Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Büyüme

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir Büyüme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Büyüme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karayipler’de Gayrimenkul Yatırımında 2026 İçin Büyük Düzenleme Haber

Karayipler’de Gayrimenkul Yatırımında 2026 İçin Büyük Düzenleme

Bölgesel Denetleyici Otorite ECCIRA Kuruluyor Antigua ve Barbuda, Dominika, Grenada, St. Kitts ve Nevis ile Saint Lucia, yeni bir düzenleyici çerçeve oluşturmak üzere bir araya gelerek Doğu Karayipler Vatandaşlık-Yatırım Düzenleme Otoritesi (ECCIRA)’nın kurulmasına karar verdi. Bu otorite, Karayipler’deki vatandaşlık-yatırım ve gayrimenkul yatırımlarını ortak standartlarla denetleyecek. Yeni yapılanma ile birlikte: CBI (Citizenship by Investment / Yatırım Yoluyla Vatandaşlık) programları için tek tip standartlar getirilecek,Resmî denetim ve uyum süreçleri güçlendirilecek,Uluslararası yatırımcı güveni arttırılacak. Grenada, otoritenin merkez üssü olarak seçildi; diğer ülkelerde de yerel ofisler kurularak uyum ve denetim süreçleri izlenecek. Neden Bu Değişiklik Önemli? Karayipler’in vatandaşlık-yatırım programları, uluslararası gayrimenkul yatırımcıları için cazip fırsatlar sunuyor. Bu programlar sayesinde yatırımcılar, belirli gayrimenkul projelerine yatırım yaparak o ülkelerde vatandaşlık veya ikamet hakkı elde edebiliyor. Ancak son dönemde uluslararası denetimlerden gelen talepler, programların daha sıkı ve tutarlı bir denetim yapısına kavuşmasını zorunlu kıldı. Yeni düzenleme yatırımcılar açısından şu avantajları hedefliyor: ✔ Standart başvurularla şeffaflık ve güvenin artması ✔ Yüksek güvenlik ve kimlik doğrulama standartları ile dolandırıcılık riskinin azalması ✔ Programların uluslararası uyumluluk açısından güçlendirilmesi ✔ Gayrimenkul piyasasında sürdürülebilir büyüme ve yatırım akışının devamı Global Baskı ve Reformun Arka Planı Karayip devletleri, ABD, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği gibi ülkelerin vatandaşlık-yatırım programlarına ilişkin güvenlik ve şeffaflık taleplerinin artmasıyla birlikte bu adımı attı. Uzun süredir konuşulan bölgesel denetim otoritesinin yasalaştırılmasıyla, programların daha etkin şekilde uygulanması ve uluslararası arenada itibarı korunması hedefleniyor. Harvey Law Group Türkiye Ülke Direktörü Çiğdem Sarıoğlu Ergut, Karayipler’de 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek yeni bölgesel düzenlemelerin yatırımcılar için önemli bir eşik olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Vatandaşlık yoluyla yatırım programlarına yönelik artan uluslararası denetim talepleri, daha şeffaf ve ortak standartlara dayalı bir yapıyı zorunlu kılıyor. Kurulan bölgesel düzenleyici otorite, hem yatırımcı güvenini artıracak hem de Karayipler’in bu alandaki itibarını uzun vadede güçlendirecektir. Bu süreçte yatırımcıların yeni uyum kriterlerini yakından takip etmeleri büyük önem taşıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türksat ve Vodafone’dan Fiber Altyapıda Stratejik İş Birliği Haber

