Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilir Finansman

Kapsül Haber Ajansı - Sürdürülebilir Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

QNB Türkiye, COP31'de İklim Destekçisi Oldu Haber

QNB Türkiye, COP31'de İklim Destekçisi Oldu

Küresel iklim politikalarının geleceğine yön verecek görüşmelere ev sahipliğinin yapılacağı COP31, emisyonların azaltılması, iklim değişikliğine uyum ve dönüşümün finansmanı açısından önemli bir uluslararası buluşma noktası olacak. QNB Türkiye, Net Sıfır Geçiş Planı kapsamında belirlediği hedefler, sürdürülebilir finansman yaklaşımı ve uluslararası iş birlikleriyle reel sektörün düşük karbonlu ekonomiye geçişini desteklerken, şirketlerin sürdürülebilir dönüşüm süreçlerine katkıda bulunuyor. Banka, COP31 kapsamında sektör temsilcileri, finans kuruluşları ve uzmanlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını teşvik etmeyi ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. QNB Türkiye Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Yeliz Ataay Arıkök, COP31'in önemine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “İklim gündeminde artık yalnızca emisyon azaltımına değil, ekonominin değişen iklim koşullarına nasıl uyum sağlayacağına da birlikte bakmamız gerekiyor. Kuraklık, aşırı hava olayları ve kaynaklara erişimde yaşanan güçlükler, şirketlerin üretim süreçlerini, tedarik zincirlerini ve uzun vadeli rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle her sektörün ihtiyaçlarına uygun, güvenilir ve uygulanabilir geçiş planları geliştirilmesi kritik önem taşıyor. Bu süreçte finans sektörü, şirketlerin iklim risklerine karşı dayanıklılığının artırılmasında ve düşük karbonlu ekonomiye geçişin desteklenmesinde önemli bir rol üstleniyor. QNB Türkiye olarak COP31'de İklim Destekçisi olarak yer almamız, sürdürülebilir dönüşüme yönelik uzun vadeli yaklaşımımızın bir yansıması. Finansman kapasitemiz, sektörel uzmanlığımız ve uluslararası iş birliklerimizle iklim hedeflerinin somut yatırımlara dönüşmesine katkı sağlamayı önemsiyoruz.” QNB Türkiye Yeşil Bölge’de: Diyalog, iş birliği ve sürdürülebilirlik deneyimleri QNB Türkiye, COP31’in Yeşil Bölge’deki (Green Zone) standında düzenleyeceği tematik paneller ve sektör buluşmalarıyla iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik çözüm önerilerini farklı paydaşlarla birlikte ele almayı hedefliyor. Finans dünyası ile reel sektör temsilcilerini bir araya getirmeyi amaçlayan Banka, sürdürülebilirliği sanat, teknoloji ve günlük yaşamla buluşturan etkinliklerin yanı sıra yaratıcı atölyeler ve interaktif deneyimlerle ziyaretçileri de bu sürecin bir parçası olmaya davet ediyor. QNB Türkiye'nin COP31'e özel içerik platformu: Net Sıfır Perspektifi QNB Türkiye, konferansa uzanan süreçte küresel iklim gündemini ve sürdürülebilir finansmanın rolünü farklı boyutlarıyla ele aldığı “Net Sıfır Perspektifi | COP31'e Doğru” özel içerik platformunu da hayata geçirdi. Platformda QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan'ın değerlendirmeleri, Yeliz Ataay Arıkök'ün iklim finansmanına ilişkin görüşleri, döngüsel ekonomi, sıfır atık ve iklim değişikliğine uyum gibi başlıklarda hazırlanan blog yazıları ile güncel COP31 haberleri yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan Sürdürülebilir Finansmanda  Yeni Hedef: 2,5 Trilyon TL Haber

