Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Su Güvenliği

Kapsül Haber Ajansı - Su Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arçelik Sürdürülebilirlikte Zirveyi Bırakmıyor Haber

Arçelik Sürdürülebilirlikte Zirveyi Bırakmıyor

Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, sürdürülebilirlik alanındaki performansıyla dünyanın saygın listelerinde üst sıralarda yer almaya devam ediyor. Dünyanın en köklü yayınlarından TIME Dergisi’nin önde gelen istatistik kuruluşu Statista iş birliğinde üçüncüsünü yayımladığı “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesinde bu yıl 750 şirket arasında 89’uncu olarak sıralanan Arçelik, endekste bu yıl da sektörünün lideri oldu ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasında zirvedeki yerini korudu. TIME dergisi ve Statista’nın “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2026” listesi 43 ülkeden 5800’ü aşkın şirketin karbon emisyonu, sürdürülebilirlik hedef ve girişimlerine bağlılık, iş güvenliği, çalışan devir hızı, cinsiyet ücret farkı, yönetim kurulunda kadın oranı ve uluslararası raporlama standartlarına uyum gibi sürdürülebilirlik yönetimi ve şeffaflığına ilişkin 20'den fazla temel performans göstergesine göre 4 aşamalı bir süreç ile değerlendirilmesiyle oluşturuldu. Endeks, şirketleri Karbon Saydamlık Projesi (CDP) puanları, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) onaylı yakın ve uzun vadeli hedefleri, Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi, UN Global Compact, S&P Global Sürdürülebilirlik Yıllığı, UNFCCC Race to Zero ve MSCI ESG sıralamaları ile Küresel Raporlama Girişimi (GRI), Sürdürülebilirlik Muhasebesi Standartları Kurulu (SASB) ve İklimle İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TCFD) ve Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlaması Standartları (ESRS) raporlama standartlarına uyum gibi göstergeleri de göz önüne alarak değerlendirdi. Liste, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarıyla fark yaratan ilk 750 şirketi sıraladı.  Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” Arçelik’in sürdürülebilirliği raporlama gerekliliklerinin ötesinde, şirketin uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının temel unsurlarından biri olarak ele aldığını belirten Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Sürdürülebilirliği, uzun vadeli büyüme stratejimizin ve küresel rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyoruz. Değişen koşullar şirketlerin önceliklerini yeniden şekillendirirken, sürdürülebilirliği tüm değer zincirimizin merkezinde tutmaya devam ediyoruz. Ürün geliştirmeden üretime, tedarik zincirinden satış sonrası hizmetlere kadar her alanda kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan, çevik bir yapı inşa ediyoruz. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylı yakın vadeli hedeflerimiz ve net sıfır yol haritamız doğrultusunda bu yaklaşımımızı ölçülebilir hedefler ve somut uygulamalarla destekliyoruz. Attığımız adımların TIME ve Statista gibi saygın kurumlar tarafından bir kez daha takdir edilmesi bizim için büyük bir gurur. ‘Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri’ listesinde üst üste üçüncü kez yer almak, sektörümüzdeki liderliğimizi ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasındaki birinciliğimizi korumak, sürdürülebilirliği iş modelimizin merkezinde konumlayan uzun vadeli yaklaşımımızın uluslararası ölçekte güçlü bir karşılık bulduğunu teyit ediyor. Bu başarının arkasında, dünyanın dört bir yanında aynı vizyonla çalışan ekiplerimizin emeği ve kararlılığı var. 2050 net sıfır emisyon hedefimize doğru ilerlerken, kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan ve insanı merkeze alan bir dönüşümü tüm değer zincirimizde yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Arçelik, sürdürülebilirlik performansıyla dünyanın en prestijli listelerinde üst sıralarda yer alıyor Arçelik, 2025 S&P Global Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 100 üzerinden 86 puan alarak yedinci kez üst üste DHP Dayanıklı Ev Aletleri Sektörü’nde en yüksek skoru elde eden şirket oldu. Corporate Knights’ın yayınladığı “Global 100 – Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesine art arda altıncı kez girme başarısını gösteren Arçelik, dünya genelinde 45’inci, sektöründe ve Türkiye'de 1’inci sırada yer aldı. Ayrıca, Corporate Knights’ın hazırladığı Clean200 listesine dördüncü kez girdi ve 2026 Europe 50 listesinde yer aldı. Real Leaders’ın “2025 Top Impact Companies” listesinde de 1’inci sırada konumlandı. Arçelik, 2026 yılında CDP tarafından hem “İklim Değişikliği” hem de “Su Güvenliği” alanlarında art arda ikinci kez “A” notu aldı. Şirket, LSEG ESG performansı ile BIST Sürdürülebilirlik ve BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksleri’nde yer aldı. Ayrıca çevre, çalışan-insan hakları ve sürdürülebilir tedarik alanlarında göstermiş olduğu performans ile 2025 EcoVadis Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 82 puan alarak değerlendiren şirketler arasında ilk %3’lük dilime girdi ve Altın EcoVadis madalyası ile ödüllendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik, TIME Dergisinin “En Sürdürülebilir Şirketler” Listesinde 3. Kez Sektörünün Zirvesinde Haber

