Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Su Güvenliği

Kapsül Haber Ajansı - Su Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tüpraş, Sürdürülebilirlikteki Başarılı Performansıyla Global Liderler Arasında Haber

Tüpraş, Sürdürülebilirlikteki Başarılı Performansıyla Global Liderler Arasında

Türkiye’nin lider enerji şirketi Tüpraş, dünyanın en önemli çevresel raporlama platformlarından CDP’nin 2025 yılı İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarında sektöründe önemli bir başarı elde ederek çifte A- ile derecelendirildi. Tüpraş, CDP’nin 22 binden fazla şirketi kapsayan küresel değerlendirmesinde elde ettiği bu sonuçla petrol ve gaz sektörünün en üst kategorisinde sıralandı. CDP değerlendirmelerinde, Tüpraş’ın, sürdürülebilirlik yaklaşımının stratejik bütünlüğü, çevre politikalarına yönelik duruşu, iklim ve su yönetimi dahil olmak üzere risk ve fırsatları kapsayan proaktif yaklaşımı ve değer zinciri boyunca etkin şekilde yapılandırılmış kurumsal yönetim modeli dikkate alındı. CDP’nin şeffaflık, risk yönetimi ve hedef belirleme kriterlerinde elde edilen yüksek skorlar, şirketin sürdürülebilirlik vizyonunun Stratejik Dönüşüm Planı ile tam uyum içinde uygulamaya yansıdığını da gösteriyor. 2050 yılına kadar karbon nötr lider enerji şirketi olma hedefiyle uyguladığı Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında Tüpraş, rafineri operasyonlarında enerji ve su verimliliği projeleri hayata geçirirken, yenilenebilir enerji yatırımlarına da ivme kazandırıyor. Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu, şirketin elde ettiği skora ilişkin olarak şunları söyledi: “CDP’nin hem İklim Değişikliği hem de Su Güvenliği programlarında gösterdiğimiz başarılı performans, sürdürülebilirliği iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdiğimizin ve taahhütlerimize olan bağlılığımızın güçlü bir göstergesi. Sektörümüz açısından ayrıştırıcı olan bu sonuç “Enerjimiz Geleceğe” diyerek sürdürülebilirlik yaklaşımımızı tüm ekosisteme yaygınlaştırma kararlılığımızın da altını çiziyor. Stratejik Dönüşüm Planımızdaki hedeflerimize ulaşmak için enerji ve su verimliliğinden, sürdürülebilir yakıt üretimine; döngüsel ekonomiden, yenilenebilir enerjiye, çok sayıda yatırımı eş zamanlı hayata geçiriyoruz. Düşük karbon ekonomisine geçişi destekleyen şeffaflık, sorumlu kaynak kullanımı, 2035 yılına kadar 8,3 milyar doları bulacak yatırımlarımız ve uzun vadeli değer yaratma anlayışımızla ilerlemeyi sürdüreceğiz” dedi. Tüpraş Stratejik Dönüşüm Planı doğrultusunda çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim konularına yönelik çalışmalarıyla ulusal ve uluslararası diğer sürdürülebilirlik endekslerinde de sektöründe üst sıralarda yer alıyor. Şirket, FTSE4Good ve LSEG (Refinitiv) sürdürülebilirlik endekslerinde sektörünün en yüksek %10’luk diliminde, S&P Dow Jones, Sustainalytics endekslerinde ise sektöründe ilk 10’da yer alıyor.

Mavi, Bu Yıl da Global İklim Liderleri Arasında Haber

Mavi, Bu Yıl da Global İklim Liderleri Arasında

Mavi, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla iş dünyasının işleyişini değiştirmeyi hedefleyen dünyanın en büyük çevre raporlama platformu CDP’nin (Carbon Disclosure Project) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarından üçüncü kez double A notu alarak CDP Global A listesindeki yerini aldı. Mavi’nin Ormansızlaşma skoru ise sektör ortalamasının üzerinde B olarak gerçekleşti. Konuyla ilgili açıklama yapan Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz şöyle konuştu: “Dünyanın öncü jean ve lifestyle markalarından biri olarak, 35 yıllık denim uzmanlığımızla, her zaman ileriye bakmaya ve en iyiye ulaşma yolculuğumuzda Mavi kalitesini odağımıza alarak tutkuyla çalışmaya devam ediyoruz. Özellikle son altı yıldır, geleceği şekillendiren lider marka vizyonuyla, sürdürülebilirliği şirket stratejimizin odağına taşıdık. Kaliteyle sürdürülebilir büyüme üzerine kurduğumuz; İnsan, Çevre, Toplum ve Denim’i odağına alan All Blue stratejimizkapsamında sürdürülebilirliği şirket kültürüne, vizyonumuza, iş yapış şekillerine, ürünlere ve büyüme hedeflerimize entegre ediyoruz ve her yıl çevresel verilerimizi şeffaf biçimde açıklıyoruz. İklim değişikliği ve Su Güvenliği raporlarımızla üçüncü kez üst üste double A notu alarak, CDP’nin global A listesine girmekten ve küresel iklim liderleri arasında olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” Mavi, TIME Dergisi tarafından sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçilmişti “Bu yıl, TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan Sürdürülebilir Büyümearaştırmasında; geçen yıla göre altı basamak yükselerek, dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildik, global hazır giyim sektörünün ise bir kez daha lideri olduk. Sektörümüzde üstlendiğimiz öncü rolün Türkiye sınırlarını aşarak bizi dünya çapında liderlik konumuna taşımış olmasından dolayı çok mutlu ve gururluyuz. İnovasyon, yaratıcılık, dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımımızla desteklediğimiz yolculuğumuzda, güçlü finansal performansımızı korurken çevresel etkilerimizi azaltma konusundaki kararlılığımıza devam edeceğiz. Paris İklim Anlaşması’yla uyumlu şekilde belirlediğimiz kısa dönem emisyon azaltım hedeflerimizin ardından, 2025’te net zero emisyon azaltım hedeflerimiz de, Science Based Targets initiative (SBTi) tarafından da onaylandı. Bu konudaki çalışmalarımızın global areneda prestijli kurumlar tarafından onanması bizim için gurur kaynağı oluyor. Samimi ve kararlı adımlarımızla sektörümüzün sürdürülebilirlik dönüşümüne öncülük etmekten ötürü son derece memnunuz.”

