Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Çözümler

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir Çözümler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Çözümler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabancı Vakfı’ndan Nitelikli ve Kapsayıcı Eğitim İçin 4 Yeni Projeye Hibe Desteği Haber

Sabancı Vakfı’ndan Nitelikli ve Kapsayıcı Eğitim İçin 4 Yeni Projeye Hibe Desteği

Sabancı Vakfı’nın, 50 yılı aşkın deneyimi ve sivil toplumun değişen ihtiyaçlarından hareketle yenilediği güven temelli Hibe Programı ile desteklenecek projeler belli oldu. “Nitelikli ve Kapsayıcı Eğitim” temalı Etki Ortakları Hibesi kapsamında, eğitimde fırsat eşitliğini ve okul ekosistemlerinde kalıcı değişimi hedefleyen çözümleri hayata geçirecek dört sivil toplum kuruluşu, önümüzdeki üç yıl boyunca desteklenecek. Sabancı Vakfı’nın “Nitelikli ve Kapsayıcı Eğitim” temalı Etki Ortakları Hibesi kapsamında yeni dönemde birlikte çalışacağı sivil toplum kuruluşları ve hayata geçirilecek projeler belli oldu. Sonuçlar Sabancı Vakfı ekipleri, alan uzmanları, saha deneyimine sahip profesyoneller, öğretmenler ve okul yöneticileri gibi eğitim aktörlerinin yer aldığı çok paydaşlı, çok aşamalı ve katılımcı bir değerlendirme sürecinin ardından belirlendi. Sivil alandaki hibe ilişkisini güven temelli yaklaşım, karşılıklı öğrenme ve uzun vadeli etki odağında derinleştiren ve bu kapsamda uluslararası iyi örneklerle uyumlu yenilikçi uygulamalar benimseyen Sabancı Vakfı, program kapsamında seçilen 4 projeyi üç yıl boyunca destekleyecek. İstanbul, Şanlıurfa ve Adıyaman’da uygulanacak projeler, eğitimde eşitsizliklerden en fazla etkilenen çocuklara ulaşmayı, nitelikli ve kapsayıcı eğitim alanında kalıcı değişimler yaratmayı ve ölçeklenebilir modeller geliştirmeyi hedefliyor. Projelere üç yıl boyunca toplam yaklaşık 40 milyon TL hibe desteği sağlanacak. Sabancı Vakfı’nın güven temelli yaklaşımla hayata geçirdiği Etki Ortakları Hibesi, Türkiye’nin dört bir yanından yoğun ilgi gördü. Programın yeni dönemine 48 ilden toplam 247 sivil toplum kuruluşu başvururken, başvuruların 191’i dernek, 40’ı vakıf ve 16’sı kooperatifler tarafından gerçekleşti. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Sabancı Vakfı olarak yarım asrı aşkın süredir toplumsal gelişim için çalışmalarımızı sürdürürken, sivil toplumla kurduğumuz yol arkadaşlığını her zaman en önemli güç kaynaklarımızdan biri olarak gördük. 20 yıldır sürdürdüğümüz Hibe Programımız aracılığıyla bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından sivil toplum kuruluşlarının ortaya koyduğu 269 projeye hibe desteği sağladık. Vakfımızın 50. yılında güveni merkeze alan ve uzun vadeli dönüşümü hedefleyen bir etki ortaklığı anlayışıyla yeniden kurguladığımız Hibe Programımız kapsamında destekleyeceğimiz dört proje, eğitimde eşitsizliklerden en fazla etkilenen çocukların ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunuyor. Bu projelerin, uygulandıkları bölgelerde yaratacakları etkinin ötesine geçerek eğitim alanında yaygınlaşabilecek yeni modeller oluşturacağına ve daha geniş ölçekte dönüşüme öncülük edeceğine inanıyoruz.” dedi. Hibe desteği almaya hak kazanan sivil toplum kuruluşları ve projeleri: Sulukule Gönüllüleri Derneği’nin “Okulla Güvenli Bağlar” projesi, İstanbul’un Karagümrük Mahallesi’nde eğitimden kopma riski taşıyan 10–18 yaş arasındaki çocukların okulla bağlarını ve iyi olma hâllerini güçlendirmek amacıyla, boylamsal etkisi izlenen mahalle temelli ve sivil toplum merkezli bir model uygulamayı hedefliyor. Türkiye Down Sendromu Derneği’nin “Eğitime +1 ile Kapsayıcı Okullar” projesi, İstanbul Şişli’de Kolay Dil yaklaşımını eğitim alanına uyarlayarak, Down sendromlu ve zihinsel özel gereksinimli öğrencilerden oluşan öz savunuculuk gruplarıyla öğrenme süreçlerine katılımı güçlendiren okul temelli ve sürdürülebilir bir kapsayıcı eğitim modeli geliştirmeyi hedefliyor. Yerelden Kalkınma Derneği’nin “Mevsimlik Tarım İşçisi Çocuklarının Kısır Döngüsünü Kıran Bütüncül Eğitim Modeli” projesi, Şanlıurfa’da mevsimlik tarım göçü nedeniyle eğitim yılının önemli bir bölümünü kaçıran çocuklar için bütünleşik bir destek modeliyle öğrenme kaybını azaltmayı ve eğitimdeki dezavantaj döngüsünü kırmayı hedefliyor. Şehir Dedektifi: Kent, Çevre ve Yaşam Derneği’nin “Kente Açılan Sınıflar: Yer Temelli Öğrenme ve Okul İklimini Güçlendirme Programı” ile Adıyaman’da depremden etkilenen çocukların aidiyetini, öğrenme deneyimini ve kent yaşamına katılımını güçlendirmek amacıyla, kenti ve kültürel mirası yer temelli öğrenme yaklaşımıyla okul iklimine entegre eden bir model geliştirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Teknoloji Liderleri Seçiliyor Haber

