Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Su Tasarrufu

Kapsül Haber Ajansı - Su Tasarrufu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Tasarrufu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vestel’in İklim Performansı CDP’den A Notu Aldı Haber

Vestel’in İklim Performansı CDP’den A Notu Aldı

Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonu doğrultusunda sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin merkezine alan Vestel, iklim değişikliğiyle mücadele, emisyon yönetimi ve çevresel risklerin şeffaf şekilde raporlanması alanlarında yürüttüğü çalışmalarıyla 2025'te uluslararası ölçekte güçlü bir performans ortaya koydu. Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, şirketlerin karbon ayak izlerini, sera gazı emisyonlarını ve iklim değişikliği risklerini ölçerek raporlamalarını sağlayan uluslararası CDP platformunda 2025'te İklim Değişikliği kategorisindeki skorlarını A seviyesine yükseltti. Böylece Vestel, ilk kez CDP Küresel A Listesi’nde yer almaya hak kazandı. Şirketlerin Su Güvenliği skorları ise B seviyesinde gerçekleşti. İklim değişikliği kategorisinde A seviyesine ulaşılması, Vestel’in uzun vadeli çevresel stratejisi kapsamında belirlediği bilim temelli hedeflerin ve karbonsuzlaşma yol haritasının küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Su Güvenliği alanındaki B seviyesi ise suyun verimli kullanımına yönelik belirlenen hedefler doğrultusunda su tasarrufu projelerinin istikrarlı şekilde yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Kâr amacı gütmeyen uluslararası bir kuruluş olan CDP, şirketler ve şehirler için dünyanın tek küresel çevre ve doğa raporlama sistemini sunuyor. 2000 yılında Londra’da kurulan CDP, sermaye piyasalarının ve kurumsal tedarik zincirlerinin gücünü kullanarak, şirketlerin çevresel etkilerini şeffaf biçimde raporlamaları konusunda öncü rol üstleniyor. Binlerce şirketi geride bıraktı Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, sürdürülebilirlik faaliyetleri ve süreçlerdeki şeffaflıkları nedeniyle S&P Global’in 2026 Sürdürülebilirlik Yıllığı’na dahil edildi. Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, Sürdürülebilirlik Yıllığı için dünya çapında 59 sektörden 9 bin 200’ü aşkın şirket arasından seçilen 848 Yıllık Üyesi arasında yer aldı. Vestel Elektronik buna ilave olarak S&P Global CSA skoruna göre ilk yüzde 10’luk dilimde yer almaya hak kazandı. Bu sonuçlar, Vestel’de sürdürülebilirliğin operasyonel uygulamaların ötesine geçerek stratejik karar mekanizmalarına entegre edildiğini ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesinin temel unsuru olarak konumlandırıldığını ortaya koyuyor. S&P Global sürdürülebilirlik alanında kurumların, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ÇSY) performanslarını ölçmeleri, raporlamaları ve stratejik sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaları için kapsamlı veri, analiz ve araçlar sunuyor. S&P Global, şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini bilimsel veri ile desteklerken küresel ölçekte sürdürülebilir dönüşüm süreçlerini hızlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Continental’in Sürdürülebilirlik Vizyonuna   CDP’den Küresel Onay Haber

