Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Büyüme

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir Büyüme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Büyüme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borsa İstanbul’da Gong Bakırcı GYO için Çaldı Haber

Borsa İstanbul’da Gong Bakırcı GYO için Çaldı

Bakırcı Grubu’nun gayrimenkul geliştirme alanındaki 45 yıllık deneyimini geleceğe taşıyan Bakırcı GYO, Borsa İstanbul’da düzenlenen gong töreni ile sermaye piyasalarına adım attı. İntegral Yatırım Menkul Değerler liderliğinde oluşturulan konsorsiyum tarafından, 24-25-26 Ağustos tarihleri arasında talep toplama sürecini başarıyla tamamlayan şirket, 2 Eylül 2026 tarihi itibarıyla BKRGY koduyla Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da işlem görmeye başladı. Gong töreni; Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Bakırcı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Sağlam, Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Sağlam, Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Yılmaz, İntegral Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü Kıvanç Memişoğlu ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, gong töreninde yaptığı konuşmada “Bakırcı GYO, inşaat sektöründe uzun yıllara dayanan tecrübesiyle sermaye piyasamıza bugün adım atmıştır. Bundan sonra ticaret ve lojistik merkezi projeleriyle büyümesine devam edecektir. Halka arzdan elde ettiği gelirle, yatırımlarını gerçekleştirecek ve hedeflerini daha da ileriye taşıyacaktır. Bu vesileyle, Bakırcı GYO’nun halka arzının ve Borsamızda işlem görmeye başlamasının Şirketimize, yatırımcılarımıza ve sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Bu halka arzın başarıyla sonuçlanması için emek harcayan herkese, şirketin tüm çalışanlarına ve aracı kuruma teşekkür ediyorum. Bakırcı GYO’ya Borsamıza hoş geldiniz diyor, başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. 45 yıllık güven ve birikim yeni nesillere taşınıyor 45 yıl önce Bakırcı Yapı ile başlayan yolculuklarının bugün çok özel ve anlamlı bir noktaya ulaştığını belirten Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Sağlam, “1981 yılında, büyük bir heyecan ve inançla attığımız ilk adımın üzerinden bugün 45 yıl geçti. O günden bugüne, emek vererek, çalışarak ve her dönemde kendimizi geliştirerek şirketimizi bugünlere taşıdık. Bu yolculukta zaman içinde ailemizin yeni kuşakları da aramıza katıldı. Birlikte çalışarak, güçlenerek ve sahip olduğumuz tecrübeyi yeni nesillere aktararak Bakırcı’yı geleceğe hazırlamaya gayret ettik. Yıllar boyunca emek vererek büyüttüğümüz şirketimizin, bugün Bakırcı GYO olarak sermaye piyasalarında yeni bir döneme adım atmasına tanıklık etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Bu gong, sadece bir halka arzın değil, 45 yıllık emeğin, güvenin ve gelecek kuşaklara uzanan bir yolculuğun da simgesi oldu. Bugün geldiğimiz noktayı, geçmişte attığımız adımların ve bize güvenen tüm paydaşlarımızın ortak bir eseri olarak görüyorum. Bakırcı GYO’nun önümüzdeki yıllarda da ülkemize ve yatırımcılarımıza katkı sağlayacak faaliyetlerini başarıyla sürdüreceğine yürekten inanıyorum. Halka arzımızın şirketimize, yatırımcılarımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. “Şirketimizin büyüme hikayesine, yatırımcılarımızı da ortak ediyoruz” Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam da halka arzın, şirketin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek şunları söyledi: “Geçen hafta başarıyla tamamladığımız halka arz sürecinin ardından bugün bizim için artık yeni bir dönem başlıyor. Büyük bir yatırımcı tabanından aldığımız yoğun taleple birlikte ortaklık yapımız önemli ölçüde çeşitlenerek, geniş kitlelerle buluştu ve finansal yapımız daha da güçlendi. 1981 yılında başlayan yolculuğumuz boyunca gayrimenkul sektörünün pek çok dönemine tanıklık ettik. Farklı koşullarda projeler geliştirdik, inşa ettik, tamamladık. Her projede yeni deneyimler kazanarak, bugün sahip olduğumuz bilgi birikimini ve tecrübeyi adım adım oluşturduk. Bugün geldiğimiz noktada, bu 45 yıllık birikimi daha kurumsal, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıyla geleceğe taşımak bizim için büyük bir önem taşıyor. Halka arz da şirketimizin geleceğine, kurumsal yapısına ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine duyduğumuz güvenin önemli bir göstergesi. Şimdi bu yolculuğun yeni bir sayfasını birlikte açıyoruz. Bu gongun, şirketimiz ve yatırımcılarımız için uzun soluklu ve başarılı bir dönemin başlangıcı olmasını diliyorum. Şirketimizin büyüme hikayesine, yatırımcılarımızı da ortak ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de geçmişten aldığımız güç ve tecrübeyle, sektörümüze değer katmaya ve tüm paydaşlarımız için kalıcı bir değer üretmeye devam edeceğiz.” Bakırcı GYO’nun halka arz sürecinin başarıyla tamamlanmasından büyük mutluluk duyduklarını belirten İntegral Yatırım Genel Müdürü Kıvanç Memişoğlu, “Halka arzlar, şirketlerin yalnızca yeni bir finansman kaynağına ulaşmasını değil; aynı zamanda daha kurumsal, şeffaf ve sürdürülebilir bir büyüme yolculuğuna adım atmasını sağlayan önemli bir dönüm noktasıdır. Bu yönüyle Bakırcı GYO’nun halka arzını da şirketin uzun vadeli büyüme yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriyoruz. Bakırcı GYO’nun halka arzının, şirketin sürdürülebilir büyüme hedeflerine, yenilikçi projelerine ve yeni yatırımlarına güç katarken, aynı zamanda sermaye piyasalarımızın gelişimine ve derinleşmesine de katkı sağlayacağına inanıyoruz. Güçlü şirketlerin sermaye piyasalarıyla buluşmasını, ülkemizin ekonomik gelişimi ve yatırım kültürünün daha geniş kitlelere ulaşması açısından da son derece kıymetli buluyoruz. İntegral Yatırım olarak halka arz sürecinin başından itibaren sahip olduğumuz deneyim ve sermaye piyasalarındaki birikimimizle sürecin sağlıklı ve başarılı şekilde tamamlanması için titizlikle çalıştık. Bakırcı GYO’nun yatırımcılarla buluşmasına liderlik etmekten ve şirketin Borsa İstanbul’daki yeni dönemine eşlik etmekten memnuniyet duyuyoruz. Halka arz sürecinde yatırımcılardan gördüğümüz ilgi de Bakırcı GYO’nun gelecek hedeflerine duyulan güven açısından önemli bir gösterge oldu. Bundan sonraki dönemde şirketin halka arzdan aldığı güçle yatırımlarını ve projelerini geliştirerek sermaye piyasalarındaki yolculuğunu başarıyla sürdüreceğine inanıyoruz. Bakırcı GYO’ya Borsa İstanbul’daki yeni yolculuğunda başarılar diliyor, halka arzın şirketimiz, yatırımcılarımız ve sermaye piyasalarımız için hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakırcı GYO Hisselerine Yoğun Talep Haber

