Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Strong

Kapsül Haber Ajansı - Strong haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Strong haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Legrand Türkiye Grubu, Sertifikalı Online Eğitimleri ile Sektörel Gelişimi Destekliyor Haber

Legrand Türkiye Grubu, Sertifikalı Online Eğitimleri ile Sektörel Gelişimi Destekliyor

Elektrik altyapısı, enerji yönetimi ve akıllı bina teknolojileri alanındaki uluslararası bilgi birikimini Türkiye’deki sektör paydaşlarıyla buluşturan Legrand Türkiye Grubu, “Geleceği yakalıyoruz” bakış açısını yansıtan eğitim odaklı yaklaşımını dijital platformlara taşıyarak sektörün gelişimine katkı sunuyor. Dijital dönüşümle birlikte değişen iş yapış modellerine uyum sağlayan online eğitimler aracılığıyla ürün, sistem ve proje bilgileri sektör paydaşlarına aktarılırken, teknik bilgi paylaşımı daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşuyor. Düzenli aralıklarla planlanan bu eğitimler, sektörde faaliyet gösteren profesyonellerin teknik yetkinliklerini geliştirmeyi ve güncel uygulamalara dair bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyor. Dijital Platformlarda Kapsamlı ve Güncel Eğitim İçeriği Legrand Türkiye Grubu’nun online eğitim programları; ürün portföyünden sistem çözümlerine, proje uygulamalarından sektörel yeniliklere kadar geniş ve güncel bir içerik yelpazesi sunuyor. Haftalık ve aylık periyotlarla planlanan eğitimler sayesinde katılımcılar, hem mevcut çözümler hakkında detaylı bilgi edinme hem de geleceğe yönelik teknolojik gelişmeleri yakından takip etme imkanı buluyor. Eğitim takvimleri ve içerik detayları, Legrand Türkiye Grubu’nun web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden düzenli olarak paylaşılıyor. Sertifikalı Eğitimlerle Yetkinlik Gelişimine Katkı Tüm online eğitimler, katılımcıların mesleki gelişimini desteklemek amacıyla sertifikalı olarak gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım, bilgi paylaşımının ötesine geçerek sektör profesyonellerinin teknik yetkinliklerini belgeleyebilmelerine de olanak tanıyor. Legrand Türkiye Grubu, dijital eğitim yatırımlarını yaşamları iyileştiren çözümler üretme misyonunun önemli bir parçası olarak konumlandırıyor, sektörde bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve uzun vadeli değer yaratmayı sürdürülebilir bir sorumluluk olarak konumlandırıyor.

Çocukların Yeni Dijital Arkadaşı Yapay Zekâ mı? Haber

Çocukların Yeni Dijital Arkadaşı Yapay Zekâ mı?

Ancak çocuklar yapay zekâ ile sağlıklı bir ilişki kurana kadar, kullanımları dikkatle izlenmeli ve asla insan ilişkilerinin yerini almamalıdır. Çocuklar, merak ettiği konular ve arkadaşlık için yapay zekâ sohbet robotu kullanmaya yöneldikçe bunların güvenliği ve gizliliği ile ilgili sorular da ortaya çıkıyor. Siber güvenlik şirketi ESET, ebeveynlerin daha bilinçli olması gerektiğini paylaşak çocukların sohbet robotu kullanırken dikkat etmesi gereken noktalar ile ilgili paylaşımda bulundu. Yapay zekâ sohbet robotları, üç yıldan fazla bir süre önce ortaya çıktıklarından beri hepimizin hayatının önemli bir parçası hâline geldi. ChatGPT, haftalık yaklaşık 700 milyon aktif kullanıcısı olduğunu ve bunların çoğunun gençler olduğunu söylüyor. Temmuz 2025'te İngiltere'de yapılan bir araştırma, çocukların yaklaşık üçte ikisinin bu tür araçları kullandığını ortaya koydu. Benzer bir oranda ebeveyn, çocuklarının yapay zekâ sohbet robotlarını gerçek insanlar olarak gördüklerinden endişe duyuyor. Gençlerin bu teknolojiyi sık kullanması nedeniyle meşru güvenlik, gizlilik ve psikolojik endişeler ortaya çıkıyor. Ebeveyn olarak, tüm platform sağlayıcılarının çocuklara uygun etkili güvenlik önlemleri aldığını varsayamazsınız. Koruma önlemleri mevcut olsa bile bunların uygulanması her zaman tutarlı değildir ve teknoloji, politikaların gelişmesinden daha hızlı bir şekilde evrim geçirmektedir. Çocuklar üretken yapay zekâyı (GenAI) çeşitli şekillerde kullanıyor. Bazıları ödevlerini yaparken bu teknolojinin yardımını değerli buluyor. Diğerleri ise sohbet robotunu dijital bir arkadaş gibi görüyor, ona tavsiyeler soruyor ve yakın arkadaşlarına güvendikleri gibi onun yanıtlarına güveniyor. Çocuklarınızın yaşadığı yere ve kullandıkları sohbet robotuna bağlı olarak, yaş doğrulama veya içerik denetimi konusunda çok az şey yapılmış olabilir. Bu nedenle, proaktif izleme ve eğitim yoluyla herhangi bir tehdidin önüne geçmek kesinlikle ebeveynlerin sorumluluğundadır. Çocukların yapay zekâ ile sağlıksız bir ilişki içinde olabileceğine dair birkaç işaret Arkadaşları ve aileleriyle geçirdikleri ders dışı zamanlardan uzaklaşmaları,Sohbet robotlarına erişemediklerinde endişelenmeleri ve aşırı kullanım belirtilerini gizlemeye çalışmaları,Sohbet robotundan sanki gerçek bir kişiymiş gibi bahsetmeye başlamaları,Bariz yanlış bilgileri "gerçek" olarak size tekrarlamaları,Yapay zekâ sohbet robotlarına zihinsel sağlık sorunları gibi ciddi konular hakkında sorular sormaları Yapay zekâ tarafından sunulan yetişkinlere yönelik veya uygunsuz içeriğe erişmeleri. Çocuklarla sohbet robotu hakkında konuşma zamanı Birçok ülkede, yapay zekâ sohbet robotları 13 yaşın üzerindeki kullanıcılarla sınırlı. Ancak uygulamanın düzensiz olması nedeniyle konuyu kendi elinize almanız gerekebilir. Kontrollerden daha önemli olan şey konuşmalardır. En iyi sonuçları elde etmek için teknik kontrolleri açık ve çatışmacı olmayan bir şekilde sunulan eğitim ve tavsiyelerle birleştirmeyi düşünün. Okulda, evde veya okul sonrası kulüpte olsunlar, çocuklarınızın uyanık oldukları her dakika ne yapmaları gerektiğini söyleyen yetişkinler vardır. Bu nedenle, yapay zekâ ile ilgili iletişimlerinizi, çocuklarınızın ceza korkusu olmadan deneyimlerini rahatça paylaşabilecekleri iki yönlü bir diyalog olarak çerçevelemeye çalışın. Aşırı kullanımın, halüsinasyonların, veri paylaşımının ve ciddi sorunlarda yapay zekâya aşırı güvenmenin tehlikelerini açıklayın. Yapay zekâ botlarının düşünebilen gerçek insanlar olmadığını, ilgi çekici olmak için tasarlanmış makineler olduğunu anlamalarına yardımcı olun. Çocuklarınıza eleştirel düşünmeyi öğretin, yapay zekâ çıktılarını her zaman doğrulayın ve ebeveynleriyle sohbet etmeyi asla bir makineyle sohbet etmekle değiştirmeyin. Gerekirse bu eğitimi yapay zekâ kullanımını sınırlayan (tıpkı sosyal medya kullanımını veya genel olarak ekran süresini sınırlayabileceğiniz gibi) ve kullanımı yaşa uygun platformlarla sınırlayan bir politika ile birleştirin. Kullanımlarını izlemenize ve riski en aza indirmenize yardımcı olması için kullandıkları uygulamalarda ebeveyn denetimlerini etkinleştirin. Çocuklarınıza yapay zekâ ile kişisel olarak tanımlanabilir bilgileri (PII) asla paylaşmamalarını hatırlatın ve istemeden bilgi sızdırma riskini azaltmak için gizlilik ayarlarını değiştirin.

