Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Su Tasarrufu

Kapsül Haber Ajansı - Su Tasarrufu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Tasarrufu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alarko Carrier Sürdürülebilirlik Adımlarını Güçlü Atıyor Haber

Alarko Carrier Sürdürülebilirlik Adımlarını Güçlü Atıyor

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Alarko Carrier, sürdürülebilirlik yönetimini uzun vadeli değer yaratma hedefiyle şekillendirirken 2024 yılını “baz yıl” olarak tanımladı ve 2050 Net Sıfır hedefi doğrultusunda ölçülebilir bir yol haritası oluşturdu. Enerji tüketimini azaltan uygulamalar, yenilenebilir kaynak kullanımını artıran yatırımlar ve üretim süreçlerindeki verimlilik adımları, şirketin iklim etkisini yönetilebilir ve şeffaf bir zemine taşıyor. Eskişehir fabrikası çatısında kurulan güneş panelleriyle yıllık yaklaşık 700 MWh elektrik üretimi sağlayan şirket, Gebze tesisinde hayata geçirilen elektrik otomasyon sistemi sayesinde ise yılda 177.000 kWh enerji tasarrufu elde etti. Aynı dönemde üretim süreçlerinde yapılan iyileştirmelerle su tüketimi optimize edilirken, kombi üretim hattında uygulanan kapalı devre sistemle yıllık 2.500 m³ su tasarrufu sağlandı. Ürün geliştirme tarafında düşük küresel ısınma potansiyeline sahip akışkanlar, yüksek verimli ısı pompası çözümleri ve eko-tasarım ilkelerini önceliklendiren şirket, R454B soğutucu akışkanlı sistemler ve yeni nesil ısıtma-soğutma teknolojileri ile ürünlerin yaşam döngüsü boyunca çevresel etkilerini azaltmayı hedefliyor. Aynı zamanda hidrojenle çalışan sistemler ve geleceğin enerji altyapılarına uyumlu çözümler için Ar-Ge çalışmaları devam ediyor. Alarko Carrier’ın sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir kaldıraç görevi gören dijitalleşme ise başlı başına bir yatırım alanını oluşturuyor. Gebze tesisinde uygulanan dijital yönetim sistemleri sayesinde fiziksel çıktı ihtiyacı azaltılırken, süreçlerin izlenebilirliği ve kaynak kullanımı daha etkin hale getirildi. Bu dönüşüm, operasyonel maliyetleri düşürürken çevresel etkiyi de azaltan çift yönlü bir fayda yaratıyor. Sosyal etki alanındaki projelerde bu yıl üçüncüsü hayata geçirilen “Okulların Havası Değişiyor” projesi öne çıkıyor. Proje kapsamında Mardin Midyat, İzmir Ödemiş ve Şırnak Cizre’de yer alan köy okullarında iç hava kalitesini iyileştirmeye yönelik iklimlendirme sistemleri kuruldu. Isı pompası, ısı geri kazanım ve filtrasyon teknolojilerinin bir arada kullanıldığı bu uygulamalarla, çocukların daha sağlıklı ve verimli bir eğitim ortamına erişmesi hedeflendi. Proje, sürdürülebilirlik yaklaşımının toplumsal faydayla nasıl buluştuğuna dair somut bir örnek sunuyor. Cem Akan: “Somut kazanımlar için etkimizi izliyor, planlarımızı devreye alıyoruz.” Sürdürülebilirliği kurumsal kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak ele alırken, gelecek dönemlerde de enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, düşük karbonlu teknolojiler ve toplumsal fayda odağındaki çalışmalarını güçlendirerek sürdürmeyi hedeflediklerini paylaşan Alarko Carrier CEO’su Cem Akan şunları ifade etti: TSRS’ye tam uyumlu sürdürülebilirlik ve GRI uyumlu sürdürülebilirlik raporlarımız sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir göstergelerle ortaya koyuyor. 2024’ü baz yıl belirledik; 2050 Net Sıfır hedefi yönünde enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu ürün yatırımlarını hızlandırdık. Eskişehir’deki çatı GES üretimi ve Gebze’deki otomasyon tasarrufu gibi somut kazanımlarımızı artırma hedefimizi koruyoruz. Tedarik zincirindeki etkilerimizi şeffaf biçimde izliyor ve hedeflerimiz yönünde planlarımızı devreye alıyoruz. Her raporlama döneminde hedefleri yükseltip sektöre güvenilir bir referans sunma kararlılığındayız.”

