Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Style

Kapsül Haber Ajansı - Style haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Style haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sadettin Saran’dan Memleketi Kırıkkale’ye Anlamlı Yatırım Haber

Sadettin Saran’dan Memleketi Kırıkkale’ye Anlamlı Yatırım

Türkiye genelindeki 28. spor salonu, Saran Group Onursal Başkanı ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran’ın ev sahipliğinde memleketi Kırıkkale’de açıldı. Kırıkkale Osman Gazi Fen Lisesi bünyesinde inşa edilen ve adını Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten alan Atatürk Spor Salonu’nun açılış törenine, Kırıkkale Vali Yardımcısı Ahmet Sait Kurnaz, Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Kırıkkale İl Milli Eğitim Müdürü Rahmi Güney, AK Parti Kırıkkale İl Başkanı Engin Pehlivanlı, FB Kulübü yönetim kurulu üyeleri ve Saran Group yöneticileri katıldı. Saran Group’un uzun yıllardır sürdürdüğü “Gençler Parkede” sosyal sorumluluk projesi kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinde hayata geçirilen spor salonları, gençlerin sporla buluşmasını ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesini hedefliyor. Kırıkkale’de açılan yeni spor salonu ile öğrencilerin modern ve donanımlı bir spor alanına erişimi sağlanarak fiziksel gelişimlerinin yanı sıra disiplin, takım ruhu ve özgüven kazanmalarına katkı sunulması amaçlanıyor. Tesis, öğrencilerin yanı sıra bölgedeki gençlerin de kullanımına açık olacak şekilde planlandı ve projenin tamamlanmasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’na devredildi. Saran Group Onursal Başkanı ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, açılışta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Kırıkkale benim memleketim ve burada gençler için kalıcı bir yatırım yapabilmek benim için her zaman ayrı bir anlam taşıyor. 26 yıldır Türkiye’nin farklı şehirlerinde spor salonları açıyoruz çünkü sporun gençlerin hayatında ne kadar dönüştürücü bir rolü olduğuna inanıyoruz. Spor, sadece fiziksel gelişim değil; disiplin, özgüven ve birlikte başarma kültürü demek. Bu değerler aynı zamanda Fenerbahçe’nin de temelinde var. Biz bu anlayışla sadece spor salonları değil, bugüne kadar 8 okul ve 4 etüt merkezini de hayata geçirdik. Amacımız çok basit: Gençlere fırsat vermek. Onlara iyi imkânlar sunarsanız, gerisini zaten onlar başarıyor. Kırıkkale’de açtığımız bu salonun da birçok gencin hayatına güzel bir şekilde dokunacağına inanıyorum. Saran Group, spor ve eğitim alanında hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle gençlerin gelişimine katkı sunmaya ve Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmaya devam etmektedir. “Gençler Parkede” projesi kapsamında açılan spor salonları, Türkiye’nin farklı illerinde binlerce öğrencinin sporla tanışmasına ve daha sağlıklı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa’nın En Çok Satılan SUV Modeli Volkswagen T-Roc Satışa Sunuldu Haber

