Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Değer

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir Değer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Değer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Mağazacılık, Carrefoursa’daki Sabancı Holding ve Carrefour Grup hisselerini devralmaya hazırlanıyor Haber

Yeni Mağazacılık, Carrefoursa’daki Sabancı Holding ve Carrefour Grup hisselerini devralmaya hazırlanıyor

Konuya ilişkin Pay Devir Sözleşmesi, 17 Nisan 2026 tarihinde imzalanırken, pay devri Sabancı Holding’in şirketteki yüzde 57,12’lik hissesinin yanı sıra Carrefour Grubu’na bağlı Carrefour Nederland BV.’nin yüzde 32,16’lık hissesini de kapsıyor. İşlemin tamamlanmasıyla birlikte, Carrefoursa sermayesinin toplam yüzde 89,28’sine karşılık gelen paylar Yeni Mağazacılık A.Ş. kontrolüne geçmiş olacak. Taraflar arasında imzalanan anlaşma kapsamında devir işlemi, 325 milyon dolarlık şirket değeri esas alınarak, kapanış tarihindeki net borç ve işletme sermayesi düzeltmelerine göre hesaplanacak nihai hisse değeri üzerinden gerçekleştirilecek. Devir işlemleri Rekabet Kurulu tarafından gerekli onayın alınması da dahil olmak üzere tüm kapanış koşullarının yerine getirilmesine bağlı olarak tamamlanacak; böylece Sabancı Holding’in ve Carrefour Grubu’nun Carrefoursa’da herhangi bir payı kalmayacak. “TECRÜBEMİZİ AKTARARAK YENİ BÜYÜME ALANLARI YARATMAYI HEDEFLİYORUZ” Yeni Mağazacılık A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi Erhan Bostan söz konusu işlemin uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası olduğunun altını çizerken, “Türkiye genelinde yaygın mağaza ağımız, güçlü tedarik zincirimiz ve operasyonel verimlilik odağımızla, organize perakende sektöründe sürdürülebilir değer yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşımımız; yalnızca mevcut operasyonlarımızı büyütmeyi değil, aynı zamanda farklı iş modelleri ve formatlar üzerinden yeni büyüme alanları yaratmayı da kapsıyor. Bu çerçevede Carrefoursa’nın köklü geçmişi ve güçlü mağaza ağı ile grubumuzun perakende tecrübesinin bir araya gelmesinin önemli bir potansiyel sunduğuna inanıyoruz. A101 ve Carrefoursa’nın faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürmesi öngörülmektedir. Bu doğrultuda temel hedefimiz, tüm paydaşlarımızla bir arada çalışarak, Carrefoursa’nın faaliyet gösterdiği iş alanlarında güçlü ve sürdürülebilir büyüme sağlamak ve daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşan, çeşitlenen bir perakende yapısı oluşturmaktır” dedi. “SERMAYE TAHSİSİMİZİ GELECEĞİN PORTFÖY YAPISINA GÖRE ŞEKİLLENDİRİYORUZ” Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı Gökhan Eyigün de, sahip oldukları portföyü geleneksel holding modelinin ötesine geçen, icrada çevikliği öne çıkaran, yatırımcılarına sürdürülebilir değer yaratmayı önceliklendiren bir anlayışla ele aldıklarının altını çizerken, “Bu yaklaşım; yalnızca mevcut varlıkları büyütmeyi değil, stratejik önceliklerimiz doğrultusunda portföye giriş ve çıkışları da kapsıyor. Bu kapsamda, yaptığımız değerlendirmeler ve tüm paydaşlarımızla paylaştığımız stratejik yol haritamız kapsamında, Sabancı Holding portföyünde bulunan Carrefoursa hisselerinin Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye devir sürecini başlattık. Dinamik portföy yaklaşımımız kapsamında, 30 yıllık ortağımız Carrefour ile birlikte aldığımız bu hisse devir kararı, gelecek hedeflerine çok daha odaklı ilerleyen bir Sabancı yaratma vizyonumuzun önemli bir parçasıdır. Bu vizyon doğrultusunda sermaye tahsisimizi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, geleceğin portföy yapısına göre de şekillendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde atacağımız yeni adımlarla, uzun vadeli değer yaratma potansiyeli gördüğümüz alanlarda odağımızı güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Kurulduğu ilk günden bu yana Türkiye’de ilkleri hayata geçiren Carrefoursa, ülkemizde organize gıda perakendesinin gelişimine de öncülük etmiştir. Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye teslim edeceğimiz bu bayrağın çok daha yükseklere taşınacağına olan inancımız tamdır. Bu kapsamda, bugüne kadar değer yaratan tüm çalışma arkadaşlarımıza, yöneticilerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyor; önümüzdeki dönemde de bu güçlü birikimin değer üretmeye devam edeceğine inanıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnci Holding ve GS Yuasa Ortaklık Yapısında Yeni Dönem Haber