Kayseri'de Temiz Gelecek için 127 Milyon TL Yatırım Haber

Kayseri'de Temiz Gelecek için 127 Milyon TL Yatırım

Kayseri’de park ve bahçeleriyle adeta şehrin vitrini konumunda bulunan Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, 2025 yılında da çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve estetik odaklı çalışmalarıyla dikkat çekti. Daha yeşil, daha temiz ve daha yaşanabilir bir Kayseri hedefiyle sürdürülen faaliyetler, kentin dört bir yanında hissedildi. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın çevre ve yaşam kalitesini önceleyen vizyonu doğrultusunda 2025 yılı boyunca kentin tamamına yayılan dev bir yeşil dönüşümü hayata geçiriyor. Kayseri’de Yeşil Alan Gücü Yükseliyor 2025 yılı itibarıyla Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı’nın sorumluluğundaki alan büyüklüğü dikkat çekici seviyeye ulaşıyor. Kent genelinde, 7 milyon 223 bin 108 metrekare yeşil alan, 4 milyon 204 bin 795 metrekare ağaçlandırma alanı bulunuyor. Toplamda 11 milyon 427 bin 903 metrekare alanda yeşil doku korunuyor ve geliştiriliyor. Yapılan çalışmalar sonucunda kişi başına düşen yeşil alan miktarı 18,65 metrekare seviyesine yükseliyor. Kurakçıl Peyzajla Suya Saygılı Şehir Kayseri Büyükşehir Belediyesi, su kaynaklarını koruyan kurakçıl peyzaj uygulamalarına büyük önem veriyor. Bu kapsamda; 362 bin kilogram doğal taş, 25 bin metretül çim ayırıcı, 450 bin ponza taşı, 2 bin 400 metreküp alt malzeme taşı kullanılıyor. Kurakçıl peyzaj uygulamalarına 5 milyon 306 bin 928 TL yatırım ayrılıyor. Şehir Renkleniyor, Parklar Canlanıyor 2025 yılı peyzaj çalışmaları kapsamında Kayseri’nin dört bir yanında yoğun bir çiçeklendirme çalışması yürütülüyor. Bu kapsamda 638 bin adet çiçek ve 50 bin adet lale soğanı toprakla buluşuyor. Peyzaj çalışmalarına ayrılan yatırım tutarı 6 milyon 989 bin 82 TL olarak kayıtlara geçiyor. Yeşil Alanlarda Kapsamlı Altyapı Çalışması Büyükşehir Belediyesi, yeşil alanların kalitesini arttırmak için altyapıdan üstyapıya kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Çalışmalar kapsamında; 12 bin kg çim tohumu, 18 bin malç ve yapıştırıcı, 400 kilogram yapıştırıcı, 2 bin metreküp hafriyat, 8 bin metreküp toprak dolgusu, 57 bin metrekare sulu tohumlama sistemi ile çim ekimi, 6 bin metreküp gübreli toprak ile ekim, 2 bin 700 metrekare rulo çim serimi gerçekleştiriliyor. Bu alana 12 milyon 666 bin TL yatırım yapıldı. Otomatik Sulama Sistemleriyle Tasarruf Kavşaklarda, refüjlerde ve parklarda su tasarrufu sağlamak amacıyla otomatik sulama sistemleri yaygınlaştırılıyor. Bu çalışmalar için 5 milyon 82 bin 248 TL yatırım kullanılıyor. On Binlerce Fidan Kayseri Toprağıyla Buluşuyor Ağaçlandırma çalışmaları 2025 yılında da hız kesmeden devam ediyor. 10 adet fidan dikim etkinliği ile birlikte yıl genelinde; 78 bin 665 adet fidan ve 46 bin 48 adet süs bitkisi ve çalı dikimi gerçekleştiriliyor. Ağaçlandırma yatırımı 64 milyon 146 bin 810 TL seviyesinde gerçekleşti. Millet Bahçesi Kayseri’nin Buluşma Noktası Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde yeşil alanların sulamasında kullanılmak üzere; 2 adet sondaj kuyusu, teçhizatı, kontrol panosu ve kuyu binası hayata geçiriliyor. Bu çalışma için 2 milyon 880 bin TL harcanırken, Millet Bahçesi’nde yıl boyunca 35 etkinlik düzenlenerek sosyal yaşam desteklendi. Kent Donatılarıyla Yaşam Alanları Güçleniyor Parklar, mesire alanları, kamu kurumları ve ilçelerden gelen talepler doğrultusunda 312 adet bank, 138 adet kamelya, 87 adet piknik masası, 516 adet kent donatısı vatandaşların kullanımına sunuluyor. Kent donatılarına ayrılan yatırım tutarı 11 milyon 704 bin TL oldu. İlaçlama ve Bakım Çalışmaları Aralıksız Sürüyor Parklar, mesire alanları, hobi bahçeleri, refüjler ve kaldırımlarda bitki sağlığını korumaya yönelik yoğun ilaçlama çalışmaları yürütülüyor. Bu kapsamda; 905 litre zirai ilaç, 397 litre biyosidal ilaç, 2 bin 187 litre herbisit kullanılıyor. İlaçlama çalışmalarının maliyeti 1 milyon 652 bin TL olarak gerçekleşti. Aydınlatma ve Arızalara Hızlı Müdahale 2025 yılı boyunca parklar ve hizmet alanlarında bildirilen 1.139 adet arızaya müdahale edilirken, çalışmalarda 9 bin 131 adet elektrik malzemesi kullanıldı ve 6 milyon 788 bin 207 TL yatırım ile aydınlatma sorunları giderildi. Sarımsaklı Mesire Alanı Yeni Yüzüyle Hizmette Sarımsaklı Mesire Alanı’nda kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında; 7 bin 750 metrekare püskürtme çim, 86 adet fidan, 88 adet lambri çatılı kamelya, 1 adet polyester çatılı kamelya, 2 adet oyun grubu, 1 adet piknik masası, 93 adet çöp kovası alana kazandırıldı. Yenileme çalışmasının maliyeti 10 milyon 74 bin TL oldu. 127 Milyon TL’yi Aşan Dev Yeşil Yatırım Kayseri Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, 2025 yılı boyunca toplam 127 milyon 289 bin 275 TL yatırım ile Kayseri’nin yeşil geleceğini güçlendirdi. Kayseri’de yeşil artık bir süs değil, Büyükşehir’in imzasını taşıyan güçlü bir şehir vizyonu olarak geleceğe kök salıyor.