Arçelik, TIME Dergisinin “En Sürdürülebilir Şirketler” Listesinde 3. Kez Sektörünün Zirvesinde

TIME dergisinin bu yıl üçüncüsünü yayımladığı “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesinde 89’uncu olarak sıralanan Arçelik, bu sonuçla üst üste üçüncü kez sektöründe 1’inci sırada yer aldı. Arçelik, bu yıl 5800’ü aşkın şirketin değerlendirildiği ve 750 şirketin sıralandığı çalışmada Türkiye’den listeye giren şirketler arasında da zirvedeki konumunu korudu. Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Attığımız somut adımların TIME ve Statista gibi saygın kurumlar tarafından bir kez daha takdir edilmesi bizim için büyük bir gurur. ‘Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri’ listesinde üst üste üçüncü kez yer almak, sektörümüzdeki liderliğimizi ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasındaki birinciliğimizi korumak, sürdürülebilirliği iş modelimizin merkezinde konumlayan uzun vadeli yaklaşımımızın uluslararası ölçekte güçlü bir karşılık bulduğunu teyit ediyor. Bu başarının arkasında, dünyanın dört bir yanında aynı vizyonla çalışan ekiplerimizin emeği ve kararlılığı var. 2050 net sıfır emisyon hedefimize doğru ilerlerken, kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan ve insanı merkeze alan bir dönüşümü tüm değer zincirimizde yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” dedi. Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, sürdürülebilirlik alanındaki performansıyla dünyanın saygın listelerinde üst sıralarda yer almaya devam ediyor. Dünyanın en köklü yayınlarından TIME Dergisi’nin önde gelen istatistik kuruluşu Statista iş birliğinde üçüncüsünü yayımladığı “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesinde bu yıl 750 şirket arasında 89’uncu olarak sıralanan Arçelik, endekste bu yıl da sektörünün lideri oldu ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasında zirvedeki yerini korudu. TIME dergisi ve Statista’nın “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2026” listesi 43 ülkeden 5800’ü aşkın şirketin karbon emisyonu, sürdürülebilirlik hedef ve girişimlerine bağlılık, iş güvenliği, çalışan devir hızı, cinsiyet ücret farkı, yönetim kurulunda kadın oranı ve uluslararası raporlama standartlarına uyum gibi sürdürülebilirlik yönetimi ve şeffaflığına ilişkin 20'den fazla temel performans göstergesine göre 4 aşamalı bir süreç ile değerlendirilmesiyle oluşturuldu. Endeks, şirketleri Karbon Saydamlık Projesi (CDP) puanları, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) onaylı yakın ve uzun vadeli hedefleri, Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi, UN Global Compact, S&P Global Sürdürülebilirlik Yıllığı, UNFCCC Race to Zero ve MSCI ESG sıralamaları ile Küresel Raporlama Girişimi (GRI), Sürdürülebilirlik Muhasebesi Standartları Kurulu (SASB) ve İklimle İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TCFD) ve Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlaması Standartları (ESRS) raporlama standartlarına uyum gibi göstergeleri de göz önüne alarak değerlendirdi. Liste, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarıyla fark yaratan ilk 750 şirketi sıraladı.  Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” Arçelik’in sürdürülebilirliği raporlama gerekliliklerinin ötesinde, şirketin uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının temel unsurlarından biri olarak ele aldığını belirten Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Sürdürülebilirliği, uzun vadeli büyüme stratejimizin ve küresel rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyoruz. Değişen koşullar şirketlerin önceliklerini yeniden şekillendirirken, sürdürülebilirliği tüm değer zincirimizin merkezinde tutmaya devam ediyoruz. Ürün geliştirmeden üretime, tedarik zincirinden satış sonrası hizmetlere kadar her alanda kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan, çevik bir yapı inşa ediyoruz. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylı yakın vadeli hedeflerimiz ve net sıfır yol haritamız doğrultusunda bu yaklaşımımızı ölçülebilir hedefler ve somut uygulamalarla destekliyoruz. Attığımız adımların TIME ve Statista gibi saygın kurumlar tarafından bir kez daha takdir edilmesi bizim için büyük bir gurur. ‘Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri’ listesinde üst üste üçüncü kez yer almak, sektörümüzdeki liderliğimizi ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasındaki birinciliğimizi korumak, sürdürülebilirliği iş modelimizin merkezinde konumlayan uzun vadeli yaklaşımımızın uluslararası ölçekte güçlü bir karşılık bulduğunu teyit ediyor. Bu başarının arkasında, dünyanın dört bir yanında aynı vizyonla çalışan ekiplerimizin emeği ve kararlılığı var. 2050 net sıfır emisyon hedefimize doğru ilerlerken, kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan ve insanı merkeze alan bir dönüşümü tüm değer zincirimizde yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Arçelik, sürdürülebilirlik performansıyla dünyanın en prestijli listelerinde üst sıralarda yer alıyor Arçelik, 2025 S&P Global Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 100 üzerinden 86 puan alarak yedinci kez üst üste DHP Dayanıklı Ev Aletleri Sektörü’nde en yüksek skoru elde eden şirket oldu. Corporate Knights’ın yayınladığı “Global 100 – Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesine art arda altıncı kez girme başarısını gösteren Arçelik, dünya genelinde 45’inci, sektöründe ve Türkiye'de 1’inci sırada yer aldı. Ayrıca, Corporate Knights’ın hazırladığı Clean200 listesine dördüncü kez girdi ve 2026 Europe 50 listesinde yer aldı. Real Leaders’ın “2025 Top Impact Companies” listesinde de 1’inci sırada konumlandı. Arçelik, 2026 yılında CDP tarafından hem “İklim Değişikliği” hem de “Su Güvenliği” alanlarında art arda ikinci kez “A” notu aldı. Şirket, LSEG ESG performansı ile BIST Sürdürülebilirlik ve BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksleri’nde yer aldı. Ayrıca çevre, çalışan-insan hakları ve sürdürülebilir tedarik alanlarında göstermiş olduğu performans ile 2025 EcoVadis Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 82 puan alarak değerlendiren şirketler arasında ilk %3’lük dilime girdi ve Altın EcoVadis madalyası ile ödüllendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erciyes Zirvesi-1’den İklim, Su ve Gıda Güvenliğinde Ortak Eylem Çağrısı  Haber