İnci Holding ve GS Yuasa Ortaklık Yapısında Yeni Dönem

İnci Holding, GS Yuasa’nın İnci GS Yuasa’daki %60 hissesini devralarak şirkette tam kontrolü sağlamak üzere Japon ortağıyla anlaştı. İnci Holding ve GS Yuasa arasındaki ortaklığın, teknoloji ve tedarik anlamında devam ederek stratejik iş birliği modeline dönüşmesi planlanıyor. Türkiye’nin köklü sanayi gruplarından İnci Holding ve Japon ortağı GS Yuasa, akü sektöründe faaliyet gösteren iştirakleri İnci GS Yuasa bünyesindeki ortaklık yapısını tarafların uzun vadeli stratejik öncelikleri doğrultusunda yeniden düzenlemek adına bir sözleşme imzaladı. Resmi kurum izinlerine tabi olarak, karşılıklı mutabakat kapsamında ortaklık ilişkisi hisse ortaklığından stratejik iş birliği modeline evrilirken, İnci Akü hisselerinin %100 olarak İnci Holding bünyesinde toplanmasına karar verildi. 11 yıl süren ortaklık dönemi boyunca mühendislik yaklaşımı, kalite disiplini ve süreç yönetimi alanlarında oluşan birikimin korunması hedeflenirken, taraflar arasında teknoloji ve tedarik odağında stratejik iş birliği devam edecek. Yeni yapı kapsamında İnci Akü, GS Yuasa’nın Avrupa pazarına yönelik tedarikçi rolüne devam edecek. Ayrıca, taraflar arasındaki kalite standartlarını içeren uzun dönemli ilişki, iş birliği anlaşmalarıyla güncelliğini koruyacak. İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Elbirlik, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “İnci Holding olarak; bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da uzun vadeli sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımımızla, enerji depolamada teknoloji ve ürüne yönelik çalışmalarımızı kararlı adımlarla devam ettireceğiz.” Yeni dönemle ilgili değerlendirmelerde bulunan İnci Holding CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Şafak Ozan ise, “İnci Akü’nün 42 yıllık köklü geçmişinin son 11 yılında, ortağımız GS Yuasa ile mühendislik, kalite disiplini ve süreç yönetimi konularında küresel standartlarda ciddi bir birikim elde ettik. Taraflar olarak yeni dönemde de bu birikimi koruyarak, teknoloji ve tedarik odağında stratejik iş birliğimizi sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu. Yeni dönemle birlikte İnci Akü’de tam kontrolü sağlayacaklarını belirten Ozan, tek hissedarlı yapının doğal bir sonucu olarak karar alma süreçlerinin hızlanacağını, şirketin başta Avrupa pazarı olmak üzere büyüme yolculuğunu emin adımlarla sürdüreceğini vurguladı. İnci Holding’in üç iştirakiyle istikrarlı bir biçimde yıl TİM 1000 ve İSO 500 listelerinde yer aldığını hatırlatan Ozan, “Küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen son beş yılda 210 milyon dolarlık yatırım yaptık ve 2,5 milyar doları aşan ihracat performansı sergiledik. İnci Akü’nün holdingimize tam hisse devriyle birlikte, büyüme yolculuğumuzu daha da hızlandırıyor ve hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz.” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Psikoz Tedavisi Amerika Birleşik Devletleri’nin Ardından İlk Kez Türkiye’de Haber