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları   Güney Kore Yolcusu Haber

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları  Güney Kore Yolcusu

8-11 Ocak 2026 tarihlerinde PET İZMİR 2026 Fuarı’nda 5 kıtadan alıcıları ağırlayan ve kedi-köpek maması ihracatındaki artışın sürmesi için çaba gösteren Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 11-16 Ocak 2026 tarihlerinde de Güney Kore’ye yönelik Sektörel Ticaret Heyeti gerçekleştiriyor. Türkiye ile Güney Kore arasındaki tarihi güçlü bağlar dış ticaretimizi destekliyor Kore Menşei Bilgi Kurumu yetkililerini 2025 yılı ağustos ayında İzmir’de ağırladıklarını paylaşan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, o görüşme sonrasında Güney Kore’ye Sektörel Ticaret Heyeti düzenleme fikrinin güç kazandığını dile getirdi. Öztürk, Türkiye ile Güney Kore arasındaki tarihi güçlü bağların karşılıklı dış ticareti destekler konumda olduğunun da altını çizdi. Güney Koreli 40 ithalatçıyla 200 ikili iş görüşmesi yapılacak Türkiye’nin Güney Kore’ye gıda ihracatının 2023 yılında 108 milyon dolar seviyesindeyken, 2024 yılında yüzde 34’lük artışla 145 milyon dolara çıktığı bilgisini veren Öztürk, “Güney Kore’ye gıda ihracatımızdaki artış 2025 yılında da devam etti. 2025 yılı sonunda Güney Kore’ye gıda ihracatımız 172 milyon dolara ulaştı. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğümüz Aegean Cereal, Pulses, Oilseeds and Products UR-GE Projesi kapsamında, Güney Kore’ye 9 gıda ihracatçısı firmamız heyette yer alacak. 13 Ocak 2026 tarihinde Novotel Ambassador Seoul Gangnam’da, Güney Kore tarafından 40 ithalatçı firmayla ikili iş görüşmeleri yapacağız. Market, pazaryeri ziyaretlerimiz olacak. İkili iş görüşmeleri programımıza T.C. Seul Büyükelçimiz Murat Tamer ve Güney Kore Ticaret Müşavirimiz Özlem Üntez katılarak bize güç verecekler. Güney Kore’de” şeklinde konuştu. Güney Kore’de bazı gıda ürünlerinin belli dönemlerde trend olduğuna dikkati çeken Öztürk, şöyle devam etti: “Kore pazarını yakından takip etmek, trend ürünlerle pazara girmek büyük avantajlar sağlayabilir. Hurma ve Dubai çikolatasının çok trend olduğu zamanlar oldu. Sonrasında bal-kaymak trend oldu. Gıda ihracatçılarımız Güney Kore pazarıyla temaslarını sıklaştırdıkları takdirde trend ürünlere göre pozisyon alabilirler. Türkiye’nin Avrupa’ya gıda ihracatının yüksek olması Güney Kore tarafına güven veriyor.” Heyete katılan firmaların; yağlı tohumlar, helva, baharatlar ve çeşniler, buğday unu, kuruyemişler, işlenmiş gıdalar, tıbbi aromatik bitkiler, sebzeler ve şekerleme sektörlerinde faaliyet gösterdiklerini aktaran Başkan Öztürk, Türkiye’nin Güney Kore’ye gıda ihracatının 5 yıllık vadede 500 milyon dolara çıkması için sektörel ticaret heyeti ve fuar organizasyonlarına ağırlık vereceklerini sözlerine ekledi. Güney Kore’ye en çok şeker mamulleri ihraç edildi Türkiye, 2025 yılında Güney Kore’ye 172 milyon dolarlık gıda ürünleri ihraç ederken en çok ihraç edilen ürünler 40 milyon dolarla ton balığı, 25 milyon dolarla şeker mamulleri, 11 milyon dolarlık meyveler, 9,6 milyon dolarla makarna, 7 milyon dolarla meyve suları, 6,7 milyon dolarla ayçiçek yağı oldu. Güney Kore Sektörel Ticaret Heyetine; “ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. TİC. LTD. ŞTİ., BELMAR DIŞ TİCARET A.Ş., BOZTOPRAK GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş., BUĞDAYCI UN GIDA NAKLİYE İNŞAAT PAZARLAMA VE TİCARET A.Ş., CHEF SEASONS GIDA SAN. TİC. A.Ş., HEMSİ TARIM ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ A.Ş., SEYRAN GIDA SAN. VE TİC. A.Ş., TAREGE TİCARET EVİ TAR.ÜR.SAN. VE TİC. A.Ş. ve YÜKSEL TEZCAN GIDA SAN. VE TİC.” Firmaları katılıyor.