Erciyes Zirvesi-1’den İklim, Su ve Gıda Güvenliğinde Ortak Eylem Çağrısı 

“İklim, Su, Gıda ve Güvenlik” temasıyla düzenlenen Erciyes Zirvesi-1, kamu, akademi, uluslararası kuruluşlar ve özel sektör temsilcilerini Kayseri’de buluşturdu. AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ile AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler koordinasyonunda, Erciyes Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede, iklim değişikliği, su güvenliği, gıda arzı ve sürdürülebilir kalkınma başlıkları çok boyutlu şekilde ele alındı. Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, FAO, Dünya Gıda Programı (WFP), üniversiteler, araştırma kuruluşları ve kamu kurumlarından uzman isimlerin katılımıyla etki alanı genişleyen Zirve, iklim değişikliği, su yönetimi, gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi paylaşımına katkı sağladı. Zirvede öne çıkan ortak mesaj, iklim değişikliğinin artık yalnızca çevresel bir sorun olarak değil, ekonomik kalkınma, toplumsal istikrar, gıda arzı ve ulusal güvenliği doğrudan etkileyen stratejik bir konu olarak ele alınması gerektiği oldu. Katılımcılar, artan küresel risklere karşı dirençli üretim sistemlerinin kurulması, su kaynaklarının etkin yönetimi, yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarının hızlandırılması ve sürdürülebilir kalkınma politikalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Akademi, kamu, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum temsilcilerinin katkılarıyla şekillenen görüş ve öneriler zirve sonunda kamuoyuyla paylaşıldı. AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Erciyes Zirvesi-1’in kapanışında yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin, su yönetiminin ve gıda güvenliği konularının, toplumun tamamnı ilgilendirdiği, bu nedenle bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Toplumda ortak bir farkındalık oluşturulmasının önemine değinen Akar, tasarruf kültürü, israf etmeme ve kaynaklara saygı anlayışının korunmasının şart olduğunu vurguladı. TÜRKİYE’NİN İKLİM, GIDA VE SU GÜNDEMİNE YÖN VEREN İSİMLER BİR ARAYA GELDİ Zirve, Türkiye’nin sürdürülebilirlik gündemine ilişkin değerlendirme ve önerilerle, ulusal ve uluslararası alanda uzman isimlerin katılımıyla, küresel sorunlara karşı ortak çözüm arayışlarının güçlendirilmesine, yeni iş birliği imkanlarının geliştirilmesine ve sürdürülebilir gelecek vizyonunun desteklenmesine yönelik önemli bir platform oluşturdu. AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar moderatörlüğündeki açılış oturumu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun’un katılımıyla gerçekleştirildi. Oturumda, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek derinleştiği, su kaynaklarının korunmasının stratejik önem taşıdığı ve gıda güvenliğinin yalnızca tarımsal üretimin değil ekonomik istikrarın, toplumsal refahın ve ulusal güvenliğin de temel unsurlarından biri haline geldiği vurgulandı. KÜRESEL RİSKLER VE ÇÖZÜM YOLLARI DÖRT AYRI PANELDE DEĞERLENDİRİLDİ Zirvede alanında uzman ulusal ve uluslararası isimler ise dört ayrı panelde görüşlerini paylaştı. İklim değişikliğinin jeopolitik etkilerinden gıda güvenliğine, su yönetiminden sürdürülebilir kalkınma politikalarına kadar birçok konu farklı perspektiflerden ele alındı. “İklim Değişikliği ve Jeopolitik” panelinde iklim değişikliğinin tarımsal üretim ve su kaynakları üzerindeki etkileri değerlendirilirken, “Gıda Güvenliği” panelinde gıdanın ekonomik, sosyal ve stratejik boyutları masaya yatırıldı. “İklim Aşırılıkları ve Su Yönetimi” panelinde, su güvenliğinde mevcut ve potansiyel riskler, iş birliği imkanları ve çözüm önerileri tartışıldı. Zirvenin koordinasyonunu üstlenen isimlerden AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler’in moderatörlüğündeki “Sürdürülebilir Kalkınma” panelinde ise sürdürülebilir kalkınma hedefleri, iklim politikaları ve çevresel yönetişim konuları farklı perspektiflerden değerlendirildi. Kamu kurumları, araştırma kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve politika yapıcılar sürdürülebilir gelecek vizyonuna ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cengiz Enerji’den Sürdürülebilir Gelecek İçin 2030 Yol Haritası Haber

