Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Unico Sigorta, Geleceğin Sofraları için   Çalışmaya Devam Ediyor Haber

Unico Sigorta, Geleceğin Sofraları için Çalışmaya Devam Ediyor

Topluma fayda sağlama, sürdürülebilir ve etkili çözümler üretme yaklaşımını benimseyen Unico Sigorta, Hatay’ın İskenderun ilçesinde okul çağındaki çocukların sağlıklı beslenmesine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi. Dünyaca tanınan sosyal gastronomi şefi Ebru Baybara Demir liderliğinde yürütülen “Gönül Mutfağı Geleceğin Sofralarını Kuruyor” projesiyle iş birliği yapan Unico Sigorta, 16 Şubat’ta 600 öğrenci kapasiteli General Şükrü Kanadlı İlkokulu yemekhanesi açılışını gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yıl aynı proje kapsamında, toplam 800 öğrenci kapasiteli iki okulunun yemekhanelerini tamamlayan Unico Sigorta’nın destek verdiği öğrenci sayısı 1.400’e ulaştı. Açılışta Unico Sigorta gönüllü çalışanları yemek servisine katılarak, çocukların mutluluğuna ortak oldu. Unico Sigorta Stratejik Planlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Birol Balık, açılışta yaptığı konuşmada, şunları söyledi: “Unico Sigorta olarak çocuklarımızı geleceğimizin en kıymetli emaneti olarak görüyoruz. Onların sağlıklı beslenmesini yalnızca bir destek alanı değil, temel bir toplumsal sorumluluk olarak değerlendiriyoruz. ‘Gönül Mutfağı Geleceğin Sofralarını Kuruyor’ projesi kapsamında hayata geçirdiğimiz yemekhanelerle ilkokul çağındaki çocuklarımızın her gün sıcak ve sağlıklı bir öğüne erişmesine katkı sağlıyoruz. Ebru Baybara Demir ve Gönül Mutfağı ile kurduğumuz iş birliği, bizim için yalnızca bir proje ortaklığı değil; ortak bir dayanışma zemini anlamına geliyor. Çocuklarımızın gözlerindeki umut ve gülümseme, attığımız her adımın en kıymetli karşılığıdır.” Şef Ebru Baybara Demir ise projeye ilişkin şu değerlendirmede bulundu; “Gönül Mutfağı olarak, depremin ilk günden bu yana yalnızca sıcak yemek üretmeyi değil, bulunduğumuz yerde hayatı birlikte ayağa kaldırmayı hedefledik. Bugün geldiğimiz noktada odağımız, geleceğimiz olan çocuklarımız. ‘Gönül Mutfağı Geleceğin Sofralarını Kuruyor’ projesiyle okul çağındaki çocuklarımızın sağlıklı beslenmesine destek oluyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlı, Millî Eğitim Bakanlığı, Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İskenderun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İskenderun Kaymakamlığı’nın destek ve iş birlikleriyle hayata geçen bu projede, Unico Sigorta’nın sürdürülebilir katkısı bizim için çok değerli. Birlikte attığımız her adımın daha fazla çocuğa ulaşacağına inanıyoruz. Hedefimiz, bu modeli daha çok okulda ve daha çok çocuğa ulaşabileceğimiz şekilde sürdürmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk’ün Konsolide Aktif Büyüklüğü 1,45 Trilyon TL’ye Ulaştı  Haber