Geleceğin Teknoloji Liderleri Seçiliyor

Etkinlikte konuşan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, güçlü toplumun güçlü kadınlarla mümkün olduğunu belirterek, “BİGE projemizle her geçen yıl daha fazla genç kıza ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi. Ulusal kalkınmayı destekleme vizyonu doğrultusunda kız öğrencilerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında kendilerini geliştirmeleri ve girişimcilik ekosistemine adım atmalarını hedefleyen Halkbank BİGE projesi ikinci yılında da yoğun ilgi görüyor. Habitat Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen projenin ikinci etabı olan Hackathon’a Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesindeki 71 ilden ve yurt dışında eğitim gören Türk öğrencilerden oluşan toplam 562 takım başvurdu. 1.317 kız öğrencinin yer aldığı takımlar arasında gerçekleştirilen ön eleme sonucu 46 kız öğrenciden oluşan 20 asil takım Hackathon’a davet edildi. 27-28 Haziran tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen etkinlikte takımlar, yapay zekâdan iklim krizine kadar küresel ve toplumsal sorunlara yönelik sürdürülebilir çözümler üretmek için yarıştı. 48 saat süren teknoloji maratonunda jüri üyeleri tarafından belirlenen en başarılı 10 takım, Hızlandırma Programı’na katılmaya hak kazandı. “BİGE ile her geçen yıl daha fazla genç kıza ulaşıyoruz” Etkinliğin kapanışında konuşan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, kız çocuklarının bilim ve teknolojiyle buluşmasına büyük önem verdiklerini belirtti. Fırsat eşitliğini destekleyen projeleri büyük bir özenle hayata geçirdiklerini söyleyen Recep Süleyman Özdil, “Güçlü toplum ancak güçlü kadınlarla mümkündür. BİGE projemizle her geçen yıl daha fazla genç kıza ulaşmanın ve onların bilim, teknoloji ve girişimcilik yolculuklarına eşlik etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Gördüğümüz ilgi ve ortaya çıkan başarı hikâyeleri de doğru yolda ilerlediğimizin en güçlü kanıtlarındandır.” ifadelerini kullandı. Ortaya konulan projelerin ve sergilenen emeğin, katılımcıların teknoloji ve girişimcilik alanındaki potansiyelini bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Recep Süleyman Özdil, “Bugün kaybedeni olmayan bir yarışa tanıklık ettik ve hepinizin önemli kazanımlarla buradan ayrılacağınıza inanıyorum. Sizlerden yenilikçi iş fikirleriniz ile finans, yeşil teknolojiler, enerji, dijital sağlık ve yapay zekâ gibi kritik alanlarda toplumsal fayda üretmeye devam etmenizi bekliyoruz. Halkbank olarak her aşamada yanınızda olmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu. Recep Süleyman Özdil, kadınların STEM alanlarında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekerek şöyle devam etti: “Bilim ve teknolojide gerçek başarı, yalnızca yenilikçi fikirler üretmekle değil, bu fikirleri insanlığın faydasına sunabilmekle mümkündür. Merhametin temsilcisi olan kadınların, inovasyonu daha kapsayıcı ve toplumsal fayda odaklı hale getireceğine inanıyorum.” İki aylık Hızlandırma Programı sonrası büyük final 1 Temmuz’da başlayacak Hızlandırma Programı kapsamında 10 takım, iki ay boyunca iş fikirlerini geliştirme fırsatı bulacak. BİGE projesinin final etkinliği olan Demo Day ise 26 Eylül’de Halkbank Kuleleri’nde düzenlenecek. Dereceye giren ilk üç takım, projelerini hayata geçirebilmeleri için nakdi ödül almaya hak kazanacak. Ayrıca başarılı takımlar, uluslararası genç girişimcilik programları olan Generation Unlimited ve Entrepreneurship World Cup süreçlerine başvuru için yönlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding Yapay Zekâ Dönüşümünü Girişim Ekosistemiyle Buluşturuyor Haber