Dünyanın En Prestijli Sulama Organizasyonundan  Grüngard'a Yenilikçi Ürün Ödülü Haber

Dünyanın En Prestijli Sulama Organizasyonundan Grüngard'a Yenilikçi Ürün Ödülü

Akıllı sulama teknolojileri alanında ürün geliştiren Grüngard, SIMPro – Always Connected Irrigation Controller adlı çözümüyle, Irrigation Association (IA) tarafından düzenlenen 2025'in En Yeni Ürünleri Yarışması'nda Landscape Irrigation (Peyzaj Sulama) kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü. Değerlendirmeler, profesyonel sulama sektörünün en önemli etkinliklerinden biri olarak kabul edilen Irrigation Show & Education Week süresince gerçekleştirildi. Organizasyon kapsamında her yıl düzenlenen 2025'in En Yeni Ürünleri Yarışması, sulama endüstrisinde su ve kaynak kullanımını daha verimli hale getiren, sahadaki gerçek ihtiyaçlara yanıt veren yeni teknolojileri öne çıkarmayı amaçlıyor. 2025 yılı kapsamında yapılan değerlendirmelerde, ürünler yenilik düzeyi, saha uygulamalarına katkısı, su ve kaynak verimliliği, kullanım kolaylığı ve ürün ömrü gibi kriterler üzerinden ele alındı. Sulama Sektörünün En Büyük Profesyonel Buluşması Irrigation Show & Education Week, yalnızca sulama sektörüne odaklanan, ölçek ve kapsam açısından öne çıkan bir organizasyon olarak kabul ediliyor. Etkinlik her yıl, sulama, peyzaj ve tarım teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren binlerce sektör profesyonelini ve 170'ten fazla katılımcı firmayı bir araya getiriyor. Bu yıl 8-11 Aralık tarihlerinde New Orleans'ta düzenlenen yarışmaya; tarım sulaması, peyzaj sulaması ve peyzaj aydınlatması olmak üzere üç ana kategoride toplam 22 yeni ürün ve teknoloji katıldı. Uluslararası Jüriden Yerli Teknolojiye Övgü Yağmuru SIMPro, Landscape Irrigation (Peyzaj Sulama) kategorisinde, yıllık cirosu 20 milyon doların altındaki şirketlerin yer aldığı değerlendirme grubunda incelendi. Ürün, altyapı gereksinimini önemli ölçüde azaltan yaklaşımıyla, aynı kategoride değerlendirilen katılımcılar arasında belirgin biçimde ayrışan çözümlerden biri olarak öne çıktı. Akıllı Sulamada Yeni Yaklaşım SIMPro'yu benzerlerinden ayıran temel özellik, pilli çalışmasına rağmen GSM teknolojisi üzerinden sürekli buluta bağlı bir yapı sunması. Bu yaklaşım, genellikle elektrik veya sabit internet altyapısına bağımlı olan akıllı sulama sistemlerine alternatif bir ürün olarak öne çıkıyor. Bu yapı sayesinde SIMPro; dağınık sulama noktalarına sahip alanlar, belediyelere bağlı park ve bahçeler ile altyapının sınırlı olduğu peyzaj alanlarında kurulum ve işletme süreçlerini sadeleştiren, uzaktan yönetimi mümkün kılan bir çözüm sunuyor. Türkiye'de Sahada Kanıtlanmış Tasarruf Grüngard'ın akıllı sulama çözümleri, Türkiye genelinde park, bahçe ve peyzaj alanlarında aktif olarak kullanılıyor. Sahadaki uygulamalarda, geleneksel sulama yöntemlerine kıyasla yüzde 50'ye varan su tasarrufu sağlanıyor. Kablolama altyapısı gerektirmeden kurulabilen sistem, gerçek zamanlı hava durumu verileri ve yapay zekâ destekli öneriler doğrultusunda sulama sürelerinin planlanmasına olanak tanırken, uzaktan tam kontrol imkânı sayesinde kullanıcıların su kullanımını daha verimli ve kontrollü şekilde yönetmesine imkan sağlıyor. Bu yaklaşım, su israfını azaltırken bakım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesini de destekliyor. Türkiye'den ABD ve Avrupa Pazarlarına Uzanan Büyüme Tamamı yerli mühendislik ile geliştirilen Grüngard ürünleri; GSM, Wi-Fi ve Bluetooth gibi farklı bağlantı seçeneklerine sahip modelleriyle, farklı kullanım koşullarına uygun çözümler sunuyor. Bu özelliklerde geliştirilen ürünler, sulama sektöründe yaygın olarak kullanılan solenoid valf markalarıyla uyumlu çalışarak, kullanıcıların mevcut sulama sistemlerine kolay ve pratik şekilde entegre edilebiliyor. Türkiye'nin birçok ilinde belediyeler, yeşil alan yöneticileri ve bireysel kullanıcılar tarafından kullanılan Grüngard çözümleri, ABD ve Avrupa pazarlarında yaygınlaşmaya devam ediyor. Grüngard: Türkiye'den Çıkan Bir Akıllı Sulama Markası Grüngard, yerli üretime öncelik veren yaklaşımını yapay zekâ destekli sistemler ve sürekli Ar-Ge çalışmalarıyla güçlendirerek, Türkiye'de elde ettiği saha deneyimini uluslararası pazarlara taşıyor ve suyun dünya genelinde daha verimli, kontrollü ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesine katkı sağlayan çözümler geliştirmeye devam ediyor.