Kuveyt Türk’ün Konsolide Aktif Büyüklüğü 1,45 Trilyon TL’ye Ulaştı 

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşu Kuveyt Türk, 2025 yılı dördüncü çeyreğine ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Kuveyt Türk’ün kullandırdığı fon büyüklüğü bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 51 artışla 691 milyar TL’ye ulaşırken, konsolide aktif büyüklüğü 1,45 trilyon TL olarak gerçekleşti. Kurum, 2025 yılını 46,7 milyar TL konsolide net kâr ve 136,4 milyar TL özkaynak büyüklüğü ile tamamladı. Katılım finans prensipleri doğrultusunda geliştirdiği yenilikçi ürün ve hizmetlerle müşterilerine hizmet veren Kuveyt Türk’ün toplam fonlama tabanı (toplanan fonlar ve mevduat dışı kaynaklar) büyüklüğü 1,13 trilyon TL seviyesine yükseldi. Kuveyt Türk, aktif büyüklük açısından bankacılık sektöründeki güçlü konumunu korurken, katılım finans kuruluşları arasındaki öncü rolünü sürdürdü. “Sürdürülebilir büyüme odağımızı koruyoruz” 2025 yılı finansal sonuçlarını değerlendiren Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, şu ifadeleri kullandı: “Kuveyt Türk olarak 2025 yılında da sürdürülebilir büyüme anlayışımızdan ödün vermeden ilerledik. Müşteri odaklı yaklaşımımızı güçlendirirken, katılım finans ilkeleri doğrultusunda reel ekonomiyi destekleyen bir bilanço yapısını korumaya özen gösterdik. Dijitalleşme yatırımlarımız, süreçlerimizi sadeleştirme çalışmalarımız ve iştiraklerimizle birlikte sunduğumuz 360 derece hizmet yaklaşımımız yıl boyunca finansal performansımıza olumlu yansıdı. Önümüzdeki dönemde de güçlü sermaye yapımız, yüksek aktif kalitemiz ve temkinli risk yönetimi anlayışımızla büyümemizi sağlıklı bir zeminde sürdürmeyi hedefliyoruz. Katılım finans sektöründe öncü rolümüzü pekiştirerek müşterilerimiz için güvenilir ve çözüm odaklı bir iş ortağı olmaya devam edeceğiz.” 2025 dördüncü çeyrek itibarıyla Kuveyt Türk • 2025 yıl sonunda kullandırılan fon büyümesi yüzde 51 düzeyinde gerçekleşti. • Donuk alacaklar oranı yüzde 1,94 seviyesinde gerçekleşerek yüksek aktif kalitesi korundu. • Toplam fonlama tabanı 1,13 trilyon TL seviyesine ulaştı. • Cari hesabın toplanan fonlar içerisindeki payı yüzde 61 oldu. • Yıllıklandırılmış ortalama özkaynak kârlılığı yüzde 41 seviyesinde gerçekleşti. • Yasal limiti yüzde 12 olan sermaye yeterlilik oranı yüzde 22,55 olarak gerçekleşti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Taş Kırma (Agrega) Madenciliği Büyüyor: Altyapı ve Deprem Dönüşümü Talebi Artırdı Haber

Türkiye’de Taş Kırma (Agrega) Madenciliği Büyüyor: Altyapı ve Deprem Dönüşümü Talebi Artırdı

Türkiye’de inşaat ve altyapı yatırımlarının hız kazanmasıyla birlikte taş kırma (crushed stone) ve agrega madenciliği yeniden gündeme geldi. Özellikle deprem sonrası kentsel dönüşüm projeleri, otoyol ve demiryolu yatırımları ile liman genişletmeleri sektörde talebi artırdı. Sektör temsilcilerine göre, agrega üretimi beton, asfalt ve altyapı projelerinin temel girdisi olmaya devam ediyor. Bu nedenle taş ocağı yatırımları, bölgesel üretim kapasitesi ve lojistik maliyetler en çok araştırılan konular arasında yer alıyor. En Çok Okunan Başlıklar: Fiyatlar ve Ruhsat Süreçleri Google verilerine göre kullanıcılar özellikle şu başlıklara yoğun ilgi gösteriyor: “Agrega fiyatları 2025” “Taş ocağı ruhsatı nasıl alınır?” “Türkiye’de en büyük taş ocakları” “Kırma eleme tesisi yatırım maliyeti” “ÇED süreci taş ocağı” Uzmanlara göre sektörün büyümesi yalnızca talep kaynaklı değil; aynı zamanda bölgesel altyapı projeleri ve kamu ihaleleri de belirleyici rol oynuyor. Marmara, İç Anadolu ve Ege bölgeleri üretim ve tüketim açısından öne çıkıyor. Çevresel Düzenlemeler Belirleyici Oluyor Taş kırma madenciliği, çevresel etkiler nedeniyle sıkı denetime tabi sektörlerden biri. ÇED süreçleri, toz emisyonu kontrolü ve rehabilitasyon zorunlulukları yatırım kararlarını doğrudan etkiliyor. Sektörde öne çıkan bir diğer başlık ise sürdürülebilir agrega üretimi. Geri dönüştürülmüş beton ve asfalt kullanımı, karbon ayak izinin azaltılması ve elektrikli kırma-eleme ekipmanları yeni yatırım trendleri arasında yer alıyor. Türkiye Bölgesel Merkez Olabilir mi? Altyapı yatırımlarının sürmesi halinde Türkiye’nin hem iç pazar hem de bölgesel ihracat açısından güçlü bir agrega üretim merkezi olabileceği değerlendiriliyor. Ancak maliyet baskısı, ruhsat süreçleri ve çevresel düzenlemeler sektörün önündeki kritik başlıklar olmaya devam ediyor.

