Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Su Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Su Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ecolab İstanbul Fabrikası, Türkiye’nin İlk 5 AWS Sertifikalı Tesisinden Biri Oldu Haber

Ecolab İstanbul Fabrikası, Türkiye’nin İlk 5 AWS Sertifikalı Tesisinden Biri Oldu

Sertifika, Ecolab’ın sorumlu su yönetimine ve yerel su kaynaklarının korunmasına yönelik uzun vadeli taahhüdünün altını çiziyor. Toplam 12 aya yayılan titiz seçim süreci, kapsamlı denetimleri, saha değerlendirmelerini ve paydaş katılımını içeriyor. Sertifika sürecini değerlendiren Ecolab I+MEA (Hindistan, Orta Doğu ve Afrika) Tedarik Zinciri Başkan Yardımcısı Lütfi Doğan, konuyla ilgili şunları söyledi: “Bu sertifika, resmi bir tescilden çok daha fazlasını ifade ediyor, su kaynaklarını korumaya yönelik mevcut taahhüdümüzde stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor.” Doğan, küresel belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde bu önemli aşamaya gelmiş olmaktan gurur duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: “İstanbul fabrikamızı pazarımızdaki ilk AWS sertifikalı tesis ve ülke genelindeki ilk 5 sertifikalı tesisten biri olarak konumlandırmayı başardık, bu da kolektif çabanın ve uzun vadeli kararlılığın nasıl ölçülebilir ve olumlu bir etkiye dönüşebileceğini kanıtlıyor. Başarımız, Ecolab’ın temel amacı olan topluluklarımız için hayati olanı korurken ticari büyümeyi sürdürme hedefinin doğrudan bir yansımasıdır. Uluslararası düzeydeki bu standart, sadece İstanbul fabrikamız için değil, tüm bölgemiz için önemli bir referans noktası olacak. Her yıl yenilenen sertifika süreciyle, su yönetimindeki liderliğimizi gelecek yıllarda da sürdürmeyi ve güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Ecolab’ın AWS yolculuğunda önemli kilometre taşları Ecolab’ın Türkiye’deki AWS yolculuğu, endüstriyel süreçlerle sınırlı kalmadı ve su yönetimi ilkelerini toplumsal katılım ve ekosistem koruma girişimlerine entegre etti: Ecolab İstanbul Fabrikası / Nalco Water: Tesisin kapsamlı su sürdürülebilirliği yolculuğu, Türkiye AWS web sayfası üzerinden entegre edilerek paylaşıldı. Ömerli Barajı Çevre Faaliyetleri: Gönüllü ekipler, İstanbul’un en kritik içme suyu kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı’nda temizlik faaliyetleri yürüttü.Akademi ve Kamu Sektörüyle İş Birliği: Sabancı Üniversitesi ile stratejik akademik iş birlikleri kuruldu ve İSKİ, yerel yönetimler ve komşu sanayi tesislerinin katılımıyla bölgesel bir farkındalık platformu olan "İstanbul Su Paneli" oluşturuldu.