Dolap, 2024’te İkinci El Satışlarla 307 Bin Tonu Aşkın Karbon Salımının Önüne Geçti Haber

Dolap, 2024’te İkinci El Satışlarla 307 Bin Tonu Aşkın Karbon Salımının Önüne Geçti

İkinci el pazar etkisi yalnızca çevresel kazanımlarla sınırlı kalmayarak, su tasarrufu, tekstil atığının azaltılması ve ekonomik-sosyal fayda alanlarında da somut kazanımlar ortaya koyuyor. Kullanıcılar arasında güvenli, pratik ve sürdürülebilir bir alışveriş köprüsü kurarak ikinci el alışverişi erişilebilir bir modele dönüştüren Dolap, Döngüsel Etki Raporu’nun ikincisini yayınladı. Dolap üzerinden geçtiğimiz yıl 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırılırken, her bir satış yeni üretim ihtiyacını azaltarak doğal kaynak kullanımı, enerji tüketimi ve karbon salımı üzerinde pozitif etki yarattı. Dolap’ta gerçekleşen her alışveriş, ürünlerin yaşam döngüsünü uzatarak kullan–at anlayışına alternatif tüketim kültürünü güçlendiriyor. Rapor, ikinci el alışverişin daha adil, erişilebilir ve sürdürülebilir bir tüketim modeline geçişte kritik bir rol oynadığını ortaya koyarken, kullanıcılarıyla birlikte oluşturulan bu döngünün gezegen yararına kalıcı bir dönüşüm yaratma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor. İkinci El Alışverişle Ölçülebilir Çevresel Etki Raporda yer alan veriler, ikinci el alışverişin bireysel bir tercih olmanın ötesinde, iklim kriziyle mücadelede anlamlı bir araç olduğunu ortaya koyuyor. Tek bir giysinin ikinci el dolaşımına sokulması ortalama 25–30 kg karbondioksit salımını engellerken, yeniden kullanım geri dönüşüme kıyasla yüzde 90’a varan enerji tasarrufu sağlıyor ve binlerce litre su kullanımının önüne geçiyor. 2024 yılı boyunca Dolap üzerinden gerçekleşen satışlar sayesinde önlenen 307 bin 340 ton karbon salımı, 80 bin 456 benzinli aracın bir yıl boyunca trafikten çekilmesine, 71 bin 882 evin yıllık elektrik tüketimine veya 177 milyon litre dizel kullanımına eşdeğer bir kazanca karşılık geliyor. Bu sonuçlar, ikinci el alışverişin ölçülebilir etkilerini net olarak ortaya koyuyor. Karbon ayak izi azaltımında en yüksek katkı; Kadın ve Erkek, Elektronik, Ev ve Yaşam ile Bebek ve Çocuk kategorilerinde gerçekleşti. Satış verileri baz alınarak 2024 yılında karbon salımının en fazla önlendiği ürünler arasında pantolon, kahve makinesi, bebek arabası ve puset gibi ürün grupları öne çıktı. 2024’te Satılan 8 Milyon Giyim Ürünüyle 307 Bin Ton Karbon Eşdeğeri ve 35,7 Ton Tekstil Atığı Önlendi 2024 yılında Dolap üzerinden satılan 8 milyona yakın giyim ürünü sayesinde 446 milyon litre su kullanımının, 35,7 ton tekstil atığının ve 307 bin 340 ton CO₂e karbon ayak izinin oluşması önlendi. Genel giyim sektörü ortalamaları esas alınarak yapılan hesaplamalar, Dolap’ta yeniden satışa sunulan tekstil ürünleri sayesinde 3 bin 245 kişinin bir yılda oluşturacağı toplam tekstil atığının sistem dışına çıkmasının önlendiğini ortaya koyuyor. İkinci El Satış, Birinci El Fayda Dolap’ın yarattığı etki yalnızca çevresel boyutla sınırlı kalmıyor. Kullanmadıkları ürünleri ikinci el olarak satarak gelir elde eden binlerce kadın, hem ev ekonomisine katkı sağlıyor hem döngüsel ekonomiyi destekliyor. Bu döngü, ekonomik tasarrufla birlikte toplumsal dayanışmayı da destekleyen bir etki alanı oluşturuyor. Dolap, döngüsel ekonomi yaklaşımını sosyal etki projeleriyle desteklemeyi sürdürüyor. Depremden etkilenen kadınlara yönelik hayata geçirilen “Hayallerime Giden Yol” programı kapsamında satış ve dijital mağazacılık eğitimleri verilerek, katılımcıların sürdürülebilir gelir elde etmeleri destekleniyor. Platform ayrıca, “Giy, Sat, Bağışla” yaklaşımıyla kullanıcıların satış gelirlerinden sivil toplum kuruluşlarına bağış yapabilmesine imkan tanıyor. İkinci El Z Kuşağında Yeni Tüketim Normuna Dönüşüyor Raporda yer alan küresel veriler, ikinci el alışverişin özellikle genç nesilde hızla yaygınlaştığını gösteriyor. Z kuşağının önemli bir bölümü ikinci el giyimi yeni bir tüketim normu olarak görürken, küresel ikinci el pazarının önümüzdeki yıllarda hızla büyümesi bekleniyor. Dolap, dijitalleşme ile döngüsel ekonomiyi buluşturan yapısıyla, bu dönüşümün Türkiye’deki en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. İl bazında yapılan hesaplamalar, Dolap üzerinden gerçekleşen ikinci el satışların Türkiye’nin dört bir yanındaki illerde yalnızca bireysel değil, bölgesel ölçekte de karbon salımını azalttığını ortaya koyuyor. Satışların çevresel etkisi, il düzeyinde ortalama ürün başına düşen karbon ayak izi verileriyle hesaplanarak, döngüsel ekonominin yaygınlaştıkça çevresel faydayı ülke geneline yayılan somut bir etkiye dönüştürebildiğini gösteriyor.

