Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünyanın En Büyük Çevre Raporlama Platformu CDP’nin 2025 Türkiye Sonuçları ve Lider Şirketler Açıklandı Haber

Dünyanın En Büyük Çevre Raporlama Platformu CDP’nin 2025 Türkiye Sonuçları ve Lider Şirketler Açıklandı

Garanti BBVA’nın ana sponsorluğunda Türkiye faaliyetlerini gerçekleştiren CDP Türkiye, 2025 yılına ait analiz ve bulguları içeren “CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu”nun sonuçlarını ve CDP’nin Global Derecelendirme Metodolojisine göre belirlenen CDP Liderleri’ni, 15 Mayıs’ta gerçekleştirilen 16. Türkiye konferansında açıkladı. Bu yıl, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesi çevresel verinin kalitesi, karşılaştırılabilirliği ve karar alma süreçlerine entegrasyonu iş dünyasının dönüşümünde belirleyici bir rol oynuyor. Bu noktada CDP, yalnızca bir raporlama platformu olmanın ötesinde, şirketlerin uygulama kapasitesini görünür kılabilecek ve hesap verebilirliği güçlendirebilecek önemli bir araç olarak öne çıkıyor. “CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu”, Türkiye’deki şirketlerin çevresel raporlamayı rekabet gücüne dönüştürebilme kapasitesini ortaya koyuyor. Rapor, COP31 öncesinde şirketlerin raporlamadan uygulamaya geçişteki hazırlık seviyesini ortaya koyan güçlü bir çerçeve sunuyor. Türkiye çevresel raporlamada güçlü bir konuma ulaştı CDP aracılığıyla 2025 yılında 22.100’den fazla şirket, çevresel verilerini raporlarken bu sürece 1.000’den fazla şehir ve bölge de eklendi. 2025 yılında, neredeyse 900 şirket CDP’nin en yüksek derecelendirme seviyesi olan Küresel A Listesi’ne girdi. Türkiye’den ise toplam 45 şirket en az bir Küresel A Listesi’nde yer aldı. İklim, su ve ormansızlaşma kategorilerinin üçünde birden en yüksek liderlik seviyesi olan “Triple A” listesine giren dünyadaki 27 şirketten 5’i ise Türkiye’den. Diğer 17 şirket şirket ise iki ayrı kategoride liderlik sergileyerek “Double A” statüsü elde etti. Türkiye bu başarısıyla, CDP ekosisteminde çevresel raporlama ve performans alanında küresel ölçekteki en güçlü pazarlardan biri haline geldi. Türkiye’nin liderlik performansı ortalamaların üzerinde CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu’na göre, Türkiye’den raporlama yapan şirketler Avrupa ve küresel ortalamaların üzerinde performans göstererek “Yönetim” ve “Liderlik” seviyelerinde iklim değişikliğinde %82, su güvenliğinde %87 ve ormansızlaşma temasında %70’e ulaştı. Bu tablo, çevresel yönetimin artık yalnızca öncü şirketlere özgü bir alan olmadığını, giderek daha geniş bir şirket grubunun kurumsal sistemlerine entegre edildiğini gösteriyor. Çevresel liderlik ile finansal performans arasındaki ilişki giderek güçleniyor Bu yılki raporun bir kısmı, A ve A– notu alan lider şirketlerin çevresel risk ve fırsatları finansal açıdan nasıl yönettiğini, daha düşük derecelendirme notlarına sahip şirketlerle karşılaştırmalı olarak analiz ediyor. Bu fark özellikle fırsatlar tarafında daha net görülüyor. Lider şirketler, çevresel girişimler kapsamında yaptıkları her 1 dolarlık yatırımın yaklaşık 4 dolar finansal değer yaratma potansiyeli olduğunu raporlarken, daha düşük performans gösteren şirketlerde bu değer yaklaşık 0,07 dolar seviyesinde. Bu durum, fırsatların belirlenmesi ve finansal değere dönüştürülmesi konusunda ciddi bir verimlilik farkına işaret ediyor. Benzer bir ayrışma risk yönetiminde de görülüyor. Lider şirketlerde maliyet-risk oranına bakıldığında, maliyeti 1 dolar olan bir riski yönetmek için yaklaşık 0,43 dolar harcamanın yeterli olacağı görülüyor. Buna karşılık, daha düşük performans gösteren şirketlerde aynı riski yönetmek için yaklaşık 5,9 dolar harcamak gerektiği görülmekte. Bu durum, lider şirketlerin finansal açıdan önemli riskleri görece daha düşük maliyetle yönetebildiğini ve potansiyel olarak daha hedefli bir risk yönetimi yaklaşımına sahip olduğunu gösteriyor. Raporlamaların derinlik ve uygulama düzeyi artırılmalı Temel iklim raporlama göstergeleri açısından bakıldığında, Türkiye’deki şirketler yüksek ve tutarlı bir olgunluk düzeyi sergiliyor. Ancak taahhütlerin derinliği ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş araçlarının uygulanma düzeyi incelendiğinde daha farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Şirketlerin %70’i 1,5°C ile uyumlu bir iklim geçiş planı raporlarken, yalnızca %33’ü fosil yakıtlardan çıkışa yönelik açık bir taahhütte bulunuyor. Net-sıfır hedefleri yaygın olmakla birlikte (%62), bunların yalnızca %12’si Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından doğrulanmış vaziyette. Bu durum, hedef koyma ile bilim temelli uyum arasında önemli bir fark olduğunu gösteriyor. Benzer şekilde, dahili karbon fiyatlandırması giderek yaygınlaşsa da uygulama