Türksat ve Vodafone’dan Fiber Altyapıda Stratejik İş Birliği

Türkiye’nin dijital dönüşüm hedefleri kapsamında kamu ve özel sektörün fiber yetkinliklerini birleştirecek olan “Toptan Seviyede Veri Akış Erişimi Hizmeti, TV Hizmeti ve Destek Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi Ek Protokolü”, Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay ve Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy tarafından imzalandı. İmzalanan anlaşma çerçevesinde Vodafone, Türksat’ın fiber altyapısını kullanarak 1,3 milyon haneye daha fiber internet hizmeti ulaştırmaya başlayacak. Bu stratejik adım ile Vodafone’un fiber altyapı üzerinden erişim sağladığı toplam hane sayısı 23,7 milyona yükselecek. Atılan imzalarla birlikte mükerrer yatırımlar önlenerek mevcut fiber kaynaklar daha verimli kullanılacak ve dijital erişimin kapsayıcılığı artırılacak. Kamu-özel sektör ortaklığının bu modeli ile Türkiye’nin dijital altyapı ekosisteminde yeni bir dönem başlayacak. Ayrıca iş birliği kapsamında yüksek hız ve düşük gecikme süreli fiber teknolojisi daha geniş kitlelere ulaştırılacak. Altyapı paylaşım modeli sayesinde Türksat’ın bugüne kadar gerçekleştirdiği fiber yatırımların etkinliği de artırılacak. Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, Türksat ve Vodafone arasında kurulan bu iş birliği ile Türkiye’de hanelerin ve kurumların dijitalleşme sürecinin hız kazanacağını belirterek, “Türksat’ın güçlü fiber altyapısını Vodafone’un hizmet ağıyla birleştirerek, Türkiye’nin dijitalleşme vizyonuna stratejik bir katkı sunduk. Mükerrer yatırımların önüne geçen bu model sayesinde teknolojik kaynaklarımızı yüksek verimliliğe dönüştürecek ve ülke ekonomimize doğrudan katma değer sağlayacağız. Bu iş birliği, sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda Türkiye’nin en büyük iletişim ve teknoloji firmaları arasındaki ortaklığın en güçlü örneklerinden biri olacak.” dedi. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy da fiber internet ağının genişlemesinin Türkiye’nin dijital geleceği için taşıdığı önemi vurgulayarak, “Vodafone olarak, müşterilerimize en iyi deneyimi sunma taahhüdümüz doğrultusunda, Türksat gibi güçlü bir yerli teknoloji ortağıyla bir araya gelmenin mutluluğu içindeyiz. Bu stratejik iş birliği, Türksat ile Vodafone arasında artarak devam eden internet altyapı iş birliklerinin de katkısıyla, müşterilerimize daha hızlı, güvenilir ve yüksek deneyim sunan fiber internet hizmeti vermemizi sağlayacak. Fiber internet erişim ağımızı artırarak daha fazla ev ve işyerine kesintisiz, yüksek hızlı internet sunacağız. Böylece, Türkiye’nin dijitalleşme vizyonuna önemli katkı sağlayacağız. Aynı zamanda, bu anlaşmayla, fiber internet teknolojisini Türkiye’de en fazla sayıda haneye verme imkânına sahip telekom operatörü olacağız. Bu değerli iş birliği için Türksat yetkililerine teşekkür ediyor; önümüzdeki sürecin her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyoruz” diye konuştu.

Şişecam’dan 7 Yıl Vadeli 500 Milyon Dolar Nominal Eurobond İhracı Haber

Şişecam’dan 7 Yıl Vadeli 500 Milyon Dolar Nominal Eurobond İhracı

Şişecam, uluslararası piyasalarda güçlü yatırımcı talebiyle gerçekleştirdiği başarılı borçlanma işlemlerine bir yenisini daha ekledi. Şişecam’ın İngiltere’deki yüzde 100 bağlı ortaklığı olan Sisecam UK PLC aracılığıyla gerçekleştirilen ihraç için belirlenen kupon faiz oranı %8,3750 seviyesinde gerçekleşti. İhraç kapsamında Citigroup Global Markets Limited, BNP Paribas, J.P. Morgan Securities plc ve Emirates NBD Bank PJSC yetkilendirilirken, ihraca ilişkin kredi notları Şişecam’ın güncel kredi derecelendirme notları seviyesinde, uluslararası derecelendirme kuruluşları Fitch tarafından “B” ve Moody’s tarafından “B2” olarak belirlendi. Gerçekleştirilen Eurobond ihracından sağlanan kaynak; 2026 vadeli Eurobond ihracına ilişkin kalan 372 milyon dolarlık yükümlülük ile seçili kısa dönemli finansal yükümlülüklerinin refinansmanı amacıyla kullanılacak. Söz konusu ihraç ile Şişecam, likidite yönetiminde kullanılan finansman kaynaklarını çeşitlendirirken kısa vadeli finansal borçlarının kayda değer bölümünün vadesini uzatarak borçluluk profilini ağırlıklı olarak uzun vadeye taşıyacak. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, konuya ilişkin değerlendirmesinde uluslararası yatırımcı ilgisinin Şişecam’ın küresel ölçekteki güçlü konumlanmasına ve uzun vadeli stratejisine duyulan güveni açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. Yücel, “Şişecam olarak uluslararası sermaye piyasalarında güçlü, disiplinli ve güvenilir duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu ihraç, küresel yatırımcıların yalnızca bugünkü finansal performansımıza değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik yolculuğumuza ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuza duyduğu güvenin somut bir yansıması. Borçlanma vademizi, orta ve uzun vadede meydana gelebilecek muhtelif risklere karşı daha dayanıklı olmamızı sağlayacak şekilde uzatan bu işlem; finansal ve operasyonel esnekliğimizi artırırken, katma değer yaratma odağındaki yatırım planlarımızı önemli ölçüde destekleyecektir.” dedi. Şişecam, geçtiğimiz yıl uluslararası fon ve finans kuruluşlarına 5 yıl vadeli 675 milyon dolar ve 8 yıl vadeli 825 milyon dolar nominal değerli olmak üzere toplam 1,5 milyar dolarlık Eurobond ihraçları gerçekleştirmiş, bu ihraçlara gelen toplamda 5 milyar dolara yakın talep ile Cumhuriyet tarihinin en büyük şirket tahvil ihracına imza atmıştı. Bu güçlü performansın devamı niteliğindeki yeni ihraç, Şişecam’ın uluslararası sermaye piyasalarındaki güvenilir konumunu bir kez daha teyit etti. Şişecam'ın Eurobond İhracı: Nominal tutarı 7 yıl vadeli 500 milyon dolar sabit faizli tahvillerin kupon oranı yüzde 8,3750 olarak belirlendi.Uluslararası fon ve finans kuruluşlarından toplamda 1,7 milyar dolar talep geldi.Eurobond ihracının yurt dışındaki tanıtım toplantıları Londra'da gerçekleşti.Toplantılarda 60’ı aşkın yatırımcı kuruluş ile görüşme yapıldı.

Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında Haber

Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında

TIME ve Statista iş birliğiyle hazırlanan araştırma; şirketlerin finansal büyüme performansını, çevresel etki, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla birlikte ele alarak uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini değerlendiriyor. Sungrow, bu kapsamlı analizde 14’üncü sırada yer alarak, temiz enerji teknolojileri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Düşük karbon ayak izi, düşük su tüketimi ve atık üretim oranları ile yüksek yenilenebilir enerji kullanımı gibi çevresel göstergelerin; finansal istikrar ve uzun vadeli büyüme performansıyla birlikte değerlendirildiği sıralamada Sungrow, temiz enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren global üreticiler arasında kendi kategorisinde ilk sırada yer aldı. Herkes İçin Temiz Enerji Vizyonuyla Sürdürülebilir Büyüme Sungrow’un bu başarısı; şirketin “Herkes için temiz enerji” vizyonu doğrultusunda şekillenen uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin somut bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek verimlilik sunan güneş enerjisi güç dönüştürücüleri (PV invertörler) ve enerji depolama sistemleri (ESS) ile Sungrow, üretimden ürün yaşam döngüsüne kadar uzanan sorumlu bir iş yaklaşımı benimsiyor. Şirket, temiz enerjiyi daha erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir hâle getirmeyi hedefleyen bu vizyon doğrultusunda sürdürülebilirlik dönüşümünü net hedefler ve ölçülebilir adımlarla sürdürüyor. Bu kapsamda Sungrow; 2028 yılı itibarıyla operasyonel seviyede karbon nötrlüğe ulaşmayı, 2038’de tedarik zinciri genelinde karbon nötrlüğü sağlamayı ve 2048’de tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen uzun vadeli bir yol haritası izliyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı; MSCI ESG AAA derecelendirmesi, EcoVadis Altın Madalya, RE100 ve EP100 taahhütleri ile Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) üyeliği gibi uluslararası platformlar tarafından da teyit ediliyor. Bugüne kadar küresel ölçekte 870 GW’ı aşan kurulu güce sahip güneş enerjisi güç dönüştürücüleri ile enerji dönüşümüne katkı sağlayan Sungrow, müşterileriyle birlikte yıllık yüz milyonlarca ton karbon emisyonunun önlenmesine destek oluyor. Yüksek verimlilik sunan PV invertör ve enerji depolama çözümleriyle Sungrow, sürdürülebilir büyümeyi küresel enerji dönüşümünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmayı sürdürüyor. Net Sıfır Hedefine Doğru Somut Adımlar Sungrow, net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda operasyonlarını kararlılıkla dönüştürmeye devam ediyor. Şirket genelinde kullanılan elektriğin %70’i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanırken, üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik sistematik bir yaklaşım uygulanıyor. Sungrow’un tüm üretim tesisleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalarına sahip bulunuyor. Ayrıca, Çevresel Ürün Beyanı (Environmental Product Declaration – EPD) ve ürün karbon ayak izi sertifikaları ile belgelenmiş inverter ve enerji çözümleriyle çevresel performansını ürün seviyesinde de ortaya koyuyor. Şirket, üretim süreçlerinde oluşan tehlikesiz atıkların %90’ını geri dönüştürerek döngüsel ekonomi yaklaşımını operasyonel düzeyde hayata geçiriyor. Sungrow, 2024 yılında hayata geçirdiği Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Gelişim Merkezi ile; Strateji ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Sürdürülebilirlik Yönetim Ofisi’nin rehberliğinde politika geliştirme, hedef belirleme ve uygulama süreçlerini tek bir yapı altında topladı. ESG Gelişim Merkezi; Üstün Yönetişim, Net Sıfıra Doğru, Çevre Dostu Gelişim, Karşılıklı Fayda Sağlayan İş Birlikleri ile Çeşitlilik ve Kapsayıcılık olmak üzere beş temel stratejik önceliği Sungrow’un tüm operasyonlarına entegre ederek sürdürülebilir büyümenin kurumsal altyapısını güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MOVA’da Üst Düzey Atama Haber