Bursa’nın Su Sigortası Uludağ’da Alarm Haber

Bursa’nın Su Sigortası Uludağ’da Alarm

Ağırlıklı olarak insan eliyle ortaya çıkan ve tüm dünyada gün geçtikçe etkisini daha fazla hissettiren iklim krizi, günlük yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Dünyanın bir kısmı yağışların olmaması sebebiyle susuzlukla mücadele ederken, bir kısmı ise aşırı yağışların getirdiği felaketlerle uğraşıyor. YAĞIŞLAR, SON 52 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 1 Ekim 2024 - 30 Eylül 2025 dönemini kapsayan ‘2025 Su Yılı Raporu’na göre, metrekareye düşen ortalama yağış miktarı 422,5 mm oldu ve uzun yıllar ortalamasının yüzde 26 altında kaldı. Bu değer son 52 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. BURSA’NIN ‘SU SİGORTASI’ ULUDAĞ Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verileri yaşanan krizi gözler önüne seriyor. Bursa’nın en önemli su kaynağı ve ‘su sigortası’ olarak kabul edilen Uludağ, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini en sert şekilde hisseden bölgelerin başında geliyor. Artan sıcaklıklar ve düzensizleşen yağış rejimi, son 10 yılda dağdaki kar örtüsünün yüzde 50'ye varan oranlarda azalmasına neden oldu. 2015 yılında 266 gün boyunca karla kaplı olan ve 187 santimetre kalınlığa ulaşan zirve, 2024 yılında sadece 100 gün kar tutabilirken; maksimum kalınlık 93 santimetreye kadar geriledi. 2025’in ilk altı ayında kar kalınlığı anlık olarak 131 santimetreye ulaşsa da, artan sıcaklıklar nedeniyle erime hızı endişe verici boyutlara ulaştı. SON 50 SENEDE ULUDAĞ’DA SICAKLIK 3 DERECE ARTTI 1970-2024 yılları arasındaki son 55 yıllık periyot incelendiğinde, Bursa merkezde ortalama sıcaklıkların 2 derece, Uludağ’ın zirvesinde ise 3 derece arttığı görülüyor. Bu durum, buharlaşmayı şiddetlendirerek yağışların yeraltı sularını beslemeden atmosfere karışmasına neden oluyor. Zirvedeki yağış miktarının ortalamanın 30 milimetre altına düşmesi ve Uludağ'daki erimenin, kentin su güvenliğini doğrudan tehdit ettiği görülüyor. Yağış rejimindeki düzensizleşme ve artan sıcaklıklar ise su teminini zorlaştırıyor. “HALKIMIZI BİR KEZ DAHA TASARRUFA DAVET EDİYORUM” Doğancı ve Nilüfer barajlarını ziyaret ederek son durum hakkında bilgi veren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, geçtiğimiz aylarda yağışların azalması sonucu kentte bir süre su kesintisi yapmak zorunda kaldıklarını hatırlattı. Gerekli tedbirlerin alınması sayesinde daha vahim bir tabloyla karşılaşılmadığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa artık su şehri değil. Bursalılara bugüne kadar su tasarrufu konusunda gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum. Bu sayede su tüketiminde önemli bir düşüş yaşandı. Ancak bunun da yeterli olmadığını biliyoruz. Su sorunu yaşadığımız süreçleri elbette atlatacağız. Bu dönemi atlatmak ve tekrar susuz kalmamak için halkımızı bir kez daha tasarrufa davet ediyorum. Suya sahip çıkmalıyız. Suyu tasarruflu kullanmalıyız. Sürdürülebilir su anlayışını Bursa’ya yerleştirmeliyiz. Bu konuda halkımızın desteği önemli” dedi. “ARTIK ŞİKAYET ZAMANI DEĞİL, ÇÖZÜM ZAMANI” Bursa’daki su kaynaklarının ana damarının Uludağ olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, Uludağ’a kar yağdığında barajların suyla dolduğunu ve kente aktarıldığını söyledi. Uludağ’da 2015 yılında 2 metreye yakın kar yağarken, 2024 yılında bu oranın yüzde 50 azaldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Son 52 yılın en düşük yağmur yağdığı yıldayız. Aralık ayının ortasına gelmemize rağmen hala yeterli yağmur alamadık. Uludağ’a da yeterli kar yağmadı. Son 10 yılda su miktarında da yüzde 30 civarında bir düşüş oldu. Dünya yaklaşık 20 senedir iklim krizini konuşuyor ve gerekli tedbirleri alarak süreci yönetiyor. Ancak Bursa’da dikkate alınmamış. Bu yüzden bugünleri yaşıyoruz. Artık şikayet zamanı değil, çözüm zamanıdır. Bizler Bursa’nın gelecekte su sorunu yaşamaması için çözüm üreten, bilim insanların verilerini dikkate alan bir yönetim anlayışını sergiliyoruz” diye konuştu. “ÇINARCIK ARITMA TESİSİNİ YAKIN ZAMANDA DEVREYE ALACAĞIZ” Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından üretilen çözümler sayesinde Çınarcık Barajı bypass hattını hayata geçirdiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Günlük ortalama 100 bin metreküp suyu, Çınarcık Barajı’ndan alarak Bursalılarla buluşturduk. Çınarcık Barajı’nın arıtma tesisini de yakın zaman içerisinde devreye alacağız. Böylece biraz daha nefes alacağız. Diğer alanlardaki çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Bize hem göletler konusunda hem de diğer alanlarda yaptığımız çalışmalarda destek veren DSİ Bölge Müdürlüğü’ne, bize önemli katkıları olan Valimiz Erol Ayyıldız’a da teşekkür ediyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konut Üretiminde Güven ve Sürdürülebilirlik Ön Planda Haber