Dünya Tarımının Kalbi Konya’da Atıyor Haber

Dünya Tarımının Kalbi Konya’da Atıyor

7-11 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen fuar, tarım, tarımsal mekanizasyon ve tarla teknolojileri alanında bölgenin en kapsamlı organizasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. Tüyap Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyon, bundan böyle her yıl Nisan ayının ilk salı günü sektör paydaşlarını buluşturacak. Tüyap Konya Fuarcılık A.Ş. organizatörlüğünde düzenlenen fuarımız; başta Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) olmak üzere, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yanı sıra Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA), Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya Ticaret Odası, Konya Sanayi Odası, Konya Ticaret Borsası, MÜSİAD Konya Şubesi ve Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şubesi’nin değerli destekleriyle hayata geçirilen fuar, 7 salon ve açık alan dahil olmak üzere toplam 96 bin metrekarelik sergi alanında ziyaretçilerini ağırlıyor. Açılış töreninde, Konya Valisi İbrahim Akın, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Ticaret Odası Başkan Vekili Lütfi Can Başaran, Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Bayramoğlu, Tüyap Fuarcılık Grubu İcra Kurulu Başkanı Zeynep Ünal Öztop, Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü ve Konya İl Protokolü fuarın açılışına katılırken, fuarın sektöre ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ettiler. Ayrıca fuarın açılış törenine Ekvador, Nijerya, Sudan ve Gana büyükelçileri de katılım gösterdiler. Türkiye’nin 81 ilinden ve yaklaşık 100 farklı ülkeden gelen ziyaretçilerle uluslararası bir ticaret platformuna dönüşen organizasyon, geçtiğimiz yıl elde ettiği 251 binin üzerinde ziyaretçi ve 432 katılımcı firma başarısını bu yıl daha ileri taşımayı hedefliyor. Artan uluslararası ilgiyle büyümeye devam eden Konya Tarım Fuarı, sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olma özelliğini pekiştiriyor ve Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesini küresel alıcılarla buluşturuyor. Tarımın Tüm Paydaşları Tek Çatı Altında Buluştu Konya Tarım Fuarı, tarım makineleri, traktörler, ekim-dikim ve hasat makineleri, sulama sistemleri, tarım teknolojileri yazılımları, hayvancılık ekipmanları ve yenilenebilir enerji çözümleri gibi geniş bir ürün gamını aynı çatı altında topluyor. Bu bütüncül yapı sayesinde tarımsal üretim yapan işletmeler ve distribütörler, farklı çözüm ve teknolojilere tek noktadan ulaşarak karşılaştırma yapma ve doğru yatırım kararları alma imkânı buluyor. Tarımda Teknoloji ve Verimlilik Odağı Öne Çıkıyor Bu yıl fuarda özellikle tarımsal mekanizasyon, dijital tarım uygulamaları ve sürdürülebilir üretim çözümleri ön plana çıkıyor. Tarım teknolojileri geliştiren şirketler, yazılım çözümleri ve yeni nesil ekipmanlarla üretimde verimlilik ve maliyet optimizasyonuna yönelik yeniliklerini sergiliyor. Fuar, çiftçilerden büyük ölçekli tarım işletmelerine, yatırımcılardan distribütörlere ve kamu temsilcilerine kadar geniş bir ziyaretçi profilini bir araya getirerek sektörde güçlü iş birliklerinin kurulmasına zemin hazırlıyor. Aynı zamanda katılımcı firmalar için uluslararası pazarlara açılan önemli bir kapı niteliği taşıyor. Bölge ülkeleri için ticari iş birliği ve yeni tedarik kanalları oluşturma fırsatı sunan fuar, global marka ve üreticilerle yüz yüze temas imkânı sağlayarak Türkiye’nin tarım makineleri ve teknolojilerindeki gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Tarımın Geleceği Sahnesi’nde Uzmanlar Buluşuyor Bu yıl Konya Tarım Fuarı, sunduğu iş birliği ve ticaret fırsatlarının yanı sıra sektörde bilgi paylaşımı ve vizyon geliştirilmesine de önemli katkı sağlıyor. İlk kez hayata geçirilen “Tarımın Geleceği Sahnesi”, üç gün boyunca alanında önde gelen akademisyenler ile sektör temsilcilerini bir araya getirerek tarımın dönüşümüne ışık tutacak. Program kapsamında düzenlenecek oturumlarda; tarımda sürdürülebilirlik, su yönetimi, akıllı teknolojiler ve üniversite–sanayi iş birlikleri gibi kritik başlıklar ele alınacak. Bu kapsamlı içerik, yenilikçi yaklaşımları aynı platformda buluşturarak fuarın sektöre ve profesyonellere sunduğu katma değeri daha da güçlendiriyor. Konya Tarım Fuarı’nda Yenilik ve Deneyim Odaklı Özel Alanlar: Start-up Alanı ve Traktör Yarışmaları Bu yıl fuar kapsamında, Konya Teknokent iş birliği ile hayata geçirilen “Start-up Alanı”nda, tarım sektörüne yönelik en yenilikçi ürün ve çözümler ziyaretçilerimizle buluşturulacak. Ayrıca açık alanda oluşturulan 2.000 metrekarelik özel bölümde, fuar süresince 5 gün boyunca yeteneğe dayalı “En İyi Traktör Sürücüsü Yarışması” ve “En İyi Modifiye Traktör Yarışması” düzenlenerek ziyaretçilere dinamik ve etkileşimli bir deneyim alanı sunulacak. Yenilenen Fuar Alanı Deneyimi Güçlendiriyor Fuarın gerçekleştirildiği Tüyap Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde, katılımcı ve ziyaretçi deneyimini artırmak amacıyla kapsamlı yenileme ve iyileştirme çalışmaları hayata geçirildi. Altyapıdan ortak kullanım alanlarına kadar geniş bir çerçevede yapılan düzenlemeler, fuar deneyimini daha konforlu ve verimli hale getiriyor. Tüyap Fuarcılık Grubu, uzun vadeli vizyonuyla gerçekleştirdiği yatırımlarla fuarcılık sektöründe sürdürülebilir büyüme ve değer üretimi odağında ilerlemeye devam ederken, Türkiye’nin stratejik konumu ve Konya’nın güçlü tarım sanayisi, fuarı bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir çekim merkezi haline getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor Haber

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor

Plan; suyun sürdürülebilir kalkınma temelinde verimli kullanımını sağlamak, kirletici baskı ve etkileri azaltmak, su kalitesini iyileştirmek ve su ile atıksu altyapısını güçlendirmek için bütüncül ve sürdürülebilir çözümler ortaya koyuyor. Tarımsal sulama sektörünün öncü firmalarından NETAFIM, Türkiye’deki faaliyetlerini Ulusal Su Planı çerçevesinde konumlandırırken, AR-GE ve üretim çalışmalarını belirlenen su politika ve stratejileriyle eşgüdüm içinde sürdürmeye devam ediyor. İklim risklerine uyum, dijital izlenebilirlik ve karar destek sistemleri ile su–işçilik–enerji ekseninde toplam verimlilik artışı yaklaşımlarında bugüne kadar atılan adımların hızlandırılması ve Ulusal Su Planına tam entegrasyon amacıyla bir “çalışma ve izleme grubu” oluşturan NETAFIM Türkiye Genel Müdürü Pınar Parmaksız, şu değerlendirmede bulundu: “NETAFIM olarak uzun yıllara dayanan saha gözlemlerimizi, elde ettiğimiz verileri ve dünyadaki örnek tarımsal su yönetimi ile verim artırıcı uygulamaları; sürdürülebilirlik stratejilerimizin temel girdileri olarak titizlikle değerlendiriyor, üretim, AR-GE ve ticari faaliyetlerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızın güncel sonuçlarını başta kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, çiftçiler ve diğer paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından detaylandırılan ve şekillendirilen Ulusal Su Planı’nı son derece önemli buluyoruz.” Tarımda dijitalleşme ve suyun verimli kullanımı kapsamında, Ulusal Su Planı’nda öngörülen hedeflere ulaşılmasında özel sektörün inisiyatif almasının önemine dikkat çeken Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuraklığın etkilerini her geçen gün daha fazla hissederken, hassas tarım ve sulama yaklaşımına büyük önem veriyoruz. Çeyrek asrı aşan süredir Türkiye pazarında, tarımsal verimlilik artışını su tasarrufuyla özdeşleştirmek amacıyla damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için ekibimizle birlikte önemli adımlar attık. Dijital tarım ve otomasyonun artık kavramsal bir tercih değil, su yönetiminin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini; bu yaklaşımın her geçen yıl daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Dijital dönüşümle su kaynaklarının akıllı teknolojilerle yönetilmesini öngören yeni 10 yıllık Ulusal Su Planı’nın da bu vizyonun güçlenmesinde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.” Tarım arazilerinin sulanmasına yönelik yapılan yatırımın hem verimli hem de kalıcı olmasının büyük önem taşıdığını belirten Pınar Parmaksız, “Sulama borularını toprak altına indirmek; özellikle buharlaşmaya bağlı su kaybını azaltırken, her sezon tekrar eden serme-toplama işçiliğini de ortadan kaldırıyor. Önümüzdeki dönemde devlet teşviklerinin ve hibelerin, daha kapsamlı bir içerikle toprak altı sulama sistemlerini hem tarlalarda hem de bahçelerde yaygınlaştırmanın önünü açması, hiç şüphesiz 2026–2035 Ulusal Su Planı’nın genel perspektifiyle birebir örtüşecektir.” dedi. Kişi başına günlük su tüketiminin yaklaşık 200 litre seviyelerinden, planın öngördüğü şekilde dört yıl içinde 120 litre düzeylerine indirilmesinin kritik bir hedef olduğuna işaret eden Pınar Parmaksız, şunları söyledi: “Tarımsal faaliyetler, %70 ile hâlihazırda suyu en çok tüketen sektör olma özelliğini koruyor. Bunun temel nedenleri; sulamada doğru bilinen yanlışlar, verimsizlik ve geleneksel uygulamalar. Mevcut kişi başı su tüketimi, Avrupa ülkelerinin ortalamasının yaklaşık %45 üzerinde. NETAFIM’in 110 ülkedeki faaliyetlerinden edindiği deneyimle, suyun daha akılcı kullanılması; gelecek nesillerin iklim riskinin etkilerini daha az hissetmesi ve yönetilebilir bir su kullanımının başta çiftçilerimiz olmak üzere tüm halkımız tarafından içselleştirilmesi doğrultusunda Ulusal Su Planı’nın ortaya koyduğu hedeflere önemli katkı sağlayabileceğimize inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Keskinoğlu GES ve Su Yönetimi Yatırımlarıyla Sürdürülebilir Üretimi Odağına Alıyor Haber