Cengiz Enerji’den Sürdürülebilir Gelecek İçin 2030 Yol Haritası

Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlayarak güvenilir, erişilebilir ve daha düşük karbonlu enerji üretmeyi ve toplumsal kalkınmayı desteklemeyi amaçlayan Cengiz Holding’in grup şirketi Cengiz Enerji, ilk sürdürülebilirlik raporunu yayınladı. Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 10 başlığına doğrudan katkı sağlayan Cengiz Enerji, 5.164 MW’lık kurulu gücüyle Türkiye’nin toplam kurulu gücünün yüzde 4’ünü tek başına karşılıyor. Cengiz Enerji, yayınladığı sürdürülebilirlik raporu ile birlikte 2030 yılına kadar hayata geçirmeyi planladığı 3 adımlı stratejik yol haritasını da açıkladı. Enerji sistemleri dönüşürken şirketlerin dayanıklılığının, yenilik kapasitesinin ve sürdürülebilirlik yaklaşımının kurumsal başarının temel belirleyicileri haline geldiğini ifade eden Cengiz Enerji CEO’su Ahmet Türkoğlu, “Enerji sektöründe değer yaratmanın yolu; güvenilir enerji arzını güçlendiren, rekabetçi teknolojilere yatırım yapan ve iklim sorumluluğunu iş modelinin ayrılmaz bir parçası haline getiren bütüncül bir yaklaşım geliştirmekten geçiyor. Bu anlayış doğrultusunda attığımız her adım hem sektörün dönüşümüne katkı sunmayı hem de gelecek nesiller için daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmeyi hedefliyor. Cengiz Holding’in uzun vadeli yatırım yaklaşımını, enerji üretiminde teknoloji, güvenlik ve sürdürülebilirlik odağıyla birleştiriyoruz. Türkiye’de enerji arz güvenliğine katkı sunarken, yurt dışı operasyonlarımızla da coğrafi çeşitliliğimizi artırıyor; farklı piyasa ihtiyaçlarına cevap verebilen dengeli bir üretim portföyünü sorumlulukla yönetiyoruz. 2025 itibarıyla Türkiye’de ve yurt dışında 5.600 MW’yi aşan kurulu gücümüzle, enerji dönüşümünün ölçek ve süreklilik gerektiren tarafında sorumluluk taşıyoruz. Ülkemizdeki kurulu gücün %61’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşması; bize hem düşük karbonlu büyüme hem de daha dayanıklı bir üretim portföyü inşa etme imkânı veriyor” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK HEDEFLERİ SİSTEMATİK ŞEKİLDE İZLENECEK Cengiz Enerji’nin yayınladığı Sürdürülebilirlik Raporu’na göre, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı “İklim ve Enerji Dönüşümü, Çevrenin Korunması, Çalışan Sağlığı ve Güvenliği, Toplum ve Paydaşlar için Değer Yaratmak” olmak üzere dört temel öncelik etrafında şekilleniyor. Şirket tüm faaliyetlerinde çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarını gözeten bir değer yaratma modeli benimserken, daha sürdürülebilir enerji altyapısının inşasında aktif rol üstlenmeyi hedefliyor. Bunun için 2030 yılına kadar hayata geçecek 3 kademeli stratejik yol haritası hazırlayan Cengiz Enerji, ilk adım olarak kısa vadede sürdürülebilirlikte kurumsal yapılanmayı tamamlayacak. Şirket, bu yılın sonuna kadar tamamlamayı hedeflediği ilk aşama hedeflerde veri altyapısını daha da güçlendirerek, sera gazı emisyonları başta olmak üzere çevresel ve sosyal göstergelerini daha sistematik şekilde izleyecek. Ayrıca Cengiz Enerji, CDP iklim değişikliği ve su güvenliği raporlamasına yönelik de hazırlık çalışmalarını yürütecek. YATIRIM KARARLARINI İKLİM RİSKLERİ BELİRLEYECEK Yol haritasının orta vadeli ikinci aşamasını 2027- 2028 yıllarında tamamlamayı hedefleyen Cengiz Enerji, bu aşamada hedef belirleme süreçlerini daha ileri noktaya taşıyarak iklim risklerinin yatırım kararlarına etkisini derinleştirecek. Bu aşamada yenilenebilir enerji yatırımlarının güçlü desteği ile elde edilecek karbon sertifikaları sayesinde karbon ticareti yaklaşımını geliştirmeyi hedefleyen şirket, Sürdürülebilir tedarik zinciri perspektifi doğrultusunda Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) risk değerlendirme ve tedarikçi denetim programlarını da başlatarak, tedarikçilerinin de sürdürülebilirlik hedeflerini paylaşmasını sağlayacak. Yol haritasının uzun vadeli son aşamasını ise 2029-2030 yıllarında tamamlayacak olan Cengiz Enerji, net sıfır yolculuğunu daha görünür ve ölçülebilir hale getirecek. Bu süreçte Net-Sıfır yol haritasının detaylandırılarak kamuoyu ile paylaşılmasını hedefleyen şirket, iklim senaryo analizlerini de ileri düzeyde uygulayarak, uzun vadeli stratejisine entegre edecek. Şirket bu dönüşümün sonucunda ulusal ve uluslararası ÇSY inisiyatiflerinde de öncü rol oynayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Değişikliği, Su Yönetimi Ve Gıda Güvenliği Alanının Öncü İsimleri Erciyes Zirve-1’de Buluşuyor Haber