Akbank’tan Sürdürülebilir Finansmanda Yeni Hedef: 2,5 Trilyon TL

Türkiye’nin ev sahipliğinde, 9-20 Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde, yeni dönem önceliklerini açıklayan Akbank, iklim hedeflerinin somut yatırımlara dönüşmesinde finans sektörünün üstlenmesi gereken role dikkat çekti. Bu doğrultuda sürdürülebilir finansman hedefini revize eden Banka, etkili, ölçülebilir ve ölçeklenebilir uygulamalarla Türkiye’deki dönüşüm yatırımlarında çözüm ortağı olmaya odaklandığını vurguladı. Konuya ilişkin yaptığı açıklamada Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “2030 yılı için belirlediğimiz 800 milyar TL sürdürülebilir finansman hedefimizi, 2026’nın üçüncü çeyreği itibarıyla 905 milyar TL’ye ulaşarak aştık. Türkiye’nin dönüşüm ihtiyacını ve önümüzdeki dönemin yatırım gereksinimlerini dikkate alarak, 2030 sürdürülebilir finansman hedefimizi 2,5 trilyon TL’ye yükseltiyoruz. Bizim için sürdürülebilir finansmanda önemli olan, finansmanın büyüklüğünün yanı sıra reel ekonomide yarattığı somut etkidir. Bu anlayışla, yeni yeşil kredi kullandırımlarımızın %50’sini sanayinin yeşil dönüşümüne yönlendirmeyi amaçlıyoruz. Sanayimizin enerji verimliliğini artıran, emisyonlarını azaltan ve uluslararası rekabet gücünü destekleyen yatırımların finansmanına öncelik veriyoruz” dedi. COP31’de dört temel alanda dönüşüme öncülük edecek Akbank, COP31’de sanayi şirketlerini, KOBİ’leri, teknoloji sağlayıcılarını, kamu kurumlarını ve uluslararası finans kuruluşlarını bir araya getirmeyi, yürüttüğü programları yeni yatırımlara ve kalıcı finansman modellerine dönüştürmeyi hedefliyor. Gür açıklamalarını şöyle sürdürdü: “COP31 kapsamındaki çalışmalarımızda dört ana başlığa odaklanıyoruz: ‘Sanayinin yeşil dönüşümü’, ‘sürdürülebilir tedarik zincirleri’, ‘elektrifikasyon & sürdürülebilir iklimlendirme’ ve ‘mavi finansman’. Bu alanların her biri, Türk ekonomisinin farklı dönüşüm ihtiyaçlarına karşılık geliyor. Dönüşüm yatırımlarının hayata geçmesi için finansman sağlamak kadar işletmelerin ihtiyaçlarını anlamak, doğru teknolojilere yönelmelerine yardımcı olmak ve teknik uzmanlığı iş birlikleriyle bir araya getirmek de gerekiyor. Akbank olarak biz de müşterilerimizin farklı ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyor, tüm paydaşlarımızla iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasını, iklim gündemini ülkemizin üretim gücü, teknoloji kapasitesi ve finansman imkânlarıyla buluşturmak açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Sürdürülebilirliği, büyük hedefler belirlemek kadar bu hedeflerin ekonomide, iş hayatında ve günlük yaşamda somut karşılık bulmasıyla anlamlı buluyoruz. Akbank olarak finansmandan üretime, teknolojiden eğitime uzanan çalışmalarımızla Türkiye’nin dönüşümüne katkı sağlamayı sürdüreceğiz.” Sanayinin yeşil dönüşümü hızlandırılacak Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemeleri, Türkiye’de gelişen emisyon ticareti altyapısı, yüksek enerji maliyetleri ve ihracat pazarlarının değişen beklentileri, özellikle sanayi şirketlerini üretim biçimlerini yeniden değerlendirmeye yönlendiriyor. Dönüşümün maliyeti ise yüksek. Türkiye’nin net sıfır hedefine ulaşabilmesi için yalnızca çelik, çimento, alüminyum ve gübre sektörlerinde 70 milyar doların üzerinde yatırım yapılması gerektiği hesaplanıyor. Her tesisin ihtiyacı ise birbirinden farklı. Akbank bu nedenle standart kredi paketleri yerine, yatırımın teknik ihtiyacına odaklanan finansman modelleri geliştiriyor ve sunuyor. Bankanın 2025 yılında uygulamaya aldığı Yeşil Dönüşüm Skoru bu yaklaşımın önemli örneklerinden biri. Şirketlerin dönüşüm kapasitesini ve ihtiyaçlarını değerlendiren skor, kredi süreçlerine ve Yönetim Kurulu seviyesindeki karar mekanizmalarına dahil edildi. Bugüne kadar 500’ü aşkın şirket bu sistemle değerlendirildi. Akbank’ın 2050 yılına kadar net sıfır emisyonlu banka olma hedefi de bu uygulamayla destekleniyor. Banka daha önce öncelikli sektörlerini belirlemiş ve bu sektörler için 2030 karbon azaltım hedefleri oluşturmuştu. Büyük şirketler dönüşürken tedarikçisi geride kalmayacak Akbank’ın COP31 gündemindeki ikinci önemli alan tedarik zincirleri olacak. Bir ürünün karbon ayak izini yalnızca ana üretici değil, ham maddeden lojistiğe kadar tüm tedarik ağı birlikte