VakıfBank’ın Aktif Büyüklüğü 5,4 Trilyon TL’ye Ulaştı Haber

VakıfBank’ın Aktif Büyüklüğü 5,4 Trilyon TL’ye Ulaştı

Aktif büyüklüğünü bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34 artırarak 5,4 trilyon TL’ye yükselten VakıfBank’ın milli ekonomiye nakdi ve gayrinakdi krediler yoluyla sağladığı destek, yüzde 42’nin üzerinde artarak 3,8 trilyon TL’yi aştı. Banka, 2025 yılında elde ettiği 96 milyar TL kârdan 26 milyar TL’nin üzerinde vergi karşılığı ayırarak yaklaşık 70 milyar TL net dönem kârı elde etti. Türkiye’nin halka açık en büyük bankası olarak milli ekonomiye kesintisiz desteğini sürdüren VakıfBank, 2025 yılının son çeyreğinde de sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi. Krediler, mevduat ve özkaynaklardaki dengeli artışla bilanço yapısını sağlamlaştırırken, yıl boyunca reel sektör ve hane halkına yönelik finansman desteğini kesintisiz biçimde sürdürdü. Güçlü ve istikrarlı büyümeye devam edeceğiz 2025 yılı dördüncü çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih şunları söyledi: “2025 yılını, aktif büyüklüğümüzü yüzde 34 artırarak 5,4 trilyon TL seviyesine taşıdığımız, güçlü büyümeyle nakdi ve gayrinakdi kredilerimizi 3,8 trilyon TL’ye yükselttiğimiz ve kârlılığımızı önemli ölçüde artırdığımız bir dönem olarak tamamladık. Hem çeyrek hem de yıllık bazda kaydettiğimiz sürdürülebilir büyüme, aynı zamanda Bankamızın sağlam bilanço yapısının da somut bir göstergesidir. Krediler aracılığıyla üretimi, ihracatı ve istihdamı desteklemeyi sürdürürken, mevduat tabanımızı güçlendirdik ve yurt dışı kaynak temininde etkin bir performans sergiledik. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızla milli ekonomiye katkı sağlamaya devam edeceğiz.” 2025 yılına ilişkin ortaya konan performansın VakıfBank’ın sürdürülebilir büyüme yaklaşımını teyit ettiğini vurgulayan Üstünsalih, “2025 yılının son çeyreğinde kârlılık performansımızda güçlü bir ivme yakaladık. Son çeyrek kârımız 28 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşti. Yıllık kârımızı ise yüzde 73,5 artışla 70 milyar TL seviyesine çıkardık. Bu güçlü performans, özkaynaklarımıza da doğrudan yansıdı ve özkaynak büyüklüğümüz yıllık yüzde 47 artışla 322 milyar TL’yi aştı. Mevduat tarafında da istikrarlı büyümemizi sürdürdük. 2025 yılının dördüncü çeyreği itibarıyla toplam mevduatımız yıllık bazda yüzde 36 artışla 3,4 trilyon TL’ye ulaşırken, Türk lirası mevduatımız yüzde 31 artışla 2,5 trilyon TL oldu” şeklinde konuştu. Sektöre yön veren ürün ve hizmet yelpazesi Bir sonraki bankacılık anlayışıyla sektöre yön veren ürün ve hizmet çeşitliliğini her geçen gün zenginleştirmeye devam ettiklerini kaydeden Üstünsalih, tüm segmentler için etkin çözümler üretmeyi VakıfBank’ın temel önceliklerinden biri olarak gördüklerini ifade etti. “Mevduat ve kredi ürünlerinden ödeme sistemlerine, dijital bankacılık hizmetlerinden proje desteklerine kadar tüm paydaşlarımızın daima yanında oluyoruz. Genişlemeye devam eden müşteri tabanımızın tüm bankacılık ihtiyaçlarını etkin şekilde karşıladığımız gibi üretime, istihdama ve dış ticarete olan odağımızı da sürdürüyoruz. VakıfBank Finans Grubu şirketlerimizin faaliyetleriyle finansal kapsayıcılığımızı güçlendirmeye de devam ediyoruz” diyen Üstünsalih, “Yanı sıra yurt dışından kaynak getirme konusunda sektör liderliğimizi sürdürüyoruz. Yurtdışı havale akımlarına dayalı borçlanma araçları başta olmak üzere yurt dışı kaynak temininde en aktif bankalardan biri olmaya devam ediyoruz. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz 500 milyon ABD doları tutarındaki ihraçla bugüne kadar bankacılık sektöründe gerçekleştirilen ilave ana sermayeye dahil edilebilir nitelikteki tahvil ihraçları arasında en düşük getiri oranına ulaştık. 2025 yılı itibarıyla uluslararası piyasalardan toplam 12,8 milyar dolar yeni kaynak temin ettik” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kontek Energy ve Maxxen Energy, Almanya’da 55 MWh’lik BESS Portföyü için terralayr ile İş Birliği Yaptı Haber