Bakırcı GYO Hisselerine Yoğun Talep

Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul şirketlerinden Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Bakırcı GYO) halka arz sonuçları açıklandı. İntegral Yatırım Menkul Değerler liderliğinde toplam 45 aracı kurumun katılımıyla 24-25-26 Ağustos 2026 tarihlerinde pay başına 12,93 TL fiyatla gerçekleşen halka arzın büyüklüğü yaklaşık 2 milyar 159 milyon 310 bin TL, şirketin halka açıklık oranı ise yüzde 25 olarak gerçekleşti. Halka arzda, şirket sermayesinin 501 milyon TL’den 668 milyon TL’ye yükseltilmesi nedeniyle 167 milyon TL nominal değerli paylar satışa sunuldu. Yurt içi bireysel ve yurt içi kurumsal yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği halka arz işlemine toplam 295 milyon 504 bin 285 TL tutarında nominal talep geldi. Böylece halka arz edilen toplam 167 milyon TL’lik nominal değerli paylara gelen talep miktarı, planlanan tahsisatın yaklaşık 1,77 katı olarak gerçekleşti. Yurt içi bireysel yatırımcılardan nominal 110 milyon 835 bin 293 TL, yurt içi kurumsal yatırımcılardan 17 milyon 408 bin 930 TL’lik talep gelirken, yüksek talepte bulunan yatırımcılardan planlanan tahsisatın yaklaşık 10 katı büyüklüğünde talep geldi. Yüksek talepte bulunan yatırımcılar kategorisinde; 167 milyon 260 bin 62 TL nominal tutarda talep gelirken, bunun yaklaşık yüzde 23,22’si, yani 38 milyon 777 bin 600 lot’luk bölümü karşılandı. Halk arzda; 501 bin 344 adet yurt içi bireysel yatırımcıya, 724 adet yüksek talepte bulunan yatırımcıya ve 22 adet yurt içi kurumsal yatırımcıya olmak üzere toplamda 502 bin 90 adet yatırımcıya dağıtım gerçekleştirildi. Dağıtıma esas tahsisat oranları ise yurt içi bireysel yatırımcılar için yüzde 66,36, yüksek talepte bulunan yatırımcılar için yüzde 23,22 ve yurt içi kurumsal yatırımcılar için ise yüzde 10,42 olarak gerçekleşti. “Yeni ortaklarımızın sinerjisi ile uzun vadeli ve kalıcı değer yaratacağız” Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, halka arz sürecinin başarıyla tamamlanmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: “Bakırcı GYO’nun geleceğine ve sektörümüzün büyüme potansiyeline güvenerek şirketimize ortak olan tüm yatırımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Halka arzı şirketimizin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktası ve uzun vadeli değer yaratma stratejisinin temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Borsa İstanbul’da işlem gören bir şirket olarak şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilir büyüme stratejimizi daha da güçlendireceğiz. Halka arzdan elde ettiğimiz kaynakla güçlü sermaye yapımızı destekleyerek yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmeyi, büyüme stratejimizi hızlandırmayı ve rekabet gücümüzü artırmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde portföyümüzü ve yatırım alanlarımızı geliştirirken, uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratma hedefimiz doğrultusunda hareket edeceğiz. Halka açık bir şirket olmanın sağlayacağı kurumsal yapı ve sermaye piyasalarına erişim imkanlarının, büyüme planlarımızı daha güçlü bir zemine taşıyacağına inanıyoruz. Aynı zamanda halka arzın, şirketimizin sektördeki görünürlüğüne ve marka değerine katkı sağlayarak, yeni iş birlikleri ve yatırım fırsatlarının önünü açmasını bekliyoruz. Bakırcı GYO olarak önümüzdeki dönemde aramıza katılan yeni ortaklarımızın oluşturacağı sinerji ile yatırımlarımıza devam ederek, uzun vadeli ve kalıcı değer yaratmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakırcı GYO, Gayrimenkuldeki Uzmanlığını Çeşitlendirilmiş Portföy Yapısıyla Sermaye Piyasalarına Taşıyor Haber

Bakırcı GYO, Gayrimenkuldeki Uzmanlığını Çeşitlendirilmiş Portföy Yapısıyla Sermaye Piyasalarına Taşıyor