belirliyor. Teknolojiye, uzmanlığa ve uzun vadeli finansmana erişimi daha sınırlı olan tedarikçi şirketlerin geride kalması, büyük şirketlerin de iklim hedeflerine ulaşmasını zorlaştırıyor. Bu bilinçle Akbank, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile yürüttüğü risk paylaşımlı program kapsamında müşterilerinin tedarikçilerine finansman sağlarken, çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) hedeflerine ulaşmaları için de destek sunuyor. Banka, COP31’de bu iş birliğini daha geniş bir işletme ağına taşıyacak yenilikçi bir model açıklamaya hazırlanıyor. Elektrifikasyon ve verimli iklimlendirme yatırımları yaygınlaştırılacak Akbank’ın COP31’deki bir diğer odağı elektrifikasyon ve sürdürülebilir iklimlendirme olacak. Binalar küresel enerji talebinin yaklaşık %30’unu oluştururken, soğutma için kullanılan elektrik 2015’ten bu yana %50 arttı. Bu nedenle verimli iklimlendirme ve soğuk zincir sistemleri; enerji tüketimini ve emisyonları azaltmanın yanı sıra gıda, ilaç, turizm, perakende ve lojistik sektörlerinin dayanıklılığı açısından da kritik önem taşıyor. Akbank, 2026 yılı başında UNDP Cool-Up Programı’nın Türkiye’deki ilk finansal partneri oldu ve Sürdürülebilir İklimlendirme Finansman Programı’nı başlattı. Program, finansmanı teknik danışmanlık ve teknoloji sağlayıcılarıyla bir araya getiriyor. Amaç, daha verimli sistemlere geçişi kolaylaştırarak hem enerji maliyetlerini hem de emisyonları azaltmak. Elektrifikasyonun iklim açısından değer yaratabilmesi için kullanılan elektriğin kaynağı da önem taşıyor. Bu nedenle Akbank yenilenebilir enerji, enerji depolama, büyük ölçekli YEKA yatırımları ve şirketlerin kendi elektriğini üretmesini sağlayan öz tüketim projelerini de finansman gündeminin merkezinde tutuyor. Bankanın proje finansmanı portföyünde yeşil kredilerin payı bir yılda %38’den %42’ye yükseldi. 2025 yıl sonunda proje finansmanı enerji portföyünde yenilenebilir enerjinin payı %77 oldu. Banka yeni iş birlikleri ve finansman modelleriyle bu alandaki gelişime ivme kazandıracak. Turizmden sanayiye su verimliliği desteklenecek Akbank’ın COP31 gündeminin dördüncü ayağını mavi finansman oluşturuyor. Akbank bu başlık altında denizlerin ve kıyıların korunmasının yanı sıra su verimliliği, suyun geri kazanılması, atıkların yeniden değerlendirilmesi ve sürdürülebilir turizm yatırımlarına odaklanıyor. Suya erişimde yaşanacak bir sorun tarımdan sanayiye, turizmden gıda üretimine kadar çok sayıda sektörü doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle Banka, 360 derece düşünülmüş modellerle yüksek bir etki yaratmayı hedefliyor. Akbank’ın 2025’te proje finansmanıyla desteklediği otel portföyünün %99’u, bankanın mavi finansman kapsamında takip ettiği projelerden oluştu. Sürdürülebilir turizm kredilerinin yeşil finansman portföyündeki payı ise %14’e ulaştı. Bu alanda rol-model olacak programlar ise COP31 gündemine alındı. İleri dönüşüm Türkiye genelinde meslek liselerinde yaygınlaştırılacak Akbank’ın taahhütlerini somut değere dönüştürme yaklaşımı toplumsal yatırımlarına da yansıyor. Banka “Dönüşümde Gelecek Var” projesi ile ileri dönüşümü sosyal etkiyle buluşturan bir model oluşturdu. Akbank’ın kullanım ömrünü tamamlayan ofis mobilyalarının Hatay’da, meslek liseli öğrenciler tarafından yeni okul eşyalarına dönüştürülmesini sağlayan projeyle bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığı iş birliği ile 19 bin 200 okul mobilyası üretildi, 1.311 okulun eğitim ortamı iyileştirildi ve 400 bini aşkın öğrenciye ulaşıldı. Millî Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında yeni dönem çalışmalarıyla ileri dönüşüm eğitim modülünün Türkiye genelindeki meslek liselerinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. Akbank iklim finansmanında yeni modelleri ve iş birliklerini COP31’de açıklayacak Akbank, COP31’de açıklayacağı yeni iş birlikleri ve finansman programları ile sanayiden KOBİ’lere, enerjiden su kaynaklarına kadar geniş bir alanda değer yaratmaya odaklanacak. Banka, COP31’de Yeşil Alan’daki İklim Finansman Hub’ındaki standında yatırım yapılabilir projeler, uluslararası kaynaklara erişim ve dönüşüm finansmanı modelleri için paydaşlarını bir araya getirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA, GBM Awards 2026’dan Üç Ödülle Döndü Haber