Kuraklık, Toprak Ve Üretim Masada Haber

Kuraklık, Toprak Ve Üretim Masada

İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha sert hissedildiği bir dönemde, İzmir’in su, tarım ve üretim geleceği, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Sulama Kooperatifleri Toplantısı’nda kapsamlı biçimde değerlendirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra İzmir Bölgesi Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Hüseyin İlhan Yavuz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, meclis üyeleri, tarım komisyonu temsilcileri, ilçe belediyelerinin temsilcileri, muhtarlar, sulama kooperatiflerinin başkan ve yöneticileri, üreticiler ile ziraat odalarının temsilcileri katıldı. İki saati aşkın süren ve yaklaşık 100 üreticinin yer aldığı toplantıda; su yönetimi, tarımsal sulama, yer altı su kaynaklarının durumu, toprak sağlığı ve kalkınma arasındaki ilişki bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Cemil Tugay: Tüketimin yüzde 70’i tarımsal sulamadan kaynaklanıyor Toplantıda su krizinin yalnızca teknik bir başlık değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik bir mesele olduğuna dikkat çeken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 2025 yılının beklenenden çok daha kurak geçtiğini vurguladı. Tugay, “2025 yılı hiçbirimizin öngöremediği kadar kurak bir yıl oldu. En kurak yıllardan birini yaşadık. Biz hiçbir soruna sırtımızı dönmüyoruz. Konu Devlet Su İşleri’nin sorumluluk alanında olsa da ‘bu başkasının sorunu’ demiyoruz. İzmir’in bugün bir numaralı sorunu sudur” dedi. Yer altı sularının kontrolsüz kullanımının ciddi riskler taşıdığına işaret eden Tugay, kaçak ve ruhsatsız kuyuların her geçen gün arttığını belirtti. Su tüketimindeki dağılıma da değinen Tugay, “Toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 10’u kentlerde içme ve kullanma suyu, yüzde 20’si sanayi, yüzde 70’i ise tarımsal sulama amacıyla kullanılıyor. Bu nedenle yalnızca bireysel tasarruf çağrılarıyla bu sorunu çözemeyiz. Tarımsal sulamada verimliliği artıracak ortak adımlara ve sizlerin desteğine ihtiyacımız var” diye konuştu. “Kayıp-kaçak oranını düşürmek için yoğun çalışıyoruz” Kayıp-kaçak konusundaki yanlış algılara da değinen Başkan Tugay, şebeke sistemlerinde belirli oranda kaybın kaçınılmaz olduğunu belirterek, İzmir’de yüzde 24,8 seviyesinde olan kayıp-kaçak oranını daha da düşürmek için sahada yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Yanlış sulama yöntemleri, bilinçsiz gübreleme ve hatalı ilaçlama nedeniyle toprakların organik yapısının zayıfladığını ifade eden Tugay, tuzlanma ve asitlenme sorunlarının giderek arttığına dikkat çekti. “Kalkınma olmadan ne okul kalır ne hastane” Su ve tarım meselesinin aynı zamanda bir kalkınma meselesi olduğunun altını çizen Başkan Tugay, üretimin sürekliliğinin toplumsal yaşamın tüm alanları için hayati önemde olduğunu vurguladı. Tugay, “Sanayi, tarım ve hayvancılık için söylüyorum; üretmeye devam etmek zorundayız. Çocuklarımızın eğitim alabilmesi, insanların sağlık hizmetlerine erişebilmesi, altyapının ayakta kalması ancak kalkınmış bir ülkenin sağlayabileceği imkânlarla mümkündür. Aksi halde ne okul kalır ne hastane, ne de bu kenti ayakta tutacak başka bir yapı” dedi. Meseleye parçalı değil bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini belirten Tugay, tarım ve hayvancılığın İzmir için vazgeçilmez olduğunu ifade ederek, “Çiftçimiz, hayvancılıkla uğraşan üreticimiz göz bebeğimizdir. Emeklerinin karşılığını almaları gerekir. Ancak bunu yaparken suyu ve toprağı da korumak zorundayız” diye konuştu. “Bu süreci birlikte yöneteceğiz” Başkan Dr. Cemil Tugay, su krizine kalıcı çözümün ancak ortak akıl ve bilimsel yaklaşımla mümkün olabileceğini vurgulayarak, üniversitelerden akademisyenlerin de yer aldığı bilimsel bir Su Kurulu oluşturduklarını açıkladı. Tugay, arıtılmış suların yeniden kullanımı, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması, sanayide su verimliliğinin artırılması ve yeni su kaynaklarının oluşturulmasına yönelik seçeneklerin birlikte değerlendirileceğini ifade etti. Sürecin çok paydaşlı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Tugay, “Bu işi ne belediye tek başına yapabilir ne de devlet. Bu süreç, kentte yaşayan herkesin; üreticinin, sanayicinin ve kooperatiflerin birlikte yöneteceği bir