birikimle derinlemesine anlamaktan geçtiğine inandıklarına işaret eden Anıl Sönmez, “Büyümeyi yalnızca kapasite artışıyla değil, doğru iş birlikleri ve güçlü dağıtım ağlarıyla destekliyoruz. Son dönemde bu anlayışla; Afrika, Kuzey Amerika ve Avrupa’da yeni iş ortaklarıyla anlaşmalar imzalayarak küresel erişimimizi daha da genişlettik. Bu adımlar, müşterilerimize bulunduğumuz her pazarda daha yakın olmak ve yerel ihtiyaçlara daha hızlı yanıt verebilmek açısından stratejik önem taşıyor” dedi. OYAK bünyesinde şirketler arası birlikteliğe de önem verdiklerini kaydeden Sönmez, bu çerçevede Akdeniz Chemson ile Güney Amerika’da stratejik bir ortaklığa imza attıklarını, OYAK çatısı altında geliştirilen bu tür sinerjilerin küresel pazarlarda ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir değere dönüştüğüne inandıklarını belirtti. Sönmez, “Ürünlerimizin yanında kurduğumuz iş birlikleriyle de küresel ölçekte büyüyen ve etkisini her geçen gün artıran bir sanayi şirketi olmanın gururu yaşıyoruz” şeklinde konuştu. “Zorlukları güçlü operasyonel ağımızla aşıyoruz” Son yıllarda ortaya çıkan pandemi, jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve küresel ekonomik belirsizlikler nedeniyle tüm değer zincirleri için oldukça zorlu geçtiğini hatırlatan Anıl Sönmez, söz konusu dönemde Almatis’in en büyük avantajının güçlü ve dengeli küresel operasyonel ağı olduğunun altını çizdi. Yerel üretim ve küresel marka yaklaşımlarının müşterilere her koşulda güvenilir tedarik sağlamaya olanak tanıdığına vurgu yapan Sönmez, “Ürün ambalajından depo yönetimine, dağıtım ağından lojistik optimizasyona kadar tedarik zincirinin her halkasını titizlikle ele alıyor ve sürekli geliştiriyoruz. Bu yaklaşımı sahada her gün ispatlıyoruz. Almatis’te teknik destek, sadece bir hizmet değil; müşterilerimizin rekabet gücünün bir parçasıdır” dedi. Almatis’te sürdürülebilirlik temel kriterlerinden biri Misyon NötrAL (Mission NeutrAL) adını verdikleri sürdürülebilirlik programının ekip çalışmasıyla şekillendiğini dile getiren Anıl Sönmez, inovasyon projelerinde sürdürülebilirliğin temel kriterlerden biri olduğunu ve Almatis’in sürdürülebilirlikte hiçbir zaman bir kontrol listesi maddesi olmadığını, çalışanların güçlü talepleriyle hayata geçtiğini kaydetti. Almatis’in Avrupa ve ABD tesislerinde üretilen tüm ürünlerin, bağımsız üçüncü taraflarca doğrulanmış CO₂ eşdeğeri değerlerini talep eden müşterilerilerle paylaştıklarını anlatan Sönmez şöyle konuştu: “Sürdürülebilirliği yalnızca kendi operasyonlarımızla sınırlı görmüyoruz. ECO‑TAB® ve düşük karbonlu alüminalarımız, bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor. Refrakter üreticileri tarafından kullanılan ECO‑TAB® tabular alüminaları, bu müşterilerimizin ürünleri aracılığıyla çelik üreticilerine önemli operasyonel faydalar sunuyor. Çelik üreticileriyle gerçekleştirdiğimiz uygulama testleri, ECO‑TAB® içeren refrakter malzemelerin kullanımı sayesinde yıllık toplam malzeme tüketiminin yüzde 4,7 oranında azaltılabildiğini, aynı zamanda proseslerde önemli düzeyde enerji verimliliği sağlanabildiğini ortaya koyuyor. Bu sonuçlar, çevreci çözümlerin mutlaka ek maliyet anlamına gelmediğini; doğru malzeme ve doğru tasarımla hem karbon ayak izinin hem de toplam işletme maliyetlerinin eş zamanlı olarak düşürülebileceğini net bir şekilde gösteriyor.” Hedef Türk sermayesinin gücüyle küreselde söz sahibi olmak En güçlü oldukları alanın özellikli alümina olduğunu, ancak mevcut stratejinin bununla sınırlı kalmadığını belirten Anıl Sönmez, gelecek yıllarda ürün portföyünü, alüminanın ötesine geçen yeni materyallerle genişleterek farklı endüstrilere daha kapsamlı çözümler sunmayı hedeflediklerini söyledi. Sönmez, “Almatis’i önümüzdeki 10–20 yıllık dönemde, birçok stratejik endüstride teknik referans noktası olarak kabul edilen, müşterilerinin üretim süreçlerini ve performansını şekillendiren bir şirket olarak konumlandırıyoruz. Bu vizyon, yalnızca ürün çeşitliliğini artırmaya değil; teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağında derinleşmeye dayanıyor” dedi. Almatis’in yolculuğunda sahip oldukları yapının kendilerine güç verdiğine vurgu yapan Sönmez, bir Türk şirketi olarak OYAK 2030 stratejisi doğrultusunda uzun vadeli bakabilen, yatırım yapabilen ve ölçeklenebilen bir yapıyla hareket ettiklerini kaydetti. Almatis CEO’su Anıl Sönmez, “Önümüzdeki dönemde Almatis; alüminadaki liderliğini korurken, ileri malzeme alanında iddiasını büyüten, küresel etkisini daha görünür ve daha güçlü kılan bir şirket olacak. Hedefimiz yalnızca büyümek değil; küresel sanayide söz sahibi olmak, standartları belirlemek ve bu dönüşümü Türk sermayesinin gücüyle gerçekleştirmek” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Car Service, Axalta Boya Sistemleri’ni “Tercih Edilen İş Ortağı” Olarak Belirledi Haber