Vodafone’dan 5G Yolunda Yeni Teknoloji Yatırımı Haber

Vodafone’dan 5G Yolunda Yeni Teknoloji Yatırımı

Vodafone’un yerli mühendislik gücüyle geliştirdiği platform, gelecekte farklı ülkelerdeki operasyonlara da uyarlanabilecek stratejik bir teknoloji yatırımı olma niteliği taşıyor. Vodafone, bulut, telco ve network operasyonlarında uçtan uca görünürlük, dayanıklılık ve operasyonel mükemmellik hedefiyle geliştirdiği Heimdallr Projesi’ni hayata geçirdi. Karmaşık ve yüksek hacimli şebeke altyapılarında proaktif izleme, erken risk tespiti ve operasyonel karar destek mekanizmalarını tek çatı altında toplayan yeni nesil bir platform olarak konumlanan Heimdallr; klasik izleme çözümlerinden farklı olarak, alarm üretmenin ötesine geçerek, kök neden analizi, servis etkisi değerlendirmesi ve operasyonel önceliklendirme gibi kritik yetkinlikler sunuyor. Platform, hem bulut tabanlı hem de fiziksel altyapılarda çalışan telco sistemleri için ortak bir operasyon dili oluşturmayı hedefliyor. Vodafone, Heimdallr ile birlikte; operasyonel verimliliği artırmayı, servis sürekliliğini güçlendirmeyi, 5G öncesi ve sonrası dönemde müşteri deneyimini daha da ileri taşımayı amaçlıyor. Proje, aynı zamanda Vodafone’un yerli mühendislik gücüyle geliştirdiği, gelecekte farklı ülkelerdeki operasyonlara da uyarlanabilecek stratejik bir teknoloji yatırımı olma niteliği taşıyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, şunları söyledi: “5G’ye geçiş sürecinde artan trafik hacmi, mikroservis tabanlı mimariler ve dağıtık bulut altyapıları; operasyon ekipleri için daha yüksek hız, doğruluk ve öngörülebilirlik ihtiyacını beraberinde getiriyor. Bu ihtiyaca yanıt olarak geliştirdiğimiz Heimdallr Projesi; bulut, OpenShift, network ve telco katmanlarından gelen verileri gerçek zamanlı analiz eden, korelasyon ve anomali tespiti yapabilen bütünleşik bir yapı sunuyor. Proje kapsamında geliştirilen mimari; yüksek erişilebilirlik, ölçeklenebilirlik ve operasyonel dayanıklılık prensipleri üzerine inşa edildi. Heimdallr yalnızca mevcut sistemlerin izlenmesini değil, aynı zamanda potansiyel risklerin hizmeti etkilemeden önce tespit edilmesini ve aksiyon alınmasını mümkün kılıyor. Bu sayede operasyon ekiplerimiz reaktif değil, proaktif bir çalışma modeline geçiş yapabiliyor.” Ağ deneyiminde somut ve ölçülebilir iyileşme Heimdallr’ın devreye alınmasıyla birlikte, Vodafone müşterileri için ağ deneyiminde somut ve ölçülebilir bir iyileşme hedefleniyor. Sistem, ağdaki potansiyel sorunları henüz kullanıcıyı etkilemeden önce öngörerek proaktif aksiyon alınmasını sağlıyor; bu da kesinti sürelerinin azalması, servis kalitesinin daha istikrarlı hale gelmesi ve özellikle yoğun saatlerde yaşanan performans dalgalanmalarının minimize edilmesi anlamına geliyor. 5G’ye geçiş sürecinde kritik öneme sahip olan bu yaklaşım, veri, ses ve dijital servislerin daha düşük gecikme süreleriyle ve daha yüksek süreklilikle sunulmasına katkı sağlıyor. Heimdallr sayesinde ağ operasyonları yalnızca hataları gideren değil, müşteri deneyimini sürekli iyileştiren bir yapıya dönüşüyor. Bu da müşterilerin günlük iletişim, eğlence ve iş ihtiyaçlarını daha güvenilir bir altyapı üzerinde, kesintisiz ve öngörülebilir bir deneyimle karşılamasını mümkün kılıyor. Teknolojik bir dönüşümün ötesinde, müşterilerin Vodafone şebekesinden beklentilerini karşılayan ve uzun vadeli müşteri memnuniyetini destekleyen Heimdallr, Vodafone’un bulut ve şebeke operasyonlarında görünmeyeni görünür kılan, riskleri öngören ve operasyonel zekâyı bir üst seviyeye taşıyan yeni nesil yaklaşımının somut bir göstergesi olarak konumlanıyor.