Keskinoğlu GES ve Su Yönetimi Yatırımlarıyla Sürdürülebilir Üretimi Odağına Alıyor

Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımıyla desteklenen enerji kullanımı ve su yönetimi, Keskinoğlu’nun sürdürülebilir üretim vizyonu doğrultusunda öncelikli çalışmalar olarak yerini alıyor. Keskinoğlu, doğal kaynakları korumaya yönelik yatırımlarıyla sektörde ön plana çıkarken, doğadan aldığını doğaya geri verme bilinci ve sorumluluğuyla kaynakların verimli kullanıldığı, çevresel etkilerin minimize edildiği sürdürülebilir üretimi odağına alan çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Keskinoğlu’nun gerçekleştirdiği GES yatırımları üretimde sürdürülebilir enerji kullanımını güçlendiren çok önemli bir çalışma olarak ön plana çıkarken, kurulan güneş enerjisi sistemi sayesinde üretim süreçlerinde kullanılan elektriğin yaklaşık %20’si yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ediliyor. GES yatırımı yalnızca enerji maliyetlerini optimize etmekle kalmıyor, aynı zamanda karbon ayak izinin azaltılmasına da doğrudan katkı sağlıyor. Gıda sektöründe teknolojik dönüşümün yalnızca üretim verimliliğiyle sınırlı olmadığının bilinciyle faaliyetlerini sürdüren Keskinoğlu, GES yatırımlarının yanında atık su arıtma ve üretimde kullanılan su miktarının azaltılmasına yönelik projeleri de hayata geçiriyor. “Doğayı koruyan yatırımlarımızın başında GES, atık su arıtma ve su verimliliği geliyor” “Bugünün tüketicisi çevreye duyarlı üretim süreçleri talep ediyor” diyen Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Keskinoğlu Genel Müdürü Önder Matlı konuyla ilgili şunları söylüyor: “Keskinoğlu olarak üretim artışına yönelik yatırımlarımızla beraber, doğal kaynakların korunmasına yönelik yatırımlara da çok önem veriyoruz. Doğal kaynakların korunmasına yönelik yatırımlarımızın başında ise GES geliyor. Keskinoğlu olarak hayata geçirdiğimiz yatırımlarla mevcuttaki 2,5 MegaWatt’lık kurulu gücümüzü, 2026 yılının ilk yarısında yapacağımız yeni yatırımlarla 15 MegaWatt’a yükselteceğiz. Bu sistem tüm kesimhane kampüsümüzü kapsayacak şekilde, toplam elektrik tüketimimizin %20’sini karşılayacak. “Gıda endüstrisi olmamız sebebiyle, hijyen şartlarına büyük önem veriyoruz. Bu nedenle yıkama ve dezenfeksiyon işlemleri en çok su tüketimi olan üretim aşamalarımız. Su stresi yaşayan ülkeler sınıfında olmamız sebebiyle, gelecek nesillerin ve doğada var olan tüm canlıların yaşam hakkına saygı duyarak öncelikli hedefimiz, arıttığımız suların tekrar kullanımını sağlamak ve su tüketimimizi 30 kat azaltmaktır. Bu doğrultuda her gün 4.200 metreküp atık suyu yüksek verimlilikle arıtma tesislerimizde arıtarak, alıcı ortam ekolojisine, yeraltı sularına ve toprağa zarar vermeden üretim yapmaktayız. “Üretim süreçlerimizde ortaya çıkan atık suyu kullanmak için de bünyemizde su yönetimi departmanı kurduk ve atık su yönetimine yönelik projeleri planlayarak hayata geçiriyoruz. Öncelikle, atık suyu filtrasyonla değerlendirip kendi proseslerimizde kullanmak üzere kullanılabilir su haline dönüştürüp tekrar sisteme sokacağız. Şu anda tüketimi %20 düşürmeye yönelik yatırımları devreye aldık. En yakın zamanda da %50 hedefine ulaşacağız. “Keskinoğlu olarak hayata geçirdiğimiz bir diğer çevre odaklı yatırımımız ise dünyadaki su kaynaklarını korumaya yönelik geliştirilen son teknoloji ürünü, özel filtreler ile ters osmoz uygulaması. Bu yöntem ile su kullanımımızı 2024 yılına göre %15 oranında azaltmayı başardık. Hedefimiz 2027 yılına kadar üretim miktarlarımızı artırırken su kullanım oranımızı bir önceki yıla göre %30 azaltmak. “Üretim süreçlerimizin çevreye olan etkilerini düzenli olarak ölçümlüyor, analiz ediyor ve iyileştirme yatırımları yapıyoruz” Önder Matlı, Keskinoğlu’nun çevre odaklı yatırımları hakkında sözlerine şöyle devam etti: “Keskinoğlu olarak sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda ve gelecek nesilleri önemseyen üretim anlayışımızla atık yönetimi konusunda çevre ve toplum sağlığına duyarlı, yasalara uygun bir yaklaşımı benimsiyor ve uyguluyoruz. Bu kapsamda üretim süreçlerimizde çevresel etkileri azaltacak teknolojilere yatırım yapıyor, döngüsel ekonomi prensiplerini uygulamaya alıyoruz. Üretim süreçlerimizin çevreye olan etkilerini de yürürlükteki çevre mevzuatına uygun olarak düzenli şekilde ölçümlüyor ve analiz ediyoruz. Ayrıca, iç denetimler ve resmi denetimler ile sistematik kontroller hem kuruluşumuz hem de bakanlık tarafından sağlanıyor. Bu ölçümleme faaliyetleri, çevresel performansımızı izlememizi ve sürekli iyileştirme hedeflerimize ulaşmamızı sağlıyor. “Arıtma tesislerimiz %95’in üzerinde verimlilikle çalışıyor. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ‘Sıfır Atık’ projesine entegre olarak yürüttüğümüz çalışmalar ‘Sıfır Atık Belgeleri’ ile tescillendi. Bu belgeler, sadece uygulamaların yeterliliğini değil, aynı zamanda sürdürülebilirliğe olan kurumsal bağlılığımızı da ortaya koyuyor.” Keskinoğlu, “gelecek nesilleri önemseyen” sürdürülebilir üretim anlayışıyla süreçlerini daha çevreci bir yapıya kavuştururken, bu yöndeki vizyonunu da somut yatırımlarla hayata geçiriyor. Bu doğrultuda gerçekleştirdiği çevre odaklı projeler, enerji verimliliğini artıran uygulamalar ve çevre dostu üretimiyle Keskinoğlu, hem sektörde sürdürülebilir dönüşüme öncülük etme hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakma hedefine emin adımlarla ilerliyor. Bu yaklaşımla Keskinoğlu, üretimden yönetime tüm süreçlerinde çevresel sorumluluğu temel bir değer olarak benimsediğini ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin İlk Kimya İhtisas OSB’sinden Su Verimliliğinde Örnek Model Haber