Psikoz Tedavisi Amerika Birleşik Devletleri’nin Ardından İlk Kez Türkiye’de

Avrupa Birliği ülkelerinde henüz bulunmayan bu yenilikçi yaklaşım, nöroloji ve psikiyatri alanında önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor. Parkinson hastalığı ilerledikçe bazı hastalarda halüsinasyonlar ve sanrılar gibi psikotik belirtiler görülebiliyor, bu durum hem hastaların yaşam kalitesini hem de hasta yakınlarının bakım yükünü ciddi ölçüde etkileyebiliyor. Parkinson’a bağlı psikoz, klinik yönetimi hassasiyet gerektiren ve tedavi seçenekleri sınırlı bir alan olarak öne çıkıyor. Humanis’in girişimiyle ABD’den sonra ilk kez Türkiye’de tıbbın hizmetine sunulan yeni tedavi, hasta ve yakınlarının yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyor. “Amerika’dan sonra Türkiye’de ilk kez bu tedaviyi sunmanın gururunu yaşıyoruz” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Humanis Ticari Operasyonlar Genel Müdürü Dr. Yalçın Yaşin, şu ifadeleri kullandı: “Parkinson hastalığının yalnızca motor belirtilerden ibaret olmadığını biliyoruz. Psikoz belirtileri hem hastalar hem de yakınları için oldukça zorlayıcı olabiliyor. Türkiye’de bu alanda yeni bir tedaviyi tıbbın hizmetine sunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek hastalara gerçek anlamda fayda sağlayan çözümleri ülkemize kazandırmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. İnsan merkezli yaklaşımımız doğrultusunda, yalnızca hastalığı değil, hastanın ve yakınlarının yaşam kalitesini bütüncül bir bakış açısıyla ele alıyor; sağlık alanında sürdürülebilir değer üretmeye devam ediyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Polisan Holding Sürdürülebilirlikte İstikrarlı Liderliğini Sürdürüyor Haber

Polisan Holding Sürdürülebilirlikte İstikrarlı Liderliğini Sürdürüyor

Kurumsal sürdürülebilirlik alanındaki güçlü performansını istikrarlı biçimde sürdüren Polisan Holding, BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde üst üste 9 yıl yer alarak önemli bir başarıya daha imza attı. Holding, sorumlu üretim ve sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımıyla Refinitiv’in ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) değerlendirmesinde 86 puan alarak kimya sektöründe değerlendirilen 517 şirket arasında 6’ncı sırada konumlandı. Polisan Holding, 2017 yılından bu yana Borsa İstanbul tarafından oluşturulan BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alarak sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını istikrarlı biçimde sürdürmeye devam ediyor. Çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansı; çevre boyutunda emisyonlar, kaynak kullanımı ve inovasyon, sosyal boyutta insan hakları, ürün sorumluluğu ve iş gücü, yönetişim boyutunda ise yönetim yapısı ile kurumsal sosyal sorumluluk stratejileri alanlarında ortaya koyduğu politika, uygulama ve performans sonuçları üzerinden değerlendirilmektedir. Sürdürülebilirliği iş süreçlerinin merkezine konumlandıran Polisan Holding; enerji verimliliği, düşük karbon hedefleri, sıfır atık yaklaşımı ve yenilenebilir enerji kullanımı gibi alanlarda yürüttüğü çalışmalarla uzun vadeli değer yaratmayı amaçlıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda sürdürülebilirlik performansını uluslararası standartlara uygun şekilde düzenli olarak raporluyor. Yazıcı: “Sürdürülebilirlikteki istikrarımız rekabet gücümüzü güçlendiriyor” Polisan Holding İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Esra Yazıcı, sürdürülebilirlik çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde 9 yıl üst üste yer almak; sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerimizin merkezine yerleştirme konusundaki kararlılığımızın önemli bir göstergesi. Tedarik zinciri yönetiminden dijitalleşme ve inovasyon projelerine, insan hakları ve çeşitlilik çalışmalarından döngüsel ekonomi uygulamalarına kadar geniş bir alanda sürdürülebilir değer yaratmayı hedefliyoruz. Çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında ortaya koyduğumuz bu performans, şirketimizin dayanıklılığını ve rekabet gücünü güçlendirmeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de sosyal fayda üretmeye ve kaynak verimliliğine odaklanarak sürdürülebilirlik yolculuğumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mısırlı Underwear and Socks’tan İç Giyimde Dünyada Bir İlk Haber