Akbank’tan Tarımın Geleceğine Yatırım Haber

Akbank’tan Tarımın Geleceğine Yatırım

Bu alanda sağladığı finansmanı son bir yılda yaklaşık %55 artıran ve tarımda nakit akışını güçlendiren Banka, yatırım ve işletme sermayesi kredilerinden sürdürülebilir tarım finansmanına uzanan geniş ürün yelpazesiyle üreticilerin yanında yer aldı. Traktör ve tarımsal ekipman finansmanında da stratejik iş birliklerini pekiştiren Akbank, tarımı uçtan uca kapsayan çözümler sunmayı sürdürdü. Akbank, 2025 yılı boyunca Türkiye’nin farklı bölgelerinde düzenlenen ulusal ve bölgesel tarım fuarlarına katılarak tarım bankacılığı çözümlerini KOBİ’ler ile paylaştı. İzmir’den Konya’ya, Gaziantep’ten Bursa’ya uzanan geniş bir coğrafyada üreticilerle bire bir temas kuran Akbank, tarımın finansmanına güç katarken, sektör paydaşlarıyla iş birliklerine de ivme kattı. Fuar katılımları kapsamında Akbank; traktör, tarımsal ekipman ve işletme sermayesi kredilerinden sürdürülebilir tarım yatırımlarına, lisanslı depoculuk ve sigorta çözümlerinden modern tarım teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün ve hizmet yelpazesini üreticilerle buluşturdu. Bu temaslarla, çiftçilerin gerçek ihtiyaçlarının yerinde dinlenmesi ve sahaya uygun finansman modellerinin geliştirilmesi hedeflendi. Hedeflerinin tarımın geleceğine yatırım yapmak olduğunu belirten Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, “Akbank olarak, tarımın stratejik öneminin bilinciyle çiftçilerimizin emeğini ve üretimini merkeze alan, tarımda uçtan uca her halkasına dokunan finansman modelleri geliştiriyoruz. 2025 boyunca katıldığımız tarım fuarları, üreticilerle bire bir temas kurmamıza, ihtiyaçlarını sahada dinleyerek çözüm üretmemize imkân sağladı. Tarım bankacılığı yaklaşımımızla, çiftçilerimizin finansmana erişimini kolaylaştıran yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunmaya, tarımın geleceğine uzun vadeli değer yaratacak şekilde yatırım yapmaya devam edeceğiz.” Akbank, 2025 yılı boyunca Türkiye’nin tarımsal üretim merkezlerinde düzenlenen önemli fuarlarda yer aldı. Yılın ilk döneminde İzmir ve Gaziantep’teki tarım fuarları ile başlayan saha buluşmaları, Konya, Sandıklı ve Yozgat gibi üretimin yoğun olduğu bölgelerde devam etti. Sonbahar döneminde Akşehir, Sivas, Dinar ve Bursa’da düzenlenen tarım fuarlarına katılan Akbank, yılı Antalya Tarım Fuarı ile tamamladı. Bu geniş coğrafi kapsama sahip fuar takvimi sayesinde Banka, farklı ihtiyaçlara sahip üreticilerle doğrudan temas kurarak tarımın sahadaki dinamiklerini yakından izleme ve çözümlerini yerinde anlatma imkânı buldu. Tarımın finansmanında güçlü büyüme Akbank tarım bankacılığındaki yenilikçi ve kapsayıcı yaklaşımıyla sektörün finansmanında önemli bir rol oynuyor. 2025 yılı sonu itibariyle bankanın toplam tarım kredisi bakiyesi son bir yılda yaklaşık %55 arttı. Traktör gibi tarımın gelişiminde kritik rol oynayan makinelerin finansmanı toplam bakiyenin yüzde 51’ini oluşturdu. Akbank, tarım bankacılığı alanında tohumdan gübreye, ilaçtan sulamaya kadar tüm tarımsal girdiler için hasat dönemine kadar geri ödemesiz işletme kredileri sunarken, traktör ve tarımsal ekipman alımlarında 60 aya varan vadelerle finansman sağlıyor. Dokuz farklı traktör markasıyla yapılan anlaşmalar kapsamında bayi destekli ve sıfır faizli seçenekler de üreticilere sunuluyor. Arsa, tarla ve bahçe alımlarında 7 yıla kadar vadeli krediler, sera yapımı ve modernizasyonu için uzun vadeli finansman çözümleri ile sürdürülebilir tarım yatırımları destekleniyor. Bunun yanı sıra, GES yatırımları, tarımsal amaçlı drone alımları, soğuk hava deposu gibi ihtiyaca özel projeler de esnek ödeme planlarıyla finanse edilirken; Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) kredileriyle ürünlerin lisanslı depolarda değerlendirilmesine olanak tanınıyor. TARSİM sigortalarıyla da doğal afet risklerine karşı çiftçilerin ürünleri güvence altına alınıyor. Akbank, tarım sektöründe çevresel, sosyal ve ekonomik dengeyi gözeten yaklaşımıyla üreticilerin sürdürülebilir büyümesini desteklemeyi ve Türkiye’de tarımın küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Yeni Yılda Sağlıklı Yaşam Önerileri Haber