Türkiye’nin İlk Kimya İhtisas OSB’sinden Su Verimliliğinde Örnek Model

Su kaynaklarının giderek daha kritik hale geldiği ve sürdürülebilir kullanımın her zamankinden daha fazla önem kazandığı bir dönemde, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nın (MARKA) 2025 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında yürütülen proje ile birlikte GEBKİM OSB ve katılımcı firmalarında su tüketimi TS EN ISO 46001 standardı çerçevesinde ele alınmaya başlandı. Böylece su yönetimi, anlık müdahaleler yerine veri temelli, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuştu. Pilot Uygulamalarla Ölçeklenebilir Bir Model Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürürlüğe alınan Su Verimliliği Yönetmeliği doğrultusunda geliştirilen proje kapsamında, TS EN ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi ile uyumlu bir yapı kuruldu. “GEBKİM OSB’de Ölçülen Su, Yönetilen Gelecek” yaklaşımıyla ilerleyen süreçte, 44 firma arasından seçilen iki pilot tesiste detaylı teknik analizler gerçekleştirildi. Bu çalışmalar sonucunda, elde edilen veriler doğrultusunda OSB geneline yaygınlaştırılabilecek bir uygulama modeli geliştirildi. Su kullanım noktaları proses bazında tanımlandı, kayıp ve kaçaklara yönelik analizler yapıldı ve iyileştirme alanları belirlendi. Mevcut En İyi Teknikler (MET) yaklaşımıyla yürütülen değerlendirmeler sayesinde geri kazanım ve yeniden kullanım potansiyelleri net bir şekilde ortaya kondu. Bu bütüncül yaklaşım, su yönetiminde operasyonel disiplini güçlendirirken sürdürülebilir üretimi destekleyen standart bir yapı oluşturdu. Eğitim ve Farkındalık Boyutu Proje, teknik altyapının yanı sıra insan kaynağını da odağına aldı. GEBKİM Mavi Damla Projesi Semineri kapsamında 78 katılımcıya su verimliliği farkındalık eğitimi verildi. TS ISO 46001 standardı kapsamında ise 52 katılımcının yer aldığı iki günlük kapsamlı bir eğitim programı gerçekleştirildi. Hazırlanan anket ve veri toplama çalışmalarıyla mevcut su kullanımı ve farkındalık düzeyi analiz edildi. Elde edilen veriler doğrultusunda hazırlanan ihtiyaç analizi raporu ile gelişim alanları somut şekilde ortaya kondu. Proje çıktılarının yaygınlaştırılması amacıyla komşu organize sanayi bölgeleriyle gerçekleştirilen koordinasyon toplantıları, bölgesel iş birliği açısından önemli bir zemin oluşturdu. GEBKİM OSB’den Entegre Kalkınma Yaklaşımı GEBKİM OSB, MARKA Teknik Destek Programı kapsamında 2025 yılı içerisinde ikinci kez destek almaya hak kazanırken, farklı alanlarda geliştirdiği projelerle entegre bir kalkınma modeli ortaya koymaya devam ediyor. Daha önce hayata geçirilen GEB-LINK Projesi ile GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezunlarını firmalarla buluşturan dijital bir istihdam köprüsü kurulmuş, pilot aşamada 237 mezun sisteme dahil edilmişti. Mavi Damla Projesi ile doğal kaynak yönetimi alanında da önemli bir adım atan GEBKİM OSB, insan kaynağı ve çevresel sürdürülebilirliği birlikte ele alan bütüncül yaklaşımını güçlendiriyor. Geliştirilen bu modelin, sanayide sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Aracı, “Kaynakları Koruyarak Üretmek Zorundayız” GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, projeye ilişkin değerlendirmesinde, “Su, sanayimizin geleceği açısından en kritik başlıklardan biri. Bu alanda attığımız her adımın ölçülebilir, izlenebilir ve verimli olmasını önemsiyoruz. Mavi Damla Projesi ile birlikte GEBKİM’de suyun her aşamasını veriyle takip eden bir sistem kurduk. Amacımız, kaynaklarını koruyan, üretimini sürdürülebilir temelde büyüten ve geleceğini bugünden planlayan bir sanayi anlayışını daha da ileri taşımak.” ifadeleri kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