İklim Değişikliği, Su Yönetimi Ve Gıda Güvenliği Alanının Öncü İsimleri Erciyes Zirve-1’de Buluşuyor

Küresel önemdeki iklim değişikliği, su yönetimi, gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma başlıkları, 19 Haziran 2026’da Kayseri’de “İklim, Su, Gıda ve Güvenlik" temasıyla gerçekleştirilecek Erciyes Zirve-1’de masaya yatırılacak. Zirveyle, iklim değişikliği, su kaynakları, gıda sistemleri ve bunlarla bağlantılı çevresel ve toplumsal sorunların bütüncül çerçevede ele alınması ve çözüm odaklı bir istişare zemini oluşturulması hedefleniyor. Büyük Sanat Vakfı’nın organizasyonu ve Erciyes Üniversitesi’nin ev sahipliğindeki zirve, Kayseri Valiliği, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı iş birliğiyle düzenlenecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sıfır Atık Vakfı, Su Politikaları Derneği, TARPOL Vakfı, TEMA Vakfı ve Türk Kızılay’ın katkı verdiği zirvenin paydaş üniversiteleri ise Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Abdullah Gül Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi, Kapadokya Üniversitesi ve Nuh Naci Yazgan Üniversitesi olacak. Zirvede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyon Başkanı Hulusi Akar başta olmak üzere alanında uzman politika yapıcıları, uluslararası kurum yöneticileri ve akademisyenler konuşmacı olarak yer alacak. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun da zirvede hitaplarını gerçekleştirecek. Riskler, iş birliği olanakları ve çözüm önerileri tüm yönleriyle ele alınacak Alanında uzman uluslararası ve ulusal katılımcıların sunumlarını yapacağı zirvenin ilk paneli "İklim Değişikliği ve Jeopolitik” başlığını taşıyor. İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve su kaynakları üzerindeki etkilerinin ele alınacağı oturumda, sınır aşan sular, ortak havzalar, su alt yapısı, su güvenliği ve su diplomasisi konuları kapsamlı şekilde tartışılacak. Akdeniz Havzası ve Anadolu coğrafyasında su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve geleceğe yönelik kurumsal yapılanma ihtiyaçları uzman görüşleri ışığında ele alınacak. İkinci panelde ise tarladan sofraya bir güvenlik meselesi haline gelen “Gıda Güvenliği” başlığı masaya yatırılacak. Tarımsal üretim, halk sağlığı, insani yardım, ticaret ve hayvan sağlığı boyutlarıyla gıda sistemlerinin mevcut durumunun değerlendirileceği, gıda güvenliğinin geleceğine ilişkin öngörülerin paylaşılacağı panelde darboğazlar ve fırsatlar da masaya yatırılacak. "İklim Aşırılıkları ve Su Yönetimi " başlıklı üçüncü panelde ise gelecekteki çatışma dinamikleri açısından stratejik önem taşıyan su güvenliği konusunda mevcut ve potansiyel kriz riski, iş birliği imkânları ve çözüm önerileri tartışılacak. "Sürdürülebilir Kalkınma " başlıklı son panelde ise sürdürülebilir kalkınma hedefleri, iklim politikaları ve çevresel yönetişim konuları farklı perspektiflerden ele alınacak. Kamu kurumları, araştırma kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve politika yapıcılar, sürdürülebilir gelecek vizyonuna ilişkin değerlendirmelerini paylaşacak. Kayseri’den dünyaya sürdürülebilirlikle ilgili güçlü mesajlar verilecek Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, FAO, Dünya Gıda Programı (WFP), üniversiteler, araştırma kuruluşları ve kamu kurumlarından alanında uzman isimleri Kayseri’de buluşturacak zirveyle, sürdürülebilirlikle ilgili küresel sorunlara karşı ortak çözüm arayışının güçlendirilmesi ve güvenli bir gelecek için dünyaya güçlü mesajlar verilmesi hedefleniyor. İklim değişikliği, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, gıda güvenliği ve kalkınma politikaları arasındaki ilişkinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınacağı Erciyes Zirve-1’de, ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi paylaşımına, iş birliklerinin geliştirilmesine ve çözüm odaklı politika önerilerinin ortaya konulmasına katkı sağlayacak. Akademi, kamu, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum temsilcilerinin katkılarıyla zirvede geliştirilecek değerlendirme ve öneriler kamuoyuyla paylaşılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom’un CDP Global A Liderlik Başarısı Devam Ediyor Haber