Continental’in Sürdürülebilirlik Vizyonuna CDP’den Küresel Onay

Günümüzde küresel ısınmayla mücadele, şirketler için artık yalnızca bir sorumluluk değil, stratejik bir öncelik. Continental, sürdürülebilirliği operasyonel uygulamaların ötesinde, tüm değer zincirine entegre edilen uzun vadeli bir strateji olarak konumlandırıyor. Yenilenebilir enerji kullanımı, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir ham madde uygulamalarıyla çevresel etkinin sistematik biçimde azaltmayı hedefleniyor. Bu kapsamda 15 yıldır düzenli olarak CDP (Karbon Saydamlık Projesi) değerlendirmelerine katılan Continental, iklim değişikliğini hafifletme yaklaşımı, CO₂ emisyonlarını azaltma konusundaki ilerlemesi ve tedarik zinciri şeffaflığıyla "Liderlik" seviyesini temsil eden “A-” derecesiyle ödüllendirildi. Şirketin sürdürülebilirlik vizyonunun altını çizen Continental Lastikleri Sürdürülebilirlik Başkanı Jorge Almeida, süreci şu sözlerle özetliyor: “Bir lastiğin yaşam döngüsünün tüm aşamalarında, hammadde tedarikinden üretime, kullanım sürecinden ömür sonu yönetimine kadar tüm süreçlerimizi sürekli olarak optimize ediyoruz. Hem kendi operasyonlarımızda hem de tedarikçilerimizle kurduğumuz iş birlikleriyle iklim eylemine kararlılıkla devam ediyoruz.” Yeşil Enerji Yatırımlarıyla Düşük Karbon Hedefliyor Continental, operasyonel süreçlerindeki karbon ayak izini düşürmek amacıyla 2020 yılından bu yana RE100 girişimi kapsamında yeşil enerji tedarik ediyor. Şirket tesislerindeki fotovoltaik sistemlerin yanı sıra uzun vadeli enerji satın alma anlaşmaları (PPA) aracılığıyla yenilenebilir enerji kullanımını artırarak özellikle Scope 2 emisyonlarını azaltıyor. Ayrıca yalıtım uygulamaları ve LED dönüşümü gibi enerji verimliliği çalışmalarıyla CO₂ emisyonlarını minimize etmeyi sürdürüyor. 5 Yılda 79 Olimpik Havuz Dolusu Su Tasarrufu Lastik üretiminde kritik öneme sahip olan suyun verimli kullanımı, Continental’in çevresel hedeflerinin merkezinde yer alıyor. Şirket, 2020–2025 yılları arasında tüm üretim tesislerinde ürün başına su çekimini yüzde 10’dan fazla azaltarak toplam 197 milyon litre su tasarrufu sağladı. 79 olimpik yüzme havuzunu doldurmaya yetecek bu hacme ise suyun daha verimli kullanımı, arıtılması ve geri kazanımı sayesinde ulaştı. Pirinç Kabuğundan Teknolojiye: Sürdürülebilir Ham madde Farkı İklim değişikliğiyle mücadelede şeffaf ve izlenebilir tedarik zincirlerini önceliklendiren Continental, sorumlu doğal kauçuk üretimi için küçük ölçekli çiftçilere yönelik eğitimlerden dijital izleme sistemlerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet yürütüyor. Çevresel ayak izini azaltmak için alternatif hammadde araştırmalarına da hız veren şirket, pirinç kabuğu külünden elde edilen silika, kağıt endüstrisinin yan ürünü olan tall oil ve geri dönüştürülmüş PET şişelerden üretilen polyester elyaflar gibi inovatif çözümlerle sektörde fark yaratıyor CDP Değerlendirmesi Ne Anlama Geliyor? CDP, şirketleri “emisyon azaltım girişimleri”, “düşük karbonlu ürünler” ve “çevre politikaları” gibi başlıklarda A’dan D’ye uzanan bir ölçekte değerlendiriyor. Değerlendirme süreci yalnızca şirketlerin kendi operasyonlarını değil, tedarik zincirlerine olan etkilerini de kapsıyor. Continental’in aldığı “A-” notu, iklim değişikliğiyle mücadelede liderlik seviyesine yakın bir performansa işaret ediyor. Su yönetiminde üst üste ikinci kez alınan “B” notu ise kaynak verimliliği alanındaki istikrarlı ilerlemeyi ortaya koyuyor. Continental, 15 yıldır CDP değerlendirmelerine katılarak sürdürülebilirlik performansını şeffaf biçimde raporlamayı sürdürüyor. Continental lider lastik üreticisi ve sektör uzmanıdır. 1871 yılında kurulan şirket, 2024 yılında 39,7 milyar Euro satış gerçekleştirmiş ve günümüzde 54 ülke ve pazarda yaklaşık 95.000 kişiyi istihdam etmektedir. Lastik Grubunun çözümleri, mobiliteyi daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, kamyon, tır, otobüs, bisiklet, motosiklet lastikleri ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir yenilikçi üstün performans sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2024 mali yılında Lastik Grubu 13,9 milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Continental’in lastik bölümü dünya genelinde 19 üretim ve 16 geliştirme tesisinde 57.000’den fazla kişiyi istihdam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan Sürdürülebilirlikte Global Ölçekte Güçlü Performans Haber