Hisseleri Katılım Endeksi kriterlerine uygun olan Bakırcı GYO, halka arzdan sağlayacağı kaynağın yüzde 90’ını proje finansmanında kullanmayı planlıyor. Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, “Halka arzı Bakırcı GYO’nun büyüme yolculuğunda yeni bir dönem olarak görüyoruz. Sermaye piyasalarından alacağımız destekle yatırım kapasitemizi geliştirirken, mevcut projelerimizi tamamlayarak portföyümüzde gelir üreten varlıkların payını artırmayı hedefliyoruz” dedi. Konut, ticari gayrimenkul, turizm ve lojistik yatırımlarından oluşan çeşitlendirilmiş portföyüyle faaliyet gösteren Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Bakırcı GYO), Borsa İstanbul’a adım atıyor. Pay fiyatının 12,93 TL olduğu ve İntegral Yatırım liderliğinde gerçekleştirilen halka arzda son talep toplama günü 26 Ağustos olarak belirlendi. Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, temelleri 1981 yılına uzanan Bakırcı Grubu’nun gayrimenkul geliştirme tecrübesini 2025 yılında GYO yapısıyla daha kurumsal bir zemine taşıdıklarını söyledi. Bakırcı Grubu çatısı altında bugüne kadar 85’in üzerinde projede, toplam 2 milyon metrekarenin üzerinde inşaat alanı geliştirdiklerini ve 5 binden fazla bağımsız bölümün teslimatını gerçekleştirdiklerini ifade eden Sağlam, Bakırcı Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu ve Sağlam Gayrimenkul Yatırım Fonu ile sermaye piyasalarında önemli bir deneyim ve bilgi birikimi oluşturduklarını vurguladı. Portföy değeri 9,2 milyar TL’ye ulaştı Bakırcı GYO ile İstanbul’un stratejik lokasyonlarında geliştirdikleri konut, ticari gayrimenkul, turizm ve lojistik projeleriyle toplam değeri 9,2 milyar TL’ye ulaşan güçlü bir portföy oluşturduklarını belirten Sağlam, “Portföyümüzdeki tamamlanmış projeler arasında Bakırcı Topkapı Sitesi’nin yanı sıra Bakırcı Kemer, GOP Yurt Binası ve Serenity Suites Airport Hotel gibi düzenli kira geliri sağlayan varlıklar bulunuyor” dedi. Bakırcı GYO’nun devam eden konut projelerinden Bakırcı Zenit Topkapı’nın, Zeytinburnu’nda 15 bin 874 metrekare arsa üzerinde 364 konut ve 98 ticari üniteden oluştuğunu belirten Sağlam, “Yine Zeytinburnu’nda hayata geçirdiğimiz Bakırcı Kaya Residence ise 83 konut, 6 dükkan ve bir ofis olmak üzere 90 bağımsız bölümden oluşuyor” diye konuştu. Ticari gayrimenkul alanında ise Ömerli’de yaklaşık 68 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi ve İSTOÇ Mahmutbey’de 153 bin 564 metrekare inşaat alanı üzerinde yükselen Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi yatırımlarına devam ettiklerini kaydeden Sağlam, şunları söyledi: İstanbul’un lojistik ve ticaret hayatına yön veren projeler “İstanbul Havalimanı’na yakın konumu ve gelişen lojistik potansiyeliyle öne çıkan Arnavutköy Ömerli’de yer alan Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi, uluslararası taşımacılık ve depolama standartlarına uygun olarak tasarlandı. Yüksek hacimli depolama ve modern lojistik operasyonlarına olanak sağlayacak güçlü bir altyapıya sahip olacak bu projeyle bölgenin artan lojistik talebine katma değer sunmayı hedefliyoruz. İstanbul’un en stratejik sanayi ve ticaret aksı olan İSTOÇ Mahmutbey bölgesinde yer alan Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi ise 25 bin 807 metrekare arsa üzerinde geliştiriliyor. Mağaza, showroom, depo ve lojistik merkez olarak kullanılabilecek esnek mimari yapılara sahip bu bağımsız bölümlerle, farklı sektörlerin ticari ve depolama ihtiyaçlarına çözüm sunmayı amaçlıyoruz. Bölgenin dönüşümüne katkı sağlayacak önemli bir yatırım olan Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi’nin İSTOÇ ve çevresinin ticari potansiyelini ve marka değerini yukarı taşıyacağına inanıyoruz.” Portföy çeşitliliği ile dengeli büyüme Bakırcı GYO’nun portföyünde yer alan GOP Yurt Binası, Serenity Suites Airport Hotel ve Bakırcı Kemer Projesi gibi varlıkların da düzenli gelir üretmeye devam ettiğini vurgulayan Sağlam, “Öğrenci yurdu, otel ve ticari gayrimenkullerden oluşan bu varlıklar sayesinde istikrarlı kira geliri elde ederken, devam eden projelerimizle de gelecekteki gelir kaynaklarımızı genişletiyoruz. Bu portföy çeşitliliği aynı zamanda yatırım riskimizi en aza indiriyor, gelir akışımızda istikrar sağlıyor. Farklı gayrimenkul alanlarına yaptığımız yatırımlar, tek bir sektörün krizinden tüm portföyümüzün etkilenmesini engelliyor, mevsimsel ve ekonomik dalgalanmalara karşı daha dayanıklı bir gelir modeli oluşturuyor. Oluşturduğumuz bu sürdürülebilir gelir yapısı doğrultusunda, dağıtılabilir kârımızın yüzde 50'sini temettü olarak dağıtmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu. Güçlü özkaynak yapısı Bakırcı GYO’nun bu yaklaşımının finansal başarısına da olumlu yansıdığını kaydeden Fatih Sağlam, şöyle devam etti: “İş modelimiz ile sektördeki birçok GYO'dan farklılaşıyoruz. Bakırcı GYO olarak projelerimizi büyük ölçüde özkaynaklarımızla geliştirerek, ön satışlara veya yüksek finansal kaldıraç kullanımına bağımlı olmadan hayata geçiriyoruz. Bu yaklaşım, şirketimizin düşük borçluluk seviyesini korumasına ve finansal esnekliğini sürdürmesine olanak tanırken, proje geliştirme sürecinde operasyonel bağımsızlık da sağlıyor. Portföy değerimizin büyük bölümü devam eden ve yüksek değer yaratma potansiyeline sahip projelerden oluşuyor. Özellikle Motim İstoç Ticaret Merkezi Projesi, Bakırcı Zenit Topkapı Projesi ve Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi Projesi toplam portföyün yaklaşık yüzde 88'ini oluşturuyor. Bakırcı Kaya Residence projemizi Haziran 2027'de, Bakırcı Ömerli Lojistik Merkezi ve bölgenin ilk deprem izolatörlü projelerinden biri olan Bakırcı Zenit Topkapı projemizi Aralık 2027’de, MOTİM İSTOÇ Ticaret Merkezi projemizi Aralık 2027’de tamamlayarak teslim etmeyi hedefliyoruz. Tamamlanan projelerimiz, satış, kiralama veya yeni yatırımların finansmanında kullanılacak kaynak yaratılması suretiyle şirketimizin nakit akışına ve kârlılığına katkı sağlayacak. Bu yönüyle mevcut portföyümüz, gelecekteki gelir büyümesini destekleyen önemli bir potansiyeli temsil ediyor.” Halka arz gelirini proje finansmanında kullanacak Fatih Sağlam, Bakırcı GYO’nun bu güçlü yapısının halka arzla birlikte daha kurumsal, şeffaf ve hesap verebilir bir kimliğe kavuşacağını söyledi. Halka arzın aynı zamanda Bakırcı GYO’nun yeni yatırımlarını finanse etmek, büyüme stratejisini hızlandırmak ve rekabet gücünü artırmak için önemli bir kaynak oluşturacağını kaydeden Sağlam, “Halka arz gelirlerinin yüzde 90’lık bölümünü projelerimizin finansmanında kullanmayı öngörüyoruz. Bu kapsamda yeni gayrimenkul yatırımları, proje geliştirme faaliyetleri, arsa ve ticari gayrimenkul alımları ile mevcut projelerimizin finansmanı öncelikli kullanım alanlarımız arasında yer alıyor. Özellikle düzenli kira geliri üretebilecek ve değer artışı potansiyeli taşıyan varlıklara odaklanarak portföyümüzün gelir çeşitliliğini ve büyüklüğünü artırmayı amaçlıyoruz” dedi. “Yatırımcılarımızla birlikte büyümeye devam edeceğiz” Önümüzdeki dönemde Bakırcı GYO’nun yatırımcıları ve paydaşları için değer üretirken Türkiye ekonomisine ve gayrimenkul sektörüne katkı sunmayı, yeni istihdam olanakları oluşturmayı hedeflediklerini belirten Sağlam, şunları söyledi: “Güçlü portföyümüz, sağlam finansal yapımız ve stratejik lokasyonlarda geliştirdiğimiz projelerimizle yatırımcılarımıza uzun vadeli bir büyüme hikâyesi sunuyoruz. Sağlam öz sermaye yapımız sayesinde yeni fırsatları değerlendirebiliyor ve portföyümüzü istikrarlı şekilde büyütebiliyoruz. Portföyümüzü büyütürken projelerimizin değerini destekleyen önemli unsurlardan biri de geniş satış ve pazarlama ağımız. Çeşitlendirilmiş portföyümüz ve düzenli kira geliri üreten varlıklarımızla yatırımcılarımıza güçlü bir değer önerisi sunuyoruz” dedi. Sağlam, bu politikanın yatırımcılara düzenli nakit getiri sağlamayı hedeflediğini de belirterek “Halka arz sonrasında da şeffaflık, kurumsal yönetim ve sürdürülebilir büyüme ilkelerimiz doğrultusunda yatırımcılarımızla birlikte büyümeye devam edeceğiz” diye konuştu. Katılım Endeksi’ne uygun İntegral Yatırım Genel Müdür Yardımcısı İlker Savuran ise toplam 45 aracı kurumun katılımıyla gerçekleştirilecek halka arzın 2 milyar 159 milyon 310 bin TL büyüklüğe ulaşmasının hedeflendiğini söyledi. Şirketin çıkarılmış sermayesinin 501 milyon TL’den 668 milyon TL’ye yükseltilmesi kapsamında 167 milyon TL nominal değerli pay yatırımcılara sunulduğunu kaydeden Savuran, “Pay başına 12,93 TL sabit fiyatla talep toplamaya başladığımız halka arzda payların yüzde 70’i yurtiçi bireysel yatırımcılara, yüzde 10’u yurtiçi yüksek talepte bulunacak yatırımcılara, yüzde 20’si ise yurtiçi kurumsal yatırımcılara tahsis edilecek. Halka arzın ardından şirketin halka açıklık oranının yüzde 25 olacak. Bakırcı GYO payları Katılım Endeksi kriterlerine uygunluk taşıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Unico Sigorta, İstikrarlı Büyümesini 2026 Yılında da Sürdürüyor Haber