kapsamı halen sınırlı; çoğu zaman tüm karar süreçlerini kapsayan zorunlu bir mekanizma olarak kullanılmıyor. Yenilenebilir enerji kullanımı önemli ölçüde artmış olsa da toplam enerji tüketimi içinde yenilenemeyen kaynaklar hala baskın durumda. Genel olarak bu tablo, iklim yönetimi için gerekli temel yapıların kurulduğunu; ancak bu yapıların karar alma süreçlerine tutarlı, kapsamlı ve bağlayıcı şekilde yansıtılması için daha fazla ilerlemeye ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. İklim teması şirket yönetim sistemlerine entegre edilirken doğa ile ilgili konularda ilerleme sınırlı kaldı Rapor genelinde ortaya çıkan en önemli yapısal bulgulardan biri, iklim değişikliği konusundaki olgunluk ile diğer doğa temelli konular arasındaki belirgin fark. İklim değişikliği için riskleri belirleme ve yönetmeye yönelik yaklaşımlar tüm şirketlerde (%100) yerleşmiş durumdayken, bu oran su yönetimi alanında %78’e, biyoçeşitlilikte %36’ya, plastiklerde %24’e ve ormansızlaşmada %11’e kadar düştü. Benzer bir ayrışma değer zinciri etkileşiminde de görüldü. Bu oran iklimde %98 iken, plastiklerde %18 ve ormansızlaşmada %10 seviyesinde kaldı. Bu tablo, iklim konularının şirket sistemlerine derinlemesine entegre edildiğini, buna karşılık doğa ile ilgili konuların halen sınırlı bir kapsamda ele alındığını gösterdi. Genel olarak doğa temelli raporlamalar farkındalık aşamasından daha yapılandırılmış bir yönetime doğru ilerliyor. İklim ve su alanlarında görülen olgunluk seviyesine ulaşabilmek için özellikle veri altyapısının güçlendirilmesi, hedef belirleme yaklaşımlarının geliştirilmesi ve doğa ile ilgili konuların stratejik karar alma süreçlerine daha fazla entegre edilmesi gerekiyor. Türkiye’deki şirketlerin zorunlu raporlama çerçeveleriyle uyumu giderek artıyor Türkiye’de CDP kapsamında yapılan raporlamalar, zorunlu sürdürülebilirlik çerçeveleriyle yüksek ve artan bir uyuma işaret ediyor. 2025 itibarıyla Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlaması Standartları (TSRS) ile uyum %83’e, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlaması Standartları (ESRS) ile uyum ise %71’e ulaştı. Zorunlu raporlama çerçevelerine hazırlık açısından Türkiye iyi bir konumda, ancak şirketlerin önünde üç temel gelişim alanı bulunuyor: üretilen bilgiyi finansal sistemlerle ilişkilendirmek, karar alma süreçlerine dahil etmek ve geçiş planlarıyla bağlantılı hale getirmek. Bu aşamalar raporlamadan uygulamaya geçiş için kritik önem taşıyor. CDP verileri COP31 öncesinde güçlü bir referans Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31’e yaklaşırken, kurumsal çevresel raporlamaların önemi daha da artıyor. CDP verileri, şirketlerin uygulama kapasitesini değerlendirmek için güçlü ve güvenilir bir referans sunuyor. Enerji dönüşümü, su, doğa, döngüsel ekonomi, geçiş planlaması ve iklim finansmanı gibi CDP raporlamasında öne çıkan başlıklar, COP31 eylem gündeminin temel öncelikleriyle doğrudan örtüşüyor. Bulgular, Türkiye’den raporlama yapan şirketlerin yalnızca raporlama ölçeğini büyütmekle kalmayıp, bunu istikrarlı biçimde güçlü bir performansa dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Bu çerçevede CDP verileri, şirketlerin uygulamaya ne ölçüde hazır olduğunu değerlendirmek, ulusal ve küresel iklim hedefleriyle uyum düzeyini analiz etmek açısından somut ve pratik bir referans niteliği taşıyor. Ana konuşmacılar ve Rapor Sunumu “COP31’e Doğru: Raporlama İvmesini Küresel Rekabet Avantajına Dönüştürmek” temasıyla düzenlenen konferansın açılışında konuşan Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran “Garanti BBVA’da sürdürülebilirlik, iş modelimizin ayrılmaz bir parçası. 2025 CDP değerlendirmesinde iklim değişikliği, su güvenliği ve ormansızlaşma alanlarının tamamında A notu alarak Triple A seviyesine ulaşmamız bu yaklaşımın bir sonucu. İklim, su ve doğa artık ekonomik dayanıklılığın belirleyicisi. Bu doğrultuda finansman gücümüzle dönüşümü desteklemeyi sürdürüyoruz.” dedi. COP30 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Dan Ioschpe konferansa video mesajla katıldı. Ioschpe mesajında “25 yıl önce niş olan çevresel raporlama, bugün iş dünyası için küresel bir standart ve temel gereklilik haline gelmiş; veri, şeffaflık ve raporlama sürdürülebilir kalkınmayı ve etkili karar almayı mümkün kılmıştır. Bu yapı sayesinde, bugün CDP tarafından ödüllendirilen kuruluşlar yalnızca bir standardı karşılamıyor, aynı zamanda uygulamanın nasıl hayata geçtiğini gösteren öncüler olarak öne çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Deloitte Global Sürdürülebilir Finans Lideri Hans-Juergen Walter konuya küresel bir perspektiften bakarak “Şirketler yalnızca mevzuata uyumla sınırlı kalmamalı. Raporlamayı bir zorunluluk olarak