Akbank’tan Sürdürülebilirlikte Global Ölçekte Güçlü Performans

Akbank, 2025 yılına ilişkin Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) performansını paylaşarak, sürdürebilirlik yolculuğundaki ilerlemesini ortaya koydu. Konuya ilişkin yaptığı açıklamada Akbank Genel Müdürü Kaan Gür şunları paylaştı, “2025 yılında da sürdürülebilirliği stratejik bir dönüşüm başlığı olarak ele almaya devam ettik. Bu doğrultuda sürdürülebilir finansman alanında 2025 yılında 265 milyar TL katkı sağladık. 2020 yılsonundan bu yana sunduğumuz sürdürülebilir finansman 681 milyar TL’ye ulaştı. Böylece 2030 yılı için açıkladığımız 800 milyar TL hedefimize güçlü adımlarla ilerlemeyi sürdürdük. ÇSY temalı ve ÇSY skorlu fonlarımızın hacmiyse 392 bin yatırımcıyla 36 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu da sürdürülebilirliğin hem kredi tarafında hem de yatırım tarafında kalıcı bir finansal davranışa dönüştüğünü gösterdi.” “CDP’ den üç alanda ‘A’ notuyla dünyadaki sayılı sürdürülebilirlik liderleri arasındayız.” “Şeffaf sürdürülebilirlik anlayışımız, CDP tarafından üç ayrı alanda birden ‘A’ notu almamızla uluslararası düzeyde de tescillenmiş oldu. İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman kategorilerinde ulaştığımız bu notlarla dünyada bu başarıya erişebilen sayılı kurumlar arasında yer aldık.” “Öncü işlemlerle sağladığımız finansal kaynaklarla kapsayıcı büyümeyi destekliyoruz” “Yıl sonu itibarıyla yurt dışı borçlanmamızın %46’sı sürdürülebilir olarak gerçekleşti. Bu alanda hayata geçirdiğimiz öncü işlemlerle sektörümüze ilkleri de kazandırdık. Asya Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu’nun Türkiye’de onayladığı ilk özel sektör işlemi kapsamında sağladığımız kaynakla, başta kadın KOBİ’ler olmak üzere depremden etkilenen bölgelerdeki işletmelere destek sunmaya başladık. Dünyanın ilk dijital cinsiyet eşitliği tahvilini IFC’ye ihraç ederek, teknoloji temelli finansal inovasyonu somut sosyal etkiyle buluşturduk. “Sürdürülebilirliği, finansmanla büyüttük” “Mavi finansman, yeşil yatırımlar, sürdürülebilir proje finansmanı ve sürdürülebilir tarım finansmanı odağımızı kararlılıkla sürdürdük. Özellikle proje finansmanı portföyümüz, bu dönüşümün en güçlü kaldıraçlarından biri oldu. Yıl sonu itibarıyla desteklediğimiz otel portföyünün neredeyse tamamı mavi finansman kapsamındaki projelerden oluşurken, toplam yeşil kredi bakiyemizin %69’u proje finansmanı kredilerinden sağlandı. Öte yandan, Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu projesinde finansör ve sürdürülebilirlik ajanı olarak yer alarak çevresel ve sosyal kriterleri proje finansmanının merkezine entegre ediyoruz. Antalya–Alanya Otoyolu Projesi’ndeyse finansör ve teminat temsilcisi rollerimizle uzun vadeli ekonomik ve çevresel etki yaratacak bir yatırım modeline katkı sunuyoruz.” “KOBİ ve girişimcilerle birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa ediyoruz” “Kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmanın, KOBİ’lerin ve girişimcilerin güçlenmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla 2025 yılında kadın KOBİ müşteri sayımızı %11 artırarak hedefimizin üzerine çıkmayı başardık. 2022’den bu yana kadınlara ait işletmelerde müşteri tabanımızı 2 katın üzerine, kredi bakiyemizi ise 8 katına taşımamız kapsayıcı yaklaşımımızın güçlü bir sonucu oldu. Bununla birlikte, Akbank Dönüşüm Akademisi ile 2022’den bu yana çeşitli eğitimlerle 21 bini aşkın KOBİ’ye ulaşarak onları finansmanın ötesinde çözümlerle destekledik.” “Toplumsal yatırımlarımızla geleceğe kalıcı değer bırakıyoruz” “2025 yılında toplumsal yatırımlarımız da hız kesmedi. Akbank Gençlik Akademisi ile 2025 yılında 52 bin gence ulaştık, böylece temas ettiğimiz öğrenci sayısı 345 bine yükseldi. Üniversiteli gençleri gönüllülükle buluşturan Şehrin İyi Hali programımız da 22 bin gence ulaşarak iyiliği büyütmeyi sürdürdü. Dönüşümde Gelecek Var projemiz kapsamında ileri dönüşüm metoduyla ürettiğimiz 18 bin okul mobilyası deprem bölgesinde bini aşkın okulda 200 bin öğrencinin eğitim koşullarını iyileştirdi. Yaklaşık 400 ton karbon salınımını önledi ve 6 milyon litre su tasarrufu sağladı. Geleceği şekillendiren sürdürülebilirlik anlayışımızla daha da fazla değer yaratmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASKİ’den Sayaç Tasarrufu Sonrası 100 Milyonluk Kamu Kazancı Haber