Avrupa’nın En Çok Satılan SUV Modeli Volkswagen T-Roc Satışa Sunuldu

Yeni tasarım detaylarıyla birlikte konfor ve kalite seviyesini daha da yükselten, MQB Evo platformu üzerine inşa edilen Yeni T-Roc; IQ.LIGHT – LED Matrix farlar, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi "Exit Warning System", Yarı Otonom Sürüş Asistanı "Travel Assist" ve Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı "Park Assist Plus" gibi çok sayıda gelişmiş güvenlik ve sürüş destek sistemiyle donatıldı. Yeni T-Roc, Türkiye’de 3 farklı donanım seviyesi ve hafif hibrit (eTSI) motor seçeneğiyle satışa sunuldu. Volkswagen’in dünyada Tiguan’dan sonra en başarılı, Avrupa’nın ise en çok tercih edilen SUV modeli T-Roc tamamen yenilendi. 2017’de pazara sunulmasından bu yana 2 milyon adetten fazla üretilen model, ikinci nesliyle birlikte tasarım ve teknolojide standartları bir kez daha yukarı taşıyor. Daha karizmatik ve dikkat çekici bir tasarıma kavuşan Yeni T-Roc; bu modelde ilk kez sunulan gelişmiş hafif hibrit (eTSI) motoru, yüksek malzeme ve işçilik kalitesine sahip iç mekanı ve Tiguan ile Tayron modellerinden aktarılan yeni nesil bilgi-eğlence sistemine ev sahipliği yapan dijital kokpitiyle fark yaratıyor. Genişleyen yaşam alanı ve artırılan bagaj hacmi, sınıfında benzersiz olan Yarı Otonom Sürüş Asistanı "Travel Assist" gibi akıllı sürüş teknolojileriyle birleşerek Yeni T-Roc’u bir üst segmente taşıyor. Yeni nesille birlikte daha dinamik bir karakter kazanan T-Roc, güncellenen tasarımıyla markanın geleceğe dönük tasarım anlayışını güçlü biçimde ortaya koyuyor. Yeni tasarım, estetik ile işlevsellik arasındaki denge gözetilerek geliştirildi. Artık daha aerodinamik bir yapıya sahip olan model, 0,29 Cd sürtünme katsayısıyla bir önceki nesline kıyasla yaklaşık yüzde 10’luk bir iyileşme sunuyor. Yenilenen güç aktarma sistemleriyle birlikte, ikinci nesil T-Roc’un verimliliği ve performansı da belirgin şekilde artıyor. Verimli hafif hibrit motor seçenekleri Yeni T-Roc, Volkswagen’in en gelişmiş motor teknolojilerinden biri olan 48 V hafif hibrit (eTSI) sistemine sahip 1.5 litrelik turboşarjlı 150 PS (110 kW) güç seçeneğiyle sunuluyor. T-Roc’ta ilk kez kullanılan 1.5 eTSI motor, yüksek verimlilik sağlayan gelişmiş hafif hibrit sistemlerle donatıldı. Rejeneratif fren teknolojisi sayesinde, frenleme sırasında açığa çıkan kinetik enerji elektrik enerjisine dönüştürülerek kompakt bir lityum-iyon bataryada depolanıyor. Bu sayede, verimli içten yanmalı motor seyir halindeyken belirli koşullarda devre dışı kalabiliyor. “Süzülme modu” olarak adlandırılan bu özellik, yakıt tüketimini azaltırken emisyon değerlerini de düşürüyor. Ayrıca bu sistem, ilk hareket esnasında ve anlık ekstra güce ihtiyaç duyulan zamanlarda, herhangi bir gecikme olmadan yaklaşık 18 PS (14 kW) ekstra güç ve 56 Nm ek tork desteği sunarak hem performansı hem de verimliliği destekliyor. Söz konusu hafif hibrit sistem sayesinde 100 km’de 0,5 litreye kadar ek yakıt tasarrufu elde edilebiliyor. Bu verimliliği, Gelişmiş Aktif Silindir Yönetimi “ACTPlus” teknolojisi de destekliyor. Dört silindirli bu motor, gerekli durumlarda iki silindirini devre dışı bırakarak yakıt tüketimini minimuma indiriyor. Daha geniş iç hacim Yeni T-Roc, önceki nesline kıyasla 12,2 cm daha uzun gövdesi ve 2,8 cm artan aks mesafesiyle çok daha geniş bir iç hacim ve diz mesafesi sunuyor. Modelin geliştirme sürecinde, beş yolcu ve bagaj için mümkün olan en ferah yaşam alanını sunmak ön planda yer almış. Uzayan gövde sayesinde bagaj hacmi 30 litre artarak 475 litreye ulaşırken, arka koltukların bağımsız olarak katlanabilir yapısı ise kullanım esnekliğini artırıyor. Arka koltuklar yatırıldığında, Yeni T-Roc’ta 1.350 litrelik bagaj kapasitesine ulaşılıyor. Yeni T-Roc’un iç mekan tasarımı, sade ama karakteristik bir çizgiye