MOVA’da Üst Düzey Atama

Tüketici teknolojileri alanında faaliyet gösteren MOVA, Türkiye pazarındaki yapılanma süreci doğrultusunda önemli bir adım attı. Şirketin Genel Müdürlük görevine, farklı global markalarda edindiği deneyimle öne çıkan Ahmet Adıgüzel atandı. Profesyonel kariyeri boyunca uluslararası ölçekte faaliyet gösteren markalarda çeşitli yönetici pozisyonlarında görev alan Ahmet Adıgüzel; Dyson, Stanley Black & Decker ve 3M gibi global şirketlerde satış, operasyon ve ticari yapılanma alanlarında sorumluluklar üstlendi. Farklı organizasyon yapıları ve pazar dinamikleri içinde edindiği bu deneyim, Adıgüzel’in hem stratejik hem de operasyonel bakış açısını şekillendiren önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yeni görevinde Ahmet Adıgüzel, MOVA’nın Türkiye organizasyonunun genel yönetiminden sorumlu olacak. Bu kapsamda markanın ticari stratejilerinin belirlenmesi, operasyonel süreçlerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin hayata geçirilmesi Adıgüzel’in öncelikli sorumluluk alanları arasında bulunuyor. Aynı zamanda MOVA’nın pazardaki konumunun güçlendirilmesi ve marka yapılanmasının daha da sağlamlaştırılması hedefleniyor. Ahmet Adıgüzel, lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamladı. Akademik altyapısını, global markalarda edindiği saha ve yönetim deneyimiyle birleştiren Adıgüzel, MOVA’daki yeni görevine bu birikimle başladı.