Mısırlı Underwear and Socks’tan İç Giyimde Dünyada Bir İlk

Türkiye’nin köklü iç giyim ve çorap markası Mısırlı Underwear and Socks, iç giyim sektöründe ezber bozan bir yeniliğe imza attı. Erkek boxer ve kadın tanga koleksiyonundaki yeni seri, 24 ay iade güvencesiyle sertifikalı 1 gram külçe altın ile birlikte satışa sunuluyor. Özel seri, iç giyimi yalnızca bir ihtiyaç olmaktan çıkararak; kalıcı bir değer ve yatırım anlayışıyla yeniden tanımlıyor. Zarafet, konfor ve güveni aynı potada buluşturan bu özel koleksiyon; yüksek kalite kumaşlar, zamansız tasarım anlayışı ve Mısırlı’nın yüz yıla yaklaşan üretim tecrübesiyle hazırlandı. Her bir ürün, sertifikalı 1 gram külçe altın ile birlikte sunularak kullanıcılarına hem estetik hem de maddi güvence sağlıyor. İç Giyimden Yatırıma Uzanan Yeni Bir Perspektif Mısırlı Underwear and Socks’ın bu yenilikçi yaklaşımı, iç giyimde dünyada nadir görülen bir konsepti hayata geçiriyor. 24 ay boyunca koşulsuz iade güvencesi sunan koleksiyon, tüketicilere satın aldıkları ürünün yalnızca konforunu değil, değerini de garanti altına alma imkânı tanıyor. Lüksün Yeni Tanımı Minimal ve sofistike tasarım dili ve doğal ipliklerle hazırlanan erkek boxer ve kadın tangalar, günlük kullanım konforunu üst düzey bir deneyime dönüştürürken; koleksiyon, lüksün artık sadece görünüm değil, güvence ve sürdürülebilir değer anlamına geldiğini vurguluyor. Mısırlı Underwear and Socks, bu özel koleksiyonla iç giyim sektöründe fark yaratarak, moda ile yatırımı, konfor ile güveni aynı çizgide buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Yapay Zeka Deneyimi Yerel Dönüşümü Hızlandırabilir mi? Haber

Küresel Yapay Zeka Deneyimi Yerel Dönüşümü Hızlandırabilir mi?