değil, rekabet avantajı yaratmanın bir aracı olarak görmeliler. Nitelikli çevresel raporlama; sermayeyi cezbeden, pazardaki konumu güçlendiren ve hızla dönüşen küresel ortamda gerçekten dayanıklı, geleceğe hazır iş modelleri inşa etmeyi mümkün kılan stratejik bir kaldıraçtır.” dedi. CDP Politika ve Büyüme Direktörü Pietro Bertazzi ise, “Yaklaşan COP31’in uygulama odağıyla birlikte, Türkiye’deki şirketlerin CDP aracılığıyla yaptığı raporlamalar, lider şirketlerin çevresel performans konusunda yüksek bir standart belirlerken aynı zamanda ticari kazanımlar da elde ettiğini gösteriyor. Hızla değişen küresel ekonomide geleceğe en güçlü şekilde hazırlanan şirketler; şeffaflığı somut aksiyona dönüştürebilen, çevresel verileri stratejik karar alma süreçlerine entegre eden ve dünyamız için olumlu büyümeyi yönlendiren şirketler olacak.” dedi. CDP Türkiye 2025 İklim ve Doğa Raporu’nun sonuçlarını paylaşan CDP Türkiye Ülke Yöneticisi Mirhan Köroğlu Göğüş şu değerlendirmede bulundu: “Raporun sonuçlarına baktığımızda, Türkiye’de çevresel yönetim yapılarının güçlü bir kurumsal temele oturduğu açıkça görülmekte, fakat bu yapının tüm çevresel temalar ve şirketler genelinde henüz dengeli ve bütüncül bir şekilde yaygınlaşmadığı görülüyor. Önümüzdeki dönemde şirketlerin önceliği, mevcut raporlama altyapısını daha derin entegrasyon, daha geniş çevresel kapsama ve daha tutarlı uygulama çıktılarıyla güçlendirmek olmalı.” 2026 Triple A Liderler Paneli Konferans kapsamında Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Türkiye Direktörü Ozan Duygulu moderatörlüğünde “2026 Triple A Liderler Paneli” düzenlendi. Panele, Garanti BBVA Yönetim Kurulu Üyesi Mevhibe Canan Özsoy, Akbank CFO’su Türker Tunalı ve CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu katıldı. Sürdürülebilir finansman ve sürdürülebilirliğin stratejik yönetimi konularının ele alındığı panelde Mevhibe Canan Özsoy, iklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun değil; fiziksel, finansal ve itibara yönelik riskler barındıran küresel bir dönüşüm meselesi olduğunu belirtti. Türker Tunalı, düşük karbonlu ekonomiye geçişte finans sektörü, reel sektör ve teknoloji ekosisteminin birlikte hareket etmesinin kritik önem taşıdığını söyledi. Kutay Kartallıoğlu ise konuşmasında gıda perakendesinin iklim değişikliğinden kaynaklanan risklerden doğrudan etkilendiğine dikkat çekerek Türkiye’nin Akdeniz havzasındaki konumu nedeniyle gıda güvenliği ve tedarik zincirleri açısından önemli çevresel risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. CDP Türkiye 2026 Ödül Töreni Programın sonunda gerçekleştirilen CDP Türkiye 2026 Ödül Töreni’nde CDP Global A listelerine girmeyi başaran 45 şirket ödüllerini aldı. Ödül töreninde TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Fatih Kemal Ebiçlioğlu, ve Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’ndan Başkan Yardımcısı Murat Yünlü birer konuşma gerçekleştirdi ve şirketlere ödüllerini takdim etti. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Fatih Kemal Ebiçlioğlu konuşmasında “Jeopolitik gelişmelerin yoğunlaştığı bu dönemde iklim krizinin bilimsel bir gerçek olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. Önümüzdeki COP31 sürecini Paris Anlaşması kapsamında gündeme getirilen başlıkların yeniden canlandırılması açısından kıymetli görüyoruz. Bu süreçte, iş dünyasının sürdürülebilirlik raporlamalarına güçlü biçimde eğilmesini ve odağına almasını kritik önemde görüyoruz. Bugün bu önemli gelişmelere tanıklık etmemizi sağlayan CDP Türkiye’ye ülkemizde sürdürülebilirlik raporlaması konusunda bilinçlendirme ve iş dünyasının dönüşümü alanında sağladığı katkılar için teşekkür ediyorum” dedi. Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’ndan Başkan Yardımcısı Murat Yünlü ise "Sürdürülebilirlik raporlaması, finansal raporlama ile sürdürülebilirlik yönetimi disiplinlerinin entegrasyonu sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu entegrasyonun temelinde, çevresel ve sosyal faktörlerin operasyonel riskler ve finansal fırsatlar üzerindeki belirleyici rolü yatmaktadır. Bu perspektifle hazırlanan raporlar, yatırımcıların sermaye tahsisi kararlarında kullandığı 'önemlilik' arz eden bilgilere odaklanmaktadır." dedi. Triple A ödülleri (5 şirket) Double A ödülleri (17 şirket) Global A ödülleri (23 şirket) CDP Şehirler A Liderleri ödülleri Konferans kapsamında ayrıca “CDP Cities A List”e girmeyi başaran iki belediyeye de ödülleri takdim edildi. Ödüllerini almak üzere törene, Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Serhat Taşkınsu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Prof. Dr. Ayşen Erdinçler katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracatın Şampiyonları’nda Creavit’e Çifte Ödül! Haber