ASKİ’den Sayaç Tasarrufu Sonrası 100 Milyonluk Kamu Kazancı

Ankara’da artan kuraklık riski ve su arz güvenliği ihtiyacına karşı Ankara Büyükşehir Belediyesi, suyu koruyan ve kamu kaynaklarını büyüten örnek bir yönetim modeli ortaya koydu. ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın öncülüğünde ASKİ tarafından hayata geçirilen tasarruf ve tüketim yönetimi tedbirleri sayesinde, hem milyonlarca metreküp su tasarruf edildi hem de kamuya yılda yaklaşık 100 milyon TL’lik ekonomik katkı sağlandı. ASKİ Abone İşleri Daire Başkanı Eray Duraklıoğlu, hayata geçirilen uygulamaların yalnızca bugünü değil, Ankara’nın geleceğini de güvence altına aldığını vurgulayarak “Ankara’da yaşanan kuraklık koşulları ve su arz güvenliğinin korunması ihtiyacı doğrultusunda, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş’ın öncülüğünde ve vizyonunda, ASKİ olarak suyu verimli kullanmak ve tüketimi yönetmek amacıyla hızlı ve bütüncül tedbirleri devreye aldık” diye konuştu. KADEMELİ TARİFEYLE 18 MİLYON METREKÜP TASARRUF Kademeli tarife uygulamasıyla hem tasarrufu teşvik ettiklerini hem de aşırı tüketimi kontrol altına aldıklarını belirten Durakoğlu, “Uygulama ile 10 metreküpün altında su tüketen konut abonelerimize yüzde 10 indirim sağlarken; 15 metreküp ve özellikle 30 metreküp üzeri yüksek tüketim yapan konut abonelerine daha yüksek tarife uygulanarak aşırı tüketimin azaltılması hedeflendi. Bu tüketim yönetimi yaklaşımı sayesinde 2025 yılı içinde 18 milyon metreküp su tasarrufu elde ettik” diye konuştu. 150 BİN PERLATÖR, SAHADA SOMUT TASARRUF Tasarrufun yalnızca tarifelerle sınırlı kalmadığını vurgulayan Duraklıoğlu, sahada yapılan çalışmaları şöyle anlattı: “Abonelerimizin günlük kullanımında doğrudan etki yaratacak şekilde 150 bin adet perlatör dağıtımı gerçekleştirdik. Perlatörler musluk uçlarına takılan aparatlar olup, su akışını düzenleyerek ciddi ölçekte su tasarrufu sağlar. Kırsal ve bahçe amaçlı tüketimlerde de düzenlemelere gidildi. Hobi bahçelerinin aylık su kullanımı 15 metreküpten 5 metreküpe düşürüldü; bahçe ve geçici bahçe aboneliklerinde ise su kullanımı tamamen kapatıldı. Ayrıca, Ankara’nın günlük su tüketiminin önemli bir kısmının gerçekleştiği park ve yeşil alanlarda çim ve yeşil alan sulaması tamamen iptal edildi. Bu kapsamda yaklaşık 2 bin park ve bahçeye ait sayaç sökümü yapılarak uygulama sahada fiilen hayata geçirildi.” SAYAÇ ATÖLYESİYLE YILDA 100 MİLYON TL KAZANÇ En dikkat çeken adımlardan birinin sayaç bakım-onarım atölyesi olduğunu belirten Duraklıoğlu şunları söyledi: “Su kayıplarını azaltmak için denetim ve teknik çalışmalarımızı artırdık. 33.000 adet kayıp-kaçak taraması gerçekleştirildi; 3.500’e yakın tutanak düzenlendi. Sayaç kaynaklı idari kayıpları azaltmak amacıyla 176.000 sayaç değişimi yapıldı, ayrıca 10.000’in üzerinde hatalı sayaç montajı düzeltilerek sistem güvenilirliği artırıldı. Bu süreçleri desteklemek üzere test-muayene ve kalibrasyon laboratuvarımız yenilendi. Kamu kaynaklarını daha verimli kullanmak adına önemli bir adım daha attık. Daha önce aboneliği iptal edilen ve kısa süreli kullanılmış sayaçlar çoğu zaman hurdaya ayrılıyor veya bakım-onarım hizmeti dışarıdan alınıyordu. Bu israfı önlemek amacıyla kendi bünyemizde bir tamir-bakım atölyesi kurduk. Ekiplerimiz sayaçların bakım-onarımını gerçekleştirerek sayaçları yeniden kullanılabilir hale getirdi; gerekli kontroller ve onay süreçleri tamamlandıktan sonra tekrar sisteme kazandırıldı. Bu sayede yıllık yaklaşık 75–80 bin sayaç yeniden kullanıma alınarak kamuya yaklaşık 100 milyon TL düzeyinde bir gelir/katkı sağlandı.” ASKİ’nin çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini belirten Duraklıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Kısa sürede hayata geçirilen bu tedbirlerin toplam etkisiyle 45 milyon metreküp su tasarrufu sağlanmış oldu. 2026 yılında da kayıp-kaçakla mücadele ve tasarruf çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Yüksek tüketimli aboneler başta olmak üzere kritik noktalarda kayıpları en aza indirmek için ultrasonik ve uzaktan okunabilir sayaçlarla yeni bir döneme geçişi hızlandırarak, ölçüm doğruluğunu ve denetim kapasitemizi daha da güçlendireceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Mustafa Bozbey: Su Kaynaklarını Korumak Ortak Sorumluluğumuz Haber

Başkan Mustafa Bozbey: Su Kaynaklarını Korumak Ortak Sorumluluğumuz

Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 2050’DEKİ DÜNYA SICAKLIĞINA 2025'TE ULAŞILDI Etkinliğin açılışında konuşan Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü'nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025'in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi. “TÜRKİYE, SU KITLIĞI ÇEKEN ÜLKE DURUMUNA GELEBİLİR” Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Ülkemizin yüzde 88'inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen 1519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1200 metreküpe, 2040 yılında 1116 metreküpe, 2050 yılında da 1069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye'nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi” dedi. “SUYU NASIL KORUYACAĞIMIZI KONUŞMALIYIZ” Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı'dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz” diye konuştu. “SU SEVİYESİ 250 METRENİN ALTINA İNDİ” Bursa’nın, Uludağ'dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz” dedi. “ÜRETİM İLE SU ARASINDA YENİ BİR DENGE KURMALIYIZ” Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız” diye konuştu. “GERİ KAZAN, YENİDEN DEĞERLENDİR” Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15'inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa'da atık su arıtma tesislerini bu bağlamda ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa'nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır” dedi. Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da suyun önemine vurgu yaparak insanlık tarihi boyunca medeniyetlerin hep suyun etrafında şekillendiğini anlattı. Son yıllarda yaşanan gelişmelerin suyun da sınırsız bir kaynak olmadığını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştaydaki her sunumun Bursa ve Türkiye için örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi. Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su yönetiminin iyi yapılması halinde susuzluk sorununun yaşanmayacağını dile getirdi. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Eroğlu, çıkacak sonuçların kuraklıkla mücadeleye katkı sağlamasını diledi. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ve Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı'nın konuşmaların ardından çalıştay, uzman isimlerin konuşmacı olduğu oturum bölümleriyle devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alarko Carrier Sürdürülebilirlik Adımlarını Güçlü Atıyor Haber