Yıldız Holding Yapay Zekâ Dönüşümünü Girişim Ekosistemiyle Buluşturuyor

Yıldız Holding, yapay zekâyı iş süreçlerinde ölçülebilir değer üreten ve kurumsal ölçekte sürdürülebilir çözümler geliştiren stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyor. Bu strateji doğrultusunda oluşturulan Yapay Zekâ Yönlendirme Komitesi, Holding ve grup şirketlerini kapsayan bütüncül bir yapı kurarak yapay zekânın iş süreçlerine entegrasyonunu destekleyen platformları hayata geçiriyor. Açık İnovasyon Programı kapsamında, tedarik zinciri ve operasyon, üretim, satış ve ticaret, pazarlama, finans, risk ve denetim ile insan kaynakları alanlarında yapay zekâ çözümleri geliştiren girişimler değerlendirilecek. Yapay zekâ ve veri odaklı ürün geliştiren, çözümlerini ticarileştirmiş veya ticarileştirmeye hazır, kurumsal müşterilerle çalışabilecek olgunluğa ulaşmış teknoloji girişimlerine açık olacak program; yenilikçi çözümlerin Yıldız Holding'in iş süreçlerinde somut uygulama alanı açmayı hedefliyor. Girişim Ekosistemiyle İş birliği Yapay Zekâ Yönlendirme Komitesi liderliğinde hayata geçirilen Açık İnovasyon Programı kapsamında, Holding genelinde yürütülen yapay zekâ çalışmaları teknoloji girişimleriyle bir araya gelecek. Yıldız Holding'in teknoloji ve dijital dönüşüm vizyonunun önemli paydaşlarından Yıldız Tech ile girişim ekosistemi yatırımlarını yöneten Yıldız Ventures, programda aktif rol üstlenecek. Yıldız Ventures, bugüne kadar 28 girişim sermayesi fonu ve 10 teknoloji girişimine yatırım yaparak, 800'den fazla girişime dolaylı erişim sağlayan yatırım platformu olarak, program kapsamında girişimlerle Yıldız Holding şirketleri arasında stratejik bir köprü görevi üstlenecek. Bu sayede yenilikçi çözümlerin gerçek iş ortamında test edilmesi ve ölçeklenebilir iş birliklerine dönüşmesi desteklenecek. Başarılı iş birlikleri uzun vadeli ticari ilişkilere dönüştürülmesi hedeflenirken, uygun görülen girişimler, Yıldız Ventures tarafından potansiyel yatırım fırsatları kapsamında da değerlendirilebilecek. Silikon Vadisi merkezli global inovasyon platformu Plug and Play ise programın global partneri olarak girişim keşfi, değerlendirme süreçleri ve global startup ağıyla programa destek verecek. Yapay Zekâ Odaklı Çözümler Gerçek İş İhtiyaçlarıyla Buluşacak Program kapsamında farklı iş alanlarında verimlilik, öngörü, otomasyon, karar destek ve süreç optimizasyonu sağlayacak yapay zekâ çözümleri değerlendirilecek. Girişimlerin teknolojilerini büyük ölçekli kurumsal ekosistemde doğrulayabilecekleri ve iş etkisi oluşturabilecekleri yapılandırılmış bir inovasyon programı olarak tasarlanan bu süreçte; uygun bulunan girişimler, Yıldız Holding ve grup şirketleriyle çözümlerini gerçek iş ortamında test etme ve pilot uygulamaya dönüştürme