Garanti BBVA, GBM Awards 2026’dan Üç Ödülle Döndü

Garanti BBVA, finans sektörünün uluslararası ödüllerinden GBM Awards 2026 kapsamında Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye bölgesinde üç ödül kazandı. Banka, sürdürülebilir finansman alanındaki çalışmalarıyla “Yılın Sürdürülebilir Kredi Kuruluşu” ve “Yılın Sürdürülebilir Kredi İşlemi”, altyapı ve proje finansmanındaki faaliyetleriyle “Yılın Altyapı ve Proje Finansmanı Kuruluşu” ödüllerine layık görüldü. Sürdürülebilirliği işlerinin merkezinde konumlandıran Garanti BBVA, sürdürülebilir dönüşümün finansmanında yalnızca kaynak sağlamayı değil, farklı finansman modelleriyle şirketlerin ve projelerin dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt vermeyi hedefliyor. Proje finansmanı alanındaki uzmanlığıyla da stratejik altyapı ve enerji yatırımlarının hayata geçirilmesini, uzun vadeli finansman kaynaklarına erişimi ve farklı finans kuruluşlarının ortak yapılarda buluşmasını destekliyor. “Sürdürülebilirlik ve Proje Finansmanı, uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın temelinde” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige, aldıkları üç ödülü değerlendirerek şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik, Garanti BBVA’da ayrı bir iş alanı olarak değil, işimizin ve müşterilerimizle kurduğumuz uzun vadeli ilişkinin merkezinde yer alıyor. Finansmanın, sürdürülebilir dönüşümün hayata geçmesinde önemli bir kaldıraç olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle yalnızca finansman sağlamakla kalmıyor; müşterilerimizin dönüşüm ihtiyaçlarını anlayarak doğru finansman yapılarının oluşturulmasına, risklerin yönetilmesine ve yatırımların hayata geçirilmesine katkı sağlıyoruz. Proje finansmanı alanındaki uzmanlığımızla, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğinden altyapı ve teknoloji yatırımlarına kadar geniş bir alanda, projelerin finansal açıdan uygulanabilir yapılarla hayata geçirilmesini, risklerin doğru paylaşılmasını ve uzun vadeli finansman kaynaklarının harekete geçirilmesini destekliyoruz. GBM Awards kapsamında aldığımız üç ödülün, bu yaklaşımımızın ve sürdürülebilir finansman ile proje finansman alanındaki uzmanlığımızın uluslararası ölçekte takdir edilmesi açısından önemli. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin sürdürülebilir dönüşümünü hızlandıracak yatırımları ve iş birliklerini desteklemeyi sürdüreceğiz.” Altyapı ve proje finansmanında uluslararası ölçekte güçlü performans Garanti BBVA, Türkiye’nin stratejik altyapı yatırımlarında üstlendiği aktif roller ve geliştirdiği yenilikçi finansman çözümleriyle “Yılın Altyapı ve Proje Finansmanı Kuruluşu” ödülünü kazandı. Banka, 127 kilometrelik Kınalı–Malkara Otoyolu Projesi’nin 1,23 milyar EUR finansmanında ortak ve proje kreditörler arası temsilciliğini, çeşitli ihracat kredi kuruluşu (ECA) dilimlerinde kredi temsilciliğini ve sürdürülebilirlik koordinatörlüğünü üstlendi. Garanti BBVA’nın görev aldığı bu işlemde, uluslararası ve Türk ticari bankaları, ihracat kredi kuruluşları ve İslami finansman sağlayıcıları ortak koşullar altında bir araya gelirken, ihtiyaç duyulan tutarın yaklaşık iki katı finansman taahhüdü sağlandı. Kınalı–Malkara finansmanı ile Malkara–Çanakkale Otoyolu’nun 3,4 milyar EUR’luk yeniden finansmanı, “Global Banking & Markets Deal of the Year” ödülüne layık görüldü. Garanti BBVA ayrıca, 1,7 milyar EUR tutarındaki 14 yıl vadeli Antalya–Alanya Otoyolu finansmanında yetkilendirilmiş lider düzenleyici banka ve sürdürülebilirlik koordinatörü olarak görev üstlendi. Bu işlem “Infrastructure Finance Deal of the Year” ödülüne layık görüldü. Banka, 14 yerli ve uluslararası finans kuruluşunu buluşturan bu yatırımın yanı sıra Kalamış Marina’nın işletme haklarının devri ve yeniden geliştirilmesine yönelik 160 milyon USD’lik finansmanda ve İzmir Optimum AVM’nin 100 milyon EUR’luk refinansmanında rol aldı. Böylece proje finansmanı uzmanlığını ulaştırma, enerji, denizcilik ve ticari gayrimenkul sektörlerinde ortaya koydu. Garanti BBVA’nın yer aldığı enerji altyapısı finansman işlemine uluslararası ödül Garanti BBVA’nın da yer aldığı bankalar konsorsiyumu tarafından Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye sağlanan 9,9 milyar TL tutarındaki finansman, GBM Awards 2026 kapsamında “Local-Currency Loan Deal of the Year” ödülüne layık görüldü. Garanti BBVA'nın da aralarında bulunduğu beş bankalı konsorsiyum tarafından sağlanan 7,5 yıl vadeli finansman, Uludağ Elektrik Dağıtım’ın 2026–2027 dönemi zorunlu altyapı yatırımlarını destekliyor. Finansman, Güney Marmara’da 4 milyonu aşkın aboneye hizmet veren elektrik dağıtım şebekesinin modernizasyonunu, kapasite artışını ve arz güvenliğinin güçlendirilmesini hedefliyor. Temiz ve adil dönüşümü destekleyen finansman Garanti BBVA’nın ödüle layık görülen işlemlerinden biri olan USD 225,25 milyon ve EUR 65,5 milyon tutarındaki çok dilimli Temiz ve Adil Dönüşüm Temalı Sendikasyon Kredisi, “Yılın Sürdürülebilir Kredi İşlemi” ödülünü aldı. Haziran 2026’da gerçekleştirilen işlemde 15 ülkeden 32 banka yer aldı. İşlem, sürdürülebilir dönüşümün finansmanında uluslararası bankacılık ağının ve farklı finansman kaynaklarının bir araya getirilmesinin önemini ortaya koyuyor. Garanti BBVA, finansmanın düşük karbonlu ekonomiye adil geçişi destekleyen yatırımlara yönlendirmesinin yanı sıra istihdamın, sosyal kapsayıcılığın, yetkinlik gelişiminin ve ekonomik fırsatlara erişimin güçlendirilmesine katkı sağlayabilecek yatırımları destekliyor. COP31 ile Türkiye’nin dönüşüm potansiyelini küresel iş birlikleriyle buluşturuyor Garanti BBVA ve BBVA’nın COP31 Küresel Bankacılık Partnerleri olarak üstlendiği rol, bankanın sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturuyor. COP31’in Türkiye’de düzenlenmesini, ülkenin sürdürülebilir dönüşüm potansiyelinin uluslararası sermaye, teknoloji, uzmanlık ve iş birlikleriyle buluşması açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiren Garanti BBVA, yerel bilgi birikimini BBVA Grubu’nun küresel ağı ve uluslararası deneyimiyle bir araya getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ak Lease, Proparco İle 50 Milyon Euroluk Kredi Anlaşmasına İmza Attı Haber