Kontek Energy ve Maxxen Energy, Almanya’da 55 MWh’lik BESS Portföyü için terralayr ile İş Birliği Yaptı

Sahipliği ve yatırımı terralayr tarafından gerçekleştirilen bu portföy, enerji arbitrajı ve yan hizmetler yoluyla şebeke güvenilirliğini artırmak üzere tasarlandı. Yüksek kapasiteli bu varlıkların sisteme entegrasyonu sayesinde, Almanya’nın daha esnek ve yenilenebilir kaynaklara dayalı bir elektrik sistemine geçişi destekleniyor. Projeler, Lower Saxony’de yer alan üç ayrı sahada konumlanıyor ve toplamda yaklaşık 23 MW / 55 MWh kapasiteyi temsil ediyor: Alfeld: 10,35 MW / 25 MWh (Devreye Alma Aşamasında)Edemissen: 6,9 MW / 15 MWh (İnşaat Aşamasında)Badbergen: 6,0 MW / 15 MWh (İnşaat Aşamasında) Mühendislik ve Tedarik Zincirinde Sinerji Projenin lider mühendislik ve proje yönetimi ortağı olarak Kontek Energy, tesislerin teknik gerçekleştirilmesi ve sorunsuz teslimatından sorumludur. Projeler, Maxxen Energy’nin entegre tedarik zincirinden faydalanarak daha kısa teslim süreleri ve yüksek donanım standartları sunmakta; bu da Alman enerji pazarının katı gerekliliklerinin karşılanmasında kritik bir rol oynamaktadır. Maxxen Energy’nin yalın ve entegre tedarik zinciri altyapısı, hız, kalite ve operasyonel verimlilik açısından önemli avantajlar sağlarken teslim sürelerini de kısaltmaktadır. Bu yaklaşım, yalnızca mevcut yatırımlar için değil, Avrupa genelinde planlanan gelecekteki enerji depolama projeleri için de ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir temel oluşturmaktadır. Avrupa Enerji Sistemi için Entegre ve Güçlü Bir Depolama Portföyü Bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu üç proje; mühendislik disiplini, operasyonel yetkinlik ve tedarik zinciri çevikliğini bir araya getiren entegre ve güçlü bir enerji depolama portföyü oluşturmaktadır. Kontek Energy, terralayr ve Maxxen arasındaki bu iş birliği, Avrupa enerji sisteminin değişen ihtiyaçlarıyla uyumlu, güvenilir ve ölçeklenebilir bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Bu ortaklıkla birlikte Kontek Grup, terralayr gibi uluslararası yatırımcıların Avrupa genelinde güçlü enerji depolama portföyleri ölçeklendirme hedeflerine destek olma konusundaki kararlılığını bir kez daha pekiştirmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye–Hollanda İş Dünyasına Yeni Köprü Haber