fırsatı yakalayabilecek; başarılı çözümler uzun vadeli iş birliği ve ölçekleme potansiyeliyle ele alınacak. Programa Başvurular Başladı Yıldız Holding Açık İnovasyon Programı, yapay zekâ ve veri odaklı ürün geliştiren, ilk çalışan ürününü ortaya koymuş ve test etmiş, ticarileşmiş veya ticarileşmeye hazır, kurumsal müşterilerle çalışabilecek operasyonel ve teknik yeterliliğe sahip ölçeklenebilir çözümler geliştiren teknoloji girişimlerine açık olacak. Programa başvurular 14 Ağustos 2026 tarihine kadar devam ederken; Eylül ayında ön değerlendirme ve kısa liste oluşturma süreci gerçekleşecek. Ekim ayında girişim görüşmelerinin ardından çözüm doğrulama ve pilot proje tasarım çalışmalarına geçilecek. Program, 2026 yıl sonunda girişimlerin çözümlerini ve iş birliği çıktılarını paylaşacakları Demo Day etkinliğiyle tamamlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İMS Lojistik Körfez Ülkelerinde Kritik Sınır Kapılarını Ziyaret Etti Haber

İMS Lojistik Körfez Ülkelerinde Kritik Sınır Kapılarını Ziyaret Etti

Gerçekleştirilen ziyaret kapsamında başta Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Umman ve Bahreyn olmak üzere Körfez bölgesindeki lojistik hatlar, gümrük süreçleri ve sınır geçiş operasyonları detaylı şekilde incelendi. Bölgedeki mevcut iş ortakları ile yapılan görüşmeler sayesinde operasyonel verimliliğin artırılmasına yönelik önemli adımlar atıldı. Mustafa İmrak: “Temaslarımızı Sürdürüyoruz” Ürdün’deki sınır kapısında değerlendirmelerde bulunan İMS Lojistik Genel Müdürü Mustafa İmrak, “Jaber Sınır Kapısı Ürdün’ün giriş kapısı ve buradan biraz önce bir aracımızı El-Omeri Sınır Kapısı’a yani çıkış kapısına uğurladık. Oradan Hadise Sınır Kapısı’ndan devam edecek. Suudi Arabistan’a giriş yapacak. Oradan da Dubai, Katar gibi diğer Körfez ülkelerine geçişler sağlayacağız. Şu anda Satış Direktörümüz Serhat Bey’le sahada birebir kontrollerimizi gerçekleştirdik. Olası bürokratik sıkıntıları not ettik. Bunlarla ilgili iletebildiğimiz yerlerle temasa geçtik. Biz birebir sahadayız. Temaslarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu. Operasyon Sürecinin Her Aşamasında! İMS Lojistik, Avrupa ve Türkiye çıkışlı taşımalarında faaliyetlerini sürdürdü ve Körfez ülkelerine yönelik lojistik süreçlerini titizlikle yönetti. Güçlü acente ağı, deneyimli operasyon ekibi ve sahadaki aktif yönetim anlayışı ile müşterilerine kesintisiz ve güvenilir hizmet sundu. Gerçekleştirilen bu ziyaretler, İMS Lojistik’in uluslararası taşımacılıktaki etkinliğini artırdı ve Avrupa’dan Körfez bölgesine uzanan lojistik hatlarında daha hızlı, daha güvenilir ve daha sürdürülebilir çözümler sunma vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Humanis Psikiyatri Tedavi Alanına Güçlü Bir Adım Attı Haber