Ak Lease, Proparco İle 50 Milyon Euroluk Kredi Anlaşmasına İmza Attı

Ak Lease, sürdürülebilir yatırımların finansmanına yönelik uluslararası kaynaklarını güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, Proparco ile 50 milyon euro tutarında kredi anlaşmasına imza attı. Yeni imzalanan anlaşma kapsamında sağlanan finansman, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarına kaynak sağlayacak. Ak Lease, uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiği iş birlikleriyle reel sektörün sürdürülebilir dönüşümünü desteklerken, işletmelerin enerji dönüşümü ve verimlilik odaklı yatırımları için finansmana erişim olanaklarını genişletmeyi hedefliyor. “Sürdürülebilir dönüşümü uluslararası kaynaklarla desteklemeye devam ediyoruz” Ak Lease Genel Müdürü Eser Okyay, Proparco ile gerçekleştirilen kredi anlaşmasını şöyle değerlendirdi: “Sürdürülebilirlik, finansman yaklaşımımızın temel başlıklarından biri. Proparco ile imzaladığımız 50 milyon euro tutarındaki kredi anlaşmasıyla yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarına verdiğimiz desteği büyütüyoruz. Uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleri, kaynak yapımızı çeşitlendirmenin yanı sıra işletmelerin dönüşüm yatırımlarını destekleme kapasitemize de önemli katkı sağlıyor. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir finansman alanındaki çalışmalarımızı ve uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’nin enerji dönüşümüne ve reel sektörün uzun vadeli yatırım hedeflerine katkı sunmaya devam edeceğiz.” Proparco Avrasya Bölge Direktörü Steven Gardon ise şunları söyledi: “Proparco ile Ak Lease, yaklaşık 20 yıldır Türk özel sektörünü desteklemeye odaklanan ve özellikle yeşil yatırımlara ağırlık veren uzun soluklu bir iş birliği yürütüyor. Bu yıl kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 yaklaşırken, bu iş birliği, finansal kuruluşların daha sürdürülebilir bir ekonomiye geçişi hızlandırmak ve işletmelerin iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını desteklemek üzere harekete geçirilmesinin önemini ortaya koyuyor.” Ak Lease Hakkında 1988 yılında Akbank iştiraki olarak kurulan Ak Lease, 35 yılı aşkın deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen finansal kiralama şirketlerinden biridir. Üretimden inşaata, ulaşımdan enerji ve sağlığa kadar birçok sektöre uygun maliyetli finansal kiralama çözümleri sunan şirket, uzun vadeli ve esnek ödeme planlarıyla yatırımları destekleyerek Türkiye’nin geleceği ve kalkınmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Türkiye’de leasing sektörünün tescilli ilk sürdürülebilirlik temalı ürünü ECOLease ile çevreci yatırımlara öncülük eden Ak Lease, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, atık ve su yönetimi projelerine finansman sağlamaktadır. İstanbul, Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Gaziantep ve İzmir’deki toplam 11 şubesiyle faaliyet gösteren Ak Lease; uluslararası ve yerel kuruluşlarla geliştirdiği iş birlikleriyle işletmeler için sürdürülebilir finansman sağlamaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA, Güçlü Sermaye Yapısı ve Müşteri Odaklı Stratejisiyle İstikrarlı Performansını Sürdürüyor Haber

Garanti BBVA, Güçlü Sermaye Yapısı ve Müşteri Odaklı Stratejisiyle İstikrarlı Performansını Sürdürüyor

Fonlama bazını dinamik bir şekilde yöneten Garanti BBVA’nın fonlama kaynakları içindeki en büyük ağırlığı %65,1 ile müşteri mevduatları oluşturmaya devam etti. Müşteri mevduat tabanı yılın ilk 9 ayında %15,5 büyüme ile 3,6 trilyon TL oldu. Güçlü sermaye odağını koruyan Bankanın sermaye yeterlilik oranı %16,1, özkaynak kârlılığı %27,5, aktif kârlılığı ise %2,6 seviyelerinde gerçekleşti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten şunları söyledi: “Yılın üçüncü çeyreğinde, dezenflasyon hedefi doğrultusunda sürdürülen sıkı para politikası ve makro ihtiyati düzenlemeler bankacılık sektörünün faaliyet ortamında belirleyici olmaya devam etti. Bununla birlikte, çeyreğin ikinci yarısından itibaren fonlama maliyetlerinde gözlenen gerileme, sektörün kârlılık görünümünü olumlu yönde etkiledi. Küresel gelişmelerin ekonomik görünüm üzerindeki etkilerinin sürdüğü bu dönemde, faiz ve fonlama koşullarındaki değişim, etkin fiyatlama ve bilanço yönetiminin önemini bir kez daha ortaya koydu.” Akten, bankanın 3. çeyrek performansını şu sözlerle değerlendirdi: “Fonlama maliyetlerindeki gerileme ve etkin bilanço yönetimimizin katkısıyla net faiz marjımızda belirgin bir iyileşme kaydederken, kârlılığımızı artırmaya devam ettik. Müşteri odaklı ve kredi öncelikli büyüme stratejimiz doğrultusunda, Türk lirası kredilerdeki liderliğimizi farklı segmentlerde elde ettiğimiz pazar payı kazanımlarıyla daha da güçlendirdik. Fonlama tarafında ise müşterilerimizle kurduğumuz uzun vadeli ilişkiler sayesinde geniş ve tabana yaygın mevduat yapımızı korurken, sermaye benzeri kredi ihracı ile finansman kanallarımızı çeşitlendirdik. 125 milyon dolar tutarındaki sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil ihracımız ile sağladığımız kaynak, mikro işletmeler ve KOBİ'lerin yeşil yatırımlarına ve kadın girişimcilerin finansmana erişimine yönlendirilecek.” Garanti BBVA’nın sürdürülebilir finansman alanındaki önceliklerine ve COP31 kapsamında üstlendiği role dikkat çeken Akten, sözlerine şöyle devam etti: “Garanti BBVA olarak 2018–2029 dönemi için belirlediğimiz 3,5 trilyon TL sürdürülebilir finansman hedefimiz kapsamında, 2026’nın ilk dokuz ayında 1,9 trilyon TL finansman sağladık. Enerji ve sanayiden kaynak verimliliğine kadar farklı alanlarda müşterilerimizin dönüşüm yatırımlarını destekleyerek Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine ve uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamaya devam ediyoruz. Bu doğrultuda, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31’i ülkemizin sürdürülebilir dönüşümünü hızlandırmak açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. BBVA ile birlikte üstlendiğimiz Küresel Bankacılık Partnerliği sayesinde, Türkiye’nin dönüşüm potansiyelini uluslararası sermaye, deneyim ve yeni finansman imkanlarıyla buluşturmaya katkı sağlamayı hedefliyoruz.” Akten, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Garanti BBVA olarak güçlü finansal yapımızı, müşteri odaklı iş modelimiz ve teknolojik yetkinliklerimizle birleştirerek sürdürülebilir büyüme stratejimiz doğrultusunda ilerliyoruz. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma ve bize güvenen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye, 2026 Yılının Üçüncü Çeyreğinde De Güçlü Finansal Performansını Sürdürdü Haber