Yeni Yılda Sağlıklı Yaşam Önerileri

Yeni bir yıla girerken takvim değişir; ama çoğumuz için asıl soru şudur: Hayatımızda gerçekten ne değişir? Uzmanlara göre yeni yıl, sadece hedef listeleri yapmak ya da kısa süreli motivasyonlarla yola çıkmak için değil; bedenimizi, zihnimizi ve yaşam alışkanlıklarımızı bütüncül bir şekilde yeniden değerlendirmek için motive edici bir neden. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, yeni yılda sağlıklı beslenmeyi hayatına kalıcı şekilde dâhil etmek isteyenler için öncelikle gerçekçi bir hedefin belirlenmesi gerektiğini ifade ediyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan, check up’ın “test yaptırmak” tan öte bir sağlık yönetimi olduğunu vurguluyor ve özellikle ailesinde erken yaşta kalp krizi, kanser ya da kronik hastalık bulunan bireyler için check up’ın bir “kırmızı bayrak” niteliği taşıdığını söylüyor. Klinik Psikolog Aycan Koç ise yeni yılda daha güçlü bir ruh sağlığı için 3 temel alışkanlığa dikkat çekiyor. İşte 2026’da tabağınızdan ruhunuza daha sağlıklı bir yaşam için basit ama etkili alışkanlık… Yeni yılda sağlıklı beslenmeyi kalıcı hale getirin Yeni yılda sağlıklı beslenmeyi hayatına kalıcı şekilde dâhil etmek isteyenler için öncelikle gerçekçi bir hedefin belirlenmesi gerektiğini ifade eden Acıbadem Kartal Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, “Günde 2 litre su içmek, öğün atlamamak, her öğünde sebze tüketmek veya haftada 3 gün yürüyüş yapmak gibi hedeflerle başlanabilir. Haftalık yemek planı oluşturulup, alışveriş buna göre yapılmalıdır. Etiket okuma alışkanlığı edinilmeli ve temiz içerikli ürünler tercih edilmelidir. Yasaklar veya aşırı kısıtlamalar yerine, denge kurulduğunda sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığı geliştirilebilir. Mesela, yemek tabağının dörde bölünmesi alışkanlık haline getirilmelidir. Tabağın yarısını sebzeler, dörtte birini protein kaynakları, dörtte birini ise kompleks karbonhidratlar oluşturmalıdır. Yemeğe mutlaka sebze ile başlanmalı, proteinle devam edilmeli, karbonhidrat en sona bırakılmalıdır” diyor. Yeni yılda bu beslenme hatalarını yapmayın! Kilo verme sürecinde sık yapılan hatalar arasında; hızlı- şok diyetleri uygulamak, sosyal medyadaki detoks ya da kürleri denemek, aç kalarak kilo vermeye çalışmak veya çok düşük kalorili diyetlere yönelmenin yer aldığını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, “Önemli olan, sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinerek sürdürülebilir bir beslenme düzeni ile yaşam tarzı değişikliğidir” ifadelerini kullanıyor. Gizli şeker ve maskelenmiş hipertansiyona dikkat! Check up kavramının yalnızca “test yaptırmak” olarak algılandığını, oysa asıl amacın sağlık yönetimi olduğunu vurgulayan Acıbadem Kartal Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan’a göre, asıl farkı yaratan unsur sürekliliktir. Ailesinde erken yaşta kalp krizi, kanser ya da kronik hastalık bulunan bireyler için check up’ın bir “kırmızı bayrak” niteliği taşıdığını söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan, “Klinik pratikte en sık karşılaşılan sinsi problemler ise gizli şeker ve maskelenmiş hipertansiyondur. Bazı durumlarda laboratuvar sonuçları normal görünse bile fizik muayene hayat kurtarıcı olabilir. Ele gelen bir tiroit nodülü, tansiyon düzensizlikleri ya da karın muayenesinde fark edilen bir sertlik erken tanı açısından kritik ipuçlarıdır. Çünkü her zaman rakamlar konuşmaz; muayene konuşur” diyor. Spor salonuna gitmeden de küçük ama etkili alışkanlara odaklanılabilir! Yeni yıla girerken sağlığı güçlendirmek için büyük değişimler yerine küçük ama etkili alışkanlıklara odaklanılmasını öneren Dr. Talha Özdoğan, “Düzenli hareket bunun temel taşlarından biridir; spor salonuna gitmek şart değildir. Dengeli kardiyo ve direnç egzersizlerinin günlük hayata eklenmesi yeterlidir. Vücudun kendini onardığı en kritik zaman dilimi ise uykudur; gece uykusundan ödün vermemek gerekir” diye konuşuyor. Hedeflerde yapılan en büyük hata: Motivasyon Yeni yıl hedeflerinde yapılan en büyük hatanın motivasyona güvenmek olduğunu vurgulayan Acıbadem Kartal Hastanesi Klinik Psikoloğu Aycan Koç, “Bir hedef size “yük” gibi geliyorsa yanlış, “mantıklı” geliyorsa doğrudur. Ayrıca, hedef belirlemede önemli bir kriter de şudur: Hedef beni büyütüyor mu yoksa kendime karşı borçlandırıyor mu? Borçlandıran hedef uzun sürmez. Büyüten hedef davranışa dönüşür” diyor. Yeni yılda ruh sağlığını güçlendiren küçük alışkanlıklar Ruh sağlığını güçlendirmek için büyük değişimlerden ziyade küçük ama düzenli davranışların etkili olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Aycan Koç, üç temel alışkanlığa dikkat çekiyor. Bunları; gün içinde ne hissettiğini fark etmek, mikro kararlar almak ve ilişkisel netlik olarak sıralıyor. Gün içinde en az bir kez “Şu an ne hissediyorum?” sorusunu sormanın sinir sistemini düzenlediğini, mikro kararlar almanın kişinin ihtiyaçlarıyla temasını artırdığını ve ilişkisel netliğin duygusal yükü ciddi şekilde azalttığını ifade ediyor.

LG AI Destekli Kişiselleştirme ile Xboom By Will.i.am Serisini Genişletiyor  Haber

