Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Su Kaybı

Kapsül Haber Ajansı - Su Kaybı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Kaybı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara Polatlı’da Tarımsal Sulama Hattı Yenileniyor Haber

Ankara Polatlı’da Tarımsal Sulama Hattı Yenileniyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB), Polatlı’nın Basri, Beşköprü, Eskikarsak ve Kocahacılı mahallelerinde sulama kooperatifleriyle iş birliği içinde yürüttüğü tarımsal sulama iletim hattı yenileme çalışmasında son aşamaya gelindi. Eski ve yıpranmış hatlarda yaşanan su kaçakları ile patlakların önüne geçmek amacıyla gerçekleştirilen çalışmada yaklaşık 5,8 kilometrelik hat yenildi. Çalışmalar kapsamında 160, 200, 2280, 450, 500 ve 630 milimetre çaplarında toplam 427 adet basınca dayanıklı sulama borusu kullanıldı. AMAÇ SU KAYIPLARINI ÖNLEMEK, ÇİFTÇİNİN YÜKÜNÜ AZALTMAK Yenilemeyle birlikte eski hatlardaki su kaçaklarının önlenmesi, basınç kayıplarının engellenmesi ve böylece kooperatiflerin pompa istasyonlarındaki elektrik tüketiminin düşürülmesi hedefleniyor. Kazı ve montaj desteğinin Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanmasıyla da kooperatif ve bölge çiftçilerinin maliyet yükünün hafifletilmesi amaçlanıyor. TÜZÜN: “10 MİLYONUN ÜZERİNDE KAYNAK TRANSFERİ YAPTIK” Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, “Suyun kayıp kaçaklarını engelleyerek, kaynağından aldığımız suyu tarlada üretime dönüştürecek tüm altyapıyı sağlamaya gayret ediyoruz” diyerek şu bilgileri verdi: “Ankara Büyükşehir Belediyesi, 2020 yılından itibaren Ankara’mızın tarımsal altyapısına ciddi destekler vermeye başladı. Bu kapsamda, daha önceden yapılmış, Ankara’da faaliyet gösteren sulama kooperatiflerinin altyapılarını iyileştirme programı başlattık. Şu anda Polatlı’da kooperatif sahasındayız gördüğünüz gibi eskimiş ve patlamış olan boru hatlarını komple değiştiriyoruz. Sadece Polatlı’da bugüne kadar 5.7 kilometre hattın yenilemesini gerçekleştirdik. Mansur Başkan’ımızın talimatıyla tarımsal üretimi destekleyecek faaliyetler içerisinde en önemli kalemlerimizden bir tanesi sulama kooperatiflerinin ve çiftçinin sulama alt yapısının geliştirilmesi oldu. Bu bağlamda yaklaşık olarak sadece bu bölgede bu alt yapıya 10 milyonun üstünde bir kaynak transferi yaptık. Bu parayla, üreticilerimizin daha fazla ürün üretmelerine, kaliteli ürün üretmelerine, ürün çeşidini arttırmaya yardımcı olduğumuz bir çalışma oldu.” 20 BİN DEKAR ALANIN SULAMASINA KATKI Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal da kooperatiflere altyapı desteğinin devam edeceğinin altını çizerek şöyle konuştu: “Kendimize görev atfedip 30 yıldır bakıma muhtaç olan bu boru hatlarının değişimi için buradayız. Geçen sene itibarıyla 3 bin dönüm alanda yaklaşık 3 kilometrelik bir boru değişimimiz oldu. Yine bu sene yaklaşık 10 bin dekar alanın sulamasına katkı sağlayacak ana hattın değişimini yapıyoruz. Kocahacılı, Beşköprü ve Eskikarsak Mahallesi’ni içine kattığımızda 20 bin dekar alanda bir sulama gerçekleşiyor. Sulamanın aksamadan devam etmesi için Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı olarak biz, kooperatiflerimize altyapı desteği sağlıyoruz. Bu, 2027 ve 2028 yıllarında da devam edecek. Yaklaşık 11 kooperatifimizin altyapısını bize ait sulama tesisleri olduğu için yenileyerek bu alanda tarımsal üretimin devam etmesini sağlayacağız. Polatlı’da ürün deseninde bizim önerdiğiniz ürünler bu kooperatifler aracıyla ekiliyor bu da bizim için önemli bir konu. Yaşadığımız iklim krizinde bilinçli planlı ve su kaybı olmadan yapılan bir tarım bizim için değerli, bu manada çalışmaya devam edeceğiz.” “ABB’NİNN HİZMETLERİ TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLUYOR” Türkiye Sulama Kooperatifleri Birliği Ankara Bölgesi Başkanı Zafer Özkan ise, Büyükşehir’in çalışmalarının Türkiye’ye öncülük ettiğini vurgulayarak, “Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle pompa, dinamo bunlar yardım edildi. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yapmış olduğu bu hizmetler Türkiye’de örnek teşkil ediyor. Türkiye’deki tüm sulama kooperatiflerinin sorunlarının çözüm noktaları konusunda önder olduğumuzu düşünüyorum. Bunu da diğer belediyelere bir örnek olarak, sempozyumlarımıza davet ederek onların yapmış olduğu hizmeti diğer bölgelere de gösterecek çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SUDER'den Su Kaynaklarının Korunması İçin Sürdürülebilirlik Çağrısı Haber