QNB Türkiye, 2026 Yılının Üçüncü Çeyreğinde De Güçlü Finansal Performansını Sürdürdü

30 Eylül 2026 itibarıyla, QNB Türkiye'nin toplam aktifleri 2025 yıl sonuna kıyasla yüzde 30 artarak 2 trilyon 384 milyar 203 milyon TL’ye ulaştı. Aynı dönemde net krediler yüzde 26 artarak 1 trilyon 359 milyar 270 milyon TL’ye, müşteri mevduatı ise yüzde 23 artarak 1 trilyon 174 milyar 633 milyon TL’ye yükseldi. Bankanın 2026 yılının ilk dokuz ayındaki net dönem kârı ise 43 milyar 659 milyon TL olarak gerçekleşti. QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, “QNB Türkiye olarak yılın üçüncü çeyreğinde de dengeli büyüme yaklaşımımız doğrultusunda güçlü finansal sonuçlar elde ettik. Bunun yanı sıra sürdürülebilir finansman, dijital bankacılık ve toplumsal fayda alanlarındaki çalışmalarımıza da devam ettik.” dedi. Küresel ve yerel ekonomik gelişmeleri değerlendiren Ömür Tan, şunları söyledi: “Küresel ekonomide Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatları ve ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler etkili olurken bazı merkez bankaları para politikalarında yeniden sıkılaşmaya yöneldi. Türkiye'de ise enflasyonla mücadele ve sıkı para politikası gündemdeki yerini korudu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), finansal istikrarı desteklemeye yönelik tedbirlerini sürdürürken, Ekim ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında enflasyon ana eğilimindeki gerilemeyi ve iç talepteki seyri dikkate alarak politika faizini yüzde 37’den yüzde 36 seviyesine indirdi. Önümüzdeki dönemde enflasyondaki düşüşe paralel olarak kademeli faiz indirimlerinin sürmesini bekliyoruz.” Kadınların ekonomik olarak güçlenmesine yönelik çalışmalara da değinen Tan, “İhracatçı Kadınlar Derneği (İKADE) iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam ve Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı kapsamında eğitim ve mentorluk desteği sunduk. Ayrıca İş Dünyası Ev İçi Şiddete Karşı (BADV) Projesi kapsamında Ev İçi Şiddetle Mücadele Rehberi ve Politikası'nı hayata geçirerek toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarımızı çalışanlarımıza yönelik uygulamalarla da güçlendirdik. Dijital bankacılık alanında ise QNB Mobil üzerinden sunduğumuz Borç Transferi Kredisi ile müşterilerimizin farklı bankalardaki borçlarını tek çatı altında toplayabilmelerine ve finansal yükümlülüklerini daha kolay yönetebilmelerine imkân sağladık.” dedi. Bankanın spor alanındaki çalışmalarına ve aldığı ödüllere de değinen Tan, “Türkiye Tenis Federasyonu iş birliğiyle QNB Türkiye Padel Şampiyonası'nı düzenledik ve QNB İstanbul Challenger 78. TED Open Tenis Turnuvası'nın isim sponsorluğunu üstlendik. Müşteri deneyimi ve öncelikli bankacılık alanındaki çalışmalarımızla Global Private Banking Innovation Awards 2026 kapsamında ‘Best Priority Banking in Türkiye’ ödülüne layık görüldük. Ayrıca 23. International Business Awards’ta 6 Altın, 4 Gümüş ve 4 Bronz olmak üzere toplam 14 Stevie Ödülü kazandık.” dedi. Tan, QNB Türkiye'nin güçlü finansal yapısı, sürdürülebilir büyüme yaklaşımı ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla önümüzdeki dönemde de başta müşterileri olmak üzere tüm paydaşları için uzun vadeli değer yaratmaya devam edeceğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEB’den Ekonomiye 553 Milyar TL Destek Haber

TEB’den Ekonomiye 553 Milyar TL Destek

TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri toplam aktiflerinin yüzde 62,59’unu oluşturdu. Her dönem olduğu gibi risk yönetimine ve aktif kalitesine öncelik veren TEB’in toplam kredileri yılın üçüncü çeyreğinde 553 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken aynı dönemde toplam mevduatı ise 577 milyar TL oldu. 2026 yılında güçlü sermaye yapısıyla birlikte istikrarlı büyümeyi sağlayan ve kârlılığını sürdürülebilir bir şekilde devam ettiren TEB’in öz kaynakları 72,2 milyar TL olurken, sermaye yeterlilik rasyosu hedef rasyo olan yüzde 12’nin üstünde, yüzde 17,26 oranında gerçekleşti. ChatGPT entegrasyonu hayata geçirildi Banka, dijital dönüşüm yolculuğunda önemli bir adım atarak bankacılık ürün ve hizmetlerine herkesin tek bir kanaldan hızlı ve kolayca erişebilmesini sağlamak amacıyla ChatGPT entegrasyonunu hayata geçirdi. Yeni uygulama sayesinde tüm kullanıcılar TEB’in ürün ve hizmetlerine ilişkin merak ettikleri konulara ChatGPT üzerinden TEB eklentisini kullanarak ulaşabiliyor. Kadın girişimcilere finansal destek sürüyor Kadınların ekonomideki gücünü artırmayı hedefleyen TEB, EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) ile %80 KGF teminatlı 50 milyon avroluk kredi anlaşması kapsamında ikinci 25 milyon avroluk dilimi kullandırmaya üçüncü çeyrek itibarıyla başladı. Bu çalışmaların sonucunda, TEB’in kadın işletme sahiplerine sağladığı krediler geçen yılın sonuna kıyasla %22 oranında artış gösterdi. Dijital bankacılıkta kapsayıcı ve erişilebilir hizmet Dijital bankacılık deneyiminde herkes için erişilebilirliği önceliklendiren TEB, uluslararası standartlara uygun geliştirmelerini sürdürüyor. Görme engelli veya az gören kullanıcıların CEPTETEB Mobil'i yardıma ihtiyaç duymadan rahatça kullanabilmesi için ekrandaki yazıları sese dönüştüren ekran okuyucu teknolojilerini hayata geçiren banka, tüm dijital kanallarında yürüttüğü bu çalışmalarla BlindLook değerlendirmelerinde ortalama 95 puan seviyesine ulaştı. TEB, dijital kanallarını BlindLook’un EyeBrand kriterleri doğrultusunda geliştirmeyi sürdürerek daha kapsayıcı dijital bankacılık deneyimi sunmayı hedefliyor. Girişimcilik ekosisteminin gelişimine yönelik katkılar devam ediyor "Danışman Banka" anlayışıyla KOBİ'lerin yeşil ve dijital dönüşümüne rehberlik eden TEB; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi gibi birçok alanda sürdürülebilir finansman çözümleri sunuyor. BNP Paribas, IFC, EBRD ve KOSGEB iş birlikleriyle işletmelerin bu yatırımlara erişimini kolaylaştıran banka, girişimcilik ekosistemini de güçlü bir şekilde desteklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda, yenilikçi iş fikirlerini ekonomiye kazandırmak amacıyla TİM ile yürütülen Girişim Evi Start Up ve Level Up programlarına 7 ilde toplam 84 girişimci daha dahil edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DenizBank Güçlü Büyümesine Devam Etti Haber