Türk Telekom’un CDP Global A Liderlik Başarısı Devam Ediyor

. "COP31'e Doğru: Raporlama İvmesi" temasıyla düzenlenen CDP Türkiye 16. İklim & Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde ödüle layık görülen Türk Telekom, şeffaf raporlama anlayışını, veri odaklı yönetim stratejisini ve Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişindeki öncü vizyonunu bir kez daha kanıtladı. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz. İş birimlerimiz ve paydaşlarımızla birlikte yürüttüğümüz kapsamlı sürdürülebilirlik çalışmaları sonucunda CDP İklim Değişikliği Programı’ndaki “A” skorumuzu bu yılda korurken, ilk kez raporlama yaptığımız CDP Su Güvenliği Programı’nda “A-” skorunu elde ettik. Böylelikle ülkemizdeki ve küresel A Listesi’ndeki çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık. Sürdürülebilirliği; Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla gücünü geleceğe taşıma iradesinin önemli bir parçası olarak görüyor, bu yaklaşımı Türk Telekom’un iş yapış biçimine ve çalışma vizyonuna entegre ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de raporlama süreçlerimizi en üst seviyeye taşırken, çevresel ve finansal sürdürülebilirliği bütüncül bir yaklaşımla yönetmeye devam edeceğiz” dedi. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla evrensel sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş stratejilerinin merkezine yerleştiren Türk Telekom, iklim kriziyle mücadele, enerji verimliliği ve sınırlı kaynakların bilinçli tüketimi alanlarında öncü çalışmalarına devam ediyor. Türk Telekom, dünyanın en büyük çevre raporlama platformu olan Karbon Saydamlık Projesi'nin (CDP) İklim Değişikliği Programı'nda en yüksek seviye olan "A" notunu korurken, Su Güvenliği Programı’ndaki ilk raporlamasında "A-" notunu elde etti. İklim değişikliğiyle mücadelede örnek bir vizyon ortaya koyan Türk Telekom’un çifte başarısı, "COP31'e Doğru: Raporlama İvmesi" temasıyla düzenlenen CDP Türkiye 16. İklim & Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde ödüle layık görüldü. “Çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz. İş birimlerimiz ve paydaşlarımızla birlikte yürüttüğümüz kapsamlı sürdürülebilirlik çalışmaları sonucunda CDP İklim Değişikliği Programı’ndaki “A” skorumuzu bu yıl da korurken, ilk kez raporlama yaptığımız CDP Su Güvenliği Programı’nda “A-” skorunu elde ettik. Böylelikle ülkemizdeki ve küresel A Listesi’ndeki çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık. 2020 baz yılından 2025’e kadar olan süreçte, grup düzeyinde Kapsam 1, 2 ve 3 kategorilerindeki tüm emisyon hesaplamalarımızı büyük bir titizlikle tamamladık ve raporlamamızı en üst seviyeye çıkardık. Türk Telekom olarak sadece çevresel etkilerimizi yönetmekle kalmıyor, iklimle ilgili risk ve fırsatlarımızı ölçülebilir hale getirip finansal kararlarımızın bir parçası yapıyoruz. Kapsamlı İklim Eylem Planımızı Entegre Raporumuza dahil ederken, emisyon azaltma hedeflerimizi Bilimsel Tabanlı Hedefler Girişimi (SBTi) uyum süreciyle daha da somutlaştırdık. Bu vizyonun kalıcı olması adına sürdürülebilirlik KPI’larını