Alarko Carrier Sürdürülebilirlik Adımlarını Güçlü Atıyor

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Alarko Carrier, sürdürülebilirlik yönetimini uzun vadeli değer yaratma hedefiyle şekillendirirken 2024 yılını “baz yıl” olarak tanımladı ve 2050 Net Sıfır hedefi doğrultusunda ölçülebilir bir yol haritası oluşturdu. Enerji tüketimini azaltan uygulamalar, yenilenebilir kaynak kullanımını artıran yatırımlar ve üretim süreçlerindeki verimlilik adımları, şirketin iklim etkisini yönetilebilir ve şeffaf bir zemine taşıyor. Eskişehir fabrikası çatısında kurulan güneş panelleriyle yıllık yaklaşık 700 MWh elektrik üretimi sağlayan şirket, Gebze tesisinde hayata geçirilen elektrik otomasyon sistemi sayesinde ise yılda 177.000 kWh enerji tasarrufu elde etti. Aynı dönemde üretim süreçlerinde yapılan iyileştirmelerle su tüketimi optimize edilirken, kombi üretim hattında uygulanan kapalı devre sistemle yıllık 2.500 m³ su tasarrufu sağlandı. Ürün geliştirme tarafında düşük küresel ısınma potansiyeline sahip akışkanlar, yüksek verimli ısı pompası çözümleri ve eko-tasarım ilkelerini önceliklendiren şirket, R454B soğutucu akışkanlı sistemler ve yeni nesil ısıtma-soğutma teknolojileri ile ürünlerin yaşam döngüsü boyunca çevresel etkilerini azaltmayı hedefliyor. Aynı zamanda hidrojenle çalışan sistemler ve geleceğin enerji altyapılarına uyumlu çözümler için Ar-Ge çalışmaları devam ediyor. Alarko Carrier’ın sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir kaldıraç görevi gören dijitalleşme ise başlı başına bir yatırım alanını oluşturuyor. Gebze tesisinde uygulanan dijital yönetim sistemleri sayesinde fiziksel çıktı ihtiyacı azaltılırken, süreçlerin izlenebilirliği ve kaynak kullanımı daha etkin hale getirildi. Bu dönüşüm, operasyonel maliyetleri düşürürken çevresel etkiyi de azaltan çift yönlü bir fayda yaratıyor. Sosyal etki alanındaki projelerde bu yıl üçüncüsü hayata geçirilen “Okulların Havası Değişiyor” projesi öne çıkıyor. Proje kapsamında Mardin Midyat, İzmir Ödemiş ve Şırnak Cizre’de yer alan köy okullarında iç hava kalitesini iyileştirmeye yönelik iklimlendirme sistemleri kuruldu. Isı pompası, ısı geri kazanım ve filtrasyon teknolojilerinin bir arada kullanıldığı bu uygulamalarla, çocukların daha sağlıklı ve verimli bir eğitim ortamına erişmesi hedeflendi. Proje, sürdürülebilirlik yaklaşımının toplumsal faydayla nasıl buluştuğuna dair somut bir örnek sunuyor. Cem Akan: “Somut kazanımlar için etkimizi izliyor, planlarımızı devreye alıyoruz.” Sürdürülebilirliği kurumsal kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak ele alırken, gelecek dönemlerde de enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, düşük karbonlu teknolojiler ve toplumsal fayda odağındaki çalışmalarını güçlendirerek sürdürmeyi hedeflediklerini paylaşan Alarko Carrier CEO’su Cem Akan şunları ifade etti: TSRS’ye tam uyumlu sürdürülebilirlik ve GRI uyumlu sürdürülebilirlik raporlarımız sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir göstergelerle ortaya koyuyor. 2024’ü baz yıl belirledik; 2050 Net Sıfır hedefi yönünde enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu ürün yatırımlarını hızlandırdık. Eskişehir’deki çatı GES üretimi ve Gebze’deki otomasyon tasarrufu gibi somut kazanımlarımızı artırma hedefimizi koruyoruz. Tedarik zincirindeki etkilerimizi şeffaf biçimde izliyor ve hedeflerimiz yönünde planlarımızı devreye alıyoruz. Her raporlama döneminde hedefleri yükseltip sektöre güvenilir bir referans sunma kararlılığındayız.”