DenizBank Güçlü Büyümesine Devam Etti

578 şubesi ve 14 bini aşkın çalışanıyla faaliyetlerini sürdüren DenizBank, ekonomiye sağladığı toplam kredi desteğini, 1,504 Milyar TL’si nakdi olmak üzere 1.998 Milyar TL’ye yükseltti. Bankanın müşteri mevduatı, yıl sonuna göre yüzde 27 artışla 1.614 Milyar TL’ye ulaşırken; özkaynak kârlılığı yüzde 26,2, konsolide net kârı ise 46,7 Milyar TL olarak gerçekleşti. “Rekabet gücümüzü artırırken, müşterilerimizin finansal yaşamındaki yerimizi büyütüyoruz” DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2026 yılının ilk dokuz ayında, jeopolitik gelişmelerin küresel ekonomide yarattığı belirsizlikler etkisini sürdürürken, Türkiye ekonomisi dışsal şoklara rağmen dayanıklılığını korudu. Biz de bu dönemde kaynaklarımızı etkin kullanarak ve bilançomuzu değişen koşullara göre yöneterek finansal gücümüzü koruduk. Zorlu piyasa koşullarına rağmen stratejik öncelik verdiğimiz alanlarda rekabet gücümüzü artırdık. Tabana yaygın büyüme stratejimizin en önemli göstergesi olan aktif müşteri adedimizi artırmaya devam ettik. Müşteri bağlılığını korumak için öncelikli bir yere sahip olan ödeme sistemlerinde, kart portföyümüzü ve işlem hacmimizi genişleterek pazar payımızı yukarı taşıdık. Bu büyümeyle sektördeki ağırlığımızı giderek artırıyor, daha aktif bir oyuncu haline geliyoruz. Ticari hem nakdi hem gayrinakdi kredilerde iki yıldır süregelen büyümemizi devam ettiriyor, odak alanlarımızda yakaladığımız ivmeyi her geçen gün artırıyoruz. Ekonomimizin üretim, istihdam ve ihracat gücünde belirleyici rol üstlenen KOBİ’ler, Bankamızda büyümenin ana taşıyıcılarından. Diğer yandan, ülkemizin gıda güvenliği ve üretim kapasitesi açısından stratejik önem taşıyan tarım sektörüne yaklaşık 25 yıldır kesintisiz destek sağlıyoruz ve özel bankalar arasında liderliğimizi koruyoruz. En önemli odaklarımızdan bir tanesi, kredide rekabetçi büyümemizi sürdürürken, aktif kalitemizi iyileştirmek. Risk politikalarımız ve modellerimizde aldığımız ciddi aksiyonlarla takipteki kredi oranımızda iyileşme sağladık. Risk yönetimi stratejimiz kapsamında ihtiyaç kredilerinde maaş ve emekli müşterilerimizi önceliklendirmemiz de bu önemli gelişmeye katkı sağladı. Tüm bunların yanı sıra, iştiraklerimizin katkıları ile güçlenmeye devam ediyoruz. Stratejik önceliklerimiz doğrultusunda kaydettiğimiz gelişmeler, büyümemizi derinleştirirken; daha çevik, dengeli ve rekabetçi bir bankacılık yapısı oluşturmamıza katkı sağlıyor. Sağlıklı büyümemizi sürdürürken, müşterilerimize daha iyi bir deneyim sunmak için sürekli olarak operasyonel kalitemizi artırıyor, iş süreçlerimizi daha yalın ve hızlı hale getiriyoruz. Dijital kanallarımıza yaptığımız yatırımlarla tüm ihtiyaçlarını dijitalden karşılayabildikleri, hızlı ve kolay bir hizmet modeli sunmayı hedefliyoruz. “Toplam yeşil finansman kaynağımız 820 Milyon Dolara ulaştı” DenizBank’ın sürdürülebilir finansman alanındaki çalışmalarına da değinen Baştuğ, şunları söyledi: “Reel sektörün değişen ihtiyaçlarını gözeterek, işletmelerimizin düşük karbonlu ekonomiye geçişini hızlandıracak finansman olanaklarını genişletiyoruz. Ana hissedarımızla birlikte Türkiye’de bir ilk olarak yayımladığımız Geçiş Finansmanı Çerçevemiz, özellikle karbon yoğun sektörlerin dönüşüm yatırımlarını desteklemeye yönelik yaklaşımımızın temelini oluşturuyor. Uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleri sayesinde, bu alana yönlendirdiğimiz kaynakların ölçeğini de büyütüyoruz. Son olarak Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ile gerçekleştirdiğimiz 100 Milyon Dolarlık işlemle toplam yeşil finansman kaynağımızı 820 Milyon Dolara ulaştırdık; uluslararası kalkınma bankalarının Türkiye’deki özel bankalara sağladığı yeşil finansmandan aldığımız pazar payını da artırmaya devam ediyoruz. Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne imzacı olarak katılmamızla da çevresel ve toplumsal sorumluluklarımızı bankacılık faaliyetlerimizin bütününe yansıtma yönündeki kararlılığımızı uluslararası taahhütlerle pekiştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde, finansal disiplinimizi korurken, teknoloji yatırımlarımızla müşterilerimizle ilişkilerimizi derinleştirecek; bankacılık ihtiyaçlarında ilk tercih haline gelmek, ülkemizin stratejik sektörlerine sağladığımız finansmanı artırmak ve sürdürülebilir, kârlı büyümemizi sürdürmek üzere çalışmalarımızı kararlılıkla devam ettireceğiz”. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Hedeflerinde Taahhütten Somut Eyleme Geçiş Öne Çıkıyor Haber