sahip. Yatay hatlar ve net yüzeyler genişlik hissini pekiştiriyor. Malzeme kalitesi ise sınıfında yeni bir referans noktası oluşturuyor. Ön panelde yumuşak dokulu ve yüksek kaliteli kumaş kaplamalar, ilk kez kullanılan delikli ve aydınlatma özelliğine sahip deri paneller ve dokunsal kalitesi yüksek koltuk kumaşları, Yeni T-Roc’un iç mekanını üst sınıf bir atmosfere taşıyor. Kullanım detayları da aynı titizlikle ele alınmış olan modelde, çok fonksiyonlu direksiyon üzerindeki ergonomik butonlar, yeni kapı açma kolu tasarımı ve çeşitli işlevleri kolayca kontrol etmeyi sağlayan Sürüş Deneyim Kumandası "Driving Experience Control", sürücünün tüm sistemlere sezgisel biçimde erişebildiği bir iç mekan deneyimi sunuyor. Üst seviye kalite Kalite artık yeni bir seviyede. Volkswagen, 2025 yılında bir dönüm noktasını başlattı: Gerçek Volkswagen “True Volkswagen” sloganı altında marka; sade ve ayırt edici tasarım, güçlü fiyat- performans dengesi, yenilikçi teknolojiler, yüksek kalite ve sezgisel kullanım gibi kendine özgü güçlü yönlerini her zamankinden daha fazla ön plana çıkarıyor. Yeni T-Roc’un iç mekanı da bu yeni dönemin başlangıcını yansıtıyor. İç tasarım sade ve kendine özgü bir karaktere sahip; yatay olarak yapılandırılmış yüzeyler ve net çizgiler, ilk anda kolay bir yön bulma hissi sağlıyor. Malzeme kalitesi, bu sınıfta yeni bir standart tanımlıyor. Gösterge paneli bölgesinde kullanılan yumuşak dokulu, yüksek kaliteli ve kumaş kaplı yüzeyler; delikli ve aydınlatmalı deri trim detayları ile dokunsal ve görsel olarak etkileyici koltuk kumaşları, T-Roc’un standartlarını bir üst segmente taşıyor. Teknolojide büyük adım İkinci nesil T-Roc, Volkswagen’in en gelişmiş MQB platformu olan MQB Evo üzerine inşa edildi. Bu sayede model, sınıfında fark yaratan yeni nesil konfor ve sürüş destek sistemleriyle donatıldı. MQB Evo mimarisi, Yeni T-Roc’un, aynı platformu paylaşan Golf, Passat, Tiguan ve Tayron modellerinde yer alan en güncel teknolojilerle uyumlu hale gelmesini de sağlıyor. Bir önceki nesilde yer alan Çift Bölgeli Tam Otomatik “Climatronic” klima sistemi, artık Üç Bölgeli Tam Otomatik Klima “Air Care Climatronic” ile güncellendi. Bu gelişmiş sistem, arka koltuk yolcuları için bağımsız iklim ayarı imkanı sağlayarak konfor seviyesini artırıyor. Yeni T-Roc’un sınıfındaki en dikkat çekici yeniliklerden biri, gelişmiş Yarı Otonom Sürüş Asistanı “Travel Assist” sisteminin sunulması. Travel Assist, zamanla sürücünün sürüş alışkanlıklarını öğrenerek aracı yalnızca şeridin tam ortasında tutmakla kalmıyor; tercih edilen sürüş stiline bağlı olarak sağ ya da sol çizgiye daha yakın bir konumda da aracı yarı otonom olarak ilerletebiliyor. Ayrıca sistem, virajlara uyum sağlayarak daha doğal ve konforlu bir sürüş deneyimi sunuyor. Güvenlik alanında öne çıkan bir diğer yenilik, Acil Durum Asistanı "Emergency Assist" sistemi. Sürücünün sağlık sorunu yaşaması veya tepki vermemesi durumunda devreye giren bu sistem, dörtlü ikazları yakarak aracın güvenli biçimde durmasını sağlıyor. Sistem ardından kapı kilitlerini ve iç aydınlatmaları açıyor ve çevredekilerin dikkatini çekip, yardıma çağırmak için kornayı aktif hale getiriyor. Bu sırada otomatik olarak 112 hattını arayıp, araç lokasyon bilgisini de gönderiyor. Yeni T-Roc’ta sunulan bir diğer ileri teknoloji, Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System”. Bu sistem, arka taraftan, özellikle kör noktada kalabilecek, bisiklet, motosiklet veya scooter gibi küçük bir araç yaklaşırken, kapı açılmadan önce yolcuları uyararak risk oluşturan kazaların önlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca T-Roc, ilk kez Hafıza Fonksiyonlu Akıllı Park Asistanı "Park Assist Plus" sistemiyle de donatılıyor. Hafıza fonksiyonu sayesinde son 50 metre mesafeye kadar rotayı hafızaya alan bu sistem