İhracatın Şampiyonları’nda Creavit’e Çifte Ödül!

Yurt içinde ve yurt dışında 65’i aşkın ülkenin tüketicilerini, seramik sağlık gereçleri, banyo mobilyaları ve armatürler başta olmak üzere ıslak mekan ihtiyaçlarına yönelik geniş ürün gamı ve bütüncül banyo çözümleriyle buluşturan Creavit, ihracattaki başarısını prestijli bir organizasyonda taçlandırdı. Türkiye İhracatçılar Meclisi çatısı altında faaliyet gösteren Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl 8’incisi düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni, Ömer Bolat’ın katılımıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Törende Creavit, Seramik Sağlık Gereçleri sektöründe sergilediği üstün performansla iki ayrı kategoride ödüle layık görüldü. Creavit, “İhracatını Oransal Olarak En Fazla Artıran Firma” kategorisinde birincilik elde ederken, “En Fazla İhracat Gerçekleştiren Firma” kategorisinde ise ikincilik ödülünün sahibi oldu. Bu başarı, markanın global pazarlardaki etkinliğini ve sürdürülebilir büyüme stratejisinin gücünü bir kez daha ortaya koydu. 2025 yılında da ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam eden Creavit, ihracat odaklı yaklaşımı, yenilikçi ürünleri ve geniş pazarlama ağıyla sektördeki lider konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Marka, önümüzdeki dönemde de uluslararası pazarlardaki varlığını artırarak Türkiye’yi başarıyla temsil etmeye devam etmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerli Elektrikli Karea Fit 719 Bin TL Fiyat İle Satışta Haber