Humanis Psikiyatri Tedavi Alanına Güçlü Bir Adım Attı

Humanis, bu devralmayla birlikte psikiyatrik hastalıklar gibi yüksek ihtiyaca sahip bir tedavi alanına ilk adımını atmış oldu. Bu adım Humanis’in uzun vadeli vizyonunun ve hasta odaklı yaklaşımının güçlü bir yansıması niteliğinde. Humanis, yalnızca portföyünü genişletmekle kalmayarak, aynı zamanda hastalar için erişimi yüksek ve etkinliği güçlü bir tedavi seçeneğini daha ürün gamına dahil etti. Böylece AstraZeneca portföyünde yer alan bu ürün, Humanis çatısı altında hastaların erişimine sunulmaya devam edecek. Söz konusu ürün hali hazırda Humanis’in Çerkezköy’ deki tesislerinde, uluslararası kalite standartlarında 2017 yılından beri üretiliyor. Ruhsat ve marka haklarının devrini takiben Humanis ürünü aynı yüksek kalite, güvenilirlik ve etkinlikte üretmeye devam edecek. Bununla birlikte Humanis; ürünün dağıtımını, tanıtımını ve tüm ticari süreçlerini yürütecek olup kesintisiz tedarik ve yüksek kalite güvencesi ile psikiyatri alanında da Türk tıbbına hizmet edecek. Humanis Ticari Operasyonlar Genel Müdürü Dr. Yalçın Yaşin, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Humanis olarak, hasta odaklı yaklaşımımızı tüm faaliyet alanlarımızda temel öncelik olarak görüyoruz. Bu kapsamda ilacın mevcut ruhsatı çerçevesinde Türkiye’deki temsil ve tedarik sürecinin şirketimiz tarafından üstlenilmesi hem tedaviye erişimin sürekliliği hem de güvenli kullanımın devamlılığı açısından önemli bir adımdır. Genişleyen tedavi alanlarımızla birlikte, insan sağlığına uzun vadeli katkı sağlayacak sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.” İnsan odaklı sağlık felsefesi yolunda yeni bir adım Humanis, ‘İnsan Odaklı Sağlık’ anlayışını şirket kültürünün merkezine alarak sürdürülebilir ve hedef odaklı gelişimi önceliklendiriyor. Gerçekleştirilen ruhsat ve marka hakları devri de bu yaklaşımın somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Psikiyatri alanında kullanılan bu ilacın erişimi, Humanis’in mevcut ruhsat çerçevesinde yürüttüğü temsil ve tedarik sorumluluğu ile kesintisiz devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Estap, Veri Merkezi Standartlarını Yükseltiyor Haber