SUDER'den Su Kaynaklarının Korunması İçin Sürdürülebilirlik Çağrısı

2030’a yaklaşırken dünya, iklim krizinin su döngüsü üzerindeki etkilerini daha görünür ve daha sert biçimde yakından deneyimliyor. Yayımlanan Avrupa İklim Durumu değerlendirmeleri, kıtanın büyük bölümünde sıcaklıkların uzun dönem ortalamalarının üzerinde seyrettiğini ve Avrupa’nın yaklaşık yüzde 95’inde ortalamanın üzerinde sıcaklık kaydedildiğini ortaya koyuyor. Aynı değerlendirmeler, kuraklık koşullarının yaygınlaştığını ve Avrupa’nın önemli bir bölümünde toprak nemi ve hidrolojik stresin belirgin şekilde arttığını gösteriyor. Özellikle 2025 yılı içinde Avrupa’nın yaklaşık yüzde 50’den fazlasının kuraklık koşullarından etkilendiği raporlanıyor. Küresel ısınmanın en sıcak etkilerini hisseden Akdeniz Havzası'ndaki Türkiye de bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Türkiye, kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı göz önüne alındığında artık 'su stresi yaşayan' ülkeler arasında yer alıyor. Uzmanlar, acil önlem alınmazsa su fakiri olma riskiyle karşı karşıya kalacağı konusunda uyarıyor. Bu gelişmeler, ülkemizin de dahil olduğu şehirlerin suya erişim güvenliğini ve altyapı dayanıklılığını doğrudan etkileyen yeni bir “su stresi çağına” işaret ediyor. “Su kaynaklarının korunması ve sağlıklı su tüketimi geniş bir çerçeveden, stratejik olarak ele alınmalı” Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı konuyla ilgili açıklamasında suyun sadece bir içecek olarak değil, stratejik bir yaşam kaynağı olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “İklim krizi artık bugünün meselesi. Su kaynaklarımız üzerindeki baskı her geçen yıl artıyor ve şehirlerimizin dayanıklılığı suyu nasıl yönettiğimize doğrudan bağlı hale geliyor. Ambalajlı su sektörü, kaynakların korunması, verimli kullanımın teşvik edilmesi ve suyun güvenli şekilde tüketiciye ulaştırılması açısından önemli bir sorumluluk üstleniyor. Su kaybının artmasına sebep olan tüketim yöntemleri, bu küresel stres döneminde yeniden düşünülmelidir. Türkiye ambalajlı su sektöründe faaliyet gösteren üreticiler, dünyada ve ülkemizde bulunan suyun miktarının ve kalitesinin korunmasının öneminin farkında olarak, sahip olduğumuz su varlığının gelecek nesillere aktarılması için kaynaklarını heba etmeden, en verimli şekilde kullanmaya özen göstermektedir.” “Üretim süreçlerimizde sıfır su kaybı prensibiyle çalışıyoruz” Kalebaşı açıklamasında “Derneğimize üye ambalajlı su üreticileri, yeraltı su kaynaklarını çevreleyen alanları da hassasiyetle korumakta, böylece suyun kaynağa ulaşmak için geçtiği doğal ekosistemlerin korunmasına yardımcı olmaktadırlar. Doğal su kaynaklarının kullanımında sürdürülebilir üretim adına kamu otoriteleri, üniversiteler ve yerel topluluklar ile kurulan işbirlikleri sadece kaynakların, biyoçeşitliliğin ve doğal yaşam ortamlarının korunmasını değil, aynı zamanda bölgenin sosyal ve