Konut Üretiminde Güven ve Sürdürülebilirlik Ön Planda

Şentürk, aile geçmişlerine dayanan üretim anlayışının temelinde insan odaklı tasarımın yer aldığını, yapıların yalnızca barınma ihtiyacı değil uzun vadeli yaşam kültürü sunması gerektiğini vurguladı. Yeni projelerinde modern mimari, mühendislik güvenliği ve çevreyle uyumlu çözümleri bir araya getirdiklerini belirten Şentürk; mimari, iç mekân ve peyzaj disiplinlerinin ortak çalışmasının projelere bütüncül bir yapı kazandırdığını ifade etti. Sürdürülebilirliğin artık projelerin vazgeçilmez bir kriteri olduğunu söyleyen Şentürk, enerji verimliliği, su tasarrufu ve geniş yeşil alan tasarımının önemine dikkat çekerek, son projelerinde 15.180 m² peyzaj alanı tanımladıklarını aktardı. Şentürk, sektörün rekabet ortamında uzun vadeli değer üretme anlayışının belirleyici olduğunu, estetik–uyum–dayanıklılık dengesinin projelerde fark yarattığını ifade etti. Çevre dostu yapı yaklaşımının ise geleceğe dönük önemli bir fırsat oluşturduğunu belirtti. Türkiye’de inşaat sektörünün hızla dönüşmeye devam ettiğini söyleyen Şentürk, maliyet artışlarının zorluk yarattığını ancak yenilikçi tasarım ve teknoloji kullanımının sektörü ileri taşıyan başlıca unsurlar olduğunu vurguladı. Önceliklerinin her zaman güven ve uzun ömürlü yaşam alanları üretmek olduğunu ifade eden Şentürk, bu değerlendirmelerini MAG okurlarıyla paylaştı.

PepsiCo ​​​​​​​Türkiye, Su Riskine Karşı Güçlü Bir Gelecek İnşa Ediyor Haber

PepsiCo ​​​​​​​Türkiye, Su Riskine Karşı Güçlü Bir Gelecek İnşa Ediyor

Dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketlerinden PepsiCo, PepsiCo Pozitif (pep+) stratejisinin temel bir unsuru olan “Net Su Pozitif” vizyonu doğrultusunda, su kaynaklarını korumayı ve fabrikalarının bulunduğu bölgelerde sürdürülebilir etki yaratmayı odağına almaya devam ediyor. PepsiCo Türkiye, bu yaklaşım kapsamında suyu daha verimli kullanmayı, kullanılan suyu doğaya geri kazandırmayı ve tarımsal üretimde su riskini azaltmayı önceleyen projeler hayata geçiriyor. Doğa Koruma Merkezi (DKM) iş birliğiyle, 60 milyon TL’nin üzerinde bir bütçeyle hayata geçirilen Bir Damla Bir Dünya Projesi, bu vizyonun en somut örneklerinden biri olarak Türkiye’de yüksek su riski taşıyan bölgelerde kapsamlı bir dönüşüm yaratmayı amaçlıyor. Adana, Mersin, Manisa ve İzmir’deki çiftçilerin modern sulama tekniklerini kullanmasını sağlayarak tarımda kullanımı azaltan proje kapsamında çiftçilere iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadele, suyun verimli kullanımı ve toprağın korunması konularında eğitimler veriliyor. Bu eğitimlerde; tasarruflu sulama yöntemleri, basınçlı sulama sistemleri, doğru sulama zamanlaması, bitki ve toprak özelliklerine uygun sulama teknikleri ve toprakta organik madde artırımı gibi sürdürülebilir tarım uygulamaları öğretiliyor. Tarlalarda 3 bin dekara yakın alanda damla sulamanın yaygınlaştırılmasına destek olan proje ile fabrikaların bulunduğu havzalarda suyun geri kazandırılması destekleniyor. PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay: “Su artık sadece çevresel bir konu değil; herkes için ortak, acil ve hayati bir mesele” Dünyanın ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğunu dile getiren PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay, “Birleşmiş Milletler’in 2024 Dünya Su Gelişimi Raporu, son 20 yılda 1,4 milyar kişinin kuraklık ve suyla ilgili konulardan doğrudan etkilendiğini ortaya koyuyor. Yalnızca bu rakam bile, suyun geleceğinin artık küresel risk sıralamalarında neden en üst basamaklarda yer aldığını çok açık bir şekilde gösteriyor. Bu tablo yalnızca ekosistemlerin değil, gıda güvenliğinin, toplumsal yaşamın ve ekonomik istikrarın da tehdit altında olduğunu ortaya koyuyor. Su artık sadece çevresel bir konu değil; herkes için ortak, acil ve hayati bir mesele. Bu nedenle suyu korumak hem ülkeler hem de şirketler için önemli hale geldi” dedi. “Manisa, İzmir ve Tarsus’ta yapılan damla sulama uygulamalarıyla 2024 yılında Manisa fabrikasında kullandığımız suyun %100’ünü, İzmir’de %94’ünü, Tarsus’ta ise %58’ini doğaya geri kazandırdık” PepsiCo Türkiye’nin hem bir gıda ve içecek şirketi olarak hem de tarım odağında yaptığı çalışmalar kapsamında su yönetimini sürdürülebilirlik stratejisinin önemli unsurlarından biri olarak gördüğünü dile getiren Ergün Günay, “PepsiCo Türkiye olarak Net Su Pozitif vizyonumuz doğrultusunda yalnızca su tüketimini azaltmakla yetinmiyor; özellikle su riski yüksek bölgelerde kullandığımız suyun tamamını doğaya geri kazandırmayı hedefliyoruz. Doğa Koruma Merkezi iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Bir Damla Bir Dünya Projesi ile sadece geçtiğimiz yıl Manisa fabrikasında kullandığımız suyun %100’ünü, İzmir’de %94’ünü, Tarsus’ta ise %58’ini doğaya geri kazandırdık. 2023 ve 2024 yıllarında 735 milyon litre su tasarrufunda bulunduk. 2025 yılı itibariyle bu rakamın 1.6 milyar litreyi bulması için çalışıyoruz. Böylece 674 olimpik havuza karşılık su tasarrufu yapılmasını desteklemiş olacağız. Bu somut sonuçlar, su yönetimini stratejik bir öncelik olarak ele aldığımızın ve sahada gerçek etkiler ürettiğimizin en net göstergesi. Önümüzdeki dönemde projeyi daha fazla bölgeye yayarak hem doğaya hem de yerel üreticilere destek vermeye kararlıyız” dedi. Doğa Koruma Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Zeydanlı: “Önümüzdeki dönemde en çok tartışacağımız konulardan biri su sorunu olacak. Bir yandan iklim krizinden kaynaklı kuraklık, diğer yandan suyun yanlış kullanımı su kaynaklarımız üzerindeki baskıyı her geçen gün artırıyor. Su yönetimi artık yalnızca bir çevre meselesi değil; doğrudan sosyoekonomik etkileri olan bir konu haline geldi. Bu noktada tarım sektörü hem su tüketimindeki %79’luk payı hem de su verimliliği için sunduğu potansiyel çözümler nedeniyle en kritik sektörlerden biri. Ancak sürdürülebilirliği ve su verimliliğini gözetmeyen, en yüksek hasılata odaklanmış bir üretim modeli ile bu dönüşümün gerçekleşmesi mümkün değil. Bunun için su verimliliği ve üretim arasında bir denge kuran modeller ve bunların hayata geçmesini sağlayacak güçlü iş birliklerine ihtiyaç var. Bu proje kapsamında yapılan çalışmalar çiftçi, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinin güzel bir örneğini ortaya koymuştur.” PepsiCo Türkiye, sürdürülebilir su yönetimi alanında attığı adımlarla hem sektörüne öncülük etmeyi hem de Türkiye’nin su geleceğine katkı sunmayı sürdürüyor. Bir Damla Bir Dünya Projesi'yle elde edilen sonuçlar, şirketin hem üretim süreçlerinde hem de tedarik zincirinde su riskini azaltma konusundaki kararlılığını güçlendirirken, iş birliği temelli yaklaşımıyla dirençli gıda ekosistemlerinin oluşmasına da somut bir katkı sağlıyor. PepsiCo önümüzdeki dönemde de Net Su Pozitif hedefi doğrultusunda yürüttüğü tüm çalışmalarla, suyu koruyan, verimliliği artıran ve uzun vadeli fayda sağlayan projelere yatırım yapmaya devam edecek.