Türkiye–Hollanda İş Dünyasına Yeni Köprü

Türkiye ve Hollanda iş dünyası arasında güvenilir bir köprü görevi üstlenmek üzere Hollanda’da yeni bir bağımsız iş platformu hayata geçirildi. Turkish-Dutch Business Platform (TDBP), Amsterdam’daki H’ART Müzesi’nde düzenlenen etkinlikle resmen tanıtıldı. Hollanda hukukuna göre kurulmuş kâr amacı gütmeyen bir dernek olan TDBP, Türkiye ile Hollanda arasında sürdürülebilir ticaret, yatırım ve iş birliğini teşvik etmeyi amaçlıyor. Platform; iki ülke arasındaki iş ilişkilerinde aktif olan veya bu ilişkileri geliştirmeyi hedefleyen şirketleri, finans kuruluşlarını, girişimcileri ve profesyonelleri bir araya getiriyor. Platform, Hollanda’da faaliyet gösteren önde gelen Türk şirketlerinin girişimi ve desteğiyle kuruldu. Kurucu Yönetim Kurulu; Arkas, Beko, Bener, Garanti Bank International, Helios Ventures, Nexent Bank, Organik Kimya, Smart Solar ve Yapı Kredi Bank Nederland temsilcilerinden oluşuyor. TDBP Başkanı Erhan Zeyneloğlu, platformla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Türk ve Hollanda iş dünyası arasında köklü bir geçmişe dayanan güçlü ilişkiler var. Buna rağmen hâlâ önemli bir potansiyelin değerlendirilmediğini görüyoruz. TDBP ile amacımız; iki ülkeden şirketlerin bir araya gelip fikir alışverişi yapabileceği ve fırsatları somut ortaklıklara dönüştürebileceği, tarafsız, profesyonel ve geleceğe dönük bir platform oluşturmak.” Ticaret, yatırım ve inovasyona odaklanan altı faaliyet alanı TDBP’nin çalışmalarının, altı temel odak alanı etrafında şekillenmesi planlanıyor: Ticaret ve Yatırım – İkili ticaretin geliştirilmesi, pazara giriş ve büyüme süreçlerinin desteklenmesi; iki ülkede iş ortakları ve yeni fırsatların belirlenmesine katkı sağlanması. Finansal ve Profesyonel Hizmetler – Bankalar, fonlar, sigorta şirketleri, fintech’ler ve danışmanlık firmaları için; sınır ötesi ticaret ve yatırımları destekleyecek bir iş birliği zemini oluşturulması. Regülasyonlar & paydaş ilişkileri – Yatırım ortamı, regülasyon gelişmeleri ve Türkiye–Hollanda iş ilişkilerini etkileyen daha geniş AB bağlamına ilişkin konularda; kamu kurumları ve ilgili paydaşlarla yapıcı bir diyalog kurulması. Teknoloji ve İnovasyon – Start-up’lar, scale-up’lar ve yerleşik şirketler arasında; dijitalleşme, yeşil teknolojiler ve yapay zekâ odağında bağların güçlendirilmesi; teknoloji transferi ve ortak inovasyon süreçlerinin desteklenmesi. Topluluk ve Yetenek – Hollanda’daki Türk kökenli yüksek nitelikli göçmenler, profesyoneller, akademisyenler ve öğrenciler arasında ağların güçlendirilmesi; staj, istihdam ve girişimcilik fırsatlarına yönelik kanallar oluşturulması. Sanat & Kültür– İş dünyası ile sanat dünyasını bir araya getirerek; sanatçılar, tasarımcılar, mimarlar, yaratıcı girişimciler ve kültür kurumları ile iş birliklerinin teşvik edilmesi. Erhan Zeyneloğlu etkinlikte yaptığı konuşmada; “Amacımız pratik ve etki odaklı olmak. Regülasyonların anlaşılması, doğru iş ortaklarının bulunması, finansmana erişim ve yetenek kazanımı gibi şirketlerin sahada karşılaştığı gerçek ihtiyaçlara çözüm üretirken; paydaşlarla istişarelere de yapıcı katkı sunacağız” dedi. TDBP, Hollandalı şirketlerin de katılımıyla üyelik yapısını genişletmeyi amaçlıyor. Netherlands Foreign Investment Agency (NFIA) Komiseri Hilde van der Meer, konuşmasında şu mesajı paylaştı: “Turkish Dutch Business Platform’un kuruluş etkinliğinde yer almaktan memnuniyet duyuyorum. Bu tür platformlar, bağlantı kurmayı kolaylaştırırken ve ortaklıkları güçlendiriyor. Türkiye, NFIA’nın dünyada ofisinin bulunduğu 16 ülkeden biri. Küresel sorunlara sürdürülebilir, yenilikçi ve dijital çözümler üretmeye kararlı şirketleri memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz. Güçlü ekosistemimize değer katan birçok Türk şirketinin Hollanda’yı tercih ettiğini görüyoruz. İş birliğimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ise şu değerlendirmede bulundu: “Girişimcileri, yerleşik şirketleri, finans kuruluşlarını ve kamu paydaşlarını aynı çatı altında buluşturan Turkish Dutch Business Platform; Türkiye ve Hollanda arasındaki güçlü ilişkilerin daha somut projelere ve yeni fırsatlara dönüşmesine önemli katkı sağlayabilir. Türk-Hollanda iş ekosistemlerini dönüştürme potansiyeline sahip bu kapsayıcı girişimi desteklemekten memnuniyet duyuyorum.” Turkish-Dutch Business Platform hakkında Turkish-Dutch Business Platform (TDBP), Hollanda’da kurulmuş bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir iş platformudur. Platform; Türkiye ve Hollanda iş dünyasını buluşturarak iş ağlarını güçlendirmeyi, bilgi paylaşımını artırmayı ve paydaşlarla yapıcı iş birlikleri geliştirmeyi hedefler. Bu çalışmalarla iki ülke arasında sürdürülebilir ticaret, yatırım ve inovasyonun büyümesine katkı sağlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Legrand Türkiye Grubu, Sertifikalı Online Eğitimleri ile Sektörel Gelişimi Destekliyor Haber