ekonomik açıdan gelişimini de desteklemektedir. Üretim süreçlerimizde sıfır su kaybı prensibiyle çalışarak kaynaklarımızı koruyor, döngüsel ekonomiye katkı sunmak adına ambalajlarımızın yüzde 100 geri dönüştürülebilir malzemelerden üretilmesini sağlayarak, çevresel ayak izimizi sistematik olarak azaltıyoruz.” dedi. Ev tipi arıtma cihazlarında görünmeyen büyük su israfı Su kaynaklarının korunması ve israfın önlenmesi için tüketim teknolojilerinin bütüncül ve verimlilik odaklı değerlendirilmesi gerekiyor. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Meriç Albay’in yaptığı “Ev Tipi Su Arıtma Sistemlerinin Su Kalitesinin Değerlendirilmesi Araştırması” ev tipi arıtma cihazlarında, 1 litre arıtılmış içme suyu elde edebilmek için yaklaşık 5 litre ve üzeri su atık olarak israf ediliyor. Su stresinin giderek büyüdüğü ve şehirlerin su kaynakları üzerindeki baskının arttığı bu dönemde, bu düzeyde bir su kaybı, önemli bir verimlilik sorunu olarak öne çıkıyor. 2040’ da 5,7 milyar insan su sıkıntısı yaşayacak Kuraklık artık yalnızca tarımsal üretimi etkileyen dönemsel bir risk değil, su güvenliğini doğrudan tehdit eden küresel bir kriz olarak öne çıkıyor. Dünyada ve ülkemizde son 20 yılda kuraklığın giderek artması, su kaynaklarının korunmasının ertelenemez bir öncelik olduğunu ortaya koyuyor. 2040 yılına gelindiğinde dünyada 5,7 milyar insanın su sıkıntısı yaşayabileceğinin tahmin edilmesi de suyun verimli kullanımının toplumsal ve ekonomik bir zorunluluk olduğunu gösteriyor. Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı’na göre bu tablo, yer altı ve yer üstü su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini, su kayıplarının azaltılmasını ve suyun verimli kullanımını koruyan uygulamaların yaygınlaştırılmasını her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Yer altı su rezervlerinin azalması kentlerin dayanıklılığını zorluyor Şehirlerin su güvenliği suyun nasıl korunduğu, nasıl yönetildiği ve ne kadar verimli kullanıldığıyla tanımlanıyor. Yer altı su rezervlerinin azalması ve yüzey sularındaki dalgalanmalar, kentlerin uzun vadeli dayanıklılığını zorlarken; suyun her damlasının korunmasını stratejik bir zorunluluk haline getiriyor. Araştırmalar, Avrupa’nın 2025 yılında en kurak üç yıldan birini yaşadığını ve bazı dönemlerde kıtanın yaklaşık üçte birinde “şiddetli kuraklık” koşulları gözlendiğini ortaya koyuyor. Bu bulgular, su döngüsündeki bozulmanın geçici değil yapısal bir eğilim haline geldiğini gösteriyor. Kalebaşı, “Su stresi giderek derinleşirken, yer altı ve yer üstü su kaynaklarımızı korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bugün atılacak her adım, gelecekte su güvenliğimizin en önemli güvencesi olacaktır. Bu nedenle tarım sanayi ve diğer tüketim alanlarında verimli su yönetimi uygulamalarının yaygınlaştırılması, su kayıplarının azaltılması ve doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