Yerli Elektrikli Karea Fit 719 Bin TL Fiyat İle Satışta

Türkiye’nin önde gelen otomotiv kalıp üreticilerinden Karel Kalıp tarafından geliştirilen yerli mobilite markası Karea, şehir içi ulaşımı yeniden tanımlayan ilk modeli Fit ile pazardaki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. “Bindiğin gibi değil” yaklaşımıyla geliştirilen Karea Fit, nisan ayına özel kampanyasıyla kullanıcılara avantajlı satın alma koşulları sunuyor. Bu kapsamda, Türkiye’de 749.000 TL’den başlayan avantajlı fiyatlarla satışa sunulan Karea Fit modeline, peşin ödeme tercih eden kullanıcılar 30.000 TL nakit indirim avantajıyla lansmana özel 719.000 TL’lik fiyat sahip olabiliyor. Bununla birlikte esnek ödeme seçeneği tercih edildiğinde kredi kartı, kredi ve havale/EFT yöntemleri bir arada kullanılarak kişiye özel ödeme planı oluşturulabiliyor. Karea Fit modelinde siparişler 50.000 TL ön ödeme ile başlatılırken, kalan tutar tercih edilen ödeme modeline göre tamamlanıyor. Siparişin ardından araç teslimatları en geç 45 gün içerisinde gerçekleşiyor ve kesin teslim tarihi üretim planlamasına göre belirleniyor. Karea’nın sunduğu dijital satış ve ödeme altyapısı sayesinde kullanıcılar, farklı ödeme yöntemlerini bir arada kullanarak kendi bütçelerine uygun plan oluşturabiliyor. Şehirlerin değişen ihtiyaçlarına yerli çözüm Karea Fit, değişen şehir yaşamı ve kullanıcı beklentileri doğrultusunda geliştirilen yeni nesil bir mobilite çözümü olarak öne çıkıyor. M0 segmentinin öncüsü olan model; kompakt boyutları, geniş iç hacmi ve 184 litrelik bagaj kapasitesiyle günlük kullanımda pratiklik sunuyor. Elektrikli mobilitenin erişilebilirliğini artırmayı hedefleyen Karea, Fit modeliyle özellikle kısa mesafeli şehir içi kullanımlarda yüksek verimlilik sağlarken, kullanıcıların mobilite ihtiyacına ekonomik ve sürdürülebilir bir alternatif sunuyor. Kompakt yapısı ve elektrikli güç aktarım sistemiyle dikkat çeken Karea Fit, 2631 mm uzunluğu ve 4 metrelik dönüş yarıçapıyla şehir içi kullanımda yüksek manevra kabiliyeti sunuyor. 12 kW gücündeki elektrik motoru ve 96V mimariye sahip LFP batarya teknolojisiyle donatılan model, yaklaşık 135 kilometre menzil sunarken, batarya yüzde 20’den yüzde 80 doluluğa yaklaşık 2 saat içerisinde ulaşabiliyor. Maksimum 90 km/s hıza ulaşabilen Karea Fit, yalnızca şehir içi kullanım için değil, köprü ve otoyol kullanımına uygun altyapısıyla da çok yönlü bir mobilite çözümü sunuyor. Konfor ve güvenlik donanımları arasında ise McPherson süspansiyon sistemi, disk frenler, elektrik destekli direksiyon, geri görüş kamerası ve multimedya sistemi yer alıyor. Yerli üretim gücünü arkasına alan Karea, Fit modeliyle Türkiye’de yeni bir segment oluşturmayı hedeflerken, önümüzdeki dönemde ürün gamını genişleterek elektrikli mobilite alanındaki konumunu güçlendirmeyi planlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de İş Arayanlar Ve İşverenler Artık Dijital Platformda Buluşuyor Haber