Trendyol Depo ve Ofislerinde %100 Yenilenebilir Enerji Haber

Trendyol Depo ve Ofislerinde %100 Yenilenebilir Enerji

Trendyol, 300’ü aşkın ofis, dağıtım ve aktarma merkezinde I-REC sertifikalı tamamen yenilenebilir elektrik kullanımına geçiyor. Böylece, kendi operasyonlarında 2040 yılı için belirlediği karbon nötr hedefinin yaklaşık %70’ine daha erken ulaşmış olacak. Türkiye’nin lider ve dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, sürdürülebilirlik yolculuğunda hızlandırdığı dönüşümün etkilerini ve geleceğe yönelik stratejik önceliklerini ortaya koyan 2024 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’nu açıkladı. Rapor kapsamında Trendyol, 2040 nötr karbon yolundaki hedefleriyle uyumlu ilerlediğini ortaya koydu. Sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir adım atan Trendyol tüm ofisleri, dağıtım ve aktarma merkezlerini kapsayan 300’ü aşkın lokasyonda tamamen yenilenebilir kaynaklardan üretilen “I-REC sertifikalı” elektrik kullanımına geçtiğini açıkladı. Şirket, hidroelektrik dahil çeşitli kaynakların sertifikalandırılabildiği bu sistemde özellikle güneş ve rüzgar enerjisini tercih ederek operasyonel çevresel etkisini en aza indirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşımla Trendyol, kendi operasyonlarında 2040 için koyduğu karbon nötr hedefinin yaklaşık %70’ine daha erken ulaşmış olacak. Sürdürülebilirliğin Trendyol’un temel öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, şunları söyledi: “Trendyol olarak, 2040 karbon nötr hedeflerimizi içeren sürdürülebilirlik yolculuğumuzda ilk günden bu yana kararlılıkla ilerliyor, teknoloji ve inovasyon gücümüzü, toplum ve dünyada kalıcı değer yaratmak amacıyla kullanıyoruz. Bu yıl itibarıyla sürdürülebilirlik stratejimizin üç yıllık dönüm noktasına ulaştık ve başlangıçta koyduğumuz hedefleri yeniden değerlendirdik. 2024 boyunca veri analitiği, tedarik zinciri verimliliği ve enerji yönetimi gibi alanlarda yapay zekâ destekli çözümleri gündemimize aldık ve sürdürülebilir dönüşüm yolculuğumuzda pozitif adımlar attık. Ulaştığımız seviyeyi bir varış noktası değil, yeni bir başlangıç olarak görüyoruz. Bu yaklaşımın temelinde, sürdürülebilirlik yolculuğunun dinamik bir süreç olduğu ve zaman içinde değişen ihtiyaç ve risklere göre kendimizi sürekli gözden geçirip yeniden hizalama gerekliliği yatıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde değişen koşullar, paydaş beklentileri ve küresel gereklilikler doğrultusunda stratejimizi düzenli olarak güncellemeyi sürdüreceğiz.” Trendyol’un üçüncü sürdürülebilirlik raporu, şirketin artan operasyon hacmine rağmen son bir yılda karbon verimliliğini koruduğunu ortaya koyuyor. Atıklarının %99’unu geri dönüştüren Trendyol, kargo poşetlerinde en az %50 oranında geri dönüştürülmüş plastik kullanıyor. İkinci el platformu Dolap sayesinde 307 bin ton karbondioksite eşdeğer emisyonun oluşmasını engelleyen şirket, ek olarak 336 milyon metreküp su tasarrufu sağladı. Sürdürülebilir üretim odaklı ürün gamını da hızla büyüten Trendyol, 2024’te Trendyol Care etiketli ürünlerini yüzde 225 genişleterek, 520 bin sürdürülebilir ürünü Türkiye’den Körfez ülkeleri ve Doğu Avrupa’da müşterileriyle buluşturdu. Ayrıca, ikinci el platformu Dolap üzerinden 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırarak döngüsel ekonomiye katkı sağladı. Trendyol ayrıca, çift yönlü önceliklendirme yaklaşımıyla tüm paydaşlarının görüşlerini toplayarak çevresel ve sosyal alanda öne çıkan 20 kritik konuyu belirledi ve sürdürülebilirlik stratejisini buna göre güncelledi. Trendyol, uzun vadeli çevresel yol haritasında da somut taahhütler ortaya koyuyor. Şirket, kendi operasyonlarında 2040’a, tüm iş ortakları ve tedarikçilerini kapsayan değer zincirinde ise 2050’ye kadar karbon nötr olmayı hedefliyor. Ambalaj ve atık yönetiminde tüm lojistik merkezlerinde sıfır atık sertifikasyonu almayı ve perakende ambalaj malzemelerinin tamamını sertifikalı kaynaklardan sağlamayı planlıyor. Sürdürülebilir üretimde ise 2030’a kadar ürünlerin yüzde 20’sinin sertifikalı ve patentli malzemelerden üretilmesi hedefleniyor. GRI 2021 sürdürülebilirlik raporlama standartlarına uygun hazırlanan rapor, karbon azaltımı, sürdürülebilir üretim, atık ve ambalaj yönetimi gibi çevresel başlıkların yanı sıra sosyal etki projeleri ve şirketin sürdürülebilir geleceğe yönelik planlarını kapsamlı şekilde sunuyor.