LG AI Destekli Kişiselleştirme ile Xboom By Will.i.am Serisini Genişletiyor 

Yeni xboom serisi, güçlü ses performansını AI destekli kişiselleştirme, uzun pil ömrü ve her yaşam tarzına uyum sağlayan çok yönlü tasarımlarla buluşturuyor. İş birliğinin bu yeni aşaması, sesi daha akıllı, bağlantılı ve dinamik bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor. Her Dinleme Anına Uyum Sağlayan AI Deneyimi xboom by will.i.am hoparlörler, zengin baslarla desteklenen dengeli imza sesiyle güçlü ama konforlu bir dinleme deneyimi sunuyor. FYI.RAiDiO, artık çok daha derin bir entegrasyonla kullanıcıların 10 farklı AI Persona ve DJ ile çift yönlü konuşma etkileşimi kurmasına olanak tanıyor. MY Button veya FYI.RAiDiO uygulaması üzerinden kullanıcılar; bulundukları konuma, ana ve kullanım senaryosuna göre şekillenen gerçek zamanlı müzik kürasyonu ve kişiselleştirilmiş önerilerden faydalanabiliyor. Partilerden Günlük Kullanıma: Dört Yeni xboom Modeli Genişletilen xboom by will.i.am serisi; Stage 501, Blast, Mini ve Rock modelleriyle farklı yaşam tarzlarına hitap ediyor. Serinin merkezinde yer alan AI Sound, çalınan içeriği analiz ederek EQ ayarlarını otomatik olarak melodi, ritim veya vokalleri öne çıkaracak şekilde optimize ediyor.AI Lighting, hoparlör üzerindeki çok renkli ışık barlarını müzikle senkronize ederek ortama dinamik bir görsel atmosfer katarken; Space Calibration Pro* ise bulunduğu ortamı analiz ederek hem iç hem de dış mekânlarda tutarlı, odayı dolduran bir ses deneyimi sunuyor. xboom Stage 501: Karaoke Modu ile Partinin Yıldızı Karaoke gecelerini sevenler için tasarlanan xboom Stage 501, 10.000’den fazla şarkı üzerinde eğitilmiş derin öğrenme tabanlı AI Karaoke Master özelliğiyle geliyor. Bu teknoloji, neredeyse tüm şarkılarda vokalleri kaldırabiliyor veya ayarlayabiliyor; hatta ton değişikliği yaparak kullanıcıların solo söylemesine, sanatçıyla düet yapmasına ya da vokalleri arka planda tutmasına imkân tanıyor. 99 Wh değiştirilebilir bataryası sayesinde 25 saate kadar kesintisiz müzik sunan Stage 501, prize takılıyken 220 W, batarya ile 160 W güç üretiyor. Beş kenarlı kabin tasarımı, Stage 301’in wedge formundan ilham alırken; dikey, yatay, eğimli veya tripod montajlı kullanım seçenekleri sunuyor. Çift woofer, tam aralıklı sürücüler ve Peerless tweeter’lar her ortamda güçlü ve enerjik bir ses sağlıyor. xboom Blast: Uzun Süreli Maceralar İçin Dayanıklı Güç Plaj, kamp ya da bahçe partileri için tasarlanan xboom Blast, 99 Wh bataryasıyla 35 saate kadar çalma süresi sunuyor. 220 W çıkış gücü ve üç pasif radyatörüyle geniş ve etkileyici bir ses sahnesi yaratan Blast, gittiğiniz her yerde atmosferi canlı tutuyor. Askeri standartlarda dayanıklılık testlerinden geçen gövdesi, kenar tamponları ve pratik taşıma detaylarıyla gerçek dünya koşullarına hazır. Yan halat tutacağı sayesinde kalabalık ortamlarda dikey olarak kolayca taşınabilirken, kauçuk üst tutacağı hızlı kullanım sağlıyor. xboom Mini: Günlük Hayata Uyum Sağlayan Şık Kompakt Tasarım xboom Mini, kompakt boyutuna rağmen güçlü performans sunan, günlük kullanım için ideal bir hoparlör. Tek şarjla 10 saate kadar çalma süresi sunan Mini; mutfaklar, teraslar ve hareket halindeki kullanım için mükemmel bir eşlikçi. Küp tasarımı, Magic Strap ile esnek konumlandırma imkânı sunarken; IP67 su ve toz direnci hem iç hem de dış mekânda güvenli kullanım sağlıyor. Dahili tripod yuvası ve sezgisel dokunsal kontroller, kullanım kolaylığını artırıyor. xboom Rock: Askeri Standartlarda Dayanıklılık Zorlu koşullar için geliştirilen xboom Rock, dayanıklılığı akıllı paylaşım özellikleriyle birleştiriyor. 10 saate kadar çalma süresi sunan hoparlör, yedi askeri standartta test edilerek dış mekânlarda güvenilir performans sağlıyor. Önceki XG2 modelinin geliştirilmiş versiyonu olan Rock, 6 W çıkış gücü ile daha net ve güçlü bir ses sunuyor. Sound Field Enhance özelliği açık alanlarda bile ses kalitesini korurken, LE Audio Auracast sayesinde birden fazla hoparlör arasında müzik paylaşımı kolayca yapılabiliyor. will.i.am, işbirliği ile ilgili olarak şunları söyledi: “Sesi yaşayan ve öğrenen bir deneyime dönüştürüyoruz. FYI.RAiDiO ve AI Persona’lar sayesinde xboom by will.i.am hoparlörler, yapay zekâ ile ilham veren kültürel bir bağ kurarak müziği deneyimlemenin yeni bir yolunu sunuyor.” LG Medya ve Eğlence Çözümleri Şirketi Ses İş Birimi Başkanı Lee Jeong-seok ise şunları ekledi:“will.i.am ile iş birliğimiz, akıllı ve etkileyici ses vizyonumuzu ileri taşımaya devam ediyor. 2026’ya ilerlerken taşınabilir ses çözümleri; performans, yapay zekâ inovasyonu ve kullanıcıların değer verdiği tasarımlarla LG için önemli bir büyüme alanı olmayı sürdürecek.” CES 2026’da Sergilenecek Yeni xboom by will.i.am ses ürünleri, 2026 yılında satışa sunulacak. Ürünler, 6–9 Ocak 2026 tarihleri arasında CES 2026 kapsamında LG’nin standında (#15004, Las Vegas Convention Center) ziyaretçilerle buluşacak.

Türkiye, İnşaat Sektörü 2027 Yılına Kadar İstikrarlı Büyümesini Sürdürecek   Haber