süreçtir” dedi. “Yalnız değilsiniz” Sulama kooperatifleri ile tarımsal kalkınma kooperatiflerinin sürecin en önemli paydaşları olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, yanlış yönetim anlayışlarının yarattığı sorunlara işaret etti. Tugay, “Kötü yönetimlerden, yanlış işlerden yorulduk. Bir kardeşiniz, bir evladınız olarak ricamdır: Bu ülkeye artık kimse kıymasın. Herkes elindekinin kıymetini bilsin. Bu zor değil” dedi. Görevini layıkıyla yerine getirmek için çalıştığını vurgulayan Tugay, sürecin birlikte yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Bundan sonra birlikte yol yürüyelim. Suyun mutlaka verimli kullanılması için akıllı sayaçlar gibi uygulamalardan yararlanalım. Hobi bahçelerinin daha sık denetlenmesi gerekiyor. Bu buluşma ortak bir çalışma zemini olarak devam etmeli. Ulaşabildiğimiz herkese doğru sulama tekniklerini anlatalım” diye konuştu. Su krizinin geçici bir sorun olmadığına da dikkat çeken Başkan Tugay, “Bu yıl su krizi var; önümüzdeki yıl da, sonraki yıllarda da olacak. Kimse mağdur olmamalı. Hepimiz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz. Eksikler, yanlışlar olabilir ama doğruyu birlikte bulacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız” ifadelerini kullandı. “Bu para belediyenin değil, İzmirlinin parası” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, toplantıda belediye kaynaklarının kullanımına ilişkin net ve açık mesajlar verdi. Kaynakların kişisel değil, tamamen halka ait olduğunu vurgulayan Tugay, desteklerin de bu anlayış doğrultusunda planlandığını ifade etti. Tugay, “Bu para benim cebimden çıkmıyor, bir başkasının cebinden de çıkmıyor. Bu para belediyenin parası ama aslında İzmirlinin, halkın parasıdır. Bizim görevimiz de bu kaynağı doğru, adil ve verimli biçimde kullanmaktır” dedi. Desteklerin rastgele değil, sürdürülebilir üretimi esas alan bir yaklaşımla planlandığını belirten Başkan Tugay, samimiyet ve devamlılık vurgusu yaparak üreticilere şu çağrıda bulundu: “Gerçekten üretim yapmak isteyen, bahçesine sahip çıkan, hayvancılığı ciddiyetle yürüten üreticinin yanında oluruz. Ancak verdiğimiz desteğin karşılığını görmek isteriz. Bugün başlayıp yarın bırakılan işler değil, örnek olacak, sürdürülebilir çalışmalar istiyoruz. Kimin neye ihtiyacı varsa gelsin söylesin. Kendini sıkıntıda hisseden, derdi olan herkes bize ulaşsın. Biz bunun için buradayız ve bunu yapmayı gerçekten istiyoruz. İzmir’in en büyük kurumudur, en büyük gücüdür. Mali yapısı her geçen gün daha sağlam bir noktaya geliyor. Kaynaklarımız var. Önemli olan bu kaynakların heba edilmemesi ve doğru işler için kullanılmasıdır. Belediye sizin, kurum sizin; bu kurumun parası sizin. Gelin, ‘Bu işi samimi biçimde yapacağım’ deyin. Ne gücümüz varsa sizindir. Fidanıyla, desteğiyle, imkânıyla yanınızda oluruz.” Erdoğan: Saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırdık Kent merkezinde günlük içme suyu tüketiminin yaklaşık 648 bin metreküp olduğunu belirten İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, bunun saniyede ortalama 7 bin 500 litre suya karşılık geldiğini söyledi. Erdoğan, bugün bu ihtiyacı karşılayan yüzeysel su kaynaklarının büyük bölümünün ya tamamen tükendiğini ya da kritik seviyelere gerilediğini vurguladı. Barajlardan gelen su miktarının tarihsel olarak en düşük seviyelere indiğine dikkat çeken Erdoğan, “Tahtalı ve Gördes barajlarında ortaya çıkan tablo yalnızca İzmir için değil, ülkemizin birçok büyük kenti için ciddi bir uyarıdır. Bu nedenle suyu artık yalnızca mevcut kaynaklar üzerinden değil, çok yönlü ve bütüncül bir kriz yönetimi anlayışıyla ele almak zorundayız” dedi. İzmir’in içme suyunun yaklaşık yüzde 74’ünün yer altı suyu kaynaklarından karşılandığını ifade eden Erdoğan, bu oranın olağanüstü dönemler için geçici bir çözüm olduğunu belirterek, “Yer altı sularının korunması ve sürdürülebilirliği bizim için hayati önemdedir” diye konuştu. Bu kapsamda Göksu, Sarıkız, Menemen ve Halkapınar başta olmak üzere birçok bölgede kuyu yenileme ve yeni kuyu devreye alma çalışmalarını hızlandırdıklarını aktaran Erdoğan, “Yalnızca bu çalışmalar sayesinde saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırmış durumdayız” ifadelerini kullandı. “Orta ve uzun vadede alternatif kaynakları konuşmak zorundayız” Suyu artırmanın, yeni kaynak bulmak kadar