Küresel yapay zeka uçurumunun derinleşmesini önleme konusu, özellikle Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu başta olmak üzere son haftalarda uluslararası gündemde geniş yer tutuyor. SAS Güvenilir Yapay Zeka Baş Uzmanı Dr. Josefin Rosén ile Global Center on AI Governance’dan Dr. Rachel Adams ve Selamawit Engida Abdella tarafından kaleme alınan “Kısıtlamadan Kapasiteye: Küresel Güney’de Yapay Zeka Anlatısını Dönüştürmek” başlıklı rapor, doğru yatırım yapıldığında; veri eksikliği, altyapı yetersizliği veya eğitim noksanlığı gibi engellerin nasıl birer avantaja dönüştürülebileceğini ortaya koyuyor. SAS Güvenilir Yapay Zeka Baş Uzmanı Dr. Josefin Rosén, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Küresel yapay zeka uçurumu, yeni bir eşitsizlik biçimi yaratma riski taşıyor. Ancak yatırımları; yapay zeka yetkinlikleri, temsil gücü yüksek veriye erişim ve kapsayıcı yönetişim modelleri gibi doğru alanlara yönlendirirsek, Küresel Güney, yapay zekanın geleceğini şekillendirmede aktif ve anlamlı bir rol üstlenebilir. Buradaki asıl mesele, bakış açısını kısıtlamalardan fırsatlara kaydırmaktır." Raporda özellikle iki temel faktöre dikkat çekiliyor: Büyüyen, dijital yerli bir nüfus: Dünya genç nüfusunun çoğunluğu Küresel Güney'de bulunuyor ve bu nesil dijital teknolojilerle iç içe büyüyor.Yapay zeka yönetişimini temelden inşa etme fırsatı: Miadını doldurmuş teknik sistemlere (legacy systems) sahip olmayan ülkeler, etik ve sürdürülebilir modelleri en baştan geliştirme şansına sahip. Global Center on AI Governance CEO'su Dr. Rachel Adams ise şunları ekledi: "Bu bir yardım meselesi değil, potansiyeli değerlendirme ve küresel istikrara katkıda bulunma meselesidir. Dünyanın büyük bir kısmını dışlayan bir yapay zeka gelişimi, hem ekonomik hem de jeopolitik güvenliği sarsma riski barındırır. Bu rapor, daha kapsayıcı bir yapay zeka ekosisteminin sadece mümkün değil, aynı zamanda zorunlu olduğunu gösteriyor." Rapor, günümüzdeki yapay zeka geliştirme süreçlerinin genellikle Batı merkezli modellere ve kapsayıcı olmayan verilere dayandığı, bunun da bağımlılık riskini artırarak Küresel Güney'in kendi kaderini tayin etme gücünü zayıflattığı konusunda uyarıda bulunuyor. Öte yandan; kırsal bölgelerde yapay zeka eğitimi, yerel dil modellerine yapılan yatırımlar ve kamu, akademi ile iş dünyası arasındaki yenilikçi iş birlikleri gibi somut çözüm örnekleri de sunuluyor. Raporu değerlendiren SAS Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Rasim Eğri şu ifadeleri kullandı: “Yapay zekadaki küresel deneyim önemli bir referans çerçevesi sunuyor. Ancak sürdürülebilir ve ölçülebilir değer yaratmak için bu birikimin yerel mevzuata, veri yapılarına ve sektör dinamiklerine uyarlanması şart. Gerçek dönüşüm, veriden değer üretilerek topluma katkı sağlandığı noktada anlam kazanır. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve güçlü veri yönetişimi ilkeleriyle yaklaşıldığında, güvenilir yapay zeka hem kurumlar hem de ülkeler için uzun vadeli rekabet avantajı sağlar ve bu değeri gelecek nesiller için korur. Türkiye'de yapay zeka adaptasyonunun hızlandığı bu dönemde, küresel en iyi uygulamalar ile yerel öncelikler arasında doğru dengeyi kurmak kritik önem taşıyor.” Yapay zeka, yalnızca teknolojik bir değişim değil, aynı zamanda ekonomik ve idari bir dönüşümü temsil ediyor. Bugün atılan stratejik adımlar, ülkelerin yapay zeka çağında sadece birer "teknoloji tüketicisi" mi kalacağını yoksa aktif birer "değer üreticisi ve oyun kurucu" mu olacağını belirleyecek. Rapor ayrıca; eğitim seferberliği, dijital altyapı yatırımları, veri egemenliği yönetimi ve yapay zeka modellerinin eğitimine daha fazla insanı dahil etmek için sentetik veri kullanımı gibi konularda somut strateji önerileri içeriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emlakjet ve Endeksa Güçlerini Birleştirdi Haber