Unico Sigorta, İstikrarlı Büyümesini 2026 Yılında da Sürdürüyor

Unico Sigorta’nın stratejik iş planı kapsamında dışarıdan sermaye desteği almadan, tamamen kendi öz kaynakları ve operasyonel performansıyla gerçekleştirdiği büyüme, sektörün dikkat çeken finansal dönüşümlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu güçlü performans, şirketin disiplinli risk yönetimi anlayışını, sürdürülebilir büyüme stratejisini ve sağlam bilanço yapısını bir kez daha ortaya koyuyor. Unico Sigorta'nın öz kaynakları, 2021 yılı sonunda 356 milyon TL seviyesindeyken 2026 Temmuz ayı itibarıyla 6.4 milyar TL'ye ulaşarak beş yıllık süreçte yaklaşık 18 kat artış gösterdi. Aynı dönemde şirketin aktif büyüklüğü 1.5 milyar TL'den 33.9 milyar TL'ye ulaşarak 22 kat büyüdü. 2025 yılı sonunda 27.3 milyar TL olan aktif büyüklüğü 2026'nın ilk yedi ayında yüzde 25 artmış oldu. Bu tablo, şirketin sermaye yapısının yıllar içinde kesintisiz ve istikrarlı biçimde güçlendiğini ortaya koyuyor. Kârlılıkta Sürdürülebilir Performans Unico Sigorta'nın net kârı, 2021 yılında 154,5 milyon TL seviyesindeyken 2026 yılının ilk yedi ayında 1.59 milyar TL net kâr elde ederek kârını 5 yılda 10 katın üzerinde artırdı. Şirketin 2026 yılı ilk yedi aylık kâr performansı 2025 yılının tamamında kaydedilen 1.4 milyar TL’lik kâr tutarını şimdiden geride bıraktı. Üretim Hacmi ve Pazar Payında Yükseliş Stratejik iş planı doğrultusunda büyümeye devam eden Unico Sigorta, 2021 yılı sonunda 1.2 milyar TL olan üretim hacmini 2026 yılı Temmuz sonu itibarıyla 15 milyar TL'nin üzerine taşıdı. Aynı dönemde şirketin pazar payı ise yüzde 1,44'ten yüzde 2,07 seviyesine ulaştı. Unico Sigorta'nın 2026 yılını 30 milyar TL'nin üzerinde prim üretimiyle tamamlaması bekleniyor. 2026 yılı Temmuz verilerine göre Unico Sigorta, kasko branşında sektör genelinde yüzde 3,4; trafik sigortasında ise yüzde 4,7 pazar payı ile oto ürünlerinde ilk 10 şirket arasındaki güçlü konumunu sürdürmeye devam ediyor. Şirket bugün itibarıyla 1.7 milyon müşteriye ve 2.5 milyon poliçeye ulaşmış durumda. Acente Ağıyla Güçlü İletişim Unico Sigorta, büyüme stratejisinin merkezine her zaman acenteleriyle kurduğu güçlü iş birliğini koyuyor. Şirket, iş ortaklarıyla yüz yüze temasın önemine inanarak, saha ziyaretlerini düzenli bir uygulama haline getiriyor ve bu kapsamda Türkiye genelindeki acente ağını yakın dönemde bir kez daha yerinde ziyaret etti. Bu düzenli temas biçimi, Unico Sigorta'nın iletişime ve iş ortaklarının ihtiyaçlarına verdiği önemin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor ve şirketin elde ettiği büyüme performansının sahadaki karşılığını güçlendiriyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, son yıllarda kaydedilen büyümenin şirketin uzun vadeli stratejisinin doğal bir sonucu olduğunu belirtti: "Öz kaynaklarımızdan aktif büyüklüğümüze, üretim hacmimizden pazar payımıza kadar tüm temel göstergelerde yıllar içinde sürekli ve aralıksız bir büyüme kaydettik. Bu tablo bize göre tesadüfi değil, disiplinli bir çalışmanın sonucu. Yaz döneminde Türkiye genelindeki acentelerimizin büyük bölümünü yerinde ziyaret ederek onlarla bire bir temas kurduk; bu ziyaretler, sahadaki gücümüzün ve iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü iletişimin en somut göstergesi oldu. Bundan sonraki dönemde de aynı istikrar ve kararlılıkla büyümeye devam edeceğiz. Ayrıca yeni ve farklı ürün ve iş modellerimizi de yakın gelecekte teker teker açıklayarak yürürlüğe koyacağız." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enda Enerji Holding 2030’da 500 MW Kurulu Güç Hedefliyor Haber