önemli olduğuna dikkat çeken İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, tasarrufun en önemli ayaklarından birinin kayıp-kaçakla mücadele olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Kent merkezinde kayıp-kaçak oranını yüzde 24,8 seviyesine düşürdük. Bu sayede yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyu sistemde tutmayı başardık. Bizim için kayıp-kaçakta sağlanan her yüzde 1’lik düşüş, yeni bir baraj kadar değerlidir” dedi. Kısa vadede su arzını artırmaya yönelik bir diğer başlığın Tahtalı Barajı’nın ölü hacminde bulunan suyun değerlendirilmesi olduğunu belirten Erdoğan, bu konuda teknik hazırlıkların sürdüğünü ifade etti. Erdoğan, “Temmuz 2026’da bu suyun sisteme kazandırılmasına yönelik ihale sürecini başlatmayı planlıyoruz. Bu adım, İzmir’in su güvenliği açısından kritik önemdedir” diye konuştu. Orta ve uzun vadede ise alternatif kaynakların mutlaka gündeme alınması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, deniz suyu arıtma tesislerinin yüksek enerji maliyetlerine rağmen iklim değişikliği gerçeği karşısında kaçınılmaz seçenekler arasında yer aldığını söyledi. Erdoğan, “Bu yatırımları bilimsel veriler ışığında, çevresel etkileri gözeterek ve doğru finansman modelleriyle değerlendirmek zorundayız” dedi. Bulut tohumlama uygulamalarına da değinen Erdoğan, bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile iletişime geçtiklerini belirterek, “Bu yöntem tek başına bir çözüm değildir; ancak uygun koşullarda destekleyici bir araç olabilir” ifadelerini kullandı. Erdoğan dayanışmanın önemine dikkat çekti İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, su krizinin yönetiminde dayanışmanın hayati önemde olduğunu vurguladı. Devlet Su İşleri (DSİ) ile yürütülen baraj ve altyapı yatırımlarının hızlandırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, özellikle Başlamış ve Düvertepe barajları başta olmak üzere İzmir’in uzun vadeli su güvenliği için gerekli yatırımların ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu sürecin yalnızca İZSU’nun ya da yerel yönetimlerin tek başına yürütebileceği bir süreç olmadığını dile getiren Erdoğan, “Su krizini yönetmek için tüm kurum ve kuruluşların ortak hareket etmesi gerekiyor. Vatandaşlarımızın su tasarrufu konusundaki duyarlılığının artarak devam etmesi de elimizi güçlendiriyor. Tasarruf, bilinçli kullanım ve dayanışma, bugün İzmir’in su geleceği için en güçlü araçlarımızdır” şeklinde konuştu. Büyükşehir'in destekleri İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir genelindeki kooperatif yapısı ve belediyenin yürüttüğü desteklere ilişkin ayrıntılı bilgiler paylaştı. Üngür, İzmir’de 81 sulama kooperatifi, 45 su ürünleri kooperatifi ve 163 tarımsal kalkınma kooperatifi olmak üzere toplam 289 kooperatifin faaliyet gösterdiğini belirtti. Sulama kooperatiflerine bağlı 13 bin 500 ortağın bulunduğunu ifade eden Üngür, kooperatiflerin özellikle Kemalpaşa, Ödemiş, Menderes, Bergama ve Tire ilçelerinde yoğunlaştığını aktardı. Belediyenin yetki ve sorumluluğunda 18 sulama göleti bulunduğunu kaydeden Üngür, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak sulama tesisleri, hayvan içme suyu göletleri, sondaj kuyuları, yeni gölet yapımı, bakım-onarım çalışmaları ve eğitim desteklerinin aralıksız sürdürüldüğünü söyledi. Üngür, 2024–2025 döneminde çok sayıda yeni tesisin hayata geçirildiğini, mevcut tesislerde bakım-onarım çalışmalarının yapıldığını, kuyu yapımı ve ekipman desteklerinin üreticilerle buluşturulduğunu vurguladı. Bilimsel veriler paylaşıldı Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, iklim değişikliğinin Ege Bölgesi ve İzmir havzaları üzerindeki etkilerine ilişkin güncel bilimsel verileri paylaştı. Kurucu, yağış miktarı ve sürekliliğinde yaşanan azalmanın geçici bir durum olmadığını, yapısal bir değişime işaret ettiğini vurguladı. Sıcaklık artışlarının İzmir ve çevresinde daha şiddetli biçimde hissedildiğine dikkat çeken Kurucu, önümüzdeki 15–20 yıllık süreçte su kaynakları üzerindeki baskının daha da artacağını ifade etti. Bu nedenle havza bazlı planlama, bilimsel izleme ve uzun vadeli su yönetimi politikalarının artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini söyledi. İki saati aşkın süren toplantı, kooperatif temsilcilerinin görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.