Emlakjet ve Endeksa Güçlerini Birleştirdi

Analitik içgörü ile güçlü pazar deneyimini aynı yapıda buluşturan bu adım, Türkiye’nin en kapsamlı gayrimenkul teknoloji ekosistemini hayata geçiriyor. Yeni dönemde organizasyonun CEO’luk görevini Görkem Öğüt üstlenecek. Türkiye’nin lider emlak portalı Emlakjet ile yapay zekâ destekli gayrimenkul değerleme ve piyasa analizinde sektörün referans noktası olan Endeksa tek bir organizasyon yapısı altında birleşiyor. iLab grup şirketlerinden olan iki şirket, bu birleşmeyle teknoloji ve veri yetkinliklerini bir araya getirerek gayrimenkul sektöründe büyümeyi hızlandırmayı; profesyoneller ve bireysel kullanıcılar için daha bütünleşmiş, akıllı ve kesintisiz bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Verinin Gücü, Pazar Yerinin Erişimiyle Buluşuyor Her iki şirketi daha da güçlendirecek bu birleşme; emlak profesyonelleri, yatırımcılar ve bireysel kullanıcılar için gayrimenkul işlemlerinde analizden alım-satım kararına kadar uzanan süreçte daha şeffaf ve bütünleşik bir yapı ortaya koyuyor. Endeksa’nın yapay zekâ destekli değerleme ve piyasa analizi yetkinlikleri; Emlakjet’in yüksek kullanıcı hacmi ve yaygın emlak profesyoneli ağıyla entegre ediliyor. Böylece gayrimenkul arama, değerleme ve yatırım karar süreçleri tek bir yapı altında yeniden tanımlanıyor. Birleşme sonrası organizasyonun CEO’luk görevine Endeksa Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü, başarılı girişimci Görkem Öğüt atandı. Sürece ilişkin değerlendirmesinde Öğüt şunları söyledi: “Bu adımı, Türkiye’de gayrimenkul teknolojilerinin ölçeğini ve standardını yukarı taşıyan önemli bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Amacımız net: Endeksa’nın analitik zekasını, Emlakjet’in kullanıcı ölçeğiyle birleştirerek sektörde veri temelli karar alma kültürünü güçlendirmek. Gayrimenkul arama, değerleme ve karar alma süreçlerini daha öngörülebilir ve daha güvenilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’de gayrimenkul kararlarının veriyle şekillendiği bir dönem başlatacağız.” Stratejik Değer ve Uzun Vadeli Yaklaşım Emlakjet ve Endeksa, iLab çatısı altında marka kimliklerini koruyarak faaliyetlerini sürdürecek. İnternet ve teknolojiyi odağına alan; kolay erişilebilir, güvenilir ve şeffaf dijital platformlar geliştirme vizyonuyla hareket eden iLab, bu birlikteliği tüm paydaşları için uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratma stratejisinin doğal bir uzantısı olarak değerlendiriyor. iLab Strateji Direktörü Arda Ayvaz ise birleşmeye ilişkin olarak şunları belirtti: “Bu birliktelik, yalnızca ölçek büyüten bir adım değil; veri ile pazar gücünün aynı yapıda buluştuğu güçlü bir konumlanma. iLab olarak bu birleşmeyle hedefimiz, Türkiye’de gayrimenkul teknolojileri alanında daha yenilikçi ve ölçeklenebilir çözümler geliştirerek sektördeki konumumuzu daha da güçlendirmek. Her iki markamızı da ileriye taşıyacak bu sinerji sayesinde, kullanıcılarımıza Türkiye’nin en gelişmiş ve en kapsamlı emlak arama deneyimini sunacak yeni ürün ve hizmetleri de hayata geçireceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Eğitim ve Dijital Yetkinliklerle Çalışanlarını Geleceğe Hazırlıyor Haber