Türkiye, İnşaat Sektörü 2027 Yılına Kadar İstikrarlı Büyümesini Sürdürecek  

Ekonomik gelişmeler, demografik değişimler, geniş ölçekli kamu yatırımları ve teşvikler sektör büyümesini desteklerken, sektörün karşılaşabileceği zorluklar arasında sınırlı finansal kaynaklar, iş gücü arzındaki sıkışıklık ve inşaat maliyetlerinin artması yer alıyor. Dünya genelinde sektöründe öncü firmalara kurumsal finansman ve strateji danışmanlığı hizmetleri sunan EY-Parthenon (EYP), Türkiye İnşaat Sektörü Görünümü çalışmasını yayımladı. Türkiye inşaat sektörünün 2018-2024 yılları arasındaki hacimsel gelişiminin konut, ticari, endüstriyel ve kamu kırılımlarıyla incelendiği ve 2027’ye dönük sektör büyüme tahmininin paylaşıldığı çalışma, sektörün 2027 yılına kadar karşılaşacağı fırsat, risk ve zorlukları da ortaya koyuyor. Çalışmaya göre; pandemi döneminde sert bir düşüş yaşayan, daha sonra toparlanarak 2024’te 61 milyar avro ile zirveye ulaşan Türkiye inşaat sektörünün 2025’te yaklaşık 65 milyar avroya, 2026’da yaklaşık 70 milyar avroya ulaşması ve 2027’de ise 70 milyar avro seviyesini aşması bekleniyor. Bu büyümeyi; GSYH artışı, istikrara kavuşan enflasyon, demografik değişimler, afetler sonrası yeniden inşa ve sürdürülen kamu yatırımları gibi etkenler etkiliyor. Son dönemdeki sektör eğilimleri, inşaat ve yapı malzemelerinin maliyetlerindeki artışlar ile inşaat ruhsatlarındaki dalgalanmalar doğrultusunda belirleniyor. Bu durum, yerel kredi faiz oranları ve regülasyonlardaki değişiklikler gibi ekonomik faktörler tarafından yönlendirilen inşaat faaliyetlerindeki değişimleri de yansıtırken, ileriye dönük olarak enflasyonun dengelenmesi ve konut talebinin artması ile birlikte, inşaat sektörünün genel GSYH büyümesiyle paralel şekilde genişlemesi bekleniyor. Artan maliyetlere rağmen sektör dayanıklı Sektör büyümesinin özellikle kentsel dönüşüm, yeniden inşa, yapı izinleri ve hükümet teşvikleri gibi etkenler sebebiyle %36 ile 2024 yılında yüksek bir seviyeye ulaştığını ortaya koyan çalışma, inşaat maliyetlerindeki artışa da dikkat çekiyor. 2021’de 100 olan maliyet endeksi 2024’te 505’e yükselirken, bu durum sektörün kâr marjları üzerinde baskı oluşturduğunu gösteriyor. 2017’de 119 seviyesinden 2022’de 94’e geriledikten sonra 2024’te 115’e yükselen üretim endeksi, artan maliyetlere rağmen sektörün dayanıklılığını ortaya koyuyor. Gelir artışı maliyet artışlarını aşıp, gelir endeksi 2021’de 100’den 2024’te 706’ya yükselirken, bu durum sektörün kârlılığı sürdürme çabalarını yansıtıyor. Son yıllarda artan saatlik asgari ücret de üretim maliyetlerine baskı yapıyor. Kamu yatırımları, kentsel dönüşüm ve yeniden inşa talebi sektörü bekleyen fırsatlar Türkiye'deki inşaat sektöründe artan inşaat maliyetleri önemli bir zorluk olmaya devam ederken, artan kamu yatırımları ve teşvikler sağlıklı bir büyüme vaat ediyor. İşçilik ve malzeme gibi inşaat maliyetleri kâr marjlarını baskılarken; regülasyon belirsizlikleri, üretimdeki dalgalanma, iş gücü ve kapasite kısıtlamaları sektörün zorlukları arasında yer alıyor. Artan kamu yatırımları, kentsel dönüşümün genişlemesi, yeniden inşa talebi ve artan hane oluşumu ise sektöre ivme kazandırıyor. 2025 yılında, konut satışları güçlü seyrini sürdürüyor ve kredi kullanımı artırıyor. Ancak yüksek faizle nakit ve alternatif finansman yöntemleri yaygınlığını koruyor. Güçlü konut talebi tüketiciyi geleneksel kredi yerine farklı finansman yöntemlerine yöneltiyor Sıkı para politikasına ve azalan kredilere rağmen devam eden güçlü konut talebi, tasarruf finansman şirketlerinin varlıklarını artırdı ve alternatif konut finansmanı alanına yeni oyuncular çekti. Türkiye’de konut talebi güçlü seyrini sürdürdükçe, tüketiciler geleneksel krediler yerine alternatif finansman yöntemlerine yöneldi ve tasarruf finansman modelleri bunun başında yer aldı. Tasarruf finansman şirketlerinin toplam varlıkları 2022’de 0,8 milyar avro seviyelerindeyken; 2024’te 2,8 milyar avroya yükseldi. Haziran 2025 itibarıyla, Türkiye’de 6 lisanslı tasarruf finansman şirketi faaliyet gösterirken, sektörün toplam varlık büyüklüğü Haziran 2025’te 4,2 milyar avroya ulaştı. EY-Parthenon Türkiye Şirket Ortağı Cem Çamlı, Türkiye inşaat sektörüyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “EY-Parthenon olarak; Türkiye inşaat sektörünün ekonomik büyüme, nüfus artışı, kentsel dönüşüm ve sosyal konut gibi devlet politikaları, geniş ölçekli kamu altyapı yatırımları ve teşviklerle 2027'ye doğru istikrarlı bir şekilde büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Artan inşaat ve iş gücü maliyetleri, krediye erişimde yaşanan sıkıntılar ve yeni düzenlemelere duyulan ihtiyaç sektör için bazı zorluklar oluşturuyor. Buna karşın, artan konut ihtiyacı, kentsel dönüşüm projeleri, yeniden yapılanma çalışmaları ile veri merkezleri ve lojistik tesisler gibi yeni yatırımlar sektörün büyümesi için de önemli fırsatlar sunuyor. 2025 yılı üçüncü çeyrek büyüme verilerine göre, dönem içerisinde en hızlı büyüme kaydeden sektör %13,9 ile inşaat sektörü olmuştur. Bu sebeple, sektördeki tüm paydaşların zorlukları ve fırsatları göz önünde bulundurmaları ve geleceğe yönelik stratejik yol haritalarını şimdiden belirlemeleri kritik olacaktır. Bu çalışmamızın tüm paydaşlara yol gösterici bir rehber niteliğinde olacağına inanıyoruz.”