tam otomatik park etme olanağı sunuyor. Kapsamlı standart donanım Yeni T-Roc, Life, Style ve R-Line donanım seviyeleriyle müşterileriyle buluşuyor. Giriş modeli olan Life, geniş bir standart donanım yelpazesine sahip. Bu donanım seviyesinde iç mekanda 10,25" Dijital Gösterge Paneli “Active Info Display”, 10,3" “Composition Media Plus” Bilgi ve Eğlence Sistemi, Sürüş Deneyim Kumandası “Driving Experience Control” ve 3 Bölgeli Tam Otomatik Klima “Air Care Climatronic” yer alıyor. Dış tasarımda ise 17" Lima alüminyum alaşımlı jantlar, LED farlar ve LED gündüz sürüş farları, Uzun Far Asistanı “Light Assist” ve LED stop lambaları öne çıkıyor. Kullanım kolaylığı sağlayan donanımlar arasında Anahtarsız Giriş ve Çalıştırma Sistemi “Keyless Access”, Akıllı Park Asistanı “Park Assist Plus”, Geri Görüş Kamerası “Rear Assist”, Park Mesafe Sensörleri ve Adaptif Hız Sabitleyici “ACC” bulunuyor. Style donanım seviyesinde ise Life donanıma ek olarak iç mekanda 10,25" Dijital Gösterge Paneli “Active Info Display Pro”, 12,9" “Discover Pro” Navigasyon Sistemi ve 6 hoparlörlü ses sistemi sunuluyor. Sürüş Deneyim kumandası “Driving Experience Control” kapsamında ele alınan farklı atmosfer modları, ısıtmalı ön koltuklar ve ısıtmalı direksiyon, ArtVelours Eco koltuk döşemeleri, ErgoActive sürücü koltuğu ile masaj özellikli ön koltuklar, 30 renkli ambiyans aydınlatması ve ön kapı içlerinde aydınlatmalı döşemeler de bu donanım seviyesinde standart olarak yer alıyor. Dış donanımda ise IQ.LIGHT – LED Matrix farlar ve Dinamik Uzun Far Asistanı “Dynamic Light Assist”, dinamik sinyalli ve animasyon özellikli LED stop lambaları, önde ve arkada aydınlatmalı Volkswagen logoları, panoramik açılır cam tavan, gümüş tavan rayları ile karartılmış arka ve arka yan camlar öne çıkıyor. Sürüş destek sistemleri tarafında da donanım zenginleşiyor; Yarı Otonom Sürüş Asistanı “Travel Assist”, Acil Durum Asistanı “Emergency Assist”, Şerit Değiştirme Asistanı “Side Assist”, Arka Trafik Asistanı “Rear Traffic Assist” ve Araçtan Çıkış Uyarı Sistemi “Exit Warning System” Style donanım seviyesinde sunulan teknolojiler arasında yer alıyor. R-Line donanım seviyesinde ise Style’a ek olarak 18" “Coventry” alüminyum alaşımlı jantlar, spor süspansiyonlar ve progresif direksiyon sistemi sunuluyor. Bu donanımda, Style’da yer alan ergoActive sürücü koltuğu ve masaj özellikli ön koltukların yerine R-Line kumaş koltuk döşemesi ve Sports Comfort ön koltuklar standart olarak geliyor. İç ve dış tasarımda ise sportif karakteri vurgulayan detaylar öne çıkıyor. Spor R logolu direksiyon, R-Line tasarımlı tamponlar, siyah tavan döşemesi, ön kapılarda alüminyum görünümlü marşpiye kaplamaları ve paslanmaz çelik pedallar, R-Line donanımın ayırt edici unsurları arasında yer alıyor. Sürdürülebilirliğin en iyi örneği Yeni T-Roc, sürdürülebilirliği ve kaliteyi etkileyici biçimde bir araya getiren bir model olarak öne çıkıyor. Volkswagen için çevresel duyarlılıkta önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyan model, iç ve dış mekanında 140’a kadar bileşende tamamen ya da kısmen geri dönüştürülmüş malzemeler kullanıyor. Donanım seçeneğine bağlı olarak bu parçaların toplam ağırlığı yaklaşık 40 kilogram, yani aracın plastik kütlesinin yaklaşık yüzde 16’sına denk geliyor. Alt gövde kaplamaları, bagaj bölmesi kaplamaları, tavan döşemesi, ön kapı döşemeleri, tekerlek davlumbaz kaplamaları ve zemin kaplamaları gibi birçok bileşen geri dönüştürülmüş malzemelerden üretiliyor. Ayrıca, iç mekan tekstillerinin yüzde 85’e varan bölümü geri dönüştürülmüş materyallerden oluşuyor. Böylece, Yeni T-Roc, güncel Volkswagen modelleri arasında en yüksek geri dönüştürülmüş malzeme oranına sahip model konumuna yükseliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ülker’e Eşit İşe Eşit Ücret Sertifikası Haber