Akfen Holding, Sürdürülebilirlik Raporu ile ESG Alanında Öncü Konumunu Güçlendirdi Haber

Akfen Holding, Sürdürülebilirlik Raporu ile ESG Alanında Öncü Konumunu Güçlendirdi

Akfen Holding, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sunmaya ve uzun vadeli değer yaratmaya kararlılıkla devam ediyor. Holding, 2024 Sürdürülebilirlik Raporu ile çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanlarında yürüttüğü çalışmaları uluslararası standartlarla uyumlu, ölçülebilir ve şeffaf bir çerçevede ortaya koydu. Rapor, Akfen Holding’in sürdürülebilirliği yalnızca bir raporlama konusu değil, kurumsal yönetim anlayışının ayrılmaz bir parçası olarak ele aldığını bir kez daha ortaya koyuyor. Akfen Holding’in 2024 Sürdürülebilirlik Raporu; Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC), Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs), ve Dünya Ekonomik Forumu Paydaş Kapitalizmi Metrikleri ile uyumlu olarak hazırlanarak, Türkiye’de sınırlı sayıda kurumun erişebildiği uluslararası raporlama olgunluğu hedeflendi. ÇEVRESEL PERFORMANSTA SOMUT VE ÖLÇÜLEBİLİR BAŞARI Akfen Holding, 2024 yılında ilk kez katıldığı CDP Su Güvenliği Programı’nda “B-”, CDP İklim Değişikliği değerlendirmesinde ise “B” (Yönetim Seviyesi) notu alarak çevresel riskleri yöneten ve fırsata dönüştüren bir yapı ortaya koydu. Aynı yıl içerisinde grup genelinde 43 milyon TL’nin üzerinde çevre yatırımı gerçekleştirilirken, Akfen Yenilenebilir Enerji özelinde yaklaşık 1,98 milyar TL’lik yatırım ile hibrit güneş ve rüzgâr santrallerinin kapasite artırımları hayata geçirildi. Akfen Holding, sürdürülebilirlik yönetimini “Sorumlu, Hedef Odaklı, Anlayışlı ve Etkileyici” başlıkları altında yapılandırarak, ESG yaklaşımını üst yönetimden tüm organizasyona yayılan bir yönetim modeli haline getirdi. 2024 itibarıyla Yönetim Kurulu’nda %33 kadın temsil oranına ulaşılması, kapsayıcılık ve eşitlik konusundaki yaklaşımın somut bir göstergesi olarak öne çıktı. SOSYAL ETKİ VE ÇEVREYE KATKI Akfen Holding, sosyal etkiyi yalnızca destek projeleriyle değil, ana faaliyet alanlarının bir parçası olarak ele alıyor. TİKAV aracılığıyla eğitimde fırsat eşitliği, gençlerin gelişimi ve toplumsal gönüllülük projeleri sürdürülürken; sağlık, altyapı ve kamu hizmetleri alanındaki yatırımlar da yüksek kalite ve sürdürülebilirlik standartlarıyla yönetiliyor. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, Akfen Holding için yalnızca bir performans özeti değil; aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadele, su güvenliği, dijitalleşme ve kapsayıcı büyüme alanlarında geleceğe dönük güçlü bir yol haritası sunuyor. Yapay zekâ ve veri analitiği temelli dijital uygulamaların operasyonlara entegre edilmesiyle, sürdürülebilirlik yaklaşımı verimlilik ve etki odağında güçlendiriliyor. AKFEN GRUP SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK LİDERİ EMRE SEZGİN: HEDEFİMİZ UZUN VADELİ VE KALICI DEĞERLER İNŞA ETMEK Akfen Grup Sürdürülebilirlik Lideri Emre Sezgin, 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na ilişkin değerlendirmede bulundu, Raporun, Akfen Holding’in sürdürülebilirliği stratejik bir yönetim alanı olarak ele aldığının somut bir göstergesi olduğuna dikkat çeken Emre Sezgin, sözlerine şöyle devam etti: “2024 yılıCDP değerlendirmelerinde İklim Değişikliği’nde ‘B’, Su Güvenliği’nde ise ‘B-’ notu almamız; çevresel riskleri ölçen ve yöneten bir yapıya ulaştığımızı ortaya koyuyor. Aynı dönemde grup genelinde 43 milyon TL’nin üzerinde çevre yatırımı gerçekleştirirken, Akfen Yenilenebilir Enerji özelinde yaklaşık 1,98 milyar TL’lik yatırım ile yenilenebilir enerji kapasitemizi güçlendirdik. Yönetim Kurulu’nda %33 kadın temsil oranına ulaşmamız ve sürdürülebilirlik yönetimini WEF Paydaş Kapitalizmi Metrikleri ile uyumlu bir modele taşımamız da bu bütüncül yaklaşımın önemli çıktıları. Hedefimiz, yalnızca bugünü değil, uzun vadeli ve kalıcı değer yaratan bir büyüme modelini sürdürülebilirlik ekseninde inşa etmek.”