Legrand Türkiye Grubu, Sertifikalı Online Eğitimleri ile Sektörel Gelişimi Destekliyor

Elektrik altyapısı, enerji yönetimi ve akıllı bina teknolojileri alanındaki uluslararası bilgi birikimini Türkiye’deki sektör paydaşlarıyla buluşturan Legrand Türkiye Grubu, “Geleceği yakalıyoruz” bakış açısını yansıtan eğitim odaklı yaklaşımını dijital platformlara taşıyarak sektörün gelişimine katkı sunuyor. Dijital dönüşümle birlikte değişen iş yapış modellerine uyum sağlayan online eğitimler aracılığıyla ürün, sistem ve proje bilgileri sektör paydaşlarına aktarılırken, teknik bilgi paylaşımı daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşuyor. Düzenli aralıklarla planlanan bu eğitimler, sektörde faaliyet gösteren profesyonellerin teknik yetkinliklerini geliştirmeyi ve güncel uygulamalara dair bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyor. Dijital Platformlarda Kapsamlı ve Güncel Eğitim İçeriği Legrand Türkiye Grubu’nun online eğitim programları; ürün portföyünden sistem çözümlerine, proje uygulamalarından sektörel yeniliklere kadar geniş ve güncel bir içerik yelpazesi sunuyor. Haftalık ve aylık periyotlarla planlanan eğitimler sayesinde katılımcılar, hem mevcut çözümler hakkında detaylı bilgi edinme hem de geleceğe yönelik teknolojik gelişmeleri yakından takip etme imkanı buluyor. Eğitim takvimleri ve içerik detayları, Legrand Türkiye Grubu’nun web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden düzenli olarak paylaşılıyor. Sertifikalı Eğitimlerle Yetkinlik Gelişimine Katkı Tüm online eğitimler, katılımcıların mesleki gelişimini desteklemek amacıyla sertifikalı olarak gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım, bilgi paylaşımının ötesine geçerek sektör profesyonellerinin teknik yetkinliklerini belgeleyebilmelerine de olanak tanıyor. Legrand Türkiye Grubu, dijital eğitim yatırımlarını yaşamları iyileştiren çözümler üretme misyonunun önemli bir parçası olarak konumlandırıyor, sektörde bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve uzun vadeli değer yaratmayı sürdürülebilir bir sorumluluk olarak konumlandırıyor.

Siemens Türkiye, İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile Anlamlı Bir İş Birliğine İmza Attı Haber

Siemens Türkiye, İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile Anlamlı Bir İş Birliğine İmza Attı