Bosch Car Service, Axalta Boya Sistemleri’ni “Tercih Edilen İş Ortağı” Olarak Belirledi

Türkiye’nin 81 ilinde, 385 noktada hizmet veren yaygın bağımsız servis ağlarından olan Bosch Car Service, kaporta ve boya alanındaki hizmet kalitesini güçlendirmek amacıyla Axalta Boya Sistemleri ile stratejik bir iş birliğine imza atıyor. Bu yeni anlaşma kapsamında, kaporta ve boya hizmeti sunan tüm Bosch Car Service noktaları, Axalta’nın tüm ürün portföyüne, teknik birikimine ve servis operasyonlarını güçlendirecek çeşitli imkanlara doğrudan erişim sağlayabilecek. Arslan: "Müşterilerimize yetkinliklerimizin ötesinde bir deneyim sunuyoruz" Kaporta ve boya hizmeti sunan tüm Bosch Car Service’ler, alanında küresel boya sistemleri şirketi Axalta’nın ürün portföyüne ve teknik uzmanlığına doğrudan erişim imkânı elde edecek. Bu iki küresel markanın iş birliği hakkında Bosch Mobilite Satış Sonrası Çözümler Türkiye ve Orta Doğu Bölge Direktörü Arda Arslan şöyle dedi: “İki güçlü markanın operasyonel gücü ile teknolojik birikiminin birleşmesi, otomotiv satış sonrası pazarında güven ve kalite standartları açısından yeni bir referans noktası oluşturuyor” Bosch Car Service noktalarında müşterilerine “kendi yetkinliklerimizin çok ötesinde bir deneyim sunmak için her alanda en doğru iş ortağı ile omuz omuza veriyoruz” diyen Arslan; “Tercih edilen iş ortaklarımızı belirlerken aradığımız temel kriter, ürün ve hizmet süreçlerinde yakalanan yüksek standartlardır. Axalta Boya Sistemleri ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği de bu vizyonun bir parçasıdır.” dedi. Sektör için Yeni Bir Referans Noktası Axalta adına görüşlerini paylaşan Axalta Türkiye, Orta Avrupa, Baltık Devletleri Ülke Müdürü İlkin Kokal, stratejik ortaklığın önemine dikkat çekerek şunları ifade etti: “Bosch Car Service Türkiye ile başlattığımız bu stratejik ortaklık, otomotiv satış sonrası pazarında güvenilirliği temsil eden iki güçlü markayı aynı çatı altında buluşturuyor. Servis ağının geneline yayılacak yüksek kalite ve sürdürülebilir boya çözümleri açısından kritik bir adım attığımıza inanıyoruz. Bosch Car Service’in operasyonel gücü ile Axalta’nın teknoloji uzmanlığının birleşimi, hem iş ortaklarımıza hem de son kullanıcılara somut bir katma değer sağlayacak. Bu yapı, oto tamir boya pazarında güven ve uzun soluklu iş ortaklığı anlayışı için yeni bir referans noktası olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Car Service, Axalta Boya Sistemleri’ni “Tercih Edilen İş Ortağı” Olarak Belirledi Haber

Bosch Car Service, Axalta Boya Sistemleri’ni “Tercih Edilen İş Ortağı” Olarak Belirledi