Mavi Bu Yıl Da Global İklim Liderleri Arasında Haber

Mavi Bu Yıl Da Global İklim Liderleri Arasında

Mavi, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla iş dünyasının işleyişini değiştirmeyi hedefleyen dünyanın en büyük çevre raporlama platformu CDP’nin (Carbon Disclosure Project) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarından üçüncü kez double A notu alarak CDP Global A listesindeki yerini aldı. Mavi’nin Ormansızlaşma skoru ise sektör ortalamasının üzerinde B olarak gerçekleşti. Konuyla ilgili açıklama yapan Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz şöyle konuştu: “Dünyanın öncü jean ve lifestyle markalarından biri olarak, 35 yıllık denim uzmanlığımızla, her zaman ileriye bakmaya ve en iyiye ulaşma yolculuğumuzda Mavi kalitesini odağımıza alarak tutkuyla çalışmaya devam ediyoruz. Özellikle son altı yıldır, geleceği şekillendiren lider marka vizyonuyla, sürdürülebilirliği şirket stratejimizin odağına taşıdık. Kaliteyle sürdürülebilir büyüme üzerine kurduğumuz; İnsan, Çevre, Toplum ve Denim’i odağına alan All Blue stratejimizkapsamında sürdürülebilirliği şirket kültürüne, vizyonumuza, iş yapış şekillerine, ürünlere ve büyüme hedeflerimize entegre ediyoruz ve her yıl çevresel verilerimizi şeffaf biçimde açıklıyoruz. İklim değişikliği ve Su Güvenliği raporlarımızla üçüncü kez üst üste double A notu alarak, CDP’nin global A listesine girmekten ve küresel iklim liderleri arasında olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” Mavi, TIME Dergisi tarafından sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçilmişti “Bu yıl, TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan Sürdürülebilir Büyümearaştırmasında; geçen yıla göre altı basamak yükselerek, dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildik, global hazır giyim sektörünün ise bir kez daha lideri olduk. Sektörümüzde üstlendiğimiz öncü rolün Türkiye sınırlarını aşarak bizi dünya çapında liderlik konumuna taşımış olmasından dolayı çok mutlu ve gururluyuz. İnovasyon, yaratıcılık, dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımımızla desteklediğimiz yolculuğumuzda, güçlü finansal performansımızı korurken çevresel etkilerimizi azaltma konusundaki kararlılığımıza devam edeceğiz. Paris İklim Anlaşması’yla uyumlu şekilde belirlediğimiz kısa dönem emisyon azaltım hedeflerimizin ardından, 2025’te net zero emisyon azaltım hedeflerimiz de, Science Based Targets initiative (SBTi) tarafından da onaylandı. Bu konudaki çalışmalarımızın global areneda prestijli kurumlar tarafından onanması bizim için gurur kaynağı oluyor. Samimi ve kararlı adımlarımızla sektörümüzün sürdürülebilirlik dönüşümüne öncülük etmekten ötürü son derece memnunuz.”

Şekerbank, CDP’de Üç Kategoride “A” Skoruyla Küresel Sürdürülebilirlik Liderleri Arasında Haber

Şekerbank, CDP’de Üç Kategoride “A” Skoruyla Küresel Sürdürülebilirlik Liderleri Arasında

Şekerbank, dünyanın önde gelen bağımsız çevresel raporlama platformu Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project-CDP) kapsamında üç kategoride “A” skoru alarak sosyal ve çevresel bankacılık alanındaki öncü rolünü uluslararası ölçekte bir kez daha teyit etti. Banka, “İklim Değişikliği” ve “Su Güvenliği” kategorilerinde geçtiğimiz yıl elde ettiği “A” skorunu korurken, bu yıl ilk kez raporlanan “Ormansızlaşma” kategorisinden da “A” notu alarak 23 bin şirket arasından CDP’nin üç kategorinin tamamında en yüksek skoru alan sayılı kurumlardan biri oldu. İklim, su ve doğa ekseninde bütüncül bir sürdürülebilirlik yaklaşımı Sürdürülebilir kalkınmayı iş modelinin merkezine alan Şekerbank, iklim, su ve doğa başlıklarını entegre biçimde yürüten yaklaşımıyla CDP değerlendirmelerinde güçlü bir performans sergiledi. “İklim Değişikliği” kategorisinde Banka; kredi portföyünün neredeyse tamamını kapsayan risk ve fırsat analizleriyle, düşük karbonlu ve iklim dirençli dönüşümü destekleyen uygulamalarıyla öne çıktı. “Su Güvenliği” kategorisinde özellikle tarım sektöründe kuraklık ve fiziksel iklim risklerine odaklanan analizler; modern ve verimli sulama yatırımlarını teşvik eden finansman çözümleriyle desteklendi. Bu yıl ilk kez raporlanan “Ormansızlaşma” kategorisinde ise Şekerbank, Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi (ÇSYS) ile doğa esaslı kredi politikalarını bütüncül biçimde uygulayarak “A” notu almaya hak kazandı. Fatma Nur Çetinel: “Doğa ve iklim odaklı stratejik yaklaşımımızın uluslararası teyidi.” Şekerbank Hazine ve Finansal Kurumlar Genel Müdür Yardımcısı Fatma Nur Çetinel, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “CDP’nin iklim değişikliği, su güvenliği ve ormansızlaşma kategorilerinin tamamında ‘A’ notu almamız; sürdürülebilir finansmanı tüm müşteri segmentlerine yaygınlaştıran, doğa ve iklim odaklı stratejik yaklaşımımızın uluslararası ölçekte teyit edilmesi anlamına geliyor. Şekerbank olarak, özellikle tarım ve KOBİ odaklı finansman çözümlerimizle çevresel etkilerin azaltılmasına ve Türkiye’nin yeşil dönüşümüne somut katkı sunmayı sürdüreceğiz. İklim, su ve doğa odağında attığımız her adımı, uzun vadeli kalkınma vizyonumuzun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.”