TP Eğitim ve Dijital Yetkinliklerle Çalışanlarını Geleceğe Hazırlıyor

Dijital iş hizmetlerinin küresel lideri TP, insan odaklı yaklaşımı ve güçlü kurum kültürüyle küresel çapta en iyi işverenler arasında yer alıyor. Great Place to Work® tarafından hazırlanan “Dünyanın En İyi İşverenleri 2025” listesinde ilk 10’da yer alan TP, 69 ülkede sahip olduğu Great Place to Work® sertifikalarıyla, globaldeki 500 bini aşkın çalışanının %97’sine kapsayıcı, güvenli ve gelişim odaklı bir çalışma ortamı sunuyor. TP Türkiye & Azerbaycan İnsan Kaynaklarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Jülide Marangoz, çalışan gelişimine yönelik vizyonlarını şu sözlerle aktarıyor: “TP olarak insana yapılan yatırımın, geleceğin en güçlü iş stratejisi olduğuna inanıyoruz. Eğitim ve gelişim yatırımlarımızla ekiplerimizi yarının liderleri olarak yetiştiriyoruz. Araştırmalar, iş dünyasının %73'ünün beceri geliştirme konusunda daha fazla destek beklediğini ve uzun vadeli yetenek stratejilerinin hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor. Biz de bu doğrultuda, çalışanlarımızın gelişimini destekleyen, potansiyellerini açığa çıkaran ve kariyer yolculuklarını uzun vadede güçlendiren bir kurum kültürü inşa ediyoruz. Bu sürecin merkezine dijital becerileri yerleştiriyoruz. McKinsey verileri gösteriyor ki dijital yetkinlikleri güçlü şirketler, performansta 4 kata kadar fark yaratıyor. Biz de bu bilinçle kişiselleştirilmiş, sürekli güncellenen eğitim programlarımızla dijital becerileri çalışanlarımızın yetkinlik setine entegre ediyoruz. İnsana ve gelişime odaklanan yaklaşımımızla uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz.” TP, Çalışan Gelişimini Stratejik Eğitim Programlarıyla Destekliyor TP, çalışan gelişimini desteklemek amacıyla kapsamlı eğitim programları yürütüyor. Yeni katılan çalışanlar için tasarlanan Preboarding & Onboarding Programı, hoş geldin aramaları, buddy desteği, İSG ve soft skill eğitimleriyle çok yönlü bir adaptasyon süreci sunuyor. Düzenli olarak gerçekleştirilen Foundation eğitimleri teknik bilgi, liderlik ve zaman yönetimi gibi konularda yetkinlik kazandırırken, hazırlık seviyeleri Readiness Score ile ölçülüyor. Yüksek performans gösteren çalışanlara yönelik Jump! Programı ise teknik ve davranışsal eğitimler, mentorluk ve yetenek havuzunda kariyer fırsatlarıyla geleceğin liderlerini yetiştiriyor. Bu çok katmanlı yaklaşım, TP’nin çalışanlarına bugünün ötesinde güçlü bir kariyer yolculuğu sunmasını sağlıyor. Dijital Geleceği Çalışanlarının Yetkinlikleriyle Şekillendiren Vizyon TP, dijital dönüşümü yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, yetkinlik gelişimini merkeze alan bir dönüşüm alanı olarak ele alıyor. Global eğitim sistemi üzerinden sunulan e-learning içerikleriyle sürekli öğrenme desteklenirken, Citizen Developer Programı teknolojiye yatkın ekiplerin dijital becerilerini güçlendiriyor. İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen Micro MBA programı ise yöneticilere dijital çağda liderlik, stratejik düşünme ve dönüşüm yönetimi alanlarında gelişim imkânı sunuyor. TP’de öğrenme ve gelişim, güçlü bir paylaşım kültürüyle de destekleniyor. TP Talks etkinlikleriyle ekipler düzenli olarak bilgi ve deneyimlerini paylaşırken, Friday Post aracılığıyla sunulan içerikler liderlikten zaman yönetimine kadar pek çok alanda gelişimi teşvik ediyor. Bu yaklaşım, TP’nin sürekli öğrenmeyi temel alan kurum kültürünü güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.