 Estap, Veri Merkezi Standartlarını Yükseltiyor

Türkiye’de kabinet sektörüne endüstriyel tasarım ve inovatif dizayn anlayışı kazandıran Estap, DCMax ve Cloudmax kabinetleriyle performans, estetik ve işlevselliği aynı çizgide buluşturuyor. %63 ve %80 perfore ön ve arka kapı seçenekleri sayesinde hava akışını maksimum seviyede yöneten bu çözümler, yüksek yoğunluklu veri merkezi ortamlarında dahi istikrarlı bir soğutma performansı sunuyor. Geniş açılabilen kapı yapıları, kurulum, bakım ve operasyon süreçlerini kolaylaştırarak zaman ve iş gücü tasarrufu sağlıyor. Sıcak ve soğuk koridor uygulamalarına uyumlu tasarlanan kabinetler, pasif soğutma avantajıyla enerji tüketiminin azaltılmasına katkıda bulunurken, işletme maliyetlerini de aşağı çekiyor. Estetik detaylarla desteklenen endüstriyel tasarım yaklaşımı, teknik gereksinimlerin yanı sıra mekânsal bütünlüğü de gözetiyor. DCMax ve Cloudmax kabinetler tüm bu özellikleriyle, sürdürülebilir, verimli ve geleceğe hazır veri merkezi altyapıları için güçlü bir çözüm alternatifi sunuyor. DCMax ve Cloudmax ile Güçlü Veri Merkezi Altyapıları Estap’ın DCMax ve Cloudmax kabinet serileri, veri merkezi altyapılarında operasyonel verimliliği artırmak üzere geliştirilen kapsamlı çözümler sunuyor. Kullanıcı odaklı tasarımlarıyla öne çıkan bu kabinetler; fan sistemleri, dikey kablo düzenleyiciler ve kablo tavaları, tekerlekli ya da sabit ayak seçenekleri, sabit ve hareketli raflar, aydınlatma modülleri, dengeleme barası, topraklama sürekliliği ve zemine sabitleme kiti gibi donanımlarla esnek ve güvenli bir kullanım sağlıyor. Büyük ölçekli veri merkezlerinin ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan DCMax, sağlam gövde yapısı ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle dikkat çekiyor. 1500 kg’a kadar taşıma kapasitesi, geniş iç hacmi ve fonksiyonel tasarımı sayesinde yoğun sistem yüklerinde dahi yüksek performans sunuyor. Genişletilmiş kablo giriş alanları kablo yönetimini kolaylaştırırken, IP20 koruma seviyesi ve %80 perfore ön ve arka kapıları etkin soğutma ve dengeli hava sirkülasyonu sağlıyor. Ayrıca 1000 kg sismik testten başarıyla geçen DCMax, dayanıklılığını uluslararası standartlarda kanıtlıyor. Modüler ve kurulumsuz (flat-pack) yapısıyla öne çıkan Cloudmax ise taşıma ve depolama süreçlerinde %50’ye varan alan tasarrufu sunuyor. Profesyonel kablo yönetim çözümleri sayesinde düzenli bir altyapı oluşturan Cloudmax, kablo karmaşasını ortadan kaldırarak kurulum ve bakım süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Enerji Verimliliğini Destekleyen Kabinet Çözümleri 47U’ya kadar uzanan farklı boyut alternatifleriyle tasarlanan DCMax ve Cloudmax kabinetler, değişen altyapı gereksinimlerine esnek çözümler sunuyor. Kilitlenebilir çelik sac panelleriyle güvenliği üst seviyeye taşıyan bu sistemler, ön ve arka profillerde yer alan kablo düzenleyici halkalar sayesinde düzenli ve kontrollü bir kablo yönetimi sağlıyor. Fan ünitesi açma-kapama butonu, sigorta sistemi ile dijital ve analog termostat seçenekleri ise kullanım konforunu ve operasyonel kontrolü artırıyor. Estap’ın ileri teknolojiyle geliştirdiği DCMax serisi, kritik öneme sahip veri merkezi altyapıları için yüksek güvenilirlik ve ölçeklenebilirlik vadediyor. Tüm sunucu markalarıyla uyumlu yapısı, ekipmanlar yüklüyken dahi hareket kabiliyeti sunan 19" dikmeleri ve pratik şekilde monte edilebilen kablo düzenleyici aksesuarları sayesinde kurulum ve bakım süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. DCMax ve Cloudmax kabinetler, yalnızca güvenli ve dayanıklı bir altyapı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji verimliliğini destekleyen çözümleriyle de öne çıkıyor. Projeye özel olarak kurgulanan sıcak-soğuk koridor uygulamalarıyla hava akışı optimize edilirken, Estap yerli üretim gücü ve mühendislik yaklaşımıyla veri merkezleri için yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.