Nilüfer’de İş Arayanlar Ve İşverenler Artık Dijital Platformda Buluşuyor

Nilüfer Belediyesi, kentteki istihdamı desteklemek ve insan kaynağını doğru fırsatlarla buluşturmak amacıyla İş Ofisi’nin yeni web sitesini hizmete sundu. İş arayan vatandaşlar ile nitelikli personel arayan firmaları dijital ortamda bir araya getiren platform, işe alım süreçlerine büyük bir hız ve kolaylık kazandıracak. Ücretsiz üyelik imkanı sunan site üzerinden kullanıcılar, anında profil oluşturarak, kariyer destek hizmetlerinden faydalanabilecek ve iş rehberi içeriklerine kolayca ulaşabilecek. 20 YILLIK DENEYİM Dijitalleşme adımıyla hizmet ağını genişleten Nilüfer Belediyesi İş ve Meslek Edindirme Bürosu, kurulduğu 2005 yılından bu yana edindiği tecrübeyi yeni platformlara aktarıyor. Bugüne kadar 80 bin 295 başvuru alan ve adayların yetkinlikleri doğrultusunda 16 bin 76 kişinin istihdam edilmesini sağlayan merkez, yeni web sitesiyle bu başarıyı daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Yeni sistem üzerinden yapılacak eşleştirmelerin, bugüne kadar olduğu gibi otomotiv, tekstil, hizmet, güvenlik ve eğitim gibi kentin öncü sektörlerine taze bir kan sağlaması bekleniyor. Web sitesine kayıt olan başvuru sahipleriyle yakından ilgilenen ofis yetkilileri, sistemdeki güncel ilanlar üzerinden adayların bilgi ve becerilerine en uygun eşleştirmeleri yapıyor. Bu sayede firmaların emek ve zaman kaybı yaşamadan aradıkları doğru personele ulaşması sağlanıyor. İstihdamın yanı sıra eğitime de büyük önem veren merkez; İŞ-KUR, KOSGEB, üniversiteler, OSB’ler ve meslek odaları gibi birçok paydaşla ortaklaşa mesleki kurslar düzenleyerek adayların donanımlarını artırmaya devam ediyor. SÜRDÜRÜLEBİLİR VE UZUN VADELİ İSTİHDAM HEDEFİ Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, hizmete giren web sitesinin istihdam alanında önemli ve güvenilir bir köprü göreceğini belirtti. Nilüfer’i yalnızca yaşam kalitesi yüksek bir kent değil, aynı zamanda üretimin ve girişimin güçlendiği bir merkez olarak gördüklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, kentin en büyük değerinin insan kaynağı olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, dijital platform üzerinden yürütülen danışman destekli süreç yönetimiyle adayların deneyimlerinin doğru pozisyonlarla eşleştirildiğini belirterek, amaçlarının yalnızca iş bulmak değil, sürdürülebilir ve uzun vadeli istihdam yaratmak olduğunun altını çizdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Home Comfort Group, "İklimlendirmenin Yıldızları 2026" Etkinliğinde İş Ortaklarıyla Buluştu Haber

Bosch Home Comfort Group, "İklimlendirmenin Yıldızları 2026" Etkinliğinde İş Ortaklarıyla Buluştu

İş birliklerini daha ileriye taşıma hedefiyle düzenlenen etkinlikte, 2025 yılı kapsamlı şekilde değerlendirilirken, 2026 dönemine ilişkin stratejik yol haritası paylaşıldı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen istişare oturumunda, iş ortaklarının görüş ve önerileri doğrudan dinlenerek, iş süreçlerini daha ileriye taşıyacak gelişim alanları birlikte ele alındı. Karşılıklı güvene dayalı bu açık diyalog ortamı, Bosch Home Comfort Group’un iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu ve sürdürülebilir iş birliğinin en güçlü göstergelerinden biri olarak öne çıktı. Toplantının önemli başlıklarından biri de Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmeler oldu. Etkinliğe konuk konuşmacı olarak katılan ekonomist ve akademisyen Doçent Doktor Derya Hekim, küresel ve yerel ekonomik görünümü kapsamlı bir perspektifle ele alarak katılımcılara değerli içgörüler sundu. Günün kapanışında gerçekleştirilen “İklimlendirmenin Yıldızları” Ödül Töreni ise etkinliğin önemli anlarındandı. Bosch, Buderus, Hitachi ve York markaları özelinde, yıl boyunca gösterdikleri üstün performans ve katkılarla öne çıkan iş ortakları ödüllendirildi. Başarıların görünür kılındığı bu özel törende, güçlü iş ortaklığı ekosisteminin yarattığı katma değer bir kez daha vurgulandı. Etkinlik, iş ortaklarıyla kurulan güçlü bağların pekiştirildiği ve geleceğe yönelik ortak vizyonun paylaşıldığı bir iş yemeği ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TatilBudur’a QM Awards’tan İki Prestijli Ödül Haber