Ülker’e Eşit İşe Eşit Ücret Sertifikası

Türkiye’nin lider gıda şirketi Ülker, “Eşitİş, Eşitİz / Equal Work, Equal Worth” anlayışıyla fırsat eşitliğini, adil ve şeffaf ücretlendirme politikalarını kurum kültürünün ayrılmaz parçası olarak konumlandırıyor. Kapsayıcı ve sürdürülebilir insan kaynakları uygulamalarıyla iş dünyasına örnek olmayı hedefleyen Ülker, İsviçre merkezli Uluslararası Eşit Ücret Derneği (EQUAL-SALARY Foundation) tarafından yürütülen kapsamlı değerlendirme sürecini başarıyla tamamladı. Kadın ve erkek çalışanlar için eşit işe eşit ücret ilkesi uygulandığını; ücret farklarının objektif kriterlerle açıklandığını bağımsız denetimle uluslararası düzeyde belgeleyen Ülker, Türkiye’de 5 binin üzerinde çalışanı bulunan tüm şirketler arasında Eşit Ücret Sertifikası (Equal-Salary Sertifikası) alan ilk şirket oldu. Şirket ayrıca, dünya genelinde atıştırmalık sektöründe 5 binin üzerinde çalışanı bulunan Eşit Ücret sertifikalı ilk şirket unvanını elde etti. Ücret eşitliği, kapsamlı analizlerle ortaya kondu Bağımsız bir denetim firması tarafından yürütülen sürece, beyaz ve mavi yaka toplam 5 bin 379 Ülker çalışanı dahil edildi. Kadın ve erkek çalışanlara eşit işe eşit ücret ilkelerinin uygulandığı; ücret farklılıklarının da objektif ve anlamlı göstergelerle açıklandığı ortaya konmuş oldu. Ülker İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Eylem Özgür, eşit işe eşit ücret yaklaşımının uluslararası bir sertifikayla belgelenmesinin, kapsayıcılık ve eşitlik anlayışlarının bir göstergesi olduğunu belirtti. Özgür, ayrıca şu değerlendirmelerde bulundu: “Fırsat eşitliği ve kapsayıcılık, Ülker’in sürdürülebilirlik yaklaşımının temel unsurları arasında yer alıyor. Bu uluslararası ve bağımsız tescil, Ülker’de fırsat eşitliği ve kapsayıcılığın bir hedeften öte yerleşmiş ve ölçülebilir bir kurum standardı olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Eşit Ücret Sertifikası’na hak kazanmakla, yalnızca kendi kurumumuz adına değil, faaliyet gösterdiğimiz alanda da güçlü bir örnek oluşturduk. Bu başarı, küresel ölçekte sektörün kapsayıcılık, çeşitlilik ve eşitlik odağında somut göstergelerle dönüşümüne katkı sağlayacaktır. Ülker olarak geleceğin iş dünyası standartlarını da belirleyen, eşitliği kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası haline getiren öncü uygulamalar geliştirmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı  Haber

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı 

Öğrenciler yayını hazırlarken gıda mühendisi, ziraat mühendisi ve doktor konukların görüşlerine de yer verdiler. Gençler yayında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını nasıl etkilediğine değindiler. Araştırdıkları bilgileri akranlarının ve ailelerin anlayacağı şekilde ilgi çekici bir içeriğe dönüştüren öğrenciler; topluma bir hafta boyunca mevsiminde yetişmiş ürünleri tercih etmeleri, mutfakta gıda israfını azaltmaları ve tabaklarını paylaşmaları için bir farkındalık çağrısı yaptı. İklim değişikliği sofraları ve insan sağlığını etkileyen toplumsal bir mesele Dünya Meteoroloji Örgütü verileri ortalama küresel sıcaklığın sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,2°C artmış olduğuna dikkat çekiyor. Son yıllar tüm dünyada kayıtlardaki en sıcak yıllar olarak ölçülüyor. Deniz suyu sıcaklıkları rekor seviyelere ulaşırken, aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti artıyor. Sel, kuraklık ve orman yangınları hem doğal yaşamı hem de tarımsal üretimi doğrudan etkiliyor. Bu tablo, iklim krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik ve toplumsal bir mesele olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Genç sözcüler, bu çalışmayla 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) kapsamında; Açlığa Son (SKA 2), Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam (SKA 3), Sorumlu Üretim ve Tüketim (SKA 12) ve İklim Eylemi (SKA 13) hedeflerini pusula ediniyorlar. Küresel sorunlara yerel çözümler sunarak sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sağlıyorlar. Öğrencilerden sürdürülebilir sofralar için “Mevsiminde Tüketelim” çağrısı Bu küresel gerçeklik karşısında harekete geçen İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu 7. sınıf öğrencileri, “Küresel İklim Değişikliği ve Gıda Güvenliği” başlıklı bir podcast hazırlayarak bu soruna dikkat çektiler. Öğrenciler çalışmalarında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını da nasıl etkilediğini ele aldı. Yayın kapsamında bir ziraat mühendisi iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini, bir gıda mühendisi gıdanın üretiminden soframıza gelene kadar uzanan süreçte yaşanan değişimleri, bir çocuk doktoru ise gıda güvenliğinin çocuk sağlığı üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını değerlendirdi. Böylece konu, topraktan sofraya uzanan bütüncül bir perspektifle ele alındı. Devamında da öğrenciler bu soruna yönelik çözüm önerilerini oluşturup, paylaştılar. Uzmanlara göre çevre sorunlarına; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşan gençlerin hazırladığı içerikler çevrelerini olumlu yönde etkiliyor Bu çalışma ile gençler çevre sorunlarına pasif izleyici olarak değil; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşmayı hedeflediler. Yayın hazırlığı sırasında öğrencilere rehberlik eden öğretmenler; gençlerin kendi geleceklerini doğrudan ilgilendiren bir konuda inisiyatif almaları ve sorumluluk üstlenmelerinin, çevresel farkındalığın somut bir yansıması olduğunu belirtti. Uzmanlara göre gençlerin erken yaşta çevresel bilinç geliştirmesi, sürdürülebilir davranış alışkanlıklarının yaygınlaşmasında belirleyici rol oynuyor. Gençlerin ürettiği içerikler yalnızca akranlarını değil, ailelerini ve daha geniş toplumsal çevreyi de olumlu yönde etkileyebiliyor. “Değişim bugün başlarsa etkili olur, biz çözümün bir parçası olmayı seçtik” İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu öğrencileri, hazırladıkları podcast ile iklim krizine karşı seslerini yükselttiklerini ifade ettiler. Öğrenciler, iklim krizine karşı değişimin küçük ama kararlı adımlarla başlayacağını belirterek mevsiminde ürün tercih etmek, israfı azaltmak ve su ile enerjiyi dikkatli kullanmak gibi alışkanlıkların geleceği korumada önemli olduğunu vurguladı. Geleceğin yalnızca konuşulan bir kavram olmadığını, doğrudan kendi yaşamlarını şekillendirdiğini vurgulayan öğrenciler, bu nedenle sorumluluğu başkalarına bırakmak yerine çözümün parçası olmayı seçtiklerini belirttiler. Öğrenciler, değişimin yarın değil bugünden başlaması gerektiğini ve bu yayın ile çevrelerini bilgilendirmek ve çözüm önerilerini iletmek istediklerini ifade ettiler. İsteyen herkes öğrencilerin hazırladığı podcast’e İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları resmi podcast hesabından ulaşılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın, Aile ve Çocuklar İçin Yeni Bir Yaşam Alanı Haber