Anadolu Isuzu, CDP'nin İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Programlarında Bir Kez Daha "A" ile Derecelendirildi Haber

Anadolu Isuzu, CDP'nin İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Programlarında Bir Kez Daha "A" ile Derecelendirildi

Sürdürülebilirliği ürün ve hizmetlerinin her aşamasına ve iş süreçlerine entegre eden Anadolu Isuzu, CDP'nin 2025 değerlendirmelerinde her iki programda da üst üste ikinci kez "A" notu alma başarısı gösterdi. CDP A Listesi'nde yer alması, şirketin çevresel şeffaflık açısından değerlendirilen küresel şirketler arasında ilk %4'lük dilimde bulunduğunu ortaya koyuyor. Bu başarı, Anadolu Isuzu'nun çevresel sorumluluğu kurumsal yaklaşımının temel unsurlarından biri haline getirdiğini ve doğa-pozitif bir gelecek hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerlediğini gösteriyor. İklim kriziyle mücadelede somut adımlar atıyor CDP İklim Değişikliği Programı kapsamında Anadolu Isuzu, iklimle bağlantılı risk ve fırsatları kurumsal yönetim yapısı anlayışına yansıtan, veri temelli ve uzun vadeli bir yaklaşım izliyor. Şirket, sera gazı emisyonlarını GHG Protokolü ve ISO 14064 standartlarıyla uyumlu şekilde hesaplayarak üçüncü taraf bağımsız kuruluşlarca doğrulatıyor ve emisyon azaltım performansını düzenli olarak izliyor. Yenilenebilir enerji yatırımları sayesinde enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü güneş enerjisinden karşılıyor. Anadolu Isuzu, düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde ortaya çıkan düzenleyici, teknolojik ve piyasa kaynaklı geçiş risklerini sistematik biçimde değerlendiriyor ve yönetiyor. Suyun sürdürülebilir yönetimi için bütüncül yaklaşım CDP Su Güvenliği Programı kapsamında Anadolu Isuzu, iklim değişikliğine bağlı fiziksel su risklerini ve bu risklerden doğan fırsatları kurumsal risk yönetimi süreçlerine entegre eden bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. Şirket, su stresi, suya erişimde azalma gibi fiziksel risklerin operasyonlar üzerindeki olası etkilerini değerlendirirken, su kullanımını ve etkilerini ISO 14046 Su Ayak İzi standardına uygun olarak analiz ediyor. Bu kapsamda Anadolu Isuzu, su verimliliğini artırmaya ve suya bağlı operasyonel dayanıklılığı güçlendirmeye yönelik uygulamalarıyla hem risklerini azaltıyor hem de kaynak verimliliği ve iş sürekliliği açısından fırsatlar yaratıyor. Bu yaklaşım, şirketin su güvenliği alanındaki dayanıklılığını artırırken sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor.

Aydem Yenilenebilir Enerji, Üst Üste Dördüncü Kez CDO A Listesi’ndeki Tek Türk Şirketi Haber

Aydem Yenilenebilir Enerji, Üst Üste Dördüncü Kez CDO A Listesi’ndeki Tek Türk Şirketi

Türkiye’nin en büyük entegre enerji şirketlerinden Aydem Enerji, iklim politikaları, emisyon yönetimi ve su kaynaklarının korunmasına yönelik uygulamalarıyla dünya çapında örnek gösterilen şirketler arasında yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor. Aydem Enerji, grup şirketleri Aydem Yenilenebilir Enerji, Aydem Perakende, Gediz Perakende, Adm Elektrik, Gdz Elektrik ve Elsan ile dünyanın en büyük çevre raporlama platformu Karbon Saydamlık Projesi (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda bir kez daha Global A Listesi’nde yer aldı. Şirketler, tüm değer zincirinde emisyon azaltımına yönelik yol haritaları, yenilikçi projeleri ve şeffaf raporlama kültürleriyle CDP tarafından üst seviyede derecelendirildi. Şeffaf raporlama, yüksek performans, etkili eylem Grup şirketlerinden Aydem Yenilenebilir Enerji, 2024 sonuçlarına göre “İklim Değişikliği” ve “Su Güvenliği” kategorilerinde üst üste dördüncü kez “A – Liderlik Seviyesi” notu alarak önemli bir başarıya imza attı. Aydem Yenilenebilir Enerji, iklim krizine yönelik etkili eylemleri, şeffaf raporlama yaklaşımı ve su yönetiminde gösterdiği yüksek performansla küresel ölçekte şirketlerin değerlendirildiği CDP Global Liderler A Listesi’nde (CDP Global Leaders - A List), üst üste dört yıldır her iki kategoride birden yer alan tek Türk şirket olma konumunu da pekiştirdi. Grup şirketlerinden Elsan da “İklim Değişikliği” kategorisinde üst üste üç yıldır A Listesi’nde yer alma başarısını gösterirken; Aydem Perakende, Gediz Perakende, Adm Elektrik ve Gdz Elektrik şirketleri de notlarını B’den A’ya yükseltti. “Sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz” Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz, CDP İklim Değişikliği Programı Global A Listesi’nde 6 grup şirketiyle birlikte yer almaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, şunları söyledi: “Operasyonlarımızın her alanında şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik odağıyla yürüttüğümüz çalışmalar, bu yıl da CDP’nin Global A Listesi’nde 6 grup şirketimizle yer almamızı sağladı. CDP’den aldığımız bu başarı, tüm faaliyetlerimizde çevresel etkiyi azaltmak ve kaynak kullanımında verimliliği artırmak için yürüttüğümüz çalışmaların küresel düzeyde onaylandığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla, daha sürdürülebilir bir dünya için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA, Sürdürülebilirlikte Küresel Liderler Arasına Girdi Haber