TatilBudur’a QM Awards’tan İki Prestijli Ödül

Kurulduğu ilk günden bu yana hizmet kalitesinden ödün vermeyen yapısı ve müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımıyla misafirlerine unutulmaz tatil deneyimleri sunan TatilBudur; turizm profesyonellerinin oylarıyla belirlenen marka ve projelerin ödüllendirildiği, “Golden 15” temasıyla gerçekleştirilen QM Awards 15. yıl gala gecesinde önemli bir başarıya imza attı. Marka, “Türkiye’s Best QM Domestic Market OTA (Online Travel Agency)” ve “Game Changer – Domestic Market” kategorilerinde iki ayrı ödüle layık görüldü. Sektördeki yenilikçi yaklaşımı, güçlü teknolojik altyapısı ve kullanıcı deneyimini odağına alan hizmet anlayışıyla dikkat çeken TatilBudur, elde ettiği bu çifte başarıyla iç pazardaki güçlü konumunu pekiştirmeye devam ediyor. QM Awards kapsamında kazanılan bu ödüller, markanın turizm sektörüne sunduğu katma değerin, dijitalleşme odaklı yatırımlarının ve hayata geçirdiği yenilikçi projelerin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. TatilBudur’un elde ettiği bu başarı, yalnızca bugünün performansını değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme vizyonunu ve sektöre yön veren yaklaşımını da ortaya koyuyor. Marka, değişen seyahat alışkanlıklarına hızlı adapte olan yapısı ve teknoloji odaklı çözümleriyle kullanıcılarına daha hızlı, kolay ve güvenilir bir tatil planlama deneyimi sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı  Haber

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı 

Öğrenciler yayını hazırlarken gıda mühendisi, ziraat mühendisi ve doktor konukların görüşlerine de yer verdiler. Gençler yayında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını nasıl etkilediğine değindiler. Araştırdıkları bilgileri akranlarının ve ailelerin anlayacağı şekilde ilgi çekici bir içeriğe dönüştüren öğrenciler; topluma bir hafta boyunca mevsiminde yetişmiş ürünleri tercih etmeleri, mutfakta gıda israfını azaltmaları ve tabaklarını paylaşmaları için bir farkındalık çağrısı yaptı. İklim değişikliği sofraları ve insan sağlığını etkileyen toplumsal bir mesele Dünya Meteoroloji Örgütü verileri ortalama küresel sıcaklığın sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,2°C artmış olduğuna dikkat çekiyor. Son yıllar tüm dünyada kayıtlardaki en sıcak yıllar olarak ölçülüyor. Deniz suyu sıcaklıkları rekor seviyelere ulaşırken, aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti artıyor. Sel, kuraklık ve orman yangınları hem doğal yaşamı hem de tarımsal üretimi doğrudan etkiliyor. Bu tablo, iklim krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik ve toplumsal bir mesele olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Genç sözcüler, bu çalışmayla 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) kapsamında; Açlığa Son (SKA 2), Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam (SKA 3), Sorumlu Üretim ve Tüketim (SKA 12) ve İklim Eylemi (SKA 13) hedeflerini pusula ediniyorlar. Küresel sorunlara yerel çözümler sunarak sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sağlıyorlar. Öğrencilerden sürdürülebilir sofralar için “Mevsiminde Tüketelim” çağrısı Bu küresel gerçeklik karşısında harekete geçen İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu 7. sınıf öğrencileri, “Küresel İklim Değişikliği ve Gıda Güvenliği” başlıklı bir podcast hazırlayarak bu soruna dikkat çektiler. Öğrenciler çalışmalarında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını da nasıl etkilediğini ele aldı. Yayın kapsamında bir ziraat mühendisi iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini, bir gıda mühendisi gıdanın üretiminden soframıza gelene kadar uzanan süreçte yaşanan değişimleri, bir çocuk doktoru ise gıda güvenliğinin çocuk sağlığı üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını değerlendirdi. Böylece konu, topraktan sofraya uzanan bütüncül bir perspektifle ele alındı. Devamında da öğrenciler bu soruna yönelik çözüm önerilerini oluşturup, paylaştılar. Uzmanlara göre çevre sorunlarına; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşan gençlerin hazırladığı içerikler çevrelerini olumlu yönde etkiliyor Bu çalışma ile gençler çevre sorunlarına pasif izleyici olarak değil; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşmayı hedeflediler. Yayın hazırlığı sırasında öğrencilere rehberlik eden öğretmenler; gençlerin kendi geleceklerini doğrudan ilgilendiren bir konuda inisiyatif almaları ve sorumluluk üstlenmelerinin, çevresel farkındalığın somut bir yansıması olduğunu belirtti. Uzmanlara göre gençlerin erken yaşta çevresel bilinç geliştirmesi, sürdürülebilir davranış alışkanlıklarının yaygınlaşmasında belirleyici rol oynuyor. Gençlerin ürettiği içerikler yalnızca akranlarını değil, ailelerini ve daha geniş toplumsal çevreyi de olumlu yönde etkileyebiliyor. “Değişim bugün başlarsa etkili olur, biz çözümün bir parçası olmayı seçtik” İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu öğrencileri, hazırladıkları podcast ile iklim krizine karşı seslerini yükselttiklerini ifade ettiler. Öğrenciler, iklim krizine karşı değişimin küçük ama kararlı adımlarla başlayacağını belirterek mevsiminde ürün tercih etmek, israfı azaltmak ve su ile enerjiyi dikkatli kullanmak gibi alışkanlıkların geleceği korumada önemli olduğunu vurguladı. Geleceğin yalnızca konuşulan bir kavram olmadığını, doğrudan kendi yaşamlarını şekillendirdiğini vurgulayan öğrenciler, bu nedenle sorumluluğu başkalarına bırakmak yerine çözümün parçası olmayı seçtiklerini belirttiler. Öğrenciler, değişimin yarın değil bugünden başlaması gerektiğini ve bu yayın ile çevrelerini bilgilendirmek ve çözüm önerilerini iletmek istediklerini ifade ettiler. İsteyen herkes öğrencilerin hazırladığı podcast’e İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları resmi podcast hesabından ulaşılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Unico Sigorta, Geleceğin Sofraları için   Çalışmaya Devam Ediyor Haber