Kadın, Aile ve Çocuklar İçin Yeni Bir Yaşam Alanı

Kadınların, ailelerin ve çocukların sosyal, kültürel ve ekonomik refahını artırmayı hedefleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit’te hayata geçirmeye hazırlandığı Anne Şehir Merkezi Lotus ile örnek bir yaşam kompleksini daha kente kazandıracak. Bu kapsamda Ömer Türkçakal Bulvarı üzerinde inşa edilen Anne Şehir Merkezi Lotus’un çalışmaları tamamlandı. Hizmete girmeye gün sayan tesis, İzmit’te önemli bir ihtiyaca cevap verecek. TEK ÇATI ALTINDA KAPSAMLI HİZMET MODELİ Anne Şehir Merkezi Lotus, diğer merkezlerden farklı olarak kapsamlı bir yaşam alanı modeli sunacak. Fiziksel aktivite alanlarından danışmanlık hizmetlerine, sosyal destek programlarından üretim atölyelerine kadar pek çok hizmet aynı çatı altında toplanacak. Anne Şehir Merkezi Lotus sayesinde kadınlar hem kişisel hem de mesleki gelişimlerini destekleyecek imkânlara erişirken, aileler güvenli ve destekleyici sosyal ortamda bir araya gelme fırsatı bulacak. PSİKOLOG, DİYETİSYEN VE FİZYOTERAPİST DESTEĞİ Anne Şehir Merkezi Lotus bünyesinde yer alan spor salonundan kadınlar aktif olarak yararlanırken, çocuğu olan annelerin çocukları da merkez içerisindeki anne yanı sınıfında güvenli ve keyifli bir ortamda vakit geçirebilecek. Tesis aynı zamanda psikolog, diyetisyen ve fizyoterapist hizmetleriyle de kadınların hem fiziksel hem de ruhsal sağlıklarını destekleyen bütüncül bir hizmet anlayışı sağlayacak. DİĞER SOSYAL DONATILARDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR İzmit’e yeni bir sosyal yaşam alanı kazandıracak proje, yalnızca bir hizmet binası değil; kadınları, aileleri ve çocukları merkeze alan çok yönlü bir yaşam kompleksi olarak tasarlandı. Merkez bünyesinde yer alan “Gönül Bahçem”, “Ana Kafe” ve “Lokomotif Çocuk Köyü” bölümlerinde ise çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Kentsel Dönüşümde Stratejik Hamle Haber