Enda Enerji Holding 2030’da 500 MW Kurulu Güç Hedefliyor

Enda Enerji Holding, 2026’nın ilk yarısında 299,8 milyon TL konsolide dönem net kârı açıkladı. Şirketin konsolide net dönem karı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık beş kat arttı; ana ortaklığa düşen net kâr 178,9 milyon TL, pay başına kazanç 0,41 TL olarak gerçekleşti. Toplam kapsamlı gelir ise 859,6 milyon TL ile geçen yılın aynı döneminin 2,9 katına yükseldi. Şirket, son taksitlerinin dönem içinde ödenmesiyle banka kredilerini kapatırken, güçlü likidite ve özkaynak yapısıyla çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, 2026 yılının ilk 6 ayında 791,5 milyon TL ciro ile yaklaşık 475 milyon TL tutarında FAVÖK yarattı. Bölgesel yenilenebilir enerji oyuncusuna dönüşme yolunda ilerliyor Şirketin finansal sonuçlarını değerlendiren Enda Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dağıstan, “Borçsuz bilançomuz, güçlü nakit pozisyonumuz ve disiplinli operasyonel yönetimimizle yeni bir büyüme dönemine giriyoruz. 2030 yılına kadar 500 MW kurulu güce ulaşma hedefimiz doğrultusunda Türkiye’deki yatırımlarımızı sürdürürken, Romanya’daki projelerimizle uluslararası arenada yenilenebilir enerji oyuncusuna dönüşme yolunda ilerliyoruz. Sağlam ve sürdürülebilir büyüme anlayışımızla şirketimizin uzun vadeli değerini artırmayı hedefliyoruz” dedi. Enda Enerji Holding Mali İşler Direktörü Dalyan Ahmet Ersin ise, “2026’nın ilk yarısında son taksitlerini de vadesinde ödeyerek banka borçlarımızı kapatırken güçlü likidite ve özkaynak yapımızı koruduk. Ayrıca geçmiş dönemlerde karlılığımız üzerinde negatif yönlü baskı yaratan döviz cinsi banka kredileri kaynaklı faiz ve kur farkı yükümüz de söz konusu kredilerin sona ermesiyle birlikte ortadan kalkmış bulunmakta. İşletme faaliyetlerinden yarattığımız nakdi geçen yılın aynı dönemindeki 200 milyon TL’den 550 milyon TL’ye çıkararak 2,75 katına yükselttik. Borç/özkaynak rasyomuz 2025 yıl sonundaki 0,17 seviyesinden 0,11 seviyesine ulaşırken özkaynaklarımız 17,2 milyar TL'ye yükseldi. Şirketimiz, 1,69 milyar TL nakit ve nakit benzeri varlığıyla net nakit pozisyonunda bulunuyor. Böylece güçlü finansal yapımız ve nakit yaratan borçsuz şirketlerimiz, hedeflediğimiz büyüme yatırımlarımız için önemli bir esneklik sağlıyor. Bu esneklik sayesinde önümüzdeki dönemde enerji piyasasındaki konumumuzu güçlendirmeyi ve hissedarlarımız için değer yaratmaya devam etmeyi hedefliyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BCG’nin Geliştirdiği “Canlılık Endeksi” Şirketlerin Sürdürülebilir Büyüme Potansiyelini Belirliyor Haber

BCG’nin Geliştirdiği “Canlılık Endeksi” Şirketlerin Sürdürülebilir Büyüme Potansiyelini Belirliyor