Siemens Türkiye, İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) ile 2025–2026 ve 2026–2027 sezonlarını kapsayan yeni bir iş birliği başlattı. Bu iş birliği çerçevesinde Siemens Türkiye; Pinokyo.exe, Lucia di Lammermoor ve Sihirli Flüt eserlerinin teknolojik ihtiyaçları konusunda destek verecek. Bu kapsamda Siemens Türkiye, opera sanatına yönelik desteğinin kapsamını genişleterek yıl geneline yayılan sürdürülebilir bir iş birliği modeline dönüştürüyor. İki sezonu kapsayan iş birliğinin ilk eseri olan Pinokyo.exe, 23 Ocak’taki prömiyerinin ardından 26 Ocak, 3 Şubat ve 6 Şubat tarihlerinde yeniden sahnelenecek. Proje kapsamında yer alan Lucia di Lammermoor Mayıs ayında, Sihirli Flüt ise Kasım ayında izleyiciyle buluşacak. “Sanatı Yıl Boyunca Destekleyen Bir Yaklaşımı Benimsiyoruz” Siemens Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Siemens Türkiye olarak, sadece teknoloji ve inovasyon alanında değil, aynı zamanda sanat ve kültür alanında da önemli projelere imza atarak topluma katkıda bulunuyoruz. 1998 yılından beri sürdürdüğümüz Siemens Türkiye Opera Yarışması, Türkiye'nin genç yeteneklerine ışık tutarak, opera sanatının ülkemizde gelişimine büyük katkı sağlıyor. Yarışmamız, Siemens’in kurumsal sosyal sorumluluk projeleri kapsamında, kültürel ve sanatsal gelişimi destekleme misyonunun bir parçası olarak öne çıkıyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) ile hayata geçirdiğimiz iş birliği ile sanata yönelik desteğimizi opera yarışmamızın ötesine taşıyarak desteğimizin kapsamını daha da genişletiyoruz. İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğiyle, Türkiye’de opera alanının en önemli kurumlarından biriyle uzun vadeli ve sürdürülebilir bir destek modeli kuruyoruz. Bu iş birliği, kültür sanat yaklaşımımızı daha bütüncül bir yapıya taşırken; teknik unsurların sahne sanatının yaratıcı dünyasıyla buluşmasına da olanak sağlıyor. Siemens Türkiye olarak, teknolojinin sanatsal üretimi güçlendiren bir araç olduğuna inanıyor ve bu anlayışla sanat camiasına değer katmayı önemsiyoruz.” İstanbul Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Caner Akgün ise Siemens Türkiye ile hayata geçirdikleri iş birliğine yönelik olarak şunları söyledi: “Opera ve bale sanat dallarının sürekliliği ve nitelik olarak yüksek seviyelere ulaşması, bu alana ciddiyetle yaklaşan iş birlikleriyle mümkün oluyor. Siemens Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, sanatın desteklenmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması açısından son derece kıymetli. Kültür sanat alanına verilen bu desteğin, önümüzdeki dönemde de kalıcı ve anlamlı sonuçlar doğuracağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Mustafa Bozbey: Su Kaynaklarını Korumak Ortak Sorumluluğumuz Haber

Başkan Mustafa Bozbey: Su Kaynaklarını Korumak Ortak Sorumluluğumuz

Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 2050’DEKİ DÜNYA SICAKLIĞINA 2025'TE ULAŞILDI Etkinliğin açılışında konuşan Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü'nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025'in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi. “TÜRKİYE, SU KITLIĞI ÇEKEN ÜLKE DURUMUNA GELEBİLİR” Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Ülkemizin yüzde 88'inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen 1519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1200 metreküpe, 2040 yılında 1116 metreküpe, 2050 yılında da 1069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye'nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi” dedi. “SUYU NASIL KORUYACAĞIMIZI KONUŞMALIYIZ” Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı'dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz” diye konuştu. “SU SEVİYESİ 250 METRENİN ALTINA İNDİ” Bursa’nın, Uludağ'dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz” dedi. “ÜRETİM İLE SU ARASINDA YENİ BİR DENGE KURMALIYIZ” Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız” diye konuştu. “GERİ KAZAN, YENİDEN DEĞERLENDİR” Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15'inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa'da atık su arıtma tesislerini bu bağlamda ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa'nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır” dedi. Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da suyun önemine vurgu yaparak insanlık tarihi boyunca medeniyetlerin hep suyun etrafında şekillendiğini anlattı. Son yıllarda yaşanan gelişmelerin suyun da sınırsız bir kaynak olmadığını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştaydaki her sunumun Bursa ve Türkiye için örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi. Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su yönetiminin iyi yapılması halinde susuzluk sorununun yaşanmayacağını dile getirdi. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Eroğlu, çıkacak sonuçların kuraklıkla mücadeleye katkı sağlamasını diledi. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ve Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı'nın konuşmaların ardından çalıştay, uzman isimlerin konuşmacı olduğu oturum bölümleriyle devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.