İBB’den Kentsel Dönüşümde Stratejik Hamle

İBB Meclisi’ne sunulan teklifle, güçlendirme ruhsatı alan binalar kira yardımı kapsamına alınırken; Bakanlığın kira yardımı vermediği İBB yetkisindeki riskli ve rezerv yapı alanlarında da yardım miktarları artırıldı. İBB, saha çalışmalarında kentsel dönüşümü yavaşlatan mali ve teknik engelleri gidermek adına mevcut uygulamalarında önemli düzenlemeler yaptı. Yapılan çalışma, özellikle kentsel dönüşüm alanlarındaki uzlaşma süreçlerini hızlandırmayı ve riskli yapıların tahliyesini kolaylaştırmayı hedefliyor. GÜÇLENDİRME ÇALIŞMALARI KAPSAMA ALINDI Düzenlemedeki en önemli yeniliklerden biri güçlendirme yöntemine yönelik oldu. İBB’nin “Hızlı Tarama” yöntemiyle incelenen ve statik açıdan riskli olduğu tespit edilen binalar için Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği standartlarına uygun güçlendirme ruhsatı alınması halinde, hak sahipleri kira yardımı sistemine dahil edilecek. Bu sayede, binasını tamamen yıkarak yeniden inşa etmek yerine teknik olarak güçlendirmeyi tercih eden vatandaşların üzerindeki mali yük hafifletilerek, güvenli yapı stokuna geçiş süreci desteklenecek. BAKANLIK DESTEĞİ OLMAYAN ALANLARDA GÜNCELLEME İkinci düzenleme ise Bakanlık tarafından kira yardımı yapılmayan “Riskli Alan” ve “Rezerv Yapı Alanı” sınırlarındaki binaları kapsıyor. Sadece İBB tarafından kira yardımı sağlanan bu riskli ve rezerv yapı alanlarında, mevcut tutarların İstanbul’daki kira rayiçleri karşısında düşük kalması nedeniyle miktarların artırılması talep edildi. Yapılacak kira artışı ile söz konusu riskli alanlardaki tahliye süreçlerinin hızlandırılması öngörülüyor. VERİLERLE İBB’NİN DÖNÜŞÜM DESTEĞİ İBB, bugüne kadar toplam 4.287 bağımsız birimde 5.223 hak sahibine 372.181.307,56 TL kira yardımı ödemesi gerçekleştirdi. Yeni düzenlemelerle birlikte, özellikle uzlaşma görüşmelerinin tıkandığı bölgelerde çözüm üretilmesi ve İstanbul’un deprem direncinin artırılması hedefleniyor. Süreç, İBB’nin yetki alanındaki projeler dahilinde şeffaf ve çözüm odaklı bir şekilde yönetilmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de İlk Örneklerden: Tamamen Proje Odaklı Dijital Yerleşke Haber