'2025, Turizmde AI Uyumu İle Dijital Dönüşümün Hızlandığı Bir Yıl Oldu' Haber

'2025, Turizmde AI Uyumu İle Dijital Dönüşümün Hızlandığı Bir Yıl Oldu'

Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç marka olarak teknoloji yatırımları, mobil uygulama stratejisi ve AI destekli insan kaynağı modelleriyle 2025’te sektörün dönüşümüne liderlik ettiklerini vurgularken; Tatilsepeti İnsan Kaynakları Direktörü Murat Vardar ise yalnızca bu yıl içinde 57 dijital projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti. Hilton İstanbul’da 110 ülkeden 15 bini aşkın profesyoneli bir araya getiren Uzakrota zirvesinden Tatilsepeti’ne bir de ödül geldi. Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Canan Demir; markayı liderliğe taşıyan çalışmalarıyla turizmin önde gelen kadın yöneticilerinin seçildiği ‘’Women in Travel’’ ödülüne değer görüldü. Sedat Kılıç: “Tatilsepeti yalnızca bir pazaryeri değil, deneyim sunan bir platforma dönüşüyor” Hilton İstanbul’da gerçekleştirilen seyahat zirvesi Uzakrota’da düzenlenen “Zor Geçen Yılın Ardından İç ve Dış Turizm” oturumunda konuşan Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, 2025’in turizm açısından güçlü bir başlangıç yaptığını ancak doğal ve çevresel gelişmelerin sektörü dönemsel olarak etkilediğini söyledi. Tatilsepeti’nin yalnızca bir pazaryeri değil, aynı zamanda kullanıcıya deneyim sunan bir yapıya dönüştüğüne de dikkat çeken Sedat Kılıç, tüketicinin değişen taleplerini titizlikle inceleyerek deneyim uygulamasını güçlendirdiklerini, vize süreçleri ve destinasyon bilinmezliklerini azaltmak için yoğun bilgilendirici içerik ürettiklerini, “satış değil bilgi veren” bir strateji izlediklerini ifade etti. Güvenli, önceden planlanmış tur içeriklerine yönelimin ve rehber eşliğinde, planlı seyahatin öneminin arttığını kaydeden Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, yeni jenerasyonun dijital uygulamalarla deneyim odaklı küçük otelleri tercih ettiğini, yapay zeka kaynaklı trafiğin ilk kez anlamlı şekilde satışa dönüşmeye başladığını söyledi. 2025’te turizm sektöründe yapay zeka ile uyumlu dijitalleşmenin hızlandığını ve ilk kez dikkat çekici sonuçlar aldıklarını belirten Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, ‘’Turizm eskiden yavaş hareket eden bir sektördü. Ben turizm kökenli değilim, teknoloji kökenliyim; bu yıl gözlemledim ve turizmin dijitalleşmeye daha hızlı adapte olmaya başladığını gördüm, çünkü tüketici çok hızlı şekilde gelişiyor’’ dedi. Mobil uygulama turizmin geleceği olacak Dünya genelinde mobil uygulama üzerinden yapılan satışların yüzde 30 seviyelerine çıktığını belirten Kılıç, Türkiye’de bu oranların henüz istenen noktada olmadığını aktardı. Tatilsepeti’nde mobil satışlarda hedeflerinin yüzde 30 ve üzerine çıkmak olduğunu; özellikle resort otellerde gelecekte yüzde 50–60 seviyelerinin mümkün olduğunu öngördüğünü kaydetti. Kılıç; “Mobil uygulama kullanıcıyı markaya bağlıyor; pazarlama maliyetlerini düşürüyor ve çapraz satış fırsatlarını artırıyor. 2026’nın ilk çeyreğinde uygulamamızda büyük yenilikler olacak” dedi. Murat Vardar: “Yapay zekâ ile 400 kişilik ekibimize 400 dijital çalışma arkadaşı ekliyoruz” Uzakrota Seyahat Zirvesi’nde “İnsan x Teknoloji: Turizmde İşgücü Dönüşümü ve Dijitalleşmenin 2025 Etkisi” başlıklı oturumda konuşan Tatilsepeti İnsan Kaynakları Direktörü Murat Vardar ise 2025’in en büyük etkisinin insan kaynağı tarafında yaşandığını vurguladı. Türkiye’nin 2004 yılında kurulan ilk dijital tatil platformu olan Tatilsepeti’nin, yalnızca bu yıl 57 dijital projeyi hayata geçirdiğini belirten Vardar, yapay zekâ uyumunun tüm organizasyon yapısını dönüştürdüğünü söyledi: “2025, insan kaynağı yetkinliklerinin yeniden tanımlandığı bir yıl oldu. 400 kişilik ekibimize ek olarak 400 yapay zekâ çalışma arkadaşı konumlandırıyoruz. Bu da toplam kapasitemizi iki katına çıkarıyor, 800 kişiye dönüşüyoruz.” Vardar, özellikle İK biriminde başlayan yapay zekâ destekli çalışma modellerinin pilot uygulamalarla test edildiğini belirtti. Tatilsepeti’nde 14 kişilik İK ekibi 4 yapay zekâ agent ile birlikte çalıştıklarını; bu modelin işe alımdan bordroya, eğitim süreçlerinden veri yönetimine kadar tüm operasyonlarda verimliliği artıracağını kaydederek “Kısa vadede en kritik yetkinlik, ‘AI ile birlikte çalışabilme’ olacak. İnsan karar verecek, yapay zekâ uygulayacak. Bu da bize büyük verimlilik sağlayacak” dedi. Canan Demir’e Uzakrota’dan ‘’Women in Travel’’ ödülü Hilton İstanbul’da 110 ülkeden 15 bini aşkın profesyoneli bir araya getiren Uzakrota zirvesinden Tatilsepeti’ne bir de ödül geldi. Turizmde yükselen kadın liderliğine dikkat çekmek amacıyla; 50 üst yönetici kadına ödül verildi. Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Canan Demir; markayı liderliğe taşıyan çalışmalarıyla turizmin önde gelen kadın yöneticilerinin seçildiği ‘’Women in Travel’’ ödülüne değer görüldü.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.