Kayseri'de Temiz Gelecek için 127 Milyon TL Yatırım Haber

Kayseri'de Temiz Gelecek için 127 Milyon TL Yatırım

Kayseri’de park ve bahçeleriyle adeta şehrin vitrini konumunda bulunan Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, 2025 yılında da çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve estetik odaklı çalışmalarıyla dikkat çekti. Daha yeşil, daha temiz ve daha yaşanabilir bir Kayseri hedefiyle sürdürülen faaliyetler, kentin dört bir yanında hissedildi. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın çevre ve yaşam kalitesini önceleyen vizyonu doğrultusunda 2025 yılı boyunca kentin tamamına yayılan dev bir yeşil dönüşümü hayata geçiriyor. Kayseri’de Yeşil Alan Gücü Yükseliyor 2025 yılı itibarıyla Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı’nın sorumluluğundaki alan büyüklüğü dikkat çekici seviyeye ulaşıyor. Kent genelinde, 7 milyon 223 bin 108 metrekare yeşil alan, 4 milyon 204 bin 795 metrekare ağaçlandırma alanı bulunuyor. Toplamda 11 milyon 427 bin 903 metrekare alanda yeşil doku korunuyor ve geliştiriliyor. Yapılan çalışmalar sonucunda kişi başına düşen yeşil alan miktarı 18,65 metrekare seviyesine yükseliyor. Kurakçıl Peyzajla Suya Saygılı Şehir Kayseri Büyükşehir Belediyesi, su kaynaklarını koruyan kurakçıl peyzaj uygulamalarına büyük önem veriyor. Bu kapsamda; 362 bin kilogram doğal taş, 25 bin metretül çim ayırıcı, 450 bin ponza taşı, 2 bin 400 metreküp alt malzeme taşı kullanılıyor. Kurakçıl peyzaj uygulamalarına 5 milyon 306 bin 928 TL yatırım ayrılıyor. Şehir Renkleniyor, Parklar Canlanıyor 2025 yılı peyzaj çalışmaları kapsamında Kayseri’nin dört bir yanında yoğun bir çiçeklendirme çalışması yürütülüyor. Bu kapsamda 638 bin adet çiçek ve 50 bin adet lale soğanı toprakla buluşuyor. Peyzaj çalışmalarına ayrılan yatırım tutarı 6 milyon 989 bin 82 TL olarak kayıtlara geçiyor. Yeşil Alanlarda Kapsamlı Altyapı Çalışması Büyükşehir Belediyesi, yeşil alanların kalitesini arttırmak için altyapıdan üstyapıya kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Çalışmalar kapsamında; 12 bin kg çim tohumu, 18 bin malç ve yapıştırıcı, 400 kilogram yapıştırıcı, 2 bin metreküp hafriyat, 8 bin metreküp toprak dolgusu, 57 bin metrekare sulu tohumlama sistemi ile çim ekimi, 6 bin metreküp gübreli toprak ile ekim, 2 bin 700 metrekare rulo çim serimi gerçekleştiriliyor. Bu alana 12 milyon 666 bin TL yatırım yapıldı. Otomatik Sulama Sistemleriyle Tasarruf Kavşaklarda, refüjlerde ve parklarda su tasarrufu sağlamak amacıyla otomatik sulama sistemleri yaygınlaştırılıyor. Bu çalışmalar için 5 milyon 82 bin 248 TL yatırım kullanılıyor. On Binlerce Fidan Kayseri Toprağıyla Buluşuyor Ağaçlandırma çalışmaları 2025 yılında da hız kesmeden devam ediyor. 10 adet fidan dikim etkinliği ile birlikte yıl genelinde; 78 bin 665 adet fidan ve 46 bin 48 adet süs bitkisi ve çalı dikimi gerçekleştiriliyor. Ağaçlandırma yatırımı 64 milyon 146 bin 810 TL seviyesinde gerçekleşti. Millet Bahçesi Kayseri’nin Buluşma Noktası Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde yeşil alanların sulamasında kullanılmak üzere; 2 adet sondaj kuyusu, teçhizatı, kontrol panosu ve kuyu binası hayata geçiriliyor. Bu çalışma için 2 milyon 880 bin TL harcanırken, Millet Bahçesi’nde yıl boyunca 35 etkinlik düzenlenerek sosyal yaşam desteklendi. Kent Donatılarıyla Yaşam Alanları Güçleniyor Parklar, mesire alanları, kamu kurumları ve ilçelerden gelen talepler doğrultusunda 312 adet bank, 138 adet kamelya, 87 adet piknik masası, 516 adet kent donatısı vatandaşların kullanımına sunuluyor. Kent donatılarına ayrılan yatırım tutarı 11 milyon 704 bin TL oldu. İlaçlama ve Bakım Çalışmaları Aralıksız Sürüyor Parklar, mesire alanları, hobi bahçeleri, refüjler ve kaldırımlarda bitki sağlığını korumaya yönelik yoğun ilaçlama çalışmaları yürütülüyor. Bu kapsamda; 905 litre zirai ilaç, 397 litre biyosidal ilaç, 2 bin 187 litre herbisit kullanılıyor. İlaçlama çalışmalarının maliyeti 1 milyon 652 bin TL olarak gerçekleşti. Aydınlatma ve Arızalara Hızlı Müdahale 2025 yılı boyunca parklar ve hizmet alanlarında bildirilen 1.139 adet arızaya müdahale edilirken, çalışmalarda 9 bin 131 adet elektrik malzemesi kullanıldı ve 6 milyon 788 bin 207 TL yatırım ile aydınlatma sorunları giderildi. Sarımsaklı Mesire Alanı Yeni Yüzüyle Hizmette Sarımsaklı Mesire Alanı’nda kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında; 7 bin 750 metrekare püskürtme çim, 86 adet fidan, 88 adet lambri çatılı kamelya, 1 adet polyester çatılı kamelya, 2 adet oyun grubu, 1 adet piknik masası, 93 adet çöp kovası alana kazandırıldı. Yenileme çalışmasının maliyeti 10 milyon 74 bin TL oldu. 127 Milyon TL’yi Aşan Dev Yeşil Yatırım Kayseri Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, 2025 yılı boyunca toplam 127 milyon 289 bin 275 TL yatırım ile Kayseri’nin yeşil geleceğini güçlendirdi. Kayseri’de yeşil artık bir süs değil, Büyükşehir’in imzasını taşıyan güçlü bir şehir vizyonu olarak geleceğe kök salıyor.