22. Konya Tarım Fuarı, Tarım Sektöründeki Yenilikleri Profesyonellerle Buluşturuyor Haber

22. Konya Tarım Fuarı, Tarım Sektöründeki Yenilikleri Profesyonellerle Buluşturuyor

Tarım, tarımsal mekanizasyon ve tarla teknolojileri alanında bölgenin en kapsamlı organizasyonlarından biri olan Konya Tarım Fuarı, sürdürülebilirlik, tarım teknolojileri ve start-up ekosistemi odağında sektöre yön veren yenilikleri gündeme taşıyacak. 22’nci kez düzenlenecek olan fuar, Tüyap Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Konya Tarım Fuarı, bundan böyle her yıl Nisan ayının ilk Salı günü sektör paydaşlarını bir araya getirecek. Tüyap Konya Fuarcılık A.Ş. organizatörlüğünde; Türk Tarım Alet ve Makineleri İmalatçıları Derneği (TARMAKBİR) başta olmak üzere, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ve çok sayıda kurumun destekleriyle düzenlenen fuar, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesini küresel alıcılarla buluşturmayı hedefliyor. Açılış sunuculuğunu yapımcı Ömer Kuloğlu’nun yapacağı, 7 salon ve açık alan dahil olmak üzere toplam 96 bin metrekarelik sergi alanında düzenlenecek fuar, Türkiye’nin 81 ilinden ve yaklaşık 100 farklı ülkeden gelecek ziyaretçilerle uluslararası bir ticaret platformu niteliği taşıyor. Geçtiğimiz yıl 251 binin üzerinde ziyaretçi ve 432 katılımcı firmayı ağırlayan organizasyon, bu yıl daha geniş katılımcı profili ve artan uluslararası ilgiyle büyümesini sürdürüyor. Konya Tarım Fuarı, tarım makineleri, traktörler, ekim-dikim ve hasat makineleri, sulama sistemleri, tarım teknolojileri yazılımları, hayvancılık ekipmanları ve yenilenebilir enerji çözümleri gibi geniş bir ürün gamını tek çatı altında topluyor. Bu bütüncül yapı, tarımsal üretim yapan işletmeler ve distribütörler için farklı çözüm ve teknolojilere tek noktadan ulaşma, karşılaştırma ve doğru yatırım kararları alma imkânı sunuyor. Tarımda Teknoloji ve Verimlilik Odağı Öne Çıkıyor Bu yıl fuarda özellikle tarımsal mekanizasyon, dijital tarım uygulamaları ve sürdürülebilir üretim çözümleri ön plana çıkacak. Tarım teknolojileri geliştiren şirketler, yazılım çözümleri ve yeni nesil ekipmanlar aracılığıyla üretimde verimlilik ve maliyet optimizasyonuna yönelik yeniliklerini sergileyecek. Aynı zamanda fuar, çiftçiler, büyük ölçekli tarım işletmeleri, yatırımcılar, distribütörler ve kamu temsilcilerini bir araya getirerek sektörde güçlü iş birliklerinin kurulmasına zemin hazırlayacak. Katılımcı firmalar için uluslararası pazarlara açılan kapı niteliğinde olan Konya Tarım Fuarı, bölge ülkeleri için ticari iş birliği ve yeni tedarik kanalları oluşturma fırsatının yanında global marka ve üreticilerle yüz yüze bağlantı kurma imkânı tanıyacak. Tarımsal mekanizasyon ve tarla teknolojileri alanında dünya tarım sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan organizasyon, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesini ve yüksek ithalat hacmini bir araya getiren stratejik bir platform niteliği taşıyor. Seminer programları sektöre damga vuracak Öte yandan fuar kapsamında 7, 8 ve 9 Nisan tarihlerinde 3 gün boyunca bir seminer programı gerçekleştirilecek. Her gün 11.00 – 16.00 saatleri arasında olacak seminerlerde su yönetimi ve tasarruf, tarım makineleri ve mekanizasyon, tarımda dijital dönüşüm ve sektörün geleceğine dair beklentiler gibi başlıklar ele alınacak. Seminerlerde günün başlangıcı Agro TV ile Günaydın canlı yayını ile yapılacak. Fuarın gerçekleştirileceği Tüyap Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde, katılımcı ve ziyaretçi deneyimini daha da geliştirmek amacıyla genel alanlarda kapsamlı yenileme ve iyileştirme çalışmaları hayata geçirildi. Altyapıdan ortak kullanım alanlarına kadar geniş bir çerçevede ele alınan bu çalışmalar, fuar deneyimini daha konforlu ve verimli hale getirmeyi hedefliyor. Tüyap Fuarcılık Grubu, tüm yatırımlarında uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket ederek elde ettiği kazanımları yeniden işine yönlendirmekte; fuar organizasyonlarında katılımcı ve ziyaretçi deneyimini merkeze alan bir yaklaşımı benimsemektedir. Yeniden markalama süreciyle birlikte bu vizyonunu daha da güçlendiren, fuarcılık sektöründe sürdürülebilir büyüme ve değer üretimi odağında ilerlemeyi sürdürmektedir. Türkiye’nin stratejik konumu ve Konya’nın güçlü tarım sanayisi fuarı bir çekim merkezi haline getirirken, fuar boyunca önemli ticari iş birliklerine imza atılması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İSKİ’nin Resim Yarışmasında Ödüller Verildi  Haber