Türkiye Kruvaziyer Turizminde Güçlü Yükseliş Haber

Türkiye Kruvaziyer Turizminde Güçlü Yükseliş

Türkiye kruvaziyer turizmi, 2025 yılında yakaladığı büyüme ivmesiyle Doğu Akdeniz’deki konumunu güçlendirdi. Sektörde artan sefer sayıları, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin Türkiye limanlarına ilgisi ve operasyonel kapasitedeki gelişmeler, 2026 yılına güçlü bir geçiş sürecini beraberinde getirdi. Bu büyümenin en çarpıcı göstergelerinden biri Galataport İstanbul oldu. Galataport, 2025 yılında geçtiğimiz yıla göre yüzde 48 artışla 595 bin yolcuya ulaşarak, Doğu Akdeniz’in ana kruvaziyer limanı olma hedefinde kritik bir eşiği geride bıraktı. Kruvaziyer Sektörü Artık Ekosistem Yönetimi Gerektiriyor Uzun yıllardır cruise ve ticari denizcilik sektöründe; teknik yönetim, operasyon, klas ve dry-dock süreçlerinde aktif görev aldığını belirten Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “2026’ya girerken sektörün bizden duymak istediği en temel kavramlar; istikrar, şeffaflık ve sürdürülebilir büyüme. Cruise sektörü artık yalnızca gemi işletmekten ibaret değil. Güvenli operasyon, nitelikli insan kaynağı ve uluslararası standartlarla uyumlu bir ekosistem yönetimi gerektiriyor.” diyerek sektörün dönüşümüne dikkat çekti. Türkiye, Doğu Akdeniz ve Karadeniz İçin Güçlü Bir Merkez Adayı Türkiye’nin kruvaziyer turizminde sahip olduğu potansiyelin altını çizen Çavuşoğlu, coğrafi avantajlar ve teknik altyapının doğru yönetilmesi halinde Türkiye’nin bölgesel bir merkez haline gelebileceğini ifade ederek, “Türkiye, coğrafi konumu, tersanelerimizin kabiliyeti, teknik insan kaynağımız ve operasyonel esnekliğimiz sayesinde Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de güçlü bir cruise merkezi olabilecek kapasiteye sahip. Ancak bunun sürdürülebilir olması için sektör olarak ortak bir dil konuşmamız, aynı hedeflere odaklanmamız gerekiyor.” açıklamasını yaptı. “Güvenilir operasyon ortağı” yaklaşımı öne çıkıyor Teknik yeterliliğin sahaya doğru şekilde yansıtılması, karar alma süreçlerinde gerçek operasyonel deneyimin dikkate alınması ve paydaşlarla şeffaf iletişim kurulması bugün sektörün en çok ihtiyaç duyduğu özellikler arasında olduğunu belirten Çavuşoğlu, Türkiye’nin ‘güvenilir operasyon ortağı’ olarak konumlandırılması bu anlayışla mümkün olduğunu ifade etti. 2025’te Yakalanan İvme Tesadüf Değil Sektörün ortak akıl ve iş birliğiyle büyümesi gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, “2025’te yakalanan bu ivme tesadüf değil. Doğru planlama, operasyonel disiplin ve şeffaf yönetimle 2026’da bu ivmenin daha da güçleneceğine inanıyoruz.’’ diyerek 2026 yılına dair beklentilerini de paylaştı. Çavuşoğlu, “Türk denizcilerinin kruvaziyer sektöründe daha görünür olması, yerli teknik kadroların uluslararası projelerde daha fazla sorumluluk üstlenmesi ve Türkiye’nin global ölçekte güvenilen bir merkez haline gelmesi temel hedeflerimiz arasında.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IC Enterra’nın Depolamalı Yörgüç RES Projesi İçin ÇED Süreci Tamamlandı Haber

IC Enterra’nın Depolamalı Yörgüç RES Projesi İçin ÇED Süreci Tamamlandı

IC Enterra Yenilenebilir Enerji, depolamalı enerji yatırımlarıyla Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme stratejisini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Şirketin Kırklareli ve Tekirdağ il sınırları içerisinde geliştirdiği Depolamalı Yörgüç Rüzgâr Enerji Santrali (RES) projesi, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecini başarıyla tamamlayarak ÇED Olumlu Kararı aldı. IC Enterra, 430 MW’ı RES ve 55 MW’ı GES olmak üzere toplam 485 MW depolamalı üretim tesisi için tüm ön lisans süreçlerinin tamamlandığını ve izin süreçlerinin devam ettiğini duyurmuştu. Bu kapsamda; Depolamalı Ömer RES, Depolamalı Çelebi ve Kanara RES projeleri için alınan ÇED Olumlu kararlarının ardından, Depolamalı Yörgüç RES projesinde de önemli bir aşama daha geride bırakıldı. Yörgüç RES ile Depolamalı Yenilenebilir Enerji Gücü Artıyor Depolamalı Yörgüç RES projesi, 7 adet türbinden oluşan yapısı ile 49,4 MWm / 45 MWe kurulu güce ve 45 MWe / 45 MWh depolama kapasitesine sahip olacak. Proje, yenilenebilir enerji kaynaklarının kesintisiz ve güvenilir biçimde elektrik sistemine entegrasyonuna katkı sağlamayı hedefliyor. IC Enterra CEO’su Cem Aşık, depolama teknolojilerinin enerji dönüşümündeki kritik rolüne dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Depolamalı enerji projeleri, yenilenebilir kaynakların etkin kullanımını artırırken şebeke esnekliği ve arz güvenliği açısından stratejik bir rol üstleniyor. Yörgüç RES projemizin ÇED Olumlu Kararı alması, bu alandaki kararlılığımızın ve uzun vadeli vizyonumuzun somut bir göstergesi. Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyelini en verimli şekilde değerlendirmeye devam edeceğiz.” IC Enterra’nın portföyünde yer alan diğer dört depolamalı üretim projesine ilişkin ÇED süreçleri ise devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.