Dünyanın en büyük şirketlerinden bazıları, zorlu ve değişken koşullara rağmen büyümeyi sürdürüyor. Peki onları rakiplerinden ayıran ne? Çoğu zaman onları farklılaştıran, peş peşe gerçekleştirdikleri büyük satın almalar ya da yüksek riskli yeni girişimler değil; inovasyondan yararlanarak ana işlerini sürekli yeniden şekillendirmeleri ve bir sonraki büyüme dalgasını yaratabilmeleri. BCG bu kapasiteyi “canlılık” (vitality) olarak tanımlıyor ve geliştirdiği endeks aracılığı ile ölçebiliyor. 2026 versiyonu yayınlanan araştırmada, 3.500'den fazla şirket son beş yıllık performansları üzerinden incelendi. BCG ayrıca piyasa değeri en az 25 milyar dolar olan şirketler arasından, kendi sektörlerinde canlılık açısından öne çıkan 25 büyük şirketi mercek altına aldı. Bulgular, inovasyonu yalnızca yeni ürün geliştirmekle sınırlamayıp mevcut faaliyetlerine entegre eden büyük ölçekli şirketlerin rakiplerinden anlamlı şekilde ayrıştığını ortaya koyuyor. Rapora göre, yüksek canlılık seviyesine sahip büyük ölçekli şirketler son beş yılda yıllık ortalama %11,5 gelir büyümesi kaydetti. Bu şirketlerin yıllık toplam hissedar getirisi (TSR), canlılık açısından en düşük çeyreklik dilimde yer alan şirketlerden 3,1 puan daha yüksek gerçekleşti. Beş yıllık dönemde canlılık seviyesini belirgin biçimde artıran şirketler, araştırmadaki diğer şirketlere kıyasla yıllık toplam hissedar getirisinde (TSR) 6,8 puanlık ek avantaj sağladı. En canlı şirketleri rakiplerinden ayıran üç özellik Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise en yüksek performansı gösteren 25 şirketin başarısını üç temel yetkinliğin beslemesi: iddialı büyüme hedefleri, yüksek yetenek yoğunluğu ve büyüme odaklı kurum kültürü. BCG'ye göre bu üç unsur birbirini güçlendirerek inovasyonun kalıcı iş sonuçlarına dönüşmesini sağlıyor. Raporda piyasa değeri 25 milyar doların üzerinde olan ve "en canlı" şirketler arasında gösterilen Tesla, Apple, L'Oréal, Hermès ve LG Energy Solution gibi şirketler yakından inceleniyor. Gelecekteki büyüme potansiyeli 15 farklı gösterge üzerinden ölçülebiliyor BCG'nin geliştirdiği Canlılık Endeksi, şirketlerin gelecekte büyüme kapasitesini 15 farklı gösterge üzerinden değerlendiriyor. Geniş bir veri seti kullanılarak oluşturulan endeks, şirketlerin sürdürülebilir büyüme potansiyelini görünür hale getiriyor. CEO’lar canlılığı nasıl artırabilir? BCG’ye göre canlılık statik bir özellik değil; şirketlerin ölçebileceği, güçlendirebileceği ve zaman içinde yeniden geliştirebileceği bir kapasite. Araştırma, gelecekteki büyüme kapasitesini güçlendirmek isteyen şirketler için beş temel aksiyona işaret ediyor. İlk adım: İnovasyonu merkeze taşımak. Şirketler uzun süredir inovasyonu kuluçka merkezleri, girişim fonları, dijital laboratuvarlar veya kurumsal girişim sermayesi gibi organizasyonun ‘’çevresinde’’ konumlandırıyor. Ancak canlılık liderleri, inovasyonu ayrı bir ekibe devretmek yerine ana işin büyüme motorunun bir parçası haline getiriyor. Her iş biriminden yeni büyüme kaynaklarını belirlemesi, geliştirmesi ve ölçeklemesi bekleniyor. İkinci adım: Canlılığı diğer kritik performans göstergeleri gibi ölçmek. Gelir, kârlılık ve nakit akışı nasıl düzenli olarak takip ediliyorsa, canlılığın 15 göstergesi de izlenerek küçük sorunlar büyümeden önce yön değiştirilmesi gerekiyor. Üçüncü adım: Net bir sahiplik ve hesap verebilirlik mekanizması oluşturmak. Canlılık yalnızca inovasyon, Ar-Ge ya da strateji biriminin sorumluluğunda değil; tüm şirketi ilgilendiriyor. Bu nedenle CEO, CFO veya stratejiden sorumlu üst düzey bir yöneticinin canlılığın geliştirilmesi konusunda açık bir sorumluluk üstlenmesi önem taşıyor. Dördüncü adım: En kritik canlılık açıklarına odaklanmak. En canlı şirketler 15 göstergenin tamamını aynı anda geliştirmeye çalışmıyor. Bunun yerine, kendi rekabet ortamlarında gelecekteki büyümeyi en fazla sınırlayan birkaç alana odaklanıyor ve yatırımlarını burada yoğunlaştırıyor. Son adım: Canlılığı kurumsal dönüşümün ayrılmaz bir parçası haline getirmek. Amaç tek seferlik bir dönüşüm gerçekleştirmek değil; büyüme hedeflerini, yetenekleri ve kurum kültürünü sürekli geliştirerek şirketin gelecekteki büyüme kapasitesini canlı tutmak. Rapor CEO’lar için kritik bir soru ortaya koyuyor: “Şirketinizin gelecekteki büyüme potansiyelini bugünden ölçebiliyor musunuz?” Araştırma, gelecekteki büyüme potansiyelinin yalnızca bugünkü finansal performansla değerlendirilemeyeceğini ortaya koyuyor. Büyüme hedeflerini, yetenek yapılarını ve kurum kültürlerini güçlendirirken inovasyonu ana işlerinin bir parçası haline getiren şirketler, gelecekteki büyüme için daha güçlü bir zemin oluşturuyor. Rapora göre CEO’ların yalnızca şirketlerinin bugünkü performansına değil, gelecekte sürdürülebilir büyüme yaratacak kapasiteyi ne ölçüde geliştirdiklerine de odaklanmaları gerekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mavi FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi’ne Girmeye Hak Kazandı Haber

Mavi FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi’ne Girmeye Hak Kazandı