İSKİ’nin Resim Yarışmasında Ödüller Verildi 

İSKİ Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen “Suya Adil Erişim, Toplumsal Eşitlik” temalı resim yarışması ödül törenine, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, öğrenciler, öğretmenler ve veliler katıldı. İSKİ’nin ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik düzenlediği yarışmaya 182 eser katılırken, törende dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Törende konuşan Nuri Aslan, katılımcılara hitap etti. “BİR YILDIR SİLİVRİ’DE HUKUKSUZCA TUTSAK EDİLEN EKREM İMAMOĞLU’NUN SELAMINI GETİRDİM” Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, “Sizlere, bir yıldır Silivri’de hukuksuzca tutsak edilen İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı ve Cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu’nun; çocuklarımızın Ekrem amcasının selamlarını getirdim” dedi. Aslan, “Ekrem Başkanımız her yıl olduğu gibi bugün de burada olmayı çok isterdi. Ama biliyorum ki en kısa sürede yine sizlerle beraber olacak, çocuklarımıza sarılacak” ifadelerini kullandı. “SU YAŞAMIN TA KENDİSİDİR” Dünya Su Günü’nün anlamına değinen Aslan, “Su günü ne demek, neden böyle bir güne ihtiyaç duyduk? Çünkü su yaşamın ta kendisidir” diye konuştu. Bugün dünyada 2,2 milyar insanın sağlıklı içme suyuna erişemediğini belirten Aslan, “Oysa güvenli suya erişim insan hakkıdır. Suya erişim insan hakkıdır. Bizlerin de en önemli vazifesi bu hakkı korumaktır. İşte Dünya Su Günü bize bu sorumluluğumuzu bir daha hatırlatıyor” dedi. “KURAKLIK ÇAĞIMIZIN EN ÖNEMLİ PROBLEMİ” Dünyanın yaşlandığını ve kalabalıklaştığını vurgulayan Aslan, “Ve ne yazık ki kuraklık çağımızın en önemli problemi olarak karşımıza çıkıyor. Önlem almak zorundayız. Harekete geçmek zorundayız. Bu dünya hepimizin. Bu dünya bizim olduğu kadar bizden sonraki nesillerin de” ifadelerini kullandı. İstanbul’un suyundan sorumlu kurum olarak İSKİ’nin gece gündüz su kaynaklarını korumak için çalıştığını belirten Aslan, “Bugün çok şükür İstanbul’da su sorunu yok. Ancak yarın da olmaması için canla başla uğraşıyoruz. Ayrıca çocuklarımıza da doğamızı ve geleceğimizi nasıl koruyacaklarının bilincini aşılıyoruz” dedi. “SUYA ADİL ERİŞİM TOPLUMSAL EŞİTLİK” İSKİ’nin 2021 yılından bu yana Dünya Su Günü’nde farkındalık oluşturmak için resim yarışması düzenlediğini hatırlatan Aslan, bugüne kadar düzenlenen 5 yarışmaya 2 bin 115 öğrencinin katıldığını söyledi. Bu yıl altıncısı düzenlenen yarışmanın temasının “Suya Adil Erişim Toplumsal Eşitlik” olduğunu belirten Aslan, “Bu tema bizlere suya yalnızca doğanın sessiz ve vazgeçilmez armağanı olarak değil yaşamı, emeği, sağlığı ve eşitliği belirleyen temel bir hak olarak bakmamız gerektiğini gösteriyor” diye konuştu. “SU AKMAYA DEVAM ETTİKÇE HEPİMİZ EŞİTLENECEĞİZ” Suyun sadece kuruyan nehirler ve azalan rezervler olmadığını vurgulayan Aslan, “Su aynı zamanda eve kim tarafından taşındığı, yokluğunda kimin yaşamının daha fazla daraldığı ve kimin omuzlarına görünmeden yüklendiğiyle de iç içe bir konu. Suyun aktığı yer eşitlenir. Su akmaya devam ettikçe hepimiz bu hayatta eşitleneceğiz. Bu yüzden suyu korumak adaleti, insan onurunu ve yaşamı da korumaktır” ifadelerini kullandı. “NE MUTLU Kİ BU BİLİNCE SAHİP EVLATLARIMIZ VAR” Yarışmaya katılan tüm öğrencilere teşekkür eden Aslan, “Ne mutlu ki bu bilince sahip evlatlarımız var. Bugün de yarışmamızda ödül almaya hak kazanan öğrencilerimizle birlikteyiz. Yarışmaya katılan tüm öğrencilerimize teşekkür ediyor, kazananları yürekten kutluyorum” dedi. Yıllardır yarışmayı düzenleyen İSKİ’ye, Genel Müdür Doç. Dr. Şafak Başa’ya ve çalışma arkadaşlarına teşekkür eden Aslan, “Suyumuzu korumak, hepimizin en önemli sorumluluğu. Doğayla uyumlu, doğamızı suyumuzu koruduğumuz bir İstanbul için çalışmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı. İSKİ GENEL MÜDÜRÜ DOÇ. DR. ŞAFAK BAŞA: “İSTANBUL’UN GÜNLÜK SU TÜKETİMİNİN ORTALAMA 3,5 MİLYON METREKÜPE ULAŞTI İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, törende yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığını belirterek, “Küresel ölçekte artan sıcaklıklar, değişen yağış rejimleri ve daha sık yaşanan kuraklıklar, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini her zamankinden daha önemli hale getirmiştir. Nüfusu 16 milyonu aşan bir metropol olan İstanbul’da su yönetimi ise bizlere çok daha büyük bir sorumluluk yüklemektedir. İstanbul’un günlük su tüketimi ortalama 3,5 milyon metreküpe ulaşmış durumdadır” dedi. “81 BİN ÖĞRENCİYE SU BİLİNCİ KAZANDIRDIK” İSKİ olarak bir yandan yeni su kaynakları geliştirmek, altyapıyı güçlendirmek ve su kayıp-kaçaklarını azaltmak için çalıştıklarını, diğer yandan suyun korunması ve tasarruflu kullanılması konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasına büyük önem verdiklerini vurgulayan Başa, 2019-2026 yılları arasında düzenlenen etkinliklerle 421 su kullanma bilinci semineri, 469 eğitim gezisi, 472 teknik gezi, 6 yarışma, 50 tiyatro gösterisi ve 16 kukla gösterisi ile yaklaşık 81 bin öğrenciye su bilinci kazandırdıklarını açıkladı. Başa, Birleşmiş Milletler Su Örgütü tarafından 2026 yılının temasının “Su ve Cinsiyet” olarak belirlendiğini hatırlatarak, bu tema doğrultusunda “Suya Adil Erişim, Toplumsal Eşitlik” başlığıyla düzenlenen resim yarışmasına 1-27 Şubat 2026 tarihleri arasında lise kategorisinde 70, ortaokul kategorisinde 112 olmak üzere toplam 182 eserin gönderildiğini söyledi. Dereceye giren öğrencileri tebrik eden Başa, “Sizlerin duyarlılığı ve yaratıcı bakış açısı, daha yaşanabilir bir dünya için hepimize umut vermektedir” diyerek konuşmasını tamamladı. DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLERE ÖDÜLLERİ VERİLDİ Konuşmaların ardından dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Ortaokul kategorisinde birincilik ödülünü kazanan Azra Tokgöz’e ödülünü İBB Başkanvekili Nuri Aslan verirken, lise kategorisinde birinci olan Meryem Albaş’ın ödülünü İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa takdim etti. Yarışmada dereceye giren öğrenciler şöyle oldu: Ortaokul Kategorisi: Azra Tokgöz (Ümraniye Yaman Evler Şehit Emre Büyükyıldırım Ortaokulu, 7/E) Hatice Kübra İzyurdu (Yılmaz Mızrak Ortaokulu, 8/D) Hatice Kübra Çağlar (Özel Mavigün Ortaokulu, 7/B) Lise Kategorisi: Meryem Albaş (Kağıthane İTO Ticaret Meslek Teknik Anadolu Lisesi, 11/C) Başak Erdem (Galata Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, 11/A) Lola Puchkova (Kağıthane İTO Ticaret Meslek Teknik Anadolu Lisesi, 11/C) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Holding, Su Teknolojileri Girişimlerini Destekliyor Haber