Türkiye’de İlk Örneklerden: Tamamen Proje Odaklı Dijital Yerleşke

İstanbul Rumeli Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Taner Çevik, RUDIC’in kuruluş sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bilişim alanındaki bölümlerin tek bir yerleşkede toplanmasının bilinçli bir tercih olduğunu belirten Çevik, şöyle konuştu: “Bilişim disiplinleri artık çok hızlı değişen ve sürekli güncellenen bir alan. Bu nedenle eğitim ortamının da bu dinamizme uyum sağlaması gerekiyor. Bölümlerimizi tematik bir kampüste bir araya getirerek hem akademik iş birliğini güçlendirmek hem de öğrencilerimize daha odaklı bir öğrenme atmosferi sunmak istedik. Merkezi konum sayesinde öğrencilerimizin kampüse erişimini de kolaylaştırmayı hedefledik.” “Dersleri Laboratuvarda, Üreterek İşliyoruz” RUDIC’te uygulanacak eğitim modelinin proje odaklı olarak tasarlandığını vurgulayan Çevik, klasik ders anlatımının ötesine geçmeyi amaçladıklarını ifade etti: “Alan derslerimizin tamamını laboratuvar ortamında yürütüyoruz. Öğrencilerimiz yalnızca dinleyen değil; kod yazan, sistem kuran, problem çözen ve proje geliştiren bir sürecin içinde yer alıyor. Dört yıllık lisans eğitimleri boyunca toplam 30 proje üreterek mezun olmalarını planlıyoruz. Böylece teorik bilgiyi aynı anda pratiğe dönüştürme imkânı buluyorlar.” Bu yaklaşımın öğrencilerin mesleki özgüvenini artırdığını belirten Çevik, “Mezunlarımızın iş hayatına başladıklarında ‘ilk kez proje yapıyorum’ demelerini istemiyoruz. Üniversite sürecinde farklı ölçeklerde projelerle deneyim kazanmış olmalarını önemsiyoruz” dedi. Yapay Zekâ ve Veri İşleme İçin Güçlü Altyapı Kampüste iki bilgisayar laboratuvarının aktif olarak kullanıldığını ifade eden Çevik, teknik altyapının kademeli olarak güçlendirileceğini söyledi: “Yaz dönemi itibarıyla özellikle yapay zekâ ve veri işleme çalışmalarına yönelik yüksek performanslı bir araştırma ve uygulama sistemini devreye alacağız. Bu sistem, çoklu terminal yapısıyla öğrencilerimizin aynı anda ileri seviye projeler geliştirmesine imkân tanıyacak. Büyük veri analizi, makine öğrenmesi ve yapay zekâ uygulamaları gibi alanlarda daha kapsamlı çalışmalar yapılabilecek.” “Sanayinin Gerçek Problemlerini Yapay Zekâ ile Çözmeyi Hedefliyoruz” RUDIC bünyesinde Yapay Zekâ ve Sektör Uygulamaları Ofisinin de faaliyet gösterdiğini belirten Çevik, bu yapının üniversite-sanayi iş birliğini daha somut bir zemine taşıdığını ifade etti: “Bugün sanayi dünyasında ürün çeşitliliği ve pazar dinamikleri giderek artıyor. Bu durum işletmeler için oldukça karmaşık operasyonel süreçler ortaya çıkarıyor. Hızlı değişen bu ortamda şirketlerin yalnızca hızlı değil, aynı zamanda tutarlı kararlar alabilmesi gerekiyor. Kurduğumuz Yapay Zekâ ve Sektör Uygulamaları Ofisi ile sanayicilerin karşılaştığı gerçek problemleri merkeze alan bir çalışma modeli oluşturduk. Akademik bilgi birikimini saha deneyimiyle birleştirerek karmaşık süreçlerin yönetimi ve optimizasyonuna yönelik çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.” Ofisin aynı zamanda eğitim modeliyle de doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Çevik, sözlerini şöyle sürdürdü: “2025–2026 akademik yılında açılan Bilgisayar Bilimleri ile Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi bölümlerimiz bu çalışmaların akademik altyapısını oluşturuyor. Proje odaklı eğitim yaklaşımımız sayesinde öğrencilerimiz henüz eğitimleri devam ederken sektörün içinden gelen gerçek iş problemleriyle çalışıyor. Öğretim üyelerimizin rehberliğinde yürütülen bu çalışmalar, öğrencilerin teorik bilgilerini sahadaki dinamik koşullarda test etmelerine imkân tanıyor.” Bu modelin hem sektör hem de öğrenciler açısından önemli kazanımlar sağladığını belirten Çevik, “Şirketler üniversitenin araştırma kapasitesinden faydalanırken öğrencilerimiz de mezuniyet öncesinde iş dünyasının beklentilerini yakından tanıma fırsatı buluyor. Amacımız veri bilimini ve yapay zekâyı sanayinin hizmetine sunan sürdürülebilir bir iş birliği ekosistemi oluşturmak” dedi. “Uluslararası Modelleri İnceledik, Türkiye’ye Uyarladık” Proje temelli eğitim yaklaşımının teknoloji odaklı ülkelerde yaygın biçimde uygulandığını belirten Çevik, RUDIC modelinin bu örneklerden ilham aldığını ancak yerel ihtiyaçlara göre tasarlandığını vurguladı: “Dünyadaki iyi uygulama örneklerini inceledik. Teorik altyapıyı güçlü tutarken uygulamayı merkeze alan bir sistem kurduk. Ancak bunu doğrudan kopyalamak yerine Türkiye’nin eğitim dinamiklerine ve sektör beklentilerine uygun biçimde uyarladık. Amacımız sürdürülebilir, ölçülebilir ve geliştirilebilir bir model ortaya koymak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erciyes'te Kar Voleybolu Heyecanı Yaşandı Haber

Erciyes'te Kar Voleybolu Heyecanı Yaşandı

Kar üzerinde oynanan ve son yıllarda dünyada popülerliği giderek artan kar voleybolu, Türkiye’de ilk kez Erciyes’te hayata geçirilmişti. Kış sporlarına farklı bir renk katan bu heyecan verici spor, yeniden spor tutkunlarıyla buluştu. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi Erciyes A.Ş. tarafından, Spor A.Ş. Abdullah Gül Üniversitesi destekleri ile Kar Voleybolu Turnuvası düzenlendi. Erciyes Dağı’nın 2 bin 200 metre rakımındaki Tekir Kapı bölgesinde kurulan Kar Voleybolu Sahası’nda gerçekleştirilen turnuvaya kadın ve erkek kategorilerinde toplam 8 takım katıldı. Takımlar, soğuk havaya rağmen sahada kıyasıya mücadele ederek izleyenlere keyifli anlar yaşattı. Müsabakaların ardından düzenlenen ödül töreninde takımlara ödülleri, Kayseri Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Akşehirlioğlu ile Abdullah Gül Üniversitesi Spor Koordinatörü Öğretim Görevlisi Hülya Taş tarafından takdim edildi. Ücretsiz Kar Voleybolu Sahası Öte yandan Erciyes’te kurulan Kar Voleybolu Sahası, takımını kurup oynamak isteyen sporseverlere ücretsiz olarak hizmet verecek. Arkadaşlarıyla takım oluşturan spor tutkunları, zirvede kar voleybolu oynayarak farklı bir spor deneyimi yaşama fırsatı bulacak. Erciyes A.Ş., tüm sporseverleri arkadaşlarıyla takım kurarak bu farklı spor deneyimini yaşamaya davet etti. Ayrıca, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri’yi “dünya spor başkenti” yapma hedefi doğrultusunda bu çeşitli özel organizasyonlarla sporun her alanını desteklemeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.