Unico Sigorta, Geleceğin Sofraları için Çalışmaya Devam Ediyor

Topluma fayda sağlama, sürdürülebilir ve etkili çözümler üretme yaklaşımını benimseyen Unico Sigorta, Hatay’ın İskenderun ilçesinde okul çağındaki çocukların sağlıklı beslenmesine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi. Dünyaca tanınan sosyal gastronomi şefi Ebru Baybara Demir liderliğinde yürütülen “Gönül Mutfağı Geleceğin Sofralarını Kuruyor” projesiyle iş birliği yapan Unico Sigorta, 16 Şubat’ta 600 öğrenci kapasiteli General Şükrü Kanadlı İlkokulu yemekhanesi açılışını gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yıl aynı proje kapsamında, toplam 800 öğrenci kapasiteli iki okulunun yemekhanelerini tamamlayan Unico Sigorta’nın destek verdiği öğrenci sayısı 1.400’e ulaştı. Açılışta Unico Sigorta gönüllü çalışanları yemek servisine katılarak, çocukların mutluluğuna ortak oldu. Unico Sigorta Stratejik Planlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Birol Balık, açılışta yaptığı konuşmada, şunları söyledi: “Unico Sigorta olarak çocuklarımızı geleceğimizin en kıymetli emaneti olarak görüyoruz. Onların sağlıklı beslenmesini yalnızca bir destek alanı değil, temel bir toplumsal sorumluluk olarak değerlendiriyoruz. ‘Gönül Mutfağı Geleceğin Sofralarını Kuruyor’ projesi kapsamında hayata geçirdiğimiz yemekhanelerle ilkokul çağındaki çocuklarımızın her gün sıcak ve sağlıklı bir öğüne erişmesine katkı sağlıyoruz. Ebru Baybara Demir ve Gönül Mutfağı ile kurduğumuz iş birliği, bizim için yalnızca bir proje ortaklığı değil; ortak bir dayanışma zemini anlamına geliyor. Çocuklarımızın gözlerindeki umut ve gülümseme, attığımız her adımın en kıymetli karşılığıdır.” Şef Ebru Baybara Demir ise projeye ilişkin şu değerlendirmede bulundu; “Gönül Mutfağı olarak, depremin ilk günden bu yana yalnızca sıcak yemek üretmeyi değil, bulunduğumuz yerde hayatı birlikte ayağa kaldırmayı hedefledik. Bugün geldiğimiz noktada odağımız, geleceğimiz olan çocuklarımız. ‘Gönül Mutfağı Geleceğin Sofralarını Kuruyor’ projesiyle okul çağındaki çocuklarımızın sağlıklı beslenmesine destek oluyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlı, Millî Eğitim Bakanlığı, Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İskenderun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İskenderun Kaymakamlığı’nın destek ve iş birlikleriyle hayata geçen bu projede, Unico Sigorta’nın sürdürülebilir katkısı bizim için çok değerli. Birlikte attığımız her adımın daha fazla çocuğa ulaşacağına inanıyoruz. Hedefimiz, bu modeli daha çok okulda ve daha çok çocuğa ulaşabileceğimiz şekilde sürdürmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.