Koç Holding, Su Teknolojileri Girişimlerini Destekliyor

Su teknolojilerine odaklanan değerlendirme süreci sonunda BlueIT, Cleture, Generative Nature ve Gristek hızlandırma programına katılmaya hak kazandı. Seçilen girişimler Koç Topluluğu şirketleriyle pilot uygulamalar geliştirme, mentorluk ve yatırım fırsatlarına erişim imkânı bulacak. İklim kriziyle birlikte su stresi dünya genelinde giderek daha kritik bir konu haline gelirken, Koç Holding teknolojiyi kullanarak iklim sorunlarına çözüm üretmeyi stratejik öncelikleri arasında değerlendirmeye devam ediyor. 2050 karbon nötr hedefine ulaşma yolunda çalışmalarını sürdüren Koç Holding, bu kapsamda başlattığı İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı’na seçilen girişimleri de açıkladı. İlk yılında su teknolojilerini merkeze alan programın değerlendirme süreci sonunda BlueIT, Cleture, Generative Nature ve Gristek hızlandırma programına katılmaya hak kazanan girişimler oldu. Bu girişimler, Koç Topluluğu şirketleriyle pilot uygulamalar geliştirme, mentorluk ve yatırım fırsatlarına erişim imkânı bulacak. “Su yaşamın temeli olduğu gibi, işimizin de ayrılmaz parçası” Su kaynaklarının sürdürülebilir yönetiminin hem çevresel hem de ekonomik açıdan kritik bir öncelik olduğuna dikkat çeken Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, şunları söyledi: “Dünyanın dörtte üçü sularla kaplı olsa da bunun yalnızca yaklaşık yüzde 3’ünü kullanabiliyoruz. Su, yaşamın temeli olduğu gibi işimizin de ayrılmaz bir parçası. Teknolojinin sunduğu imkânlardan yararlanarak su verimliliğimizi ve geri kazanım oranlarımızı artırırken, faaliyet gösterdiğimiz havzalarda su kaynaklarının korunmasına katkı sağlayacak sürdürülebilir çözümler geliştiriyoruz. İklim teknolojileri alanında yenilikçi çözümler geliştiren girişimleri desteklemeyi bu nedenle önemsiyoruz. Koç Üniversitesi Girişimcilik Merkezi iş birliğiyle başlattığımız İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı’nın ilk yılında su teknolojilerine odaklanıyoruz. Amacımız, su alanında çözüm geliştiren girişimlere büyüme imkânı sağlamak ve uluslararası paydaş ağlarına erişimlerini kolaylaştırmak.” Çakıroğlu, programın girişimlere Koç Topluluğu şirketleri ve uluslararası paydaşlarla birlikte çalışma fırsatı bulacağı bir ekosistem sunacağını belirtti. Su teknolojilerinde dört yenilikçi girişim Program kapsamında seçilen girişimler, su yönetimi ve verimliliği alanında farklı sorunlara çözüm sunan teknolojiler geliştiriyor. Blueit: Sanayi tesisleri ve ticari binalarda su & atık su proseslerini gerçek zamanlı veriler ve yapay zekâ destekli analizlerle izleyip yönetmelerini sağlayan dijital bir su yönetim platformu. Farklı sektörlerden sanayi kuruluşlarıyla yürütülen projeler ve aldığı yatırımlarla Türkiye’nin önde gelen su teknolojisi girişimlerinden biri haline gelen Blueit’in, şu anda 40'tan fazla tesiste uygulaması bulunuyor.Cleture: Şirketlerin üretim ve operasyon verilerini ERP ve IoT sistemlerinden toplayarak ISO, TSRS ve GRI gibi standartlara uyumlu sürdürülebilirlik raporlamasını otomatikleştiren yapay zekâ destekli bir ESG veri platformu. Platform, karbon ve su ayak izi hesaplamalarını tek altyapıda birleştirerek şirketlerin sürdürülebilirlik verilerini tek bir merkezden ölçmesini ve yönetmesini sağlıyor.Generative Nature: Topraksız tarım seraları için gerçek zamanlı 17 farklı sensörden ve otonom robotlardan elde edilen görüntü verilerini yapay zekâ ajanlarıyla analiz ederek bitkinin anlık ihtiyacına göre gübreleme reçeteleri oluşturan yeni nesil bir tarım otomasyon teknolojisi geliştiriyor. Amerika merkezli girişim, Türkiye’de yürüttüğü Ar-Ge faaliyetleri ile sera üretiminde verimliliği arttırmayı, su ve gübre kullanımını önemli ölçüde azaltmayı ve sürdürülebilir tarım için veri odaklı yeni bir üretim standardı oluşturmayı hedefliyor.Gristek: Kamu ve özel sektörün merkezi arıtma altyapılarına olan bağımlılığını azaltmayı hedefleyen bir teknoloji girişimi. 1 saat içinde kurulabilen tak-çalıştır yapılı gri su arıtma donanımları; şebeke suyu maliyetlerini %40’a varan oranlarda düşürürken gerçek zamanlı dijital su ayak izi takibi ve IoT tabanlı akıllı altyapı ile sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyor. Seçilen girişimler, hızlandırma programı kapsamında eğitimler, mentorluk görüşmeleri ve yatırımcı buluşmalarını içeren kapsamlı bir gelişim sürecinden geçecek. Su yönetiminde teknoloji ve iş birlikleri Koç Holding’in sürdürülebilirlik stratejisinde su yönetimi önemli bir yer tutuyor. Topluluk, Birleşmiş Milletler’in su yönetiminde paydaşları bir araya getiren CEO Water Mandate oluşumunun imzacıları arasında yer alırken, Dünya Ekonomik Forumu’nun Water Futures topluluğuna da üye. Koç Topluluğu şirketleri değer zinciri boyunca suyun etkin yönetimine yönelik teknolojiler kullanıyor. Örneğin Topluluk şirketlerinden Entek yapay zekâ destekli veri analizleriyle barajlardaki su akışını tahmin eden projeler enerji üretiminde verimliliği artırırken, TürkTraktör dijital tarım uygulamaları ile çiftçilerin su kaynaklarını daha verimli yönetmesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB, “Sanayinin ve Dönüşümün Yeni Hikâyesi: Çevresel Ürünler” Raporunu Yayımladı Haber