London Stock Exchange Group’a (LSEG) bağlı olan ve toplam 47 gelişmiş ve gelişmekte olan piyasada 8.500’den fazla şirketi değerlendiren FTSE Russell’ın, 2001 yılında oluşturduğu FTSE4Good, dünyanın en eski ve en yerleşik çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı hisse senedi endeks ailelerinden biri olarak kabul ediliyor. Endekse dahil olabilen şirketlerin, yalnızca kamuya açık kaynaklardan elde edilen veriler üzerinden 14 tema ve ortalama 125 gösterge doğrultusunda yapılan bağımsız değerlendirmede, belirlenen standartları karşılayabilmesi gerekiyor. FTSE4Good Emerging Index listesinde 23 farklı pazardan 1.023 şirket bulunuyor. “Sürdürülebilirlik yolculuğumuza kararlılıkla ve emin adımlarla devam ediyoruz” Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Sürdürülebilirlik, özellikle son 6 yıldır şirket stratejimizin temel yapıtaşı konumunda. Kaliteyle sürdürülebilir büyüme üzerine kurduğumuz; İnsan, Çevre, Toplum ve Denim’i odağına alan All Blue stratejimiz kapsamında sürdürülebilirliği şirket kültürüne, vizyonumuza, iş yapış şekillerine, ürünlere ve büyüme hedeflerimize entegre etmek üzere önemli yol aldık. Yolculuğumuzda en başından beri, dünyanın öncü jean ve lifestyle markalarından biri olmanın verdiği sorumlulukla, uzun vadeli değer yaratma hedefiyle hareket ediyoruz. İnovasyon, tasarım, dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımımızla desteklediğimiz sürdürülebilirlik çalışmalarımızın, FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi ile birlikte global arenada bir kez daha başarıyla taçlandırılmış olmasından mutluluk duyuyoruz. Bu yıl FTSE4Good Emerging Index’e girmeye hak kazanmamız, sürdürülebilirlik performansımızın uluslararası ölçekte bağımsız ve güvenilir bir metodoloji ile bir kez daha onaylanması anlamına geliyor. Sektörümüzdeki öncü rolümüze işaret eden bu güzel gelişme; TIME Sürdürülebilir Büyüme araştırmasında dünyanın en iyi ikinci şirketi ve moda sektörünün lideri olmak ya da CDP’den son üç yıldır üst üste double A notu alarak global iklim liderleri arasında yer almak gibi; bizi hem gururlandırıyor hem de bu alandaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. FTSE4Good endeksleri, ESG uygulamaları ortaya koyan şirketlerin performansının ölçülmesi, sorumlu yatırım fonları başta olmak üzere çeşitli yatırım ürünlerinin oluşturulması ve değerlendirilmesi amacıyla geniş bir yatırımcı kitlesi tarafından referans olarak kullanılıyor. Mavi’nin de bu endekste yer almasının da, uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliğimizi daha da pekiştireceğine inanıyorum. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma; bize güvenen yatırımcılarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize teşekkür ediyorum.” Global sürdürülebilirlik liderleri arasındaki yerini güçlendiriyor Mavi, bu yılın başında, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla iş dünyasının işleyişini değiştirmeyi hedefleyen dünyanın en büyük çevre raporlama platformu CDP’nin (Carbon Disclosure Project) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarının her birinden A notu alarak, üçüncü kez üst üste çift A notuyla CDP’nin global iklim liderleri arasına girmeye hak kazandı. TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “World’s Best Companies - Sustainable Growth” isimli araştırmada, önceki yıla göre altı basamak yükselerek, sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildi ve global hazır giyim sektöründeki liderliğini sürdürdü. S&P Global tarafından 9.200 şirketin değerlendirildiği Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi (Corporate Sustainability Assessment – CSA) kapsamında gösterdiği güçlü performans ile “The Sustainability Yearbook 2026”ya girmeye hak kazandı. Paris İklim Anlaşması’yla uyumlu şekilde belirlediği kısa dönem emisyon azaltım hedeflerinin ardından, 2025’te net zero emisyon azaltım hedefleri de, Science Based Targets initiative (SBTi) tarafından onaylandı. Bu gelişme, markanın sürdürülebilirlik çalışmalarının bilim temelli ve titizlikle yürütüldüğünün önemli bir göstergesi oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nakit Dönüşüm Süresi Uzadı, Şirketlerin Odağı İşletme Sermayesi Yönetimine Kaydı Haber

Nakit Dönüşüm Süresi Uzadı, Şirketlerin Odağı İşletme Sermayesi Yönetimine Kaydı

Finansman maliyetleri, talep koşulları ve ticari vadelerdeki uzama şirketler için nakit akışı yönetimini daha kritik hale getirirken, Octet Türkiye Chief Revenue Officer (CRO) Fırat Uysal, finansal görünürlüğün şirketlerin karar alma süreçlerinde stratejik bir güç haline geldiğini vurguluyor. Sıkı finansal koşullar, şirketlerin büyüme ve operasyon yönetimi kararlarında nakit akışını daha kritik bir başlık haline getiriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Mayıs 2026 tarihli Finansal İstikrar Raporu’nda, BİST’e kote firmalarda nakit dönüşüm süresinin 2026’nın ilk çeyreğinde 105 güne yükseldiği belirtiliyor. Raporda, nakit dönüşüm sürelerindeki uzamada 2022 yılından bu yana artan finansman maliyetleri, talep kompozisyonundaki değişim ve ticari vadelerdeki uzamanın etkili olduğuna dikkat çekiliyor. Bu tablo, şirketler açısından tahsilat ve ödeme döngüsünün doğru yönetilmesinin rekabet gücü üzerinde daha belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Özellikle geniş bayi ve tedarikçi ağıyla çalışan yapılarda tahsilat süreleri, ödeme vadeleri ve farklı finansal kanalların aynı anda yönetilmesi, operasyonel sürdürülebilirlik açısından daha fazla önem kazanıyor. Şirketler bu nedenle dağınık finansal süreçleri tek merkezden izleyebilecekleri, nakit akışlarını daha öngörülebilir hale getirebilecekleri ve işletme sermayelerini daha verimli kullanabilecekleri yapılara yöneliyor. “Rekabet avantajı, nakit akışını ne kadar iyi yönettiğinizle belirleniyor” Mevcut ekonomik ortamda şirketler için finansal yönetimin odağının değiştiğine dikkat çeken Octet Türkiye Chief Revenue Officer (CRO) Fırat Uysal, şunları söyledi: “Finansman maliyetlerinin yüksek seyrettiği, ticari vadelerin uzadığı ve nakit dönüşüm süresinin şirketler için daha kritik hale geldiği bir dönemde temel mesele, mevcut kaynakların hangi hızda ve ne kadar öngörülebilir şekilde yönetilebildiği. Bugün rekabet avantajı; tahsilat süresini kısaltabilmekten, ödeme planlarını nakit akışına göre yapılandırabilmekten ve finansal akışı anlık olarak takip edebilmekten geçiyor. Nakit akışının görünür ve planlanabilir olması, şirketlerin likidite yönetimini güçlendirirken vade, finansman ve döviz pozisyonuna ilişkin kararlarını da daha sağlıklı almalarına yardımcı oluyor.” Şirketlerin geçmişte büyümeyi daha çok yeni kaynak arayışı üzerinden değerlendirdiğini belirten Uysal, bugün işletme sermayesinin etkin kullanımının çok daha stratejik hale geldiğini ifade etti. Uysal, “Şirketler artık büyümenin yanında bu büyümeyi sürdürülebilir kılacak finansal zemini güçlendirmeye de odaklanıyor. Bu noktada tahsilat, ödeme ve nakit akışı süreçlerinin birbirinden kopuk yapılarla değil, bütüncül bir sistem üzerinden yönetilmesi büyük önem taşıyor” dedi. Ödeme ve tahsilat süreçleri tek platformda buluşuyor TCMB tarafından lisanslanan ve denetlenen Octet Türkiye, B2B ödeme ve tahsilat süreçlerini tek platformda buluşturan altyapısıyla şirketlerin finansal operasyonlarını daha görünür, planlanabilir ve verimli şekilde yönetmelerine destek oluyor. Octet Türkiye’nin geliştirdiği altyapı; alıcıları, satıcıları ve finansal kurumları aynı platformda buluşturarak B2B ticaretin finansal süreçlerini sadeleştiriyor. Platform sayesinde şirketler, alacaklarını daha hızlı tahsil edebilirken ödeme planlarını kendi nakit akışlarına göre şekillendirebiliyor ve farklı banka ve ödeme araçlarını tek noktadan yönetebiliyor. Octet Platformu’nun Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS), Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS), Sanal POS ve farklı banka entegrasyonlarını tek çatı altında sunduğunu belirten Uysal, “Özellikle geniş bayi ve tedarikçi ağıyla çalışan şirketlerin finansal süreçlerini daha izlenebilir hale getiriyoruz. Bu yapı, operasyonel verimliliği artırırken şirketlerin vade, tahsilat ve ödeme kararlarını daha sağlıklı verilerle planlamasına da katkı sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu. Finansal görünürlük, karar alma süreçlerini güçlendiriyor TCMB’nin Finansal İstikrar Raporu’nda likit aktif oranının 2023 yılından bu yana gerileyerek 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla yüzde 18,7 seviyesinde gerçekleştiği belirtiliyor. Raporda, bu gerilemede sıkı finansal koşulların etkisiyle firmaların dış finansman yerine içsel kaynaklara yönelmesinin etkili olduğu değerlendiriliyor. Bu görünüm, şirketlerin mevcut kaynaklarını daha etkin kullanabilmesini ve finansal hareketlerini daha bütüncül takip edebilmesini daha önemli hale getiriyor. Octet Türkiye’nin sunduğu çözümlerin şirketlerin mevcut kaynaklarını daha etkin kullanmasına destek olduğunu belirten Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Octet Türkiye olarak şirketlerin ödeme, tahsilat ve nakit akışı süreçlerini tek platform üzerinden yönetebilmelerini sağlıyoruz. Amacımız, işletmelerin mevcut işletme sermayelerini daha etkin kullanmalarına, finansal karar alma süreçlerini güçlendirmelerine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini daha sağlam bir finansal yapı üzerinde ilerletmelerine katkı sunmak. Şirketlerin tüm paydaşlarıyla aynı finansal zeminde buluşabilmesi, ticari döngüyü daha dengeli ve sürdürülebilir hale getiriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PLASFED: Yeni Büyüme Döneminin Anahtarı Üretim, Yatırım ve İhracat Haber