Karabağlar Secap İle Geleceğe Hazırlanıyor Haber

Karabağlar Secap İle Geleceğe Hazırlanıyor

Bu kapsamda, Belediye Meclis Üyesi ve Çevre Mühendisi Rahile Yeni’nin sunumuyla Meclis Toplantı Salonu’nda bir iç paydaş toplantısı düzenlendi. Toplantıya Belediye Başkanı Helil Kınay, başkan yardımcıları, birim müdürleri ve SECAP veri sorumluları katıldı. Sunumda, iklim krizinin etkileri ve Karabağlar Belediyesi’nin bu süreçteki sorumlulukları üzerinde duran Rahile Yeni, ilerleyen dönemde yapılacak dış paydaş toplantılara ilişkin bilgi verdi. Planlama süreci, görev dağılımları ve önümüzdeki çalışma takvimi hakkında katılımcıları bilgilendirdi Kınay: “Tüm süreçlerde farkındalıkla hareket etmek gerekiyor” Toplantıda konuşan Başkan Kınay, Karabağlar Belediyesi olarak tüm süreçlerde farkındalıkla hareket etmenin önemine dikkat çekti. Kınay “Hayatımızda yaptığımız her şey farkındalıkla bağlantılı ama çevreyi korumak, enerji ve su tasarrufu gibi uygulamalar artık bir tercih değil, zorunluluk. Her birimin katkısı çok önemli; birimiz eksik olursa sistem aksıyor. Küçük görevler bile sürecin devamı için kritik. Bu farkındalıkla çalışmalıyız” diye konuştu. “Gerçek verilere dayalı bir sistem kuracağız” Veri yönetiminin önemine de değinen Başkan Kınay sözlerine şöyle devam etti: “Elektrik, su, yakıt, araç kullanımı ve malzeme tüketimi gibi tüm verileri doğru şekilde takip etmeden verimli bir yönetim sağlayamayız. Hedefimiz, tüm birimlerimizde gerçek verilere dayalı bir karar alma sistemini oturtmak. Bu sistemle gereksiz iş yükünü azaltacak, kaynaklarımızı daha verimli kullanacak, kurumsal güvenilirliğimizi artıracak ve yeni projeler için alan açacağız” “Her fikir uygulanabilir, yeter ki doğru projelendirilsin” Kınay, tüm çalışanların fikir ve önerilerini paylaşmalarını da teşvik ederek “Her fikir, doğru projelendirilirse uygulanabilir ve fark yaratır. Hepimizin görevi; veriyi doğru toplamak, paylaşmak ve süreçleri planlı, verimli yürütmektir. Gereksiz işlerden kaçınmalı, enerjimizi doğru kullanmalıyız. Bu yaklaşım sadece bugünü değil, 2026 ve sonrasındaki tüm çalışmalarımızı da güçlendirecek” dedi. SECAP süreci kapsamında belediyenin enerji tüketimi, binalar, ulaşım ve atık yönetimi gibi alanlarda veri toplanacak. Elde edilen verilerle 2030 yılına kadar uygulanacak yerel enerji ve iklim eylem planı oluşturulacak.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.