Bu yeni anlaşma kapsamında, kaporta ve boya hizmeti sunan tüm Bosch Car Service noktaları, Axalta’nın tüm ürün portföyüne, teknik birikimine ve servis operasyonlarını güçlendirecek çeşitli imkanlara doğrudan erişim sağlayabilecek. Türkiye’nin 81 ilinde, 385 noktada hizmet veren yaygın bağımsız servis ağlarından olan Bosch Car Service, kaporta ve boya alanındaki hizmet kalitesini güçlendirmek amacıyla Axalta Boya Sistemleri ile stratejik bir iş birliğine imza atıyor. Bu yeni anlaşma kapsamında, kaporta ve boya hizmeti sunan tüm Bosch Car Service noktaları, Axalta’nın tüm ürün portföyüne, teknik birikimine ve servis operasyonlarını güçlendirecek çeşitli imkanlara doğrudan erişim sağlayabilecek. Arslan: "Müşterilerimize yetkinliklerimizin ötesinde bir deneyim sunuyoruz" Kaporta ve boya hizmeti sunan tüm Bosch Car Service’ler, alanında küresel boya sistemleri şirketi Axalta’nın ürün portföyüne ve teknik uzmanlığına doğrudan erişim imkânı elde edecek. Bu iki küresel markanın iş birliği hakkında Bosch Mobilite Satış Sonrası Çözümler Türkiye ve Orta Doğu Bölge Direktörü Arda Arslan şöyle dedi: “İki güçlü markanın operasyonel gücü ile teknolojik birikiminin birleşmesi, otomotiv satış sonrası pazarında güven ve kalite standartları açısından yeni bir referans noktası oluşturuyor” Bosch Car Service noktalarında müşterilerine “kendi yetkinliklerimizin çok ötesinde bir deneyim sunmak için her alanda en doğru iş ortağı ile omuz omuza veriyoruz” diyen Arslan; “Tercih edilen iş ortaklarımızı belirlerken aradığımız temel kriter, ürün ve hizmet süreçlerinde yakalanan yüksek standartlardır. Axalta Boya Sistemleri ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği de bu vizyonun bir parçasıdır.” dedi. Sektör için Yeni Bir Referans Noktası Axalta adına görüşlerini paylaşan Axalta Türkiye, Orta Avrupa, Baltık Devletleri Ülke Müdürü İlkin Kokal, stratejik ortaklığın önemine dikkat çekerek şunları ifade etti: “Bosch Car Service Türkiye ile başlattığımız bu stratejik ortaklık, otomotiv satış sonrası pazarında güvenilirliği temsil eden iki güçlü markayı aynı çatı altında buluşturuyor. Servis ağının geneline yayılacak yüksek kalite ve sürdürülebilir boya çözümleri açısından kritik bir adım attığımıza inanıyoruz. Bosch Car Service’in operasyonel gücü ile Axalta’nın teknoloji uzmanlığının birleşimi, hem iş ortaklarımıza hem de son kullanıcılara somut bir katma değer sağlayacak. Bu yapı, oto tamir boya pazarında güven ve uzun soluklu iş ortaklığı anlayışı için yeni bir referans noktası olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aktif Bank ve Figopara İş Birliği İle İşletmelerin Finansmana Erişimi Hızlanıyor Haber

Aktif Bank ve Figopara İş Birliği İle İşletmelerin Finansmana Erişimi Hızlanıyor

Türkiye’nin en kapsamlı finansal teknolojiler ekosistemi Aktif Bank, işletmelerin finansman ve nakit akış süreçlerini kolaylaştıran iş birliklerine devam ediyor. Ticari İşletmelerin ve KOBİ’lerin finansmana hızlı, kolay ve güvenli şekilde erişmesini sağlayan, Türkiye’nin önde gelen fintek şirketlerinden Figopara ile kurulan stratejik ortaklık ile işletmeler, alıcı firmalara kestikleri faturalardan doğan alacaklarını tamamen dijital, hızlı ve güvenli bir şekilde finansmana dönüştürebiliyor. Dijital süreçler sayesinde daha geniş kitlelere ulaşmaya odaklandıklarını belirten Aktif Bank Kurumsal Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hakan Pürdeloğlu, “Aktif Bank olarak 26 yıllık kurumsal bankacılık deneyimimizle alıcı ya da satıcı tarafta yer alan ticari işletmelere tahsilat ve alacak finansmanı tarafında destek sağlayacak alternatifler üretmeye devam ediyoruz. Figopara ile kurulan iş birliği sayesinde, tedarikçi işletmelerin finansmana kolaylıkla eriştikleri, nakit akış planlarını yapabildikleri hizmeti sunmaya başladık. Alıcı firmaların sürdürülebilir büyümesinin ve tedarikçileriyle kurdukları ticari ilişkilerin güçlenmesinin her zamankinden daha kıymetli olduğu bu dönemde, ticaretin her iki tarafına da destek olmaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi. Firmaların ihtiyaç duydukları finansmana aracılık ederek nakit ihtiyacı ve vade sorununu önemli ölçüde çözdüklerini ifade eden Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Gültekin Bahar ise konuya dair şunları söyledi: “İşletmelerin finansmana erişimini uçtan uca dijitalleştirirken, nakit akışı yönetimlerini destekleyerek ticaretlerine katkıda bulunuyoruz. Temel hedefimiz firmaların ihtiyaç duyduğu an vadeli alacaklarını çek, senet teminat gerektirmeden finansmana çevirmek. Aktif Bank ile yaptığımız değerli iş birliği sayesinde nakit ihtiyaçlarına hızlı ve kolay çözümler arayan KOBİ ve Kurumsal Firmaların hayatını kolaylaştıracağız. Nakit ve vade sorununu çözmenin yanı sıra tüm finansal ihtiyaçların tek bir yerden çözülebildiği bir platform olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnci Holding ve GS Yuasa Ortaklığında Yeni Dönem Haber