PLASFED: Yeni Büyüme Döneminin Anahtarı Üretim, Yatırım ve İhracat

Türkiye ekonomisinde enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımların makroekonomik göstergelerde olumlu sinyaller verdiğini belirten Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sürdürülebilir büyümenin ancak üretim odaklı politikalarla mümkün olacağını söyledi. Sanayinin büyüme, ihracat ve istihdamın temel taşı olduğuna dikkat çeken Karadeniz, "Enflasyonla mücadele elbette önemlidir. Ancak üretim gücünü koruyamayan ekonomiler kalıcı refah oluşturamaz. Türkiye'nin yeni büyüme hikayesi üretim ve sanayiyle yazılmalıdır" dedi. Son dönemde açıklanan ekonomik verilerin dezenflasyon sürecinde ilerleme kaydedildiğini gösterdiğini ifade eden Karadeniz, buna karşın yüksek finansman maliyetleri, yatırım iştahındaki zayıflama ve imalat sanayindeki daralmanın reel sektör açısından önemli riskler oluşturmaya devam ettiğini vurguladı. Üretimin yalnızca ekonomik büyüklük değil, aynı zamanda teknoloji geliştirme, ihracat, istihdam ve küresel rekabet gücünün de temel belirleyicisi olduğunu dile getiren Karadeniz, sanayinin desteklenmesinin Türkiye'nin orta ve uzun vadeli kalkınma hedefleri açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi. "Sanayi güçlenmeden büyüme kalıcı olmaz" İlk çeyrek büyüme verilerinde sanayinin ekonominin gerisinde kaldığını hatırlatan Karadeniz, üretim kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik adımların hızlandırılması gerektiğini belirtti. Karadeniz, "Ekonomide dengelenme sürecinin başarıya ulaşabilmesi için üretim tarafının da aynı ölçüde desteklenmesi gerekiyor. Sanayi yatırımlarını artıracak, ihracatı teşvik edecek ve katma değerli üretimi büyütecek politikalar öncelikli hale gelmeli. Tüketimle desteklenen büyüme kısa vadede rakamlara olumlu yansıyabilir ancak uzun vadede sürdürülebilir kalkınmanın yolu üretimden geçiyor" ifadelerini kullandı. İkinci çeyrek büyümesinde gözler sanayide Önümüzdeki günlerde açıklanacak ikinci çeyrek büyüme verilerinin ekonomideki toparlanmanın yönünü ortaya koyacağını belirten Karadeniz, "Öncü göstergeler, sanayide istenilen düzeyde güçlü bir toparlanmaya henüz işaret etmiyor. Bu nedenle ikinci çeyrek büyüme verilerinde üretimin ekonomiye katkısı yakından takip edilecek. Büyümenin hızı kadar niteliği de önemli. Üretim ve ihracatın büyümeye daha güçlü katkı verdiği bir tablo, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından çok daha değerli. Sanayinin yeniden büyümenin lokomotifi olduğu bir ekonomi; sürdürülebilir kalkınmanın, kalıcı refahın ve küresel rekabet gücünün temelini oluşturacak" dedi. Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısına sahip olduğuna dikkat çeken Karadeniz, mevcut potansiyelin doğru politikalar ve üretimi teşvik eden uygulamalarla çok daha yüksek katma değere dönüştürülebileceğini söyledi. "Rekabet gücümüz korunmalı" Küresel pazarlarda rekabetin her geçen gün daha da yoğunlaştığını belirten Karadeniz, Türkiye'nin üretim maliyetleri, finansman giderleri ve döviz kuru arasındaki dengenin ihracatçı açısından dikkatle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Türk sanayisinin son yıllarda önemli ihracat başarıları elde ettiğini hatırlatan Karadeniz, bu başarının sürdürülebilir olması için üretim maliyetlerinin kontrol altında tutulmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, Türk sanayisinin bugüne kadar tüm zorluklara rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatını artırmaya devam ettiğini belirtti. Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmasının yolunun üretimden, teknolojiden ve sanayiden geçtiğine dikkat çeken Karadeniz, “Bugün atılacak doğru adımlar yalnızca sanayiciyi değil, ihracatı, istihdamı ve ülkemizin küresel rekabet gücünü de güçlendirecek. Üreten, yatırım yapan ve katma değer oluşturan bir ekonomi, Türkiye'nin yeni büyüme döneminin en sağlam temeli olacak" diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.