tüm çalışan seviyelerimize yayarak güçlü bir yönetişim sergiliyoruz. Sürdürülebilirliği; Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla gücünü geleceğe taşıma iradesinin önemli bir parçası olarak görüyor, bu yaklaşımı Türk Telekom’un iş yapış biçimine ve çalışma vizyonuna entegre ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de raporlama süreçlerimizi en üst seviyeye taşırken, çevresel ve finansal sürdürülebilirliği bütüncül bir yaklaşımla yönetmeye devam edeceğiz” dedi. Türk Telekom Sivas GES enerji üretimine başladı Ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar pek çok alanda çevre dostu çözümler sunan Türk Telekom, 15 şehirde yürüttüğü akıllı şehircilik uygulamaları, akıllı aydınlatma projeleri ve akıllı kavşak çözümleriyle farklı alanlarda da sürdürülebilir ve çevreci projeler geliştiriyor. Yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiren Türk Telekom, Güneş Enerjisi Santralleri’ne (GES) yönelik yatırımlarla enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya odaklanırken, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunuyor. Türk Telekom’un 1.300 dönümlük arazi üzerine Sivas’ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başladı. GES yatırımlarını Malatya ve Ağrı’da sürdürecek olan Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde 530 MWp seviyesinde kurulu güce sahip üç adet GES’i önümüzdeki yıllarda devreye alarak tam kapasite üretim yapmayı hedefliyor. Üç şehirde yapacağı yatırımlarla yıllık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen Türk Telekom, yıllık 350 bin ton seviyesinde karbon salımını engelleyecek. Sürdürülebilir teknolojileri günlük yaşamda da erişilebilir kılmayı amaçlayan Türk Telekom, girişim sermayesi şirketi TT Ventures ile E4 Şarj – Elektrikli Araç Şarj Ağı projesini hayata geçirdi. Türkiye’nin dört bir yanında şarj istasyonları kuran Türk Telekom, elektrikli araç kullanıcılarına her anlamda güvenli, çevreci ve kesintisiz bir şarj hizmeti sunuyor. Hedef 2050’de “Net Sıfır” Türk Telekom, çevresel sürdürülebilir ilkelerle iş geliştirme faaliyetlerine devam ediyor. Veri yönetişimi ve finansal analizlerle güçlenen stratejisi kapsamında, iklim değişikliğinin iş üzerindeki potansiyel etkilerini sayısallaştırarak risk-fırsat analizlerini finansal tablolara yansıtan Türk Telekom, kurumsal karar alma süreçlerini bu verilerle şekillendiriyor. Enerji verimliliği çözümleri, akıllı şehir uygulamaları ve yeni nesil yeşil şebeke teknolojileriyle iklim kriziyle mücadelede sektör liderliğini güçlendiren Türk Telekom, 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı ve 2050 yılında "Net Sıfır"a ulaşmayı hedefliyor. CDP (Karbon Saydamlık Projesi), şirketlerin ve şehirlerin çevresel etkilerini ölçerek, iklim değişikliği, su güvenliği ve ormansızlaşma gibi alanlardaki performanslarını değerlendiren bağımsız bir küresel platformdur. Yatırımcılar ve paydaşlar için şeffaflık sağlayan CDP, sürdürülebilirliğin çevresel alanında en prestijli derecelendirme programlarından biri olarak kabul ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