İnci Holding ve GS Yuasa Ortaklığında Yeni Dönem

Şirket, bu yeni dönemi Türkiye genelindeki bayilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda paylaştı. İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Elbirlik, İnci Holding CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Şafak Ozan ve İnci GS Yuasa İcra Direktörü Orhan Sayman’ın liderlik ettiği toplantıda yeni yapının detayları ve gelecek dönem stratejileri bayilerle paylaşıldı. “Stratejik ortaklık devam ediyor” Toplantının açılışında konuşan İnci GS Yuasa İcra Direktörü Orhan Sayman, yeni döneme ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “2015 yılından bu yana GS Yuasa ile sürdürdüğümüz hisse ve yönetim ortaklığımızda yeni bir dönem başladı. İnci Holding, GS Yuasa’nın İnci GS Yuasa’daki %60 hissesini devraldı. GS Yuasa ile ortaklığımız böylelikle teknolojik iş birliği üzerinden stratejik ortaklığa dönüşüyor.” Sayman, hisse devri sürecinin tamamlanmasının ardından şirketin tek hissedarlı yapıya geçeceğini ve bu dönüşümün ortaklık öncesi olan benzer bir modele işaret ettiğini belirtti. “Yeni dönem stratejik ortaklık ile çevik ilerleyeceğiz” Toplantıda söz alan İnci Holding CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Şafak Ozan ise yeni dönem ile ilgili şunları söyledi: “GS Yuasa ile olan ortaklığımız sona ermedi; hisse ortaklığından stratejik ortaklık modeline geçtik. Bu geçiş, iki tarafın da stratejik öncelikleri doğrultusunda planlanmış bir yapısal değişimdir. Bu değişim, operasyonel, ürün ve stratejik alanlarda daha hızlı ve çevik hareket etmemizi sağlayacak.” Stratejik iş birliğinin devam edeceğini vurgulayan Ozan, sözlerini şöyle sürdürdü: “GS Yuasa ile teknik iş birliği anlaşmamızı da imzaladık. Avrupa pazarına yönelik tedarikçi rolümüz devam edecek. Know-how, teknoloji ve ürün geliştirme alanlarında birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.” dedi. “İnci Akü sektörün öncü markası olmaya devam edecek” Toplantının kapanış konuşmasını yapan İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Elbirlik ise yeni döneme ilişkin verdiği mesajda: “İnci Akü, her zaman olduğu gibi kalitesi ve verdiği güvenden aldığı güçle sektör öncüsü olmaya devam edecek.” Elbirlik şu ifadeleri kullandı: “İnci Akü, holdingimizin çok değer verdiği markalardan biri. Uzun vadeli sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımımızla, enerji depolama alanında teknoloji ve ürün geliştirmeye yönelik çalışmalarımızı kararlı adımlarla devam ettireceğiz.” Yeni dönemde Türkiye’de bulunan hem İnci Akü hem EAS bayilerin rolünün kritik olduğuna dikkat çekilen toplantıda, bugüne kadar elde edilen başarıda bayilerin katkısının önemi vurgulandı. Yeni yapı ile İnci Akü’nün, daha hızlı karar alma mekanizması, güçlenen yatırım odağı, devam eden uluslararası iş birlikleri ve yurt dışı pazarında ülkemizi gururla temsil etme hedefi ile başta Avrupa olmak üzere küresel pazardaki konumunu ileriye taşıması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.