İklim Hedeflerinde Taahhütten Somut Eyleme Geçiş Öne Çıkıyor

Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 için hazırlıklar sürerken, BBVA ve Garanti BBVA da Küresel Bankacılık Partneri olarak zirve kapsamında farklı sektörlerden paydaşları bir araya getirecek çalışmalarını sürdürüyor. Sürdürülebilir finansmanın yanı sıra enerji dönüşümü, temiz teknolojiler, sanayinin dönüşümü, döngüsel ekonomi, dirençli şehirler ve biyoçeşitlilik gibi başlıkların ele alınacağı COP31, küresel iklim hedeflerinin somut politikalara, yatırımlara ve uygulamaya dönüştürülmesi açısından önemli bir dönemeç olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda BBVA Research tarafından yayımlanan yeni bir analiz[1] de küresel iklim hedefleri ile mevcut politikalar arasındaki mesafeye dikkat çekiyor. Analize göre mevcut politikaların tam olarak uygulanması halinde küresel ısınma beklentisi gerilese de da bu seviye Paris Anlaşması’nın hedeflerinin üzerinde kalıyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde yalnızca yeni taahhütlerin verilmesinin değil, mevcut hedeflerin hayata geçirilmesini sağlayacak somut adımların hızlandırılmasının önemini ortaya koyuyor. “Taahhütten çok bunları hayata geçirecek iş birliklerine ihtiyacımız var” BBVA Research’ün İklim Değişikliği Başekonomisti Julián Cubero, COP31’in odağında taahhütlerden uygulamaya geçişin olması gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “COP31, taahhütlerden uygulamaya geçişte yeni bir dönemi başlatmalı. Buradaki asıl mesele yeni taahhütler ortaya koymak değil, mevcut hedeflerin somut adımlarla, yeterli finansmanla, uygulamadan sorumlu aktörlerin net biçimde belirlenmesiyle ve sonuçların ölçülmesini sağlayacak mekanizmalarla desteklenmesini sağlanmasıdır.” İklim hedefleri ile uygulama arasındaki fark kapanmalı BBVA Research’ün analizinde, mevcut politikaların uygulanmasıyla küresel ısınma beklentisinin yaklaşık 2,3-2,5 derece seviyesine gerileyebileceği, ancak bunun Paris Anlaşması’nın 1,5 derece hedefinin oldukça üzerinde olduğu belirtiliyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde ülkelerin iklim hedeflerini güçlendirmesinin yanı sıra, bu hedeflerin hayata geçirilmesine yönelik somut adımların hızlandırılması önem taşıyor. Dönüşüm için finansmana ihtiyaç var İklim dönüşümünün önündeki önemli başlıklardan biri de finansman ihtiyacı. OECD verilerine göre gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere sağladığı ve mobilize ettiği iklim finansmanı 2013 yılında yaklaşık 50 milyar dolar seviyesindeyken, 2023 ve 2024 yıllarında 130 milyar doların üzerine çıktı. COP29’da ise gelişmekte olan ülkeler için 2035 yılına kadar yıllık en az 300 milyar dolarlık kamu finansmanı ve toplamda yıllık 1,3 trilyon dolarlık kamu ve özel finansmanı harekete geçirme hedefi ortaya kondu. Bu tablo, iklim hedeflerinin gerçekleşmesi için kamu kaynaklarının yanı sıra özel sektör ve finans kuruluşlarının da dönüşümün önemli aktörleri olduğunu gösteriyor. Garanti BBVA da Türkiye’nin sürdürülebilir dönüşümünü destekleme yaklaşımı doğrultusunda finansman, danışmanlık ve sektörel uzmanlığı bir arada sunmaya odaklanıyor. Banka, 2018-2029 dönemi için belirlediği 3,5 trilyon TL sürdürülebilir finansman hedefi kapsamında 2026’nın ilk yarısı itibarıyla yaklaşık 1,6 trilyon TL’ye ulaştı. COP31 boyunca BBVA ve Garanti BBVA Pavilyonu, iklim dönüşümünün farklı boyutlarının ele alınacağı, uluslararası diyalogların ve yeni iş birliklerinin geliştirileceği bir platform olarak da faaliyet gösterecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.