Dünyanın En Prestijli Sulama Organizasyonundan  Grüngard'a Yenilikçi Ürün Ödülü Haber

Dünyanın En Prestijli Sulama Organizasyonundan Grüngard'a Yenilikçi Ürün Ödülü

Akıllı sulama teknolojileri alanında ürün geliştiren Grüngard, SIMPro – Always Connected Irrigation Controller adlı çözümüyle, Irrigation Association (IA) tarafından düzenlenen 2025'in En Yeni Ürünleri Yarışması'nda Landscape Irrigation (Peyzaj Sulama) kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü. Değerlendirmeler, profesyonel sulama sektörünün en önemli etkinliklerinden biri olarak kabul edilen Irrigation Show & Education Week süresince gerçekleştirildi. Organizasyon kapsamında her yıl düzenlenen 2025'in En Yeni Ürünleri Yarışması, sulama endüstrisinde su ve kaynak kullanımını daha verimli hale getiren, sahadaki gerçek ihtiyaçlara yanıt veren yeni teknolojileri öne çıkarmayı amaçlıyor. 2025 yılı kapsamında yapılan değerlendirmelerde, ürünler yenilik düzeyi, saha uygulamalarına katkısı, su ve kaynak verimliliği, kullanım kolaylığı ve ürün ömrü gibi kriterler üzerinden ele alındı. Sulama Sektörünün En Büyük Profesyonel Buluşması Irrigation Show & Education Week, yalnızca sulama sektörüne odaklanan, ölçek ve kapsam açısından öne çıkan bir organizasyon olarak kabul ediliyor. Etkinlik her yıl, sulama, peyzaj ve tarım teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren binlerce sektör profesyonelini ve 170'ten fazla katılımcı firmayı bir araya getiriyor. Bu yıl 8-11 Aralık tarihlerinde New Orleans'ta düzenlenen yarışmaya; tarım sulaması, peyzaj sulaması ve peyzaj aydınlatması olmak üzere üç ana kategoride toplam 22 yeni ürün ve teknoloji katıldı. Uluslararası Jüriden Yerli Teknolojiye Övgü Yağmuru SIMPro, Landscape Irrigation (Peyzaj Sulama) kategorisinde, yıllık cirosu 20 milyon doların altındaki şirketlerin yer aldığı değerlendirme grubunda incelendi. Ürün, altyapı gereksinimini önemli ölçüde azaltan yaklaşımıyla, aynı kategoride değerlendirilen katılımcılar arasında belirgin biçimde ayrışan çözümlerden biri olarak öne çıktı. Akıllı Sulamada Yeni Yaklaşım SIMPro'yu benzerlerinden ayıran temel özellik, pilli çalışmasına rağmen GSM teknolojisi üzerinden sürekli buluta bağlı bir yapı sunması. Bu yaklaşım, genellikle elektrik veya sabit internet altyapısına bağımlı olan akıllı sulama sistemlerine alternatif bir ürün olarak öne çıkıyor. Bu yapı sayesinde SIMPro; dağınık sulama noktalarına sahip alanlar, belediyelere bağlı park ve bahçeler ile altyapının sınırlı olduğu peyzaj alanlarında kurulum ve işletme süreçlerini sadeleştiren, uzaktan yönetimi mümkün kılan bir çözüm sunuyor. Türkiye'de Sahada Kanıtlanmış Tasarruf Grüngard'ın akıllı sulama çözümleri, Türkiye genelinde park, bahçe ve peyzaj alanlarında aktif olarak kullanılıyor. Sahadaki uygulamalarda, geleneksel sulama yöntemlerine kıyasla yüzde 50'ye varan su tasarrufu sağlanıyor. Kablolama altyapısı gerektirmeden kurulabilen sistem, gerçek zamanlı hava durumu verileri ve yapay zekâ destekli öneriler doğrultusunda sulama sürelerinin planlanmasına olanak tanırken, uzaktan tam kontrol imkânı sayesinde kullanıcıların su kullanımını daha verimli ve kontrollü şekilde yönetmesine imkan sağlıyor. Bu yaklaşım, su israfını azaltırken bakım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesini de destekliyor. Türkiye'den ABD ve Avrupa Pazarlarına Uzanan Büyüme Tamamı yerli mühendislik ile geliştirilen Grüngard ürünleri; GSM, Wi-Fi ve Bluetooth gibi farklı bağlantı seçeneklerine sahip modelleriyle, farklı kullanım koşullarına uygun çözümler sunuyor. Bu özelliklerde geliştirilen ürünler, sulama sektöründe yaygın olarak kullanılan solenoid valf markalarıyla uyumlu çalışarak, kullanıcıların mevcut sulama sistemlerine kolay ve pratik şekilde entegre edilebiliyor. Türkiye'nin birçok ilinde belediyeler, yeşil alan yöneticileri ve bireysel kullanıcılar tarafından kullanılan Grüngard çözümleri, ABD ve Avrupa pazarlarında yaygınlaşmaya devam ediyor. Grüngard: Türkiye'den Çıkan Bir Akıllı Sulama Markası Grüngard, yerli üretime öncelik veren yaklaşımını yapay zekâ destekli sistemler ve sürekli Ar-Ge çalışmalarıyla güçlendirerek, Türkiye'de elde ettiği saha deneyimini uluslararası pazarlara taşıyor ve suyun dünya genelinde daha verimli, kontrollü ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesine katkı sağlayan çözümler geliştirmeye devam ediyor.