55 Milyon Yıllık Tür Yok Olma Riskiyle Karşı Karşıya Haber

55 Milyon Yıllık Tür Yok Olma Riskiyle Karşı Karşıya

Filmde 55 milyon yıldır varlığını sürdüren ve Meksika Körfezi’nden Türkiye’ye 7.000 kilometrelik göç gerçekleştiren türün gizemli yaşam döngüsü ve karşı karşıya olduğu tehditler ele alınıyor. Film, yılan balığının etkileyici hikâyesi üzerinden tatlı su ekosistemleri üzerindeki baskıları da görünür kılıyor. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Dünya Balık Göçü Günü kapsamında Avrupa yılan balığının (Anguilla anguilla) gizemli yaşamına ve karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çekmek amacıyla yeni bir animasyon filmi hazırladı. WWF-Türkiye Doğa Elçisi, ünlü oyuncu Kaan Urgancıoğlu tarafından seslendirilen video; yaklaşık 55 milyon yıldır varola gelen türün benzersiz yaşam döngüsünü ve tatlı su ekosistemlerindeki baskıyı görünür kılmayı hedefliyor. Avrupa yılan balığının yaşam döngüsünün bugün hâlâ nerede, ne zaman ve hangi derinlikte başladığı gizemini koruyor. İlk ipucu, Meksika Körfezi açıklarındaki Sargasso Denizi’nde izine rastlanan saydam larvalarla ortaya çıkıyor. Avrupa yılan balığı, Atlantik akıntılarıyla taşınarak yaklaşık 7.000 kilometrelik bilinen en uzun göç yolculuklarından birini gerçekleştiriyor. Yolculuk, değişimi beraberinde getiriyor ve önce cam yılan balığı evresine geçiyor. Deniz suyuna alışkın bünyeleri zamanla tatlı suya uyum sağlıyor; şeffaflık kayboluyor, renkleniyor ve solungaçları yeniden düzenleniyor. Tatlı sularda önce elver, ardından sarı yılan balığına dönüşüyor. Büyük Menderes Deltası ve Bafa Gölü Türkiye’deki önemli yaşam alanları arasında yer alıyor ve bu tatlı sular yılan balıklarını 15-20 yıla kadar misafir ediyor. Misafirliğin ardından döngüyü tamamlamak üzere yönünü yeniden Sargasso Denizi’ne çeviriyor; bu uzun dönüş yolculuğunda gümüş yılan balığı evresine geçiyor ve vardığında yalnızca bir kez ürüyor. Bu eşsiz döngü artık her zamankinden daha kırılgan. Yılan balıkları bugün yalnızca doğaya değil, insan eliyle şekillenmiş bir dünyaya karşı yüzüyor. Lagün, haliç ve nehir ağızlarında habitat kaybı; akarsular üzerine kurulan barajlar, açılan su kanalları ve örülen bariyerlerle nehir akışının kesintiye uğraması; kirlilik ve aşırı avlanma baskısı bu zorlu yolculuğu daha da güçleştiriyor. Son yirmi yılda tatlı su türlerinin %84’ü azalırken, Avrupa yılan balığı bu düşüşün en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. WWF-Türkiye, bu kırılgan döngünün devamı için nehirlerin serbest akmasının sağlanması, yaşam alanlarının korunması ve yasa dışı avcılığın önlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Tatlı su ekosistemlerinde kayıp derinleşiyor Tatlı su türleri, biyolojik çeşitlilik kaybının en yüksek olduğu gruplar arasında yer alıyor. WWF-Türkiye’nin hazırladığı video, bu tabloyu bütüncül bir perspektifle ele alıyor. Türden yola çıkarak tatlı su habitatlarındaki kaybın nedenlerine ve çözüm yollarına odaklanıyor. Sulak alanlar yalnızca biyolojik çeşitlilik açısından değil, aynı zamanda su güvenliği, tarım, balıkçılık ve yerel ekonomi için de kritik öneme sahip. Su rejimini düzenleyen, taşkınları azaltan ve yeraltı sularını besleyen bu alanlar, insan yaşamının sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez ekosistemler arasında yer alıyor. “Avrupa Yılan Balığı’nın geleceği için somut adımlar atma zamanı” WWF-Türkiye Tatlı Su ve Orman Programları Müdürü Eren Atak, Avrupa yılan balığının barajlar, kirlilik, aşırı avcılık ve yaşam alanı kaybı nedeniyle yok olma eşiğine geldiğini bir kez daha vurguladı. WWF-Türkiye'nin tür koruma amaçlı yaptığı çalışmalara değinen Atak "Aydın’da kurulan Avrupa Yılan Balığı Teknik Çalışma Grubu ile türün göç yollarını ve yaşam alanlarını korumak için çalışıyoruz. Ortak yol haritası tamamlandı şimdi sıra somut adımlarda" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.