TSKB, “Sanayinin ve Dönüşümün Yeni Hikâyesi: Çevresel Ürünler” Raporunu Yayımladı

TSKB Ekonomik Araştırmalar, Türkiye’nin üretim ve ticaret yapısında giderek daha stratejik bir alan haline gelen çevresel ürünlere ilişkin yeni raporunu yayımladı. “Sanayinin ve Dönüşümün Yeni Hikâyesi: Çevresel Ürünler” başlıklı raporda, Türkiye’nin çevresel ürün üretimini artırmasının üretim desenini daha bilgi yoğun ve yüksek katma değerli ürünlere kaydırabileceği vurgulanıyor. Raporda Türkiye’nin çevresel ürünlerdeki konumu; ihracat performansı, Avrupa Birliği pazarındaki payı ve ekonomik kompleksite göstergeleri üzerinden analiz ediliyor. Raporda öne çıkan satır başları şöyle sıralanıyor: • OECD’nin son güncellemesine göre çevresel ürünler 345 sanayi ürününü kapsıyor. Yenilenebilir enerji ekipmanlarından atık ve su yönetimi teknolojilerine uzanan bu ürün grubu, hem ekosistem dostu dönüşüm için temel girdileri sağlıyor hem de daha bilgi yoğun üretimi temsil ediyor. • Türkiye’nin çevresel ürün ihracatı 2025 yılı üçüncü çeyrek itibarıyla yıllıklandırılmış verilerle 31,5 milyar dolara ulaştı. Çevresel ürün ihracatı diğer ürün gruplarına kıyasla daha hızlı büyürken, ihracat birim fiyatlarındaki artış da daha güçlü seyrediyor. • Türkiye’nin toplam ihracatı içinde çevresel ürünlerin payı 2025 üçüncü çeyrek itibarıyla yıllıklandırılmış verilere göre yaklaşık %12 seviyesine ulaştı. Öte yandan çevresel ürünlerin AB ithalatından aldığı pay da bilhassa 2017 yılından sonra ivmeli bir artış ile dikkat çekiyor. • Ekonomik Kompleksite Atlası metodolojisi kullanılarak yapılan analizler, çevresel ürünlerin diğer ürünlere kıyasla daha kompleks ve üretken bilgi yoğun olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’nin henüz rekabet gücünün bulunmadığı yeni çevresel ürünlerin dahi diğer yeni ürünlere göre daha sofistike olduğu görülüyor. • Çevresel ürünleri üretmek için gerekli yetenek stokunun, diğer ürün gruplarına kıyasla daha fazla yeni ürüne geçiş imkânı sunduğu değerlendiriliyor. Türkiye daha fazla çevresel ürün üreterek hem diğer ürünleri üretmede kullanabileceği yetenekleri kazanabilir hem de üretim desenini daha bilgi yoğun ürünlere kaydırabilir. • Çevresel ürünlerde rekabet gücünün artırılması; Türkiye’nin ihracat artışı, yapısal dönüşüm yönünde yetenek birikimi ve ekosistem dostu küresel dönüşüm için gerekli girdilerin üretimi olmak üzere üç temel alanda katkı sağlayabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.