Garanti BBVA, Sürdürülebilirlikte Küresel Liderler Arasına Girdi

Garanti BBVA, dünyanın en büyük çevresel raporlama platformu olan CDP’nin İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman temalarının tamamında “Liderlik” seviyesinde derecelendirildi. Banka, finansal kurumlar için bu yıl ilk kez zorunlu hale getirilen Orman temasında da A alarak küresel ölçekte “Üç A” başarısına ulaşan sayılı kurumlardan biri oldu. Garanti BBVA, CDP tarafından gerçekleştirilen 2024 yılı değerlendirmesinde üç ana tema olan İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve bu yıl finansal kurumlar için ilk kez zorunlu hale gelen Orman alanlarında A notu alarak “Liderlik” seviyesinde değerlendirildi. Böylece banka, küresel ölçekte “Üç A” derecesine ulaşan az sayıdaki bankalardan biri oldu. Garanti BBVA, 2009 yılından bu yana İklim Değişikliği, 2015’ten bu yana ise Su Güvenliği temalarında kapsamlı raporlama yapıyor. Bu yıl ilk defa raporladığı Orman temasında da bu alana yüksek etkisi olan sektörlere verilen finansman tutarlarını da ilk kez paylaşarak A skoru elde etmesiyle birlikte banka, çevresel şeffaflık ve dönüşüm alanında uluslararası ölçekte örnek gösterilen kurumlar arasındaki yerini daha da güçlendirdi. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, CDP derecelendirmesine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik alanında 19 yılı aşkın bir süredir çaba gösteren bir kurum olarak, CDP’den üç ayrı temada gelen A değerlendirmesi bizim için son derece kıymetli. İklim değişikliği, su yönetimi ve ormansızlaşma gibi geleceğimizi doğrudan ilgilendiren alanlardaki işlerimizin uluslararası bir platform tarafından liderlik seviyesinde değerlendirilmesi, doğru adımları atıyor olduğumuzun iyi bir göstergesi. Bugün biz yalnızca finansman sağlayan bir kurum değiliz; düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmak, çevresel etkilerimizi azaltmak ve müşterilerimizle birlikte dönüşümü mümkün kılmak için çalışan kapsamlı bir ekosistemin parçasıyız. Yenilenebilir enerji finansmanındaki güçlü konumumuz, sürdürülebilir finans hacmimiz, Net Sıfır Bankacılık Birliği taahhütlerimiz ve çevre projelerimiz kadar, son dönemde odağımıza aldığımız Mavi Finans da bu yönde çok önemli bir dönüşüm alanı. CDP’nin değerlendirmesi şeffaflık, çevresel etki yönetimi ve sürdürülebilirlik vizyonumuzdaki kararlılığın bir sonucu. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki gayretimizi daha da güçlendirerek, ülkemizin ve dünyanın sürdürülebilir geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz.” Sürdürülebilirlik çalışmalarıyla en yüksek uluslararası standartları karşılıyor Garanti BBVA, uzun yıllardır sürdürdüğü sürdürülebilirlik odaklı stratejisi kapsamında: 2018-2029 dönemi için 3,5 trilyon TL'lik hedef ile Türkiye'de bugüne kadarki en yüksek sürdürülebilir finansman hedefini açıkladı.Ekvator Prensipleri’ne imza atarak, Türkiye’de bu inisiyatife katılan ilk banka oldu.Türkiye’de bir ilke imza atarak deniz ekosistemlerinin korunmasına odaklanan Biyoçeşitlilik ve Mavi Temalı Tahvil ihracını gerçekleştirdi.Yenilenebilir enerji finansmanında Türkiye’nin en güçlü aktörleri arasında yer aldı.Kadın girişimcilere, yeşil dönüşüm yatırımlarına, emisyon azaltımı projelerine ve toplumsal etki programlarına yönelik çok boyutlu destekler geliştirdi.Doğa ve su ekosistemlerini korumaya odaklanan Mavi Nefes programını dört yıldır bilimsel ölçümleme esaslarıyla yürütüyor. Garanti BBVA’nın sürdürülebilirlik konusundaki tüm çalışmalarının değerlendirildiği CDP’nin küresel metodolojisine göre “A Listesi”nde yer almak, kuruluşların bilim temelli hedefler, şeffaf veri paylaşımı, risk yönetimi, fırsat geliştirme kapasitesi ve doğa pozitif stratejiler alanında en yüksek uluslararası standartları karşıladığı anlamına geliyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.