Dolap, 2024’te İkinci El Satışlarla 307 Bin Tonu Aşkın Karbon Salımının Önüne Geçti Haber

Dolap, 2024’te İkinci El Satışlarla 307 Bin Tonu Aşkın Karbon Salımının Önüne Geçti

İkinci el pazar etkisi yalnızca çevresel kazanımlarla sınırlı kalmayarak, su tasarrufu, tekstil atığının azaltılması ve ekonomik-sosyal fayda alanlarında da somut kazanımlar ortaya koyuyor. Kullanıcılar arasında güvenli, pratik ve sürdürülebilir bir alışveriş köprüsü kurarak ikinci el alışverişi erişilebilir bir modele dönüştüren Dolap, Döngüsel Etki Raporu’nun ikincisini yayınladı. Dolap üzerinden geçtiğimiz yıl 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırılırken, her bir satış yeni üretim ihtiyacını azaltarak doğal kaynak kullanımı, enerji tüketimi ve karbon salımı üzerinde pozitif etki yarattı. Dolap’ta gerçekleşen her alışveriş, ürünlerin yaşam döngüsünü uzatarak kullan–at anlayışına alternatif tüketim kültürünü güçlendiriyor. Rapor, ikinci el alışverişin daha adil, erişilebilir ve sürdürülebilir bir tüketim modeline geçişte kritik bir rol oynadığını ortaya koyarken, kullanıcılarıyla birlikte oluşturulan bu döngünün gezegen yararına kalıcı bir dönüşüm yaratma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor. İkinci El Alışverişle Ölçülebilir Çevresel Etki Raporda yer alan veriler, ikinci el alışverişin bireysel bir tercih olmanın ötesinde, iklim kriziyle mücadelede anlamlı bir araç olduğunu ortaya koyuyor. Tek bir giysinin ikinci el dolaşımına sokulması ortalama 25–30 kg karbondioksit salımını engellerken, yeniden kullanım geri dönüşüme kıyasla yüzde 90’a varan enerji tasarrufu sağlıyor ve binlerce litre su kullanımının önüne geçiyor. 2024 yılı boyunca Dolap üzerinden gerçekleşen satışlar sayesinde önlenen 307 bin 340 ton karbon salımı, 80 bin 456 benzinli aracın bir yıl boyunca trafikten çekilmesine, 71 bin 882 evin yıllık elektrik tüketimine veya 177 milyon litre dizel kullanımına eşdeğer bir kazanca karşılık geliyor. Bu sonuçlar, ikinci el alışverişin ölçülebilir etkilerini net olarak ortaya koyuyor. Karbon ayak izi azaltımında en yüksek katkı; Kadın ve Erkek, Elektronik, Ev ve Yaşam ile Bebek ve Çocuk kategorilerinde gerçekleşti. Satış verileri baz alınarak 2024 yılında karbon salımının en fazla önlendiği ürünler arasında pantolon, kahve makinesi, bebek arabası ve puset gibi ürün grupları öne çıktı. 2024’te Satılan 8 Milyon Giyim Ürünüyle 307 Bin Ton Karbon Eşdeğeri ve 35,7 Ton Tekstil Atığı Önlendi 2024 yılında Dolap üzerinden satılan 8 milyona yakın giyim ürünü sayesinde 446 milyon litre su kullanımının, 35,7 ton tekstil atığının ve 307 bin 340 ton CO₂e karbon ayak izinin oluşması önlendi. Genel giyim sektörü ortalamaları esas alınarak yapılan hesaplamalar, Dolap’ta yeniden satışa sunulan tekstil ürünleri sayesinde 3 bin 245 kişinin bir yılda oluşturacağı toplam tekstil atığının sistem dışına çıkmasının önlendiğini ortaya koyuyor. İkinci El Satış, Birinci El Fayda Dolap’ın yarattığı etki yalnızca çevresel boyutla sınırlı kalmıyor. Kullanmadıkları ürünleri ikinci el olarak satarak gelir elde eden binlerce kadın, hem ev ekonomisine katkı sağlıyor hem döngüsel ekonomiyi destekliyor. Bu döngü, ekonomik tasarrufla birlikte toplumsal dayanışmayı da destekleyen bir etki alanı oluşturuyor. Dolap, döngüsel ekonomi yaklaşımını sosyal etki projeleriyle desteklemeyi sürdürüyor. Depremden etkilenen kadınlara yönelik hayata geçirilen “Hayallerime Giden Yol” programı kapsamında satış ve dijital mağazacılık eğitimleri verilerek, katılımcıların sürdürülebilir gelir elde etmeleri destekleniyor. Platform ayrıca, “Giy, Sat, Bağışla” yaklaşımıyla kullanıcıların satış gelirlerinden sivil toplum kuruluşlarına bağış yapabilmesine imkan tanıyor. İkinci El Z Kuşağında Yeni Tüketim Normuna Dönüşüyor Raporda yer alan küresel veriler, ikinci el alışverişin özellikle genç nesilde hızla yaygınlaştığını gösteriyor. Z kuşağının önemli bir bölümü ikinci el giyimi yeni bir tüketim normu olarak görürken, küresel ikinci el pazarının önümüzdeki yıllarda hızla büyümesi bekleniyor. Dolap, dijitalleşme ile döngüsel ekonomiyi buluşturan yapısıyla, bu dönüşümün Türkiye’deki en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. İl bazında yapılan hesaplamalar, Dolap üzerinden gerçekleşen ikinci el satışların Türkiye’nin dört bir yanındaki illerde yalnızca bireysel değil, bölgesel ölçekte de karbon salımını azalttığını ortaya koyuyor. Satışların çevresel etkisi, il düzeyinde ortalama ürün başına düşen karbon ayak izi verileriyle hesaplanarak, döngüsel ekonominin yaygınlaştıkça çevresel faydayı ülke geneline yayılan somut bir etkiye dönüştürebildiğini gösteriyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.