22 Mart Dünya Su Günü’nde Kritik Uyarı Haber

22 Mart Dünya Su Günü’nde Kritik Uyarı

Türkiye’de son 65 yılda kuraklık nedeniyle 11 milyar metreküp kullanılabilir su kaybı yaşandı. Yer altı su kaynaklarında ise son 20 yılda 40–50 metreye varan çekilmeler gözlemleniyor. Sadece Şanlıurfa’da 17 bin ruhsatlı kuyu bulunurken, kayıt dışı kuyuların sayısının 65 binin üzerinde olduğu ifade ediliyor. Bu tablo, su yönetiminin artık ertelenemez bir konu olduğunu ortaya koyuyor. COP31 Yolculuğunda “Su” Başlığı Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleşecek COP31 sürecine hazırlık kapsamında çalışmalarını sürdüren Sürdürülebilir Gelecek Platformu, özel sektörün iklim gündemindeki rolünü güçlendirmeyi hedefliyor. Platform; sürdürülebilirlik stratejileri, ölçülebilir etki, iklim iletişimi ve sorumlu dönüşüm başlıklarını çok paydaşlı bir yaklaşımla ele alırken, “Su” temasında ana sponsor olarak ARC Water Energy ile su güvenliği konusunu önceliklendiriyor. “Alternatif su üretimi zorunluluk haline geldi” ARC Water Energy Yönetim Kurulu Başkanı Alkan Canbay, Dünya Su Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Su güvenliği artık yalnızca çevresel bir mesele değil; ekonomik istikrarın temelidir. Türkiye su stresi yaşayan ülkeler arasında yer alıyor. Yer altı su seviyelerindeki dramatik düşüş, tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Alternatif su üretim teknolojilerine yatırım yapmak artık bir tercih değil, zorunluluktur.” Tatlı su kaynaklarından elde edilen suyun ortalama maliyetinin 0,45 euro seviyelerinde olduğu belirtilirken, küresel ölçekte ülkeler alternatif su yatırımlarını hızlandırıyor. Birleşik Arap Emirlikleri deniz suyu arıtımına 80 milyar dolar, Mısır ise 30 milyar dolar yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımlar, deniz suyu arıtımının stratejik bir güvenlik başlığı olarak ele alındığını gösteriyor. Canbay, özellikle kuraklık riski yüksek bölgelerde deniz suyu arıtımı teknolojilerinin sürdürülebilir tarım açısından önemli bir çözüm sunduğunu belirterek şöyle devam etti: “Su–enerji–gıda dengesi bütüncül bir stratejiyle ele alınmalı. COP31 süreci, suyu iklim müzakerelerinin merkezine yerleştirmek için önemli bir fırsat sunuyor. Bugün atılacak yatırımlar, yarının ekonomik dayanıklılığını belirleyecek.” 22 Mart’ta Güçlü Mesaj ARC Water Energy, COP31 “Su” teması ana sponsorluğu kapsamında 22 Mart Dünya Su Günü’nde su verimliliği, alternatif su kaynakları ve ileri arıtma teknolojileri konularında farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Su güvenliğinin sağlanmasının; ekonomik büyüme, tarımsal sürdürülebilirlik ve toplumsal istikrar açısından kritik olduğu vurgulanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.